<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Eşrefpaşalılar yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 03:43:53 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>bulduk tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47842</link>
		<dc:creator>bulduk</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Apr 2010 21:20:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47842</guid>
		<description>Film bahsedildiği kadar çok güzel. Hatta Sayın Mehmet Bahadır az bile yazmış...Filmden sonra bütün seyircilerle kucaklaşmak hissi uyandı bende.Tek kelimeyle mükemmel...

Teşekkürlerimle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Film bahsedildiği kadar çok güzel. Hatta Sayın Mehmet Bahadır az bile yazmış&#8230;Filmden sonra bütün seyircilerle kucaklaşmak hissi uyandı bende.Tek kelimeyle mükemmel&#8230;</p>
<p>Teşekkürlerimle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sümeyye tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47308</link>
		<dc:creator>sümeyye</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 11:31:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47308</guid>
		<description>çok saçma bir film....pişman oldum ben.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çok saçma bir film&#8230;.pişman oldum ben.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MB tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47204</link>
		<dc:creator>MB</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 21:48:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47204</guid>
		<description>Sevgili Mehmet Yılmaz Bey

Meseleleri o kadar güzel birbirine bağlıyorsunuz ki, bize fazla söz kalmıyor :)

Ayy bu Müslümanlar da pek çirkin! Yazısında da belirttiğiniz üzere, yıllardır İmamlara ya da mütedeyyin sahıslara asimetrik psikolojik hareket yürütülüyordu..

Bu film belkide 80 yıllık paradigmaları yerle bir ediyor. Eleştirilmesi çok doğal.

En komik eleştiri de kanaatimce filmdeki Hocanın, F.Gülen Hocaefendi olduğu eleştirisi.

Velev ki öyle...Kötü bişey değil ki bu...

Hırsızları ıslah eden, hatta memur maaşını paylaşacak kadar sahip çıkan, ağzına kadar çalıntı mallarla dolu bir camiyi, normal haline dönüştüren, kulak  kesen bir kabadayıyı yola getiren, herkese hoşgörüsü ve sempatisiyle kalbini ve gönlünü açan Hocaefendiye bu durumda Allah razı olsun demek gerekmez mi?

İşte ideoloji, insanları ne kadar kör ediyor, en azından bir teşekkürü bile nasıl çok gördürüyor, görüyorsunuz değil mi abi ?

İdeolojik saplantı, insanı düz mantık dahi kuramaz hale getiriyor... 
 
Katkılarınız, değerli yorumlarınız ve güzel tespitleriniz için tekrar teşekkür ederim...

Sevgi ve dua ile...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Mehmet Yılmaz Bey</p>
<p>Meseleleri o kadar güzel birbirine bağlıyorsunuz ki, bize fazla söz kalmıyor <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ayy bu Müslümanlar da pek çirkin! Yazısında da belirttiğiniz üzere, yıllardır İmamlara ya da mütedeyyin sahıslara asimetrik psikolojik hareket yürütülüyordu..</p>
<p>Bu film belkide 80 yıllık paradigmaları yerle bir ediyor. Eleştirilmesi çok doğal.</p>
<p>En komik eleştiri de kanaatimce filmdeki Hocanın, F.Gülen Hocaefendi olduğu eleştirisi.</p>
<p>Velev ki öyle&#8230;Kötü bişey değil ki bu&#8230;</p>
<p>Hırsızları ıslah eden, hatta memur maaşını paylaşacak kadar sahip çıkan, ağzına kadar çalıntı mallarla dolu bir camiyi, normal haline dönüştüren, kulak  kesen bir kabadayıyı yola getiren, herkese hoşgörüsü ve sempatisiyle kalbini ve gönlünü açan Hocaefendiye bu durumda Allah razı olsun demek gerekmez mi?</p>
<p>İşte ideoloji, insanları ne kadar kör ediyor, en azından bir teşekkürü bile nasıl çok gördürüyor, görüyorsunuz değil mi abi ?</p>
<p>İdeolojik saplantı, insanı düz mantık dahi kuramaz hale getiriyor&#8230; </p>
<p>Katkılarınız, değerli yorumlarınız ve güzel tespitleriniz için tekrar teşekkür ederim&#8230;</p>
<p>Sevgi ve dua ile&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47202</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 21:31:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47202</guid>
		<description>sevgili mehmet kardeşim,
uzman kelimesini kullandığınız için size sitem etmedim. iyi niyetinizden ise zerre kadar kuşkum yok. sadece o kelimeyi hiç sevmiyorum ve üzerime yapışmasından büyük bir rahatsızlık duyuyorum bunu söylemek istedim.

gülen cemaatinin entelektüel kesimi olarak kast ettiğim büyük oranda zaman gazetesi ve samanyolu tv'de okuduğum-dinlediklerimdir(istisnaları da mevcut elbette ama genel olarak cemaat temsilcisi gibi gördüğüm yazarların büyük çoğunluğu için böyle bir fikrim var doğrusu.) yani benim kişisel  gözlemim bu yönde. modernlikle hesaplaşma niyetinde olan değil, bir müslümanın ne kadar kolay modernleşebileceğini büyük bir marifetmiş gibi söyleyen insanlar bu insanlar çoğunluk, o yüzden liberaller çok büyük mevki kapabiliyorlar cemaat yayınlarında. zira liberal bir epistemolojinin "müslümancası" duyduğum gördüğüm şeyler... bunun da büyük oranda pozitivist olarak değerlendirilebileceği kanaatindeyim. sezar'ın hakkını sezar'a, tanrı'nın hakkını tanrıya veren bir zihniyet (aynen hıristiyanlık gibi) eninde sonunda modernlikle barışır ama hayatı bu derece ayırabilmek de belirli süre sonra tanrıya ait olan diye bırakılan bölümü de sezara ait kılar diye düşünüyorum. son tahlilde şunu söyleyeyim mehmet bahadır kardeşim:

benim cemaate bağlı cemaatin okulalrında yetişen çocukların, gençlerin ahlakı konusunda onlara kefil olacak kadar güvenim tam.benim en yakın çevremde cemaate mensup ya da sempatizan denebilecek dünya kadar dost,arkadaş,akraba tanıdığım var. son tahlilde uzlaşmacı bir tür müslüman-modernliktir yaşanan şeyler. bu kimine göre iyi birşeydir, bana göre ise yozlaşarak uzlaşmak demektir... benim eleştirdiğim bu müslüman modernliktir. bu modernlği de bütünüyle epistemolojik tavır olarak ele alıyorum. yoksa insanların görünüm vs.sine bakarak değil! cemaatin önde gelen entelektüellerinin birçoğunun belki namuslarına kefil olabilirim ama duruşlarına değil! bunu da bir müslüman olarak söyleme gereği duyuyorum doğrusu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sevgili mehmet kardeşim,<br />
uzman kelimesini kullandığınız için size sitem etmedim. iyi niyetinizden ise zerre kadar kuşkum yok. sadece o kelimeyi hiç sevmiyorum ve üzerime yapışmasından büyük bir rahatsızlık duyuyorum bunu söylemek istedim.</p>
<p>gülen cemaatinin entelektüel kesimi olarak kast ettiğim büyük oranda zaman gazetesi ve samanyolu tv&#8217;de okuduğum-dinlediklerimdir(istisnaları da mevcut elbette ama genel olarak cemaat temsilcisi gibi gördüğüm yazarların büyük çoğunluğu için böyle bir fikrim var doğrusu.) yani benim kişisel  gözlemim bu yönde. modernlikle hesaplaşma niyetinde olan değil, bir müslümanın ne kadar kolay modernleşebileceğini büyük bir marifetmiş gibi söyleyen insanlar bu insanlar çoğunluk, o yüzden liberaller çok büyük mevki kapabiliyorlar cemaat yayınlarında. zira liberal bir epistemolojinin &#8220;müslümancası&#8221; duyduğum gördüğüm şeyler&#8230; bunun da büyük oranda pozitivist olarak değerlendirilebileceği kanaatindeyim. sezar&#8217;ın hakkını sezar&#8217;a, tanrı&#8217;nın hakkını tanrıya veren bir zihniyet (aynen hıristiyanlık gibi) eninde sonunda modernlikle barışır ama hayatı bu derece ayırabilmek de belirli süre sonra tanrıya ait olan diye bırakılan bölümü de sezara ait kılar diye düşünüyorum. son tahlilde şunu söyleyeyim mehmet bahadır kardeşim:</p>
<p>benim cemaate bağlı cemaatin okulalrında yetişen çocukların, gençlerin ahlakı konusunda onlara kefil olacak kadar güvenim tam.benim en yakın çevremde cemaate mensup ya da sempatizan denebilecek dünya kadar dost,arkadaş,akraba tanıdığım var. son tahlilde uzlaşmacı bir tür müslüman-modernliktir yaşanan şeyler. bu kimine göre iyi birşeydir, bana göre ise yozlaşarak uzlaşmak demektir&#8230; benim eleştirdiğim bu müslüman modernliktir. bu modernlği de bütünüyle epistemolojik tavır olarak ele alıyorum. yoksa insanların görünüm vs.sine bakarak değil! cemaatin önde gelen entelektüellerinin birçoğunun belki namuslarına kefil olabilirim ama duruşlarına değil! bunu da bir müslüman olarak söyleme gereği duyuyorum doğrusu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MB tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47198</link>
		<dc:creator>MB</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 20:54:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47198</guid>
		<description>Selamlar Enver Bey

Uzman kelimesini, gayri ihtiyari kullandım belki de. Kötü bir niyetim yoktu. Ancak bu konuyla ilgili yaptığınız tespitlere de tamamen katılıyorum...Hassasiyetiniz ve ince ruhunuz için teşekkür ederim...Sizin kadar ince düşünemedim. Sürçi lisan ettiysem özür dilerim...

Fikirlerinizle, tespitlerinizle bir sinerji ortamı oluştuğu aşikar. Çok faydalı fikirler ediniyor ve sizden feyz alıyorum.

Eleştirilerinizin çoğu hassasiyetiniz ve inceliğinizle ilgili...

Yine de sormadan edemeyeceğim;

&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;positivist-bilimci müslümanlar diyorum ben gülen cemaatinin entelektüel kesimine...&lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;

Kimleri kastettiğinizi bilmiyorum ama, eleştiriniz biraz ağır olmadı mı?

sevgi ve saygılarımla
Kardeşiniz MB</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selamlar Enver Bey</p>
<p>Uzman kelimesini, gayri ihtiyari kullandım belki de. Kötü bir niyetim yoktu. Ancak bu konuyla ilgili yaptığınız tespitlere de tamamen katılıyorum&#8230;Hassasiyetiniz ve ince ruhunuz için teşekkür ederim&#8230;Sizin kadar ince düşünemedim. Sürçi lisan ettiysem özür dilerim&#8230;</p>
<p>Fikirlerinizle, tespitlerinizle bir sinerji ortamı oluştuğu aşikar. Çok faydalı fikirler ediniyor ve sizden feyz alıyorum.</p>
<p>Eleştirilerinizin çoğu hassasiyetiniz ve inceliğinizle ilgili&#8230;</p>
<p>Yine de sormadan edemeyeceğim;</p>
<blockquote><p><strong>positivist-bilimci müslümanlar diyorum ben gülen cemaatinin entelektüel kesimine&#8230;</strong></p></blockquote>
<p>Kimleri kastettiğinizi bilmiyorum ama, eleştiriniz biraz ağır olmadı mı?</p>
<p>sevgi ve saygılarımla<br />
Kardeşiniz MB</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>amarat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47190</link>
		<dc:creator>amarat</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 15:58:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47190</guid>
		<description>Bir de filmin sonuna doğru Hocanın bir güneş olduğunu, ayçiçeklerinin güneşi takip ettiği gibi hocayı takip ettikleri, etmeleri gerektiğini minvalinde bir söz söylemişti. Gerçekten çok güzeldi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir de filmin sonuna doğru Hocanın bir güneş olduğunu, ayçiçeklerinin güneşi takip ettiği gibi hocayı takip ettikleri, etmeleri gerektiğini minvalinde bir söz söylemişti. Gerçekten çok güzeldi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47182</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 12:33:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47182</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;"Peki Hakikaten Müslüman bir birikim olmyacak mi? O da olacak, oluyor. Semih Kaplanoglu buna iyi bir örnek degil mi? Simdi tek tük görünen bu insanlar bir “kuşak” olarak ortaya çiktiklarinda bi çok şey kendiliginden(?) güzelleşecek…. diye düşünüyorum :)"&lt;/blockquote&gt;

sorun zaten bu soruya vereceğimiz cevapta mehmetçim. kaplanoğlu gibi insanlar kendi başlarına hiçkimseden zerre yardım\destek alamadan ayakta durmaya çalışıyorlar. ama mesela cemaatler (hangisi olduğunun zerre kadar önemi yok. ister kemalist, ister gülen cemaati hiç fark etmiyor) 26 yaşında bir çoğuğun eline 5-10 milyon doları verip bir propaganda filmi çektirebiliyorlar.(kelebek filminin yönetmeni ilk filmini yapan 30 yaşında bir çocuktu ve filme harcanan bütçe türkiye'deki her filmden yüksek bir btçeydi mesela) dolayısıyla bu cemaat eğilimi iyi filmler\eserler ortaya koyabilecek bir eğilim değil bence. hatta tam tersi gittikçe daha kötüye\ticari olana gidecek bir eğilim bu.zira yeni bir dil üretme kaygısında değil. "onlar yapıyor biz neden aynı şeyi yapmayalım" derdinde olan insanlar. böyle yaklaşınca olaya, onların yaptığının basit kopyalarının ötesine geçemeyen şeyler ortaya çıkıyor. o yüzden şunu söylemeyi bir borç biliyorum. semih kaplanoğlu gibi insanlar bir kuşağın değil kendisine yalnızlık biçmiş insanların birer örneği mahiyetindeler. zaten herhangi bir cemaat içinden bir semih kaplanoğlu çıkamazdı bence... son tahlilde cemaatlerin "bize ait fikir&#124;sanat üretebilecek olan" kuşaklar üretebilmesinin bu yolla, ya da bu tür eğilimlerle ortaya çıkmasının çok zor olduğunu düşünüyorum. 

&lt;blockquote&gt;"1) Ötekinin yaptiginin tersini yapacam,
2) Ötekinin yaptigini Yesil Sosla yapacam."&lt;/blockquote&gt;

bu ikisi bana kalırsa aynı şeydir ve her ikisi de yeni ve bize ait bir dil üretmenin önündeki en büyük engellerdendir. birinci eğilim dünyada özellikle yeni-selefilik akımının bir eğilimi, ikincisi ise modernist islamcıların eğilimi. ama her iki eğilim de zıddını yapmak- ya da sos katmak bazında olsun sonuçta kendilerini modern referanslara bağımlı kılıyorlar. dolayısıyla yeni bir dil, yeni bir anlayış ortaya koyamıyorlar bana kalırsa. gülen cemaatinin eğilimini senin maddelediğin ikinci eğilime çok yakın görüyorum ben. o yüzden hiçbir modern kurumla, bilgiyle vs. sorunları yok. tam tersi bunlarla uzlaşma yapabilmek için bindir dereden su getirilebiliyor. o yüzden positivist-bilimci müslümanlar diyorum ben gülen cemaatinin entelektüel kesimine...o yüzden de sanata çok ama çok uzaklar!!!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>&#8220;Peki Hakikaten Müslüman bir birikim olmyacak mi? O da olacak, oluyor. Semih Kaplanoglu buna iyi bir örnek degil mi? Simdi tek tük görünen bu insanlar bir “kuşak” olarak ortaya çiktiklarinda bi çok şey kendiliginden(?) güzelleşecek…. diye düşünüyorum :)&#8221;</p></blockquote>
<p>sorun zaten bu soruya vereceğimiz cevapta mehmetçim. kaplanoğlu gibi insanlar kendi başlarına hiçkimseden zerre yardım\destek alamadan ayakta durmaya çalışıyorlar. ama mesela cemaatler (hangisi olduğunun zerre kadar önemi yok. ister kemalist, ister gülen cemaati hiç fark etmiyor) 26 yaşında bir çoğuğun eline 5-10 milyon doları verip bir propaganda filmi çektirebiliyorlar.(kelebek filminin yönetmeni ilk filmini yapan 30 yaşında bir çocuktu ve filme harcanan bütçe türkiye&#8217;deki her filmden yüksek bir btçeydi mesela) dolayısıyla bu cemaat eğilimi iyi filmler\eserler ortaya koyabilecek bir eğilim değil bence. hatta tam tersi gittikçe daha kötüye\ticari olana gidecek bir eğilim bu.zira yeni bir dil üretme kaygısında değil. &#8220;onlar yapıyor biz neden aynı şeyi yapmayalım&#8221; derdinde olan insanlar. böyle yaklaşınca olaya, onların yaptığının basit kopyalarının ötesine geçemeyen şeyler ortaya çıkıyor. o yüzden şunu söylemeyi bir borç biliyorum. semih kaplanoğlu gibi insanlar bir kuşağın değil kendisine yalnızlık biçmiş insanların birer örneği mahiyetindeler. zaten herhangi bir cemaat içinden bir semih kaplanoğlu çıkamazdı bence&#8230; son tahlilde cemaatlerin &#8220;bize ait fikir|sanat üretebilecek olan&#8221; kuşaklar üretebilmesinin bu yolla, ya da bu tür eğilimlerle ortaya çıkmasının çok zor olduğunu düşünüyorum. </p>
<blockquote><p>&#8220;1) Ötekinin yaptiginin tersini yapacam,<br />
2) Ötekinin yaptigini Yesil Sosla yapacam.&#8221;</p></blockquote>
<p>bu ikisi bana kalırsa aynı şeydir ve her ikisi de yeni ve bize ait bir dil üretmenin önündeki en büyük engellerdendir. birinci eğilim dünyada özellikle yeni-selefilik akımının bir eğilimi, ikincisi ise modernist islamcıların eğilimi. ama her iki eğilim de zıddını yapmak- ya da sos katmak bazında olsun sonuçta kendilerini modern referanslara bağımlı kılıyorlar. dolayısıyla yeni bir dil, yeni bir anlayış ortaya koyamıyorlar bana kalırsa. gülen cemaatinin eğilimini senin maddelediğin ikinci eğilime çok yakın görüyorum ben. o yüzden hiçbir modern kurumla, bilgiyle vs. sorunları yok. tam tersi bunlarla uzlaşma yapabilmek için bindir dereden su getirilebiliyor. o yüzden positivist-bilimci müslümanlar diyorum ben gülen cemaatinin entelektüel kesimine&#8230;o yüzden de sanata çok ama çok uzaklar!!!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47180</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 12:11:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47180</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;"velakin ortaya modern-seküler yapının yeşil tonlarından başka birşey koyamıyoruz."&lt;/blockquote&gt;

Abi haklisin, modernitenin gölgesi burada. Yokmus gibi yapamiyoruz. Ama HER BiR Müslümanin seninle ayni birikime ve hassasiyete sahip olmasini beklemek gerçekçi olmaz ki.

Folklörlesen dine ben de karsiyim. Kimliklesen din artik din olmaktan çikiyor. Takim tutmak gibi bir sey bu. Senin elestirdigin defile, lüks otel vb olaylar bir süre sonra bir doygunluga erisecek. Simdilik "Müslüman" kendini ötekine göre, ÖTEKiNE RAGMEN konumlandiriyor, özellikle de yobaz laiklere göre:

1) Ötekinin yaptiginin tersini yapacam,
2) Ötekinin yaptigini Yesil Sosla yapacam.

Ama her ne surette olursa olsun, kimlik müslümani da varligini hissetmeli. En berbat seklini Vakit gazetesi gibi yerlerde görüyorum meselâ.

Peki Hakikaten Müslüman bir birikim olmyacak mi? O da olacak, oluyor. Semih Kaplanoglu buna iyi bir örnek degil mi? Simdi tek tük görünen bu insanlar bir "kuşak" olarak ortaya çiktiklarinda bi çok şey kendiliginden(?) güzelleşecek.... diye düşünüyorum :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>&#8220;velakin ortaya modern-seküler yapının yeşil tonlarından başka birşey koyamıyoruz.&#8221;</p></blockquote>
<p>Abi haklisin, modernitenin gölgesi burada. Yokmus gibi yapamiyoruz. Ama HER BiR Müslümanin seninle ayni birikime ve hassasiyete sahip olmasini beklemek gerçekçi olmaz ki.</p>
<p>Folklörlesen dine ben de karsiyim. Kimliklesen din artik din olmaktan çikiyor. Takim tutmak gibi bir sey bu. Senin elestirdigin defile, lüks otel vb olaylar bir süre sonra bir doygunluga erisecek. Simdilik &#8220;Müslüman&#8221; kendini ötekine göre, ÖTEKiNE RAGMEN konumlandiriyor, özellikle de yobaz laiklere göre:</p>
<p>1) Ötekinin yaptiginin tersini yapacam,<br />
2) Ötekinin yaptigini Yesil Sosla yapacam.</p>
<p>Ama her ne surette olursa olsun, kimlik müslümani da varligini hissetmeli. En berbat seklini Vakit gazetesi gibi yerlerde görüyorum meselâ.</p>
<p>Peki Hakikaten Müslüman bir birikim olmyacak mi? O da olacak, oluyor. Semih Kaplanoglu buna iyi bir örnek degil mi? Simdi tek tük görünen bu insanlar bir &#8220;kuşak&#8221; olarak ortaya çiktiklarinda bi çok şey kendiliginden(?) güzelleşecek&#8230;. diye düşünüyorum <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47178</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 10:57:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47178</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;"Cemaat Sineması filan denilmiş, farz edelim öyle olsun. Solcuların veya Kemalistlerin film yapması normal oluyor da din konusunda hassasiyet gösteren insanların kendi eğlence(?) malzemelerini üretmeleri neden sorun olsun? Tersine bu olmalı, yani İslâmî / Müteyeddin moda, yemek kültürü, otel, tatil köyü vb çıkacak ortaya."&lt;/blockquote&gt;

aslında burada bence sorun var. "biz müslümanlar" uzunca bir zamandır herhangi bir konuda kendimize ait bir dil üretemiyoruz. bodrum'da üstsüzlerin yüzdüğü otellerin hemen dibinde onlardan daha pahalı oteller yapmak; bir takım çıplak hatunların arzı endam ettiği defilelerin yerine bu defa başörtülü(aslında tam da türban denen şey bu defilelerde sergilenen şey..zira başörtüsü ruhu ile ilgisi yok. bir meta haline dönmüş) şuh kadınların salındığı defileler yapıyrouz. hollywood propaganda filmi mi yapıyor, biz de "kelebek" filmi gibi bir başka propagandaya soyunuyoruz. recep ivedik çok mu satıyor; o zaman bu "piyasada" da ekmek var demektir. o zaman başka bir komedi filmi ile çıkıyoruz ortaya ki pastadan pay alalım! halbvuki bunca imkanı olan, büyük paraları bir filme yatırabilen bir cemaatin yapacağı bunlar olmamalı(açıkçası üstelik çok da rahatsız edici bir tutum bu.) velakin ortaya modern-seküler yapının yeşil tonlarından başka birşey koyamıyoruz.zaten böyle ilerleyince de gittikçe o yeşil tonlar da kayboluyor (mesela bir örnek vereyim: stv'yi en başından beri izlerim. stv dizilerindeki başörtülü kadın sayısının son yıllardaki trajik düşüşü ve artık filmlerdeki baş kahramanların neredeyse hiçbirisinin karısı-kızının başörtülü olmadıkları gerçeği dikkatinizi çekiyor mu bilemiyorum. ister istemez bu kimi başka müslüman insanlara başörtüsü füruattır sözlerini hatırlatıyor ve rahatsızlık yaratıyor) velakin 200 yıldır bu ülkede müslümanlar kendi dilleriyle birşey üretemiyor. tüm üretebildikleri başkalarının yaptıklarının basit yeşil kopyaları mahiyetinde. bu anlamda solcuların kendi dillerini sanata uygulamak konusunda çok daha başarılı olduklarını, bu konuda düşündüklerini söyleyebilirim. ama müslümanların kahir çoğunluğunda böyle bir düşünce bile yok maalesef! doğrusu ben bu yüzden yukarıdaki cümlelere itiraz ediyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>&#8220;Cemaat Sineması filan denilmiş, farz edelim öyle olsun. Solcuların veya Kemalistlerin film yapması normal oluyor da din konusunda hassasiyet gösteren insanların kendi eğlence(?) malzemelerini üretmeleri neden sorun olsun? Tersine bu olmalı, yani İslâmî / Müteyeddin moda, yemek kültürü, otel, tatil köyü vb çıkacak ortaya.&#8221;</p></blockquote>
<p>aslında burada bence sorun var. &#8220;biz müslümanlar&#8221; uzunca bir zamandır herhangi bir konuda kendimize ait bir dil üretemiyoruz. bodrum&#8217;da üstsüzlerin yüzdüğü otellerin hemen dibinde onlardan daha pahalı oteller yapmak; bir takım çıplak hatunların arzı endam ettiği defilelerin yerine bu defa başörtülü(aslında tam da türban denen şey bu defilelerde sergilenen şey..zira başörtüsü ruhu ile ilgisi yok. bir meta haline dönmüş) şuh kadınların salındığı defileler yapıyrouz. hollywood propaganda filmi mi yapıyor, biz de &#8220;kelebek&#8221; filmi gibi bir başka propagandaya soyunuyoruz. recep ivedik çok mu satıyor; o zaman bu &#8220;piyasada&#8221; da ekmek var demektir. o zaman başka bir komedi filmi ile çıkıyoruz ortaya ki pastadan pay alalım! halbvuki bunca imkanı olan, büyük paraları bir filme yatırabilen bir cemaatin yapacağı bunlar olmamalı(açıkçası üstelik çok da rahatsız edici bir tutum bu.) velakin ortaya modern-seküler yapının yeşil tonlarından başka birşey koyamıyoruz.zaten böyle ilerleyince de gittikçe o yeşil tonlar da kayboluyor (mesela bir örnek vereyim: stv&#8217;yi en başından beri izlerim. stv dizilerindeki başörtülü kadın sayısının son yıllardaki trajik düşüşü ve artık filmlerdeki baş kahramanların neredeyse hiçbirisinin karısı-kızının başörtülü olmadıkları gerçeği dikkatinizi çekiyor mu bilemiyorum. ister istemez bu kimi başka müslüman insanlara başörtüsü füruattır sözlerini hatırlatıyor ve rahatsızlık yaratıyor) velakin 200 yıldır bu ülkede müslümanlar kendi dilleriyle birşey üretemiyor. tüm üretebildikleri başkalarının yaptıklarının basit yeşil kopyaları mahiyetinde. bu anlamda solcuların kendi dillerini sanata uygulamak konusunda çok daha başarılı olduklarını, bu konuda düşündüklerini söyleyebilirim. ama müslümanların kahir çoğunluğunda böyle bir düşünce bile yok maalesef! doğrusu ben bu yüzden yukarıdaki cümlelere itiraz ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47176</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 10:29:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47176</guid>
		<description>Selam Mehmet Kardeşim,

Filmi görmedim ama bazı düşüncelerimi paylaşmak istedim, Enver genelde sanat filmleri hakkında yazıyor ama bazen « popüler » ürünler için de fikirlerini paylaşır. Neticede sinema sadece sanat değil, bir iletişim aracı ve sinema salonunda patlamış mısır yiyerek topluca seyretme yoluyla [eskilerin deyimiyle katarsis vasıtasıyla - osmanlıcasını bilmiyorum] sosyal gruplardaki aidiyet hissini güçlendiriyor. Bu bakımdan aynı zamanda (iyi ya da kötü) hemen her film sosyolojik bir olgu.
Öncelikle senin yazın çok güzel, sanki bir saniyede okudum, biraz inceleyeceğim nasıl yaptın : )
Cemaat Sineması filan denilmiş, farz edelim öyle olsun. Solcuların veya Kemalistlerin film yapması normal oluyor da din konusunda hassasiyet gösteren insanların kendi eğlence(?) malzemelerini üretmeleri neden sorun olsun? Tersine bu olmalı, yani İslâmî / Müteyeddin moda, yemek kültürü, otel, tatil köyü vb çıkacak ortaya. Baştan yadırganacak çünkü “dindar=cahil=köylü=fakir” biçimindeki klişe (ki gerçek payı da var) ortadan kalkacak, toplum dönüşecek. Yapılanlar her zaman güzel(?) olmayabilir, yeterince İslâmî(?) olmayabilir... Müteyeddin kesim kendini arayacak ve bulacak. Eğitim ve gelir seviyesi yükseldikçe bu kaçınılmaz bir gidiş ve Türkiye için de çok faydalı.
ABD’de dindar protestanların veya Fransa’da ultra Katolik insanların bir tüketim kültürü var, giydikleri renklere, desenlere kadar! Özellikle Fransa’dakilere daha yakınım. Meselâ Fransa’nın en pahalı yerlerinden ikisi, Paris’in batı banliyöleri Versailles ve Neuilly Sur Seine. Birincisi (aynı isimli sarayın da bulunduğu yer) çok güzel bir şehirdir, hafif ırkçıdır, sokakta hemen tanırsın dindar Katolikleri. İkinci banliyö daha da ilginç zira aynı zamanda dindar Yahudilerin de çok olduğu yerlerden biri. Onları da hemen tanırsın, kendi giysi vb dükkânları, lokantaları var. Bütün bunlar gerginliğe, kamplaşmaya yol açıyor mu? Hayır. Zira devlet hukuk devleti. Genellikle de bu vasfına sadık kalır. Jakoben mirasına rağmen etnik/dinsel ayrımcılığa pek meydan vermez.
Evet, bu arada filmden iyi ce uzaklaştık ama konunun tam kalbindeyiz yine de : )
Film etrafında yapılan Türkiye’deki polemikleri takip etmedim, galiba “iyi” bir imam sorun olmuş. &lt;a href="http://www.derindusunce.org/2008/09/28/ayy-bu-muslumanlar-da-pek-cirkin/" rel="nofollow"&gt;Ayy bu Müslümanlar da pek çirkin! &lt;/a&gt;Yazısında anlattığımız yobaz laikler kuvvet kaybettikçe böyle dır dır edecekler. Eh, ne yapalım. Onlardaki Müslüman alerjisinin tedavisi bizde yok, Kuzey Kore’ye gitsin isteyenler : )</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam Mehmet Kardeşim,</p>
<p>Filmi görmedim ama bazı düşüncelerimi paylaşmak istedim, Enver genelde sanat filmleri hakkında yazıyor ama bazen « popüler » ürünler için de fikirlerini paylaşır. Neticede sinema sadece sanat değil, bir iletişim aracı ve sinema salonunda patlamış mısır yiyerek topluca seyretme yoluyla [eskilerin deyimiyle katarsis vasıtasıyla - osmanlıcasını bilmiyorum] sosyal gruplardaki aidiyet hissini güçlendiriyor. Bu bakımdan aynı zamanda (iyi ya da kötü) hemen her film sosyolojik bir olgu.<br />
Öncelikle senin yazın çok güzel, sanki bir saniyede okudum, biraz inceleyeceğim nasıl yaptın : )<br />
Cemaat Sineması filan denilmiş, farz edelim öyle olsun. Solcuların veya Kemalistlerin film yapması normal oluyor da din konusunda hassasiyet gösteren insanların kendi eğlence(?) malzemelerini üretmeleri neden sorun olsun? Tersine bu olmalı, yani İslâmî / Müteyeddin moda, yemek kültürü, otel, tatil köyü vb çıkacak ortaya. Baştan yadırganacak çünkü “dindar=cahil=köylü=fakir” biçimindeki klişe (ki gerçek payı da var) ortadan kalkacak, toplum dönüşecek. Yapılanlar her zaman güzel(?) olmayabilir, yeterince İslâmî(?) olmayabilir&#8230; Müteyeddin kesim kendini arayacak ve bulacak. Eğitim ve gelir seviyesi yükseldikçe bu kaçınılmaz bir gidiş ve Türkiye için de çok faydalı.<br />
ABD’de dindar protestanların veya Fransa’da ultra Katolik insanların bir tüketim kültürü var, giydikleri renklere, desenlere kadar! Özellikle Fransa’dakilere daha yakınım. Meselâ Fransa’nın en pahalı yerlerinden ikisi, Paris’in batı banliyöleri Versailles ve Neuilly Sur Seine. Birincisi (aynı isimli sarayın da bulunduğu yer) çok güzel bir şehirdir, hafif ırkçıdır, sokakta hemen tanırsın dindar Katolikleri. İkinci banliyö daha da ilginç zira aynı zamanda dindar Yahudilerin de çok olduğu yerlerden biri. Onları da hemen tanırsın, kendi giysi vb dükkânları, lokantaları var. Bütün bunlar gerginliğe, kamplaşmaya yol açıyor mu? Hayır. Zira devlet hukuk devleti. Genellikle de bu vasfına sadık kalır. Jakoben mirasına rağmen etnik/dinsel ayrımcılığa pek meydan vermez.<br />
Evet, bu arada filmden iyi ce uzaklaştık ama konunun tam kalbindeyiz yine de : )<br />
Film etrafında yapılan Türkiye’deki polemikleri takip etmedim, galiba “iyi” bir imam sorun olmuş. <a href="http://www.derindusunce.org/2008/09/28/ayy-bu-muslumanlar-da-pek-cirkin/" rel="nofollow">Ayy bu Müslümanlar da pek çirkin! </a>Yazısında anlattığımız yobaz laikler kuvvet kaybettikçe böyle dır dır edecekler. Eh, ne yapalım. Onlardaki Müslüman alerjisinin tedavisi bizde yok, Kuzey Kore’ye gitsin isteyenler : )</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47175</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 10:26:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47175</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;"o yüzden insanlara “uzman” rütbesi veren üniversitelerde doğru düzgün bir sanat eğitimi verilebileceğini dahası iyi bir sanat eleştirmeninin de üniversitelerdeki “uzmanlar” arasından çıkamayacağını düşünüyorum"&lt;/blockquote&gt;

cümle bozuk olmuş:)) doğrusu şöyle olacaktı:

&lt;strong&gt;o yüzden insanlara “uzman” rütbesi veren üniversitelerde, doğru düzgün bir sanat eğitimi verilebileceğini, dahası iyi bir sanat eleştirmeninin de üniversitelerdeki “uzmanlar” arasından çıkabileceğini düşünmüyorum.&lt;/strong&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>&#8220;o yüzden insanlara “uzman” rütbesi veren üniversitelerde doğru düzgün bir sanat eğitimi verilebileceğini dahası iyi bir sanat eleştirmeninin de üniversitelerdeki “uzmanlar” arasından çıkamayacağını düşünüyorum&#8221;</p></blockquote>
<p>cümle bozuk olmuş:)) doğrusu şöyle olacaktı:</p>
<p><strong>o yüzden insanlara “uzman” rütbesi veren üniversitelerde, doğru düzgün bir sanat eğitimi verilebileceğini, dahası iyi bir sanat eleştirmeninin de üniversitelerdeki “uzmanlar” arasından çıkabileceğini düşünmüyorum.</strong></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/24/esrefpasalilar/#comment-47173</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 10:17:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9173#comment-47173</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;"Şüphesiz bu işin uzmanı olarak Sayın Enver Gülşen Bey’e daha çok söz düşerdi  benden ziyade. Bu yüzden film eleştirisi yapmayacağım.Teknik mevzulara da girmeyeceğim"&lt;/blockquote&gt;

sevgili kardeşim öncelikle filmi izlemediğimi söylemek isterim. o yüzden film hakkında birşey söyleyemeyeceğim (bir de benim komedi filmlerine karşı bir antipatim olduğu için izlemeyi de pek düşünmedim doğrusu. ayrıca komedi filmleri iyi 'satarken' bir de bizimki 'satsın' diye yapılan bir film olduğu önyargısına sahip olduğum için daha baştan izlemeyi düşünmediğim bir film oldu doğrusu) 

ikincisi şu "uzmanlık" işine gelmek isterim. ne sinema uzmanıyım ne de öyle bir niyetim var. tam tersi hayatını "uzmanlık fetişizmi" diye adlandırdığı şeyle mücadele etmeye vakfetmiş, uzmanlığın cehaletle aynı şey olduğunu düşünen birisi olarak böyle bir tanımın üzerime "yapışmasından" da oldukça rahatsızım doğrusu. sinemayı severim, üzerine düşünmeyi, yazmayı, fikir üretmek için çabalamayı severim. ama bu beni sinemaya bir "uzman" olarak bakan birisi yapmaz. kaldı ki böyle bir bakışın matah bir bakış olduğunu da sanmıyorum zaten. o yüzden insanlara "uzman" rütbesi veren üniversitelerde doğru düzgün bir sanat eğitimi verilebileceğini dahası iyi bir sanat eleştirmeninin de üniversitelerdeki "uzmanlar" arasından çıkamayacağını düşünüyorum.uzmanlık, bütünlüklü bir hakikat algısını değil, parçaladığı hakikatin, kendisinin uzmanı olduğu bölümünü yayarak hakikati kirleten bir durumu ima ettiği için hiç de hazzettiğim birşey değil doğrusu. 

tuhaf bir eğilim bu eğilim. zira bir insan diyelim bir konuya önem gösterip nispeten fena olmayan şeyler mi üretiyor; hemen ona uzman rütbesi takmak gibi oldukça modern bir eğilimimiz var. açıkçası beni çok rahatsız eden birşey bu. hatta zaman zaman üzerime yapışan bu "sinema uzmanı" yaftasından kurtulmak için uzunca bir süre sinema yazmamayı düşündüğüm bile oluyor zaman zaman...zira nasıl ki kendisine bazı konularda uzman diyen kimi kişilerin benim onların uzmanlık alanlarıyla ilgili düşünmeme, yazmama vs. engel olma hakları yoksa, benim de kimsenin sinema ile ilgili yazma hakkına engel olma hakkım yok. hiçbir alan kimsenin tekelinde değildir, olmamalıdır. bilgi ve hakikatin  uzmanların eline terk edilmemesi gereken şeyler olduğunu düşünüyorum. 

muhabbetle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>&#8220;Şüphesiz bu işin uzmanı olarak Sayın Enver Gülşen Bey’e daha çok söz düşerdi  benden ziyade. Bu yüzden film eleştirisi yapmayacağım.Teknik mevzulara da girmeyeceğim&#8221;</p></blockquote>
<p>sevgili kardeşim öncelikle filmi izlemediğimi söylemek isterim. o yüzden film hakkında birşey söyleyemeyeceğim (bir de benim komedi filmlerine karşı bir antipatim olduğu için izlemeyi de pek düşünmedim doğrusu. ayrıca komedi filmleri iyi &#8217;satarken&#8217; bir de bizimki &#8217;satsın&#8217; diye yapılan bir film olduğu önyargısına sahip olduğum için daha baştan izlemeyi düşünmediğim bir film oldu doğrusu) </p>
<p>ikincisi şu &#8220;uzmanlık&#8221; işine gelmek isterim. ne sinema uzmanıyım ne de öyle bir niyetim var. tam tersi hayatını &#8220;uzmanlık fetişizmi&#8221; diye adlandırdığı şeyle mücadele etmeye vakfetmiş, uzmanlığın cehaletle aynı şey olduğunu düşünen birisi olarak böyle bir tanımın üzerime &#8220;yapışmasından&#8221; da oldukça rahatsızım doğrusu. sinemayı severim, üzerine düşünmeyi, yazmayı, fikir üretmek için çabalamayı severim. ama bu beni sinemaya bir &#8220;uzman&#8221; olarak bakan birisi yapmaz. kaldı ki böyle bir bakışın matah bir bakış olduğunu da sanmıyorum zaten. o yüzden insanlara &#8220;uzman&#8221; rütbesi veren üniversitelerde doğru düzgün bir sanat eğitimi verilebileceğini dahası iyi bir sanat eleştirmeninin de üniversitelerdeki &#8220;uzmanlar&#8221; arasından çıkamayacağını düşünüyorum.uzmanlık, bütünlüklü bir hakikat algısını değil, parçaladığı hakikatin, kendisinin uzmanı olduğu bölümünü yayarak hakikati kirleten bir durumu ima ettiği için hiç de hazzettiğim birşey değil doğrusu. </p>
<p>tuhaf bir eğilim bu eğilim. zira bir insan diyelim bir konuya önem gösterip nispeten fena olmayan şeyler mi üretiyor; hemen ona uzman rütbesi takmak gibi oldukça modern bir eğilimimiz var. açıkçası beni çok rahatsız eden birşey bu. hatta zaman zaman üzerime yapışan bu &#8220;sinema uzmanı&#8221; yaftasından kurtulmak için uzunca bir süre sinema yazmamayı düşündüğüm bile oluyor zaman zaman&#8230;zira nasıl ki kendisine bazı konularda uzman diyen kimi kişilerin benim onların uzmanlık alanlarıyla ilgili düşünmeme, yazmama vs. engel olma hakları yoksa, benim de kimsenin sinema ile ilgili yazma hakkına engel olma hakkım yok. hiçbir alan kimsenin tekelinde değildir, olmamalıdır. bilgi ve hakikatin  uzmanların eline terk edilmemesi gereken şeyler olduğunu düşünüyorum. </p>
<p>muhabbetle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

