<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Derin Düşünce Kapatılırsa… yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 02:22:01 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Güçlü bir orduya hâlâ lüzum yok! : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-83519</link>
		<dc:creator>Güçlü bir orduya hâlâ lüzum yok! : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 08:39:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-83519</guid>
		<description>[...] da yetmedi, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı hakkımızda soruşturma açtı &#8220;orduyu yıpratıyonuz len!&#8221; diye. Öfkelendikleri makale buydu: Güçlü orduya [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] da yetmedi, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı hakkımızda soruşturma açtı &#8220;orduyu yıpratıyonuz len!&#8221; diye. Öfkelendikleri makale buydu: Güçlü orduya [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Galtung Diyagonali Penceresinden Kürt Sorunu : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-61993</link>
		<dc:creator>Galtung Diyagonali Penceresinden Kürt Sorunu : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Dec 2010 10:46:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-61993</guid>
		<description>[...] ve görevi icabı terörle mücadele konusuyla oldukça ilgili genç bir okuyucumuz. Genel Kurmay, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ergenekon sanıklarından sonra Emniyet Teşkilatı&#8217;nın da ilgiyle izlediği bir site [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] ve görevi icabı terörle mücadele konusuyla oldukça ilgili genç bir okuyucumuz. Genel Kurmay, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ergenekon sanıklarından sonra Emniyet Teşkilatı&#8217;nın da ilgiyle izlediği bir site [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Son 90 günde en çok okunanlar : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-48988</link>
		<dc:creator>Son 90 günde en çok okunanlar : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 19:13:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-48988</guid>
		<description>[...] Derin Düşünce Kapatılırsa&#8230; [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Derin Düşünce Kapatılırsa&#8230; [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>toruk tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45745</link>
		<dc:creator>toruk</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 14:41:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45745</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Milliyet Yazarı Hasan Cemal, Türkiye`de değişime direnen kurumların başında yüksek yargının geldiğini yazdı

Bu yargıyla demokrasi olmaz!&lt;/blockquote&gt;


Sinir bozucu bir tiyatro ve hayal tacirleriyle hayal bekçileri arasında salınıp duran bir kelime:

'değişim'</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Milliyet Yazarı Hasan Cemal, Türkiye`de değişime direnen kurumların başında yüksek yargının geldiğini yazdı</p>
<p>Bu yargıyla demokrasi olmaz!</p></blockquote>
<p>Sinir bozucu bir tiyatro ve hayal tacirleriyle hayal bekçileri arasında salınıp duran bir kelime:</p>
<p>&#8216;değişim&#8217;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45734</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 09:48:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45734</guid>
		<description>Milliyet Yazarı Hasan Cemal, Türkiye`de değişime direnen kurumların başında yüksek yargının geldiğini yazdı

&lt;strong&gt;Bu yargıyla demokrasi olmaz!&lt;/strong&gt;

&lt;blockquote&gt;.........
Bir başka deyişle:
Açık darbe yapamayınca, yargısal darbe yoluna başvurdular.
Bu da olmadı.
Ama vazgeçmediler.
411 milletvekilinin oyuyla üniversitelerde türban yasağını kaldıran Meclis kararını iptal ettiler.
Yetmedi.
İleri demokrasilerde olduğu gibi, askere sivil yargı yolunu açan yasal düzenlemeye kırmızı ışık yaktılar.
Yetmedi.
Fetva verdiler, bu iktidar partisi, bu Meclis anayasa değişikliği yapamaz diye...
Şemdinli’de, ucu zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı’na dokunan iddianamenin sahibi savcıyı, Ferhat Sarıkaya’yı meslekten attılar, avukatlıktan men ederek üstelik...
Şimdi de Erzincan’da ucu Ergenekon’a dokunan, Üçüncü Ordu Komutanı’na dokunan soruşturmanın sahibi dört savcıya da benzer bir darbe vurdular, yetkilerini kaldırarak...
Yazık!
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın deyişiyle:
“Yargı bürokrasisi millet iradesine ağır bir darbe indirdi. Hiçbir kurum kendini Anayasa’yla yasaların üzerinde göremez. Türkiye ‘yargıçlar devleti’ değildir, olamaz.”
Artık devletin bu ‘eski yüzü’nün değişmesi gerekiyor.
&lt;strong&gt;Kuvvetler ayrılığı derken, yargı kendini yasama ve yürütmenin üzerinde dokunulmaz bir güç olarak göremez.&lt;/strong&gt; Değerli anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun’un deyişiyle, yargı bugünkü yapısı ve zihniyetiyle Türkiye’de ikinci sınıf demokrasiye razıdır.(Star, Açık Görüş eki, 13 Eylül 09)
&lt;strong&gt;Yargı, Türkiye’de idari yargı yoluyla yürütme gücünü ve idareyi, anayasa yargısı yoluyla yasamayı, dilediğince ve keyfince -arkasına tabii askeri de alarak- kontrol altında tutmaktadır.&lt;/strong&gt;
&lt;strong&gt;Yargı faaliyetinden dolayı kendinden başka kimseye hesap vermeyen bir yapı,&lt;/strong&gt; kendi üyelerini kendi aralarından seçerek hiçbir Batı demokrasisinde bugüne kadar görülmeyen bir kapalı kast sistemi yaratılmıştır. Böyle bir yargının bulunduğu rejimin adına demokrasi ve hukuk devleti denemez...........&lt;/blockquote&gt;

http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/19022010/Bu-yargiyla-demokrasi-olmaz.php</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyet Yazarı Hasan Cemal, Türkiye`de değişime direnen kurumların başında yüksek yargının geldiğini yazdı</p>
<p><strong>Bu yargıyla demokrasi olmaz!</strong></p>
<blockquote><p>&#8230;&#8230;&#8230;<br />
Bir başka deyişle:<br />
Açık darbe yapamayınca, yargısal darbe yoluna başvurdular.<br />
Bu da olmadı.<br />
Ama vazgeçmediler.<br />
411 milletvekilinin oyuyla üniversitelerde türban yasağını kaldıran Meclis kararını iptal ettiler.<br />
Yetmedi.<br />
İleri demokrasilerde olduğu gibi, askere sivil yargı yolunu açan yasal düzenlemeye kırmızı ışık yaktılar.<br />
Yetmedi.<br />
Fetva verdiler, bu iktidar partisi, bu Meclis anayasa değişikliği yapamaz diye&#8230;<br />
Şemdinli’de, ucu zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı’na dokunan iddianamenin sahibi savcıyı, Ferhat Sarıkaya’yı meslekten attılar, avukatlıktan men ederek üstelik&#8230;<br />
Şimdi de Erzincan’da ucu Ergenekon’a dokunan, Üçüncü Ordu Komutanı’na dokunan soruşturmanın sahibi dört savcıya da benzer bir darbe vurdular, yetkilerini kaldırarak&#8230;<br />
Yazık!<br />
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın deyişiyle:<br />
“Yargı bürokrasisi millet iradesine ağır bir darbe indirdi. Hiçbir kurum kendini Anayasa’yla yasaların üzerinde göremez. Türkiye ‘yargıçlar devleti’ değildir, olamaz.”<br />
Artık devletin bu ‘eski yüzü’nün değişmesi gerekiyor.<br />
<strong>Kuvvetler ayrılığı derken, yargı kendini yasama ve yürütmenin üzerinde dokunulmaz bir güç olarak göremez.</strong> Değerli anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun’un deyişiyle, yargı bugünkü yapısı ve zihniyetiyle Türkiye’de ikinci sınıf demokrasiye razıdır.(Star, Açık Görüş eki, 13 Eylül 09)<br />
<strong>Yargı, Türkiye’de idari yargı yoluyla yürütme gücünü ve idareyi, anayasa yargısı yoluyla yasamayı, dilediğince ve keyfince -arkasına tabii askeri de alarak- kontrol altında tutmaktadır.</strong><br />
<strong>Yargı faaliyetinden dolayı kendinden başka kimseye hesap vermeyen bir yapı,</strong> kendi üyelerini kendi aralarından seçerek hiçbir Batı demokrasisinde bugüne kadar görülmeyen bir kapalı kast sistemi yaratılmıştır. Böyle bir yargının bulunduğu rejimin adına demokrasi ve hukuk devleti denemez&#8230;&#8230;&#8230;..</p></blockquote>
<p><a href="http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/19022010/Bu-yargiyla-demokrasi-olmaz.php" rel="nofollow">http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/19022010/Bu-yargiyla-demokrasi-olmaz.php</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45568</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 23:36:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45568</guid>
		<description>ben şu devletin resmi ideolojisine tapanların zihniyetini biraz tom ve jerry'nin maceralarına benzetiyorum. hani tom, jerry'e hep tuzak kurar da sonunda hep o tuzağa kendisi yakalanır ya; bizim devlet zihniyetinin de yaptığı bu. mesela 2002 seçimine giden iktidar partileri - yani 28 şubatın ağababalarının uygun gördüğü partiler ve iktidarda olmasa da chp zaten her daim en uygun olarak başköşededir-  olan dsp, mhp ve anap %10 barajını çok uygun buluyorlardı. zira böylece 28 şubatçıların istemedikleri meclis dışı kalabilecekti. yani "dinci", "bölücü" partileri meclis dışında tutmak için %10 barajı çok işlerine geliyordu o zaman seçime gidenlerin. sonra ne oldu, evdeki hesap - yani tom tuzağı- çarşıya uymadı ve jerry - pardon "dinci" parti- tom'ları kendi kurdukları tuzağa düşürüverdi. ve ne oldu sonra statükonun bekçileri mıymıylamaya başladılar, yok efendim şu kadar yüzde dışarda kaldı, yok şöyle oldu yok böyle oldu. değiştirseydin kardeşim seni tutan mı oldu seçimden önce! ama yok tuzak tuttukça işlerine gelir %10 barajı. "dinciler", "bölücüler" uzakta tutuldukça gayet hoştur barajlar...ama kendileri altında kalınca barajın chp zihniyeti hemen ortaya çıkar, bangır bangır bağırmaya başlar. malum chp zihniyeti hem vurur hem de kendisi ağlar. böyle birşeydir bu zihniyet...böyle giderse de aynen 2007 seçimlerinde olduğu gibi her kurdukları tuzak onları o tuzağa maruz bırakacak; görüntü bu. bırakın da siyaset adam gibi işlesin. asker yerine - kışlasına- dönsün. o zaman baraj mı konuşacğaız konuşalım. hiç baraj olmasın. ama sonra meclise giren partileri\kişileri boykot etmek yok! ya da o partilerin seçtiği cumhurbaşkanını "ben tanımıyorum" demek yok. ama yapamazlar. dürüst olmadıkları için, namuslu olmadıkları için, her daim hep yeni tuzak peşinde oldukları için yapamazlar. ve zaten namuslu olmadıkları için bu "göbeğini kaşıyan halk" hiçbir şekilde onlara adam muamelesi yapmıyor ve iktidar yapmıyor. o yüzden iktidar olmak için darbelere sığınıyorlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben şu devletin resmi ideolojisine tapanların zihniyetini biraz tom ve jerry&#8217;nin maceralarına benzetiyorum. hani tom, jerry&#8217;e hep tuzak kurar da sonunda hep o tuzağa kendisi yakalanır ya; bizim devlet zihniyetinin de yaptığı bu. mesela 2002 seçimine giden iktidar partileri - yani 28 şubatın ağababalarının uygun gördüğü partiler ve iktidarda olmasa da chp zaten her daim en uygun olarak başköşededir-  olan dsp, mhp ve anap %10 barajını çok uygun buluyorlardı. zira böylece 28 şubatçıların istemedikleri meclis dışı kalabilecekti. yani &#8220;dinci&#8221;, &#8220;bölücü&#8221; partileri meclis dışında tutmak için %10 barajı çok işlerine geliyordu o zaman seçime gidenlerin. sonra ne oldu, evdeki hesap - yani tom tuzağı- çarşıya uymadı ve jerry - pardon &#8220;dinci&#8221; parti- tom&#8217;ları kendi kurdukları tuzağa düşürüverdi. ve ne oldu sonra statükonun bekçileri mıymıylamaya başladılar, yok efendim şu kadar yüzde dışarda kaldı, yok şöyle oldu yok böyle oldu. değiştirseydin kardeşim seni tutan mı oldu seçimden önce! ama yok tuzak tuttukça işlerine gelir %10 barajı. &#8220;dinciler&#8221;, &#8220;bölücüler&#8221; uzakta tutuldukça gayet hoştur barajlar&#8230;ama kendileri altında kalınca barajın chp zihniyeti hemen ortaya çıkar, bangır bangır bağırmaya başlar. malum chp zihniyeti hem vurur hem de kendisi ağlar. böyle birşeydir bu zihniyet&#8230;böyle giderse de aynen 2007 seçimlerinde olduğu gibi her kurdukları tuzak onları o tuzağa maruz bırakacak; görüntü bu. bırakın da siyaset adam gibi işlesin. asker yerine - kışlasına- dönsün. o zaman baraj mı konuşacğaız konuşalım. hiç baraj olmasın. ama sonra meclise giren partileri\kişileri boykot etmek yok! ya da o partilerin seçtiği cumhurbaşkanını &#8220;ben tanımıyorum&#8221; demek yok. ama yapamazlar. dürüst olmadıkları için, namuslu olmadıkları için, her daim hep yeni tuzak peşinde oldukları için yapamazlar. ve zaten namuslu olmadıkları için bu &#8220;göbeğini kaşıyan halk&#8221; hiçbir şekilde onlara adam muamelesi yapmıyor ve iktidar yapmıyor. o yüzden iktidar olmak için darbelere sığınıyorlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45562</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 22:39:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45562</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;BEN BURDA BİR FİKRİ SAVUNMUYORUM. BU YAZDIKLARIM DA DÜNYANIN EN İYİ ANSİKLOPEDİLERİNDEN ALINTIDIR.(Ahmet Selçuk)&lt;/blockquote&gt;


Tutarlılık aradığım bazı özel durumlarda kes-yapıştır husunda mümkün olabildiğince istikrarlı olmaya gayret gösteren biriyim ;)Bu kes yapıştırı sizi,size linklemek olarak kabul edebilirsiniz..Ne de olsa siz de ansiklopedilerden kes-yapıştır yaparak link verdiğiniz için anlamanızın kolay olacağını umuyorum!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>BEN BURDA BİR FİKRİ SAVUNMUYORUM. BU YAZDIKLARIM DA DÜNYANIN EN İYİ ANSİKLOPEDİLERİNDEN ALINTIDIR.(Ahmet Selçuk)</p></blockquote>
<p>Tutarlılık aradığım bazı özel durumlarda kes-yapıştır husunda mümkün olabildiğince istikrarlı olmaya gayret gösteren biriyim ;)Bu kes yapıştırı sizi,size linklemek olarak kabul edebilirsiniz..Ne de olsa siz de ansiklopedilerden kes-yapıştır yaparak link verdiğiniz için anlamanızın kolay olacağını umuyorum!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Abdurrahim İslamoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45560</link>
		<dc:creator>Abdurrahim İslamoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 22:14:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45560</guid>
		<description>Sevgili arkadaşlar derin düşünce, düşünce dünyamızda sarsılmaz bir kilometre taşı olarak yerini çoktan almış ve vazifesini hakkıyla eda etmiş olmasına rağmen daha yapacak çok işi olan br okuldur. İnşallah kapanmaz. Lakin kapansa ne gam bu okulun öğretmenleri, öğrencileri, velileri vs. eğitime yaptığı katkıya inanan herkes sadece tabelasını değiştirerek yoluna devam edebileceğinin farkında. 
Zahiren olumsuz görünen böyle bir durum vuku bulsa dahi neticede zafer mutlaka adil ve Hak/Hakikat-perest insanların olacaktır.
Derin düşüncenin şakirtleri Üstad Sezai Karakoç'un Sürgün ülkeden Başkentler Başkentine adlı şiirinde dediği gibi; 

 
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
........................................
........................................

diyerek geleceğe ümit ve inançla bakabilmelidirler zira bu yolda her zaman galiptir mağlup gözüken.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili arkadaşlar derin düşünce, düşünce dünyamızda sarsılmaz bir kilometre taşı olarak yerini çoktan almış ve vazifesini hakkıyla eda etmiş olmasına rağmen daha yapacak çok işi olan br okuldur. İnşallah kapanmaz. Lakin kapansa ne gam bu okulun öğretmenleri, öğrencileri, velileri vs. eğitime yaptığı katkıya inanan herkes sadece tabelasını değiştirerek yoluna devam edebileceğinin farkında.<br />
Zahiren olumsuz görünen böyle bir durum vuku bulsa dahi neticede zafer mutlaka adil ve Hak/Hakikat-perest insanların olacaktır.<br />
Derin düşüncenin şakirtleri Üstad Sezai Karakoç&#8217;un Sürgün ülkeden Başkentler Başkentine adlı şiirinde dediği gibi; </p>
<p>Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır<br />
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır<br />
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır<br />
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır<br />
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır<br />
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır<br />
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır<br />
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır<br />
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır<br />
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır<br />
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</p>
<p>diyerek geleceğe ümit ve inançla bakabilmelidirler zira bu yolda her zaman galiptir mağlup gözüken.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45559</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 22:11:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45559</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;"Toplam oy kullanan insanların %45′inin oyu sayılmamış oluyor. “Senin toplam oyun %10′un altında seni saymıyorum ben” deniyor. Ve bunlar oy kullananların yarısını buluyor…"&lt;/blockquote&gt;

:)) ahmet selçuk bey sataşmıyorum size..cidden bu sitede yorumlarını okumaktan en zevk aldığım kişi sizsiniz. çok eğleniyorum sizin yorumlarınızı okurken:)) her biri ayrı bir inci. wikipedia alıntıları muhteşem. hele ki yaptığınız yorumlar deha ürünü:)) kemalist kafaların çalışma biçimini keşfedince muhtemelen hakikate de ereceğiz, şimdilik bize izin verin sizin düzeyinize gelinceye kadar. horgörmeyin bizleri, bizim böyle deha ürünü çıakrımlara kafamız basmıyor, ne yapalım ansiklopedi okumamışız:)). vay anasına demek böylece %45'in oyu sayılmamış oluyor:))) muhteşemsiniz ne diyeyim:)) siz daha çok yorum yazın. lütfen! çok eğleniyorum çok:))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>&#8220;Toplam oy kullanan insanların %45′inin oyu sayılmamış oluyor. “Senin toplam oyun %10′un altında seni saymıyorum ben” deniyor. Ve bunlar oy kullananların yarısını buluyor…&#8221;</p></blockquote>
<p>:)) ahmet selçuk bey sataşmıyorum size..cidden bu sitede yorumlarını okumaktan en zevk aldığım kişi sizsiniz. çok eğleniyorum sizin yorumlarınızı okurken:)) her biri ayrı bir inci. wikipedia alıntıları muhteşem. hele ki yaptığınız yorumlar deha ürünü:)) kemalist kafaların çalışma biçimini keşfedince muhtemelen hakikate de ereceğiz, şimdilik bize izin verin sizin düzeyinize gelinceye kadar. horgörmeyin bizleri, bizim böyle deha ürünü çıakrımlara kafamız basmıyor, ne yapalım ansiklopedi okumamışız:)). vay anasına demek böylece %45&#8242;in oyu sayılmamış oluyor:))) muhteşemsiniz ne diyeyim:)) siz daha çok yorum yazın. lütfen! çok eğleniyorum çok:))</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ahmet Selçuk tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45555</link>
		<dc:creator>Ahmet Selçuk</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 20:57:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45555</guid>
		<description>Sayın Çuvaldız,

Ben size yazmadım, çünki 15 sayfa yazıp "hiç bir şey diyememeyi başarmış ve kişilerin daha önce yazdıklarını kesip biçerek özel hayatlarına da çok rahat dalabilen bir kişi" karşısında ne yapabilirsiniz ki?

Gene laf attınız. Cevap verdim :) 

Hataydı.

O 1920-1940 dönemini sürekli ağzınızda sakız yapmışsınız. Bu dönemi nerden öğrendiğinizi sorabilirmiyim?? 

Ahmet mi söyledi, Mehmet mi?? Bana bilimsel bir kaynak verebilri misiniz??

Ansiklopedi?? Pardon, zaten onlardan nefret ediyordunuz dimi. Şu an yurt dışındayım, Burda herkes ansiklopedi okuyor, kütüphaneye gidiyor. Çok özür dilerim, bir an Türkiye gerçeğini unutmuşum. Türk halkı okumasın canım; ne okusun?  Okuyup da sevgilisine mektup mu yazacah, dimi ???  Bizim yandaşlar yazar bir şeyler :)



Yani demek istediğim:
Verdiğiniz bilginin kaynağı yok, söylence çoğu...




Konu ne? Demokrasiyi yüksek yargı mı engelliyor?

Diğer çağdaş demokrasilerdeki yüksek yargı uygulamalarını biliyormusunuz?

İşçi hakları, bireysel haklar, örgütlenme hakları? Demokratik yaşam kültürü?? 

Hiç  bunlardan söz bile etmiyorsunuz. Bunlar olmadan "demokrasi" konuşuyoruz resmen. Yani, şeker ve unu konuşmadan helva tarifi yapmaya çalışıyoruz.



Ancak 1920-30 ları kötüle, yüksek yargıya suçu bul. Yahu AKP - hadi belediyeleri bırakın - 8 senedir bu memleketi TEK BAŞINA İDARE EDİYOR. Hala 1930'lar dönemine sataş,27 şubat sakızı: PES!

Bakın, 50 sene önce nerdeyse tüm Avrupa yarı faşistti, kuzey Avrupa hariç. Hepsi demokratik programlarla demokratlaştılar.  Dünya ne okuyor onu öğrenmenin bir zararı olmaz. Korkmayın.



*********

Geçtiğimiz ay, bir arkadaş şöyle yazmıştı: "Askeri darbe solu başa getirmek için yapılıyor".

Ben de wikipedia'dan 1977 seçimleri linkini verdim ve 1980 darbesi öncesi son seçimde solun birinci parti olduğunu yazdım.


Bir baktım, Çuvaldız hanım bir istatistikler, artık Allah ne verdiyseee.. Hangi parti kaç ay iktidarda kalmış, hangi partiler hangi seçimleri kazanmış....

Yahu ne oluyor, o arkadaş askeri darbe, solu iktidara getirmek için yapılır demiş. Ben de son 1980 askeri darbesinin bariz şekilde solu indirip, sağı yükselttiğini göstermişim. 

Yoksa Türkiye'de sağ güçlüdür. Bunu bilmeyen yok ki. Konu o değil. Konu, askeri darbeler solu iktidara getirmek için yapıldığını iddia eden bir arkadaşa, olayın öyle olmadığını gösterdik.

Şöyle diyim, arkadaş "Türkler esmer olur" diyor.
Ben de Uğur Dündar'ı gösteriyorum.  Sarışın da olabilir Odiyorum. olay bu. 5 sayfa yazıyorsunuz bunun üzerin Allah ne verdiyse artıkkk, seçimle ilgili ne varsa kes-yapıştır :)


**********

Bu iletide de 2002 seçimlerinde atılan oyların %45'i geçersiz sayıldı. Yani GP, DYP, ANAP, DSP vs. bir çok partiye %45 oy gitti ama bunlar meclise giremedi. Bu demokratik olmayan bir seçim sistemidir.

Bunu yazdım ya .....ooo.....

Gene ansiklopedilere sataşmalar, bilgiyi küçümsemeler; bakıyorsunuz: Sayın EG de tartışmaya girip katılım oranlarını vermiş. Yahu konu o mu????

Toplam oy kullanan insanların %45'inin oyu sayılmamış oluyor. "Senin toplam oyun %10'un altında seni saymıyorum ben" deniyor. Ve bunlar oy kullananların yarısını buluyor...

Hani "egemenlik halkındı" ya, egemenlik %10'un üzerine çıkanın burda. Oligarşi gibi bir şey denir buna, literatürü de pek yok, böyle bir demokrasi yok!.. :))))

Sizden tık yok tabii :)) 

Ha, tabi gene suç atmalarda 27 Şubat ta var. Yahu, 27 Şubatı savunan kim? Ya da 1980 i???
Ya da 1960'ı???

Bu ülkede hristiyanları, alevileri, farklı inanıştan olanları kıtır kıtır kesip, yaktılar, onu mu temcit pilavı gibi öne sürcez?? ÇÖZÜM ÜRETİCEZ ÇÖZÜM. BAHANE DEĞİL. SUÇ ATMA DEĞİL.

Sorun, bu ülkeyi demokratikleştirmek. Ama tartışılan "şu kötü, bu kötü, şu yaptı..." !..  

Fikir? Çözüm? Argüman?? O yook işte!..


*****

Bu arada, her sene namus cinayetiyle öldürülen 900 kadar kızımız da pek umrunuzda değil zaten, namussuzdurlar onlar dimi. Bir tek ona değinmemişsiniz de :)

Dün, gene 14 yaşında evlendirilen bir kız "intihar etmiş" gazetede yazıyor (Radikal); okula da gönderilmedğini bilmem söylemeye gerek var mı.

Ha, bu arada.Bu sabah bu olayı tartıştık yabancı arkadaşlarla. Bir bayan arkadaş gözleri ağlamaklı:

"Türkiye'deki kadınlar nasıl bu kadar duyarsızlar bu namus cinayetlerine" dedi. Zaten onlar duyarlı olduğu için oralarda pek yok. 

Ben de dedim ki, sırf o meseleye mi???

 Ezber sağlam ezber !.. Ne bir soruya yer var beyinlerde, ne de sorgulamaya. Suçlu kim mi??

Suçlu Atatürkçüler canım.27 şubat ya da. Ya da ne bilim Deniz Baykal, İnönü, Ecevit. 

Hah buldum: suçlu Ecevit'in kedisi. Tamam , bulduk :)

Türkiye'nin kanını emen adamcılık,kayırmacılık, yandaşlık değil.

Dünya öyle bilmesin canım. Bizim yandaşlardan iyi mi bilecek Avrupa. Amerika, Japonya; hadi canım siz de , bu Avrupalılar bir şey bilmiyolar zaten canım:)


********

Çuvaldız hanım,


Bu tartışma, artık hiç bir şey vermiyor.  Komedi oldu !.. Hep aynı ezberler.. 

Biraz umutluydum aslında.

En azından insanlar bir fikir geliştirmeden, önce KABUL GÖRMÜŞ BİLGİYE itibar ederler diyordum. 

Belki tartışmalarda, bir de bilim ne diyor, diğer ülkelerde, tarihde ne olmuş bakılır diyordum.

Bir ışık. Ansiklopedileri sevmek, bilgiyi sevmek.

Ama siz Ansiklopedileri, dünyanın en iyi 1000 üniversitesini, bilimsel yayınları EZBER kabul ediyorsunuz.

Galiba diyorum. Hakikaten bilemiyorum. Tek bildğim şu sizin hakkınızda (genelde)

şunlara inanıyorsunuz:


1. Atatürk/Atatürkçülük kötüdür; geri kalmamızın sebebidir.
2. Bilim pozitivisttir ve bir işe yaramaz.
3. Evrim çürütülmüştür.

Tabii bu 3 savı destekleyecek tek bir bilimsel yayın veya üniversite, tek bir kabul görmüş bilim insanı yoktur. Neyse, varsın olmasın.. 

YANİ ŞU GELDİĞİMİZ HALE BAKIN:

Yandaş eğlencesi oldu, bizim göz bebeğimiz ansiklopediler.

Nasıl da dalga geçiyorsunuz. 

Aslında gelişmekte olan bir ülke için trajikomik bir olgu bu. Çok acı.


Sizin ezberiniz sağlam. Bozulmaz. Ansiklopedi versem olmaz, Yazarin direk sözlerini versem olmaz, üniversiteler, hakemli heyetler...

Hepsi boş. Boşuna yazıyorum.

Boşuna yazıyoruz. Bir ortak zemin arıyordum ama bulmak zorunda da değiliz.

Sizin fikirleriniz beni zerre kadar rahatsız etmiyor. 

GERÇEKLER konusunda bir sorunumuz var. Ben sizin referansınız nedir öğrenemedim. Öğrenmek zorunda da değilim.

İyi ki varsınız diyim. Farklılığınız bence zenginlikdir.

Saygılar,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Çuvaldız,</p>
<p>Ben size yazmadım, çünki 15 sayfa yazıp &#8220;hiç bir şey diyememeyi başarmış ve kişilerin daha önce yazdıklarını kesip biçerek özel hayatlarına da çok rahat dalabilen bir kişi&#8221; karşısında ne yapabilirsiniz ki?</p>
<p>Gene laf attınız. Cevap verdim <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Hataydı.</p>
<p>O 1920-1940 dönemini sürekli ağzınızda sakız yapmışsınız. Bu dönemi nerden öğrendiğinizi sorabilirmiyim?? </p>
<p>Ahmet mi söyledi, Mehmet mi?? Bana bilimsel bir kaynak verebilri misiniz??</p>
<p>Ansiklopedi?? Pardon, zaten onlardan nefret ediyordunuz dimi. Şu an yurt dışındayım, Burda herkes ansiklopedi okuyor, kütüphaneye gidiyor. Çok özür dilerim, bir an Türkiye gerçeğini unutmuşum. Türk halkı okumasın canım; ne okusun?  Okuyup da sevgilisine mektup mu yazacah, dimi ???  Bizim yandaşlar yazar bir şeyler <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Yani demek istediğim:<br />
Verdiğiniz bilginin kaynağı yok, söylence çoğu&#8230;</p>
<p>Konu ne? Demokrasiyi yüksek yargı mı engelliyor?</p>
<p>Diğer çağdaş demokrasilerdeki yüksek yargı uygulamalarını biliyormusunuz?</p>
<p>İşçi hakları, bireysel haklar, örgütlenme hakları? Demokratik yaşam kültürü?? </p>
<p>Hiç  bunlardan söz bile etmiyorsunuz. Bunlar olmadan &#8220;demokrasi&#8221; konuşuyoruz resmen. Yani, şeker ve unu konuşmadan helva tarifi yapmaya çalışıyoruz.</p>
<p>Ancak 1920-30 ları kötüle, yüksek yargıya suçu bul. Yahu AKP - hadi belediyeleri bırakın - 8 senedir bu memleketi TEK BAŞINA İDARE EDİYOR. Hala 1930&#8242;lar dönemine sataş,27 şubat sakızı: PES!</p>
<p>Bakın, 50 sene önce nerdeyse tüm Avrupa yarı faşistti, kuzey Avrupa hariç. Hepsi demokratik programlarla demokratlaştılar.  Dünya ne okuyor onu öğrenmenin bir zararı olmaz. Korkmayın.</p>
<p>*********</p>
<p>Geçtiğimiz ay, bir arkadaş şöyle yazmıştı: &#8220;Askeri darbe solu başa getirmek için yapılıyor&#8221;.</p>
<p>Ben de wikipedia&#8217;dan 1977 seçimleri linkini verdim ve 1980 darbesi öncesi son seçimde solun birinci parti olduğunu yazdım.</p>
<p>Bir baktım, Çuvaldız hanım bir istatistikler, artık Allah ne verdiyseee.. Hangi parti kaç ay iktidarda kalmış, hangi partiler hangi seçimleri kazanmış&#8230;.</p>
<p>Yahu ne oluyor, o arkadaş askeri darbe, solu iktidara getirmek için yapılır demiş. Ben de son 1980 askeri darbesinin bariz şekilde solu indirip, sağı yükselttiğini göstermişim. </p>
<p>Yoksa Türkiye&#8217;de sağ güçlüdür. Bunu bilmeyen yok ki. Konu o değil. Konu, askeri darbeler solu iktidara getirmek için yapıldığını iddia eden bir arkadaşa, olayın öyle olmadığını gösterdik.</p>
<p>Şöyle diyim, arkadaş &#8220;Türkler esmer olur&#8221; diyor.<br />
Ben de Uğur Dündar&#8217;ı gösteriyorum.  Sarışın da olabilir Odiyorum. olay bu. 5 sayfa yazıyorsunuz bunun üzerin Allah ne verdiyse artıkkk, seçimle ilgili ne varsa kes-yapıştır <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>**********</p>
<p>Bu iletide de 2002 seçimlerinde atılan oyların %45&#8242;i geçersiz sayıldı. Yani GP, DYP, ANAP, DSP vs. bir çok partiye %45 oy gitti ama bunlar meclise giremedi. Bu demokratik olmayan bir seçim sistemidir.</p>
<p>Bunu yazdım ya &#8230;..ooo&#8230;..</p>
<p>Gene ansiklopedilere sataşmalar, bilgiyi küçümsemeler; bakıyorsunuz: Sayın EG de tartışmaya girip katılım oranlarını vermiş. Yahu konu o mu????</p>
<p>Toplam oy kullanan insanların %45&#8242;inin oyu sayılmamış oluyor. &#8220;Senin toplam oyun %10&#8242;un altında seni saymıyorum ben&#8221; deniyor. Ve bunlar oy kullananların yarısını buluyor&#8230;</p>
<p>Hani &#8220;egemenlik halkındı&#8221; ya, egemenlik %10&#8242;un üzerine çıkanın burda. Oligarşi gibi bir şey denir buna, literatürü de pek yok, böyle bir demokrasi yok!.. :))))</p>
<p>Sizden tık yok tabii :)) </p>
<p>Ha, tabi gene suç atmalarda 27 Şubat ta var. Yahu, 27 Şubatı savunan kim? Ya da 1980 i???<br />
Ya da 1960&#8242;ı???</p>
<p>Bu ülkede hristiyanları, alevileri, farklı inanıştan olanları kıtır kıtır kesip, yaktılar, onu mu temcit pilavı gibi öne sürcez?? ÇÖZÜM ÜRETİCEZ ÇÖZÜM. BAHANE DEĞİL. SUÇ ATMA DEĞİL.</p>
<p>Sorun, bu ülkeyi demokratikleştirmek. Ama tartışılan &#8220;şu kötü, bu kötü, şu yaptı&#8230;&#8221; !..  </p>
<p>Fikir? Çözüm? Argüman?? O yook işte!..</p>
<p>*****</p>
<p>Bu arada, her sene namus cinayetiyle öldürülen 900 kadar kızımız da pek umrunuzda değil zaten, namussuzdurlar onlar dimi. Bir tek ona değinmemişsiniz de <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Dün, gene 14 yaşında evlendirilen bir kız &#8220;intihar etmiş&#8221; gazetede yazıyor (Radikal); okula da gönderilmedğini bilmem söylemeye gerek var mı.</p>
<p>Ha, bu arada.Bu sabah bu olayı tartıştık yabancı arkadaşlarla. Bir bayan arkadaş gözleri ağlamaklı:</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;deki kadınlar nasıl bu kadar duyarsızlar bu namus cinayetlerine&#8221; dedi. Zaten onlar duyarlı olduğu için oralarda pek yok. </p>
<p>Ben de dedim ki, sırf o meseleye mi???</p>
<p> Ezber sağlam ezber !.. Ne bir soruya yer var beyinlerde, ne de sorgulamaya. Suçlu kim mi??</p>
<p>Suçlu Atatürkçüler canım.27 şubat ya da. Ya da ne bilim Deniz Baykal, İnönü, Ecevit. </p>
<p>Hah buldum: suçlu Ecevit&#8217;in kedisi. Tamam , bulduk <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Türkiye&#8217;nin kanını emen adamcılık,kayırmacılık, yandaşlık değil.</p>
<p>Dünya öyle bilmesin canım. Bizim yandaşlardan iyi mi bilecek Avrupa. Amerika, Japonya; hadi canım siz de , bu Avrupalılar bir şey bilmiyolar zaten canım:)</p>
<p>********</p>
<p>Çuvaldız hanım,</p>
<p>Bu tartışma, artık hiç bir şey vermiyor.  Komedi oldu !.. Hep aynı ezberler.. </p>
<p>Biraz umutluydum aslında.</p>
<p>En azından insanlar bir fikir geliştirmeden, önce KABUL GÖRMÜŞ BİLGİYE itibar ederler diyordum. </p>
<p>Belki tartışmalarda, bir de bilim ne diyor, diğer ülkelerde, tarihde ne olmuş bakılır diyordum.</p>
<p>Bir ışık. Ansiklopedileri sevmek, bilgiyi sevmek.</p>
<p>Ama siz Ansiklopedileri, dünyanın en iyi 1000 üniversitesini, bilimsel yayınları EZBER kabul ediyorsunuz.</p>
<p>Galiba diyorum. Hakikaten bilemiyorum. Tek bildğim şu sizin hakkınızda (genelde)</p>
<p>şunlara inanıyorsunuz:</p>
<p>1. Atatürk/Atatürkçülük kötüdür; geri kalmamızın sebebidir.<br />
2. Bilim pozitivisttir ve bir işe yaramaz.<br />
3. Evrim çürütülmüştür.</p>
<p>Tabii bu 3 savı destekleyecek tek bir bilimsel yayın veya üniversite, tek bir kabul görmüş bilim insanı yoktur. Neyse, varsın olmasın.. </p>
<p>YANİ ŞU GELDİĞİMİZ HALE BAKIN:</p>
<p>Yandaş eğlencesi oldu, bizim göz bebeğimiz ansiklopediler.</p>
<p>Nasıl da dalga geçiyorsunuz. </p>
<p>Aslında gelişmekte olan bir ülke için trajikomik bir olgu bu. Çok acı.</p>
<p>Sizin ezberiniz sağlam. Bozulmaz. Ansiklopedi versem olmaz, Yazarin direk sözlerini versem olmaz, üniversiteler, hakemli heyetler&#8230;</p>
<p>Hepsi boş. Boşuna yazıyorum.</p>
<p>Boşuna yazıyoruz. Bir ortak zemin arıyordum ama bulmak zorunda da değiliz.</p>
<p>Sizin fikirleriniz beni zerre kadar rahatsız etmiyor. </p>
<p>GERÇEKLER konusunda bir sorunumuz var. Ben sizin referansınız nedir öğrenemedim. Öğrenmek zorunda da değilim.</p>
<p>İyi ki varsınız diyim. Farklılığınız bence zenginlikdir.</p>
<p>Saygılar,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45503</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 19:33:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45503</guid>
		<description>Enver bey, 
Ansiklopedik bilgilerin hangi sonuçlara varmak için “nasıl” okunup yorumlanması gerektiğini anlatan bilmediğimiz ansiklopediler olsa gerek.Ahmet bey bu bilgiyi bizimle paylaşmaktan imtina etmeyecektir eminim.

Akp: 34,29 aldığı oy: 10.848.704
Chp: 19,38 aldığı oy: 6.114.843
Diğer: 46,33 aldıkları oy:  14.546.471         (toplam 16 partinin)
Oy kullanMAyanların sayısı:8.653.629
Geçersiz sayılan oy:1.243.379 
Toplam seçmen sayısı:41.407.015

 “Oyum boşa gitmesin” diyenler iki partiden meclise vekil göndermiş..
% 21’e yaklaşan orandaki seçmen ise “boşver gitsin,hiçbir yere kayamam” diyerek oy vermemiş.
Bu da vekil çıkaramayan 16 partinin oylarına “GEÇERSİZ” niteliği kazandırmış. 
Sonuçta iktidar partisine oy vermek için poposunu kaldırıp sandık başına giden seçmen elbette ki “SUÇLU”dur.Bunu düşünememek hata!

Oy verMEmek demokratik bir haktır elbet ama çoğunluk oluşturacak şekilde tek partiye oy vererek onu iktidara taşımak cezalandırılması gereken bir suçtur. Şayet bir partinin iktidar olması sandık başında engellenemiyorsa “ kapatma kararı alınarak” parti ve seçmeni cezalandırılmalıdır. 
% 70 nin kitap okumadığı, örgütlenerek siyasi haklarını aramayı  bil(e)meyen bir halkın seçtiği partiden hayır mı gelir zaten! 

&lt;blockquote&gt;Biraz vicdaniniz varsa, biraz adalet duygunuz varsa, eğer azicik demokratsanız, bu komediye diyecek bir lafınız da olmalı !..(A.S)&lt;/blockquote&gt;

Var..1 prof.un ya da maaşını devletten alan halkın oyu  10  cahil vatandaşınkine eşit olsun..baraj sorunu da ortadan kalkmış olur böylelikle…hakkıyla anayasanın 2 maddesine uyan sosyal devlet oluruz böylelikle!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Enver bey,<br />
Ansiklopedik bilgilerin hangi sonuçlara varmak için “nasıl” okunup yorumlanması gerektiğini anlatan bilmediğimiz ansiklopediler olsa gerek.Ahmet bey bu bilgiyi bizimle paylaşmaktan imtina etmeyecektir eminim.</p>
<p>Akp: 34,29 aldığı oy: 10.848.704<br />
Chp: 19,38 aldığı oy: 6.114.843<br />
Diğer: 46,33 aldıkları oy:  14.546.471         (toplam 16 partinin)<br />
Oy kullanMAyanların sayısı:8.653.629<br />
Geçersiz sayılan oy:1.243.379<br />
Toplam seçmen sayısı:41.407.015</p>
<p> “Oyum boşa gitmesin” diyenler iki partiden meclise vekil göndermiş..<br />
% 21’e yaklaşan orandaki seçmen ise “boşver gitsin,hiçbir yere kayamam” diyerek oy vermemiş.<br />
Bu da vekil çıkaramayan 16 partinin oylarına “GEÇERSİZ” niteliği kazandırmış.<br />
Sonuçta iktidar partisine oy vermek için poposunu kaldırıp sandık başına giden seçmen elbette ki “SUÇLU”dur.Bunu düşünememek hata!</p>
<p>Oy verMEmek demokratik bir haktır elbet ama çoğunluk oluşturacak şekilde tek partiye oy vererek onu iktidara taşımak cezalandırılması gereken bir suçtur. Şayet bir partinin iktidar olması sandık başında engellenemiyorsa “ kapatma kararı alınarak” parti ve seçmeni cezalandırılmalıdır.<br />
% 70 nin kitap okumadığı, örgütlenerek siyasi haklarını aramayı  bil(e)meyen bir halkın seçtiği partiden hayır mı gelir zaten! </p>
<blockquote><p>Biraz vicdaniniz varsa, biraz adalet duygunuz varsa, eğer azicik demokratsanız, bu komediye diyecek bir lafınız da olmalı !..(A.S)</p></blockquote>
<p>Var..1 prof.un ya da maaşını devletten alan halkın oyu  10  cahil vatandaşınkine eşit olsun..baraj sorunu da ortadan kalkmış olur böylelikle…hakkıyla anayasanın 2 maddesine uyan sosyal devlet oluruz böylelikle!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45497</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 16:56:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45497</guid>
		<description>dayanamadım bir bilgi vermek istedim. aşağıda 2002 seçimleri ile ilgili genel bilanço var...vallahi ansiklopedide bulmadım:))

Nüfus :	67.803.927
Toplam Seçmen Sayısı :	41.407.015
Seçmen Sayısının Nüfusa Oranı :	% 61.07
Toplam Kullanılan Oy Sayısı :	32.753.386
Seçime Katılım Oranı :	% 79.1
Toplam Geçerli Oy Sayısı :	31.510.007
Geçerli Oy Oranı :	% 96.2
Toplam Geçersiz Oy Sayısı :	1.243.379
Geçersiz Oy Oranı :	% 3.8

%45 gerçesiz oy oranı hangi ansiklopedide yazıyor bilmiyorum ama bir ansiklopedi var benim bildiğim. genelde kemalistler kullanıyor. ismi de "sallamasyon bilgimsiler ansiklopedisi"...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>dayanamadım bir bilgi vermek istedim. aşağıda 2002 seçimleri ile ilgili genel bilanço var&#8230;vallahi ansiklopedide bulmadım:))</p>
<p>Nüfus :	67.803.927<br />
Toplam Seçmen Sayısı :	41.407.015<br />
Seçmen Sayısının Nüfusa Oranı :	% 61.07<br />
Toplam Kullanılan Oy Sayısı :	32.753.386<br />
Seçime Katılım Oranı :	% 79.1<br />
Toplam Geçerli Oy Sayısı :	31.510.007<br />
Geçerli Oy Oranı :	% 96.2<br />
Toplam Geçersiz Oy Sayısı :	1.243.379<br />
Geçersiz Oy Oranı :	% 3.8</p>
<p>%45 gerçesiz oy oranı hangi ansiklopedide yazıyor bilmiyorum ama bir ansiklopedi var benim bildiğim. genelde kemalistler kullanıyor. ismi de &#8220;sallamasyon bilgimsiler ansiklopedisi&#8221;&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45496</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 16:54:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45496</guid>
		<description>Sn.Ahmet Selçuk,
Yukarıdaki yorum uzun gelir ve okumaktan imtina ederseniz bu kısa yorum da anlatmak istediğime ve sizin sorduklarınıza kısa bir cevap olarak değerlendirilebilir.
 
&lt;blockquote&gt;Derin düşünce’nin çok takdir ettiğim bir yönünü de belirtmek isterim: buraya yazdığım hiç bir yorum sansürlenmedi, ki yazdıklarım genelde site hakkında bazen direkt bazen de dolaylı, hatta bazen sert eleştiriler içerebiliyordu. “Hah artık bunu yayınlamazlar” dediğim anda, yorumum hep yayınlandı.
Bu açıdan da moderatörü demokratik tavrından dolayı tebrik etmek isterim :)(Ahmet Selçuk)&lt;/blockquote&gt;

Bu siteyi sizin fikirlerini paylaşmadığınız ve hatta çoğunu yanlış bulduğunuz iktidar olmuş bir siyasi parti olarak düşünün. İlan ettiği kurallara uymadığını düşündüğü yazı ve yorumları yayınlayıp yayınlamamak gibi bir “iktidar”a sahip! Bu açıdan baktığınızda tebrik ettiğiniz modöratör elindeki bir takım imkanlar nedeniyle “iktidar”ın ta kendisi.

&lt;blockquote&gt;Argümanınız neyse onu yazınız. Neyi savunuyorsunuz ? Ne olursa olsun iktidardaki partiyi mi, demokrasiyi mi? A şıkkıysa hayatta başarılar, B şıkkıysa devam..(Ahmet Selçuk)&lt;/blockquote&gt;

İleri sürdüğünüz 2 şıklı bakış açısından hareketle siz, İzmirli beyin kendince yanlış bulduğu sebeplerle şikayet etmiş olduğu iktidarı(site) savunmuş olmadınız mı? 
 
Yanlış bulunan bir durumu eleştiriyor olmak (muhalefet edene muhalefet etmek) ne olursa olsun İKTİDARDAKİ PARTİYİ SAVUNMAK anlamına gelmiyor,öyle değil mi? Sizin ısrarla tersten okuyup muhalefet ettiğiniz ilk yorumumda da bunu ifade etmeye çalışmıştım

A ve B şıklı parçalanmış sorunuz, bir tavuğu parçalayıp servise sunup sonra göğüs ya da bud tercih etmiş olana "hıım sen tavuk sevmiyorsun" demek gibi..saçma!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn.Ahmet Selçuk,<br />
Yukarıdaki yorum uzun gelir ve okumaktan imtina ederseniz bu kısa yorum da anlatmak istediğime ve sizin sorduklarınıza kısa bir cevap olarak değerlendirilebilir.</p>
<blockquote><p>Derin düşünce’nin çok takdir ettiğim bir yönünü de belirtmek isterim: buraya yazdığım hiç bir yorum sansürlenmedi, ki yazdıklarım genelde site hakkında bazen direkt bazen de dolaylı, hatta bazen sert eleştiriler içerebiliyordu. “Hah artık bunu yayınlamazlar” dediğim anda, yorumum hep yayınlandı.<br />
Bu açıdan da moderatörü demokratik tavrından dolayı tebrik etmek isterim :)(Ahmet Selçuk)</p></blockquote>
<p>Bu siteyi sizin fikirlerini paylaşmadığınız ve hatta çoğunu yanlış bulduğunuz iktidar olmuş bir siyasi parti olarak düşünün. İlan ettiği kurallara uymadığını düşündüğü yazı ve yorumları yayınlayıp yayınlamamak gibi bir “iktidar”a sahip! Bu açıdan baktığınızda tebrik ettiğiniz modöratör elindeki bir takım imkanlar nedeniyle “iktidar”ın ta kendisi.</p>
<blockquote><p>Argümanınız neyse onu yazınız. Neyi savunuyorsunuz ? Ne olursa olsun iktidardaki partiyi mi, demokrasiyi mi? A şıkkıysa hayatta başarılar, B şıkkıysa devam..(Ahmet Selçuk)</p></blockquote>
<p>İleri sürdüğünüz 2 şıklı bakış açısından hareketle siz, İzmirli beyin kendince yanlış bulduğu sebeplerle şikayet etmiş olduğu iktidarı(site) savunmuş olmadınız mı? </p>
<p>Yanlış bulunan bir durumu eleştiriyor olmak (muhalefet edene muhalefet etmek) ne olursa olsun İKTİDARDAKİ PARTİYİ SAVUNMAK anlamına gelmiyor,öyle değil mi? Sizin ısrarla tersten okuyup muhalefet ettiğiniz ilk yorumumda da bunu ifade etmeye çalışmıştım</p>
<p>A ve B şıklı parçalanmış sorunuz, bir tavuğu parçalayıp servise sunup sonra göğüs ya da bud tercih etmiş olana &#8220;hıım sen tavuk sevmiyorsun&#8221; demek gibi..saçma!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45495</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 14:25:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45495</guid>
		<description>Ahmet bey,
26 Teşrinisani 1934 tarihli ve 2590 sayılı
lâkap ve ünvanlar kanuna göre size "bey" diyerek "suç" işlediğimin farkındasınızdır umarım.Gerekli gördüğünüz şikayeti siz de yetkili kılınmış mercilere yapabilirsiniz.
***

&lt;blockquote&gt;DEMOKRASİ SORUNU YÜKSEK YARGIDA DEĞİL MECLİSTE
&lt;/blockquote&gt;

Otoyolda hız sınırının 2000lerde hala 1900 lerdeki gibi 30 km olarak tutulması gibi bir durumu ifade ediyor bu cümleniz; günümüzde arabaların motor beygir gücü tavan yapmış, otoyollar da bu arabalara uygun ama sadece siyah kapaklı kitap içindeki yazılı kurallara bakılarak;”ı- ıhhh 30 dan yukarı çıkamazsınız, değil bu hız haddini aşmak niyetlenmeniz bile “kural dışı” olarak ceza gerektirir” deniyor…Diyen kim? Meclis mi yargı mensupları mı?

Bakın siz bile ihtiyaç duyup “gerekli” gördüğünüzde “çuvaldızı muhatap almama kararınızı” bozuverdiniz.Üstüne üstlük bir de soru sormak için müsaade istediniz…Görünen o ki yargı mensupları sizin gibi değişen şartları göz önünde bulundurarak ellerindeki kuralların adalet “ihtiyacına” uygun olmadığının idraki içinde değiller. 

&lt;blockquote&gt;Argümanınız neyse onu yazınız. Neyi savunuyorsunuz ? Ne olursa olsun iktidardaki partiyi mi, demokrasiyi mi? A şıkkıysa hayatta başarılar, B şıkkıysa devam..&lt;/blockquote&gt;

Onca ansiklopedi karıştıran biri olarak yazdıklarıma rağmen sadece 2 şıklı yanıt beklentiniz anlatmaya çalıştığım duruma çok güzel bir örnek olmuş :) “Her kim olursa olsun seçilerek “iktidar” olabilmiş “partiler” demokrasiye “muhalif”tir.” Bu sitedeki yorumlarınızla insanlara “çağdaş demokrasi” dersi vermeye çalışan biri olarak ön kabulünüz bu mu? Şu kuvvetler ayrılığı ilkesinden hareketle iktidarı paylaşan atanmışların bu ön kabul doğrultusunda, C,D,E …gibi şıkların mevcut olamayacağı fikri ile icraatta bulunmaları durumunu ansiklopedilerin nasıl tanımladığını siz gayet iyi bilirsiniz. Brunei sultanı ya da Naziler kendi belirlemedikleri çoklu şıklar hakkında ne düşünüyorlardı dersiniz?
 
İzmirli şikayet sahibi gibi siz de “yok” saysanız da bu şıklar mevcut. Birilerinin desteği diğerleri için muhalefet olarak okunabilir elbette.
C)iktidar “partisinin” demokratik açılımlarını desteklemek,
D)Muhalefet “partilerinin” demokratik açılımlarını desteklemek,
E)İktidar ya da muhalefet olmanın karşılıklarını, “partili” olmak gibi dar bir alana indirgemeden demokratik açılımları desteklemek.
Sizin iki şıklı sorunuzdan, dar bir bakış açısıyla “iktidar”ı parti ile özdeşleştirdiğiniz anlaşılıyor. Dünyanın kabul ettiği evrensel gerçekler içinde temsile dayalı, iktidarsız bir yönetim sistemi biliyor musunuz? 
&lt;blockquote&gt;3. Sizin dediğiniz çoğunluk diktasıdır. Ki, adaletsiz bir seçim sistemiyle ÇOĞUNLUK bile yoktur.&lt;/blockquote&gt; 
Çok iyi bildiğiniz gibi dikta, sadece çoğunluk eli ile inşa edilmez. İktidar=dikta dediğinizde kuyruğunu yakalamaya çalışan kedi misali hiçbir yere varılamaz. Aksine azınlık diktası gözden uzak tutulmuş olur.Örneğini siz yukarıda verdiniz.
Seçim sonuçlarıyla ilgili olarak yazdıklarınıza gelirsek; Bu ülkede demokrasiyi ellerindeki silah gücü ile darp eden darbecilerin hazırladığı anayasa  % 92 lik bir evetle halkın seçimi sonucu kabul edildi deniyor. Seçim sonuçları üzerine muhalif olmayı bırakın hazırlayıcılarına ve anayasaya bile muhalif olmanın imkansız olduğu bir ortamda halkın özgür iradesi ile seçim yapılabilmesi mümkünmüş gibi!
Şimdi siz bu gerçeğe göz yumup “oyum boşa gidecek” şartlanmasını örnek gösteriyorsunuz!
&lt;blockquote&gt;AKP iktidara geldiği ilk seçim 2002′de toplam oyun %45′i -evet %45i - GEÇERSİZ sayılmıştır. Yani her 2 kişiden 1 inin oyu nerdeyse sayılmamıştır. Bir sonraki seçimde, bu %10 baraj altı partileridestekleyenlerin çoğu “oyum boşa gidecek” şartlanmasıyla &lt;strong&gt;büyük partilere kaymak zorunda kalmıştır.&lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;
Kaymak=seçmek zorunda kalmak! Bu cümleniz gerçekten çok ilginç..Seçmek zorunda(A mı B mi!) kalmak partilerin “büyük” olarak tanımlanmasına sebep oluyor demek ki! 1946 senesine kadar tek parti olan büyük CHP! Siz o yılları çoğunluk diktası olarak tanımlayabilir misiniz?
&lt;blockquote&gt;3. Seçilmişlerin seçtiği yargı ??? Siz hangi modeli istiyorsunuz? Sizin kafanızdaki modeli Putin uyguluyor.&lt;/blockquote&gt; 
:) Hangi modeli istediğimi sorup sonra da kafamdaki modelin(!) Putin tarafından uygulandığını söylemeniz gerçekten çok ilginç! Biliyorsanız neden sordunuz? Sizin gibi bilimci “çağdaş demokratlar” insanların akıllarını ansiklopedi gibi okuyabiliyorlar herhalde! Hitler de Yahudilerin akıllarını mı okumuştu dersiniz? Gerçekten bilmek istiyorsanız yazdıklarımı okuyun.O zaman bunun sistem yada model sorunu değil de "benim dediğim doğru" diyen bir zihniyet sorunu olduğunu anlayacaksınız! 
&lt;blockquote&gt;4. Atanmışlardan oluşan yargı muhalefet yapıyor diyorsunuz. Hayır, yargı sadece İktidar baskısına direnmeye çalışıyor. Dediğiniz sistem “seçilmişlerin mutlak hükümranlığı” hiç bir çağdaş demokraside yoktur.&lt;/blockquote&gt;
Evet, seçilmişlerin mutlak hükümranlığı çağdaş demokrasilerde yoktur. Yargının ve elinde silah bulunduran gücün seçilmişlere  muhalefet edebildiği çağdaş olmayan sistemlerde bir hükümranlıktan söz edilebilir. Çağdaş demokrasinin ikame edilerek hükümranlıklarından olacaklarını bilenler acaba nasıl direnirlerdi? Direnmek için sahip oldukları paylaşılmış hangi iktidar gücünü kullanırlardı?
-Anayasayı değiştirelim, sorunları çözelim.
-Olmaz. Senin partin iktidardayken olmaz!
-% 10 barajı, örgütlenme sorunu,vergi sorunu, gasp edilen haklar gibi pek çok demokratik olmayan sonçlar doğuran sorunlarımız var..
-Eee, bu iktidar partisinin sorunu. Çözsün efendim.Bizim işimiz muhalefet!
&lt;blockquote&gt;9. Devlet, kendi eliyle belli bir mezhebi(Arapçı, Sunni ) destekliyor, ona göre imam yetiştiriyor. AİHM’nin verdiği kararlara ve cezalara rağmen Alevileri hala tanımıyorlar. Hangi Çağdaş Demokraside böyle bir dinler arası kayırmaca var. BU MU DEMOKRATİK????&lt;/blockquote&gt;
Diyanet;1924.Anayasanın değiştirilemez 2 maddesindeki laik devlet(!) tanımı gereği diyanet ile ilişkili bir adım atamazsınız.Anayasanın asla değiştirilemez hükümleri içinde “inkılap kanunları” da var! Dolayısıyla değiştirilemez ve hatta değiştirilmesi teklif dahi edilemez denilen bir hükme atıfta bulunuyorsunuz.Yargı dahil pek çok kesimin ülkenin “iktidar partisi” eli ile parçalanması olarak gördüğü anti-demokratik bir inkılap uygulamasının sebep olduğu sorunlar için yapılması gereken muhalefet nedir? Yargı sizce bu nokrada sadece “iktidara” mı direniyor?
Nerede ne olduğunu az çok biliyoruz.AB de böyle ABD de şöyle derken bu ülkede sadece iktidar partisine muhalefet etmek için anti-demokratik uygulamalar peşinde olmak ve sonra da onları direniş olarak savunmak hiç inandırıcı değil.
&lt;blockquote&gt;Yani demokrasilerde çoğunluk iktidara gelir, istediğini yapar. Yok böyle bir şey!..&lt;/blockquote&gt;
İktidar olamamış “büyük” partiler de böyle söyleyerek muhalefet ediyorlar.Niyetleri iktidar partisi mi B şıkkınız mı üzerinde bir daha düşünün!Belki o zaman “demokrasiyi bozan”(!) kim ve ne tür direnişler anlarsınız.
2009 Türkiye’sini ansiklopedilerden ve bilimsel verilerden bahsederek anlatın..Öyle önüne gelen “bu benim 2009 Türkiye manzaram” derse işimiz var demektir.Standartlarla konuşalım lütfen!.
&lt;blockquote&gt;Biraz vicdaniniz varsa, biraz adalet duygunuz varsa, eğer azicik demokratsanız, bu komediye diyecek bir lafınız da olmalı !..&lt;/blockquote&gt;
Bu cümleler sizin gibi birine hiç yakışmamış..çok afaki..siz en iyisi bularla ilgili link verin..ama bilimsel olsun..siz yazdınız diye dikkate alacak değiliz!
&lt;blockquote&gt;“yaw ben bugun kalkhtım , demokrat olcem” dediğinizde demokrat olunmuyor. Sorun bir altyapı ve sistem sorunudur. Elma ağacından armut yetiştirmeye çalışırsanız böyle bir ucube çıkıyor işte !..&lt;/blockquote&gt;
Valla yorumlarınızı okuyunca elma ağacında armut nasıl olur anlayabiliyorum :) iyi ki varsınız.
Bu arada ansiklopedinin yalancısı olarak sevgililer gününüz kutluyorum.Kutlamadan önce böyle bir gün var mı “gerçek” mi diye ansiklopediye baktım.Valentine…”200lü yıllarda yaşadığı sanılan bir aziz” diyor “ansiklopediler”…bir sanı, “bilgi” olarak “bilimsel” nitelikli olduğu ilan edilen bir yayında yer aldığında “gerçek” olarak kaşelenmiş oluyor anlaşılan! 14 şubat’ın etrafınızdaki etkilerine bakarsanız bu güdümlü “sanı” herkes tarafından büyük bir gönüllülükle de “gerçek” kabul görüyor olmalı.Anlayacağınız bu bilimsel nitelikli bir kutlama reddetmeyeceğinizden eminim.

Bu yorumdan sonra ihlal ettiğiniz "muhattap almama kararınızı" uygulamaya almanızın bence hiçbir sakıncası yok.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ahmet bey,<br />
26 Teşrinisani 1934 tarihli ve 2590 sayılı<br />
lâkap ve ünvanlar kanuna göre size &#8220;bey&#8221; diyerek &#8220;suç&#8221; işlediğimin farkındasınızdır umarım.Gerekli gördüğünüz şikayeti siz de yetkili kılınmış mercilere yapabilirsiniz.<br />
***</p>
<blockquote><p>DEMOKRASİ SORUNU YÜKSEK YARGIDA DEĞİL MECLİSTE
</p></blockquote>
<p>Otoyolda hız sınırının 2000lerde hala 1900 lerdeki gibi 30 km olarak tutulması gibi bir durumu ifade ediyor bu cümleniz; günümüzde arabaların motor beygir gücü tavan yapmış, otoyollar da bu arabalara uygun ama sadece siyah kapaklı kitap içindeki yazılı kurallara bakılarak;”ı- ıhhh 30 dan yukarı çıkamazsınız, değil bu hız haddini aşmak niyetlenmeniz bile “kural dışı” olarak ceza gerektirir” deniyor…Diyen kim? Meclis mi yargı mensupları mı?</p>
<p>Bakın siz bile ihtiyaç duyup “gerekli” gördüğünüzde “çuvaldızı muhatap almama kararınızı” bozuverdiniz.Üstüne üstlük bir de soru sormak için müsaade istediniz…Görünen o ki yargı mensupları sizin gibi değişen şartları göz önünde bulundurarak ellerindeki kuralların adalet “ihtiyacına” uygun olmadığının idraki içinde değiller. </p>
<blockquote><p>Argümanınız neyse onu yazınız. Neyi savunuyorsunuz ? Ne olursa olsun iktidardaki partiyi mi, demokrasiyi mi? A şıkkıysa hayatta başarılar, B şıkkıysa devam..</p></blockquote>
<p>Onca ansiklopedi karıştıran biri olarak yazdıklarıma rağmen sadece 2 şıklı yanıt beklentiniz anlatmaya çalıştığım duruma çok güzel bir örnek olmuş <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> “Her kim olursa olsun seçilerek “iktidar” olabilmiş “partiler” demokrasiye “muhalif”tir.” Bu sitedeki yorumlarınızla insanlara “çağdaş demokrasi” dersi vermeye çalışan biri olarak ön kabulünüz bu mu? Şu kuvvetler ayrılığı ilkesinden hareketle iktidarı paylaşan atanmışların bu ön kabul doğrultusunda, C,D,E …gibi şıkların mevcut olamayacağı fikri ile icraatta bulunmaları durumunu ansiklopedilerin nasıl tanımladığını siz gayet iyi bilirsiniz. Brunei sultanı ya da Naziler kendi belirlemedikleri çoklu şıklar hakkında ne düşünüyorlardı dersiniz?</p>
<p>İzmirli şikayet sahibi gibi siz de “yok” saysanız da bu şıklar mevcut. Birilerinin desteği diğerleri için muhalefet olarak okunabilir elbette.<br />
C)iktidar “partisinin” demokratik açılımlarını desteklemek,<br />
D)Muhalefet “partilerinin” demokratik açılımlarını desteklemek,<br />
E)İktidar ya da muhalefet olmanın karşılıklarını, “partili” olmak gibi dar bir alana indirgemeden demokratik açılımları desteklemek.<br />
Sizin iki şıklı sorunuzdan, dar bir bakış açısıyla “iktidar”ı parti ile özdeşleştirdiğiniz anlaşılıyor. Dünyanın kabul ettiği evrensel gerçekler içinde temsile dayalı, iktidarsız bir yönetim sistemi biliyor musunuz? </p>
<blockquote><p>3. Sizin dediğiniz çoğunluk diktasıdır. Ki, adaletsiz bir seçim sistemiyle ÇOĞUNLUK bile yoktur.</p></blockquote>
<p>Çok iyi bildiğiniz gibi dikta, sadece çoğunluk eli ile inşa edilmez. İktidar=dikta dediğinizde kuyruğunu yakalamaya çalışan kedi misali hiçbir yere varılamaz. Aksine azınlık diktası gözden uzak tutulmuş olur.Örneğini siz yukarıda verdiniz.<br />
Seçim sonuçlarıyla ilgili olarak yazdıklarınıza gelirsek; Bu ülkede demokrasiyi ellerindeki silah gücü ile darp eden darbecilerin hazırladığı anayasa  % 92 lik bir evetle halkın seçimi sonucu kabul edildi deniyor. Seçim sonuçları üzerine muhalif olmayı bırakın hazırlayıcılarına ve anayasaya bile muhalif olmanın imkansız olduğu bir ortamda halkın özgür iradesi ile seçim yapılabilmesi mümkünmüş gibi!<br />
Şimdi siz bu gerçeğe göz yumup “oyum boşa gidecek” şartlanmasını örnek gösteriyorsunuz!</p>
<blockquote><p>AKP iktidara geldiği ilk seçim 2002′de toplam oyun %45′i -evet %45i - GEÇERSİZ sayılmıştır. Yani her 2 kişiden 1 inin oyu nerdeyse sayılmamıştır. Bir sonraki seçimde, bu %10 baraj altı partileridestekleyenlerin çoğu “oyum boşa gidecek” şartlanmasıyla <strong>büyük partilere kaymak zorunda kalmıştır.</strong></p></blockquote>
<p>Kaymak=seçmek zorunda kalmak! Bu cümleniz gerçekten çok ilginç..Seçmek zorunda(A mı B mi!) kalmak partilerin “büyük” olarak tanımlanmasına sebep oluyor demek ki! 1946 senesine kadar tek parti olan büyük CHP! Siz o yılları çoğunluk diktası olarak tanımlayabilir misiniz?</p>
<blockquote><p>3. Seçilmişlerin seçtiği yargı ??? Siz hangi modeli istiyorsunuz? Sizin kafanızdaki modeli Putin uyguluyor.</p></blockquote>
<p> <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Hangi modeli istediğimi sorup sonra da kafamdaki modelin(!) Putin tarafından uygulandığını söylemeniz gerçekten çok ilginç! Biliyorsanız neden sordunuz? Sizin gibi bilimci “çağdaş demokratlar” insanların akıllarını ansiklopedi gibi okuyabiliyorlar herhalde! Hitler de Yahudilerin akıllarını mı okumuştu dersiniz? Gerçekten bilmek istiyorsanız yazdıklarımı okuyun.O zaman bunun sistem yada model sorunu değil de &#8220;benim dediğim doğru&#8221; diyen bir zihniyet sorunu olduğunu anlayacaksınız! </p>
<blockquote><p>4. Atanmışlardan oluşan yargı muhalefet yapıyor diyorsunuz. Hayır, yargı sadece İktidar baskısına direnmeye çalışıyor. Dediğiniz sistem “seçilmişlerin mutlak hükümranlığı” hiç bir çağdaş demokraside yoktur.</p></blockquote>
<p>Evet, seçilmişlerin mutlak hükümranlığı çağdaş demokrasilerde yoktur. Yargının ve elinde silah bulunduran gücün seçilmişlere  muhalefet edebildiği çağdaş olmayan sistemlerde bir hükümranlıktan söz edilebilir. Çağdaş demokrasinin ikame edilerek hükümranlıklarından olacaklarını bilenler acaba nasıl direnirlerdi? Direnmek için sahip oldukları paylaşılmış hangi iktidar gücünü kullanırlardı?<br />
-Anayasayı değiştirelim, sorunları çözelim.<br />
-Olmaz. Senin partin iktidardayken olmaz!<br />
-% 10 barajı, örgütlenme sorunu,vergi sorunu, gasp edilen haklar gibi pek çok demokratik olmayan sonçlar doğuran sorunlarımız var..<br />
-Eee, bu iktidar partisinin sorunu. Çözsün efendim.Bizim işimiz muhalefet!</p>
<blockquote><p>9. Devlet, kendi eliyle belli bir mezhebi(Arapçı, Sunni ) destekliyor, ona göre imam yetiştiriyor. AİHM’nin verdiği kararlara ve cezalara rağmen Alevileri hala tanımıyorlar. Hangi Çağdaş Demokraside böyle bir dinler arası kayırmaca var. BU MU DEMOKRATİK????</p></blockquote>
<p>Diyanet;1924.Anayasanın değiştirilemez 2 maddesindeki laik devlet(!) tanımı gereği diyanet ile ilişkili bir adım atamazsınız.Anayasanın asla değiştirilemez hükümleri içinde “inkılap kanunları” da var! Dolayısıyla değiştirilemez ve hatta değiştirilmesi teklif dahi edilemez denilen bir hükme atıfta bulunuyorsunuz.Yargı dahil pek çok kesimin ülkenin “iktidar partisi” eli ile parçalanması olarak gördüğü anti-demokratik bir inkılap uygulamasının sebep olduğu sorunlar için yapılması gereken muhalefet nedir? Yargı sizce bu nokrada sadece “iktidara” mı direniyor?<br />
Nerede ne olduğunu az çok biliyoruz.AB de böyle ABD de şöyle derken bu ülkede sadece iktidar partisine muhalefet etmek için anti-demokratik uygulamalar peşinde olmak ve sonra da onları direniş olarak savunmak hiç inandırıcı değil.</p>
<blockquote><p>Yani demokrasilerde çoğunluk iktidara gelir, istediğini yapar. Yok böyle bir şey!..</p></blockquote>
<p>İktidar olamamış “büyük” partiler de böyle söyleyerek muhalefet ediyorlar.Niyetleri iktidar partisi mi B şıkkınız mı üzerinde bir daha düşünün!Belki o zaman “demokrasiyi bozan”(!) kim ve ne tür direnişler anlarsınız.<br />
2009 Türkiye’sini ansiklopedilerden ve bilimsel verilerden bahsederek anlatın..Öyle önüne gelen “bu benim 2009 Türkiye manzaram” derse işimiz var demektir.Standartlarla konuşalım lütfen!.</p>
<blockquote><p>Biraz vicdaniniz varsa, biraz adalet duygunuz varsa, eğer azicik demokratsanız, bu komediye diyecek bir lafınız da olmalı !..</p></blockquote>
<p>Bu cümleler sizin gibi birine hiç yakışmamış..çok afaki..siz en iyisi bularla ilgili link verin..ama bilimsel olsun..siz yazdınız diye dikkate alacak değiliz!</p>
<blockquote><p>“yaw ben bugun kalkhtım , demokrat olcem” dediğinizde demokrat olunmuyor. Sorun bir altyapı ve sistem sorunudur. Elma ağacından armut yetiştirmeye çalışırsanız böyle bir ucube çıkıyor işte !..</p></blockquote>
<p>Valla yorumlarınızı okuyunca elma ağacında armut nasıl olur anlayabiliyorum <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> iyi ki varsınız.<br />
Bu arada ansiklopedinin yalancısı olarak sevgililer gününüz kutluyorum.Kutlamadan önce böyle bir gün var mı “gerçek” mi diye ansiklopediye baktım.Valentine…”200lü yıllarda yaşadığı sanılan bir aziz” diyor “ansiklopediler”…bir sanı, “bilgi” olarak “bilimsel” nitelikli olduğu ilan edilen bir yayında yer aldığında “gerçek” olarak kaşelenmiş oluyor anlaşılan! 14 şubat’ın etrafınızdaki etkilerine bakarsanız bu güdümlü “sanı” herkes tarafından büyük bir gönüllülükle de “gerçek” kabul görüyor olmalı.Anlayacağınız bu bilimsel nitelikli bir kutlama reddetmeyeceğinizden eminim.</p>
<p>Bu yorumdan sonra ihlal ettiğiniz &#8220;muhattap almama kararınızı&#8221; uygulamaya almanızın bence hiçbir sakıncası yok.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>EzberBozan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45489</link>
		<dc:creator>EzberBozan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 12:22:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45489</guid>
		<description>`Bir kere daha gördük ki polis ve savcılarımız aklı başında insanlar.`

Valla polis ve savcilariniza o kadar da guvenmeyin derim ben. Sirf statukoya elestiri getirdi diye kapatilmis onlarca siteyi bir cirpida saymak mumkun. Eger ki sizler de statukodan hosnut degilseniz ve buna elestiri getirmek gibi bir iddianiz varsa niye sizin de basiniza gelmesin?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>`Bir kere daha gördük ki polis ve savcılarımız aklı başında insanlar.`</p>
<p>Valla polis ve savcilariniza o kadar da guvenmeyin derim ben. Sirf statukoya elestiri getirdi diye kapatilmis onlarca siteyi bir cirpida saymak mumkun. Eger ki sizler de statukodan hosnut degilseniz ve buna elestiri getirmek gibi bir iddianiz varsa niye sizin de basiniza gelmesin?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45427</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 19:53:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45427</guid>
		<description>Traji-komik ama gerçek :((
Aslında bir yerde de iyi, neden, demek ki yazılanlar birileri tarafından gerçekten çok ÖNEMSENİYOR. Artık siteyi sınıf atladı kabul edebiliriz. Ağırlığı olmasa böyle bir girişime ihtiyaç duyulmazdı.
Adı a değil de b olur, önemli mi, elbette önemli ama içeriğinden ve gittiği yoldan daha önemli değil. Önemli olan adım adım ilerlemek ve her adımda bir şeylerin değiştiğine tanıklık etmek.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Traji-komik ama gerçek :((<br />
Aslında bir yerde de iyi, neden, demek ki yazılanlar birileri tarafından gerçekten çok ÖNEMSENİYOR. Artık siteyi sınıf atladı kabul edebiliriz. Ağırlığı olmasa böyle bir girişime ihtiyaç duyulmazdı.<br />
Adı a değil de b olur, önemli mi, elbette önemli ama içeriğinden ve gittiği yoldan daha önemli değil. Önemli olan adım adım ilerlemek ve her adımda bir şeylerin değiştiğine tanıklık etmek.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Suat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45421</link>
		<dc:creator>Suat</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 17:14:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45421</guid>
		<description>Gecmis olsun abi.

Internet caginda dusunceye yasak getirmeye kalkmak kadar komik bir sey olamaz. Bu mantkli da degil, gercekci de degil. 

Bir sey olmaz, sozler soylenecek agizlari bekler ve bulur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gecmis olsun abi.</p>
<p>Internet caginda dusunceye yasak getirmeye kalkmak kadar komik bir sey olamaz. Bu mantkli da degil, gercekci de degil. </p>
<p>Bir sey olmaz, sozler soylenecek agizlari bekler ve bulur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ahmet Selçuk tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45404</link>
		<dc:creator>Ahmet Selçuk</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 11:21:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45404</guid>
		<description>DEMOKRASİ SORUNU YÜKSEK YARGIDA DEĞİL MECLİSTE
-----------------------------------------------


Sayın Çuvaldız,

Size müsadenizle bir şeyler sormak istiyorum:

1. Argümanınız neyse onu yazınız. Neyi savunuyorsunuz ? Ne olursa olsun iktidardaki partiyi mi, demokrasiyi mi? A şıkkıysa hayatta başarılar, B şıkkıysa devam..

2. Hangi ansiklopediyi kullanıyorsunuz? Bir bilgi kaynağı referansınız var mıdır? Benim çok param olsa ve o parayla "İstanbul İlim Ansiklopedisi ve Lugati" (ve sitesi) çıkartsam ve kafama göre şeyleri yazsam o ansiklopedi olur mu? Dünyanın kabul ettiği evrensel gerçekler vardır. Siz kendinize göre bir ansiklopedi (ve gerçekler) yazarsınız, Naziler kendilerine göre, Brunei sultanı da kendine göre yazdılar, yazarlar.. (Tarih onları TARAFSIZ VE TUTARLI yargılamıştır ama :) Nerede bilimin evrenselliği?

3. Sizin dediğiniz çoğunluk diktasıdır. Ki, adaletsiz bir seçim sistemiyle ÇOĞUNLUK bile yoktur. 

AKP iktidara geldiği ilk seçim 2002'de toplam oyun %45'i -evet %45i - GEÇERSİZ sayılmıştır. Yani her 2 kişiden 1 inin oyu nerdeyse sayılmamıştır. Bir sonraki seçimde, bu %10 baraj altı partileridestekleyenlerin çoğu "oyum boşa gidecek" şartlanmasıyla büyük partilere  kaymak zorunda kalmıştır.

3. Seçilmişlerin seçtiği  yargı ??? Siz hangi modeli istiyorsunuz? Sizin kafanızdaki modeli Putin uyguluyor. Eğer öyle bir demokrasi istiyorsanız hayırlı olsun. Ama AB, ABD veya Japonya gibi çağdaş bir demokrasiyse, orada böyle bir mantık yok.

4. Atanmışlardan oluşan yargı muhalefet yapıyor diyorsunuz. Hayır, yargı sadece İktidar baskısına direnmeye çalışıyor. Dediğiniz sistem "seçilmişlerin mutlak hükümranlığı" hiç bir çağdaş demokraside yoktur.

5. %10'a ulaşamayan  hiç bir parti meclise giremiyor. BU MU DEMOKRATİK?

6. Bireyler (işçiler, memurlar, öğrenciler, esnaflar) örgütlenip siyasi olarak haklarını arayamıyorlar. BU MU DEMOKRATİK???

7. İktidar, Vergi müfettişleriyle hakkında muhalefet edenlerin (Basın, iş adamı...) üzerine saldırabiliyor. BU MU DEMOKRATİK???

8.Ünivesitelerde yapılan seçim sonucu en yüksek oyu alanlar değil "Başbakanın doktoru" rektör seçiliyor. Yani, halk cahilse seçebilir, eğitimliyse akademisyense seçemez.
BU MU DEMOKRATİK?????

9. Devlet, kendi eliyle belli bir mezhebi(Arapçı, Sunni ) destekliyor, ona göre imam yetiştiriyor. AİHM'nin verdiği kararlara ve cezalara rağmen Alevileri hala tanımıyorlar. Hangi Çağdaş Demokraside böyle bir dinler arası kayırmaca var. BU MU DEMOKRATİK????

Bütün Çağdaş Demokrasilerde (bilmiyorsanız söyleyeyim) "Yüksek Yargı" atanır. ABD'de  yargının en yüksek mercisi SUPREME COURT'a başkan sadece bir üye seçebilir. O üye de ömür boyu orada kalır. Onlar başkanı da azleder, son sözü de onlar söyler. Ne Bush'un gücü yeter, ne Obama'nın. Onların da bir ölçütleri vardır: DEMOKRASİ ve ANAYASA!.. 

(Türkiye'de de buna benzer bir sistem var. Türkiye'nin sorunu orası değil, Meclis!..)

********


"Hayat acıdır. Biber acıdır. Hayat biberdir." Böyle mantıklarla işlemiyor demokrasiler.Yani demokrasilerde çoğunluk iktidara gelir, istediğini yapar. Yok böyle bir şey!..

******

Siz önce şu yukarda sorduklarıma bir cevap veriniz. Sonra aşağıdaki Türkiye gerçeklerine bakınız o zaman, Anayasa'nın dışında bir şey yapamayacak olan ANAYASA MAHKEMESİ veya Yüksek Yargının "demokrasiyi bozan" olmadığını anlarsınız. (Tabi Yandaşlık yapmazsanız:)

Buyrun:

2009 Turkiye’sinden bahsediyorum. 

Basin ozgur degil. Hukumete muhalif olan kanal sahipleri ve gazeteciler hapiste tutuklu. Suc: darbeye karismak. Darbeyi hazirladigi iddia edilenler? Onlar disarda canimm. 

Daha once darbe yapanlar? Onlar da disarda canimmmm. Muhalifler susutu ya, gerisini bos ver. 

Hukumet isterse muhaliflerin uzerine vergi mufettislerini salabiliyor cunki cagdas demokrasilerdeki gibi vergi dairesi bagimsiz degil.  Demokratik mi bu Turkiye ????


2009 senesinden bahsetmek istiyorum. Insan haklari dernegi ve Tarih Kurumunun gectigimiz sene yaptigi kapsamli nitel analize gore egitim sistemimiz asiri dindar ve asiri milliyetci bireyler yetistiriyor; halkin %70’i hic kitap okumamis.  Her sene 900 kizimizi “namus” nedeniyle olduruyoruz.  Cumhuriyetin ilk donemi gibi aydinlanma, pek onemsenmiyor.

Orgutlenme ozgurlugu yok. Buyuk sirketler basbakana bakanlara gidip yardim mardim vererek istediklerini yaptirabilirler. Halk orgutlenemedigi icin caresiz, politikacilara karsi gucsuz:  sadece ne verirlerse aliyor. Ama isteyen parti kurabiliyor. %10’u nasil gececek? Kuramiyor o yuzden, kursa da siliniyor. Demokratik mi olduk yani?

Biraz vicdaniniz varsa, biraz adalet duygunuz varsa, eğer azicik demokratsanız, bu komediye diyecek bir lafınız da olmalı !..

"yaw ben bugun kalkhtım , demokrat olcem" dediğinizde demokrat olunmuyor. Sorun bir altyapı ve sistem sorunudur. Elma ağacından armut yetiştirmeye çalışırsanız böyle bir ucube çıkıyor işte !..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>DEMOKRASİ SORUNU YÜKSEK YARGIDA DEĞİL MECLİSTE<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Sayın Çuvaldız,</p>
<p>Size müsadenizle bir şeyler sormak istiyorum:</p>
<p>1. Argümanınız neyse onu yazınız. Neyi savunuyorsunuz ? Ne olursa olsun iktidardaki partiyi mi, demokrasiyi mi? A şıkkıysa hayatta başarılar, B şıkkıysa devam..</p>
<p>2. Hangi ansiklopediyi kullanıyorsunuz? Bir bilgi kaynağı referansınız var mıdır? Benim çok param olsa ve o parayla &#8220;İstanbul İlim Ansiklopedisi ve Lugati&#8221; (ve sitesi) çıkartsam ve kafama göre şeyleri yazsam o ansiklopedi olur mu? Dünyanın kabul ettiği evrensel gerçekler vardır. Siz kendinize göre bir ansiklopedi (ve gerçekler) yazarsınız, Naziler kendilerine göre, Brunei sultanı da kendine göre yazdılar, yazarlar.. (Tarih onları TARAFSIZ VE TUTARLI yargılamıştır ama <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Nerede bilimin evrenselliği?</p>
<p>3. Sizin dediğiniz çoğunluk diktasıdır. Ki, adaletsiz bir seçim sistemiyle ÇOĞUNLUK bile yoktur. </p>
<p>AKP iktidara geldiği ilk seçim 2002&#8242;de toplam oyun %45&#8242;i -evet %45i - GEÇERSİZ sayılmıştır. Yani her 2 kişiden 1 inin oyu nerdeyse sayılmamıştır. Bir sonraki seçimde, bu %10 baraj altı partileridestekleyenlerin çoğu &#8220;oyum boşa gidecek&#8221; şartlanmasıyla büyük partilere  kaymak zorunda kalmıştır.</p>
<p>3. Seçilmişlerin seçtiği  yargı ??? Siz hangi modeli istiyorsunuz? Sizin kafanızdaki modeli Putin uyguluyor. Eğer öyle bir demokrasi istiyorsanız hayırlı olsun. Ama AB, ABD veya Japonya gibi çağdaş bir demokrasiyse, orada böyle bir mantık yok.</p>
<p>4. Atanmışlardan oluşan yargı muhalefet yapıyor diyorsunuz. Hayır, yargı sadece İktidar baskısına direnmeye çalışıyor. Dediğiniz sistem &#8220;seçilmişlerin mutlak hükümranlığı&#8221; hiç bir çağdaş demokraside yoktur.</p>
<p>5. %10&#8242;a ulaşamayan  hiç bir parti meclise giremiyor. BU MU DEMOKRATİK?</p>
<p>6. Bireyler (işçiler, memurlar, öğrenciler, esnaflar) örgütlenip siyasi olarak haklarını arayamıyorlar. BU MU DEMOKRATİK???</p>
<p>7. İktidar, Vergi müfettişleriyle hakkında muhalefet edenlerin (Basın, iş adamı&#8230;) üzerine saldırabiliyor. BU MU DEMOKRATİK???</p>
<p>8.Ünivesitelerde yapılan seçim sonucu en yüksek oyu alanlar değil &#8220;Başbakanın doktoru&#8221; rektör seçiliyor. Yani, halk cahilse seçebilir, eğitimliyse akademisyense seçemez.<br />
BU MU DEMOKRATİK?????</p>
<p>9. Devlet, kendi eliyle belli bir mezhebi(Arapçı, Sunni ) destekliyor, ona göre imam yetiştiriyor. AİHM&#8217;nin verdiği kararlara ve cezalara rağmen Alevileri hala tanımıyorlar. Hangi Çağdaş Demokraside böyle bir dinler arası kayırmaca var. BU MU DEMOKRATİK????</p>
<p>Bütün Çağdaş Demokrasilerde (bilmiyorsanız söyleyeyim) &#8220;Yüksek Yargı&#8221; atanır. ABD&#8217;de  yargının en yüksek mercisi SUPREME COURT&#8217;a başkan sadece bir üye seçebilir. O üye de ömür boyu orada kalır. Onlar başkanı da azleder, son sözü de onlar söyler. Ne Bush&#8217;un gücü yeter, ne Obama&#8217;nın. Onların da bir ölçütleri vardır: DEMOKRASİ ve ANAYASA!.. </p>
<p>(Türkiye&#8217;de de buna benzer bir sistem var. Türkiye&#8217;nin sorunu orası değil, Meclis!..)</p>
<p>********</p>
<p>&#8220;Hayat acıdır. Biber acıdır. Hayat biberdir.&#8221; Böyle mantıklarla işlemiyor demokrasiler.Yani demokrasilerde çoğunluk iktidara gelir, istediğini yapar. Yok böyle bir şey!..</p>
<p>******</p>
<p>Siz önce şu yukarda sorduklarıma bir cevap veriniz. Sonra aşağıdaki Türkiye gerçeklerine bakınız o zaman, Anayasa&#8217;nın dışında bir şey yapamayacak olan ANAYASA MAHKEMESİ veya Yüksek Yargının &#8220;demokrasiyi bozan&#8221; olmadığını anlarsınız. (Tabi Yandaşlık yapmazsanız:)</p>
<p>Buyrun:</p>
<p>2009 Turkiye’sinden bahsediyorum. </p>
<p>Basin ozgur degil. Hukumete muhalif olan kanal sahipleri ve gazeteciler hapiste tutuklu. Suc: darbeye karismak. Darbeyi hazirladigi iddia edilenler? Onlar disarda canimm. </p>
<p>Daha once darbe yapanlar? Onlar da disarda canimmmm. Muhalifler susutu ya, gerisini bos ver. </p>
<p>Hukumet isterse muhaliflerin uzerine vergi mufettislerini salabiliyor cunki cagdas demokrasilerdeki gibi vergi dairesi bagimsiz degil.  Demokratik mi bu Turkiye ????</p>
<p>2009 senesinden bahsetmek istiyorum. Insan haklari dernegi ve Tarih Kurumunun gectigimiz sene yaptigi kapsamli nitel analize gore egitim sistemimiz asiri dindar ve asiri milliyetci bireyler yetistiriyor; halkin %70’i hic kitap okumamis.  Her sene 900 kizimizi “namus” nedeniyle olduruyoruz.  Cumhuriyetin ilk donemi gibi aydinlanma, pek onemsenmiyor.</p>
<p>Orgutlenme ozgurlugu yok. Buyuk sirketler basbakana bakanlara gidip yardim mardim vererek istediklerini yaptirabilirler. Halk orgutlenemedigi icin caresiz, politikacilara karsi gucsuz:  sadece ne verirlerse aliyor. Ama isteyen parti kurabiliyor. %10’u nasil gececek? Kuramiyor o yuzden, kursa da siliniyor. Demokratik mi olduk yani?</p>
<p>Biraz vicdaniniz varsa, biraz adalet duygunuz varsa, eğer azicik demokratsanız, bu komediye diyecek bir lafınız da olmalı !..</p>
<p>&#8220;yaw ben bugun kalkhtım , demokrat olcem&#8221; dediğinizde demokrat olunmuyor. Sorun bir altyapı ve sistem sorunudur. Elma ağacından armut yetiştirmeye çalışırsanız böyle bir ucube çıkıyor işte !..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45398</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 03:58:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45398</guid>
		<description>&lt;strong&gt;İktidar her yerde vardır. Muhalefet ise sadece demokrasilerde.(A.S)&lt;/strong&gt; 

Ansiklopedik bilgilere göre;

&lt;blockquote&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhalefet" rel="nofollow"&gt;Muhalefet&lt;/a&gt;, siyasette yönetme gücünü (iktidar)elinde bulundurmayan kişiler ve gruplardır.

Yasama,yürütme ve yargı..demokratik devlet “yönetimini” düzenleyen kuvvetler ayrılığı (iktidar paylaşımı!)ilkesini oluşturan sacayaktır.

Demokrasi ile yönetilen bir ülkede “iktidar” seçimle işbaşına gelen seçilmişler olarak kabul edilir. Muhalefet de belirli seçmen barajını aşmış ve mecliste halkı temsil eden ve “iktidarın” politikasını eleştiren kişiler olarak tanımlanır.&lt;/blockquote&gt;

Kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun olarak seçilmişler “iktidar”ı paylaşmışken, kendisi de bir seçilmiş olarak “yasama“yı oluşturmakta olan “muhalefet” sadece seçilmişlerin iktidar politikasını eleştirdiğinde mi demokratik siyasete sağlıklı biçimde katkıda bulunabilmektedir?

Kuvvetler ayrılığı ilkesine göre paylaşılmış olan iktidarın &lt;em&gt;sadece&lt;/em&gt; “seçilmiş” olanlarına karşı hukuğu eğip bükerek  yargı aracılığı ile muhalefet etmek, arzu edilen demokratik dengeyi yargı lehine bozmak anlamına gelmez mi? Böyle bir durumda, dengeyi atanmışlar lehine bozan muhalefet, siyasette &lt;em&gt;“yönetme gücünü(iktidar) elinde bulundurmayan kişiler ve gruplar “&lt;/em&gt; olarak tanımlanabilir mi?

Atanmışlardan oluşan “yargı” seçilmişler gibi “siyaseten muhalefet” yapabilir mi?

Paylaşılan iktidar gücünün dengesi muhalefet eli ile yargı lehine bozulduğunda demokrasiden bahsetmek mümkün olamaz. Muhalefet seçimle “var” olabilmiş olsa bile! 

Atanmışların seçilmişlere muhalefeti, seçme ve seçilme tanımına indirgenmiş demokrasi aracılığı ile halkın meclisteki temsili egemenliğine vurulan bir tür “darbe”  değil midir?

İktidar olma sorumluluğu taşımadığı için icraatlarına “muhalefet” edilemez bir konumda bulunan, siyaset bilimine göre de seçilmiş olan “muhalefet kamuflajlı iktidar”ın eleştirisi yapıl(a)mıyorsa orada ne demokratlıktan ne de demokrasiden bahsetmek mümkün değildir.
Halkın yasamadan talep ettiklerine kulak tıkayarak statükoyu muhafaza edebilmek için halka rağmen yapılan muhalefet, kişilerin demokrasi algısındaki sakatlıktan olsa gerek; sarraf olan birilerinin halka lütfettiği değerli hediye! 

Muhalefetin, demokrasiyi bir meyve ağacı gibi sahipleneler tarafından, onu hak etmediği için uzak tutulması gerektiği düşünülen “cahil/yobaz/gerici halk sürüsüne” karşı da yapılabileceği ihtimali göz önünde bulundurularak, muhalefete, muhalefet etmenin “iktidar” yandaşlığı/demokrasi karşıtlığı anlamına gelmeyeceği akıldan uzak tutulmamalıdır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İktidar her yerde vardır. Muhalefet ise sadece demokrasilerde.(A.S)</strong> </p>
<p>Ansiklopedik bilgilere göre;</p>
<blockquote><p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhalefet" rel="nofollow">Muhalefet</a>, siyasette yönetme gücünü (iktidar)elinde bulundurmayan kişiler ve gruplardır.</p>
<p>Yasama,yürütme ve yargı..demokratik devlet “yönetimini” düzenleyen kuvvetler ayrılığı (iktidar paylaşımı!)ilkesini oluşturan sacayaktır.</p>
<p>Demokrasi ile yönetilen bir ülkede “iktidar” seçimle işbaşına gelen seçilmişler olarak kabul edilir. Muhalefet de belirli seçmen barajını aşmış ve mecliste halkı temsil eden ve “iktidarın” politikasını eleştiren kişiler olarak tanımlanır.</p></blockquote>
<p>Kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun olarak seçilmişler “iktidar”ı paylaşmışken, kendisi de bir seçilmiş olarak “yasama“yı oluşturmakta olan “muhalefet” sadece seçilmişlerin iktidar politikasını eleştirdiğinde mi demokratik siyasete sağlıklı biçimde katkıda bulunabilmektedir?</p>
<p>Kuvvetler ayrılığı ilkesine göre paylaşılmış olan iktidarın <em>sadece</em> “seçilmiş” olanlarına karşı hukuğu eğip bükerek  yargı aracılığı ile muhalefet etmek, arzu edilen demokratik dengeyi yargı lehine bozmak anlamına gelmez mi? Böyle bir durumda, dengeyi atanmışlar lehine bozan muhalefet, siyasette <em>“yönetme gücünü(iktidar) elinde bulundurmayan kişiler ve gruplar “</em> olarak tanımlanabilir mi?</p>
<p>Atanmışlardan oluşan “yargı” seçilmişler gibi “siyaseten muhalefet” yapabilir mi?</p>
<p>Paylaşılan iktidar gücünün dengesi muhalefet eli ile yargı lehine bozulduğunda demokrasiden bahsetmek mümkün olamaz. Muhalefet seçimle “var” olabilmiş olsa bile! </p>
<p>Atanmışların seçilmişlere muhalefeti, seçme ve seçilme tanımına indirgenmiş demokrasi aracılığı ile halkın meclisteki temsili egemenliğine vurulan bir tür “darbe”  değil midir?</p>
<p>İktidar olma sorumluluğu taşımadığı için icraatlarına “muhalefet” edilemez bir konumda bulunan, siyaset bilimine göre de seçilmiş olan “muhalefet kamuflajlı iktidar”ın eleştirisi yapıl(a)mıyorsa orada ne demokratlıktan ne de demokrasiden bahsetmek mümkün değildir.<br />
Halkın yasamadan talep ettiklerine kulak tıkayarak statükoyu muhafaza edebilmek için halka rağmen yapılan muhalefet, kişilerin demokrasi algısındaki sakatlıktan olsa gerek; sarraf olan birilerinin halka lütfettiği değerli hediye! </p>
<p>Muhalefetin, demokrasiyi bir meyve ağacı gibi sahipleneler tarafından, onu hak etmediği için uzak tutulması gerektiği düşünülen “cahil/yobaz/gerici halk sürüsüne” karşı da yapılabileceği ihtimali göz önünde bulundurularak, muhalefete, muhalefet etmenin “iktidar” yandaşlığı/demokrasi karşıtlığı anlamına gelmeyeceği akıldan uzak tutulmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ahmet tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%e2%80%a6/#comment-45386</link>
		<dc:creator>Ahmet</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 23:55:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8646#comment-45386</guid>
		<description>Slm,

Youtube'daki yasağın Atatürk ile alakası yok. Yasaklamak istiyorlar, Atatürk de bahanesi.

Yoksa, youtube o videoyu kaldırdı. Ayrıca, Atatürk de eleştirilebilir. Herkes gibi.

Burada da eleştiriliyor, hem de bolca :)

Yasakçı zihniyet, bahane bulur: Atatürk, milli çıkar, din vs.

Bahanede takılmayalım. Muhalefete ve farklılığa tahammül edememe durumudur bu. Yanlıştır. Tehlikelidir.

İktidar her yerde vardır. Muhalefet ise sadece demokrasilerde.

Saygılar,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Slm,</p>
<p>Youtube&#8217;daki yasağın Atatürk ile alakası yok. Yasaklamak istiyorlar, Atatürk de bahanesi.</p>
<p>Yoksa, youtube o videoyu kaldırdı. Ayrıca, Atatürk de eleştirilebilir. Herkes gibi.</p>
<p>Burada da eleştiriliyor, hem de bolca <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Yasakçı zihniyet, bahane bulur: Atatürk, milli çıkar, din vs.</p>
<p>Bahanede takılmayalım. Muhalefete ve farklılığa tahammül edememe durumudur bu. Yanlıştır. Tehlikelidir.</p>
<p>İktidar her yerde vardır. Muhalefet ise sadece demokrasilerde.</p>
<p>Saygılar,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

