<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Kim bu sömürge valileri? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2009/07/13/kim-bu-somurge-valileri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2009/07/13/kim-bu-somurge-valileri/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 17:09:07 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Mehmet Bahadır tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/07/13/kim-bu-somurge-valileri/#comment-35247</link>
		<dc:creator>Mehmet Bahadır</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 15:56:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5678#comment-35247</guid>
		<description>Büyük resmi bütünüyle gösteren bir yazı olmuş. Dahası, resim üzerinde istediğiniz noktadan zoom yapma imkanı bile tanımışsınız.
Yüreğinize sağlık.

&lt;strong&gt;"Tarih şaşırmaktır"&lt;/strong&gt;
 
Şaşırtmaya devam ettiğiniz için Teşekkürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük resmi bütünüyle gösteren bir yazı olmuş. Dahası, resim üzerinde istediğiniz noktadan zoom yapma imkanı bile tanımışsınız.<br />
Yüreğinize sağlık.</p>
<p><strong>&#8220;Tarih şaşırmaktır&#8221;</strong></p>
<p>Şaşırtmaya devam ettiğiniz için Teşekkürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Bahadır tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/07/13/kim-bu-somurge-valileri/#comment-35243</link>
		<dc:creator>Mehmet Bahadır</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 14:47:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5678#comment-35243</guid>
		<description>Büyük resmi bütünüyle gösteren bir yazı olmuş. Dahası, resim üzerinde istediğiniz noktadan zoom yapma imkanı ile tanımışsınız...
Teşekkürler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük resmi bütünüyle gösteren bir yazı olmuş. Dahası, resim üzerinde istediğiniz noktadan zoom yapma imkanı ile tanımışsınız&#8230;<br />
Teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/07/13/kim-bu-somurge-valileri/#comment-35040</link>
		<dc:creator>Ali duman</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 17:04:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5678#comment-35040</guid>
		<description>bir imparatorluk mirascısı olan bu ülkenin kurulduğu günden bugüne kadar bir Ürdün kadar dış prejtiji olmamıştır. elbetteki buna kurtuluş savaşının yapıldığı dönemde Ankara hükümetinin yürüttüğü müttefiğe (sscb) ihanet, düşmanla (ingiltere) işbirliği yapmasının çok büyük katkısı olmuştur. işgalci ingilizlerin tek bir mermi atmadan işgal ettiği İstanbuldan çekilmelerinin başka bir açıklaması yok.

ingiltere tarafından tanınmayan ve bu nedenle Londra konferansına çağrılmama ihtimali olan Ankara hükümeti, Londra konferansına çağrılmak için başta mustafa suphi olmak üzere anadolu'da (istanbul hariç) büyük bir komünist avı başlatarak ele geçirdiği tüm komünistleri katletmiştir. (belge için metin tunçay'ın kitaplarına başvurunuz) emperyalizme karşı anadoluda oluşturulmaya çalışılan yeşilordu daha yolun başında iken bizzat Atatürk tarafından tasfiye edilmişti. Tüm bu olumlulukları göz önünde bulunduran İngiltere İstanbul hükümetinın yanısıra ankara hükümetini de Londra konferansına davet etmiştir. bu arada yine ingilterenin gözüne girmek için sscb toprağı olan batum'un işgal edilmesini de unutmamak gerekir.
Londra konferansına katılan Ankara hükümetinin baş temsilcisi bekir sıtkı bey, misaki milli sınırlarının tanınmasına karşılık rusyaya karşı savaşabileceklerini Londra gazetelerine beyan ediyordu. bu iki yüzlü siyaseti sorgulayan sscb lideri Lenine, Atatürk "baş delegemiz kendi şahsi görüşlerini açıklamış" mealinde cevap veriyor. bunun akabinde sscb dış işleri bakanı çiçeron "sizinle yaptığımız barış anlatşmasına sadık kalacağız, ancak sizinle dost olmayacağız" diyor, Lenin ise Atatürke hitaben "bolsevik olmadığınızı biliyoruz, size yardım etmemiz için bolsevik olmanız gerekmiyor, size yardım etmeye devam edeceğiz" diyordu.
sscb, işgalci emperyalist güçlere karşı savaş veren türkyeyi hiç bir koşul gözetmeksizin desteklemiş, bu desteği sonuna kadar kulanan türkiye, tek müttefiki olan sscb'ye ihanet etmekten, düşman ingiltere ile işbirliği yapmaktan geri durmamıştır. "cumhuriyeti biz böyle kurduk"un içinde barındırdığı "dosta ihanet" bu ülkenin yüzlerce yılda oluşan dış prejtijini ayaklar altına almıştır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bir imparatorluk mirascısı olan bu ülkenin kurulduğu günden bugüne kadar bir Ürdün kadar dış prejtiji olmamıştır. elbetteki buna kurtuluş savaşının yapıldığı dönemde Ankara hükümetinin yürüttüğü müttefiğe (sscb) ihanet, düşmanla (ingiltere) işbirliği yapmasının çok büyük katkısı olmuştur. işgalci ingilizlerin tek bir mermi atmadan işgal ettiği İstanbuldan çekilmelerinin başka bir açıklaması yok.</p>
<p>ingiltere tarafından tanınmayan ve bu nedenle Londra konferansına çağrılmama ihtimali olan Ankara hükümeti, Londra konferansına çağrılmak için başta mustafa suphi olmak üzere anadolu&#8217;da (istanbul hariç) büyük bir komünist avı başlatarak ele geçirdiği tüm komünistleri katletmiştir. (belge için metin tunçay&#8217;ın kitaplarına başvurunuz) emperyalizme karşı anadoluda oluşturulmaya çalışılan yeşilordu daha yolun başında iken bizzat Atatürk tarafından tasfiye edilmişti. Tüm bu olumlulukları göz önünde bulunduran İngiltere İstanbul hükümetinın yanısıra ankara hükümetini de Londra konferansına davet etmiştir. bu arada yine ingilterenin gözüne girmek için sscb toprağı olan batum&#8217;un işgal edilmesini de unutmamak gerekir.<br />
Londra konferansına katılan Ankara hükümetinin baş temsilcisi bekir sıtkı bey, misaki milli sınırlarının tanınmasına karşılık rusyaya karşı savaşabileceklerini Londra gazetelerine beyan ediyordu. bu iki yüzlü siyaseti sorgulayan sscb lideri Lenine, Atatürk &#8220;baş delegemiz kendi şahsi görüşlerini açıklamış&#8221; mealinde cevap veriyor. bunun akabinde sscb dış işleri bakanı çiçeron &#8220;sizinle yaptığımız barış anlatşmasına sadık kalacağız, ancak sizinle dost olmayacağız&#8221; diyor, Lenin ise Atatürke hitaben &#8220;bolsevik olmadığınızı biliyoruz, size yardım etmemiz için bolsevik olmanız gerekmiyor, size yardım etmeye devam edeceğiz&#8221; diyordu.<br />
sscb, işgalci emperyalist güçlere karşı savaş veren türkyeyi hiç bir koşul gözetmeksizin desteklemiş, bu desteği sonuna kadar kulanan türkiye, tek müttefiki olan sscb&#8217;ye ihanet etmekten, düşman ingiltere ile işbirliği yapmaktan geri durmamıştır. &#8220;cumhuriyeti biz böyle kurduk&#8221;un içinde barındırdığı &#8220;dosta ihanet&#8221; bu ülkenin yüzlerce yılda oluşan dış prejtijini ayaklar altına almıştır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>rüştü hacıoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/07/13/kim-bu-somurge-valileri/#comment-35028</link>
		<dc:creator>rüştü hacıoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 13:40:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5678#comment-35028</guid>
		<description>düşünce paylaşım platformu nihayetinde burası; türkiyeyi paylaşım platformu değil. dolayısıyla kanaatimce paylaşımın taraflarından biriymişiz gibi üsluplar bana ilginç gelmiştir hep.

mesela ben sizin üslubunuzdan, dedesi cumhuriyetin kuruluş yıllarında önemli hizmetler vermek mukabilinde stabil bir zemin elde edebilmiş seçilmiş cumhuriyetçilerden birinin torunu olarak, menkul ve gayrımenkullerini koruma ve kollama telaşıyla propaganda yapan biriyle konuştuğum izlenimi ediniyorum. böyleyse şayet mesele yok, yapmaya çalıştığınızın yani vatanseverliğinizin gerekçesi makul.

ancak sözkonusu olan benim söylediklerim olduğunda, cumhuriyetlen stabilleştirilmiş bir rantın bekçiliği gibi bir yüküm olmadığından, vatanseverolmak gibi bir lüksüm de yok. dolayısıyla kiracı olduğumdan olsa gerek, gayrımenkullerle ilgilenmek yerine, onları kullanan insanlarla ilgiliyim daha ziyade ve bu bakımdan kriterlere uyduğunda " insanseverlik " daha makul bir değer benim açımdan.

şimdi bu payda farkı bizim toplanmamızı ve çıkarılmamızı imkansızlaştırmakta. ve sanıyorum " bu kafa " olarak yaygın kullanılan bir deyim olan " zihniyet " lerimizle problemimiz de olmadığına göre paydalarımızın eşitlenebilip toplanmamız yada çıkarılmamız mümkün gözükmüyor, en azından yakın vadede.

kendi adıma sizi anlayabiliyorum. yalnız beni korkutan olasılık, sizin cumhuriyet nimetlerinden bağımsız bir biçimde kendinizi vatansever olarak nitelemiş olmanızdır ki sizi endoktrine edenler adına söylemiş olursunuz yukarıdaki onca sözü. ihtimaldir ki " kutsal " oldukları belletildiğinden yapmışsanız bunu size hatırlatmak isterimki egemenlerin halkla ilişkiler elemanı olarak maaş almıyorsanız bu karşılıksız garabetin sebebini de ben merak ederim?

bir metrekare tarlası olmayan adamın tarla sevgisi ilginç olmaz mı; yüzlerce dönüm tarlası olanla yada bir dönüm bari olsun olanla kıyaslandığında?

şimdi kim, tarlası olmadığından, doğal olarak tarla  sevmesi mümkün olmayan adamı " tarlahaini " olarak etiketleyebilir. olsa olsa " tarla sevmez " diyebileceğimiz biri için " hain " bağlam dışı bir ifade olur.

bu bağlamı açıkladıktan gari, ebedi şefi vatanı sevmemekle suçlamadım. aksine muhteris bir vatanperver olduğundan, vatan üzerinde yaşayan ötekilere dünyayı dar etmiş bir insanhainliğine vurgu yaptım. ingilizlerle yada ruslarla işbirliği yapmak vatanaihanet değildir; işbirliğini kimlere karşı yapıyorsanız onlara ihanettir. 

burdan bakınca, duçeler, ebedi şefler, pinoşetler, küçük ve karaktersiz fevziler...işbirliğini halklarına karşı yaptıklarından, yani halklarını işgal ettiklerinden daha global politikalar ve ilelebet payidar olma uğruna efendiler hesabına; itirazımız halka ihanetedir. yoksa toprakları erezyon dışında kimsenin alıp götürmesi mümkün değildir. mümkün olan topraklara insan ekip, kan göletlerinden iktidar devşirmektir ki tam buraya itirazım. birşey de istediğim düşünülmesin, islam/barış dan  başka. çocukların siyasi mahkumlar olarak doğmadıkları bir dünya, babalarının onurunun, baronların sermaye birikimine dönüşmediği, muassırlaşmamış bir barış  sadece...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>düşünce paylaşım platformu nihayetinde burası; türkiyeyi paylaşım platformu değil. dolayısıyla kanaatimce paylaşımın taraflarından biriymişiz gibi üsluplar bana ilginç gelmiştir hep.</p>
<p>mesela ben sizin üslubunuzdan, dedesi cumhuriyetin kuruluş yıllarında önemli hizmetler vermek mukabilinde stabil bir zemin elde edebilmiş seçilmiş cumhuriyetçilerden birinin torunu olarak, menkul ve gayrımenkullerini koruma ve kollama telaşıyla propaganda yapan biriyle konuştuğum izlenimi ediniyorum. böyleyse şayet mesele yok, yapmaya çalıştığınızın yani vatanseverliğinizin gerekçesi makul.</p>
<p>ancak sözkonusu olan benim söylediklerim olduğunda, cumhuriyetlen stabilleştirilmiş bir rantın bekçiliği gibi bir yüküm olmadığından, vatanseverolmak gibi bir lüksüm de yok. dolayısıyla kiracı olduğumdan olsa gerek, gayrımenkullerle ilgilenmek yerine, onları kullanan insanlarla ilgiliyim daha ziyade ve bu bakımdan kriterlere uyduğunda &#8221; insanseverlik &#8221; daha makul bir değer benim açımdan.</p>
<p>şimdi bu payda farkı bizim toplanmamızı ve çıkarılmamızı imkansızlaştırmakta. ve sanıyorum &#8221; bu kafa &#8221; olarak yaygın kullanılan bir deyim olan &#8221; zihniyet &#8221; lerimizle problemimiz de olmadığına göre paydalarımızın eşitlenebilip toplanmamız yada çıkarılmamız mümkün gözükmüyor, en azından yakın vadede.</p>
<p>kendi adıma sizi anlayabiliyorum. yalnız beni korkutan olasılık, sizin cumhuriyet nimetlerinden bağımsız bir biçimde kendinizi vatansever olarak nitelemiş olmanızdır ki sizi endoktrine edenler adına söylemiş olursunuz yukarıdaki onca sözü. ihtimaldir ki &#8221; kutsal &#8221; oldukları belletildiğinden yapmışsanız bunu size hatırlatmak isterimki egemenlerin halkla ilişkiler elemanı olarak maaş almıyorsanız bu karşılıksız garabetin sebebini de ben merak ederim?</p>
<p>bir metrekare tarlası olmayan adamın tarla sevgisi ilginç olmaz mı; yüzlerce dönüm tarlası olanla yada bir dönüm bari olsun olanla kıyaslandığında?</p>
<p>şimdi kim, tarlası olmadığından, doğal olarak tarla  sevmesi mümkün olmayan adamı &#8221; tarlahaini &#8221; olarak etiketleyebilir. olsa olsa &#8221; tarla sevmez &#8221; diyebileceğimiz biri için &#8221; hain &#8221; bağlam dışı bir ifade olur.</p>
<p>bu bağlamı açıkladıktan gari, ebedi şefi vatanı sevmemekle suçlamadım. aksine muhteris bir vatanperver olduğundan, vatan üzerinde yaşayan ötekilere dünyayı dar etmiş bir insanhainliğine vurgu yaptım. ingilizlerle yada ruslarla işbirliği yapmak vatanaihanet değildir; işbirliğini kimlere karşı yapıyorsanız onlara ihanettir. </p>
<p>burdan bakınca, duçeler, ebedi şefler, pinoşetler, küçük ve karaktersiz fevziler&#8230;işbirliğini halklarına karşı yaptıklarından, yani halklarını işgal ettiklerinden daha global politikalar ve ilelebet payidar olma uğruna efendiler hesabına; itirazımız halka ihanetedir. yoksa toprakları erezyon dışında kimsenin alıp götürmesi mümkün değildir. mümkün olan topraklara insan ekip, kan göletlerinden iktidar devşirmektir ki tam buraya itirazım. birşey de istediğim düşünülmesin, islam/barış dan  başka. çocukların siyasi mahkumlar olarak doğmadıkları bir dünya, babalarının onurunun, baronların sermaye birikimine dönüşmediği, muassırlaşmamış bir barış  sadece&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serkan Çekiç tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/07/13/kim-bu-somurge-valileri/#comment-35025</link>
		<dc:creator>Serkan Çekiç</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 12:24:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5678#comment-35025</guid>
		<description>Üstteki yazıdan chpyi savunduğum çıkmasın. Kaldıki chp tarih boyunca çok defa değişmiştir. İnönü dönemi ile Atatürk dönemi arasında milyon fark vardır. Asıl anlatmak istediğim şu anda bulunduğumuz durum ortak bir çabanın sonucudur. Herhangi bir toplumu vatana hizmet etmemekle, sömürge haline getirmekle suçlamak. Biz vatanımızı sizden daha çok seviyoruz demekten pekte farklı değildir bu da bizi faşizme kadar götürebilir. Chp'yi rakip olarak görmek hatta Atatürk'ün çalışmlarını yanlış bulmak başka birşey. Bunlar dış güçlerin adamları demek başka bir şey. O sabah akşam eleştirdiğiniz ordu bile kendince ülke yararına doğru olanı yapmaya çalışıyo. Tek fark takip eilmesi talep edilen yol.  Çıkıpta bu adamlar bu ülkeyi sevmiyo. İngilterenin oyunları bunlar demek doğru değil. Darbe marbe olduğuda yok ayrıca. Ordu siyasette avrupaya göre daha etkin olabilir fakat buda güç ve sorumluluk arasındaki bağ ile ilgili. Avrupanın 100 bin kişilik hepi topu 500 bin kişiyi etkileyen orduları ile türkiyenin 1 milyonluk ve milyonlarca kişiyi etkileyen ordusunun siyasetteki etkilerinin farklı olması normal. Tabiki demokrasi adına bu tehtidkar tutum minimuma indirilmeli. Ancak hedefleri gerçekleri göz ardı etmeden belirlememiz gerekir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Üstteki yazıdan chpyi savunduğum çıkmasın. Kaldıki chp tarih boyunca çok defa değişmiştir. İnönü dönemi ile Atatürk dönemi arasında milyon fark vardır. Asıl anlatmak istediğim şu anda bulunduğumuz durum ortak bir çabanın sonucudur. Herhangi bir toplumu vatana hizmet etmemekle, sömürge haline getirmekle suçlamak. Biz vatanımızı sizden daha çok seviyoruz demekten pekte farklı değildir bu da bizi faşizme kadar götürebilir. Chp&#8217;yi rakip olarak görmek hatta Atatürk&#8217;ün çalışmlarını yanlış bulmak başka birşey. Bunlar dış güçlerin adamları demek başka bir şey. O sabah akşam eleştirdiğiniz ordu bile kendince ülke yararına doğru olanı yapmaya çalışıyo. Tek fark takip eilmesi talep edilen yol.  Çıkıpta bu adamlar bu ülkeyi sevmiyo. İngilterenin oyunları bunlar demek doğru değil. Darbe marbe olduğuda yok ayrıca. Ordu siyasette avrupaya göre daha etkin olabilir fakat buda güç ve sorumluluk arasındaki bağ ile ilgili. Avrupanın 100 bin kişilik hepi topu 500 bin kişiyi etkileyen orduları ile türkiyenin 1 milyonluk ve milyonlarca kişiyi etkileyen ordusunun siyasetteki etkilerinin farklı olması normal. Tabiki demokrasi adına bu tehtidkar tutum minimuma indirilmeli. Ancak hedefleri gerçekleri göz ardı etmeden belirlememiz gerekir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serkan Çekiç tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/07/13/kim-bu-somurge-valileri/#comment-35024</link>
		<dc:creator>Serkan Çekiç</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 12:05:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5678#comment-35024</guid>
		<description>Atatürk'ün anlatıldığı gibi olmadığına dair artık sıradanlaşmış yazılardan biri daha. Aslında Rusyayla türkiyenin rekabeti ne ingilterenin komblosu ne atatürk'ün hatası ne ummetin. Rus, Türk rekabeti herşeyden önce doğal. Olması gereken bir rekabet. Biri güçlüYken öteki zayıf olabilir ancak. Daha fazlası olamaz. En basitinden çıkar çatışması var. Sıcak denizlere iniş çin hariç türk ve müslüman bölgelerinden geçmekle mümkün. 2 halkın etki alanının tam arasında dev petrol ve doğalgaz kaynakları... Avrasya ticaret yolu... Hepsi Rusya ve Türkiyeyi iki rakip heline getiren etkenler. Tarihe baktığımız zamanda Rusya ve Türkiyenin gelişmesinin güçlenmesinin ters orantılı olduğunu görürüz. Kısacası Avrasya tek kişilik. Diğer yandan osmanlının imzaladığı anlaşmalara ve verdiği tavizlere baktığımızda Türkiye Cumhuriyetinden çok daha sömürge ve çok daha büyük bir Rusya bariyeri olduğunu görürüz. Rusların savaş başarılarını masa başında ingiltere ve almanya sayesinde nasıl değerlendiremediğini. Tekrarlanan antlaşmaları lise tarih derslerinde bile okuyoruz. Bariyer görevi dışında sömürge görevinide çok iyi yerinde getiriyordu osmanlı. İngiltere hiç bir zaman hindistana ulaşmak konusunda sıkıntı yaşamadı. Kapitülasyonlar, azınlık okulları, misyonerler, düyun-ı umumiye. Batı özentiliği ise cumhuriyet öncesinde osmanlı burjuvası arasında çoktan popüler olmuştu zaten. Arapların bölgede bir kukla olduğu gerçeğide her ne kadar çabalasakta yadsınamaz. Yazıda ki ummeti kaybetme parçalama sorumluluğunu türklere atmadan önce halifenin 400 yıl sonraki cihat çağrısına tepki vermemekle kalmayıp üstüne türk birliklerine karşı silahlanan araplarıda dikkate almak lazım. Bütün bunlar göz önündeyken kurulduğu zaman çevresiyle iyi ilişkiler içinde olmaya çalışmış, avrupanın en yeni medeni kanunlarını ithal etmiş, seçme ve seçilme hakkını getirmiş, kadınları insan yerine koymuş ve her genç cumhriyet rejimi gibi yeri geldiğinde baskı gücünü kullanmış türkiye cumhuriyetini suçlamak ne kadar doğru. Unutmamak gerek ki atatürkün başlattığı demokrasi, özgürlük akımları olmasa asla buralara gelemezdik öyle veya böyle sonunda size bile tekrar süper güç olabileceği umudunu vermiş bir ülke kurmuş bu adamlar. Ulus devlet veya ümmet arasında çok da büyük bir fark yok ikiside birilerini ötekileştiriyo ikiside insanları ayırıyo. Eğer süpergüç olmak gibi bi amaç varsa ortada ümmete veya ulus devlete dayalı bir sistemden çok daha geniş bir sistem kurmak gerekir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk&#8217;ün anlatıldığı gibi olmadığına dair artık sıradanlaşmış yazılardan biri daha. Aslında Rusyayla türkiyenin rekabeti ne ingilterenin komblosu ne atatürk&#8217;ün hatası ne ummetin. Rus, Türk rekabeti herşeyden önce doğal. Olması gereken bir rekabet. Biri güçlüYken öteki zayıf olabilir ancak. Daha fazlası olamaz. En basitinden çıkar çatışması var. Sıcak denizlere iniş çin hariç türk ve müslüman bölgelerinden geçmekle mümkün. 2 halkın etki alanının tam arasında dev petrol ve doğalgaz kaynakları&#8230; Avrasya ticaret yolu&#8230; Hepsi Rusya ve Türkiyeyi iki rakip heline getiren etkenler. Tarihe baktığımız zamanda Rusya ve Türkiyenin gelişmesinin güçlenmesinin ters orantılı olduğunu görürüz. Kısacası Avrasya tek kişilik. Diğer yandan osmanlının imzaladığı anlaşmalara ve verdiği tavizlere baktığımızda Türkiye Cumhuriyetinden çok daha sömürge ve çok daha büyük bir Rusya bariyeri olduğunu görürüz. Rusların savaş başarılarını masa başında ingiltere ve almanya sayesinde nasıl değerlendiremediğini. Tekrarlanan antlaşmaları lise tarih derslerinde bile okuyoruz. Bariyer görevi dışında sömürge görevinide çok iyi yerinde getiriyordu osmanlı. İngiltere hiç bir zaman hindistana ulaşmak konusunda sıkıntı yaşamadı. Kapitülasyonlar, azınlık okulları, misyonerler, düyun-ı umumiye. Batı özentiliği ise cumhuriyet öncesinde osmanlı burjuvası arasında çoktan popüler olmuştu zaten. Arapların bölgede bir kukla olduğu gerçeğide her ne kadar çabalasakta yadsınamaz. Yazıda ki ummeti kaybetme parçalama sorumluluğunu türklere atmadan önce halifenin 400 yıl sonraki cihat çağrısına tepki vermemekle kalmayıp üstüne türk birliklerine karşı silahlanan araplarıda dikkate almak lazım. Bütün bunlar göz önündeyken kurulduğu zaman çevresiyle iyi ilişkiler içinde olmaya çalışmış, avrupanın en yeni medeni kanunlarını ithal etmiş, seçme ve seçilme hakkını getirmiş, kadınları insan yerine koymuş ve her genç cumhriyet rejimi gibi yeri geldiğinde baskı gücünü kullanmış türkiye cumhuriyetini suçlamak ne kadar doğru. Unutmamak gerek ki atatürkün başlattığı demokrasi, özgürlük akımları olmasa asla buralara gelemezdik öyle veya böyle sonunda size bile tekrar süper güç olabileceği umudunu vermiş bir ülke kurmuş bu adamlar. Ulus devlet veya ümmet arasında çok da büyük bir fark yok ikiside birilerini ötekileştiriyo ikiside insanları ayırıyo. Eğer süpergüç olmak gibi bi amaç varsa ortada ümmete veya ulus devlete dayalı bir sistemden çok daha geniş bir sistem kurmak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>rüştü hacıoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/07/13/kim-bu-somurge-valileri/#comment-35015</link>
		<dc:creator>rüştü hacıoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 06:35:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5678#comment-35015</guid>
		<description>hoş bana sorulmadı soru ama velevki bana sorulmuş olsaydı derdimki:

" bülbülgöbeğinde ", " vezirparmağında " , bir de " merkezvalisişerbetinde " bu son söylediğim literatüre henüz girmedi ama daha açık olacaksa ilk merkez valisiydi.

bolşevikler daha güçlü olup, mustafa suphi, topal osmanı boğabilseydi karadenizde belki de doğublokunun tamponu olacaktı ankara batıya karşı ve belki duçe enver olacaktı.

söylentiye göre çerkez ethem'in tepesi atıyor:

" meclis başkanını meclisin kapısına asacağım " diyor; yozgat isyanını(!) bastırıp ankara'ya dönerken merkezefendi eskişehir'e teftişe gidiyor, ethem peşine düşüp eskişehir'e vardığında afyon'a teftişe gidiyor. öyle o üçgende dönerlerken kin soğuyor, merkezefendi ethem'i sahne gerisine, mustafa suphi'yi de karadenizin derin sularına...

tabi " çeteciliğin kısa tarihi " henüz tüm detaylarıyla anlatılmadığı hatta bazılarına göre kayıt tutulmadığı için ( &lt;strong&gt;"eşkiyalığın belgesi mi olur ulan"&lt;/strong&gt; yakın dönem bir türk büyüğünün buyurdukları gibi...), arşiv bilgileri masabaşında embeded ve de edebiyatı kuvvetli gulamlara kurgulatılıp "devlet" olunduğundan pek fazla şey söylemek mümkün görünmüyorsa da; çeteci asrı saadet şu aralar ırakta yapılanabenzerin yapılmışı gibi...kimbilir belki bu işler hep böyle yürüyordur, siyasetbilimci değiliz ki; bana tuhaf geliyor belki sadece...

chp'nin sürekli olarak tarihin önünde surlar kurmak için gösterdiği çaba ortada. yapılan edilen gayya kuyularından gelip, gayya kuyularında kayboluyor; ne hesap veren var ne de soran...hoş sorulmaya kalkışıldığında da gündeme bakmak yeterli...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>hoş bana sorulmadı soru ama velevki bana sorulmuş olsaydı derdimki:</p>
<p>&#8221; bülbülgöbeğinde &#8220;, &#8221; vezirparmağında &#8221; , bir de &#8221; merkezvalisişerbetinde &#8221; bu son söylediğim literatüre henüz girmedi ama daha açık olacaksa ilk merkez valisiydi.</p>
<p>bolşevikler daha güçlü olup, mustafa suphi, topal osmanı boğabilseydi karadenizde belki de doğublokunun tamponu olacaktı ankara batıya karşı ve belki duçe enver olacaktı.</p>
<p>söylentiye göre çerkez ethem&#8217;in tepesi atıyor:</p>
<p>&#8221; meclis başkanını meclisin kapısına asacağım &#8221; diyor; yozgat isyanını(!) bastırıp ankara&#8217;ya dönerken merkezefendi eskişehir&#8217;e teftişe gidiyor, ethem peşine düşüp eskişehir&#8217;e vardığında afyon&#8217;a teftişe gidiyor. öyle o üçgende dönerlerken kin soğuyor, merkezefendi ethem&#8217;i sahne gerisine, mustafa suphi&#8217;yi de karadenizin derin sularına&#8230;</p>
<p>tabi &#8221; çeteciliğin kısa tarihi &#8221; henüz tüm detaylarıyla anlatılmadığı hatta bazılarına göre kayıt tutulmadığı için ( <strong>&#8220;eşkiyalığın belgesi mi olur ulan&#8221;</strong> yakın dönem bir türk büyüğünün buyurdukları gibi&#8230;), arşiv bilgileri masabaşında embeded ve de edebiyatı kuvvetli gulamlara kurgulatılıp &#8220;devlet&#8221; olunduğundan pek fazla şey söylemek mümkün görünmüyorsa da; çeteci asrı saadet şu aralar ırakta yapılanabenzerin yapılmışı gibi&#8230;kimbilir belki bu işler hep böyle yürüyordur, siyasetbilimci değiliz ki; bana tuhaf geliyor belki sadece&#8230;</p>
<p>chp&#8217;nin sürekli olarak tarihin önünde surlar kurmak için gösterdiği çaba ortada. yapılan edilen gayya kuyularından gelip, gayya kuyularında kayboluyor; ne hesap veren var ne de soran&#8230;hoş sorulmaya kalkışıldığında da gündeme bakmak yeterli&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Secedo tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/07/13/kim-bu-somurge-valileri/#comment-35012</link>
		<dc:creator>Secedo</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 00:57:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5678#comment-35012</guid>
		<description>Gunumuz cahil ataturkculerinden degilim ama bir sorum olacak konunun, aslinda acik ama bahsedilmeyen kismiyla ilgili;
bu yazdiklariniza gore Ataturk bu islerin neresinde?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gunumuz cahil ataturkculerinden degilim ama bir sorum olacak konunun, aslinda acik ama bahsedilmeyen kismiyla ilgili;<br />
bu yazdiklariniza gore Ataturk bu islerin neresinde?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
