<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Ece Nur Yobaz Laiklerin Korkulu Rüyası Oldu! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/03/05/ece-nur-yobaz-laiklerin-korkulu-ruyasi-oldu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/05/ece-nur-yobaz-laiklerin-korkulu-ruyasi-oldu/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 03:06:49 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/05/ece-nur-yobaz-laiklerin-korkulu-ruyasi-oldu/#comment-46597</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 07:12:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8922#comment-46597</guid>
		<description>ahmet bey,

Kara çarşaf denilen şey Fransız modası etkisi altında icad olmuş bir şeydir. Ve düşündüğünüzün aksine, Osmanlı idaresi kara çarşafa karşı çıkmıştır. Yine 2.Abdülhamid döneminde bir ara kara çarşaf yasaklanmıştır. Osmanlı'da Rumların, Ermenilerin, Yahudilerin nasıl giyineceğine değil, nasıl giyinemeyeceğine dair-yani müslümanlar gibi giyinmemelerine dair- fermanlar vardır. Bu da müslümanlarla aralarında temyiz imkanı sağlamak içindir. Ve sadece İstanbul'a aittir. Ve evet Osmanlı da despottur. İnsanların kıyafetini belirleyen bütün devletler despottur. Ama işin ironik yanı bu despotluğun çağdaşlık adıyla yapılmasıdır. Yoksa zaten biz ilkokuldan beri öğretildiği gibi Osmanlı'nın köhne ve gerici bir imparatorluk (o nasıl bir şeyse!) olduğunu biliyoruz. Ama Kemalizmin iddiası, bizi çağdaş medeniyet seviyesine ulaştırmak. Çağdaş medeniyette, vatandaşının kılık kıyafetine karışan yönetimleri pek çağdaş saymıyor. Herhalde biz de Osmanlı'yı veya Kemalizmin bu yanlış yönlerini değil, doğru olanı takip etmek durumundayız değil mi? Yoksa her yanlışımızı, Osmanlı'nın yanlışından temellendirirsek tabi ki her bir halta bir mazeret bulabiliriz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ahmet bey,</p>
<p>Kara çarşaf denilen şey Fransız modası etkisi altında icad olmuş bir şeydir. Ve düşündüğünüzün aksine, Osmanlı idaresi kara çarşafa karşı çıkmıştır. Yine 2.Abdülhamid döneminde bir ara kara çarşaf yasaklanmıştır. Osmanlı&#8217;da Rumların, Ermenilerin, Yahudilerin nasıl giyineceğine değil, nasıl giyinemeyeceğine dair-yani müslümanlar gibi giyinmemelerine dair- fermanlar vardır. Bu da müslümanlarla aralarında temyiz imkanı sağlamak içindir. Ve sadece İstanbul&#8217;a aittir. Ve evet Osmanlı da despottur. İnsanların kıyafetini belirleyen bütün devletler despottur. Ama işin ironik yanı bu despotluğun çağdaşlık adıyla yapılmasıdır. Yoksa zaten biz ilkokuldan beri öğretildiği gibi Osmanlı&#8217;nın köhne ve gerici bir imparatorluk (o nasıl bir şeyse!) olduğunu biliyoruz. Ama Kemalizmin iddiası, bizi çağdaş medeniyet seviyesine ulaştırmak. Çağdaş medeniyette, vatandaşının kılık kıyafetine karışan yönetimleri pek çağdaş saymıyor. Herhalde biz de Osmanlı&#8217;yı veya Kemalizmin bu yanlış yönlerini değil, doğru olanı takip etmek durumundayız değil mi? Yoksa her yanlışımızı, Osmanlı&#8217;nın yanlışından temellendirirsek tabi ki her bir halta bir mazeret bulabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ahmet tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/05/ece-nur-yobaz-laiklerin-korkulu-ruyasi-oldu/#comment-46586</link>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 23:10:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8922#comment-46586</guid>
		<description>off başlığa bak kimin ne giyeceğine atatürkmü karar veriyormuş.pekala kara çarşafa halk kendiliğindenmi giymiş o zamanki osmanlı devleti halifelikten sonra zorla kara çarşaf giydirmemişmi halka osmanlı zamanındaki kılık kıyafetle ilgili fermanları bir okuyun bakalım rumların yahudilerin ermenilerin nasıl ve ne şekilde giyineceğine padişah nasıl karar vermiş.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>off başlığa bak kimin ne giyeceğine atatürkmü karar veriyormuş.pekala kara çarşafa halk kendiliğindenmi giymiş o zamanki osmanlı devleti halifelikten sonra zorla kara çarşaf giydirmemişmi halka osmanlı zamanındaki kılık kıyafetle ilgili fermanları bir okuyun bakalım rumların yahudilerin ermenilerin nasıl ve ne şekilde giyineceğine padişah nasıl karar vermiş.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/05/ece-nur-yobaz-laiklerin-korkulu-ruyasi-oldu/#comment-46513</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 23:48:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8922#comment-46513</guid>
		<description>Gürhan Bey Selamlar,

Geciken yanitim için kusura bakmayin, konuya girelim, öncelikle din ve dinsel ögeler de bir put olabilir. Nice Islamci ve Muhammedçi gördüm ki Müslüman degildiler. Zaten sizin sözlerinizin su kismi çok güzel:

&lt;em&gt;&lt;blockquote&gt;"... Bana kalırsa insan teki,secde etmeye değil,kendisine secde etmesini buyuran her türlü somut veya aşkın mekanizmadan şüphe duymaya ve vicdanının ona rehber olacağı yolda her türlü adaletsizliğe karşı bayrak açmaya yaratılmıştır ..."&lt;/blockquote&gt;&lt;/em&gt;

Siz bazi iki yüzlü "Müslüman" geçinen tiplerden yakinmissiniz. Insanlari degil de eylemlerini elestirmek daha saglikli geliyor bana. Gandhi özgeçmisinde (mealen) söyle der:

&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;"Eger günahkâri degil de günahi lanetlemis olsak dünya cennet gibi bir yer olur"&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;

Dogrudur. Zira elestirdigimiz iki yüzlü kimseler aslinda sabahtan aksama kadar öyle olMAyabilirler. Belki gençliklerinde de öyle degillerdi. Belki ölürken pisman olacaklar ve tövbe edip kurtulacaklar. Biz kimsenin akibetini bilemeyiz. 

Yorumunuzun ana konusuna yani Insan'in yaratilis maksadina geri dönecek olursak... ALLAH'a secde etmek ile SADECE ve SADECE vicdanin sesini dinlemek özde ayni denize açilan iki irmak gibidir. Daglar arasindan kivrilir, birbirinden uzaklasmis gibi görünür. Ama ikisi de H2O yani Su'dur ve aslina döner. Ask, Ilim ve Iman irmaklari OLMAK denizine kavusur eninde sonunda. Bu irmaklar üzerindeki balikçilar birbirlerini görünce &lt;strong&gt;"heyy, yanlis irmaktasin, al kayigini da benimkine gel, denize açilan tek irmak benimki"&lt;/strong&gt; derler. 

Bunun içindir ki Gerek Kur'an, Hz Muhammed (SAV) gerkse büyük Islam alimleri defalarca ayni seyleri tekrar etmislerdir:
1) Insani ALLAH'a yaklastirmayan ilim ancak O'ndan uzaklastirir,
2) Amele dönüsmeyen ilim kibiri besler, ALLAH'a isyan ettirir, en azindan vakit kaybettirir,
3) Halka tavsiye edeceklerini önce kendi nefsine tavsiye et, yapamayacaklarini ögütleme...

Bunun gibi yüzler belki de binlerce ayet, hadis, özlü söz, ögüt, kitap, makale ile dolu Islam'in kitaplari.

Özü nedir? Ister ilim ve felsefe, ister iman ve ibadet isterse tasavvuf gibi mistik yönü agir basan bir yoldan ilerleyin, bilginiz, imaniniz ve askinizin etkisiyle YAPTIKLARINIZ &lt;strong&gt;"iyi, güzel ve dogru" &lt;/strong&gt;olsun. vicdaninizin emrettigi gibi hareket edin. Kul hakki yemeyin, nefsinizin hayvanî arzularina direnin.

evet Dilaver Bey de hakliydi ve sahsen ben de FAZLA iDDiALI oldugunu sanmiyorum "secde" konusundaki sözlerimin. Beytullah kardesim kisaca açiklamis, ona da katiliyorum, elbette namaz ile sinirli degil kasdettiklerim.

Dostlukla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gürhan Bey Selamlar,</p>
<p>Geciken yanitim için kusura bakmayin, konuya girelim, öncelikle din ve dinsel ögeler de bir put olabilir. Nice Islamci ve Muhammedçi gördüm ki Müslüman degildiler. Zaten sizin sözlerinizin su kismi çok güzel:</p>
<p><em><br />
<blockquote>&#8220;&#8230; Bana kalırsa insan teki,secde etmeye değil,kendisine secde etmesini buyuran her türlü somut veya aşkın mekanizmadan şüphe duymaya ve vicdanının ona rehber olacağı yolda her türlü adaletsizliğe karşı bayrak açmaya yaratılmıştır &#8230;&#8221;</p></blockquote>
<p></em></p>
<p>Siz bazi iki yüzlü &#8220;Müslüman&#8221; geçinen tiplerden yakinmissiniz. Insanlari degil de eylemlerini elestirmek daha saglikli geliyor bana. Gandhi özgeçmisinde (mealen) söyle der:</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Eger günahkâri degil de günahi lanetlemis olsak dünya cennet gibi bir yer olur&#8221;</em></p></blockquote>
<p>Dogrudur. Zira elestirdigimiz iki yüzlü kimseler aslinda sabahtan aksama kadar öyle olMAyabilirler. Belki gençliklerinde de öyle degillerdi. Belki ölürken pisman olacaklar ve tövbe edip kurtulacaklar. Biz kimsenin akibetini bilemeyiz. </p>
<p>Yorumunuzun ana konusuna yani Insan&#8217;in yaratilis maksadina geri dönecek olursak&#8230; ALLAH&#8217;a secde etmek ile SADECE ve SADECE vicdanin sesini dinlemek özde ayni denize açilan iki irmak gibidir. Daglar arasindan kivrilir, birbirinden uzaklasmis gibi görünür. Ama ikisi de H2O yani Su&#8217;dur ve aslina döner. Ask, Ilim ve Iman irmaklari OLMAK denizine kavusur eninde sonunda. Bu irmaklar üzerindeki balikçilar birbirlerini görünce <strong>&#8220;heyy, yanlis irmaktasin, al kayigini da benimkine gel, denize açilan tek irmak benimki&#8221;</strong> derler. </p>
<p>Bunun içindir ki Gerek Kur&#8217;an, Hz Muhammed (SAV) gerkse büyük Islam alimleri defalarca ayni seyleri tekrar etmislerdir:<br />
1) Insani ALLAH&#8217;a yaklastirmayan ilim ancak O&#8217;ndan uzaklastirir,<br />
2) Amele dönüsmeyen ilim kibiri besler, ALLAH&#8217;a isyan ettirir, en azindan vakit kaybettirir,<br />
3) Halka tavsiye edeceklerini önce kendi nefsine tavsiye et, yapamayacaklarini ögütleme&#8230;</p>
<p>Bunun gibi yüzler belki de binlerce ayet, hadis, özlü söz, ögüt, kitap, makale ile dolu Islam&#8217;in kitaplari.</p>
<p>Özü nedir? Ister ilim ve felsefe, ister iman ve ibadet isterse tasavvuf gibi mistik yönü agir basan bir yoldan ilerleyin, bilginiz, imaniniz ve askinizin etkisiyle YAPTIKLARINIZ <strong>&#8220;iyi, güzel ve dogru&#8221; </strong>olsun. vicdaninizin emrettigi gibi hareket edin. Kul hakki yemeyin, nefsinizin hayvanî arzularina direnin.</p>
<p>evet Dilaver Bey de hakliydi ve sahsen ben de FAZLA iDDiALI oldugunu sanmiyorum &#8220;secde&#8221; konusundaki sözlerimin. Beytullah kardesim kisaca açiklamis, ona da katiliyorum, elbette namaz ile sinirli degil kasdettiklerim.</p>
<p>Dostlukla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>beytullah emrah tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/05/ece-nur-yobaz-laiklerin-korkulu-ruyasi-oldu/#comment-46505</link>
		<dc:creator>beytullah emrah</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 21:20:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8922#comment-46505</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;"Baştaki,insan secde etmek için yaratılmıştır ifadesi biraz fazla iddialı ve deterministik bir ifade değil mi?"&lt;/blockquote&gt;

buradaki determinizm değil, sadece Allah'ın muradı ama insanı bir kaderle bağlamıyor, yani aklını, tercih özgürlüğünü ve iradesini ipotek altına almıyor ki imtihan gerçekleşsin. 

secde etmeyi de sanırım düz bir ifadeyle "namaz kılmak" şeklinde okumamak gerekiyor. bu, yalnızca Allah'a kul olup başka bir otoriteye kulluğu-köleliği reddetme anlamında bir secde. böyle bir secde elbette insanı her türlü haksızlığa, zorbalığa, adaletsizliğe, kötülüğe, ifsada, sömürüye, vicdansızlığa, kısaca "insandışılaştırmaya" karşı tavır almayı, adil bir şahit olmayı gerektiriyor. 

konuya dönecek olursak: başörtüsü yasağı kemalist hegemonyanın müslümanlara karşı bir ilahlık, rablik iddiasını ortaya koymasıdır. müslümanlar da bu konuda kime secde edeceğine artık bir karar vermek zorundadır. öteki türlü şirkin getirdiği ikiyüzlülükten, parçalı kimliklerden, şizofreniden ve çatışmalı ruh halinden kurtulup huzura kavuşabileceğiz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>&#8220;Baştaki,insan secde etmek için yaratılmıştır ifadesi biraz fazla iddialı ve deterministik bir ifade değil mi?&#8221;</p></blockquote>
<p>buradaki determinizm değil, sadece Allah&#8217;ın muradı ama insanı bir kaderle bağlamıyor, yani aklını, tercih özgürlüğünü ve iradesini ipotek altına almıyor ki imtihan gerçekleşsin. </p>
<p>secde etmeyi de sanırım düz bir ifadeyle &#8220;namaz kılmak&#8221; şeklinde okumamak gerekiyor. bu, yalnızca Allah&#8217;a kul olup başka bir otoriteye kulluğu-köleliği reddetme anlamında bir secde. böyle bir secde elbette insanı her türlü haksızlığa, zorbalığa, adaletsizliğe, kötülüğe, ifsada, sömürüye, vicdansızlığa, kısaca &#8220;insandışılaştırmaya&#8221; karşı tavır almayı, adil bir şahit olmayı gerektiriyor. </p>
<p>konuya dönecek olursak: başörtüsü yasağı kemalist hegemonyanın müslümanlara karşı bir ilahlık, rablik iddiasını ortaya koymasıdır. müslümanlar da bu konuda kime secde edeceğine artık bir karar vermek zorundadır. öteki türlü şirkin getirdiği ikiyüzlülükten, parçalı kimliklerden, şizofreniden ve çatışmalı ruh halinden kurtulup huzura kavuşabileceğiz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Gürhan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/05/ece-nur-yobaz-laiklerin-korkulu-ruyasi-oldu/#comment-46493</link>
		<dc:creator>Gürhan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 13:18:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8922#comment-46493</guid>
		<description>Mehmet Bey merhabalar;konunun ana gövdesinden sapmak bahasına yazınızdan bir alıntı yapıp üzerine konuşmak isterim:"İnsan secde etmek için yaratılmıştır. ALLAH’a secde etmiyorsa/edemiyorsa mutlaka yeni ilâhlar bulacaktır" Sınırlı insan ömrü aslında bu tanımlanmış zaman aralığında,insan tekinin varoluşunu anlamlandırma çabasıyla geçer ve nihayete erer.Baştaki,insan secde etmek için yaratılmıştır ifadesi biraz fazla iddialı ve deterministik bir ifade değil mi? Aslında önermenin ikinci kısmında belirttiğiniz,Allah'a secde etmeyen insanın, başka ilahlar veya kendisi gibi etten kemikten yaradılmış başka efendilere iman ve biat   edeceği saptaması çok yerinde olsa da benim çok uzun zamandır kafamı kurcalayan bir sorunsala da işaret etmekte.Geçenlerde bu sitede,ekolojik-anarşist olarak bildiğim Dilaver Demirağ'ın da benzer bir yaklaşımı vardı.La İlahe İllallah'tan daha öte bir devrimci söylem olamayacağından dem vuruyordu.Ancak bu postmodern zamanlarda pratiklerin bu şekilde işlemediğine dair derin şüphe hatta naçizane gözlemlerim var.Hazreti Peygamber'in sahabeye ve onlar vasıtasıyla tüm İslam toplumuna "ticaret yapın,ticarette hayır ve bereket vardır" telkininde bulunduğunu biliyoruz.O zamanları bilmem ama,bir Cuma namazına dükkanına,işyerine kilit vurup gitmiş cemaatin kaç tanesi sünnet ve farzı eda ettiği o kısacık süre boyunca zihnini çekten,senetten,alacaktan,borçtan hülasa dünya işlerinden azade edebilmeye muvaffak oluyor.Bağlarsak bu serbest piyasacı telkini içinde barındıran bir din,her ne kadar sadaka mekanizmasıyla durumu dengeleme kaygısı gütmüşse de,secdeyle bir olan her alın,acaba başka ilah tanımayacağına dair bir akde mi işaret yoksa,dünya işlerinden kendini bir türlü kopartamayan her inançlı duruş bu secde pratiğini cemaat,parti,aile,hemşehrilik adı ne olursa olsun gündelikte karşısına çıkacak her türlü otorite ve hiyerarşik yapılanmaya da uygulamaya teşne.Bana kalırsa insan teki,secde etmeye değil,kendisine secde etmesini buyuran her türlü somut veya aşkın mekanizmadan şüphe duymaya ve vicdanının ona rehber olacağı yolda her türlü adaletsizliğe karşı bayrak açmaya yaratılmıştır.Bir alıntıyla bitirmek isterim:Al Capone çocukken her akşam yatmadan Allah'a,kendisine bir bisiklet bahşetmesi için dua eder;sonra yavaş yavaş farkına varır ki Allah'la işler böyle yürümüyor,gider afili bir bisiklet çalar; ve yeni duası artık şu şekildedir:Allah'ım günahlarımı affet.sevgiyle kalın..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Bey merhabalar;konunun ana gövdesinden sapmak bahasına yazınızdan bir alıntı yapıp üzerine konuşmak isterim:&#8221;İnsan secde etmek için yaratılmıştır. ALLAH’a secde etmiyorsa/edemiyorsa mutlaka yeni ilâhlar bulacaktır&#8221; Sınırlı insan ömrü aslında bu tanımlanmış zaman aralığında,insan tekinin varoluşunu anlamlandırma çabasıyla geçer ve nihayete erer.Baştaki,insan secde etmek için yaratılmıştır ifadesi biraz fazla iddialı ve deterministik bir ifade değil mi? Aslında önermenin ikinci kısmında belirttiğiniz,Allah&#8217;a secde etmeyen insanın, başka ilahlar veya kendisi gibi etten kemikten yaradılmış başka efendilere iman ve biat   edeceği saptaması çok yerinde olsa da benim çok uzun zamandır kafamı kurcalayan bir sorunsala da işaret etmekte.Geçenlerde bu sitede,ekolojik-anarşist olarak bildiğim Dilaver Demirağ&#8217;ın da benzer bir yaklaşımı vardı.La İlahe İllallah&#8217;tan daha öte bir devrimci söylem olamayacağından dem vuruyordu.Ancak bu postmodern zamanlarda pratiklerin bu şekilde işlemediğine dair derin şüphe hatta naçizane gözlemlerim var.Hazreti Peygamber&#8217;in sahabeye ve onlar vasıtasıyla tüm İslam toplumuna &#8220;ticaret yapın,ticarette hayır ve bereket vardır&#8221; telkininde bulunduğunu biliyoruz.O zamanları bilmem ama,bir Cuma namazına dükkanına,işyerine kilit vurup gitmiş cemaatin kaç tanesi sünnet ve farzı eda ettiği o kısacık süre boyunca zihnini çekten,senetten,alacaktan,borçtan hülasa dünya işlerinden azade edebilmeye muvaffak oluyor.Bağlarsak bu serbest piyasacı telkini içinde barındıran bir din,her ne kadar sadaka mekanizmasıyla durumu dengeleme kaygısı gütmüşse de,secdeyle bir olan her alın,acaba başka ilah tanımayacağına dair bir akde mi işaret yoksa,dünya işlerinden kendini bir türlü kopartamayan her inançlı duruş bu secde pratiğini cemaat,parti,aile,hemşehrilik adı ne olursa olsun gündelikte karşısına çıkacak her türlü otorite ve hiyerarşik yapılanmaya da uygulamaya teşne.Bana kalırsa insan teki,secde etmeye değil,kendisine secde etmesini buyuran her türlü somut veya aşkın mekanizmadan şüphe duymaya ve vicdanının ona rehber olacağı yolda her türlü adaletsizliğe karşı bayrak açmaya yaratılmıştır.Bir alıntıyla bitirmek isterim:Al Capone çocukken her akşam yatmadan Allah&#8217;a,kendisine bir bisiklet bahşetmesi için dua eder;sonra yavaş yavaş farkına varır ki Allah&#8217;la işler böyle yürümüyor,gider afili bir bisiklet çalar; ve yeni duası artık şu şekildedir:Allah&#8217;ım günahlarımı affet.sevgiyle kalın..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>beytullah emrah tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/03/05/ece-nur-yobaz-laiklerin-korkulu-ruyasi-oldu/#comment-46441</link>
		<dc:creator>beytullah emrah</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 17:37:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8922#comment-46441</guid>
		<description>Konuyla ilgili son gelişmeyi aktarmak istiyorum.

Diyarbakır’dan yeni bir sürgün haberi daha geldi. Hamravat İlköğretim Okulu yönetimi, Ece Nur'un sınıf arkadaşı Feyzan Atlı için de sürgün kararı aldı. Feyza, Ece Nur Özel’in sürüldüğü Vali Nafiz Kayalı YİBO’ya gönderildi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Konuyla ilgili son gelişmeyi aktarmak istiyorum.</p>
<p>Diyarbakır’dan yeni bir sürgün haberi daha geldi. Hamravat İlköğretim Okulu yönetimi, Ece Nur&#8217;un sınıf arkadaşı Feyzan Atlı için de sürgün kararı aldı. Feyza, Ece Nur Özel’in sürüldüğü Vali Nafiz Kayalı YİBO’ya gönderildi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

