Bak bu mikrofon, konuş İlker konuş!
By Aisha Benghazi on Ara 24, 2009 in Basın günlüğü, Devlet Terörü, Ergenekon Nedir?, Militarizm, Türk Silahlı Kuvvetleri, darbe, ilker basbug
Sunuş: Susması gereken yerde konuşan İlker Ağbim konuşması gereken zamanlarda susuyor nedense. Evet, cevap bekliyoruz İlkercim. Mikrofon sende. Se… se… deneme bir ki.. Sesim geliyo mu canım? (AB)
Sayın Başbuğ, ikna edici cevaplarınız bekleniyor…
Son iki olay artık bardağı taşırmıştır. Deniz Yarbay Ali Tatar’ın intiharı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç’a yönelik suikast hazırlığı.
Tatar’ın intiharı, sırlar perdesi altındaki 8. intihardır. İntiharların hepsi, iddia olunan Ergenekon terör örgütü ile bir şekilde bağlantılıdır. İntihar ettikleri söylenen muvazzaf ve emekli subaylar, Ergenekon davasındaki iddialarla ilgili çok şey bilen insanlardır. İntiharların hepsi şüphelidir. Kamuoyunda, bu subayların, susturuldukları kanaati hakimdir.
Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç’la ilgili olay, Başbakan Sayın Erdoğan’ın ifadesiyle, vahim ve düşündürücü bir süreci işaret ediyor. Bakınız, bir süreçten bahsediyoruz. Yani devam eden, büyüyen, tırmanan ve tehlikeli gelişmeleri barındıran bir süreç… Sayın Arınç’ın evini mart ayından beri gözleyen, krokilerle yakalanan kişiler, muvazzaf subay. Topçu Albay E.Y.B. ile İstihkâm Binbaşı İ.G. İkisi de Genelkurmay Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı’nda görev yapıyorlar. Subayların ajandalarında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile aralarında bazı bakanların da yer aldığı birçok milletvekiline ait fişleme belgeleri bulunuyor.
Bizim karşımızda nasıl bir silahlı kuvvetler var? Kafes eylem planları, deniz müzesinde ilköğretim öğrencilerini denizaltıya yerleştirilen dinamitlerle havaya uçurma, millete ve demokrasiye karşı kurulan tuzaklar, masum talebelerin evlerine silah yerleştirme, sonra da onları terör örgütü mensubu ilan edip askerî mahkemelerde yargılama provokasyonları, andıçlar, toprağa gömülü patlayıcılar, bombalar, suikast tabancaları, dolu LAW silahları ve hepsinin yanında her rütbeden subaylar; görevdekiler, emekliler…
Böyle bir ülkede Genelkurmay Başkanı daha fazla susamaz.
Sayın Başbuğ, konuşmalısınız. Bu olup bitenleri bize, Komutan olarak açıklamalısınız.
Bir savaş gemisinden tehditler savurmanız kimseyi ikna etmedi. İnanınız, doğruyu, hukukun üstünlüğünü, herkesin hesap vermesini savunmakta kararlı olan hiçbir demokratı da korkutmadı. Sizin göremediğiniz ya da görmek istemediğiniz gerçek; Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığıdır…
İlk sorumuz şu: Demokratik bir ülkede, bir Genelkurmay başkanı, vatandaşın vergileriyle alınmış bir savaş gemisinden, kendi vatandaşlarının bir kısmını yargısız infaz yaparak düşman ilan edebilir mi? Biz bilmiyoruz, siz bunun bir örneğini biliyor muzunuz? Size göre, askerin sivil iradeye bağlı olmasını savunan herkesi, susturmak mı gerekiyor?
Soru 2: Hep hukukun üstünlüğünden, silahlı kuvvetlerin yargıya olan saygısından bahsediyorsunuz. Böyle üstü kapalı imalarla tehditler göndereceğinize, savcılara baskı yapacağınıza, neden yargıya başvurmuyorsunuz? Kimse o, asimetrik psikolojik harekât yürütenler, onları neden yargıya vermiyorsunuz?
Soru 3: “Konuşamazlar, konuşmamalıdırlar” dediklerinizin içinde, siyasetçiler de var. En cesur konuşan siyasetçi de Sayın Bülent Arınç. Şimdi ona bir suikast hazırlığı ortaya çıkarıldı. Allah korusun, ya Sayın Arınç’a bir şey olsaydı, siz hedef göstermiş olmakla suçlanmaz mıydınız? Şimdi o konuşmanızın, sorumluluk açısından yanlış olduğunu kabul ediyor musunuz?
Soru 4: Sayın Arınç’ın evinin önünde yakalanan subaylar da dâhil, görevleri dışında kanunsuz işler çeviren subaylardan, sizin haberiniz oluyor mu? Olmuyorsa, bunlar kimin talimatıyla hareket ediyorlar? Bu cüreti nereden alıyorlar?
Soru 5: Ortada bir sürü görev ihmali, orduyu yıpratma, kanunsuzluk var. Bunlarla ilgili ciddi bir hesap sorma, sorgulama var mı? Mesela Tokat Reşadiye, Jandarma bölgesi… Hainler nasıl oluyor da ellerini kollarını sallayarak silahsız askerlerimizi şehit edebiliyor? Buradaki zafiyet nedir? Kim sorumludur? Sorumlular hakkında hangi işlem yapılmıştır?
Dün Genelkurmay’ın yaptığı açıklama da kimseyi tatmin etmedi. Sayın Başbuğ, kamuoyu sizden ikna edici, açıklayıcı cevaplar bekliyor. Daha ne kadar susacaksınız?
2 [?]



8 Yorum
Yazan:BetuL Tarih: Ara 24, 2009 | Reply
Boyle bir ulkede GK Baskani susmamali degil, aksine tamamen susmali, gorevden alinmali. Tum bunlarin yasandigi yerde GK Baskani hala yerinde kalamamali.
Yazan:kaankk Tarih: Ara 24, 2009 | Reply
gerekli soruşturmalar yetkili askeri savcılıklarca yürütülmektedir.devam eden soruşturma hakkında yorum yapmak yasaya aykırıdır.böyle bir soru yasayı çiğnetmeye yönelik kasıtlı bir sorudur.dolayısıyla sizin de orduyu yıpratmaya çalışmaktan başka amacınız yoktur…lütfen artık orduyu yıpratmaya yönelik bu sistematik faaliyetlerinize bir son verin!
Yazan:ali duman Tarih: Ara 24, 2009 | Reply
bir ülkenin her şeyi tartışılabilir, ancak ordusu tartışmamalı, ancak ne var ki bizim ordumuzu yönetenler, her fırsatta yaptıkları açıklamalarla adeta orduyu tartışmanın içine çekmektedirler.
kışlana dönüp, kendi işini doğru düzgün yapmazsan, 1974 kıbrıs savaşındaki gibi kendi muhriplerini batırırsın, sonra “yunanlılar batırdı” diye yalana başvurmak zorunda kalırsın. 1971 12 mart faşist darbe planları, halkına karşı psikolojik harp uygulamaya kafa yorunca, savaşmayı unutur, yetkinleştir(e)lemiş savaş planları ile girdiğin savaşta kendi muhriplerini batırır, kendi döşediğin mayınlarda kendi askerlerimiz şehit olmasına sebep olursun, 25 yıl koca ordu ile savaştığın pkk’yı yenemez, bu yoksul halkın cebinden 1 trilyon dolar harcanmasına sebep olursun,
aynı kafa ile devam etmek, bindiğin dalı kesmekten başka bir şey değildir, unutmayalım ki osmanlı devleti de gırtlağına kadar siyasete bulaşmış ordusu ve enver paşanın hırsı yüzünden batmıştır.
Yazan:osman Tarih: Ara 25, 2009 | Reply
kafes eylem planında koç müzesindeki denizaltı denince aklıma cumhuriyet gazetesine atlan bombalar geldi çünkü cumhuriyet gazetesine atılan bombalarla ergenekon sanıklarının ilişkilerioldugu anlaşılıyordu yani “deniz kuvvetleri ve koç ve ergenekon” ya genelkurmay başkanının oruçreiste açıklama yapması peki neden Trabzon özal kimi görevden almıştı
Yazan:osman Tarih: Ara 25, 2009 | Reply
kafes eylem planı konuşulunca aklıma cumhuriyet gazetesine atılan bombalar geliyor hatırlayacagınız gibi cumhuriyet gazetesine bomba atanlarla cumhuriyet gazetesi çalışanlarının ergenekonla balantılı sanıklar var yani denizaltı koç müzesi “deniz kuvvetleri ve koç ve ergenekon” oruçreis Trabzon neden Trabzon bilen varmı?
Yazan:cb Tarih: Ara 25, 2009 | Reply
sayın editör,
sonra genel kurmay bizi( Derin Düşünce) fişliyor diyorsunuz,bunca başbuğ eleştiri yazısından,bunca kemalizm eleştirisinden sonra lütfen söyleyin bana ‘fişlemesinler de,beslesinler mi?’
:))
Yazan:tuba.. Tarih: Ara 25, 2009 | Reply
Mükemmel bir yazı olmuş.
Evet İlker bey üstünlüğüne inandığı (!) hukuk ve yargı karşısında bildiklerini,duyduklarını veya … açıklamalı ve herşeyi -onlar için- yaptığı (!) halkına hesap vermeli ki istemese de bu olacaktır!!
Herşey aşikardır,kimseye çamur atıldığı yok. Birileri önce kendilerinin bulaştırdıkları çamurları temizlesin..
Yazan:M.Utku Şentürk Tarih: Ara 28, 2009 | Reply
İlker bey üstüne vazife olmayan konularda fikir beyan etme de pek cevval ama iş kendi yetki alanı TSK’ye gelince bir iki üç tıppp…Hani bir gsm operatörü firmanın reklam sloganı var ya…”konuş doya doya” konuş İlker Bey…kamuoyu vicdanı konuşman gereken alanlarda konuşmanı bekliyor sabırsızlıkla…