Türk Milliyetçiliği Irkçı mıdır?
By Mustafa Akyol on Ağu 26, 2009 in Irkçılık, Milliyetçilik, Türk faşizmi, Ulus-Devlet, Ulusalcılık
[25 Ağustos 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Türkiye’deki yerleşik milliyetçilik anlayışını eleştiren yazılar yazdığımda bazı okurlar tarafından “meseleyi çarpıtmakla” suçlanıyorum. Gelen mesajlar, MHP ideolojisinin veya “Atatürk milliyetçiliğinin” ırkçı olmadığını, “ne mutlu Türk olana” demediğini, her vatandaşı etnik kimlik farkı gözetmeksizin “Türk” saydığını övünerek vurguluyor.
İyi ama zaten Türk milliyetçiliğindeki problem ırkçılık değil ki… Onun tam zıddı olan asimilasyonculuk.
Eğer Türkiye ırkçı bir ülke olsaydı, vatandaşlar arasında ırki köken ayrımı yapılır, bunlara göre farklı toplumsal kategoriler yaratılırdı. Nazi Almanyası bunun feci bir örneğiydi. 1936 yılında yayınlanan Nürnberg Kanunları “Alman ırkı”ndan olan vatandaşları diğerlerinden ayırıyor, Almanlara özel haklar verirken diğerlerine kısıtlamalar getiriyor, iki taraf arasındaki “karışık evlilikleri” de yasaklıyordu. Pek çok Yahudi, “biz Musevi inancına sahip Almanlarız” diye ısrar eder, yani asimile olmak isterken, Naziler “hayır, siz ayrı ve aşağı bir ırksınız” diye dayatıyordu.
Türkiye hiç bir zaman böyle olmadı. Gerçi 30′lu yıllarda bazı “kafatasçı” tezler resmi destek gördü, ama bu geçici bir heves olarak kaldı. İlerleyen yıllarda Nihal Atsız gibi bazı ideologlar ırkçılık yapmayı sürdürdüler, ama bu çizgi MHP içinde bile tutunamadı, marjinal kaldı.
Bu sebeple, “ırkçı TC” gibi suçlamalar getirenler haksızlık yapıyor, “biz ırkçı değiliz” diyen milliyetçiler de doğru söylüyor.
Gelgelelim, ırkçı olmamak, hakça bir sistem kurmak için yeterli değil. Bir de insanların kimliklerine saygı göstermeniz, onları oldukları gibi kabul etmeniz gerek.
Türk milliyetçiliği, işte bu açıdan biraz sorunlu. Irkçılık yapmayıp her vatandaşı “Türk” diye kucaklıyor, fakat o vatandaş “bir dakika, ben Kürdüm” dediğinde ortalık birden buz kesiyor.
Bu durumda Türk milliyetçiliğinin ikinci argümanı devreye giriyor: “Olur mu canım, sen de Türksün, çünkü Türk demek Türkiye vatandaşı demek, sen de vatandaşsın ya işte.”
Ancak bu pek ikna edici bir telkin değil. Çünkü “Türk” olmanın sadece “Türkiye vatandaşlığı” anlamına geldiğinde ısrar edenler, bir taraftan da “Adriyatik’ten Çin’e Türk dünyası”ndan, Yunanistan veya Bulgaristan’daki Türklerden, “tarihteki 16 Türk devleti”nden söz ediyorlar. Buradan da belli ki Türklük, “Türkiye vatandaşlığı”ndan farklı bir şey. Bir etnik kimlik.
Durum bu iken “ben de Türküm” demek, Kürtler için “kendini inkar” anlamına geliyor. Nitekim ben bugüne kadar kendi iradesiyle “ne mutlu Türküm diyene” diyen tek bir Kürtle bile tanışmadım. Ama “ben bir Kürt olarak Türkiye’de özgürce yaşamak istiyorum” diyenini çok gördüm. Çoğu bunu diyor zaten.
Türk milliyetçilerinin önündeki kritik soru, bu talebi kabul edip etmeyecekleridir. Eğer ederlerse, Bulgaristan veya Yunanistan’daki Türkler için (haklı olarak) savundukları hakları Türkiye’deki Kürtlere de teslim etmiş, yani adil ve ilkeli davranmış, Türkiye’nin barış ve huzuruna da büyük katkıda bulunmuş olurlar. Yok kabul etmezlerse, o zaman 80 yıldır denenmiş ve sadece iç çatışma üretmiş olan asimilasyon politikasını zorlayarak meseleyi çıkmaza sürüklerler.
İşin en tehlikeli yanı ise, asimilasyondan umudunu kesen milliyetçilerin öteki uca savrularak ırkçılığa yönelmesi, “madem Kürt olmakta ısrarlısınız, o zaman gidin bu ülkeden, Türk olmayana burada yer yok” demesidir. Böyle bir eğilimin varlığını gösteren rahatsız edici işaretler var zaten.
Peki ya Kürt tarafı? Oradaki milliyetçilik daha da beter. Çünkü orada asimilasyonculuktan gelen, iyi-kötü de olsa bir “birlikte yaşama” iradesi de yok. Olabildiğince “ayrışma” talebi var. Öcalan’ın Kürtler için ayrı “savunma gücü” kurma yönündeki fantazilerinde gözüktüğü gibi.
O taraftaki ırkçılık, bir sonraki yazıya…
… Bu makale ilginizi çektiyse…
Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?
İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “ötekine” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “zayıf” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. Buradan indirin.
“Bebek katili! Vatan haini!…” PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız. “Kürtler ve Türkler kardeştir” diyenlerin kaçı “sen benim kardeşimsin” demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*) İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. Buradan indirin.
Türkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu
Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini hukuk yerine ırkımıza ya da inançlarımıza göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları “ne mutlu Türk’üm” demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın ulus-devlet modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor. Ne mutlu “insanım” diyene! Kitabı buradan indirin.
2 [?]




3 Yorum
Yazan:cengiz maçoğlu Tarih: Ağu 26, 2009 | Reply
Cengiz der ki; Mustafa Bey, tezlerinizde haklı olmakla birlikte sanırım gözardı ettğiniz bir gerçek vardır, kitle statükoculuğu diye bir durum var yurdum siyasetinde. Şöyle ki resmi evraklarda, resmi söylemlerde, parti programlarında, devlet nizamnamelerinde Kürdün de dahil olduğu sizin sözünü ettğiniz eritmeci mantık söz konusu ama işte tüm bu bileşenlerin hedef kitlesi de ırkçlıkla doğar beslenir büyütülür… Bir öğrenci bir ders ortamında lirik bir şiirden etkilenmişse hepimiz Türküz, kardeşiz vs hamasetiyle kendisini ifade ederken aynı öğrenci ders dışı bir ortamda “Türklüğün 2000 yıldır dünyaya medeniyet yaydığı, kürtlerin hep gericiliği savunduğu, Kürtlerin hayvan gibi türedğini, ülkedeki tüm adli vakaların nedeni memlketteki Kürt bolluğuna” bağlayan çok daha saf ırkçlıkla kendisini ifade ediyordur. Tv lerde konuşan ulusalcı gazetecilerden tutalım da herhangi bir mhp bürosunda da durum aynıdır, MHP bugüne kadar az da olsa Kürt seçmene sahipti, (bingöl, elazığ, malatya) haliyle hepimiz Türküz kardeşiz söylemi bunları elinde tutmak içindi ama görünen o ki o seçmeni de kaptırmış ve giderek Naziciliğe yaklaşan gayri resmi bir söylemi sahipleniyordur, işin tuhaf tarafı CHP ile yarışırcısına… Kürt ırkçlığı saldırgan merhaleye henüz gelmedi sadece reaksiyoner yaklaşımlarla kendisine ifade alanı bulma çabasında… “Ben bir Türküm, dinim cinsim uludur.” dizelerini eeğitim öğretimde kullandığınız an zaten nazicilik yapıyorsunuz demek, yine bayrağı selamlamadan uçan kuşun yuvasını bile bozacak kadar psikopat bir dil ırkçlığın arka planı değil tam da ön panelidir… Saygılar…
Yazan:ayşe Tarih: Ağu 27, 2009 | Reply
milliyetçi adam milletim der…milette her ırktan insan vardır.. milliyetçi asla ırk ayrımı yapmaz.. hangi milliyetçidir ki ayrım yapsın…milliyetçi ayrım yerine bütünlüğü beraberliği birliği ister…
günümüzde milliyetçilik adı altında ne dolaplar döndüğü malumdur.. siz bunu görmezmisiniz de milliyetçiliği ırkçılık olarak tanımlarsınız…
ırk ayrımı yapan yok mudur… tabiki var ama bunlar milliyetçi yerine özentiden başka hiç bişi değildir…
Yazan:Mustafa Akbaş Tarih: Ağu 27, 2009 | Reply
TC bu yapisiyla daha uzun var olmasi imkansiz cünkü devleti devlet yapan halki dir ama halkin hür iradesi devlet yönetimini belirlemiyor. Azindan bile belirlese son söz hakki Kemalist süngü takiminda. Hepimiz kardesiz numurasiyle 40 milyon kürdü susturmak kesinlikle basarili olmayacak. Insanlarin hür olma istedigini hic bir güc engelleyemez.