RSS Feed for This Post

Başbuğ suç işledi, yargılayın!

TARAF

Bir grup aydın, bugün İstanbul Sultanahmet Adliyesi’ne giderek Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ hakkında suç duyurusunda bulunacak. Suç duyurusunda Başbuğ’un 21-22 eylülde yaptığı siyasi nitelikte konuşmalarla yetki alanının dışına çıktığı ve Askerî Ceza Kanunu’na göre suç işlediği belirtilecek. 
Baskın Oran, Ufuk Uras, Ahmet İnsel, Aydın Engin, Oya Baydar, Sezgin Tanrıkulu, Mithat Sancar ve Cengiz Algan tarafından verilecek dilekçenin metni şöyle: “Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ 21-22 eylül tarihlerinde Güneydoğu sınır bölgesinde yaptığı konuşmalarda kendine kanunla verilmiş görev ve yetkilerin dışına çıkmış, siyasi nitelikte konuşmalar yapmıştır. Bu konuşmalar Askerî Ceza Kanunu’nun 148′nci maddesinin C bendine göre suçtur.
Adı geçen Madde 148 ‘Siyasi Faaliyette Bulunanlar’ başlığını taşımakta olup ‘(…) siyasi amaçla nutuk söyleyen, demeç veren, yazı yazan veya telkinde bulunanlar (…) fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde 1 aydan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar (…)” hükmüne girmektedir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ hakkında söz konusu demeçlere ilişkin soruşturma açılması için suç duyurusunda bulunmaktayız.
Gereğinin yapılmasını arz ve talep ederim.”

Mardin’de “siyaset ağaları var” demişti
Bayramda Güneydoğu’ya giden Başbuğ, yaptığı açıklamalarda şunları söylemişti:

» Özellikle bu bölgedeki insanlarımız, vatandaşlarımız, Doğu Anadolu dahil olmak üzere ağalardan çekti. (…) Temel sorunlardan bir tanesi de bu halkımızı siyaset ağalarından, terör ağalarından kurtarılmasıdır.

» “Bölünecek miyiz?” diye tedirginlik oluşuyor (…) Bana, “Komutanım ne oluyor?” diye soruluyor. “Ciddiye almayın. Açık oturumları dinlemeyin. Seyretmeyin şu televizyonları” diyorum.

» Kürtçe eğitim diye bir sorun var mı? Ben olduğu kanaatinde değilim. (…) Ana dil anneden babadan öğrenilir. Ana babaya, ‘Kürtçe öğretme’ diyen mi var?

Aydınlar ne dedi?Baskın Oran: Kemalistlere dipnot
Türkiye’de eğer bazı meslekler ve insanlar ayrıcalıklı değilse, T.C. kanunları herkese uygulanır. Genelkurmay Başkanı Askerî Ceza Kanunu’nun 148. maddesini sürekli ihlal etmektedir. Bu suç duyurusundan iki şeyi öğreneceğiz. Birincisi, Genelkurmay Başkanı T.C. kanunlarına tâbi mi yoksa onun üzerinde mi? İkincisi, Genelkurmay Başkanı’nı bu ülkede kim sorgulayacak, kim mahkemeye verecek? Deniyor ki, ordunun ülkeyi koruma-kollama görevi var. Ama o kanun 1960′da askerî darbeyle birlikte gelmiş bir kanun. Siyasi nitelikte konuşmalar yapmayı yasaklayan kanun ise 1930′da Atatürk zamanında konmuştur. Bu da Kemalizm’i çok sevenlere bir dipnot.

 

Mithat Sancar: Vicdanım kabul etmezdi
Genelkurmay Başkanı’nın siyasi nitelikli açıklamalarıyla hukuku ihlal ettiğini herkes biliyor. Ama bu normalmiş gibi davranılıyor. Türkiye bir hukuk devletidir, Genelkurmay Başkanı dahil hiç kimsenin hukuku ihlal etme imtiyazı olamaz. Madem ki bu konuda yargı kendi kendine harekete geçmiyor, biz de suç duyurusunda bulunuyoruz. Ben hukukçuyum. Öğrencilere hukuk öğreten biri olarak bu konuda sessiz kalmayı vicdanım kabul etmiyor. Benim suç duyurusunda bulunma gerekçem bu… “Türkiye’nin gerçeği bu, ordu siyasetin üzerindedir, içindedir” deniyor. Bu açıklamalarla durum meşrulaştırılmaya çalışıyor. Böyle bir anlayış olamaz.

Oya Baydar: Belki bazıları kızacak ama…
Suç duyurusu, bu ülkede sivilleşmenin sağlanabilmesi için, militarizmin baskılarının azaltılması için, herkesin kendi görev alanında kalması için atılmış küçük adımlardan biri. Bu tür suç duyurularından geçmişte sonuç alamadık. Ama bu böyle oldu diye geri çekilmenin bir anlamı yok. Bu adımla kamuoyunda farkındalık yaratılabilir. Belki bazıları kızacak ama insanların bunlara alışması lazım. Bizim hiç kimseye bir düşmanlığımız yok, sadece herkesin kendi alanında kalmasını istiyoruz.

Share on Facebook

2 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 4 Yorum

  2. Yazan:ABDULLAH Tarih: Eyl 28, 2009 | Reply

    Askerin böyle tepkilerden etkilenip etkilenmeyeceğini bilmiyoruz(!).Fakat müesses nizamın paradigması olduğu sürece o minvalden konuşmların eksik olmayacağını biliyoruz.o konuşmlardan sonra lehte ve ya aleyte ki duruma göre mevzi alan iktidar ve muhalefet anlayışı bunun devam edeceğinin bir başka işareti değil mi?
    27 Nisan gece yarısı dökümanına sahip çıkan zihniyetin şimdi efelenmesi çok komik duruyor.

  3. Yazan:cemil demir Tarih: Eyl 28, 2009 | Reply

    sayın mithat sancar hukuk adına vicdanının sızladığını söylüyor. olabilir. herkesin vicdanı bir şekilde sızlıyor. hukuk sadece brileri için yoktur. herkes için vardır. cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 meselesinde hem hukuk hem de kanunlar katledildi bu ülkede. o zaman sayın sancar, sayın tanrıkulu ne tepki gösterdiler acaba? sayın tanrıkulu pkk lı ların AİHM açtığı davalardan milyarları götürdü. köşe oldu. şimdi hukuktan bahsedenlere bakınız. olan masum ve zavallı kürtlere ve ciğerpare erlere oluyor. Ahmet türk ve avaneleri ile onların sevgili avukat timleri de köşe üstüne köşe dönüyor.

  4. Yazan:HAKAN YILMAZ Tarih: Eki 3, 2009 | Reply

    Bu ülkede asker “Türklük” sınırları içerisinde istediğini yapar. Hiç kimsede “Ne diyorsun?” diye soramaz.

    Dava sanıyorum Türk Silahlı Kuvvetlerine değil, şahsi olarak İlker Başbuğ’a açılmış. Başbuğ’un yargılanması ve ceza alması mümkün değildir. Ama bu aralar neyin ne olduğu belli değil. Asırlardır öz evlat olmuşken bugün “üvey” evlat olduk. Umarım “asi” evlat olmayız.

    Akp, önceleri şöyle bir formül geliştirmişti;

    “Sınır güvenliği ÖZEL GÜVENLİK ŞİRKETLERİNE İHALE EDİLSİN!” Yani sınır güvenliğinin sağlanması yönündeki devletin en önemli kamu hizmeti, ÖZELLEŞTİRİLSİN!

    Yani devletin en önemli kamu hizmetlerinden, “sağlık, eğitim hizmetleri” özelleştirildikten sonra, “milli güvenliğin sağlanması” hizmeti neden özelleştirilip, AB-D, İsrail şirketlerine ihale edilmesin ki? Hatta o dönem bazı ABD ve İsrail şirketlerinin adları da örnek olarak teklifte geçmişti. Zaten telekomünikasyon, ulaşım, limanlar, bankalar gibi TÜM STRATEJİK KURUMLAR özelleştirilmiş, sınır güvenliği mi özelleştirilmeyecek? Amaç İstanbul Üniversitesi Rektörünün bugün dediği gibi, STATÜKOYU ORTADAN KALDIRARAK TÜRKİYE’YE ÇAĞ ATLATMAK YA, yakında onu da yaparlar.

    Bunun ütopik bir fikir olduğunu düşünenler, Irak işgalinden sonra Irak halkının sözde güvenliğinin sağlanması adına burada görev yapan sözde “ABD menşeeli güvenlik şirketlerine” ve bu güvenlik şirketlerinin Irak’ta yaptıklarına baksın. Bu sözde güvenlik şirketleri, Irak’ta birçok yasadışı işin paravanı olarak işgörmekte, haklarında silah kaçakçılığı dahil çeşit çeşit suçlamalarla dava açılmaktadır.

    ABD’li silah şirketlerinin, Irak’taki iç çekişmeler için el altından karşıt gruplara bu güvenlik şirketleri aracılığıyla silah sattığı iddiaları, hatta PKK’nin de elinde bulunan birçok silah ve mühimmatın gayri meşru yollardan bu şirketler eliyle satıldığı belirtilmektedir.

    Bu ülkenin en saygın ve güçlü kurumuna hiçbir şey yapamazlar.

  5. Yazan:Ali Duman Tarih: Eki 3, 2009 | Reply

    Garabet bir ülke burası, garabet. Misal o açıklamaları herhangi bir ordu mensubu yapsa direkt askeri içeri atılır ve askeri mahkemede yargılanır. Ancak ne var ki bu açıklamayı ordunun en yüksek mertebesindeki “beşibirdekilerden” biri yaptığında suç teşkil etmez, nedense????

    bu beşibiryerdekiler özel bir kanuna mı tabi, ya da bu beşibiryerdekiler ordu mensubu sayılmıyor mu? cuntacılıktan kalan bir özel yasamı var bizim bilmediğimiz???

    bu zatı muhteremler emirlerinde kurulan mahkemelerde yargılanacak değiller ya, onları yargılayacak bir mahkeme henüz kurulamadı türkiyede. (Anayasa herkes eşittir yazıyor, ama bazıları başka türlü eşit oluyorlar)

    askeri mahkemeler bağlı olduğu komutanlıklardan izin almadan yargılama yapamazlar.

    hem türk milleti adına yargılama yapacaksın, hemde komutandan izin almak zorunda olacaksın. hukuk hukuk olalı böyle zulum görmedi; 1935 kafası işte böyle oluyor. ne yani asmayalımda besleyelim mi demişti bu zatı muhteremlerin piri. Atatürk dönemine bakın bakalım bir tane siyasi demeç verebilmiş komutan var mı? hani nerede atatürkçülük, sizi gidi ikiyüzlü kemalistler sizi. sizi gidi postal yalayıcıları sizi. sizi gidi 12 eylül zombileri sizi.

    postallarını yaladığınız komutanlarınız yakasına bir bakın bakalım ne göreceksiniz? göremediniz mi üniformalardaki abd yada ingiltere kraliyet kurmay akademisi mezunu şerit rozetlerini, nato’ya hizmet rozetlerini, yüreğiniz kör anladık gözlerinizde kör mü oldu. ingiltere, abd/nato’da hizmet etmeden ya da buralardaki akademilerden mezun olmadan kor yada orgeneral olabilen bir paşa gösterebilir misiniz? sizi gidi tatlı su anti-emperyalistleri sizi. abd karşıtıymış bunlar, sevsinler sizin abd karşıtlığınızı.

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin