<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Bilim ve Teknoloji Neden Avrupa&#8217;da Gelişti? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/03/10/bilim-ve-teknoloji-neden-avrupada-gelisti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/10/bilim-ve-teknoloji-neden-avrupada-gelisti/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 11:24:10 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>MB tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/10/bilim-ve-teknoloji-neden-avrupada-gelisti/#comment-46697</link>
		<dc:creator>MB</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 18:49:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9002#comment-46697</guid>
		<description>Sevgili Mehmet Bey

Yorumunuza yoğunluktan dolayı ancak bugün cevap yazabiliyorum...

Değerli yorumunuzu defalarca okudum...
Ve sanırım sizi çok iyi anlıyorum. Tespitlerinizle konuya müthiş bir derinlik ve açıklık getirdiğiniz için de ayrıca teşekkür ederim. Yorumunuzu okurken ilk olarak aklıma nedense ilkokuldan bu yana beyinlerimize itina ile kazınan bir söz geldi. 

&lt;strong&gt;"Türkiye kendi kendine yeten nadir ülkelerden biridir!" Hatta yedi ülkeden biri miydik neydik?&lt;/strong&gt; Bize böyle öğretildi ve böyle dikte edildi. Ancak bu söz, kanaatimce masum bir söz değil... Bu söz ancak; Türkiye'yi misakı milli sınırlarına demir kafes içinde hapsetmeyi düşünen, böylelikle kendi kurdukları düzene zarar gelmemesi ve kurdukları oligarşık ve vesayetçi düzenin devamını sağlamak amaçlı hasta ruhlu bir zihniyetin eseri olabilirdi.  

Resmen fanus içinde bir Türkiyedir hayalleri...

Evet tespitleriniz çok önemli... 

&lt;strong&gt;&lt;blockquote&gt;Kanimca iyi kriterler (varsa) ortaya çiktiklari dönem ve cografya disinda geçerli olmali.(MY)&lt;/blockquote&gt;&lt;/strong&gt;

&lt;strong&gt;&lt;blockquote&gt;Bir ülkenin/bölgenin ileri gitmesi “ötekilerle” yapici etkilesime girmesine baglidir. Savas, hastalik vb sebeple Kendi içine kapananlar eriyip gidiyor.(MY)&lt;/blockquote&gt;&lt;/strong&gt; 

Sadece bu iki tespit üzerine bile onlarca kitap yazılabilir. Üstelik tespitler tedaviyi de barındırıyor. Çok derin, çok büyük, çok güzel tespitler bunlar :)

İlginiz, alakanız ve tespitleriniz için tekrar teşekkür ederim...

Bir başka mevzuu tarihi olayları iki değişkenle açıklamak elbette meseleyi eksik ve yarım bırakacaktır.

Yazının devamında bu eksikliği gidermeyi düşünüyorum. Bunu bir özeleştiri olarak da kabul edebilirsiniz.  

Konu zor ve derin... 
&lt;strong&gt;Ancak, önümüze set olmuş, engel olmuş ve bütün güzellikleri örten; katı, soğuk ve sert duvara, bir delik açabilirsem kendimi bahtiyar hissedeceğim...&lt;/strong&gt;

Sevgi ve muhabbetle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Mehmet Bey</p>
<p>Yorumunuza yoğunluktan dolayı ancak bugün cevap yazabiliyorum&#8230;</p>
<p>Değerli yorumunuzu defalarca okudum&#8230;<br />
Ve sanırım sizi çok iyi anlıyorum. Tespitlerinizle konuya müthiş bir derinlik ve açıklık getirdiğiniz için de ayrıca teşekkür ederim. Yorumunuzu okurken ilk olarak aklıma nedense ilkokuldan bu yana beyinlerimize itina ile kazınan bir söz geldi. </p>
<p><strong>&#8220;Türkiye kendi kendine yeten nadir ülkelerden biridir!&#8221; Hatta yedi ülkeden biri miydik neydik?</strong> Bize böyle öğretildi ve böyle dikte edildi. Ancak bu söz, kanaatimce masum bir söz değil&#8230; Bu söz ancak; Türkiye&#8217;yi misakı milli sınırlarına demir kafes içinde hapsetmeyi düşünen, böylelikle kendi kurdukları düzene zarar gelmemesi ve kurdukları oligarşık ve vesayetçi düzenin devamını sağlamak amaçlı hasta ruhlu bir zihniyetin eseri olabilirdi.  </p>
<p>Resmen fanus içinde bir Türkiyedir hayalleri&#8230;</p>
<p>Evet tespitleriniz çok önemli&#8230; </p>
<p><strong><br />
<blockquote>Kanimca iyi kriterler (varsa) ortaya çiktiklari dönem ve cografya disinda geçerli olmali.(MY)</p></blockquote>
<p></strong></p>
<p><strong><br />
<blockquote>Bir ülkenin/bölgenin ileri gitmesi “ötekilerle” yapici etkilesime girmesine baglidir. Savas, hastalik vb sebeple Kendi içine kapananlar eriyip gidiyor.(MY)</p></blockquote>
<p></strong> </p>
<p>Sadece bu iki tespit üzerine bile onlarca kitap yazılabilir. Üstelik tespitler tedaviyi de barındırıyor. Çok derin, çok büyük, çok güzel tespitler bunlar <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İlginiz, alakanız ve tespitleriniz için tekrar teşekkür ederim&#8230;</p>
<p>Bir başka mevzuu tarihi olayları iki değişkenle açıklamak elbette meseleyi eksik ve yarım bırakacaktır.</p>
<p>Yazının devamında bu eksikliği gidermeyi düşünüyorum. Bunu bir özeleştiri olarak da kabul edebilirsiniz.  </p>
<p>Konu zor ve derin&#8230;<br />
<strong>Ancak, önümüze set olmuş, engel olmuş ve bütün güzellikleri örten; katı, soğuk ve sert duvara, bir delik açabilirsem kendimi bahtiyar hissedeceğim&#8230;</strong></p>
<p>Sevgi ve muhabbetle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>casio tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/10/bilim-ve-teknoloji-neden-avrupada-gelisti/#comment-46666</link>
		<dc:creator>casio</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 23:04:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9002#comment-46666</guid>
		<description>İncil tahrif edildi diyorsunuz ama ortada Hz.İsa'ya indirilmiş de tahrif edilmiş bir kitap yok ki.İncilin yazarları bellidir ve orjinal incilden tahrif diye birşey yoktur.Müslümanlar bir şey ezberlemiş hep onu söylüyor.Yahu diyelim ki incil gerçekten vardı.Bu insanlar kendi kitaplarını neden tahrif etsinler ki akıl alır gibi değil.Üstelik Kuran'da da 'Allah ın SÖZLERİNİ HİÇ KİMSE DEĞİŞTİREMEZ.Öncekilerin mesajları sana da ulaştı=ENAM SURESİ:34.AYET denilmiş.Allah kendi sözlerini neden koruyamamış.Bunun dışında yazıda başka yerleri eleştirecek kapasite bende yoktur.Saygılar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İncil tahrif edildi diyorsunuz ama ortada Hz.İsa&#8217;ya indirilmiş de tahrif edilmiş bir kitap yok ki.İncilin yazarları bellidir ve orjinal incilden tahrif diye birşey yoktur.Müslümanlar bir şey ezberlemiş hep onu söylüyor.Yahu diyelim ki incil gerçekten vardı.Bu insanlar kendi kitaplarını neden tahrif etsinler ki akıl alır gibi değil.Üstelik Kuran&#8217;da da &#8216;Allah ın SÖZLERİNİ HİÇ KİMSE DEĞİŞTİREMEZ.Öncekilerin mesajları sana da ulaştı=ENAM SURESİ:34.AYET denilmiş.Allah kendi sözlerini neden koruyamamış.Bunun dışında yazıda başka yerleri eleştirecek kapasite bende yoktur.Saygılar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/10/bilim-ve-teknoloji-neden-avrupada-gelisti/#comment-46655</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:30:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9002#comment-46655</guid>
		<description>evet, kaldigim yerden devam ediyorum, TEK RENK kriterlerden uzak durmak lazim, ideoloji hatta saplanti haline geliyor:
1) Sicak ülkeler geri kalmistir, soguk ülkeler ilerlemistir,
2) Islam ilericidir, ötekiler gericidir (veya tersi)

Bunun yaninda bir bilgi birikimi olusunca kendi basina lokomotif olur, ülkeyi/bölgeyi ileri iter. Peki ama nasil oluyor da hep ayni ülkeler/bölgeler ilerlemiyor?

Islam aleminin geriye gidisinin baslangicina tekabül eden olaylar kismen açiklayici:
1) Mogol saldirilari,
2) Haçli seferleri

Ama bunlardan sonra gelen Osmanli var. Kuzey hindistan'da Taj Mahal'i insa eden Sah Cihan var...

Mustafa Erdogan ve Islamoglu gibi isimler (ki sayarim) biraz fazla "takim oyunu" oynamak istiyor. Biz-Onlar diye bakiyor tarihe. Isabetli analizlere ragmen buralarda ayaklari kayiyor.

Mesela Ibn Rüsd... Okuduguma göre elimizde ondan gelen kaynaklar ibranice! Zira eserleri kaybolmus ve yahudi ögrencilerin yazdiklarindan çevrilmis bati dillerine. Burada bir isaret var:

Islam parladigi dönemlerde iç bôlgelerde degil sinirlarda paramis. Yani "ötekilerle" etkilesime girdigi yerlede. Bagdat, Istanbul, Kordoba... Raslanti mi? Müslümanligin saglikli bir biçimde gelisip bir uygarlik, kimlik, ilerleme motoru halini alabilmesi için Yahudilerle, Hristiyanlarla ve diger bütûn din, irk, cografyalarla temas halinde olmasi gerek.

Sözüm meclisten disari, kimi Müslümanlarin "biz bize yeteriz" demeleri, gavur icadi diye batidan gelen fikirlere direnmeleri vs büyük hata.

Direneceksek ne oldugunu anlayalim, itiraz noktalarimizi bildirelim. O fikri alalim, iyilestirelim, kullanalim.

Zaten Islam'in ilk asirlarinda tercümeye verilen önem basli basina bir inceleme konusu olmali. Hint, Yunan ne buldularsa çevirmisler.

Evet, bati Islam uygarligindan istifade etti ama Müslümanlar da kendilerinden önce çalisanlarin meyvasini topladilar.

Sözün özü, bütün insanlik tarihine ve her cografyaya uyacak bir kriter öneriyorum:

Bir ülkenin/bölgenin ileri gitmesi "ötekilerle" yapici etkilesime girmesine baglidir. Savas, hastalik vb sebeple Kendi içine kapananlar eriyip gidiyor.

Buraya kadar sabirla okuyanlara tesekkürler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>evet, kaldigim yerden devam ediyorum, TEK RENK kriterlerden uzak durmak lazim, ideoloji hatta saplanti haline geliyor:<br />
1) Sicak ülkeler geri kalmistir, soguk ülkeler ilerlemistir,<br />
2) Islam ilericidir, ötekiler gericidir (veya tersi)</p>
<p>Bunun yaninda bir bilgi birikimi olusunca kendi basina lokomotif olur, ülkeyi/bölgeyi ileri iter. Peki ama nasil oluyor da hep ayni ülkeler/bölgeler ilerlemiyor?</p>
<p>Islam aleminin geriye gidisinin baslangicina tekabül eden olaylar kismen açiklayici:<br />
1) Mogol saldirilari,<br />
2) Haçli seferleri</p>
<p>Ama bunlardan sonra gelen Osmanli var. Kuzey hindistan&#8217;da Taj Mahal&#8217;i insa eden Sah Cihan var&#8230;</p>
<p>Mustafa Erdogan ve Islamoglu gibi isimler (ki sayarim) biraz fazla &#8220;takim oyunu&#8221; oynamak istiyor. Biz-Onlar diye bakiyor tarihe. Isabetli analizlere ragmen buralarda ayaklari kayiyor.</p>
<p>Mesela Ibn Rüsd&#8230; Okuduguma göre elimizde ondan gelen kaynaklar ibranice! Zira eserleri kaybolmus ve yahudi ögrencilerin yazdiklarindan çevrilmis bati dillerine. Burada bir isaret var:</p>
<p>Islam parladigi dönemlerde iç bôlgelerde degil sinirlarda paramis. Yani &#8220;ötekilerle&#8221; etkilesime girdigi yerlede. Bagdat, Istanbul, Kordoba&#8230; Raslanti mi? Müslümanligin saglikli bir biçimde gelisip bir uygarlik, kimlik, ilerleme motoru halini alabilmesi için Yahudilerle, Hristiyanlarla ve diger bütûn din, irk, cografyalarla temas halinde olmasi gerek.</p>
<p>Sözüm meclisten disari, kimi Müslümanlarin &#8220;biz bize yeteriz&#8221; demeleri, gavur icadi diye batidan gelen fikirlere direnmeleri vs büyük hata.</p>
<p>Direneceksek ne oldugunu anlayalim, itiraz noktalarimizi bildirelim. O fikri alalim, iyilestirelim, kullanalim.</p>
<p>Zaten Islam&#8217;in ilk asirlarinda tercümeye verilen önem basli basina bir inceleme konusu olmali. Hint, Yunan ne buldularsa çevirmisler.</p>
<p>Evet, bati Islam uygarligindan istifade etti ama Müslümanlar da kendilerinden önce çalisanlarin meyvasini topladilar.</p>
<p>Sözün özü, bütün insanlik tarihine ve her cografyaya uyacak bir kriter öneriyorum:</p>
<p>Bir ülkenin/bölgenin ileri gitmesi &#8220;ötekilerle&#8221; yapici etkilesime girmesine baglidir. Savas, hastalik vb sebeple Kendi içine kapananlar eriyip gidiyor.</p>
<p>Buraya kadar sabirla okuyanlara tesekkürler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/10/bilim-ve-teknoloji-neden-avrupada-gelisti/#comment-46654</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:11:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9002#comment-46654</guid>
		<description>Sevgili Kardesim MB,

Makale bütün uzunluguna ragmen "kisa" kalmis, zira konu çok derin :)

Sadece Mustafa Erdogan degil hepimizin yaptigi bir hata var: Tarihi olaylari bir veya iki degisken ile açiklamak. Bu hatayi Müslümanlar kadar batili düsünürler de yapiyor.

Ekonomik ve/teknolojik gelismeleri dinsel, cografî veya etnik sekilde açikliyoruz ama aslinda sakliyoruz Hakikat'i.

Söyleyeceklerimi yazina yönelik bir elestiri olarak kabul etme, sesli düsünüyorum, yorumlari okurken aklima gelenler bunlar. çok temel bir mesele bu, tarih arastirma yöntemi veya epistemolojisi gibi bir eksen?

Kanimca iyi kriterler (varsa) ortaya çiktiklari dönem ve cografya disinda geçerli olmali. Yani 19cu yy Afrika'daki bir durumu açiklarken kullandigin kriter 16ci yy avrupasina da uymali.

Mesela kimi yerli yari-aydinlarimizin çok sevdigi gibi &lt;strong&gt;"Hristiyanlik ilerici, Islam gerici"&lt;/strong&gt; tezi. Bunu icad etmek için 17-19cu yy'la bakiyorlar. Tamam. Ama eger bu Hakikat"e giden bir kriter olsa 7ci, 8ci, 12ci yy'lara da uymali degil mi?

Senin yazindaki örnekler (Ibn Sina, Ibn Rusd...) bu tezi çürütüyor.

Benzer sekilde Islam cografyasinda ayni asirlarda büyük gerileme ve ilerlemeler olmustur. Demek ki "Islam ilericidir" diye kestirip atamayiz.

Fakat meselenin özü daha da karmasik. Zira ekonomik/teknik olarak ileri olan bir milletin ilerlemesi daha kolay degil mi? ABD'ye bakalim, sermaye var, bilim adami, kitap, bilgisayar, laboratuar...

Yani döngüsel kriterler de var. 19cu yy'daki Avrupa Islam aleminden hizli ilerliyordu çünkü zaten 18ci yy'da da ilerdeydi!!!

devam edecegim birazdan</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Kardesim MB,</p>
<p>Makale bütün uzunluguna ragmen &#8220;kisa&#8221; kalmis, zira konu çok derin <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Sadece Mustafa Erdogan degil hepimizin yaptigi bir hata var: Tarihi olaylari bir veya iki degisken ile açiklamak. Bu hatayi Müslümanlar kadar batili düsünürler de yapiyor.</p>
<p>Ekonomik ve/teknolojik gelismeleri dinsel, cografî veya etnik sekilde açikliyoruz ama aslinda sakliyoruz Hakikat&#8217;i.</p>
<p>Söyleyeceklerimi yazina yönelik bir elestiri olarak kabul etme, sesli düsünüyorum, yorumlari okurken aklima gelenler bunlar. çok temel bir mesele bu, tarih arastirma yöntemi veya epistemolojisi gibi bir eksen?</p>
<p>Kanimca iyi kriterler (varsa) ortaya çiktiklari dönem ve cografya disinda geçerli olmali. Yani 19cu yy Afrika&#8217;daki bir durumu açiklarken kullandigin kriter 16ci yy avrupasina da uymali.</p>
<p>Mesela kimi yerli yari-aydinlarimizin çok sevdigi gibi <strong>&#8220;Hristiyanlik ilerici, Islam gerici&#8221;</strong> tezi. Bunu icad etmek için 17-19cu yy&#8217;la bakiyorlar. Tamam. Ama eger bu Hakikat&#8221;e giden bir kriter olsa 7ci, 8ci, 12ci yy&#8217;lara da uymali degil mi?</p>
<p>Senin yazindaki örnekler (Ibn Sina, Ibn Rusd&#8230;) bu tezi çürütüyor.</p>
<p>Benzer sekilde Islam cografyasinda ayni asirlarda büyük gerileme ve ilerlemeler olmustur. Demek ki &#8220;Islam ilericidir&#8221; diye kestirip atamayiz.</p>
<p>Fakat meselenin özü daha da karmasik. Zira ekonomik/teknik olarak ileri olan bir milletin ilerlemesi daha kolay degil mi? ABD&#8217;ye bakalim, sermaye var, bilim adami, kitap, bilgisayar, laboratuar&#8230;</p>
<p>Yani döngüsel kriterler de var. 19cu yy&#8217;daki Avrupa Islam aleminden hizli ilerliyordu çünkü zaten 18ci yy&#8217;da da ilerdeydi!!!</p>
<p>devam edecegim birazdan</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Atılım Ateş tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/10/bilim-ve-teknoloji-neden-avrupada-gelisti/#comment-46648</link>
		<dc:creator>Atılım Ateş</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 12:22:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9002#comment-46648</guid>
		<description>Gözümüz batıdan başka yöne bakmaz olmuş, sanki dünya tarihi sadece İslam dünyası ile Hristiyan batı arasındaki mücadeleden ibaretmiş gibi bir anlayışa sahibiz kanımca. Sıfır rakamının Hindistan'da ortaya çıktığına dair yazılar okumuştum, hatta bugün kullandığımız basamaklı sayı yazım sistemi de Hindistan çıkışlı diye biliyorum. Ama bizim dünyamızın dışında orası... Sayılmaz yani...

Ama bizim dünyamız 60. doğu boylamı, 120. batı boylamı, 20. ve 60. kuzey boylamları dışında boş, tarihimiz de Hicri 1 ile (Muhammed'in doğumu bile her yerde 571 diye geçiyor, Hİcri 1 öncesi olmadığı için kimse hicri -52 demiyor)
başlıyor.

Medeniyet ne Batı'yla, ne de İslam'la başlamadı kanımca. Her topluluk kendi zamanında bir insanlık birikimi olan medeniyete kendince bir katkıda bulunuyor. Hindistan ve Çin de zamanında katkıda bulunmuş, İslam coğrafyası da zamanında katkıda bulunmuş, bugün Avrupa ve Amerika da kendi katkısını sunuyor. Batı eleştirisi güzel, gerekli, çünkü bu eleştirel bakış olmadan var olanın üzerine bir şeyler eklememiz zor.

Yalnız bilim ve teknoloji neden Avrupa'da gelişti sorusunun cevabını yazınızda tam bulamadım. Bir de dünya tarihine damga vuran İslam'ın altın çağı denilen dönemin tarafımızdan yeterli derinlikte incelenmediğini düşünüyorum. İslam coğrafyasında yaşayan bilim adamlarını ve buluşlarını sayabiliyoruz, ama o dönemi bitiren Moğol istilasının etkileri konusunda kimseden derinlikli bir yorum duymadım. Biliyorsunuzdur İslam mucizesi'ne adres gösterdiğiniz Bağdat 1258'de Moğollar tarafından yakıldı, nüfusu yok edildi.

Ama bizim dünyamız 60. doğu boylamında bitiyordu değil mi? Moğollar bizim dünyamızın dışında, bizim dünyamızı yaksalar bile...

Tarihimizin Hİcri 1'den geriye gidememesinden daha kötüsü, hafızamızdaki bu boşlukların etkisidir kanımca. Sonra sorar dururuz birbirimize, Bilim ve Teknoloji neden bugün İslam coğrafyasında gelişmiyor diye...

Selamlar,

Atılım Ateş</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gözümüz batıdan başka yöne bakmaz olmuş, sanki dünya tarihi sadece İslam dünyası ile Hristiyan batı arasındaki mücadeleden ibaretmiş gibi bir anlayışa sahibiz kanımca. Sıfır rakamının Hindistan&#8217;da ortaya çıktığına dair yazılar okumuştum, hatta bugün kullandığımız basamaklı sayı yazım sistemi de Hindistan çıkışlı diye biliyorum. Ama bizim dünyamızın dışında orası&#8230; Sayılmaz yani&#8230;</p>
<p>Ama bizim dünyamız 60. doğu boylamı, 120. batı boylamı, 20. ve 60. kuzey boylamları dışında boş, tarihimiz de Hicri 1 ile (Muhammed&#8217;in doğumu bile her yerde 571 diye geçiyor, Hİcri 1 öncesi olmadığı için kimse hicri -52 demiyor)<br />
başlıyor.</p>
<p>Medeniyet ne Batı&#8217;yla, ne de İslam&#8217;la başlamadı kanımca. Her topluluk kendi zamanında bir insanlık birikimi olan medeniyete kendince bir katkıda bulunuyor. Hindistan ve Çin de zamanında katkıda bulunmuş, İslam coğrafyası da zamanında katkıda bulunmuş, bugün Avrupa ve Amerika da kendi katkısını sunuyor. Batı eleştirisi güzel, gerekli, çünkü bu eleştirel bakış olmadan var olanın üzerine bir şeyler eklememiz zor.</p>
<p>Yalnız bilim ve teknoloji neden Avrupa&#8217;da gelişti sorusunun cevabını yazınızda tam bulamadım. Bir de dünya tarihine damga vuran İslam&#8217;ın altın çağı denilen dönemin tarafımızdan yeterli derinlikte incelenmediğini düşünüyorum. İslam coğrafyasında yaşayan bilim adamlarını ve buluşlarını sayabiliyoruz, ama o dönemi bitiren Moğol istilasının etkileri konusunda kimseden derinlikli bir yorum duymadım. Biliyorsunuzdur İslam mucizesi&#8217;ne adres gösterdiğiniz Bağdat 1258&#8242;de Moğollar tarafından yakıldı, nüfusu yok edildi.</p>
<p>Ama bizim dünyamız 60. doğu boylamında bitiyordu değil mi? Moğollar bizim dünyamızın dışında, bizim dünyamızı yaksalar bile&#8230;</p>
<p>Tarihimizin Hİcri 1&#8242;den geriye gidememesinden daha kötüsü, hafızamızdaki bu boşlukların etkisidir kanımca. Sonra sorar dururuz birbirimize, Bilim ve Teknoloji neden bugün İslam coğrafyasında gelişmiyor diye&#8230;</p>
<p>Selamlar,</p>
<p>Atılım Ateş</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MB tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/10/bilim-ve-teknoloji-neden-avrupada-gelisti/#comment-46641</link>
		<dc:creator>MB</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 09:54:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9002#comment-46641</guid>
		<description>&lt;strong&gt;"Varsin yenilsin, ama ona donusmesin."&lt;/strong&gt;

Gerçekten çok güzel Suat Bey... Paylaşımınız için çok teşekkürler.

Bu arada Enver Bey'in yapacağı yorumları merakla ve heyecanla ben de beklemekteyim.

Sevgi ve muhabetle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Varsin yenilsin, ama ona donusmesin.&#8221;</strong></p>
<p>Gerçekten çok güzel Suat Bey&#8230; Paylaşımınız için çok teşekkürler.</p>
<p>Bu arada Enver Bey&#8217;in yapacağı yorumları merakla ve heyecanla ben de beklemekteyim.</p>
<p>Sevgi ve muhabetle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Suat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/10/bilim-ve-teknoloji-neden-avrupada-gelisti/#comment-46624</link>
		<dc:creator>Suat</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 22:00:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9002#comment-46624</guid>
		<description>Enver Hocam'a katildigimi ve merakla yapacagi daha genis yorumunu bekledigimi belirteyim.

Bu arada; ben de bu ilerleme-gerileme konusunda dun cok kisaca sunlari yazmistim:

http://harcialem.wordpress.com/2010/03/08/gerileyerek-ilerleme/</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Enver Hocam&#8217;a katildigimi ve merakla yapacagi daha genis yorumunu bekledigimi belirteyim.</p>
<p>Bu arada; ben de bu ilerleme-gerileme konusunda dun cok kisaca sunlari yazmistim:</p>
<p><a href="http://harcialem.wordpress.com/2010/03/08/gerileyerek-ilerleme/" rel="nofollow">http://harcialem.wordpress.com/2010/03/08/gerileyerek-ilerleme/</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MB tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/10/bilim-ve-teknoloji-neden-avrupada-gelisti/#comment-46620</link>
		<dc:creator>MB</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 19:56:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9002#comment-46620</guid>
		<description>Selamlar Enver Bey

Tespitleriniz benim için çok değerli. Ve de size katılmamak elde değil...

Sanırım yukardaki ifadeler, yazı uzadığı için  biraz aceleye geldi...

Kastım bir etkileşim gerçeğini vurgulamaktı... 

Evet aslında Rönesans (sizin de dediğiniz gibi) o kadar iyi bir dönem değil. Hatta öyle planlı, programlı başı ve sonu belli bir rönesans dönemi de göremiyoruz. Hatta Rönesans Avrupanın en karanlık çağı bile denebilir. Bakış açısına bağlı elbette. Mesela Engisizyon mahkemelerinin en etkin olduğu, zulüm ve işkencelerin sıradanlaştığı dönem rönesans dönemine denk gelir. Yine rönesans döneminde bilime düşmanlık ortaçağdan geri değildir. Rönesans bazı bakımlardan ortaçağa göre bile geriydi denilebilir. İnsanların temizlik anlayışı gerçekten vahimdi. İnsanların o dönemde neden sudan korktuklarnı henüz çözemedim...Banyo ancak ve ancak tıbbi gerekçelerle onaylanan bir işlemdi.

Sayın Mustafa Armağan'a gelince, verdiğim kaynakta o da zaten bu gerçeklerden ve Avrupa'nın Rönesans yalanından bahsedediyor. Rönesansı hayırla pek yadetmiyor:)

Mustafa Armağan'ın çabası kanaatimce, iyi niyetli bir şekilde milletimize özgüven aşılamak diye düşünüyorum. Sanırım buna da ihtiyacımız var. 

İlginiz ve güzel tespitleriniz için tekrar teşekkür ederim.

Muhabbetle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selamlar Enver Bey</p>
<p>Tespitleriniz benim için çok değerli. Ve de size katılmamak elde değil&#8230;</p>
<p>Sanırım yukardaki ifadeler, yazı uzadığı için  biraz aceleye geldi&#8230;</p>
<p>Kastım bir etkileşim gerçeğini vurgulamaktı&#8230; </p>
<p>Evet aslında Rönesans (sizin de dediğiniz gibi) o kadar iyi bir dönem değil. Hatta öyle planlı, programlı başı ve sonu belli bir rönesans dönemi de göremiyoruz. Hatta Rönesans Avrupanın en karanlık çağı bile denebilir. Bakış açısına bağlı elbette. Mesela Engisizyon mahkemelerinin en etkin olduğu, zulüm ve işkencelerin sıradanlaştığı dönem rönesans dönemine denk gelir. Yine rönesans döneminde bilime düşmanlık ortaçağdan geri değildir. Rönesans bazı bakımlardan ortaçağa göre bile geriydi denilebilir. İnsanların temizlik anlayışı gerçekten vahimdi. İnsanların o dönemde neden sudan korktuklarnı henüz çözemedim&#8230;Banyo ancak ve ancak tıbbi gerekçelerle onaylanan bir işlemdi.</p>
<p>Sayın Mustafa Armağan&#8217;a gelince, verdiğim kaynakta o da zaten bu gerçeklerden ve Avrupa&#8217;nın Rönesans yalanından bahsedediyor. Rönesansı hayırla pek yadetmiyor:)</p>
<p>Mustafa Armağan&#8217;ın çabası kanaatimce, iyi niyetli bir şekilde milletimize özgüven aşılamak diye düşünüyorum. Sanırım buna da ihtiyacımız var. </p>
<p>İlginiz ve güzel tespitleriniz için tekrar teşekkür ederim.</p>
<p>Muhabbetle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/10/bilim-ve-teknoloji-neden-avrupada-gelisti/#comment-46614</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 16:28:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9002#comment-46614</guid>
		<description>yazıda itiraz "şerhi" koyacağım çok fazla bölüm var aslında. bir ara daha geniş bir vaktimde kapsamlı yorumlarımı iletmek isterim. ancak en çok takıldığım noktayı da aktarmadan edemeyeceğim:

&lt;blockquote&gt;"Rönesans uzmanlarından Peter Burke, dikkatimizi Rönesans’ın Latin ve Yunan kaynaklarına yani binlerce yıl öncesine bir “geri dönüş”, hatta antik kültürün taklit edilmesi hareketi olduğu noktasına çeker. Dahası Rönesans aynı zamanda İslam Medeniyeti ile temasa geçişin adıdır. &lt;strong&gt;Bir başka değişle, Avrupa’nın bitkisel hayattan uyanışa geçişi Arap-İslam kültürü ve dinamizmi sayesinde gerçekleşecekti.&lt;/strong&gt; "&lt;/blockquote&gt;  
burası bence oldukça sorunlu. avrupa'nın rönesans'tan önce "bitkisel hayatta olduğu" ve rönesans ile birlikte bundan kurtulup "ayınlandığı" oldukça modern bir tez. ikincisi bu modern teze destek olmak ve rönesans'ın, "islam alimleri ve kültürünün" de aktarılmasıyla geliştiği tezi de bizlere islam kültürünün, sanatının ve hayatı algılayış biçiminin farklılığı konusunda söz söylemeye bile imkan bırakmayacak kadar yanlış bir tez kanımca. rönesans'ın öyle söylendiği gibi "iyi" birşey olmadığını belirttikten sonra; ama onda bizim katkımız da yadsınamaz demek pek tutarlı bir tavır olmasa gerek. mutlaka rönesans bazı "bilgi aktarımlarının" sonucu gerçekleşen birşeydi. ama bu "iyi" birşey miydi çok tartışılır. açıkçası mustafa armağan'ın kitapları "bize" baktığını söylerken bile batı'nın bugün bulunduğu noktanın "ileri" bir nokta olduğu önkabulüyle bakıyor olduğu için çok sorunlu kitaplar. batı "ilimde gelişti!" ; ama bizlerin katkısı ile! batı demokraside gelişti;ama bizlerin katkısıyla....türü söylemler eninde sonunda eğer bir "biz" varsa, o bizin artık dünyaya hiçbirşey söyleyemediğinin kanıtıdır bana kalırsa...şimdilik bu kadar daha gneiş bir zamanda tekrar yazmak dileğiyle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yazıda itiraz &#8220;şerhi&#8221; koyacağım çok fazla bölüm var aslında. bir ara daha geniş bir vaktimde kapsamlı yorumlarımı iletmek isterim. ancak en çok takıldığım noktayı da aktarmadan edemeyeceğim:</p>
<blockquote><p>&#8220;Rönesans uzmanlarından Peter Burke, dikkatimizi Rönesans’ın Latin ve Yunan kaynaklarına yani binlerce yıl öncesine bir “geri dönüş”, hatta antik kültürün taklit edilmesi hareketi olduğu noktasına çeker. Dahası Rönesans aynı zamanda İslam Medeniyeti ile temasa geçişin adıdır. <strong>Bir başka değişle, Avrupa’nın bitkisel hayattan uyanışa geçişi Arap-İslam kültürü ve dinamizmi sayesinde gerçekleşecekti.</strong> &#8220;</p></blockquote>
<p>burası bence oldukça sorunlu. avrupa&#8217;nın rönesans&#8217;tan önce &#8220;bitkisel hayatta olduğu&#8221; ve rönesans ile birlikte bundan kurtulup &#8220;ayınlandığı&#8221; oldukça modern bir tez. ikincisi bu modern teze destek olmak ve rönesans&#8217;ın, &#8220;islam alimleri ve kültürünün&#8221; de aktarılmasıyla geliştiği tezi de bizlere islam kültürünün, sanatının ve hayatı algılayış biçiminin farklılığı konusunda söz söylemeye bile imkan bırakmayacak kadar yanlış bir tez kanımca. rönesans&#8217;ın öyle söylendiği gibi &#8220;iyi&#8221; birşey olmadığını belirttikten sonra; ama onda bizim katkımız da yadsınamaz demek pek tutarlı bir tavır olmasa gerek. mutlaka rönesans bazı &#8220;bilgi aktarımlarının&#8221; sonucu gerçekleşen birşeydi. ama bu &#8220;iyi&#8221; birşey miydi çok tartışılır. açıkçası mustafa armağan&#8217;ın kitapları &#8220;bize&#8221; baktığını söylerken bile batı&#8217;nın bugün bulunduğu noktanın &#8220;ileri&#8221; bir nokta olduğu önkabulüyle bakıyor olduğu için çok sorunlu kitaplar. batı &#8220;ilimde gelişti!&#8221; ; ama bizlerin katkısı ile! batı demokraside gelişti;ama bizlerin katkısıyla&#8230;.türü söylemler eninde sonunda eğer bir &#8220;biz&#8221; varsa, o bizin artık dünyaya hiçbirşey söyleyemediğinin kanıtıdır bana kalırsa&#8230;şimdilik bu kadar daha gneiş bir zamanda tekrar yazmak dileğiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

