Yargı Reformu, AKP ve Muhalefet
By Konuk Yazar on Eyl 2, 2009 in AKP, Adalet, CHP, MHP
CHP ve MHP’nin özellikle gündemde olan Yargı Reformu konusunda ne yaptıklarını bildiklerinden emin değilim.
Sırf muhalefet olsun diye sergiledikleri karşı duruşun ifade ettiği anlamın da farkında olmayabileceklerini düşünüyorum.
”Bir şeyi Akparti yapıyorsa kesinlikle karşı çıkacaksın” şeklinde özetlenebilecek ve içinde siyasi zeka barındırmayan bu tavrın, ne muhalefet partilerine, ne de ülkeye faydasının olması imkanlı değil. Kamyon yükü ile yanlışına rağmen, Akparti’nin olağanüstü doğrularının olduğunu sadece bilmek değil, aynı zamanda hakkını teslim etmek de yazı adamlığının gereği.
Yargı reformu da bu doğrulardan biri.
Akparti’nin hazırladığı yargı reformu strateji belgesi ve eylem planı, yasaya dönüşme aşamasında kuşa çevrilmemek koşulu ile olağanüstü bir proje. Bakmayın siz “istemezük!” çığlıkları atanlara. İstemediklerinin, istemeleri gereken olduğunu fark edememişler. Hepsi bu.
Reform taslağı ile getirilen düzenleme, şu anki hali ile yürütmenin her türlü müdahalesine açık olan, açık olduğu son kararname krizinde ayyuka çıkan HSYK’dan çok daha güvenilir bir HSYK yapısı oluşturulmasını sağlama potansiyeli taşıyor.
Muhalefetin mevcut HSYK’nun yapısını doğru biçimde değiştirmeye çalışan bu reform taslağına destek vermemesi için ya taslağı anlamamış olmaları, ya da mevcut durumu doğru okuyamamış olmaları gerekir ki, her iki seçenek de mecliste temsil edilecek kadar çok oy toplamış iki siyasi partiye yakışan seçenekler olmamalı. Ya da bu iki partiye bu kadar çok oy vermiş seçmenin zekasına hakaret olacağı unutulmamalı derim ben.
Gelelim yargı reformuna ve değişmek zorunda olan HSYK’na.
Kararlarına karşı itiraz yolu olmayan bir kurul demokratik olmadığı gibi hukuki de değildir. HSYK’nun despotizmine terkettiğimiz hakim ve savcıların adil olmasını beklemek gibi bir hakkımız varsa da, onların fikren, bedenen hür ve tam bağımsız olmalarını sağlayacak zemini oluşturmadığımız sürece bu beklentimizin bize hayal kırıklığı olarak dönmesi ihtimalinden de kaçamayız. Öte yandan bütçesinden binasına, personelinden sekreteryasına kadar her milimetre karesi ile Adalet Bakanlığına, dolayısı ile siyasete yani iktidara bağımlı olan HSYK’nun Hakim ve Savcıların bağımsızlığının teminatı olacağını iddia etmek en hafif deyimi ile saflıktır.
Kaldı ki zaten mevcut kanuna göre HSYK Başbakan ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Dört yıl içinde HSYK’nın bütün üyelerinin GÜL tarafından seçilmiş olacağı gerçeği hayli iri bir realitedir ve dananın kuyruğunun koptuğu yer de tam olarak burasıdır.
İktidar zaten süreç içinde tamamını Cumhurbaşkanı üzerinden de olsa kendisinin belirleyeceği bir kuruldan vazgeçmekte ve bir yandan yargı reformunun diğer gereklerini sağlarken öte yandan da HSYK’nın yapısını daha makul, daha mantıklı, daha hukuki, daha bağımsız bir hale getirmeye çalışmaktadır. Muhalefetin bu koskocaman gerçeği göremiyor olmasına yükleyebileceğim anlam ve duruma getireceğim tanımlama, muhtemelen tazminat ödememe neden olacağı için arif olan anlar diyerek geçiyorum.
İki veya üç icracı daire ve yirmi ya da yirmbir üyeden oluşan bir HSYK öngörüyor taslak. Yargıtay ve Danıştaydan gelen üyelere, kürsüde görev yapan hakim ve savcıların seçeceği üyeler eklenmiş. Cumhurbaşkanı ve TBMM’nin seçeceği üyelere de yer verilmiş taslakta. Adalet Bakanı ve Müsteşarı da kurullarda yer bulmuşlar kendilerine.
Detaylandırılmamış olmakla birlikte bu planlamadan doğru sonucun çıkması hiç de zor değil. Öncelikle kürsüde görev yapan hakim ve savcıların kurula üye seçebilmeleri bana göre olağanüstü bir gelişme ve deyim yerindeyse hedefi tam 12′den vuran bir yaklaşım. Yine artık halkın seçeceği bir Cumhurbaşkanının kurula makul sayıda üye göndermesi de yanlış değil. TBMM’nin HSYK’ya üye göndermesi ise yine makul sayıda ve meclis aritmetiğine uygun olmak koşulu ile kurulu çok daha demokratik ve güvenilir kılacaktır. Öte yandan adalet yapıcılarından olan avukatların en az bir kişi ile kurulda temsil edilmeleri de savunmanın hak ettiği değere ulaşması açısından önemli bir adım olacaktır.
Benim teklifim şudur;
21 kişilik kurul ve üç icracı daire.
3 Yargıtaydan, 3 Danıştaydan direk seçilmiş altı üye.
Birinci sınıfa ayrılmış hakim ve savcılar arasından meslekteki hakim ve savcılar tarafından direk seçilmiş 3 Hakim ve 3 Savcı. Etti Oniki
TBMM tarafından seçilmiş 3 üye ile Onbeş.
Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmiş 3 üye ile Onsekiz
Barolar Birliği tarafından seçilmiş 1 üye ile Ondokuz.
Adalet Bakanı ve Müsteaşarı ile Yirmibir.
Her daire 7 kişi
Her dairede Yargıtaydan bir, Danıştaydan bir, Kürsü Hakimlerinden bir, savcılarından bir, TBMM’nin seçtiği bir ve Cumhurbaşkanının seçtiği bir üye olmak üzere altı kişi. Bunlardan birinci daire adalet bakanı ile ikinci daire müsteşar ile üçüncü daire ise Barolar Birliği tarafından gönderilen üye ile yediye tamamlanacaktır.
Adalet bakanının başkanlık ettiği birinci daire tayin, terfi, yükselme, birinci sınıfa ayrılma ve özlük işleri ile ilgilenecektir.
Müsteşarın yer alacağı ikinci daire, mesleğe kabul ve red, personel, idare ve sekreteya ile ilgili olacaktır.
Üçüncü daire hakim savcılar hakkındaki şikayetleri inceleme, teftiş, soruşturma ve değerlendirme, disiplin cezası belirleme ve meslekten çıkarma gibi konularda yetkili olacaktır. Teftiş kurulu bu daireye bağlı olacak ve çalıştırılması onay ya da izne tabi olmayacaktır.
Dairelerin her kararına itiraz edilebilecektir.
İtirazlar HSYK genel kurulunda değerlendirilecek ve karara bağlanacaktır. Genel Kurul ise kararına itiraz edilen daire hariç, diğer iki dairenin toplamından oluşacağı gibi her üç dairenin toplamından da oluşturulabilecektir.
HSYK bu hali ile çağdaş, demokratik, hukuki ve bağımsız olabilecektir. Bağımsız bir HSYK yargıyı gerçeken bağımsız ve güçlü kılabilecektir. Taşradaki hakim ve savcı, oluşumunda kendi katkısının da bulunduğu kurulu benimseyecek, içselleştirecek ve ona güvenecektir.
Tekrarla;
Yargı reformu strateji belgesi ve eylem planı harika sonuçlar doğurabilir. Bunun için muhalefetin oynamıyorum mızıkçılığı/kolaycılığı yerine, yargı bağımsızlığının teminatı olabilecek böyle bir HSYK’nın oluşumu için bu reformun her anında yer almaları, desteklemeleri ve gidişi kontrol edebilmeleri gerekir.

2 [?]




1 Yorum
Yazan:ABDULLAH Tarih: Eyl 2, 2009 | Reply
Neden karşı çıkmasınlar ellerinde kullana bilecekleri bir oralar kaldı.Adamlar nasıl kızmasın.