<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Bu pazartesi Amerika&#8217;da bir başörtülü yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 11:51:53 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Son 90 günde en çok okunan ve yorumlananlar : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/#comment-55297</link>
		<dc:creator>Son 90 günde en çok okunan ve yorumlananlar : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 08:02:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10223#comment-55297</guid>
		<description>[...] Bu pazartesi Amerika&#8217;da bir başörtülü [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Bu pazartesi Amerika&#8217;da bir başörtülü [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/#comment-52174</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 14:35:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10223#comment-52174</guid>
		<description>Aziz bey,

Haklısınız. Aslında çok tanıdık, bildik duygular yazarın yaşadıkları. Benim bu hikayede iki ayrı kahramanım var. Birisi, görünüş ve beğenilmek üzere hayat sürmeyi reddeden ve bu sayede kendini ve dış dünyayı daha kolay keşfedebilen küçük kız. Bir diğeri ise hayat tarzına tamamen aykırı olmasına ve başkalarının değerlendirmeleri üzerine hayatını şekillendirmesine karşın kendi görüşlerini arka plana atan ve küçücük kızının şahsiyetine değer veren ve onun aldığı kararları sonuna kadar destekleyen, hatta küçücük kızından "hikmet" öğrenen anne. 
Herhalde Türkiye'deki problemin kaynağında, karşısındakinin şahsiyetine değer vermeme ve empati kurma eksikliği var. Aptal ideolojik engellerden bir kurtulsak birçok şey kendiliğinden düzelecek.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aziz bey,</p>
<p>Haklısınız. Aslında çok tanıdık, bildik duygular yazarın yaşadıkları. Benim bu hikayede iki ayrı kahramanım var. Birisi, görünüş ve beğenilmek üzere hayat sürmeyi reddeden ve bu sayede kendini ve dış dünyayı daha kolay keşfedebilen küçük kız. Bir diğeri ise hayat tarzına tamamen aykırı olmasına ve başkalarının değerlendirmeleri üzerine hayatını şekillendirmesine karşın kendi görüşlerini arka plana atan ve küçücük kızının şahsiyetine değer veren ve onun aldığı kararları sonuna kadar destekleyen, hatta küçücük kızından &#8220;hikmet&#8221; öğrenen anne.<br />
Herhalde Türkiye&#8217;deki problemin kaynağında, karşısındakinin şahsiyetine değer vermeme ve empati kurma eksikliği var. Aptal ideolojik engellerden bir kurtulsak birçok şey kendiliğinden düzelecek.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>aziz yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/#comment-52172</link>
		<dc:creator>aziz yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 12:21:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10223#comment-52172</guid>
		<description>İnsanların bakış açıları ve algılarının "nereden beslendiği"üzerine çarpıcı ve bir o kadar da öğretici örnek bir yazı olmuş.Bizlerle paylaştığı için Ekrem beye öncelikle teşekkürler.

Benim de bu konudaki görüşlerim diğer katılımcılarla paralellik taşıyor.Aklıma gelen ilk soru şu:bir olgu veya olayın-hemen hemen istinasız olarak-"dışarıdan/içeriden"diye  neden farklı algılar üzerinden kurulduğudur.

Örneğin yazıdaki anılardan da anlaşılacağı üzere bir anne,kızının farklı bir giyim tercihinde bulunmasını endişeyle karşılıyor.Anormal buluyor bu tercihi,hatta bu "farklı"yönelimi,çocuğunun toplumda bir engelli olarak düşünüldüğü hissine kapılmaktan kendini alıkoyamıyor.Neden?Çünkü içinde yaşadığı çevre,önkabuller vs. bir doğru yaratmış kafasında.Her toplumda bir biçimiyle varolan ve benzerlik taşıyan bildik kalıplardır bunlar.Ve dolayısıyla bu kalıpların dışına çıkılması durumunda birtakım çatışmaların doğması kaçınılmaz hale geliyor.Çatışmaya "odak"teşkil eden fiili durumlar değişken olabilir.Kuşak çatışması,tercih uyuşmazlığı,geleneklerin dışına çıkma,kendi olma vb burada birer nedendir.

Dolayısıyla bu anlatı yazısında başlangıçta aykırılık arzeden,şaşkınlığa neden olan saikler bu nedenlerden biri veya bir kaçından esinlenir.Zira küçük kızın kendisi için kurduğu "yeni dünyası" kabul gören mevcut standart değerlerin dışındadır.Bir bakıma sürüden ayrılmıştır.Kendisi adına kaygılanan annesi için bu durumu kabullenmek zor gelmektedir.Çünkü önceden sınırı çizilmiş doğrular vardır ve küçük kız bir bakıma bu doğrulara isyan bayrağı açmıştır.

Ancak böyle başlamakla beraber anne, zamanla;müdahil olma,kendi çocuğu adına doğrulara karar verme yerine kızını anlamaya başlar...Dünyasına iner ve hızlı bir empati kurar.Aslında bu deneyimden henüz idrak edemediği pek çok şeyi de kavramış olur.Ve nitekim özürlü gibi gördüğü çocuğuna büyük bir hayranlık duyarak o güne değin keşfedemediği dünyaya yepyeni pencerelerden bakmaya başlar.

Eğer bir sinema filmi gibi bakacak olursak film mutlu sonla bitmiştir.En azından katı yargılarla başlayan bir zıtlaşma karşılıklı saygıya,hoşgörüye dönüşmüş,çatışmacı tutum yerini anlamaya bırakmıştır.

Ancak yaşamın kültür ve inanç farklılıklarından kaynaklı toplumsal kaosları ne yazık ki her zaman böylesi mutlu sonlarla bitmiyor.

Özellikle de ülkemizde maalesef bu karşılıklı saygı ve hoşgürü kültüründen eser yok.Düzeleceği noktasında da pek olumlu işaretler olduğu söylenemez.Aksine çatışmaları daha da derinleştiren bir gidişat söz konusu.

Bu durum kısmen yazıda işlenen temalarla örtüşse de ülke özelinde bazı nüanslar gösterir.Klişe "varolan koşullar"a dayalı bir dizi sosyolojik karmaşa var çünkü.ABD'deki ana-kız olayı gibi mutlu sonla bitmeyecek kadar derin ve bir o kadar da karmaşık!

Zira ABD,her ne kadar dış polikasında saldırgan ve işgalci bir tutum izlese de bu ülkede bizdeki gibi inanç ve tercihlere endeksli korkular yaşanmıyor.Ya da tamamen ideolojilere endeksi değil.Evet,islam adına yola çıkttığını iddia eden terör örgütlerinin varlığı ABD'nin devlet politikasında ve kısmen de vatandaşlarının algısıyla örtüşen bir islamifobi yaratmıştır.Ancak sivil toplum kuruluşlarından,bireysel tercihlerden öcü gibi korkacak boyutta değil.Beğenmediğimiz bu devlet,dikkat edilirse her inanca,her cemaate,her tercihe açık.Örgütlenme serbestisi,inanç ve düşünce hürriyeti var.Bu da toplumun kendine olan güveninden kaynaklı bir durumdur.Dolayısıyla annenin,kızının örtünmesine başlangıçta negatif yaklaşması bizdeki gibi ideolojik çekişmelerden kaynaklı değildir.Dahası rejim değişikliği kaygısı da yoktur.Kızının başörtüsü,laikliğin elden gitmesi gibi şizofrenik bir algıya dünüşmemiştir.Kaygılar vardır ama bu denli ideolojiler üzerine bina edilmiş türden değildir.Nedir?İşta saçlarını tiril tiril rüzgarda dalgalandırmak varken neden sıkı sıkı örtsün...Akranları şortla gezerken neden yerlere kadar sürünen etekleri olan kızlara hayranlık duysun...Kimi endişelerinin odağında bunlar vardır.Kendi doğrusuyla çelişik gördüğünden bir açmazla karşı karşıyadır.Ki en nihayetinde yaşadığı ikilem açmazını da yine kendisi çözmüştür.

Peki bir de bizdeki manzaraya bakalım.Yılladar sahte bir laiklik söylemidir almış gidiyor.İnanç ve tercihler özgür kılındığunda sanki rejim değişecek,ülke bölünecek gibi bir algı yaratılmış.Bu resmi söylem ve ideoloji toplum arasına öylesine enjekte edilmiş ki kızlarımızın başörtüsünü tehlike addecek duruma gelmişiz.Marksı okuduğunu idda eden solcusu da,özgürlük de özgürlük diye tutturan feministi de aynı kaygı ve korkularla malül.Kısacası ideolojik propaganda bombardımanının etkisiyle dünyaya sadece bu penceren bakan tuhaf bir "düşünce"akımı türemiş.Dinden,inançtan,bunu çağrıştıran her ne varsa öcü gibi korkan,ama diğer yandan bu manipülasyonun etkisiyle ideolojileri en katı dine,dogmaya indirgemekten sakınca görmeyen bir düşünce akımı!

İşte aradaki nüans farkı bu.Zira itiraz edilen şey benzer olsa da neden itiraz edildiği oldukça farklı algılar üzerine kurulu."Dışarıda"çok çok benimsenen yaşam tarzına aykırık şeklinde gelişirken,bizde yani "içeride" rejim,ideoloji vb üzerinden bir tahammülsüzlük algısı hakim. 

Neyse,aslında daha söylenecek çok şey vardır.Fakat her yorumu bir yazı formatında uzun uzadıya işlemeyi doğru bulmadığımdan burada bitirmeyi daha uygun görüyorum.

Son söz, darısı başımıza diyorum.İnşallah bizler de bu boş çekişmelerden,gereksiz kutuplaşmalardan kurtulacak bir iradeye kavuşur;korkmadan,türlü paranoyalara kapılmadan da yaşanabileceğini öğreniriz.Şu kör ideolojilerin kıskacından kurtulup elimizin tersiyle itebilirsek eminim yaşamın güzelliklerini,insana dair manayı da keşfetmiş olacağız.

Çok mu ütopik oldu:)Belki.Ama yaşadığım sürece bu hayalimi,bu umudumu hep canlı tutmaya çalışacağım.Dualarım hep bunun için olacak.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların bakış açıları ve algılarının &#8220;nereden beslendiği&#8221;üzerine çarpıcı ve bir o kadar da öğretici örnek bir yazı olmuş.Bizlerle paylaştığı için Ekrem beye öncelikle teşekkürler.</p>
<p>Benim de bu konudaki görüşlerim diğer katılımcılarla paralellik taşıyor.Aklıma gelen ilk soru şu:bir olgu veya olayın-hemen hemen istinasız olarak-&#8221;dışarıdan/içeriden&#8221;diye  neden farklı algılar üzerinden kurulduğudur.</p>
<p>Örneğin yazıdaki anılardan da anlaşılacağı üzere bir anne,kızının farklı bir giyim tercihinde bulunmasını endişeyle karşılıyor.Anormal buluyor bu tercihi,hatta bu &#8220;farklı&#8221;yönelimi,çocuğunun toplumda bir engelli olarak düşünüldüğü hissine kapılmaktan kendini alıkoyamıyor.Neden?Çünkü içinde yaşadığı çevre,önkabuller vs. bir doğru yaratmış kafasında.Her toplumda bir biçimiyle varolan ve benzerlik taşıyan bildik kalıplardır bunlar.Ve dolayısıyla bu kalıpların dışına çıkılması durumunda birtakım çatışmaların doğması kaçınılmaz hale geliyor.Çatışmaya &#8220;odak&#8221;teşkil eden fiili durumlar değişken olabilir.Kuşak çatışması,tercih uyuşmazlığı,geleneklerin dışına çıkma,kendi olma vb burada birer nedendir.</p>
<p>Dolayısıyla bu anlatı yazısında başlangıçta aykırılık arzeden,şaşkınlığa neden olan saikler bu nedenlerden biri veya bir kaçından esinlenir.Zira küçük kızın kendisi için kurduğu &#8220;yeni dünyası&#8221; kabul gören mevcut standart değerlerin dışındadır.Bir bakıma sürüden ayrılmıştır.Kendisi adına kaygılanan annesi için bu durumu kabullenmek zor gelmektedir.Çünkü önceden sınırı çizilmiş doğrular vardır ve küçük kız bir bakıma bu doğrulara isyan bayrağı açmıştır.</p>
<p>Ancak böyle başlamakla beraber anne, zamanla;müdahil olma,kendi çocuğu adına doğrulara karar verme yerine kızını anlamaya başlar&#8230;Dünyasına iner ve hızlı bir empati kurar.Aslında bu deneyimden henüz idrak edemediği pek çok şeyi de kavramış olur.Ve nitekim özürlü gibi gördüğü çocuğuna büyük bir hayranlık duyarak o güne değin keşfedemediği dünyaya yepyeni pencerelerden bakmaya başlar.</p>
<p>Eğer bir sinema filmi gibi bakacak olursak film mutlu sonla bitmiştir.En azından katı yargılarla başlayan bir zıtlaşma karşılıklı saygıya,hoşgörüye dönüşmüş,çatışmacı tutum yerini anlamaya bırakmıştır.</p>
<p>Ancak yaşamın kültür ve inanç farklılıklarından kaynaklı toplumsal kaosları ne yazık ki her zaman böylesi mutlu sonlarla bitmiyor.</p>
<p>Özellikle de ülkemizde maalesef bu karşılıklı saygı ve hoşgürü kültüründen eser yok.Düzeleceği noktasında da pek olumlu işaretler olduğu söylenemez.Aksine çatışmaları daha da derinleştiren bir gidişat söz konusu.</p>
<p>Bu durum kısmen yazıda işlenen temalarla örtüşse de ülke özelinde bazı nüanslar gösterir.Klişe &#8220;varolan koşullar&#8221;a dayalı bir dizi sosyolojik karmaşa var çünkü.ABD&#8217;deki ana-kız olayı gibi mutlu sonla bitmeyecek kadar derin ve bir o kadar da karmaşık!</p>
<p>Zira ABD,her ne kadar dış polikasında saldırgan ve işgalci bir tutum izlese de bu ülkede bizdeki gibi inanç ve tercihlere endeksli korkular yaşanmıyor.Ya da tamamen ideolojilere endeksi değil.Evet,islam adına yola çıkttığını iddia eden terör örgütlerinin varlığı ABD&#8217;nin devlet politikasında ve kısmen de vatandaşlarının algısıyla örtüşen bir islamifobi yaratmıştır.Ancak sivil toplum kuruluşlarından,bireysel tercihlerden öcü gibi korkacak boyutta değil.Beğenmediğimiz bu devlet,dikkat edilirse her inanca,her cemaate,her tercihe açık.Örgütlenme serbestisi,inanç ve düşünce hürriyeti var.Bu da toplumun kendine olan güveninden kaynaklı bir durumdur.Dolayısıyla annenin,kızının örtünmesine başlangıçta negatif yaklaşması bizdeki gibi ideolojik çekişmelerden kaynaklı değildir.Dahası rejim değişikliği kaygısı da yoktur.Kızının başörtüsü,laikliğin elden gitmesi gibi şizofrenik bir algıya dünüşmemiştir.Kaygılar vardır ama bu denli ideolojiler üzerine bina edilmiş türden değildir.Nedir?İşta saçlarını tiril tiril rüzgarda dalgalandırmak varken neden sıkı sıkı örtsün&#8230;Akranları şortla gezerken neden yerlere kadar sürünen etekleri olan kızlara hayranlık duysun&#8230;Kimi endişelerinin odağında bunlar vardır.Kendi doğrusuyla çelişik gördüğünden bir açmazla karşı karşıyadır.Ki en nihayetinde yaşadığı ikilem açmazını da yine kendisi çözmüştür.</p>
<p>Peki bir de bizdeki manzaraya bakalım.Yılladar sahte bir laiklik söylemidir almış gidiyor.İnanç ve tercihler özgür kılındığunda sanki rejim değişecek,ülke bölünecek gibi bir algı yaratılmış.Bu resmi söylem ve ideoloji toplum arasına öylesine enjekte edilmiş ki kızlarımızın başörtüsünü tehlike addecek duruma gelmişiz.Marksı okuduğunu idda eden solcusu da,özgürlük de özgürlük diye tutturan feministi de aynı kaygı ve korkularla malül.Kısacası ideolojik propaganda bombardımanının etkisiyle dünyaya sadece bu penceren bakan tuhaf bir &#8220;düşünce&#8221;akımı türemiş.Dinden,inançtan,bunu çağrıştıran her ne varsa öcü gibi korkan,ama diğer yandan bu manipülasyonun etkisiyle ideolojileri en katı dine,dogmaya indirgemekten sakınca görmeyen bir düşünce akımı!</p>
<p>İşte aradaki nüans farkı bu.Zira itiraz edilen şey benzer olsa da neden itiraz edildiği oldukça farklı algılar üzerine kurulu.&#8221;Dışarıda&#8221;çok çok benimsenen yaşam tarzına aykırık şeklinde gelişirken,bizde yani &#8220;içeride&#8221; rejim,ideoloji vb üzerinden bir tahammülsüzlük algısı hakim. </p>
<p>Neyse,aslında daha söylenecek çok şey vardır.Fakat her yorumu bir yazı formatında uzun uzadıya işlemeyi doğru bulmadığımdan burada bitirmeyi daha uygun görüyorum.</p>
<p>Son söz, darısı başımıza diyorum.İnşallah bizler de bu boş çekişmelerden,gereksiz kutuplaşmalardan kurtulacak bir iradeye kavuşur;korkmadan,türlü paranoyalara kapılmadan da yaşanabileceğini öğreniriz.Şu kör ideolojilerin kıskacından kurtulup elimizin tersiyle itebilirsek eminim yaşamın güzelliklerini,insana dair manayı da keşfetmiş olacağız.</p>
<p>Çok mu ütopik oldu:)Belki.Ama yaşadığım sürece bu hayalimi,bu umudumu hep canlı tutmaya çalışacağım.Dualarım hep bunun için olacak.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>betül ulukışla tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/#comment-52141</link>
		<dc:creator>betül ulukışla</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 12:12:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10223#comment-52141</guid>
		<description>Beni düşündürdü bu makale özel olması bir çocuk tarafından yaşanması ve gayri müslim biri tarafından samimi gözlenmesi.Ne hoş ne güzel onların adına mutlu oldum çeşitliliği her zaman savunuyorum.Araya bir şeyler sokuşturmayacağım fakat diyorum ki keşke bizim insanımız da böyle görünmez sınırlar içersinde çocuklarını özgür bırakabilse kızların müslüman görüntüsünü sevmesini istiyorum sıkılmasını değil.Bende minik kardeşime benziyorum.Ama türbanlı olupta bunu sevmeyenlerde var bu gereksiz baskı bilinçsiz müslümanları doğuruyor.Başka bir tarafta da tam tersi bir durum var kendini keşfetmiş olmak istediği kişi olamanayanlar.Hepimizin bildiklerini anlatmak da istemiyorum sorunu abartmak yerine çözüm bulmak ne güzelidir.Ben olumlu bakıyorum her şey güzel olacak bir gün.
Ve diyorum ki özgürlük her şeyi yapabilmek değil istediğini yapabilmektir.
selamlar dostlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Beni düşündürdü bu makale özel olması bir çocuk tarafından yaşanması ve gayri müslim biri tarafından samimi gözlenmesi.Ne hoş ne güzel onların adına mutlu oldum çeşitliliği her zaman savunuyorum.Araya bir şeyler sokuşturmayacağım fakat diyorum ki keşke bizim insanımız da böyle görünmez sınırlar içersinde çocuklarını özgür bırakabilse kızların müslüman görüntüsünü sevmesini istiyorum sıkılmasını değil.Bende minik kardeşime benziyorum.Ama türbanlı olupta bunu sevmeyenlerde var bu gereksiz baskı bilinçsiz müslümanları doğuruyor.Başka bir tarafta da tam tersi bir durum var kendini keşfetmiş olmak istediği kişi olamanayanlar.Hepimizin bildiklerini anlatmak da istemiyorum sorunu abartmak yerine çözüm bulmak ne güzelidir.Ben olumlu bakıyorum her şey güzel olacak bir gün.<br />
Ve diyorum ki özgürlük her şeyi yapabilmek değil istediğini yapabilmektir.<br />
selamlar dostlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Twitter Trackbacks for Bu pazartesi Amerika’da bir başörtülü : Derin Düşünce [derindusunce.org] on Topsy.com tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/#comment-52140</link>
		<dc:creator>Twitter Trackbacks for Bu pazartesi Amerika’da bir başörtülü : Derin Düşünce [derindusunce.org] on Topsy.com</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 12:05:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10223#comment-52140</guid>
		<description>[...] Bu pazartesi Amerika’da bir başörtülü : Derin Düşünce  derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/ &#8211; view page &#8211; cached  By Ekrem Senai on Haz 13, 2010 in Başörtüsü Yasağı, Kadın, Kemalizm, Toplumsal Ahlâk, atatürkçülük, vicdan, Çeviri, İslam      Tweets about this link    Topsy.Data.Twitter.User['mutukubla'] = {"photo":"http://a1.twimg.com/profile_images/471412940/0IDa3NXQdovyf22zjsFQ36oWo1_500_normal.jpg","url":"http://twitter.com/mutukubla","nick":"mutukubla"};    mutukubla: &#8220;RT @hasiralti: Geçenlerde CNN&#39;deki orjinalini paylaştığım makalenin Türkçesi: http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/ &#8221;  16 minutes ago retweet       Topsy.Data.Twitter.User['mutukubla'] = {"photo":"http://a1.twimg.com/profile_images/471412940/0IDa3NXQdovyf22zjsFQ36oWo1_500_normal.jpg","url":"http://twitter.com/mutukubla","nick":"mutukubla"};    mutukubla: &#8220;RT @hasiralti: Geçenlerde CNN&#39;deki orjinalini paylaştığım makalenin Türkçesi: http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerik ... &#8221;  16 minutes ago retweet       Topsy.Data.Twitter.User['hasiralti'] = {"photo":"http://a1.twimg.com/profile_images/593604750/9235_137529486591_685161591_2668160_1592740_n_normal.jpg","url":"http://twitter.com/hasiralti","nick":"hasiralti"};    hasiralti: &#8220;Geçenlerde CNN&#39;deki orjinalini paylaştığım makalenin Türkçesi: http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/ &#8221;  27 minutes ago retweet          Filter tweets [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Bu pazartesi Amerika’da bir başörtülü : Derin Düşünce  derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/ &ndash; view page &ndash; cached  By Ekrem Senai on Haz 13, 2010 in Başörtüsü Yasağı, Kadın, Kemalizm, Toplumsal Ahlâk, atatürkçülük, vicdan, Çeviri, İslam      Tweets about this link    Topsy.Data.Twitter.User['mutukubla'] = {&#8221;photo&#8221;:&#8221;http://a1.twimg.com/profile_images/471412940/0IDa3NXQdovyf22zjsFQ36oWo1_500_normal.jpg&#8221;,&#8221;url&#8221;:&#8221;http://twitter.com/mutukubla&#8221;,&#8221;nick&#8221;:&#8221;mutukubla&#8221;};    mutukubla: &ldquo;RT @hasiralti: Geçenlerde CNN&#39;deki orjinalini paylaştığım makalenin Türkçesi: <a href="http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/" rel="nofollow">http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/</a> &rdquo;  16 minutes ago retweet       Topsy.Data.Twitter.User['mutukubla'] = {&#8221;photo&#8221;:&#8221;http://a1.twimg.com/profile_images/471412940/0IDa3NXQdovyf22zjsFQ36oWo1_500_normal.jpg&#8221;,&#8221;url&#8221;:&#8221;http://twitter.com/mutukubla&#8221;,&#8221;nick&#8221;:&#8221;mutukubla&#8221;};    mutukubla: &ldquo;RT @hasiralti: Geçenlerde CNN&#39;deki orjinalini paylaştığım makalenin Türkçesi: <a href="http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerik" rel="nofollow">http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerik</a> &#8230; &rdquo;  16 minutes ago retweet       Topsy.Data.Twitter.User['hasiralti'] = {&#8221;photo&#8221;:&#8221;http://a1.twimg.com/profile_images/593604750/9235_137529486591_685161591_2668160_1592740_n_normal.jpg&#8221;,&#8221;url&#8221;:&#8221;http://twitter.com/hasiralti&#8221;,&#8221;nick&#8221;:&#8221;hasiralti&#8221;};    hasiralti: &ldquo;Geçenlerde CNN&#39;deki orjinalini paylaştığım makalenin Türkçesi: <a href="http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/" rel="nofollow">http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/</a> &rdquo;  27 minutes ago retweet          Filter tweets [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>M.Demircioğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/#comment-52133</link>
		<dc:creator>M.Demircioğlu</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 07:33:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10223#comment-52133</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Bu yazıyı daha özel kılan gayr-i müslim biri tarafından yazılmış olması.(kaan coşkun)&lt;/blockquote&gt;

Kaan bey sorun bence dine bakış açısından kaynaklanmıyor.Eğer bu şekilde olsaydı,başörtüsünün-veya tessettürün-islam inancı dışındakilerce itiraz konusu olması gerekirdi.

Oysa ki tam tersi oluyor.Değil gayri müslimler,agnostikler,ateistler yani dini inançları olmayanlar bile bunu sorun olarak görmez.(Tabi agnostizmi,ateizmi islamifobiklikle karıştıran "yerel"anlayışlar bu kapsamın dışındadır)

Dolayısıyla başörtüsüne antipati duyan yobaz laiklerin çoğunluk müslüman kimliğe sahip olmaları tesadüf değil.Zaten yeri geldiğinde "elhamdulilah biz de müslümanız","benim annem,anneanem de giyer","tarladaki anadolu kadınına kimin itirazı var?"vb argümanlarla söze başlamaları durumu yeterince açıklıyor.Yani işin özü aslında takım destekler gibi bu yasağın arkasında duran otoriter zihniyete duyulan sorgusuz itaattir.Zira "Cumhuriyetin kazanımları","Anayasal değerler","demokratik laik devlet"gibi resmi söylem ve ezberler maalesef bir tür korku ve paranoya yaratmıştır.Ve bu da "yobaz laik"olarak tanımlanan zihniyeti teşekkül etmiştir.

Onun için gayri müslimlerin bu tür kompleks hastalıkları bulunmadığından bizden daha farklı bakıyorlar olaya.Şöyle bir iki turisti çevirip sorsanız inanın bu perişanlığa gülüp geçerler.

Bizler de bir gün gülüp geçeceğiz tüm bu garebetlere lakin belki torunlarımıza nasip olacak.Zira yobaz laik blok, Çin Seddi gibi bütün hak ve özgürlüklerin önünde dikilmeye devam ediyor.Karanlıkta yaşamaya öyle alışmışlar ki yarasa gibi aydınlıktan korkar hale gelmişlerdir.Var güçleriyle statükoyu savunup değişim ve dönüşüme direnmeleri elbette nedensiz değildir.

Ancak artık mızrak çuvala sığmıyor.Ne yapsalar nafile.Çünkü değişim kaçınılmazdır ve bu zihniyet de er veya geç tarih çöplüğündeki yerini alacaktır.Ortaçağ Engzisyon dönemi kapandığına göre bu karanlığın da sonu bir gün gelecektir elbet.
------------
Kılıçdaroğlu'nun başörtüsü yasağıyla ilgili düşüncelerine dair video paylaşımı için de teşekkürler.Bu adamdan ne köy ne de kasaba olacağı kendi sözleriyle tescillenmiştir bana göre.Kendisini bir umut gibi görenlere bu videoyu izlemelerini öneririm.Görsünler kasketli,traktör pozlu çakma kahramanın içine düştüğü acizliği.Adam korkudan kimliğini inkar ediyor...başörtüsü yasağına mı çözüm bulacak?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Bu yazıyı daha özel kılan gayr-i müslim biri tarafından yazılmış olması.(kaan coşkun)</p></blockquote>
<p>Kaan bey sorun bence dine bakış açısından kaynaklanmıyor.Eğer bu şekilde olsaydı,başörtüsünün-veya tessettürün-islam inancı dışındakilerce itiraz konusu olması gerekirdi.</p>
<p>Oysa ki tam tersi oluyor.Değil gayri müslimler,agnostikler,ateistler yani dini inançları olmayanlar bile bunu sorun olarak görmez.(Tabi agnostizmi,ateizmi islamifobiklikle karıştıran &#8220;yerel&#8221;anlayışlar bu kapsamın dışındadır)</p>
<p>Dolayısıyla başörtüsüne antipati duyan yobaz laiklerin çoğunluk müslüman kimliğe sahip olmaları tesadüf değil.Zaten yeri geldiğinde &#8220;elhamdulilah biz de müslümanız&#8221;,&#8221;benim annem,anneanem de giyer&#8221;,&#8221;tarladaki anadolu kadınına kimin itirazı var?&#8221;vb argümanlarla söze başlamaları durumu yeterince açıklıyor.Yani işin özü aslında takım destekler gibi bu yasağın arkasında duran otoriter zihniyete duyulan sorgusuz itaattir.Zira &#8220;Cumhuriyetin kazanımları&#8221;,&#8221;Anayasal değerler&#8221;,&#8221;demokratik laik devlet&#8221;gibi resmi söylem ve ezberler maalesef bir tür korku ve paranoya yaratmıştır.Ve bu da &#8220;yobaz laik&#8221;olarak tanımlanan zihniyeti teşekkül etmiştir.</p>
<p>Onun için gayri müslimlerin bu tür kompleks hastalıkları bulunmadığından bizden daha farklı bakıyorlar olaya.Şöyle bir iki turisti çevirip sorsanız inanın bu perişanlığa gülüp geçerler.</p>
<p>Bizler de bir gün gülüp geçeceğiz tüm bu garebetlere lakin belki torunlarımıza nasip olacak.Zira yobaz laik blok, Çin Seddi gibi bütün hak ve özgürlüklerin önünde dikilmeye devam ediyor.Karanlıkta yaşamaya öyle alışmışlar ki yarasa gibi aydınlıktan korkar hale gelmişlerdir.Var güçleriyle statükoyu savunup değişim ve dönüşüme direnmeleri elbette nedensiz değildir.</p>
<p>Ancak artık mızrak çuvala sığmıyor.Ne yapsalar nafile.Çünkü değişim kaçınılmazdır ve bu zihniyet de er veya geç tarih çöplüğündeki yerini alacaktır.Ortaçağ Engzisyon dönemi kapandığına göre bu karanlığın da sonu bir gün gelecektir elbet.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
Kılıçdaroğlu&#8217;nun başörtüsü yasağıyla ilgili düşüncelerine dair video paylaşımı için de teşekkürler.Bu adamdan ne köy ne de kasaba olacağı kendi sözleriyle tescillenmiştir bana göre.Kendisini bir umut gibi görenlere bu videoyu izlemelerini öneririm.Görsünler kasketli,traktör pozlu çakma kahramanın içine düştüğü acizliği.Adam korkudan kimliğini inkar ediyor&#8230;başörtüsü yasağına mı çözüm bulacak?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kaan coskun tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/#comment-52124</link>
		<dc:creator>kaan coskun</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2010 19:45:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10223#comment-52124</guid>
		<description>Çok güzel bir tesettür yazısıydı.
Bu yazıyı daha özel kılan gayr-i müslim biri tarafından yazılmış olması. İnsan gururlanıyor.
Milli maç kazanmış gibi oluyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok güzel bir tesettür yazısıydı.<br />
Bu yazıyı daha özel kılan gayr-i müslim biri tarafından yazılmış olması. İnsan gururlanıyor.<br />
Milli maç kazanmış gibi oluyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/13/bu-pazartesi-amerikada-bir-basortulu/#comment-52109</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2010 09:27:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10223#comment-52109</guid>
		<description>amman bizim yobaz laiklerimiz duymasın.bu küçük kızın abd'lerde bir işler çevirdiğini düşünüp uykuları kaçabilir.ya türkiye'nin laik düzenini bozmayı amaçlayan haltler dönüyorsa:))

ilahi Ekrem bey,burada başörtülülerin birilerinde yarattığı korku ve sanrılar yetmiyormuş gibi bir de abd'deki uzantılardan bahsetmişsiniz.oldu mu şimdi:))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>amman bizim yobaz laiklerimiz duymasın.bu küçük kızın abd&#8217;lerde bir işler çevirdiğini düşünüp uykuları kaçabilir.ya türkiye&#8217;nin laik düzenini bozmayı amaçlayan haltler dönüyorsa:))</p>
<p>ilahi Ekrem bey,burada başörtülülerin birilerinde yarattığı korku ve sanrılar yetmiyormuş gibi bir de abd&#8217;deki uzantılardan bahsetmişsiniz.oldu mu şimdi:))</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

