RSS Feed for This Post

Balyoz konusunda susanlar neden susuyorlar?

 

 

… Bu makale ilginizi çektiyse…

 

Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, YABANCI DÜŞMANLA savaşır.

Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.

Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından YABANCI DÜŞMAN ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri İÇ DÜŞMANLAR uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.

Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için “etrafımız düşmanla çevrili” diyerek  KORKU PROPAGANDASI yaparlar.

Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.

Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. Buradan indirebilirsiniz.

Share on Facebook

2 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 10 Yorum

  2. Yazan:eg Tarih: Oca 21, 2010 | Reply

    çok öfkeliyim çok! bu derecesine artık dur demek lazım. üstelik genelkurmay açıklama yapıyor ve kabul ediyor ama tatbikatti diyor. demek ki genelkurmayın yönetimi nasıl ele geçireceği ile ilgili detaylı tatbikatları varmış!

  3. Yazan:özlem Tarih: Oca 21, 2010 | Reply

    http://70milyonadim.wordpress.com/2010/01/07/bu-devirden-sonra-darbe-olmaz-diyebilmeyi-biz-de-isterdik/

  4. Yazan:bora Tarih: Oca 22, 2010 | Reply

    askeri okullarda “darbe dersi”nde okutulacak kitaplar.

    “darbe sosyolojisi”
    “darbenin ekonomi politiği”
    “asmayalım da besleyelim mi?”
    “iç savaş hukuku”
    “provakatörün el kitabı”
    “medya manuplasyon teknikleri”
    “siyasetçi nasıl sindirilir”
    “halk için halka rağmen yenen haltlar”
    “meşhur darbecilerden altın öğütler”
    “arbedesiz darbe teknikleri”
    “100 soruda darbenin drb’si”
    “halk neden anlar: sopa-havuç denklemi”
    “demokrat denilen haini tanıyalım”
    “darbe raconu”
    “darbe estetiği”
    “iç düşman nedir, nasıl tanınır?”
    “hayvan hipnoz deneyleri”
    “pavlov’un dehası: şartlamanın şartları”
    “irtica ticareti pazarlama teknikleri”
    “muhtıra: tehdidin gücü”
    “darbeler tarihi: geleneksel, modern, postmodern”
    “darbe biçimleri: kansız(vejeteryan) az kanlı, bol kanlı”

    vs, vs, vs

    darbecilik bizim askerde bir gelenek. ahmet altan’ın tespiti doğru, bozuk bir genin, bir tür genetik hastalığın kuşaktan kuşağa intikali. siyasi hayatımıza renk -kan kırmızısı- ve heyecan katan vazgeçilemeyen bir olgu. okumaktan bıkmadığımız, sayıklamadan edemediğimiz zihinsel sığlığımızı gösteren berbat bir kitap. merak ediyorum darbe olasılığı tamamen ortadan kalkarsa iç siyasette bunca heyecanlı ne konuşulacak. rakı masalarında vatan nasıl kurtulacak, işleri bu masalara fıkra üretmekten ibaret olan köşe yazarları ne yapacak. siyaset programları nasıl reyting alacak.

  5. Yazan:ali duman Tarih: Oca 22, 2010 | Reply

    eskiden moda bir yemek vardı “yalancı dolma” diye,

    bugünlerde ise “yalancı paşa” modası başladı, mubarekler doğruluk konusunda bozuk saat kadar dahi olamıyorlar, şapka çıkarmak gerek, darbeci paşalık, yalancı paşalığa terfi etmekte, neyse darbecilikten iyidir diyelim de, burdan bir kazanım çıksın bari.

    onbaşısının bile yalan söylemediği, söyleyemediği kurumun paşaları koro halinde ve organize bir şekilde yalan söylemekteler, hemde gözümüzün içine baka baka… ne oldu tatlı su paşaları, darbecilerin gizli organizatörü demirel zamanında at oynatmak kolaydı dimi, ilk kez dik duran bir hükümet çıkınca, kuyruğu dik tutmaktan başka bir seçenek kalmadı gibi görünen manzara, “bizim çocuklar” diyen bir abd de arka çıkmayınca vah ki vah…. ne çok üzüldüm durumunuza ne üzüldüm! bilemezsiniz!, vah vah nerde sizi şah kılan pısırık, kukla hükümetler dönemi, nerde o vesayetin önünde diz çöken başbakanlar ahh, nerde,nerdeler :), köpeksiz köyde değneksiz dolaşılan günler nerde kaldı nerdeeeee vah ki vah…

    abd nin “bizim çocukları” olmaktan çıktınız ya, artık siz anti-kapitalist, anti-emperyalist, anti-abdci, anti-natocu bile olursunuz, ne diyelim siz olun da rüyamızda bile görsek inanmayacağımız, bugünlerin keyfini sürelim, hatta yeterki bu konuda samimi olun destek vermezsem namerttim kendi adıma…namert :)

    birde darbe olanamayacağının propaganadasını yapan ahmaklar var, be ahmaklar darbe olma ihtimali yok ta, 27 mayısı, 12 martı, 12 eylülü, 28 şubatı, 27 nisanı kim yaptı, hangi ordu yaptı, marslılar mı yaptı, ahmaklık ancak bu kadar olur, sakın postalyalayıcılığı ahmaklık kılıfına bürünmüş olmasın….

  6. Yazan:sairzaman Tarih: Oca 22, 2010 | Reply

    Tüm bu ortaya çıkanlara rağmen Genelkurmayın bu pişkinliğine şaşıyorum. Bu nasıl bir hayali senaryo? Nasıl bir eğitim faliyeti? Gözler açılsın artık…

  7. Yazan:kaankk Tarih: Oca 23, 2010 | Reply

    genelkurmay bugün,olanlardan genelkurmayın bilgisi olmadığını,bunlar yapılmışsa da ‘kişisel sorumluluk’ olduğunu, kurumu bağlamayacağını söylemiş…
    Sen en basit ihaleni bile denetime açma…Hele böyle tatbikat-seminer gibi şeylerin lafını bile ettirme güvenlik meselesi-devlet sırrı kılıfıyla…
    Sonra kişisel sorumluluk söz konusu de…Bak bak bak…Bu memleketin tek akıllısı sizsiniz zaten…
    Bunları -yapan varsa- yapanlar TSK’yı bağlamazmış…
    Kimi bağlar?Emniyeti mi,Tarım Bakanlığını mı?
    Bu ne pişkinlik yahu koskoca orduda ne olup bittiği TSK’yı,genelkurmayı bağlamayacak da beni mi bağlayacak?Koca ordu başıboş kalsın diye mi bütçeden en büyük payı alıyor(son birkaç senede 2.liğe düştü sanırım)?
    Bu millet ordu denetlenmesin hatta kendine karşı planlar yapsın diye mi vergi veriyor?
    Genelkurmayın bunlardan haberinin olmaması olmasından daha büyük acziyet ama zaten haberi olduğunu kendi ağızlarıyla söylüyorlar:
    ”O seminere 129 general ve subayın katıldı, bu nedenle de böyle bir doküman veya konuşmanın TSK içinde gizli kalması mümkün değil”. tsk içinde gizliydi diyen olmadı zaten,sadece biz yeni öğreniyoruz…

  8. Yazan:seyyide demirhan Tarih: Oca 24, 2010 | Reply

    genel kurmayın binasından bakınca salak gibimi görunuyoruz ki bunun harp planı olduguna inanalım?

  9. Yazan:ali duman Tarih: Oca 25, 2010 | Reply

    sn. kaankk ve orduya tepki gösteren diğer tüm arkadaşlara sesleniyorum;

    içimizi bu denli karartmayalım, zira ordunun tepesini tutmuş olan komuta kademesinin fütursuzluğu bizleri yanıltıyor ve haklı olarak çok tepkiler veriyoruz. ancak şu bilinmeli ki türk ordusu çok sayıda personelden oluşmakta ve bu personelin çok büyük bir kısmı türkiye halkının ortalamasının çok üstünde AB’ye üyeliği ve demokrasiyi desteklemektedir. bu ordu darbe yapamaz hale gelmişse, buna etken olan önemli nedenlerden bir tanesi de tabandakilerin çok büyük bir kısmının üst yapı gibi düşünmüyor oluşundandır, zira yüksek öğrenimle genç subay ve astsubaylar darbelerin bu ülkeye hiç bir kazanım sağlamadığı gibi, ülkeyi de geri götürdüğünün farkındalar, şimdi bunu nereden biliyorsunuz diyebilirsiniz, zira şayet bu durum benim düşündüğümün tersi olsaydı bu durum inanın ki çok fazlasıyla kullanılır ve sürekli “taban rahatsız”, “genç subaylar rahatsız” bombardımanına tutulur, hatta harp okulu öğrencilerinin gösteri yürüyüşlerine dahi tanık olurduk.

    ordunun tabanında yer alan ve esas gövdeyi oluşturan (bir bakıma bunlara güvenlik emekçisi de denilebilir) kesim 28 şubatın ne menem bir şey olduğunu gördü ve tanık oldu, tanık olduğu tek gerçek “şeriat geliyor görüntüsü altında ülkenin soyulduğu, hortumlandığıdır” 28 şubatı yapanlar 16 bankanın hortumlanmasını sağlamış ve akabinde tüm hırsızlıkların üstünü örtmek için yapmışlardır, bu hırsızlığın en yakın tanığı ordu mensuplarıdır, 28 şubatı yapan demokrasi düşmanları 28 şubatın bin yıl süreceğini söylemişlerdi, daha 10 yıl geçmedi bile bugün neden 28 şubatı savunamaz hale geldiler? çünkü bugün hepimiz biliyoruzki 28 şubat bir soygun darbesidir, en başta bu soygun darbesine alet olan ordu mensupları bunu yaşayarak çok iyi öğrendiler, işte bu yüzden bir daha bir darbeye alet olmak istemedikleri gibi, türkiye halkının çok üstünde bir ortalama ile AB’yi ve demokrasiyi savunmaktadırlar, birde madalyonun bu yüzünü görelim ve orduyu sadece en tepesindekilerden ibaret saymalayım. (söylediklerimi desteklemesi açısından en azından şu örneği verebilirim, bu böyle olmasaydı bu ordu içinden bir hilmi özkök paşa çıkmazdı)

    selam ve saygılar…

  10. Yazan:kaankk Tarih: Oca 25, 2010 | Reply

    o kadar karanlık değil içim ali bey,merak etmeyin.fikret bilanın yazısını okuduktan sonra yazmıştım o satırları.ona cevaptı bir nevi…
    biliyorum ordudaki herkesin öyle olmadığını,benim de bizzat ve yakından tanıdığım ordu mensupları var.ancak üst kademede -özellikle 90′ların başından itibaren ve teoman komanla başlayan- nasıl bu kadar geniş ve rahat bir kadrolaşma furyası yakaladılarsa milletin iliğini sömürdüler yıllarca söylediğiniz şekilde…general kısmında özkök gibilerin hala azınlıkta olduğunu düşünüyorum.çoğunluklarsa bile hala üzerlerinde acayip bir ”mahalle baskısı” var.

    artık ne olursa olsun kimsenin darbe yapabileceğini sanmıyorum.iç dinamiklerimizden dolayı değil -malesef-,küreselleşmeden dolayı.ama bunlar en ağır şekilde cezalandırılmalı,hesabı sorulmalı,yedikleri o haram maaşlar burunlarından getirilmeli

    bilmukabele

  11. Yazan:kaankk Tarih: Oca 25, 2010 | Reply

    paşam yine kükremiş…bunlar da son küküremesinden sonra aklımdan geçenler:
    ilahi başbuğ..başörtülüleri yemin törenine bile almayan bir ordudan bahsediyorsun…samimiysen demagojiyi bırak, dön de ordunun içine bir daha bak. türk ordusunun sabrı varsa türk milletinin de bir sabrı var.3 darbe bir e-muhtıra görmüş,28 şubat’ta gavurdan görmediği zulmü yaşamış üstelik de soyup soğana çevrilmiş bu milletin hala fışkıran darbe planlarına karşı birşey yapmaman karşısındaki sabrına yat kalk da dua et

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin