RSS Feed for This Post

Ordumu kaybettim hükümsüzdür

Türkiye iki haftadır işgal edilme korkusuyla yaşıyor. Hayır, Rusya’nın böyle bir niyeti yok. İran? Seçimlerden sonra ortalık karışık. Hayır hayır. Komşu ülkelerin orduları şu an için kendi ordumuza göre daha zararsız görünüyor.

 Ermenistan genel kurmayının bir Türkiye’yi işgal planı yaptığı duyulsa komedi filmlerine konu olur ama şu günlerde yaşadığımız daha çok bir korku filmi gibi!

 Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bünyesinden bir türlü atamadığı üniformalı eşkıyalar sabahtan akşama kadar darbe planları yumurtluyorlar. Senelerdir Gülen Cemaatinin orduya sızma tehlikesinden bahsedilir ama bu üniformalı teröristleri kim sızdırdı? Kimi genç askerlerin eşi ya da annesi başörtülü diye terfi etmeleri engellenirken Türkiye’yi işgal hayalleri kuran bu cowboylar TSK’ya nasıl girdi?

 Şimdi İlker Bey güya bir basın toplantısı yapmış. Bir daha ki sefere elinde silahla gelirse şaşmam: Amacı basın yoluyla halka gözdağı vermek, tavuk gibi gördüğü milleti kışkışlamak. “Bu bir kâğıt parçasıdır! Kardeşim, başka işiniz yok mu sizin? Daalın laan yoksa fena olur! Çekin elinizi ordudan!”

 Sanki orduda eli olan biziz. Teröristler orduya sızmış hatta el koymuş, faşist bir düzen kurmak için uğraşıyor. Oraya buraya silah gömmüşler, Güneydoğuda kitapevlerine hatta savcıların hakimlerin oturdukları sitelere bomba koyuyorlar. Darbe planları yapıyorlar. Askerî yargı? Bozacının şahidi şırac! Halk bilgilenmek için soru sordukça İlker Bey’in asabı bozuluyor:  ”şşşşt! Çek elini ordan, oynama, cızzzz! Ordu. Sıcak, yanarsın!”. Sanki çocuk terbiye ediyor.

 Bu mudur kahraman Türk ordusu? Halkına hesap vermekten kaçan? Sınırlarımızı koruyamadığını Yaşar Büyükanıt’ın ağzından itiraf eden? Gömdüğü mayınların yerini unutan? Her yıl 30 Boğaz Köprüsü yapacak kadar para harcayıp 30 yıldır terörü bitiremeyen? Eleştiri alınca da silahsız gazetecilerin karşısında aslan kesilen?

 Ordumu kaybettim. Hükümsüzdür.

4 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 58 Yorum

  2. Yazan:ismet Tarih: Haz 27, 2009 | Reply

    Bence sizler sadece orduyu değil her şeyinizi kaybetmişsiniz. Teröristsiniz. Hukukta hiç bir fotokopi belge olarak kabul edilmez. O bir kağıt parçasıdır. Tuvalet kağıdından bile değersiz kağıtlarla mı becereceksiniz buişi. Kimin nesi olduğunuz sahteciliğinizden belli. Ortalığı ipe sapa gelmez kağıt parçalarıyla doldurdunuz. ne olduğu belli olmayan kayıtlar şunlar bunlar. kim olduğu belli olmayan sözüm ona gizli tanıkların yalan ifadeleri yalan belgeler düzmece oyunlar. Hayatınız yalan sizin.

  3. Yazan:Mustafa Akbaş Tarih: Haz 27, 2009 | Reply

    Yılmaz Bey, elinize sağlık. Anlayana çok isabetli kisa bir makale. Benimde düşüncelerimi ifade ettiginiz için çok mutluyum.

  4. Yazan:Necmi Kaya Tarih: Haz 27, 2009 | Reply

    Bu söz konusu belge diyelim sahte, olsun; ne çıkar ki? Ordunun geçmişini temize mi çekecek sahte olması? Diyelim ki bu belge cemaatçilerin oyunu çıktı. Darbeler, muhtıralar, işkenceler, ne hikmetse bitmeyen PKK sorunu, faili meçhuller… Bunlar da mı komplo?

  5. Yazan:Mesut Tarih: Haz 27, 2009 | Reply

    Harika bir yazı. Asli görevinden başka herşeyle ilgilenen bir kurumdan ne beklenebilir ki? Diyelim ki kağıt parçası, ordunun bunca yıllık icraatleri ortadayken, daha önce aslınıda gördüğümüz andıçlar, bildiriler varken, velev ki fotokopi olsun. Sonucu değiştirir mi?

    Altın yere düşmeyle değerinden kaybetmezmiş. Ordunun bunca yıllık soru işaretleri ile dolu bir geçmişi olmasa, bu bir belge bile olsa, sadece müdahil olanı yargılar, orduya laf atmak aklımıza bile gelmezdi.

  6. Yazan:Ramazan Multa Tarih: Haz 27, 2009 | Reply

    Sizlerin geçmişi çok temiz sanki. sizin gibileri biz osmanlı çökerken de görmüştük. Oyunlarınız tamemen aynı. O zaman da sattınız şimdi de. Ama yine başaramayacaksınız. Bu millet için TSK her zaman önemlidir. Yanlış oyun oynuyorsunuz ama farkına vardığınızda bitmiş olacaksınız. Bu davranışlarınız türkiyede sadece milliyetçiliği ulusalcılığın güçlenmesine yarayacak. Göreceksiniz bunu çok az kaldı.

  7. Yazan:Necmi Kaya Tarih: Haz 28, 2009 | Reply

    Ramazan Multa İsimli Beyefendi!

    Biz ordu düşmanı değiliz! Sen 3 kuruş vergi veriyorsan, emin ol biz de senden az vergi vermiyoruz, sen askerlik mi yaptın; biz de sevdiklerimizden uzaklara gidip askerlik yaptık, bu vatanı bekledik. Üstelik kimi arkadaşlarımız “askerlik” adı altında üç kuruşluk subay karılarına istemeye istemeye viski, cin, rakı taşıdı. Ama size göre bunlar vatanı bekledi değil mi, evet…

    Şimdi esas mesele, senin bizi (ki biz derken biz kimiz, neyiz, nasıl bu kanıya vardın, ben sitede kimseyi tanımam; hiç alakası yok) vatanı satmakla suçluyorsun. Bu ülkede gerçekleri söyleyenler her zaman linç edilmiştir, yok edilmiştir.

    Orduyu översen, yüceltirsen, orduya methiyyeler dizersen vatanseversin bu ülkede, ama aksaklıkları dile getirirsen, sorgularsan, gerçekle yüzleşirsen vatan haini oluyorsun.

    İşte faşizan zihniyet de bu olsa gerek, “Ya sev, ya terk et!” mantığı yine sizin ifadelerinizde ayan beyan görünüyor.

    Size başka ne denebilir ki? Sonuna kadar cahilsiniz…

  8. Yazan:zafer Tarih: Haz 28, 2009 | Reply

    mehmet bey yine güzel bir yazı yazmış… ramazan multa şunu doğru yazmış ama: bu olan olaylara halk buraya girip yazan çizen okuyan gibi bakmıyor… hangi görüşten olursa olsun! halk tıpkı mehmet beyin yazdığı gibi “şşşt çek elini askerden” diye bakıyor… ben büyük şehirde yaşayıp sürekli köylerde gezen biriyim… saptamam budur… belgedir yada değildir… aslında dediğiniz gibi hiç önemli değil ki! yaw bilmem kaç kere darbe yapmış tsk nın bu belgesi yada kağıt parçası ortaya çıksa ne olur çıkmasa ne olur… 60 71 ve 80 de belge mi vardı? lööönk diye (tabirlerimi hoş görün ama tam da öyle lööönk diye) sabah hasan mutlucan ile uyandık… üstelik bu olayda şu da kesin ve net doğru: aslı olmayan belge üzerine harcanan bu zaman boşa akan zamandır… ve ben mesleğim icabı sabah kalbur üstü sözde elit camia ile öğlen köylü mehmet ağayla akşam da hızlı marjinal tiplerle olan biri olarak söylüyorum… bu belgedir carttır curttur var ya??? valla kimsenin umurunda değil!!! haber başladımı tv de herkes habersiz kanalı çeviriyor… ufak yerel kanallar bayram yapıyorlar… bıktı çünkü artık herkes… elalemin derdi mazot parası!!! depoda bekleyen ihraç edilemeyen mallar… personel derdi… çek geldi senet gitti…

    peki bu iyi bir durum mu??? hayır berbat bir durum!!! farkında değilmisiniz? halk ne alemde?

    hiç kimse mehmet yılmaz yada bilimum kafa yoran insanlar gibi değil… kökten militarist bir ülkenin halkı paşasını her durumda sever… türkiyede yaşayan herkes düğünde dernekte havaya mermileri boşaltır… polis sadece “hemşerim dikkatli sık” deyip gider… sokak bu işte!!!

    hatta çok büyük bir kesim için güvenilebilecek tek kurum askerdir… bu asla değişmez… 11 eylül de her yerde güyya anarşi varken 12 eylülde evren paşa türkiyenin babası olmuştur… yine öyle olur… ama çok önemlidir şu sonuç: halk mdp yi değil de özal ı seçmiştir!!!

    halkın bir diğer sonucu: gitmez denen özal da gitmiştir…

    halk büyük bir çıkmazda… her zamanki gibi… belge şu bu umrunda değil… tepki aslında çok büyük ama ortak tepki yok… parti denen şeyler deneniyor!!! ben % 50 oy alacağım diyen parti tepe taklak gelebilir!!! barajı geçemez denen parti % 40 oy alıp kendisi bile şaşırabilir… ben gördüğümü yazıyorum…

    özetle bu halk bu şeylere o kadar alışık ki 1950 lerden beri… “amaaannnnnn dp nin aynısı” deyip geçiyor ama farkındamısınız değilmisiniz gittikçe milliyetçi oluyor… mhp yi kutluyorum bu arada… gemiyi iyi götürüyor!!!

    yaw türkiyede “kendi ordum beni işgal edecek korkusu” yaşayan kaç kişi vardır sayın yılmaz??? yemin ederim silah çıkmış zirden, belge bulunmuş avukatın bürosundan şu bu sadece % kaçlık kesim bunları düşünüyor!!!

    evet tsk defalarca darbe yaparak iyice mimlendi… ama genelkurmay başkanı “değiştik artık, ben güvencesiyim” diyor…

    inanmaktan başka çare var mı? çünkü “değiştim ben” diyen kaynıyor ortalık… çok büyük değişimlere tanık olmadık mı? ona inanan buna da inanır…

    tabii ki ordu içinde gençler!!! acaip rahatsızdır… içlerinde oluşumlar vardır… yaw akp nin içinde hala değişmeyen yok mu? zar zor bastırmıyor mu akp??? seçim zaferi sonrasında aldığı gazla konuşan bir sürü belediye başkanını merkez zar zor susturmadı mı? “yaw konuşmayın artık” dedi merkez!!! konuşma yasağı bile koydu…

    ben fikrimi ve gördüğümü yazıyorum, gerisi beni ilgilendirmiyor, türkiyede “ordum beni işgal edecek” diye korkan da yok!!! “amanın şeriat gelecek” diye korkan da yok… bu korkuları yaşayan yüzde kaçtır ki!

    teğet geçtiği söylenen kriz ile meşgul insanlar ve o zorluğun üstüne tuz biber olan bu bitmek bilemeyen tartışmalar filan insanları iyice germiş durumda… ilk seçimlerde ben çok büyük tepki ve komik sonuçlar bekliyorum… o zamana kadar yaşarsak burada bir kez daha görüşürüz…

    özetleyeyim: internette bizim yaptığımız bu tartışmalar yorumlar filan yok halkın gündeminde… bu internet denen yere fazlaca takılan insanlar herkesi böyle zannediyorlar… gidin istanbulun değişik yerlerinde 1000 kişiye sorun bakalım “işgal korkusu yaşıyormusunuz” diye… insanlar “ne diyon löööööö” der::)))… bağışlayın lööö dediğim için…

    bence şu yukarıdaki yazı çok ciddi ve doğru ama pc yi kapattığım anda o yazı ortalarda yok!!! ortadan delip geçen bir kriz var sadece ve bazı yerlerde de “bi yandan kriz varken, bi de şu kepenkleri açamıyoruz çoğu zaman” diyen esnaf var!!! kürt esnaf tam kepenk açıyor istanbulun malum semtlerinde 3 kuruş siftah için!!! bir yerlerde 50 kişi çıkıyor barikatler ateşler, taşlar gazlar… otobüs yakmak da cabası!!! ki içindeki yolcu semt sakinleri!!! kepenkler iniyor, otobüz yolcuları gazı taşı yiyor!!! akşam oluyor…

    halk bitti!! bu tartışmalardan sıkıldı!!! mhp ye oy veren o kadar çok kürt var ki!!! sandıklardan belli gidin bakın…

    şu güneydoğuda ki sorun büyük kentlerde bile yok!!! büyük kentlerde sokak aralarından çıkıp otobüs yakan taş atanları kastetmiyorum… büyük kentlerde türkün de kürdün de derdi tek!!! geçim derdi… ve nüfus da büyük kentlerde!!!

  9. Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Haz 28, 2009 | Reply

    Mehmet bey,bu işi fazla uzattığınızı düşünüyorum.tamam,askerle ilgili sıkıntılarımız var.ancak,askerlerinde bir şeyleri yanlış yaptığının farkına vardığını ve düzelme sürecine girdiğini düşünüyorum.

    buradaki esas konu bu ülkenin çıkarlarıdır.bunun için herkesin doğru ve akılcı davranışlar sergilemesidir.ordu içinde bir değişim ve dönüşüm süreci başlamıştır.bu çok olumlu bir gelişmedir.bu son “belge” olayı,ordudaki bu düzelmeyi istemeyen ordu ve halk arasındaki barışın altına dinamit koyan kötü niyetli bir girişimdir.

    bu güne kadar biz haklıydık.ancak bu “belge” olayında Başbuğ haklıdır.kim olursa olsun,her şey bu ülkenin çıkarları içindir.ortak payda budur.mevcut hükümet ve ordu bunun farkındadır ve şu an itibariyle ordu ve hükümet barış içindedir.bunun böyle olmasını istemeyen bir grup densizlik yapmıştır.

    bir süredir bu sitede ordu aleyhine haksız yazıları okuyorum.haklı oldugunuz bir noktadan haksız duruma düşeceğiniz bir noktaya gelmeyin bence.gereksiz gerilimlerin kaynağı olmamalısınız.

  10. Yazan:MY Tarih: Haz 28, 2009 | Reply

    Mehmet bey,bu işi fazla uzattığınızı düşünüyorum.(Bigalıoğlu)
    Gücünü TSK içindeki eskiyalardan alan zulüm bitti mi? Güneydogu’da çatir çatir kol kiran güvenlik(!) görevlileri hesap verdi mi? ALLAH’in kanunlari sizin bikkinliginizin üzerindedir.

    tamam,askerle ilgili sıkıntılarımız var.ancak,askerlerinde bir şeyleri yanlış yaptığının farkına vardığını ve düzelme sürecine girdiğini düşünüyorum.(Bigalıoğlu)
    Nerde bir belirti var bunu ispatlayan?

    buradaki esas konu bu ülkenin çıkarlarıdır.bunun için herkesin doğru ve akılcı davranışlar sergilemesidir.ordu içinde bir değişim ve dönüşüm süreci başlamıştır.bu çok olumlu bir gelişmedir.(Bigalıoğlu)

    Evet, Türkiye’nin çikarlari söz konusu. Türkiye’mizin güvenligi meceraperst askerlere birakilamayacak kadar ciddi bir mesele.

    bu son “belge” olayı,ordudaki bu düzelmeyi istemeyen ordu ve halk arasındaki barışın altına dinamit koyan kötü niyetli bir girişimdir.

    Orduyla halk arasi ne demek? Halkinin hizmetinde olmayan orduya ESKiYA denir. “Ordu halk el ele” gibi zirvalari duymaya tahammülüm yok artik. Ordu mensubu, çöpçü, fahise veya issiz… herkes vatandas olarak bir oy hakkina sahip. Elindeki silahla hükümet degistirmeye çalisan Türkiye’nin düsmanidir.

    bu güne kadar biz haklıydık.ancak bu “belge” olayında Başbuğ haklıdır.(Bigalıoğlu)
    Bunu rüyanizda aksakalli bir dede mi söyledi? iskambil falina mi baktiniz?

    kim olursa olsun,her şey bu ülkenin çıkarları içindir.ortak payda budur.mevcut hükümet ve ordu bunun farkındadır ve şu an itibariyle ordu ve hükümet barış içindedir.bunun böyle olmasını istemeyen bir grup densizlik yapmıştır.(Bigalıoğlu)

    O densizleri askeri yargi ve ilker efendi korumaya devam ediyor. Kendini de suçlu duruma düsürdü.

    bir süredir bu sitede ordu aleyhine haksız yazıları okuyorum.(Bigalıoğlu)
    Bu sitede ordu aleyhine tek bir yazi bile yayinlanmadi.

    Ordu = ilker basbug = darbeciler

    gibi bir bakistan yola çikarak zihninizi kör ediyorsunuz. Olup biteni anlayamiyorsunuz.

  11. Yazan:BetuL Tarih: Haz 28, 2009 | Reply

    Elinize saglik!

  12. Yazan:akkad bük Tarih: Haz 28, 2009 | Reply

    Kardeşim muhalif olmak için ilada bir parti tutmakmı gerekiyor. Tuturmuşsun, mhp kardeşim sizler yıllardır, denendiniz kurt girip koyuna döndüğünüz yılları halk unutmadı.Baş örtüsünü çözse çözse mhp çözer dediler ve vekalet edildiniz,sonuç;koalisyon nederse doğrudur dediniz.Unutulmamalıdır ki övgüyü kendine yapan helak olmuştur.Mühim olan başarı parti başarısı değil,yada çoğunluk değil ALLAH indinde kabul gören düşüncedir.Bu gün batıl olan kardeşimi redederim düşüncesi revac görmesi gerekirken hala ak yada mhp yada diğerleri ruh nerede kardeşlik nerede
    yanlışını ALLAH huzurunda yalvara yalvara af dileki ALLAH ın hoşuna bu gidiyor.Hala siz hata eleştirende bulunuyor.Neden hatalı unsur hatalıyım demiyor,bizi zillete düşürmek için mi?Yıllardır okuruz lakin namazdan yada sakalımızdan utanacakmıyız? Yetmez mi,üvey evlat muamelesi gördüğümüz.Yoksa sizinde hoşunuza gidiyor.Yetiştirdiğimiz çocuklar askeriyeden ihraç edilsin diyemi 18 yıl okuturuz.firavlar bir iş yaptırmak için halka sizi yakınlarımızdan sayacağız derlerdi şu an değişen nedir. Cehalet hep ebu cehil dönemi düşünülür. Ya halkını düşman görenler nelerdir millet iradesi kimi getirmişse halkı dinleyin sizde halkla beraber olun halka hizmetkar olun halkın tercihi sizinle olsun,Yahu çobanın oyu ile benimkisi bir olur mu? Diyen zihniyet nasıl revac görsün.Hala çıkıp halktan oy talebinde bulunmak iki yüzlülük değil mi? ALLAH yakarlı olanları sever vakarlı olunuz ve iç muhasebeye çekiniz kendinizi yanlışı nerede yaptık deyiniz ve hatayı örtmeyin düzeltin ki ALLAH sizleri muvafak kılsın.

  13. Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Haz 28, 2009 | Reply

    kamuoyu bu “belge” sürecini yakından takip etmektedir.son yıllarda ülkemizde gelişen olaylarla ilgili kamuoyu son derece takipçi bir tavır takınıyor.olayları anlamaya çalışıyor.

    eğer sizde kamuoyunun nabzını tutmuş olsaydınız halkın bu konularda ne kadar doğru yaklaşımlarda bulunduğunu anlayabilirdiniz.insanlarımız artık cahil cüheyla bir toplumun bireyleri değiller.okuyorlar,izliyorlar,anlıyorlar.genelkurmaydaki akılcı yaklaşımları,değişimi umutla takip ediyorlar.genelkurmayın son zamanlarda kamuoyuna yaptıgı beyanları iyi dinlemediğinizi düşünüyorum.

  14. Yazan:Atilla Turk Tarih: Haz 28, 2009 | Reply

    Merhaba,
    Yazi kisa ama yorumlar cok guzel.Iste ben milletimi bunun icin seviyorum.Sag duyu dedigimiz olay yorumlarda.her kesimden.Bu her haber icin boyle..
    Benim milletim bulanik suda balik avlamaya calisanlara karsi hep uyanik, daima zinde..
    Iste bu zindelik bize Milli Mucadeleyi kazandirmis ve bugunlere kadar getiregelmistir. Bazan iyi niyetlerle ehveni ser secer olmusuzdur ama ortak paydamiz olan Vatan-Millet-Ordu icin olmustur secimimiz. Simdi gozumuzu dort acacagimiz en temel unsur ulkemizdeki yabanci yoneticilik ve onlarin satilmislari eliyle yurutulen bir politika ve sectirilmislerin eliyle halka icirilmeye calisilan aci ilactir. Ilk is Turkiyemizdeki yabanci mandaciligi guden guclerin el cektirilmesi, bunlarin satilmislarinin acilen ve teker teker ortaya cikarilarak elenmesi ve Milli politikalarin belirlenmesidir.
    Ulkemizin 4 bir yani ates cemberinde ve isgal edilmisken, en kiytirik ulkelere bile ABD ussu kurulmusken, ulkemizin yeralti ve yerustu zenginlikleri 1950 lerde yapilan planlar neticesinde Israile peskes cekilirken, et ile tirnak olmus Turk-Kurt ayirilmaya calisilirken, yuzde kirki issiz bri nufus ve yuzde ellisi genc bir nufus yayinda gerilmis beklerken sizler hangi cosumleri sunuyorsunuz. yoksa hala bas ortusu ve tesbihte mi kaldi politikalariniz. Sizin basortusu sorunu dediginiz sey Milletin gercekleri gormesini engellemek icin cektiginiz bir perde olmustur. Ben Turk ve Turkiye mali bir araba, ucak, roket, bilgisayar gormek istiyorum. Ben ilk yuz arasinda Turk milyarder degil Turk bilim adamlari ve Turk urunleri gormek istiyorum.Daha Trakyada Menderes zamaninda yapilmis yollar kullanilirken, butun Trakya Istanbuldan Edirneye kadar muteahhit bozuntularina peskes cekilip abuk sabuk yapilasirken uretilen sahte Avrupaya entegre politikalarini ne yapayim? Guneydoguya harcanan para bile Trakyaya harcanandan kat be kat fazla , ne icin? hangi endustriyi desteklediniz? Tarim ve hayvanciligi oldurdunuz.Tohumluk ve damizlik bile disaridan gelirken beyin gocunu durdurabildiniz mi? Soguslenen gurbetcinin hesabi hala sorulamiyor mu?Meclisteki sabikalilar hala dokunulmazlik altinda mi? Avrupa ve ABD de tatile giderken ucak biletini butceden aldi diye insanlar istifa ederken, bizde yetistirme yurdundan kizlari makam arabasiyla aldiran serefsizler hala VIP salonlarinda agirlaniyor mu?

  15. Yazan:Orhan Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Ayıptır günahtır. Doğrusuyla yanlışıyla, geçmişte işlediği çok büyük hatalarıyla bu ordu, bu memleket bizim. Başka yok. Verilen kavga bir cemaat/laik kavgasıdır bu açık. Peki cemaate bu kadar büyük oynama cesaretini, parasını, gücünü, kuvvetini, teknolojisini, casusunu, eğitimini vs…. veren kim.? Hiç düşünen oldu mu?
    O destek sahibi kazanmasını istediği tarafı kazandırdığında bu işin kaybedeni kim olacak? Sadece kafası açık gezenler mi?

    Bu millet çıkardığı kahraman sayısı kadar hain de çıkarmayı başarmış tek millettir. Artık yeni Ali Kemal’lerin oyunlarına gelmeyelim lütfen.

  16. Yazan:Hakkı Bentek Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Zafer Bey elinize sağlık.

    Mehmet Bey,

    Ordunuzu kaybettiğinizi düşünüyorsanız, boşuna aramayın. Bizim ordumuz kapı gibi yerinde duruyor.

    Geçmişte ne yaşandı ise yaşandı. Çözümü söyleyin veya susun.

    Halk teğet geçen kriz ile meşgul. Biraz da ondan bahsedin.

  17. Yazan:MY Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Hakki Bey,

    Halk teğet geçen kriz ile meşgul. Biraz da ondan bahsedin.(HB)
    Bu darbecilerin yüzünden Türkiye ekonomisi çok zarar gördü. Yobaz laikler, kemalistler ve darbeciler halkin ekmegiyle oynuyor. Alaturka cowboylarimiz GENEL KURMAY’in internet sitesinden muhtira dagittikça, ilker pasha kürsülerden tehdit saçtikça ekonomi düzelemez. Isgal tehdidi altindayiz. Türk yatirimcilar bile böyle ülkelere güvenmez, baska ülkelere yatirim yaparlar. Issiz insanlar en önce üniformali eskiyalarimiza kizmalilar.

    Çözümü söyleyin veya susun (HB)

    Emredersiniz Kurmay Albay Hakki Bentek, derhal hazrola geçtim ama ellerimi kipirdatmadan cevap vermem zor, kusura kalmayin :)

    ben çözümü söyleyeyim. Her bir aktör içn ayri ayri eylem/durus gerekiyor:

    1) Ordu mensuplari (ilker pasha da dahil): içlerinde DARBECiLiK hevesi olan birini görünce ihbar etsinler. Nasil bir PKK mensubunu ordudan çikarmak ve cezalandirmak gerekiyorsa Ergenekonculuk oynamak isteyen çilginlari da kafese koymak gerekiyor.

    2) Siradan halk: Orduyu bir siyasi aktör zannetmekten vazgeçmeliler. Eli silahli insanlar ikiye ayrilir:
    a) Devlet memuru: Asker, polis…
    b) Eskiya: Ergenekon, PKK, hirsiz, psikopat…

    Birincisi devletten maas alir, halkin vergisiyle beslenir, halka hesap verir.

    ikincisi kendisi için çalisir. TCK’ya göre suçludur.

    3) Hükümet ve siyasî partiler: Anayasayi degistirerek orduyu tamamen sivil yargi ve sivil denetimin çerçevesine koymalilar. Askerî okullardaki beyin yikama durdurulmali. Ordu kendisine “laikligin bekçisi” veya “rejimin koruyucusu” gibi zirva görevler atfetMEmeli. Ordu sinirlarin bekçisidir. Ayrica TBMM onlara “SALDIR!” derse bir ülkeye saldirirlar. Ne fazla ne eksik. Ordu budur.

    bunun disina çikilmasini engellemek TBMM’nin birinci görevidir.

    4) Basin: Halki bilgilendirme görevini yerine getirmeli. “Asker kizgin” ya da “asker ne diyecek bakalim?” gibi abuk subuk mansetler atarak orduyu siyasî aktör gibi göstermekten vazgeçmeli. bunu yaptikça bilerek ya da bilmeyerek Ergenekon’un ekmegine yag sürülüyor.

    iste çözüm Hakki Bey. Siz de oturdugunuz yerden saga sola emir yagdirmak yerine bizim çözüm” olarak gördügümüz eylemleri elestirmek, iyilestirmek, düzeltmek ya da eklemeler yapmak yoluna giderseniz daha iyi anlasabiliriz.

    Arz ederim albayim

    TAAAAK (topuk selami verdim, ses yapti :)

  18. Yazan:MY Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Zafer Bey,

    ben çocukken “uzay mekigi” diye bir sey çikmisti. Adina “uzay dolmusu” da diyorlardi. Sonra halk arasinda bir geyik yayildi:

    “yaw amariga aya dolmus seferi yapiyo, biz kadiköye dolmusla gidemiyoz”

    sizin yorumunuz da buna benzemis. evet, fasizme yatkin bir zihin yapisi hakim, evet, korkarak vicdanini susturan çok insan var ülkede. evet, güce, silaha orduya tapan var.

    bütün bunlari bize degil gidip bir barmene anlatsaniz daha yerinde olmaz mi? adam sizi düsünebilen biri zanneder. etraftaki sarhoslardan alkis alirsiniz. ne bileyim, tatmin olursunuz en azindan.

  19. Yazan:eg Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    “evet tsk defalarca darbe yaparak iyice mimlendi… ama genelkurmay başkanı “değiştik artık, ben güvencesiyim” diyor…”

    değişmke nasılmış görelim. genelkurmay başkanı son basın toplantısında ” ben sivil yargının belgenin gerçek mi sahte mi olduğunu bulmalarını değil, bu sahte belgeyi kimler hazırlamış onu bulmalarını istiyorum” diyordu. nasılsa askeri mahkeme belgenin “sahte” olduğuna karar vermiş. bakın bu ülke darbecilerden çok çekti. askerin değişmek gibi bir niyetinin olduğunu da hiç sanmıyorum. zira askeri liselerde (tevhidi tedrisat mı dediniz. acaba askeri liseleri ve harp akademilerini kim denetliyor acaba?)ve harp akademilerinde, sivillerin her an vatanı satmaya meyyal olduklarını ve tek kurtuluşun arada bir askerin sivillerin tepesinde dipçik kırması olduğunu öğretirseniz o ülkeden birşey olmaz. bu arada askerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açan yasayı çıkartan meclisi kutlyorum. evet bu ülkede değişen birşeyler oluyor ama değişen asker mantığı değil. artık askere biat etmeyen ve darbeleri ve darbecileri sorgulamaya niyetli olan sivillerdir…

  20. Yazan:Hakkı Bentek Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Mehmet Bey

    Pardon Ben Asker değilim, karıştırdınız herhalde
    .
    Verdiğiniz reçete kusura bakmayın ama havada.

    Daha mevcut Darbecileri yargılamak istemeyenler mevcutken, siz hakkında her darbe söylentisi çıkanın ordudan atılmasını istiyorsunuz.

    Neye dayanarak ? Kağıt parçalarına…

    Ekonomimiz bozuluyorsa, bu durumda Kağıt Parçaları ile manşetler atıp orduya saldıranların da payı var. 2 Hafta boyunca ekonomi yerine sözde belgeler ile gündemi meşgul edenlerin payı var.

    Darbe yapan Kenan Evren’in de payı var demektir.

    Kenan Evren’in yargılanması ile ilgili bir yazı yazmanızı, merakla bekliyorum.

    Ben açıkça şunu söylüyorum. Eğer bu hükümet kendisini sürekli darbe tehdidi altında hissettiği için, ekonomi bozuksa, ben bu hükümetin yerine yenisini ve askerle uyumlu çalışıp, ekonomiyi düzeltecek olanı istiyorum.

    Gerisi martavaldır.

  21. Yazan:MY Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Hakki Bey,

    çekmece nükleer arastirma merkezinde çalisan bilim adamlari AKP’ye kizma haklari var mi? VAR? Hükümeti devirmek için buradaki bir nükleer santrali patlatmaya haklari var mi? YOK.

    Demek ki devlet memurlari meslekleri geregi ellerinde tuttuklari aletleri kullanip hükümet devirmeye kalkarsa ülkemiz mahvolur. Askerler için de bu böyledir. Ellerindeki tanklar, mermiler emanettir. babalarinin degildir.

    Kenan Evren yargilanmali, bu konuda makale yazmadim ama yorumlarimda vardir. Darbe girisimi suç iken “basarili” olmus darbecilerin ortalarda gezmesi Türkiye’nin bir hukuk devleti ol(a)madiginin göstergesi. Burada sitem ediyorsaniz size katiliyorum.

    “bu hükümetin yerine yenisini ve askerle uyumlu çalışıp, ekonomiyi düzeltecek olanı istiyorum” diyorsunuz.

    Kismen evet, ama “askerle uyumlu çalisacak” noktasi biraz sakat. Askeri hizaya getirecek yeni bir hükümet derseniz, evet, haklisiniz.

    Ama “askerle uyum” ifadesi sakincali. Asker hükümet ile ayni seviyede degil. Mesela AKP güney amerika hükümetleri ile uyum içinde olursa bu ülkelerle ticaretimiz gelisir. Ama ordu derseniz… Türk Askeri hükümetine uyum saglamalidir. Tersi degil. TBMM’nin emirlerine uymayan asker artik asker degildir. Halkin iradesine uymayan, halkin oylariyla seçilmis TBMM’ye saygi duymayan asker artik YABANCI BiR iSGAL GÜCÜ durumuna geçmistir.

    insanlar bazen hükümetin veya TBMM’nin kusurlarini öne sürerek askerlerin endiselerine hak vermek istiyorlar. Kismen katiliyorum. Ama yöntemleri yanlis.

    Türkiye’nin iyi yönetilmedigini düsünen bir asker ne yapmali? Ordudan istifa eder, bir dernek, internet sitesi ya da siyasi parti kurar. Görüslerini anlatan makale, kitap yazar. Seçimlere girer. Bunlarin yolu hep açik. Geçmiste Turgut Sunalp idi sanirim, ordudan ayrilan bir general vardi, siyasi parti kurmustu.

    Ama askerler hosnut degil diye ellerindeki silahlari bize çevirirlerse potansiyel birer katil olurlar.

    Dostlukla

  22. Yazan:Hakkı Bentek Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Mehmet Bey

    Türk ordusu işgal gücü değildir. Yaşadığınız Fransa’dan Türkiye’ye gelirseniz gözlerinizle görürsünüz.

    Sokaklarımızda Tanklar gezmiyor. Resmi Binalarımızda askerler yok. Ama kapanmış yüzlerce işyeri ve işinden olmuş milyonlar var.

    Bu işsizlerin içine ben de dahil oldum. Şu anda beni Hükümetin Askerle dalaşması veya tam tersi bir durum ilgilendirmiyor.

    Piyasayı canlandıracak ve İşsizliği çözecek bir reçete ilgilendiriyor.

    Ancak bu Ergenekon davası denilen olay malesef bunun üstünü örtüyor. Ve her konudan başarı ile çıkartılıyor. Ben bu işten sıkıldım. Birçok kişi de benimle aynı fikirde.

  23. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Eğer bu hükümet kendisini sürekli darbe tehdidi altında hissettiği için, ekonomi bozuksa, ben bu hükümetin yerine yenisini ve askerle uyumlu çalışıp, ekonomiyi düzeltecek olanı istiyorum.

    Makul bir istek. Bunu, seçimlerde oy pusulanıza farklı bir partiyi işaretleyerek ve partinizin propogandasını yapıp insanları ikna etmek şeklinde başarmalısınız. Beyaz üniformalı prensinizin milletin selameti uğruna “kötüleri” öldürüp bizleri “öpmesi” pek de hoş bir manzara oluşturmuyor zira. Öpüle öpüle ne hale geldiğimiz malum.

  24. Yazan:cb Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Türk ordusu işgal gücü değildir. Yaşadığınız Fransa’dan Türkiye’ye gelirseniz gözlerinizle görürsünüz.

    Sokaklarımızda Tanklar gezmiyor. Resmi Binalarımızda askerler yok. Ama kapanmış yüzlerce işyeri ve işinden olmuş milyonlar var.

    Hakkı bey,

    ben Tr’de yaşıyorum.İşgalin tam ortasında Kürtler,Aleviler,Ermeniler gibi.

    Ne kadar adaletli insanlarsınız siz öyle biz işlerimizden atılırken okullardan atılırken neredeydiniz?Şimdi işsizlik sizi vurunca mı sesleriniz yükselmeye başladı,bu nasıl becelliktir?Dünyayı sarsan kriz nedeniyle hükümete ki eli kolu bağlı olduğu halde yüklenmeyi görev edinmiş yürekleriniz hiç sebep yokken fişlenerek işinden atılan insanlara dokunduğunda bu ‘insanca’ davranışlarınız neredeydi?

  25. Yazan:MY Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Türk ordusu işgal gücü değildir. Yaşadığınız Fransa’dan Türkiye’ye gelirseniz gözlerinizle görürsünüz. (HB)

    Türkiye’de yasamisligim da var, sokaklarda tanklari görmüslügüm de var. Ergenekon’un gönüllü avukati Deniz Bey’in darbe duasina çiktigi seferlerden birinde bakin ne yazmisim:

    Deniz Baykal geçenlerde “idamı göze alırsın” diye çıkıştı vatandaşı olduğu ülkenin başbakanına. Engin Günaydın gibi eliyle mola işareti yapıyor CHP, demokrasinin hakemi zannettiği silahlı güçlere yan gözle bakıyor, “mola verelim, bizim takım yorgun!” diyor.

    Demokrasimize mola verildiği seferlerden birinde, 1970 model, açık sarı renkli Anadol marka bir arabanın içindeydim. Babamı son görüşümüz olabilirdi o gece yarısı ama biz ablamla gülmekten kırılıyorduk arka koltukta. Zavallı babam ellerini arabanın üzerine dayamış, ensesine doğrultulmuş G3 piyade tüfeğini tutan askerin emirlerini yerine getiriyordu:

    Ellerini arabaya yasla, kıpırdama!

    Babam denileni yapıyor, asker tüfeğini omzuna asıyor, boşta kalan elleriyle arama yapmak için vücuduna hızlı hızlı vurarak bel hizasına, oradan da bacak aralarına yöneliyordu. İşte tam bu anda birden aşağıya inen pantolonu babam elleriyle kemerinden yakalayarak olabildiğince yukarı çekiyor, asker aramayı bırakıp tüfeği babamın ensesine dayıyor, “ellerini arabaya koy, kıpırdama dedim!” diye haykırıyordu.

    Demokrasimize mola verelim mi? isimli yazidan alinti.

  26. Yazan:Mehmet Bahadır Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    İçimi parçaladınız Mehmet Bey

    Ben bu yılları yaşamadım ama yaşamış gibi acı hissediyor yüreğim.

    Acılarınızı, kaygılarınızı ve ideallerinizi paylaşıyorum…

    muhabbetle…

  27. Yazan:Hakkı Bentek Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Cemile Hanım,

    Türban takmayı tercih edenler ile görüşümü daha önce belirtmiş ve herkesin istediği kıyafetle çalışabilmesini savunmuştum. Bana haksızlık yapmayın.

    İşsizlik bizi - sizi değil hepimizi vuruyor. Sokağımızdaki Hacı bakkal amcayı da vuruyor. Tekel bayiini de…

    Dünya’yı sarsan krizin en çok Türkiye’yi etkileyeceğini söylediğimizde tedbir almaktan kaçanlar “Teğet geçecek” diyordu.

    Gördük hepberaber Teğeti. Şu anda ülkemiz krizden en çok etkilenen ülkelerden biri. En yüksek işsizlik oranlarına sahip ülkesi.

    Siz bunu ısrarla görmezden geliyorsunuz.

    Mehmet Bey,

    Geçmişle hesabınız var ise, Kenan Evren ile ilgili yazınızı yazın. Ben şimdiki durumdan bahsediyorum.

  28. Yazan:MY Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    “Geçmişle hesabınız…”(HB)
    ne geçmisi Hakki Bey? 27 nisan muhtirasi verilirken siz daha dogmamis miydiniz?
    ilker bey ile kenan bey ayni kurumun adamlari degil mi? 27 muhturasi verilirken genel kurmay baskani olan yasar büyükanit ayni kurumun, ayni zihniyetin, ayni askeri okullarin ürünü degil mi?

    Darbeci zihniyet kenan bey ile baslayip bitmis bir sey degil ki.

    Kenan Evren hakkinda özel olarak ne yazilmasi gerekir?

    bakin bakalim geçmiste neler yayinlamisiz?

    1982 Anayasasi ile darbe devam ediyor

    Darbeciler yargılansın!
    Önemli olan darbeleri gerekli zanneden ve mesru gösterenlerin uyanmasi ve buna karsi durmasidir.

    Türkiye’nin bir korku cumhuriyeti olmaktan çikmasi gerek.

    Onun adi asker, cani neler ister

  29. Yazan:Hakkı Bentek Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Mehmet Bey

    Darbe yapmışlar yargılanırsa, bir daha kimse darbe yapmayı düşünmez.

    Bunun başka çaresi yok.

    Dediğiniz gibi ordu aynı ordu. İlker Bey gider, aynı görüşteki başka bir general gelir.

    Onbaşıları General yapamayacağımıza göre, Orduyu cemaatlerin kontrolüne veremeyeceğimize göre, Orduyu terhis edemeyeceğimize göre, Ordu ile iyi geçinecek bir hükümet bulmak zorundayız.

    Eğer 27 Nisan’da bir muhtıra verildiyse bunun sebeplerini de düşünmeliyiz. Neydi en önemli sebep ? Başbakanın, Muhalefet ile uzlaşmaya yanaşmadan kendi başına Cumhurbaşkanı’nı belirlemesi.

    Cumhurbaşkanlığı gibi önemli bir seçimin, sanki diktatör tarafından yönetiliyormuşuz gibi, bir kişinin iki dudağı arasında olması sizin için demokratik mi ?

    Evet bu ülkede bazı anti demokratik uygulamalar var. Özellikle Türbanlılar ile ilgili sıkıntı büyük. Ama bir antidemokratik durum, başka bir antidemokratik durum ile düzeltilmeye çalışılıyorsa, ordunun da antidemokratik davranması çok mu şaşırtıcı ?

    Bu sorunlar çözülür. Ama AKP’nin bu zihniyeti ile değil.

    Benim korkum, önümüzdeki bu tablonun yeni bir darbeye zemin hazırlamasıdır. Darbeler belgeler ile gelmiyor, bir sabah kalktığınızda gelmiş oluyor.

    Bu yüzden çözüm, Ekrem Senai’nin dediği gibi halkın sandıkta doğru tercih yapmasından geçiyor. Kışkırtıcılara prim vermemesinden geçiyor.

    Bir çözüm sunmadan Askere saydırmak, sadece olası darbeye meşruluk kazandırmaya yarar.

  30. Yazan:Teğmen X Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Sizler, liberal geçinen, halkın içinden çıkmış Türk Silahlı Kuvvetleri’ni elinizden geldiğince yerin dibine sokmaya çalışan insanlarsınız.

    Sözüm ona siz liberalsiniz, ama geri planda hepinizin şeriatçı olduğunu da adımız gibi biliyoruz. Fırsat versek, bu ülkeyi iki günde Amerikalılara satarsınız, bunu da biliyoruz.

    Burası Türkiye! Herkes artık mantıklı olsun, Batı demokrasisi istiyorsanız, öncelikle demokrasiyi araç olarak değil amaç olarak benimseyin (madem bu kadar demokrasi aşığısınız ya!)

    Şimdi ordumuzda üç - beş kişinin yaptığı hatalar kendilerini bağlar, burada hemfikir olalım. Siz orduyu zan altında bırakırsanız ben de “converse” giyen, orasını burasını sıktırıp ortaya çıkan türbancıklı kızlarını örnek olay olarak verir, ve tüm türbanlıları zan altında bırakırım, hoş olmaz sanırım. Akıllı olun.

  31. Yazan:Secedo Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Gördük hepberaber Teğeti. Şu anda ülkemiz krizden en çok etkilenen ülkelerden biri. En yüksek işsizlik oranlarına sahip ülkesi.

    Hakki Bentek;
    Yaklasik son 10 yildir Kanada’da yasayan biri olarak soruyorum; Allah askina bu sonuca neleri baz (hurriyet, radikal, google… ???) alarak ulastiniz? Ekonomistseniz bilimsel bir aciklama hakkimiz. Yok bizkackisiyiz yorumcusuysaniz; kardesim cikin bi dunyani gezin, elestirinin havasini kacirdiniz artik?

    Buradan AKP hukumetine de seslenmek :) istiyorum; her sene en az 1000 Turk’u avrupaya, amerikaya, asyaya, 2 haftalik bedava (ama gittikleri yerlerde hayatin icine girecekler) tatile gonderin. Iki haftanin sonunda o 1000 kisinin icinde 1 tane Hakki Bentek ciksin, bir daha internete girmem, koseme cekilir, utancimdan disari cikmam.

  32. Yazan:başörtülü X Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Şimdi ordumuzda üç - beş kişinin yaptığı hatalar kendilerini bağlar, burada hemfikir olalım. Siz orduyu zan altında bırakırsanız ben de “converse” giyen, orasını burasını sıktırıp ortaya çıkan türbancıklı kızlarını örnek olay olarak verir, ve tüm türbanlıları zan altında bırakırım, hoş olmaz sanırım. Akıllı olun.

    teğmen efendi,

    Akıllı olmazsak ne olur?

    Siz kimsiniz?

    Kimi tehdit eder tonda uyarıyorsunuz?

    O parmağı indir!

    Teğmen olduğunuz ne malum?

    Varsayalım teğmensiniz bu tehditkar üslubu nedeniyle eleştirilen TSK’ya bu tehditkar üslup ile mi sahip çıkacaksınız?

    Siz bir ülkenin gözaltında 17500 kayıbına,asit kuyusundan çıkan insanlarına ‘üç beş kişinin hatası’ olarak mı bakıyorsunuz?

    Tsk’nın ‘birkaç’ hatalı üyesi nedeniyle ülkenin yarısı mağdur olursa birçok hatalı üyesi sonucu o ülkede ordu mensupları dışında insan kalır mı?

    O parmağı indir!

    Bu nasıl bir mantık?

    Yaşları 16-20 arasında değişen başörtülü gençkızların sırf moda olduğu için özendikleri için tercih ettikleri çok hoş olmayan bir kıyafet ile bir ülkenin siyasete müdahale eden ve kendi vatandaşını zor duruma düşüren ordu mensuplarını nasıl aynı kefeye koyarsınız?

    O parmağı indir!

    Siz sapık mısınız?

    16-20 yaşları arası genç kızlardan bahsederken ‘orasını burasını sıkıştırmış’ tanımı kullanıyorsunuz?

    Türbancıklı ne demek?

    Aklınızı kendinize saklayın.

    O parmağı indir!

    Zanda bırakırmışsınız,buyrun ülkenin yarısını zanda bıraktığınız gibi kalanı da bırakın,hatta öldürüp Kürtlerin üstüne atın.

    Siz kimi tehdit ediyorsunuz?

    Ordu mensubu olarak(?) kendi vatandaşınızı mı?

    Şimdi askeri yargı yoluda bitti sivil yargı yolu açıldı geçmiş olsun.

    O parmağı indir!

    Asker kışlaya.

    ps:

    Sorular retorik sorudur cevap hakkınız yok!

  33. Yazan:eg Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    “Sözüm ona siz liberalsiniz, ama geri planda hepinizin şeriatçı olduğunu da adımız gibi biliyoruz. Fırsat versek, bu ülkeyi iki günde Amerikalılara satarsınız, bunu da biliyoruz.

    Burası Türkiye! Herkes artık mantıklı olsun, Batı demokrasisi istiyorsanız, öncelikle demokrasiyi araç olarak değil amaç olarak benimseyin (madem bu kadar demokrasi aşığısınız ya!)”

    şimdi biz şeriatçı mıyız, yoksa amerikancı mı? ülkeyi iran’a mı amerika’ya mı satacağız, bir karar verin de biz de kime satacağımızı tam olarak bilelim. herkes mantılı olsun! ama önce biraz o önerdiğiniz mantıktan siz kullansanız ne olurdu acaba?

  34. Yazan:Ahmet Kenter Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    Mehmet bey,bu işi fazla uzattığınızı düşünüyorum.(Bigalıoğlu)
    Gücünü TSK içindeki eskiyalardan alan zulüm bitti mi? Güneydogu’da çatir çatir kol kiran güvenlik(!) görevlileri hesap verdi mi? ALLAH’in kanunlari sizin bikkinliginizin üzerindedir.(MY)

    dağdaki eşkiyanın işi bitmeden hiç bir şey bitmez.

  35. Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Haz 29, 2009 | Reply

    sanıyorum bu çatışma kültürünün temeli taa osmanlı öncesi beylik dönemlerine kadar uzanıyor.bir devlet var,kimse paylaşamıyor.bölelim arkadaşlar kimse kavga etmesin.ordu iktidara sahip olacak,hükümet iktidara sahip olacak,onun adamı orada,bunun adamı burada.o laikçi,o dinci,o türbancı.her iki kesimede sesleniyorum.barış içinde çatışmadan yaşayamazmıyız biz.laikçiler ayak diretiyor,dinciler ayak diretiyor.12 eylül darbesinin ecevit ve demirelin ayak diretmelerinden ortaya çıktıgını izledim bir belgeselde.her haltı kendimiz yiyoruz,suçu başkalarına atıyoruz.ne ABD’si,ne Rusya’sı.her şeyi biz kendimiz yapıyoruz.kavga etmeyi,çatışmayı cok seviyoruz,bu genlerimizde var.birde ortadoğu kültürünün etkisi var tabii.

    neyse,daha önce söyledim,yeryüzünde artık bazı evrensel değerler var.insan merkezli değerler var.başörtüsünün hala yasak olması utanç verici.sebeb,yobaz yargıçlar.aşılacak bunlar ama zaman alacak.

    ortak payda bu ülke.öyleyse neden bu çatışma.eğer herkes türkiye diyor ve çatışıyorsa bu işte birilerinin samimiyetsizliği var.

    en sert şekilde eleştirdiğim orduya bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum.bekleyip görelim.önyargılarımızı bir süreliğine askıya asalım.sağduyu onlarda da hakim olmuş olabilir.ilker başbuğ’a güveniyorum.güven kolay tesis edilmiyor.samimiyet ve güven.hepimizin buna ihtiyacı var.değişim zaman alıyor,babamın mantelitesini hiçbir zaman değiştiremeyeceğimi düşündüğümde başbuğ’un büyük bir cesaret gösterdiğini söylemeliyim.

  36. Yazan:Hakkı Bentek Tarih: Haz 30, 2009 | Reply

    “Yaklasik son 10 yildir Kanada’da yasayan biri olarak soruyorum; Allah askina bu sonuca neleri baz (hurriyet, radikal, google… ???) alarak ulastiniz?” (Secedo)

    Oranlar internette var. Doğduğumdan beri Türkiye’de yaşayan ve piyasaların nabzını tutan bir işte çalışan (çalışıyordum) biri olarak kendi gözlemlerim yeterli.

    Secedo bey,

    Türkiye dünyanın en güzel ülkelerinden biri. İnsanlarımızın yardımseverliği ve birçok değeri başka hiçbir ülkede yok. Ve elbette yurtdışında bir süre yaşayanlar, Türkiye’yi özlüyorlar. Türkiye’nin kıymetini belki bizden daha fazla biliyorlar.

    Ancak şu anda Türkiye bu kötü yönetime rağmen ayakta ise, bunda yine insanlarının yardımlaşmasının etkisi var. Yoksa bu olanlar başka ülkede olsa, neler olabileceğini siz benden iyi bilirsiniz.

  37. Yazan:Hür General X Tarih: Haz 30, 2009 | Reply

    Sayın Teğmen X,

    Siz asker geçinen, vergilerimizle beslenen ama kendi vatanımızda bizi düşman belleyen bir “iç mihrak”sınız.
    Sözümona askersiniz ama biz sizin aslında cuntacı olduğunuzu adımız gibi biliyoruz. Fırsat versek bu ülkeyi “bizim çocuklar halletmiş” diyen CIA’cilerin ağzından kaçırdığı gibi Amerika’ya satarsınız ve defalarca da sattınız. Sözümona Atatürkçüsünüz, Atatürk gelse yüzünüze tükürürdü.
    Burası Türkiye ! Herkes artık mantıklı olsun. Batılılaşmak istiyorsanız asker ikinci planda kalacak. Avrupa’daki gibi kendisine söz verilmeden konuşmayacak, protokolde genelkurmay başkanının yeri en sonlarda bir yerlerde olacak. Asker sadece işini yapacak. Halkın seçimine saygı gösterecek, haddini bilecek.
    Akıllı olun !
    Teğmensen kışlada teğmensin. Rütbelerin sivilde sökmez, öyle ünlemli, yüksek perdeden konuşamazsın. Askeriye sana o rütbeyi sivil halka zart zurt yap diye vermedi. Önce askerliği öğren.

  38. Yazan:Teğmen X Tarih: Tem 1, 2009 | Reply

    Görüyorum ki cevap hakkımı bile kullanamıyorum, Editör Hocaefendi Hazretleri (!), yazdığım yorumlardan oldukça rahatsız ki yayınlamıyor. Sizlerin demokratlığını (!) ve fikir özgürlüğüne olan inancınızı (!), cesaretinizi (!) alkışlıyorum. Sevsinler sizin tartışma ortamınızı.

    Ne olduğu belirsiz, bilimsellikten uzak, işçi yerine bile koyup iş vermeyeceğim adamlar burada yazılar yazarak kendilerini tatmin ediyorlar ve seviniyorlar. Sonra da üç-beş tane kişi kendi çapında yorum yapıyor.

    Madem yürekliyseniz, farklı düşünenlerin de sesini kesmeyin. Ben hala soruyorum, şu sitede 500 ü aşkın yazı varken, niçin bunların çoğu Genelkurmayı yerden yere vuran yazı da bir tane bile hükümeti, siyasetçileri eleştiren yazı yok?

    Neden İrtica İle Eylem Planı’nda belgenin varlığından ziyade komplo olma ihtimaline değinen yok? Beyniniz çok fonksiyonlu düşünemiyor mu? Yoksa düşünmek mi istemiyorsnuz?

    Böyle fikir platformu olmaz…

  39. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Tem 1, 2009 | Reply

    Neden İrtica İle Eylem Planı’nda belgenin varlığından ziyade komplo olma ihtimaline değinen yok? Beyniniz çok fonksiyonlu düşünemiyor mu? Yoksa düşünmek mi istemiyorsnuz?

    Ben Terakkiperver Cumhuriyet fırkasının kapatılması darbesini görmedim, 1960′ta Adnan Menderes asıldığında da daha doğmamıştım. 12 Eylül darbesini hayal meyal hatırlıyorum. Sokağa çıkma ve yayın yasaklarını, silah seslerini… Ama derin devletin neler yapabileceğini, Uğur Mumcu cinayetini, Aczmendileri, Fadime Şahinleri, Kalkancıları gördüm. Gece yarısı muhtırasını gördüm. Kapatma davasını gördüm. Özden Örnek’in günlüklerini gördüm; Ergenekoncuların yazışmalarını, konuşmalarını gördüm.
    Demek belgenin komplo olma ihtimali varmış. Hiç farketmez. O belgenin benzerlerinin defalarca yazıldığını ve uygulandığını gördükten sonra ha gerçek olmuş, ha yalan bir önemi yok. Önemli olan ordunun, bu belgenin “gerçek olmadığına ikna edecek” bir konuma gelememiş olduğudur. Hepimiz de belgenin gerçek olduğunu biliyoruz. Kendi kendimizi kandırmanın bir anlamı yok.

  40. Yazan:Mustafa Akbaş Tarih: Tem 1, 2009 | Reply

    Demokratik secilen bir basbakamizi öldüren bir ordunun halkiyiz. Ilkerin demokrasiye bagli oldugu laflari kesinlikle inandirici degil. Ilker caga ulasmak icin halkindan özür dilemsi lazim ve bütün yapilan darbe suclari icin tövbe etmesi gerekir.

  41. Yazan:Ali Duman Tarih: Tem 1, 2009 | Reply

    27 Mayıs faşist ihtilali,

    12 Mart faşist darbesi,

    12 Eylül faşist darbesi,

    28 Şubat anti-şeriat görünümlü 16 banka hortumlanması/Büyük soygun OPERASYONU (o zamanın cumhurbaşkanının yeğeni de hızlı bir hareketle banka satın alarak bu soygun operasyonuna ilgisiz kalmamıştı)

    yalan ve hayaldir, bizim anlı şanlı ordumuzun bu işlerle hiiiiiiiiiç ilgisi olmamıştır. Hatta JİTEM’de koca bir yalandır, JİTEM diye bir kuruluş hiiiiiiiç olmamıştır!!!!!!!!!!!!!

    peki yalan ise nedir tüm bunlar

    KEDİDİR KEDİİİİİİİİİİ.

    not : 17.560 faili meçhul cinayetin YAFTASINI kedi’ye yükleyenler, bilsinler ki bu YAFTA birgün onların boynuna asılacaktır.

  42. Yazan:Hayati YAVUZER Tarih: Tem 2, 2009 | Reply

    Önce yazıyı okudum, sonra platformun başlığına baktım: Derin düşünce!
    ve daha sonra tebessüm ettim; yazıyı yazana, onu alkışlayanlara…
    Ne kadar derinmişsiniz meğer!
    Peh!!!

  43. Yazan:Mareşal XY Tarih: Tem 2, 2009 | Reply

    Evladim Tegmen X,

    Senin böyle sitelerde ne isin var? Biz harb okulunda senin beynini yikayip pakladik, buz dolabina koyduk. Senin düsünmeye, tartismaya ihtiyacin yok artik. Biz ne dersek onu yapacaksin. Yat dersek yatacaksin, kalk dersek kalkacaksin. Aksam olunca gazetemi ve terliklerimi getireceksin.

    Darbe yapacaz dersek silahlarini halka çevireceksin. Senin düsünmeye, akla ve vicdana ihtiyacin yok. Senin vicdanin artik benim.

    hadi, marş marş!

  44. Yazan:zafer Tarih: Tem 2, 2009 | Reply

    1 teğmen 1 hür general 1 mareşal… valla tıkacaklar sizi de içeriye darbecilikten… gerçi prof unuz eksik… sizden darbeci olmaz…

  45. Yazan:Teğmen X Tarih: Tem 2, 2009 | Reply

    Evladim Tegmen X,

    Senin böyle sitelerde ne isin var? Biz harb okulunda senin beynini yikayip pakladik, buz dolabina koyduk. Senin düsünmeye, tartismaya ihtiyacin yok artik. Biz ne dersek onu yapacaksin. Yat dersek yatacaksin, kalk dersek kalkacaksin. Aksam olunca gazetemi ve terliklerimi getireceksin.

    Darbe yapacaz dersek silahlarini halka çevireceksin. Senin düsünmeye, akla ve vicdana ihtiyacin yok. Senin vicdanin artik benim.

    hadi, marş marş!

    Biz askeriz, bu ülkeye şekil veren, gerektiğinde müdahale eden biziz. Siz, bugün varsınız, yarın yoksunuz. Bu ülkede her şeyi en ince ayrıntısına kadar biz düşünürüz aslında. Sen sadece bu yorumunda aklın sıra beni küçük düşürmeye çalışıyor, bizleri, düşünmeyen, çıkarım yapmayan insanlar sanıyorsun.

    Editörlere de hakkımı helal etmiyorum, o kadar çok cevap yazdım ki, üstelik bunlarda da hakaret yoktu ama işte burası derin düşünce ya… “Derin” düşünmeyenlerin mesajları yayınlanmıyor.

    Belki de içlerindeki nefret duygularıyla “Teğmen X” nickini görünce okumadan siliyorlardır.

    Ben sizin bu yazılarınızdan gocunmuyorum, sinirlenmiyorum. Çünkü siz konuşursunuz, bir tepenize biner dipçikleriz. İşkence ederiz, neden, çünkü adam gibi yaşamayı bilmiyorsunuz! Düşünüyoruz diyorsunuz ama birilerinin kuklası oluyorsunuz.

    Birileri Amerika’dan ne emir verirse o yönde açılımlar geliştiriyorsunuz.

    Bana mesaj yazan arkadaşın belki de yarası vardır, gocunuyor. Kim bilir…

    EDiTÖR: Teğmen X, sorumunuz SPAM filter’a takilmis, kurtardim.
    Sayet bundan sonra DD’ye yorum yazmaya devam edecekseniz:
    1) tanimadiginiz insanlara “sen” diye hitab etmeyin, burasi kisla degil.
    2) Belki sizin kislanizda normaldir ama sivil hayatta akil sagligi yerinde olan insanlar birbirlerini dipçiklemez, işkence etmez. Bu sekilde tehdit de etmez.
    bunlari normal/gerekli gösterecek sekilde yazarsaniz siddeti övmüs olursunuz.
    Düsüncelerinizi efendice ifade etmeye çalisin, kitap okuyun, Türkçenizi iyilestirin, daha az sinirlenmenizi saglayacaktir bu. Size saygi duymamiz için rütbe
    sahibi olmaniza gerek yok. insan olmaniz yeterli…

  46. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Tem 2, 2009 | Reply

    Teğmen X,

    Şunca yazdığınız şeyler içinde fikir namına bir kırıntı bile yok. Bir de yorumlarım neden yayınlanmıyor diye veryansın ediyorsunuz. Yukarıda bir sürü gereksiz byte israfı yorumlarınız, ben editör olsaydım çoktan çöpü boylamıştı. Böyle hakaret, yaftalama… sonra da “beni sansürlüyorlar” zırlamaları (veya zırvalamaları). Sizin ne fikriniz var ki sansürlensin? Çalışan bir beyin fakülteniz varsa bunu ispat etmeniz gerekir. Hem siteye, hem sitede yorum yazanlara “bunlara iş bile vermem” diye hakaret edeceksiniz; hem bu yorumlarınız bile yayınlanacak, sonra pişkince sansürden bahsedeceksiniz. İnsanda biraz utanma olur.

  47. Yazan:Teğmen X Tarih: Tem 2, 2009 | Reply

    Ekrem Bey,

    Bana kızgınsınız biliyorum, üslubum çok sert. Belki size göre belli bir açılımım ya da fikrim de yok. Saygı duyarım.

    Ancak sizin dargın ve kızgın olduğunuz oranda ben de aynı duyguları yaşıyorum. Zira, birçok mesajım yayınlanmadı. O kadar emek verp yazı yazıyorum, sonra yayınlanmıyor. Editör arkadaş bunun açıklamasını yaptı, teşekkür ederim kendisine.

    Ben üslubumu düzeltirim, hataların kabul edilmesi de gerekir. Doğrudur, sert tepki veriyorum. Ancak içinde bulunduğum durumu analyın.

    Kurumumuz çok gergin, bizler çok rahatsısız. Zira aldığımız eğitimler, vatan sevgimiz, bize öğretilen ve en nihayetinde içimizde bazı insanların yanlışlarının tüm orduya mal edilmesi, bizleri çok üzüyor.

    Biz Haçlı ordusu muyuz? Ben, benim gibi yüzlerce, binlerce subay var. Hepsinin anası babası üst düze beyaz Türk dediğiniz sınıftan mı sanıyorsunuz? Veya hepimizi darbeci veya Ergenekoncu mu sanıyorsunuz. Biraz da siz insanflı olun.

    En başta ne dedim, bu ordu bizim ordumuz. Ne yapalım yani özelleştirelim mi? Amerikan askeri mi dikelim bu memlekete.

    Bakın eskiden darbe normaldi, şimdi komutanımız kendini ortaya atarak güvence veriyor, darbe yapmak isteyen olursa ilk ben cezasını veririm diyor. İnanırsınız inanmazsınız.

    Ordunun içine çok sayıda art niyetli sızmış, ama siz bunları görüp tümden orduya küsüyor, yok sayıyorsunuz, bu da mantıklı değil.

    Pire yüzünden yorgan yakılmaz.

    Siz diyorsunuz ki “ordu kışlasına gitsin, siyasete karışmasın” doğrudur, ancak bu ülkenin de özel konumunu asla unutmayın. Özel konumdan kastımın ne olduğunu satırlarca açıklayacak değilim.

    Elbette darbe olmasın, siyasete müdahale olmasın, ancak söyleyin bana DTP demokrat mı? Halkın iradesiyle mi seçildi, yoksa sistemin açıklarından yararlanıp, dünkü teröristler bugün vekil mi oldu? Demokrasinin de açıkları var.

  48. Yazan:eg Tarih: Tem 2, 2009 | Reply

    “Veya hepimizi darbeci veya Ergenekoncu mu sanıyorsunuz. Biraz da siz insanflı olun.”

    “siz konuşursunuz biz tepenizde dipçik patlatırız, işkence yaparız. çünkü siz gelip geçicisiniz, biz kalıcıyız” diyen teğmenX mi yukarıdaki alıntıda bizleri kendine acımaya davet eden ve darbeci olmadığına bizleri inandırmak isteyen teğmenX? tepemizde dipçik kırma fantezileri kuran ve işkence yapma hakkından bahseden(çünkü “adam gibi yaşamak” emir komuta zinciri ile vicdanı çöpe atmak demek arkadaşa göre, biz adam gibi yaşayamadığımıza göre işkence görmek konusunda itirazcı da olmamamız gerekiyor..diyarbakır cezaevinde 80 darbesi sonrası “yaratıcı” işkence yapanlarla aynı genetik kodlara sahip arkadaş herhalde…) kişinin mi darbeci olmayacağına inanmamızı istiyor bu bayX? editör söylemiş, biraz okuyun belki düzelirsiniz diye… ben bir ekleme yapayım: insan denen varlıkta vicdan denen değerli bir mücevher vardır. bu mücevher sadece omurilik çalıştırılarak bulunamaz…beyin, kalp ve ruh da gerekir, tiz zamanda bunlardan edinin

  49. Yazan:Mehmet Bahadır Tarih: Tem 2, 2009 | Reply


    Bakın eskiden darbe normaldi, şimdi komutanımız kendini ortaya atarak güvence veriyor, darbe yapmak isteyen olursa ilk ben cezasını veririm diyor. İnanırsınız inanmazsınız.

    Bakın Teğmen
    Bu açıklamadan iki sonuç çıkar

    Darbecilerin orduda barınamayacağına dair Başbuğ’un ‘kişisel garantisi’ yetmiyor. Yetmemeli de. Çünkü kurumların ve hukukun olduğu yerde böyle “kişisel garanti” diye bir kavram yoktur. Bu durumda her gelen Genelkurmay Başkanından kişisel garanti almak zorunda kalırsınız. Aslolan bilinçli,köklü ve güçlü bir yapılanma ile demokrasinin ve hukukun kurumlarca özümsenmesidir. Duvara yaslanma çürür, insana yaslanma ölür.Kişisel garantinin anlamı budur.

    İkinci sonuç:

    “Darbe yapmak isteyen olursa ilk ben cezasını veririm.” Bu cümle askeri yargının bağımsız olmadığına dair kanaatlerimi güçlendiriyor. Kusura bakmayın. Hukuka bağlı olduğunu iddia eden biri için yanlış bir cümle. Sanki tekzip cümlesi.

    Son sözüm
    Demokratik ülkelerde olduğu gibi güçlü ama düşmana karşı güçlü bir ordu istiyoruz. Kendi milletini düşman yerine koyan, ona karşı gücünü gösterme çabasında olan bir askeri yapılanma istemiyoruz. Siyasete bulaşmış ordu da istemiyoruz. Çünkü Osmanlıda askerin siyasete bulaşması çöküşünü hızlandırmıştır. Tarihten ders almak gerekiyor öyle değil mi? Balkan harbini, 93 harbini okutmuyorlar mı size?

    Bir diğer mevzuu Demokratik hukuk devletinde medyaya düşen özel bir sorumluluk var. Dördüncü kuvvet olarak siyasi, idari, iktisadi güç sahiplerinin demokrasiye, hukuk devletine ve ahlaka uygun davranıp davranmadıklarını denetlemek zorunda. Bu görevi yerine getirmesi hiçbir şekilde “asimetrik psikolojik harekat” olarak nitelenemez. Tabii bütün bunlar demokratik hukuk devletiysek geçerli. Aksi taktirde lakırdı yapmaktan öteye gidemeyiz. Bir de eleştirinin kişileri ve kurumları zinde tuttuğunu, güçlü kıldığını ve de eleştirilmeyen kurumların yozlaşabileceğini lütfen unutmayın. Ordu bizim ordumuz. Ordu düşmanı değilim. Türkiyeyi ve bütün Türkiye halkını seviyorum.

    Not: Uslubunuzun yumuşaması güzel. Ancak bu şekilde ortak bir zeminde sonuçlara ulaşabiliriz.

    Saygılar.

  50. Yazan:Mehmet Bahadır Tarih: Tem 3, 2009 | Reply

    Sonradan farkettim

    Her ne kadar kafamızda dipçiği patlatsan da, herşeye rağmen, buruk da olsa saygılar
    Teğmen X.

  51. Yazan:Mehmet Bahadır Tarih: Tem 3, 2009 | Reply


    Neden İrtica İle Eylem Planı’nda belgenin varlığından ziyade komplo olma ihtimaline değinen yok? Beyniniz çok fonksiyonlu düşünemiyor mu? Yoksa düşünmek mi istemiyorsnuz?(Teğmen X)

    Belgenin sahte ya da gerçek olması, çok önemli değil. Neden? Belgede AKP hükümeti ile bir cemaatin nasıl çökertileceği ve bu konuda hangi Alicengiz oyunlarının uygulamaya konacağı yazmıyor mu? Söyler misin; bu ülkede bunların olduğunu görmek için bu belgenin gerçekliğine ihtiyacımız mı var? Şu ana kadar yaşadıklarımız belge zaten. Halk bunu okuyamıyor mu sanıyorsunuz?

    Bu ülkede bir başbakan ve iki bakan işkence edilerek asılmadı mı? 28 şubat sürecinde bir hükümet işlemez hale getirilmedi mi? Yine aynı dönemde hükümeti işlemez hale getirmek için, bir sürü milletvekilinin emirle istifa etmesi sağlanmadı mı? Bir gazete patronunun, üst seviye gazetecilerini, bir komitacının huzurunda içtima ettirdiği ortaya çıkmadı mı? Sahte şeyhler, sahte müridler icat edilerek kamuoyu günlerce oyalanmadı mı? Ortalığı Fadime Şahinler, Müslüm Gündüzler, Ali kalkancılar, aczmendiler kaplamadı mı? Ne hikmetse görev tamamalandı hepsi toz bulutuna karıştılar.

    Bütün bunlar önümüzde dururken kusura bakmayın, ben bu belgenin sahteliğini ya da gerçekliğini T-A-R-T-I-Ş-M-A-M.

    En büyük belge yaşadıklarımızdır. Bu yeter de artar bile.

    Şekspirin othello’daki bir sözüyle bitireyim
    “Bazılarının kaygısı günah işlemek değil, işlediği günahı belli etmemek “

  52. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Tem 3, 2009 | Reply

    Teğmen X,

    Sizi anlıyorum. Hepimiz askerlik yaptık. Ordunun, yapısı icabı, bünyesinde yetiştirdiği askerleri, pek her fikre açık, toleranslı, yumuşak yetiştirmiyor. Bunu doğal karşılıyorum. Biz de bazen işyeri ile evi karıştırıp evde düzen kurmaya, eşimize, çocuklarımıza hükmetmeye kalkışabiliyoruz. Hayatı iş ve sivil yaşam şeklinde ayırıp, ikisine ait rolleri kendi zaman dilimleri içinde oynamak gerekiyor belli ki.
    Bakın ben editörü de, yazarları da, burada yorum yazanları da tanıyorum. Hiçbirimiz satılık, vatan haini, ordu düşmanı değiliz. Hepimiz daha huzurlu bir hayat mücadelesi içindeyiz. Bunun da, insanların birbirlerini ötekileştirdiği, yok etmeye, sindirmeye çalıştığı bir yerde mümkün olmadığını düşünüyoruz.
    Bakın ordumuz haçlı ordusu değil diyorsunuz. Elbette öyle. Ama şehit yakınlarını bile başörtülü bir şekilde garnizona almayan bir ordu görüntüsü halktan kopuk bir anlayışı yansıtıyor. Ordu mensubusunuz söyleyin 5 vakit namaz kılan veya karısı başörtülü olan bir askerin orduda kalma süresi ortalama kaç saniyedir? Onu bırakın, bir asker içki içmiyorsa ve karısı kısa etek, kolsuz blüz giymiyorsa bu sorun teşkil eder mi etmez mi? Başbuğ, “cadı avı yaptırmam” diyor ama tanıdıklarımdan biliyorum, ordu mensuplarının nasıl yedi cedlerinin araştırılıp, her hareketlerinin nasıl kontrol edildiğini, milletin birbirini nasıl ispiyonladığını.
    Evet, ordumuz haçlı ordusu değil. Ama öyle bir görüntü çiziyor. Erbakan zamanında bir siyasetçi “ordumuz peygamber ocağıdır, askerler de Mehmetçiktir, küçük Muhammedlerdir” dediği zaman bir ordu mensubu çıkıp “hayır ordumuz Mustafa Kemal ordusudur” diye cevap vermişti. Eyvallah Mustafa Kemal’in ordusudur ama bu ikisi birbirine tenakuz oluşturan şeyler değil. Böyle bir yaklaşım uzun süredir orduyu çok yıpratıyor. Dindar insanlar “bu ordu benim ordum değil” demeye başladılar mı ortada büyük bir problem var demektir. Artık sinyal vermeyi bıraktı, sorun patlama noktasına gidiyor. General Başbuğ bunu görmeli.
    Evet ordu kışlaya girsin ve siyasete girmesin diyoruz. Bu ülkenin özel konumundan bahsediyorsunuz. Bu hayali, vehmi bir konum. Her ülkenin konumu özeldir. En azından geçmişe bakıp ordunun siyasete ne kazandırıp kaybettiğine bakmak lazım. Sürekli darbe yapılan ülkemizde ne değişti mesela? PKK sorunu mu çözüldü, islamcıların siyasi gücü mü zayıfladı, halk rejimle daha mı barışık oldu?
    Ordu, “ülkenin özel konumu (!)” nedeniyle siyasete bulaştıkça yıpranmaya mahkum. Ordumuzu madem seviyoruz kendisini yıpratmasına göz kapatmamak zorundayız. Askeriye, namaz kılanlarla uğraşacağına kendi içindeki çürük elmaları temizlemeli. Darbecilere sahip çıktıkça biz de eleştirmeye devam edeceğiz. Kralın çıplak olduğunu söyleyen çocuk değil, kralı kandıran terzilerdir onun itibarını zedeleyenler.

  53. Yazan:Ali Duman Tarih: Tem 3, 2009 | Reply

    “darbe yapmak isteyen olursa cezasını ilk ben veririm” diyen bir zihniyetin demokrasiye inancının olabileceğini sanmıyorum. Zira demokrasilerde “BEN VERİRİM” yetkisi bulunmamaktadır. Demokrasilerde cezayı HUKUK verir.

    inanırım ki türk ordusunda bir ONBAŞI dahi yalan söylemez. Ancak 1990 yıllarda GK başkanı ile Jandarma G. Komutanı iki orgeneral 70 milyonun gözünün içine baka baka “Jitem yoktur” demişlerdir, o günden bugüne generallerin söylediği sözün bir hükmü kalmamamıştır, zira Jitem’in ne olup olmadığını artık çok iyi biliyoruz.

  54. Yazan:Teğmen X Tarih: Tem 3, 2009 | Reply

    Sayın Arkadaşlar!

    Şimdi zamanında orduya girmiş Mason ya da Ateist eğilimli kişiler, elbette birtakım başörtülü analarımızı yemin törenlerine almıyor ve bu durum siz sanıyor musunuz bizim gibi daha alt rütbedekilerin hoşuna gidiyor?

    Benim bir çok devre arkadaşım şu an (Allah yardım etsin) güneydoğuda savaşıyor. Hepsi sizin, benim, bu ülkenin vatandaşları için çatışıyorlar.

    Ama bakıyorsun tepedeki birkaç yanlış insan bir tür yanlış eylemde bulunuyor; tüm imajımız zedeleniyor.

    Cumhuriyetin ilanından sonra bu ülkede okuyan, tahsilli Türk genci çok azdı, ordumuza, üniversitelere hep yurtdışından ithal “mal”lar geldi ve adeta deyim yerindeyse buralarda saltanat kurdular. Daha 3-4 seneye kadar subay çocuklarının yine subay olmaması için hiçbir engel yoktu. Subay, astsubay çocuğu 55 alıyor, ben 80 alıyordum, ona 30 puan daha geliyordu. Bu adaletsizlikler elbette çok yanlış.

    Neticede sizler, orduyu tümden gözden düşürmeyin. Mücadelenizi yapın, demokratik taleplerinizi dile getirin, ancak bunu yaparken aşırıya kaçmayın.

    Saygılarımla.

  55. Yazan:MY Tarih: Tem 3, 2009 | Reply

    Teğmen X,

    sitemize hos geldiniz, bir çay ikram edeyim

    Bir çay buyrun :)

  56. Yazan:rüştü hacıoğlu Tarih: Tem 4, 2009 | Reply

    teğmen X’e tavsiye;

    ben senin yerinde olsam bu siteye takılmam. bak çay ikram ettiler. bir süre sonra alışacaksın onlara. insani tepkilerin gelişecek. yani, emir kulu olmadığını Allah’ın kulu, herkes gibi biri olduğunu anlamaya başlayacaksın ki bu noktada vicdan harekete geçer ve emir komuta bir daha dikiş tutmaz. militarizm paketler ama paket nihayetinde yırtılıp açılır. paketten çıkanı yani insan olmayı başaranı bir daha asla paketleyemez, kuşatamaz, kafalayamaz. dolayısıyla işini kaybedeceksin. üstlerinde bu işleri biliyordur. yarın bakacak astlarından birine insanca davranıyorsun; hoop diyecek, disiplini bozuyorsun. yakayı ele vermeden U312 programına geri dön. bu bir emirdir!

  57. Yazan:Mustafa Demircioğlu Tarih: Tem 4, 2009 | Reply

    Orduyla ilgili konulara pek girmem.Birincisi,konuya hakim olamadığımdan;ikincisi,bu tür tartışmaların kişisel polemiklere açık bir risk taşıdığından.

    Ama yine de yazıları da yorumları da kesintisiz takip eder okurum.

    Bu yorumum da ordunun bir reformdan geçmesine ilişkin önerilerle ilgili olmayacak.Bildiğim bir alan değil çünkü.

    Ancak insan davranışları ilgimi çeker,uzmanlık alanım olduğundan değil tabii.Sadece her şeyin insandan geçtiğine olan inancımdan.Sorunları yaratan da insandır,çözümü de yine ondan geçer;ben buna inanırım.

    Elbet doğru olan sonuca ulaşmak için de kavga değil diyalog lazım.Birbirine bilenerek gerilen bir ortamda selametli neticeler pek çıkmaz.Çıkmamıştır bu güne kadar.

    Dolayısıyla dışlamak yerine insanı kazanmayı esas alan bir anlayış daha birleştircidir.

    Bu anlamda Ekrem beyin yaklaşımını çok olumlu ve yapıcı buluyorum.Neticede insanız.Hata yapabiliriz.Önemli olan anlaşılmayı temel alan bir hoşgörünün olması.Bir insan hata yapmışsa empati kurularak ve tatlı dille de uyarılabilir.Bunun sınırı yok.Kim olursa olsun bu yaklaşımı esirgememeli,empati kurmaya çalışmalıyız.Bir Mevalanayı,Gandiyi,Şemsi düşünmek lazım.Onlar kavgayı seçmediler,her koşulda barışı,adaleti,hoşgörüyü,tavazuyu şiar edindiler.Onları örnek aldığımızda asla kaybetmeyeceğiz.

    Bu bağlamda Teğmen X rumuzlu katılımcı başta olumsuz bir dil kullanmıştır evet.Ama daha sonra üslubunu yumuşatmıştır.Bana göre bu çok olumlu ve yapıcı bir adımdır.Fikirlerine katılmasak bile bence dost eli uzatmıştır.Karşılık bulmalıdır.Neticede o da biz de insanız.Ve en nihayetinde bunun özeştirisini de yapmıştırBu nedenle bence intikamcı anlayış yerine diyalogu,anlamayı temel almalıyız.

    Diyeğim o ki,Teğmen X arkadaşımız çaya da gelsin,tartışmalara de katlısın.Katılsın ki O da genellediği insanların düşündüğü gibi olmadığını anlasın,gerekirse bazı yargıları hakkında tekrar düşünsün…ve hiç umulmadık dostluklar,güzel ilşkiler yeşersin,hakikate bir adım daha yaklaşılsın.

    Bir gün bu ülke daha güzel olacaksa inanın bu dostlukla,barışla,kardeşlikle olacaktır.

    Her kese selam ve saygılar.

  58. Yazan:Mehmet Bahadır Tarih: Tem 10, 2009 | Reply

    Çicek Albayımız! hakkında iddia edilen suçlar neler ve neden ergenekon örgütü üyesi olmakla suçlanmış bir bakalım. (Tamer Korkmaz bakın neler yazmış)

    -TSK içinden gelen ihbar mektubunda Çiçek’in Ergenekon üyesi olduğu ve cuntacı gruplarla çalıştığına dair bilgiler verilmiş.

    -Ergenekon sanığı Hurşit Tolon’da ele geçen CD’deki belge ve fotoğrafları Albay Çiçek’in gönderdiği belirlenmiş.

    -Çiçek, Poyrazköy’deki cephanelik nedeniyle tutuklanan yüzbaşıyla da irtibatlı.

    -Çiçek’in, STK’ları fişleyen 2006 tarihli “lahika”nın altında da imzası var.

    -Adli Tıp, Jandarma ve Emniyet belgedeki imzanın Çiçek’e ait olduğu sonucunda birleştiler.

    Başka?

    -Çiçek’in adı Özden Örnek’a ait günlüklerde de geçiyor!

    Şimdi tutup bu hayati suçlamaları yok mu sayacağız?

    14. Ağır Ceza Mahkemesi, albayın tutuklanmasına karar verirken, Ergenekon Savcısı’nın ortaya koyduğu bu tabloya bakmış…

    “Kuvvetli suç şüphesi bulunduğundan tutuklanmasına” karar vermişti.

    On sekiz saat sonra son derece kuşkulu bir tahliye kararıyla serbest kalmış olsa da, Çiçek yargılanacak.

    Ayrıca ihbara göre, Çiçek Eylem Planı’nı “cuntanın emriyle” hazırlamış.

    Albay Çiçek’in kod adının “XX” olduğu vurgulanan ihbar mektubunda, cunta içindeki muvazzaf subayların adları ve ekipteki görevleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler sıralanıyor.

    Mektupta, Hurşit Tolon’la irtibatlı cuntanın Çiçek’e sahip çıkılması için kampanya yürüttüğünden bahsediliyor.

    Cuntanın, Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un bilgisi dışında hareket ettiğine dikkat çekiliyor.

    İhbar mektubundaki bu bilgi, “belgenin emir komuta zinciri dışında hazırlandığı” gerçeğini teyit eder nitelikte.

    Ancak öyle görünüyor ki İlker Başbuğ cuntacılara taviz verdikçe kendi kaybedecek…O kadarla kalsa iyi Allah korusun topyekün kaybetme soz konusu

    Sahi hala Sayın Baykal dışında Askeri yargıyı savunanız var mı?

  59. Yazan:Ali duman Tarih: Tem 14, 2009 | Reply

    Şemdinli’de kitapevi bombalayıp ölüm ve yaralanmaya sebebiyet veren jitem elemanları SİVİL YARGI’d 39 yıla çarpıtıldılar, ancak ne var ki KANUN MADDELERİNE TAKLA ATTIRMADA PEK MAHİR YARGITAYIMIZ, konuya el atmakta gecikmedi nicelerinden sonra bir TAKLA, PERENDE ATMA vakası daha yaşadık ve konu askeri mahkemeye taşındı, ne mi oldu, malum aklama paklama merkezinde aklandı paklandılar, her zamanki gibi, zira konu çok önemliydi, 39 yılı yiyenler can havliyle emir aldıklarını da söyleyebilirler ve konu en tepedekine kadar giderdi alimallah, simdi anladınız mı askeri mahkemeler niye var, ohhh ne ala ne ala mualla, kendi emrinde kurdurduğun mahkemede, emir verdiklerini akla pakla.

    ergenekon davasına düşünülende bundan farklı değildir. yine yargıtay, yine KANUN MADDELERİNE TAKLALAR, PERENDELER ATLATILACAK ve konu askeri mahkemeye taşınacaktır, ergenekon sanıklarının suçlamalara yanıt vermek yerine maval okumaları bundandır, hikaye anlatmaları bundandır. Ancak aynı suda bir kez yıkanılır, bu gerçeği de göz önüne almalarında fayda var. Birde yargının verdiği kararların altında kalabileceğini hesap etmek gerekir. SON ÇIKAN YASAYA KARŞI OLUŞTURULAN KARŞIT CEPHEYİ BU AÇIDAN DÜŞÜNMEK GEREKİR. CUMHURBAŞKANI BİLE SIRADAN BİRİ OLARAK MAHKEMEDE HESAP VERECEK, AMA VELAKİN PAŞALARIMIZ KENDİ EMİRLERİNDEKİ MAHKEMELERDE YARGILANMAYA DEVAM EDECEKLER, BÖYLE BİR DEMOKRASİ NEREDE VAR, BİZDE BİLELİM DE CAHİL KALMAYALIM.

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin