RSS Feed for This Post

İlker Başbuğ görevden alınsın, Cuntacılar yargılansın!

Basın açıklaması - Genç Siviller

Yer: İstiklal Caddesi Tünel Meydanı,

Saat. 19.00

Tarih: 2 Kasım Pazartesi

Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı artık kesinleşen darbe belgesi, TSK içinde darbe planlayan grubun, siyasal alanı baskıyla, silahlı müdahaleyle, provokasyonla, suikastlarla biçimlendirme çabasını sürdürdüğünü bir kez daha kanıtladı.

Cuntacı bir ekiple karşı karşıyayız.

Ve bu ekip sadece bir albaydan ibaret değil.

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, belge ilk ortaya çıkartıldığında, çok sayıda komutanla birlikte bir basın toplantısı düzenlemiş ve belgeyi “kağıt parçası” olarak nitelemişti.

Belgeyi sahte ilan eden, belgenin altında imzası bulunan albayı savunan İlker Başbuğ, en üst kademesinde olduğu Karargah’ta hazırlığı yapılan darbe girişiminin ilk elden sorumlusudur. İlker Başbuğ derhal görevden el çektirilmelidir.

Başbuğ’la birlikte basın açıklamasına katılan tüm komutanlar görevden alınmalıdır.

Başbuğ ve cunta girişiminde bulunan tüm komutanlar yargılanmalıdır.

Bizler darbelere Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu’nun düzenleyeceği “İlker Başbuğ görevden alınsı!Cuntacılar yargılansın!” başlıklı basın açıklamasını destekleyen kurumlar olarak etkinliğimizde sizleri de aramızda görmek isteriz.

Düzenleyen: Darbelere Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu

Destekleyenler ve çağrıcılar:

Mazlum-Der, DTP, DSİP, EHP, Genç Siviller, DÖH, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De, ÖSH, yeşiller Partisi üyeleri

Share on Facebook

2 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 23 Yorum

  2. Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Eki 30, 2009 | Reply

    nasıl demeli,sizinkisi radikal liberazim mi,yoksa kökten liberalizm mi,yoksa militarist liberalizm mi,yoksa suyu çıkarılmış liberaliz mi,diye düşünmeden edemiyorum.

  3. Yazan:MY Tarih: Eki 30, 2009 | Reply

    yaw ben de diyordum nerede bu Bigalıoğlu dostumuz? Neden “ordumuzu yipratmayin!” filan demiyor diye :)

    Nasilsiniz? Keyifler yerindedir umarim. Daha dogrusu yerindeydi herhalde DD’ye gelene kadar :))

    DD böyledir. Huzur kaçirir. Vicdanlari rahatsiz eder. Türbe yesili fon üzerine Türk bayraklariyla namaz saatlerini bulabileceginiz baska siteler var tabi, asker dogan Türkler, aslan ordumuz, kaplan sehitmerimiiiiiz.. Mehter marslari filan ama burasi hain site ;)

  4. Yazan:durhat Tarih: Eki 30, 2009 | Reply

    Ooo namı değer demokratımız maşallah gene iş başında.Nedense bu zatı muhteremin genç sivillere allerjisi var.Ne zaman genç siviller bir bildiri yayınlasa hazrete bir haller oluyor.Bunun bir nedeni olmalı bence.Yoksa Mehmet beyin dediği gibi “ordumuzu yıpratmayın”diye nicedir pek feveran gelmedi.
    Anlaşıldı,demekki zamanında genç siviller bunu aralarına layık görmeyerek kovalamışlar ki bir kuyruk acısı vakii olmuş.

  5. Yazan:cb Tarih: Eki 30, 2009 | Reply

    Nasipse orada olacağım inş.,bigalıoğlu sizi de bekleriz,arının korkularınızdan :)

  6. Yazan:eg Tarih: Eki 30, 2009 | Reply

    kesinlikle destekliyorum. ilker başbuğ görevden alınmalıdır bu aşamada. cuntacılar da yargılanmalı. ama ben sadece bir fark görüyorum geçenlerde rasim de bir televizyon programında söyledi. orduda darbeci olanlar cunta denebilecek bir azınlığı değil, ordunun çoğunluğunu teşgil ediyorlar bence. o yüzden orduya askeri liselerden başlayacan bir zihniyet değişikliğine gitmek gerekli. yoksa her askeri “bu vatanı seven bir tek biziz ve zamanı geldiğinde ‘hainlere’ müdahale hakkımız vardır” diye yetiştirirseniz ne cuntalardan ne darbelerden kafamızı kaldıramayız diye düşünüyorum.

  7. Yazan:cengiz maçoğlu Tarih: Eki 31, 2009 | Reply

    Yarın orda olmaya çalışacağım, teslim etmem gereken birkaç dosya var…Olamasam benim yerime de bağırır mısın sevgili MY:) sesin az daha gür çıksın.Bigalıoğluna yazdığın cevaba çok güldüm…Bigalıoğlunu da eyleme çağırıp simit çay falan ısmarlamak lazım, simitten ay yıldız, hilal falan yapar. Bence İlker Başbuğ’un görevden alınmasını talep etmektense direk olayla muhatap olanların görevden alınmasını talep etmek gerekir. İlker Başbuğ daha önce Mardin’de gazetelere demeç verdğinde alınmalıydı… Yunanistanda oldu bu valla, ama ne gezer Socrat’ın torunları değiliz ki çıkıp Tanrıcıklarımızı defedelim… Şu Ergenekon basınınıdaki gazetecelerin alayını Socrat’ı ihbar eden ispiyoncu georgias’a benzetiyorum…
    Neyse yine cengizchefikir.blogspot.com adresini vereyim:)

  8. Yazan:ali duman Tarih: Eki 31, 2009 | Reply

    bir ordu var, darbeci orduyu ondan daha çok savunan, kraldan daha kralcı, ona sürekli akıl veren, yol gösteren bir ucubeler ordusu var.

    ucube gazeteci diyor ki “belkide bu orjinal belge sahtedir”, dimi yani, aramış taramış onu da bulmuşlar, efendim cihazı varmış 1000 doları bastırana hakiki imza üretiyormuş vay ki vay….

    ne mesailer ama, ne mesailer bu postalyalayıcı gazeteci takımı bu mesaiyi demokrasi için harcamış olsaydı bugün dörtdörtlük gül gibi bir demokrasimiz olurdu alimallah.

    efendim belge fotokopiydi ya, sonra kağıt parçası olmuştu, şimdi ise birden bire orjinali sahte oluverdi, öyle mi? peki alacele ve refleksle “kim sızdırdı” derdine düşmüşlüğü nereye sokacağız????, olmayan belgenin “sızdırılmışlığı” olurmu acaba? acelecilik, refleks gösterme yalan bozuyor, ezber bozuyor, oyun bozuyor, tıpkı susurluk’un bir kaza ile ortaya çıkması gibi.

    şayet “kim sızdırdı” telaşına ve refleksine kapılınmamış olunsaydı, “kağıt parçası” diyen, şimdi “orjinali sahte” diyecekti, vah ki vahhh.

    kraldan çok kralcı postalseverler ordunun darbeci olmadığını ispat etmeye uğraşa dursun, adama gülerler ya hu, gülerler hemde nasılını söylemeyeyim, sn. kezman hatemi’ye seviyesiz sözlerle hakarette hızını alamayan mine kırıkkanat seviyesizliğine düşmek bizim işimiz değil. seviyesizlik söylenecek sözü olmayanların aciz ucubelerin maharetidir.

    ordu darbeci değil öyle mi? peki;
    12 eylülü nereye koyacağız
    12 martı nereye koyacağız,
    27 mayısı nereye koyacağız,
    28 şubatı, 27 nisanı ve diğer
    bunları herhalde marslılar yaptı, uzaylılar yaptı, ya da kimbilir belkide abd ordusu, alman ordusu, ingiliz ordusu yapmıştır dimi.

    muhtıra/uyarıları ise saymıyorum, bu mu şimdi sizin darbeci değil dediğiniz ordu, dünyada bir eşi benzeri var mı yapılan bu darbelerin, söyleyin bakalım postalcı ucubeler ordusu tüm bunları nereye koyacağız!!!!!! belgeye ne hacet, icraat, fecaat ortayerde al seyrele diyor. ama insanın yüreğinin kör olmaya görsün, insanın yüreğine fesat dolmaya görsün.

    vah ki vah, sizi gidi zavallı ucubeler ordusu sizi.

    yaşar büyükanıt karakuvvetleri komutanı iken, semdinli hukuksuzluğunda paşaya nasıl da sahip çıkmışlardı, tüm bunlar FG oyunu, asıl maksatları yaşar paşayı gnkur yapmamak diyorlardı, paşa gnkur oldu, 27 nisanda kahramanları idi, şimdi ise yaşar paşayı yerden yere vuruyorlar, niye darbe yapmadığı için, niye hükümeti indirmediği için vah ki vah.

    şimdi kahramanları ilker başbuğ paşa, ancak ne varki darbe yapamadığı zaman aynı şeyi ilker başbuğ’a yapacaklar vah ki vah.

    hani anti-emperyalistsiniz yaa, postallarını yaladığınız ilker paşa abd’den onay almadan darbe yapabilir mi? hadi bir cevap, duyamadım nerde cevap!!!!!!

    hani anti-emperyalistsiniz yaa, kafanızı az bir kaldırında postallarını yaladığınız ilker paşa’nın, gögsüne bir bakın bakalım, nereye biliyor musunuz tam kalbinin üstüne bir bakın bakalım, ne göreceksiniz abd’ye hizmet, nato’ya hizmet rozetleri, abd kurmay akademisi ve/veya ingiltere kraliyet akademisi mezuniyet rozetleri göreceksiniz, iyi bakın yüreğiniz kör ama gözünüzde kör değildir ya, vah ki vahhh.

    sizi gidi tatlı su anti-emperyalistleri sizi, sizi gidi sahte demokratlar sizi, bu kez çok kötü düştü maskeleriniz, durumu kurtarmanın bir yolu da yok, tarihin çöplüğü sizi bekliyor, söz teneke çalmayacağız ardınızdan.

  9. Yazan:hidayet demir Tarih: Eki 31, 2009 | Reply

    LAW silahına “pimaş borusu “, darbe belgesine “kağıt parçası” , 27 nisanda ilkokul kızları “bekaret…pardon laikliğimizi bozdu”..GENELCUNTAY ve şürekası- kardeşim ne zaman kendi işinizi yapacaksınız? kendi işinizi yapmayacaksanız defolun gidin..cukkaladığınız paralar da haram olsun..

  10. Yazan:Selim Ayhan Tarih: Eki 31, 2009 | Reply

    Tüm dünyada savaşaları ölenlerin(Şehitlerin) anaları durdurmaya çalışır. evlat acısının ne olduğunu bilirler ve başkalarının bu acıyı yaşmasını istemezler.
    Fakat benim ülkem insanı farklı, evladını kaybeden gariban anacığım adeta herkesin evladı ölsün ister, savaşı körüklemeye çalışır. Düşünüyorum acep tüm dünya insanı mı yanlış yolda yoksa bizdeki asker anası yada PKK’lı anası mı yanlış yolda.
    Otuz yıllık bir savaşın ruhlarımızda meydana getirdiği yıkımın sonuçlarıdır bunlar. Türk toplumu uçurumun eşiğinde ve onun ayağını kaydırmaya hevesli Neoittihatçılar

  11. Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Eki 31, 2009 | Reply

    Mehmet bey,hain demeyelimde,hızını alamamışta gagdırıp giden diyelim.ben sizi kafamda mhp ile dtp’nin arasına koydum.üç tane UÇ.fikirsel bazda stabil ğörüyorum bu ÜÇÜNÜ.fikirsel stabilite iyi bir şey değildir.çünkü toplumlar bu türden düşüncelerle ilerleyemezler.

    bu ülkeye yeni bir ordu ğetiremezsiniz.o ordu düzeltilmesi lazım,bunun için çabalarsınız.bu ülkeden kürtleri tasfiye edemezsiniz,o toplumun düzeltilmesi lazım.bu ülkeden beyni örümcek bağlamış ulusalcıları atamazsınız,bu zihniyeti düzeltmeniz lazım.herkes ğözünü kapatıp birbirine saldırırsa.bunda iyi niyet aranmaz.buradan çözüm çıkmaz.ordu içinde cunta yapılanması war diye orduyu hedefe koyamazsınız.pkk’lıların çoğunun kürtlerden oluştuğu için bütün kürtleri pkk’lı ialan edemeyeceğiniz ğibi.

    sayın durhat,ben ğenç siwilleri sewerim.ancak aralarına ğirmek ğibi talebim,öyle bir derdim hiç olmadı.hatta ilk zamanlar burayı da sewiyordum.ancak hiç hoşlanmadığım sabit fikirler burada da karşıma çıktığı için buradan soğudum biraz.yani ulusalcıların en küçük bir yanlışında burada kocaman muhalif yazıları bulmayı tahmin etmek hiçte zor değil.siz benim hakkında kafanızda kurğu yapmayın.ben farklı bir şeyim,pek kimselere benzemem.ben sadece bu ülkenin çıkarlarını,ğeleceğini,iyi niyetle nasıl koruyabirim onu düşünürüm.kişilerle,ğruplarla işim olmaz.

    ülkemiz yıldan yıla ğelişme katetmekte.siyasi fikirler,ğörüşler yıldan yıla değişiklik ğöstermekte.bu değişimi takip edemezseniz,yerinizde çakılır kalırsınız.bundan üç yıl önce mustafa akyol ile bazı konularda tam zıtken,buğün aynı konularda hemfikir olabiliyorum.bundan bir yıl önce derindüşüncenin fikirleriyle kendi fikirlerim tamamen örtüşürken buğün aynı konuda zıt düşebiliyorum.bu değişimin,ğelişimin ğetirdiği bir durum.temel kriterse,ülkenin çıkarları,ülkenin ğeleceği.sizin böyle bir derdiniz yoksa,o ada sizin bileceğiniz şeydir.

    neyse,toplum doğru yolu bulur,her şey çok daha ğüzel olacak.iyi niyetinizi muhafaza ediniz.büyük tehlikeyi atlattık.birde karşınızdaki insanlarında bu ülkenin insanları olduğunu unutmayın.bu kör döğüşü yüzünden,çıkar çatışmaları yüzünden 80 ihtilalini yaşadık.bir kardeş,diğer kardeşine kıydıysa bunun sorumlusu ordu değil,ABD uşakları değil.tamamen cahiliyettir.ğünah keçisi ararken,birde özeleştiri yapmayı deneyin.kimse sütten çıkmış ak kaşık değil.aptallaığın we akılsızlığın faturasını,çıkarcılığın we üçkağıtçılığın faturasını başkalarını değil,kendimize çıkarmalıyız.

  12. Yazan:Ali yazar Tarih: Eki 31, 2009 | Reply

    selim Ayhan by diyor ki,
    Benim ülkem insanı farklı, evladını kaybeden gariban anacığım adeta herkesin evladı ölsün ister, savaşı körüklemeye çalışır. Düşünüyorum acep tüm dünya insanı mı yanlış yolda yoksa bizdeki asker anası yada PKK’lı anası mı yanlış yolda.
    Hadis i serif diyor ki;
    Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki bütün şeyler kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmek istemez. Sadece şehit, gördüğü itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve defalarca şehit olmayı ister. (Buhari, Cihad 21)

    sehit analarimiz baskalarinin cocugu da ölsün diye mi isyan da.. Akliniza sasayim..

    Onlar Onurlarinin, en kutsal degerlerinin sizin agzinizda ve sokaklarda cignenmesine isyandalar..Acilim diye ,Ölenler bir hic yüzünden öldüyü anlatan bir zihniyete karsi isyandalar..

    Yoksa sizler bu milletin ve ümmetin! en kiymetli degerinin bilincinde olarak kasitli mi alttan vuruyorsunuz…

    Devam edin zira Basiniza cökecek olan kütlenin büyüklügünü bile farkedemeden ezileceksiniz böyle devam ederseniz…

  13. Yazan:Engin Tarih: Eki 31, 2009 | Reply

    İlker Başbuğ gitmiş ya da kalmış bence hiç bir şey değişmez.Gitse bile değişen sadece o koltukta oturan kişinin adının değişmesidir.Bunun gibi kurumlar uzun vadeli planlar yapar ve gelen kişiler o plan çerçevesinde hareket eder.Diyelim İlker Başbuğ bu işin başında sanki istifa etse orda oturan kişi onun dediklerini dinlemez…Köklü bir zihniyet değişimi gerekli

  14. Yazan:durhat Tarih: Eki 31, 2009 | Reply

    sayın durhat,ben ğenç siwilleri sewerim.ancak aralarına ğirmek ğibi talebim,öyle bir derdim hiç olmadı

    vay be ne içten sevgiymiş bu böyle:)adelet,hak hukuk arayanlara karşı zalimden yana olmak,kraldan daha kralcı olmak gibi bir sevgi mi bu yoksa.sevgi buysa hakketen sevginize diyecek yok.sakın paşa amcalara duyduğunuz sevgi ve bağlılıkla karıştırmış olmayasınız.

    aralarına katılmak gibi bir talebiniz ve derdiniz ise zaten olamaz.girebileceğiniz en uygun yer bence tezelden uzman çavuşluktan başlayarak kendinize bir kışla seçmeniz.orası inanın size daha iyi yakışacaktır.

    hatta ilk zamanlar burayı da sewiyordum.ancak hiç hoşlanmadığım sabit fikirler burada da karşıma çıktığı için buradan soğudum biraz.yani ulusalcıların en küçük bir yanlışında burada kocaman muhalif yazıları bulmayı tahmin etmek hiçte zor değil.siz benim hakkında kafanızda kurğu yapmayın.ben farklı bir şeyim,pek kimselere benzemem.ben sadece bu ülkenin çıkarlarını,ğeleceğini,iyi niyetle nasıl koruyabirim onu düşünürüm.kişilerle,ğruplarla işim olmaz.

    sevdiğinizi sanmışsınız buraları.ayrıca sevmek zorunda da değilsiniz.

    fakat sizin derdiniz sabit fikirlerden kaçmak değil.asıl sorun,ezberlediğiniz ve duymak istediğiniz sabit fikirleri burada bulamayışınızdır.hazımsızlığınızın nedeni budur.

    neymiş efendim ulusalcıların en küçük bir yanlışında burada kocaman muhalif yazılar bulunuyormuş!!!

    şu en küçük -minni minacık-yanlışlar neymiş hep beraber bir bakalım:

    ordu içinde gizli darbe planları yapmak gibi mi?

    Jitem yoktur demek gibi mi?

    karada,denizde ordu malı silah ve mühimmatın fışkırması mı?

    suçüstü yakalanan çeteci işbirlikçilerinin “iyi çocuklar”ilan edilmesi mi?

    gizli evrak,döküman,kroki ve imzaların hokus pokus misali değşitirilmesi falan gibi mi?

    yoksa suçüstünde yakalanan darbe planlayıcılarının bir gecede bir “abrakadabra” hamlesiyle askeri yargıya kaçırılırcasına devredilmesi türünden basit şeyler mi?

    27 Mayıs?
    12 Mart?
    12 Eylül?
    28 Şubat?

    havan atışlarıyla parçalan Ceylan?

    ya faili meçhuller?
    onca kayıp,
    beyaz toroslu yargısız infazcı ve tetikçiler?

    daha sayayım mı sayın Bigalığlu?
    küçük hata dediğiniz bunlar mı yoksa…

    tabii ne var bütün bunlarda canım.epi topu bir kaç karanlık cinayet işlenmiş.darbe falan yapıldıysa da zaten devletin bekası için yapılmıştır.ne var bu kadar abartacak.hem sahi “önce vatan”gerisi teferruat değil mi?

    haklısınız Bigalığlu,elbet artık bunlar düzeltilmeli.ama nasıl düzeltilecek acaba bir fikriniz var mı?

    “kral çıplak”denince sizin gibi yerinden hoplayarak “kraldan daha kralcı”kesilirek mi düzeltilecek bunca çarpıklık.bu hazımsızlık nöbetleriyle mi düzelteceksiniz memleketi bi izah eder misiniz?

  15. Yazan:durhat Tarih: Kas 1, 2009 | Reply

    bu şehitlik edebiyatı bayatlamadı mı?
    bir de ırkçı nefrete hadis ve ayetleri ciklet gibi kullanırlar ya ona yanarım.
    yazık yazık!hangi ayet ve hadiste birbirinizi tüketin ve birbirinizden nefret edin diye geçiyor?benim bildiğim hadis ve ayetler birarada barış içinde yaşamayı öğütlüyor,kan gütmeyi,kin tutmayı değil.
    yazık bu memleketin evlatlarına,hadis ve ayetleri ırkçılığa alet edenler yüzünden kardeş kardeşi boğazlayacak duruma gelmiş ama kana doymayanlar hala savaşı kışkırtmakla meşgül.
    ama ilahi adalet er veya geç tecelli edecektir.fesat çıkaranlar tarih çöplüğündeki yerlerini alacaklardır.

  16. Yazan:çuvaldız Tarih: Kas 1, 2009 | Reply

    Sn.Bigalıoğlu,
    Siz hiç kimseye benzemeyerek değişip, gelişirken temel kriter ülke çıkarı ve geleceği, nasıl on yıllardır hep aynı kalabilir?

    Bildim bleli tüm iktidar olmuş hükümetler abd uşağı olmakla itham edilmiş ve hatta abd nin bizim çocukları o amerikancı hükümetleri alaşağı etmek için darbe bile yapmışlardır.

    Değişmiş olmaktan söz eden siz abd uşaklığı konusunda fikri sabite takılmışsınız.Temel kriter ülke çıkarları ne olursa olsun abd karşıtlığı mıdır?

  17. Yazan:Hakkı Bentek Tarih: Kas 1, 2009 | Reply

    Bence de bütün komutanlar görevden alınsın.
    Islak İmza ihbarcısı ortaya çıksın, onu Genel Kurmay Başkanı yapalım.
    Birkaç dini bütün Çavuşu da alıp General yaparız. Ordu hale yola girer.

    Sahi Genel Kurmay Başkanı istifa ederse yerine gelecek olanın, daha sert olup, hemen darbe yapma ihtimali yok mu ?

  18. Yazan:ali duman Tarih: Kas 1, 2009 | Reply

    hani gizliden gizliye bekliyorsunuz ancak bir türlü beklediğiniz darbe yapılamıyor ya, esasında buna benim bir çözüm önerim var, ulusalcı, ırkçı, milliyetçi kardeşlerime!!! bir katkım olsun!!! bari boş durmayalım!!!

    mesala genkur bşk. fikret bilakis, jandarma komutanı yılmaz yozdil, kkk bekir çoşan, hvkk emin çölajanı, dzkk fatih yaltaylı olmalı, alimallah darbe nasıl yapılırmış görsün dünya alem.

    fatih yatlaylı diyor ki “ya orjinali sahte ise” yani satır arasından akıl veriyor, demek istediği şu ki, “paşam orjinaline de sahte de, çık işin içinden, ne uğraşıp duruyorsun” kepazelik, pespayelik, kaşarlanmışlık diz boyu.

    yaptığı mesleğe ihanet eden bir gazetecilik pespayeliğinin bu denli bir örneği hitler döneminde bile görülmemiştir.

    gazetecilik, mesleğinin gereği dumanın çıktığı yerden ateş aranmasını icap ettirken, bu ülkenin pespaye gazetecileri çıkan dumanı saklamaya çalışıyorlar, bunu yaparkende her türlü abrakadabra kepazeliğine soyunmaktan geri durmuyorlar. yediği ekmeke ihanet edenlerin daha ne kadar fecaatleriyle zanaat icra eyleyeceklerini bilemesek de, ancak ne var ki onlar için yolun sonunun göründüğü kesin. uzatmalar oynanmakta.

    diyelim ki ilker paşa görevden alındı, yada istifa etti, yukarıda söz konusu kraldan çok kralcıların fecaatları devam edecekse ne değişecek? asıl görevden uzaklaştırılmaları gerekenler zihinlerini postalyalayıcılığı üzerine kurmuş olanlar değil midir? zira bu postalyalayıcıları, postalların sahipleri üzerinde müthis bir MAHALLE BASKISI kurmaktadırlar. Ne hikmetse kimsenin gör(e)mediği asıl dikkat çekilmesi gereken çok önemli hususlardan biri de budur. Yoksa bir ilker paşa gider, bir yenisi gelir. Paşalar üzerinde uygulanan ergenokonvari mahalle baskısı devam ettiği sürece değişen bir şey olmaz.

  19. Yazan:Liberal Demokrat Tarih: Kas 1, 2009 | Reply

    Şanlı Türk Ordumuzu yıpratma çalışmaları olduğunu dehşetle görüyorum.

    Öncelikle liberal demokrat olduğumu belirtetim.

    Liberalizm; kendi ordusuna, kendi milletine, kendi benliğine, tarihine yabancılaşmak demek değildir.

    Ordusuz bir milletin bir hiç olduğunu akıldan çıkarmayalım.

    Hayal mahsulü olduğu gün gibi ortada olan, kimlere hizmet ettiği apaçık ortada olan kağıt parçasının Ordumuzu yıpratmasına, darbeci, cuntacı gibi gösterilmesine izin vermeyelim.

    Kendine liberal diyen (aslında dinci olan) bir güruhun AKP’nin ekmeğine yağ sürdüğünü görmekten utanç duyuyorum. Hele hele liberalizm gibi çağdaşlaşma felsefesini kullanmalarını içime sindiremiyorum. Bu arkadaşlara birilerinin liberalizmi öğretmesinin zamanı geldi diye düşünüyorum.

    TSK; Laik Demokratisinin tek güvencesidir. Bizim gibi “laiklik karşıtı fiillerin odağı olan” bir iktidarla yönetilen bir ülke için TSK aynı zamanda sigortamızdır.

    Darbeler döneminin zamanı geçtiğini herkes bilsin. Türkiye cunta dönemlerine asla dönmeyecektir. AKP’nin 12 Eylül’ün mahsulü olduğunu bazıları ne zaman öğrenecek diye sormadan kendimi alamıyorum.

    Liberalizm, anti gerici bir yaklaşım tarzıdır. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Liberalizm gericiliği barıştıranları tarih affetmeyecektir.

    Darbeye karşı olmak başkadır. TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE karşı olmaksa daha başkadır.

    Darbe ve darbecileri göstererek bütünü yani bu ulusun askerlerini kötüleyen tarzda söylemler ve iddialarda bulunmak da ne mertliğe sığar ne de yurttaşlığa.

    Bir kurumun başındaki kimseler yanlışlar yapabilmektedirler. Onların yanlışları nedeniyle kuruma kara çalmaya kalkmak ve o kurumu yok etmeye yeltenmek, uyduruk belgeleri bir naneymiş gibi sunmak ve sonra da kopye olduğu anlaşılınca, ardından 5 ay bekleyip ismini dahi yazmaya korkan kişilerin postanelerden mektup ile asıl olduğu söylenen bir belgeyi ilgisiz adreslere göndermesi ve hekimlerin bu belgeyi muayene ederek belgenin asıl olduğuna konsültasyonla karar vermeleri gerçeklerin uyduruk bir şekilde çamur ile boyanmaya çalışılması demek olmaz mı?

    Demokrasinin sandiktan ibaret oldugunu sananlar hep husrana ugramislardir.

    KEnan Evren darbe yapti, ardindan secimle basa oturdu.
    Franko’yu meclis is basina cagirdi ve diktator oldu.
    Hitler zaten secim sandigini kullanmakta kasarlanmis..

    Dogru gormek gormek gerek:
    Mesru secimlerle geldigini soylenen, usulsuz atmalari demokrasi icinde sokusturan mutlak egemen bir siyasal iktidarin iradesinin; zorla ve sertlikle, korkutarak ve kayitsiz sartsiz denetime tabi olmadan, halk icin secimlerle is basina geldigini soyleyip halka ramen halka karsi siyasal baskilari giderek artiriyorsa bunun anlami sivil fasizmdir diyorum…

    HEle hele boyle bir siyasal sistemin son haftalarda yaptiklarina, baris ve acilim gozuyle bakanlarin icine dustugu hezeyan bir baska muamma.

    Sayin sözde liberaller; Mustafa Balbay’in ergenekon tertibinden 230 gundur iceride oldugunu ve Kandil’den gelenlerin 15 dakikada neden saliverildigini sorgulamadiginiz surece, kimse duygulariniza ortak olmaz.

  20. Yazan:liberal demokratt Tarih: Kas 1, 2009 | Reply

    biz şanlı ordumuzu yıpratalım demiyoruz..bunu kimse isteyemez zaten bu ülkede refah içinde uyanabiliyosak bile bunu ordumuza borçluyuz..sadece diyoruz ki ordumuzdaki çıbanları patlatalım..

  21. Yazan:çuvaldız Tarih: Kas 1, 2009 | Reply

    @liberal demokrat,

    Demokrasinin sandiktan ibaret oldugunu sananlar hep husrana ugramislardir.

    KEnan Evren darbe yapti, ardindan secimle basa oturdu.(liberal demokrat)

    Sandıktan çıkma husunda biraz arşiv taraması ile sizin de elde edebileceğiniz veriler!

    ———————————————–

    Karar No: 444

    2- 7 Kasım 1982 Pazar günü Tüm Yurtta yapılan oylamanın Kurulumuza ulaşan kesin sonuçlarına göre 18.718.115 ( on sekiz milyon yedi yüz on sekiz bin yüz on beş) yurttaşımızın oy kullandığı, kullanılan oylardan 18.600.313 (on sekiz milyon altı yüz bin üç yüz on üç) oyun geçerli, 117.802 (yüz on yedi bin sekiz yüz iki) oyun geçersiz sayıldığı, geçerli oylardan 16.945.545 (on altı milyon dokuz yüz kırkbeş bin beş yüz kırkbeş) oyun kabul, 1.594.761 (bir milyon beş yüz doksan dört bin yedi yüz altmış bir) oyun red olduğu,

    3- Hava koşulları dolayısıyla zorunlu olarak kurulumuza ulaşamayan toplam 730 (yedi yüz otuz) sandıkta oy kullanabileceklerin en fazla toplam sayısı 219.000 (iki yüz on dokuz bin) olabilir.
    Bunların sonuçlarının ne zaman alınabileceği belli değildir. Beklenmesi hiçbir yarar sağlamaz. Bu oyların Tümü red oyu olarak kabul edilse bile bu halin geçerli tüm oylar içinde %90’ı aşan kabul oylarının oranını ve böylece oluşan hukuksal sonucu etkilemiyeceği ve değiştirmeyeceği tartışma kabul etmez şekilde açık ve kesin bir gerçektir.

    Türkiye çapında sandık seçmen listelerinde kayıtlı olanların sayısı 20. 722.602
    Türkiye çapında halkoylamasına katılanların sayısı 18. 718.115
    KATILMA ORANI % 90 aşan
    Türkiye çapında muteber olan oyların sayısı 18 600.313
    Türkiye çapında Anayasaya kabul oyu verenlerin sayısı 16.945.545
    Geçersiz oy sayısı
    Türkiye çapında Anayasaya red oyu verenlerin sayısı 117.702
    1.594.761
    Türkiye çapında kabul oyu verenlerin muteber oy sayılarına oranı % ?
    Türkiye çapında red oyu verenlerin muteber oy sayılarına oranı % ?

    O halde, yukarda açıklanan olgular ve 2707 Sayılı Kanunun anılan 11 nci maddesinin son fıkrası hükmü karşısında;

    A - 7 Kasım 1982 Pazar günü yapılan halkoylaması sonucu Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Türk Milleti tarafından kabul edilmiş olduğuna,
    B - Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Resmi Gazete’de ilanına, kamu oyuna duyurulmasına 9.11.1982 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
    ———————————————–
    Sadece 4.gün sonra;
    ———————————————–
    Karar No: 458

    Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığının 13.11.1982 günlü yazılarıyla Anayasanın 7 Kasım 1982 Pazar günü halkoyuna sunulmasının kesin sonuçlarını tespit eden ve Resmi Gazete’nin 9.11.1982 gün mükerrer 17863 sayılı nüshasında 2709 numaralı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının metniyle beraber yayınlanmış olan Kurulumuzun 9.11.1982 gün 444 sayılı kararıyla mevsim ve hava muhalefeti nedeniyle henüz 730 sandığın sonucunun gelmediği, ancak, illerden gelen bilgilere göre sonucun kesin olarak belli olduğu, açılmayan sandıkların tamamının red oyuna ilavesi halinde dahi, Anayasanın kabulü şeklinde oluşan sonuca hiç bir surette etki yapmayacağı açıklanmış, anayasanın kabul edildiği ilan edilmiş idi.
    İlk kararımızda sonucu alınamadığı bildirilen 730 sandığında kesin sonuçları alınmıştır.
    Buna göre:
    İlk ilan çeşitli illere ait 730 sandık hariç, Türkiye düzeyinde illerden gelen tutanakların toplamından ibarettir.

    Türkiye çapında sandık seçmen listelerinde kayıtlı olanların sayısı 20. 690.914
    Türkiye çapında halkoylamasına katılanların sayısı 18. 885.488
    KATILMA ORANI % 91,27
    Türkiye çapında muteber olan oyların sayısı 18.841.990
    Türkiye çapında Anayasaya kabul oyu verenlerin sayısı 17.215.559
    Türkiye çapında Anayasaya red oyu verenlerin sayısı 1.626.431
    Türkiye çapında kabul oyu verenlerin muteber oy sayılarına oranı % 91,37
    Türkiye çapında red oyu verenlerin muteber oy sayılarına oranı % 8,63

    Sonuç: 7 Kasım 1982 gününde yapılmış olan Anayasa halkoylamasına ait Türkiye düzeyinde toplam ve her ilin oylama sonucunu gösteren cetvelin Resmi Gazete’de yayınlanmasına 13.11.1982 gününde oybirliğiyle karar verildi.
    ———————————————–

    Dogru gormek gormek gerek(liberal demokrat)

    Tamam hadi yukarıdaki verileri doğru görelim!Bakalım alt tarafı 730 adet olan sandık seçim sonuçlarını ne kadar etkilemiş?

    3- Hava koşulları dolayısıyla zorunlu olarak kurulumuza ulaşamayan toplam 730 (yedi yüz otuz) sandıkta oy kullanabileceklerin en fazla toplam sayısı 219.000 (iki yüz on dokuz bin) olabilir.

    9.11.1982 deki ilk ilana göre;
    “Kabul” diyenlerin sayısına “en fazla” denilen sayıyı eklersek :16.945.545+219.000=17.164.545
    730 zarar etmeyen sandık açıldıktan sonra ilan edilen kabul oyu: 17.215.559…………=17.215.559
    —————-
    Fark: 51.014
    Demek ki “en fazla 219.000 olabilir” denilen sayı 270.014 müş.Ve hepsi de “KABUL” demiş.

    İkinci ilanda kayıtlı seçmen sayısı değişmemiş olsaydı, hepsi de “kabul” olan bu 219 binlik tahmini rakam rahatsız etmezdi !

    İlk ilanda kayıtlı seçmen sayısı…………………:20.722.602
    13.11.1082 de “ “ :20.690.914
    —————-
    - 31.688 düşmüş

    İlk ilanda halk oylamasına katılanlar……………:18.718.115
    13.11.1982 de “ “ :18.885.488
    —————–
    + 167.377 artmış

    Bu durumda 730 adetlik sayılmayan sandıktan çıkan oy sayısı en fazla “167.377” olmalıydı değil mi?

    İnsanın aklına bu kez de geçersiz oy sayısı geliyor.Acaba ilk sayımda geçersiz kabul edilen oylar 4 gün sonra hem geçerli hem de “kabul”e mi dönüşmüş?!

    İlk ilanda geçersiz oy sayısı……………………….:117.702
    13.11.1982 de “ “ : 43.498
    —————–
    74.204 !!!

    Gelelim muteber olan oy sayısına;

    İlk ilanda muteber olan oy sayısı…………………:18.600.313
    13.11.1982 de “ “ :18.841.990
    —————–
    241.677 artmış
    Neredeyse 730 sandıktan hepsi de “kabul” olarak çıkan sayı kadar artmış, üstelik kayıtlı seçmen sayısı düşmüş olmasına rağmen!

    “RED” verenlerin 4 gün aralıkla verilen sayılarında da 31.670 lik bir artış var!

    730 adet sandıkta bu kadar”cık” oynama olduysa eğer 83.918 sandıkta ne kadarcık oynama olmuş olabilir ki?
    Kaynak:
    http://www.belgenet.com/secim/ysk/ref_1982.html

    Dogru gormek gormek gerek:
    Mesru secimlerle geldigini soylenen, usulsuz atmalari demokrasi icinde sokusturan mutlak egemen bir siyasal iktidarin iradesinin; zorla ve sertlikle, korkutarak ve kayitsiz sartsiz denetime tabi olmadan, halk icin secimlerle is basina geldigini soyleyip halka ramen halka karsi siyasal baskilari giderek artiriyorsa bunun anlami sivil fasizmdir diyorum…

    Diyin valla!Ama dikkat edin ordu yıpranmasın >:(

  22. Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Kas 2, 2009 | Reply

    “kraldan daha kralcı olmak”
    “abd uşaklığı”
    “Şanlı Türk Ordumuzu”
    “TSK; Laik Demokratisinin tek güvencesidir.”

    sayın durhat tanımadığınız biri hakkında ne kadar ğereksiz laf etmişsiniz böyle.

    sayın çuwaldız,ğüzel bir nickiniz warmış.abd uşaklığı meselesi ta 1940′lara kadar dayanır.bu abd uşaklığı meselesi aslında bizi yönetenlerin kişisel hırs we çıkarcılığının bir ürünüdür.we bu yöneticiler aslında watansewer değillerdi.istikbal ğöklerdedir deyip,uçak fabrikası yaptırıp kendi uçağını ucuran atatürk dönemi sonrası,uçak fabrikamızı kim kapattıysa abd uşaklığı meselesini ona sorun.eğer bizler ğerçekten watansewer insanlar olsaydık,çalışırdık,üretirdik,elin ğauruna muhtaç olazdık.abd uşağı olmazdık.bu mesele tamamen bir özeleştiri meselesidir.we hala çalışmıyor,boş boş konuşuyoruz.

    sayın liberal,şanlı türk ordumuzda içerisinde subay we astsubayların yapması ğereken en ğizli we en ğörewleri bile er we erbaşlar yapar.daha doğrusu şanlı türk ordumuz içindenki subay we astsubaylar yan ğelip yatar bütün işleri erler yürütür.şanlı türk ordumuzda erleri çıkartırsanız,ortada şanlı türk ordusu felan kalmaz.sawunma sanayimizin teknolojik olarak daha yeni yeni kendini reize ediyor.düşünün bi sürekli tutukluk yapan ğ3 silahını weriyorsunuz erin eline,on yıllardan beri kullanıyor.bizler doğru düzğün çalışan bir silah yapmaktan açizmiyiz?

    tsk laik demokrasinin tek ğüwencesi felan değilidir.ona warana kadar,bir sürü hakim sacı,siwil bürokrat war.ğörmiyormusunuz,koskoca anayasa mahkememiz war.dediğiniz ğerçek olduğunun düşünmek bile istemem.o zaman asker dewleti oluruz ki,sanırım bunu hiçkimse istemez.

    ülkemizde ilğinç insan manzalarına rastlıyoruz.dış politikada türkiye bölğesel bir ğüç olma yolunda hızla ilerlerken,içeride bizler böyle abuk subuk şeylere takılıp birbirimizle uğraşıyoruz.işin özü toplumsal psikolojiyle alakalı.bir de yöneticilerimizin toplum üzerinde uyğuladığı yanlış eğitim proğramları war.

    bazen bu yaşanılanları izliyorum,çok tuhaf ğeliyor.herkes kendi kafasında bir senaryo yaratmış,bütün söylemler,düşünceler o senaryo üzerinden ğidiyor.liberaller ülkeyi satar,ulusalcılar ğeri kafalı yobazlardır.aslında herkesin tespitinde doğru taraflar,yanlış taraflar mewcut.ancak hiç kimse benim şu söylediğim yanlı ama şu söylediğim doğru bak demiyor.herkes bir taraf olarak ğörüyor kendini.doğru yanlış ayırmadan bodozlama ğidiyor.

    biribirimize tahammül ğösterebilme erdemini ğöstermeliyiz.bu topraklarda hepimiz bir arada yaşıyoruz.kawğa etmeden,ĞERÇEKTEN BU ÜLKE İÇİN çalışalım,düşünelim.ortak paydamız farklı olursa,bu çatışmlardan hiçbir sonuç çıkmayacak.bir ortak paydaya sahip olabilirsek,her şeyin üstesinden ğelebiliriz.kendine Atatürkçü diyenler bu ğüne kadar sağa sola Atatürk büstü dikekceklerine,Atatürkün fikirlerini uyğulamaya koysalardı,şimdi çaok daha faklı bir yerde olurduk.

    ğeçmişte olan biteni iyi analiz etmeli,olanlar için sorumlu aramak yerine,kawğa etmek yerine.artık bi zamhmet çalışmaya başlayalım.duyarlı olalım,her şeye karşı.sloğan milleti olmayalım.biz sloğanları seweriz,çalışmak yok.

    eğer yaptıklarınızda,söylediklerinizde samimi değilseniz,haklı değilseniz,hiçbir yerde sizi dinleyen,sizi anlamaya çalışan olmaz.

    yanlış ğördüğümüz her şeye karşı duyarlı olacağız,tepki ğöstereceğiz.ancak bu tepkimiz we duyarlılığımızın wicdanlarımızda bir karşılığı olmalı.tepkimizde samimi değilsek,we sadece taraf olduğumuz için tepki ğösteriyorsak,bu tepkinin hiçbir değeri we yaptırım ğücü olamaz.

  23. Yazan:çuvaldız Tarih: Kas 2, 2009 | Reply

    Sn.Bigalıoğlu,

    dış politikada türkiye bölğesel bir ğüç olma yolunda hızla ilerlerken, içeride bizler böyle abuk subuk şeylere takılıp birbirimizle uğraşıyoruz.işin özü toplumsal psikolojiyle alakalı.

    Evet,haklısınız.Toplumsal psikoloji!

    Bugün yukarıda dışarıda ve içeride olanlarla ilgili yazmış olduklarınızın hepsi gerçekleşiyor ama dediğiniz psikolojiden dolayı bunların abd güdümlü,ılımlı İslam ve Türkiye’yi parçalama politikaları olduğu iddia edildiği için engellenmeye de çalışıyor.

    Birbirimizi yemeyelim dendi, 34 kişi sınırdan girdi..birbirimizi yemeye devam edelim diyen medya ve muhalefet partilerinin azimli katkılarıyla neredeyse Türkiye’nin altı üstüne getirilmeye çalışıldı…bunun için şehit analarını kullanmaktan ar etmeden üstelik!

    ..Atatürkün fikirlerini uyğulamaya koysalardı,şimdi çaok daha faklı bir yerde olurduk.

    Kraldan çok kralcılık yapanların âli menfaatleri söz konusu olduğunda uçak fabrikası sahibi ve aynı zamanda şu anayurdu Demirağ’larla saran firma sahibi İnönü’ye muhalefet eden parti kurunca adamın tüm varlığına el konuluyor…uçak fabrikası da kapatılıyor!Bunu yaparken ileri sürülen Atatürk ilkesi ne?Halkçılık,Devletçilik..!

    yanlış ğördüğümüz her şeye karşı duyarlı olacağız,tepki ğöstereceğiz.ancak bu tepkimiz we duyarlılığımızın wicdanlarımızda bir karşılığı olmalı.tepkimizde samimi değilsek,we sadece taraf olduğumuz için tepki ğösteriyorsak,bu tepkinin hiçbir değeri we yaptırım ğücü olamaz.

    Haklısınız.

  24. Yazan:ademçevik Tarih: May 10, 2010 | Reply

    BAŞBUĞ İSTİFA Etmedi BAYKAL İSTİFA ETTİ —ADALETPLATFORMUültimatomu-nota
    30 SENEDE 5 TRİLYON DOLARIMIZ ve 50 BİN İNSANIMIZ HEBA OLDU. http://www.basbugistifaetmedibaykalistifaetti.blogspot.com
    DARBE=İŞGAL ZALİM ve LANET DARBECİLER ve SİLAHLI TÖRÖR ÖRGÜTÜNÜ SAVUNANLAR VE ADALETİ ENGELLEMEK İÇİN F-16 UÇURANLAR ADİL HAKİM VE SAVCILARIN GÖREVLERİNİ ENGELLEYENLER ve TÜM BU ŞEREFSİZLİKLERDEN HESAP SORAMAYIP AZLEDEMEYENLER DE DERHAL İSTİFA ETMELİ
    50 SENEDİR DARBEYLE YÖNETİLİYORUZ VE BAZI YARATIKLAR TECAVÜZCÜSÜNE AŞIK. CUNTACI-İŞGALCİ ÇANAKKALEYİ GEÇEN ZALİMLER BAŞBAKAN ASTI MECLİSE-VEKİLLERE MİLLİİRADEYE DEFALARCA TECAVÜZ ETTİ. KURANI BAŞÖRTÜSÜNÜ YASAKLADI. NAMAZ KILANLARI VE EŞİ BAŞÖRTÜLÜLERİ TSK’DAN ATTI.
    DARBECİ ZALİMLER HESAP VERMEDEN MİLLETİMİZDE HUZUR OLAMAZ.
    İNANCA BASKI BAŞÖRTÜ ZULMÜ veya OKULLARIN ÖNÜNDE BAŞÖRTÜSÜ AÇTIRTMAKLA “KAMERALI YORGAN”IN AÇTIRILMASI AYNI DURUM…
    “MAZLUMLARIN AHLARI YERDE KALMAZ” ZALİMLİKLERE KARŞI “YORGAN” GİTTİ KAVGA BİTTİ DENİLEMEZ.
    TERBİYESİZ ve AHLAKSIZCA UTANMADAN 27 MAYISI SAVUNANLAR 27 NİSAN ve 28ŞUBAT BİLDİRİSİNİ YAYIMLAYANLAR ve YAYIMDAN KALDIRMAYANLAR LANET CUNTACI DARBECİLERE SAHİP ÇIKANLAR EMİRLE PARTİ KAPATMA DAVASI AÇANLAR ANAYASA MAHKEMESİNE EMİR VERİP ZORLA BAŞÖRTÜSÜ AÇTIRANLAR VEYA PARTİ KAPATILSIN DİYENLER 312 KENERAL EMRİYLE GAZETE KAPATILSIN EMRİ VERENLER BAŞÖRTÜSÜNÜ SOKAKTA DA YASAKLAYIP SONRA DA ANLAŞMALI BİR ZALİMLİKLE DANIŞTAY BASKINI DÜZENLETENLER VE İNANÇLARA BASKI-ZULÜM İÇİN MÜTEDEYYİN İNANÇLI İNSANLARA İFTİRA ATANLAR ŞEREFLERİ İLE İSTİFA ETSİNLER. ŞEREFİ OLANLAR YA İSTİFA EDER YA DA İNTİHAR EDER. Ya da SÜRGÜNE GİDER VEYA AZLİNİ İSTER.
    KENDİNE AİLESİNE ÜLKESİNE MİLLETİNE DAVASINA ZARAR VEREN BİNDİĞİ GEMİYİ BATIRMAYA ÇALIŞAN OTUDUĞU EVİ YAKMAYA ÇALIŞAN İNSAN OLAMAZ
    değil onbaşı er dahi olamayacakların general olduğu bir ülkede adaletten bahsedilemez…askeri harcamalardan kimse hesap soramaz denetlenmez tank-silah-uçak-mayın komisyoncuları araştırılmaz. üm tsk ayak ve oyak oyunları yapmadan hesap vermeden çocuklarımızı askere göndermemeliyiz. Her gün adalet düşmaları hainlerin hesap vermesi için adalete yardımcı olmalıyız bununla ilgili suç duyuruları yapmalı fax mail sms mektup göndererek yetkilileri göreve davet etmeli ve darbesavar dernekleri siyasetcileri akademisyenleri gazetecileri fikir adamları ve adil savcı-hakimleri ve medyayı desteklemeliyiz
    Cumhurreisi başbakankan orduevine eşiyle bile gidemez.
    Silahlı ve cüppeli memurlar da haddini bilmeli terbiyesizliğe son vermeliyiz. Bu ülkede namussuzlar kadar namuslularda cesaretli olmalı. Gandhi misali sivil itaatsizlik yapmalı pimi çekilmiş bomba verildiği için dağlıca aktütün bingöl33 sarıyayla reşadiye misali iahnet içindekilerden hesap sorulunc

    Acilen derhal ilker başbuğ saldırayberk dursunçiçek aygutcengizengin ergunsaygun hıfzıçubuklu mustafabirden tanzelçölajan sumruçörtoğlu kadirözpek suatertosun ömerfarukeminağaoğlu emineülkütarhan hasangerçeker yaşarbüyükkanıt 312geralli vakit davasının savcı ve hakimleri ergenekon silahlı terör örgütüne VE TÜM DARBELERE sahip çıkanlar silahlı ve cüppeli ve cüppesiz memurlar acilen istifa etmeli tüm türkiye milletinden özür dileyerek azlini istifasını vermeli ve tevbe etmeli
    17-27 mayıs saat:10′da danıştay önünde
    17-27mayısta saat:11 ‘de bakırköy ruh-sinir hastalıkları hastanesinde mazharosman heykeli önünde sözde insanları ve esfeli safilinleri lanetleyeceğiz. Yeryüzünde bozgunculuk çıkaran nankörleri allah peygamberler melekler ve tüm insanlar lanetler zulme karşı sessizlik beyinsizlik ve sessiz şeytanlık
    http://www.istifayadavet.net adaletlatformu@gmail.com http://www.MUHAFIZ.biz http://www.ergenekon.ws
    ademçevik ademgerede@gmail.com 05322467411
    http://samanyoluhaber.com/h_415393_chp-iptal-davasi-acamaz;-cunku.html http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/101624-pasa-ne-zaman-gorevden-alinacak-makalesi.aspx http://ilkelpasanezamangorevdenalinacak.blogspot.com/ http://ilkelpasaistifa.blogspot.com

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin