<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>EYLEM: Tekel işçisi can, ötekiler patlıcan! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 11:17:54 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49419</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 07:52:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49419</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Kavramaların herkes için ifade ettiği farklı anlamlar olabilir.&lt;/blockquote&gt;

evet doğru,kavramlar elbette kişinin dünya görüşüne,inancına,ideolojisine göre farklı tanımlanabilir,farklı algılanabilir.dolayısıyla bir kavramın anlam karşılığı/içeriği değişmez gibi görünse de,kullanan kişi bunu ifade ediş biçiminde farklı manalara yorabilir,düşünsel alt yapısına göre ifade edebilir.örneğin,sizin özgürlük kavramına yüklediğiniz anlam ile bir başkasının bu kavrama yüklediği anlam birbirinden farklı olabilir.


&lt;blockquote&gt;Ama bir kavramı da deforme edip, eğip büktüğünüzde iletişim artık mümkün olmuyor.&lt;/blockquote&gt;

deforme etme ya da eğip bükme ise başka bir şeydir.evet bir kavram bilinçli olarak çarpıtma amaçlı kullanıyorsa tabii ki iletişimi güçleştirecektir.zira bu amaçla yapıldığında,anlama ve anlaşılma artık yerini demogojiye bırakacaktır.

  
&lt;blockquote&gt;Kullanmış olduğunuz militarizm kavramı içinde bu geçerli sanırız.&lt;/blockquote&gt; 

sizin "sanmanızla" olmuyor maalesef.siz benim militarizm kavramını iletişimi güçleştirecek tarzda kullandığımı iddia edebilirsiniz.peki hangi saiklerle bunu iddia ediyorsunuz?ben militarizmin sizin sözlük karşılığını buraya aktardığınız başka bir manada mı kullandım?hayır.

TDK karşılığı:
&lt;em&gt;1- Bir ülkede ordu gücünün aşırı derecede ağır basması. 2- Her tür sorunu askerî yöntemlere başvurarak çözme, bundan dolayı silahlı kuvvetlere öncelik tanıma eğilimi.&lt;/em&gt;

şimdi tdk'nın bu tanımından hareketle beraber inceleyelim konuyu.sizce ülkemizde bu "eğilim"yok mudur?bırakınız toplumun aşina olduğu vesayeti,askeri otoritenin devamı uğruna yapılan bunca darbe planları,günlükler,komplolar vs neyin nesidir acaba?yoksa bunların asılsız,boş iddialar olarak mı değerlendiriyorsunuz?her neyse,sizin nasıl değerlendirdiğinizi bir kenara bırakalım.

bu anlayışı sorgulamaksızın her koşulda destekleyenler bana göre militaristtir.zira militarizm var ise destekçisine de militarist denmesi kadar doğal bir şey olamaz.
imdi,ayyuka çıkan bunca yanlışa rağmen siz hayber'lerden,kocatepelerden,malazgirtlerden girerek kutsallar üzerinden yanlışı savunma eğiimi içerisine girerseniz kusura bakmayın kavramları asıl eğip büken,içini boşaltan siz olursunuz ben değil.
bu konuda pek çok örnek de verdim.yanıtlayamadınız.neden yanıtlayamadınız?çünkü ulusalcı ve militarist eğilimleriniz gerçekleri anlamanıza engel oluyor...anlamak istemiyorsunuz.anlamak istemeyince de sürekli polemik üretmekle meşgulsünüz.
şimdi nasıl anlamak isterseniz öyle anlayın:kafanızı kuma gömmeye devam ettiğiniz sürece demogoji yapmaya devam edeceksiniz.

yalnız kusura bakmayın tartışmanın bundan sonra verimli olacağını düşünmüyorum.siz sloganlarınızla avunmaya devam edin,benden bu kadar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Kavramaların herkes için ifade ettiği farklı anlamlar olabilir.</p></blockquote>
<p>evet doğru,kavramlar elbette kişinin dünya görüşüne,inancına,ideolojisine göre farklı tanımlanabilir,farklı algılanabilir.dolayısıyla bir kavramın anlam karşılığı/içeriği değişmez gibi görünse de,kullanan kişi bunu ifade ediş biçiminde farklı manalara yorabilir,düşünsel alt yapısına göre ifade edebilir.örneğin,sizin özgürlük kavramına yüklediğiniz anlam ile bir başkasının bu kavrama yüklediği anlam birbirinden farklı olabilir.</p>
<blockquote><p>Ama bir kavramı da deforme edip, eğip büktüğünüzde iletişim artık mümkün olmuyor.</p></blockquote>
<p>deforme etme ya da eğip bükme ise başka bir şeydir.evet bir kavram bilinçli olarak çarpıtma amaçlı kullanıyorsa tabii ki iletişimi güçleştirecektir.zira bu amaçla yapıldığında,anlama ve anlaşılma artık yerini demogojiye bırakacaktır.</p>
<blockquote><p>Kullanmış olduğunuz militarizm kavramı içinde bu geçerli sanırız.</p></blockquote>
<p>sizin &#8220;sanmanızla&#8221; olmuyor maalesef.siz benim militarizm kavramını iletişimi güçleştirecek tarzda kullandığımı iddia edebilirsiniz.peki hangi saiklerle bunu iddia ediyorsunuz?ben militarizmin sizin sözlük karşılığını buraya aktardığınız başka bir manada mı kullandım?hayır.</p>
<p>TDK karşılığı:<br />
<em>1- Bir ülkede ordu gücünün aşırı derecede ağır basması. 2- Her tür sorunu askerî yöntemlere başvurarak çözme, bundan dolayı silahlı kuvvetlere öncelik tanıma eğilimi.</em></p>
<p>şimdi tdk&#8217;nın bu tanımından hareketle beraber inceleyelim konuyu.sizce ülkemizde bu &#8220;eğilim&#8221;yok mudur?bırakınız toplumun aşina olduğu vesayeti,askeri otoritenin devamı uğruna yapılan bunca darbe planları,günlükler,komplolar vs neyin nesidir acaba?yoksa bunların asılsız,boş iddialar olarak mı değerlendiriyorsunuz?her neyse,sizin nasıl değerlendirdiğinizi bir kenara bırakalım.</p>
<p>bu anlayışı sorgulamaksızın her koşulda destekleyenler bana göre militaristtir.zira militarizm var ise destekçisine de militarist denmesi kadar doğal bir şey olamaz.<br />
imdi,ayyuka çıkan bunca yanlışa rağmen siz hayber&#8217;lerden,kocatepelerden,malazgirtlerden girerek kutsallar üzerinden yanlışı savunma eğiimi içerisine girerseniz kusura bakmayın kavramları asıl eğip büken,içini boşaltan siz olursunuz ben değil.<br />
bu konuda pek çok örnek de verdim.yanıtlayamadınız.neden yanıtlayamadınız?çünkü ulusalcı ve militarist eğilimleriniz gerçekleri anlamanıza engel oluyor&#8230;anlamak istemiyorsunuz.anlamak istemeyince de sürekli polemik üretmekle meşgulsünüz.<br />
şimdi nasıl anlamak isterseniz öyle anlayın:kafanızı kuma gömmeye devam ettiğiniz sürece demogoji yapmaya devam edeceksiniz.</p>
<p>yalnız kusura bakmayın tartışmanın bundan sonra verimli olacağını düşünmüyorum.siz sloganlarınızla avunmaya devam edin,benden bu kadar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>789 tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49370</link>
		<dc:creator>789</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 May 2010 09:14:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49370</guid>
		<description>Durhata devam 

Kavramaların herkes için ifade ettiği farklı anlamlar olabilir. Ama bir kavramı da deforme edip, eğip büktüğünüzde iletişim artık mümkün olmuyor. 

 Kullanmış olduğunuz militarizm kavramı içinde bu  geçerli sanırız. 

 Militarizm neymiş bakalım ki herkesin ne söylediği anlaşılsın.

 TDK ya göre :

&lt;em&gt;militarizm    Fr. militarisme 
a. 1. Bir ülkede ordu gücünün aşırı derecede ağır basması. 2. Her tür sorunu askerî yöntemlere başvurarak çözme, bundan dolayı silahlı kuvvetlere öncelik tanıma eğilimi.

 Güncel Türkçe Sözlük 
---------------------------------
militarizm    Fr.militarisme 
1. Bir ülkede ordu gücünün aşırı derecede ağır basması. 2. Bütün yurt sorunlarının yalnız ordu gücüyle çözülebileceğini savunan görüş: § “… dünyada ve ülkemizde militarizmin bu boş alanları doldurmada nasıl önemli oranda bir rol…” -Adalet Ağaoğlu, Dar Zamanlar-3 Hayır, 48. § “… Osmanlı ordusunun içinde Prusya militarizminin yarattığı…”-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 289.

 Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü &lt;/em&gt;

Görüldüğü üzere burada zorunlu askerlik için yazılan yazılarda- zorunlu askerlik ile militarizm arasında bir bağ kurabilmek görünürde yok. Zorunlu askerlik bir tercih. Askerliğin nasıl yapılacağı üzerine verilmiş idari bir tercih. Devlet yönetimi üzerinde bir iddia değil. Şimdi burdan yola çıkarak ot yoldurma klişesi üzerinden getirilen eleştiri havada kalıyor. Ot yoldurulmayabilir, fidan dikilir, boş köy okullarında ders verdilebilir. Bazıları da yapılıyor sanırız.

Gelelim eleştiriye konu olan yazımızda ne dediğimize: Aslında söylediğimiz oldukça basit; eğer askerliği paralı hale getirirseniz, askerlik para karşılığı yapılan bir iş nitelğine dönüşür. En fazla iş ahlakından söz edilebilir. Aldığı paranın karşılığını vermek gibi ahlaki bir derd olabilir. Kocatepe'de, Felluce'de direniş gücünün derdi ise başka. Ailesinin, komşusunun, canının, ırzının dedinde. Esaretin altına girmeme derdinde. Şimdi bu saikin kendisi ile bir arada olmak şeref verici değil mi? Bir Ebu Gureyb'den bahsetmiyoruz. Ki Ebu Gureyb de olanlar yüzünden ordunun kendisi feshedilmedi. İşgale son verilmedi. Sadece tespit edilen sorumlular cezalandırıldı.

Yaptığımız değerlendirmede bir tutarsızlık varsa bunu değerlendirin. Rahatsızlığınızı itham olarak kullanmak fikrin kendisini eleştirme açısından bir anlam ifade etmiyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Durhata devam </p>
<p>Kavramaların herkes için ifade ettiği farklı anlamlar olabilir. Ama bir kavramı da deforme edip, eğip büktüğünüzde iletişim artık mümkün olmuyor. </p>
<p> Kullanmış olduğunuz militarizm kavramı içinde bu  geçerli sanırız. </p>
<p> Militarizm neymiş bakalım ki herkesin ne söylediği anlaşılsın.</p>
<p> TDK ya göre :</p>
<p><em>militarizm    Fr. militarisme<br />
a. 1. Bir ülkede ordu gücünün aşırı derecede ağır basması. 2. Her tür sorunu askerî yöntemlere başvurarak çözme, bundan dolayı silahlı kuvvetlere öncelik tanıma eğilimi.</p>
<p> Güncel Türkçe Sözlük<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
militarizm    Fr.militarisme<br />
1. Bir ülkede ordu gücünün aşırı derecede ağır basması. 2. Bütün yurt sorunlarının yalnız ordu gücüyle çözülebileceğini savunan görüş: § “… dünyada ve ülkemizde militarizmin bu boş alanları doldurmada nasıl önemli oranda bir rol…” -Adalet Ağaoğlu, Dar Zamanlar-3 Hayır, 48. § “… Osmanlı ordusunun içinde Prusya militarizminin yarattığı…”-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 289.</p>
<p> Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü </em></p>
<p>Görüldüğü üzere burada zorunlu askerlik için yazılan yazılarda- zorunlu askerlik ile militarizm arasında bir bağ kurabilmek görünürde yok. Zorunlu askerlik bir tercih. Askerliğin nasıl yapılacağı üzerine verilmiş idari bir tercih. Devlet yönetimi üzerinde bir iddia değil. Şimdi burdan yola çıkarak ot yoldurma klişesi üzerinden getirilen eleştiri havada kalıyor. Ot yoldurulmayabilir, fidan dikilir, boş köy okullarında ders verdilebilir. Bazıları da yapılıyor sanırız.</p>
<p>Gelelim eleştiriye konu olan yazımızda ne dediğimize: Aslında söylediğimiz oldukça basit; eğer askerliği paralı hale getirirseniz, askerlik para karşılığı yapılan bir iş nitelğine dönüşür. En fazla iş ahlakından söz edilebilir. Aldığı paranın karşılığını vermek gibi ahlaki bir derd olabilir. Kocatepe&#8217;de, Felluce&#8217;de direniş gücünün derdi ise başka. Ailesinin, komşusunun, canının, ırzının dedinde. Esaretin altına girmeme derdinde. Şimdi bu saikin kendisi ile bir arada olmak şeref verici değil mi? Bir Ebu Gureyb&#8217;den bahsetmiyoruz. Ki Ebu Gureyb de olanlar yüzünden ordunun kendisi feshedilmedi. İşgale son verilmedi. Sadece tespit edilen sorumlular cezalandırıldı.</p>
<p>Yaptığımız değerlendirmede bir tutarsızlık varsa bunu değerlendirin. Rahatsızlığınızı itham olarak kullanmak fikrin kendisini eleştirme açısından bir anlam ifade etmiyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49367</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 May 2010 07:34:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49367</guid>
		<description>@789

&lt;blockquote&gt;Bedir’i, Hayber’i övmeninin militarizim olduğu düşüncesine ise katılmıyoruz. Sizi Kocatepe rahatsız etmiş olabilir. Eğer ülkeniz işgal alındaysa, Fellucedeyseniz direnmek sizin hakkınız olur. Bundan ancak işgal eden güç rahatsız olur. İnsanların vatanlarını savunma hakları militarizim olarak adlandırmak ancak emperyalist bir mantığın bakışı olabilir. Siz Gandicilik oynamak isyiyorsanız serbestsiniz.&lt;/blockquote&gt;

ne alaka?bedir'i,hayber'i,k.tepe'yi ideolojik bağnazlığınıza alet eden sizsiniz.verilecek bir yanıtınız olmadığından da hala bu mantığın arkasına saklanarak demogoji yapıyorsunuz.

andığınız savaşları ya da tarihsel olayları militarizm olarak niteleyen mi oldu?eleştiri size,mantığınıza yöneltilmiştir,siz de bunun gayet bilincindesiniz.ama dürüst olmadığınız için basit ayak oyunlarından medet umarak çarpıtma yolunu seçiyorsunuz.

kısacası ne insanların zulüm karşısında "direnme hakkı"na karşı olmak gibi bir düşüncem,ne de "kocatepe'den rahatsız" olduğumu ima edici bir görüşüm olmuş değil.eleştirim doğrudan -tutarsız-fikirlerinize yapılmış.zaten yazılanlar da yukarıda duruyor.ama dediğim gibi fikir adı altında saçmaladıklarınız tel tel ortaya döküldüğünde  bel altı vurmaya başlıyorsunuz.yok k.tepe'den rahatsız olunmuş(muş)da,yok emperyalist mantıkmış,yok gandi'cilikmiş de bilmemne.geçin bunları.

&lt;blockquote&gt;Emekle şehitlik arasında kurduğunuz bağı anlamadık. Buradan küreselciğe varışınız arasında kavramlar itibariyle biribirini destekleyen birşey yok.&lt;/blockquote&gt;

"anlamadık"bu ne oluyor şimdi,bu çoğul eki de nereden icap etti,bir topluluk falan mısınız yoksa.oysa ben doğrudan bir kişiyle tartıştığımı sanıyordum.her neyse.sanırım anlamak işinize gelmiyor.yukarıda yeterince izahı var oysa.yani tekel işçilerinin eylemine "duyarlı"olup da,sıra ordu içindeki yanlışlara geldiğinde şehitlik edebiyatıyla savunmaya geçmek sizce nasıl açıklanabilir.yani sizin emekten yana tavrınızı samimi bulmuyorum.şimdi daha iyi anladınız mı?
&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;emek kutsalsa,ki öyledir,peki eline pimi çekilmiş bomba tutşturularak yaşamına kastedilen mehmetçiğin hiç mi yaşam değeri yok!&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;

yorumumdan yaptığınız bu alıntıya da bakın şöyle yanıt vermişsiniz

&lt;blockquote&gt;Kusura bakmayın çok fazla liberal klişeler ve alt alta sıralanınca bir anlam ifade etmiyor.&lt;/blockquote&gt;

yaşama hakkını savunmak sizce sadece bir klişe öyle mi?doğru ya bu sizin sorgulama alanınıza pek girmiyor.kim liberal,kim şehit,kim şerefli kim değil...siz bunlarla ilgileniyorsunuz.

&lt;blockquote&gt;Emek kutsal evet, yaşam da değerli. İki doğru şeyi yazıp oradan bir olaya gönderme yapıp TSK karşıtlığınıza haklılık payı çıkamak istiyorsunuz. Birbirleriyle hiç bir bağı olmayan iki ayrı kavram ve alakasız bir netice. Burdan tutarlı bir şey çıkmaz. Ne miltarizm bu cümle ile kötülenebilir, ne de küreselleşme yüceltilir.&lt;/blockquote&gt;

bırakın benim tsk karşıtlığımı falan,siz söylediklerimden haber verin.yan yana getirdiğim doğrularla(veya yanlışlarla)ilgilenin.bu niyet okumayla nereye varacaksınız.fikirleri tartışın fikirleri!

son olarak benim bir şeyleri kötülemek ya da yüceltmek gibi bir iddiam olmadı.görüşlerimi,gözlemlerimi aktarıyorum.ama sizin bu yönde belliki çok kaygılarınız var,dert ettiğiniz şeylerden de açıkça anlşılıyor bu.onun için ben de size şöyle söyliyeyim sizin mantığınızla militarizm asla yücelmez,yüceltemezsiniz.küreselleşme olgusunu tahlil edecek kapasiteniz olmadığından da ne küreslleşmeyi ne de başka bir sitemi kötüleyemezsiniz.çünkü aşırı tutucu yanınız,gerçekten kötü olanı bile kötülemenize engel olmuş dereceye gelmiş.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@789</p>
<blockquote><p>Bedir’i, Hayber’i övmeninin militarizim olduğu düşüncesine ise katılmıyoruz. Sizi Kocatepe rahatsız etmiş olabilir. Eğer ülkeniz işgal alındaysa, Fellucedeyseniz direnmek sizin hakkınız olur. Bundan ancak işgal eden güç rahatsız olur. İnsanların vatanlarını savunma hakları militarizim olarak adlandırmak ancak emperyalist bir mantığın bakışı olabilir. Siz Gandicilik oynamak isyiyorsanız serbestsiniz.</p></blockquote>
<p>ne alaka?bedir&#8217;i,hayber&#8217;i,k.tepe&#8217;yi ideolojik bağnazlığınıza alet eden sizsiniz.verilecek bir yanıtınız olmadığından da hala bu mantığın arkasına saklanarak demogoji yapıyorsunuz.</p>
<p>andığınız savaşları ya da tarihsel olayları militarizm olarak niteleyen mi oldu?eleştiri size,mantığınıza yöneltilmiştir,siz de bunun gayet bilincindesiniz.ama dürüst olmadığınız için basit ayak oyunlarından medet umarak çarpıtma yolunu seçiyorsunuz.</p>
<p>kısacası ne insanların zulüm karşısında &#8220;direnme hakkı&#8221;na karşı olmak gibi bir düşüncem,ne de &#8220;kocatepe&#8217;den rahatsız&#8221; olduğumu ima edici bir görüşüm olmuş değil.eleştirim doğrudan -tutarsız-fikirlerinize yapılmış.zaten yazılanlar da yukarıda duruyor.ama dediğim gibi fikir adı altında saçmaladıklarınız tel tel ortaya döküldüğünde  bel altı vurmaya başlıyorsunuz.yok k.tepe&#8217;den rahatsız olunmuş(muş)da,yok emperyalist mantıkmış,yok gandi&#8217;cilikmiş de bilmemne.geçin bunları.</p>
<blockquote><p>Emekle şehitlik arasında kurduğunuz bağı anlamadık. Buradan küreselciğe varışınız arasında kavramlar itibariyle biribirini destekleyen birşey yok.</p></blockquote>
<p>&#8220;anlamadık&#8221;bu ne oluyor şimdi,bu çoğul eki de nereden icap etti,bir topluluk falan mısınız yoksa.oysa ben doğrudan bir kişiyle tartıştığımı sanıyordum.her neyse.sanırım anlamak işinize gelmiyor.yukarıda yeterince izahı var oysa.yani tekel işçilerinin eylemine &#8220;duyarlı&#8221;olup da,sıra ordu içindeki yanlışlara geldiğinde şehitlik edebiyatıyla savunmaya geçmek sizce nasıl açıklanabilir.yani sizin emekten yana tavrınızı samimi bulmuyorum.şimdi daha iyi anladınız mı?</p>
<blockquote><p><em>emek kutsalsa,ki öyledir,peki eline pimi çekilmiş bomba tutşturularak yaşamına kastedilen mehmetçiğin hiç mi yaşam değeri yok!</em></p></blockquote>
<p>yorumumdan yaptığınız bu alıntıya da bakın şöyle yanıt vermişsiniz</p>
<blockquote><p>Kusura bakmayın çok fazla liberal klişeler ve alt alta sıralanınca bir anlam ifade etmiyor.</p></blockquote>
<p>yaşama hakkını savunmak sizce sadece bir klişe öyle mi?doğru ya bu sizin sorgulama alanınıza pek girmiyor.kim liberal,kim şehit,kim şerefli kim değil&#8230;siz bunlarla ilgileniyorsunuz.</p>
<blockquote><p>Emek kutsal evet, yaşam da değerli. İki doğru şeyi yazıp oradan bir olaya gönderme yapıp TSK karşıtlığınıza haklılık payı çıkamak istiyorsunuz. Birbirleriyle hiç bir bağı olmayan iki ayrı kavram ve alakasız bir netice. Burdan tutarlı bir şey çıkmaz. Ne miltarizm bu cümle ile kötülenebilir, ne de küreselleşme yüceltilir.</p></blockquote>
<p>bırakın benim tsk karşıtlığımı falan,siz söylediklerimden haber verin.yan yana getirdiğim doğrularla(veya yanlışlarla)ilgilenin.bu niyet okumayla nereye varacaksınız.fikirleri tartışın fikirleri!</p>
<p>son olarak benim bir şeyleri kötülemek ya da yüceltmek gibi bir iddiam olmadı.görüşlerimi,gözlemlerimi aktarıyorum.ama sizin bu yönde belliki çok kaygılarınız var,dert ettiğiniz şeylerden de açıkça anlşılıyor bu.onun için ben de size şöyle söyliyeyim sizin mantığınızla militarizm asla yücelmez,yüceltemezsiniz.küreselleşme olgusunu tahlil edecek kapasiteniz olmadığından da ne küreslleşmeyi ne de başka bir sitemi kötüleyemezsiniz.çünkü aşırı tutucu yanınız,gerçekten kötü olanı bile kötülemenize engel olmuş dereceye gelmiş.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>789 tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49359</link>
		<dc:creator>789</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 23:01:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49359</guid>
		<description>Durhat a

  O yazıda silah üretimi ortadan kaldırılısın temennisi yok. Bu silah üretilsin anlamında da değil. Olan ile küreselcilerin aruladığı dünyanın zıtlığı üzerine Habermas'ın bir yorumu. Bu yoruma bizde katılıyoruz. Yazıda anlatılanı dikkatli okumamışsınız, yorum yapmakta aceleci davranmışsınız. 

 Bedir'i, Hayber'i övmeninin militarizim olduğu düşüncesine ise katılmıyoruz. Sizi Kocatepe rahatsız etmiş olabilir. Eğer ülkeniz işgal alındaysa, Fellucedeyseniz direnmek sizin hakkınız olur. Bundan ancak işgal eden güç rahatsız olur. İnsanların vatanlarını savunma hakları militarizim olarak adlandırmak ancak emperyalist bir mantığın bakışı olabilir. Siz Gandicilik oynamak isyiyorsanız serbestsiniz. 

 Emekle şehitlik arasında kurduğunuz bağı anlamadık. Buradan küreselciğe varışınız arasında kavramlar itibariyle biribirini destekleyen birşey yok. 

&lt;em&gt;emek kutsalsa,ki öyledir,peki eline pimi çekilmiş bomba tutşturularak yaşamına kastedilen mehmetçiğin hiç mi yaşam değeri yok!&lt;/em&gt;

Kusura bakmayın çok fazla liberal klişeler ve alt alta sıralanınca bir anlam ifade etmiyor.
Emek kutsal evet, yaşam da değerli. İki doğru şeyi yazıp oradan bir olaya gönderme yapıp TSK karşıtlığınıza haklılık payı çıkamak istiyorsunuz. Birbirleriyle hiç bir bağı olmayan iki ayrı kavram ve alakasız bir netice. Burdan tutarlı bir şey çıkmaz. Ne miltarizm bu cümle ile kötülenebilir, ne de küreselleşme yüceltilir.

Tayfur Beye

Bizim geleneğimizde ben denmez, ayıp sayılır . Biz denir. Kişi kendine benlik yüklemez. Gelenekten kastımız ise tasavvuf geleneğidir. 1. çoğul şahıs kullanma sebebimiz budur.

Eskiden tasavvuf erbabı arasında :
&lt;em&gt;Ben denmez, «biz», yahut «fakiyr» denirdi. Sen denmez, «siz», yahut «nazarım» denirdi.&lt;/em&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Durhat a</p>
<p>  O yazıda silah üretimi ortadan kaldırılısın temennisi yok. Bu silah üretilsin anlamında da değil. Olan ile küreselcilerin aruladığı dünyanın zıtlığı üzerine Habermas&#8217;ın bir yorumu. Bu yoruma bizde katılıyoruz. Yazıda anlatılanı dikkatli okumamışsınız, yorum yapmakta aceleci davranmışsınız. </p>
<p> Bedir&#8217;i, Hayber&#8217;i övmeninin militarizim olduğu düşüncesine ise katılmıyoruz. Sizi Kocatepe rahatsız etmiş olabilir. Eğer ülkeniz işgal alındaysa, Fellucedeyseniz direnmek sizin hakkınız olur. Bundan ancak işgal eden güç rahatsız olur. İnsanların vatanlarını savunma hakları militarizim olarak adlandırmak ancak emperyalist bir mantığın bakışı olabilir. Siz Gandicilik oynamak isyiyorsanız serbestsiniz. </p>
<p> Emekle şehitlik arasında kurduğunuz bağı anlamadık. Buradan küreselciğe varışınız arasında kavramlar itibariyle biribirini destekleyen birşey yok. </p>
<p><em>emek kutsalsa,ki öyledir,peki eline pimi çekilmiş bomba tutşturularak yaşamına kastedilen mehmetçiğin hiç mi yaşam değeri yok!</em></p>
<p>Kusura bakmayın çok fazla liberal klişeler ve alt alta sıralanınca bir anlam ifade etmiyor.<br />
Emek kutsal evet, yaşam da değerli. İki doğru şeyi yazıp oradan bir olaya gönderme yapıp TSK karşıtlığınıza haklılık payı çıkamak istiyorsunuz. Birbirleriyle hiç bir bağı olmayan iki ayrı kavram ve alakasız bir netice. Burdan tutarlı bir şey çıkmaz. Ne miltarizm bu cümle ile kötülenebilir, ne de küreselleşme yüceltilir.</p>
<p>Tayfur Beye</p>
<p>Bizim geleneğimizde ben denmez, ayıp sayılır . Biz denir. Kişi kendine benlik yüklemez. Gelenekten kastımız ise tasavvuf geleneğidir. 1. çoğul şahıs kullanma sebebimiz budur.</p>
<p>Eskiden tasavvuf erbabı arasında :<br />
<em>Ben denmez, «biz», yahut «fakiyr» denirdi. Sen denmez, «siz», yahut «nazarım» denirdi.</em></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tayfun tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49346</link>
		<dc:creator>Tayfun</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 15:04:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49346</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Eleştirel tasavvufun iki temel eleştirisi var, bildiğimiz kadarıyla. 1- Büyük tekkelere, törenlere, halkın sırtından geçinmeye bir tepki. (tanıdık geliyor mu:) ). Bazı tasavvuf geleneklerindeki kendi ekmeğini çalışarak kazanma düsturunu hatırlayınız 2- Daha temelde bir eleştiri bu, Hulula, ebcede, şifrelere, şiferciliğe, yıldızcılığa vs tepki. Şimdi bu gelenekler heryerde var, kuantumcularda reikicilerde bile en ilkel hali ile. Burda tasavvuf aynı zamanda bir zümreye ait bir hal alıyor. &lt;/blockquote&gt;
Dini ve tasavvufu kendi emellerinize alet etmeyin.

&lt;blockquote&gt;Anlaşamadığımız nokta bu; bir ara değil, her an. Tasavvuf atölye çalışması değil. Ya da akşam eve geldiğinizde, hafta sonları meditasyonvari bir çalıma ile yapılacak gevşeme tekniği değil. Tasavvuf mesleği çarşıda, pazarda, sohbette temel almanız gereken bir duruş verir. Bunun weberin protestan ahlakıyla, new age dinlerle bir benzerliği yoktur, olamaz. &lt;/blockquote&gt;
Yazımı nerenizle okuyorsunuz acaba? Nasıl böyle bir alakasız bir sonuca varabildiniz, şaşırdım.

&lt;blockquote&gt;Dil eleştirilerinize katılmıyoruz.&lt;/blockquote&gt;
&lt;blockquote&gt;Dil eleştirilerinize katılmıyoruz.
&lt;/blockquote&gt;
&lt;blockquote&gt;Ak Parti ve Amerika güzellemelerinize katılmıyoruz. Ama durduk yerde başımız derde girmesin diye yazmıyoruz. &lt;/blockquote&gt;
Bu 1. çoğul şahısla görüş belirtme de nereden çıktı? Sizin kendinize ait görüşleriniz yok mu? İlla birileri mi ne düşünmeniz gerektiğini size bildiriyor? Bakın ne dicem; liberalizmde kendi görüşleriniz olabilir. Sürü psikolojisiyle hareket etmezsiniz, bir birey olmanın, hür düşünebilmenin ve hür davranabilmenin tadını çıkarırsınız. Size ezberletilen şeyleri papağan gibi alakalı alakasız her yerde tekrarlamaya, site site gezip bu görüşleri yaymaya çalışmazsınız. Tavsiye ederim.

&lt;blockquote&gt;Türk modernleşmesi inişleri ve çıkışlarıyla 200 yıllık bir macera. Buna rağmen geç kalmış bir modernleşme. Dil eleştirilerinize katılmıyoruz. Dil halk ile yaşar. Kimse eski geleneğe sahip çıkmadı. Bir osmanlıca öğrenmek bir aylık iş. Kütüphaneler herkese açık. Olmayanlarda bir şekilde temin edilir. Mikro film var, fotokopi var. İngilizce, Almanca öğreniyoruz. Kendimizi kandırmayalım bu işler heves işi, merak işi, tenbellik işi değil. Bir Osmanlı aydınıda anasının karnından farsça, arapça bilerek doğmuyurdu. Çalışarak öğreniyordu. &lt;/blockquote&gt;
Kütüphanelerden her şeyi öğrenebilirsiniz. Ama, insan kendi kültürünü kütüphanelerden değil, okullarından, ailesinden, iş hayatından öğrenir. Osmanlıca, bizim için Çince gibi kursa giderek, kütüphanelerden araştırarak öğrenilecek kadar spesifik bir bilgi midir? Yoksa Atatürk'ün nutku dahil bir çok tarihi vesikayı anlayabilmemiz, tarihimizle bağlantı kurabilmemiz için bir zorunluluk mudur?

Konu iyice saptı, Tekel işçileri mevzuna dönmek istiyorum. Bizde bir derin devlet vardır, bilirsiniz. Dönem dönem her kesimin canını yakmışlığı vardır. Bugünlerde de işlerine gelmeyen, hesaplarını alt üst eden, ülkeyi sömürmelerine izin vermeyen bir hükümetle karşı karşıyalar. Bu hükümeti devirmek için darbelere yeltendiler, medyayı kullandılar, kullanıyorlar. Milliyetçiliği kullanıyorlar, milliyetçilerle hükümeti karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Dindar kesim için bile bazı liderler parlatıp AKP aleyhine vaazlar vermelerini falan sağladılar. Sosyalizmi kullanıyorlar, global ekonomik krizden de istifade ederek işçilerle hükümeti karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Halbuki dünyanın dört bir yanında, gelişmiş ülkeler de dahil, Tekel işçilerinin çıkarılmasına benzer durumlar olur. Bu işçilere bizdeki gibi 2 yıllık maaşları kadar tazminat falan da ödenmez. Ama bu kadar büyük tepki göstermezler. Neden? Çünkü çalıştıkları kurumlara ideolojilerine göre değil, liyakatlerine göre gelmişlerdir ve çalıştıkları sürece ciddi bir mesleki birikim edinmişlerdir. Bu birikimle daha çalıştıkları kurumdan ayrılmadan iş teklifleri alır bu kişiler. Tazminatları bitene kadar rahatlıkla yeni bir iş sahibi olup, hayatlarına devam ederler. Ekonomik çevredeki hızlı değişimlere rahatlıkla uyum sağlar uygar ülkelerin halkları. İnternette bir portaldan nasıl iş arandığını bilmeyen yetişkin yoktur artık Avrupa'da. Başka bir ülkeye gidip orada çalışmak çok basit bir meseledir onlar için. 2-3 yabancı dil bilmek normaldir gelişmiş ülkelerde. Ama bizim Tekel işçisi devlet kapı önüne koyarsa sittin sene iş bulamaz. Çünkü yıllarca yatmıştır, mesai saatlerinde örgü örmüşlerdir, dizi seyretmişlerdir, bulmaca çözmüşlerdir. Tekel işçilerinin çıkarılmasını sonuna kadar destekliyorum. Yunanistan'ın durumuna düşmememiz için de her ağlayana meme verme politikalarından, popülist politikalarından vazgeçmemiz gerektiğini düşünüyorum. (Ben düşünüyorum, biz değil)

Tekel işçilerinin işten çıkarılması aslında bir emekçi ayaklanmasıdır. Bu tembeller verdiğimiz vergilerle yata yata para kazansın diye özel sektörün üzerine binen vergi yükünden kurtulmak için az işçi çalıştırması, günde 16 saat çalıştırmasına verilen bir tepkidir. Bu devlet sömürücülerine atılan bir tokattır. Bugün toplumun büyük kesimi ''oh iyi oldu şu tembel, devletin sırtından geçinen, ödediğimiz vergilerle, devletin imkanlarından ücretsiz faydalanarak kumsallarda bedavadan güneşlenenlere'' demektedir. Tabi bu sesi duyabilmeniz için Anadolu'yu ya da büyük şehirlerin varoşlarını gezmeniz gerekmektedir. ''Memur, devlet işçisi'' lafını duyduğu anda kafayı yiyecek kadar sinirlenen epeyce insan var bu ülkede. Bu insanların sabrını taşırmamak lazım. Bu insanlar devletin sırtından geçinen asalaklar yüzünden işsiz! Anlayın artık!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Eleştirel tasavvufun iki temel eleştirisi var, bildiğimiz kadarıyla. 1- Büyük tekkelere, törenlere, halkın sırtından geçinmeye bir tepki. (tanıdık geliyor mu:) ). Bazı tasavvuf geleneklerindeki kendi ekmeğini çalışarak kazanma düsturunu hatırlayınız 2- Daha temelde bir eleştiri bu, Hulula, ebcede, şifrelere, şiferciliğe, yıldızcılığa vs tepki. Şimdi bu gelenekler heryerde var, kuantumcularda reikicilerde bile en ilkel hali ile. Burda tasavvuf aynı zamanda bir zümreye ait bir hal alıyor. </p></blockquote>
<p>Dini ve tasavvufu kendi emellerinize alet etmeyin.</p>
<blockquote><p>Anlaşamadığımız nokta bu; bir ara değil, her an. Tasavvuf atölye çalışması değil. Ya da akşam eve geldiğinizde, hafta sonları meditasyonvari bir çalıma ile yapılacak gevşeme tekniği değil. Tasavvuf mesleği çarşıda, pazarda, sohbette temel almanız gereken bir duruş verir. Bunun weberin protestan ahlakıyla, new age dinlerle bir benzerliği yoktur, olamaz. </p></blockquote>
<p>Yazımı nerenizle okuyorsunuz acaba? Nasıl böyle bir alakasız bir sonuca varabildiniz, şaşırdım.</p>
<blockquote><p>Dil eleştirilerinize katılmıyoruz.</p></blockquote>
<blockquote><p>Dil eleştirilerinize katılmıyoruz.
</p></blockquote>
<blockquote><p>Ak Parti ve Amerika güzellemelerinize katılmıyoruz. Ama durduk yerde başımız derde girmesin diye yazmıyoruz. </p></blockquote>
<p>Bu 1. çoğul şahısla görüş belirtme de nereden çıktı? Sizin kendinize ait görüşleriniz yok mu? İlla birileri mi ne düşünmeniz gerektiğini size bildiriyor? Bakın ne dicem; liberalizmde kendi görüşleriniz olabilir. Sürü psikolojisiyle hareket etmezsiniz, bir birey olmanın, hür düşünebilmenin ve hür davranabilmenin tadını çıkarırsınız. Size ezberletilen şeyleri papağan gibi alakalı alakasız her yerde tekrarlamaya, site site gezip bu görüşleri yaymaya çalışmazsınız. Tavsiye ederim.</p>
<blockquote><p>Türk modernleşmesi inişleri ve çıkışlarıyla 200 yıllık bir macera. Buna rağmen geç kalmış bir modernleşme. Dil eleştirilerinize katılmıyoruz. Dil halk ile yaşar. Kimse eski geleneğe sahip çıkmadı. Bir osmanlıca öğrenmek bir aylık iş. Kütüphaneler herkese açık. Olmayanlarda bir şekilde temin edilir. Mikro film var, fotokopi var. İngilizce, Almanca öğreniyoruz. Kendimizi kandırmayalım bu işler heves işi, merak işi, tenbellik işi değil. Bir Osmanlı aydınıda anasının karnından farsça, arapça bilerek doğmuyurdu. Çalışarak öğreniyordu. </p></blockquote>
<p>Kütüphanelerden her şeyi öğrenebilirsiniz. Ama, insan kendi kültürünü kütüphanelerden değil, okullarından, ailesinden, iş hayatından öğrenir. Osmanlıca, bizim için Çince gibi kursa giderek, kütüphanelerden araştırarak öğrenilecek kadar spesifik bir bilgi midir? Yoksa Atatürk&#8217;ün nutku dahil bir çok tarihi vesikayı anlayabilmemiz, tarihimizle bağlantı kurabilmemiz için bir zorunluluk mudur?</p>
<p>Konu iyice saptı, Tekel işçileri mevzuna dönmek istiyorum. Bizde bir derin devlet vardır, bilirsiniz. Dönem dönem her kesimin canını yakmışlığı vardır. Bugünlerde de işlerine gelmeyen, hesaplarını alt üst eden, ülkeyi sömürmelerine izin vermeyen bir hükümetle karşı karşıyalar. Bu hükümeti devirmek için darbelere yeltendiler, medyayı kullandılar, kullanıyorlar. Milliyetçiliği kullanıyorlar, milliyetçilerle hükümeti karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Dindar kesim için bile bazı liderler parlatıp AKP aleyhine vaazlar vermelerini falan sağladılar. Sosyalizmi kullanıyorlar, global ekonomik krizden de istifade ederek işçilerle hükümeti karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Halbuki dünyanın dört bir yanında, gelişmiş ülkeler de dahil, Tekel işçilerinin çıkarılmasına benzer durumlar olur. Bu işçilere bizdeki gibi 2 yıllık maaşları kadar tazminat falan da ödenmez. Ama bu kadar büyük tepki göstermezler. Neden? Çünkü çalıştıkları kurumlara ideolojilerine göre değil, liyakatlerine göre gelmişlerdir ve çalıştıkları sürece ciddi bir mesleki birikim edinmişlerdir. Bu birikimle daha çalıştıkları kurumdan ayrılmadan iş teklifleri alır bu kişiler. Tazminatları bitene kadar rahatlıkla yeni bir iş sahibi olup, hayatlarına devam ederler. Ekonomik çevredeki hızlı değişimlere rahatlıkla uyum sağlar uygar ülkelerin halkları. İnternette bir portaldan nasıl iş arandığını bilmeyen yetişkin yoktur artık Avrupa&#8217;da. Başka bir ülkeye gidip orada çalışmak çok basit bir meseledir onlar için. 2-3 yabancı dil bilmek normaldir gelişmiş ülkelerde. Ama bizim Tekel işçisi devlet kapı önüne koyarsa sittin sene iş bulamaz. Çünkü yıllarca yatmıştır, mesai saatlerinde örgü örmüşlerdir, dizi seyretmişlerdir, bulmaca çözmüşlerdir. Tekel işçilerinin çıkarılmasını sonuna kadar destekliyorum. Yunanistan&#8217;ın durumuna düşmememiz için de her ağlayana meme verme politikalarından, popülist politikalarından vazgeçmemiz gerektiğini düşünüyorum. (Ben düşünüyorum, biz değil)</p>
<p>Tekel işçilerinin işten çıkarılması aslında bir emekçi ayaklanmasıdır. Bu tembeller verdiğimiz vergilerle yata yata para kazansın diye özel sektörün üzerine binen vergi yükünden kurtulmak için az işçi çalıştırması, günde 16 saat çalıştırmasına verilen bir tepkidir. Bu devlet sömürücülerine atılan bir tokattır. Bugün toplumun büyük kesimi &#8221;oh iyi oldu şu tembel, devletin sırtından geçinen, ödediğimiz vergilerle, devletin imkanlarından ücretsiz faydalanarak kumsallarda bedavadan güneşlenenlere&#8221; demektedir. Tabi bu sesi duyabilmeniz için Anadolu&#8217;yu ya da büyük şehirlerin varoşlarını gezmeniz gerekmektedir. &#8221;Memur, devlet işçisi&#8221; lafını duyduğu anda kafayı yiyecek kadar sinirlenen epeyce insan var bu ülkede. Bu insanların sabrını taşırmamak lazım. Bu insanlar devletin sırtından geçinen asalaklar yüzünden işsiz! Anlayın artık!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49344</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 14:35:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49344</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Bedir’de Hz. Muhammedin, Hayber’de Hz. Ali’nin, Malazgirt’te Alparslan’ın İstanbul’un önlerinde Fatih’in, Kocatepe’de Mustafa Kemal’in askeri olmak şereftir. Bu paralı askerin anlayamayacağı bir ruhtur. Liberal aidiyetlerin, light İslama derdinden başka bir şey değilidir. Bunların şehitlik müsessesini izah edecek bir dili, zihini donanımı yoktur.&lt;/blockquote&gt;

&lt;blockquote&gt;Silah üretimininin yer yüzünde devam ettiği, yüksek işsizliğin bir politika olarak kullanıldığı, insanlar gettolaşmaya başladığında, daha özgür ama yalnız olduğunda, uluslarası ticaretin siyasete ve hukuğa egemen olduğunda barış içinde yaşayan, insani bir dünya için ümit var mıdır? (Küreselleşme resmi Habermas’ın Öteki olmak kitabından).&lt;/blockquote&gt; 

bu iki alıntı farklı başlıklar altına yorum düşmüş bir katılımcının görüşlerinden alınma.

üstteki "zorunlu askerlik kalkarsa"makalesine,alttaki de bu makaleye istinaden yani tekel işçilerinin eylemiyle ilgilidir.

sayın katılımcı beni bağışlasın.benim idrak(edemem) kapasiteme versin ama her iki görüş arasında zerre kadar bir tutarlılık görünmüyor.

silah üretimine karşı olmak ama diğer yandan ordu gibi bir kurumun yeniden yapılandırması üzerine görüş beyan eden insanları "ruhsuz" olmakla,kendi sahip olduğu bir "şeref"ten yoksun olmakla itham etmek!

üstelik militarizmi yüceltme maksatlı bu hakaretvari itham son derece özenli ve ustalıkla yapılıyor.özellikle burada hiç kimsenin itiraz edemeyeceği sahsiyetler seçilerek yapılıyor.açık söyleyeyim bu tutum adı geçen şahsiyetleri kendi argümanına araç yapmaktan öte bir şey ifade etmiyor.

ot yolmaya,komutanların şahsi hizmetlerine koşulmaya itiraz etmek,ordunun daha şeffaf bir kurum haline gelmesini,daha sağlıklı bir işlerliğe kavuşmasını talep etmenin ruhsuzlukla,şeref yoksunluğuyla açıklanması nasıl bir amlayıştır?doğrusu anlamış değilim.

ancak buna karşın her türlü yanlışlığı görmezden gelerek militarizmi kutsamanın da kendi içinde tutarlı olması gerekir.her çarpıklığa işaret edildiğinde kutsalına saldırmış gibi tepki verenlerin kusura bakılmasın silahsızlanma üzerine ders vermesi inandırıcı değildir,tutarlı değildir.

ayrıca pimi çekilmiş bombayı "ceza"diye askerin eline verilerek gencecik insanların ölümüne sebebiyet verilmesi,başörtüsünden ötürü anaların tören alanlarından kovulduğu bir anlayışı görmezden gelerek şehit edebiyatı yapılırken emek yanlısı görünüp insanları küreselci diye suçlamak nasıl bir anlayıştır?emek kutsalsa,ki öyledir,peki eline pimi çekilmiş bomba tutşturularak yaşamına kastedilen mehmetçiğin hiç mi yaşam değeri yok!şehitlik bu mudur?geçtim şehitliğ(nasıl olsa bu konuda farklı görüş belirtenimiz bu ruhu anlayamazlar)peki insanlık,hakkaniyet,doğruluk bunun neresinde?

onun için kimse kusura bakmasın bu bayatlamış kahramanlık söylemleri ile emekten,haktan yana olma birbiriyle pek bağdaşmıyor.bağdaştıtılmak istendiğinde de bütün açıklığıyla ortaya saçılıyor geçekler.yani bunun adı emek yanlılığı değil sorgulamadan bir yerlere biat etmek olur.bağnazlık olur başka da bir şey değil.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Bedir’de Hz. Muhammedin, Hayber’de Hz. Ali’nin, Malazgirt’te Alparslan’ın İstanbul’un önlerinde Fatih’in, Kocatepe’de Mustafa Kemal’in askeri olmak şereftir. Bu paralı askerin anlayamayacağı bir ruhtur. Liberal aidiyetlerin, light İslama derdinden başka bir şey değilidir. Bunların şehitlik müsessesini izah edecek bir dili, zihini donanımı yoktur.</p></blockquote>
<blockquote><p>Silah üretimininin yer yüzünde devam ettiği, yüksek işsizliğin bir politika olarak kullanıldığı, insanlar gettolaşmaya başladığında, daha özgür ama yalnız olduğunda, uluslarası ticaretin siyasete ve hukuğa egemen olduğunda barış içinde yaşayan, insani bir dünya için ümit var mıdır? (Küreselleşme resmi Habermas’ın Öteki olmak kitabından).</p></blockquote>
<p>bu iki alıntı farklı başlıklar altına yorum düşmüş bir katılımcının görüşlerinden alınma.</p>
<p>üstteki &#8220;zorunlu askerlik kalkarsa&#8221;makalesine,alttaki de bu makaleye istinaden yani tekel işçilerinin eylemiyle ilgilidir.</p>
<p>sayın katılımcı beni bağışlasın.benim idrak(edemem) kapasiteme versin ama her iki görüş arasında zerre kadar bir tutarlılık görünmüyor.</p>
<p>silah üretimine karşı olmak ama diğer yandan ordu gibi bir kurumun yeniden yapılandırması üzerine görüş beyan eden insanları &#8220;ruhsuz&#8221; olmakla,kendi sahip olduğu bir &#8220;şeref&#8221;ten yoksun olmakla itham etmek!</p>
<p>üstelik militarizmi yüceltme maksatlı bu hakaretvari itham son derece özenli ve ustalıkla yapılıyor.özellikle burada hiç kimsenin itiraz edemeyeceği sahsiyetler seçilerek yapılıyor.açık söyleyeyim bu tutum adı geçen şahsiyetleri kendi argümanına araç yapmaktan öte bir şey ifade etmiyor.</p>
<p>ot yolmaya,komutanların şahsi hizmetlerine koşulmaya itiraz etmek,ordunun daha şeffaf bir kurum haline gelmesini,daha sağlıklı bir işlerliğe kavuşmasını talep etmenin ruhsuzlukla,şeref yoksunluğuyla açıklanması nasıl bir amlayıştır?doğrusu anlamış değilim.</p>
<p>ancak buna karşın her türlü yanlışlığı görmezden gelerek militarizmi kutsamanın da kendi içinde tutarlı olması gerekir.her çarpıklığa işaret edildiğinde kutsalına saldırmış gibi tepki verenlerin kusura bakılmasın silahsızlanma üzerine ders vermesi inandırıcı değildir,tutarlı değildir.</p>
<p>ayrıca pimi çekilmiş bombayı &#8220;ceza&#8221;diye askerin eline verilerek gencecik insanların ölümüne sebebiyet verilmesi,başörtüsünden ötürü anaların tören alanlarından kovulduğu bir anlayışı görmezden gelerek şehit edebiyatı yapılırken emek yanlısı görünüp insanları küreselci diye suçlamak nasıl bir anlayıştır?emek kutsalsa,ki öyledir,peki eline pimi çekilmiş bomba tutşturularak yaşamına kastedilen mehmetçiğin hiç mi yaşam değeri yok!şehitlik bu mudur?geçtim şehitliğ(nasıl olsa bu konuda farklı görüş belirtenimiz bu ruhu anlayamazlar)peki insanlık,hakkaniyet,doğruluk bunun neresinde?</p>
<p>onun için kimse kusura bakmasın bu bayatlamış kahramanlık söylemleri ile emekten,haktan yana olma birbiriyle pek bağdaşmıyor.bağdaştıtılmak istendiğinde de bütün açıklığıyla ortaya saçılıyor geçekler.yani bunun adı emek yanlılığı değil sorgulamadan bir yerlere biat etmek olur.bağnazlık olur başka da bir şey değil.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>789 tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49336</link>
		<dc:creator>789</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 11:05:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49336</guid>
		<description>Son paragrafınıza bir not ekleyelim; mistizim ve dinginliği bir kenara bırakalım. (Dinginliğin faydacılığa; mistizimin ezoterizime kayma ihtimali/tehlikesi var). Tasavvufa bakalım :

 Evet tasavvuf hala öğrenilebilir, yaşayabilmeye gücünüz varsa. Herhangi bir kitapçıya girdiğinizde istemediğiniz kadar tasavvuf kitabı bulursunuz. Tasavvuf rafları, köşeleri var. Bilmeden, irfanına sahip olmadan, çilesiz bu işler olmaz derler. Okumaya niyetiniz, Allah'tan nasibiniz varsa dünya durdukça bu işlere kapı kapanmaz. 

Gücünüz varsa, gözünüz kesiyorsa yol ortada, talibini bekliyor, buyrun. Yoksa başka nefretler için, hesaplar için alet etmeyin. Tasavvufu rahat bırakın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Son paragrafınıza bir not ekleyelim; mistizim ve dinginliği bir kenara bırakalım. (Dinginliğin faydacılığa; mistizimin ezoterizime kayma ihtimali/tehlikesi var). Tasavvufa bakalım :</p>
<p> Evet tasavvuf hala öğrenilebilir, yaşayabilmeye gücünüz varsa. Herhangi bir kitapçıya girdiğinizde istemediğiniz kadar tasavvuf kitabı bulursunuz. Tasavvuf rafları, köşeleri var. Bilmeden, irfanına sahip olmadan, çilesiz bu işler olmaz derler. Okumaya niyetiniz, Allah&#8217;tan nasibiniz varsa dünya durdukça bu işlere kapı kapanmaz. </p>
<p>Gücünüz varsa, gözünüz kesiyorsa yol ortada, talibini bekliyor, buyrun. Yoksa başka nefretler için, hesaplar için alet etmeyin. Tasavvufu rahat bırakın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>789 tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49330</link>
		<dc:creator>789</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 08:45:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49330</guid>
		<description>Eleştirel tasavvuf derken; Melamiliği, Futuveti, Şems-i, Gazaliyi, Mevlana'yı kastettik. Bu saydıklarımıza ehlince azaltılır, artırılabilir. 

 Eleştirel tasavvufun iki temel eleştirisi var, bildiğimiz kadarıyla. 1- Büyük tekkelere, törenlere, halkın sırtından geçinmeye bir tepki. (tanıdık geliyor mu:) ). Bazı tasavvuf geleneklerindeki kendi ekmeğini çalışarak kazanma düsturunu hatırlayınız 2- Daha temelde bir eleştiri bu, Hulula, ebcede, şifrelere, şiferciliğe, yıldızcılığa vs tepki. Şimdi bu gelenekler heryerde var, kuantumcularda reikicilerde bile en ilkel hali ile. Burda tasavvuf aynı zamanda bir zümreye ait bir hal alıyor. 

&lt;em&gt;Insanin arada bir kendiyle ve Allah’la basbasa kalmasi, gozlerini kapatip zihninde dunyanin stresinden, SIKINTIlarindan, zulumlerinden uzaklasip, yaptigi gunahlari gozden gecirmesi neden bazilarina rahatsizlik verir?&lt;/em&gt;

 Anlaşamadığımız nokta bu; bir ara değil, her an. Tasavvuf atölye çalışması değil. Ya da akşam eve geldiğinizde, hafta sonları meditasyonvari bir çalıma ile yapılacak gevşeme tekniği değil. Tasavvuf mesleği çarşıda, pazarda, sohbette temel almanız gereken bir duruş verir. Bunun weberin protestan ahlakıyla, new age dinlerle bir benzerliği yoktur, olamaz. 

Kültürler arasında geçişler her zaman olur. Siz kendi bahçenizin sınırlarını biliyorsanız ve onu koruyabiliyorsanız, bunlar hoşgörüyle karşılanır. Bir maftirim geleneği varmış bir zamanlar mesela, ama herkes kendi yerini bilirmiş. Mahmut Erol hoca bir yazısında Mısır'da hahamlarla, sufilerin ortak ayin yaptıklarını yazar. Burda yeni düşmanlıklar icat etmeye gerek yok. Sınırlarınızı bileceksiniz. Bilmezseniz her halükarda dümdüz edilirsiniz.

Türk modernleşmesi inişleri ve çıkışlarıyla 200 yıllık bir macera. Buna rağmen geç kalmış bir modernleşme. Dil eleştirilerinize katılmıyoruz. Dil halk ile yaşar. Kimse eski geleneğe sahip çıkmadı. Bir osmanlıca öğrenmek bir aylık iş. Kütüphaneler herkese açık. Olmayanlarda bir şekilde temin edilir. Mikro film var, fotokopi var.  İngilizce, Almanca öğreniyoruz. Kendimizi kandırmayalım bu işler heves işi, merak işi, tenbellik işi değil. Bir Osmanlı aydınıda anasının karnından farsça, arapça bilerek doğmuyurdu. Çalışarak öğreniyordu.    

Nefrete karşıyız diyenlerde aynı nefret uslubu ile yazıyor. Bu şekilde nasıl olacak nefreti bırakma? Sadece nefreti derinleştirirsiniz. 

Ak Parti ve Amerika güzellemelerinize katılmıyoruz. Ama durduk yerde başımız derde girmesin diye yazmıyoruz. Sadece size Çorum ve Felluce diyoruz. Bir internette araştırın bakalım neler bulacaksınız.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eleştirel tasavvuf derken; Melamiliği, Futuveti, Şems-i, Gazaliyi, Mevlana&#8217;yı kastettik. Bu saydıklarımıza ehlince azaltılır, artırılabilir. </p>
<p> Eleştirel tasavvufun iki temel eleştirisi var, bildiğimiz kadarıyla. 1- Büyük tekkelere, törenlere, halkın sırtından geçinmeye bir tepki. (tanıdık geliyor mu:) ). Bazı tasavvuf geleneklerindeki kendi ekmeğini çalışarak kazanma düsturunu hatırlayınız 2- Daha temelde bir eleştiri bu, Hulula, ebcede, şifrelere, şiferciliğe, yıldızcılığa vs tepki. Şimdi bu gelenekler heryerde var, kuantumcularda reikicilerde bile en ilkel hali ile. Burda tasavvuf aynı zamanda bir zümreye ait bir hal alıyor. </p>
<p><em>Insanin arada bir kendiyle ve Allah’la basbasa kalmasi, gozlerini kapatip zihninde dunyanin stresinden, SIKINTIlarindan, zulumlerinden uzaklasip, yaptigi gunahlari gozden gecirmesi neden bazilarina rahatsizlik verir?</em></p>
<p> Anlaşamadığımız nokta bu; bir ara değil, her an. Tasavvuf atölye çalışması değil. Ya da akşam eve geldiğinizde, hafta sonları meditasyonvari bir çalıma ile yapılacak gevşeme tekniği değil. Tasavvuf mesleği çarşıda, pazarda, sohbette temel almanız gereken bir duruş verir. Bunun weberin protestan ahlakıyla, new age dinlerle bir benzerliği yoktur, olamaz. </p>
<p>Kültürler arasında geçişler her zaman olur. Siz kendi bahçenizin sınırlarını biliyorsanız ve onu koruyabiliyorsanız, bunlar hoşgörüyle karşılanır. Bir maftirim geleneği varmış bir zamanlar mesela, ama herkes kendi yerini bilirmiş. Mahmut Erol hoca bir yazısında Mısır&#8217;da hahamlarla, sufilerin ortak ayin yaptıklarını yazar. Burda yeni düşmanlıklar icat etmeye gerek yok. Sınırlarınızı bileceksiniz. Bilmezseniz her halükarda dümdüz edilirsiniz.</p>
<p>Türk modernleşmesi inişleri ve çıkışlarıyla 200 yıllık bir macera. Buna rağmen geç kalmış bir modernleşme. Dil eleştirilerinize katılmıyoruz. Dil halk ile yaşar. Kimse eski geleneğe sahip çıkmadı. Bir osmanlıca öğrenmek bir aylık iş. Kütüphaneler herkese açık. Olmayanlarda bir şekilde temin edilir. Mikro film var, fotokopi var.  İngilizce, Almanca öğreniyoruz. Kendimizi kandırmayalım bu işler heves işi, merak işi, tenbellik işi değil. Bir Osmanlı aydınıda anasının karnından farsça, arapça bilerek doğmuyurdu. Çalışarak öğreniyordu.    </p>
<p>Nefrete karşıyız diyenlerde aynı nefret uslubu ile yazıyor. Bu şekilde nasıl olacak nefreti bırakma? Sadece nefreti derinleştirirsiniz. </p>
<p>Ak Parti ve Amerika güzellemelerinize katılmıyoruz. Ama durduk yerde başımız derde girmesin diye yazmıyoruz. Sadece size Çorum ve Felluce diyoruz. Bir internette araştırın bakalım neler bulacaksınız.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tayfun_Korkut tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49309</link>
		<dc:creator>Tayfun_Korkut</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 May 2010 19:22:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49309</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Tasavvuf monoblok bir yapı değil. İçinde kabalistik eğilimler taşıyanı da var, eleştirel olanıda.&lt;/blockquote&gt;

http://tr.wikipedia.org/wiki/Kabalac%C4%B1l%C4%B1k
Sabetayizm Islam tasavvufundan mi geliyor yani?

Tasavvufun elestirel kismi insanin KENDISINE yaptigi elestiriden ibarettir. Diger kullari yargilamak degil. Allah'in herkesin sevabini, gunahini gordugune inanmaktir, ona guvenmek, ona siginmaktir. Onu, bunu elestirmek, yaftalamak degil. Zira, eger elestirinde hakli degilsen mufteri durumuna dusersin ki, bu da en buyuk gunahlardandir. 

Insanin arada bir kendiyle ve Allah'la basbasa kalmasi, gozlerini kapatip zihninde dunyanin stresinden, SIKINTIlarindan, zulumlerinden uzaklasip, yaptigi gunahlari gozden gecirmesi neden bazilarina rahatsizlik verir? Neden bu insanlar miskinlikle, uyusuklukla, cagdisilikla yaftalandi on yillardir? Gectigimiz 90 yilda insanlarin tarihimizle, tasavvufla, Allah'la bagi sistematik olarak kesildi. Ornegin, insanin dusunusunu, dolayisiyla davranislarini cok etkileyen dil degistirildi. "Yabanci" kelimeler dilimizden atildi. Bu degisime uyum saglayamayanlar "gerici", saglayabilenler "cagdas, modern" oldu, burokraside, yargida, orduda iyi yerlere atandilar, ozel sektorde cok para kazandilar. Ve bugunku gibi takir tukur, kulak tirmalayan, dinleyen yabancilari rahatsiz eden (evet, bir Italyancayi dinlemek, konusmak keyiflidir, melodiktir, Fransizca kulaga cok hos gelir, Arapca melodiktir, Farsca kulaga cok hos gelen bir edebiyat ve siir dilidir, Rusca yine konusmasi ve dinlemesi cok keyifli bir dildir, Osmanlica da oyleydi) cok cirkin, konusmasi zor, dinleyenin beynini yoran bir dil kaldi bize kala kala. Aynen takir tukur, koseli koseli, ufacik camlari olan, hapishane gibi, siyah, kasvetli cumhuriyet binalari gibi... Estetik yoktu bu "yeni" dilde. 

Bugun bilimde gerekli ilerlemeyi kaydedemeyisimizin en onemli sebeplerinden biri de bir turlu bitiremedigimiz "dil inkilabi". "Yabanci kelimeleri" atacagiz diye soyduk, sogana cevirdik dilimizi. Ust duzey akademik tartismalari yapamamaya basladik. Konusamaz hale geliyoruz giderek. Aylar, yillar suren kavram kargasalari, bunlardan dogan polemikler TV'lara dahi yansidi. 

Hep, nefretten beslenen siyasi, ideolojik akimlarin pesinden kosturuldu bu halk bir asirdir. Daha ekonomik olarak bir turlu belini dogrultamayan Yunanlar teyakkuzda bizi ele gecirmek icin bekliyordu, Ermenistan, Irak, Iran, Suriye, Rusya, Bulgaristan hepsi ocu! Hepsi ittifak halinde bizi ele gecirmek, yutmak icin firsat kolluyordu. Uzaklarda da bir suru dusmanlarimiz vardi hep. 

Simdilerde de nur topu gibi yeni bir dusmanimiz var: Amerika. Her kim Amerika'dan daha cok nefret ediyorsa o kisi daha makbul oluyor. Yani, 290 milyon ABD'li, beyaz, zenci, Asya kokenli, Arap, Turk... hep beraber her sabah kalktiklarinda Turkiye'yi nasil boler, parcalarizin hesabini yapiyordu hep. Bush'un savas yanlisi, isgalci politikalarini elestiren Amerikalilar da takiyyeciydi zaten. Dahili, harici bedhahlarimiz vardi bizim. Iste bu ahval ve serait icinde dahi bazi "durzu"ler hala miskin miskin tasavvufla ugrasirlardi. Bunlar, Amerika'nin gizli CIA ajaniydi hatta. Herkes elinde silahla, kahraman komutanlarimizin emrinde ot yolmaliydi, komutanlarimiza ucretsiz hizmet etmelilerdi. 

Siz boyle bir ortamda halktan tasavvuf egilimi, mistisizm, dinginlik falan mi bekliyorsunuz?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Tasavvuf monoblok bir yapı değil. İçinde kabalistik eğilimler taşıyanı da var, eleştirel olanıda.</p></blockquote>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kabalac%C4%B1l%C4%B1k" rel="nofollow">http://tr.wikipedia.org/wiki/Kabalac%C4%B1l%C4%B1k</a><br />
Sabetayizm Islam tasavvufundan mi geliyor yani?</p>
<p>Tasavvufun elestirel kismi insanin KENDISINE yaptigi elestiriden ibarettir. Diger kullari yargilamak degil. Allah&#8217;in herkesin sevabini, gunahini gordugune inanmaktir, ona guvenmek, ona siginmaktir. Onu, bunu elestirmek, yaftalamak degil. Zira, eger elestirinde hakli degilsen mufteri durumuna dusersin ki, bu da en buyuk gunahlardandir. </p>
<p>Insanin arada bir kendiyle ve Allah&#8217;la basbasa kalmasi, gozlerini kapatip zihninde dunyanin stresinden, SIKINTIlarindan, zulumlerinden uzaklasip, yaptigi gunahlari gozden gecirmesi neden bazilarina rahatsizlik verir? Neden bu insanlar miskinlikle, uyusuklukla, cagdisilikla yaftalandi on yillardir? Gectigimiz 90 yilda insanlarin tarihimizle, tasavvufla, Allah&#8217;la bagi sistematik olarak kesildi. Ornegin, insanin dusunusunu, dolayisiyla davranislarini cok etkileyen dil degistirildi. &#8220;Yabanci&#8221; kelimeler dilimizden atildi. Bu degisime uyum saglayamayanlar &#8220;gerici&#8221;, saglayabilenler &#8220;cagdas, modern&#8221; oldu, burokraside, yargida, orduda iyi yerlere atandilar, ozel sektorde cok para kazandilar. Ve bugunku gibi takir tukur, kulak tirmalayan, dinleyen yabancilari rahatsiz eden (evet, bir Italyancayi dinlemek, konusmak keyiflidir, melodiktir, Fransizca kulaga cok hos gelir, Arapca melodiktir, Farsca kulaga cok hos gelen bir edebiyat ve siir dilidir, Rusca yine konusmasi ve dinlemesi cok keyifli bir dildir, Osmanlica da oyleydi) cok cirkin, konusmasi zor, dinleyenin beynini yoran bir dil kaldi bize kala kala. Aynen takir tukur, koseli koseli, ufacik camlari olan, hapishane gibi, siyah, kasvetli cumhuriyet binalari gibi&#8230; Estetik yoktu bu &#8220;yeni&#8221; dilde. </p>
<p>Bugun bilimde gerekli ilerlemeyi kaydedemeyisimizin en onemli sebeplerinden biri de bir turlu bitiremedigimiz &#8220;dil inkilabi&#8221;. &#8220;Yabanci kelimeleri&#8221; atacagiz diye soyduk, sogana cevirdik dilimizi. Ust duzey akademik tartismalari yapamamaya basladik. Konusamaz hale geliyoruz giderek. Aylar, yillar suren kavram kargasalari, bunlardan dogan polemikler TV&#8217;lara dahi yansidi. </p>
<p>Hep, nefretten beslenen siyasi, ideolojik akimlarin pesinden kosturuldu bu halk bir asirdir. Daha ekonomik olarak bir turlu belini dogrultamayan Yunanlar teyakkuzda bizi ele gecirmek icin bekliyordu, Ermenistan, Irak, Iran, Suriye, Rusya, Bulgaristan hepsi ocu! Hepsi ittifak halinde bizi ele gecirmek, yutmak icin firsat kolluyordu. Uzaklarda da bir suru dusmanlarimiz vardi hep. </p>
<p>Simdilerde de nur topu gibi yeni bir dusmanimiz var: Amerika. Her kim Amerika&#8217;dan daha cok nefret ediyorsa o kisi daha makbul oluyor. Yani, 290 milyon ABD&#8217;li, beyaz, zenci, Asya kokenli, Arap, Turk&#8230; hep beraber her sabah kalktiklarinda Turkiye&#8217;yi nasil boler, parcalarizin hesabini yapiyordu hep. Bush&#8217;un savas yanlisi, isgalci politikalarini elestiren Amerikalilar da takiyyeciydi zaten. Dahili, harici bedhahlarimiz vardi bizim. Iste bu ahval ve serait icinde dahi bazi &#8220;durzu&#8221;ler hala miskin miskin tasavvufla ugrasirlardi. Bunlar, Amerika&#8217;nin gizli CIA ajaniydi hatta. Herkes elinde silahla, kahraman komutanlarimizin emrinde ot yolmaliydi, komutanlarimiza ucretsiz hizmet etmelilerdi. </p>
<p>Siz boyle bir ortamda halktan tasavvuf egilimi, mistisizm, dinginlik falan mi bekliyorsunuz?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>789 tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49278</link>
		<dc:creator>789</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 May 2010 07:35:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49278</guid>
		<description>Tayfun Beye

&lt;em&gt;Tasavvuf folklore doneli 80-90 yil oldu. Camiler muze oldu. Tasavvufa donmek istediginizden emin misiniz? Ama sonra “yok laiklik elden gidiyor, yok hacilar, hocalar, goklerden medet umuyorlar, tasavvufla milletin beynini uyusturuyorlar, bizi savasci kimligimizden soyutlamaya calisiyorlar, milli ruhu oldurup, ummetcilik pompaliyorlar, seriat hortladi, irtica zortladi mik mik mik” diye yan cizmek yok.&lt;/em&gt;

 Tasavvuf monoblok bir yapı değil. İçinde kabalistik eğilimler taşıyanı da var, eleştirel olanıda.

 Sizin hangisini kastetiğinizi bilemiyoruz.

 "Bildikleriyle amel etmiyenler
  Sırtlarında sandıkla kitap taşıyan eşeklere benzerler" derler.

 Ayinler, ritüeller bu manada tasavvufun bütüne göre ufak bir bölünü teşkil eder. Mertlik, sözünde durma, zayıfı kollama, hastayı ziyaret, selam vermek, açları doyurma vs. kısaca peygamber ahlakı olmadan bu saydıklarınız gerçekten folklor olur çıkar. Şimdilerde moda işin beşeri olanını, zahirisini bırakıp batınisi ile uğraşmak. 

Tasavvuf bir hal eğitimi olarak anlıyorsanız, bu kısaca insanlık eğitimi olarak tarif edilse gerektir. (biz böyle anlıyoruz)

Dinlediğimiz bir sohbette söylenen güzel bir sözle bitirelim. Söyeyende mealen aktarmıştı.

"Efendi sana düşen bir -lık. Allah zaten seni zaten insan olarak yaratmış, sana düşen bunun sonuna bir -lık eklemek"</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tayfun Beye</p>
<p><em>Tasavvuf folklore doneli 80-90 yil oldu. Camiler muze oldu. Tasavvufa donmek istediginizden emin misiniz? Ama sonra “yok laiklik elden gidiyor, yok hacilar, hocalar, goklerden medet umuyorlar, tasavvufla milletin beynini uyusturuyorlar, bizi savasci kimligimizden soyutlamaya calisiyorlar, milli ruhu oldurup, ummetcilik pompaliyorlar, seriat hortladi, irtica zortladi mik mik mik” diye yan cizmek yok.</em></p>
<p> Tasavvuf monoblok bir yapı değil. İçinde kabalistik eğilimler taşıyanı da var, eleştirel olanıda.</p>
<p> Sizin hangisini kastetiğinizi bilemiyoruz.</p>
<p> &#8220;Bildikleriyle amel etmiyenler<br />
  Sırtlarında sandıkla kitap taşıyan eşeklere benzerler&#8221; derler.</p>
<p> Ayinler, ritüeller bu manada tasavvufun bütüne göre ufak bir bölünü teşkil eder. Mertlik, sözünde durma, zayıfı kollama, hastayı ziyaret, selam vermek, açları doyurma vs. kısaca peygamber ahlakı olmadan bu saydıklarınız gerçekten folklor olur çıkar. Şimdilerde moda işin beşeri olanını, zahirisini bırakıp batınisi ile uğraşmak. </p>
<p>Tasavvuf bir hal eğitimi olarak anlıyorsanız, bu kısaca insanlık eğitimi olarak tarif edilse gerektir. (biz böyle anlıyoruz)</p>
<p>Dinlediğimiz bir sohbette söylenen güzel bir sözle bitirelim. Söyeyende mealen aktarmıştı.</p>
<p>&#8220;Efendi sana düşen bir -lık. Allah zaten seni zaten insan olarak yaratmış, sana düşen bunun sonuna bir -lık eklemek&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tayfun_Korkut tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49218</link>
		<dc:creator>Tayfun_Korkut</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 18:38:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49218</guid>
		<description>Zafer Bey,

Tabi ki de AKP de sutten cikmis ak kasik degil. Bilhassa belediyecilik kokenli bu partinin belediyelerde yaptigi icraatlar takdire deger. Yollar, kavsaklar, altyapi, ust yapi vs. Ama bu yogun calisma temposunun icinde bazi seyleri unuttular. Bugun kisi basina dusen otomobil miktari oldukca yuksek bir ulke haline geldik. Insanlar daha varlikli. Ancak, daha mutlu degil. Neden? Mesela ABD bugun bizim gittigimiz yollardan on yillar once gitti ve bugunlerde geri donuyor. Artan cevre duyarliligi, emekciyi koruyan sosyal demokrat politikalar, birey hak ve hurriyetleri, kisisel verilerin gizliligi vb. konularda gosterilen hassasiyetler... 

ABD'de genelde disci sosyal guvence kapsaminda degildi ve bazen yerine gore 500$'a dis cektirmek zorunda kalabiliyordu insanlar. Aylik geliri ne kadar yuksek olursa olsun, 500$ ciddi bir rakam. Tamamen ozel doktorlarin, avukatlarin, serbest meslek sahiplerinin insafina kalmisti Amerikalilar. Simdi ABD, kapitalizmle beraber gelen problemleri azaltma egiliminde. Tuketim  cilginligini, petrol tuketimini azaltmak icin ciddi politikalari var. Ornegin cok basit gibi algilanabilecek bisiklet meselesi. Cesitli eyaletlerde ucretsiz bisiklet dagitilmasi, bisiklet yollarinin hizla artirilmasi vb. Bugun Turkiye'nin bir cok sehri hem sekil olarak, hem de iklim olarak bisiklet kullanmaya uygun. Ancak, buna ragmen hangi AKP'li belediye otomobil kullanimini kisitlamaya calisiyor, bisiklet kullanimini tesvik ediyor, ben bilemiyorum. Iste eger maksat AKP'yi elestirmekse elestirecek bir somut mevzu.

Bugun hem buyuk sehirlerde, hem de Anadolu'da ve bilhassa ozel sektorde, KOBI'lerde, ciddi bir emek somurusu var. Acaba, Tayyip Erdogan, gecenlerde TOBB'ne yaptigi sert cikisa kadar bu konuya ciddi bir sekilde egildi mi? Ha denebilir ki, "ya iktidari adamin burnundan getirdiler, davalarla, mahkemelerle, tuzuklerle, killa, tuyle ugrasmaktan bu tur konularla ugrasmaya vakit bulamadi" Ama bu bir mazeret olamaz. Senin kadrolarin var, sayisiz belediyen var, polisin var, mufettislerin var. Bu isyerlerindeki calisanlar yeterince denetlendi mi? Buralarda yas sinirinin altinda, calisma saatleri sinirlarinin uzerinde, hafta sonlarinda, insan ustu bir is yuku ve stresle calistirilan bu zavallilarin emeklerinin somurulmemesi icin gerekli mucadele verildi mi? Hadi AKP'yi de gectim, "sol parti" oldugunu iddia eden CHP bu konuda ciddi bir muhalefet yapti mi? Yoksa "nasil filanca kilit kadrolari ele geciririz, nasil hukumet deviririz"in planlarini yaparak mi harcadilar mesailerini? Yoksa CHP'liler kendi isletmelerinde de mi emek somurusu yaptilar? 

Kim iktidar olursa olsun, zavalli genc, haftada 7 gun acimasizca calistirildi. O hukumet gidiyor, biri geliyor, kendi aralarinda kadro savaslari, guc, iktidar mucadelesi, asker, yargi falan filan... Gunde 16 saat, haftada 6, bazen 7 gun calisan adami acikcasi cok da ilgilendirmiyor bunlar. O adam, butun insani duygularini yitirmis, kole olmus... Neden Tekel iscileri eylemine katilmiyorum. Cunku, Tekel iscilerinden once haklari aranmasi gereken cok ciddi bir ezilen kesim var. Bu kesimin atlanip, zaten cok rahat bir sekilde, yata yata para kazanan, 2 yillik tazminatlarini alip, bir 2 yil daha yatabilecek olan Tekel iscileri haklari aranacaklar listesine belki de 8976435. siradan girebilirler. 

Neden AKP? Cunku, ne olursa olsun, parti programinda birey hak ve hurriyetlerinden soz eden, bu konuda yaptigi icraatlarla da hassasiyetini ispatlayan bir parti. Diger partiler sistem partisi, anayasa partisi, tuzuk partisi, burokrasi partis. Yani, askerin, yarginin vesayeti altinda calisan emir kullari. AKP bu sisteme direnmeye calisiyor. O vesayetin altina girmemeye, halkla bir alakasi olmayan derin devlete boyun egmemeye calisiyor. Bu bile, AKP'yi diger partilerden ayiriyor. Daha iyisi olamaz mi? Ancak, daha cesur bir lider, daha cesur bir parti, daha emek eksenli, daha vicdanli bir parti, daha icraat odakli bir parti iktidari AKP'nin elinden alabilir. Su andaki durumda da boyle bir parti yok ve yakin gelecekte de olmasi mumkun degil gibi gorunuyor. Bir kac isim var aklima gelen, Mustafa Sarigul ve Ufuk Uras ama ikisinde de Tayyip Erdogan'daki cesaret, metanet, liderlik vasiflari yok.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Zafer Bey,</p>
<p>Tabi ki de AKP de sutten cikmis ak kasik degil. Bilhassa belediyecilik kokenli bu partinin belediyelerde yaptigi icraatlar takdire deger. Yollar, kavsaklar, altyapi, ust yapi vs. Ama bu yogun calisma temposunun icinde bazi seyleri unuttular. Bugun kisi basina dusen otomobil miktari oldukca yuksek bir ulke haline geldik. Insanlar daha varlikli. Ancak, daha mutlu degil. Neden? Mesela ABD bugun bizim gittigimiz yollardan on yillar once gitti ve bugunlerde geri donuyor. Artan cevre duyarliligi, emekciyi koruyan sosyal demokrat politikalar, birey hak ve hurriyetleri, kisisel verilerin gizliligi vb. konularda gosterilen hassasiyetler&#8230; </p>
<p>ABD&#8217;de genelde disci sosyal guvence kapsaminda degildi ve bazen yerine gore 500$&#8217;a dis cektirmek zorunda kalabiliyordu insanlar. Aylik geliri ne kadar yuksek olursa olsun, 500$ ciddi bir rakam. Tamamen ozel doktorlarin, avukatlarin, serbest meslek sahiplerinin insafina kalmisti Amerikalilar. Simdi ABD, kapitalizmle beraber gelen problemleri azaltma egiliminde. Tuketim  cilginligini, petrol tuketimini azaltmak icin ciddi politikalari var. Ornegin cok basit gibi algilanabilecek bisiklet meselesi. Cesitli eyaletlerde ucretsiz bisiklet dagitilmasi, bisiklet yollarinin hizla artirilmasi vb. Bugun Turkiye&#8217;nin bir cok sehri hem sekil olarak, hem de iklim olarak bisiklet kullanmaya uygun. Ancak, buna ragmen hangi AKP&#8217;li belediye otomobil kullanimini kisitlamaya calisiyor, bisiklet kullanimini tesvik ediyor, ben bilemiyorum. Iste eger maksat AKP&#8217;yi elestirmekse elestirecek bir somut mevzu.</p>
<p>Bugun hem buyuk sehirlerde, hem de Anadolu&#8217;da ve bilhassa ozel sektorde, KOBI&#8217;lerde, ciddi bir emek somurusu var. Acaba, Tayyip Erdogan, gecenlerde TOBB&#8217;ne yaptigi sert cikisa kadar bu konuya ciddi bir sekilde egildi mi? Ha denebilir ki, &#8220;ya iktidari adamin burnundan getirdiler, davalarla, mahkemelerle, tuzuklerle, killa, tuyle ugrasmaktan bu tur konularla ugrasmaya vakit bulamadi&#8221; Ama bu bir mazeret olamaz. Senin kadrolarin var, sayisiz belediyen var, polisin var, mufettislerin var. Bu isyerlerindeki calisanlar yeterince denetlendi mi? Buralarda yas sinirinin altinda, calisma saatleri sinirlarinin uzerinde, hafta sonlarinda, insan ustu bir is yuku ve stresle calistirilan bu zavallilarin emeklerinin somurulmemesi icin gerekli mucadele verildi mi? Hadi AKP&#8217;yi de gectim, &#8220;sol parti&#8221; oldugunu iddia eden CHP bu konuda ciddi bir muhalefet yapti mi? Yoksa &#8220;nasil filanca kilit kadrolari ele geciririz, nasil hukumet deviririz&#8221;in planlarini yaparak mi harcadilar mesailerini? Yoksa CHP&#8217;liler kendi isletmelerinde de mi emek somurusu yaptilar? </p>
<p>Kim iktidar olursa olsun, zavalli genc, haftada 7 gun acimasizca calistirildi. O hukumet gidiyor, biri geliyor, kendi aralarinda kadro savaslari, guc, iktidar mucadelesi, asker, yargi falan filan&#8230; Gunde 16 saat, haftada 6, bazen 7 gun calisan adami acikcasi cok da ilgilendirmiyor bunlar. O adam, butun insani duygularini yitirmis, kole olmus&#8230; Neden Tekel iscileri eylemine katilmiyorum. Cunku, Tekel iscilerinden once haklari aranmasi gereken cok ciddi bir ezilen kesim var. Bu kesimin atlanip, zaten cok rahat bir sekilde, yata yata para kazanan, 2 yillik tazminatlarini alip, bir 2 yil daha yatabilecek olan Tekel iscileri haklari aranacaklar listesine belki de 8976435. siradan girebilirler. </p>
<p>Neden AKP? Cunku, ne olursa olsun, parti programinda birey hak ve hurriyetlerinden soz eden, bu konuda yaptigi icraatlarla da hassasiyetini ispatlayan bir parti. Diger partiler sistem partisi, anayasa partisi, tuzuk partisi, burokrasi partis. Yani, askerin, yarginin vesayeti altinda calisan emir kullari. AKP bu sisteme direnmeye calisiyor. O vesayetin altina girmemeye, halkla bir alakasi olmayan derin devlete boyun egmemeye calisiyor. Bu bile, AKP&#8217;yi diger partilerden ayiriyor. Daha iyisi olamaz mi? Ancak, daha cesur bir lider, daha cesur bir parti, daha emek eksenli, daha vicdanli bir parti, daha icraat odakli bir parti iktidari AKP&#8217;nin elinden alabilir. Su andaki durumda da boyle bir parti yok ve yakin gelecekte de olmasi mumkun degil gibi gorunuyor. Bir kac isim var aklima gelen, Mustafa Sarigul ve Ufuk Uras ama ikisinde de Tayyip Erdogan&#8217;daki cesaret, metanet, liderlik vasiflari yok.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zafer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49205</link>
		<dc:creator>zafer</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 12:34:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49205</guid>
		<description>sayın tayfun korkut...

bakın aslında aynı şeyleri söylüyoruz zaten... yazınızın büyük bölümü chp nin sol parti olması üzerine kurulu ama zaten türkiyede sol parti yok... bırakın chp yi, türkiyede sol yok... hatta türkiyede parti yok... hiç birisi demokratik filan değil... tek başlarına gidip gizli oy bile kullanamıyorlar... satıcılar listesi vs... komedi... bu şekilde anayasa değişse ne olur, değişmese ne olur...

açılım olsa ne olur, olmasa ne olur... açılımın muhatapları bile tatmin olmadıktan sonra neye yarar... hikaye...

&lt;em&gt;Bugun de CHP ne isterse o olmaktadir. Bakiniz, istemedikleri anayasa degisikligi maddesi gecmedi. Gecen maddelerin hicbiri CHP’nin menfaatlerine ters dusmuyor. Yani, CHP zihniyetinin kabul etmedigi hic bir degisiklik bu ulkede olamiyor.&lt;/em&gt;

bu yazdıklarınız bana pek tutarlı gelmedi... akp fire vermeseydi o madde de geçerdi... chp nin etki yapacağı bir konu değil ki bu... 17 geçti, diğeri de geçecek zaten... belki geçmiştir bile...

&lt;em&gt;Dunyanin hangi gelismis ulkesine giderseniz gidin, iktidar partisi sistemi muhafaza etmeye calisan, muhalefet partisi yikmaya, devirmeye calisan partidir. Bizde tam tersine&lt;/em&gt;

bu konu mevcut sistemin ve getirilmek istenen sistemin ne olduğu ile yakınen ilgilidir... çok değişir... aslında zemin her zaman kaygandır... diyelim ki 5 sene sonra milliyetçilik çok yükseldi... milliyetçiler başladılar kendi icraatlarına... o zaman da akp mevcut sistemi korumaya çalışan muhalefet partisi, mhp ise değişimi isteyen iktidar partisi olmayacak mı?

avusturyada bu sebeple parti kapatılmadı mı...

her değişim gelişim değildir... gelişim radikal olur, kıyısından köşesinden olmaz... 

chp ye sizin getirdiğiniz eleştirilere fazlası ile katılıyorum... ama bu akp yi göklere çıkarıyorum anlamına da sakın gelmesin... ben "kişisel olarak" akp nin demokrasi, hak, hukuk peşinde olmadığından "kesinlikle" eminim... konu tek başına chp ve sol ise, evet chp nin solla filan alakası yok... enternasyonelden şutlandılar... ama karşılaştırmaya akp yi filan dahil ettiğiniz anda iş değişiyor...

türkiyedeki gelmiş geçmiş partilerin istisnasız tümünü reddediyorum ben... bir tek "eski" tip e sempatim fazla idi...

kötülerin içinde en iyisini seçmek gelişmek değildir ki... körlerin ülkesinde tek gözü olan miyop bile kraldır...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sayın tayfun korkut&#8230;</p>
<p>bakın aslında aynı şeyleri söylüyoruz zaten&#8230; yazınızın büyük bölümü chp nin sol parti olması üzerine kurulu ama zaten türkiyede sol parti yok&#8230; bırakın chp yi, türkiyede sol yok&#8230; hatta türkiyede parti yok&#8230; hiç birisi demokratik filan değil&#8230; tek başlarına gidip gizli oy bile kullanamıyorlar&#8230; satıcılar listesi vs&#8230; komedi&#8230; bu şekilde anayasa değişse ne olur, değişmese ne olur&#8230;</p>
<p>açılım olsa ne olur, olmasa ne olur&#8230; açılımın muhatapları bile tatmin olmadıktan sonra neye yarar&#8230; hikaye&#8230;</p>
<p><em>Bugun de CHP ne isterse o olmaktadir. Bakiniz, istemedikleri anayasa degisikligi maddesi gecmedi. Gecen maddelerin hicbiri CHP’nin menfaatlerine ters dusmuyor. Yani, CHP zihniyetinin kabul etmedigi hic bir degisiklik bu ulkede olamiyor.</em></p>
<p>bu yazdıklarınız bana pek tutarlı gelmedi&#8230; akp fire vermeseydi o madde de geçerdi&#8230; chp nin etki yapacağı bir konu değil ki bu&#8230; 17 geçti, diğeri de geçecek zaten&#8230; belki geçmiştir bile&#8230;</p>
<p><em>Dunyanin hangi gelismis ulkesine giderseniz gidin, iktidar partisi sistemi muhafaza etmeye calisan, muhalefet partisi yikmaya, devirmeye calisan partidir. Bizde tam tersine</em></p>
<p>bu konu mevcut sistemin ve getirilmek istenen sistemin ne olduğu ile yakınen ilgilidir&#8230; çok değişir&#8230; aslında zemin her zaman kaygandır&#8230; diyelim ki 5 sene sonra milliyetçilik çok yükseldi&#8230; milliyetçiler başladılar kendi icraatlarına&#8230; o zaman da akp mevcut sistemi korumaya çalışan muhalefet partisi, mhp ise değişimi isteyen iktidar partisi olmayacak mı?</p>
<p>avusturyada bu sebeple parti kapatılmadı mı&#8230;</p>
<p>her değişim gelişim değildir&#8230; gelişim radikal olur, kıyısından köşesinden olmaz&#8230; </p>
<p>chp ye sizin getirdiğiniz eleştirilere fazlası ile katılıyorum&#8230; ama bu akp yi göklere çıkarıyorum anlamına da sakın gelmesin&#8230; ben &#8220;kişisel olarak&#8221; akp nin demokrasi, hak, hukuk peşinde olmadığından &#8220;kesinlikle&#8221; eminim&#8230; konu tek başına chp ve sol ise, evet chp nin solla filan alakası yok&#8230; enternasyonelden şutlandılar&#8230; ama karşılaştırmaya akp yi filan dahil ettiğiniz anda iş değişiyor&#8230;</p>
<p>türkiyedeki gelmiş geçmiş partilerin istisnasız tümünü reddediyorum ben&#8230; bir tek &#8220;eski&#8221; tip e sempatim fazla idi&#8230;</p>
<p>kötülerin içinde en iyisini seçmek gelişmek değildir ki&#8230; körlerin ülkesinde tek gözü olan miyop bile kraldır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tayfun_Korkut tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49179</link>
		<dc:creator>Tayfun_Korkut</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 20:45:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49179</guid>
		<description>@ Zafer,

CHP oyle alelade bir muhalefet partisi olsa yukaridakileri yazmazdim. CHP bahsettiginiz gibi bir sistem partisi. Yonetimi seffaf olan gercek demokratik ulkelerle kiyaslamayin bizi, yanilirsiniz. Bilakis Turkiye'de bir asira yakin suredir zihniyeti araliksiz iktidarda olan partidir CHP. Bugun de CHP ne isterse o olmaktadir. Bakiniz, istemedikleri anayasa degisikligi maddesi gecmedi. Gecen maddelerin hicbiri CHP'nin menfaatlerine ters dusmuyor. Yani, CHP zihniyetinin kabul etmedigi hic bir degisiklik bu ulkede olamiyor. Burokratik, yargisal, askeri, hukuk ici, hukuk disi her turlu engel cikiyor. CHP'nin ulke yonetimindeki, politikalardaki nufuzu hep iktidar partilerinden daha fazla. Her onemli kurum ve kurulusta kilit kadrolar hala CHP'nin elinde. Amerika'ya devlet butcesiyle gidenler konusunda da CHP'liler hala uzak ara onde. Ben de size somut orneklerini verebilirim. AKP iktidari doneminde bile AKP'li oldugu icin ayagi kaydirilan bir suru kisi de biliyorum. Soruyorum: kim iktidar???

Dunyanin hangi gelismis ulkesine giderseniz gidin, iktidar partisi sistemi muhafaza etmeye calisan, muhalefet partisi yikmaya, devirmeye calisan partidir. Bizde tam tersine, CHP butun gucuyle sistemi korumaya calisiyor. Bu ulkenin milli egitim mufredati on yillardir CHP'nin parti programina gore yazildi, genc beyinler CHP ideolojisiyle yikandi. Bu yarattiklari sistem surekli belli bir kesimi ezdi. Ara ara her kesimden ezilen oldu. Her ic karisiklikta, millet uzaktan kumandayla fraksiyonlara bolundugunde millet birbirini suclarken butun bu kaos ve anarsinin arka planinda olanlari, bu tiyatronun senaristlerini goremedi. Halk yeni yeni kafasini kumdan cikarmaya, sormaya, sorgulamaya basladi ki karsisinda akillara zarar darbe planlarini buldu. 

Bir de su var; dunyada hic bir SOL partinin lideri ve yonetim kadrosu her secim ayar ustune ayar yedigi halde o partinin basinda kalmaz. Solculuk devrimciliktir. Solculuk statukoculuk degildir. Solculuk militarizm degildir, solculuk burokrasiye, devlete, duzene bas kaldirmaktir, toplumu ozgurlestirmektir. Bugun, CHP "Iktidara gelirsek Turkiye'de marijuana serbest olacak" dese emin olun milletin gozunde itibari bugunkunden daha yuksek olur. Su andaki siyasi tabloya bakildiginda AKP, CHP'den cok daha solda bir parti gorunumunde; CHP de cok daha fasist, muhafazakar, militarist bir parti gorunumde. Roller degisti galiba. 


@ 789

&lt;blockquote&gt;Liberalizmin, Sosyalizmin, Marksizimin içinde geleneğin ihyasında kullanılacak bir şey varsa bizim için değerli. İçlerinden kullanabileceğimiz aletleleri alırız. Ama bu etiketleri alıp üzerimize yapıştırmayız.&lt;/blockquote&gt;
Kesinlikle katiliyorum.
&lt;blockquote&gt;
legal olanı bastırırsanız, kanunsuz olanlar çıkar sahneye&lt;/blockquote&gt;
Katiliyorum

&lt;blockquote&gt;Emekçi polis? Şunu sormak lazım, niye bu kadar öfkeli ve zalim.&lt;/blockquote&gt;
Her olayda iscilikle, emekle alakasi olmayan ayni serserilerle cebellese cebellese tanidilar o serefsiz provakatorleri artik. Tepkileri bu piclerin sahtekarligina ve zavalli emekcileri kasitli olarak polisin uzerine salmalarinadir. Sonucta polis de bir insan ve onlarin da sabrinin bir sonu var. Eger, Turk polisi, ABD'deki, Bati Avrupa'daki polislerin yetkileriyle donatilsaydi, o ulkelerin polisleri gibi davransalardi, onlar kadar rahatlikla silah cekebilme yetkisine sahip olsalardi, bakin o zaman neler olurdu?

&lt;blockquote&gt;Tekel işçisine yapılan mezalim bu sene bir mayısın özgürce kutlanmasını sağladı bir yerde. &lt;/blockquote&gt;
Katilmiyorum

&lt;blockquote&gt;Geçmişinizle, aidiyetlerinizle olan tüm bağınızı kopardığınız bir dünya resmi. Tasavvufun, dinin bir folklara dönüştüğü bir dünyanın resmi.&lt;/blockquote&gt;
Tasavvuf folklore doneli 80-90 yil oldu. Camiler muze oldu. Tasavvufa donmek istediginizden emin misiniz? Ama sonra "yok laiklik elden gidiyor, yok hacilar, hocalar, goklerden medet umuyorlar, tasavvufla milletin beynini uyusturuyorlar, bizi savasci kimligimizden soyutlamaya calisiyorlar, milli ruhu oldurup, ummetcilik pompaliyorlar, seriat hortladi, irtica zortladi mik mik mik" diye yan cizmek yok.

&lt;blockquote&gt;Medyası, okulları, yazarları olan bir cemaatin arka bahçe olmadığını iddia etmek safdilliktir.&lt;/blockquote&gt;
Sizin bu bahsettiginiz insanlar icinde firtinalar kopan, en az "komunistler" kadar sisteme isyan eden insanlardir benim gozumde. Aslinda bir cok problemin tespitinde komunistlerle ayni fikirdeler. Ancak, bu insanlar cozum uretiyorlar, dunyanin obur ucuna herseylerinden feragat ederek gidiyorlar. Yolda, sokakta polisle catismak, onunla bununla kavga etmek yerine topluma, insanliga faydali bir seyler yapmaya calisiyorlar. Bu zihniyet biraz yukseldi, Taksim'de huzurla 1 Mayis kutlanabilmeye baslandi, cozumsuz sorunlarin cozumu icin harekete gecildi. Hosgoru, tolerans toplumda gozle gorulur bir bicimde artti. Artik, trafikte her gun kavga eden birilerini gormuyorum, artik kuyrukta kavga edenler, sokaklarda muzigin sesini sonuna kadar acip, sokaklarda arabalarla spin atanlar, sehir magandalari vb. toplumsal problemler ciddi bir bicimde azaldi. "Komunistler" ise meseleleri iyice cozumsuzluge itiyorlar. Toplumu kaosa, anarsiye surukluyorlar. Doksunler eteklerindeki taslari. Anlatsinlar dertlerini. Cozum surecine katkida bulunsunlar. Babasi isci olan bir basbakanimiz var. Turkiye'de istatistiki verilere gore maddi gelir duzeyi en dusuk olan secmene sahip olan bir parti bugun iktidarda. Isci ve emekci haklarinin elde edilmesi icin bundan buyuk firsat olamaz. 1 Mayis'in 33 yil sonra kutlanmasina izin verildigi gunleri gorduk.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@ Zafer,</p>
<p>CHP oyle alelade bir muhalefet partisi olsa yukaridakileri yazmazdim. CHP bahsettiginiz gibi bir sistem partisi. Yonetimi seffaf olan gercek demokratik ulkelerle kiyaslamayin bizi, yanilirsiniz. Bilakis Turkiye&#8217;de bir asira yakin suredir zihniyeti araliksiz iktidarda olan partidir CHP. Bugun de CHP ne isterse o olmaktadir. Bakiniz, istemedikleri anayasa degisikligi maddesi gecmedi. Gecen maddelerin hicbiri CHP&#8217;nin menfaatlerine ters dusmuyor. Yani, CHP zihniyetinin kabul etmedigi hic bir degisiklik bu ulkede olamiyor. Burokratik, yargisal, askeri, hukuk ici, hukuk disi her turlu engel cikiyor. CHP&#8217;nin ulke yonetimindeki, politikalardaki nufuzu hep iktidar partilerinden daha fazla. Her onemli kurum ve kurulusta kilit kadrolar hala CHP&#8217;nin elinde. Amerika&#8217;ya devlet butcesiyle gidenler konusunda da CHP&#8217;liler hala uzak ara onde. Ben de size somut orneklerini verebilirim. AKP iktidari doneminde bile AKP&#8217;li oldugu icin ayagi kaydirilan bir suru kisi de biliyorum. Soruyorum: kim iktidar???</p>
<p>Dunyanin hangi gelismis ulkesine giderseniz gidin, iktidar partisi sistemi muhafaza etmeye calisan, muhalefet partisi yikmaya, devirmeye calisan partidir. Bizde tam tersine, CHP butun gucuyle sistemi korumaya calisiyor. Bu ulkenin milli egitim mufredati on yillardir CHP&#8217;nin parti programina gore yazildi, genc beyinler CHP ideolojisiyle yikandi. Bu yarattiklari sistem surekli belli bir kesimi ezdi. Ara ara her kesimden ezilen oldu. Her ic karisiklikta, millet uzaktan kumandayla fraksiyonlara bolundugunde millet birbirini suclarken butun bu kaos ve anarsinin arka planinda olanlari, bu tiyatronun senaristlerini goremedi. Halk yeni yeni kafasini kumdan cikarmaya, sormaya, sorgulamaya basladi ki karsisinda akillara zarar darbe planlarini buldu. </p>
<p>Bir de su var; dunyada hic bir SOL partinin lideri ve yonetim kadrosu her secim ayar ustune ayar yedigi halde o partinin basinda kalmaz. Solculuk devrimciliktir. Solculuk statukoculuk degildir. Solculuk militarizm degildir, solculuk burokrasiye, devlete, duzene bas kaldirmaktir, toplumu ozgurlestirmektir. Bugun, CHP &#8220;Iktidara gelirsek Turkiye&#8217;de marijuana serbest olacak&#8221; dese emin olun milletin gozunde itibari bugunkunden daha yuksek olur. Su andaki siyasi tabloya bakildiginda AKP, CHP&#8217;den cok daha solda bir parti gorunumunde; CHP de cok daha fasist, muhafazakar, militarist bir parti gorunumde. Roller degisti galiba. </p>
<p>@ 789</p>
<blockquote><p>Liberalizmin, Sosyalizmin, Marksizimin içinde geleneğin ihyasında kullanılacak bir şey varsa bizim için değerli. İçlerinden kullanabileceğimiz aletleleri alırız. Ama bu etiketleri alıp üzerimize yapıştırmayız.</p></blockquote>
<p>Kesinlikle katiliyorum.</p>
<blockquote><p>
legal olanı bastırırsanız, kanunsuz olanlar çıkar sahneye</p></blockquote>
<p>Katiliyorum</p>
<blockquote><p>Emekçi polis? Şunu sormak lazım, niye bu kadar öfkeli ve zalim.</p></blockquote>
<p>Her olayda iscilikle, emekle alakasi olmayan ayni serserilerle cebellese cebellese tanidilar o serefsiz provakatorleri artik. Tepkileri bu piclerin sahtekarligina ve zavalli emekcileri kasitli olarak polisin uzerine salmalarinadir. Sonucta polis de bir insan ve onlarin da sabrinin bir sonu var. Eger, Turk polisi, ABD&#8217;deki, Bati Avrupa&#8217;daki polislerin yetkileriyle donatilsaydi, o ulkelerin polisleri gibi davransalardi, onlar kadar rahatlikla silah cekebilme yetkisine sahip olsalardi, bakin o zaman neler olurdu?</p>
<blockquote><p>Tekel işçisine yapılan mezalim bu sene bir mayısın özgürce kutlanmasını sağladı bir yerde. </p></blockquote>
<p>Katilmiyorum</p>
<blockquote><p>Geçmişinizle, aidiyetlerinizle olan tüm bağınızı kopardığınız bir dünya resmi. Tasavvufun, dinin bir folklara dönüştüğü bir dünyanın resmi.</p></blockquote>
<p>Tasavvuf folklore doneli 80-90 yil oldu. Camiler muze oldu. Tasavvufa donmek istediginizden emin misiniz? Ama sonra &#8220;yok laiklik elden gidiyor, yok hacilar, hocalar, goklerden medet umuyorlar, tasavvufla milletin beynini uyusturuyorlar, bizi savasci kimligimizden soyutlamaya calisiyorlar, milli ruhu oldurup, ummetcilik pompaliyorlar, seriat hortladi, irtica zortladi mik mik mik&#8221; diye yan cizmek yok.</p>
<blockquote><p>Medyası, okulları, yazarları olan bir cemaatin arka bahçe olmadığını iddia etmek safdilliktir.</p></blockquote>
<p>Sizin bu bahsettiginiz insanlar icinde firtinalar kopan, en az &#8220;komunistler&#8221; kadar sisteme isyan eden insanlardir benim gozumde. Aslinda bir cok problemin tespitinde komunistlerle ayni fikirdeler. Ancak, bu insanlar cozum uretiyorlar, dunyanin obur ucuna herseylerinden feragat ederek gidiyorlar. Yolda, sokakta polisle catismak, onunla bununla kavga etmek yerine topluma, insanliga faydali bir seyler yapmaya calisiyorlar. Bu zihniyet biraz yukseldi, Taksim&#8217;de huzurla 1 Mayis kutlanabilmeye baslandi, cozumsuz sorunlarin cozumu icin harekete gecildi. Hosgoru, tolerans toplumda gozle gorulur bir bicimde artti. Artik, trafikte her gun kavga eden birilerini gormuyorum, artik kuyrukta kavga edenler, sokaklarda muzigin sesini sonuna kadar acip, sokaklarda arabalarla spin atanlar, sehir magandalari vb. toplumsal problemler ciddi bir bicimde azaldi. &#8220;Komunistler&#8221; ise meseleleri iyice cozumsuzluge itiyorlar. Toplumu kaosa, anarsiye surukluyorlar. Doksunler eteklerindeki taslari. Anlatsinlar dertlerini. Cozum surecine katkida bulunsunlar. Babasi isci olan bir basbakanimiz var. Turkiye&#8217;de istatistiki verilere gore maddi gelir duzeyi en dusuk olan secmene sahip olan bir parti bugun iktidarda. Isci ve emekci haklarinin elde edilmesi icin bundan buyuk firsat olamaz. 1 Mayis&#8217;in 33 yil sonra kutlanmasina izin verildigi gunleri gorduk.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>789 tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49156</link>
		<dc:creator>789</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 08:32:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49156</guid>
		<description>Tayfun Bey'e

 Emekçi polis? Şunu sormak lazım, niye bu kadar öfkeli ve zalim. Parasız eğitim istiyen, işini geri istiyen Tekel işçilerine karşı içlerinde birktirdikleri bir öfke de neyin nesi? Saatlerce çalıştırılmalarına, hayatlarını tehlikeye atmalarına, geçim sıkıntılarına eyvallah. Fakat genç siviller hariç herkesi acımasızca coplamasını, biber gazı sıkmasını, hastaneye gaz bombası atmasını, Disk önünde itfaiye hortumuyla kapıdan çıkanları bastırmasına ne demeli. Emekçi Polisin bu öfkesini anlamıyorum ve bu öfke nöbeti, ölçüsüz şiddet devam ettikçe mazlumun yanında olmak durumundayız diye düşünüyorum. 
 
 Esnafın camları mevzuuna gelince; legal olanı bastırırsanız, kanunsuz olanlar çıkar sahneye. Şahsi kanatim istenenin bu olduğu yönünde. Marifet kapıları koyup, üst araması yapıp miting meydanına insanları bırakmakta. Bu şekilde İstanbulda bir sürü miting, parti toplantısı, kongre yapıldı. İşçileri kendi başlarına bırakırsak olay çıkarırlar, camları kırıarla, esnafa zarar verirler düşüncesi çirkin ve ayrımcılık kokan bir düşünce. Her toplantıya olay çıkarmak, kendini göstermek istiyenler olacaktır, Polisin görevi bunları ayıklamak olmalıdır. Bu düşüncesin canlı tutulmasını Neo-liberal politikalar için lazım olmasına bağlıyoruz. Bu yüzden 33 sene bu baskı uygulandı. Geçen bir mayısta bunu kanıtı. Tekel işçisine yapılan mezalim bu sene bir mayısın özgürce kutlanmasını sağladı bir yerde. 

Liberalizme gelince; liberalizm bütüncül bir düşünce. İçinde düşünce özgürlüğünü çekip buna liberalizm bu derseniz şunu sormak durumundayız: Düşünce özgürlüğü bir havuç mu? Burada yazan herkesin bir lieralizm anlayışı var. Liberalizmin ekonomi üzerindeki düşüncelerini benimsiyor musunuz?, sosyal adaleti hakkında liberalizm anlayışınız ne diyor? Bu konularda daha evvel sorularımız oldu. Henüz üzerinde düşünülmüş konular değil anladığımız kadarıyla. Herkesin düşündğünü söyleyebilemsi liberalizeme özgü bir şey değil, liberalimin tanımı içinde olabilir ama liberalizmi tanımlamaz.

Geleneğimiz dayanışmadan bahseder. İşsiz komşusuna annesi babası bakar, komşusuz destek olur. Mad Max toplumu değildir bizim geleneğimizden anladığımız. Sırf dayanışma da değil başka meziyetleride  olan bir gelenektir bizimkisi. Ama içinden dayanışmayı çıkardığınızda ruhundan çok fazla bir şey kalmaz. 

Liberalizmin, Sosyalizmin, Marksizimin içinde geleneğin ihyasında kullanılacak bir şey varsa bizim için değerli. İçlerinden kullanabileceğimiz aletleleri alırız. Ama bu etiketleri alıp üzerimize yapıştırmayız.

Eğer liberalizmden anladığınız küreselleşme ise; şu sorularıda ekleyelim :

Silah üretimininin yer yüzünde devam ettiği, yüksek işsizliğin bir politika olarak kullanıldığı, insanlar gettolaşmaya başladığında, daha özgür ama yalnız olduğunda, uluslarası ticaretin siyasete ve hukuğa egemen olduğunda barış içinde yaşayan, insani bir dünya için ümit var mıdır? (Küreselleşme resmi Habermas'ın Öteki olmak kitabından). Geçmişinizle, aidiyetlerinizle olan tüm bağınızı kopardığınız bir dünya resmi. Tasavvufun, dinin bir folklara dönüştüğü bir dünyanın resmi. Mad Max dünyasına hoş geldiniz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tayfun Bey&#8217;e</p>
<p> Emekçi polis? Şunu sormak lazım, niye bu kadar öfkeli ve zalim. Parasız eğitim istiyen, işini geri istiyen Tekel işçilerine karşı içlerinde birktirdikleri bir öfke de neyin nesi? Saatlerce çalıştırılmalarına, hayatlarını tehlikeye atmalarına, geçim sıkıntılarına eyvallah. Fakat genç siviller hariç herkesi acımasızca coplamasını, biber gazı sıkmasını, hastaneye gaz bombası atmasını, Disk önünde itfaiye hortumuyla kapıdan çıkanları bastırmasına ne demeli. Emekçi Polisin bu öfkesini anlamıyorum ve bu öfke nöbeti, ölçüsüz şiddet devam ettikçe mazlumun yanında olmak durumundayız diye düşünüyorum. </p>
<p> Esnafın camları mevzuuna gelince; legal olanı bastırırsanız, kanunsuz olanlar çıkar sahneye. Şahsi kanatim istenenin bu olduğu yönünde. Marifet kapıları koyup, üst araması yapıp miting meydanına insanları bırakmakta. Bu şekilde İstanbulda bir sürü miting, parti toplantısı, kongre yapıldı. İşçileri kendi başlarına bırakırsak olay çıkarırlar, camları kırıarla, esnafa zarar verirler düşüncesi çirkin ve ayrımcılık kokan bir düşünce. Her toplantıya olay çıkarmak, kendini göstermek istiyenler olacaktır, Polisin görevi bunları ayıklamak olmalıdır. Bu düşüncesin canlı tutulmasını Neo-liberal politikalar için lazım olmasına bağlıyoruz. Bu yüzden 33 sene bu baskı uygulandı. Geçen bir mayısta bunu kanıtı. Tekel işçisine yapılan mezalim bu sene bir mayısın özgürce kutlanmasını sağladı bir yerde. </p>
<p>Liberalizme gelince; liberalizm bütüncül bir düşünce. İçinde düşünce özgürlüğünü çekip buna liberalizm bu derseniz şunu sormak durumundayız: Düşünce özgürlüğü bir havuç mu? Burada yazan herkesin bir lieralizm anlayışı var. Liberalizmin ekonomi üzerindeki düşüncelerini benimsiyor musunuz?, sosyal adaleti hakkında liberalizm anlayışınız ne diyor? Bu konularda daha evvel sorularımız oldu. Henüz üzerinde düşünülmüş konular değil anladığımız kadarıyla. Herkesin düşündğünü söyleyebilemsi liberalizeme özgü bir şey değil, liberalimin tanımı içinde olabilir ama liberalizmi tanımlamaz.</p>
<p>Geleneğimiz dayanışmadan bahseder. İşsiz komşusuna annesi babası bakar, komşusuz destek olur. Mad Max toplumu değildir bizim geleneğimizden anladığımız. Sırf dayanışma da değil başka meziyetleride  olan bir gelenektir bizimkisi. Ama içinden dayanışmayı çıkardığınızda ruhundan çok fazla bir şey kalmaz. </p>
<p>Liberalizmin, Sosyalizmin, Marksizimin içinde geleneğin ihyasında kullanılacak bir şey varsa bizim için değerli. İçlerinden kullanabileceğimiz aletleleri alırız. Ama bu etiketleri alıp üzerimize yapıştırmayız.</p>
<p>Eğer liberalizmden anladığınız küreselleşme ise; şu sorularıda ekleyelim :</p>
<p>Silah üretimininin yer yüzünde devam ettiği, yüksek işsizliğin bir politika olarak kullanıldığı, insanlar gettolaşmaya başladığında, daha özgür ama yalnız olduğunda, uluslarası ticaretin siyasete ve hukuğa egemen olduğunda barış içinde yaşayan, insani bir dünya için ümit var mıdır? (Küreselleşme resmi Habermas&#8217;ın Öteki olmak kitabından). Geçmişinizle, aidiyetlerinizle olan tüm bağınızı kopardığınız bir dünya resmi. Tasavvufun, dinin bir folklara dönüştüğü bir dünyanın resmi. Mad Max dünyasına hoş geldiniz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tayfun_Korkut tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49142</link>
		<dc:creator>Tayfun_Korkut</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 May 2010 20:31:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49142</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Liberalizmi savunmak ideolojik bir tavır değil mi diye adama sorarlar. &lt;/blockquote&gt;
Sen de fikirlerini savunabil diye liberalizm lazim. Bir kimsenin, kurulusun ideolojisi olmasi elbette ki yanlis bir sey degil. Ama her uyesi tek bir kaliptan cikmis gibi ayni seyleri papagan gibi soyleyip duran parti(cik)ler, suru psikolojisiyle, abilerinin onlara anlattiklari herseye kayitsiz sartsiz, sorgusuz sualsiz inanip, biat edip, hep beraber ayni slogani atiyorlarsa ortada manipulasyon vardir, korku ve itaat vardir, mantik yoktur. Iste liberalizm bu noktada gercek anlamda o goruse sahip olmadigi halde, ne icin yurudugunu bile bilmedigi halde, sirf sosyal ortam edinebilmek icin bazi gosterilere katilanlara BIREY oldugunu hatirlatir, onlara kendilerini gerceklestirebilme imkani verir, bir mesguliyet sunar. Der ki, "Ey koyun! Git universitendeki yamac parasutu kulubune uye ol, Erasmus'a git, ABD'ye Work and Travel'a git, meclis oturumlarina katil, sadece abilerinin, ablalarinin sana okumani tavsiye ettigi kitaplari degil, her turlu kitabi oku, karsit gorusten kitaplari da oku. Memleketini gez, tani, dunyayi gez tani. Bos islerle ugrasma, kimsenin siyasi emellerine alet olma." O liberalizm, sana da emek eksenli goruslerini guven icinde topluma aktarma imkani verir. Isci, emek diye agzini actigin anda pesinden ulkuculer "vay hainler!" diye ellerinde satirlarla kovalamaz.

Ancak, sen emekcinin haklarini savunuyorum derken emekci polislere saldirirsan, emekci esnafin camlarini indirirsen halk elbette ki bu orgutlerin samimiyetini sorgulayacaktir. Bindiginiz demokrasi ve bireysel ozgurluk dalini kesmemeniz lazim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Liberalizmi savunmak ideolojik bir tavır değil mi diye adama sorarlar. </p></blockquote>
<p>Sen de fikirlerini savunabil diye liberalizm lazim. Bir kimsenin, kurulusun ideolojisi olmasi elbette ki yanlis bir sey degil. Ama her uyesi tek bir kaliptan cikmis gibi ayni seyleri papagan gibi soyleyip duran parti(cik)ler, suru psikolojisiyle, abilerinin onlara anlattiklari herseye kayitsiz sartsiz, sorgusuz sualsiz inanip, biat edip, hep beraber ayni slogani atiyorlarsa ortada manipulasyon vardir, korku ve itaat vardir, mantik yoktur. Iste liberalizm bu noktada gercek anlamda o goruse sahip olmadigi halde, ne icin yurudugunu bile bilmedigi halde, sirf sosyal ortam edinebilmek icin bazi gosterilere katilanlara BIREY oldugunu hatirlatir, onlara kendilerini gerceklestirebilme imkani verir, bir mesguliyet sunar. Der ki, &#8220;Ey koyun! Git universitendeki yamac parasutu kulubune uye ol, Erasmus&#8217;a git, ABD&#8217;ye Work and Travel&#8217;a git, meclis oturumlarina katil, sadece abilerinin, ablalarinin sana okumani tavsiye ettigi kitaplari degil, her turlu kitabi oku, karsit gorusten kitaplari da oku. Memleketini gez, tani, dunyayi gez tani. Bos islerle ugrasma, kimsenin siyasi emellerine alet olma.&#8221; O liberalizm, sana da emek eksenli goruslerini guven icinde topluma aktarma imkani verir. Isci, emek diye agzini actigin anda pesinden ulkuculer &#8220;vay hainler!&#8221; diye ellerinde satirlarla kovalamaz.</p>
<p>Ancak, sen emekcinin haklarini savunuyorum derken emekci polislere saldirirsan, emekci esnafin camlarini indirirsen halk elbette ki bu orgutlerin samimiyetini sorgulayacaktir. Bindiginiz demokrasi ve bireysel ozgurluk dalini kesmemeniz lazim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zafer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49141</link>
		<dc:creator>zafer</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 May 2010 19:38:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49141</guid>
		<description>benim bir türlü anlayamadığım ve böyle giderse hiç de anlayamayacağım bir konu bu chp!!!... chp neden sürekli en üst sıralarda bir türlü anlayamadım gitti... ana muhalefet partisi chp, kendisine oy verenler tarafından bile bu derece önemsenmiyor... chp diğer partiler gibi alelade, basit, yada vasat diyelim bir sistem partisidir... dünyada bu derece üzerinde durulan bir muhalefet partisi de yoktur gibi geliyor bana... orta sağ partilere oy veremeyen, baraj yüzünden oyu heba olsun istemeyen kişilerin çoğu zaman mecburen oy verdiği bir parti... tabii buna aileden chp li olan kemik kesimi de eklemek lazım... chp bir muhalefet partisi ve muhalefet yapıyor sadece... bazen körü körüne mi yapıyor? evet!... körü körüne iktidar olunuyorsa, körü körüne muhalefet de olunur...

sayın korkut, kim amerikada master yapıyor kim türkiyede sürekli kadroları elinde tutuyor biliyoruz... türkiyede iktidarlar değişse bile hangi bakanlığın kadroları sürekli kimin elinde onu da biliyoruz... kim amerikada kim türkiyede onu da biliyoruz... bir yandan iktidara gelemiyor diye alay edilen, diğer yandan da ortadaki olayların sorumlusu olarak gösterilen chp nasıl kadrolaşacakmış anlamadım gitti... gözümle gördüğüm, türkiyenin son 40 yılını bizzat her şeyi ile yaşadığım somutlara mı inanacağım yoksa şu yazılanlara mı... 

nasıl bir partiymiş bu chp anlamadım gitti... geçmişinde doğru düzgün iktidar olamamış, geleceğinde de öyle bir ihtimal görünmüyor, en fazla koalisyon belki... ama her şeyden de bu parti sorumlu ve kadrolaşacak diye korkuluyor...

chp iyi bir muhalefet partisi... öyle iktidara öyle muhalefet partisi lazım ki zaten...

korku lazımdır sürekli... bu yüzden chp liler komünisttir!!! ve komünizm gelecek diye korkutula korkutula büyütülmüş bir nesiliz biz... eğer yaşınız küçükse, şeriat gelecek diye korkutulmuşsunuzdur... hiç bir şeyin geldiği yok... daha da kötüsü hiç bir şeyin gittiği de yok bu ülkede...

süleyman hep başbakan, başbakan süleyman!!! ... fikret kızılok un en sevdiğim parçası... yaşlanmasa -ki maaşallah şu anda bile aslında diğerlerinden daha genç!- hala daha başbakandı süleyman ama hep de chp den korkuldu... bir de allah muhafaza 8 yıl iktidar filan olacak olsa!!! düşünemiyorum bile... chp de kadrolaşacak kadro bile olduğunu sanmıyorum ben...

bence siz asıl çok fazla olası bazı koalisyon kombinasyonlarından korkun derim, bırakın chp yi... ve bence çok yakın bir gelecekte bu olası kombinasyonlar bekliyor türkiyeyi... görünen o...

türkiyeyi onlarca yıl hiç bir ideolojisi olmayan iktidarlar yönetti (yönetemediler)... bu sebeple ideoloji denen şeye çok fazla yabancıyız... bir parti başkanı, üstelik bir başbakan nasıl olur da herhangi bir şeyi ideolojik diye eleştirebilir? görülmüş, duyulmuş bir şey değil bu...

daha doğrusu, görmüş ve duymuş olduk...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>benim bir türlü anlayamadığım ve böyle giderse hiç de anlayamayacağım bir konu bu chp!!!&#8230; chp neden sürekli en üst sıralarda bir türlü anlayamadım gitti&#8230; ana muhalefet partisi chp, kendisine oy verenler tarafından bile bu derece önemsenmiyor&#8230; chp diğer partiler gibi alelade, basit, yada vasat diyelim bir sistem partisidir&#8230; dünyada bu derece üzerinde durulan bir muhalefet partisi de yoktur gibi geliyor bana&#8230; orta sağ partilere oy veremeyen, baraj yüzünden oyu heba olsun istemeyen kişilerin çoğu zaman mecburen oy verdiği bir parti&#8230; tabii buna aileden chp li olan kemik kesimi de eklemek lazım&#8230; chp bir muhalefet partisi ve muhalefet yapıyor sadece&#8230; bazen körü körüne mi yapıyor? evet!&#8230; körü körüne iktidar olunuyorsa, körü körüne muhalefet de olunur&#8230;</p>
<p>sayın korkut, kim amerikada master yapıyor kim türkiyede sürekli kadroları elinde tutuyor biliyoruz&#8230; türkiyede iktidarlar değişse bile hangi bakanlığın kadroları sürekli kimin elinde onu da biliyoruz&#8230; kim amerikada kim türkiyede onu da biliyoruz&#8230; bir yandan iktidara gelemiyor diye alay edilen, diğer yandan da ortadaki olayların sorumlusu olarak gösterilen chp nasıl kadrolaşacakmış anlamadım gitti&#8230; gözümle gördüğüm, türkiyenin son 40 yılını bizzat her şeyi ile yaşadığım somutlara mı inanacağım yoksa şu yazılanlara mı&#8230; </p>
<p>nasıl bir partiymiş bu chp anlamadım gitti&#8230; geçmişinde doğru düzgün iktidar olamamış, geleceğinde de öyle bir ihtimal görünmüyor, en fazla koalisyon belki&#8230; ama her şeyden de bu parti sorumlu ve kadrolaşacak diye korkuluyor&#8230;</p>
<p>chp iyi bir muhalefet partisi&#8230; öyle iktidara öyle muhalefet partisi lazım ki zaten&#8230;</p>
<p>korku lazımdır sürekli&#8230; bu yüzden chp liler komünisttir!!! ve komünizm gelecek diye korkutula korkutula büyütülmüş bir nesiliz biz&#8230; eğer yaşınız küçükse, şeriat gelecek diye korkutulmuşsunuzdur&#8230; hiç bir şeyin geldiği yok&#8230; daha da kötüsü hiç bir şeyin gittiği de yok bu ülkede&#8230;</p>
<p>süleyman hep başbakan, başbakan süleyman!!! &#8230; fikret kızılok un en sevdiğim parçası&#8230; yaşlanmasa -ki maaşallah şu anda bile aslında diğerlerinden daha genç!- hala daha başbakandı süleyman ama hep de chp den korkuldu&#8230; bir de allah muhafaza 8 yıl iktidar filan olacak olsa!!! düşünemiyorum bile&#8230; chp de kadrolaşacak kadro bile olduğunu sanmıyorum ben&#8230;</p>
<p>bence siz asıl çok fazla olası bazı koalisyon kombinasyonlarından korkun derim, bırakın chp yi&#8230; ve bence çok yakın bir gelecekte bu olası kombinasyonlar bekliyor türkiyeyi&#8230; görünen o&#8230;</p>
<p>türkiyeyi onlarca yıl hiç bir ideolojisi olmayan iktidarlar yönetti (yönetemediler)&#8230; bu sebeple ideoloji denen şeye çok fazla yabancıyız&#8230; bir parti başkanı, üstelik bir başbakan nasıl olur da herhangi bir şeyi ideolojik diye eleştirebilir? görülmüş, duyulmuş bir şey değil bu&#8230;</p>
<p>daha doğrusu, görmüş ve duymuş olduk&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>789 tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49116</link>
		<dc:creator>789</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 May 2010 09:30:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49116</guid>
		<description>&lt;em&gt;İdeoloji, siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünü. &lt;/em&gt;

İdeolojik lik suçlaması başbakanın sıkça kullandığı bir suçlama, yorumcudan ordan esinlendi ve ideolojik olmayı kötü bir şey olarak sunamakta herhalde. İdeolojik olmak suç mudur? ayrı bir mesele. Kast edilen günlük ve bireysel çıkarlar içinse bunun ahlaki olmadığı söylenebilir. Emeği ile çalışan insanlar için istriyorsanız, yani içinde kendi şahsi çıkarlarınızı karıştırmıyorsanız bence bu pekalada ahlaki olması gereken bir eylemdir.

Bütüncül bir felsefi ve bilimsel düşünce akımını benimsemek kimse için yasak olmamalı. Ötekinede hak tanıyın diyenin, bu tarz suçlamaların içinde olması çelişiktir. Hele efendim özgürlük olsun, demokrasi olsun dedikten sonra bu bahse girmek üzerine tüy dikmektir. 

Arka bahçe mevzuuna gelinde. Bunun yazan için sırça köşktür. Medyası, okulları, yazarları olan bir cemaatin arka bahçe olmadığını iddia etmek safdilliktir. Liberalizmi savunmak ideolojik bir tavır değil mi diye adama sorarlar. 

Siyaset örgütsüz olsun, iş sadece sandıkta bitsin diyorsanız o başka.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><em>İdeoloji, siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünü. </em></p>
<p>İdeolojik lik suçlaması başbakanın sıkça kullandığı bir suçlama, yorumcudan ordan esinlendi ve ideolojik olmayı kötü bir şey olarak sunamakta herhalde. İdeolojik olmak suç mudur? ayrı bir mesele. Kast edilen günlük ve bireysel çıkarlar içinse bunun ahlaki olmadığı söylenebilir. Emeği ile çalışan insanlar için istriyorsanız, yani içinde kendi şahsi çıkarlarınızı karıştırmıyorsanız bence bu pekalada ahlaki olması gereken bir eylemdir.</p>
<p>Bütüncül bir felsefi ve bilimsel düşünce akımını benimsemek kimse için yasak olmamalı. Ötekinede hak tanıyın diyenin, bu tarz suçlamaların içinde olması çelişiktir. Hele efendim özgürlük olsun, demokrasi olsun dedikten sonra bu bahse girmek üzerine tüy dikmektir. </p>
<p>Arka bahçe mevzuuna gelinde. Bunun yazan için sırça köşktür. Medyası, okulları, yazarları olan bir cemaatin arka bahçe olmadığını iddia etmek safdilliktir. Liberalizmi savunmak ideolojik bir tavır değil mi diye adama sorarlar. </p>
<p>Siyaset örgütsüz olsun, iş sadece sandıkta bitsin diyorsanız o başka.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tayfun_Korkut tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49102</link>
		<dc:creator>Tayfun_Korkut</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 May 2010 22:42:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49102</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;tekel eylemi tabii ki ideolojiktir… kötü mü???… ideolojik olmamalımı idi!!!… 1 mayıs da ideolojiktir… tkp chp nin arka bahçesi mi!…&lt;/blockquote&gt;
Ideolojik olmasinda bir sakinca yok, ancak baska ideallere sahip olan gruplarin bu ideallerine ulasabilmek icin "emekciden yana"ymis gibi gozukmeleri bana sahtekarca geliyor. Plazalarin tepelerinden emekci edebiyati yapanlar var bu ulkede. 

Daha acik konusayim. Bunlarin amaci uzum yemek degil, bagciyi dovmek. Hatta dovdurmek. Emekciyi provoke edip, basbakani, iktidar partisini dovdurmek, koltugundan indirtmek. Boylece o ellerinden gidecegi korkusunu yasadiklari iktidarlarini korumak, hatta guclendirmek. Turkiye'de bu zihniyet hangi parti gelirse gelsin hep iktidardaydi. Bunlarin isciden, emekciden yana olmasi mumkun degildir. Safi, samimi, temiz duygularla 1 Mayis'i kutlamaya gelenlerin arasina sizan kiskirtici, provakator ulusalci, kemalist ve PKK'ci tayfasinin gercek emekcileri kiskirtmasi, kendileri gibi emekci olan polislerle karsi karsiya getirip, arazi olup kacmasidir problem. 

TKP'nin, CHP'nin arka bahcesi oldugu konusunda da cok eminim. Bunu da dilerseniz size orneklerle ispatlayabilirim. TKP'nin isci, emekci haklarinin savunulmasiyla uzaktan yakindan bir ilgisi yoktur. Tamamen, CHP'nin iktidara gelmesi icin calisan bir olusumdur. Gencken TKP'ci olanlar, buyuyunce CHP'ye transfer olmaktadirlar zaten. Abileri, ablalari CHP'de, kendileri TKP'de. Tek bekledikleri CHP'nin iktidara gelmesi ve devlette kadrolasmak. Bunun icin de herseyin devlet kontrolunde olmasini, butun gucun devlette toplanmasini, boylece butun ekonominin de kontrolunu ellerinde tutmak istiyorlar. Ozellestirmeye bu kadar siddetle karsi cikmalari da bundan. Biz de buna "devlet somurusu" diyoruz. ABD karsitliklari da yalan dolan. Hepsi ABD'de master yapmak icin, ABD'ye kapagi atmak icin can atiyor. ABD'de spor arabalariyla gezip, Turkiye'ye gelince kolpadan Cheguevera t-shirtleri giyerek olmuyor bu is. Yemez artik millet bu numaralari. "Nasil bu kadar vicdansiz, sahtekar olabilir insanoglu, hayir canim, yapmazlar oyle sey" demeyin. Savasa girmedigimiz halde savas ekonomisi uygulayip ekmegi karneyle satmisligi vardir bu zihniyetin.

"Biz bunlarin cemaziye'l evvelini de biliriz" :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>tekel eylemi tabii ki ideolojiktir… kötü mü???… ideolojik olmamalımı idi!!!… 1 mayıs da ideolojiktir… tkp chp nin arka bahçesi mi!…</p></blockquote>
<p>Ideolojik olmasinda bir sakinca yok, ancak baska ideallere sahip olan gruplarin bu ideallerine ulasabilmek icin &#8220;emekciden yana&#8221;ymis gibi gozukmeleri bana sahtekarca geliyor. Plazalarin tepelerinden emekci edebiyati yapanlar var bu ulkede. </p>
<p>Daha acik konusayim. Bunlarin amaci uzum yemek degil, bagciyi dovmek. Hatta dovdurmek. Emekciyi provoke edip, basbakani, iktidar partisini dovdurmek, koltugundan indirtmek. Boylece o ellerinden gidecegi korkusunu yasadiklari iktidarlarini korumak, hatta guclendirmek. Turkiye&#8217;de bu zihniyet hangi parti gelirse gelsin hep iktidardaydi. Bunlarin isciden, emekciden yana olmasi mumkun degildir. Safi, samimi, temiz duygularla 1 Mayis&#8217;i kutlamaya gelenlerin arasina sizan kiskirtici, provakator ulusalci, kemalist ve PKK&#8217;ci tayfasinin gercek emekcileri kiskirtmasi, kendileri gibi emekci olan polislerle karsi karsiya getirip, arazi olup kacmasidir problem. </p>
<p>TKP&#8217;nin, CHP&#8217;nin arka bahcesi oldugu konusunda da cok eminim. Bunu da dilerseniz size orneklerle ispatlayabilirim. TKP&#8217;nin isci, emekci haklarinin savunulmasiyla uzaktan yakindan bir ilgisi yoktur. Tamamen, CHP&#8217;nin iktidara gelmesi icin calisan bir olusumdur. Gencken TKP&#8217;ci olanlar, buyuyunce CHP&#8217;ye transfer olmaktadirlar zaten. Abileri, ablalari CHP&#8217;de, kendileri TKP&#8217;de. Tek bekledikleri CHP&#8217;nin iktidara gelmesi ve devlette kadrolasmak. Bunun icin de herseyin devlet kontrolunde olmasini, butun gucun devlette toplanmasini, boylece butun ekonominin de kontrolunu ellerinde tutmak istiyorlar. Ozellestirmeye bu kadar siddetle karsi cikmalari da bundan. Biz de buna &#8220;devlet somurusu&#8221; diyoruz. ABD karsitliklari da yalan dolan. Hepsi ABD&#8217;de master yapmak icin, ABD&#8217;ye kapagi atmak icin can atiyor. ABD&#8217;de spor arabalariyla gezip, Turkiye&#8217;ye gelince kolpadan Cheguevera t-shirtleri giyerek olmuyor bu is. Yemez artik millet bu numaralari. &#8220;Nasil bu kadar vicdansiz, sahtekar olabilir insanoglu, hayir canim, yapmazlar oyle sey&#8221; demeyin. Savasa girmedigimiz halde savas ekonomisi uygulayip ekmegi karneyle satmisligi vardir bu zihniyetin.</p>
<p>&#8220;Biz bunlarin cemaziye&#8217;l evvelini de biliriz&#8221; <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zafer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49036</link>
		<dc:creator>zafer</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 19:33:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49036</guid>
		<description>sayın tayfun korkut...

tekel eylemi tabii ki ideolojiktir... kötü mü???... ideolojik olmamalımı idi!!!... 1 mayıs da ideolojiktir... tkp chp nin arka bahçesi mi!...

neyse, size hak veriyorum...

ben bir başka konuya değinmek istiyorum... burada yazar olmadığım için yazabileceğim en uygun yer olarak bu konuyu buldum... 33 sene sonra 1 mayıs taksimde kutlanıyor... geçen yıllarda sendika binasından bile çıkamamışlardı ve üstelik binadayken gaz da yemişlerdi... hadi bunu geçtim, 77 şehitlerinden beri ilk kez 1 mayıs adam gibi kutlandı... hakkı yenenin hakkını biraz olsun aldığı büyük bir gün yaşadık... bir çok açıdan çok büyük bir adım atıldı... bu adım emekçiye verilmedi! emekçi kendisi kazandı... bazı konularda çok hassas demokrat olan bu kucaklayıcı, her yanından tolerans, sevgi ve hoşgörü fışkıran derin düşünce sayfalarında "bugün" konusunda hiç yazı göremedim... demokrasi denen konunun sadece bazı noktaları mı önemli acaba... 33 yıl sonra alınan bu yol hiç anlam ifade etmiyor mu acaba demokrasi! açısından...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sayın tayfun korkut&#8230;</p>
<p>tekel eylemi tabii ki ideolojiktir&#8230; kötü mü???&#8230; ideolojik olmamalımı idi!!!&#8230; 1 mayıs da ideolojiktir&#8230; tkp chp nin arka bahçesi mi!&#8230;</p>
<p>neyse, size hak veriyorum&#8230;</p>
<p>ben bir başka konuya değinmek istiyorum&#8230; burada yazar olmadığım için yazabileceğim en uygun yer olarak bu konuyu buldum&#8230; 33 sene sonra 1 mayıs taksimde kutlanıyor&#8230; geçen yıllarda sendika binasından bile çıkamamışlardı ve üstelik binadayken gaz da yemişlerdi&#8230; hadi bunu geçtim, 77 şehitlerinden beri ilk kez 1 mayıs adam gibi kutlandı&#8230; hakkı yenenin hakkını biraz olsun aldığı büyük bir gün yaşadık&#8230; bir çok açıdan çok büyük bir adım atıldı&#8230; bu adım emekçiye verilmedi! emekçi kendisi kazandı&#8230; bazı konularda çok hassas demokrat olan bu kucaklayıcı, her yanından tolerans, sevgi ve hoşgörü fışkıran derin düşünce sayfalarında &#8220;bugün&#8221; konusunda hiç yazı göremedim&#8230; demokrasi denen konunun sadece bazı noktaları mı önemli acaba&#8230; 33 yıl sonra alınan bu yol hiç anlam ifade etmiyor mu acaba demokrasi! açısından&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tayfun_Korkut tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/05/eylem-tekel-iscisi-can-otekiler-patlican/#comment-49010</link>
		<dc:creator>Tayfun_Korkut</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 11:14:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8563#comment-49010</guid>
		<description>Tekel iscilerinin Turk-is baskanina saldirisindan sonra da kesin kanaat getirdim. Butun mesele IDEOLOJIK!

Tekel iscileri 41000'er lira tazminat aldilar. 2 yillik maas tutari gibi bir sey. Hic calismadan 2 yillik maas aliyorlar, bu genis sureyi is arayarak gecirebilirler. Belki daha faydali olabilecekleri bir iste, daha yuksek bir gelirle calisip pesinen aldiklari 2 yillik maasin ustune bir de yeni islerinden aldiklari geliri eklerler. Bugun en gelismis ulkelerde bile bu kadar yuksek tazminat vermezler. Devletler Tekel'in ozellestirmesi vb. uygulamalari yaparlar ve iscileri issiz birakirlar ama boyle 2 yillik tazminat vermezler. Ama bu ulkelerdeki isciler aglamaz, gider is arar. Cunku, kimse bu iscilerin beynini yikayip, onlar uzerinden siyaset yapmaya calismaz. 

Tekel iscileri acaba 2 yil boyunca bu rahatlikta is bulamamaktan mi cekiniyor? Yillarca calismissin Tekel'de, belli kalifikasyonlara sahip olmalari gerekmez mi artik? Yani normalde ozel sektorde bir firmada yillarca calisanlar daha isten ayrilmadan is teklifleri alirlar. Cunku, ozel sektorde her ne kadar calisma sartlari kotu olsa da insanlar kendilerini gelistirirler. Yatana para verilmez ozel sektorde. Tekel iscileri vb. devlet kurumlarinda calisan tembeller yata yata para kazanabilsin diye Anadolu'da 15 yasinin altinda cocuklar gunde 16 saat calistiriliyor. Bu tembellere odenen maaslar Turk halkinin cebinden cikiyor. 

Kim istemez, 70 milyon kisinin isi olsun, herkes insan gibi gunde 8 saat calissin, kendini gecindirebilecegi para kazansin. Sanki komunistler haric herkes buna karsi... Tekel iscisi kendini Is Bankasi kulelerindeki, Dogan Holding Plaza'larindaki kemalist burjuvazinin yasam tarziyla kiyaslayip uzulmek yerine, Anadolu insaninin ne halde oldugunu gorup hallerine sukretmelilerdir.

Son bir cumle daha: TKP, CHP'nin arka bahcesi olmus.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tekel iscilerinin Turk-is baskanina saldirisindan sonra da kesin kanaat getirdim. Butun mesele IDEOLOJIK!</p>
<p>Tekel iscileri 41000&#8242;er lira tazminat aldilar. 2 yillik maas tutari gibi bir sey. Hic calismadan 2 yillik maas aliyorlar, bu genis sureyi is arayarak gecirebilirler. Belki daha faydali olabilecekleri bir iste, daha yuksek bir gelirle calisip pesinen aldiklari 2 yillik maasin ustune bir de yeni islerinden aldiklari geliri eklerler. Bugun en gelismis ulkelerde bile bu kadar yuksek tazminat vermezler. Devletler Tekel&#8217;in ozellestirmesi vb. uygulamalari yaparlar ve iscileri issiz birakirlar ama boyle 2 yillik tazminat vermezler. Ama bu ulkelerdeki isciler aglamaz, gider is arar. Cunku, kimse bu iscilerin beynini yikayip, onlar uzerinden siyaset yapmaya calismaz. </p>
<p>Tekel iscileri acaba 2 yil boyunca bu rahatlikta is bulamamaktan mi cekiniyor? Yillarca calismissin Tekel&#8217;de, belli kalifikasyonlara sahip olmalari gerekmez mi artik? Yani normalde ozel sektorde bir firmada yillarca calisanlar daha isten ayrilmadan is teklifleri alirlar. Cunku, ozel sektorde her ne kadar calisma sartlari kotu olsa da insanlar kendilerini gelistirirler. Yatana para verilmez ozel sektorde. Tekel iscileri vb. devlet kurumlarinda calisan tembeller yata yata para kazanabilsin diye Anadolu&#8217;da 15 yasinin altinda cocuklar gunde 16 saat calistiriliyor. Bu tembellere odenen maaslar Turk halkinin cebinden cikiyor. </p>
<p>Kim istemez, 70 milyon kisinin isi olsun, herkes insan gibi gunde 8 saat calissin, kendini gecindirebilecegi para kazansin. Sanki komunistler haric herkes buna karsi&#8230; Tekel iscisi kendini Is Bankasi kulelerindeki, Dogan Holding Plaza&#8217;larindaki kemalist burjuvazinin yasam tarziyla kiyaslayip uzulmek yerine, Anadolu insaninin ne halde oldugunu gorup hallerine sukretmelilerdir.</p>
<p>Son bir cumle daha: TKP, CHP&#8217;nin arka bahcesi olmus.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

