<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Yobaz laiklik iyi günler diler yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 16:53:16 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>uGuR tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-47139</link>
		<dc:creator>uGuR</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 15:39:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-47139</guid>
		<description>Yazık sizlere ki laiklik denen kavramın bile ne olduğunu bilmeden din, devlet, siyaset ayrımları yapıyorsunuz. Din devlete karışmasın diyenler neden domuz eti yemekten çekiniyorlar acaba? Eğer biraz inancınızın ne olduğunu bilseniz  ne ofisinizde çıplak nede okulda donla dolaşırsınız Özellikle o donla dolaşmak isteyen arkadaşa söylüyorum ( Sen donla dolaşırım derken ne kadar rahatsan diğer bayan arkadaşlarda örtünme konusunda o kadar rahat davranmalıdır ) Tabi sizce bu mümkün değil çünki ayrımcılık istemeyen sizler en büyük ayrımcılığı yapıyorsunuz. kendinize gelince yaşam özgürlüğü başkasına gelince düşünce özgürlüğünü bile çok görüyorsunuz Mademki erkeklerle birlikte havuza girmek istiyorsunuz size engel olan mı var? Aslında yok demek istiyorsunuz ama işinize gelmiyor madem öyle bırakında isteyen istediği gibi yaşasın birinin başındaki örtü size bir zarar mı veriyor? Yoksa başka korkularınız mı var? 

Yazıkkı bu milleti gençlik kurtaracak derken Onlar,  gece alemlerinde üstsüz plajlarda vakit harcıyor</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yazık sizlere ki laiklik denen kavramın bile ne olduğunu bilmeden din, devlet, siyaset ayrımları yapıyorsunuz. Din devlete karışmasın diyenler neden domuz eti yemekten çekiniyorlar acaba? Eğer biraz inancınızın ne olduğunu bilseniz  ne ofisinizde çıplak nede okulda donla dolaşırsınız Özellikle o donla dolaşmak isteyen arkadaşa söylüyorum ( Sen donla dolaşırım derken ne kadar rahatsan diğer bayan arkadaşlarda örtünme konusunda o kadar rahat davranmalıdır ) Tabi sizce bu mümkün değil çünki ayrımcılık istemeyen sizler en büyük ayrımcılığı yapıyorsunuz. kendinize gelince yaşam özgürlüğü başkasına gelince düşünce özgürlüğünü bile çok görüyorsunuz Mademki erkeklerle birlikte havuza girmek istiyorsunuz size engel olan mı var? Aslında yok demek istiyorsunuz ama işinize gelmiyor madem öyle bırakında isteyen istediği gibi yaşasın birinin başındaki örtü size bir zarar mı veriyor? Yoksa başka korkularınız mı var? </p>
<p>Yazıkkı bu milleti gençlik kurtaracak derken Onlar,  gece alemlerinde üstsüz plajlarda vakit harcıyor</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>selim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-36530</link>
		<dc:creator>selim</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2009 23:44:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-36530</guid>
		<description>Haremlik-selamlik (bayan-erkek ayri zamanlarda) bir havuza uye olmamin ardindan  su tur bir baskiyla karsilastim. Normal slip mayomu giymistim ve giymemem konusunda uyarildim.
Durumu buyutmemek, basimi agritmamak icin sort-mayo giydim (gayet duz renkli-cafcafli olmayan), bu da dizimin uzerinde oldugu icin sorunlu bulundu. Diger yuzen erkeklerin bir kismi rahat yuzemiyorlarmis!

Haremlik-selamlik havuzlari devletin saglamasi gereken bir olanak gibi goren arkadaslara su "farazi" sorulari sormak isterim:

-Sirf yuzme olarak dusunmezsek, diger sporlar icin de (cocuklar-gencler icin kiz-erkek ayri basket-voleybol kamplari vs) benzer
istekler cikmasi durumunda 

-Bir veli kiz cocugunun erkek cocuklarla ayni sirada oturmasini istemiyorsa, boyle velilere devlet kiz erkek ayri siniflarda egitim saglamali midir? Ya da erkek ogrencili siniflara erkek ogretmen isterse?

Ornekler cogaltilabilir. Bunun sonu neresidir? Ya ben Islami su su sekilde yorumluyorum, kadin-erkek ayri otobus de istiyorum dersem devletin bana o kadari da fazla al havuzunu 

Biraz farazi sorular ama bu tatsiz havuz deneyiminden sonra (ki bence kadin-erkek ayri havuz bile sacmalik, kurallarina uyamayan havuza gelmesin diye dusunuyorum) bu siteyi gorunce ve Ayse Hn.'in bahsettigi despotluk ornegini okuyunca aklima takildi.
saygilar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Haremlik-selamlik (bayan-erkek ayri zamanlarda) bir havuza uye olmamin ardindan  su tur bir baskiyla karsilastim. Normal slip mayomu giymistim ve giymemem konusunda uyarildim.<br />
Durumu buyutmemek, basimi agritmamak icin sort-mayo giydim (gayet duz renkli-cafcafli olmayan), bu da dizimin uzerinde oldugu icin sorunlu bulundu. Diger yuzen erkeklerin bir kismi rahat yuzemiyorlarmis!</p>
<p>Haremlik-selamlik havuzlari devletin saglamasi gereken bir olanak gibi goren arkadaslara su &#8220;farazi&#8221; sorulari sormak isterim:</p>
<p>-Sirf yuzme olarak dusunmezsek, diger sporlar icin de (cocuklar-gencler icin kiz-erkek ayri basket-voleybol kamplari vs) benzer<br />
istekler cikmasi durumunda </p>
<p>-Bir veli kiz cocugunun erkek cocuklarla ayni sirada oturmasini istemiyorsa, boyle velilere devlet kiz erkek ayri siniflarda egitim saglamali midir? Ya da erkek ogrencili siniflara erkek ogretmen isterse?</p>
<p>Ornekler cogaltilabilir. Bunun sonu neresidir? Ya ben Islami su su sekilde yorumluyorum, kadin-erkek ayri otobus de istiyorum dersem devletin bana o kadari da fazla al havuzunu </p>
<p>Biraz farazi sorular ama bu tatsiz havuz deneyiminden sonra (ki bence kadin-erkek ayri havuz bile sacmalik, kurallarina uyamayan havuza gelmesin diye dusunuyorum) bu siteyi gorunce ve Ayse Hn.&#8217;in bahsettigi despotluk ornegini okuyunca aklima takildi.<br />
saygilar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Resoman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-35690</link>
		<dc:creator>Resoman</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 11:49:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-35690</guid>
		<description>Burada şunu ifade etmeliyim, herkesin dini inançlarını serbestçe tatbik etmesi gerektiğine inanan birisiyim. Hiç kimsenin dini inançları yüzünden dolayı, gerek devlet tarafından, gerekse toplum ve kurumlar tarafından herhangi bir baskı ve zulüm görmesi kabul edilebilir bir davranış değildir. 

Toplumumuzun büyük kesimini müslüman veya müslüman görünen insanlar oluşturmaktadır. Baskı gördüğünü ifade eden bir çok insan da maalesef çeşitli vesileler ile kendilerinin de başkalarına doğrudan veya dolaylı baskı uyguladığının farkında değildirler. Buna bir örnek olarak, Ramazan ayında bir çok vilayetimizde yemek yiyecek tek bir açık lokanta bulamazsınız, bunu bilerek yanınızda kendi yemeğinizi götürseniz dahi, size o yemeği yedirmezler, bunu kim yapıyor? Devlet mi? Hayır halkın ta kendisi yapar. 

Veya belli bölgelerde ve mahallerde ateist olduğunuzu ve tanrıya inanmadığnızı başkalarının duyacağı şekilde yüksek sesle söyleyin bakalım, başınız neler gelir? Bunu da size kibar bir şekilde yapmazlar. İslam dini hoşgörü dini olarak lanse edilmeye çalışılsa bile, mevcut duruma ve pratiğe baktığımızda bunun böyle olmadığını görürüz. Bir yerlerde bir şeyler yanlış gidiyor. Ya İslamiyet yanlış tanımlanıyor, ya da İslamiyet yanlış yorumlanıyor. Bu konu şu ana kadar açıklığa kavuşturulamadığna göre, bir müddet daha muallakta kalacağa benziyor. 

Ayrıca bu baskıyı uygulayan insanlarda, güvenlik kuvvetleri de hepsi halkın içinden çıkan insanlardır. Hangi noktada ayrıldıklarına bakalım, Siyasiler ve devlet yetkilileri bir şekilde halkı ayrıştırarak onları kendi saflarına çekme ve kullanma meyilindedirler. Bir de işin içine cehalet konursa işler daha da çetrefilleşir ama yönetenler için de bir o kadar kolaylaşır.  

Yani, üstte katırlar tepişiyor, olan altta karıncalara oluyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Burada şunu ifade etmeliyim, herkesin dini inançlarını serbestçe tatbik etmesi gerektiğine inanan birisiyim. Hiç kimsenin dini inançları yüzünden dolayı, gerek devlet tarafından, gerekse toplum ve kurumlar tarafından herhangi bir baskı ve zulüm görmesi kabul edilebilir bir davranış değildir. </p>
<p>Toplumumuzun büyük kesimini müslüman veya müslüman görünen insanlar oluşturmaktadır. Baskı gördüğünü ifade eden bir çok insan da maalesef çeşitli vesileler ile kendilerinin de başkalarına doğrudan veya dolaylı baskı uyguladığının farkında değildirler. Buna bir örnek olarak, Ramazan ayında bir çok vilayetimizde yemek yiyecek tek bir açık lokanta bulamazsınız, bunu bilerek yanınızda kendi yemeğinizi götürseniz dahi, size o yemeği yedirmezler, bunu kim yapıyor? Devlet mi? Hayır halkın ta kendisi yapar. </p>
<p>Veya belli bölgelerde ve mahallerde ateist olduğunuzu ve tanrıya inanmadığnızı başkalarının duyacağı şekilde yüksek sesle söyleyin bakalım, başınız neler gelir? Bunu da size kibar bir şekilde yapmazlar. İslam dini hoşgörü dini olarak lanse edilmeye çalışılsa bile, mevcut duruma ve pratiğe baktığımızda bunun böyle olmadığını görürüz. Bir yerlerde bir şeyler yanlış gidiyor. Ya İslamiyet yanlış tanımlanıyor, ya da İslamiyet yanlış yorumlanıyor. Bu konu şu ana kadar açıklığa kavuşturulamadığna göre, bir müddet daha muallakta kalacağa benziyor. </p>
<p>Ayrıca bu baskıyı uygulayan insanlarda, güvenlik kuvvetleri de hepsi halkın içinden çıkan insanlardır. Hangi noktada ayrıldıklarına bakalım, Siyasiler ve devlet yetkilileri bir şekilde halkı ayrıştırarak onları kendi saflarına çekme ve kullanma meyilindedirler. Bir de işin içine cehalet konursa işler daha da çetrefilleşir ama yönetenler için de bir o kadar kolaylaşır.  </p>
<p>Yani, üstte katırlar tepişiyor, olan altta karıncalara oluyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34457</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 13:40:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34457</guid>
		<description>Hakkaten çok müthiş &lt;strong&gt;açılımlar&lt;/strong&gt; yapmışsınız :). Don ile üniversitede gezinemeyenler, Cuma vakti caminin kapısında bira içemeyenler, üstsüz güneşlenemeyenler... meğer ne büyük özgürlük problemleri varmış ülkemin. Vaaah, vah !</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hakkaten çok müthiş <strong>açılımlar</strong> yapmışsınız :). Don ile üniversitede gezinemeyenler, Cuma vakti caminin kapısında bira içemeyenler, üstsüz güneşlenemeyenler&#8230; meğer ne büyük özgürlük problemleri varmış ülkemin. Vaaah, vah !</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34448</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 08:36:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34448</guid>
		<description>Ek olarak, 

&lt;blockquote&gt;Birisi yukarida mayosuyla denize girenlere karisiliyor mu, hayir demis...&lt;/blockquote&gt;


Sanırım o "birisi"ben oluyorum.

Ayşe hanım o paragrafa yeterince açıklık getirmediğim için yanlış anlaşılamaya sebebiyet vermiş olabilirim.Burada hata benim.
İzninizle eksik bıraktığım kısmı tamamlayayım.

Evet mayosuyla denize girenlere devletin bir yaptırımı yok.Varsa lütfen sizden dinleyelim.Hatta üstsüz girenlere de(devlet otoritesince)bildiğim kadarıyla karışılmıyor.Lakin okul kapılarından on binlerce kızın/kadının geri çevrildiğini ve bunun önündeki engeli kaldıracak yasanın Anayasa mahkemesinden döndüğünü sanırım siz de biliyorsunuz.Dolayısıyla "karışma" ve "müdahaleden" kastım devlet eliyle sistemleştirilen yasaklardır.Sizin şikayet konusu yaptığınız durum değil.

Ayrıca haremlik-selamlık meselesini ortaya atan ben değilim.Bunu bir zahmet,konuyu dağıtmak ve özgürlüklere karşı sırf bir kulp bulmak adına bu tür kavramları icat eden ve arkasına sığınan özgürlük karşıtı kafalara sorun.Yukarıda kim ne demiş,hangi garabet zihniyetlerden girerek karnından konuşmuş gayet bellidir.Hadi mayo meselesini benim konuyu yeterince açmadığımdan ötürü anlamadınız peki bu "haremlik-selamlık"meselesine ne buyurulur?Kusura bakmayın ama bu tavır sizin dürüst olmadığınızı ve olaylara futbol takımı tutar gibi yaklaştığınızı gösteriyor.Lütfen bir daha okuyun yazılanları...kimin konuyu haremlik-selamlık düzlemine çektiğini ve itirazımın tam da konunun bu şekilde dağıtıldığına olduğunu göreceksiniz.Tabii görmek ve anlamak isterseniz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ek olarak, </p>
<blockquote><p>Birisi yukarida mayosuyla denize girenlere karisiliyor mu, hayir demis&#8230;</p></blockquote>
<p>Sanırım o &#8220;birisi&#8221;ben oluyorum.</p>
<p>Ayşe hanım o paragrafa yeterince açıklık getirmediğim için yanlış anlaşılamaya sebebiyet vermiş olabilirim.Burada hata benim.<br />
İzninizle eksik bıraktığım kısmı tamamlayayım.</p>
<p>Evet mayosuyla denize girenlere devletin bir yaptırımı yok.Varsa lütfen sizden dinleyelim.Hatta üstsüz girenlere de(devlet otoritesince)bildiğim kadarıyla karışılmıyor.Lakin okul kapılarından on binlerce kızın/kadının geri çevrildiğini ve bunun önündeki engeli kaldıracak yasanın Anayasa mahkemesinden döndüğünü sanırım siz de biliyorsunuz.Dolayısıyla &#8220;karışma&#8221; ve &#8220;müdahaleden&#8221; kastım devlet eliyle sistemleştirilen yasaklardır.Sizin şikayet konusu yaptığınız durum değil.</p>
<p>Ayrıca haremlik-selamlık meselesini ortaya atan ben değilim.Bunu bir zahmet,konuyu dağıtmak ve özgürlüklere karşı sırf bir kulp bulmak adına bu tür kavramları icat eden ve arkasına sığınan özgürlük karşıtı kafalara sorun.Yukarıda kim ne demiş,hangi garabet zihniyetlerden girerek karnından konuşmuş gayet bellidir.Hadi mayo meselesini benim konuyu yeterince açmadığımdan ötürü anlamadınız peki bu &#8220;haremlik-selamlık&#8221;meselesine ne buyurulur?Kusura bakmayın ama bu tavır sizin dürüst olmadığınızı ve olaylara futbol takımı tutar gibi yaklaştığınızı gösteriyor.Lütfen bir daha okuyun yazılanları&#8230;kimin konuyu haremlik-selamlık düzlemine çektiğini ve itirazımın tam da konunun bu şekilde dağıtıldığına olduğunu göreceksiniz.Tabii görmek ve anlamak isterseniz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34446</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 07:55:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34446</guid>
		<description>Sayın Ayşe hanım,

Bu tür olaylar yaşanmıyor değil."Mahalle baskısı"dediğimiz şey ezelden beri vardır,ve elbette çok yanlıştır.Ancak,farklı biçimleriyle karşılaştığımız bu tür baskılar ile devret eliyle uygulanan yasaklar farklı şeylerdir.Bakın,Denizli Pamukkala ünv.sinde sırf ülkücülerin baskısı nedeniyle oğlum,iki yıllık eğitiminin üzerine çizgi çekti ve öğrenimine silbaştan devam etmek zorunda kaldı.Yine bir asker ziyareti nedeniyle gittiğim Erzurum'da,ramazan ayında tüm şehrin adeta sözleşmişçesine mutabık kaldığı tuhaf bir yasakla karşılaştım:sokakta uluorta yemek-içmek yasaktı ve hiçbir lokanta hizmet vermiyordu.Bu ve benzer örnekleri çoğaltmak mümkün.Açıkçası böyle bir gerçekliğimiz var.Ve bu da demokrasinin henüz ülkemize tam yerleşmediğinin sonucudur.

Ne var ki bu baskılar sürüyor diye hak ve özgürlüklerden vazgeçilemez/geçilmemeli.Bir özgürlüğün kısıtlanması(ama devlet eliyle,ama örnek verdiğim türden uygulanmış olsun)diğer bir özgürlüğün diyeti olarak saydığımızda ne sizin karşı karşıya kaldığınız durum ne de başka bir hak ihlalinin önüne geçemeyiz.Kanımca en doğru olanı,tüm özgürlükleri kapsayan bir demokratik ortamın sağlanması.Tabii bu da bazı olaylardan yola çıkarak ve bunları karşılaştırarak elde edilmez...Kimden ve nereden gelirse gelsin her türlü müdahale ve baskıya karşı ayrım gözetmeksizin karşı çıkmayı temel prensip edinmeliyiz.Takdir edersiniz ki,ileride özgürlüğümüzü kısıtlayabilir diye bazı hakları sakıncalı bulduğumuzda,başta özgürlük anlayışımız yara alır.Zira "öteki"nin özgürlüğünü kısıtlayan özgürlük,özgürlük değildir.

Sonuç olarak bu tür hadiseler ülke yönetiminin henüz tüm bireylere adil ve eşit mesafede yaklaşacığı bir demokratik hukuk devletinin olmayışının sonucudur.Şayet,bireysel hak ve hürriyetler güvence altına alınsaydı,ne sözünü ettiğim ünv.ülkücülerin çiftliği haline gelir,ne ramazan ayında yasaklar olur,ne de size tatilinizi zehir eden vatandaş sınırlarınızı ihlal ederdi.Ayrıca okul kapılarından dönen ve eğitimi engellenen insanlar olmaz ve bunu şikayet konusu yapmazlardı.Kısacası,sorun sistemde.Suçu tek tek bireylerde aramak ve bir örneğe başka kötü bir örnekle savunmaya geçmek çözüm olmasa gerek.
Saygılar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ayşe hanım,</p>
<p>Bu tür olaylar yaşanmıyor değil.&#8221;Mahalle baskısı&#8221;dediğimiz şey ezelden beri vardır,ve elbette çok yanlıştır.Ancak,farklı biçimleriyle karşılaştığımız bu tür baskılar ile devret eliyle uygulanan yasaklar farklı şeylerdir.Bakın,Denizli Pamukkala ünv.sinde sırf ülkücülerin baskısı nedeniyle oğlum,iki yıllık eğitiminin üzerine çizgi çekti ve öğrenimine silbaştan devam etmek zorunda kaldı.Yine bir asker ziyareti nedeniyle gittiğim Erzurum&#8217;da,ramazan ayında tüm şehrin adeta sözleşmişçesine mutabık kaldığı tuhaf bir yasakla karşılaştım:sokakta uluorta yemek-içmek yasaktı ve hiçbir lokanta hizmet vermiyordu.Bu ve benzer örnekleri çoğaltmak mümkün.Açıkçası böyle bir gerçekliğimiz var.Ve bu da demokrasinin henüz ülkemize tam yerleşmediğinin sonucudur.</p>
<p>Ne var ki bu baskılar sürüyor diye hak ve özgürlüklerden vazgeçilemez/geçilmemeli.Bir özgürlüğün kısıtlanması(ama devlet eliyle,ama örnek verdiğim türden uygulanmış olsun)diğer bir özgürlüğün diyeti olarak saydığımızda ne sizin karşı karşıya kaldığınız durum ne de başka bir hak ihlalinin önüne geçemeyiz.Kanımca en doğru olanı,tüm özgürlükleri kapsayan bir demokratik ortamın sağlanması.Tabii bu da bazı olaylardan yola çıkarak ve bunları karşılaştırarak elde edilmez&#8230;Kimden ve nereden gelirse gelsin her türlü müdahale ve baskıya karşı ayrım gözetmeksizin karşı çıkmayı temel prensip edinmeliyiz.Takdir edersiniz ki,ileride özgürlüğümüzü kısıtlayabilir diye bazı hakları sakıncalı bulduğumuzda,başta özgürlük anlayışımız yara alır.Zira &#8220;öteki&#8221;nin özgürlüğünü kısıtlayan özgürlük,özgürlük değildir.</p>
<p>Sonuç olarak bu tür hadiseler ülke yönetiminin henüz tüm bireylere adil ve eşit mesafede yaklaşacığı bir demokratik hukuk devletinin olmayışının sonucudur.Şayet,bireysel hak ve hürriyetler güvence altına alınsaydı,ne sözünü ettiğim ünv.ülkücülerin çiftliği haline gelir,ne ramazan ayında yasaklar olur,ne de size tatilinizi zehir eden vatandaş sınırlarınızı ihlal ederdi.Ayrıca okul kapılarından dönen ve eğitimi engellenen insanlar olmaz ve bunu şikayet konusu yapmazlardı.Kısacası,sorun sistemde.Suçu tek tek bireylerde aramak ve bir örneğe başka kötü bir örnekle savunmaya geçmek çözüm olmasa gerek.<br />
Saygılar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34444</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 07:20:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34444</guid>
		<description>Ayse Hanim, sitemize hos geldiniz,

Sizin bu yorumunuzu okuyan biri &lt;strong&gt;"kimbilir ne halt karistiriyordunuz, sirf mayolu diye insana kimse kizmaz, herhalde siz çirilçiplaktiniz" &lt;/strong&gt;dese kendinizi nasil hissederdiniz?

basini örttü diye sorosçu-liberal-mason-israil usagi diye yaftalanan, her türlü komplo teorisine malzeme edilenler de herhalde ayni seyleri hissediyordur.

Bakin, size empati yapmak için bir kapi açtim, bakalim içeri girebilecek misiniz?

Dostlukla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ayse Hanim, sitemize hos geldiniz,</p>
<p>Sizin bu yorumunuzu okuyan biri <strong>&#8220;kimbilir ne halt karistiriyordunuz, sirf mayolu diye insana kimse kizmaz, herhalde siz çirilçiplaktiniz&#8221; </strong>dese kendinizi nasil hissederdiniz?</p>
<p>basini örttü diye sorosçu-liberal-mason-israil usagi diye yaftalanan, her türlü komplo teorisine malzeme edilenler de herhalde ayni seyleri hissediyordur.</p>
<p>Bakin, size empati yapmak için bir kapi açtim, bakalim içeri girebilecek misiniz?</p>
<p>Dostlukla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>özlem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34442</link>
		<dc:creator>özlem</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 07:00:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34442</guid>
		<description>Ayşe hanım yaşadığınız olay son derece kötü. Tıpkı benim de yıllardır yaşadığım bir çok olay gibi. Hakaretin de ne demek olduğunu, kovulmanın da ne olduğunu çok iyi bilirim. Ancak kendi yaşadıklarımdan yola çıkarak bu insanlar bize şunu yapmışlardı diye hiçbir zaman başkalarının hakkını hukukunu gasp etmeyi düşünmem. Ben üniversiteye girerken sokmamaya çalıştılar, hakarete uğradım, hocoların sözlü saldırılarına maruz kaldım diye,
kimi tatil yerlerinde insanların neredeyse gözleri kahkahaları ya da laf atmaları ile beni yediğine şahit oldum diye ne üniversiteleri "modern görüntülü" kadın ve erkeklere ne plajları mayolulara yasaklamayı düşünürüm. Şunu unutmayın ki beyaz ırkçılığının olduğu her yerde zenci ırkçılığı da vardır. Rüzgar eken fırtına biçer. Şimdi siz bu yaşadığınız olaydan yola çıkarak bu yasakları savunuyor kendi yaşam tarzınızın dayatılabileceğini öng örüyorsunuz. Bir toplumun kadınlarının belki de yarısından fazlasına bu yasakları dayattığınızda korktuğunuz ülkelere benzemeyeceğinizi vs. düşünüyorsunuz. Buna inanıyor musunuz allah aşkına. Yüzbinlerce insanın hayat tarzını bu şekilde kontrol altında tutabileceğinize ve bunun iyi bir sonuç getireceğine. bu insanların da sessiz sedasız olur gardas kaderimiz böyleymis nedek diyeceğine. 
Bu yasakları savunan ve dayatanlar maalesef bu toplumun huzuruna ne büyük bir kötülük yaptıklarının farkında değiller. sadece kendileri söylüyor kendileri dinliyorlar.Sizin yaşadığınız olaya üzülmekle birlikte bu tür olayları defalarca ve defalarca yaşayan bir insan olarak biraz da karşınızdaki insanların neler yaşadığına kulak vermenizi tavsiye edebilirim. Eğer hala karşınızdakilerin yaşadıklarını hak olarak görüp kendi başınıza gelene üzülürseniz ben size ne diyebilirm ki. belki de kıyafeti sebebi ile çocuğunun yanında sosyal tesislere alınmayan annenin durumunu şu an en iyi sizin anlamanız gerekirdi, oysa siz bunu onaylamışsınız bile.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ayşe hanım yaşadığınız olay son derece kötü. Tıpkı benim de yıllardır yaşadığım bir çok olay gibi. Hakaretin de ne demek olduğunu, kovulmanın da ne olduğunu çok iyi bilirim. Ancak kendi yaşadıklarımdan yola çıkarak bu insanlar bize şunu yapmışlardı diye hiçbir zaman başkalarının hakkını hukukunu gasp etmeyi düşünmem. Ben üniversiteye girerken sokmamaya çalıştılar, hakarete uğradım, hocoların sözlü saldırılarına maruz kaldım diye,<br />
kimi tatil yerlerinde insanların neredeyse gözleri kahkahaları ya da laf atmaları ile beni yediğine şahit oldum diye ne üniversiteleri &#8220;modern görüntülü&#8221; kadın ve erkeklere ne plajları mayolulara yasaklamayı düşünürüm. Şunu unutmayın ki beyaz ırkçılığının olduğu her yerde zenci ırkçılığı da vardır. Rüzgar eken fırtına biçer. Şimdi siz bu yaşadığınız olaydan yola çıkarak bu yasakları savunuyor kendi yaşam tarzınızın dayatılabileceğini öng örüyorsunuz. Bir toplumun kadınlarının belki de yarısından fazlasına bu yasakları dayattığınızda korktuğunuz ülkelere benzemeyeceğinizi vs. düşünüyorsunuz. Buna inanıyor musunuz allah aşkına. Yüzbinlerce insanın hayat tarzını bu şekilde kontrol altında tutabileceğinize ve bunun iyi bir sonuç getireceğine. bu insanların da sessiz sedasız olur gardas kaderimiz böyleymis nedek diyeceğine.<br />
Bu yasakları savunan ve dayatanlar maalesef bu toplumun huzuruna ne büyük bir kötülük yaptıklarının farkında değiller. sadece kendileri söylüyor kendileri dinliyorlar.Sizin yaşadığınız olaya üzülmekle birlikte bu tür olayları defalarca ve defalarca yaşayan bir insan olarak biraz da karşınızdaki insanların neler yaşadığına kulak vermenizi tavsiye edebilirim. Eğer hala karşınızdakilerin yaşadıklarını hak olarak görüp kendi başınıza gelene üzülürseniz ben size ne diyebilirm ki. belki de kıyafeti sebebi ile çocuğunun yanında sosyal tesislere alınmayan annenin durumunu şu an en iyi sizin anlamanız gerekirdi, oysa siz bunu onaylamışsınız bile.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ayse tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34439</link>
		<dc:creator>ayse</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 06:14:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34439</guid>
		<description>Bu tartisma gercekten de ilginc. Birisi yukarida mayosuyla denize girenlere karisiliyor mu, hayir demis, ama universite havuzuna carsafla giremediginden ya da haremlik-selamlik uygulamalarin olmadigindan yakinmis. Goren de sanacak biz Turkiye'de yasamiyoruz. 
Evet karisiliyor.Ben sahsen Gokceadada guneslendigim bir plajdan (larnaka burnunun yanindaki sahil) bir ultra muhafazakar beyefendi ve yanindaki carsafli kadinlar tarafindan tehdit edilerek kovuldum, yani kendisi bu kiyafetimle onun ahlakini bozdugumuzu, kafir oldugumuzu  ve "defolmamizi" soyledi. Biz de korkudan defolduk.
Bazi aydinlarimizin paranoya dedikleri paranoya degil gercek. Siz saniyormusunuz ki haremlik-selamlik uygulamalar standart olunca isler orada kalacak, bunun boyle oldugu bir tane cogunlugu musluman ulke var mi allahaskina.
Saygilar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu tartisma gercekten de ilginc. Birisi yukarida mayosuyla denize girenlere karisiliyor mu, hayir demis, ama universite havuzuna carsafla giremediginden ya da haremlik-selamlik uygulamalarin olmadigindan yakinmis. Goren de sanacak biz Turkiye&#8217;de yasamiyoruz.<br />
Evet karisiliyor.Ben sahsen Gokceadada guneslendigim bir plajdan (larnaka burnunun yanindaki sahil) bir ultra muhafazakar beyefendi ve yanindaki carsafli kadinlar tarafindan tehdit edilerek kovuldum, yani kendisi bu kiyafetimle onun ahlakini bozdugumuzu, kafir oldugumuzu  ve &#8220;defolmamizi&#8221; soyledi. Biz de korkudan defolduk.<br />
Bazi aydinlarimizin paranoya dedikleri paranoya degil gercek. Siz saniyormusunuz ki haremlik-selamlik uygulamalar standart olunca isler orada kalacak, bunun boyle oldugu bir tane cogunlugu musluman ulke var mi allahaskina.<br />
Saygilar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sevim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34421</link>
		<dc:creator>sevim</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 17:51:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34421</guid>
		<description>Hakkı bey,

İyi de hakkı bey,ülkemizde konusunu yaptığınız özgürlükler(artık ikide bir buraya taşımayı çok gerekli görmüyorum)talep edilmiyor ki.Yani en azından "aman bu talebim"karşılanmadı diyen bir kesim yok.Dolayısıyla talep edilmeyen,rağbet görmeyen böyle bir konu "sorun"olararak düşünülemez.Siz ise ısrarla başörtü serbestisini çıplak dolaşmakla özdeşleştirip alakasız bir rekabet yaratmaya çalışıyorsunuz.Ha,İngiltere'de böyle bir serbestlik olabilir,siz de doğal olarak buna katlanmayı gerçek demokrasi sayabilirsiniz.Ama biz henüz türban önündeki engelleri kaldırmaktan imtina ederken,sizce İngilterenin bu yönünü demokrasi modeli olarak seçmek ne kadar tutarlı?Kald ki "gerçek demokrasi"dediğiniz o İngiltere örneğine kendinizin de henüz hazır olmadığınızı ilk cümlelerinizde dile getirmişsiniz.Demekki söylediğime geliyorsunuz ama bunu kabullenmekte zorlanıyorsunuz.Bence bu huyunuzdan vazgeçin.Tartışmayı kilitlemekten ve tartışma verimini düşürmekten başka bir işe yaramıyor bu inatçı tavır.Biraz gerçeklere odaklanın,işi sürekli yokuşa sürmek ne size ne bir başkasına bir fayda getirmez.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hakkı bey,</p>
<p>İyi de hakkı bey,ülkemizde konusunu yaptığınız özgürlükler(artık ikide bir buraya taşımayı çok gerekli görmüyorum)talep edilmiyor ki.Yani en azından &#8220;aman bu talebim&#8221;karşılanmadı diyen bir kesim yok.Dolayısıyla talep edilmeyen,rağbet görmeyen böyle bir konu &#8220;sorun&#8221;olararak düşünülemez.Siz ise ısrarla başörtü serbestisini çıplak dolaşmakla özdeşleştirip alakasız bir rekabet yaratmaya çalışıyorsunuz.Ha,İngiltere&#8217;de böyle bir serbestlik olabilir,siz de doğal olarak buna katlanmayı gerçek demokrasi sayabilirsiniz.Ama biz henüz türban önündeki engelleri kaldırmaktan imtina ederken,sizce İngilterenin bu yönünü demokrasi modeli olarak seçmek ne kadar tutarlı?Kald ki &#8220;gerçek demokrasi&#8221;dediğiniz o İngiltere örneğine kendinizin de henüz hazır olmadığınızı ilk cümlelerinizde dile getirmişsiniz.Demekki söylediğime geliyorsunuz ama bunu kabullenmekte zorlanıyorsunuz.Bence bu huyunuzdan vazgeçin.Tartışmayı kilitlemekten ve tartışma verimini düşürmekten başka bir işe yaramıyor bu inatçı tavır.Biraz gerçeklere odaklanın,işi sürekli yokuşa sürmek ne size ne bir başkasına bir fayda getirmez.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>özlem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34420</link>
		<dc:creator>özlem</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 17:31:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34420</guid>
		<description>Hakkı bey bizim gibileri nasıl tespit ettiniz klavyenizin başından. Sizce ben neyim nasıl birşeyim. Fatih Altayli başörtülülere fahişe de diyebilen bir zatı muhteremdir. Bence örneklerinizi onun gibilerden seçmeseniz daha iyi olur:) 
Kerim Bey özür dilerim ama beni aydınlattığınız için size çok teşekkür etmek zorundayım. Demek ki siz cami kapasında içki içemediğiniz için bu ülkede onbinlerce kadın okul iş aş gibi imkanlardan mahrum kalıyorlar. 
Hay allah ne kadar da basitmiş mesele meğer:)))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hakkı bey bizim gibileri nasıl tespit ettiniz klavyenizin başından. Sizce ben neyim nasıl birşeyim. Fatih Altayli başörtülülere fahişe de diyebilen bir zatı muhteremdir. Bence örneklerinizi onun gibilerden seçmeseniz daha iyi olur:)<br />
Kerim Bey özür dilerim ama beni aydınlattığınız için size çok teşekkür etmek zorundayım. Demek ki siz cami kapasında içki içemediğiniz için bu ülkede onbinlerce kadın okul iş aş gibi imkanlardan mahrum kalıyorlar.<br />
Hay allah ne kadar da basitmiş mesele meğer:)))</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hakkı Bentek tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34415</link>
		<dc:creator>Hakkı Bentek</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 16:21:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34415</guid>
		<description>Sevim Hanım,

Haklısınız, ofiste çıplak dolaşılmasına ben de karşıyım. O ofise de ne kendim giderim ne de yakınımı gönderirim.

Ama İngiltere'de bir ofiste Cuma günleri çıplak çalışılıyor. Hiçbir polis gidip onları tutuklamıyor. Hiçbiri alınıp akıl hastanesine gönderilmiyor. 

İşte buna Demokrasi deniyor. Herkesin haklarına saygı...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevim Hanım,</p>
<p>Haklısınız, ofiste çıplak dolaşılmasına ben de karşıyım. O ofise de ne kendim giderim ne de yakınımı gönderirim.</p>
<p>Ama İngiltere&#8217;de bir ofiste Cuma günleri çıplak çalışılıyor. Hiçbir polis gidip onları tutuklamıyor. Hiçbiri alınıp akıl hastanesine gönderilmiyor. </p>
<p>İşte buna Demokrasi deniyor. Herkesin haklarına saygı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hakkı Bentek tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34414</link>
		<dc:creator>Hakkı Bentek</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 16:07:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34414</guid>
		<description>Özlem Hanım, 

Ben Üniversiteye başörtüsü ile girilmesine karşı değilim. Ama aynı zamanda isteyenin üniversitede donla dolaşabilmesini de savunurum. 

Demokratlık böyle bir şeydir. Yoksa elbette birinin bana bir yere girmem için "Donunu çıkar" demesi hoş olmaz. Zaten o duruma demokrasi denmez.

Gerçekten demokrasinin ne olduğunuzu öğrenmeniz gerekiyor. Bugün Fatih Altaylı sizin gibiler için güzel bir tanım kullanmış. "Self Demokrat".</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Özlem Hanım, </p>
<p>Ben Üniversiteye başörtüsü ile girilmesine karşı değilim. Ama aynı zamanda isteyenin üniversitede donla dolaşabilmesini de savunurum. </p>
<p>Demokratlık böyle bir şeydir. Yoksa elbette birinin bana bir yere girmem için &#8220;Donunu çıkar&#8221; demesi hoş olmaz. Zaten o duruma demokrasi denmez.</p>
<p>Gerçekten demokrasinin ne olduğunuzu öğrenmeniz gerekiyor. Bugün Fatih Altaylı sizin gibiler için güzel bir tanım kullanmış. &#8220;Self Demokrat&#8221;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kerim Ander tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34409</link>
		<dc:creator>Kerim Ander</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 13:14:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34409</guid>
		<description>Ne çıplak dolaşması donla dolaşması! ben cuma vakti caminin kapısında bira içersem ne olur? Tabi şimdi yok canım ne var bunda dersiniz kibarlıktan! halbuki benim özgürlüğümdür, istediğim yerde bira içerim. ramazanda anadolunun herhangi bir yerinde yemek yiyecek lokanta bulamıyorum ben be! yanımda götürüyorum yiyecek bir şeyler onu da bir defasında tuvalete girip gizli gizli yemek zorunda kaldım. Ramazanda oruç tutmadığı için öldürülenler oldu bu ülkede! İstanbulun çoğu yerinde raflardan içkileri kaldırdılar. Kaldırmayanlar gazete kağıdı ile örttüler rafları. İçki sattığı için baskı gören esnaf o kadar çok ki.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ne çıplak dolaşması donla dolaşması! ben cuma vakti caminin kapısında bira içersem ne olur? Tabi şimdi yok canım ne var bunda dersiniz kibarlıktan! halbuki benim özgürlüğümdür, istediğim yerde bira içerim. ramazanda anadolunun herhangi bir yerinde yemek yiyecek lokanta bulamıyorum ben be! yanımda götürüyorum yiyecek bir şeyler onu da bir defasında tuvalete girip gizli gizli yemek zorunda kaldım. Ramazanda oruç tutmadığı için öldürülenler oldu bu ülkede! İstanbulun çoğu yerinde raflardan içkileri kaldırdılar. Kaldırmayanlar gazete kağıdı ile örttüler rafları. İçki sattığı için baskı gören esnaf o kadar çok ki.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sevim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34393</link>
		<dc:creator>sevim</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 19:24:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34393</guid>
		<description>Saçmalamanın da bir sınırı olur.Hani antidemokratik uygulamaları büyük bir hevesle savunanları biraz anlıyorum da,doğrusu bu kadar zorlama bir savunma biçimine de rastlamadım.

Neymiş efendim "Ofiste çıplak dolaşacakmış da,Avrupa'da bu tür vakalar oluyormuş da..."
Yani insanın bu denli absürd fikirlere "pes artık"diyesi geliyor.Allahaşkına ofiste çıplak dolaşmayı,okula donla gitmeyi tercih etmek ile,kısıtlanan bazı haklar arasında nasıl bir alaka var,nasıl bir bağ kurulabilir?Kısır ve boş bir çekişme uğruna insan bu kadar mı zorlama saçmalıklar üretebilir? 

Ofiste çıplak mı dolaşılır,ünv.ye donla mı gidilir, amuda mı kalkılır...her ne halt edilecekse,bu yapan kişiyi bağlar.Ancak,fikir babında ortalık kirletilip batırılmamalı.

Bir de "siz bu ortama olur diyebilir  misiniz?"gibilerinden bir inci döküvermiş hazret.Bak bak bak!İnsanın bir yüzü kızarır,bu nasıl bir sorudur böyle?Bu soru insanlara küstahça sorulacağına,insan önce kendisiyle başlar;böyle bir durumla karşılaşsam nasıl bir tepki veririm diye bir düşünür.Misal, işi ofise düşen bir yakını,anadan doğma çıplak bir insanla karşılaştığında nasıl bir tepki verecek?Madem bu denli analitik(!) bir zekaya sahip olunuyor ve türlü mantıklar yürütülüyor,bence uzağa gitmeden insan önce kendisine bu soruyu sorup düşünebilmeli.

Bunu geçtim,ofisinde çıplak dolaşan bir insanı,en başta polis veya doktor(artık hangisi olay yerine erken gelirse)ya kodese ya da tımarhaneye tıkar,hem de karga tulumba.Toplumun hiçbir kesimi de bu davranış biçimini onaylamaz ve hayra yormaz.Yani toplumun değer yargıları,yaşam biçimi az çok biliniyor.Dolayısıyla bu ve benzer tepkiler önceden kestirilir iken,(ki,bunun için toplum bilimci ya da müneccim olmak gerekmiyor)muhatabının muhafazakar olduğunu düşünerek bu tür "sınayıcı"soruların sorulması anlamsızdır ve son derece çirkindir.Üstelik bu kadar zırvanın sırf varolan bireysel hak ihlallerini inkar edilmesi uğruna yapılması ikiyüzlüğün daniskasıdır.Tek kelimeyle böyle bir zihniyete "yazıklar olsun!"diyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Saçmalamanın da bir sınırı olur.Hani antidemokratik uygulamaları büyük bir hevesle savunanları biraz anlıyorum da,doğrusu bu kadar zorlama bir savunma biçimine de rastlamadım.</p>
<p>Neymiş efendim &#8220;Ofiste çıplak dolaşacakmış da,Avrupa&#8217;da bu tür vakalar oluyormuş da&#8230;&#8221;<br />
Yani insanın bu denli absürd fikirlere &#8220;pes artık&#8221;diyesi geliyor.Allahaşkına ofiste çıplak dolaşmayı,okula donla gitmeyi tercih etmek ile,kısıtlanan bazı haklar arasında nasıl bir alaka var,nasıl bir bağ kurulabilir?Kısır ve boş bir çekişme uğruna insan bu kadar mı zorlama saçmalıklar üretebilir? </p>
<p>Ofiste çıplak mı dolaşılır,ünv.ye donla mı gidilir, amuda mı kalkılır&#8230;her ne halt edilecekse,bu yapan kişiyi bağlar.Ancak,fikir babında ortalık kirletilip batırılmamalı.</p>
<p>Bir de &#8220;siz bu ortama olur diyebilir  misiniz?&#8221;gibilerinden bir inci döküvermiş hazret.Bak bak bak!İnsanın bir yüzü kızarır,bu nasıl bir sorudur böyle?Bu soru insanlara küstahça sorulacağına,insan önce kendisiyle başlar;böyle bir durumla karşılaşsam nasıl bir tepki veririm diye bir düşünür.Misal, işi ofise düşen bir yakını,anadan doğma çıplak bir insanla karşılaştığında nasıl bir tepki verecek?Madem bu denli analitik(!) bir zekaya sahip olunuyor ve türlü mantıklar yürütülüyor,bence uzağa gitmeden insan önce kendisine bu soruyu sorup düşünebilmeli.</p>
<p>Bunu geçtim,ofisinde çıplak dolaşan bir insanı,en başta polis veya doktor(artık hangisi olay yerine erken gelirse)ya kodese ya da tımarhaneye tıkar,hem de karga tulumba.Toplumun hiçbir kesimi de bu davranış biçimini onaylamaz ve hayra yormaz.Yani toplumun değer yargıları,yaşam biçimi az çok biliniyor.Dolayısıyla bu ve benzer tepkiler önceden kestirilir iken,(ki,bunun için toplum bilimci ya da müneccim olmak gerekmiyor)muhatabının muhafazakar olduğunu düşünerek bu tür &#8220;sınayıcı&#8221;soruların sorulması anlamsızdır ve son derece çirkindir.Üstelik bu kadar zırvanın sırf varolan bireysel hak ihlallerini inkar edilmesi uğruna yapılması ikiyüzlüğün daniskasıdır.Tek kelimeyle böyle bir zihniyete &#8220;yazıklar olsun!&#8221;diyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>özlem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34387</link>
		<dc:creator>özlem</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 17:16:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34387</guid>
		<description>Peki Hakkı Bey biri size üniversitede okumak için donunu çıkarmalısın dese nasıl hissederdiniz. Buna razı olur muydunuz. Bir kısım insanların kendi mahrem sınırlarını, yaşam tarzlarını,faşizan modernizm anlayışını başkalarına dayatması mıdır demokrat olmak. 
Burada bir ilinti kurmak istiyorsak üniversiteye donla girmek isteyen adamla değil üniversiteye girerken donunu çıkarmak istemeyen adamla ancak ilinti kurabiliriz. Bu ülkede üniversitede donla hocalık yapmak isteyen pek kimse olduğunu zannetmiyorum çok özel fantazi sahipleri dışında. ama üniversiteye başötrüsü ile girmek isteyen onbinlerce belki de çok daha fazla gençkız var. 

Ben Cemile'nin bu konudaki biraz sert çıkışlarını eleştirmek istemiştim. Ama şimdi hak vermesem de insanoğlunun sinirlerinin nasıl bozulduğunu anlıyorum galiba. Çünkü burada bazı insanların ömrü tükeniyor gidiyor, onlarla tartışan insanlar ise abesle iştigal edip duruyor. Sanırım yıllardır Cumhuriyet seçkinlerinin tek yaptığı da bu: Abesle iştigal.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Peki Hakkı Bey biri size üniversitede okumak için donunu çıkarmalısın dese nasıl hissederdiniz. Buna razı olur muydunuz. Bir kısım insanların kendi mahrem sınırlarını, yaşam tarzlarını,faşizan modernizm anlayışını başkalarına dayatması mıdır demokrat olmak.<br />
Burada bir ilinti kurmak istiyorsak üniversiteye donla girmek isteyen adamla değil üniversiteye girerken donunu çıkarmak istemeyen adamla ancak ilinti kurabiliriz. Bu ülkede üniversitede donla hocalık yapmak isteyen pek kimse olduğunu zannetmiyorum çok özel fantazi sahipleri dışında. ama üniversiteye başötrüsü ile girmek isteyen onbinlerce belki de çok daha fazla gençkız var. </p>
<p>Ben Cemile&#8217;nin bu konudaki biraz sert çıkışlarını eleştirmek istemiştim. Ama şimdi hak vermesem de insanoğlunun sinirlerinin nasıl bozulduğunu anlıyorum galiba. Çünkü burada bazı insanların ömrü tükeniyor gidiyor, onlarla tartışan insanlar ise abesle iştigal edip duruyor. Sanırım yıllardır Cumhuriyet seçkinlerinin tek yaptığı da bu: Abesle iştigal.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hakkı Bentek tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34385</link>
		<dc:creator>Hakkı Bentek</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 15:38:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34385</guid>
		<description>Cemile Hanım

Ben yine sizden cevabımı aldım. Benim şifaya ihtiyacım çok şükür yok. 

Evet Ben de üniversiteye donla girerim. Hatta ofisimde çıplak çalışırım. Bunun örneklerini Avrupa Ülkeleri için gazetelerde okuyoruz. Eğer siz bu ortama olur diyebilirseniz, o zaman size uygulanan ayrımcık da saçmalık haline gelir.

Unutmayın demokrasi herkes içindir. Siz demokrat olmadığınız sürece, benim demokratlığıma söylediğiniz laflar gülünç  olur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cemile Hanım</p>
<p>Ben yine sizden cevabımı aldım. Benim şifaya ihtiyacım çok şükür yok. </p>
<p>Evet Ben de üniversiteye donla girerim. Hatta ofisimde çıplak çalışırım. Bunun örneklerini Avrupa Ülkeleri için gazetelerde okuyoruz. Eğer siz bu ortama olur diyebilirseniz, o zaman size uygulanan ayrımcık da saçmalık haline gelir.</p>
<p>Unutmayın demokrasi herkes içindir. Siz demokrat olmadığınız sürece, benim demokratlığıma söylediğiniz laflar gülünç  olur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>özlem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34366</link>
		<dc:creator>özlem</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 08:07:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34366</guid>
		<description>Tabi öte taraftan da soyle dusunulebilir(yani niye dusunmeyelim ki) AKP baslangic olarak boyle bir olayla bu ana babalara bir yillik hapis falan ister gibi yapip sonra cumhuriyetin yilmaz savunucularina karsi bir anda sindirme ve yok etme operasyonlarina bir halka olarak cocuklarini cumhuriyet mitingine goturen ana babalar, anitkabir mudavimleri, kemalist egitim kadrolarina falan davalar acabilir. Boylece bizi ters koseye yatirip bu gaflet animizdan faydalanarak yıl 2023 dedecim ninecim cumhuriyetimize niye sahip cikmadiniz bakin bugun carsafim azicik aralanmisti seriat polisinden dayak yedim seklindeki ADD bildirisine konu olan ortama gelmemiz de kacinilmaz olabilir. Karisik bir is cik cikabilirsen:)

ADD Kırklareli Şubesinin 2007 Cumhuriyet Bayramı mesajı:(görüyorsunuz sevgili ADD son derece uyanık ve görevimin başındayım.)

“Sevgili nineciğim ve dedeciğim.

Ben sizin öldüğünüz 2007 yılında dünyaya geldim. Şu an 16 yaşında kimliğimi ve kişiliğimi kazanma uğraşı içinde, darülfünun (sizlerin zamanında üniversite deniyormuş) sınavlarına hazırlanıyorum. Bir taraftan da ülkemizdeki toplumsal olayları izlemeye ve gözlemeye çalışıyorum.

Dünya pırıl pırıl aydınlıkken, ülkemiz ve insanları kapkaranlık... Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu ve sizlere emanet ettiği; Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti Türkiye Cumhuriyeti artık yok... Ilımlı İslam ve Şeriat Hukuku var. Dün peçem biraz aralandığı için, din polislerince karakola götürüldüm. Türkiyeli Müslüman ümmeti olarak (Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı yok.) Halifenin fetvasına karşı geldiğim için kırbaçlandım.

Bana göre, suçlu sizlersiniz... Sizlere armağan edilen güzel yaşamın içinde ömrünüzü tamamladınız ama Atatürk Cumhuriyeti kazanımlarını geliştirip, muhafızlığını yaparak bu güzellikten bizlere taşıyamadınız. Bir mirasyedi anlayışı içinde, geleceğe yönelik olarak; Atatürk'ün "Cumhuriyeti biz kurduk. O'nu koruyacak ve yüceltecek olan sizlersiniz." özdeyişinin gereğini yapamadınız ve bizi bu kapkaranlık ülke içerisinde bıraktınız... Sizin zamanınızda yayınlanan bir karikatürü, aymazlık içinde olduğunuzun belgesi olarak sizlere gönderiyorum.
Çok merak ediyorum. Sizler öbür dünyada aydınlık içinde misiniz?.. Atatürk ve silah arkadaşları önünde kendinizi nasıl savunuyorsunuz?

TORUNUZ

ADD’nin yayınladığı mektubun sonuna düştüğü not ise şöyle:

Böylesi mektuplarla (veya suçlamalarla) karşılaşmamak için; bugünkü ekonomik, sosyal ve kültürel zenginliğimizi borçlu olduğumuz, Atatürk Cumhuriyeti’ne borcumuzu ödememizi ve torunlarımıza aydınlık bir miras bırakmamızı anımsatır, “Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun” der saygılar sunarız.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tabi öte taraftan da soyle dusunulebilir(yani niye dusunmeyelim ki) AKP baslangic olarak boyle bir olayla bu ana babalara bir yillik hapis falan ister gibi yapip sonra cumhuriyetin yilmaz savunucularina karsi bir anda sindirme ve yok etme operasyonlarina bir halka olarak cocuklarini cumhuriyet mitingine goturen ana babalar, anitkabir mudavimleri, kemalist egitim kadrolarina falan davalar acabilir. Boylece bizi ters koseye yatirip bu gaflet animizdan faydalanarak yıl 2023 dedecim ninecim cumhuriyetimize niye sahip cikmadiniz bakin bugun carsafim azicik aralanmisti seriat polisinden dayak yedim seklindeki ADD bildirisine konu olan ortama gelmemiz de kacinilmaz olabilir. Karisik bir is cik cikabilirsen:)</p>
<p>ADD Kırklareli Şubesinin 2007 Cumhuriyet Bayramı mesajı:(görüyorsunuz sevgili ADD son derece uyanık ve görevimin başındayım.)</p>
<p>“Sevgili nineciğim ve dedeciğim.</p>
<p>Ben sizin öldüğünüz 2007 yılında dünyaya geldim. Şu an 16 yaşında kimliğimi ve kişiliğimi kazanma uğraşı içinde, darülfünun (sizlerin zamanında üniversite deniyormuş) sınavlarına hazırlanıyorum. Bir taraftan da ülkemizdeki toplumsal olayları izlemeye ve gözlemeye çalışıyorum.</p>
<p>Dünya pırıl pırıl aydınlıkken, ülkemiz ve insanları kapkaranlık&#8230; Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu ve sizlere emanet ettiği; Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti Türkiye Cumhuriyeti artık yok&#8230; Ilımlı İslam ve Şeriat Hukuku var. Dün peçem biraz aralandığı için, din polislerince karakola götürüldüm. Türkiyeli Müslüman ümmeti olarak (Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı yok.) Halifenin fetvasına karşı geldiğim için kırbaçlandım.</p>
<p>Bana göre, suçlu sizlersiniz&#8230; Sizlere armağan edilen güzel yaşamın içinde ömrünüzü tamamladınız ama Atatürk Cumhuriyeti kazanımlarını geliştirip, muhafızlığını yaparak bu güzellikten bizlere taşıyamadınız. Bir mirasyedi anlayışı içinde, geleceğe yönelik olarak; Atatürk&#8217;ün &#8220;Cumhuriyeti biz kurduk. O&#8217;nu koruyacak ve yüceltecek olan sizlersiniz.&#8221; özdeyişinin gereğini yapamadınız ve bizi bu kapkaranlık ülke içerisinde bıraktınız&#8230; Sizin zamanınızda yayınlanan bir karikatürü, aymazlık içinde olduğunuzun belgesi olarak sizlere gönderiyorum.<br />
Çok merak ediyorum. Sizler öbür dünyada aydınlık içinde misiniz?.. Atatürk ve silah arkadaşları önünde kendinizi nasıl savunuyorsunuz?</p>
<p>TORUNUZ</p>
<p>ADD’nin yayınladığı mektubun sonuna düştüğü not ise şöyle:</p>
<p>Böylesi mektuplarla (veya suçlamalarla) karşılaşmamak için; bugünkü ekonomik, sosyal ve kültürel zenginliğimizi borçlu olduğumuz, Atatürk Cumhuriyeti’ne borcumuzu ödememizi ve torunlarımıza aydınlık bir miras bırakmamızı anımsatır, “Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun” der saygılar sunarız.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>özlem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34365</link>
		<dc:creator>özlem</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 07:40:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34365</guid>
		<description>Bir iyi günler haberi de burada. Sanırım artık cumhuriyet savcıları çocuklarımızı çok düşünmeye başladı. Onların bir şekilde politize olmasını istemiyor olmalılar. Yalnız biraz bu olay bana ürkünç geldi biliyorsunuz bu ülkede binlerce çocuk Cumhuriyet mitinglerinden, anıtkabir törenlerine oradan, sendika yürüyüşlerine, protesto gösterilerine gider de gider. Eğer bu kararı emsal olarak alırsak bir anda hapisleri anne babalarla doldurmamız gerekir. Hatta o da kafi değil en başta küçücük çocuklara sürekli törenlerde asker kıyafeti gildirip bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak uğrunda ölen varsa vatandır gibi şiirler okutaneğitimcilerimiz, okul müdürleri,anasınıfı öğretmenlerine kadar gider bu iş. Savcı biraz tehlikeli sularda yüzüyor gibi geldi bana.:) Antalya Cumhuriyet savcısının suç delilleri olarak saydığı dövizlerdeki yazılara özellikle dikkatinizi çekerim. Bir de tespih ve takke bulsa bayağı idamlık olacakmış bu ana babalar. Allahtan 1 yıl ceza istemi ile yırtmışlar:)

 ADAP’ın düzenlediği başörtüsü eylemine çocuklarıyla katılan anne ve babalara Antalya Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan’ın açtığı davanın iddianamesinde, başörtü yasağını protesto eden anne ve babaların 1 yıl hapisleri istendi. Antalya 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nde 15 Ekim tarihinde görülmeye başlanacak olan davada birçoğu anne baba konumundaki eşlerden oluşan kişilere çocuklarını eyleme getirdiklerinden dolayı “velayet hakkını kötüye kullanmak” suçu isnat ediliyor. Zulüm ile hukuk arasındaki fark giderek kayboluyor!

Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, çocuklarını basın açıklamasına getiren anne ve babaları, TCK 232/2 maddesine göre cezalandırılmasını istedi. TCK’nın 232/2 maddesinde; “İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir” deniliyor. Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, anne ve babaların çocuklarını okutmakla mükellef olduğuna dikkat çekiyor. 

Savcı Doğan’ın, başörtüsü yasağının uygulayarak kız çocuklarının okumasını engelleyenler yerine, yasağın kaldırılmasını talep eden anne ve babalara 1 yıl hapis istemiyle dava açması dikkat çekiyor. 

Savcının suç delillerine bakar mısınız?

Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, iddianamede uzun uzun eylemde çocukların ellerinde tuttukları dövizleri sıralamış ve başörtüsü yasağının anlamsızlığının, hukuksuzluğunun dile getirildiği dövizler iddianamede tek tek sıralanmaktadır. İddianamede, suç olarak sayılan dövizler şöyle sıralanmış: 

“…&lt;strong&gt; yapılan tespitte çocukların “Başı açık ablamın ne hakkı varsa başı kapalı annemin de hakkı olsun” yazılı pankart 1 adet, “Çocuk aklımla başörtüsüne niye kızıldığını anlayamıyorum” şeklinde döviz 2 adet, “Annem neden okuyamadı” şeklinde döviz 2 adet, “Annem niye okuyamadığını bana söylemiyor” şeklinde döviz 2 adet, “Ben de büyüyünce okuyamayacak mıyım” şeklinde döviz 2 adet, “Ablamın örtüsünden elinizi çekin” şeklinde döviz 2 adet, “Namazım, orucum, başörtüm, kulluğum, onurum özgürlüğümdür” şeklinde döviz 2 adet, “İnancına, örtüne, kimliğine sahip çık” şeklinde döviz 2 adet, “Yasak sürüyor uyuyor musunuz?” şeklinde döviz 2 adet, “Başörtüsüne koşulsuz, sınırsız özgürlük” şeklinde döviz 2 adet, “Başörtüsü inancımızdır, yasaklanamaz” şeklinde 1 adet döviz bulunduğu tespit edilerek el konulduğu …” &lt;/strong&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir iyi günler haberi de burada. Sanırım artık cumhuriyet savcıları çocuklarımızı çok düşünmeye başladı. Onların bir şekilde politize olmasını istemiyor olmalılar. Yalnız biraz bu olay bana ürkünç geldi biliyorsunuz bu ülkede binlerce çocuk Cumhuriyet mitinglerinden, anıtkabir törenlerine oradan, sendika yürüyüşlerine, protesto gösterilerine gider de gider. Eğer bu kararı emsal olarak alırsak bir anda hapisleri anne babalarla doldurmamız gerekir. Hatta o da kafi değil en başta küçücük çocuklara sürekli törenlerde asker kıyafeti gildirip bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak uğrunda ölen varsa vatandır gibi şiirler okutaneğitimcilerimiz, okul müdürleri,anasınıfı öğretmenlerine kadar gider bu iş. Savcı biraz tehlikeli sularda yüzüyor gibi geldi bana.:) Antalya Cumhuriyet savcısının suç delilleri olarak saydığı dövizlerdeki yazılara özellikle dikkatinizi çekerim. Bir de tespih ve takke bulsa bayağı idamlık olacakmış bu ana babalar. Allahtan 1 yıl ceza istemi ile yırtmışlar:)</p>
<p> ADAP’ın düzenlediği başörtüsü eylemine çocuklarıyla katılan anne ve babalara Antalya Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan’ın açtığı davanın iddianamesinde, başörtü yasağını protesto eden anne ve babaların 1 yıl hapisleri istendi. Antalya 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nde 15 Ekim tarihinde görülmeye başlanacak olan davada birçoğu anne baba konumundaki eşlerden oluşan kişilere çocuklarını eyleme getirdiklerinden dolayı “velayet hakkını kötüye kullanmak” suçu isnat ediliyor. Zulüm ile hukuk arasındaki fark giderek kayboluyor!</p>
<p>Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, çocuklarını basın açıklamasına getiren anne ve babaları, TCK 232/2 maddesine göre cezalandırılmasını istedi. TCK’nın 232/2 maddesinde; “İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir” deniliyor. Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, anne ve babaların çocuklarını okutmakla mükellef olduğuna dikkat çekiyor. </p>
<p>Savcı Doğan’ın, başörtüsü yasağının uygulayarak kız çocuklarının okumasını engelleyenler yerine, yasağın kaldırılmasını talep eden anne ve babalara 1 yıl hapis istemiyle dava açması dikkat çekiyor. </p>
<p>Savcının suç delillerine bakar mısınız?</p>
<p>Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, iddianamede uzun uzun eylemde çocukların ellerinde tuttukları dövizleri sıralamış ve başörtüsü yasağının anlamsızlığının, hukuksuzluğunun dile getirildiği dövizler iddianamede tek tek sıralanmaktadır. İddianamede, suç olarak sayılan dövizler şöyle sıralanmış: </p>
<p>“…<strong> yapılan tespitte çocukların “Başı açık ablamın ne hakkı varsa başı kapalı annemin de hakkı olsun” yazılı pankart 1 adet, “Çocuk aklımla başörtüsüne niye kızıldığını anlayamıyorum” şeklinde döviz 2 adet, “Annem neden okuyamadı” şeklinde döviz 2 adet, “Annem niye okuyamadığını bana söylemiyor” şeklinde döviz 2 adet, “Ben de büyüyünce okuyamayacak mıyım” şeklinde döviz 2 adet, “Ablamın örtüsünden elinizi çekin” şeklinde döviz 2 adet, “Namazım, orucum, başörtüm, kulluğum, onurum özgürlüğümdür” şeklinde döviz 2 adet, “İnancına, örtüne, kimliğine sahip çık” şeklinde döviz 2 adet, “Yasak sürüyor uyuyor musunuz?” şeklinde döviz 2 adet, “Başörtüsüne koşulsuz, sınırsız özgürlük” şeklinde döviz 2 adet, “Başörtüsü inancımızdır, yasaklanamaz” şeklinde 1 adet döviz bulunduğu tespit edilerek el konulduğu …” </strong></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/06/29/yobaz-laiklik-iyi-gunler-diler/#comment-34354</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 21:27:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5491#comment-34354</guid>
		<description>Hakkı bey,

siz bence bu cümlelerden sonra üniversiteye başörtüsüyle girerlerse ben de donla gideceğim diyenler ekolüne dahil oldunuz acil şifalar diliyorum :))Halen yasakçılığa hayır diyemediğiniz gibi tutup üstsüz hal ile tesettür halini kıyaslıyorsunuz.Kardeşim siz anlamıyor musunuz?Konu soyunmak ya da giyinmek değil sorun gerekçesiz ayrımcılığa dayalı yasaklar.Bana daha akılcı eleştiriler ile gelin yoksa gelmeyin orda kalın.Tekrardan geçmiş olsun,Allah akıl fikir versin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hakkı bey,</p>
<p>siz bence bu cümlelerden sonra üniversiteye başörtüsüyle girerlerse ben de donla gideceğim diyenler ekolüne dahil oldunuz acil şifalar diliyorum :))Halen yasakçılığa hayır diyemediğiniz gibi tutup üstsüz hal ile tesettür halini kıyaslıyorsunuz.Kardeşim siz anlamıyor musunuz?Konu soyunmak ya da giyinmek değil sorun gerekçesiz ayrımcılığa dayalı yasaklar.Bana daha akılcı eleştiriler ile gelin yoksa gelmeyin orda kalın.Tekrardan geçmiş olsun,Allah akıl fikir versin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
