<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Din Özgürlüğü’ne Genel Bir Bakış yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2009/10/25/din-ozgurlugu%e2%80%99ne-genel-bir-bakis/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2009/10/25/din-ozgurlugu%e2%80%99ne-genel-bir-bakis/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 24 May 2012 19:46:01 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Din ve Vicdan Özgürlüğü III : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/10/25/din-ozgurlugu%e2%80%99ne-genel-bir-bakis/#comment-57700</link>
		<dc:creator>Din ve Vicdan Özgürlüğü III : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2010 12:45:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=6998#comment-57700</guid>
		<description>[...] Din Özgürlüğü’ne Genel Bir Bakış  [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Din Özgürlüğü’ne Genel Bir Bakış  [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Din ve Vicdan Özgürlüğü II : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/10/25/din-ozgurlugu%e2%80%99ne-genel-bir-bakis/#comment-42338</link>
		<dc:creator>Din ve Vicdan Özgürlüğü II : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 23:20:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=6998#comment-42338</guid>
		<description>[...] Bir önceki yazımızda din özgürlüğüne dair dört ana esas belirlemiş ve bu konu etrafında değişik örnekler vermiş, dahası ülkemizde yaşanan din özgürlüğü problemlerine değinirken hatırlarsanız şöyle demiştik: &#8220;Kendi tarihimiz açısından bakarak; Peki, devlet neden dini, vicdanlara ve mabetlere hapsetmek suretiyle kontrol altına almak istesin ki? Sahi din bu kadar korkutucu bir şey midir ki kontrol edilme ihtiyacı duyulsun? ya da geçmişte hristiyanlık tarihinde olduğu gibi, dinsel bir şiddet süreci mi yaşamıştık? Din ve mezhep kavgaları mı yapmıştık? Din ya da kilise eliyle engizisyon mahkemelerinde işkence ve zulüm mü görmüştük?&#8221; [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Bir önceki yazımızda din özgürlüğüne dair dört ana esas belirlemiş ve bu konu etrafında değişik örnekler vermiş, dahası ülkemizde yaşanan din özgürlüğü problemlerine değinirken hatırlarsanız şöyle demiştik: &#8220;Kendi tarihimiz açısından bakarak; Peki, devlet neden dini, vicdanlara ve mabetlere hapsetmek suretiyle kontrol altına almak istesin ki? Sahi din bu kadar korkutucu bir şey midir ki kontrol edilme ihtiyacı duyulsun? ya da geçmişte hristiyanlık tarihinde olduğu gibi, dinsel bir şiddet süreci mi yaşamıştık? Din ve mezhep kavgaları mı yapmıştık? Din ya da kilise eliyle engizisyon mahkemelerinde işkence ve zulüm mü görmüştük?&#8221; [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/10/25/din-ozgurlugu%e2%80%99ne-genel-bir-bakis/#comment-39654</link>
		<dc:creator>Mustafa</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 16:59:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=6998#comment-39654</guid>
		<description>Vicdan ile "Vicdanizm" farklidir. Birisi icimizde olan ulu bir kaabiliyet.Vicdanizm ise her yerde her seyin temeli olmak ister. Ideolojidir. Akilda vicdanda herkezde ayni sekilde mevcut degildir. Bir bölümü insanlarin hemen hemen hepsinde vardir. Bir bölümü degiskendir. Dolayisi ile kimine göre akla uygun gelen kimine göre akla uygun gelmiyor. Vicdanim rahat diyen mafya babasi ne olacak ? "Toplum vicdani" öne sürülürse icinde bulundugum toplum "az alkol tüketimini" kötü bulmuyor. Benim dinimce az alkolüde dogru bulamam. Akil ve aklin kalb ile birlesimi olan vicdan bazi kötülükleri buluyor anliyor ama hepsini asla. Zaten onun icin Allahü teala din ve peygamber göndermis yoksa gereksizdi. Insanlar akli ve vicdani ile neyin dogru neyin yanlis olacagini kendileri bulurlardi. 
Aklin kendisi ile dünya hayatindaki hayatda insanda bulunan aklda söyle fark vardir. Insan akil ve vicdan ile yalniz degil. Ic dünyasinda bircok güc merkezleri vardir. Nefs, sehvet ve gadab gücleri, hayal kurma kabiliyeti, hafizadaki unutkanlik, his organlarina bagimlilik baglantilik, bilgileri calistirirken hata yapmak, mantik hatalari, duygular vesaire vesaire...akil ve vicdan bütün bunlarin icinde bagimli. Tek basina hür degil. Vicdan göz ile görülebilinen sey degildir. Bu gücler birbirleri ile karsilikli etkenlik icindeler. Nefsime uygun olani vicdani olarak sunarsam ne olur? Nefsi emmareyi nefs-i levvame ve sonra nefsi mutmaineye nasil cevirebilirim eger enbiya ve evliya yardimi olmaz ise? Ahiretde akil maksimum derecede calisacak. Herkez sucunu itiraf edebilecek ve anliyacak ve kabul edecek. Akil göz gibidir ve peygamberlik nuru/sünneti isik gibidir. Ikisi beraber erdirir. Akil tesavvuf yolunda gelisir. Nübüvvet aklina yaklasabilir. 
Batida insa edilen aydinlik hareketi olsun demokrasi olsun insan haklari olsun bunlarin hepsi "daha kötüyü" engellemek icindir yoksa mutlak adalet "vicdanin dünya nizamini kurma" gibi iddialari yoktur. Hatta felsefe dünyasinda insan haklarin dayanagi yoktur. Kant felsefesi insan izzetini üstün tutmasini Kant felsefesi ile savunabilmek mümkün ve bircok devletin temeli Kant felsefesine dayaniyor. Tek ve homojen bir aydinlik hareketi ve demokrasi anlayisi ve her konuda ayni düsünülen insan haklari hukuku yoktur. Nitekim budist, hindu ve daha nice dinlerin temsilcileri "sizin insan ve hukuk anlayisinizca yaptiginiz aciklama bunlar" deyip bazi konularda itirazlari vardir. Islam dinincede bircok husus islamidir. Insan haklari beyannamesinde ama her konuda ayni degildir. 
Cogunluk tarafi uygun olmasi ve bircok din ve felsefik görüslerin yüksek deger vermesi bile (farkliliklar olmasina ragmen) yine büyük bir kazanctir ve önemlisi insanlarin birbirlerine katliamlar yapmamasi ve az cok insani sekilde yasayabilmeleridir. Bu ortak alanlar sayesinde bile daha iyi dünya insa etmek mümkündür. Onu bari basarsak dünya savaslari baslatmak yerine.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Vicdan ile &#8220;Vicdanizm&#8221; farklidir. Birisi icimizde olan ulu bir kaabiliyet.Vicdanizm ise her yerde her seyin temeli olmak ister. Ideolojidir. Akilda vicdanda herkezde ayni sekilde mevcut degildir. Bir bölümü insanlarin hemen hemen hepsinde vardir. Bir bölümü degiskendir. Dolayisi ile kimine göre akla uygun gelen kimine göre akla uygun gelmiyor. Vicdanim rahat diyen mafya babasi ne olacak ? &#8220;Toplum vicdani&#8221; öne sürülürse icinde bulundugum toplum &#8220;az alkol tüketimini&#8221; kötü bulmuyor. Benim dinimce az alkolüde dogru bulamam. Akil ve aklin kalb ile birlesimi olan vicdan bazi kötülükleri buluyor anliyor ama hepsini asla. Zaten onun icin Allahü teala din ve peygamber göndermis yoksa gereksizdi. Insanlar akli ve vicdani ile neyin dogru neyin yanlis olacagini kendileri bulurlardi.<br />
Aklin kendisi ile dünya hayatindaki hayatda insanda bulunan aklda söyle fark vardir. Insan akil ve vicdan ile yalniz degil. Ic dünyasinda bircok güc merkezleri vardir. Nefs, sehvet ve gadab gücleri, hayal kurma kabiliyeti, hafizadaki unutkanlik, his organlarina bagimlilik baglantilik, bilgileri calistirirken hata yapmak, mantik hatalari, duygular vesaire vesaire&#8230;akil ve vicdan bütün bunlarin icinde bagimli. Tek basina hür degil. Vicdan göz ile görülebilinen sey degildir. Bu gücler birbirleri ile karsilikli etkenlik icindeler. Nefsime uygun olani vicdani olarak sunarsam ne olur? Nefsi emmareyi nefs-i levvame ve sonra nefsi mutmaineye nasil cevirebilirim eger enbiya ve evliya yardimi olmaz ise? Ahiretde akil maksimum derecede calisacak. Herkez sucunu itiraf edebilecek ve anliyacak ve kabul edecek. Akil göz gibidir ve peygamberlik nuru/sünneti isik gibidir. Ikisi beraber erdirir. Akil tesavvuf yolunda gelisir. Nübüvvet aklina yaklasabilir.<br />
Batida insa edilen aydinlik hareketi olsun demokrasi olsun insan haklari olsun bunlarin hepsi &#8220;daha kötüyü&#8221; engellemek icindir yoksa mutlak adalet &#8220;vicdanin dünya nizamini kurma&#8221; gibi iddialari yoktur. Hatta felsefe dünyasinda insan haklarin dayanagi yoktur. Kant felsefesi insan izzetini üstün tutmasini Kant felsefesi ile savunabilmek mümkün ve bircok devletin temeli Kant felsefesine dayaniyor. Tek ve homojen bir aydinlik hareketi ve demokrasi anlayisi ve her konuda ayni düsünülen insan haklari hukuku yoktur. Nitekim budist, hindu ve daha nice dinlerin temsilcileri &#8220;sizin insan ve hukuk anlayisinizca yaptiginiz aciklama bunlar&#8221; deyip bazi konularda itirazlari vardir. Islam dinincede bircok husus islamidir. Insan haklari beyannamesinde ama her konuda ayni degildir.<br />
Cogunluk tarafi uygun olmasi ve bircok din ve felsefik görüslerin yüksek deger vermesi bile (farkliliklar olmasina ragmen) yine büyük bir kazanctir ve önemlisi insanlarin birbirlerine katliamlar yapmamasi ve az cok insani sekilde yasayabilmeleridir. Bu ortak alanlar sayesinde bile daha iyi dünya insa etmek mümkündür. Onu bari basarsak dünya savaslari baslatmak yerine.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MB tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/10/25/din-ozgurlugu%e2%80%99ne-genel-bir-bakis/#comment-39581</link>
		<dc:creator>MB</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 14:19:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=6998#comment-39581</guid>
		<description>Sevgili Mehmet Abi 

O kadar hassas ve derin konulara değinmişsiniz ki, gerçekten yazım bu yönüyle çok eksik kalmış. Yine de geç kalmış sayılmam. Sizin gibi derin tespitler yapabilr miyim bilmiyorum ama:), diğer yazılarda bu eksikliği gidermeyi düşünüyorum. Önerileriniz ve uyarınız için çok teşekkür ederim. Yaptığınız tespitler, 80-90 yıllık bir neslin iç hastalığını dile getirmiş. 

Konuyla ilgili ekleyeceklerim;

&lt;strong&gt;"Bizler önce insan, sonra müslümanız"&lt;/strong&gt;

İnsan olmadan müslüman olan, mensup olduğu dine de zarar veriyor malesef. 

Sanırım sizin sözünüzdü, bir yorumda şöyle demiştiniz: &lt;strong&gt;"İnsan olmadan türk olmak ne korkunç " &lt;/strong&gt;

&lt;strong&gt;Yaptığı tahribatı göz önüne alarak&lt;/strong&gt; ben de şöyle desem sanırım abartmış olmam.

&lt;strong&gt;"İnsan olmadan, müslüman olmak ne korkunç"&lt;/strong&gt; 

Sevgilerimle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Mehmet Abi </p>
<p>O kadar hassas ve derin konulara değinmişsiniz ki, gerçekten yazım bu yönüyle çok eksik kalmış. Yine de geç kalmış sayılmam. Sizin gibi derin tespitler yapabilr miyim bilmiyorum ama:), diğer yazılarda bu eksikliği gidermeyi düşünüyorum. Önerileriniz ve uyarınız için çok teşekkür ederim. Yaptığınız tespitler, 80-90 yıllık bir neslin iç hastalığını dile getirmiş. </p>
<p>Konuyla ilgili ekleyeceklerim;</p>
<p><strong>&#8220;Bizler önce insan, sonra müslümanız&#8221;</strong></p>
<p>İnsan olmadan müslüman olan, mensup olduğu dine de zarar veriyor malesef. </p>
<p>Sanırım sizin sözünüzdü, bir yorumda şöyle demiştiniz: <strong>&#8220;İnsan olmadan türk olmak ne korkunç &#8221; </strong></p>
<p><strong>Yaptığı tahribatı göz önüne alarak</strong> ben de şöyle desem sanırım abartmış olmam.</p>
<p><strong>&#8220;İnsan olmadan, müslüman olmak ne korkunç&#8221;</strong> </p>
<p>Sevgilerimle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>arif tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/10/25/din-ozgurlugu%e2%80%99ne-genel-bir-bakis/#comment-39574</link>
		<dc:creator>arif</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 07:33:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=6998#comment-39574</guid>
		<description>Din ve Özgürlük bilhassa ülkemizde derin tartışmalara gebe gibi görünüyor önümüzdeki süreçte. Dinin özgürlükleri kısıtladığı tezinin de güçlü savunucuları var ve olacak. Allah'ın Ademden, İbrahim ve Musa'dan, Mesih ve Peygamberim Muhammed kanalıyla, Fıtraten doğruyu bulmaya programlanmış insana, bir yardım olarak sunduğu din ile; Değiştirilmiş, bozulmuş, yer yer artırılmış ve eksiltilmiş dinin farklılıkları, bu tartışmaların odağında yer alıyor hiç kuşkusuz. cahiliye devrini mumla aratır son dönem tekke ve zaviye dini ile hesaplaşan bir anlayışı nasıl izah etmeli. Din düşmanı deyip kestirebilir miyiz? Yine bu ifrada tefritle cevap verip, dini içinize hapsedin demenin sapkınlığını, nasıl sindirebiliriz? Din adına çeşitli pratiklerle kurumsallaşan şey, topyekun reddedilemeyeceği gibi; bunun olumsuz etkilerinin giderilmeye çelışılmasıda son derece insani talepler olarak görülmeli. Evet din özgürlüğü kısıtlanmamlı ve aynı şekilde din adına özgürlüklerde kısıtlanmamalı. Yok bir tarafta olup ya dinin canına okuyacağım demekle; Dinin gür sesine dayanıp, tüm sesleri kısacağım demek arasında bir yol bulunmalı muhakkak...Bizim için hangi tehdit daha yakın denirse, 28 şubat dinin sesinin kısıtlanması adına bir zirveydi ve geriletildi çok şükür...Dünya açısından ise, birazda kışkırtılmış olduğu muhakkak olan, radikal aşırıcılığın tehdidi var. Müslüman Pakistanlı öğrencilerin, Müslüman İranlı Komutanların arasında 'din' adına patlayan bombalar en acıtıcı olan bugün için...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Din ve Özgürlük bilhassa ülkemizde derin tartışmalara gebe gibi görünüyor önümüzdeki süreçte. Dinin özgürlükleri kısıtladığı tezinin de güçlü savunucuları var ve olacak. Allah&#8217;ın Ademden, İbrahim ve Musa&#8217;dan, Mesih ve Peygamberim Muhammed kanalıyla, Fıtraten doğruyu bulmaya programlanmış insana, bir yardım olarak sunduğu din ile; Değiştirilmiş, bozulmuş, yer yer artırılmış ve eksiltilmiş dinin farklılıkları, bu tartışmaların odağında yer alıyor hiç kuşkusuz. cahiliye devrini mumla aratır son dönem tekke ve zaviye dini ile hesaplaşan bir anlayışı nasıl izah etmeli. Din düşmanı deyip kestirebilir miyiz? Yine bu ifrada tefritle cevap verip, dini içinize hapsedin demenin sapkınlığını, nasıl sindirebiliriz? Din adına çeşitli pratiklerle kurumsallaşan şey, topyekun reddedilemeyeceği gibi; bunun olumsuz etkilerinin giderilmeye çelışılmasıda son derece insani talepler olarak görülmeli. Evet din özgürlüğü kısıtlanmamlı ve aynı şekilde din adına özgürlüklerde kısıtlanmamalı. Yok bir tarafta olup ya dinin canına okuyacağım demekle; Dinin gür sesine dayanıp, tüm sesleri kısacağım demek arasında bir yol bulunmalı muhakkak&#8230;Bizim için hangi tehdit daha yakın denirse, 28 şubat dinin sesinin kısıtlanması adına bir zirveydi ve geriletildi çok şükür&#8230;Dünya açısından ise, birazda kışkırtılmış olduğu muhakkak olan, radikal aşırıcılığın tehdidi var. Müslüman Pakistanlı öğrencilerin, Müslüman İranlı Komutanların arasında &#8216;din&#8217; adına patlayan bombalar en acıtıcı olan bugün için&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Alper Ecer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/10/25/din-ozgurlugu%e2%80%99ne-genel-bir-bakis/#comment-39564</link>
		<dc:creator>Alper Ecer</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 00:21:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=6998#comment-39564</guid>
		<description>Din özgürlüğü burada sanki tam yerinde kullanılmamış. Dindarların bireysel özgürlükleri çerçevesinde ifa edebildikleri dini olgular din özgürlüğü demek değildir. Din özgürlüğü derken kast edilen şey bireysel özgürlükten daha güçlü ve fakat daha da istisnai bir pozitif ayırımcılık tipidir. Herkes bunu bildiği için başörtüsü örneğinden gidelim. Üniversiteye herkes istediği kıyafetle gidebilir ve bu çerçevede başını örten bir kız da gidebilir. Devlet için baştaki şeyin adı bandana mıdır, başörtüsü müdür nedir, bunun önemi yoktur. Devlet böyle bir şey ayırt etmez, din, ya da İslam ya da onun emirleri gibi bir şeyden haberi olmayan birisi gibi davranır, dolayısıyla dini olanla olmayan arasında ayırım yapmaz.
Din özgürlüğü ise devletin bir dini pratiği o dinin pratiği olarak resmen tanıması ve sonrasında ona sağladığı serbestliktir. Yani eğer devlet Islam dini diye bir olguyu "özel" olarak tanımışsa, sonrasında da İslam dininin neyi gerektirdiğine ilişkin bir yorumu tescil etmişse oradan sonra üniversitede isterse başını örtmek genel olarak yasak bile olsa, bandana takana bile izin vermiyor olsalar da, devlet orada İslam dininin varlığını ve başörtme zorunluluğunu anlatan yorumu tescil ettiği için bu yasağı Müslüman'a uygulamaz, ona kendisinin de tescil ettiği vecibeden ötürü özel bir serbestlik tanır.
Din özgürlüğü buna deniyor.
Tabii bunlar Türkiye'de geçerli değil. O yüzden din özgürlüğü ve bireysel özgürlük arasındaki farkları da ancak ilerleyen yıllarda tartışacağız. Mesela başörtülü kamu personelleri ne olacak, başörtülü kızlara özel sektörde işe alınmada pozitif ayırımcılık uygulanması güvenceye alınmalı mı gibi konularda. Gerçi bunlara daha sıra gelmedi. Artık ne zaman üniversite serbestliği devreye girer, 7-8 yıl geçer, örtü yüzünden işe alınmama fenomeni ortaya çıkarsa o zaman heralde, bekliyoruz bakalım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Din özgürlüğü burada sanki tam yerinde kullanılmamış. Dindarların bireysel özgürlükleri çerçevesinde ifa edebildikleri dini olgular din özgürlüğü demek değildir. Din özgürlüğü derken kast edilen şey bireysel özgürlükten daha güçlü ve fakat daha da istisnai bir pozitif ayırımcılık tipidir. Herkes bunu bildiği için başörtüsü örneğinden gidelim. Üniversiteye herkes istediği kıyafetle gidebilir ve bu çerçevede başını örten bir kız da gidebilir. Devlet için baştaki şeyin adı bandana mıdır, başörtüsü müdür nedir, bunun önemi yoktur. Devlet böyle bir şey ayırt etmez, din, ya da İslam ya da onun emirleri gibi bir şeyden haberi olmayan birisi gibi davranır, dolayısıyla dini olanla olmayan arasında ayırım yapmaz.<br />
Din özgürlüğü ise devletin bir dini pratiği o dinin pratiği olarak resmen tanıması ve sonrasında ona sağladığı serbestliktir. Yani eğer devlet Islam dini diye bir olguyu &#8220;özel&#8221; olarak tanımışsa, sonrasında da İslam dininin neyi gerektirdiğine ilişkin bir yorumu tescil etmişse oradan sonra üniversitede isterse başını örtmek genel olarak yasak bile olsa, bandana takana bile izin vermiyor olsalar da, devlet orada İslam dininin varlığını ve başörtme zorunluluğunu anlatan yorumu tescil ettiği için bu yasağı Müslüman&#8217;a uygulamaz, ona kendisinin de tescil ettiği vecibeden ötürü özel bir serbestlik tanır.<br />
Din özgürlüğü buna deniyor.<br />
Tabii bunlar Türkiye&#8217;de geçerli değil. O yüzden din özgürlüğü ve bireysel özgürlük arasındaki farkları da ancak ilerleyen yıllarda tartışacağız. Mesela başörtülü kamu personelleri ne olacak, başörtülü kızlara özel sektörde işe alınmada pozitif ayırımcılık uygulanması güvenceye alınmalı mı gibi konularda. Gerçi bunlara daha sıra gelmedi. Artık ne zaman üniversite serbestliği devreye girer, 7-8 yıl geçer, örtü yüzünden işe alınmama fenomeni ortaya çıkarsa o zaman heralde, bekliyoruz bakalım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/10/25/din-ozgurlugu%e2%80%99ne-genel-bir-bakis/#comment-39563</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 00:16:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=6998#comment-39563</guid>
		<description>Tekrar tekrar söylenmesi gerekenleri yeni bir dille, iyi örnekler ve dost sitelerden
alintilarla söylüyorsun, bu çok iyi.

elestirim ya da "iyilestirme önerim" su olacak: Din özgürlügü konusunu islemissin ama vicdan özgürlügü bunun biraz gerisinde kalmis. Belki ilerdeki yazilarda ele almayi planliyorsun, filmin sonunu söylüyorsam kusuruma bakma :)

Ne demek istedigimi iki eksende anlatacagim;

Mesela devlet okulunda namaz kilmamizin engellenmesi yanlistir, ama devletin ordusu (ki bizim çocuklarimiz) devletin komutaninin emriyle Kürt köylerini bosaltmasi çok ama çok acidir. Ceylan ölünce &lt;strong&gt;"takmayin, o kiz zaten Ermeniydi"&lt;/strong&gt; diyebilen manyaklari üreten bir Milli Egitim'in okulunda namaz kilsak ne olur? Basörtüsü taksak ne olur?

okullarda beyinlerin yikanmasi, mesela &lt;strong&gt;Ermenilerin, Rumlarin "düsman, hain" diye kafalara kazinmasi &lt;/strong&gt;bence devletin vicdanlarimiza-insanligimiza tecavüz etmesidir. Bu suçlar (yine bence) devletin dinsel özgürlüklere engel olmasindan daha da agir suçlar.

bu ikisini (din ve vicdan) teraziye koyma niyetinde degilim ama &lt;strong&gt;vicdansiz din ancak folklördür&lt;/strong&gt;. zayiflamak için oruç tutmak, bel agrisina karsi secdeye varmak gibi benim gözümde. Sosyal bir faaliyettir, cumartesi aksami bira içip maç seyredenlerin birbirine verdigi sosyal rahatlama gibidir. &lt;strong&gt;Birlikte ayni seyleri yapmak iyi gelir insanlara&lt;/strong&gt;.

Özetle din özgürlügü vidan özgürlügünden ayrilmamali. Biraz iddiali olacak ama bu kismi havali bir "son söz" ile bitireyim, kanimca dinsiz insan olur, vicdansiz insan ise insanligini kaybeder. 

Böyle robotlasmis birinin özgürce Islam'i seçmesi de mümkün degil. Olsa olsa herkes gibi yapmak için Müslüman olabilir. Biraz oportünizm, biraz beyin yikama, biraz da alternatifsizlikten.

&lt;strong&gt;Diyanetizm seklinde ortaya çikan Türkçü Islam(!) bu sapikligin en çarpici örneklerinden biri bence. &lt;/strong&gt;Milliyetçi-Militarist robotlar Dersim'den bu yana ne yazik ki yukaridaki iddiali görünen sözlerimi hakli çikardilar.

Gelelim ikinci eksene, bu birincisinden daha da zor bir rakip:

Vicdan özgürlügünün bir baska ENGELLEYICISI Tüketim çilginligi ve bize özgürlük diye yutturulan piyasa ve birey fetisizmi. Daha önce sitede konu ettigimiz bir sorun bu. zenginlerin, güçlülerin nefislerine kul/köle olarak hareket etmesi, insani &lt;strong&gt;degerlerin PIYASA tanrisinin kanli sofrasina çerez yapilmasi da ayri bir mesele.&lt;/strong&gt; bu nefsanî özgürlüklerin toplami görünmez bir diktatör olarak çikiyor karsimiza, adam Smith'in görünmez eli gibi görünmez ama bir yumruk gibi tepemize iniyor habire: Petrol savaslari, çevre kirliligi, CNN ve FOX gibi küresel beyin yikama makinalari...

teknoloji gelismeden önce bu yumruktan kaçma imkani vardi, artik yok. Internet, nükleer silahlar, küresel para hareketleri...

Artik PIYASA tanrisinin menzili 40 bin km ile Dünya turu atiyor bir kaç saniyede. hersey evrensellesti, küresellesti, kendini kurtarmak isteyen herkes dünyayi kurtarmak zorunda. Ya dünya ya da hiç!

Vicdanimizi kusatan bu tehditlere verilecek cevap da küresel olmali: internet, bilgide ve duyarlilikta rakiplerin ötesine geçmek ve sadece su veya bu ülkedeki Müslümanlari degil bütün Insanligi kucaklayabilecek degerleri kesfetmek (üretmek degil) yani Insan'in içine inmek, oradaki
altin, gümüs, elmas vb degerli cevherleri gün isigina çikarmak.

evet, kanimca din özgürlügünün önünde, içinde, kalbinde olan bir mesele vicdan özgürlügü. 

Sair Ahmet Erhan'in dedigi gibi :

"bana yarinlardan, dogacak güzel günlerden bahsederler,
ben bu günleri yakistiramazken kendime..."</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tekrar tekrar söylenmesi gerekenleri yeni bir dille, iyi örnekler ve dost sitelerden<br />
alintilarla söylüyorsun, bu çok iyi.</p>
<p>elestirim ya da &#8220;iyilestirme önerim&#8221; su olacak: Din özgürlügü konusunu islemissin ama vicdan özgürlügü bunun biraz gerisinde kalmis. Belki ilerdeki yazilarda ele almayi planliyorsun, filmin sonunu söylüyorsam kusuruma bakma <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ne demek istedigimi iki eksende anlatacagim;</p>
<p>Mesela devlet okulunda namaz kilmamizin engellenmesi yanlistir, ama devletin ordusu (ki bizim çocuklarimiz) devletin komutaninin emriyle Kürt köylerini bosaltmasi çok ama çok acidir. Ceylan ölünce <strong>&#8220;takmayin, o kiz zaten Ermeniydi&#8221;</strong> diyebilen manyaklari üreten bir Milli Egitim&#8217;in okulunda namaz kilsak ne olur? Basörtüsü taksak ne olur?</p>
<p>okullarda beyinlerin yikanmasi, mesela <strong>Ermenilerin, Rumlarin &#8220;düsman, hain&#8221; diye kafalara kazinmasi </strong>bence devletin vicdanlarimiza-insanligimiza tecavüz etmesidir. Bu suçlar (yine bence) devletin dinsel özgürlüklere engel olmasindan daha da agir suçlar.</p>
<p>bu ikisini (din ve vicdan) teraziye koyma niyetinde degilim ama <strong>vicdansiz din ancak folklördür</strong>. zayiflamak için oruç tutmak, bel agrisina karsi secdeye varmak gibi benim gözümde. Sosyal bir faaliyettir, cumartesi aksami bira içip maç seyredenlerin birbirine verdigi sosyal rahatlama gibidir. <strong>Birlikte ayni seyleri yapmak iyi gelir insanlara</strong>.</p>
<p>Özetle din özgürlügü vidan özgürlügünden ayrilmamali. Biraz iddiali olacak ama bu kismi havali bir &#8220;son söz&#8221; ile bitireyim, kanimca dinsiz insan olur, vicdansiz insan ise insanligini kaybeder. </p>
<p>Böyle robotlasmis birinin özgürce Islam&#8217;i seçmesi de mümkün degil. Olsa olsa herkes gibi yapmak için Müslüman olabilir. Biraz oportünizm, biraz beyin yikama, biraz da alternatifsizlikten.</p>
<p><strong>Diyanetizm seklinde ortaya çikan Türkçü Islam(!) bu sapikligin en çarpici örneklerinden biri bence. </strong>Milliyetçi-Militarist robotlar Dersim&#8217;den bu yana ne yazik ki yukaridaki iddiali görünen sözlerimi hakli çikardilar.</p>
<p>Gelelim ikinci eksene, bu birincisinden daha da zor bir rakip:</p>
<p>Vicdan özgürlügünün bir baska ENGELLEYICISI Tüketim çilginligi ve bize özgürlük diye yutturulan piyasa ve birey fetisizmi. Daha önce sitede konu ettigimiz bir sorun bu. zenginlerin, güçlülerin nefislerine kul/köle olarak hareket etmesi, insani <strong>degerlerin PIYASA tanrisinin kanli sofrasina çerez yapilmasi da ayri bir mesele.</strong> bu nefsanî özgürlüklerin toplami görünmez bir diktatör olarak çikiyor karsimiza, adam Smith&#8217;in görünmez eli gibi görünmez ama bir yumruk gibi tepemize iniyor habire: Petrol savaslari, çevre kirliligi, CNN ve FOX gibi küresel beyin yikama makinalari&#8230;</p>
<p>teknoloji gelismeden önce bu yumruktan kaçma imkani vardi, artik yok. Internet, nükleer silahlar, küresel para hareketleri&#8230;</p>
<p>Artik PIYASA tanrisinin menzili 40 bin km ile Dünya turu atiyor bir kaç saniyede. hersey evrensellesti, küresellesti, kendini kurtarmak isteyen herkes dünyayi kurtarmak zorunda. Ya dünya ya da hiç!</p>
<p>Vicdanimizi kusatan bu tehditlere verilecek cevap da küresel olmali: internet, bilgide ve duyarlilikta rakiplerin ötesine geçmek ve sadece su veya bu ülkedeki Müslümanlari degil bütün Insanligi kucaklayabilecek degerleri kesfetmek (üretmek degil) yani Insan&#8217;in içine inmek, oradaki<br />
altin, gümüs, elmas vb degerli cevherleri gün isigina çikarmak.</p>
<p>evet, kanimca din özgürlügünün önünde, içinde, kalbinde olan bir mesele vicdan özgürlügü. </p>
<p>Sair Ahmet Erhan&#8217;in dedigi gibi :</p>
<p>&#8220;bana yarinlardan, dogacak güzel günlerden bahsederler,<br />
ben bu günleri yakistiramazken kendime&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

