Oğlunuzu yolladığınız yerin “Peygamber ocağı” olduğundan emin misiniz?
By Mehmet Yılmaz on Şub 1, 2010 in Kemalizm, Ulus-Devlet, Yobaz Laikler, zorunlu askerlik
Dikkat: Yazının sonunda bir video klip var.
Yıllardır söylenir durur bir « Peygamber Ocağı » lafı. Doğru mu bu ? Gerçekten askerlik görevini yapmaya gidenler manen güçlenmiş olarak mı geliyorlar geriye? Maddî dünyayı, hatta ana, baba, çocuk sevgisini geride bırakarak, zulme direnmek için ALLAH yolunda ölmeyi öğrenebiliyorlar mı erkekler burada? Meselâ ölüm korkusunu yenebilmek için, fikren, kalben şehit olmaya hazırlandıkları söylenebilir mi gençlerimizin? Zorunlu askerlik sırasında namaz kılmaya, oruç tutmaya, Kur’an okumaya başlayan kaç kişi tanıyorsunuz?
Askerde namaz kıldığı için başı derde giren ne çok arkadaşımız var oysa. Annesi veya karısı başörtülü olduğu için terfi edemeyen. Alkol almadığı için komutanları tarafından alay konusu edilen… Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün karısı başörtülü diye neredeyse darbe oluyordu. Gaziantep’te başörtülü kızlar ilâhî söylediler diye muhtıra veren bir ordudan bahsediyoruz.
Bizim bir ordumuz var. Evet. Ama bu ordu insanların manevî olarak kuvvet kazandıkları bir peygamber ocağı değil. Komutanları Hz Muhammed’i veya sahabeyi örnek almıyorlar kendilerine. Çağdaş uygarlık denen bulanık bir idealleri var. Bulanık çünkü hangi çağdan bahsettikleri belli değil. Bu idealin mucidi Mustafa Kemal Paşa 1938′de ölmüş. Ölene kadar batıya hayran bir biçimde yaşamış. Smokini, şapkayı, tangoyu, batıda ne varsa onu alıp halkına dayatmış. Direnen istiklâl mahkemesi denen müsamere-duruşmalarla idam edilmiş. 1930′ların çağdaş-uygar(!) Avrupası Hitler’i, Mussolini’yi, Stalin’i doğurmuş. Milyonlar can vermiş bombalar altında, Yahudi toplama kamplarında, Sibirya’daki çalışma kamplarında, soykırımlarda…
Bizim ordumuzun elit takımı işte 1930′ların çağdaş-uygar(!) Avrupasına hayran. Avrupa artık bu döneme hayran değil. Avrupa’nın terk ettiği ve hatırladıkça utandığı bir dönem bu. Irkçı, milliyetçi, ulus-devletçi, tektipleştrici, makbul vatandaş ve iç düşman tarif eden bir Avrupa.
“Her Türk asker doğar” zırvasını 1780′lerde Fransızların icad ettiğini biliyor muydunuz? Türk subayların ise bunu Almanlardan örgendiler. Hayran oldukları o asker millet Almanlardan. Zırvadır bu çünkü her Türk insan doğar. Her Ermeni, her Arjantinli ve her Zimbabweli gibi Türkler de insandır.
Beyin yıkama yoluyla vicdanlar susturulabilir tabi. Korku içinde yaşatılarak birer öldürme robotu yapabilirsiniz Türkleri. İlker Bey’in zannettiği gibi “allallalala” demekle Müslüman olunmaz. Bu robotlaşma sürecinden geçen bir insanda insanlık kalmayacağı için Müslümanlık da kalmaz. Zira “Aklı olmayanın dini olmaz”. Bunun için ailesi Müslüman olsa bile robotlaştırılan bir Türk erkeği cami bombalayabilir. Çocukları, kadınları, yaşlıları öldürebilir. 1915′ten sağ kalan Ermeniler, 1938′den sağ kalan alevîler buna şahittir.
İsterdim ordumuzun gerçekten bir Peygamber Ocağı olmasını. İllâ ki din dersi vermek şart değil. Her Türk erkeğinin zorunlu geçiş noktası olan bu yerde ara sıra insanların iyi-kötü, hayat-ölüm gibi konular üzerine düşünmeleri sağlanabilirdi. Kalplerimizin kilitli kapıları biraz olsun ERDEM’e açılabilirdi askerlik sırasında. Ama öyle değil.
Daha askerden yeni gelmiş bir dostumun dediği gibi Türk erkeğinin üç kağıtçılığı ögrendiği bir yerden bahsediyoruz. Kantin subaylarının bulgur alıp “pirinç”, beyaz peynir alıp “kaşar peynir” yazmayı öğrendikleri bir yer orası. Komutanın karısına amelelik yapmayı, özel arabalara kışladan benzin doldurmayı ögrendikleri bir “ocak”. Böyle ocaklara “Peygamber Ocağı” diyerek günaha girmeyin derim.
Platform Haber’den Beytullah Emrah güzel bir klip hazırlamış. İslâm dininin hem şeklen uygulanmasına hem de temel değerlerine karşı çıkan bir orduyu sorguluyor bu video. Başörtüsü yasağını destekleyen bir orduya ibretle bakarken şunu da unutmamak lâzım: “ne mutlu Türküm demeyen düşmanımızdır” diyerek açıkça ırkçılık yapan, Kur’an’ın bu konudaki açık hükümlerine karşı çikan insanlar bu orduda Genel Kurmay başkanlığı makamına kadar yükseldiler. Evet… “allallalala” demekle Müslüman olunmuyor. İlker bey’in ağzında o harflerin yan yana gelmesi bizi ikna etmiyor.
Bu Pazartesi başörtülü analara soruyoruz, oğlunuzu yolladığınız yerin “Peygamber ocağı” olduğundan emin misiniz?
Sıradaki klip İlker Başbuğ için geliyor: “Allah Allah” from platform haber on Vimeo.
3 [?]



50 Yorum
Yazan:toruk Tarih: Şub 1, 2010 | Reply
Güzel olurdu. Yetkililere seslenelim.
Doğru doğru. Benim dedem anlattı. Köyde smokin dağıtılmış. Büyükninem de tango’da çok iyiymiş o zamanki halk eğitim kursları sayesinde.
Buna da birşey denemez. Ben de bir arkadaşımdan duydum. Acemiliğin ilk 10 gününde özellikle buna yönelik bir eğitim veriliyormuş ‘Gıda Maddelerinin Taksonomisi’ diye.
Ben duyduklarımın yalancısıyım.
Yazan:beytullah emrah Tarih: Şub 1, 2010 | Reply
ALLAH ALLAH DİYEN ORDUDAN TALİMATLAR:
Hava Kuvvetleri eski Komutanı Emekli Org. İbrahim Fırtına, görevdeyken dindar insanları rencide edici akla ziyan talimatlar vermiş.
1-“Anayasal düzene karşı siyasi veya dini bir akımın sembolü haline gelmiş çağdışı bir kılık, kıyafet (Başörtüsü ve Manto) ve sakala sahip kişilerin T.S.K’ne ait birlik karargâh, kurum, sosyal tesis ve lojman gibi yerlere sokulmaması yolundaki uygulamalar ile diğer emir ve yönergelerde belirtilmiştir. Askeri Konutlardan istifade eden personel ve aileleriyle, ziyaret maksadıyla gelen sivil personelden giyim tarzı çağdaş olmayan, inkılâp kanunlarına aykırı, siyasi veya dini bir akım veya ideolojiyi belirleyen kılık ve kıyafette olanlar ile tutum ve davranışları ile Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı davrandığı ve irticai görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu tespit edilenler konutlar bölgesine alınmayacaktır.”
2- “Askerî tesis nizamiyelerine (Askeri Lojman, Askeri Gazino, Askeri Hastane, Orduevi, Özel Eğitim Merkezi gibi askerî sosyal tesislerde) çağdaş olamayan kılık kıyafet (Başörtüsü ve Manto) ile ziyaret amacıyla geldikleri tespit edilen kişiler, kıyafetlerini uygun hale getirseler bile nizamiyelerden içeri alınmayacaktır”
3- “Çağdaş olmayan kılık kıyafet (Başörtüsü ve Manto) giyinen personel aileleri kesinlikle askerî hastanelerden faydalandırılmayacaktır. Bu tür personelin kimlikleri tespit edilerek bilgi ve belgeler oluşturulduktan sonra, İstihbarat Başkanlığı’na yazı ile bildirilecektir”
Yazan:Ahmet Cem Özen Tarih: Şub 1, 2010 | Reply
Bugün askerliğim resmi olarak bitti ve sivil olarak rahatlıkla konuşabilirim artık =)
Burada net bir şekilde üst taraf/subay ve alt taraf/ast subay-er,erbaş ayrımı yapmak gerekiyor.
Subaylar resmi ideoloji ile donanırken alt taraf yine halk değerlerinden pek de uzaklaşmıyor.
Askere gitmeden önce sorulsa, TSK’nın islamcı siyaset ilişkisi ile dini uygulamalara bakış açısının birbirinden farklı olduğunu söylerdim. Askerde de bunu gördüm.
Pek çok birlikte cami veya mescit bulunur.Dini pratikte de sistematik bir engel yerine de olsa olsa kişisel tutumlar ve özel şartlar engel oluşturabilir diye tahmin ediyorum.
Dinin muharebe alanında bir motivasyon unsuru olarak kabul edilmesi bir yana, ordu içinde demokratik ve özgürlükçü subayların/astsubayların sayısının ezici biçimde çok olduğunu söylemek gerekiyor.
Bu bakımlardan yazınızdaki alt taraf değerlendirmeleriniz biraz ağır kaçmış.
Buna karşın TSK’nın siyasete müdahalesi ile ne söylesek gene ağır kaçmaz.
Yazan:beytullah emrah Tarih: Şub 1, 2010 | Reply
ben yüksekova’daki birliklerde mescit olduğunu görünce çok şaşırmadım… mescide subay kadrosundan geleni görmediğimde de, gelenlerin daha çok operasyonlara giden alt rütbeliler olduğunu gördüğümde de pek şaşırmadım.
bu ülkede kendine meşruiyet sağlamak isteyen her kişi ve kurum bir şekilde dine referans vermek zorundadır, bu bir realite. ordu da realitenin farkında.
bu yüzden kendini dine karşı değil de dini istismar ettiğini söylediklerine karşı konumlandırması. ve açıkçası halk da gerçeğin böyle olmasını temenni ediyor. farkında öyle olmadığının, biliyor ama değişebileceğine inanıyor. onu dışlamak yerine bağrına basıp da kendisine ısındırabileceğini zannediyor belki de… “gözbebeği” gibi çok ağır ifadelerle sahiplenmesi. halen umudu var, hayal yani… fakat bu durumda da realite öyle değil.
evet, parça parça doğrular ve doğru kişiler heryerde vardır ama bazen bu toplamı pek etkilemez.tsk’nın dinle ilişkisinde de böyle bir matematik var sanırım.
Yazan:ahmet kırcaali Tarih: Şub 4, 2010 | Reply
Yazı Türkiye’nin en tartışmalı resmi kurumu olan TSK hakkındaki birçok soruna değiniyor. bazı meseleler gerçekten de münferid olaylar, tüm TSK’ya teşmil edilemez.
bunun yanında insanların söylemeye çekindiği en büyük problem olan din konusu ise cesurca ele alınmış. bu konuda benim kanaatim de TSK’nın örtük ve halka söz söylemeye fırsat bırakmadan bu konuyu düzenli ve organize politikalarla kontrol ettiğidir. bunun etkilerini her “müslüman” bir parça hisseder.
Yazan:Savaş Özbey Tarih: Şub 6, 2010 | Reply
İslamın Allah’ına ibadet sizin sandığınız gibi namaz ve oruçtan ibadet değildir. Biz Müslüman türkler, siz Müslüman Araplar’ın bu zırvalıkları saçmalama özgürlüğünüz için , eksi 22 derecede Tunceli dağlarında tuttuğum nöbeti de ibadet sayıyoruz. Atam askere gitti. Dedem gitti, babam gitti, ben gittim. İnşallah oğlum da gidecek. Siz eksik kalıverin, vatan sağolsun.
Yazan:Mehmet Tarih: Şub 6, 2010 | Reply
Savaş Bey kesinlikle dedikleriniz doğru fakat, burda konuşulan konu o değil. TSK’nın uygulamaları tartışılıyor burada. Ama ne İslam inancı olmadan bıyığı yeni terleyen askerlerimizin düşmanla çarpışması mümkün ne de TSK olmadan bu.
Yazan:Önder Can Tarih: Şub 28, 2010 | Reply
Kimse TSK için sorunsuz diyemez ama bu kadar katı olmanında alemi yok doğrusu, ben asteğmen olarak görev yaptım işim gereği birçok subay tanırım hiçte inançsız allahsız değillerdir, tugayda mescit vardı mesela nöbeti ve görevi olmayan istediği zaman gidebiliyordu, son günlerde yaşanlara bakıyorumda aklım almıyor doğrusu nasıl bir millet, tarihini bilen, ülkesinin konum ve ihtiyaçlarını bilen nasıl bir vatandaş kendi ordusunu bu kadar yıpratır. Tsk da da elbet problemler var ama kendini bilen hiç bir hükümet eğer başka bir amacı yoksa TSK gibi bir kurumu böylesine tartışmaya açarak yıpratmaz. Allah biliyor ya bu toplumda “Allah ile aldatanlar”ın verdiği zararı hiç bir kimse vermemiştir bu dine… Korcum imansızlardan değil, inancını satandandır, Allah bunların şerrinde Ordumuzu’da Milletimizide korusun. Ve Mustafa Kemal’e gelince, Allah’ın mekanını cennet eylemesini temenni ettiğim ender insanlardandır. Hakkı kolay ödenmez. Hakkında konuşurken iftira atmaktan çekinmek lazım zira helalleşmek pek mümkün değil…
Yazan:hasang Tarih: Mar 1, 2010 | Reply
Daha askerden yeni gelmiş bir dostumun dediği gibi Türk erkeğinin üç kağıtçılığı ögrendiği bir yerden bahsediyoruz. Kantin subaylarının bulgur alıp “pirinç”, beyaz peynir alıp “kaşar peynir” yazmayı öğrendikleri bir yer orası.
Kardeşim bu yazdığınız eleştiri değildir, düşmanlıktır karalamaktır. sağlıklı eleştirelim. bu kadar yıkıcı toptancı yaklaşmayalım. Bu da günahtır
Yazan:beyhude... Tarih: Mar 3, 2010 | Reply
herkesin bildiği üzere;
esas problem her 10 yılda bir darbe girişimi ile fikren değişen dönüşen ve gelişen bir milletin koyun misali yeniden hizaya sokulması ve 10 yıl geriye gönderilmesi.vaktiyle kurulmuş belli kalıpların bir türlü kırılamamasıdır. kırılması istenilen ülkenin yapısı olarak algılanmasın kendi özgürlük sınırı asker tarafından çizilmeyen fikren ve vicdanen hür ve adıyla değil gerçekten demokratik bir halk yönetimi isteniliyor olması. ama dayatılan nedir? belli bir tarafa ağırlık verilmesi! bu tarafın bu ülke evlatlarının binlerce yıllık yaşam alışkanlıkları, kültür ve inancıyla bağdaşmıyor olması.
türkler ata-asker bir millettir. tabiki askerimiz olmalıdır ama askerin kendini bu ülkenin tek sahibi ve efendisi olarak görmesi rahatsız edici.
ülkenin yönetiminde söz sahibi olan etmen kol kası değil fikir ve erdem nitelikleri olsun yeter..
Yazan:isoter Tarih: Mar 4, 2010 | Reply
Duyduklarına fazla inanma;bahsettiğin tipteki adamlar her erde kurumu bağlamaz…
Yazan:Fırat Tarih: May 9, 2010 | Reply
Bu ülke Müslüman bir toplumun ülkesidir. Ordumuz ise devlet kurumları içinde halkın inancını en az yansıtan bir kurum olarak islami değil. Orduya katılan vatan evlatları ise müslüman. Bu orduya katılan kim? Ben Sen O Biz. Yani kısacası bu toplum. Ordunun içindeki islâm düşmanı olan kısmın tasfiye edilerek İslâmi şuurla şuurlanmış dindar Müslüman komutanların işbaşına gelmesi bu sorunu çözecektir inşallah
Yazan:xxxxx Tarih: May 24, 2010 | Reply
Yukaridakilerin çoğuna katılmamak elde değil,Savaş Özbey arkadaşım müslüman ümmettir millet değil,müslüman kardeş ilan edilmiştir peygamber efendimiz (s.a.v) tarafından,Bu sebeple müslümanın Arab’ı Türk’ü olmaz.Basit bir örnek : Askerde herkesin başına gelen bir şey yemek duası sırasında çıkan tanrı Allah tartışması,Allah (cc) 99 esma’ül hüsnası var ve aralarında tanrı yok,tanrı ismi Allah (cc) ismini karşılamaz biz tevhid(tek tanrılı) bir dine inanırız,ayet ve hadislerde affedilmeyecek günahların başında şirk vardır ,bu sebeple ateş tanrısı,su tanrısı, aşk tanrısı, BEREKET TANRISI,güneştanrısı ile Allah(cc) ismini bir tutmak mantıklımıdır, ve daha kötüsü bunu biz düşünüyoruz ve dikkat ediyoruzda 3 ay silah tutmayı yeni öğrenen bir genç ile kelle koltukta kaybedecek birşeyi kalmmamış (bunu daha açarım ama uzatmayayım)insanların karşısına o çocukları sürüp ölürsen şehit ama yaşarsan laik olacaksın diyenler bunu düşünüp bir emirle: yaw bu hep tartışılıyor bir emir verelimde bari tartışma olmasın (Allah Allah diye hücum emri veriyolar ya)diyemiyorlar nedenini sorarım.Ben 1937 de anayasadan devletin dini islam dır maddesi kaldırıldığından beri bu ülkede devlet emri ile ölen bir şahsın şehit olamayacağına(çok üzülerek)inanıyorum bu hususta araştırma yaptım işkembeden atmıyorum sebeplerinide yazarım ama sizde bizahmet araştırın bu üzücü tabloyu göreceksiniz.
Yazan:hakan kaya Tarih: May 25, 2010 | Reply
öncelikle bu vatana şerefle askerliyini doğuda yapmış 5 yaşında bir erkek evladı olan bir baba olarak yazıyorum.yazık yazık bu ülkenin evlatlarını nato askeri yapanlara doğru dürüst eğitim vermeden 2 aylık eyitimede eyitim derseniz terör belasının kucağına atanlara vatan sağ olsun deyip bu ülkenin anaları ağlamasın deyip sonra kendi çocuklarını askere göndermeyenlere göndersede yan gelip yatıranlara yazıklar olsun.derhal profosyenel orduya geçip işinin ehli insanlara gerekli eğitimi ve teçhisatı tam olan maaşları dolgun tazminatı tatmin edici bir yapılanmayla bu iş bitmelidir yeter artık pisi pisine geçlerimiz solmasın analar babalar yanmasın yeter artık.
Yazan:hattab Tarih: May 25, 2010 | Reply
3 adet mermi attığınız kırıkkale ile silah kullanmayı öğrenip, dağlara yıllardır yaşayan kişilere karşı savaşmaya gönderilen Türk genci!
Limonata satabilmek için suyu olmayan boş arazide güneşin altında saatlerce koşturulup sonra limonata limonata diye aranızda gezen kantincileri cebinizde para olmadığı için ağzı kuru, içi yanık vaziyette seyreden Türk genci!
Nedir durumun?
Yazan:Since91 Tarih: May 26, 2010 | Reply
Sevdalısı olduğum dini duygularının samimiyetine kalpten inandığım Asker bir milletin evladı olarak “Oğlunuzu yolladığınız yerin “Peygamber ocağı” olduğundan emin misiniz?” sorusuna EMİNİM cevabı vermekten asla geri durmam.
Yazan:Since91 Tarih: May 26, 2010 | Reply
Elbette bu Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki sorunları görmezden gelelim demek değildir. Her kurumda olduğu gibi Türk Silahlı Kuvvetleri’nde de eksiklikler yanlışlıklar olabilir. Ama yapılması gereken bu hayati kurumu yerden yere vurmak, karalamak değil sorunlarına çözüm yolları aramak yanlışlıklarını akılcı bir mantıkla düzeltmektir. İnsanları Türk Silahlı Kuvvetleri’nden soğutmak, kurumun eksikliklerini kendinden geçercesine alay konusu etmek akıl karı değidir.
Yazan:Umit Erdal Tarih: May 26, 2010 | Reply
@Since91:
Katılıyorum. Yapmamız gereken TSK’nın yanlışlıklarını akılcı bir mantıkla düzeltmektir. Ancak yukarıdaki yazıda alaycı bir üslup kullanıldığını da düşünmüyorum. Tam olarak, nerede “alaycı üslup” görüyorsunuz?
Yazar bir soru soruyor: TSK’nın “peygamber ocağı” olduğu düşüncesinde misiniz, diye. Bu düşünce özgürlüğü çerçevesinde, sorulması son derece meşru bir soru. Fikrini destekleyen delilleri de gösteriyor yazısında.
Burada TSK’ya yönelik ne bir alay var, ne de bir saygısızlık. Düşünce özgürlüğü çerçevesinde insanlar, ordu gibi eleştirilmesi geleneksel olarak hoş karşılanmayan kurumları eleştirel gözlükle değerlendirebilir. Bu düşünce özgürlüğünün sağladığı bir haktır.
Yazan:Cengiz Cebi Tarih: May 27, 2010 | Reply
“Türk Silahlı Kuvvetleri” diye bir şey üretmeye gerek yok.
Parası verilip bekçilik hizmeti alıyorum.
Şimdilik başkasını seçme şansı yok.
Tabiiki yamukları söylenecek.
Parayı gökten-yerden toplamıyorum.
Parasını tam veriyorsam işini de adam gibi yapacak.
Lamı cimi yok bunun.
Bırakınız bu ocak mocak muhabbetlerini.
O devir kapanalı çağ geçti.
Hala insanları utanmaksızın kandırma peşinde olan sözümona kurnazlar var.
Neyin peygamber ocağı Allah aşkına?
Köleliğin bu denli gönüllücesi.
Hayret doğrusu.
Yazan:Umit Erdal Tarih: May 27, 2010 | Reply
Bir arkadaşım, yemin törenindeyken durumundan şikayet ediyor: “Bize sürekli küfrediyorlar. 1 saat koşu, ardından 45 dakika şınav ve mekik, ardından da barfiks çektiriyorlar. Eğer bunları yapamazsak, 10 dakika bekletip, baştan yaptırıyorlar. Yine yapamazsak, hafta sonu iznimizi kaldırıyorlar. Geldiğimden beri hiçbir hafta sonu çıkamadım.” diyor. Bunu duyan yanlarındaki bir sivil diyor ki: “Siz yine şanslısınız. Ben askerliğimi yaparken, bizi ceza olarak, çırılçıplak soyup ayakta bekletirlerdi. Aramızda doktoralı, çocuklu 30 yaşlarında insanlar olurdu. Böyle çırılçıplak tutarlardı bunları.”
Askerliği savunan insanlar şu hatayı yapıyor: İnsanların saygınlıklarını tahrip etmeye yönelik hiçbir eylem, vatan hizmeti olamaz. Bunların tamamı, vatan ödevi olarak adlandırılan kavramın suistimal edilmesidir.
Bizim halk olarak en büyük hatamız şu: Askerliği “peygamber ocağı” olarak gördüğümüzden, orada yapılan zulümlere ses çıkartmıyoruz. Daha kötüsü, bu tür haksızlıkları, “erkekleştirme” olarak görüp alkışlıyoruz. Bu şekilde aslında, o haksızlıkları yapan zorbaların zulümlerine ortak oluyoruz.
Yazan:şehit oğlu Tarih: Eyl 20, 2010 | Reply
yalan dolanla insanların akıllarını çelmeye çalışmayın. Acemiliğin ilk 10 gününde özellikle buna yönelik bir eğitim veriliyormuş ‘Gıda Maddelerinin Taksonomisi’ diye.yok daha neler hiç görmedim böyle bir şey.
İlker Bey’in zannettiği gibi “allallalala” demekle Müslüman olunmaz. sanki son iki yıldır allah allah diye saldırıya geçiyoruz yüz yıllardır böyle değil mi???
Çağdaş uygarlık denen bulanık bir idealleri var. Bulanık çünkü hangi çağdan bahsettikleri belli değil. Bu idealin mucidi Mustafa Kemal Paşa 1938′de ölmüş. Ölene kadar batıya hayran bir biçimde yaşamış. Smokini, şapkayı, tangoyu, batıda ne varsa onu alıp halkına dayatmış. Direnen istiklâl mahkemesi denen müsamere-duruşmalarla idam edilmiş. yediğiniz ekmek aldığınız hava haram zıkkım olsun. iranda olanları gördük acaba böyle bir yazıyı o rejimde yazabilirmiydiniz. şu anda kullandığınız her şey bulank idealin sonucu olduğu aklınıza gelmedi mi? amacınız ordumuza çamur atmaksa zeki tük milleti bu oyununuza gelmeyecektir. altta benzer yorumları yapan körler ise umarım bir gün gözlerini açarlar
Yazan:şehit oğlu Tarih: Eyl 20, 2010 | Reply
evet sırf limonata satabilmek için yapılıyor o çalışmalar. zaten ordunun tek derdi limonata cola su satmak. alamayanlarında karşısında gülüyor komutanları hatta daha da koşturup karşılarında kendileri içiyorlar.bu ne mantıktır nerde eğitim alıp nerde askerlik yaptınız siz.insanları kandırmayın kendiniz kanmışsınız başkalarını kandırmayın bari
Yazan:şehit oğlu Tarih: Eyl 20, 2010 | Reply
@xxxx
devletin dini olmaz devlet bir tanrının önünde secdeye yat(a)maz onun kurallarıyla yönetilemez. din insan içindir kurum için değil
Yazan:Babasının oğlu Tarih: Eyl 20, 2010 | Reply
şehit oğlu,
Türk Silahli Kuvvetleri zamaninda hizaya getirilmis olsaydi, üniformali eskiyalar temizlenseydi,
bunca yil bunca hatayi yapmasaydi pes pese, kim bilir babaniz hayatta olurdu.
internet sitesi fislemekten, darbe plani yapmaktan ve askeri okullardaki kiz ögrencilerle garip isler çevirmekten hudutlari beklemeye vakit bulamiyor bazilari. fuhus çeteleri, kayip iç çamasirlari, “her yola gelir” diye fislenen “hanimlar”…Ve bunlarin hiç birinin hesabini vermeden tirsip giden bir genel kurmay baskani ilker Bey. Yeni gelen adamcaginzin kucagina birakti bütün pisligi.
Siz daha kibirlenin durun “sehit oglu” filan diye. Kimbilir TSK mayiniyla öldü belki de babaniz?
Bir sorusturma açildi mi? Ne kosullarda öldügü biliniyor mu? Hakkinizi aradiniz mi?
Ayrica sehitlik payesini siz degil ancak ALLAH verir. Siz “babami sehitlerin arasina kabul et” diye dua edebilirsiniz ancak.
Yazan:sehit oğlu Tarih: Eyl 20, 2010 | Reply
sayın babasının oğlu
benim babam polisti ve orduyla alakasız bir durumda şehit oldu. yada o devletimiz şehit olarak tanımladı diyeyim.
sanki oradaymış gibi yazmışsınız siz askeri okullardaki kız öğrencilerle ilgili olaylara şahit oldunuz galiba??? yada o bahsettiğiniz planlar yapılırken oradaydınız sanırım?!?! sürekli polislerle birlikte anılan fuhuş çetelerinden haberiniz yok da sanki sadece ordu mensubu kişier sadece fuhuş çetesi kuruyor yada kayıp iç çamaşırlarıyla ilgililer. yada siz onları da birebir gördünüz?? hiç kibirlenmedim babamın şehitliğiyle ilgili bence siz de bununla ilgili bilgi sahibi olmadan yorum yapmyın zira bizim neler yaşadığımız(olay sonrasında) hiçbir bilgi yada fikir sahibi değilsiniz. babamın öldüğü olaydaki aracın parasını da ödedik gelen haciz memuruna bir çok haktan da mahrum kaldık şehitlik beratına rağmen. keşke ben de sizin gibi babamın oğlu olarak sade bir vatandaş olarak kalabilseydim.
son olarak az önce itiraf.comda gördüğüm bir askerin yorumunu yazıyorum belki o zaman sizin yapamadığınız şeyleri gönüllü olarak yapan şerefli askerlerin hepsine birden pislik atmayı bırakabilirsinz.
1. Bizim için vatan, her şeyden kutsaldır. 2. Batı’da yaşayan çoğu insanın aksine, ki bu kesinlikle para için yapılacak bir iş değildir, bizlere “Git.” denilen yere gözümüzü kırpmadan gideriz. 3. Batı’da rahat şartlarda okuyan çocukların aksine, bizim çocuklarımız iki senede bir okul ve çevre değiştirirler (Bunun çocuklarımız üzerindeki etkisini yazmak bile istemiyorum) 4. Bilinenin aksine aldığımız maaş yüksek değildir. 5. Soğuk kış gecelerinde değil evlerinden çıkmak dışarısını aklına bile getirmeyenlerin aksine sıfır derecenin altında, soğukta pusuda bekleriz. 6. Normal bir devlet dairesine gittiğinizde gördüğünüz muameleyi şikayet etseniz bile dikkate alınmazken, askeri bir kuruma dilekçe ile veya başka bir şekilde müracaat ettiğinizde mutlaka sorununuza çözüm aranır ve mutlaka müracaatınıza cevap verilir. 7. Yanımızda görev yapan gençleri ailemizden daha çok görürüz ve onları kendi çocuklarımızdan ayırt etmeyiz ki bunun örneği 15-20 gün önce askerini kurtarmak isterken şehit olan astsubay kardeşimizdir. 8. Yapılan bir yorumda ülkede şartları uygun her Türk gencinin askerlik yaptığı yazılmış. Doğrudur; her genç askerlik yapar. Ve biz, bizlere emanet edilen bu vatan evlatlarını, teslim aldığımızdan daha gelişmiş ve olgunlaşmış olarak teslim etmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışırız. 9. Üç dört yılda bir tayin görürüz ve bu nedenle aldığımız eşyalar çabuk eskir. Ama bunu pek de dert etmeyiz. 10. Bulunduğumuz bölgedeki vatandaşlara elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışırız. 11. Bu vatan için seve seve canımızı verecek olmanın gururunu kimse ile paylaşmak istemeyiz. 12. Dert ve sıkıntılarımızı kimselere belli etmek istemeyiz. Çünkü asker olarak mesleğin şerefi her şeyden önde gelir. Ve son olarak, söz konusu vatansa, gerisi teferruattır.
Yazan:ibrahim kap Tarih: Eyl 21, 2010 | Reply
Mehmet Yılmaz
Oğlunuzu yolladığınız yerin “Peygamber ocağı” olduğundan emin misiniz?
Oğlum yok ama olsaydı peygamber ocağı olduğu için değil ülkesini savunmasını öğrensin diye yollardım.
Dini bile kendi emellerinize alet ediyorsunuz işte peygamberimizin vatan savunmasıyla ilgili sözleri iyi oku ilk emir okumaktır unutma!!!
“İki göze cehennem ateşi dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz ve Allah yolunda nöbet bekleyerek geceleyen göz.( Tirmizî, Fezâilü’l-Cihad 12)
“Bir gündüz ve gece ribat yapmak (Allah yolunda nöbet beklemek) bir aylık nafile oruç ve namazdan daha hayırlıdır. Ölse bile bu işlediği amelin sevabı kesilmez. Bununla rızıklanır, fitnecilerden korunur.” (Müslim, İmâre 163, Hadis no: 1913)
Allah yolunda nöbet tutmanın bereketinden böyle söz eden dinimiz, Allah yolunda savaşarak (cihad ederek) şehit olanların durumunu ise Yüce Allah’ın buyrukları olan ayet-i kerimelerde şöyle anlatmaktadır:
Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz. (Bakara/154)
“Allah yolunda bir gece nöbet (ribât) beklemek bir ay’ı oruç ve ibâdetle geçirmekten daha hayırlıdır. Ölürse dünyada yaptığı ameli ve rızkı devam eder. Kabir azâbından da emin olur” (Buhârî, Cihâd 73; Müslim, İmâre 163; Nesâî, Cihad 39; Tirmizî, Fedâilu’l-Cihad 2; İbn Mâce, Cihad 7)
“Allah yolunda sınırda bir gün bile nöbet tutmak, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır. Birinizin cennette kamçısının yeri, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır. Kulun, Allah yolunda savaş için her yürüyüşü, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır.(Buhârî, Cihad, 6, 73, Bed’ü’l-Halk 8, Rikak 2; Müslim, İmâre 113-114; Tirmizî, Fedâilu’l-Cihad 17, 25, Tefsîr Sûre 3, 22, 56/1; İbn Mâce, Zühd 39.)
OKU OKU OKU!!!
Vatanına çok düşkün olan peygamberimiz bu duyguyu “vatan sevgisi imandandır” diyerek tarihe kazımış ve bu konuda Müslümanlara örnek olmuştur. Gerçektende insanlarda doğuştan gelen vatanına ve milletine ait olma, onlara düşkün olma, onları koruma duygusu vardır.
Vatanı sevmeyi emreden dinimiz elbette ki onu korumayı da emretmiş ve bu uğurda verilen mücadeleyi kutsal görmüştür. İslamiyet’ten başka hiçbir dinde vatanını korumak kutsanmamış vatanını savunurken ölen insanlar şehit olarak adlandırılmamıştır. Hatta sadece yurt savunması sırasında değil kişinin kendi namusunu ve tarlasını, toprağını savunurken ölmesi bile dinimizde şehitlik olarak bahsedilmiştir. Bu hususta peygamberimiz şöyle buyurur: “Bir kimse kendini, dinini, namusunu ve malını korurken öldürülürse şehittir”( Tirmizi, Diyat / 22)
Yazını tek tek eleştirecem…
Türkiye çoğunlukla müslümanların yaşadığı bir ülkedir bundan dolayıdır ki malını,canını,namusunu,vatanını korumaya giden müslüman türk çocuklarının kaldığı yere peygamber ocağı denir buraya giden gençler din bilgisi almaya gitmezler yani sizin anladığınız gibi kışlalar medrese yada cami değildir bununla birlikte komutanların kimi örnek aldığı sizi ilgilendirmez bir insana müslümanmısın diye sormak bile caiz değildir önemli olan hakkın,namusun,şerefin mal güvenliğinin,halkın,vatanın,toprağın güvenliğini tam anlamıyla sağlamaktır bu nedenden dolayıdır ki polislerimizde görevleri başında ölürlerse şehit sayılırlar.Vatanın ve milletinin güvenliği için ölen her müslüman şehittir.Bu ilahi kavramlar için savaşan insanların yeri peygamber oçağıdır.Atatürk’le ilgili atıp tutmuşsun onlar sonra konu bölünmesin oku!!!
Ordu öyle sandığın gibi kafasına göre hareket eden bir kurum değildir bazı normları vardır bu normları günün ve bölgenin şartlarına göre uyarlar bu yüzden orta doğunun ve dinlerin yan etkilerinden korunmak için laiklik(din adamı olmayan) ve demokrasinin vaz geçilmez unsuru olan sekülerizm getirilmiştir ordu vatan ve millet savunmasını kanunlara göre yapar duygulara göre değil…
Ordu dış ülkelere hayran olmaz olsa olsa yönetimler olur oda bizde çok var örneğin AKP,CHP,MHP…Milliyetçi ve ulus devlet politikalarından vaz geçen bir ülke ismi ver yalnız dikkat et örnek istiyorum öyle boş keseden atmakla olmaz iyi araştır oku!!!
“Her Türk asker doğar” zırvasını 1780′lerde Fransızların icad ettiğini biliyor muydunuz?
Yalannnnn Neden mi kanıtlarıyla!!!
Kaşgarlı Mahmud 1074 aynen kullanmış Divan ‘ı Lugatı türk!!!
Cahizin Türklerin Faziletleri adlı kitabında(ilk antropolojik eser), “Türkler askerlik konusunda dünyanın en ileri milletidir”
Havkal’ın çağdaşı Makdisi ise “düşmanların en kuvvetlisi, en kalın boyunlusu, belalara en çok sabredeni, rahata en az alışanı Türklerdir”
Alman generali Moltke “Ordu-milletin en canlı örneği Türklerdir”
Fransız imparatoru Napoléon “Türkler mağlup edilemez”
Avusturyalı mareşal Montecuccoli “Türkler ölmesini biliyorlar. Ben de ölmesini bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim” demiştir.
“Her Türk asker doğar” cümlesini kullanan birliklerimiz:Akıncılar,Teşkilat-ı Mahsusa, 1952 yılında zamanın Yüksek Savunma Kurulu ile Milli Avcı Birlikleri şubesi,Türk Mukavemet Teşkilatı,Özel Kuvvetler Komutanlığı,komondo marşlarının ve ant içmelerinin hepsinde var!!!
Türk subayları bunu almanyada öğrendi diyorsun biz bu cümleyi kullanılırken almanya diye bir ülke yoktu.OKU!!!
Her insan Türk doğmaz annesi babası türk olsa bile!!!
“Aklı olmayanın dini olmaz” diyorsun ALLAH’tan kork!!!Robotlaşmaktan söz ediyorsun nerde askerlik yaptın? robot fabrikasındamı? Fazla filim izleme bizim asker amerikan askerine benzemez bir çoçuğa silah çekemez bizim ne kanımızda var ne kültürümüzde masuma zarar vermek!!!
Ermenileri alevileri şahit göstermişsin kim hangi zülumu yaptıysa o sorumludur büyük bir milleti bu yolla karalıyamazsın.Türk olmanın kanla kafatasıyla alakası %50 bide diğer yarısı var senin bilmediğin!!! OKU!!!
Askerde okuma yazma bilmeyenler okumayı yazmayı öğrenir meslek sahibi olmak isteyenlere meslek dersleri verilir bunlar erdem değilde nedir?Ne bekliyordun üniversite eğitimi mi? askerlik bu ne sanıyorsun düşmanla konuşarak mı anlaşacak bu adamlar? yok efendim kalbimizde kilitli kapı açsalarmış saçmalığa bak sanki nazi yetiştiriyorlar hani eğitimde eğitim olsa 3 ay koş yat ye son ay silah atışı yap. ya arkadaş atılır bu kadar atılır yuh.OKUUU!!!
Utanmadan söylemiş yani arkadaşın boyun eğmiş baş kaldırmamış yani haksızlığa harama göz yummuş öylemi?Kaç kantin sorumlusu var ordu 10000 varmıdır acaba hepsi hırsız yani öylemi?Bunları yapan her kimse o hırsız türk ordusu değil!!! komutan eşlerinin harcamaları onlara erlerin hizmet etmesi tam bir kepazelik biran önce düzeltilmesi lazım…
Dinin temel değerlerine karşı çıkmak ne saçma bir söz dinin temel değerleri nedir?Hani bilmiyorsun belli de bari OKU!!!(Zaten onu koruyor be güzelim)
İkincisi kimin müslüman olduğu kimin olmadığı seni ne ilgilendirir senin haddinemi bunu sorgulamak bunu ancak ALLAH c.c sorgular o bilir ve görür.Ordunun uyguladığı kurallar kişisel kurallar değil devlet politikası ve kanunlardır eğer ordu dinimize karşı çıksaydı bu ülkede okul sayısından fazl cami olmazdı diyanet işleri kurumu kurulmazdı bununla birlikte ordunun görevi namaz kıldırmak din eğitimi vermek yada belirli bir meshebe bağlanıp onun doğrultusunda propaganda yada uygulama yapmak değil ülkeyi savunmaktır bunu yaparkende elbette milli değerler korunur ama siz milli değer diye baş örtüsünü yutturmaya kalkarsanız halt edersiniz bu olsa olsa arab milliyetçiliği olur bu yüzden ordumuz baş örtüsüne karşıdır vallahi bana soracak olursanız beni ilgilendirmez her koyun kendi bacağından asılır isteyen takar isteyen takmaz ben bayan olsam başımı örterek erkeklerden korunmaya kalkmazdım o azınızdan düşürmediğiniz ahlaki değerler var!!!
Sonuç olarak yazıma hiç bir şekilde cevap veremiyeceğinizi biliyorum daha önceki tecrübelerimde bunu gösteriyor bu yüzden OKU OKU OKU!!!
Azdaha unutuyordum bir de babasının oğlu var kız öğrencilerle garip işler çevirmek ne demek?
Terbiyeni takın babasının oğlu!!!
Yazan:ibrahim kap Tarih: Eyl 21, 2010 | Reply
Oğlunuzu yolladığınız yerin “Peygamber ocağı” olduğundan emin misiniz?
Oğlum yok ama olsaydı peygamber ocağı olduğu için değil ülkesini savunmasını öğrensin diye yollardım.
Dini bile kendi emellerinize alet ediyorsunuz işte peygamberimizin vatan savunmasıyla ilgili sözleri iyi oku ilk emir okumaktır unutma!!!
“İki göze cehennem ateşi dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz ve Allah yolunda nöbet bekleyerek geceleyen göz.( Tirmizî, Fezâilü’l-Cihad 12)
“Bir gündüz ve gece ribat yapmak (Allah yolunda nöbet beklemek) bir aylık nafile oruç ve namazdan daha hayırlıdır. Ölse bile bu işlediği amelin sevabı kesilmez. Bununla rızıklanır, fitnecilerden korunur.” (Müslim, İmâre 163, Hadis no: 1913)
Allah yolunda nöbet tutmanın bereketinden böyle söz eden dinimiz, Allah yolunda savaşarak (cihad ederek) şehit olanların durumunu ise Yüce Allah’ın buyrukları olan ayet-i kerimelerde şöyle anlatmaktadır:
Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz. (Bakara/154)
“Allah yolunda bir gece nöbet (ribât) beklemek bir ay’ı oruç ve ibâdetle geçirmekten daha hayırlıdır. Ölürse dünyada yaptığı ameli ve rızkı devam eder. Kabir azâbından da emin olur” (Buhârî, Cihâd 73; Müslim, İmâre 163; Nesâî, Cihad 39; Tirmizî, Fedâilu’l-Cihad 2; İbn Mâce, Cihad 7)
“Allah yolunda sınırda bir gün bile nöbet tutmak, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır. Birinizin cennette kamçısının yeri, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır. Kulun, Allah yolunda savaş için her yürüyüşü, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır.(Buhârî, Cihad, 6, 73, Bed’ü’l-Halk 8, Rikak 2; Müslim, İmâre 113-114; Tirmizî, Fedâilu’l-Cihad 17, 25, Tefsîr Sûre 3, 22, 56/1; İbn Mâce, Zühd 39.)
OKU OKU OKU!!!
Vatanına çok düşkün olan peygamberimiz bu duyguyu “vatan sevgisi imandandır” diyerek tarihe kazımış ve bu konuda Müslümanlara örnek olmuştur. Gerçektende insanlarda doğuştan gelen vatanına ve milletine ait olma, onlara düşkün olma, onları koruma duygusu vardır.
Vatanı sevmeyi emreden dinimiz elbette ki onu korumayı da emretmiş ve bu uğurda verilen mücadeleyi kutsal görmüştür. İslamiyet’ten başka hiçbir dinde vatanını korumak kutsanmamış vatanını savunurken ölen insanlar şehit olarak adlandırılmamıştır. Hatta sadece yurt savunması sırasında değil kişinin kendi namusunu ve tarlasını, toprağını savunurken ölmesi bile dinimizde şehitlik olarak bahsedilmiştir. Bu hususta peygamberimiz şöyle buyurur: “Bir kimse kendini, dinini, namusunu ve malını korurken öldürülürse şehittir”( Tirmizi, Diyat / 22)
Yazını tek tek eleştirecem…
Türkiye çoğunlukla müslümanların yaşadığı bir ülkedir bundan dolayıdır ki malını,canını,namusunu,vatanını korumaya giden müslüman türk çocuklarının kaldığı yere peygamber ocağı denir buraya giden gençler din bilgisi almaya gitmezler yani sizin anladığınız gibi kışlalar medrese yada cami değildir bununla birlikte komutanların kimi örnek aldığı sizi ilgilendirmez bir insana müslümanmısın diye sormak bile caiz değildir önemli olan hakkın,namusun,şerefin mal güvenliğinin,halkın,vatanın,toprağın güvenliğini tam anlamıyla sağlamaktır bu nedenden dolayıdır ki polislerimizde görevleri başında ölürlerse şehit sayılırlar.Vatanın ve milletinin güvenliği için ölen her müslüman şehittir.Bu ilahi kavramlar için savaşan insanların yeri peygamber oçağıdır.Atatürk’le ilgili atıp tutmuşsun onlar sonra konu bölünmesin oku!!!
Ordu öyle sandığın gibi kafasına göre hareket eden bir kurum değildir bazı normları vardır bu normları günün ve bölgenin şartlarına göre uyarlar bu yüzden orta doğunun ve dinlerin yan etkilerinden korunmak için laiklik(din adamı olmayan) ve demokrasinin vaz geçilmez unsuru olan sekülerizm getirilmiştir ordu vatan ve millet savunmasını kanunlara göre yapar duygulara göre değil…
Ordu dış ülkelere hayran olmaz olsa olsa yönetimler olur oda bizde çok var örneğin AKP,CHP,MHP…Milliyetçi ve ulus devlet politikalarından vaz geçen bir ülke ismi ver yalnız dikkat et örnek istiyorum öyle boş keseden atmakla olmaz iyi araştır oku!!!
“Her Türk asker doğar” zırvasını 1780′lerde Fransızların icad ettiğini biliyor muydunuz?
Yalannnnn Neden mi kanıtlarıyla!!!
Kaşgarlı Mahmud 1074 aynen kullanmış Divan ‘ı Lugatı türk!!!
Cahizin Türklerin Faziletleri adlı kitabında(ilk antropolojik eser), “Türkler askerlik konusunda dünyanın en ileri milletidir”
Havkal’ın çağdaşı Makdisi ise “düşmanların en kuvvetlisi, en kalın boyunlusu, belalara en çok sabredeni, rahata en az alışanı Türklerdir”
Alman generali Moltke “Ordu-milletin en canlı örneği Türklerdir”
Fransız imparatoru Napoléon “Türkler mağlup edilemez”
Avusturyalı mareşal Montecuccoli “Türkler ölmesini biliyorlar. Ben de ölmesini bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim” demiştir.
“Her Türk asker doğar” cümlesini kullanan birliklerimiz:Akıncılar,Teşkilat-ı Mahsusa, 1952 yılında zamanın Yüksek Savunma Kurulu ile Milli Avcı Birlikleri şubesi,Türk Mukavemet Teşkilatı,Özel Kuvvetler Komutanlığı,komondo marşlarının ve ant içmelerinin hepsinde var!!!
Türk subayları bunu almanyada öğrendi diyorsun biz bu cümleyi kullanılırken almanya diye bir ülke yoktu.OKU!!!
Her insan Türk doğmaz annesi babası türk olsa bile!!!
“Aklı olmayanın dini olmaz” diyorsun ALLAH’tan kork!!!Robotlaşmaktan söz ediyorsun nerde askerlik yaptın? robot fabrikasındamı? Fazla filim izleme bizim asker amerikan askerine benzemez bir çoçuğa silah çekemez bizim ne kanımızda var ne kültürümüzde masuma zarar vermek!!!
Ermenileri alevileri şahit göstermişsin kim hangi zülumu yaptıysa o sorumludur büyük bir milleti bu yolla karalıyamazsın.Türk olmanın kanla kafatasıyla alakası %50 bide diğer yarısı var senin bilmediğin!!! OKU!!!
Askerde okuma yazma bilmeyenler okumayı yazmayı öğrenir meslek sahibi olmak isteyenlere meslek dersleri verilir bunlar erdem değilde nedir?Ne bekliyordun üniversite eğitimi mi? askerlik bu ne sanıyorsun düşmanla konuşarak mı anlaşacak bu adamlar? yok efendim kalbimizde kilitli kapı açsalarmış saçmalığa bak sanki nazi yetiştiriyorlar hani eğitimde eğitim olsa 3 ay koş yat ye son ay silah atışı yap. ya arkadaş atılır bu kadar atılır yuh.OKUUU!!!
Utanmadan söylemiş yani arkadaşın boyun eğmiş baş kaldırmamış yani haksızlığa harama göz yummuş öylemi?Kaç kantin sorumlusu var ordu 10000 varmıdır acaba hepsi hırsız yani öylemi?Bunları yapan her kimse o hırsız türk ordusu değil!!! komutan eşlerinin harcamaları onlara erlerin hizmet etmesi tam bir kepazelik biran önce düzeltilmesi lazım…
Dinin temel değerlerine karşı çıkmak ne saçma bir söz dinin temel değerleri nedir?Hani bilmiyorsun belli de bari OKU!!!(Zaten onu koruyor be güzelim)
İkincisi kimin müslüman olduğu kimin olmadığı seni ne ilgilendirir senin haddinemi bunu sorgulamak bunu ancak ALLAH c.c sorgular o bilir ve görür.Ordunun uyguladığı kurallar kişisel kurallar değil devlet politikası ve kanunlardır eğer ordu dinimize karşı çıksaydı bu ülkede okul sayısından fazl cami olmazdı diyanet işleri kurumu kurulmazdı bununla birlikte ordunun görevi namaz kıldırmak din eğitimi vermek yada belirli bir meshebe bağlanıp onun doğrultusunda propaganda yada uygulama yapmak değil ülkeyi savunmaktır bunu yaparkende elbette milli değerler korunur ama siz milli değer diye baş örtüsünü yutturmaya kalkarsanız halt edersiniz bu olsa olsa arab milliyetçiliği olur bu yüzden ordumuz baş örtüsüne karşıdır vallahi bana soracak olursanız beni ilgilendirmez her koyun kendi bacağından asılır isteyen takar isteyen takmaz ben bayan olsam başımı örterek erkeklerden korunmaya kalkmazdım o azınızdan düşürmediğiniz ahlaki değerler var!!!
Sonuç olarak yazıma hiç bir şekilde cevap veremiyeceğinizi biliyorum daha önceki tecrübelerimde bunu gösteriyor bu yüzden OKU OKU OKU!!!
Azdaha unutuyordum bir de babasının oğlu var kız öğrencilerle garip işler çevirmek ne demek?
Terbiyeni takın babasının oğlu!!!
Yazan:Ahmet Demir Tarih: Eyl 21, 2010 | Reply
Açıkçası bana yarım saat koşturup, barfiks mekik yapmaları, çıplak soyunup sürünmeleri falan yanlış gelmiyor. Dünyanın en iyi ordusu Amerikanın ordusunu anlatan filmlerde de aynı ağır eğitimleri görüyoruz. Hatta ekşi sözlükte eğirdir dağ komando okulunu aratın. Çok daha ağır eğitim veriliyor ve bu bence büyük oranda gerekli de zaten.
Ama şurada bir sorun var. Bu iş zorla yapılıyor. Yani adam istese de istemese de eğer seçildiyse bu eğitimi almak zorunda. Gelişmiş ülkelerde biraz daha adamın tercihi halini almış askerlik. Para için veya bazen belirli bir meslek kazanmak için adam kendi isteğiyle gidiyor askere. İnşallah bizde de zamanla buna doğru bir gidiş olur. Bu işi gerçekten isteyerek (dini, milli nedenlerle veya para nedeniyle) gidenler yapar.
Zopa olayı da öyle sanıldığı kadar abartı değil. Hatta asker üzerindeki en etkili ceza aslında “askerliğinin uzatılması”. Ben bunu uygulayan komutanların baya etkili olduğunu gördüm. Sopanın tercih edilmesinin tek nedeni şu bence: Pek çok yerde komutanlar kendi sicil puanları yüksek çıksın diye resmi cezaların fazla çıkmasını istemez. Bu nedenle el altından asi asker cezasını bulur. Aklı başında adam kolay kolay sopa yemez. Ha demiyorum ki ceza yemez. Yani bir dangalağın sağını solunu karıştırması yüzünden 150 kişilik bölük bir saat sürünme de yapar. Ama o akşam o dangalak sağını solunu güzelce öğrenir. Kendi içinde herşeyin bir mantığı var yani.
Bir de tabi ordunun (daha doğrusu kurmayların) hem laik geçinip hem de paso peygamber ocağı edebiyatı yapması var. Sonuçta bu ülkede inançsız insan, hristiyan, yahudi, ermeni, rum da var ve bu ordu onlardan da askerlik bekliyor. Ama baştan hain muamelesi yapıp kritik noktalara getirmezler.
Yazan:Babasının oğlu Tarih: Eyl 21, 2010 | Reply
Sayin Sehit oğlu,
Kendinizi 600.000 TSK mensubu ile ayni kefeye koyuyorsunuz. Zorunlu askerlik yapan garibanlar ile savas gemisinden basin mensuplarina tehdit savuran apoletli eskiyalari bir tutmuyorum ben.
çektiginiz çileleri anlatmissiniz, dogrudur. Ama çile çeken bir tek siz degilsiniz ki. Zaruret çekilen bölgelerde doktorlar, ögretmenler ve tabi siradan halk büyük sikinti içinde. Tek dertli siz degilsiniz.
ikinci önemli nokta: Fuhus çetesi, darbe plani vs suçlara sahit olup olmadigimi soruyorsunuz. Ilker Basbug (ki sizin komutaniniz idi) defalarca agzindan salyalar saçarak tehdit etti bizi: “Herkes durdugu yeri bilsin” dedi. Bunu GÖZLERIMIZLE GÖRDÜK, KULAKLARIMIZLA DUYDUK. Bundan önce de eski komutaniniz Yasar Büyükanit internet sitesinden tesettürlü kizlari kasdederek “Gaziantep’te çagdisi kiyafetlerle söylenen ilahi” yüzünden darbe yapacagini yazdi. Bunu da GÖZLERiMiZLE GÖRDÜK. Ama sonradan Yasar Efendi’nin gözü(?) yemedi, “ben yapmadim, bizim çocuklar” filan dedi. (Komutanlariniz sizn kadar cesur degil, temel sorunlardan biri de bu peygamber ocagi zannedilen o kurumda)
Ek olarak, eger “inandigimiz/bildigimiz” her seyi gözlerimizle görmemiz gerekseydi hiç bir sey konusamazdik. SIZIN SEHIT OGLU OLDUGUNUZU NERENDEN BILIYORUZ? çünkü size güvendik, sözünüze inandik. Darbe planlarini didik didik incelemedim. Ama 1980 darbesini ve sonrasini bizzat yasadim.
Fuhus çeteleri? Bu kadar agir bir suçlama eger iftira olsaydi :
1° Genel Kurmay adam gibi tepki verirdi,
2° Bir sürü isim, yer, tarih, delil veren gaztelere dava açilirdi,
3° Savcilar bu iftiralari bu kadar dikkate almazdi,
4° Deniz kuvvetlerinden üst düzey komutanlar tirsip istifa etmezdi.
insansiz uçak skandali konusunda savunma yapamadi ilker efendi ama hiç olmazsa kivirmaya çalisti degil mi dansöz gibi? Fuhus konusunda tik yok. çünkü donunu orada burada birakanlar susuyor.
Siz sayin sehit oglu, iyi insansiniz ama terbiyesiz ve haddini bilmez komutanlarin emrindesiniz.
Size emanet edilen acemi erleri belki “evladiniz gibi” belki “caninizdan çok” seviyorsunuz ama bazi is arkadaslariniz onlari cezalandirmak için ellerine el bombasi tutturup pimini çekiyor. Bu da var. Belki bu sapik komutanlarin da esyalari çabuk eskiyordur tayinlerden dolayi ama elinde bomba patlayan o çocuklar su anda topragin altinda. Kurtlar ve böcekler yiyor gözlerini, kulaklarini.
Gözümle görmedim, sadece tahmin benimkisi.
Elinizdeki silahin kimin parasiyla alindigini unutmayin, bir gün size bir komutan “VATAN ICIN yürüyün Ankara’ya basbakani ve millet vekillerini asalim” derse ne diyeceksiniz?
Vatan için olduguna göre gerisi teferruat mi diyeceksiniz? Türk askerinin akli ve vicdani yok mudur? Bu kadar ROBOTLASMIS MIDIR TÜRK ASKERi?
Yazan:tayfun_korkut Tarih: Eyl 21, 2010 | Reply
Askerlik diye birşey yok. Kölelik bu… Rütbelilerin egolarını tatmin ettikleri, sivil iradeye ”ordunun gücünü tanıyın, anlayın, ayağınızı ona göre denk alın” mesajını vermek için tasarlanmış bir kurumdur zorunlu askerlik. Gerçek anlamda askerliği uzman çavuşlar yapar. Altındakiler kölelik yapar, üstündekiler yan gelip yatar. Bütün bu gerçeklerden bihaber midir acaba AK Parti ki, hala ”tek tip askerlik çalışmaları sürüyor” denebiliyor? Uzun dönem köleler kurtulsun derken bu cehennem çukuruna üniversite mezunları da çekilmeye çalışılıyor. İradesiz, omurgasız üniversite mezunları ileride nasıl cesur kararlar alabilecek, cuntacılara karşı çıkabilecek? Cuntacıların elinde 6 ay değil de, 9 ay mı kalsınlar, yoksa 12 ay mı? 6 ayda amelelik yapıp, birçok yeteneğini, bilgisini kaybeden kısa dönem asker, 12 ayda herşeyini kaybeder. En baştan okuması gerekir.
Hijyen yok, su yok, yemekler, bulaşıklar temiz değil, dayak var (hem de nasıl?, askeri süründürüp pis pis sırıtan komutanlar var. ”Sizin bitirdiğiniz üniversitenin burada kıymeti yok, benim dediğimi yapacaksın, yoksa sürünürsün” diyenler var… Var da var. Bütün insanlık dışı muameleler var. Düşman işgalinde olsak bile, bu eziyeti çekmezdik. Bu nasıl bir mantık, nasıl bir vicdan? Yok mudur bunları dile getirecek bir babayiğit?
Yazan:İbrahim kap Tarih: Eyl 21, 2010 | Reply
tayfun_korkut
Zorunlu askerlik 1843 yılında getirildi yaş sınırı 20,zorunlu askerlik süresi 4 yıldı. Tanzimat yeniliklerinin/reformlarının bir parçası olarak görülüyor.Neden zorunlu askerliğe ihtiyac duyuldu?Osmanlı 18. yüzyılın gereklerine ayak uyduramadı Tanzimata çok geç başladı geri kalmış bir imparatorluk haline gelmişti,imparatorluğun yıkılaçağını anlayan 2.Mahmud reformlara başladı.Bir çok alanda reform yapıldı fakat teknoloji eksikliğinin her alanda farkındaydı bundan dolayı osmanlı eğitime yönelik kurumlar kurdu (harbiye,bahriye,tıbbıye,rüştiyeler,kız öğretmen okulu gibi) daha bir çok reform yapıldı meşrutiyete kadar.Osmanlı bu durum içerisindeyken askeri anlamda ateş gücünü artırması gerekiyordu bundan dolayı zorunlu askerliğe geçilmiştir öyleki savaş dönemlerine zorunlu askerlik yaş sınırı 45 zorunlu askerlik 14 yıla kadar çıkmıştır.,
Bu durum içerisinde olan sadece osmanlı değildir örneğin ilk Eski mısır,Napolyon savaşları sırasında fransa,amerikan iç savaşları (1861-1865),1.ve 2. dünya savaşlarında ingilizler!!!,2.dünya savaşında almanya,japonya
Usa 1973 vietnam savaşının sonuna kadar dönem dönem zorunlu askerliği sürdürdü.En son örneklerden israil ve bazı arap ülkeleri var.
Yani tarihi incelediğimizde hiç bir ülke zorunlu askerliği keyfi nedenlerden ötürü getirmiyor olağanüstü şartların bir dayatması bu.
Bizim ülkemizde ise 1843 yılından beri zorunlu askerlik kalkmamış ,cumhuriyet dönemindede devam etmiş çünkü olağanüstü koşullardan kurtulamamışız örneğin
cumhuriyet dönemindeki isyanlar maddi imkansızlıklar,2.dünya savaşı,soğuk savaş(1991 e kadar),terörizm iran,ırak ve suriyede bulunan diktatör rejimler,1.körfez savaşı,2.körfez savaşı,NATO ‘ nun varlığı!!!Aslında şunu kısaca söyliyim paran yoksa çok tehlikeli bir coğrafyada yaşıyorsan mecbursun 1 tank’ın yoksa 100 askerin olmalı!!!Ya şimdi sakın tank alsaydılar felan demeyim para mı vardı arkadaş…
Efendim üniversite mezunları bir cehennem çukuruna çekiliyormuş yahu köylü mehmet efendinin oğlundan ne farkın var o çekiyorsa bende çekecem sende çekeceksin fedekarlık etmeden asker olunmaz.İradesiz omurgasız üniversite mezunlarından çok var ama bunlar bizim ordumuz yüzünden değil.şimdiye kadar gidip gelenlerin hepsi aslan gibi geldi mansallah:)
Yahu siz askerlik yapmamışsınız o belli bir kere ikincisi askerlik yan gelip yatma yeri olmuş zamanımızda sizin haberiniz yok bir kaç yer hariç sabah akşam yatarsın şimdi o askerlik şartlarının zor olduğu komondo tugaylarıda özel oldu.bir diyer hususta dayak birde diyorsunuz hemde nasil diye yahu bir sor yeni gelenlere varmi dayak !!! o iş kalkalı çok oldu!!!Temizlik hijyen diyorsun bunları komutanlar denetlerler o kadar da değil.
Son olarak askerlik herkezin vatan savunmasına katkı vermek için yaptığı bir iştir bu işi yaparken her vatandaş eşit olmalıdır çünkü hepsi aynı duygu içerisinde vazifesini yapar üniversite bitirdim ben diğer insanlardan üstünüm demek askerlikte geçerli değildir her halde üniversiteli şehitleri ayrı bir yere gömüyorlar diyemeyiz hepimiz aynı yere gideceğez sonuçta.Anlaşılan üniversiteyi bitirince köylü çocuklarıyla aynı statüde olmayı egona sindirememişsin bir de komutanların egosundan bahsediyorsun komik olmuş.unutmayalım ki vatan savunması her yurtaşın görevidir ve herkez kanunlar önünde eşittir ben bir üniversite öğrencisi olarak köylü,işci veya bu ülkenin her hangi bir evladı ile askerlik yapmayı yan yana vatanı milleti savunmayı kırk üniversiteye değişmem.
Yazan:Tayfun Tarih: Eyl 22, 2010 | Reply
O da çekmesin, ben de… İşkencede değil, insanca yaşamakta eşitlenelim
Yazan:Tayfun Tarih: Eyl 22, 2010 | Reply
Gözlerimle gördüklerime inanacağım, sizin bilgi sahibi olmadan sahip olduğunuz fikirlere mi?
Hiç kimse askeriye Türkiye’nin en güzel yerlerini parsellerken, generallere, albaylara ve ailelerine tahsis ederken ”imkansızlıklardan” bahsetmiyor.
Sanırım siz yan gelip yatan rütbeli torpillilerindensiniz. Ancak, benim gördüğüm askerlikte yan gelip yatmayı bırakın, günde 3 saat uykuyla yemekhane temizliğinden tutun da, tuvalet temizliğine kadar herşeyi yapıyordu kısa dönemler de, uzun dönemler de. Gözlerime inanırım ben, dedikodulara, kulaktan dolma bilgilere değil.
Bu kadar da basit ve klişe bir yorum olabilir mi? Yağmurlu havada çim sulayarak mı vatana hizmet ediliyormuş? Her sabah yaprak toplayarak mı? E biraz mantığını kullanabilen bir kişi de takdir edebilir ki, her askerin eline silah verip teröristin karşısına dikersen, yıllarca dağlarda yaşamış terörist, tabi ki, 6 mermi atıp nöbet bekleyen zavallıya karşı daha başarılı olacaktır. Bu olay, göz göre göre gençleri ölüme atmaktır. Bunu askeriyenin içinde birçok rütbeli dahi kabul ediyor. Bir rütbeli asker, eğitim sırasında şunları söyledi:
”Bana kalsa, 30 yaşındaki kısa dönemcinin buraya gelmesi saçma. Ne benim bir işime yarıyor, ne kendisine bir faydası var, ne de vatanına, milletine. Sistem böyle gelmiş, biz de mecburen görevimiz icabı bunu yapıyoruz. Bu kadar isteksiz binlerce üniversite mezunuyla uğraşmaktansa, maaşlı ama bu işi isteyerek yapacak profesyonellerle uğraşmayı yeğlerim. Size yapılan masraflarla hiçbirşey elde edememektense, 10′ununuzun yaptığı işi tek başına yapabilecek, profesyonel bir askeri yeğlerim. Ama sistem böyle, yapacak birşey yok”
Yani İbrahim Bey bu işi herkesten iyi biliyor.
Siz üniversiteyi bitirin, doğuda bir askerlik yapın, ondan sonra tekrar yorumlaşalım burada inşallah. Orada görürsünüz kimlerin yan gelip yattığını, kimlerin köle muamelesi gördüğünü. Ben de sizin gibi duygularla gittim askere, tertiplerim arasında da Nefes filmini seyredip, çok büyük milliyetçi duygularla askere gelen arkadaşlarım vardı. Büyük çoğunluğu en geç 2 hafta içinde vatan-millet düşmanı oldu. ”Allah bize böyle eziyet eden devletin belasını versin” dedi. Böyle mi olması gerekiyordu? İnsanları vatan sevgisinden de, milliyetçilikten de soğutuyorlar. PKK zihniyetli adamı da zorla askere alıyorlar, adamlar bir yolunu bulup, dışarı bilgi sızdırıyorlar, sonra da ”ya nerden bilgi alıyorlar da operasyon düzenliyorlar?” diye 30 yıldır soruluyor bu saçma soru. Zorunlu askerliğin zararlarını anlatmakla bitiremem.
Biz çoban çocuklarıyla da, kapıcılarla da beraber yaşıyoruz, toplumda kendimizi bu insanlardan tecrit etmiş falan değiliz. Bu ucuz Anadolu marksizmiyle kimseyi uyutamazsınız. Eşitlik değil, eşitsizliğe neden oluyor zorunlu askerlik. Torpilliler, komutanlara yakın olanların diğerlerine nasıl eziyet ettiğini görüyorsunuz. O çok sevdiğiniz köylü çocuklarının kendini ifade edememekten, savunamamaktan dolayı nasıl dayaklar yediklerini, hasta bırakıldıklarını göreceksiniz. Kısa dönemler bazı istisnai durumlar hariç dayak yemiyor. Emin olun, ben sizden çok daha fazla düşünüyorum bu köylü çocuklarının insanca yaşamasını. Rütbelilerin bu ”cahil”lere nasıl davrandığını görünce sindiremiyorum bu insanlık dışı manzaraları görmeye. Kendini ”modern, ilerici” zanneden rütbelilerin bu insanlarla dalga geçmesini, aşağılamasını, dayak atmasını ”eşitlik olarak niteliyorsanız, ben sizin anladığınız ”eşiktlik”ten yana değilim. Onlar dayak yiyor, biz de mi yiyelim yoksa? Yoksa, onlar da dayak yemesin, biz de yemeyelim de mi eşitlenelim? Yoksa, 100 kişiyi bir koğuşa sokup, uzun dönemini de, kısa dönemini de sinir hastası etmektense, daha az sayıda ama etkin maaşlı askerlerle mi bu ülkeyi savunalım?
Siz de askere gidin, gelin, ondan sonra birçok konuda benimle hemfikir olacaksınız. Sizi temin ederim. Onun için size daha fazla laf anlatmayacağım. Kendi gözlerinizle görün, yaşayın.
Yazan:ibrahim kap Tarih: Eyl 23, 2010 | Reply
Açıkcası bazı konuları kasıtlı olarak abartığınızı düşünüyorum bu ülkede sadece siz askerlik yapmadınız ben askerlik yapmamış olsam bile yorum yapabilecek kadar askerlik yapmış tanıdığım var.
Herzaman duyduğumuz içi boş olan bir söz türkiye’nin en güzel yerleri diyorsunuz yahu türkiye’nin heryeri güzel ikincisi bulunan kışlalara yada askeri üstlerin stratejik konumlarını göz önünde bulundurun eğer kastettiğiniz subay gazinoları veya konutlar ise orda haklısınız yalnız bu durum bize şehir planlamasında ne kadar geri kaldığımızı gösterir.Bununla birlikte biz türkler kendimizi tarihden gelen alışkanlıklarımız yüzünden biraz yukarda görmeye alışkınız doğruyu haykırmamız gerek aslında para yok arkadaş hiç olmadı bu ülke 1950 lerde bir kaç fabrikayı marshall yardımlarıyla kurdu yeni silah teknolojilerine hibeyle kavustu şu anda durum fazla farklı değil yine para yok ama hakkını vermek lazım sağolsun AK parti tank fabrikasınıda helikopter fabrikasınıda kuruyor demek ki bazı şeyler yavaş yavaş oluyor şu anki gayri milli hasılanın yüzde 60-70 orduya gidiyor ama bu miktar amerikanın 100 de 1 yani nasıl bu ülke paralı/özel askerlik sistemine geçsin eğitimemi sağlığa mı para ayıralım yoksa askere mi?Bazı hatalar varsa düzeltilsin tabi ama unutmayalım bunu askerlikten soğutmadan orduya zarar vermeden yapmalıyız yapılan kötülükler münferittir!!!Bu ordu iyisiyle kötüsüyle hepimizin…
Hadi canım sende yemekhane temizliği diyorsun daha dün pis diyordun o işler nöbetle olur bir kere haftada bir kezde temizlik yap arkadaş omu zoruna gitti yani evini temizliyorsunda kışla evin değilmi temizliyeceksin tabi yahu karalıyımda nasıl olursa olsun diyorsun…
Yani ben sizin askerlik yaptığınıza inanmıyorum kusura bakmayın anladığım kadarıyla şu özel askerlik gelsede askerlikten yırtsak diyorsunuz zaten teröristlerle artık özel timler mücadele edecek bunu bildiğiniz halde hala çarpıtıyorsunuz yahu askerde çim biçtiysen kaldığın yerin bahçesini temizledin bunun yanında atış talimide yaptın amaç burda seferberlik halinde tamamen acemilerin eline kalmamak.4 komando tugayı 30 ağustosda sınır karakollarına yerleştirildi bunların hepsi paralı/özel askerlerimiz yani şunu bir türlü anlamıyorsun para yoktu zamanında yapamadılar şimdi yapıyorlar bana deselerki 1000 tane paralı askermi yoksa f16 mı ben maddi imkanım kısıtlıysa f16 derim şimdiye kadar ki dönem böyleydi şimdi ise bazı konularda çok eleştirdiğim ak parti allah razı olsun getirdi paralı askerliği artık yarım yamalak eğitimle terörristin önüne çıkmayacak kardeşlerimiz eğitimli kardeşlerimiz mücadele edecekler.Bana göre 30 yaşında da olsan 90 yaşında da o senin vatanına milletine bir borcun yapacaksın paramız yoksa iman dolu yüreğimiz var!!!
Yok o çok büyük milliyetçi duyguların hepsinin içi boşmuş bu şuna benziyor ben mhp liyim ülkücüyüm türküm vatanımı canımdan çok seviyorum amaaaa rüşvet bulursam yerim mafyayla işim olur tanışıyım dost olıyım kaçakcılık benden sorulur vergi kaçırıyım ama sırası geldiğinde de benden fazla milliyetçi yoktur bıraksanıza çocukmu kandırıyorsunuz.
Son olarak ucuz anadolu marksizmi diyorsun bunu yapan sensin bir kere üniversiteli diyerek zaten sınıflandırdın kendi yazını bir daha okumanı tavsiye ederim bizde köylü işçi yada üniversiteli,doktor,mühendis,asker sınıfı yoktur TÜRK milleti vardır bununla birlikte size şunuda hatırlatıyım kominizmde 3 sınıf vardır köylü,işçi ve elit okumuş kesim tabi sınıfları ortadan kaldırmak için gelen bir ideolojinin yeni sınıflar yaratmasıda ayrı bir komikliktir.Evet konumuza dönecek olursak son olarak şu dayak olayına gelirsek bu askerlerin sorunu değil toplumsal bir sorundur hepimiz yemişizdir bir yerden ben babamdan başkası annesinden bir başkası polisden,askerden kim savunabilirki dayak yemeyi veya atmayı insanlık onuruna sığmaz tabi bazı eşekler hariç!!!Eğer gerçekten böyle olaylar varsa konuşmalıyız kınamalıyızda ama bu türk ordusunu kınamamızı gerektirmez uyarmaktır destek çıkıp düzeltmektir görevimiz yıpratmak değil!!! ve şunu herzaman hatırlamalıyız eğer şu an biz özgürsek rahat uyuyabiliyorsak birileri bizim için uyumuyor canını tehlikeye atıyordur eğer türkiyenin bölgesinde askeri olarak bir düşmanı kalmadıysa ve bunun farkında olan ak parti komşuluk ilişkilerini sıfır sorun politikası haline dönüştürebiliyorsa bu hatalarıyla sevaplarıyla TÜRK ordusunun ve milletinin fedakarlığı sayesindedir ben genç bir türk genci olarak artık türk milletinin uyanışa geçtiğini ve geçmişteki çektiğimiz çileleri çocuklarımıza anı olarak anlatacağımıza inanıyorum.
Günün espirisi; Ak parti bir kaç hatasını düzeltsede ak partili olsam
Ne yazık ki türkiyenin vizyon sahibi olan tek partisi:)
Yazan:Tayfun Tarih: Eyl 23, 2010 | Reply
Söylediğim sözlerden art niyet veya tutarsızlık aramaya çalışmak yerine ne dediğimi anlamaya çalışsan keşke. Devrecilik ya da sıracılığın olduğu her yerde (bu da ordunun büyük çoğunluğu) kısa dönemin uzun döneme göre bir ayrıcalığı yoktur. Askere gitmemişsin bari gideni dinle ve anlamaya gayret et. Senin gibi çok tanıdım askerde. Şimdi hepsi biliyor işin iç yüzünü.
Bu kafa yapısı hiç mi değişmeyecek? Seferberlik mi kaldı? Bir atom bombasıyla bir şehir imha edilebiliyor. Seferber olsan ne olacak?
Kusurunuza bakmıyorum. Sadece size acıyorum.
Duvara laf anlatsam anlardı. Mesele kaldığın yere bakmak değil. Mesele çim sulamak değil. Mesele YAĞMURLU HAVADA çim sulamak. Büyük harfle yazmayınca dikkatini çekmiyor sanırım. Bu da sadece bir örnek. Dikkat çekmeye çalıştığım husus mantıksızlıklar. Bunu rütbeli
rütbesiz herkes kabul ediyor. Herkes sistemden şikayetçi. Siz de askere gidince anlayacaksınız ne demek istediğimi. Bugün PKK istese bir çok karakolu taburu hatta alayı imha edebilir. Güvenlik zaafiyetlerinden acaba hiç haberiniz var mı? Bir saldırı geldiğinde cevap vermek için gereken bürokrasi ve zamandan haberiniz var mı? Doğuda askerlik yapanlar PKK’lıların insafına kalmış durumda. ABD’de bir üsse en yakın 5-10 km kadar yaklaşabiliyorsunuz. Doğuda bir taburun dibinde apartmanlar var. Çocuklar taş molotof kokteyli atabiliyor içeriye. İçinde yaşadığınız ülkeden haberiniz yok. Haberlerde vermezler bunları tabi.
Hiç boşa sevinme. Nöbetçiler de uyuyor. Bütün gün amelelik yapmış adamı gece nöbetine dikerlerse adamın uyumaktan başka çaresi yok. Yani tekrar ediyorum çoğu asker Allah’a emanet yaşıyor. PKK istese çok daha büyük darbe vurabilir orduya. Hala uyanmamakta ısrar ediyorsunuz. Ulusal TV kanallarının zırva haberlerini programlarını seyretmeyi kesip biraz doğuyu gezin bir görün. Ufkunuz açılır. Kayseri’nin doğusunu gördünüz mü siz hiç?
Zorunlu askerlik kalkınca bundan sadece üniversite mezunları değil herkes faydalanacak. Lütfen gözlerinizle okuyun.
İşte sizin komünist düşüncelerinizi size göstereyim:
Herşeyi devletten bekleyen´devletimiz güçlü olsun da biz aç kalmaya razıyız zihniyeti. Size tavsiyem ordusu çok kuvvetli ama halkı aç Kuzey Kore’ye gitmeniz. Devletçi ve milliyetçi duygularınızı doya doya yaşayıp tatmine ulaşabileceğiniz eşsiz bir ülke. Özel sektör yok özel teşebbüs yok. Tankı da helikopteri de merkezi devlet üretir sadece.
Hiç kimse durup dururken dayak atacak kadar sinir hastası olmaz. En tepedeki adam altındakine kötü davranınca bu tepeden aşağı doğru gidiyor. Bugün Türkiye’de yaşanan problemlerin birçoğunun temelinde TSK’nın sistemi var. Türkiye’deki bütün kurumlar kendini bazı yanlışlarına rağmen modernize etti kabuk değiştirdi. Ama TSK bugün Türkiye’nin gelişmişlik düzeyini yansıtamayacak kadar eski bir zihniyetle yönetiliyor. Yanlış giden hiçbirşey değişmiyor. Bu düzen rütbeli rütbesiz birçok askeri sinir hastası ediyor. Adamın emrine veriyorsun tinerciyi sonra buna iş yaptır diye sorumluluk veriyorsun. Eğer o iş yapılamazsa sorumlu komutanın başı yanıyor. O da kendini dayak atmaya mecbur hissediyor. Yahu askere giden yakınlarınız size bunları hiç mi anlatmadı? Bugün Türkiye’de dayak kültürünün olmasındaki en önemli etkenlerden biri TSK’dır. İnsanları özgürlüklerinden hayatlarından işlerinden eşlerinden aylarca ayırırsanız bu insanlar illa ki isyan edecektir. Bu isyanı da ancak kuvvet kullanarak bastırabilirsiniz. 100 kişilik koğuşta kalmak nasıl bir duygu bilir misiniz? Kafayı yersiniz kafayı. Bi de devrecilik varsa ve üst devre sizi ezmeye kalkarsa… Bi de üstüne üstlük komutan kısa dönemlere gıcık kapan birisiyse ve sizi süründürürse…
Bir olay anlatıp yorumumu bitircem. Bir uzun dönem asker sözlüsü olan bir kızın kendisine bir süre cevap vermemesi üzerine facebook profiline baktığı sözlüsünün başka biriyle resmini görür ve kafayı yer. Nöbette kafasına sıkar ve intihar eder. Bu ve benzeri kaç olay var haberiniz oluyor mu hiç bunlardan? Ulusal gazetelerimiz TVlarımız bunları anlatıyor mu hiç? Herşeyi TVlarda gördüğünüz kahramanlık hikayelerindeki gibi mi zannediyorsunuz? Her asker nişanlısı ya da sözlüsünün 15 ay beklediğini mi sanıyorsunuz? Askerden dönenlerin hepsinin işlerini kaldıkları yerden devam ettirdiklerini borca falan girmediklerini mi zannediyorsunuz? Askeriye içinde meydana gelmiş kaç tane kaza ve cinnet cinayetinin ”PKK saldırısı sonucu şehit oldu” diye geçiştirildiğini biliyor musunuz? Açık açık PKK propagandası yapan adamlarla aynı koğuşta kaldım ben. Yatağının üstüne Abdullah Öcalan posteri asan koğuş arkadaşı oldu bir akrabamın. Bu ordu ülkemizi koruyor diye hala kendimizi kandırmaya devam mı edeceğiz yoksa artık gerçekleri mi konuşacağız. Bir hayal dünyası içinde yaşıyorsunuz. TV ve gazeteler aracılığıyla oluşturulduğunu sandığım bu Matrix’ten çıkmanızı ve gerçekleri görmenizi diliyorum. Sözleriniz argümanlarınız çok ezber ve klişe.
AK Partiyle ne alakası var bu konuların? Daldan dala atlamışsınız.
Yazan:Tayfun Tarih: Eyl 23, 2010 | Reply
@ İbrahim
Size son olarak Kenan İmirzalıoğlu’nun oynadığı Yazı Tura filmini izlemenizi tavsiye ederim. Az da olsa ucundan bazı gerçekleri göstermişler.
Yazan:alp arslan s Tarih: Eyl 23, 2010 | Reply
Askerken gördüklerimden bir kaç örnek;
1- Bölüğe girer girmez “intihar edenin cenaze namazı kılınmaz yazar”… İlker beyin “Allalala diyen asker” mantığı ile aynı nedenden.
2- Bütün kantinler açık verir ve açık; erlerden toplanan para ile kapanır ve açığın sebebi; komutanın astsubayın üstünden marlboro aldırması, astsubayın parayı ödememesidir.
3- Tüm komutanlar çok iyi küfrederler ve hiç duymadığınız küfürleri askeriyede duyarsınız.
4- Kısa dönem askerlerin son aylığı ödenmez, komutanlar bu parayla viski içerler, bunu da içtimada gülerek anlatırlar.
5- Komutanın köpeği; astsubay köpeklerini (erkek köpekleri bile)becerir ve erleri ısırır.
6- Cuma namazı bölük içinde kılınabilir ama hutbe hiç değişmez ve arapçadır.
7- Nöbetçi komutan; nöbet gecesi ya içerek kırmızı nokta seyreder, yada evden getirdiği çarşafında yatar.
8- Komutanlar genelde cahildir ama Filistinli Şeyh Ahmet’in İsrail tarafından füze ile vurulduğunu bilir ve bunun için çok sevinçli olduklarını çekinmeden söylerler.
9- Süreli askerlik yapanların birgün gideceklerini bildiklerinden hem kahrolur hem de yapmadıkları eziyeti bırakmazlar.
10-Komutanlar genelde beleşçidirler. Damacana suyu almaz ama bölükteki sudan 2km ötedeki lojmana 2 asker ile su gönderiler (ellerinde taşıtarak)
Sonuç: TSK, şu sıralar peygamber ocağı değildir. Yukarıdaki 10 sebebe 100 sebep daha ekleyebilirim.
Yazan:yuh Tarih: Eyl 23, 2010 | Reply
@alp arslan
bu nasıl bir yazıdır arkadaş pkk lılar bile yazmaz bunu söylediklerinin hiç mi hiç astarı yok tamamen yalanlarla dolu
bu ne mantık bu ne yorumdur ya
kısa dönem askerin değil tüm askerlerin parası kuruşu kuruşuna ödenir o konuyla ilgili en küçük hata bile bölük komutanının bölük astsubayının askerliğine bedel olur ordudan affedilmeden atılır.
yazdıklarının her kelimesi senin cahilliğindir başına gelmişse yine senin cahilliğin yada vurdumduymazlığındır bir yere şikayet yazısı yada dilekçe yazısı bile yazmayı akıl etmemişsindir.
yukarıda da bir çok yorumdan çıkan sonuç bu yazıları yazanların askerlikle ilgili bir tek kanun maddesi bile okumadığını hariçten gazel değil işkembeden salladığını gösterir.
alparsan seni tekrar askere almaları lazım çünkü adam olamamışsın orada.
askere gitmeyenrin ve halkın üzerinde bir etki yapma çabasındasınız.birilerinin piyonu olarak çirkin berbat ve haince bir oyunun parçasısınız.
oturup düşünün neler yazdığınızı ve neye hizmet ettiğinizi anlayın. birileri vatan uğruna ölmeyi göze alarak can hıraş çalışırken sizin bu yazdıklarınız bırakın komutan dediğiniz kişileri o siperlede vatan için dövüşen insalara bir kurşun olarak gitmektedir. ne yaptığınızın farkına varın artık.
pkk lı kanı bozuklardan çok daha büük bir ihanet içindesiniz bun bilesiniz…
Yazan:ibrahim kap Tarih: Eyl 23, 2010 | Reply
Ben yeterince anlattığımı düşünüyorum Tayfun bey kendisi bazı düşünceler yaratıyor sonrada onlara inanıyor askerliğin ne olduğundan bir haber!!!Askerlik yapmış ama ne yaptığını bilmiyor egosu ezilmiş onun intikamı peşinde yapılan yanlışları genelliyor bunuda art niyetli yaptığı belli aslında söylenecek fazla bir söz kalmadı ben ordu çok para harcıyor paralı askerlik olursa(su anda var zaten) daha fazla harcar moderleşmeden ödün veririz diyorum o beni kuzey koreye yollama peşinde koministler gibi ülkeyi böldün okumuş okumamış ayrımı yapıyorsun diyorum kominist sensin diyor bunuda tank ve helikopter fabrikasını devletin yaptığını sanacak kadar cahil benim argümanlarımdan söz edip kendisi genel bir arguman ortya koyamayan tamamen yorumdan,hayalden ve kendi sözde yaşadığı talihsizliklerinden söz eden,artniyetli bir yazı.bundan sonra artık yazıları okuyanlar yorumlasın!!!
alp arslan beye gelince
Bu dinimizin emridir ilker paşanın değil intihar edenin cenaze namazı kılınmaz bazı şeyleri öğrende öyle yazı yaz.
Bunlar varsa hata, benim askerlik yapan arkadaşlarımda baba gibi komutanlarımız vardı diyor demek ki hatalarda var düzgün şeylerde.Hatalardan yola çıkıp aslında bunu fırsat bilip orduyu eleştirmek değil niyetiniz tamamen asimile edip kendi kafanıza göre düzenlemeye arayışı!!!
Yahu türkce yapsalardı kıyamet kopardı küplere binerdiniz türkiyenin her yerinde olduğu gibi arapca!!!
Bunların hepsi talihsiz olaylardır bunlar varsa düzeltilir zaten bu türkiyenin demokrasilesme yolunda kaçınılmazdır fakat amacınızın eleştirmek doğru yola sokmak olmadığı çok açık amacınız kendiniz gibi bir ordu yaratmak!!!”Yandık ozaman”
Neden peygamber ocağıdır ben yukarda yazdım onu dahi okumamışsınız genelde verilen cevaplar yorum yada hisler yaftalar bir kaç olayı öne çıkarıp meddet ummaktan başka bir şey değil.Aslında ben bu ordu düşmanlığını Kubilay’dan iyi biliyorum yüzler değişmiş kafa aynı kafa sorunları düzeltmek yerine toptan yok et!!!
Yazan:Fatih Öksüz Tarih: Eyl 23, 2010 | Reply
Diğer kışlaları bilemeyeceğim ama benim askerlik yaptığım kışlada namaz sorunumuz kesinlikle yoktu.Amma velakin askerliğin peygamber ocağı olduğunu özümseyen asker sayısı koca taburda 50-100 ü geçmez.Tabi herkesin kalbini Allah bilir.
Allah yolunda şehit olma yani Kuran-ı Kerimi ve sünneti muhafaza yolunda hayatını feda etme bilinci ordumuzda mevcut değil diye düşünüyorum.
Acıkçası orduda kariyer ve rütbe felsefesi tüm güzellikleri öldürüyor.
Allah yolunda şehid olma veya Allah’ın dinine hizmet meselesi şuan bireysel olarak var.Topyekün orduda bu düşünce hakim değil.Şimdi tüm askeri personel askerliğin peygamber ocağı olduğunu kabul etse ve fiilen uygulasa yine başarılı olamaz diye düşünüyorum.Peygamber efendimizin dediği gibi”İşi ehline verin”.Askerliğin peygamber ocağı olduğu inancındaki yeni bir subay kitlesi oluşturmak gerek.Bu kitleyi oluşturmakta 20 yılı aşkın bir süre ister.
Yani eldeki malzemeyle,hali hazırdaki personelle,askerliğin peygamber ocağı olmasını istemek imkansız diye düşünüyorum.
Yazan:Cengiz Cebi Tarih: Eyl 24, 2010 | Reply
Ben şunu anladım:
‘Milliyetçilik’ denen şey öyle melanet bir illet ki, akl-ı selim muhakemeyi menenjit virüsü gibi tamamen tahrip eder.
Azı çoğu, ılımlısı aşırısı yok bunun.
Bir zerre miktar dahi taşıyan kişinin ‘konuşma’ sırasında dönüp geleceği yer hep aynıdır:
Ben vatansever, sen hain!
Biraz tecrübeli iseniz yazdıkları her satırın arasında bunun “en çirkin bir surat” ile sırıttığını görürsünüz.
Anlamazoğlu anlamazdır.
Öyle bir niyeti filan da yoktur.
Kimliği ‘hainlerin varlığı’na bağlıdır.
Hainsiz bir dünyayı kendisi için bomboş ve buhranlı bir şey sayar.
Bağımlının eroinle ilişkisine benzer bir ‘hain bağımlılığı’ geliştirmiştir.
Ne eder, ne yapar, kendini idare edip ayakta tutacak kadar ‘hain’i bir yerlerde bulur, tatmin olmaya çalışır.
“Vatanı ve milleti koruyorum” şeklindeki acınası savunma mekanizmaları ile derinlerinde yaşadığı aşağılık kompleksini bastırmak için hababam ‘bayrak sallar’, askerliğin ne denli önemli ve kutsal olduğundan dem vurur.
…
Peşinen söyleyeyim, bu yazdıklarım kendileri için değil, “ya bunlar niye böyle?” diye düşünenler için aklıma gelenlerdir.
Yazan:alp arslan s Tarih: Eyl 24, 2010 | Reply
Örneklerimi özellikle bütün bölükteki (ve ülkedeki bütün bölüklerdeki) askerlerin bildiği genel konulardan seçtim. Ülkemin genelinde daha kötüleri yaşanmıştır, düzeltilmelidir. Bir durum tesbiti yapıp, ilerleme kaydetilebilir mi diye düşünürken gelen yorumları okudum ve “tesbitlerim”de açıklamalar yapmak ihtiyacı hissettim;
1- Bölüğe girer girmez “intihar edenin cenaze namazı kılınmaz yazar”… İlker beyin “Allalala diyen asker” mantığı ile aynı nedenden.
Buradaki neden; “askeriye tarafından dinin, çıkarlar doğrultusunda kullanılmasıdır.” Ayrıca; intihar edenin cenaze namazı kılınır.
6- Cuma namazı bölük içinde kılınabilir ama hutbe hiç değişmez ve arapçadır.
Hutbe; bizim ülkemizde Türkçe okunur. Her hafta değişir. Askeriyede arapça ve standart olmasının sebebi; anlaşılmasın, dinlenmesin ve bilinmesin isteğidir.
5- Komutanın köpeği; astsubay köpeklerini (erkek köpekleri bile)becerir ve erleri ısırır.
Komutanın eşinin, diğer eşlerin komutanı olduğu bir filme konu bile olmuştu. Köpek örneği çoğaltılabilir, gerçektir, acıdır.
4- Kısa dönem askerlerin son aylığı ödenmez, komutanlar bu parayla viski içerler, bunu da içtimada gülerek anlatırlar.
Bu örneği, askerliğim bittikten sonra başka zaman ve mekanlarda askerlik yapan arkadaşlarım da anlattığı için yazdım. Komutan, tezkeremizi cuma mı yoksa sonraki pazartesi mi almak istediğimizi sormuştu, biz de cuma demiştik. o da o zaman son maaşları bırakırsanız demişti. Yani; olayın “kılıfı” var tabiki.
Sonuç; Daha “komik”, daha “trajik”, daha “ülke imkanlarını çarçur eden”, daha “kişiliksiz”, daha “beleşci”, daha “çıkarcı” birçok örnek verebilirim, bu örnekler sadece benim askerliğimden örnekler de değil. 12Eylül döneminde işkence yöntemlerinin “farklı” zaman ve mekanlarda “aynı” olması gibi, bizim gördüklerimizde ülkenin her yerinde aynı. İyi komutan ya doğudadır yada %1 oranındadır. Bunlar gerçekler ama düzelecektir. Anayasanın düzelmeye başladığı gibi…
Yazan:Tayfun Tarih: Eyl 24, 2010 | Reply
@ yuh
Nereye şikayet edilebilir? Kimi kime şikayet edeceğiz? Şu yeni anayasa maddeleri geçmese sivil mahkemeler de bakamıyordu daha. Yıl 2010
Peki zaten devlete düşman birini zorla askere alıp iyice devlet vatan millet düşmanı yapmak nedir? PKK kimin kaçta nöbet beklediğini, alayların, taburların krokilerini nereden biliyor?
@ İbrahim
Tamam, öyle yaparım bundan sonra
Terazide hatalar!? (hata mı kasıt mı acaba?) çok daha ağır basıyorsa artık durup düşünmenin zamanı gelmiş de geçiyor
@ Fatih
Ağzınıza sağlık. Çok iyi ifade etmişsiniz.
Bir kez daha ağzınıza sağlık
Yazan:Tayfun Tarih: Eyl 24, 2010 | Reply
Arkadaşımın babası yemin töreninden sonra vefat etti. Çocuğun sağ tarafına kısmi felç indi. Yalnızca 5 gün rapor verdiler. 5 gün sonra acılı annesini bırakıp o hasta haliyle tekrar askere gelmek zorunda kaldı. Ne hava değişimine ayrıldı, ne de çürüğe çıkabildi. O acıyı birbiriyle boğuşan, bağırıp çağıran askerlerin bulunduğu 100 kişilik koğuşta yaşıyor.
Birçok arkadaşım güneş altında kalmaktan bayıldı, bel fıtığı hastası olanlar, sedef hastası olup ilaçları nizamiyeden izin verilen ilaç listesinde olmadığından geçirilmeyenler… Sonra bu sedef hastası olan arkadaşım revirden yazdırmak istediğinde reçeteyle verilebilecek bir ilaç olmadığı gerekçe gösterilerek çocuğun tamamen çaresiz ve hastalığıyla başbaşa bırakılması…
Karakollarda susuzluğa, yüksek rakımdan kaynaklanan oksijen eksikliğine, -40 dereceyi bulan soğuklarda gece nöbeti tutmaya, yetmezmiş gibi azar işitmeye, üstüne üstlük üst devrelerin ”zamanında bize çektirdiler, şimdi de biz alt devrelerimizi ezeceğiz” tavırlarına, ilk 2 ay 4-5 tane duş için üst devrelerden sıra bulup doğru düzgün banyo dahi olamamaya vb. birçok işkenceye maruz kalan askerler bazen ”ya sabır” deyip 5 ya da 15 ayı tamamlıyorlar, bazen bu insanlık dışı tavırlara daha fazla dayanamayarak kavga ediyorlar, hatta birbirlerini vuruyorlar. ”Binde bir olur bunlar” falan diye hiç kendinizi kandırıp teselli bulmayın. Sık sık oluyor asker cinnetleri. Tabi bunları cuntacıların kontrolünde ya da onlardan korkan ulusal basında bulamazsınız.
Arkadaşım İran sınırında askerlik yaptı. Karakolumuz rezalet diyor. Su yok, kışın sular donuyor, aylarca banyo olamıyorlar, karakolda salgın hastalıklar, çarşı hiç yok, yarı açık ceza evi gibi, tepelerinde acımasız eğitimlerden geçmiş, kafayı kırmış psikopat bir komando astsubay askerleri perişan ediyor, dövüyor, hasta ediyor, süründürüyor, insan haklarına aykırı her türlü muamelede bulunuyor, cezalar veriyor. Arkadaşım İran’daki karakola bakıyor tam karşısında. Askerler sivil gibi rahat, Nissan arazi araçlarıyla devriye atıyorlar. İsterlerse sakal bırakıyorlar, sivil kıyafet giyiyorlar. Karakolu kale gibi yüksek duvarlarla çevirmişler. Nöbet diye birşey yok. Duvarların üstündeki termal kameralarla gözetliyorlar. Bi durum olduğu anda tehdit eden unsuru ateş yağmuruna tutuyorlar. Bu askerler maaşlı ve son derece profesyonel ve modern bir ortamda seve seve askerlik yapıyorlar. İran’da çoğu asker talebi doğrultusunda kendi ailelerinin yanında askerlik yapıyorlar. Bakmakla yükümlü olduğu eşi, annesi vb. varsa o adamı o sevdiklerinden ayırmıyorlar. Akşam 5′te evine gidebiliyor, hafta sonunu yine evinde geçiriyor. İran’da bizdeki kadar asker şehit olmuyor ama.
1800′lü yıllarda gelmiş zorunlu askerlik de gelenekmiş de… O yıllardan beri aldığımız bir askeri başarı var mı?
Efendim, zorunlu askerlik savunucuları… Kafanızı kumdan çıkartın, etrafa, dünyaya bir bakın. Türkiye ve Mısır gibi sömürge devletlerinden başka zorunlu askerlik uygulamasını bu şekilde uygulayan ülke var mı? Bir konuda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayalım lütfen. Doğuda askerlik yapanlara sorun askerliği. Zira batıdakilerin yaptığı askerlik bile değil…
Yazan:ismailş Tarih: Oca 4, 2011 | Reply
Herzaman duyduğumuz içi boş olan bir söz türkiye’nin en güzel yerleri diyorsunuz yahu türkiye’nin heryeri güzel
İbrahim Kap içi boş söz değil eleştirdiğiniz ama devamında söylediğiniz sözün içi boş gerçekten en güzel sahil kenarlarını şehir merkezlerini parselleyen silahlı kuvvetlerden bahsediyoruz hangi meslek grubunun bu kadar ayrıcalığı var asker olmanın gerçekten bunları hakettirecek olan özelliği nedir bilen var mı hamasi nutuklar atacaklar boşuna nefes harcamasın yemezler bu saatten sonra…
Yazan:Ergün Tarih: Şub 27, 2011 | Reply
Vakit Gazetesi ve onun internet sitesi birkaç gündür TSK’da eğitimin nasıl olması gerektiğine dair görüşlerini kendi kamuoyu ile paylaşıyor. Konuyla ilgili yorumların tamamına yakınını kendi düşüncesini destekleyenler arasından seçen Vakit Gazetesi’nin internet sitesine görüşlerini gönderen Emekli Tuğgeneral Hikmet Yaşar’ın e-postası bekleneceğ…i üzere dikkate alınmadı. Demokrası ve insan hakları aşığı (!) Vakit’in yayınlamadığı e-postanın ilk kısmı aşağıda bilgilerinize sunuyorum.
***
Sayın Haber Vaktim Editörü,
Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Eğitim konulu yazı dizisine başlayacağınızı belirtiyor ve bazı açıklamalarda bulunuyorsunuz. Söz konusu açıklamalarınızda özetle:
Sayın Editör,
Yayınlayacağınız yazı dizisiyle, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki eğitimi, tamamen dini açıdan irdeleyeceğiniz anlaşılıyor.
NİSA SURESİ 116ncı, NİSA SURESİ 48nci, KEHF SURESİ 26ncı, ŞÛRA SURESİ 21nci, ZÜMER SURESİ 65nci, EN’AM SURESİ 117nci ve TÎN SURESİ 8nci ayetlere göre; “…ALLAH KENDİSİNE ORTAK (ŞİRK) KOŞULMASINI ASLA AFFETMEZ VE O HÜKMÜNE HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEZ”
Okuyucularınıza bir çağrıda bulunuyor ve bu konuyla ilgili düşüncelerinizi gönderin yayınlayalım diyorsunuz. Alın size bir okuyucu düşüncesi. Hazırladığınız yazı dizinizin yanına bunu da koyup yayınlayabilecek misiniz? Bu yazının ekinde, daha geniş çaplı bir yorum daha gönderiyorum isterseniz onu da yayınlayabilirsiniz. (daha sonra sizlerle paylaşacağım D.Uyar) Eğer inançlarınızda samimi iseniz, buyurun yayınlayın. Böylece, din kardeşlerimize yayınlayacağınız yazıları, dini açıdan değerlendirme fırsatı da sunmuş olursunuz. Bunu yapabileceğinizi hiç zannetmiyorum.
Öyleyse Yüce Rabbim sizleri ıslah eylesin.
İZMİR - Emekli Tuggeneral Hikmet YAVAŞ
MÂİDE SURESİ 99ncu, RA’D SURESİ 40ncı, ANKEBÛT SURESİ 18nci, NAHL SURESİ 35nci, ŞÛRA SURESİ 48nci, EN’AN SURESİ 107nci, YÛNUS SURESİ 49ncu, A’RAF SURESİ 6ncı ve SÂD SURESİ 86ncı ayetlere göre ise;
“…RESULE DÜŞEN, AÇIK BİR TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” ve Yüce Allah Peygamberimize “…O HALDE TEBLİĞ ETMEK SANA, HESAP SORMAK BİZE DÜŞER.” Demek suretiyle ;” KULLARININ İMANINI YARGILAMA HAKKINI SEVGİLİ PEYGAMBERİNE BİLE VERMEMİŞTİR.”
Kuran’ın bu açık emirlerine rağmen;
Bu milleti İNANANLAR ve İNANMAYANLAR olarak kategorize ediyorsunuz. Subayları, subay ailelerini ve çocuklarını İNANMAYANLAR veya en hafif deyimiyle DAHA AZ DİNDARLAR sınıfına koyuyorsunuz. Diğer bir deyimle; YÜCE RABBİMİZİN sevgili PEYGAMBERİMİZE bile vermediği bir yetkiyi kullanarak SUBAYLARIN, AİLELERİNİN VE ÇOCUKLARININ İMANINI YARGILAMAYA YELTENİYORSUNUZ.
Toplumun önemli bir bölümünde; “Subaylarımız başörtüsüne karşı, Kur’an kurslarına karşı, muhafazakâr partilere, televizyon kanallarına ve halkımıza karşı olduğu kanısının hâkim olduğunu” iddia ediyorsunuz:
Öncelikle, subayların Kuran’a ve Kuran kurslarına karşı olduğu tamamen yalan ve iftira olup, dinimize göre de günahtır. Bütün subayları kapsayan bilimsel bir anket mi yaptınız da bu sonuca ulaştınız. Subayların karşı olduğu şey; kaçak Kuran kurslarında, yetkisiz ve bilgisiz kimseler tarafından, Kuran’da olmayan yalan yanlış hurafelerle çocuklarımızın beyinlerinin yıkanmasıdır. Nitekim Yüce Rabbimiz de;
ÂLİ İMRAN SURESİ 78nci ayette : “ ONLARDAN BİR ZÜMRE VARDIR, ASLINDA KİTAP’TAN OLMAYAN BİR ŞEYİ SİZ KİTAP’TAN SANASINIZ DİYE, DİLLERİNİ KİTAP’LA EĞİP BÜKERLER. O, ALLAH KATINDAN OLMADIĞI HALDE, BU ALLAH KATINDANDIR, DERLER. BİLİP DURDUKLARI HALDE, ALLAH HAKKINDA YALAN SÖYLERLER.” ve FUSSILET SURESİ 40ıncı ayette de : “ AYETLERİMİZ HAKKINDA EĞRİ İLE DOĞRUYU BİRBİRİNE KATANLAR, BİZE GİZLİ KALMAZLAR” demek suretiyle, dinimize hurafe karıştıran eğitimi yasaklamıştır.
Yüce Allah’ımızın karşı çıktığı bir şeye, askerlerin de karşı çıkması sizi neden rahatsız ediyor?
Yasal Kuran kurslarını neden teşvik etmiyorsunuz?
Dini eğitim konusunda” SUBAY AİLELERİNDE İSE AĞIRLIKLI OLARAK İLKÖĞRETİM VE LİSEDE ZORUNLU OLARAK OKUTULAN VE HAFTADA BİR İKİ SAATTEN İBARET OLAN DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ İLE YETİNİLDİĞİ görülüyor” iddianıza gelince:
“…RESULE DÜŞEN, AÇIK BİR TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR… O HALDE TEBLİĞ ETMEK SANA, HESAP SORMAK BİZE DÜŞER… O, HÜKMÜNE HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEZ… ALLAH, YARGIÇLARIN EN GÜZEL HÜKÜM VERENİ DEĞİL Mİ?” diyen YÜCE RABBİMİN hakkınızda gerekli hükmü vereceğine, mütedeyyin bir Müslüman olarak inanıyorum.
Sizler, Tüm subay ailelerini ve çocuklarını dini eğitim bakımından yetersiz olmakla nasıl itham edersiniz? Sizler, güya dini eğitimi yüksek ve Müslümanlığı hiç kimseye bırakmayan bilge kişilersiniz. Allah aşkına, Subaylarla beraber ailelerinin ve çocuklarının dini eğitimlerini ve imanlarını yargılamaya kalkmanın ne demek olduğunu hiç bilmiyor musunuz?
“Aileler, namaz kılmanın, dini eğitim almanın, dini sohbetlere katılmanın “İRTİCAİ FAALİYET” olarak görülebildiği TSK’nin liselerinde, harp okullarında okuyan çocuklarını bunun dışında bir eğitime, kursa yönlendiremiyor” söyleminiz,
“BİR BABANIN ASKERİ LİSEDE OKUYAN OĞLUYLA CAMİYE GİTTİĞİ NEREDEYSE HİÇ GÖRÜLMEMİŞ BİR OLAY” savınız,
“YİNE BİR AİLENİN ASKERİ LİSEDE OKUYAN OĞLUNU YAZ TATİLİNDE DİNİ EĞİTİM ALMASI İÇİN BİR KURSA GÖNDERMESİ NEREDEYSE İMKÂNSIZ” gibi iddialarınız da külliyen yalan ve iftiradır.
Bir babanın askeri lisede okuyan oğluyla camiye gidip gidemediğini nereden biliyorsunuz? Bilimsel kanıtlarınız var mı? Hem, bunu sorgulama hakkını nereden alıyorsunuz? Siz din polisi misiniz?
Türk Silahlı Kuvvetlerinde; namaz kılmak ve mütedeyyin dindar olmak hiçbir zaman “İRTİCAİ FAALİYET” olarak görülmemiştir. Ancak,
Din kisvesi altında TARİKATLARA MÜRİT kazandırmaya çalışmak,
Radikal örgütlere MİLİTAN DEVŞİRME gayretine girmek,
DİNİ SİYASETE ALET ederek, orduyu siyasal İslam’ın arka bahçesi haline getirmeye uğraşmak,
Din üzerenden SİYASAL VE MADDİ ÇIKAR sağlamak,
Halkımızı İNANANLAR ve İNANMAYANLAR olarak bölmek ise, hem İSLAM DİNİNE AYKIRI, hem ŞİRK ve hem de İRTİCANIN TA KENDİSİDİR.
Sonuç olarak; eminim ki “Kuranı inceden inceye düşünerek okuyan ve aklını kullanan” mütedeyyin Müslümanlar, size ve sizin gibilere; “durun bakalım, siz Allah mısınız veya Allah ile ortak mısın ki, insanların imanını yargılama hakkını kendinizde buluyorsunuz. Yüce Allahın sevgili peygamberine bile tanımadığı bir yetkiyi, utanmadan ve hangi cesaretle kullanmaya yelteniyorsunuz. Siz gırtlağınıza kadar şirke batmışsınız. Bizi de günahınıza ortak etmeyin. ” diyeceklerdir.
2. DİN TÜCCARLARINI KORUYORSUNUZ VE AYNI SAFTA BULUŞUYORSUNUZ:
Askerlerin; “muhafazakâr siyasi partilere, muhafazakâr televizyon kanallarına ve sivil toplum kuruluşlarına ve halka karşı olduğu” iddiaları da yalan ve iftiradır. Çünkü:
ÂLİ İMRAN SURESİ 161nci ve 187nci, BAKARA SURESİ 75nci, 79ncu 174ncü ve NAHL SURESİ 95nci ayetler; “ DİNİ DEĞERLERİ BASİT BİR ÜCRET KARŞILIĞI SATMAYI, KAMU MALINDAN AŞIRMAYI VE SONUÇ OLARAK DİN ÜZERİNDEN MADDİ MENFAAT SAĞLAMAYI YASAKLAMIŞTIR”
SÂD SURESİ 86ncı ayette de; peygamberimizin bile “ TEBLİĞİNE KARŞILIK HERHANGİ BİR ÜCRET İSTEMEDİĞİNİ…” belirtmiştir.
HADİD SURESİ 14ncü, ÂLİ İMRAN SURESİ 78nci, FUSSILET SURESİ 40ıncı, LUKMAN SURESİ 33ncü ve FÂTIR SURESİ 5nci ayetler ise; “ ALLAH ADIYLA İNSANLARI ALDATMAYI YASAKLAMIŞ VE BUNLARA KARŞI DİKKATLİ OLMAMIZ İÇİN BİZLERİ UYARMIŞTIR”
İşte, askerlerin karşı çıktığı şey; din, iman, Kuran, Peygamber ve Allah adı kullanılarak halkın aldatılması ve siyasi menfaat temin edilmesidir.
İşte askerler, benim güzel İslam Dinimin siyasete alet edilerek maddi çıkarlar sağlanmasına karşıdır.
İşte askerler, holdingler kurup helal kar payı vereceğiz deyip, ağızlarını Allah adıyla eğip bükerek halkın dişiyle tırnağıyla biriktirdikleri paraları toplayıp cebe atanlara karşıdır.
İşte askerler, fakire fukaraya Allah rızası için yardım edeceğiz diyerek, toplanan paraları yok edenlere karşıdır.
İşte askerler, halkın vergilerinden oluşan hazineden, devlet yardımı alıp zimmetine geçirenlerin Müslümanlığa gelince en önde koşmalarına ve dinimizi istismar etmelerine karşıdır.
Yüce rabbimizin de karşı çıktığı şeylere, subayların da karşı çıkması sizi neden rahatsız ediyor?
“Subayların, başörtüsüne karşı oldukları da” bir iftiradır. Çoğumuzun nineleri ve anaları başörtülüdür:
Askerler, ninelerimizin ve analarımızın taktıkları başörtüsüne değil, türban adı altında siyasileştirilmiş bir örtünme şeklinin ALLAH ADI KULLANILARAK kadınlarımıza dayatılmasına karşıdır.
Türban takanların İNANANLAR, takmayanların ise İNANMAYANLAR sınıfına sokulmasına karşıdır.
DİN TÜCCARLIĞI YAPARAK, haram yoldan zenginleşmiş olanların, 4 çeker ciplere binerek durakta bekleyen başörtülülere çamur sıçratmasına karşıdır.
“Türk subaylarının DİNE VE SİYASETE ÇERÇEVE ÇİZME dürtüsüyle yetiştirildiği ve TSK’deki eğitim sisteminin temelinde bunun olduğu” iddianıza gelince:
Peşinen, bir yanlışınızı veya bilerek yaptığınız bir mantık hilesini düzeltmek isterim; Türk Silahlı Kuvvetleri, bir imam hatip okulu veya ilahiyat fakültesi değildir. Bu nedenle dini eğitim vermez.
Bununla beraber, Türk Silahlı Kuvvetleri ve subayı dine en saygılı kurumlardan bir tanesidir. Örneğin:
Günde üç öğün yemeğe, Allah adıyla dua edilmeden başlanmaz.
Ramazanda, oruç tutmak isteyen tüm personele iftar ve sahur yemekleri çıkarılır.
Kışlaların çoğunda cami vardır ve mesai dışında ibadetini yapmak isteyenler serbestçe ibadetini yapmaktadır.
Generallerin, subay ve astsubayların tamamına yakını, gösteriş yapmadan oruçlarını tutmakta ve ibadetlerini yapmaktadırlar.
Din üzerinden maddi ve manevi menfaat sağlamayı, askerler günah sayarlar.
Bütün bunları yok sayıp, askerlerin imanını yargılamaya kalkmak şirke bulaşmaktır.
3. MÜSLÜMANLARI FIRKALARA ( HİZİPLERE) BÖLÜYOSUNUZ:
RÛM SURESİ 32nci, ŞÛRA SURESİ 13ncü ve EN’AM SURESİ 159ncu ayetler; “…DİNİ YALNIZ ALLAHA ÖZGÜLEYEREK DOSDOĞRU TUTMAYI VE ONDA BÖLÜNÜP FIRKALARA AYRILMAMAYI…” emrediyor.
KEHF SURESİ 102nci, MÜMİN SURESİ 14ncü, ZÜMER SURESİ 3ncü, 11nci ve 66ncı ayetler ile SEBE SURESİ 40ncı ve FÂTİHA SURESİ 5nci ayetler ise; “ İNSANLARDAN VELİ EDİNMEMELERİNİ, YALNIZ ALLAHA İBADET VE KULLUK ETMELERİNİ VE YALNIZ ALLAHTAN YARDIM DİLEMELERİNİ” emrediyor. Siz ise Yüce Rabbimin emirlerine karşı gelerek: İnsanları İNANANLAR ve İNANMAYANLAR olarak kategorize edip FIRKALARA BÖLÜYORSUNUZ.
Yüce Rabbimizin hiç kimseye vermediği yetkiyi, SANKİ ALLAHMIŞSINIZ gibi kullanarak, İNSANLARIN İMANINI YARGILIYORSUNUZ. Gırtlağınıza kadar ŞİRKE BATIYORSUNUZ ve okurlarınızı da ŞİRKE BULAŞTIRIYORSUNUZ.
Allahtan korkmadan ve kuldan utanmadan Silahlı Kuvvetlerimize, subaylarımıza, ailelerine ve çocuklarına İFTİRA ATIYORSUNUZ.
Ordu ile millet arasına ve Silahlı Kuvvetlerimizin içine NİFAK SOKMAYA çalışıyorsunuz.
Bunların hepsi dinimize göre günahtır. Soruyorum:
SİZ ALLAH MISINIZ?
ALLAH İLE ORTAK MISINIZ?
ALLAHTAN KORKMUYOR VE PEYGAMBERDEN UTANMIYOR MUSUNUZ?
MÜSLÜMANLIK SİZİN TEKELİNİZDE Mİ?
Sayın Editör,
Öyleyse gelin okuyucularınıza, güzeller güzeli ve en mükemmel İslam dinimizin bazı temel kurallarını hatırlatalım. Böylece okuyucularınıza, yayınlayacağınız yazı dizisini İslami açıdan değerlendirme fırsatını da sunalım:
ALAK SURESİ 1nci, MÜZZEMMİL SURESİ 4ncü ve MUHAMMED SURESİ 24ncü ayetler, özetle; “…KURAN’I AĞIR AĞIR VE ANLAMINI İNCEDEN İNCEYE DÜŞÜNEREK OKUMAMIZI” emreder.
ENFÂL SURESİ 22nci, MÜMİNÛN SURESİ 80nci, EN’AM SURESİ 32nci, YÛNUS SURESİ 100ncü ayetler ve daha pek çok ayet ise; “…AKLIMIZI KULLANMAMIZI” şart koşar.
Yazı dizinizin başlangıcında yaptığınız tanıtıcı açıklamanızı, eğer Kuran’da yazılı yukarıdaki emirlere uygun olarak inceden inceye düşünerek ve aklımızı kullanarak okursak; din üzerinden siyaset yaptığınız ve dini istismar ettiğiniz sonucuna varırız. Örneğin:
1. ŞİRKE GİRİYORSUNUZ VE OKURLARINIZI DA ŞİRKE BULAŞTIRIYORSUNUZ:
“Subayların, bugünkü eğri yada doğru bu duruşlarının nedeninin, aldıkları ve alamadıkları eğitimin eseri olduğunu” söylüyorsunuz.
Toplumun önemli bir bölümünde; “Subaylarımız başörtüsüne karşı, Kur’an kurslarına karşı; muhafazakâr partilere, muhafazakâr Sivil Toplum Örgütleri’ne, gazete ve televizyon kanallarına mesafeli, muhafazakâr parti, STK ve medya organlarını takip eden halka da karşılar. Kısacası toplumun çok önemli bir bölümüne karşılar” kanısı hakim diyorsunuz.
Kendi kendinize bir dizi soru sorup cevabını da kendiniz vermek suretiyle; “Bu algılamanın toplumda durduk yerde oluşmadığı, Türk subaylarının DİNE VE SİYASETE ÇERÇEVE ÇİZME dürtüsüyle yetiştirildiği ve TSK’deki eğitim sisteminin temelinde bunun olduğu” sonucuna ulaşıyorsunuz.
“Yazı dizinizi okurken yer yer çok şaşıracağımızı, yer yer çok kızacağımızı ve “Peygamber Ocağı” olarak gördüğümüz, görmek istediğimiz TSK’mizin acı gerçekleri ile yüzleştiğimizde, yakıştıramayacağımızı ve üzüleceğimizi” vurguluyorsunuz.
“Uzman görüşlerine göre; ülkemizde ilköğretim ve liselerde okutulan zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi çocukların dini eğitimi konusunda yeterli olmuyor. Okullarda verilen eğitimin yetersizliğini gören aileler çocuklarına kendi gayretleri ile İslam’ı öğretmeye çalışıyor, özellikle Yaz aylarında Kur’an kursları dolup taşmakla birlikte, veliler özellikle Cuma namazlarına ellerinden tuttukları çocukları ile iştirak ediyorlar” diyorsunuz.
“PEKİ, YA SUBAY AİLELERİNDE DURUM NE?” sorusunu gündeme getiriyor ve yine cevabını kendiniz şöyle veriyorsunuz:
“Bu güne kadar “subayların, subay ailelerinin dini eğitimi” üzerine yapılmış herhangi bir araştırma, anket bulunmamaktadı r. Bununla birlikte; halkın önemli bir bölümünde ailelerin kendi gayretiyle edindiği dini eğitim KONUSUNDA SUBAY AİLELERİNDE İSE AĞIRLIKLI OLARAK İLKÖĞRETİM VE LİSEDE ZORUNLU OLARAK OKUTULAN VE HAFTADA BİR İKİ SAATTEN İBARET OLAN DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ İLE YETİNİLDİĞİ görülüyor” sonucuna varıyorsunuz.
“Aileler, namaz kılmanın, dini eğitim almanın, dini sohbetlere katılmanın “İRTİCAİ FAALİYET” olarak görülebildiği TSK’nın liselerinde, harp okullarında okuyan çocuklarını bunun dışında bir eğitime, kursa yönlendiremiyor” diyorsunuz.
“BİR BABANIN ASKERİ LİSEDE OKUYAN OĞLUYLA CAMİYE GİTTİĞİ NEREDEYSE HİÇ GÖRÜLMEMİŞ BİR OLAY” iddiasında bulunuyorsunuz.
“YİNE BİR AİLENİN ASKERİ LİSEDE OKUYAN OĞLUNU YAZ TATİLİNDE DİNİ EĞİTİM ALMASI İÇİN BİR KURSA GÖNDERMESİ NEREDEYSE İMKANSIZ” diyorsunuz.
Yalan üzerine bir dünya kuruyor, kendi yalanlarınıza inanıyorsunuz. İnsanlıktan söz etmek için önce insan olun.
Yazan:Orhan Kınık Tarih: Şub 28, 2011 | Reply
islamı militarizmele yan yana göstermek İslama en büyük hakarettir.Peygamberimizin ordusu yoktu. Askeri teşkilatı hiç bir zaman olmadı.
Yazan:osman türkevladı Tarih: Nis 11, 2011 | Reply
Atamız hakkında yazılanları öncelikle kınıyorum. Batıya yönelmemizin sebebi daha modern bir şekilde yaşamak ve insanlarımızın sosyal olmasını sağlamaktır.Ama siz ortadoğunun karanlığını savunuyorsunuz.Ülkemizin 99%u müslüman insanlardan oluşmaktadır.Askerlik ise bana göre bir vatan borcudur.Atalarımıza ödememiz gereken bir borçtur.Analarımız bizleri o kadar emek sarfedip askere gönderiyorlar.Onlarda biliyorki bu vatan kolay kazanılmadı.Bizde sonuna kadar bu vatanı savunacağız.Allahın yolunda para için dini kullananlar ile savaşacağız.Anadolu insanının saf duygularıyla oynayanları cezalandıracağız.Onlar kim olduklarını çok iyi biliyorlar ama seslerini çıkaramıyorlar.Milliyetçi halkçı ruha sahip tüm Türk evlatlarını burdan selamlıyorum.Atalarınız sizlerle gurur duyuyor.Ne mutlu türküm diyene.
Yazan:ahmet Tarih: Tem 21, 2011 | Reply
türkiyedeki askerlik ne peygamber oçağıdır.Nede şehitlik yıllardır.Cuntacılar tarafından kullanılan askerler çıkarları uğruna askerleri ve halkımızı kullanarak bugüne kadar rant kazanmıştır.ve sömürmüştür bunu bilmeyen bir türk vatandaşı bence aptaldır
Yazan:demir Tarih: Tem 31, 2011 | Reply
Tuğgeneral Hikmet yavaş: sen git külahıma anlat !!
Fenerbahçede paşalara ev yapmak ne oluyor??
sizinle aynı süre hizmet vermiş bir devlet memuru ne kadar emekli maaşı alıyor-siz ne alıyorsunuz,ERKEKSENİZ bunu söyleyin önce..