<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Liberalizmin kusurları(3): Liberalizm ahlâksızdır! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 05:14:05 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>“Din Toplumun Afyonudur” (Karl Marx) : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-70275</link>
		<dc:creator>“Din Toplumun Afyonudur” (Karl Marx) : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 10:26:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-70275</guid>
		<description>[...] 2b° &#8220;&#8230;Mikro ekonomide öğretilen kavramlar içinde en önemlilerinden biri &#8220;fayda&#8221; (ing. utility) . Bu fayda bireyin tüketeceği mal veya hizmetten elde edeceği memnuniyettir, tatmindir. Ama ekonomik fayda günlük hayattaki &#8220;faydalı&#8221; şeyler gibi değildir her zaman. Meselâ bir paket sigara ekonomik olarak &#8220;faydalıdır&#8221;. Adam para verip satın alıyor ya. Yahut aşırı yağlı bir gıda aynı biçimde &#8220;faydalıdır&#8221;. şeker hastası bile olsanız bir tepsi baklava size &#8220;faydalıdır&#8221;&#8230; Yersen! &#8230;&#8221; (Liberalizmin kusurları(3): Liberalizm ahlâksızdır!) [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] 2b° &#8220;&#8230;Mikro ekonomide öğretilen kavramlar içinde en önemlilerinden biri &#8220;fayda&#8221; (ing. utility) . Bu fayda bireyin tüketeceği mal veya hizmetten elde edeceği memnuniyettir, tatmindir. Ama ekonomik fayda günlük hayattaki &#8220;faydalı&#8221; şeyler gibi değildir her zaman. Meselâ bir paket sigara ekonomik olarak &#8220;faydalıdır&#8221;. Adam para verip satın alıyor ya. Yahut aşırı yağlı bir gıda aynı biçimde &#8220;faydalıdır&#8221;. şeker hastası bile olsanız bir tepsi baklava size &#8220;faydalıdır&#8221;&#8230; Yersen! &#8230;&#8221; (Liberalizmin kusurları(3): Liberalizm ahlâksızdır!) [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yeni başlayanlar için “Müslüman” Marx : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-68073</link>
		<dc:creator>Yeni başlayanlar için “Müslüman” Marx : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Mar 2011 09:29:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-68073</guid>
		<description>[...] Liberalizm ahlâksızdır! [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Liberalizm ahlâksızdır! [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Vodafone: Paran Kadar Konuş! - Liberal Bir Ahlâksızlık Örneği : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-64601</link>
		<dc:creator>Vodafone: Paran Kadar Konuş! - Liberal Bir Ahlâksızlık Örneği : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2011 21:40:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-64601</guid>
		<description>[...] &#8220;[...] Adam Smith&#8217;ten, Mandeville‘den, John Stuart Mill‘e, Hayek‘e, Friedman‘a, Röpke‘ye uzanan, dallanıp budaklanan liberal gelenekte mutabık kalınmış olması gereken, SAPASAĞLAM ve din dışı bir ahlâkî zemin arıyordum. Bugün vardığım nokta bir düş kırıklığından ibaret. John Rawls(1) gibi solcu ve kolektivist liberaller gördüm. (Evet, bu da var!)  Immanuel Kant(2), Alexis de Tocqville(3) gibi öldükten sonra devşirilen &#8220;liberalleri&#8221; gördüm. Bernard Mandeville gibi insandaki kötü huyların bir araya gelip &#8220;iyilik&#8221; üreteceğini savunanları gördüm. Ama liberal ahlâkı (varsa şayet) göremedim.Hayek(4), Popper, Berlin her hangi bir ahlâkî zeminin zorunlu olmadığına hükmediyorlar. Mises(4), Rothbard veTürkiye&#8217;de Mustafa Akyol (Çatışma mı İşbirliği mi?),  Atilla Yayla (Liberal düşüncenin ve Türkiye&#8217;nin geleceği), Mustafa Erdoğan (İslam ve Liberalizm) gibi liberallerin ahlâk konulu çabaları  ise ortak bir zemin kurmaktan ziyade liberal ilkelerin her hangi bir mevcut (geleneksel, dinî,&#8230;) zeminle çatışmadığını savunmaktan ibaret. Nasreddin Hoca gibi herkese &#8220;sen de haklısın&#8221; diyerek vicdanî, insanî  bir düzen kurulabilir mi?&#8220;(Bkz. Liberalizm ahlâksızdır!) [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] &#8220;[...] Adam Smith&#8217;ten, Mandeville‘den, John Stuart Mill‘e, Hayek‘e, Friedman‘a, Röpke‘ye uzanan, dallanıp budaklanan liberal gelenekte mutabık kalınmış olması gereken, SAPASAĞLAM ve din dışı bir ahlâkî zemin arıyordum. Bugün vardığım nokta bir düş kırıklığından ibaret. John Rawls(1) gibi solcu ve kolektivist liberaller gördüm. (Evet, bu da var!)  Immanuel Kant(2), Alexis de Tocqville(3) gibi öldükten sonra devşirilen &#8220;liberalleri&#8221; gördüm. Bernard Mandeville gibi insandaki kötü huyların bir araya gelip &#8220;iyilik&#8221; üreteceğini savunanları gördüm. Ama liberal ahlâkı (varsa şayet) göremedim.Hayek(4), Popper, Berlin her hangi bir ahlâkî zeminin zorunlu olmadığına hükmediyorlar. Mises(4), Rothbard veTürkiye&#8217;de Mustafa Akyol (Çatışma mı İşbirliği mi?),  Atilla Yayla (Liberal düşüncenin ve Türkiye&#8217;nin geleceği), Mustafa Erdoğan (İslam ve Liberalizm) gibi liberallerin ahlâk konulu çabaları  ise ortak bir zemin kurmaktan ziyade liberal ilkelerin her hangi bir mevcut (geleneksel, dinî,&#8230;) zeminle çatışmadığını savunmaktan ibaret. Nasreddin Hoca gibi herkese &#8220;sen de haklısın&#8221; diyerek vicdanî, insanî  bir düzen kurulabilir mi?&#8220;(Bkz. Liberalizm ahlâksızdır!) [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Son 90 günde en çok okunan ve tartışılan yazılar : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-53733</link>
		<dc:creator>Son 90 günde en çok okunan ve tartışılan yazılar : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 11:36:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-53733</guid>
		<description>[...] Liberalizmin kusurları(3): Liberalizm ahlâksızdır! [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Liberalizmin kusurları(3): Liberalizm ahlâksızdır! [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Liberalizm’in kusurları(4): Birey Fetişizmi : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-52318</link>
		<dc:creator>Liberalizm’in kusurları(4): Birey Fetişizmi : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 15:36:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-52318</guid>
		<description>[...] Liberalizm ahlâksızdır! [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Liberalizm ahlâksızdır! [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Olcayto Tan Haskol tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51879</link>
		<dc:creator>Olcayto Tan Haskol</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 21:27:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51879</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Eger mali calinacak birisi varsa, o da haram parayla zengin olanlardir. Her zenginin parasi mubah degildir efendim! Alin teriyle zengin olmus bir cok insan da vardir.&lt;/strong&gt;

Elbette ben zengin=kötü demedim. Bir insan temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamazken bir diğerinin sıradan bir tüketim malına veblen eğilimler yüklemesini onu aşırı tüketmesini eleştirdim.

Madem zengin adamın parasını nasıl harcayacağına karışamayız o zaman ben eleştiri yaptığım zaman neden mülk sahibinin mülkünü meşru göstermeye çalışıyorsunuz? Adam çalışıyor çabalıyor didiniyor falan diğer kötü fakirler hep sorumsuz tipler neden "o" zengin adam erdem sahibi?

Peki durum tersiyse ne olacak hiç bir şey üretmeyen hayata hiç bir şey katmayan bir adam ailesinden devraldığı mülkle geçimini sürdürüp lüks tüketiyor olsun. Ya da varlık sahibi olmayan için durum ters ise ne olacak? Adamlar çalışıyor didiniyor yinede durumları itibariyle varlık elde edemiyorlarsa? Ya da yeterince yetenekli değillerse ve bakmakla yükümlü oldukları aileleri varsa bu ailenin çocukları açlığa mı mahkum edilecek?

Birleşik devletlerden her 4 zenciden 3'ünün suça karışması ve çok azının lisans üstü eğitime sahip olması zenginlikle ilişkilendirilemez değil mi? Getto'da yaşayan aile çocuklarının gelecekte de benzer bir sosyo-ekonomik sınıfa mahkum olmaları daha az eğitim almaları daha çok suç işlemeleri de fakirlikle yüzde yüz koreledir neredeyse.

Ama bu ve bunun gibi asalakların neden suç işlediğini sormak yerine , onları suç işlemelerinden dolayı parmaklıklar arkasına tıkmayı tercih ediyorsun.

Çünkü onlar mahkum oldukları hayat yüzünden asalaktırlar serseridirler şudurlar budurlar. Ama kazandığı yüklü meblağı sosyal projelere harcayarak bu insanlara el uzatmak yerine aşırı lüks ürünleri tüketenler bunlara duyarsız kalanlar katiyen sorumlu değildirler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eger mali calinacak birisi varsa, o da haram parayla zengin olanlardir. Her zenginin parasi mubah degildir efendim! Alin teriyle zengin olmus bir cok insan da vardir.</strong></p>
<p>Elbette ben zengin=kötü demedim. Bir insan temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamazken bir diğerinin sıradan bir tüketim malına veblen eğilimler yüklemesini onu aşırı tüketmesini eleştirdim.</p>
<p>Madem zengin adamın parasını nasıl harcayacağına karışamayız o zaman ben eleştiri yaptığım zaman neden mülk sahibinin mülkünü meşru göstermeye çalışıyorsunuz? Adam çalışıyor çabalıyor didiniyor falan diğer kötü fakirler hep sorumsuz tipler neden &#8220;o&#8221; zengin adam erdem sahibi?</p>
<p>Peki durum tersiyse ne olacak hiç bir şey üretmeyen hayata hiç bir şey katmayan bir adam ailesinden devraldığı mülkle geçimini sürdürüp lüks tüketiyor olsun. Ya da varlık sahibi olmayan için durum ters ise ne olacak? Adamlar çalışıyor didiniyor yinede durumları itibariyle varlık elde edemiyorlarsa? Ya da yeterince yetenekli değillerse ve bakmakla yükümlü oldukları aileleri varsa bu ailenin çocukları açlığa mı mahkum edilecek?</p>
<p>Birleşik devletlerden her 4 zenciden 3&#8242;ünün suça karışması ve çok azının lisans üstü eğitime sahip olması zenginlikle ilişkilendirilemez değil mi? Getto&#8217;da yaşayan aile çocuklarının gelecekte de benzer bir sosyo-ekonomik sınıfa mahkum olmaları daha az eğitim almaları daha çok suç işlemeleri de fakirlikle yüzde yüz koreledir neredeyse.</p>
<p>Ama bu ve bunun gibi asalakların neden suç işlediğini sormak yerine , onları suç işlemelerinden dolayı parmaklıklar arkasına tıkmayı tercih ediyorsun.</p>
<p>Çünkü onlar mahkum oldukları hayat yüzünden asalaktırlar serseridirler şudurlar budurlar. Ama kazandığı yüklü meblağı sosyal projelere harcayarak bu insanlara el uzatmak yerine aşırı lüks ürünleri tüketenler bunlara duyarsız kalanlar katiyen sorumlu değildirler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tayfun_Korkut tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51841</link>
		<dc:creator>Tayfun_Korkut</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 23:11:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51841</guid>
		<description>@ Olcayto

&lt;blockquote&gt;Peki bu durumda onun mülkünün onun olmasının meşru dayanağı nedir?&lt;/blockquote&gt;

Eger, emegiyle kazandiysa parasini; o okul asan, calismayan, asalak gibi yasamayi kendine aliskanlik haline getirmis, "devlet bize baksin"ci haysiyetsiz kisiler tembelce yasayip, hayatin keyfini surerken, serserilik yaparken, rajon keserken, kucuk dunyalarinin krallariyken; o en guzel caglarini calisarak calisarak ve daha cok calisarak geciren "asosyal" kisinin, o yasanmayan serserilik zevklerinden feragat etmesine karsilik hakettigi ayricaliktir. Ve daha sonra o asalaklarin gelip bir de bu kisinin malina mulkune goz dikmeye hakki yoktur. Bu serserilerin olmayi hakettigi yer parmakliklarina arkasidir. 

Eger mali calinacak birisi varsa, o da haram parayla zengin olanlardir. Her zenginin parasi mubah degildir efendim! Alin teriyle zengin olmus bir cok insan da vardir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@ Olcayto</p>
<blockquote><p>Peki bu durumda onun mülkünün onun olmasının meşru dayanağı nedir?</p></blockquote>
<p>Eger, emegiyle kazandiysa parasini; o okul asan, calismayan, asalak gibi yasamayi kendine aliskanlik haline getirmis, &#8220;devlet bize baksin&#8221;ci haysiyetsiz kisiler tembelce yasayip, hayatin keyfini surerken, serserilik yaparken, rajon keserken, kucuk dunyalarinin krallariyken; o en guzel caglarini calisarak calisarak ve daha cok calisarak geciren &#8220;asosyal&#8221; kisinin, o yasanmayan serserilik zevklerinden feragat etmesine karsilik hakettigi ayricaliktir. Ve daha sonra o asalaklarin gelip bir de bu kisinin malina mulkune goz dikmeye hakki yoktur. Bu serserilerin olmayi hakettigi yer parmakliklarina arkasidir. </p>
<p>Eger mali calinacak birisi varsa, o da haram parayla zengin olanlardir. Her zenginin parasi mubah degildir efendim! Alin teriyle zengin olmus bir cok insan da vardir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Olcayto Tan Haskol tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51839</link>
		<dc:creator>Olcayto Tan Haskol</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 22:28:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51839</guid>
		<description>&lt;strong&gt;tabi birde başkasının parasını nasıl harcıyacağına biz karar vermeliyiz değil mi şekerlerim. zengin adam bilmez nasıl harcayacağını gider 30 bin dolara vertu telefon alır halbuki sana versin o parayı değil mi? yahu sanane istediği yere harcar adam. fakirede verir vertu da alır.&lt;/strong&gt;

Peki bu durumda onun mülkünün onun olmasının meşru dayanağı nedir?

Madem doğal düzen adamın biride o vertu telefona sahip zengin adama bir şey sokuverir telefonunu elinden alır. Arabaları kaçırır parçalar satar. Bir süre sonra bu toplumsal bir düzen haline dönüşür mülkiyeti korumakla görevli kamu görevlileri dahi mülkiyetin bedelinin ödenmediği meşru olmadığı bir toplumda mülkü koruyamaz olur. İzmir'de Kuruçay'da 10 yaşındaki çocuklar polise leblebi atarlar. Ankara Çinçin, İstanbul tarlabaşı buraya polis giremez. Neden?

Bu zihniyet yüzünden mülk sahibi mülkün meşruiyeti için bir sürü ahlaki dayanaklar, erdemler üretiyor atıp tutuyor. Ama kötü bölüşüm için sistemli bir çare arandığında ahlak dayatılmış oluyor. Bırakın ahlaki referansı böyle sallapati bir sistemde ortaya çıkan negatif dışsallıklar yapılacak sosyal yardım maliyetlerini defalarca katlar.

Yarın bir gün istanbul'da aç kalırsam vertu telefonla yakalamıyım o arkadaşı. Beni de negatif dışsallıklara yazın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>tabi birde başkasının parasını nasıl harcıyacağına biz karar vermeliyiz değil mi şekerlerim. zengin adam bilmez nasıl harcayacağını gider 30 bin dolara vertu telefon alır halbuki sana versin o parayı değil mi? yahu sanane istediği yere harcar adam. fakirede verir vertu da alır.</strong></p>
<p>Peki bu durumda onun mülkünün onun olmasının meşru dayanağı nedir?</p>
<p>Madem doğal düzen adamın biride o vertu telefona sahip zengin adama bir şey sokuverir telefonunu elinden alır. Arabaları kaçırır parçalar satar. Bir süre sonra bu toplumsal bir düzen haline dönüşür mülkiyeti korumakla görevli kamu görevlileri dahi mülkiyetin bedelinin ödenmediği meşru olmadığı bir toplumda mülkü koruyamaz olur. İzmir&#8217;de Kuruçay&#8217;da 10 yaşındaki çocuklar polise leblebi atarlar. Ankara Çinçin, İstanbul tarlabaşı buraya polis giremez. Neden?</p>
<p>Bu zihniyet yüzünden mülk sahibi mülkün meşruiyeti için bir sürü ahlaki dayanaklar, erdemler üretiyor atıp tutuyor. Ama kötü bölüşüm için sistemli bir çare arandığında ahlak dayatılmış oluyor. Bırakın ahlaki referansı böyle sallapati bir sistemde ortaya çıkan negatif dışsallıklar yapılacak sosyal yardım maliyetlerini defalarca katlar.</p>
<p>Yarın bir gün istanbul&#8217;da aç kalırsam vertu telefonla yakalamıyım o arkadaşı. Beni de negatif dışsallıklara yazın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tayfun_Korkut tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51833</link>
		<dc:creator>Tayfun_Korkut</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 20:35:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51833</guid>
		<description>@ Aziz,

&lt;blockquote&gt;Kısacası bomba üretiminde problem yok,bütün suç atanda.Atmasaydı kardeşim,adamlar şirket, atılmasından mesul falan değil.Öyle mi kapitalist kardeş?&lt;/blockquote&gt;

"GÜÇ İNSANI YOZLAŞTIRMAZ; AMA ELLERİNE GÜÇ GEÇERSE, APTALLAR GÜCÜ YOZLAŞTIRIR"
- George Bernard Shaw</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@ Aziz,</p>
<blockquote><p>Kısacası bomba üretiminde problem yok,bütün suç atanda.Atmasaydı kardeşim,adamlar şirket, atılmasından mesul falan değil.Öyle mi kapitalist kardeş?</p></blockquote>
<p>&#8220;GÜÇ İNSANI YOZLAŞTIRMAZ; AMA ELLERİNE GÜÇ GEÇERSE, APTALLAR GÜCÜ YOZLAŞTIRIR&#8221;<br />
- George Bernard Shaw</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tayfun_Korkut tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51826</link>
		<dc:creator>Tayfun_Korkut</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 16:25:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51826</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;halepçedeki bombayı devlet atmıştır, şirket yetkilileri değil. tabi devlette liberal olmayınca pek ala diyebilir, ya bu kürtler “ahlaksız” öldürelim topluma kötü örnek olmasınlar.&lt;/blockquote&gt;
Bildigimiz Saddam liberalizm dusmani, nasyonal sosyalist bir diktatordu. Onun attigi fuzeler liberallesmenin degil, liberalleseMEmenin bir sonucudur. George Bush da liberal veya demokrat degildi. Onun doneminde, Amerikalilar ciddi bir sikiyonetim sureci yasadilar. Polis devlete dondu ABD onun yuzunden. Irak'ta yasanan trajedi liberalizmin bir sonucu degildir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>halepçedeki bombayı devlet atmıştır, şirket yetkilileri değil. tabi devlette liberal olmayınca pek ala diyebilir, ya bu kürtler “ahlaksız” öldürelim topluma kötü örnek olmasınlar.</p></blockquote>
<p>Bildigimiz Saddam liberalizm dusmani, nasyonal sosyalist bir diktatordu. Onun attigi fuzeler liberallesmenin degil, liberalleseMEmenin bir sonucudur. George Bush da liberal veya demokrat degildi. Onun doneminde, Amerikalilar ciddi bir sikiyonetim sureci yasadilar. Polis devlete dondu ABD onun yuzunden. Irak&#8217;ta yasanan trajedi liberalizmin bir sonucu degildir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>aziz yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51821</link>
		<dc:creator>aziz yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 15:21:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51821</guid>
		<description>@anarko-kapitalist,

"...halbuki liberalizm din filan değildir, “ahlaksız” toplumu terbiye etmek gibi bir amacı yoktur."demişsiniz.

İyi hoş da,herhangi bir sistem veya "izm"ahlaksızlık üretiyorsa ne diyeceğiz?Adım hıdır elimden gelen budur"düsturuna tevekkel edip paşa paşa geçinip gitmeli miyiz yoksa.

Şimdi gelelim şu "bomba üretme/bomba atma" hadisesine.
"ya bu kürtler “ahlaksız” öldürelim topluma kötü örnek olmasınlar."dendiğinde,size göre de zannedersem ahlakdışı bir eylem/davranış olmuş oluyor bu.Ama(yine size göre)ahlaksızlığın adresi farklı oluyor,yani buna(ahlaksızlığa)yeltenenler şirketler değil bizzat devlet yönetimleri olmuş oluyor.Peki,sormam icap edecek;devletlerin pervasızca toplu katliam uygulamasına serbestlik tanıyan,eylemlerini icra etmede her türlü silah teknolojisini sunan ve bu şekilde doğa tahribatı ve insanlığın yokedilmesini kolaylaştıranlar sizce ne olmuş oluyor?Yani kimyasal ve nüklüer silahlar üretilmesi,pazarlanması,satışı;bu çarkın uluslarası bağlantıları,işlerliği vs...bütün bu uluslarası "insanı yok etme ticareti"nde ahlaki sorgulamaya değer bir şeyler yok mudur?Yoksa adı şirket,kartel,tröst vs olunca insani yükümlülüklerin hükmü ordan kalkmış mı oluyor.Peki liberalizm diye toz kondurmadığınız kutsal sisteminiz acaba hadisenin bu boyutunda ne tür bir engelleyiciliğe sahip?Yoksa faturayı bir iki totaliter rejime ya da gözü dönmüş diktatöre kesildiğinde aklanmış mı oluyor liberalizminiz.

Kısacası bomba üretiminde problem yok,bütün suç atanda.Atmasaydı kardeşim,adamlar şirket, atılmasından mesul falan değil.Öyle mi kapitalist kardeş?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@anarko-kapitalist,</p>
<p>&#8220;&#8230;halbuki liberalizm din filan değildir, “ahlaksız” toplumu terbiye etmek gibi bir amacı yoktur.&#8221;demişsiniz.</p>
<p>İyi hoş da,herhangi bir sistem veya &#8220;izm&#8221;ahlaksızlık üretiyorsa ne diyeceğiz?Adım hıdır elimden gelen budur&#8221;düsturuna tevekkel edip paşa paşa geçinip gitmeli miyiz yoksa.</p>
<p>Şimdi gelelim şu &#8220;bomba üretme/bomba atma&#8221; hadisesine.<br />
&#8220;ya bu kürtler “ahlaksız” öldürelim topluma kötü örnek olmasınlar.&#8221;dendiğinde,size göre de zannedersem ahlakdışı bir eylem/davranış olmuş oluyor bu.Ama(yine size göre)ahlaksızlığın adresi farklı oluyor,yani buna(ahlaksızlığa)yeltenenler şirketler değil bizzat devlet yönetimleri olmuş oluyor.Peki,sormam icap edecek;devletlerin pervasızca toplu katliam uygulamasına serbestlik tanıyan,eylemlerini icra etmede her türlü silah teknolojisini sunan ve bu şekilde doğa tahribatı ve insanlığın yokedilmesini kolaylaştıranlar sizce ne olmuş oluyor?Yani kimyasal ve nüklüer silahlar üretilmesi,pazarlanması,satışı;bu çarkın uluslarası bağlantıları,işlerliği vs&#8230;bütün bu uluslarası &#8220;insanı yok etme ticareti&#8221;nde ahlaki sorgulamaya değer bir şeyler yok mudur?Yoksa adı şirket,kartel,tröst vs olunca insani yükümlülüklerin hükmü ordan kalkmış mı oluyor.Peki liberalizm diye toz kondurmadığınız kutsal sisteminiz acaba hadisenin bu boyutunda ne tür bir engelleyiciliğe sahip?Yoksa faturayı bir iki totaliter rejime ya da gözü dönmüş diktatöre kesildiğinde aklanmış mı oluyor liberalizminiz.</p>
<p>Kısacası bomba üretiminde problem yok,bütün suç atanda.Atmasaydı kardeşim,adamlar şirket, atılmasından mesul falan değil.Öyle mi kapitalist kardeş?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>anarko-kapitalist tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51808</link>
		<dc:creator>anarko-kapitalist</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 08:09:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51808</guid>
		<description>yazıda eleştirilecek nokta çok ama vaktim olmadığı için bir kaçına değineceğim. 

liberalizm, devlet yada diğer bireyler ahlak dayatamaz der. ama siz buna, liberaller ahlaksızdır dersiniz. halbuki liberalizm din filan değildir, "ahlaksız" toplumu terbiye etmek gibi bir amacı yoktur. tabi size göre kemalizm gibi din olacak ki tepeden toplumu düzeltecek "adam" edecek. ahlaksızlık dediğimiz şeyler kime göre neye göredir, türkiyenin doğusunda büyük karşısında ayak üstüste atmak veya sigara içmek ayıptır ama batı avrupada öyle bir ayıp yoktur. tarikatlerde müridin sesinin mürşidden yüksek çıkması ayıptır ama üniversitelerde böyle bir şey yoktur. onun içindir ki liberalizmde ahlakı bireylere bırakır, isteyen mürid olur isteyen züppe üniversite öğrencisi. liberaller dışındaki güruh genelde kendilerini tanrı olarak gördükleri için(ya kardeşim ayıptır bu ne ahlaksızlık doğrusu böyle olmalı, iki tane sallandıracan bunlardan) neyin ahlaklı neyin ahlaksız olduğuna karar verirler. genel geçer ahlak teorileri vardı çünkü tanrıdır onlar  bilirler herşeyi.

halepçedeki bombayı devlet atmıştır, şirket yetkilileri değil. tabi devlette liberal olmayınca pek ala diyebilir, ya bu kürtler "ahlaksız" öldürelim topluma kötü örnek olmasınlar.

tabi birde başkasının parasını nasıl harcıyacağına biz karar vermeliyiz değil mi şekerlerim. zengin adam bilmez nasıl harcayacağını gider 30 bin dolara vertu telefon alır halbuki sana versin o parayı değil mi? yahu sanane istediği yere harcar adam. fakirede verir vertu da alır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yazıda eleştirilecek nokta çok ama vaktim olmadığı için bir kaçına değineceğim. </p>
<p>liberalizm, devlet yada diğer bireyler ahlak dayatamaz der. ama siz buna, liberaller ahlaksızdır dersiniz. halbuki liberalizm din filan değildir, &#8220;ahlaksız&#8221; toplumu terbiye etmek gibi bir amacı yoktur. tabi size göre kemalizm gibi din olacak ki tepeden toplumu düzeltecek &#8220;adam&#8221; edecek. ahlaksızlık dediğimiz şeyler kime göre neye göredir, türkiyenin doğusunda büyük karşısında ayak üstüste atmak veya sigara içmek ayıptır ama batı avrupada öyle bir ayıp yoktur. tarikatlerde müridin sesinin mürşidden yüksek çıkması ayıptır ama üniversitelerde böyle bir şey yoktur. onun içindir ki liberalizmde ahlakı bireylere bırakır, isteyen mürid olur isteyen züppe üniversite öğrencisi. liberaller dışındaki güruh genelde kendilerini tanrı olarak gördükleri için(ya kardeşim ayıptır bu ne ahlaksızlık doğrusu böyle olmalı, iki tane sallandıracan bunlardan) neyin ahlaklı neyin ahlaksız olduğuna karar verirler. genel geçer ahlak teorileri vardı çünkü tanrıdır onlar  bilirler herşeyi.</p>
<p>halepçedeki bombayı devlet atmıştır, şirket yetkilileri değil. tabi devlette liberal olmayınca pek ala diyebilir, ya bu kürtler &#8220;ahlaksız&#8221; öldürelim topluma kötü örnek olmasınlar.</p>
<p>tabi birde başkasının parasını nasıl harcıyacağına biz karar vermeliyiz değil mi şekerlerim. zengin adam bilmez nasıl harcayacağını gider 30 bin dolara vertu telefon alır halbuki sana versin o parayı değil mi? yahu sanane istediği yere harcar adam. fakirede verir vertu da alır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>aziz yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51584</link>
		<dc:creator>aziz yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 20:47:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51584</guid>
		<description>Ekrem bey,

Çin örneğini vermeniz çok isabetli olmuş.Kaderin cilvesine bakın ki,insanların her türlü sosyal güvenceden yoksun şekilde köle muamalesi görerek çalıştırıldıkları yer komünist rejimle yönetilen bir ülke.

Oysa Komünizm eşitlik ve adalet dağıtma iddasındaydı.Dünya halklarının bir dönem ağır bedeller ödeyerek bu ideolojiye umut bağlamaları bundandı.Gelin görün ki bugün o parlak vaatlerin peşinde sürüklenen geniş insan kitlelerinin payına karın tokluğuna köle gibi çalışmak düşmüştür.

Ancak asıl gariplik,komünist rejimlerin yarattığı bu hayal kırıklığından ibaret değil.Daha da garabet olanı,Liberalizmin(katı ideolojilere sözde alternatif olma iddiasındayken)insan emeğinin vahşice sömürülmesine değil de sermayenin adresine itiraz etmiş olması.Açıkçası,kaygının nedeni tekelci sermayenin varlığı,bu yapının yolaçtığı sömürü ve adeletsizlik değil;asıl dertleri bu yapının "hangi el"de toplandığıdır.İş kazalarına,özlük haklarına,emek sömürüsüne sessiz kalınırken Devlet/ulus devlet karşıtlığı vs yaygaradan öte bir anlam ifade etmiyor.Zira sermaye birikimi ve ekonomi kontrölünün devlet tekelinde  ya da devletten bağımsız kartellerin/uluslarası şirketlerin denetiminde oluşu sömürüyü de,adaletsiliği de ortadan kaldırmıyor.Dolayısıyla kötü çalışma koşulları,ucuz işgücü,soyal güvence yoksunluğu gibi sorunların liberallerin ilgi alanlarına pek girmemiş olması,meseleye insani özgürlüklerden ziyada sınıfsal çıkarlar temelinde yaklaştıklarını yeterimce açıklıyor.  

Tabii doğrudan bunu söyleyemeyeceklerine göre mümkün mertebe şirin göstermeleri icap edecek:)

"Bireysel hak ve özgürlükler","hür teşebbüs","mülkiyet hakkı"vb söylemler bu açıdan biçilmiş kaftan...bir çok kusuru,açığı,gediği örtecek birer kamuflaj işlevi görüyor.Lakin "görünen köy kılavuz istemez".</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ekrem bey,</p>
<p>Çin örneğini vermeniz çok isabetli olmuş.Kaderin cilvesine bakın ki,insanların her türlü sosyal güvenceden yoksun şekilde köle muamalesi görerek çalıştırıldıkları yer komünist rejimle yönetilen bir ülke.</p>
<p>Oysa Komünizm eşitlik ve adalet dağıtma iddasındaydı.Dünya halklarının bir dönem ağır bedeller ödeyerek bu ideolojiye umut bağlamaları bundandı.Gelin görün ki bugün o parlak vaatlerin peşinde sürüklenen geniş insan kitlelerinin payına karın tokluğuna köle gibi çalışmak düşmüştür.</p>
<p>Ancak asıl gariplik,komünist rejimlerin yarattığı bu hayal kırıklığından ibaret değil.Daha da garabet olanı,Liberalizmin(katı ideolojilere sözde alternatif olma iddiasındayken)insan emeğinin vahşice sömürülmesine değil de sermayenin adresine itiraz etmiş olması.Açıkçası,kaygının nedeni tekelci sermayenin varlığı,bu yapının yolaçtığı sömürü ve adeletsizlik değil;asıl dertleri bu yapının &#8220;hangi el&#8221;de toplandığıdır.İş kazalarına,özlük haklarına,emek sömürüsüne sessiz kalınırken Devlet/ulus devlet karşıtlığı vs yaygaradan öte bir anlam ifade etmiyor.Zira sermaye birikimi ve ekonomi kontrölünün devlet tekelinde  ya da devletten bağımsız kartellerin/uluslarası şirketlerin denetiminde oluşu sömürüyü de,adaletsiliği de ortadan kaldırmıyor.Dolayısıyla kötü çalışma koşulları,ucuz işgücü,soyal güvence yoksunluğu gibi sorunların liberallerin ilgi alanlarına pek girmemiş olması,meseleye insani özgürlüklerden ziyada sınıfsal çıkarlar temelinde yaklaştıklarını yeterimce açıklıyor.  </p>
<p>Tabii doğrudan bunu söyleyemeyeceklerine göre mümkün mertebe şirin göstermeleri icap edecek:)</p>
<p>&#8220;Bireysel hak ve özgürlükler&#8221;,&#8221;hür teşebbüs&#8221;,&#8221;mülkiyet hakkı&#8221;vb söylemler bu açıdan biçilmiş kaftan&#8230;bir çok kusuru,açığı,gediği örtecek birer kamuflaj işlevi görüyor.Lakin &#8220;görünen köy kılavuz istemez&#8221;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51494</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 16:18:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51494</guid>
		<description>Aziz Bey Selam,
Güzel sözleriniz için tesekkür ediyorum, 

&lt;strong&gt;“.Dilerim bu çağlayan gibi enerjiniz hiç tükenmez ve bizler de bundan istifade etmeye devam ederiz.”(AY)&lt;/strong&gt;

Demissiniz, ortada bir enerji var ama benim degil :) walla, geçenlerde bir okur “sizin sitede bir tilsim var” diyordu. Yorumculardan yazarlara ve yazarlardan yine yorumculara akan bir enerji var, bir muhabbet var, hamdolsun Bütün Enerjilerin Sahibi’ne, Muhabbet’in Kaynagi’na.
Liberalizmin totatiler rejimlerin karsisina dikilmesi konusunda haklisiniz. Özellikle su sôzlerinize katiliyorum:

&lt;strong&gt;“liberalizm dışındaki modern ideolojilerle dini refaransların ortak bir özelliği var:Disiplin ve kurallar.Sınırlayıcı kuralların olduğu yerde özgürlüklerin sınırları başlar.Sosyalizm/komünizm gibi ideolojiler özel mülküyeti,serbest tşebbüsü sınırlar.İdealleri köreltir ve her şeyden önce eşitlik temeli üzerine kurulmasına karşın bireyin kendi olma hakkını kısıtlar.Ayrıca adına poletarya dedikleri bir diktatoryaya dolayısıyla belirli bir sınıfın çıkarlarına hizmet ederek bu konsesüse dahil olmak istemeyen bir diğer kitleyi yok sayar”(AY)&lt;/strong&gt;

Ne var ki fanatik liberalizm biraz fanatik feminizme benziyor. Kadin haklarini savunmak için  erkek haklarini çignemek ne kadar saçma ise ulus-devletin kaliplarina direnmek için de bütün kurallari, yasalari, yasaklari çignemek o derecede anlamsiz.
Daha dogrusu bu AKLI KULLANMA denen seyin tam tersi. Mesela kimi “islamcilar” gavur icadi diye batidan gelen seylere karsi çikarlar. Bu batiya hayran olmak gibidir, biri batiya endeksli, ôteki batiya TERSiNDEN endeklsi :)
Liberalizmin böyle bir iç hastaligi var, “istemezüüük!” derken totalitarizme tersinden endeksli gidiyorlar. 
Yorumunuzun sonunda “Biliyorum çözüme dair çok şey üretemediğimin farkındayım” diyorsunuz ama aslinda kilit noktalardan birini göstermissiniz parmakla. Nedir? Yine sizden dinleyelim:

&lt;strong&gt;“Bunun da tek adresi vicdandır.Eğer rehber vicdansa ve eğer merkezinde insanı önceleyen manevi boyut varsa kurallar da özgürlükler de insan hanemize artı puan getirecektir.Değilse adını her ne koyarsak koyalım her tasarımız elimizde patlayan bir silaha dönüşecektir.” (AY)&lt;/strong&gt;

Burasi çok mühim, insan özgürlükten korkuyor çünkü özgürlük demek sorumluluk demek. (Eric Fromm amcam çok iyi anlatir bunu Özgürlükten Kaçis adli kitabinda). Bu sorumluluktan kaçmak için insanlar Hakikat’in (yani özgür olduklari bilgisinin) yerini alabilecek narkozlar ariyorlar :
Ne mutlu Türküm diyene, Türk iyidir, üstündür, ötekiler köitüdür, Kürtler, Ermeniler,.... Ulu Önder Atatürk’ü takip et!
Alman irki üstündür, Hitler’i takip et,
Islam üstündür, Humeyni’yi yakip et!
Piyasa neticesinde ne olursa iyidir, Piyasa’yi takip et....
Simdi Islam kismina bakalim, Islam’i takip etmenin ne kötûlügü olabilir degil mi? Ama Humeyni veya bir baskasi kendini “uzman / imam / mehdi /  O’nun ayeti” filan ilan ederse ne oluyor? “Artik vicdan’a gerek yok, sizin yerinize dûsünen bir imam / devlet / anayasa mahkemesi / kemalist elitler var, düsünmenize, zulümlere üzülmenize gerek yok” deniyor.
Yani itaat etmek çok daha konforlu özgür oldugumuz Hakikat’ini kabul etmektense... 
Bu sebeple yukaridaki sözleriniz çok önemli.
Çözüm nedir? Aslinda çözüm aramayi birakmaktir gerçek çözüm. Yani bir rejim, bir din veya bir ideolojinin otomatik vitesinden medet ummayi terk etmektir. Islam? “Bana Islam yeter!” diyenlere sunu sormak lazim, neden bu dini seçtin? Aklin ve kalbin tasdik ettigi için degil mi? Ya simdi neden aklini ve kalbini iman askisina asiyorsun? Müslüman olmak sorumluluklarindan kaçmak midir yoksa TERSiNE sorumlu oldugunu kabul etmek midir?
Vicdan’i, Hakikat’i, özetle Insan’ligi Müslümanligin önüne koymaliyiz, biliyorum tersi kadar konforlu degil ama araba çekmez atlari, atlardir arabayi çeken :)

Ve Hz. Gazâlî'nin buyurdugu gibi "Akil Dinin Müzekkisidir"  yani Islam'a güvenmemizi saglayan, mahkeme sahidine kefil olan gibidir.

Selam, sevgi ve muhabbetlerimle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aziz Bey Selam,<br />
Güzel sözleriniz için tesekkür ediyorum, </p>
<p><strong>“.Dilerim bu çağlayan gibi enerjiniz hiç tükenmez ve bizler de bundan istifade etmeye devam ederiz.”(AY)</strong></p>
<p>Demissiniz, ortada bir enerji var ama benim degil <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> walla, geçenlerde bir okur “sizin sitede bir tilsim var” diyordu. Yorumculardan yazarlara ve yazarlardan yine yorumculara akan bir enerji var, bir muhabbet var, hamdolsun Bütün Enerjilerin Sahibi’ne, Muhabbet’in Kaynagi’na.<br />
Liberalizmin totatiler rejimlerin karsisina dikilmesi konusunda haklisiniz. Özellikle su sôzlerinize katiliyorum:</p>
<p><strong>“liberalizm dışındaki modern ideolojilerle dini refaransların ortak bir özelliği var:Disiplin ve kurallar.Sınırlayıcı kuralların olduğu yerde özgürlüklerin sınırları başlar.Sosyalizm/komünizm gibi ideolojiler özel mülküyeti,serbest tşebbüsü sınırlar.İdealleri köreltir ve her şeyden önce eşitlik temeli üzerine kurulmasına karşın bireyin kendi olma hakkını kısıtlar.Ayrıca adına poletarya dedikleri bir diktatoryaya dolayısıyla belirli bir sınıfın çıkarlarına hizmet ederek bu konsesüse dahil olmak istemeyen bir diğer kitleyi yok sayar”(AY)</strong></p>
<p>Ne var ki fanatik liberalizm biraz fanatik feminizme benziyor. Kadin haklarini savunmak için  erkek haklarini çignemek ne kadar saçma ise ulus-devletin kaliplarina direnmek için de bütün kurallari, yasalari, yasaklari çignemek o derecede anlamsiz.<br />
Daha dogrusu bu AKLI KULLANMA denen seyin tam tersi. Mesela kimi “islamcilar” gavur icadi diye batidan gelen seylere karsi çikarlar. Bu batiya hayran olmak gibidir, biri batiya endeksli, ôteki batiya TERSiNDEN endeklsi <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Liberalizmin böyle bir iç hastaligi var, “istemezüüük!” derken totalitarizme tersinden endeksli gidiyorlar.<br />
Yorumunuzun sonunda “Biliyorum çözüme dair çok şey üretemediğimin farkındayım” diyorsunuz ama aslinda kilit noktalardan birini göstermissiniz parmakla. Nedir? Yine sizden dinleyelim:</p>
<p><strong>“Bunun da tek adresi vicdandır.Eğer rehber vicdansa ve eğer merkezinde insanı önceleyen manevi boyut varsa kurallar da özgürlükler de insan hanemize artı puan getirecektir.Değilse adını her ne koyarsak koyalım her tasarımız elimizde patlayan bir silaha dönüşecektir.” (AY)</strong></p>
<p>Burasi çok mühim, insan özgürlükten korkuyor çünkü özgürlük demek sorumluluk demek. (Eric Fromm amcam çok iyi anlatir bunu Özgürlükten Kaçis adli kitabinda). Bu sorumluluktan kaçmak için insanlar Hakikat’in (yani özgür olduklari bilgisinin) yerini alabilecek narkozlar ariyorlar :<br />
Ne mutlu Türküm diyene, Türk iyidir, üstündür, ötekiler köitüdür, Kürtler, Ermeniler,&#8230;. Ulu Önder Atatürk’ü takip et!<br />
Alman irki üstündür, Hitler’i takip et,<br />
Islam üstündür, Humeyni’yi yakip et!<br />
Piyasa neticesinde ne olursa iyidir, Piyasa’yi takip et&#8230;.<br />
Simdi Islam kismina bakalim, Islam’i takip etmenin ne kötûlügü olabilir degil mi? Ama Humeyni veya bir baskasi kendini “uzman / imam / mehdi /  O’nun ayeti” filan ilan ederse ne oluyor? “Artik vicdan’a gerek yok, sizin yerinize dûsünen bir imam / devlet / anayasa mahkemesi / kemalist elitler var, düsünmenize, zulümlere üzülmenize gerek yok” deniyor.<br />
Yani itaat etmek çok daha konforlu özgür oldugumuz Hakikat’ini kabul etmektense&#8230;<br />
Bu sebeple yukaridaki sözleriniz çok önemli.<br />
Çözüm nedir? Aslinda çözüm aramayi birakmaktir gerçek çözüm. Yani bir rejim, bir din veya bir ideolojinin otomatik vitesinden medet ummayi terk etmektir. Islam? “Bana Islam yeter!” diyenlere sunu sormak lazim, neden bu dini seçtin? Aklin ve kalbin tasdik ettigi için degil mi? Ya simdi neden aklini ve kalbini iman askisina asiyorsun? Müslüman olmak sorumluluklarindan kaçmak midir yoksa TERSiNE sorumlu oldugunu kabul etmek midir?<br />
Vicdan’i, Hakikat’i, özetle Insan’ligi Müslümanligin önüne koymaliyiz, biliyorum tersi kadar konforlu degil ama araba çekmez atlari, atlardir arabayi çeken <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ve Hz. Gazâlî&#8217;nin buyurdugu gibi &#8220;Akil Dinin Müzekkisidir&#8221;  yani Islam&#8217;a güvenmemizi saglayan, mahkeme sahidine kefil olan gibidir.</p>
<p>Selam, sevgi ve muhabbetlerimle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51400</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 11:24:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51400</guid>
		<description>Geçenlerde Çin'de bir fabrikayı ziyaret eden arkadaşımdan dinledim. Çin'de işçilerin hiçbir sosyal güvenceleri yok. Günlük karınlarını doyurmak için gerekli parayı alıyorlar. Adam iş kazası geçirip parmaklarını/kolunu kaybediyor ve ertesi gün işe geliyor. Çünkü başka yapabileceği bir şey yok. Para kazanmak zorunda...
Küresel şirketler de bütün üretimini Çin'e kaydırıyor. Çünkü "işçilik ucuz!". 
Şirketimizin etik ahlak değerleri diye çarşaf çarşaf liste yayınlayan nice küresel şirket Çin'de işçilik neden bu kadar ucuz, bu adamların bu şekilde çalışması adil mi diye sormuyor. Çünkü "işine geliyor!". Onun problemi değil çünkü. O "kar" hanesine yazılana bakıyor. 
"BİZ ÇALIŞANLARIMIZI ÖNEMSİYORUZ" diye tabelalar asan, gerim gerim gerinen, İnsan Kaynakları Departmanları, sistemleri filan kuran şirketlerin Çin'de, Hindistan'da, Afrika'daki işletmelerini bir geziverin. 
Etik diye sunulan şeyin de aslında bir pazarlama unsuru olduğunu ve bu heriflerin tek derdinin para olduğunu, ve bu sistemi besleyenin de ahlak'sız liberalizm olduğunu görün.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Geçenlerde Çin&#8217;de bir fabrikayı ziyaret eden arkadaşımdan dinledim. Çin&#8217;de işçilerin hiçbir sosyal güvenceleri yok. Günlük karınlarını doyurmak için gerekli parayı alıyorlar. Adam iş kazası geçirip parmaklarını/kolunu kaybediyor ve ertesi gün işe geliyor. Çünkü başka yapabileceği bir şey yok. Para kazanmak zorunda&#8230;<br />
Küresel şirketler de bütün üretimini Çin&#8217;e kaydırıyor. Çünkü &#8220;işçilik ucuz!&#8221;.<br />
Şirketimizin etik ahlak değerleri diye çarşaf çarşaf liste yayınlayan nice küresel şirket Çin&#8217;de işçilik neden bu kadar ucuz, bu adamların bu şekilde çalışması adil mi diye sormuyor. Çünkü &#8220;işine geliyor!&#8221;. Onun problemi değil çünkü. O &#8220;kar&#8221; hanesine yazılana bakıyor.<br />
&#8220;BİZ ÇALIŞANLARIMIZI ÖNEMSİYORUZ&#8221; diye tabelalar asan, gerim gerim gerinen, İnsan Kaynakları Departmanları, sistemleri filan kuran şirketlerin Çin&#8217;de, Hindistan&#8217;da, Afrika&#8217;daki işletmelerini bir geziverin.<br />
Etik diye sunulan şeyin de aslında bir pazarlama unsuru olduğunu ve bu heriflerin tek derdinin para olduğunu, ve bu sistemi besleyenin de ahlak&#8217;sız liberalizm olduğunu görün.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>aziz yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51367</link>
		<dc:creator>aziz yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 08:32:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51367</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Ahlak sınırlayıcıdır, özgürlükleri yok eder. Ama adaleti temin eder. Bir insanın mutluluğu diğerlerinin sömürülmesi sonucu olmamalı.
Ahlak, özgürlüğe tercih edilmeli. Liberalizm evrilip ahlaklı bir sistem vadedebilir mi bilmiyorum. Ama mevcut sistemin bütün foyası ortada. Böyle gitmeyeceği kesin.(Ekrem Senai)&lt;/blockquote&gt;

Kesinlikle katılıyorum.Sömürü ve talanla elde edilen mutluluk da bir "özgürlükten"beslenir,ama acaba ne kadar ahlaklıdır? Ahlaki yönü sorunlu ve tartışılır olan düşünce veya sistemler özgürlük vadedebilir fakat adaleti temin etmeleri kuşkuludur.Manzara ortada çünkü.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Ahlak sınırlayıcıdır, özgürlükleri yok eder. Ama adaleti temin eder. Bir insanın mutluluğu diğerlerinin sömürülmesi sonucu olmamalı.<br />
Ahlak, özgürlüğe tercih edilmeli. Liberalizm evrilip ahlaklı bir sistem vadedebilir mi bilmiyorum. Ama mevcut sistemin bütün foyası ortada. Böyle gitmeyeceği kesin.(Ekrem Senai)</p></blockquote>
<p>Kesinlikle katılıyorum.Sömürü ve talanla elde edilen mutluluk da bir &#8220;özgürlükten&#8221;beslenir,ama acaba ne kadar ahlaklıdır? Ahlaki yönü sorunlu ve tartışılır olan düşünce veya sistemler özgürlük vadedebilir fakat adaleti temin etmeleri kuşkuludur.Manzara ortada çünkü.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51364</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 07:38:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51364</guid>
		<description>Liberaller, liberalizmin ahlak üretmemesini bir kusur saymıyorlar. Saysalar bile bunu çok önemsemiyorlar. Ahlakı sistemlerin değil, bireylerin üretebileceğini düşünüyorlar, yani işi bireylere paslıyorlar. Aziz bey'in bahsettiği gibi bir ahlak sisteminin kurallar içermesi gerektiği, fakat bu durumda da özgürlüklerin kısıtlanacağını düşünüyorlar ve özgürlük/ahlak arasında özgürlükten yana bir tercihte bulunuyorlar. Bu da liberalizm'i bahsettiğin gibi ahlak'sız yapıyor. 
Tayfun bey'in bahsettiği gibi, bu özgürlük tercihi bazı bireyleri mutlu ediyor. Sorun şu ki, bu bazı bireylerin mutluluğu için çok daha fazlası mutsuz oluyor. Çünkü özgürlük, yanında kayıtsızlık ve bencilliği de getiriyor. 
Eğer kurşun kalem örneği doğru olsaydı bunun gerçekleştiğini görürdük. Fakat gördüğümüz gerçek şu: Çin'de sosyal güvenceden mahrum ve karın tokluğuna çalışan fabrika işçileri birer birer intihar etmeye başladılar. Avrupa'da bir kadının altın gerdanlık takıp mutlu olmasının bedeli Afrika'da binlerce işçinin 20'li yaşlarında ölmeye eyvallah demesi. Amerika'daki adamın cipine benzin doldurup gezmesinin bedeli Irak'ta binlerce insanın yaşamı. Zenginliğin tepeden aşağı doğru yayılması zırvası da çökmüş durumda. Şirket CEO'ları için başarı, önceki seneye göre "daha fazla" kar yapmış olmak. Hep "daha fazlası" hedefleniyor. Bunun dünyayı getirdiği nokta şu: Küresel dev şirketler... Büyümeye kalkışan bir orta ölçekli şirketi spekülasyonlarla, gerekirse zararına satış yapıp piyasadan silme kabiliyetinde olan ve sonra dayanamaz noktaya gelince üç kuruş verip satın alan şirketler. Paranın kutuplaşması... Servetin küçük bir bölümünün dağıtılıp devasa kısmının ise "daha fazlası" için biriktirilmesi. 
Para üzerinden para ticareti. Etiğin sadece "prestij kaybı" olmasın deyu önemsendiği ve ama nasıl oluyorsa 3.dünya ülkelerindeki faaliyetlerde askıya alındığı, "böylesi işine geldiği" için ikiyüzlülüğün ayyuka çıktığı bir sistem.
Ahlak sınırlayıcıdır, özgürlükleri yok eder. Ama adaleti temin eder. Bir insanın mutluluğu diğerlerinin sömürülmesi sonucu olmamalı. 
Ahlak, özgürlüğe tercih edilmeli. Liberalizm evrilip ahlaklı bir sistem vadedebilir mi bilmiyorum. Ama mevcut sistemin bütün foyası ortada. Böyle gitmeyeceği kesin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Liberaller, liberalizmin ahlak üretmemesini bir kusur saymıyorlar. Saysalar bile bunu çok önemsemiyorlar. Ahlakı sistemlerin değil, bireylerin üretebileceğini düşünüyorlar, yani işi bireylere paslıyorlar. Aziz bey&#8217;in bahsettiği gibi bir ahlak sisteminin kurallar içermesi gerektiği, fakat bu durumda da özgürlüklerin kısıtlanacağını düşünüyorlar ve özgürlük/ahlak arasında özgürlükten yana bir tercihte bulunuyorlar. Bu da liberalizm&#8217;i bahsettiğin gibi ahlak&#8217;sız yapıyor.<br />
Tayfun bey&#8217;in bahsettiği gibi, bu özgürlük tercihi bazı bireyleri mutlu ediyor. Sorun şu ki, bu bazı bireylerin mutluluğu için çok daha fazlası mutsuz oluyor. Çünkü özgürlük, yanında kayıtsızlık ve bencilliği de getiriyor.<br />
Eğer kurşun kalem örneği doğru olsaydı bunun gerçekleştiğini görürdük. Fakat gördüğümüz gerçek şu: Çin&#8217;de sosyal güvenceden mahrum ve karın tokluğuna çalışan fabrika işçileri birer birer intihar etmeye başladılar. Avrupa&#8217;da bir kadının altın gerdanlık takıp mutlu olmasının bedeli Afrika&#8217;da binlerce işçinin 20&#8242;li yaşlarında ölmeye eyvallah demesi. Amerika&#8217;daki adamın cipine benzin doldurup gezmesinin bedeli Irak&#8217;ta binlerce insanın yaşamı. Zenginliğin tepeden aşağı doğru yayılması zırvası da çökmüş durumda. Şirket CEO&#8217;ları için başarı, önceki seneye göre &#8220;daha fazla&#8221; kar yapmış olmak. Hep &#8220;daha fazlası&#8221; hedefleniyor. Bunun dünyayı getirdiği nokta şu: Küresel dev şirketler&#8230; Büyümeye kalkışan bir orta ölçekli şirketi spekülasyonlarla, gerekirse zararına satış yapıp piyasadan silme kabiliyetinde olan ve sonra dayanamaz noktaya gelince üç kuruş verip satın alan şirketler. Paranın kutuplaşması&#8230; Servetin küçük bir bölümünün dağıtılıp devasa kısmının ise &#8220;daha fazlası&#8221; için biriktirilmesi.<br />
Para üzerinden para ticareti. Etiğin sadece &#8220;prestij kaybı&#8221; olmasın deyu önemsendiği ve ama nasıl oluyorsa 3.dünya ülkelerindeki faaliyetlerde askıya alındığı, &#8220;böylesi işine geldiği&#8221; için ikiyüzlülüğün ayyuka çıktığı bir sistem.<br />
Ahlak sınırlayıcıdır, özgürlükleri yok eder. Ama adaleti temin eder. Bir insanın mutluluğu diğerlerinin sömürülmesi sonucu olmamalı.<br />
Ahlak, özgürlüğe tercih edilmeli. Liberalizm evrilip ahlaklı bir sistem vadedebilir mi bilmiyorum. Ama mevcut sistemin bütün foyası ortada. Böyle gitmeyeceği kesin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51361</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 22:52:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51361</guid>
		<description>Tayfun Bey gözlemlerinizi ve alternatif bakis açilarinizi paylastiginiz için tesekkür ediyorum. Bati ile ilgili çok ön yargi var. Oysa sizin de dediginiz gibi her bati ülkesi birbirinden çok farkli. Hatta Fransa'ya bakin, Türkiye'den daha küçük ve bir çok bakimdan daha homojen, standart bir ülkedir. Buna ragmen Güney Fransa (Marsilya, Lyon, Bordeaux,..) kuzeyden yani Belçika veya Alman sinirina yakin yerlerden çok farklidir. deger yargilari da farklidir, kadin-erkek iliskileri de.

Bizim AB'ye girmemizi bilmiyorum ama yakinda AB gelip Türkiye'ye siginirsa sasirmayin :) 

Liberalizm ugruna demokrasiyi feda ettiler, 10 yila kalmaz büyük bir devrim yasanacak AB bünyesinde. Sanirim Brüksel'de kurmaya çalistiklari merkezi idare lobilerin elinde tam bir kukla olacak ve AB sadece bir dis ticaret klübü olarak sürdürecek varligini.

Sayet bu olursa ki Ingiltere'nin ve Recep TayyipErdogan'in istegi de bu, Türkiye kazançli çikar. Bakalim, zaman ne gösterir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tayfun Bey gözlemlerinizi ve alternatif bakis açilarinizi paylastiginiz için tesekkür ediyorum. Bati ile ilgili çok ön yargi var. Oysa sizin de dediginiz gibi her bati ülkesi birbirinden çok farkli. Hatta Fransa&#8217;ya bakin, Türkiye&#8217;den daha küçük ve bir çok bakimdan daha homojen, standart bir ülkedir. Buna ragmen Güney Fransa (Marsilya, Lyon, Bordeaux,..) kuzeyden yani Belçika veya Alman sinirina yakin yerlerden çok farklidir. deger yargilari da farklidir, kadin-erkek iliskileri de.</p>
<p>Bizim AB&#8217;ye girmemizi bilmiyorum ama yakinda AB gelip Türkiye&#8217;ye siginirsa sasirmayin <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Liberalizm ugruna demokrasiyi feda ettiler, 10 yila kalmaz büyük bir devrim yasanacak AB bünyesinde. Sanirim Brüksel&#8217;de kurmaya çalistiklari merkezi idare lobilerin elinde tam bir kukla olacak ve AB sadece bir dis ticaret klübü olarak sürdürecek varligini.</p>
<p>Sayet bu olursa ki Ingiltere&#8217;nin ve Recep TayyipErdogan&#8217;in istegi de bu, Türkiye kazançli çikar. Bakalim, zaman ne gösterir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51360</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 22:43:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51360</guid>
		<description>Eyv. Cemile, bu son Israil saldirganligi hepimizi derinden sarsti, ama üzüldüm diyemiyorum, hatta belki seni sasirtacagim ama ölen kardeslerimize imrendim. 

biliyorsun intihar saldirisi vb olaylara karsiyim, Filistin için bile ölerek degil umut ile yasayarak çözüm bulunmasini istiyorum. Ama aç çocuklara ekmek ve ilaç tasiyarak ölüme kavusan bu insanlara imrenMEmek mümkün mü? 

Üstelik Israil benim gibi iNADINA BARIS diyen Müslümanlari bile bu hale sokabildiyse var sen "normal" Müslümanlarin halini düsün.

Üstelik olayin sonuçlari çok agir olacak Israil için, bütün dünya görecek ki o korkulan Israil ve meshur "yahudi lobisi" aslinda kagittan bir kaplanmis.

Zannediyorum yakinda bir sürü gemi, konvoy, ne varsa herkes Gazze'ye kosacak, Israil artik ambargoyu kaldirmak zorunda kalacak.

Bu sebeple ölen kardeslerimiz hem Ahiret'te hem de bu dünyada muzaffer olacaklar ins.

simdi nefsimize hakim olmak ve Israil nefretiyle Yahudi nefretini ayird etmek gerekiyor. Bu yolda israr edebilirsek Israil kendisi silinip gidecek haritadan, askeri bir operasyona bile gerek kalmayacak. Üstelik Yahudiler de bize tesekkür edecek onlari bu Ergenekonsu yapidan kurtardigimiz için :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eyv. Cemile, bu son Israil saldirganligi hepimizi derinden sarsti, ama üzüldüm diyemiyorum, hatta belki seni sasirtacagim ama ölen kardeslerimize imrendim. </p>
<p>biliyorsun intihar saldirisi vb olaylara karsiyim, Filistin için bile ölerek degil umut ile yasayarak çözüm bulunmasini istiyorum. Ama aç çocuklara ekmek ve ilaç tasiyarak ölüme kavusan bu insanlara imrenMEmek mümkün mü? </p>
<p>Üstelik Israil benim gibi iNADINA BARIS diyen Müslümanlari bile bu hale sokabildiyse var sen &#8220;normal&#8221; Müslümanlarin halini düsün.</p>
<p>Üstelik olayin sonuçlari çok agir olacak Israil için, bütün dünya görecek ki o korkulan Israil ve meshur &#8220;yahudi lobisi&#8221; aslinda kagittan bir kaplanmis.</p>
<p>Zannediyorum yakinda bir sürü gemi, konvoy, ne varsa herkes Gazze&#8217;ye kosacak, Israil artik ambargoyu kaldirmak zorunda kalacak.</p>
<p>Bu sebeple ölen kardeslerimiz hem Ahiret&#8217;te hem de bu dünyada muzaffer olacaklar ins.</p>
<p>simdi nefsimize hakim olmak ve Israil nefretiyle Yahudi nefretini ayird etmek gerekiyor. Bu yolda israr edebilirsek Israil kendisi silinip gidecek haritadan, askeri bir operasyona bile gerek kalmayacak. Üstelik Yahudiler de bize tesekkür edecek onlari bu Ergenekonsu yapidan kurtardigimiz için <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>aziz yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/01/liberalizmin-kusurlari3-liberalizm-ahlaksizdir/#comment-51359</link>
		<dc:creator>aziz yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 22:39:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10013#comment-51359</guid>
		<description>Sevgili Mehmet kardeşim,

Evvela bir itirafla başlayayım.Hem itiraf hem iltifat:)
Makalelerinizi yorumlamak gerçekten çok zor.Neden diyecek olursanız,makaleden çok birer kitap gibi hepsi.Bir iki satırla iştirak edeyim diyorum ama kolay mı,akademik tez hazırlarlar gibi hissediyorum.

Bu nedenle öncelikle titizliğiniz,konuyu detaylandırma çabasına verdiğiniz önem gerçekten takdire değer.Gönlünüze,yüreğinize,emeğinize sağlık diyorum.Dilerim bu çağlayan gibi enerjiniz hiç tükenmez ve bizler de bundan istifade etmeye devam ederiz.

Konuya dönecek olursak,sanırım sadece benim için değil göreli ahlak konusu hakikatten sorgulamak isteyen her birey için iki tarafı keskin bir kılıç gibidir.

Bir yandan insanın doğuştan sahip olduğu haklar...Bu hakların toplumda belirli bir nizama oturtulması;adelet,eşitlik,özgürlük gibi değerlerin uygulanabilirliği...Diğer yandan bu konudan çok da ayrı tutulmaması gereken özgürlük fetişizminin olası sonuçları,riskleri.Velhasıl son derce hassas bir denge var.Tutturmak bir hayli zor...Ağırlığın bir tarafa kayması dengeleri her an alt üst edebiliyor.

İşte din ve liberalizm(ve diğer modern ideolojiler),manevi inanç ile seküler felsefe bir araya getirilip tartışıldığında bu hassasiyet kaçınılmaz oluyor.

Zira liberalizm dışındaki modern ideolojilerle dini refaransların ortak bir özelliği var:Disiplin ve kurallar.Sınırlayıcı kuralların olduğu yerde özgürlüklerin sınırları başlar.Sosyalizm/komünizm gibi ideolojiler özel mülküyeti,serbest tşebbüsü sınırlar.İdealleri köreltir ve her şeyden önce eşitlik temeli üzerine kurulmasına karşın bireyin kendi olma hakkını kısıtlar.Ayrıca adına poletarya dedikleri bir diktatoryaya dolayısıyla belirli bir sınıfın çıkarlarına hizmet ederek bu konsesüse dahil olmak istemeyen bir diğer kitleyi yok sayar.Dolayısıyla özgür irade ve bireysel tercihleri dıştalayan kırmızı çizgileriyle zaten aynılaştırıcı,tektipleştirici bir kollektif toplum modeli yaratmaktadır.Ki zaten yaşanan tecrübeler pek de "iyi"bir reçete olmadığının kanıtıdır.Dinler ise bundan kısmen farklıdır.Ancak bir noktada benzer kısıtlayıcı durum dini referanslı yönetimler veya yaşam biçimi için de geçerlidir.Burada da eksiksiz uygulanması durumunda pek çok bireysel özgürlük alanı daralacaktır.Zira aslolan bireyin kendi tercihleri değil,mutlak doğru kabul edilen/varsayılan dini esaslar olmaktadır.

Liberalizm ise kısmen bu disiplini yumuşatmayı amaçlayan orta yoldur.Lakin herkesin dilediği gibi hareket etmeyi öngören bu esnek yapı da maalesef beklenen sonucu vermekten oldukça uzaktır.Zira sınırsız özgürlük,kaosun sona erdirilmesi bir yana yeni kaoslar yaratmıştır ve yaratmaya da devam etmektedir.Her şeyden önemlisi Liberalizm ahlak üretemez,üretememiştir.Zira Liberalizmin ahlakı bu fikrin meşrulaştımasına bir payanda oluştumaktan öte insanlığa ekstradan bir şey katamaz.Buna kendi sistemini üreten ahlak da diyebiliriz.Ben şahsen almak istemiyorum.Bırakınız yapsınlar felsefesi bugün Filistin halkını dünyadan tecrit etmiştir.En masum taleple "ben de varım"diyen filistin halkının çektiği tüm acılar Liberalizm dediğimiz modelin ürünüdür.Bombalar bu sistemin icadı olarak üretilmiş ve kullanıcıları da bu sistemden ilham almıştır.

Özetle Liberalizmin dünyayı cennete çevirceği fikri koca bir yalan ve aldatmacadan ibaret.

Ancak diğer yandan ister modern ideoloji patentli kurallar,ister dini inanç referanslı kurallar olsun...bunların da ahlaklı,eşit,özgür bireylerin yaşam bulacağı bir manevi boyuta taşınması kaçınılmaz gibi görünüyor.Bunun da tek adresi vicdandır.Eğer rehber vicdansa ve eğer merkezinde insanı önceleyen manevi boyut varsa kurallar da özgürlükler de insan hanemize artı puan getirecektir.Değilse adını her ne koyarsak koyalım her tasarımız elimizde patlayan bir silaha dönüşecektir.

Biliyorum çözüme dair çok şey üretemediğimin farkındayım.Oldukça da karışık oldu.Ancak n'aparsınız seçtiğiniz konu daha fazlasına izin vermiyor.Bu da beşer olma yanımızdan kaynaklı olsa gerek.

Bu güzel paylaşım için teşekkür ediyor selamlarımı iletiyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Mehmet kardeşim,</p>
<p>Evvela bir itirafla başlayayım.Hem itiraf hem iltifat:)<br />
Makalelerinizi yorumlamak gerçekten çok zor.Neden diyecek olursanız,makaleden çok birer kitap gibi hepsi.Bir iki satırla iştirak edeyim diyorum ama kolay mı,akademik tez hazırlarlar gibi hissediyorum.</p>
<p>Bu nedenle öncelikle titizliğiniz,konuyu detaylandırma çabasına verdiğiniz önem gerçekten takdire değer.Gönlünüze,yüreğinize,emeğinize sağlık diyorum.Dilerim bu çağlayan gibi enerjiniz hiç tükenmez ve bizler de bundan istifade etmeye devam ederiz.</p>
<p>Konuya dönecek olursak,sanırım sadece benim için değil göreli ahlak konusu hakikatten sorgulamak isteyen her birey için iki tarafı keskin bir kılıç gibidir.</p>
<p>Bir yandan insanın doğuştan sahip olduğu haklar&#8230;Bu hakların toplumda belirli bir nizama oturtulması;adelet,eşitlik,özgürlük gibi değerlerin uygulanabilirliği&#8230;Diğer yandan bu konudan çok da ayrı tutulmaması gereken özgürlük fetişizminin olası sonuçları,riskleri.Velhasıl son derce hassas bir denge var.Tutturmak bir hayli zor&#8230;Ağırlığın bir tarafa kayması dengeleri her an alt üst edebiliyor.</p>
<p>İşte din ve liberalizm(ve diğer modern ideolojiler),manevi inanç ile seküler felsefe bir araya getirilip tartışıldığında bu hassasiyet kaçınılmaz oluyor.</p>
<p>Zira liberalizm dışındaki modern ideolojilerle dini refaransların ortak bir özelliği var:Disiplin ve kurallar.Sınırlayıcı kuralların olduğu yerde özgürlüklerin sınırları başlar.Sosyalizm/komünizm gibi ideolojiler özel mülküyeti,serbest tşebbüsü sınırlar.İdealleri köreltir ve her şeyden önce eşitlik temeli üzerine kurulmasına karşın bireyin kendi olma hakkını kısıtlar.Ayrıca adına poletarya dedikleri bir diktatoryaya dolayısıyla belirli bir sınıfın çıkarlarına hizmet ederek bu konsesüse dahil olmak istemeyen bir diğer kitleyi yok sayar.Dolayısıyla özgür irade ve bireysel tercihleri dıştalayan kırmızı çizgileriyle zaten aynılaştırıcı,tektipleştirici bir kollektif toplum modeli yaratmaktadır.Ki zaten yaşanan tecrübeler pek de &#8220;iyi&#8221;bir reçete olmadığının kanıtıdır.Dinler ise bundan kısmen farklıdır.Ancak bir noktada benzer kısıtlayıcı durum dini referanslı yönetimler veya yaşam biçimi için de geçerlidir.Burada da eksiksiz uygulanması durumunda pek çok bireysel özgürlük alanı daralacaktır.Zira aslolan bireyin kendi tercihleri değil,mutlak doğru kabul edilen/varsayılan dini esaslar olmaktadır.</p>
<p>Liberalizm ise kısmen bu disiplini yumuşatmayı amaçlayan orta yoldur.Lakin herkesin dilediği gibi hareket etmeyi öngören bu esnek yapı da maalesef beklenen sonucu vermekten oldukça uzaktır.Zira sınırsız özgürlük,kaosun sona erdirilmesi bir yana yeni kaoslar yaratmıştır ve yaratmaya da devam etmektedir.Her şeyden önemlisi Liberalizm ahlak üretemez,üretememiştir.Zira Liberalizmin ahlakı bu fikrin meşrulaştımasına bir payanda oluştumaktan öte insanlığa ekstradan bir şey katamaz.Buna kendi sistemini üreten ahlak da diyebiliriz.Ben şahsen almak istemiyorum.Bırakınız yapsınlar felsefesi bugün Filistin halkını dünyadan tecrit etmiştir.En masum taleple &#8220;ben de varım&#8221;diyen filistin halkının çektiği tüm acılar Liberalizm dediğimiz modelin ürünüdür.Bombalar bu sistemin icadı olarak üretilmiş ve kullanıcıları da bu sistemden ilham almıştır.</p>
<p>Özetle Liberalizmin dünyayı cennete çevirceği fikri koca bir yalan ve aldatmacadan ibaret.</p>
<p>Ancak diğer yandan ister modern ideoloji patentli kurallar,ister dini inanç referanslı kurallar olsun&#8230;bunların da ahlaklı,eşit,özgür bireylerin yaşam bulacağı bir manevi boyuta taşınması kaçınılmaz gibi görünüyor.Bunun da tek adresi vicdandır.Eğer rehber vicdansa ve eğer merkezinde insanı önceleyen manevi boyut varsa kurallar da özgürlükler de insan hanemize artı puan getirecektir.Değilse adını her ne koyarsak koyalım her tasarımız elimizde patlayan bir silaha dönüşecektir.</p>
<p>Biliyorum çözüme dair çok şey üretemediğimin farkındayım.Oldukça da karışık oldu.Ancak n&#8217;aparsınız seçtiğiniz konu daha fazlasına izin vermiyor.Bu da beşer olma yanımızdan kaynaklı olsa gerek.</p>
<p>Bu güzel paylaşım için teşekkür ediyor selamlarımı iletiyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

