<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Seni Yaratan’ın resmini yapabilir misin William?: Sanat’ta ayrıntı (5) yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 04:00:56 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Çirkin Cumhuriyet ve Mânâ’sız Maneviyat : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-54454</link>
		<dc:creator>Çirkin Cumhuriyet ve Mânâ’sız Maneviyat : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 21:45:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-54454</guid>
		<description>[...] &#8220;yükselişinden&#8221; mahrum bıraktığı için çirkindir. Kiminin Vivaldi dinlerken, bir William Turner tablosu seyrederken, kiminin Eflatun, Hegel, Bergson okurken tutunduğu o insanlık ipine kör [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] &#8220;yükselişinden&#8221; mahrum bıraktığı için çirkindir. Kiminin Vivaldi dinlerken, bir William Turner tablosu seyrederken, kiminin Eflatun, Hegel, Bergson okurken tutunduğu o insanlık ipine kör [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-49936</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 07:56:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-49936</guid>
		<description>Ruhan Hanim Selam,

Gerek bendeki soyutlariniz gerekse iki Mevlânâ tablonuzda 
William Turner'in eserlerine benezer bir özellik var,
sonsuzdan gelen, sonsuza giden çizgiler ve hareket.

Ayni hareketi ünlü ressam Hasan Kavruk'un tablolarinda ve Burhan Hoca'nin 
güvercinlerinde de görmüstüm.

Bilirsiniz, Füsüs-ül Hikem sethinde Siblî Vahdaniyet-Ehadiyet
iliskisini açiklarken sayilari örnek verir. 1 rakami "Bir"
ise 2 rakami da &lt;strong&gt;BiR &lt;/strong&gt;sayidir, üç rakami da :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ruhan Hanim Selam,</p>
<p>Gerek bendeki soyutlariniz gerekse iki Mevlânâ tablonuzda<br />
William Turner&#8217;in eserlerine benezer bir özellik var,<br />
sonsuzdan gelen, sonsuza giden çizgiler ve hareket.</p>
<p>Ayni hareketi ünlü ressam Hasan Kavruk&#8217;un tablolarinda ve Burhan Hoca&#8217;nin<br />
güvercinlerinde de görmüstüm.</p>
<p>Bilirsiniz, Füsüs-ül Hikem sethinde Siblî Vahdaniyet-Ehadiyet<br />
iliskisini açiklarken sayilari örnek verir. 1 rakami &#8220;Bir&#8221;<br />
ise 2 rakami da <strong>BiR </strong>sayidir, üç rakami da <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ruhan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-49901</link>
		<dc:creator>ruhan</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 16:22:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-49901</guid>
		<description>YAŞAMIMDAKİ BAZI ZORLUKLAR NEDENİYLE SİTENİZE
 GİREMİYORDUM.BOŞA GEÇİRDİĞİM BU ZAMANA ŞİMDİ ÇOK ACIORUM.BİR ÇOK KULVARDA ÇEŞİTLİ KONULARDA BİZE SUNDUĞUNUZDEĞERLİ YAZARLAR VE SİZİN YORUMLARINIZ DÜŞÜNCELERİMDE DEÇEŞİTLİLİK YARATIYOR.TÜMÜNE KATILMASAM DA TASAVVUF VE SANAT İLGİ ALANIMDA OLDUĞU İÇİN BENİ ÇOK ETKİLİYOR.TUNER'İN RESİMLERİ,ELEŞTİRİLER VE SİZİN FARKLI YORUMLARINIZ BENİMKİLERLE AYNEN ÖRTÜŞMEKTE.
  BİR ARA SİZ BENİM SOYUTLARIMI GÖRMÜŞTÜNÜZ,BİR BENZERLİK BULDUNUZ MU ACABA?
   ALLAH AŞKI TUALE,KAĞITLARA KISACA BOYAYA,KALEME YANSIRKEN İÇSEL FIRTINALAR DİZGİNLENEMEZ.TIPKI TURNER'DE OLDUĞU GİBİ...
    SİZİ OKUYARAK MANEVİ YÖNÜNÜZÜ DE ÇOK İYİ ÖĞRENDİM.TURNER'İN COŞKUSUNU YAZILARINIZDA BULUYORUM. ALLAH FEYZİNİZİ ARTTIRSIN...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>YAŞAMIMDAKİ BAZI ZORLUKLAR NEDENİYLE SİTENİZE<br />
 GİREMİYORDUM.BOŞA GEÇİRDİĞİM BU ZAMANA ŞİMDİ ÇOK ACIORUM.BİR ÇOK KULVARDA ÇEŞİTLİ KONULARDA BİZE SUNDUĞUNUZDEĞERLİ YAZARLAR VE SİZİN YORUMLARINIZ DÜŞÜNCELERİMDE DEÇEŞİTLİLİK YARATIYOR.TÜMÜNE KATILMASAM DA TASAVVUF VE SANAT İLGİ ALANIMDA OLDUĞU İÇİN BENİ ÇOK ETKİLİYOR.TUNER&#8217;İN RESİMLERİ,ELEŞTİRİLER VE SİZİN FARKLI YORUMLARINIZ BENİMKİLERLE AYNEN ÖRTÜŞMEKTE.<br />
  BİR ARA SİZ BENİM SOYUTLARIMI GÖRMÜŞTÜNÜZ,BİR BENZERLİK BULDUNUZ MU ACABA?<br />
   ALLAH AŞKI TUALE,KAĞITLARA KISACA BOYAYA,KALEME YANSIRKEN İÇSEL FIRTINALAR DİZGİNLENEMEZ.TIPKI TURNER&#8217;DE OLDUĞU GİBİ&#8230;<br />
    SİZİ OKUYARAK MANEVİ YÖNÜNÜZÜ DE ÇOK İYİ ÖĞRENDİM.TURNER&#8217;İN COŞKUSUNU YAZILARINIZDA BULUYORUM. ALLAH FEYZİNİZİ ARTTIRSIN&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MOR tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-49786</link>
		<dc:creator>MOR</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 19:03:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-49786</guid>
		<description>Sevgili Mehmet Yılmaz
Yazılarınızla o kadar gönüllerimize dokunuyorsunuz ki Allah sizden razı olsun.Willeam'ın tablolarındaki değişim ve son dönemdeki fırça darbeleri gerçekten de bir ilahi arayış,sonsuzluk,hiçlik hissi uyandırıyor.Bu görsel şölen için de ayrıca teşekkürler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Mehmet Yılmaz<br />
Yazılarınızla o kadar gönüllerimize dokunuyorsunuz ki Allah sizden razı olsun.Willeam&#8217;ın tablolarındaki değişim ve son dönemdeki fırça darbeleri gerçekten de bir ilahi arayış,sonsuzluk,hiçlik hissi uyandırıyor.Bu görsel şölen için de ayrıca teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Son 90 günde en çok okunanlar : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-48990</link>
		<dc:creator>Son 90 günde en çok okunanlar : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 19:13:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-48990</guid>
		<description>[...] Seni Yaratan&#8217;ın resmini yapabilir misin William?: Sanat&#8217;ta ayrıntı (5) [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Seni Yaratan&#8217;ın resmini yapabilir misin William?: Sanat&#8217;ta ayrıntı (5) [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Boşluk aynası ve Edward Hopper: Sanat’ta Ayrıntı(8) : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-48951</link>
		<dc:creator>Boşluk aynası ve Edward Hopper: Sanat’ta Ayrıntı(8) : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2010 22:12:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-48951</guid>
		<description>[...] kuvvetlisidir&#8230; Tablolarındaki Ayrıntı&#8217;lar bir dönemin kara kutusudur. Bunun için William Turner&#8216;dan sonra en çok sevdiğim ressamdır [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] kuvvetlisidir&#8230; Tablolarındaki Ayrıntı&#8217;lar bir dönemin kara kutusudur. Bunun için William Turner&#8216;dan sonra en çok sevdiğim ressamdır [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-47604</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Apr 2010 16:05:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-47604</guid>
		<description>çuvaldızcım,

sağolasın şiir için.havada tam kızıl olmak vaktine varmıştı,vakit ile birlikte hissederek(anlayarak)(?) okudum,eksik olma.

mehmet abinin paylaştığı görseller mi haşim'i çağrıştırdı,bunu hiç düşünmemiştim,onu da sen kendi derinliğinde yakalamışsın,Allah görünü bereketlendirsin.

baharda mübarek tatlı tatlı geliyor.sanatta ayrıntı başlığında okuduğum eserler fikrime hücum ederken bu ara dünyada buna yardımcı oluyor sanki.ben birşeyler arıyorum,O gönderiyor...dün mesela,yağmur yağdı ardından güneş açtı,gökkuşağı ile son buldu tüm bu ayrıntılar.Allah gökyüzünden bir tual,gök kuşağından bir eser yarattı,iş nasiplenebilenin fikrine-gönlüne düşer,ne dersin?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çuvaldızcım,</p>
<p>sağolasın şiir için.havada tam kızıl olmak vaktine varmıştı,vakit ile birlikte hissederek(anlayarak)(?) okudum,eksik olma.</p>
<p>mehmet abinin paylaştığı görseller mi haşim&#8217;i çağrıştırdı,bunu hiç düşünmemiştim,onu da sen kendi derinliğinde yakalamışsın,Allah görünü bereketlendirsin.</p>
<p>baharda mübarek tatlı tatlı geliyor.sanatta ayrıntı başlığında okuduğum eserler fikrime hücum ederken bu ara dünyada buna yardımcı oluyor sanki.ben birşeyler arıyorum,O gönderiyor&#8230;dün mesela,yağmur yağdı ardından güneş açtı,gökkuşağı ile son buldu tüm bu ayrıntılar.Allah gökyüzünden bir tual,gök kuşağından bir eser yarattı,iş nasiplenebilenin fikrine-gönlüne düşer,ne dersin?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-47595</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Apr 2010 09:36:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-47595</guid>
		<description>Şimdilik Cemile hanımdan ilhamla hatırladığım ve tek bir satırı nedeniyle unutamadığım  şiiri buraya eklemekle yetineyim..

&lt;blockquote&gt;MERDİVEN 

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden 

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak 

Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak... 

Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta 

Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta... 

Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller 

Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller 

Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? 

Bu bir lisân-ı hafidir ki rûha dolmakta 

Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta... 
(Ahmet Haşim)&lt;/blockquote&gt;

Cemile ne iyi ettin de Ahmet Haşim’i hatırladın.Acaba yukarıda Mehmet bey’in yer verdiği resimlerdeki solan ve yanan renkler de onu sana hatırlatmış olabilir mi?Lisan-ı hafi!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdilik Cemile hanımdan ilhamla hatırladığım ve tek bir satırı nedeniyle unutamadığım  şiiri buraya eklemekle yetineyim..</p>
<blockquote><p>MERDİVEN </p>
<p>Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden </p>
<p>Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak </p>
<p>Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak&#8230; </p>
<p>Sular sarardı&#8230; Yüzün perde perde solmakta </p>
<p>Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta&#8230; </p>
<p>Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller </p>
<p>Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller </p>
<p>Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? </p>
<p>Bu bir lisân-ı hafidir ki rûha dolmakta </p>
<p>Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta&#8230;<br />
(Ahmet Haşim)</p></blockquote>
<p>Cemile ne iyi ettin de Ahmet Haşim’i hatırladın.Acaba yukarıda Mehmet bey’in yer verdiği resimlerdeki solan ve yanan renkler de onu sana hatırlatmış olabilir mi?Lisan-ı hafi!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-47587</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Apr 2010 04:40:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-47587</guid>
		<description>Sagol Enver, simdi daha iyi anladim,
 
&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;blockquote&gt;"yani genellikle batıda bilinen haliyle sezgici felsefe de rasyonalist felsefesinin çok da uzağına düşememiştir kanaatindeyim."&lt;/blockquote&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;bence haklisin, çünkü bati modernitenin ve batili anlamda akilciligin yani rasyonalizmin kiskacina çoktan düsmüstü. Bergson'un kitaplarinda bir sürü matematik formul, sema vb var. Sanki bilimcilik ideolojisi ile manevî seyleri bagdastirmak ister gibi. 

Yanliz Bergson demisken, bilirsin Hristiyan misktiklerle bayagi bir düsüp kalkmistir kendisi. 

Bilmiyorum Abraham Maslow'un "peak experiences" konulu makalelerini okudun mu? Maslow ahlâkî bakimdan Hume gibi septik kalmasina ragmen çok isabetli saptamalara variyor bazen. Ama korkarim hepimiz bu sözümona AKILCI(!) kaygilarin kiskacindayiz :(

"Sahabeyi görseydiniz deli derdiniz, onlar sizi görseydi &lt;strong&gt;'kâfir' &lt;/strong&gt;derdi" seklindeki sözü duydun mu? Hatirlamiyorum kime aitti ama üzerinde düsünmek gerek degil mi?: :))

&lt;em&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;tasavvuf anlayışında seyr ü süluk’da makamlar yükseldikçe hakikatin perdelerinin açılması bir tür sezgidir ama bunun bergson sezgiciliğinin çok ötesinde birşey olduğu kanaatindeyim. işte bu sezgi sadece kantçı bir “doğruluk değeri olmayan güzele ait bir alan” değil, aynı zamanda doğruluk değeri (hatta akıl alanından çok daha kesin bir doğruluk değeri) de taşıyan bir güzelliktir burada söz konusu olan. o yüzden ne güzellik, ne de doğruluk bu tecrübenin tamamını kapsayamaz diye düşünüyorum.&lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/em&gt;

Seyri sülük konusunda tabi ki katiliyorum, ne Bergson, ne Kant ne de Turner bir mistik degildi. Ne var ki degisik tarikatlarin degisik "tekniklere" öncelik vermesi gibi bu.(nazar, zikir, tefekkür, sohbet...) Yani tefekkür yoluyla veya Hakiki Sanat yoluyla insanlar (bilmeden) yol alabiliyorlar. Tabi bir yerde tikanip kalirlar ama bu kadari bile sasirtici degil mi?

Meselâ Kant'ta güzellik ve ahlâkî dogrulugun bu denli içiçe geçmis olmasi &lt;a href="http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-baslayanlar-icin-mesnevi/" rel="nofollow"&gt;Yeni Baslayanlar için Mesnevî &lt;/a&gt;yazisi altinda tartistigimiz &lt;strong&gt;Kur'an'i anlamak için verilen yüzgörümlügü&lt;/strong&gt; kavramina komsu gibi geliyor bana.

Neyse, ben sözümü William Turner'in iki tablosuna dikkat çekerek bitireyim. Birincisi altinda tartistigimiz yazinin en sonundaki tren. çok dikkatli bakanlar önde kosan bir tavsan görecekler. Bir de köprünün asagisinda, kiyida sagda,dans/dua eden insanlar. Zannediyorum Turner modernitenin gelisini "sezdi" ve doganin, her türlü maneviyatin bu "KARA TREN" önündeki kaçisini anlatmak istedi .

ikinci tablo yine Turner'in, yelkenli bir savas gemisinin hizmetten alinmasini, sökülmek üzere BUHARLI BiR RÖMORK ile kiyiya çekilisini anlatiyor. (geminin "inatçi, dayanikli" anlaminda bir adi vardi, &lt;em&gt;&lt;strong&gt;Téméraire  &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;) Insanlik günesi bir daha dogmamak üzere batiyor ve artik devir empirizmin, scientizmin, pozitivizmin devri...

&lt;img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/archive/9/94/20061025082349!Turner,_J._M._W._-_The_Fighting_T%C3%A9m%C3%A9raire_tugged_to_her_last_Berth_to_be_broken.jpg" alt="temeraire" /&gt;



</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sagol Enver, simdi daha iyi anladim,</p>
<p><em><strong><br />
<blockquote>&#8220;yani genellikle batıda bilinen haliyle sezgici felsefe de rasyonalist felsefesinin çok da uzağına düşememiştir kanaatindeyim.&#8221;</p></blockquote>
<p></strong></em>bence haklisin, çünkü bati modernitenin ve batili anlamda akilciligin yani rasyonalizmin kiskacina çoktan düsmüstü. Bergson&#8217;un kitaplarinda bir sürü matematik formul, sema vb var. Sanki bilimcilik ideolojisi ile manevî seyleri bagdastirmak ister gibi. </p>
<p>Yanliz Bergson demisken, bilirsin Hristiyan misktiklerle bayagi bir düsüp kalkmistir kendisi. </p>
<p>Bilmiyorum Abraham Maslow&#8217;un &#8220;peak experiences&#8221; konulu makalelerini okudun mu? Maslow ahlâkî bakimdan Hume gibi septik kalmasina ragmen çok isabetli saptamalara variyor bazen. Ama korkarim hepimiz bu sözümona AKILCI(!) kaygilarin kiskacindayiz <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /> </p>
<p>&#8220;Sahabeyi görseydiniz deli derdiniz, onlar sizi görseydi <strong>&#8216;kâfir&#8217; </strong>derdi&#8221; seklindeki sözü duydun mu? Hatirlamiyorum kime aitti ama üzerinde düsünmek gerek degil mi?: :))</p>
<p><em><br />
<blockquote><strong>tasavvuf anlayışında seyr ü süluk’da makamlar yükseldikçe hakikatin perdelerinin açılması bir tür sezgidir ama bunun bergson sezgiciliğinin çok ötesinde birşey olduğu kanaatindeyim. işte bu sezgi sadece kantçı bir “doğruluk değeri olmayan güzele ait bir alan” değil, aynı zamanda doğruluk değeri (hatta akıl alanından çok daha kesin bir doğruluk değeri) de taşıyan bir güzelliktir burada söz konusu olan. o yüzden ne güzellik, ne de doğruluk bu tecrübenin tamamını kapsayamaz diye düşünüyorum.</strong></p></blockquote>
<p></em></p>
<p>Seyri sülük konusunda tabi ki katiliyorum, ne Bergson, ne Kant ne de Turner bir mistik degildi. Ne var ki degisik tarikatlarin degisik &#8220;tekniklere&#8221; öncelik vermesi gibi bu.(nazar, zikir, tefekkür, sohbet&#8230;) Yani tefekkür yoluyla veya Hakiki Sanat yoluyla insanlar (bilmeden) yol alabiliyorlar. Tabi bir yerde tikanip kalirlar ama bu kadari bile sasirtici degil mi?</p>
<p>Meselâ Kant&#8217;ta güzellik ve ahlâkî dogrulugun bu denli içiçe geçmis olmasi <a href="http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-baslayanlar-icin-mesnevi/" rel="nofollow">Yeni Baslayanlar için Mesnevî </a>yazisi altinda tartistigimiz <strong>Kur&#8217;an&#8217;i anlamak için verilen yüzgörümlügü</strong> kavramina komsu gibi geliyor bana.</p>
<p>Neyse, ben sözümü William Turner&#8217;in iki tablosuna dikkat çekerek bitireyim. Birincisi altinda tartistigimiz yazinin en sonundaki tren. çok dikkatli bakanlar önde kosan bir tavsan görecekler. Bir de köprünün asagisinda, kiyida sagda,dans/dua eden insanlar. Zannediyorum Turner modernitenin gelisini &#8220;sezdi&#8221; ve doganin, her türlü maneviyatin bu &#8220;KARA TREN&#8221; önündeki kaçisini anlatmak istedi .</p>
<p>ikinci tablo yine Turner&#8217;in, yelkenli bir savas gemisinin hizmetten alinmasini, sökülmek üzere BUHARLI BiR RÖMORK ile kiyiya çekilisini anlatiyor. (geminin &#8220;inatçi, dayanikli&#8221; anlaminda bir adi vardi, <em><strong>Téméraire  </strong></em>) Insanlik günesi bir daha dogmamak üzere batiyor ve artik devir empirizmin, scientizmin, pozitivizmin devri&#8230;</p>
<p><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/archive/9/94/20061025082349!Turner,_J._M._W._-_The_Fighting_T%C3%A9m%C3%A9raire_tugged_to_her_last_Berth_to_be_broken.jpg" alt="temeraire" /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-47575</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 19:29:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-47575</guid>
		<description>mehmetçim bilmem ne dersin ama mesela guenon falan bergson'un sezgisinin kendilerinin kastettiği entelektüel sezgiden çok farklı birşey olduğunu söylerler. bergson'un sezgisi akıl-altı bir sezgidir; ama entelektüel sezgi akıl-ötesi-üstü bir sezgidir derler. doğrusu ben de buna kısmen katılıyorum (bergson'un bu derece genelleme riski tabii işin öteki tarafı). yani genellikle batıda bilinen haliyle sezgici felsefe de rasyonalist felsefesinin çok da uzağına düşememiştir kanaatindeyim. ben mesela sanatla ilgili konuşurken eskiden duygu kelimesini ve bu duyguya ait bir tür sezgiciği örnek verirdim. ama artık bunun sezgi denen şeyin çok ama çok kısıtlı bir bölümü olduğunu düşünüyorum. yani sezgi aslında duyguyla değil, belki de duygunun sustuğu yerde gerçekleşiyor. tasavvuf anlayışında seyr ü süluk'da makamlar yükseldikçe hakikatin perdelerinin açılması bir tür sezgidir ama bunun bergson sezgiciliğinin çok ötesinde birşey olduğu kanaatindeyim. işte bu sezgi sadece kantçı bir "doğruluk değeri olmayan güzele ait bir alan" değil, aynı zamanda doğruluk değeri (hatta akıl alanından çok daha kesin bir doğruluk değeri) de taşıyan bir güzelliktir burada söz konusu olan. o yüzden ne güzellik, ne de doğruluk bu tecrübenin tamamını kapsayamaz diye düşünüyorum. şu sıralar sanatla ilgili bütün teorik yorumlarımı bunun üzerine oturtmaya çalışıyorum nacizane...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>mehmetçim bilmem ne dersin ama mesela guenon falan bergson&#8217;un sezgisinin kendilerinin kastettiği entelektüel sezgiden çok farklı birşey olduğunu söylerler. bergson&#8217;un sezgisi akıl-altı bir sezgidir; ama entelektüel sezgi akıl-ötesi-üstü bir sezgidir derler. doğrusu ben de buna kısmen katılıyorum (bergson&#8217;un bu derece genelleme riski tabii işin öteki tarafı). yani genellikle batıda bilinen haliyle sezgici felsefe de rasyonalist felsefesinin çok da uzağına düşememiştir kanaatindeyim. ben mesela sanatla ilgili konuşurken eskiden duygu kelimesini ve bu duyguya ait bir tür sezgiciği örnek verirdim. ama artık bunun sezgi denen şeyin çok ama çok kısıtlı bir bölümü olduğunu düşünüyorum. yani sezgi aslında duyguyla değil, belki de duygunun sustuğu yerde gerçekleşiyor. tasavvuf anlayışında seyr ü süluk&#8217;da makamlar yükseldikçe hakikatin perdelerinin açılması bir tür sezgidir ama bunun bergson sezgiciliğinin çok ötesinde birşey olduğu kanaatindeyim. işte bu sezgi sadece kantçı bir &#8220;doğruluk değeri olmayan güzele ait bir alan&#8221; değil, aynı zamanda doğruluk değeri (hatta akıl alanından çok daha kesin bir doğruluk değeri) de taşıyan bir güzelliktir burada söz konusu olan. o yüzden ne güzellik, ne de doğruluk bu tecrübenin tamamını kapsayamaz diye düşünüyorum. şu sıralar sanatla ilgili bütün teorik yorumlarımı bunun üzerine oturtmaya çalışıyorum nacizane&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-47574</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 18:24:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-47574</guid>
		<description>aslinda RAHMAN ve RAHIM isimleri üzerine yapilmasi gereken bir tefekkür var ama yalan yanlis konusmaktan korktum, belki Cuvaldiz Hanim bize yardim eder??</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>aslinda RAHMAN ve RAHIM isimleri üzerine yapilmasi gereken bir tefekkür var ama yalan yanlis konusmaktan korktum, belki Cuvaldiz Hanim bize yardim eder??</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-47573</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 18:10:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-47573</guid>
		<description>yazıyı okurken aklıma hemen bir &lt;strong&gt;yok-anne &lt;/strong&gt;örneği olan Ahmet Haşim geldi.Bence Haşim'in sanatının temelinde &lt;strong&gt;yok-anne &lt;/strong&gt;yatar.özellikle üzerinde durduğu 'melal' bu etkinin ürünüdür diye düşünüyorum.elbet üzerine daha uzun yazılabilir.

daha geniş bakacak olursam,ben de yok-anne tanımlaması direkt &lt;strong&gt;Allah ve vahiy &lt;/strong&gt;eksikliği çağrışımı yaptı.insanın hayatında bir anne figürü o ruhun,o kişiliğin var oluşunda,olgunlaşmasında çok büyük bir etkiye sahiptir.keza &lt;strong&gt;Allah ve vahiy &lt;/strong&gt;gibi tutunulacak dalların ve yapılandırmaların eksikliğide insan üzerinde aynı olumsuz etkiyi yapar.lakin burada önemli olan durumu yaşayan bireydir diye düşünüyorum zira &lt;strong&gt;yok-anne &lt;/strong&gt;durumu ya da Allah-vahiy yoksunluğu kişi ya Haşim gibi, ya William gibi içerden ruha ait bir kusma arar.Ya da İbrahim (as) gibi bir arayış yoluna girer.zaten öenmli olan bu yokluklardan,bir var elde etme çabası ve onun sonuçlarıdır.zira bir çok &lt;strong&gt;yok-anne &lt;/strong&gt;veya &lt;strong&gt;Allah-vahiy yoksunu &lt;/strong&gt;insan varken,Haşim gibi,William gibi,İbrahim (as) gibi çıkışlar maalesef çok azdır.

yazı çok dikkat çekici,neyse gökten üç elma düşmüş;biri yazanın,biri okuyanın biri de okumakla,yazmakla kalmayıp uygulayanın,tefekkür edenin başına...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yazıyı okurken aklıma hemen bir <strong>yok-anne </strong>örneği olan Ahmet Haşim geldi.Bence Haşim&#8217;in sanatının temelinde <strong>yok-anne </strong>yatar.özellikle üzerinde durduğu &#8216;melal&#8217; bu etkinin ürünüdür diye düşünüyorum.elbet üzerine daha uzun yazılabilir.</p>
<p>daha geniş bakacak olursam,ben de yok-anne tanımlaması direkt <strong>Allah ve vahiy </strong>eksikliği çağrışımı yaptı.insanın hayatında bir anne figürü o ruhun,o kişiliğin var oluşunda,olgunlaşmasında çok büyük bir etkiye sahiptir.keza <strong>Allah ve vahiy </strong>gibi tutunulacak dalların ve yapılandırmaların eksikliğide insan üzerinde aynı olumsuz etkiyi yapar.lakin burada önemli olan durumu yaşayan bireydir diye düşünüyorum zira <strong>yok-anne </strong>durumu ya da Allah-vahiy yoksunluğu kişi ya Haşim gibi, ya William gibi içerden ruha ait bir kusma arar.Ya da İbrahim (as) gibi bir arayış yoluna girer.zaten öenmli olan bu yokluklardan,bir var elde etme çabası ve onun sonuçlarıdır.zira bir çok <strong>yok-anne </strong>veya <strong>Allah-vahiy yoksunu </strong>insan varken,Haşim gibi,William gibi,İbrahim (as) gibi çıkışlar maalesef çok azdır.</p>
<p>yazı çok dikkat çekici,neyse gökten üç elma düşmüş;biri yazanın,biri okuyanın biri de okumakla,yazmakla kalmayıp uygulayanın,tefekkür edenin başına&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-47571</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 17:54:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-47571</guid>
		<description>abi söylediklerin çok ilginç, ama biraz açmani rica etsem? Bergson'daki "sezgi" kavramindan da öte bir seyi kasdediyorsun?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>abi söylediklerin çok ilginç, ama biraz açmani rica etsem? Bergson&#8217;daki &#8220;sezgi&#8221; kavramindan da öte bir seyi kasdediyorsun?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-47564</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 15:55:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-47564</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;" Sanatçı olan her ressam gibi William da biliyordu ki Yazar’ın sanatı olan semboller, metaforlar Boyacı-Ressam’ı yavanlığa, vasatlığa mahkûm ediyordu. Anladığını değil hissettiği resmetmeliydi"&lt;/blockquote&gt;

burası benim anladığım sanatın(özellikle sinema ve resim gibi 'görsel'sanatların) en önemli ayırd ediciliğini tarif ediyor. ancak bir fark söylemek isterim:
'anladığını değil, hissettiğini' tarifi biraz kantçı ayrıma davetiye çıkarıyor. ben hissetmek kavramını anlamanın karşısına koyamıyorum. tam tersi sanat sanatçının "hissetmesi" bilgiden bağımsız birşey dğeildir; ama salt bilgiye de indirgenemeyek kadar kompleks birşeydir. yani sanatın "doğruluk değeri" çoğunlukla kantçı bir estetikten hareketle reddedilir. ama ben bunun böyle olmadığını düşünüyorum. sanatın bir doğruluk değeri vardır ama o doğruluk değerine indirgenemeyecek kadar da çok katmanlı bir bilgi, doğruluk ve hakikat yapısı vardır sanatın. o yüzden sanatla felsefe de yapılır;ama felsefeye indirgenemez sanat vs...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>&#8221; Sanatçı olan her ressam gibi William da biliyordu ki Yazar’ın sanatı olan semboller, metaforlar Boyacı-Ressam’ı yavanlığa, vasatlığa mahkûm ediyordu. Anladığını değil hissettiği resmetmeliydi&#8221;</p></blockquote>
<p>burası benim anladığım sanatın(özellikle sinema ve resim gibi &#8216;görsel&#8217;sanatların) en önemli ayırd ediciliğini tarif ediyor. ancak bir fark söylemek isterim:<br />
&#8216;anladığını değil, hissettiğini&#8217; tarifi biraz kantçı ayrıma davetiye çıkarıyor. ben hissetmek kavramını anlamanın karşısına koyamıyorum. tam tersi sanat sanatçının &#8220;hissetmesi&#8221; bilgiden bağımsız birşey dğeildir; ama salt bilgiye de indirgenemeyek kadar kompleks birşeydir. yani sanatın &#8220;doğruluk değeri&#8221; çoğunlukla kantçı bir estetikten hareketle reddedilir. ama ben bunun böyle olmadığını düşünüyorum. sanatın bir doğruluk değeri vardır ama o doğruluk değerine indirgenemeyecek kadar da çok katmanlı bir bilgi, doğruluk ve hakikat yapısı vardır sanatın. o yüzden sanatla felsefe de yapılır;ama felsefeye indirgenemez sanat vs&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/02/sen-yaratan%e2%80%99in-resmini-yapabilir-misin-william-sanat%e2%80%99ta-ayrinti-5/#comment-47557</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 12:08:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9241#comment-47557</guid>
		<description>eline sağlık mehmet. ikinci resim (melrose-abbey etiketli olan) nostalghia'daki son sahneye ne çok benziyor...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>eline sağlık mehmet. ikinci resim (melrose-abbey etiketli olan) nostalghia&#8217;daki son sahneye ne çok benziyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

