RSS Feed for This Post

İktidar ‘AK’, Patrikhane ‘Ekümenik’tir

[17 Hazian 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçtiğimiz haftaların tartışma konularından biri iktidar partisinin ismiydi. Başbakan bu adın “Ak Parti” olduğunu, bunun yerine “AKP” diyenlerin “edepsizlik” ettiklerini ilan ederken, muhalefetten “hayır, biz size A-ke-pe diyeceğiz” tepkisi geldi. Bu, bir yandan incir çekirdeğini doldurmayan, ama öte yandan da bizdeki yaygın bir zihniyet sorununa işaret eden ilginç bir tartışma.

Öncelikle Başbakan’ın “edepsizlik” suçlamasını aşırı bulduğumu söyleyeyim. Hüseyin Gülerce’nin Zaman’da söylediklerine katılıyorum: Başbakan “sakin, yumuşak bir üslûpla, partimizin gerçek adı budur, doğrusunun söylenmesi bizi memnun eder” deseydi, çok daha iyi olurdu.

Ancak muhalefetin ve “muhalif medya”nın Ak Parti ismini kabul etmemekteki ısrarı gerçekten de yanlış. Bir partinin ismini, onu kuranlar ve yönetenler belirler. Bir genel başkan “benim partimin ismi budur” diyorsa, partisinin ismi odur.

CHP’liler, yolsuzluk vak’alarına ve söylentilerine dayanarak “sizin nereniz ak” diye itiraz ediyor. İyi ama “ak” kelimesi partinin ismi, sıfatı değil ki… Eğer aynı mantık işletilirse, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ismine de kolaylıkla muhalefet edilebilir. “Sizin halkla ne işiniz var kardeşim; ‘halka rağmen’ yola çıkmış düpedüz ‘devlet partisi’siniz” denebilir. Aynı şekilde İşçi Partisi’nin de işçilerden çok darbecileri temsil ettiği, Genç Parti’ye “Yeni Faşist Parti” demenin daha uygun düşeceği gibi yorumlar yapmak da mümkün. Ama madem adamlar partilerinin isimlerini öyle uygun görmüşler, bize de onları öyle kullanmak düşüyor.

Fakat başta dediğim gibi bu konuda bizde çok yaygın bir zihniyet sorunu var. Başkalarının isimlerini belirleme hakkına sahip olduğumuz gibi tuhaf bir inanca sahibiz. Bu “kafa”daki devlet, oturup Anadolu’daki binlerce yer ismini değiştiriyor. Çocuklara hangi isimlerin verilip verilemeyeceğini kanunla belirliyor. Hepsinin özünde aynı dayatmacı zihniyet var.

Bu zihniyetin en iyi ortaya çıktığı yerlerden biri de İstanbul’daki Ekümenik Patrikhane’nin ismi. Ben buraya Ekümenik Patrikhane diyorum, çünkü o kurum kendisine o adı veriyor. Ama “evrensel” anlamına gelen bu “ekümenik” lafını sevmeyen, bunu yeterince “milli” bulmayan, onun için de “Fener Rum Patrikhanesi” diyerek bu kurumu yerelleştirmeye çalışanlar var. Bu iş hukuki olarak da kayda bağlanmış durumda. Yargıtay’ın 2007 tarihli kararı Patrikhane’nin “ekümenik” olamayacağına hükmediyor.

İyi de Yargıtay ne anlar ki Hıristiyan ilahiyatından? Anlasa bile hangi yetkiyle bir dini kuruma “sizin isminiz şu değil bu olmalı” diyebilir? Yetki derken şu veya bu kanunda yazılı bir hükmü kastetmiyorum. Devletimiz böyle otoriter kanun maddelerini ve ilgili içtihatları bolca üretmiştir bugüne dek. Kastım, hangi ilkeye dayanıldığı. Bu ilkenin “laiklik” olmadığı belli, çünkü laiklik devlet ile din kurumunun ayrılması demek, burada ise devletin din kurumuna “musallat olması” söz konusu. Aynı ilkenin hürriyet, adalet yahut demokrasi olmadığı da ortada. Ne olduğu açık aslında: Resmi ve sivil “cumhuriyet seçkinleri”nin hemen her tutumunda ortaya çıkan otoriterlik.

Ak Parti, kendisi bu otoriterliğe boyun eğmediği gibi, toplumun başka kesimlerini de ondan korumalı. Kendisi için haklı olarak istediği saygı ve kabulü başkaları için de istemeli. Hz. Adem’in insanlığı, varlıkların isimlerini öğrenmesiyle başlamıştı. Bugün de demokrasi, varlıkların, insanların ve kurumların isimlerini öğrenip tanımakla başlıyor.

3 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 36 Yorum

  2. Yazan:y.ö. Tarih: Haz 21, 2009 | Reply

    Bu konuyu mizah paklar:)

    http://www.eminimsi.com/akp-ak-parti-edepsiz-vs-google/

  3. Yazan:Metin Okan Tarih: Haz 21, 2009 | Reply

    Türkiyede Ak Parti diye bir parti yok. varsa ispat etsinler olduğunu. AKP dir. AKP ye AKP demek edepsizlikse kendileri de edepsiz. Defalarca AKP dediklerini hatırlıyorum ben.

  4. Yazan:Hakkı Bentek Tarih: Haz 21, 2009 | Reply

    Valla bu partinin gerçek adı Adalet ve Kalkınma Partisi‘dir.

    Bu yüzden ne Genç Parti, ne de Cumhuriyet Halk Partisi örnekleri uygun olmadı. Çünkü Genç Parti’nin kısaltması GP, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ise CHP. İki kısaltmanın da bir anlamı yok. Aynı AKP gibi.

    Oysa Adalet ve Kalkınma Partisi, kendi kısaltmasının AK Parti olarak kullanılmasını istiyor. Bu kısaltmaya da bir anlam yüklemeye çalışıyor.

    İşte bu yüklenmeye çalışılan anlamın, bazılarınca uygun bulunmaması, demokrasinin bir gereğidir.

    Yoksa tartışma, Partinin ismindeki Adalet ve Kalkınma kelimeleri ile alakalı değil.

    Bu arada Mustafa Bey, Genç Parti için “Yeni Faşist Parti” gibi bir yakıştırma kullanmış. Genç Parti faşist bir parti değil. Sadece “Cem Uzan Severler Kulübü” denebilir.

  5. Yazan:ali duman Tarih: Haz 22, 2009 | Reply

    ismi AK olan bir parti kurulsa sırf isminden dolayı 4 veya 5nciliğe yerleşir, bu adaş partiye, %47 oy almış partinin zekatı bile yeter.

    cintonik’in DP’si ile mikser olarak (şimdilik) yedekte bekletilen sivaslı şener’in partisine dahi nal toplatacağı kesindir.

    davulu delen jaguar partisi dahi kuran uyanıklar neredesiniz, siz ki her daim o yaratıcılığınızı bizden esirgememiştiniz, lütfen ayıkınız ki şenlikli geçsin siyasal partiler arenası. tek bir kamer genç ile yetinemeyiz.
    yahu kamer genç deyince aklıma geldi, AK isimli partiyi kamer genç niye kurmuyor ???? %5 ismi, %5 de kamer genç’in ismi eder sana otamatikman %10, benden söylemesi.

  6. Yazan:metin okan Tarih: Haz 22, 2009 | Reply

    CHP’liler, yolsuzluk vak’alarına ve söylentilerine dayanarak “sizin nereniz ak” diye itiraz ediyor. İyi ama “ak” kelimesi partinin ismi, sıfatı değil ki… Eğer aynı mantık işletilirse, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ismine de kolaylıkla muhalefet edilebilir. “Sizin halkla ne işiniz var kardeşim; ‘halka rağmen’ yola çıkmış düpedüz ‘devlet partisi’siniz” denebilir. Aynı şekilde İşçi Partisi’nin de işçilerden çok darbecileri temsil ettiği, Genç Parti’ye “Yeni Faşist Parti” demenin daha uygun düşeceği gibi yorumlar yapmak da mümkün. Ama madem adamlar partilerinin isimlerini öyle uygun görmüşler, bize de onları öyle kullanmak düşüyor.

    sırf bir şeyleri haklı çıkarmak adına bu kadar komik fikirler yürütüp de gülünç duruma düşmenin ne anlamı var? neden saygınlığınızı yıpratıyorsunuz?

    sayın Bentek uygun yanıtı vermiş.

    bu tip zırvalıklarla vakit kaybettirile kaybettirile ne hallere geldik.

  7. Yazan:Ali Duman Tarih: Haz 23, 2009 | Reply

    AK’ı KARA’yı bırakın da sandıktan çıkana bakın. Atatürk’ün sözüm ona HALK partisinin sandıktan çıktığını nedense bir türlü göremedik, bence buna kafa yormak daha mantıklı olmaz mı?

    bugün AK parti iktidar olur, yarın PAK parti iktidar olur, ancak ne var ki 85 yıllık CHP seyirci olur, ismi HALK, kendisi TALK (Takiyeci Atatürkçü Laik Komitacı)

  8. Yazan:metin okan Tarih: Haz 23, 2009 | Reply

    sayın duman,

    aynen insanların futbol tartışması yapar gibi tartıştığı internet sitelerinde gördüğüm ucuz yorumlardan birini yazmışsınız.

    konu chp mi? en önemli şey chp nin sandıktan çıkmıyor olması mı? zaten chp parti değil ki! seçkinlerin partisi sol bir parti olabilir mi? doğaya ters.

    biz chp liyiz dedik mi? chp yi övdük mü?

    ben sizin yaptığınız yorumu yapsam yayınlanmaz! yayınlansa bile “niyet okuma” der birileri anında! size diyen çıkmamış! ben diyeyim o zaman: niyet okumayın!

    bu arada chp sandıktan çıkmıyor da değil! nereden çıkıyor? o partiye oy verenler vatandaş değiller mi? fena sayılmayacak bir muhalefet yaptıkları da kesin. chp nin sandıktan 1. parti olarak çıkmıyor olmasına da chp liler kafa yorsunlar.

    ben partiler arasında hiç bir fark görmeyen biriyim. ha chp ha AKP benim için. uyduruk şeylerle alakam yok, siz ilgilenin partilerle.

  9. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Haz 23, 2009 | Reply

    Bence çok ayrıntıcı bir toplum olduk.Aslında ayrıntıları severim.Ama fikirsel derinlikleri olan ayrıntıları.Yüzeyde ve şekilden ibaret olanları ise sanki daha çok prim yapıyor.Haksızlık etmeyeyim ama bana öyle geliyor.

    Bu AKPARTİ meselesi de biraz öyle.Misal bunun yerine diğer partileri de içine alan “türkiyenin siyasal yapısı”incelemeye değer olmalıydı.Tamam,bazen konunun reklendirilmesi adına mizah da yapılabilir,magazinede kaçılabilir.İlle çok resmi,katı ve kuru bir tartışma olsun demiyorum.Fakat şu AKPARTİ hadisesi sanırım bu sınırın dışına taşacak bir ciddiyetle gündeme yerleşti(şu anki site tartışmalarını kasdetmiyorum,malum son günlerde bu konu tartışılıyor basında).

    Açıkçası bana göre incir çekirdeğini doldurmuyor.AKP dense ne olur,AKPARTİ dense ne değişir?Ama illede çok mühim bir meseleymiş gibi önümüze sürülmüşse,bence bu,bunu bir kompleks haline getiren AKP’lilerden kaynaklanıyor.Bir kere partinin ismi ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’dir.Tıpkı DEMOKRATİK TOPLUM PARTİSİ,CUMHURİYET HALK PARTİSİ,MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ vd.gibi.Anılan bütün partiler kısaltılarak yazılır ve bazen de konuşma içerisinde kısaltılmış haliyle telaffuz edilir:DTP,CHP,MHP gibi.

    Peki diğerleri neden böyle tuhaf bir reflekse kapılmadı da bunu AKP’liler sorun yapıyor?Nedeni şu:partilerinin resmi adı yerine kendilerince pozitif bir çağrışım yaratan AK’ı eklemişler,amenna elbette bunu isteyebilirler.Lakin partinin ismini bu şekilde değiştirmeden başkalarınca bu şekilde anılmayı talep etmek de neyin nesi?Çıkar AKP yerine AKPARTİ diye değiştirirsin,ha o zaman biraz anlaşılabilir.Ama partinin ismi AKP,fakat sen bana neden AKPARTİ demiyorsun?Böyle bir saçmalık olabilir mi?
    Kısacası varolan isim yerine küçümseyici bir lakap ileveden takılsaydı bu yanlış olurdu ve buna ilişkin itiraz da anlaşılır olurdu.AKP’liler ise tam tersini yapıyor:kendi buldukları “şirin”lakaba neden herkes riayet etmiyor diye kapris yapiyor.

  10. Yazan:durhat Tarih: Haz 23, 2009 | Reply

    Sayın Metin Okan,

    aynen insanların futbol tartışması yapar gibi tartıştığı internet sitelerinde gördüğüm ucuz yorumlardan birini yazmışsınız.

    konu chp mi? en önemli şey chp nin sandıktan çıkmıyor olması mı? zaten chp parti değil ki! seçkinlerin partisi sol bir parti olabilir mi? doğaya ters.

    biz chp liyiz dedik mi? chp yi övdük mü?

    ben sizin yaptığınız yorumu yapsam yayınlanmaz! yayınlansa bile “niyet okuma” der birileri anında! size diyen çıkmamış! ben diyeyim o zaman: niyet okumayın!

    ben partiler arasında hiç bir fark görmeyen biriyim. ha chp ha AKP benim için. uyduruk şeylerle alakam yok, siz ilgilenin partilerle.

    demişsiniz…

    özetle aleviler çok doğrular.. onlar neyin ne olduğunun en çok farkında olan kesim.. neden chp o zaman.. büyük ihtimalle en iyi seçenekleri o! olamaz mı? bir kesimin en iyi seçeneği hala daha chp. gericiliğe karşı olan insanların seçeneklerinden en güçlüsü. izmirde oyları chp almadı antalyada da chp almadı. o oylar chp ye verildi. mhp de oy filan almadı. aleviler de aynı şekilde zorunlu olarak chp demişlerdir. şu son seçimler aslında çok şey anlatıyor

    Bu da bir başka yazı altına geçtiğiniz yorum.Biri 22 haziran,diğeri 23 haziran tarihli,yani öyle aylar yıllar geçmemiş aradan.

    Ben fazladan bir yorum eklemeyeceğim.Soru da sormayacağım.Lütfen sizin kaleminizden çıkan her iki yorumu tekrar gözden geçirin ve cevabınız kendi sorularınıza yanıt olsun.

  11. Yazan:metin okan Tarih: Haz 23, 2009 | Reply

    sayın durhat.

    iki yazım arasında ne gibi bir karşıtlık buldunuz anlamadım! chp için seçeneklerin en iyisi demişim! hatta açıklamışım altında chp de mhp de o oyları kendileri almadılar, o oylar onlara zorunlu olarak verildi demişim!!

    inanın ben sizi anlamadım.

    sandık başına giden insanlar kötülerin içinde akıllarına yatan bir partiye oy veriyorlar! bunun nesi tuhaf?

    aleviler de kendilerine en yakın parti olarak chp yi görüyorlardır demişim.

    bence 2 yazım arasında zerre kadar terslik yok. nasıl okudunuz nasıl anladınız anlamadım.

  12. Yazan:metin okan Tarih: Haz 23, 2009 | Reply

    sayın Yılmaz..

    tabii ki incir çekirdeğini doldurmuyor ama sayın başbakanımız için nedense çok önemli.. o bu kadar önem veriyorsa eğer ben de veririm çünkü ben boş bir adamım o ise koskoca ülkenin başbakanı! ben istersem burada 7 gün 24 saat bu incir çekirdeğini doldurmayacak konuya kafamı yorarım ama koskoca başbakanın böyle bir konuyu gündeme getirmesi çok ilginç! gereksiz ve ülke için lüks..

    bir sürü sorunu var bu ülkenin..

  13. Yazan:Mete Buldur Tarih: Haz 25, 2009 | Reply

    Bu yazı da AKP olarak etikenlenmiş ve sitede ak parti etiketi yada kategorisi de yok

  14. Yazan:Ali Duman Tarih: Tem 1, 2009 | Reply

    Sn. Metin Okan,

    iki satırlık yazım size her nedense çok ağır gelmiş,

    oysa o yazı ile sizin bir ilginiz olmamalıydı, her nedense Baykal’ın Ergenekon avukatlığı gibi siz de CHP avukatlığına soyunmuşsunuz, chp için “hem parti bile değil” derken, müteakip maddede ise tersini söyleyip, “hani kötü de muhalefet yapmıyor” diyorsunuz, yani altı kaval üstü şişhane, chp de sizin olsun ve dahi diğer PARADİGMA’nın tüm partileri de sizin olsun, iflas etmiş PARADİGMAYA uşaklık eden, hizmet eden her anlayış ve her parti beni ilgililendirmektedir, zira bu hem demokratlık hem de insanlık görevidir. bu faşist paradigmaya hizmeti birgün AKP yaparsa o da ilgilendirecektir, bundan hiç kuşkunuz olmasın, zira AKP piyangodan çıkmadı anti-şeriat görünümlü 28 şubat soygun darbesi olmasaydı (16 banka hortumlandı), bugün AKP’de olmazdı, türk halkının 28 şubat soygun darbesine çaktığı tokattır AKP, ha bu halkın teveccühüne layık olacak mı olamayacak mı? onu da tarih gösterecek, kimsenin kuşkusu olmasın ki layık olamadığı an o da diğerleri gibi tarihin çöplüğündeki yerini alacaktır, zira halka rağmen olanlarla bir gönül birliğim yoktur, herşeye rağmen, görüşlerimin tam tersi de olsa, benim türk halkının tercihlerine saygım var, size de tavsiye ederim, türk halkına da, onun seçtiklerine de ayrımsız saygı duyun, zira demokratlık bunu zorunlu kılıyor. Neyse uzatmak gereksiz ve anlamsız, zira burada herkesin aklı başında yerinde şükür ki, aydınlanabilmek üzre “ucuz olmayan” değerli görüşlerinizi bekliyoruz.

  15. Yazan:Harun Genc Tarih: Tem 19, 2009 | Reply

    Allah iyiliginizi versin arkadaslar. Bu site ile yeni yeni tanisiyorum ama o kadar siradan ki sozler.
    AKP = demokrasi, halk, ozgurlukler.
    Digerleri = fasist, etnik milliyetci, KARA.
    Basbakanin sozlerini “soyledikleri cok dogru ama tarzi yanlis” gibi yumusatmalarla suslemek.
    Bir de herkesin agzinda ayni sakiz: “Goruslerime cok ters, ben musluman bile degilim ama AKP’yi halk secti saygiliyim” (sanki CHP’yi secenler halk degil de elit tabaka, Turkiye’nin yuzde 20si elit mi ki?) ben de ezberden George W. Bush’u da halk secti desem hemen gelecek yorumlarda karsi tarafin ezberinde: “Bekir Coskun musun sen?” Hic bekledigim gibi “Derin Dusunce” degilmis bu site. Herkes kanon yapar vaziyette.

  16. Yazan:Ali duman Tarih: Tem 19, 2009 | Reply

    Sn. Harun Genç,

    çok sıradan bir site için sıradan ve sığ olmayan, derinliklikli düşüncelerinizi de bu arada yazmış olsaydınız ufkumuzun açılmasına faydanız dokunurdu. Ufkumuzu açmanızı bekliyoruz.

  17. Yazan:Harun Genc Tarih: Tem 20, 2009 | Reply

    Dogrusunu soylemek gerekirse ben kendim faydalanmak ufkumu acmak icin gelmistim. Cunku kimi yorumlar var inanilmaz: Bilim kokuyor bir iki kaynak ogreniyorsun acip onlari okuyorsun. Ama kimi zaman kaynak kullanimi sadece bilgiyi kendi argumanini desteklemek icin oznel bir sekilde kullaniliyor onlari Lise 1 mantik dersi alan herkes gorebilir (gormek isterse). Bir de bana “wiki”yi kaynak gosterdiler acikcasi hayal kirikligina ugradim. Ama su iki gunluk tatilimde cok yorulmustum burada bilgi ve kaynak kirintilari ararken.

    sığ olmayan, derinliklikli düşüncelerinizi de bu arada yazmış olsaydınız

    maalesef sadece soganla omlet yapilmiyor Ali bey. Savunulan savlar bu kadar siradan olunca e yorumlar da dogal olarak ezberden oluyor.
    Yildiray Ogur’un yazilarini okumak bana daha cok sey katiyor dogrusu. Yaptigi maksatli mantik hatalarini en azindan zekice buluyorum. Niyetim kimseyi hor gormek degil ama bekledigimi bulamadim.

    Neyse hepinize iyi calismalar.

  18. Yazan:Ali duman Tarih: Tem 20, 2009 | Reply

    Sn. Harun Genç,

    dikkatimi celb etti söylemeden geçemeyeceğim, ne hikmetse bu sitede sadece kemalistler istediğini bulamıyorlar, tatmin olamıyorlar, bildiğiniz daha “derin” bir site var ise tavsiye ederseniz memnun olurum. Zira okuyucularının da tartışmaya dahil olabildiği daha seviyeli ve daha derinlikli bir fikir sitesi bulamadım.
    zannımca, bu site tersten bir vuruş gibi geliyordur, kemalizmin beyin yıkama merkezleri olan okullarda belletilenlere inanlara.
    hem tersten vuruş doğru bir sentezleme yapmak fikri gelişmeyi sağlayabilmenin olmazsa olmazı değil midir? yoksa inandığımız “tek doğruyu” birbirimize tekrar edip duralıp, birbirimiz alkışlayıp duralım 85 yıldır yaptığımız gibi, 85 yıldır dünya bilim/siyaset/iktisat tarihine en ufak bir katkığımızın olmaması gibi. çark dönsün, doğuda aşiret ağaları, batıda oligarşik yapının oligarkları bayraklaştırdıkları kemalizmin gölgesinde mesut bahtiyar yaşayıp dursunlar, her gelişmeye, her değişime karşı sürsünler kemalizmin karşı kontra çıkışlarını, bir dönem düşman gayri-müslimler, bir dönem komünistler, başka bir dönem aleviler, başka bir dönem kürtler, başka bir dönem sünniler, dört bir yanımız hatta tüm dünya zaten bize düşman ohhh ne ala siyaset ne ala, ancak bir kusurcuğu var bu siyasetin, nereye kadar!!!!!!!

    kemalizmi savunanların, rusyada stalini, çinde maoyu, iranda hümeyniyi, ırakta saddamı, venezuallada chavezi savunanlardan ne farkı var. (işte tamda bu yüzden Nelson Mandela Atatürk ödülünü almayı ret etti, doğruda yapmıştır zira o ödülle en çok yakışandır kenan evren)

  19. Yazan:rüştü hacıoğlu Tarih: Tem 20, 2009 | Reply

    Ali Duman bey;

    yorumlarınızın genelini beğenen ve istifade eden biri olarak, yukarıda belirttiğiniz şeytan üçgeni yahut pentagoni içine imam humeyni ve imam çavez pek uymadı gibi geldi bana. yanılıyor olabilirim; taraflı baktığım kesin de, duyamadığım yeri sizden dinlemeyi, kabul etmesem bile farklı açıyı görüp düşünmek için isterim doğrusu. sözünüzün yalınlığı, yanlış dahi olsa - ki insanız hepimiz yanlışlar yaparız, yapıyoruz…- itimat telkin eden üslubunuz ve içeriğiyle merak uyandırıyor nezdimizde ve sanıyorum epey arkadaşımız da bu kanaattedir diye düşünüyorum. hoş, mahalle baskısına kapı açmış olmayalım…selamlar

  20. Yazan:Ali duman Tarih: Tem 20, 2009 | Reply

    Sn. Rüştü Hacıoğlu,

    elbetteki tamı tamına örtüşen bir benzerlik mümkün değildir, ancak yine de benzerlikler vardır, misal ;

    anayasa’sında kişi ismi zikredilen bir humeyni birde atatürk vardır, alın size bir benzerlik, az bir benzerlik mi bu? bunu bir humeyniciler düşünebilmiş, birde kemalistler düşünmüş.

    chavez konusuna gelince, Chavez hiç bir bilimsellik içermeyen BAAS tarzı bir solculuğu temsil etmektedir, dayandığı en büyük dayanak “sade suya tirit bir ABD karşıtlığıdır” (ki bu tarz-ı siyaseti iran ile ne de çok benzeşmektedir) 12 eylülcü, darbeci “bizim çocukları” desteklemeyi bırakan ABD’ye karşı ülkedeki kemalistlerin ani ve keskin bir dönüşle ABD karşıtlığı ile de çok benzeşmektedir. Hiç bir nesnel koşulu olmayan, kof bir karşıtlıktır, tıpkı siyasetini bunun üzerine kuran Chavez gibi, humeyni iran’ı gibi. Ayrıca 9 mart 1971′de ordudan “sol darbe” yapmasını bekleyen, buna umut bağlayan bir kemalizmin, Chavezinde benzeştiği BAAScılıktan ne farkı vardır?

    bunlar benim tezlerim, elbette tartışmaya açık bir konu, ancak ne var ki sentezlere tezler ile ulaşılabiliniyor, ayrıca sanırım başkaları da daha başka benzerlikler bulabilirler, benim tespitlerim şimdilik bu kadar. Selamlar.

  21. Yazan:Harun Genc Tarih: Tem 21, 2009 | Reply

    Ali Bey,

    Bu siteyle tanismamin tek sebebi Taraf gazetesi okuyor olup, bakalim burda neler yaziyormus demem: susturulmaya calisilan duygulari ve dusunceleri duymak istememdir. Daha derin siteler var midir yok mudur bilmiyorum ama su anda konu, icerik, kaynak kullanimi ve onyargisiz verilere dayali analitik elestirileri acisindan beni tatmin eden yazilarla etmeyenlerin sayisi bire bir.

    Maalesef bahsi gecen yazi da beni tatmin etmeyenlerden. Sebebi ise sekilci ve kaliplarin disina cikamayan, Turkiye’nin gundemini bosaltma heveslisi bir partinin oyununa alet olan bir turden oldugunu dusunmemdir.

    Okulda ogretilenler ile ilgili tersten vurus yedigim olmustur ve bunlari kabul etmek de benim icin gurur verici birseydir (Cunku Ataturkculuk gelen yeni bilgilerin isiginda durumu tekrar irdeleyip bilimsel cozume ulasmayi ogutler). Ne var ki savundugunuz yazidaki durust fikirler:

    İyi de Yargıtay ne anlar ki Hıristiyan ilahiyatından?

    tutarsiz varsayimlariniz

    Başkalarının isimlerini belirleme hakkına sahip olduğumuz gibi tuhaf bir inanca sahibiz.

    yuzunden golgeleniyor.
    Halbuki bu isim degisikliklerini AKP yerel yonetim capinda yapiyor (Cadde, sokak vs isimlerini degistirerek). Kaldi ki siz de bu isim degisikligi stratejisinin masumca pesinden gidiyorsunuz:

    Genç Parti’ye “Yeni Faşist Parti” demenin daha uygun düşeceği gibi yorumlar yapmak da mümkün.

    Acikcasi Yeni Fasist Parti yorumunun dayanagini duymak beni daha cok aydinlatirdi. Bu konudaki cehaletimi gizlemekten de kacinmak icin bir sebep gormuyorum.

    Ben tek dogruyu bilip tekrar etmek isteseydim zaten buraya neden geleyim ki ne sacma? Hurriyet ve Cumhuriyetten toplam 3 yazar okusam yeterde artar.

    85 yildir bilim/siyaset/iktisat tarihine en ufak bir katkimizin olmamasi

    demissiniz. Iktisati bilemem ama bu ulke sayisiz bilim adami yetistirdi ve yetistiriyor (Oktay Sinanoglu, Gokhan Hotamisligil, Ali Sinan Sertoz sadece simdilik aklima gelenler). Sizin de bu konuda aydinlanmanizi diliyorum.
    Siyaseten de bugune kadar AKP’nin orduya karsi gosterdigi cesareti baska hicbir iktidar gosterememistir ama bu 7 yillik iktidarlarina ragmen siyaset ve demokrasi anlaminda tatmin edici, ozgurlukcu ve esitlikci uygulamalara gidilemiyor (Eger TRT Ses’i demokrasi adina atilmis bir adim olarak kabul ederken Basbakan’in Ahmet Turk’le gorusmemesini hos goruyorsaniz soylecek pek bir sozum olamaz).

    Bununla beraber Ataturkculugu cok iyi anlayamadiginizi ve tek tarafli kaynaklardan okudugunuzu dusunuyorum. Ataturkculerin bildigim kadariyla Amerikan hayranligi pek yoktu zaten (Evet, Inonu Ataturkcu mudur tartisilmalidir) Ataturk ABD gudumlu bir siyaset yurutse idi Heyet-i Temsiliye’nin bir kisminin da istedigi gibi Amerika mandasi olurduk (Gerci AKP iktidari “simdi olmadik mi?” sorusunu goz ardi ettiremiyor). Benim tanidigim Ataturkculer (yobaz laikler seklinde elestirdiklerinizin gorusleri nelerdir bilemiyorum) hic bir zaman ABD dostu olmamis insanlar ve dis iliskilerin dostluk degil cikar uzerine oldugunu anlayacak insanlar. Zaten bu Ataturkcu/Kemalist olmak da laik medyada cok yapilan dinci/dindar ayrimi gibi. Hepimiz on yargilarla masaya oturmazsak sevinirim.

    Iyi Calismalar.

  22. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Tem 21, 2009 | Reply

    Harun bey,

    Partilerin ve ekümenik Patrikhane’nin isminin değiştirilmesini, AKP’nin sokak isimlerini değiştirmesiyle karşılaştırmanız pek bir “derin” olmuş, dibine düşmekten korktum şimdi.
    “85 yıldır bilim/siyaset/iktisat tarihine en ufak bir katkımız olmamıştır” cümlesini de “ama bizim de profesörlerimiz var ve 3 tane sayabiliyorum da” çürütmeniz bende acayip bir aydınlanma husule getirdi. “biz neymişiz be abi, dünyaya Hotamışlıgil kazandırmış bir ülkeyiz, daha ne istiyoruz” diye dünyaya haykırasım geldi.
    Bu sitenin ismindeki “derin” sözcüğüne kinaye yapabilme başarısı gösteren onbininci sivri zekalı seçildiniz, sizi kutluyor, başarılarınızın devamını diliyoruz.

  23. Yazan:Ali duman Tarih: Tem 21, 2009 | Reply

    Sn. Harun Genç,

    “85 yıldır bilim/siyaset/iktisat tarihine en ufak bir katkımız olmamıştır”

    iddiasında bulunurken

    kurumsallaşmış bir katkıdan söz ediyorum, istisnalardan değil, uzatmaya gerek yok, misal dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına giren tek bir üniversitemiz yok, zira bilim ve bilinmeyeni araştırmak ve bulmaktır üniversitelerin görevi dimi.

    kemalizm konusuna gelince de, iflah olmaz bir şekilde kemalizmi savunan bir dostum, Ergenekon davası açıldığında “nasıl bir kemalizm bu” bakışıma, büyük bir umutla “hele bir iddianname açıklansın o zaman göreceğiz” yanıtı veriyordu, iddianname açıklandı, verecek bir yanıt bulamadı, “yahu dedim sizin bu ADD’niz niye sizin hayalinizdeki ütopik kemalizmi savunmuyorda, bu çürümüş statükoyu idame ettirenlerin hizmetçiliğini yapıyor” dedim, tam tersine müthiş bir savunuyla ADD’yi savundu, başındaki emekli paşayı savundu, “yakında onu da görürürüz merak etme” dedim, arkasından iddianameler, dalgalar, onun da ipliği pazara çıktı, yüzüme bakamaz oldu, üstelik bu dostum elinde bayrakla cumhuriyet mitinglerine katılmış ve beni de davet etmişti, şaşırmış ve “benim gibi sağlam bir sol geleneği olan birine nasıl böyle bir daveti yaparsın” dediğinde, her nedense kendisi şok olmuştu, zira kendini solcu zannediyordu, şaşırması da doğaldı, daha düne kadar cumhuriyet mitinglerini Ergenekonun tertip etmediğini savundu durdu, dünkü iddianame ise tersini söylüyordu.

    Kendini solcu zanneden bu dostum, bugüne kadar yeni kuşak genç solculara, bin türlü baskıların uygulandığı, şeffaf zarflarda oylama yaptırıldığı 12 eylül anayasasına göstere göstere nasıl HAYIR oyu verdiğini, kahraman nidasıyla anlatıp durdu, bugünlerde ise sıkı sıkıya HAYIR oyu verdiği ANAYASAYI savunmakta, işte bu ülke böyle bir ülke Harun kardeş, bu Atatürkçülerle işiniz çok zor. Kemalizm, tüm “izm”lerin iflas ettiği devr-i alemde ayakta kalabilecek mi? gerçekci olmak gerekirse olmayanın ayakta tutulması daha mı zor, daha mı kolay tarih gösterecek, zira bana göre böyle bir “izm” yok, malum bu önce kadro ve yön hareketlerinin uydurduğu, daha sonra solun içindeki ajan-provaktörler eliyle (mihri belli, yalçın küçük, doğu perinçek v.d.) sosyalist devrimi özünden saptırmaya yönelik ve bir barikat olarak düşünülerek MDD’cilerin yetkinleştirdiği yapay bir “izm” dir.

  24. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Tem 21, 2009 | Reply

    Sitenin ismine takmayın, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yapıldı, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

    Bu cümle yorum kurallarıyla ilgili uyarı yazısından alıntıdır.(Olur da hangi yorumcuya ait olduğu merak edilecek olursa değerli katılımcılar zahmet edip aramasın).

    Aslında yazıya dair yeni yorumlardan hareketle bir yorumla daha katılmayı amaçlamıştım.Ancak,yorum yazmaya hazırlanmışken lüzum üzerine ilave edilmiş ek hatırlatmaları farkettim ve buna ilişkin düşüncelerimi paylaşma ihtiyacı duymuş oldum.

    Evet,gerçekten de henüz söylenmemiş bir şey bulmak oldukça zor.Keşfettiğim günden beri bu sitenin mudavimi olmamaın nedeni de bu.Üyesi olduğum onlarca düşünce forumu arasında ezberleri bozan tek site bana göre DD dir,özellikle bu hakkı teslim etmek gerekir diye düşünüyorum.

    Hadisenin diğer boyutu da isminden ötürü siteye sürekli eleştiri getirilmiş olmasıdır.Eleştiri güzeldir,olması gerekendir elbette.Ancak fikirleri tartışmak ile doğrudan bir gurubu hedef alıp taraflı ya da sığ düşünmekle itham etmek farklı şeylerdir.İlki demokratik kurallar içerisinde tartışmaktır,ki zaten bu sınırsızca yapılabiliyor ve gördüğüm kadarıyla sıkı bir sınırlama getirilmiyor.İkincisi ise peşin hükümlülüğe işarettir…ideolojik şartlanmışlığın bir yansımasıdır.Zira her fikir bir diğer fikirden kısmen bağımsızdır,bu anlamda bir fikir başka bir fikirden ayrı ve bağımsız tartışılabilmeli.Yine her fikir,ancak fikir sahibini bağlar.Dolayısıyla bir fikirden başkasını sorumlu tutmak ve bir genelleme içinde değerlendirmek “objektif”lği engelleyebilir ve tartışmanın verimini düşürebilir.Ayrıca genelleyici tarzı yaklaşımlar adil ve sağlıklı bir eleştiri olmaktan da oldukça uzaktır.Ha,sitenin kendine özgü bir dünya görüşü olabilir mi?Elbette,bu mümkündür ve bana göre olmaması için bir neden de bulunmuyor.

    Ne var ki bu olumlu gözlemlerime karşın,belirli bir sınırlama getirilmesini doğru bulmuyorum.Zira DD yi “derin”yapan bu sınırsız tartışma özgürlüğüne,çoksesliliğe ve çoğulculuğa verdiği ehemmiyettir.Kurallar çoğaltıldığında sitenin diğerlerinden bir farkı kalmayacaktır.Bırakınız biraz da farkı olsun DERİN DÜŞÜNCE’nin.
    Saygılar.

  25. Yazan:Harun Genc Tarih: Tem 21, 2009 | Reply

    Ekrem Bey,

    -Bence isimlerden cok isimlerin bizdeki yansimalari onemlidir. Sizin mantiginiza gore bir cadde ismi Ekumenlik sifatindan daha degerli olamaz, ki anlasilabilir bir sav. Ancak biz Muslumanlar icin Toplu igne calmak bile hirsizliktir. Benim uygulamadaki farkliligi tespitim bu yuzdendir: sizin inanisinizda ufak tefek seyleri asirmak caiz ise yetistirilme tarzimizin farkindandir.
    -Turkiye’deki egitim kurumlarini daha yakindan takip etseydiniz 400 yili askin suredir varligini surduren analitik dusuncenin madenleri olan kurumlarla bir yaris icinde oldugunu gorebilirdiniz, ama kisisel tahminim Seda Sayanli Sabahlar programlarindan vaktiniz kalmamis olabilecegi yonunde ki bunu da bana “sivri zekali” seklindeki hor gormenizden cikarttim.
    Ali Bey,
    -85 yildir bu ulkeyi surekli Ataturkculer mi yonetti? Benim bildigim kadariyla bu ulkede uzun zamandir suregelen bir demokratlik akimi var. Hep iyi seyler yapmak istemisler ama derin devlet tarafindan onleri kesilmis degil mi?(Ayna’daki Dusman) Siyaset, bilim ve egitim gibi konularda Ataturk’un cag atlatma cabalarini bir kenara atalim cunku belli ki insanlarin bu konuda bilgi aldiklari kaynaklar hep farkli; Son 7 yildir iktidarda derin devletle mucadelesini cansiperane sekilde veren bir iktidar var ama hem sanayi hem egitim konusunda 7 yil oncesinden ileride degiliz. Zaten dusunuyorum da iktidar sahiplerinin egitim konusunda dertli olmamalari normal: ogullarda misircilar, altincilar, gemiler, Van minut yazan tsortler olduktan sonra egitim gelismemis kimin umrunda (Son OSS’deki hayal kirikliklarini gorduk sanirim). Her gunahi Seytan’in uzerine atariz ya siz de Her olumsuz seyi Ataturk’e her olumlu seyi de kendinize yoruyorsunuz cok tutarsiz.
    -Ataturkculer’in Ergenekon davasina dair verdiginiz ornekle bir Kemalistlere dair bir genelleme yaptiniz (gerci nerden esti bilmiyorum). Ancak iddianame sozunun Turkce anlamini bildiginizden emin degilim. Iddianameyi Savcilar hazirlar, avukatlar ve hakimler okur, avukatlar savunmalarini sunar hakim karar verir. Bu durumda siz iddianameyi okuyup da “Aha foyalari cikti meydana” derseniz bunun Turkce karsiligi “Yargisiz infazdir”. Infazi yapmak ne size ne de bize duser. Ataturkculuk ve Ergenekonculuktaki mantik yurutmeniz de temelden bir hata var: Eger her “Ergenekoncu” suclu ise ve Ataturkculer Ergenekonculari suclamak icin yargi kararini bekliyorlar ise Ataturkculer Ergenekoncudur. Ayni mantikla elma = meyve isve armut = meyve ise elma = armuttur da diyebilirsiniz. Siz derseniz sasirmam artik. Gerci verdigim ornekte her iki onermede genelleme oldugu icin yanlistir. Sizin savinizda ilk onermenin dogru olmasi halinde ikinci onerme (Ataturkculerin yargiyi beklemeleri) zaten gecersiz oluyor. Dogru olmasi imkansiz bir onerme sizinki.

    Lutfen kendimizle celismeyelim ve tutarsizligi yapan kendimizden ise gormemezlikten gelmeyelim.

    Iyi Calismalar,

  26. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Tem 21, 2009 | Reply

    Harun bey,

    Ancak biz Muslumanlar icin Toplu igne calmak bile hirsizliktir. Benim uygulamadaki farkliligi tespitim bu yuzdendir: sizin inanisinizda ufak tefek seyleri asirmak caiz ise yetistirilme tarzimizin farkindandir.

    Evet, yetişme farklılığı olduğu kesin. Zira bana, başkasının hatasının kendi hatamı haklı çıkarmadığı öğretildi hep. Ve başkalarının ufak tefek aşırmalarını kendi hırsızlığıma mazeret saymamam gerektiği. Bu yüzden hiçbir zaman bir hırsızı, namussuzu savunma gafletine düşmedim çok şükür.

    Turkiye’deki egitim kurumlarini daha yakindan takip etseydiniz 400 yili askin suredir varligini surduren analitik dusuncenin madenleri olan kurumlarla bir yaris icinde oldugunu gorebilirdiniz

    Ha evet, din bizi geri bıraktı düşüncesi. Matbaayı geç getirdiler, o yüzden okuyamadık filan süper fikirleri… İyi bak artık böyle bir mazeretiniz de yok. Antimaddeyi keşfettiniz de şeyhülislamdan fetva mı alamadınız?
    İnsaf, şu milli eğitim denilen endoktrinasyondan geçen adam ancak kemalizm konusunda bir buluş yapabilir ancak. Mesela “bitki genetiğinde Kemalist mutasyonlar” filan gibi incelemeler yapılabilir; veya “soğuk füzyonun ınkılapçılık üzerine etkileri” filan gibi araştırmalar yapılabilir. Ha zaten geçenlerde bir Kemalist buluş yapılmıştı değil mi: Erke Dönergeci. Sonsuz enerji kaynağı ! Atatürk ilke ve inkılaplarıyla çalışan makine !
    Seda Sayan Kemalistler kadar eğlenceli olamaz ki…

  27. Yazan:Harun Genc Tarih: Tem 21, 2009 | Reply

    Ekrem Bey,

    Zira bana, başkasının hatasının kendi hatamı haklı çıkarmadığı öğretildi hep…Bu yüzden hiçbir zaman bir hırsızı, namussuzu savunma gafletine düşmedim çok şükür.

    diyerek beni bu yonde bir dusunceyi savunmakla suclamissiniz. Anladigim kadariyla benim AKP’ye AKP diyerek onlar yaparsa bizde yapariz dedigimi varsaymissiniz. AKP’ye AKP demem partinin adinin Adalet ve Kalkinma Partisi olmasidir. Ote yandan Yargitay’in Hristiyan ilahiyatindan ne anlayacagi konusunda yazida gecen fikri durust buldugumu daha once de belirtmistim. Altini cizmek istedigim husus AKP’nin tutarsizligidir. Ekumenlik tartismaya degerdir.

    Ha evet, din bizi geri bıraktı düşüncesi.

    Bu tekrar kendi varsayiminizdir ben asla din bizi geride birakti diye birsey soylemedim. Bu konuda ki dusuncelerimi basligina uygun bir makale altinda dile getirebilirim. Benim agzima laf yazarak tartismaya calismaniz ikimiz icin de vakit kaybi olacak.

    Antimaddeyi keşfettiniz de şeyhülislamdan fetva mı alamadınız?

    Bu konudaki “Melekler ve Seytanlar” tadinda yaptiginiz yorum beni eglendirdi ama maalesef bir sey katmadi. Ne var ki, bana Cuppeli hoca “(Cern’deki butun) adamlar akilsizdir!” dedikten sonra ben o anti-madde mi neyse iste onu aramaktan vazgectim :)

    İnsaf, şu milli eğitim denilen endoktrinasyondan geçen adam ancak kemalizm konusunda bir buluş yapabilir ancak. Mesela “bitki genetiğinde Kemalist mutasyonlar” filan gibi incelemeler yapılabilir; veya “soğuk füzyonun ınkılapçılık üzerine etkileri” filan gibi araştırmalar yapılabilir.

    digerek tekrar kendi cehaletinize dayanarak bugune kadar gelmis bilim insanimizi rencide ediyorsunuz. Eger bugun ku egitim seklini ve Cumhuriyet oncesi egitimi tartismak istiyorsak beni o baslikli bir yaziya yonlendirin orada goruslerinizi okuyayim. Ancak bilip bilmeden yaptiginiz dayanaksiz elestiriler beni degil sizi ve savundugunuz davayi gulunc duruma dusuruyor.
    Ben aydinlanmaniz konusunda size ancak tavsiye verebilirim. Sizden de kendim aydinlanmak icin ancak tavsiye ve kaynak alabilirim. Ikimizde birbirimizin gozune isik sokmaya calisarak veya birbirimizin tezleriyle dalga gecerek bir yere varamiyoruz. Kanaatim farkli fikirlere sahip oldugumuz konusunda hem fikir olarak daha fazla surmesi halinde anlamsizlacak bu tartismayi sona erdirmek.

    Iyi Aksamlar

    (Not: Seda Sayan’i kesin izliyorsunuz ki Kemalistlerle karsilastirmasini yapmissiniz, yoksa bu sefer de Seda Sayan uzerine bir varsayim mi yaptiniz? Aramizda kalsin benim de izlemisligim var ki ben de biliyorum o programda seviyenin ne duzeyde oldugunu)

  28. Yazan:Ali Duman Tarih: Tem 21, 2009 | Reply

    Harun bey,
    burada mutabık kalabildiğimiz bir kemalist maalesef olmadı, sadece burada değil hayatın hiç bir alanında olmadı, olmasını da beklemiyorum, mutabık olabilseydik bu benim yanlış yolda olduğumu gösterir, kendimi yeniden gözden geçirmeme neden olurdu. siz iddiannemenin sonuçlanmasını bekleye durun bakalım kimbilir öküzün altından buzağı çıkarda bende, benim gibi düşünenlerde mahçup oluruz, siz bekleyedurun, bizde kazılara destek verelim, 17.500 faili meçhulun -belli olan- katillerini çıkarılmasını talep edelim, zira dünya yüzünde 17.500 fali meçhulun yaftasıyla dolaşabilen bir demokrat ülke olamayacağını da sanırım biliyordursunuz. yargıda kanun maddelerine taklalar attırarak SUSURLUK’u, ŞENDİNLİ’yi hiç eden kemalist yargıçlar gibi sizde burada kelimelere taklalar attırın, sonuçta ne yapsanızda değişen bir şey olmayacak. her gün biraz daha batıyor temsil ettiğiniz zihniyet ve bizler bunu naklen izliyoruz. bilmem farkında mısınız? sizi biz batırmıyoruz, sizi hiç kimse batırmıyor, kendi yalanınızda boğuluyorsunuz, 85 yılın yalanlarına batıyorsunuz, 17 yaşında bayrak gibi ipe çektiğiniz “kanları yerde kalan” gençlerin, yok ettiğiniz iki kuşağın ahı batırıyor, siz Atatürk ödülünü Kenan Evren’e verir, sonrada “Kenan Evren Atatürkçü değil” dersiniz, alışkınız bu pişkinliğinize, sizin hangi sözünüz doğru, sizin pişkinliğiniz artık dünya medyasına malzeme olmaya başladı dün ABD FT gazetesi türkiye günceli ile ilgili olarak yazdığı yazıya “CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI” diye başlık atmış, evet en nihayet CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI, artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. varsın 12 eylül anayasasına HAYIR oyu veren kimi sahte solcular bugün bu statükoyu bu anayasayı savunsun, zaten bu çelişki de ancak kemalistlere yakışırdı, NETEKİM alıştık 85 yıllık zikzaklı, ikiyüzlü siyasetinize.
    siz AKP ile yatıp kalkmaya devam edin, belki bugünü kurtarırsınız, zaten işiniz hep günü kurtarmakla geçti, ancak bir kusurcuğunuz var, birde bu ülkede HALK var, bilmem farkında mısınız? birde o halkın %47’si var, tabi halka rağmen sefil siyaset üretenlerin HALK ile ne işi olabilir ki. (tabi yaa nasıl düşünemedim o halk aptaldır, bilinçsizdir, eğitimsizdir öyle dimi yani)

    Çetin Altan’ın dediği gibi 85 yıldır bilinçli bir şekilde sıkıştırdığnızı siyaset CAMİ-KIŞLA düzleminden kurtulmaya, teba kültüründen gelen türk halkı en nihayet kendisi için HALK olmaya başladı, İŞTE BÜTÜN SIKINTINIZ BU.

    Nazım’ın kemalinizin de ismini sikrettiği ve bedelini çok ağır ödediği şiiri bende size atfediyorum. Şiirde “Burjuva Kemalin omzuna binmiş” ifadesine bakalım ne uyduruacaksınız, alışkınız, sizin kılıflarınız hiç bitmez, eminim bunada kılıfınız vardır, belkide şiirdeki kemal, ingiliz kemaldir dimi yani.

    ONBEŞLER KİTABESİ

    -siyah gece beyaz kar rüzgar rüzgar
    -trabzon’dan bir motor açılıyor
    -sahilde kalabalık!
    -motoru taşlıyorlar
    -son perdeye başlıyorlar!
    -BURJUVA KEMALİN OMZUNA BİNMİŞ
    kemal kumandanın kordonuna
    kumandan kahyanın cebine inmiş
    kahya adamlarının donuna
    -uluyorlar
    -hav… hav… hak… tü
    -yoldaş unutma bunu
    burjuvazi
    ne zaman aldatsa bizi
    böyle haykırır:
    -hav… hav… hak… tü
    -gördün mü ikinci motoru?
    -içinde kim var?
    -arkalarından gidiyorlar.
    -ikinci motor birinciye yetişti
    -bordaları bitişti
    -motorlar sarsılıyor
    -dalgalar sallıyor
    sallıyor dalgalar
    -hayır
    iki motorda iki sınıf çarpışıyor.
    -biz onlar!
    -biz silahsız, onlar kamalı
    -tırnaklarımız
    -kavga son nefese kadar
    -kavga
    -dişlerimiz ellerini kemiriyor
    -kamanın ucu giriyor
    -girdi…
    -yoldaşlar, ey!
    artık lüzum yok fazla söze:
    bakın göz göze
    -karadeniz
    15 kere açtı göğsünü,
    15 kere örtüldü.
    on beşlerin hepsi

    bir komünist gibi öldü.

    NAZIM HİKMET

  29. Yazan:Ali Duman Tarih: Tem 21, 2009 | Reply

    Bu ne tesadüf böyle Harun bey, iddianamenin tarifini sizden önce Gnkur Bşk. Orgeneral’den dinlemiştim, şimdi sizden dinliyorum meğer ne çok seviyormussunuz bu iddiannameyi tariflemeyi, bu tariflemeler çok bi ergenekon mantığı kokmaya başladı, ne yapsanız elinizde değil dimi sizinde, paşanın da, meşrebiniz de var, ahh ahh tüm kabahat meşrebet, meşrebte, sizde değil. Ancak hatırlatmak isterim ki bir eksiğiniz olmasın paşa “masumiyet karinesi”nden de bahsetmişti, bekliyoruz. onu da bir güzel tarifleyin de bir eksiğiniz kalmasın paşa’dan.

  30. Yazan:Harun Genc Tarih: Tem 21, 2009 | Reply

    Ali Bey,
    Madem anlamsizca birbirimize cevap olamayacak sekilde yazmaya karar verdiniz o zaman sunu belirteyim:

    ismi AK olan bir parti kurulsa sırf isminden dolayı 4 veya 5nciliğe yerleşir, bu adaş partiye, %47 oy almış partinin zekatı bile yeter

    ve

    AK isimli partiyi kamer genç niye kurmuyor ???? %5 ismi, %5 de kamer genç’in ismi eder sana otamatikman %10, benden söylemesi

    seklinde iki tane gozleminiz/oneriniz olmus. Halki ben mi salak yerine koyuyorum siz mi? (Halk salaktir o isme oy verir seklinde)

    Uzgunum belli ki AKP sempatizani veya taraftarisiniz ama kendi tabanina bile bu kadar agir bir kufur edip sonra yuzsuzce ve samimiyetsizce onu “HALK, BENIM HALKIM” seklinde savunmaya calisan bir insana soyleyecek daha fazla birseyim yok.
    Sizin yazdiklarinizi okuyorum ama farkli basliklar altinda hep ayni tarzan yorumlar yaptiginiz icin bana katabilecek birseyinizin kaldigini dusunmuyorum. Benim yazdiklarimi da reddettiginiz veya gormezden geldiginiz icin benim de size katabilecek birseyim yok. Bu demokratik tartismanin daha fazla uzamasi icin bir sebep de goremiyorum ama siz yorum yazmaya devam edebilirsiniz.

    Iyi aksamlar

  31. Yazan:Ali Duman Tarih: Tem 21, 2009 | Reply

    Kamer Genç dikkate almadığım bir şahsiyettir, zira 12 eylül faşizminin oluşturduğu DANIŞMA MECLİSİNDE görev alarak, 12 eylül faşizminin bir parçası haline gelmiştir. haa ordada da zaman zaman “hemşeriye selam yollama” babından zart zurt etmişlikleri vardı, ancak ne çareki son tahlil de kaderi konsey üyesi cuntacıların iki dudağı arasındaydı.

    siz, yaptığım bir ironiyi bilerek anlamamazlıktan gelerek, amacınıza vardığınızı sanıyorsanız, saflığa vurduğunuzu anlamadığımı sanıyorsanız fena halde yanılıyorsunuz, kötü olanı bu yanılgının da farkındasınız, bu samimiyetsizliğinizin bir önemi yok, geleneğinizin gereğini icra ediyorsunuz ve biz bu geleneği çok fazlasıyla aşinayız. zaman zaman safa yatıyor olmanıza da, zaman zaman da şeytana bile papucu ters giydirmedeki ustalıklarınıza da çok iyi biliyoruz, ne yapsanız nafile, sizi farklı tanımamızı istiyorsanız, önce şu melun müesses nizama hizmet etmeyi bırakın da kendiniz için bir hareket haline gelebilmeyi başarın, ancak ne var ki müesses nizamla bütünleşmiş olmak buna engel oluyor dimi, yine de ben bir kez daha söylemiş tercih sizin, 1923′e takılıp kalmakla dünyayı anlayamazsınız.

    bitmedi………
    anlamamış gibi yaptığınız başka bir konuda yine açıklamada bulunayım da siz yine anlamamış gibi yapmakta serbestsiniz, AKP’ye muhalifim, ancak AKP’nin hükümet etme meşrutiyetine muhalif değilim, üstelik bu meşrutiyete karşı olanlara da gayri-meşruluklarından dolayı muhalifim, bilmem anlatabildim mi, demokrat olmak bunu gerektiriyor, bilmem anlayabiliyor musunuz, anlamış olmanızda anlamamış olmanızda kayda değer bir fark yaratmaz, zira dedim ya meşrebiniz de, geleneğiniz de malum.
    (dört bir yanımız düşman ülkelerle çevrili, içteki hainlerin ise haddi hesabı yok, gayri müslimler mi dersiniz, kürtler mi, aleviler mi, komünistler mi, dindarlar mı, bölücüler mi, say sayabildiğin kadar kemalistlerin haricindeki herkes potansiyel düşman ve hain)

  32. Yazan:Harun Genc Tarih: Tem 22, 2009 | Reply

    Ali Bey,
    Size tekrar yazmamin sebebi su anda soylediklerinizle tekrar bir yere gelebiliyor oldugumuzu gordugum icindir.
    Once elestiri

    AK isimli partiyi kamer genç niye kurmuyor ???? %5 ismi, %5 de kamer genç’in ismi eder sana otamatikman %10, benden söylemesi

    demek ile HALK’in %5′inin, isimlerin ayni olmasina aldanacak kadar salak oldugunu dusunuyorsunuz. Soylediginiz sozler bunun acik ifadesidir yaptiginiz terbiyesizlik yuzunden uzgun oldugunuzu hata ettiginizi soylemedikce benim icin bu konuda soyleyeceklerinizin bir anlami yoktur (gerci olsa ne olur diye icinizden gecirmediniz umarim)

    Simdi de ozelestiri: AKP sempatizani veya yandasi olarak dusundugum icin hata yapmisim.

    Elestiri: Ama siz de Ataturkcu oldugum icin AKP’nin mesrutiyetine karsi oldugumu varsaymissiniz. Benim agzimdan boyle bir laf cikmadi. AKP bu ulkenin mesru hukumetidir. Bana gore demokrasi ve laiklik de bu ulkenin temellerini olusturur. Bu yuzden ne laiklik adi altinda demokrasiye engel olmak isteyenlere ne de demokrasi adina laiklige engel olmak isteyenlere destek cikabilirim. Emin olun cevrem de buna inanan Ataturkculerin sayisi da cok.
    Ozelestiri: Dort tarafimdakileri dusman olarak gormus oldugum dogrudur, tabi bu bundan 10 yil onceydi.

    Simdi ise dis iliskilerde dostlugun yerini cikarlarin aldigini gorebilecek kadar gercekciyim. Kendi aramizdaki iliskilerimizde ise kucuk bir Amerika’ya donmemizin endisesini yasiyorum. Bir korku imparatorluguna cevriliyoruz. Ataturkcu’su cemaatle ve bolucukle; dindari laiklikle ve etnik milliyetcilikle; Kurtler, Aleviler, Gayri muslimler Fasizmle ve taassupla korkutuluyor. Bunu da dis gucler falan degil bizzat biz birbirimize yapiyoruz. Kimsenin kimseye guveni kalmadigi icin herkes birbirine meydan okuyor.

    PEKI! Siz boyle bir tablo’da ulkenin Ataturkcu dusunen, hakikati bilimde arayan, inanc ile bilim arasinda bir ayrim oldugunu goren bunca insani 85 yil boyunca yapilan her kotulugun herkezi olarak gorup elinizin tersiyle cozumun disarisina mi iteceksiniz buna cevap verin. Eger yapilan eziyetlerin hepsini Ataturkculere, varolan guzelliklerin hepsini kendinize mal ederek geceleri rahat rahat uyuyabiliyorsaniz benim soylecek bir sozum zaten olamaz.(Sozlerimden “Ataturkculer’den baska kimse bu (ustte saydigim) vasiflara sahip degildir gibi bir yorum cikarilmasin lutfen)

    Mutabakat:

    1923′e takılıp kalmakla dünyayı anlayamazsınız

    Bence de anlayamayiz. Bunun icindir inkilapcilik diye bir ilkesi vardir bizlerin. 1923′teki degerleri mutlak hakikat olarak gormenin bilimin yol gostericiligi ile ilerme adina ne gibi bir faydasi olabilir ki? Eee mutabik kaldik bunda korktugunuz kadar birsey yokmus demek ki.

  33. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Tem 22, 2009 | Reply

    Harun bey,

    Farklı fikirlerle bir sorunum yok. Benim için önemli olan insanlıktır. İnsan, yeni misafir olduğu bir tartışma platformuna girdiği zaman biraz tevazu göstermesi gerekir. Kibir, küçümseme, alay etme hoş bir misafirlik değil. Böyle davrandığınız zaman ev sahibinin de buna karşılık verme, hatta sizi dışarı atma hakkı vardır. Ben, her şeyi bildiğim iddiasında değilim. Fakat herşeyi bildiğini iddia edenlerin aslında hiçbir şey bilmediğini ispat etme iddiasındayım. Biraz mütevazi olun. Ve ev sahibine hürmet gösterin.
    Bu sitede fikren hiç anlaşamadığımız, ama bu tevazusundan dolayı kendisine sonsuz saygı duyduğum insanlar var. Onlardan birisi de siz olun.

  34. Yazan:Ali Duman Tarih: Tem 22, 2009 | Reply

    “AK isimli partiyi kamer genç niye kurmuyor ???? %5 ismi, %5 de kamer genç’in ismi eder sana otamatikman %10, benden söylemesi”

    1. yukarıdaki cümlemi SEÇİMLERİN SONUCUNA dair olan tartışmadan aldınız ve burada seçim sonuçlarına dair birçok geyik tarzında yorumlar yazıldı, ben de bu ucu kaçmış geyiklemelere İRONİK olarak yukarıdaki cümleyi de içeren bir yazı yazdım, bu cümleden de, yazımın tamamından da bunun bir İRONİ olduğu çok açık iken, tüm katılımcılar bunu ironi olarak algılayıp, tepki vermemiş iken sizin bu ironiye/yazıma BİR ELMAS BULMUŞ gibi sarılmanız doğrusu çok ilginç ve enterasan. Siz nasıl algılarsanız algılayın, bu yazıdaki İRONİ çok açık olarak belli. Bunu anlamıyor gibi yapmanızı açık bir samimiyetsizlik göstergesidir.

    2. Bu hükümetin meşrutiyetliğine ilişkin fikrinizi bilemezdim, ben salt kendi fikrimi yazdım. Ancak itiraf etmek gerekir ki; AKP hükümetini MEŞRU görebilme yeteneğine sahip bir Atatürkçünün var olduğunu görmek gerçekten memnuniyet verici. Zira bu anlayış demokrat olmanın olmazsa olmazı. Vesayetçi olmayan bir AKP Türkiye sağ’ı için bir şanstır, darısı samimi Atatürkçüler ile, özgürlükçü sol’cuların başına. Esasen Türkiye’nin iktidardan çok daha yakıcı ve elzem olan bir muhalefet sorunu olduğu çok açık.

    3. Mustafa suphi’lerin katlinden, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali gibi ve daha nice adı unutulanların katlinden, İstiklal Mahkemelerinden, kürtleri ezmek için biliçli çıkartılan kürt isyanlarından, 6-7 eylül, kanlı pazar, 1 mayıs 77, 27 mayıs, 12 mart, 12 eylül faşist darbelerini yapan, sağcıyı solcuya, sünniyi aleviye, türkü kürde düşman etmeyi bir siyaset haline getiren, bu düşmanlık siyaseti üzerinden varlığını sürdürmeyi siyaset edinmiş kemalizm, kendi öz eleştirisini yapmadan, bu saydığım siyasetten arınmadığı sürece kemalizme karşı olan düşüncem değişmeyecektir. çünkü kemalizmin bir uzlaşma kültürü yoktur, kemalizmin düşmanlıklar üzerinden toplumları birbirine düşürüp yönetme tarz-ı siyaseti vardır. kemalizm kendi yarattığı yapay düşmanlıklardan beslenir ve iktidarını sürdürür. (ancak soğuk savaş bitimi sonrası bu tarz-ı siyaset iflas etmiştir, yürümeyecektir, bu zihniyet ya değişecek, ya da sahneden çekilecektir.)

    4. reel kemalizmin, bilime inancı yoktur, reel kemalizmde bilimsellik yoktur, bu sadece sizin gibi romantik yada ütopik kemalistlerin iddiası ve ütopyasıdır.
    (oysa iddia ettiğiniz kemalizmin “bilimimin yol göstericiliği” iddiası kulağa ne kadarda hoş geliyor, ancak bilmem farkında mısınız? sadece kulağa hoş geliyor, ancak ne varki realitede bugünedek bir anlam ifade ettiğine tanık olmadık)

    5. kemalizm, yaptığı devrime, devrim bile diyemeyecek kadar anti-devrimci ve statükocudur. kemalizm korktuğu devrimden dolayı “devrim” kelimesini tedavülden kaldırmış yerine “inkilap” kelimesini tercih etmiştir.

    şimdilik bu kadar, zaruriyet olmadıkça bu konuya devam etmeyi arzu etmemekteyim, zira bu siteye kalıcı olmamak şartıyla bir çok kemalist uğradı, hepside aynı tornadan çıkmış gibi, aynı iddiaları tekrarlayıp durdular, hepsine aynı şeyleri anlatmaktan, yoruldum, yorulduk, anlayış ile karşılayacağınıza inanıyorum, bunun için şimdiden teşekkür ederim.

    Not: AKPnin hükmetme meşrutiyetine karşı olduğunuzu farz etmedim, akp ve akp hükümetine olan kendi bakışımı açıkladım.

  35. Yazan:Harun Genc Tarih: Tem 23, 2009 | Reply

    Ali ve Ekrem Beyler,
    Sitenin sayfasini acarken diyordum ki icimden “Ben zaman kaybediyorum bu gibi insanlara ne anlatirsam zaten anlamamak istiyorlar. O yuzden yorum yazmayip artik sadece okuyacagim.” Ardindan “Acaba bu insanlar da benim gibi kac insana ayni seyleri soylemislerdir” diye gecirmistim.
    Ve siz de

    hepsine aynı şeyleri anlatmaktan, yoruldum, yorulduk

    demissiniz. Okuyunca yuzumde bir tebessum olustu dayanamadim paylastim.
    Ikinizi de iyi sabahlar. Yapici konularda gorusmek uzere.

  36. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Tem 23, 2009 | Reply

    Harun bey,

    Okuyan olduktan sonra ben aynı şeyleri tekrar tekrar yazmaktan sıkılmam. Fikirlerimin yanlış olduğu ispat edilirse, değiştirmekten de geri durmam. Çünkü okurken inanın “ikna olmak” için okuyorum. Herhalde bu dünyada en çok yaptığım şey empatidir. Ailem, çevrem ulusalcı-Kemalist insanlarla dolu. Onlarla da konuşuyoruz. Hak verdiğim yönleri de olmuyor değil. Ama duygusal yaklaşımlar iletişimi zorlaştırıyor. Atatürk’ü eleştiren bir şey söylediğinde ilginç bir şekilde tüm akrabalık bağın, yıllardır paylaştığın anıların filan siliniyor; birden karşılarında bir şeytan var, veya en iyi ihtimalle beyni yıkanmış bir zavallı oturuyor gibi bakıyor insanlar ve orada film kopuyor.
    Atatürk’ün bir fani olduğunu, hatalar yapabileceğini ve yaptığını, zaafları olduğunu anlayabilmeli insanlar ki sağlıklı bir değerlendirme imkanı olsun. Can Dündar’ın “Mustafa” filminin yapmak istediği de buydu. Ve çok ilginç bir biçimde “Sarı Zeybek”le bir numaralı Atatürkçü ilan edilen Can Dündar bile linç edildi, hainlikle, döneklikle suçlandı.
    Bilmiyorum, ben hiçbir ulusalcı akrabama “evet, olabilir, Atatürk de hatalar yapmış olabilir” dedirtemedim. Belki dediğiniz gibi boşuna kürek çekiyoruz. Meyvanın olgunlaşması bile zaman alıyor; güneş altında günlerce pişmesi gerekiyor. 10 yıl sonra insanlar belki sağlıklı düşünmeye başlayabilir. Şimdilik gerçeği görmenin tatminiyle idare edivericez artık.

  37. Yazan:Ali duman Tarih: Tem 23, 2009 | Reply

    Sn. Harun bey,

    hep aynı nakaratı tekrar edenler ne yazıkki müesses nizamın nakaratını tekrar ediyorlar, müesses nizama aykırı fikirleri olanların aynı nakaratı tekrar etmeleri söz konusu değil, zira onların okulları, ordusu, yargısı gibi kurumları olan müesses nizam gibi bir ortestra şefleri mevcut değil, bu yüzden çok daha özgün ve “kendi olabilmiş” fikirlere sahipler, üstelikte muhalifler ve muhalifliğin fikir üretgenliği avantajını kullanabiliyorlar.
    iktidardaki zinde güçler (yargı, ordu, bürokrasi eliti) statükoyu korumaya çalışırken çürüyor, muhalif olan ise, yapısı dinamikliği şart kıldığı için hergün kendini yeniden üretebiliyor, geliştirebilir, gelişmelere açık olabiliyor.

    bu sitede her görüşten kalıcı olarak yorumlarda bulunan birçok arkadaşımız var, ancak ne hikmetse kemalist düşünceden olanlar gelip geçici oluyorlar, zaman zaman acaba bu arkadaşlar rumuz değiştirerek devam mı ediyorlar diye şüphe etmiyor değilim, zira isimler, rumuzlar değişiyor ancak ezber aynı ezber, işte bu yüzden benim için sıkıcı bir durum oluyor, ancak yine de insanlar hakkıda bir önyargıda bulunmak istemiyorum, benim ki sadece bir şüphe diyelim.

    uzatmadan, Ekrem Senai Beye aynen iştirak ediyorum, 10 yıl sonra bu ezberlerin esamesi dahi okunmayacak. Zira hem dünyada, hem türkiyede büyük bir zihniyet değişimi virajını çok sert bir şekilde almakta olduğumuzu düşünüyorum, bu süreç içerisinde sol ve sağ fikirler yeni baştan yazılacaktır. kemalizm tarafından 85 yıl boyunca yapay olarak tariflenmiş ilerici/gerici, solcu/sağcı tarifi yeni baştan yapılacak, her düşünce olması gereken yerde olacak ve dünya siyasetine konverte olacaktır. bugün kü solunda , sağında dünya konjektöründeki sol ve sağ ile konvertıble olduğunu söyleyemeyiz. (Misal 10 yıl sonra chp gibi takiyyeci/sahte “sol” bir parti ya olmayacak ya da ırkçı, milliyetçi parti statüsünde yerini alacaktır).

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin