<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Yeni Siyam İkizlerimiz; İslamofobi - Homofobi yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 03:42:38 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-69664</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Apr 2011 07:13:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-69664</guid>
		<description>başlığı okuyup, yazıyı okumamak okuma biçimleri arasında hangisine girer?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>başlığı okuyup, yazıyı okumamak okuma biçimleri arasında hangisine girer?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MENNAN ÖZDEMİR tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-69644</link>
		<dc:creator>MENNAN ÖZDEMİR</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Apr 2011 21:49:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-69644</guid>
		<description>İSLAMLA EŞ CİNSELLİĞİ MUKAYESE EDİP İKİZ OLARAK GÖSTERMEK CEHALETİN DANİSKASI. İSLAMIN YANINA EŞCİNSELLİĞİDE KAYNAK ETMEK ANCAK EŞCİNSELLERİN İŞİ OLUR.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İSLAMLA EŞ CİNSELLİĞİ MUKAYESE EDİP İKİZ OLARAK GÖSTERMEK CEHALETİN DANİSKASI. İSLAMIN YANINA EŞCİNSELLİĞİDE KAYNAK ETMEK ANCAK EŞCİNSELLERİN İŞİ OLUR.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-66522</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Mar 2011 19:00:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-66522</guid>
		<description>yeraltından notlar,

ben yorumunuz ve katkınız adına çok teşekkür ederim. açıkçası ben de yorumlarınızı keyifle takip ediyorum, muhabbetle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yeraltından notlar,</p>
<p>ben yorumunuz ve katkınız adına çok teşekkür ederim. açıkçası ben de yorumlarınızı keyifle takip ediyorum, muhabbetle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>yer altından notlar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-66453</link>
		<dc:creator>yer altından notlar</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2011 13:39:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-66453</guid>
		<description>DD'de atladığım ender yazılardan.Yeni yorum düşen katılımcıya teşekkür,sayelerinde bu önemli makaleyi okuma fırsatım oldu.Önemli çünkü yazıda merkeze alınan tema bugün de güncelliğini koruyor.Zira özgürlükler yarıştırılarak müslümanlar üzerinden samimiyet testleri uygulanmaya devam ediliyor.Sanırım sn.Cemile Bayraktar tam da buraya dikkat çekmiş.Öncelikle çok da başarılı olduğunu ve düşüncelerini çok net biçimde aktardığını belirteyim.Emeklerinden ötürü de kendisine teşekkür ediyorum.
Konuya dönecek olursak.Bence müslümanlar-onlar adına konuşmak belki doğru değil ama-bu "sınayıcı"refleks karşısında daha net olmak durumundalar.Daha açık söylemek gerekirse sınamadan çok bu bir tuzaktır ve bu tuzak karşısında ezilip büzülmemeliler.Yanlış anlaşılmasın,konuya müslüman kimlikleriyle iştirak eden gerek yazının yazarı gerekse yorum bazında katılan katılımcıları kasdetmiyorum(onların duruşları ve ne söylemek istedikleri gayet nettir)bilakis "yumuşak karın" olarak kendilerine dayatılan bu tuzak karşısında merhamet ile islami ilkeler arasında sıkışmışlık'a maruz bırakılmış genel bir psikolojiden bahsediyorum.

Bu psokoloji evet karşı taaruzlar nedeniyle devam ediyoror.Hatırladığım en son örnek,Hilal Kaplan'a Yıldırım Türker tarafından yöneltilen haksız suçlamaydı.Değinmek gerekir mi bilmiyorum,Yıldırım Türker'in fikir namusuna duyduğum sonsuz güven bu tamamen kişisel ve bir o kadar da taraflı çıkışıyla yerle bir oldu.Çünkü görüldü ki demokratlık(!) da bir yere kadarmış,araya ötekileştirici faklılık hissiyatı sızınca işin rengi değişebiliyormuş.Demek ki Yıldırım Türker ve onunla aynı mantığa sahip olanların demokratlıktan,özgürlük ve eşitlikten anladığı şey bireyin inanç ve vicdan özgürlüğüne sahip olmasını istemek değil,aksine kendileri gibi düşünüp bu uğurda ilke ve inançlarından taviz verilmesiymiş demokratlık(!)."Koşullu Demokratlık"anlayacağınız.Neyse Türker ve onun gibi düşünen zihniyetleri bir kenara bırakalım şimdilik.

Öncelikle şurada mutabık olalım:hiçkimse sırf özgülük yanlısı olacak diye inançlarına aykırı bir şeyin bayraktarlığını yapmak zorunda değildir.Müslüman dindarlardan da kutsal kitaplarında haram ve yasak kılınmış bir eylem veya yaşam biçimini desteklemeleri beklenemez.O haram veya yasak'ı yerinde bulmayabilir ve bu ilkeye uymayabilisiniz ama demokatlık kriteri olarak müslümanlardan eşcinsel evlilikleri meşrulaştırma yönünde bu talepte bulunanlarla omuz omuza mücadele etmesini beklenemez.Maalesef ideolojik körlükle malül kimi demokratların yaptığı tam da budur.
Biraz daha açalım,kendilerini demokatlık hakemliğiyle görevlendirmiş bu zihniyete belki faydası olur.İslam dinine göre faiz de haramdır,evlilik dışı cinsel ilişki yani zina da.Bu yasağa uyar veya uyulmaz bu kişinin tercihidir.
İmdi,faiz haramdır diye elbette tefecilik yaptığından kuşkulanan birine görüldüğü yerde baskı ve şiddet uygulanamaz.Bunu her vicdan sahibi insan da,inançlı bir müslüman da kabul etmez.Ancak bu şiddet ve baskıya karşı olmak ile faizcilerin başını çektiği bir grubun faizin ve tefeciliğin sınırsız bir şekilde uygulanıp yayılmasını talep etmelerini destelemek farklı şeylerdir.Dolayısı ile bir müslümandan, faizle iştigal eden birine müdahale etmemesi istenebilir.Bu bir tercihtir doğru veya yanlış.Doğru veya yanlış olanı düzenleyen toplumsal sözleşmeler vardır hukuk gibi,adalet gibi.Kişi kendi yaptıklarından sorumludur,bir başkasının mağduriyetine sebep olmadığı sürece eylem ve davranışı kendisini bağlar...Suç kapsamına girecek bir davranış var ise bunu çözecek olan adli merciler olmalıdır...Kimse bir diğerine kendi inançları doğrultusunda müdahale etme yetkisine sahip değildir ve olmamalıdır.Lakin bir müslümandan kendi inancıyla çelişen bir fiili onaylamak,hele hele özgürlük tanımı bahane edilerek desteklemesini bekleyemez.

İşte eşcinsellik hadisesi de böyledir.Değil müslümanların sıradan insanların dahi bunu onaylamak gibi bir zorunluluğu yoktur.Aksini dayatmak demokratlık değil faşizme çıkar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>DD&#8217;de atladığım ender yazılardan.Yeni yorum düşen katılımcıya teşekkür,sayelerinde bu önemli makaleyi okuma fırsatım oldu.Önemli çünkü yazıda merkeze alınan tema bugün de güncelliğini koruyor.Zira özgürlükler yarıştırılarak müslümanlar üzerinden samimiyet testleri uygulanmaya devam ediliyor.Sanırım sn.Cemile Bayraktar tam da buraya dikkat çekmiş.Öncelikle çok da başarılı olduğunu ve düşüncelerini çok net biçimde aktardığını belirteyim.Emeklerinden ötürü de kendisine teşekkür ediyorum.<br />
Konuya dönecek olursak.Bence müslümanlar-onlar adına konuşmak belki doğru değil ama-bu &#8220;sınayıcı&#8221;refleks karşısında daha net olmak durumundalar.Daha açık söylemek gerekirse sınamadan çok bu bir tuzaktır ve bu tuzak karşısında ezilip büzülmemeliler.Yanlış anlaşılmasın,konuya müslüman kimlikleriyle iştirak eden gerek yazının yazarı gerekse yorum bazında katılan katılımcıları kasdetmiyorum(onların duruşları ve ne söylemek istedikleri gayet nettir)bilakis &#8220;yumuşak karın&#8221; olarak kendilerine dayatılan bu tuzak karşısında merhamet ile islami ilkeler arasında sıkışmışlık&#8217;a maruz bırakılmış genel bir psikolojiden bahsediyorum.</p>
<p>Bu psokoloji evet karşı taaruzlar nedeniyle devam ediyoror.Hatırladığım en son örnek,Hilal Kaplan&#8217;a Yıldırım Türker tarafından yöneltilen haksız suçlamaydı.Değinmek gerekir mi bilmiyorum,Yıldırım Türker&#8217;in fikir namusuna duyduğum sonsuz güven bu tamamen kişisel ve bir o kadar da taraflı çıkışıyla yerle bir oldu.Çünkü görüldü ki demokratlık(!) da bir yere kadarmış,araya ötekileştirici faklılık hissiyatı sızınca işin rengi değişebiliyormuş.Demek ki Yıldırım Türker ve onunla aynı mantığa sahip olanların demokratlıktan,özgürlük ve eşitlikten anladığı şey bireyin inanç ve vicdan özgürlüğüne sahip olmasını istemek değil,aksine kendileri gibi düşünüp bu uğurda ilke ve inançlarından taviz verilmesiymiş demokratlık(!).&#8221;Koşullu Demokratlık&#8221;anlayacağınız.Neyse Türker ve onun gibi düşünen zihniyetleri bir kenara bırakalım şimdilik.</p>
<p>Öncelikle şurada mutabık olalım:hiçkimse sırf özgülük yanlısı olacak diye inançlarına aykırı bir şeyin bayraktarlığını yapmak zorunda değildir.Müslüman dindarlardan da kutsal kitaplarında haram ve yasak kılınmış bir eylem veya yaşam biçimini desteklemeleri beklenemez.O haram veya yasak&#8217;ı yerinde bulmayabilir ve bu ilkeye uymayabilisiniz ama demokatlık kriteri olarak müslümanlardan eşcinsel evlilikleri meşrulaştırma yönünde bu talepte bulunanlarla omuz omuza mücadele etmesini beklenemez.Maalesef ideolojik körlükle malül kimi demokratların yaptığı tam da budur.<br />
Biraz daha açalım,kendilerini demokatlık hakemliğiyle görevlendirmiş bu zihniyete belki faydası olur.İslam dinine göre faiz de haramdır,evlilik dışı cinsel ilişki yani zina da.Bu yasağa uyar veya uyulmaz bu kişinin tercihidir.<br />
İmdi,faiz haramdır diye elbette tefecilik yaptığından kuşkulanan birine görüldüğü yerde baskı ve şiddet uygulanamaz.Bunu her vicdan sahibi insan da,inançlı bir müslüman da kabul etmez.Ancak bu şiddet ve baskıya karşı olmak ile faizcilerin başını çektiği bir grubun faizin ve tefeciliğin sınırsız bir şekilde uygulanıp yayılmasını talep etmelerini destelemek farklı şeylerdir.Dolayısı ile bir müslümandan, faizle iştigal eden birine müdahale etmemesi istenebilir.Bu bir tercihtir doğru veya yanlış.Doğru veya yanlış olanı düzenleyen toplumsal sözleşmeler vardır hukuk gibi,adalet gibi.Kişi kendi yaptıklarından sorumludur,bir başkasının mağduriyetine sebep olmadığı sürece eylem ve davranışı kendisini bağlar&#8230;Suç kapsamına girecek bir davranış var ise bunu çözecek olan adli merciler olmalıdır&#8230;Kimse bir diğerine kendi inançları doğrultusunda müdahale etme yetkisine sahip değildir ve olmamalıdır.Lakin bir müslümandan kendi inancıyla çelişen bir fiili onaylamak,hele hele özgürlük tanımı bahane edilerek desteklemesini bekleyemez.</p>
<p>İşte eşcinsellik hadisesi de böyledir.Değil müslümanların sıradan insanların dahi bunu onaylamak gibi bir zorunluluğu yoktur.Aksini dayatmak demokratlık değil faşizme çıkar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem TUNA tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-66436</link>
		<dc:creator>Ekrem TUNA</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2011 09:27:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-66436</guid>
		<description>enver bey yazınızın altına imzamı atarım... Müthiş bir yorum tek kelimeyle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>enver bey yazınızın altına imzamı atarım&#8230; Müthiş bir yorum tek kelimeyle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>özlem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-48282</link>
		<dc:creator>özlem</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2010 22:21:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-48282</guid>
		<description>Sevgili Çuvaldız,
yazdıkların çok derin ve zihin açıcı. teşekkürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Çuvaldız,<br />
yazdıkların çok derin ve zihin açıcı. teşekkürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-48276</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2010 20:35:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-48276</guid>
		<description>ufuk bey,

&lt;blockquote&gt;İslamın kurallarından bahsediliyor,islami yaşam tarzının böyle şeyleri onaylamayacağından.Sorarım size,malınızın kırkta birini zekat olarak veriniz buyuruluyor(yanlışım varsa düzeltiniz),kim yapıyorki bunu.&lt;/blockquote&gt;

kimin yaptığından çok kuralların varlığı ve uygulunabilirliğini konuşuyoruz.kim yapar kim yapmaz aslında çok mühim değil.yapılmıyor olması yapmayanı bağlamaz mı?bu yapılmama kuralın,hükmün ya da hüküm verenin sorunu olmamalı,değil mi?

örneklediğiniz durumla ilgili olarak eleştirimin linkini vereyim;

http://www.derindusunce.org/2009/08/04/liberalizm-islam-ile-flort-edebilir-mi/</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ufuk bey,</p>
<blockquote><p>İslamın kurallarından bahsediliyor,islami yaşam tarzının böyle şeyleri onaylamayacağından.Sorarım size,malınızın kırkta birini zekat olarak veriniz buyuruluyor(yanlışım varsa düzeltiniz),kim yapıyorki bunu.</p></blockquote>
<p>kimin yaptığından çok kuralların varlığı ve uygulunabilirliğini konuşuyoruz.kim yapar kim yapmaz aslında çok mühim değil.yapılmıyor olması yapmayanı bağlamaz mı?bu yapılmama kuralın,hükmün ya da hüküm verenin sorunu olmamalı,değil mi?</p>
<p>örneklediğiniz durumla ilgili olarak eleştirimin linkini vereyim;</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/2009/08/04/liberalizm-islam-ile-flort-edebilir-mi/" rel="nofollow">http://www.derindusunce.org/2009/08/04/liberalizm-islam-ile-flort-edebilir-mi/</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ufuk tan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-48273</link>
		<dc:creator>ufuk tan</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2010 19:30:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-48273</guid>
		<description>İslamın kurallarından bahsediliyor,islami yaşam tarzının böyle şeyleri onaylamayacağından.Sorarım size,malınızın kırkta birini zekat olarak veriniz buyuruluyor(yanlışım varsa düzeltiniz),kim yapıyorki bunu.Müsüad üyesi bir iş adamına sorduklarında veriyormusun diye,biz yatırım yapıyoruz iş imkanı sağlıyoruz gibi bir şeyler geveliyor.Yani her şey kapitalizmin kurallarına göre işliyor.İslami yaşam tarzına sadece başörtüsü,erkek egemen davranışlar kalıyor.Dini yaşam kuralları zaten beşeri yaşam kuralları ile değiştirilmiş.Kapitalizmin baskıcı kuralları iliklerine kadar işlemiş,bu tartışmanın anlamı insan haklarını her bireye verecekmiyiz,vermeyecekmiyiz.Erkek egemen sistem yıkılacakmı yıkılmayacakmı.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İslamın kurallarından bahsediliyor,islami yaşam tarzının böyle şeyleri onaylamayacağından.Sorarım size,malınızın kırkta birini zekat olarak veriniz buyuruluyor(yanlışım varsa düzeltiniz),kim yapıyorki bunu.Müsüad üyesi bir iş adamına sorduklarında veriyormusun diye,biz yatırım yapıyoruz iş imkanı sağlıyoruz gibi bir şeyler geveliyor.Yani her şey kapitalizmin kurallarına göre işliyor.İslami yaşam tarzına sadece başörtüsü,erkek egemen davranışlar kalıyor.Dini yaşam kuralları zaten beşeri yaşam kuralları ile değiştirilmiş.Kapitalizmin baskıcı kuralları iliklerine kadar işlemiş,bu tartışmanın anlamı insan haklarını her bireye verecekmiyiz,vermeyecekmiyiz.Erkek egemen sistem yıkılacakmı yıkılmayacakmı.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47926</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 00:20:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47926</guid>
		<description>Enver bey izninizle,
 

&lt;blockquote&gt;III-  Yeni bir insan hakları etiğine duyulan ihtiyaçtan her zaman söz ediliyor. Bu yeni etik ise sanki, “Sonuna kadar kendinde olanı değiştir ki samimiyetine inanayım” şeklinde bir dayatmanın gölgesinde, &lt;strong&gt;pazarlıkçı bir tutum&lt;/strong&gt;la yapılanıyor.

http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/13042010/Islam-ve-escinsellik-tartismalarina-Cihan-Aktas-da-katildi.php&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Enver bey izninizle,</p>
<blockquote><p>III-  Yeni bir insan hakları etiğine duyulan ihtiyaçtan her zaman söz ediliyor. Bu yeni etik ise sanki, “Sonuna kadar kendinde olanı değiştir ki samimiyetine inanayım” şeklinde bir dayatmanın gölgesinde, <strong>pazarlıkçı bir tutum</strong>la yapılanıyor.</p>
<p><a href="http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/13042010/Islam-ve-escinsellik-tartismalarina-Cihan-Aktas-da-katildi.php" rel="nofollow">http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/13042010/Islam-ve-escinsellik-tartismalarina-Cihan-Aktas-da-katildi.php</a></p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47830</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Apr 2010 10:18:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47830</guid>
		<description>Elvan Hanım Merhaba,
Bu gecikmiş bir yorum gibi görülebilir fakat daha önce de bunları yazmak istemiş ama yeterince net ifade edemem, kırıcı,incitici olabilirim endişesi üzerinde tartışmaktan kaçınmıştım.Maalesef artık bir takım sebeplerden ötürü bu konudaki suskunluğu bozmak istedim.Dilerim bu yorumun kişisel bir eleştiri olmadığını anlaşılabilir kılabilmişimdir.
 
&lt;blockquote&gt;Ve dindarların eşcinsellerin mağduriyeti hakkında ne kadar duyarlı oldukları konusunda teste tabi tutulmaları da çok yanlış, hatta belki de dediğiniz gibi bir fırsatçılık. (E.Y)&lt;/blockquote&gt;

“Test” kelimesi olup biteni tanımlamakta biraz eksik kalıyor kanımca. “Tuzak” aklımdan geçenler için daha yerinde olabilecek bir tanım gibi görünüyor. Zira gözlemleyebildiğim tepkilerden, yazılıp çizilenlerden edinebildiğim bilgi neticesinde vardığım sonuç; dindarların inandıkları din aracılığı ile “vicdan tuzağına” düşürülmekte oldukları. Niçin? Eşcinsel hakları için mi? Bu kadar basit olduğunu ise düşünmüyorum.

Din, kamusal alandan, birebir insan ilişkilerinden el ayak çektirilerek birey vicdanına hapsedilmeye çalışılan bir olgu. Selamlaşmadan bayramlaşmaya bunu her yer ve her durumda gözlemleyebilmek mümkün. İnanmış, dindar insanlar mütemadiyen bir bölünmüşlük duygusu ile seçim yapmak zorunda bırakılıyorlar. Bu seçim(!)  maalesef özgür değil. Takasa tabi. Her seçimde takas edilen o dini var eden emirlerden/öğütlenen biri oluyor. 

Kendilerini otorite ilan etmişler tarafından “Yanlışlanabilir Alternatif  Kaynak” kabul edilen dini devrimle tek gecede “yok” etmek mümkün olmadığına göre inanılan dinin yapı taşlarını kendi inananlarının eli ile tek tek çıkarttırdığınızda(ikna!) bir daha asla aynı şekilde var olamayacak şekilde yer ile yeksan edebilmeniz mümkündür.

Dini parçalayabilmek için önce bireyi parçalamak gerekir öyle değil mi? Kafa karışıklığı bireyi parçalayabilir mi peki? Önce kafası karıştırılan birey ileri sürülen kanıtlarla(!) daha sonra kendi kendini o taşlardan birini çıkarmaya ikna edebilir mi?

Özür dilerim. Sizi kesinlikle kırmak ya da incitmek istemem fakat yukarıdaki yorumunuzda bu düşüncemi teyit eden örnek niteliğinde şöyle bir cümle kurmuşsunuz ;
&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;Ve vicdanen şu sonuca vardım; benim iki yönüm var. Birincisi dini, ikincisi toplumsal.&lt;/strong&gt; Dini olarak Kutsal Kitap’a göre eşcinselliği onaylamam mümkün değil. Toplumsal olarak ise eşcinsellere uygulanan şiddeti ve zulmü kabul etmem mümkün değil. Çünkü eşcinseller toplumda Kitap yüzünden değil, homofobi yüzünden şiddet görüyor.&lt;/blockquote&gt;

Dinen baktığınızda insanın iki yönü, iki farklı istikameti işaret eder; iyi-kötü, günah-sevap, haram-helal… Seçimlerimizi bu istikametten birine doğru yaparız. 
Birey olarak seçimlerimiz dinen onaylanmışlar içindeyse eğer beşer olarak içinde yaşadığımız toplumu da biçimlendiriyoruz demektir. Anne babaya, evlada, eşe, komşuya,din kardeşine karşı mükellef olarak kabul edilen, “sana” hitap edilerek emredilenleri hatırlayacak olursak eğer zaten birey olabildiğimiz taktirde toplumsal olduğunuzu fark edebiliyorsunuz. Toplumsal olabilmenin yolu birey olmaktan geçiyor. Kısaca iki yönlülük söz konusu değil! Her şey tek yönlü tek yol üzerinde zaten mevcut. Ve bu kendini toplumun sahibi gibi gören ve onu sil baştan inşa edebileceğini düşünen, otoriteyi gökyüzünden yeryüzüne indirip ellerine aldıklarını iddia edenler için kabullenilemez bir başkaldırı gibidir aslında. Ve cezalandırılamayan (!) bu isyankarları mümkün olan tüm imkanlarla ıslah edebilirsiniz. Islaha katılanların illa tek bir meslek grubundan olması ise gerekmiyor.Her alanda ikna yoluyla ıslah fikrinin onaylayıcısı olarak var olmaları yeterli.


Eşcinselliğe dönecek olursak eğer;

Samimi olarak yazdıklarınızdan anlayabildiğim kadarıyla, dinen onaylamadığınız eşcinselliği yine dinen zulme karşı olduğunuzu ispat etmek için çeşitli mazeretler ileri sürerek aklınıza, vicdanınıza kabullendirmeye çalışıyorsunuz. İfade ettiğiniz gibi bu noktada kafa karıştıran ve ikna olmaya teşne kılan şey “birey” olarak çekilen acılar üzerinden zulmedilen olarak takdim edilenle empati yaparak kurulan (sizin tanımınızla)&lt;strong&gt;“çok fazla duygusal ilişki”&lt;/strong&gt;..  

&lt;blockquote&gt;İnsanın kafasını karıştıran nokta şu oluyor aslında. &lt;strong&gt;Biz bu arkadaşlarla konuşurken devlet eliyle çektiğimiz acılar aynı olduğu için çok fazla duygusal paylaşım içine girdik.&lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;

Yol üzerinde bu duygusal ilişki zaten var. 

Kafa karışıklığı oluşuyor çünkü inanılan kitap savunulurken onun içinde yazan ayetlerin işaret ettiği yoldan farklı bir istikamete doğru yol alındığı fark ediliyor..

Oysaki yazdığınız gibi dindarlar din nedeniyle eşcinselliği onaylamıyorlar ve yine “din” nedeniyle eşcinsellere zulüm de etmiyorlar. Onaylanmayana yönelenler, kendi elleri ile yapıp ettikleri neticesinde kendi kendilerine zulmedenlerden olmazlar mı?
Buna rağmen bazı dindarlar homofobik toplumun bir bireyi, baskıcı devletin yandaşı ya da dinen insana zulmedenlerden olmadıklarını ispat etmek için dinen onaylanmayan eşcinselliği, devlete ve homofobik olmakla itham edilen topluma karşı müdafaa eder pozisyona savruluyorlar; Dinen onaylanmayan eşcinsellik. Buna mukabil zulmü ortadan kaldıracağına inanılan istisnai hak talepleri “eşcinsellik” için!

Sormak istiyorum; bu durumda sorgulayan bir kısım dindarlar “dinen onaylanmayan eşcinselliği” ne olarak kabul etmiş oluyorlar? Ya da sorgulamaları sonucunda dinin eşcinselliği neden onaylamadığına dair nasıl bir çıkarımda bulunuyorlar? 

Bilimsel veriler Kuran ayetlerinin ispatı olarak mı kabul edilecek? İman etmenin ön şartı bilim mi olacak?

Evlilik şahit gerektirir? Neden şahit aranır? Meşruiyet! Eşcinsellerin hak teslimi için şahitlik etmek ne anlama gelir peki? Onaylamak olabilir mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Elvan Hanım Merhaba,<br />
Bu gecikmiş bir yorum gibi görülebilir fakat daha önce de bunları yazmak istemiş ama yeterince net ifade edemem, kırıcı,incitici olabilirim endişesi üzerinde tartışmaktan kaçınmıştım.Maalesef artık bir takım sebeplerden ötürü bu konudaki suskunluğu bozmak istedim.Dilerim bu yorumun kişisel bir eleştiri olmadığını anlaşılabilir kılabilmişimdir.</p>
<blockquote><p>Ve dindarların eşcinsellerin mağduriyeti hakkında ne kadar duyarlı oldukları konusunda teste tabi tutulmaları da çok yanlış, hatta belki de dediğiniz gibi bir fırsatçılık. (E.Y)</p></blockquote>
<p>“Test” kelimesi olup biteni tanımlamakta biraz eksik kalıyor kanımca. “Tuzak” aklımdan geçenler için daha yerinde olabilecek bir tanım gibi görünüyor. Zira gözlemleyebildiğim tepkilerden, yazılıp çizilenlerden edinebildiğim bilgi neticesinde vardığım sonuç; dindarların inandıkları din aracılığı ile “vicdan tuzağına” düşürülmekte oldukları. Niçin? Eşcinsel hakları için mi? Bu kadar basit olduğunu ise düşünmüyorum.</p>
<p>Din, kamusal alandan, birebir insan ilişkilerinden el ayak çektirilerek birey vicdanına hapsedilmeye çalışılan bir olgu. Selamlaşmadan bayramlaşmaya bunu her yer ve her durumda gözlemleyebilmek mümkün. İnanmış, dindar insanlar mütemadiyen bir bölünmüşlük duygusu ile seçim yapmak zorunda bırakılıyorlar. Bu seçim(!)  maalesef özgür değil. Takasa tabi. Her seçimde takas edilen o dini var eden emirlerden/öğütlenen biri oluyor. </p>
<p>Kendilerini otorite ilan etmişler tarafından “Yanlışlanabilir Alternatif  Kaynak” kabul edilen dini devrimle tek gecede “yok” etmek mümkün olmadığına göre inanılan dinin yapı taşlarını kendi inananlarının eli ile tek tek çıkarttırdığınızda(ikna!) bir daha asla aynı şekilde var olamayacak şekilde yer ile yeksan edebilmeniz mümkündür.</p>
<p>Dini parçalayabilmek için önce bireyi parçalamak gerekir öyle değil mi? Kafa karışıklığı bireyi parçalayabilir mi peki? Önce kafası karıştırılan birey ileri sürülen kanıtlarla(!) daha sonra kendi kendini o taşlardan birini çıkarmaya ikna edebilir mi?</p>
<p>Özür dilerim. Sizi kesinlikle kırmak ya da incitmek istemem fakat yukarıdaki yorumunuzda bu düşüncemi teyit eden örnek niteliğinde şöyle bir cümle kurmuşsunuz ;</p>
<blockquote><p><strong>Ve vicdanen şu sonuca vardım; benim iki yönüm var. Birincisi dini, ikincisi toplumsal.</strong> Dini olarak Kutsal Kitap’a göre eşcinselliği onaylamam mümkün değil. Toplumsal olarak ise eşcinsellere uygulanan şiddeti ve zulmü kabul etmem mümkün değil. Çünkü eşcinseller toplumda Kitap yüzünden değil, homofobi yüzünden şiddet görüyor.</p></blockquote>
<p>Dinen baktığınızda insanın iki yönü, iki farklı istikameti işaret eder; iyi-kötü, günah-sevap, haram-helal… Seçimlerimizi bu istikametten birine doğru yaparız.<br />
Birey olarak seçimlerimiz dinen onaylanmışlar içindeyse eğer beşer olarak içinde yaşadığımız toplumu da biçimlendiriyoruz demektir. Anne babaya, evlada, eşe, komşuya,din kardeşine karşı mükellef olarak kabul edilen, “sana” hitap edilerek emredilenleri hatırlayacak olursak eğer zaten birey olabildiğimiz taktirde toplumsal olduğunuzu fark edebiliyorsunuz. Toplumsal olabilmenin yolu birey olmaktan geçiyor. Kısaca iki yönlülük söz konusu değil! Her şey tek yönlü tek yol üzerinde zaten mevcut. Ve bu kendini toplumun sahibi gibi gören ve onu sil baştan inşa edebileceğini düşünen, otoriteyi gökyüzünden yeryüzüne indirip ellerine aldıklarını iddia edenler için kabullenilemez bir başkaldırı gibidir aslında. Ve cezalandırılamayan (!) bu isyankarları mümkün olan tüm imkanlarla ıslah edebilirsiniz. Islaha katılanların illa tek bir meslek grubundan olması ise gerekmiyor.Her alanda ikna yoluyla ıslah fikrinin onaylayıcısı olarak var olmaları yeterli.</p>
<p>Eşcinselliğe dönecek olursak eğer;</p>
<p>Samimi olarak yazdıklarınızdan anlayabildiğim kadarıyla, dinen onaylamadığınız eşcinselliği yine dinen zulme karşı olduğunuzu ispat etmek için çeşitli mazeretler ileri sürerek aklınıza, vicdanınıza kabullendirmeye çalışıyorsunuz. İfade ettiğiniz gibi bu noktada kafa karıştıran ve ikna olmaya teşne kılan şey “birey” olarak çekilen acılar üzerinden zulmedilen olarak takdim edilenle empati yaparak kurulan (sizin tanımınızla)<strong>“çok fazla duygusal ilişki”</strong>..  </p>
<blockquote><p>İnsanın kafasını karıştıran nokta şu oluyor aslında. <strong>Biz bu arkadaşlarla konuşurken devlet eliyle çektiğimiz acılar aynı olduğu için çok fazla duygusal paylaşım içine girdik.</strong></p></blockquote>
<p>Yol üzerinde bu duygusal ilişki zaten var. </p>
<p>Kafa karışıklığı oluşuyor çünkü inanılan kitap savunulurken onun içinde yazan ayetlerin işaret ettiği yoldan farklı bir istikamete doğru yol alındığı fark ediliyor..</p>
<p>Oysaki yazdığınız gibi dindarlar din nedeniyle eşcinselliği onaylamıyorlar ve yine “din” nedeniyle eşcinsellere zulüm de etmiyorlar. Onaylanmayana yönelenler, kendi elleri ile yapıp ettikleri neticesinde kendi kendilerine zulmedenlerden olmazlar mı?<br />
Buna rağmen bazı dindarlar homofobik toplumun bir bireyi, baskıcı devletin yandaşı ya da dinen insana zulmedenlerden olmadıklarını ispat etmek için dinen onaylanmayan eşcinselliği, devlete ve homofobik olmakla itham edilen topluma karşı müdafaa eder pozisyona savruluyorlar; Dinen onaylanmayan eşcinsellik. Buna mukabil zulmü ortadan kaldıracağına inanılan istisnai hak talepleri “eşcinsellik” için!</p>
<p>Sormak istiyorum; bu durumda sorgulayan bir kısım dindarlar “dinen onaylanmayan eşcinselliği” ne olarak kabul etmiş oluyorlar? Ya da sorgulamaları sonucunda dinin eşcinselliği neden onaylamadığına dair nasıl bir çıkarımda bulunuyorlar? </p>
<p>Bilimsel veriler Kuran ayetlerinin ispatı olarak mı kabul edilecek? İman etmenin ön şartı bilim mi olacak?</p>
<p>Evlilik şahit gerektirir? Neden şahit aranır? Meşruiyet! Eşcinsellerin hak teslimi için şahitlik etmek ne anlama gelir peki? Onaylamak olabilir mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>mehmet atabey tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47346</link>
		<dc:creator>mehmet atabey</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2010 12:09:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47346</guid>
		<description>yorumcu &gt; ismim tuhaf gelmesin bir bayanım.
Cemile hanımın bu son yazısının giriş kısmına katılmıyorum.Eşcinsellerin bu
kadar rahat kabul görmesini doğru bulmuyorum.Bu sapıklıktır.Yüce Yaratan'ın
Kuran'ı Kerimde sapıklık dediği bir yönelime tahammül göstermem beklenemez.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yorumcu > ismim tuhaf gelmesin bir bayanım.<br />
Cemile hanımın bu son yazısının giriş kısmına katılmıyorum.Eşcinsellerin bu<br />
kadar rahat kabul görmesini doğru bulmuyorum.Bu sapıklıktır.Yüce Yaratan&#8217;ın<br />
Kuran&#8217;ı Kerimde sapıklık dediği bir yönelime tahammül göstermem beklenemez.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>beytullah emrah tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47326</link>
		<dc:creator>beytullah emrah</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 20:24:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47326</guid>
		<description>enver bey, her ne kadar demokrat olmasam da, yorumunuzun benim hissiyatımı da güzelce yansıttığını söyleyerek, teşekkür etmek istiyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>enver bey, her ne kadar demokrat olmasam da, yorumunuzun benim hissiyatımı da güzelce yansıttığını söyleyerek, teşekkür etmek istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47323</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 19:00:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47323</guid>
		<description>enver bey,

&lt;blockquote&gt;not: bu yorumumun çok tepki alacağını biliyorum. ama Kur’an’da; kimi yahudilerin, tevrat’ı “ağızlarını eğip bükerek, kelimelerin yerlerini dğeiştirerek saptırdıklarından” söz eder Allah(c.c.)&lt;/blockquote&gt;

ben sizin yorumunuzu tepki alacak gibi bulmadım çok anlamlı bir şekilde yazmışsınız,hatta yorum demek haksızlık olur,benim yazımın giremediği derinliğe girmişsiniz,ek bir yazı olarak baktım yorumunuza.

zaten sorunda burada,insanların eşcinsellik gibi bir durumu ideolojik yatkınlıktan dolayı meşru kılabilme haklarını kendilerinde görmelerine mukabil bazı insanların inançlarına,ahlaki değerlerine göre bu eylemin gayr-i meşru bulmasına hemen homofobi yaftası yapıştırılması bana çok taraflı ve sakat geliyor.dolayısı ile kendinizi ya da kendimizi ifade ederken tepkiler nedeniyle köşeye sıkıştırılıyor oluşumuz bize zulümdür.ama maalesef son dönem adalet kelimesi tarafların haklarını ifade etmekten çok bir tarafın hakkını ifade ediyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>enver bey,</p>
<blockquote><p>not: bu yorumumun çok tepki alacağını biliyorum. ama Kur’an’da; kimi yahudilerin, tevrat’ı “ağızlarını eğip bükerek, kelimelerin yerlerini dğeiştirerek saptırdıklarından” söz eder Allah(c.c.)</p></blockquote>
<p>ben sizin yorumunuzu tepki alacak gibi bulmadım çok anlamlı bir şekilde yazmışsınız,hatta yorum demek haksızlık olur,benim yazımın giremediği derinliğe girmişsiniz,ek bir yazı olarak baktım yorumunuza.</p>
<p>zaten sorunda burada,insanların eşcinsellik gibi bir durumu ideolojik yatkınlıktan dolayı meşru kılabilme haklarını kendilerinde görmelerine mukabil bazı insanların inançlarına,ahlaki değerlerine göre bu eylemin gayr-i meşru bulmasına hemen homofobi yaftası yapıştırılması bana çok taraflı ve sakat geliyor.dolayısı ile kendinizi ya da kendimizi ifade ederken tepkiler nedeniyle köşeye sıkıştırılıyor oluşumuz bize zulümdür.ama maalesef son dönem adalet kelimesi tarafların haklarını ifade etmekten çok bir tarafın hakkını ifade ediyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47294</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 00:44:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47294</guid>
		<description>bu konu çok çetrefilli bir konu. genelde ne zaman bu konuda yazmaya başlasam, toparlayamayıp vazgeçiyorum...kısaca şöyle anlatabilirim derdimi:

1. eşcinselliğin, fıtrattan bir sapma olduğunu düşünüyorum doğrusu. dolayısıyla fıtrattan bu sapmaya ister hastalık densin, ister tercih densin islam dininin(aslında bu konuda hüküm bildiren tüm dinlerin) bakış açısından bunun bir sapma olduğunu düşünmemden dolayı, konuya birinci aşamada bu sapma noktasına nasıl yaklaşılacağından başlamam gerekiyor.

2. fıtraten bu sapmanın, fiili ilişkiye yansımasının islam dininin kutsal kitabında(kitab-ı mukaddes'te de) çok sert bir dille yasaklandığını biliyoruz. 

3. öyleyse günümüz dünyasının, özellikle ahlaki relativite üzerinden bariz bir ahlak çöküntüsü yaşatan liberalizmin zehrinin bütün bünyelerde yaptığı tahribat üzerine konuşmaya başlamak gerekiyor ilk etapta. nedir bu tahribat? insan bir bireydir ve bu birey ahlakını herhangi bir üst ilkeye başvurma gereği duymadan kendisi "imal eder"...bu da çoğunlukla kendisini bedeni ve cinselliği üzerinden tanımlamakta "özgür" birey demek aynı zamanda... işte özgürlük sapkınlığı burada başlıyor. zira insanlığın değerler hiyerarşisi ters-yüz edilip en yüksek değer olarak cinselliğin yaşanmasının getirdiği haz en üst aşamaya konuluyor. eğer hazzı en üst değer olarak kutsarsanız da, eşcinsel bir "sapmanın" "mağduru" bir insanın kendisini haz ve beden üzerinden tanımlaması gereğini ve bu gereklilikten hareketle eşcinsel ilişkinin meşruiyetini onaylatma ihtiyacı duyuyorsunuz. 

4. buradan eşcinsel evliliklerin meşruiyeti noktasına gelmek istiyorum. eşcinsel evliliklerin batı'da meşruiyet kazanması, bu evlilik hakkını bir değer ve özgürlük noktasında kabul görmesi gereken ve tüm dünyanın kabul etmesi gereken bir hak olarak sunulması sonucunu doğuruyor. mesela geçenlerde bir bakanın eşcinselliği hastalık olarak gördüğünü söylemesinin bile önüne engeller konuyor ve bunun faşizan bir eğilim olduğu ifade ediliyor AB tarafından. halbuki AB kendi değersizliğinin getirdiği relativite üzerinden bir ahlak inşa ediyor ve bunu dayatıyorken, mesela kimi dinlerin bazı koşullarda onay verdiği çok evliliğe aynı muameleyi yapmıyor. bu apaçık bir şekilde değer dayatmasıdır ve ben eşcinsel evlilikle ilgili dayatmalara entelektüel düzlemde karşı çıkılması gerektiğini düşünüyorum.zira bu değer dayatma fiilen kimi avrupa ülkelerinde olduğu gibi sonu çocuk pornografisine varacak noktaya gelecek kadar değersizlik demektir. zira ilkesizlik ve haz ve beden üzerinden politika kurgulanması eninde sonunda kendisini çukurun en dibinde bulacak bir eğilimdir. bu da ancak hayvanlardan aşağı varlıkların özgürlüğüne denk gelebilir;ötesine değil...

5. eşcinsel bir insanın, bir kadının ya da bir erkeğin olduğu gibi cinsel hazzı merkezi çıkış noktası yapmadan herhangi bir yerde çalışması, yaşamasını asla sorun görmüyorum, hatta bunun, o insanların fuhuşa sürüklenmemesi için gerekli bir uygulama olması gerektiğini düşünüyorum. bunu özellikle söylemem gerekli. ancak nasıl ki hayatını türlü hazların akıntısında yaşayan(bunu etrafına gösteren)  bir kadını ya da erkeği komşum olarak istemeyeceksem, bir eşcinsel çifti de komşum olarak istememe hakkımın olduğunu düşünüyorum. zira benim inandığım değerler sistemi, eşcinsel ilişkinin bir sapkınlık olduğunu söylüyorsa bana, bu tür bir ilişkinin benim çevremde görünür olması benim aile yapım ve çocuklar için yanlış örneklik olması açısından zararlı olduğunu düşünmem ve bu yönde bir uygulama ve düzenlemenin yanında olmam kadar da doğal birşey yoktur. dolayısıyla sorunun eşcinselliğin kendisinden ziyade(bence de eşcinsellik bir hastalıktır. eğer genlerden geliyorsa - ki çok kuşkuluyum- genetik bir hastalıktır; değilse de sonradan gelişen psikiyatrik bir hastalıktır. o dindar psikiyatrist hanım gibi benim de bu insanların çektiklerini, acılarını anlamamız yönünde bir çabam var. ancak bu demek dğeil ki, böyle bir eğilimin getirebilecğei herşeye onay vereceğim. aynı bakışla çocuklara ilgi duyan bir adamın psikolojisini de 'anlayıp' gereğini yerine getirmesinin meşruiyetini tanımak zorunda kalırdım ki bu yanlış birşeydir.)eşcinsel ilişkilerin ve evliliklerin benim bulunduğum bir toplumda benim tarafımdan meşru görünüp görünmediği sorunudur. yoksa nasıl ki kadın arkadaşlarıma "cinssiz" bakabiliyorsam, onları da arkadaş olarak görüp "cinssiz" dostluk arkadaşlık kurabilir, kendi iş yerimde iş verebilirim, kiralık dairem olursa oturmaları için verebilirim elbette. değerler hiyerarşimi ihlal etme onayını benden istemedikleri sürece elbette! 

6. son olarak benim eşcinsel ilişkinin (eşcinselliğin değil) meşruiyeti üzerine her zaman örneğini verdiğim bir ilk nokta düşüncem var. mesela dünyada bütün erkek ve kadınların yanında, sadece bir tek eşcinsel eğilimli kişi olduğunu farzedelim bir an. kadınlık ve erkeklik fıtrattan gelen birşey olduğu ve benim inancıma göre birbirleri için ilk andan itibaren varolduklarına göre, insanlığın en başından beri beraberce oldular zaten. ama ilk eşcinsel, bu eğiliminin bir ilişkiye imkan vermesi için mutlaka bir ikinci eşcinsele ihtiyaç duyacaktır. bu ise birisi "normal"(eğer öyle ise) diğeri ise sonradan "saptırılan" bir kişi ile karşı karşıyayız demektir. dolayısıyla fıtraten sapmanın sonucu önü açılamaz bir düşme halidir diye düşünüyorum. bu sadece eşcinsel ilişki için değil, aynı zamanda hazzın değerler hiyararşisinde yerini bilmediği bütün ilişkiler için geçerlidir bence. 

not: bu yorumumun çok tepki alacağını biliyorum. ama Kur'an'da; kimi yahudilerin, tevrat'ı "ağızlarını eğip bükerek, kelimelerin yerlerini dğeiştirerek saptırdıklarından" söz eder Allah(c.c.)

dolayısıyla hiçbir ideoloji ya da eğilim için, meşru görülmeyen bir ilişki biçimine onay veremem. (kaldı ki bırakın vahye, benim aklıma ve vicdanıma göre de meşru bir ilişki biçimi değil bu. en azındna benden meşruiyet sorulursa, buna sonuna kadar ahlaki dğeildir derim hiç çekinmeden ve ne söylenecğeine bakmadan... üstelik bu ilişki biçiminin doğru olmadığını söyleyebilme hakkının bir hak olarak her şekilde demokratik olarak tanınması gerektiğini düşünüyorum. dolayısıyla demokrasi, eşcinsel ilişki ve evlilikleri veya çocuk pornografisini savunanların tekelinde değildir. demokrasi aynı zamanda kimilerinin dini değerlerini toplum nezdinde sunduğu ve buradan katkı yapabildiği bir yapı olmalıdır aynı zamanda...her ne kadar liberaller bundan pek hazzetmeseler de! yoksa birincisine evet diyenlerin ikincisine laik dogmalar yüzünden söyledikleri kocaman hayırların tutarsızlığını görmüyor değiliz!) ) )</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bu konu çok çetrefilli bir konu. genelde ne zaman bu konuda yazmaya başlasam, toparlayamayıp vazgeçiyorum&#8230;kısaca şöyle anlatabilirim derdimi:</p>
<p>1. eşcinselliğin, fıtrattan bir sapma olduğunu düşünüyorum doğrusu. dolayısıyla fıtrattan bu sapmaya ister hastalık densin, ister tercih densin islam dininin(aslında bu konuda hüküm bildiren tüm dinlerin) bakış açısından bunun bir sapma olduğunu düşünmemden dolayı, konuya birinci aşamada bu sapma noktasına nasıl yaklaşılacağından başlamam gerekiyor.</p>
<p>2. fıtraten bu sapmanın, fiili ilişkiye yansımasının islam dininin kutsal kitabında(kitab-ı mukaddes&#8217;te de) çok sert bir dille yasaklandığını biliyoruz. </p>
<p>3. öyleyse günümüz dünyasının, özellikle ahlaki relativite üzerinden bariz bir ahlak çöküntüsü yaşatan liberalizmin zehrinin bütün bünyelerde yaptığı tahribat üzerine konuşmaya başlamak gerekiyor ilk etapta. nedir bu tahribat? insan bir bireydir ve bu birey ahlakını herhangi bir üst ilkeye başvurma gereği duymadan kendisi &#8220;imal eder&#8221;&#8230;bu da çoğunlukla kendisini bedeni ve cinselliği üzerinden tanımlamakta &#8220;özgür&#8221; birey demek aynı zamanda&#8230; işte özgürlük sapkınlığı burada başlıyor. zira insanlığın değerler hiyerarşisi ters-yüz edilip en yüksek değer olarak cinselliğin yaşanmasının getirdiği haz en üst aşamaya konuluyor. eğer hazzı en üst değer olarak kutsarsanız da, eşcinsel bir &#8220;sapmanın&#8221; &#8220;mağduru&#8221; bir insanın kendisini haz ve beden üzerinden tanımlaması gereğini ve bu gereklilikten hareketle eşcinsel ilişkinin meşruiyetini onaylatma ihtiyacı duyuyorsunuz. </p>
<p>4. buradan eşcinsel evliliklerin meşruiyeti noktasına gelmek istiyorum. eşcinsel evliliklerin batı&#8217;da meşruiyet kazanması, bu evlilik hakkını bir değer ve özgürlük noktasında kabul görmesi gereken ve tüm dünyanın kabul etmesi gereken bir hak olarak sunulması sonucunu doğuruyor. mesela geçenlerde bir bakanın eşcinselliği hastalık olarak gördüğünü söylemesinin bile önüne engeller konuyor ve bunun faşizan bir eğilim olduğu ifade ediliyor AB tarafından. halbuki AB kendi değersizliğinin getirdiği relativite üzerinden bir ahlak inşa ediyor ve bunu dayatıyorken, mesela kimi dinlerin bazı koşullarda onay verdiği çok evliliğe aynı muameleyi yapmıyor. bu apaçık bir şekilde değer dayatmasıdır ve ben eşcinsel evlilikle ilgili dayatmalara entelektüel düzlemde karşı çıkılması gerektiğini düşünüyorum.zira bu değer dayatma fiilen kimi avrupa ülkelerinde olduğu gibi sonu çocuk pornografisine varacak noktaya gelecek kadar değersizlik demektir. zira ilkesizlik ve haz ve beden üzerinden politika kurgulanması eninde sonunda kendisini çukurun en dibinde bulacak bir eğilimdir. bu da ancak hayvanlardan aşağı varlıkların özgürlüğüne denk gelebilir;ötesine değil&#8230;</p>
<p>5. eşcinsel bir insanın, bir kadının ya da bir erkeğin olduğu gibi cinsel hazzı merkezi çıkış noktası yapmadan herhangi bir yerde çalışması, yaşamasını asla sorun görmüyorum, hatta bunun, o insanların fuhuşa sürüklenmemesi için gerekli bir uygulama olması gerektiğini düşünüyorum. bunu özellikle söylemem gerekli. ancak nasıl ki hayatını türlü hazların akıntısında yaşayan(bunu etrafına gösteren)  bir kadını ya da erkeği komşum olarak istemeyeceksem, bir eşcinsel çifti de komşum olarak istememe hakkımın olduğunu düşünüyorum. zira benim inandığım değerler sistemi, eşcinsel ilişkinin bir sapkınlık olduğunu söylüyorsa bana, bu tür bir ilişkinin benim çevremde görünür olması benim aile yapım ve çocuklar için yanlış örneklik olması açısından zararlı olduğunu düşünmem ve bu yönde bir uygulama ve düzenlemenin yanında olmam kadar da doğal birşey yoktur. dolayısıyla sorunun eşcinselliğin kendisinden ziyade(bence de eşcinsellik bir hastalıktır. eğer genlerden geliyorsa - ki çok kuşkuluyum- genetik bir hastalıktır; değilse de sonradan gelişen psikiyatrik bir hastalıktır. o dindar psikiyatrist hanım gibi benim de bu insanların çektiklerini, acılarını anlamamız yönünde bir çabam var. ancak bu demek dğeil ki, böyle bir eğilimin getirebilecğei herşeye onay vereceğim. aynı bakışla çocuklara ilgi duyan bir adamın psikolojisini de &#8216;anlayıp&#8217; gereğini yerine getirmesinin meşruiyetini tanımak zorunda kalırdım ki bu yanlış birşeydir.)eşcinsel ilişkilerin ve evliliklerin benim bulunduğum bir toplumda benim tarafımdan meşru görünüp görünmediği sorunudur. yoksa nasıl ki kadın arkadaşlarıma &#8220;cinssiz&#8221; bakabiliyorsam, onları da arkadaş olarak görüp &#8220;cinssiz&#8221; dostluk arkadaşlık kurabilir, kendi iş yerimde iş verebilirim, kiralık dairem olursa oturmaları için verebilirim elbette. değerler hiyerarşimi ihlal etme onayını benden istemedikleri sürece elbette! </p>
<p>6. son olarak benim eşcinsel ilişkinin (eşcinselliğin değil) meşruiyeti üzerine her zaman örneğini verdiğim bir ilk nokta düşüncem var. mesela dünyada bütün erkek ve kadınların yanında, sadece bir tek eşcinsel eğilimli kişi olduğunu farzedelim bir an. kadınlık ve erkeklik fıtrattan gelen birşey olduğu ve benim inancıma göre birbirleri için ilk andan itibaren varolduklarına göre, insanlığın en başından beri beraberce oldular zaten. ama ilk eşcinsel, bu eğiliminin bir ilişkiye imkan vermesi için mutlaka bir ikinci eşcinsele ihtiyaç duyacaktır. bu ise birisi &#8220;normal&#8221;(eğer öyle ise) diğeri ise sonradan &#8220;saptırılan&#8221; bir kişi ile karşı karşıyayız demektir. dolayısıyla fıtraten sapmanın sonucu önü açılamaz bir düşme halidir diye düşünüyorum. bu sadece eşcinsel ilişki için değil, aynı zamanda hazzın değerler hiyararşisinde yerini bilmediği bütün ilişkiler için geçerlidir bence. </p>
<p>not: bu yorumumun çok tepki alacağını biliyorum. ama Kur&#8217;an&#8217;da; kimi yahudilerin, tevrat&#8217;ı &#8220;ağızlarını eğip bükerek, kelimelerin yerlerini dğeiştirerek saptırdıklarından&#8221; söz eder Allah(c.c.)</p>
<p>dolayısıyla hiçbir ideoloji ya da eğilim için, meşru görülmeyen bir ilişki biçimine onay veremem. (kaldı ki bırakın vahye, benim aklıma ve vicdanıma göre de meşru bir ilişki biçimi değil bu. en azındna benden meşruiyet sorulursa, buna sonuna kadar ahlaki dğeildir derim hiç çekinmeden ve ne söylenecğeine bakmadan&#8230; üstelik bu ilişki biçiminin doğru olmadığını söyleyebilme hakkının bir hak olarak her şekilde demokratik olarak tanınması gerektiğini düşünüyorum. dolayısıyla demokrasi, eşcinsel ilişki ve evlilikleri veya çocuk pornografisini savunanların tekelinde değildir. demokrasi aynı zamanda kimilerinin dini değerlerini toplum nezdinde sunduğu ve buradan katkı yapabildiği bir yapı olmalıdır aynı zamanda&#8230;her ne kadar liberaller bundan pek hazzetmeseler de! yoksa birincisine evet diyenlerin ikincisine laik dogmalar yüzünden söyledikleri kocaman hayırların tutarsızlığını görmüyor değiliz!) ) )</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47276</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 19:43:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47276</guid>
		<description>mustafa bey,

Allah'ın lut kavmine laneti ayet ile sabittir,lakin bu Allah'ın kendi tasarrufudur,bununla birlikte Hz.Lut'a orayı terk et,telkininde bulunur.Yani eşcinsel helakında bulunmak biraz bana haşa Allah'tan rol kapmak gibi geliyor.bir tercih olduğunu iddia eden ve cinsel tercihinin teşhirini yapan eşcinselliği bu minvalde ifşa edenlere sempati beslemiyorum ancak zulme uğradıklarında yaşamsal haklarının gaspedilmesinde engelleyici olmak zorundayız diye düşünüyorum.bu tercihte bulunanlar ile Allah arasındaki,tercih-sonuç ikilemi benim fatura kesebileceğim bir alan değil.

ayrıca bir tuhaflıkta,fuhuş yapan kadınlar ya da erkekler ya da hırsızlık yapanlar ya da cana kıyanlar bu şekilde değerlendirilmezken eşcinsellere yapılan ayrımcı muamele pek adaletli gelmiyor bana,bu da bir iki yüzlülük değil midir?haram ise hepsi haram...elbet durumun bireysel kokuşmaya ya da toplumsal kokuşmaya neden olması gibi farklılıkları var.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>mustafa bey,</p>
<p>Allah&#8217;ın lut kavmine laneti ayet ile sabittir,lakin bu Allah&#8217;ın kendi tasarrufudur,bununla birlikte Hz.Lut&#8217;a orayı terk et,telkininde bulunur.Yani eşcinsel helakında bulunmak biraz bana haşa Allah&#8217;tan rol kapmak gibi geliyor.bir tercih olduğunu iddia eden ve cinsel tercihinin teşhirini yapan eşcinselliği bu minvalde ifşa edenlere sempati beslemiyorum ancak zulme uğradıklarında yaşamsal haklarının gaspedilmesinde engelleyici olmak zorundayız diye düşünüyorum.bu tercihte bulunanlar ile Allah arasındaki,tercih-sonuç ikilemi benim fatura kesebileceğim bir alan değil.</p>
<p>ayrıca bir tuhaflıkta,fuhuş yapan kadınlar ya da erkekler ya da hırsızlık yapanlar ya da cana kıyanlar bu şekilde değerlendirilmezken eşcinsellere yapılan ayrımcı muamele pek adaletli gelmiyor bana,bu da bir iki yüzlülük değil midir?haram ise hepsi haram&#8230;elbet durumun bireysel kokuşmaya ya da toplumsal kokuşmaya neden olması gibi farklılıkları var.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>mustafa tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47257</link>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 13:02:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47257</guid>
		<description>allahın lut kavmine yaptığını hangi merhametle açıklayacaksınız? düşmanlık beslemeyeceğinizi söylüyorsunuz, zulüm gördüklerini söylüyorsunuz ,allah bir kavmi taşlayıp helak ederken hiçmi düşmanlık beslememiş acaba?doğuştan var olan eğilim değil sorun olan,kuvveden fiile çıkartılmış bir tercih...bireyin ve zgürlüklerin sorgulanamaz hakikatler gibi dayatıldığı bir dünyada müslüman duruşumuzu korumak elbet zor ve bir takım kafa karışıklıkları ,duygusal açmazlar içine girmemizde olası.yinede müslümanın zemini bellidir o da vahiydir ve vahiy hakikati içimize fısıldar. selam ile...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>allahın lut kavmine yaptığını hangi merhametle açıklayacaksınız? düşmanlık beslemeyeceğinizi söylüyorsunuz, zulüm gördüklerini söylüyorsunuz ,allah bir kavmi taşlayıp helak ederken hiçmi düşmanlık beslememiş acaba?doğuştan var olan eğilim değil sorun olan,kuvveden fiile çıkartılmış bir tercih&#8230;bireyin ve zgürlüklerin sorgulanamaz hakikatler gibi dayatıldığı bir dünyada müslüman duruşumuzu korumak elbet zor ve bir takım kafa karışıklıkları ,duygusal açmazlar içine girmemizde olası.yinede müslümanın zemini bellidir o da vahiydir ve vahiy hakikati içimize fısıldar. selam ile&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47224</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 20:29:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47224</guid>
		<description>tuncay bey teşekkürler,

aslında yazıda fazlaca ek başlığa değinmek istedim ancak yazı uzar,okuyucuya zulüm olur düşüncesiyle vazgeçtim,sonra nasıl olsa yazıyla ilgili gelen yorumlar açılmamış başlıklara değinir,yorum olarak girerim o kısımlara dedim ama genellikle kısa teşükkür cümleleri geldiği için giremiyoruz o kısımlara :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>tuncay bey teşekkürler,</p>
<p>aslında yazıda fazlaca ek başlığa değinmek istedim ancak yazı uzar,okuyucuya zulüm olur düşüncesiyle vazgeçtim,sonra nasıl olsa yazıyla ilgili gelen yorumlar açılmamış başlıklara değinir,yorum olarak girerim o kısımlara dedim ama genellikle kısa teşükkür cümleleri geldiği için giremiyoruz o kısımlara <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>tuncay köse tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47200</link>
		<dc:creator>tuncay köse</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 21:10:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47200</guid>
		<description>cok güzel bir yazı olmus yazana teşekkürler</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>cok güzel bir yazı olmus yazana teşekkürler</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47153</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 19:21:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47153</guid>
		<description>elvan hanım,

çok teşekkür ederim.sizin yorumunuz ek bir açıklama olmuş,birebir iletişime geçtiğiniz için daha detaylı gözlem yapabilmişsiniz.aslını isterseniz konu olarak bir yazıya sığdırılmayacak kadar geniş.bu durumu doğuştan ruhsal ve hormonlar nedenlerle yaşayanlar olduğu gibi,hayır benim cinsel eğilimim budur,diyenlerde var.kimisi bunu içinde yaşayabiliyor,bir başkası mahremini,mahremi teşhir ederek aşikar yaşamak istediğini belirtiyor.maalesef içine fuhuş karışmış bir durumda var ortada.fuhuş yapanların gerekçesi ise iş bulamamış olmaları.fazla çetrefilli,çok şeytani-şehvani bulduğum gibi aynı zamanda çok insani buluyorum,anlatan ağzın durumuna göre elbet.

benim itirazım,birbirinden ayrı konuları,birbirleri ile dillendirenlere,bu iki ayrı kitleye de zulümdür.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>elvan hanım,</p>
<p>çok teşekkür ederim.sizin yorumunuz ek bir açıklama olmuş,birebir iletişime geçtiğiniz için daha detaylı gözlem yapabilmişsiniz.aslını isterseniz konu olarak bir yazıya sığdırılmayacak kadar geniş.bu durumu doğuştan ruhsal ve hormonlar nedenlerle yaşayanlar olduğu gibi,hayır benim cinsel eğilimim budur,diyenlerde var.kimisi bunu içinde yaşayabiliyor,bir başkası mahremini,mahremi teşhir ederek aşikar yaşamak istediğini belirtiyor.maalesef içine fuhuş karışmış bir durumda var ortada.fuhuş yapanların gerekçesi ise iş bulamamış olmaları.fazla çetrefilli,çok şeytani-şehvani bulduğum gibi aynı zamanda çok insani buluyorum,anlatan ağzın durumuna göre elbet.</p>
<p>benim itirazım,birbirinden ayrı konuları,birbirleri ile dillendirenlere,bu iki ayrı kitleye de zulümdür.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/22/yeni-siyam-ikizlerimiz-islamofobi-homofobi/#comment-47150</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 19:13:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9128#comment-47150</guid>
		<description>enver bey,

&lt;blockquote&gt;yazıya ayrıntılı bir yorum yazmak istiyorum. ama toparlayınca :)&lt;/blockquote&gt;

merakla bekliyorum :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>enver bey,</p>
<blockquote><p>yazıya ayrıntılı bir yorum yazmak istiyorum. ama toparlayınca <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p></blockquote>
<p>merakla bekliyorum <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

