RSS Feed for This Post

İlker Bey istifa etmeli mi? (Anketimize katılın)

Evinde tabanca bulunduran insanlar genellikle silahlarını kilitli dolaplarda saklarlar. Böyle yapmayanların çocukları eninde sonunda bu silahları bulur ve oynarken bir kaza olur. Ya kendini öldürür ya da kardeşini. Güç (=risk)  ve kontrol orantılı olmalıdır. Nükleer bir santrali de kapısına asma kilit ya da bir bekçi köpeği koyarak koruyamazsınız.

 Türk Ordusu 600 ila 700 bin civarında personel (= bir o kadar vicdan sahibi insan) ile dünyanın en kalabalık ordularından biri. Tonlarca bombası, binlerce tankı ve uçağı ile korkunç bir ateş gücüne sahip. Bu güç kötü niyetle kullanılırsa Türkiye’nin bir kaç şehrini birden haritadan silebilir. Geçmişte bunun örnekleri var. (bkz. PKK’yı dış mihraklar mı kurdu?)

 Bu kadar kalabalık bir silahlı güç sadece düşmanlarımıza korku vermeli ama son yıllarda gerçekleşen olaylar gösteriyor ki bizim ordumuzun bazı subayları kafalarına göre takılabiliyorlar. İstihbarat topluyor hatta suçsuz insanları suçlamak için sahte delil üretebiliyorlar.

 Darbe planlarının hemen hepsinde dikkat çeken nokta bu: Darbeci subaylar vicdanlarının ağırlığından tamamen kurtulmuşlar. Sadece masum insanları suçlayacak deliller üretmekle yetinmiyorlar. Halkı birbirine düşürerek zavallı gençlerin ölümüne yol açacak olaylar hazırlıyorlar.

 Bütün bunları yapmalarının ise tek bir sebebi var: Yönetime el koymak. Yani Türkiye’nin güvenliği ya da masum insanların hayatı hiç birinin umurunda değil.

 Pekiyi bu teröristler TSK’ya sızmış iken bu kurumun en yetkili kişisi olan İlker Bey ne yapıyor? Olayları örtbas etmeye çalışan, konuyla ilgili sansür yapmaya çalışan askerî mahkemeler var. İlker Bey neden suçluları ensesinden tutup SİVİL ADALETE teslim etmiyor?

 Acaba İlker Bey bu büyük sorumluluğu taşıyacak bilgi, beceri ve vicdana sahip değil mi? 600 veya 700 bin silahlı insanı İlker Bey’e emanet eden bizler ne kadar doğru yapıyoruz? Başbakanı beğenmediğimiz zaman değiştirebiliyoruz seçimle. Ama bütün devlet kurumlarının yöneticilerini seçemeyiz ki.

 Bu durumda başbakanın ve savunma bakanının gerekeni yapması ve yeni bir genelkurmay başkanı bulması gerekir belki de?

 Değerli okurlarımızın fikrini almak için bir anket hazırladık sağ kolonda. Siz de katılın, fikrinizi bildirin.

Share on Facebook

2 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 20 Yorum

  2. Yazan:eg Tarih: Haz 15, 2009 | Reply

    taraf’ın yayımladığı belgeler beni şaşırtmadı doğrusu. zira bu ülkede irili ufaklı birçok darbe gören bizler için bu tür bir eylem planının hazırlanmış olduğunu zımnen de olsa tahmin edebiliyoruz. 28 şubat’ta benzerlerine şahit olduk hepimiz. bu belge de yeni bir 28 şubat demek aslında; ama, sanırım tek düşüncesi darbe olan bir takım askerlerin anlamadığı şey, toplum aynı toplum değil, aynı kandırıkçılığı, aynı fadimeleri, kalkancıları tekrar tekrar yutmuyor bu halk. artık ya başka yol bulun ya da -eğer insanları kendi ülkesinin ordusundan nefret ettirmek istemiyorsanız- bu tür çirkinliklerden vazgeçin…

  3. Yazan:çuvaldız Tarih: Haz 15, 2009 | Reply

    Pekiyi bu teröristler TSK’ya sızmış iken bu kurumun en yetkili kişisi olan İlker Bey ne yapıyor? Olayları örtbas etmeye çalışan, konuyla ilgili sansür yapmaya çalışan askerî mahkemeler var. İlker Bey neden suçluları ensesinden tutup SİVİL ADALETE teslim etmiyor?(M.Y)

    Peki bunlar terörist olarak kabul edilmiyor aksine yükümlü olduklarına inandıkları bir görevi ve ondan doğan hakları “kamu yararı” için kullandıkları düşünülüyorsa?

    Enver beyin dediği gibi yayılmak istenen şeriat korkusunun aktörleri olan fadime yada kalkancılar artık yutulmuyor değil aksine yutulmuş olanın etkisi ile zuhur etmiş,körleştiren bir kutuplaşma söz konusu.Din adının geçtiği her an bu şeriat korkusundan kaynaklanan enfeksiyon nüksediyor.Öyle bir korku ki demokrasi mi darbe mi dediğinizde demokrasi diyebilen biri aynı korkunun etkisi ile şeriat mı darbe mi diye sorulduğunda bu sorunun nedenlerini ve hangi niyetle sorulduğunu bile sorgulamadan darbe cevabını bir çeşit refleksle verebiliyor.

    Korku, din ile özdeşleştirildiğinden dinden en uzak olarak algılanan yada dinden uzak durduğu(!) izlenimi verebilen kurum en güvenilir kurum olarak ilan edilebilecektir. Korkunun olmadığı bir ortamda güven duyulacak bir kurum da aranmaz.Korkunun esir aldığı insanların akıllarında demokrasi kendine yer bulamıyor maalesef .Bu nedenle de ancak darbeyi yada bir B planını güvendiği kurumun hak’kı görebilecek kadar demokrat olabiliyor.Demokrasilerde bu hak adı silahlı kuvvetler olan bir kuruma teslim edilir mi diye sorgulamadan üstelik.Bu zihinlerde “sivil adalet”in bir anlamı olabileceğini düşünmek çok zor.

    İhsan Dağı’nın bu konuyla alakalı yapılmış bir araştırma üzerine kaleme aldığı yazıdan kısa bir alıntı;

    Türkiye’nin en iyi okullarında okumuşlar. Zenginler. Toplumun kremasını oluşturduklarını düşünüyorlar. Ama hoşgörüsüz, bağnaz, cahil ve demokrasi karşıtılar.
    Kimlerden mi söz ediyorum? Kemalist ‘beyaz Türkler’den. Doç. Dr. Füsun Üstel ve Doç. Dr. Birol Caymaz’ın Açık Toplum Vakfı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi için yaptıkları araştırmadan çıkan tablo bu.

    (Adı geçen araştırmadan)

    Çağlayan ve Tandoğan mitinglerine katılan Kemal (31), “Yeniden Milli Mücadele” benzeri sloganlara katıldığını ve ordunun bir darbe yapması halinde destek vereceğini belirtiyor: “AKP’ye karşı olduğu için, ilerici bir hareket olduğu için desteklerim. Tarihte zorun rolünden. Çünkü adamlar gerici, dini eksene alarak bir iktidar
    yaratma ihtiyacı gericiliktir. Anti- demokratik olsa da burada zor kullanma hakkı vardır Silahlı Kuvvetler’in.
    Bu silahlı kuvvetler para-militer olabilir, gerilla şeklinde olabilir, devletin kolluk kuvveti
    olabilir.
    Başarılı olur, çünkü geçmişte bu ülkede her sokağa sol hakimdi, 9 Mart akşamı darbe yapılabilirdi,
    12 Mart akşlamı yapıldı darbe ve sonunda ne oldu? Solu hiçbir yerde görmüyorsun, aynısı olur, bu sefer de dinci, islâmcı Türkiye o şekilde değişir.” Kemal’e göre “Ergenekon diye bir şey yok.” Fakat ordunun düzeni
    değiştirmeye yönelik tehditleri bertaraf etmek için hazırladığı bir “B” planı her zaman var: “şunu biliyorum,
    kesinlikle ve kesinlikle Türkiye’de islâmcı bir kalkışmaya karşı ordu müdahale edecektir ve tabii ki bunun
    planını yapacaktır.”

    İşte bu yeni ortaklara karşı ‘yeniden milli mücadele şart’ diye düşünüyorlar. Şart da bu bizim beyaz Türklerde mücadele edecek ‘yürek’ yok. O yüzden işi askere havale ediyorlar. Asker, halkın çocuklarını kullanarak memleketi halktan temzileyecek beyaz Türkler için. Ne güzel değil mi?
    Birisi diyor ki ‘anti-demokratik olsa da burada zor kullanma hakkı vardır ’silahlı kuvvetler’in. Bu silahlı kuvvetler para-militer olabilir, gerilla şeklinde olabilir, devletin kolluk kuvveti olabilir’. Görüyorsunuz bizim beyaz Türklerde ne hukuk, ne hukuk devleti, ne demokrasi kaygısı var… Ergenekon’a bile razılar, yeter ki gelip memleketi Kürtlerden ve dindarlardan kurtarsınlar!
    Bir başkası da şablonu tekrarlıyor: ‘Eğer bana diyorsanız ki şeriat mı, yoksa darbe mi? Darbe tabii ki, bir saniye bile düşünmeden cevap veririm’.

    Bu tür çirkinliklerden vazgeçmesi gereken sadece “tek düşüncesi darbe olan bir takım askerler” değil.Sivil adaletin gerçekleşebilmesi için sivil halkında “asker zihnietini” terk etmesi gerekiyor.

  4. Yazan:y.ö. Tarih: Haz 15, 2009 | Reply

    Hayâl kurmak bedava:

    Taraf’ın bu haberi yapmasına fırsat vermeden, İlker BAŞBUĞ basın toplantısı yapıyor.

    Elinde bir belgeyi gazetecilere dağıtıyor ve şöyle sesleniyor:

    “Değerli arkadaşlar, ülkemizin demokratik düzenini kemiren farelerden birini yakaladık ve kendisini askeri mahkemeye sevkettik. İçimizdeki çürük elmaları böyle tek tek ifşa edip ayıklayacağız. Demokrasiden dönüş yoktur. Bu böyle biline”

    Çok mu pembe oldu?

  5. Yazan:Hakkı ÇELİK Tarih: Haz 15, 2009 | Reply

    Bence istifa etmesin, intihar etsin…Çünkü daha geçenlerde ağzından çıkan basit şeyler konusunda bile ne kadar da muvazaakar olduğu iyice çıktı ayyuka.

  6. Yazan:Dr. Saadet Tarih: Haz 15, 2009 | Reply

    Değerli Kardeşim,
    Artık açıkça belli oldu ki Ergenekon dediğimiz şey genelkurmay karargahında tertip ediliyor. Sadece suçları bazılarının üzerine fatura ediyorlar.
    Türkiye’nin ayağına dolaşıp duran şeyin bu menhus zihniyet olduğu aşikar.
    Mesele bunu nasıl çözeceğimizi oturup konuşmak. Hastalık bellidir,adı konulmuştur.
    Artık cesaretle sorunun üzerine gitme zamanıdır.
    Bu hesabı artık birilerinin ödemesi ve Türkiyenin normalleşmesi gerekiyor.
    Aslında hepimizin bildiği ama kimsenin söyleyemediği şeyi bu andıç ortaya koydu.
    Mızrak çuvala sığmıyor.
    Tek İlker Paşanın değil, tüm fikirdaşlrının artık o makamları terketmesi gerekiyor.
    Kalan ömürlerini hapishanede geçirmeleri gerekiyor.
    Vesselam..

  7. Yazan:Tuğrul Paşa Tarih: Haz 16, 2009 | Reply

    Acaba bu planların altına imza atan sözde vatan severler acaba kaç tane pkk’yı bitirme planı hazırlayıp ta altına imzasını çaktılar?

    Sanki bu ülkenin hiç terör sorunu yokmuş gibi asker gidip siyasetle ilgileniyor. Bülent Arınç “İyi ki bu askerlerle savaşa girmemişiz” dediğinde adamı linç ettiler…

    Ne kadar haklı olduğu yeni yeni ortaya çıkarıyor. 25 yıllık terör sorunumuz yok sanki, sanki mehmetçik doğu’da şehit olmuyor gibi kurmay kadro bambaşka meselelerle uğraşıyor.

    Gerçekten ben de merak ediyorum bunların “pkk’yı bitirme planları” da var mı?

  8. Yazan:sinan Tarih: Haz 17, 2009 | Reply

    Istafa etmesi gereken birisi varsa, en basta cunhurbaskani A.Gul..Israil-ABD ortakligi ile ikinci bir Israil’in K.Irak’ta kurulma calismalarina katilmasi ve Islam dunyasina PAPALIK makamini getirip ILIMLI ISLAM calismalarina taseronluk yapan Fettullah Gulen’e gobekten bagli kalmasi…Ikinci kisi yada kisiler grubu ise AKP kadrosundaki soygun-talan sisteminin kan emicileri..ONCE KENDI KAPININ ONUNU TEMIZLE SONRA BASKALARINDAN BUNU ISTEME HAKKINIZ OLSUN

  9. Yazan:sinan Tarih: Haz 17, 2009 | Reply

    Ayrica ‘cuvaldiz’ adli yorumcu arkadas ne demis “..Şart da bu bizim beyaz Türklerde mücadele edecek ‘yürek’ yok”

    Mucadele emperyalistlerin kucaginda popo buyuterek oluyorsa yer acin biz de gelelim..O senin beyaz Turkler’deki yuregin nasil bir YUREK oldugunu,emperyalistlerle isbirligi yaparak mucadele ettiklerini sananlar,o emperyalistler tarafindan zamani gelince delige supurulduklerinde anlayacaklardir…

  10. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Haz 17, 2009 | Reply

    Ilkerin harbiyeli adamlari AKP yi ve Gülen camaatini yok etme planı yapmışlar. Bence çok gülünç. Sanki PKK yok etme planları 30 senedir tuttu. Ey TSK biraz ufak attinda en azindan civcivler yisin.

  11. Yazan:ali duman Tarih: Haz 17, 2009 | Reply

    “Bizim Çocuklar başardı” diyemeyeceğiz bu kez.

    Tüh yazıklar olsun size, 25 yıldır pkk ile idare etmekteydik, pkk’nın bitmesine ramak kala bir Fethullahçı Silahlı Terör Örgütü (FSTÖ) yaratamadınız, tüh yazıklar olsun size. ne de çok güvenmiştik meğer size (namı diyar “bizim çocuklara”)

    12 eylül’de “bizim çocuklara” olabildiğince yol verenler bugün o yolu vermez oldular, tüh yazıklar olsun onlara. (yazıklar olsun sana eyyy abd)

    imdi çin’e dönsek, rusya’ya dönsek ama olmaz ki onlar NATO üyesi bile değil ki, NATO ülkesi bir ülke nasıl döner o tarafa.

    AB desen zaten satılmış, bizden yana değil.

    içteki hainlere ise en son 28 şubatta güvenmiştik, fadime şahin, müslüm gündüz, ali kalkancı senaryoları ve daha niceleri ile allah var çokta iyi destekte vermişlerdi, ancak “çok ayıp ettiler” (ilhan selcuk’un deyimidir) 16 bankayı batırıp/hortumlayıp, 100 milyar doları kaskalladılar sayemizde, şimdi onlara güvensek bu kez fiyatı 200milyarlara çıkarırlar alimallah bu gözü doymaz alçaklar. sonra nerden buluruz o parayı, 28 şubattaki gibi bir kez daha ülke batar!!! (bu kez Derviş bile kurtaramaz mazallah)

    tüh yav ne yapsak acaba, sağa dönsek olmuyor, sola dönsek olmuyor acaba ne yapsak delikanlı gibi pes edip, haddimizi bilip, olmamız gereken yere mi dönsek, işimize mi sarılsak dört elle, yok böyle olmayacak yokkkk. bir yol, bir yol olmalı!!!

    “BİZİM ÇOCUKLAR” İSTİFAAAAAAAAAA!!!!!!!

  12. Yazan:herackles Tarih: Haz 18, 2009 | Reply

    Merakimdan soruyorum,

    Burada “Tayyip Erdogan istifa etmeli mi?” gibi bir anket yayinlandi mi daha once? Su ana kadar Ofer Olayi dahil kac defa soylemedim, yapmadim, konusmadim dedigi seyleri sonradan yalanladigina sahit olduk; bir suru dosyasi dururken milletvekili dokunulmazligina sigindigini gorduk ve katildigi ilk genel secimde Ugur Dundar’in onunde “dokunulmazliklari kaldiracagiz” diye soz verip sonra sozunde durmadigi tecrube ettik. Sahte belgeli Z.Akman’larin arkasinda olmasi, gemicikler vb. de cabasi.

    Saniyorum boyle bir oylama yapilmistir ama “kotu niyetli” insanlar sormadan ben sorayim da cevabini herkes bilsin istedim.

  13. Yazan:kutalmış türk Tarih: Haz 19, 2009 | Reply

    hayır istifa etmemeli hemen görevden alınmalı. hemde hemen

  14. Yazan:ali pirin Tarih: Haz 20, 2009 | Reply

    birazcık kafası çalışna yada askerlik yapmış olan bile bu belgenin sahte olduğunu gözü kapalı söyler. asker böyle bir belge hazırlamaz. tabi çoğunuz büyük ihtimalle asker kaçağı olduğunuz için bilmiyorsunuzdur bunu. asker elinden çıkmadığı % 100 kesin! önemli olan kimin hazırladığının bulunması. herkes biliyor bu belgenin gerçek olmadığını hüküğmette biliyor. üstelik bir çok defalar darbe yapmış asker bu kadar aptal olabilirmi sizce? çok komiksiniz. darbenin belgesimi olur! 12 eylülde mesela darbe geliyorum diye bas bas bağırıyordu ama o zaman bile kimse ne olduğunu anlamadan darbe oldu.

    emin olduğum bir şey daha var: sizler yeterince zeki değilsiniz.

  15. Yazan:ali pirin Tarih: Haz 20, 2009 | Reply

    üstelik o kadar kafasızsınız ki olmayacak darbeyi bile zorla yaptıracaksınız yakında. şunu bilin darbe yapacak adam sağa sola imzalı belgeler filan koymaz.

  16. Yazan:eg Tarih: Haz 20, 2009 | Reply

    ali pirin ,
    siz o engin zekanızdan biz zavallılara biraz lütfederseniz belki biz de sizin pencerenizden bakarak aslında bu ülkede bu tür şeylerin hiç olmadığına ikna olabiliriz(batı çalışma grupları, 28 şubat öncesi yapıldığını sandığımız ama aslında hiç olmayan hayallerimiz!). lütfen bizi irşad edin. anlatın nasıl kazandınız bu derece engin zekanızı…

  17. Yazan:cb Tarih: Haz 20, 2009 | Reply

    Enver bey,

    benim daha parlak bir fikrim var;DD’den rica etsek guruba yorum ve yazı düşmenin şartları isim e-mail değil de zeka testi sonuçları ile gelmek olsun yeni bir buton koysunlar mühürlü,imzalı,’sahte olmayan’ test sonuçlarımız eğer seviyeye uygunsa yazalım yoksa yazamayalım?Ki bu durumda kimin yazıp yazamayacağı şimdiden belli oldu gibi.

    Sayın editör,size sesleniyorum.

  18. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Haz 21, 2009 | Reply

    Merak ediyorum”çoğunuz asker kaçağısınız”diyebilecek kadar fikir yoksunu olduğu anlaşılan birinden nasıl bir randıman beklenebilir.Baksanıza adam fikir kriteri olarak baştan “asker olmayı” şart koymuş.Mübarek ayrıca gaipten haber okuyacak kadar uçuyor:))Kim kaçak,kim değil;bakaya mı,yoksa devre kaybı mı hepsini biliyor.Helal olsun vallahi,ne süper zakalar,ne cevherler varmış da kıymetini bilmiyormuşuz.

  19. Yazan:Hakkı Bentek Tarih: Haz 21, 2009 | Reply

    Bu ülkede ne zaman istifa kurumu işledi ?

    Önce RTÜK başkanı istifa etsin. Haklarındaki davalardan dokunulmazlıkları sayesinde kurtulanların dokunulmazlıkları kalksın. Ondan sonra İlker Bey’in de ihmali görülürse istifa etsin.

    “İlker Bey istifa etsin” diyebilmek için önce İlker Bey’in zamanında onun ihmaili ile işlenmiş suçlar olduğu ortaya çıkmalıdır. Evet ordunun kayıp silahları denizlerden ve karadan çıkıyor. Peki bu silahlar ne zaman gömülmüş ? İlker Bey zamanında mı ?

    İlker Bey bunun hesabını sormamış mı ?

    Ha sormazsa, o zaman ben de istifa derim…

  20. Yazan:ali duman Tarih: Haz 22, 2009 | Reply

    Yalan söyleyen siyasetçi bunun hesabını sandıkta verir.

    yalan söyleyen “atanmış” bunun hesabını nerede verecek? yalan söyleyen “atanmış” hiç bir demokraside yerinde oturamaz.

    ancak yalan söyleyen “atanmışı” yerinde oturtan siyasi iradenin/hükümetin büyük kusuru vardır, bu durum hükümet olmuş ama iktidar olamamış olduğuna dalalettir.

    bu kaçıncı yalan GK başkanı silahlar bizim değil diyor, silahlar orduya ait çıkıyor. zamanında bu makamda oturan orgeneral jitem diye bir kuruluş yoktur demişti, söylediği yalan yanına kar kaldı.

    söylenen yalanların, söyleyenin yanına kar kaldığı başka bir demokrat ülke var mıdır?

    darbecilerin yargılanamadığı ülkede, söylenen yalanlarda elbette yargılanamaz.

    bilgi ve teknoloji çağında, BİLGİ’nin en büyük GÜÇ olduğu dönemde, ülkemizde elinde silah olan güç, siyasete ve ülke yönetime ayar vermekte ve bu kafada kalmaya inat etmektedir.

    elindeki silah ile ülkeye ayar veren müesses nizamın bu fütursuzluğu sizde bir utanç yaratmıyor mu?
    utanç duymayanlar acaba isveç, isviçre, finlandiya’da mı yaşıyorlar, 27 mayıs, 12 mart, 12 eylül, 28 nisan faşist darbeleri mars’ta mı olmuştu?

  21. Yazan:metin okan Tarih: Haz 22, 2009 | Reply

    hükümet daha rtük başkanını kontrol edemiyor/etmiyor, genelkurmay başkınınımı kontrol edecek.

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin