RSS Feed for This Post

Kemalistlerdeki “ALLAH” korkusu

[3 Haziran 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]

Geçen hafta yaşanan “çarşaflı kadının mahkemeden kovulması” skandalını duydunuz mu? Basının aktardığına göre olay Fatih 1. İcra Mahkemesinde geçmiş. Mahkeme Başkanı Hakim Ayla Kara, boşandığı kocası hakkında açtığı tazminat davasının duruşmasına katılan Naciye Sönmez’in çarşaflı olduğunu görünce kendisini uyarmış. Naciye hanım yüzünü açmış, ama bu yetmemiş. Hakim, “böyle olmaz, bütün çarşafını çıkaracaksın” diyerek onu azarlamış. “Atatürk ilke ve kanunlarına göre seni böyle kabul edemem, yargılama başlayamaz” diye de açıklama getirmiş.

Yine de hızını alamamış hakim hanım. Sonunda şöyle sadede gelmiş: “Sizin Allah’ınız ve Allah’ınızın kanunları burada geçmez!”

Daha önce de söylemiştim: Ben Kemalistlerin böyle zeki, çevik ve açık sözlü olanlarını seviyorum. Rejimimizin nitelikleri hakkında bizi pek iyi aydınlatıyorlar.

Peki ne anlıyoruz bu aydınlanma sonucunda?

Cumhuriyetimizin, Allah’ı ve onun O’nun kanunlarını tanımadığını. Bu, aslında normal bir şey. Çünkü Cumhuriyetimiz laik. Bir dine dayanmaması, onun esaslarına göre hüküm vermemesi çok anlaşılır bir şey. Aslında bir başka laik cumhuriyet olan Amerika Birleşik Devletleri Allah’ı “resmen” tanır, çünkü ülkenin Bağımsızlık Bildirgesi’nde, Bayrağa Sadakat Yemini’nde ve daha pek çok resmi metninde “Tanrı”ya veya “Yaradan”a atıfta bulunulur. Ama Türkiye Cumhuriyeti böyle olmak zorunda değil. Ve bunda hiçbir sorun yok.

Sorun, Cumhuriyet’in, kendi laikliğini vatandaşlarına da empoze etmesi. Devlet, adeta her vatandaşın kendisinin küçük bir kopyası olmasını istiyor. Onun için de onların “Allah’a ve O’nun kanunlarına” göre yaşamasından hazzetmiyor. İstiyor ki herkes “laik yaşam biçimli” oluversin.

Mahkemede yaşanan olay, bunun mükemmel bir örneği. Oraya çarşafıyla giden vatandaş, bu kıyafetinin muhtemelen “Allah’ın emri” olduğunu düşünüyor. (İslam’da çarşaf var mıdır, başörtü farz mıdır tartışması ayrı bir konu. Önemli olan o vatandaşın neye inandığı.) Mahkemeye de bu inancıyla birlikte giriyor. Ama gidip de hakime “beni Allah’ın kanunlarına göre yargılayın, şeriata göre hükmedin” demiyor. Böyle dese, laikliğe aykırı bir öneri getirmiş olurdu. O sadece kendi inancına göre var olarak laik sistemin içinde adalet arıyor. Çünkü zaten laik sistem, hem bu vatandaşın hem de onun gibi düşünmeyen ve yaşamayanların haklarını korumak için kurulmuş “tarafsız” bir sistem. Daha doğrusu öyle olması gerekiyor. Ama bizdeki laiklik hiç öyle değil.

Bizdeki laiklik, “Allah’ın kanunlarına” göre yaşamayı seçen vatandaşlara karşı ayrımcılık yapan, onların haklarını göz göre göre çiğneyen bir sistem.

Derinsular.com sitesinin kurucusu ve yazarı Serdar Kaya, bu olayda ortaya çıkan “taraflılık” sorununu iyi yakalamış. Şöyle diyor:

“Başörtülü vatandaşlarımızın kamu görevi yapabilmelerinin önündeki yasak, bugüne dek hep ‘dini kimlikleri nedeniyle objektif davranamayacakları’ argümanıyla gerekçelendirilmeye çalışıldı. Bu argümanı savunanlara, aynı objektiflik sorununun başörtüsüz bir hakim karşısına çıkan başörtülü biri için de geçerli olduğu hatırlatıldığında ise, kendilerinden laiklik ya da Atatürk adına atılan bilindik sloganlaşmış ifadeler haricinde herhangi bir makul yanıt alabilmek mümkün olmadı. Bu yaşanan olay, bir yönüyle Türkiye’deki hakim rejimin İslam dininin kültürel öğelerine olan alerjisini (bir kez daha) ortaya çıkarırken, diğer bir yönüyle de, varolmayan başörtülü hakimlere yapılan ‘objektif olamama’ ithamının, hal-i hazırda görev yapmakta olan başörtüsüz hakimler için de pekala geçerli olabileceğini gösterdi.”

Peki “başörtüsüz” hakim Ayla Kara, bu objektifliği yakalamaya çalışır, örneğin Ekrem Dumanlı’nın Zaman’da çağrıda bulunduğu gibi toplumdan özür diler mi?

“Allah’ın kanunları” bir yana, sadece adalete ve insan haklarına inanıyorsa bile, öyle yapmalı…

… Bu makale ilginizi çektiyse…

 Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”

Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor.

Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde Yobaz Laiklik Meselesini barındıran konuları ele alıyor.Buradan indirebilirsiniz.

Share on Facebook

2 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 40 Yorum

  2. Yazan:cemile bayraktar Tarih: Haz 6, 2009 | Reply

    İçerik klişe ama ben başlığa bayıldım,’Kemalistlerdeki ALLAH Korkusu’.

  3. Yazan:Serkan Çekiç Tarih: Haz 7, 2009 | Reply

    Kemalistlerde Allah korkusu vardır çünkü onlar da müslüman. Yazı başörtülü kadını hak dinine tapan hakimi ise atatürke tapan bir müşrik olarak gösteriyor diyebiliriz. Diyebiliriz diyorum çünkü tam olarak ne dediğini anlamak pek kolay değil. Biraz bulanık. İronimi vardır nedir? Hakimin davranışı tabiki kabul edilemez. Ancak bu hakim gibilerden yola çıkarak Kemalist diye tabir edilen sınırları tam olarak nerde bittiği belli olmayan bir kesimi eleştirmek pek doğru değil. Nedir Kemalistlik. Bu sitede yüzlerce yazıda eleştirildi. Sosyalistler faşistlikle, Liberaller devletçilikle, ülkücüler batıcılıkla, şeriatçılar dinsizlikle itham ediyor. Ama tam olarak nedir? Kimdir kemalist. Asıl sorunsa bazı durumlarda bireyin kemalit ideolojiyi benimsemesine gerek olmadan yanlızca Atatürk’ü savunması bile bazen onu kemalist yapmaya yetiyor. Bu hakim kesinlikle zavallı bir insan. Fakat onun bu gericiliğini Atatürk’e yüklemek. Atatürkçü böyle olur demek ne kadar doğru? Ben de size binlerce hatta milyonlarca müslüman bulabilirim haksızlıklara göz yuman bu demek değil ki Hz.Muhammed kötü biriydi. Hakimi birey olarak eleştirmek başka bir şey bu hakim üzeriden sınırlarının nerde bittiği belli olmayan bir topluluğu eleştirmek bambaşka bir şey. Devlet dairelerinde çalışan memurların dini kılık kıyafetle çalışmasına gelince. Bu durum Dünyanın her yerinde böyledir aslında. Devlet memurları olabildiğince birbirine benzetilmeye çalışılır. Dine karşı özel bir çaba olmaksızın. Ancak üniversitelere başörtülüleri almamak pekte anlaşılır değil. Başörtüsü bu ülkede herkesçe kullanılan bir giysi, bu giysiyi inançları gereği giymekte ısrar eden dev bir kitleyi eğitimden uzak tutmaya çalışmak demokratik kabul edilemez. Şimdiye kadar pekte sağlam argümanlarla savunulduğunuda görmedim bu durumun. Bütün bunlardan bağımsız olarak. Şu hıristiyan, protestan ülkelerden örnek verme adetini genel olarak eleştirmek istiyorum. Bu ülkelerdeki dinle, kolaylıkla siyasi olabilen ve kendi siyasi doktrinleri olan bir dini aynı kefeye koyamayız. Vazgeçelim bundan artık. Müslüman bir ülkeden istediğiniz kadar örnek verin. (Demokratik örnek olacak müslüman ülke??)Fakat reformu yaşamış, dini siyasetten tamamıyla uzaklaştırmış tabiri caizse terbiye etmiş bir toplulukla İslam dünyasını karıştırmamak gerek. Kemalizm ve İslamiyet ikisi de kendi doğmalarından dolayı bazı konularda taviz vermekten kaçındıkları sürece bu ülkede demokrasi ve özgürlük olmaz. Diğer yandan Demokratik olarak örnek olmaya en yakın müslüman ülke de Türkiye. Atatürk’ün bu konudaki faydası ise inkar edilemez. Benim Atatürk’e olan minnetimin de sebeplerinden biride budur. Alın size soru Müslüman ülkeler neden demokratikleşemiyor? Son olarak cidden kimdir bu kemalistler. Bu sitede ben kemalistim diyen birini hiç görmedim. Kısaca iyi güzel eleştiriyonuz da boşluğa konuşmak gibi birşey bu eleştirdiğiniz topluluk bu sitede değil. Bir soru daha derindusunce ne kadar tarafsız??

  4. Yazan:MY Tarih: Haz 7, 2009 | Reply

    “Kemalistlerde Allah korkusu vardır çünkü onlar da müslüman”
    Serkan Bey,

    “O’nun kanunlari burada geçmez”(hasa) diyebiecek kadar küstah bir insani nasil Müslüman kabul edelim?

    Onlardaki ALLAH korkusu bizdekiyle ayin degil. Onlarinki “Ya varsa? iste o zaman b.ku yedik!” korkusu :)

    onun için müminlerle ugrasip duruyorlar.

  5. Yazan:meydiyak Tarih: Haz 7, 2009 | Reply

    “O’nun kanunlari burada geçmez”(hasa) diyebiecek kadar küstah bir insani nasil kemalist kabul ediyorsanız aynı şekilde; müslüman, ateist veya hindu ilan edebilirsiniz. serkan çekiç in yazısına katılıyorum. tek bir insan ve bir cümle üstünden tutup bütün bir topluluk için çıkarım yapmak saçma olmuş.

    evet bu hakim zihniyetinde bir yığın insan var ama bunlar kemalist, ateist veya “Allah sız” olamk zorunda değil. kendisi başörtülü olduğu halde üniversitedeki başörtüsü yasağını destekteleyen “insanlar” bile var.

  6. Yazan:snowqueen Tarih: Haz 7, 2009 | Reply

    Birini müslüman kabul etmek( ya da etmemek) ve bu konuda genelleme yapmak sizce “insanlara” kalmış bir davranış mıdır?
    Bu yazı ve yorumlarda ciddi bir “insan kibri” hissediliyor, söylemesi.

  7. Yazan:y.ö Tarih: Haz 7, 2009 | Reply

    Tamam, kemalistler bunu hep yapıyor, ya biz?
    Buralarda yazı ile destek olmak kolay, ya gerçek hayatta?
    Dindar, müslüman bir patron çarşaflı ve boşanmış bir kadına hangi kademede, hangi departmanda hakettiği işi verir?
    Bunlar basına yansıyor mu sizce?

  8. Yazan:ÖZLEM.T. Tarih: Haz 7, 2009 | Reply

    Çok haklısınız y.ö. çarşaflı olmasına gerek yok sadece başörtülü olduğu için hakettiği kademede çalışamayan ya da aynı pozisyonda aynı eğitimi almış olduğu bir başka bireyle onun maaşının yarısına ancak çalışabilen kadınlar var…Tabi ”Sizi şu kurumlar çalıştıracak mı sanıyorsunuz da ücretsiz çalışmayı kabul etmiyorsunuz ! ” diyen patronları! unutmamamk lazım..

  9. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Haz 7, 2009 | Reply

    Hak,hukuk,adalet olsa adı geçen hakim böyle pervasızca vatandaşı paylayabir miydi?Adalet aranan bir kurumda bu bir skandaldır.Ama bizde adalet ne gezer,birileri yargıyı,adaleti,hukuku tekellerine almış orman kanunu gibi bir güzel işletiyor.Özgürlük yanlısı olduğunu iddia edenler de habire bu kokuşmuş sistemin avukatlığına soyunmakla meşgul.Yahu ne garip memleket burası.Demokratik bir ülkede böyle bir olay yaşansa insanlar sokağa dökülüp protesto eder, ama bizde,bırakınız tepki göstermeyi,tepkisini dile getirenlerle uğraşılır.Bizde adet böyledir;Türkiye’ye has demokrasi anlayışı!
    Bu gerçekleri konuşunca da birileri “vay efendim ergenekoncu olmakla itham ediliyorum”,yok genelleme var,yok bilmemne…
    Yahu bir kere olsun kazara adaletin yanında olunsa ya!Peki neci dememiz,nasıl tanımlamamız gerekiyordu sn.hakimi?Vatansever hakim?Özgürlükçü hakim?Çağdaş hakim?Medeni hakim?Neler söylediği apacık ortada.Bunun adı basbayağı Kemalistliktir hem de en banal olanından.Genelleme falan olduğu da yok,bu tür eylem ve davranışlara sınırsız bir keyfiyetle sahip olduğunu düşünen despot kişilikler eleştirilmiş ve bir güzel de ifşa edilmiş.Paniğe hiç gerek yok.

  10. Yazan:m.akif mentesoglu Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    Hakim Ayla Kara Hanimefendinin carsafli vatandasimiza karsi soylediklerini okuyunca, aklima nedense BBC muhabirine “nefret ediyorum o kadindan” diyen Prof.Dr.Aysel Eksi (Sayin Oktay Eksi Beyin esi..) geldi…

  11. Yazan:MY Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    Ben gayrimüslim hakimlerin mahkemelerde görev almasinda bir sakinca görmüyorum. Isteyen hakim karisina, otomobiline, paraya, günese, silaha, Türk bayragina tapabilir.

    Oysa bu kadinin yaptigi LAiK HUKUK DEVLETi ilkelerine aykiridir. çünkü kendi tanrisi olan Atatürk’ü baska dinden olan (Müslüman) insanlara ZORLA dayatmaktadir.

    Mesela boynunda haç ile gelen bir Ermeniyi de azarlayabilirdi, “çikar o haçini çabuk, Senin Isa Peygamberinin kanunlari geçmez burada, burasi yüce Atatürk’ün mahkemesi” diyebilirdi.

    Bu bakimdan bu kadin tipki Iran’da ya da Suudi Arabistan’daki bir devlet memurunun yaptigi seyi yapmaktadir. Laik devletin memuru iken Teokratik ilkelerle hareket etmistir.

    Bence Türk Ceza Kanunu’na göre suç islemistir. Ama cezalandirilacagini hiç sanmiyorum.

    Not: Islam’in birinci sarti ALLAH’a imandir, O’nun her yerde ve her güçte oldugunu inkâr ediyorsa bir hakim ve eger “bu mahkemede O’nun kurallari geçmez, Atatürk’ün ilkeleri geçer” diyebiliyorsa Müslüman olamaz.

    Bir insan (yaratilmis) olan Atatürk’ü ALLAH’a es hatta O’ndan üstün gördügü için Atatürk’e taptigini (Müslüman gözüyle) söyleyebiliriz.

  12. Yazan:Tarik Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    Not: Islam’in birinci sarti ALLAH’a imandir, O’nun her yerde ve her güçte oldugunu inkâr ediyorsa bir hakim ve eger “bu mahkemede O’nun kurallari geçmez, Atatürk’ün ilkeleri geçer” diyebiliyorsa Müslüman olamaz.

    İyi ama cidden geçmiyor. Hakimler, Allah’ın Kuran’da yazılı şeriatına göre değil, kimi zaman şeriatle taban tabana zıt mevcut kanunlara göre hüküm veriyorlar. Hakim belli ki açıksözlü biri, ama dini inancını kestirmek yine de güç :)

  13. Yazan:TroubleShooter0 Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    Serkan Çekiç, Kemalistleri tanımlamakta zorlanmış. Atatürkçülüğün altı ilkesinide alternatifsiz savunan, bu sistemin en iyi sistem olduğuna inanan herkes Kemalist tanımına girer.

    Kemalizm, etnik kökenlerin ve dinlerin üstünde ulusal bir Türk kimliği oluşturur. Devletin varlığını ve birliğini korumak için bu kimliğin korunması gerektiğini idda eder. Bunu da öğreti ve statüko ile olacağını savunur.

    Atatürkçülüğün merkezinde gizli iki ana düşünce vardır. Birincisi Sekülerizmdir. İkincisi ise Hümanizmdir. Bu iki düşünce, inanç ve yaşam seklini İslam kesinlikle dışlamaktadır. Bu durum Kemalistlerin, İslam’ı, rejime ve kendi yaşam şekillerine tehdit olarak görmelerine ve tavır almalarına neden olmaktadır.

    Tüm ideolojiler gibi Kemalizm de birşeyleri idda etmektedir. Bu iddalar tam anlamı ile kanıtlanamayacağı için tıpkı dinler gibi birer inanç sistemi olmaktan daha ileri gidememektedirler. Bu durumdan rahatsız olan Kemalistler İslam ile Kemalizmi sürekli kıyaslayarak dinler ile eşit ya da daha üstün olduğu vurgusunu yapmaktadırlar.

    Bu durumu garipseyenler için hemen örneklemek isterim. Serkan Çekiç, “Bu hakim kesinlikle zavallı bir insan. Fakat onun bu gericiliğini Atatürk’e yüklemek, Atatürkçü böyle olur demek ne kadar doğru? Ben de size binlerce hatta milyonlarca müslüman bulabilirim haksızlıklara göz yuman bu demek değil ki Hz.Muhammed kötü biriydi.” demiş.

    Atatürk bile “…gökten indiği zannedilen kitaplar ile karıştırılmamalıdır” diyerek Kemalizm ile dinleri kıyaslamıştır.

    Kemalizmin, İslam dininden birebir kopya çekerek hazırlanmışçasına benzemesi, bu ideolojiye inanan kimselerin bu ideolojiyi bir din gibi görmelerini kolayca açıklıyor.

    Aslı şu ki, İslam’ın cumhuriyet, laiklik, devrim gibi genel kavramlarla alıp veremediği yoktur. Ama Kemalizmin İslam ile alıp veremediği çoktur.
    Hemen açalım:
    İslamiyet Cumhuriyet dahil tüm yönetim sistemlerine uygundur. Kemalizmin ise sadece Cumhuriyet sisteminde işe yarar.
    İslamiyet’i uygulayanlar aynı amaç ve hedeflere sahip insanlar topluluğudur. Kemalizm ise amacına varabilmek için kimlik sınırlaması getirmek zorunda kalmıştır. Milliyetçilik anlayışları biraz farklı yani. Örneğin, savaş sonrası kaybedilen topraklardaki soydaşlarımızı zorla Anadolu’ya getirten şey Kemalizm Milliyetçiliğidir. Oysa, İslam Milliyetçiliği kaybedilmiş topraklardaki insanların haklarını oldukları yerde, yani evlerinde de koruyabilmektir (Kerkük, Musul, Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan liste uzar gider).
    İslam hakkın herşeyden üstün tutulması ile Sosyal ve Hukuka dayalı bir devlet sistemini emretmektedir. Kemalizmin devletçilik anlayışı da buna yakındır. Kemalistler, Hakkı değil Hukuku herşeyin (Allah’ın bile) üzerinde tutar. İslam’ın özü bu durumu kesinlikle dışlamaktadır.
    İslam dini Laiktir. Her türlü inanç sistemini kendi bünyesinde korur-korumuştur. Kemalizm de inanç özgürlüğünü ve bireysel hoş görüyü temel aldığını idda eder. Fakat Kemalizm, İslam gibi serbest ibadeti değilde, devlet kontrolündeki ibadetin zorunluluğunu savunur. Bu sebeple imamlar devlet memurudur. Kemaistlerin laiklikten anladıkları: herhangi bir dini kanunu veya kuralı veya bu durumu çağrıştıran bir söylemi Anayasa’ya yazdırtmamaktır. (Bu durumlar laikliye aykırıdır).
    İslam dini, kesinlikle statükocu değildir. Gelişimi, değişimi emretmektedir. Kemalizm de Devrimcidir. Fakat, devrimcilik anlayışı, ülkeyi hızla batılaştırırken mümkün olduğunca doğululuktan arındırmanın dışına çıkmaması Kemalizmin küt ve statükocu oluşunun bir göstergesidir.

    Küreselleşme İslam’ı yaygınlaştırırken, Kemalizm gibi ideolojileri tehdit etmektedir. Kemalizimden geçimini sağlayanların, bu endişeler içinde abuk sabuk istem ve eylemler içine girmelerini yadırgamıyorum. Bu durumların artacağı endişesini taşıyorum. Ekonominin tartışılması yerine laikliyin tartışılmasını isteyen Kemalistler, büyük bir yanılgı içindeler. Biz onların inaçlarını paylaşmasakda saygılı davranıyoruz. Onlardan da aynı saygıyı bekliyoruz. Bunu bekleyerek hata mı yapıyoruz?

    *********

    Bir kişinin imanlı olup olmadığı müslümanları ilgilendirmez. Zaten imanlı olup olmadığını anlamak da kolay değil (yalan makinası gerekir). Ama müslüman olup olmadığı çeşitli sebeplerle ilgilendirir (evlenebilmek için mesela).
    Bir insanın müslüman olup olmadığını anlayabilirsiniz. İslamın sartı beş tanedir. Kelime-i şahadet getirmiyorsa veya namaz kılmıyorsa veya oruç tutmuyorsa veya zekat vermiyorsa veya imkanı olduğu halde hacca gitmiyorsa bu kişi müslüman (mümin) sayılamaz.

  14. Yazan:meydiyak Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    yine yaftalamadan düşünülmemiş, neyse.

    ayrıca islamın şartlarını yerine getirmeyen değil, imanın şartlarına inanmayan müslüman olmaz.

    bir insan namaz kılmıyor, oruç tutmuyor, zekat vermiyor veya imkanı olduğu halde hacca gitmiyorsa dinden çıkmaz.

  15. Yazan:MY Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    “bir insan namaz kılmıyor, oruç tutmuyor, zekat vermiyor veya imkanı olduğu halde hacca gitmiyorsa dinden çıkmaz.” (meydiyak)
    evet ama Bill Gates’i ya da Atatürk’ü rahman ve rahim ilan etmisse gelip bana “din kardesim” demesin. Ayni ülkenin vatandasi oldugumuz için kanunlar önünde esit olmamiz gerekir. Hepsi bu.

    Bu kadincagizin temel problemi Müslüman olmasi/olMAmasi degil, ALLAH’in kanunlari ile Atatürk ilkelerini ayni fikrî ve vicdanî zeminde görmesi.

    ALLAH’in kanunlari öncelikle vicdanlara hakim olmali. Aksi takdirde mandalla çamasir ipine tutturulmus gibi rüzgar nereye eserse oraya döner. insanlar ALLAH’in kanunlarini anlamadan ve içsellestirmeden bunlar ANAYASA haline getirilirse Islam kurumsallasir, folklörlesir, gelenek hakimiyetinden dinin ESASI görünmez olur. Islam’i uygulayacagiz derken Islam görüntüsü altinda zulüm yapilir. Seriati uyguladigini iddia eden Iran, Suudi Arabistan, Sudan gibi ülkelerin daha çok Kemalist bir görüntü vermesinin sebebi de budur. HALKA RAGMEN HALKIN iYiLiGi içiN!!!

  16. Yazan:meydiyak Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    önce yanlış bir genelleme yapıyorsun, sonra dönüp tekrar hakimin dininden bahsetmeye başlıyorsun. sonra iyice karıştırıp islam ülkelerindeki olaylardan bahsediyorsun. konudan daha fazla sapmayalalım.

    burdaki olay bir hakimin atatürk ilke ve inkilaplarını çarpıtarak statüsünü keyfi bir şekilde kötüye kullanmasıdır.

    yazıda beni rahatsız eden nokta ise bireysel bir olaydan çıkarak alakasız bir genelleme yapılmasıdır. söz gelimi başlıkta kemalistler yerine; aleviler, yahudiler, hristiyanlar, kürtler… gibi bir tabir kullanılsa beni yine rahatsız ederdi.

  17. Yazan:TroubleShooter0 Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    meydiyak, Sen konu dağılmasın diyorsun ama konunun özü bu.
    Bir kişi islamın şartlarını niçin yerine getirmez. Ya Allah’ın varlığına ve tekliğine, ya Melekler’e, ya Kitaplara, ya Peygamberlere, ya Ahiret’e , ya da Kader’e inanmadığı içindir. İman ettim diyorsa o anlık müslüman olur. Etmiş olsa bile bu onun yarın da bu inancı taşıyacağı anlamına gelmez.

    Enfâl suresinin başında açıkça tanımlanıyor. Onlar, herşey apaçık ortada olmasına rağmen Allah hakkında tartışıp kendilerini belli ediyorlar (”…Allah’ın kuralları burada geçmez” filan).

    Gerçekten iman edenlerden kime, ne zarar gelebilir. Zararı getirenler de tartışmalara neden olanlar da imanın şartlarından en az birine iman etmeyenlerdir. Onlar imansızlıklarını ya da şüphelerini her fırsatta belli ediyorlar. Ben o kişilerin şerrinden Allah’a sığınıyorum.

  18. Yazan:Onur Cobanoglu Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    İslam dini Laiktir. Her türlü inanç sistemini kendi bünyesinde korur-korumuştur.

    Dinler laik olmaz (laikligi hangi anlamda alirsaniz alin). Her turlu inanc sistemini korumak laikligin bir parcasidir, kapsami degil.

  19. Yazan:TroubleShooter0 Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    Dinler laik olmaz (laikligi hangi anlamda alirsaniz alin). Her turlu inanc sistemini korumak laikligin bir parcasidir, kapsami degil.

    İslam diğer dinlere tabi olanların ibadet haklarını korumaktadır. Türkiye gibi dandik değil, tam anlamı ile laiktir. Dini para ile sattırtmaz, belli bir grubun tassarrufuna bıraktırmaz. Bu din özgürlüğü anlamında laiklik değil de nedir?
    İslam haricindeki dinlerin devletle alakalırı yok zaten.
    İslam, din ve devlet işlerini de ayırmıştır. Ayetler, devletlerle ilgilenmez. Muhatabı doğrudan, dinleyen veya okuyan kişidir. Kesinlikle bir ideoloji değildir. O, insanlık için bir manifento, İnanalar için uyuarıcı, yol gösterici ve düşündürücüdür. Bu açıdan bakıldığında ideolojilerin üzerindedir. Ama ideolojisini islam’ın üzerinde görenleri kendi nefislerine tapmakla itham eder.

    Tüm yönetim sistemleri mutlaka bir şeyi kendisi için üstün kabul edip buna inanmak zorunda. Siz hukuku, kemalizmi, devleti, bayrağı, toprak parçasını vaya şehit dediğinin bunlar uğruna ölen insanları herşeyin üzerinde görebilirsiniz. Ama bu bana göre sapıklıktır. Doğru olan, Allah’ın insana verdiği Hakkı herşeyin üzerinde görenlerin kurup yönettiği devlettir.

    İnsanca yaşama hakkı, ana dilini kullanma hakkı, eşit öğrenme hakkı, ibadetlerini yapma hakkı, (uzar gider, kitap olur) Kemalizm bunları ve sayamadığımız bir çok hakkı, hukuk ve ideoloji adına sınırlar. Bunu laiklik sanıyorsanız, dünya ve insanlık vijdanı bunu kabul etmiyor, haberiniz olsun.

    Eğer ki, İslam laik olmasaydı, dünyayı ezer geçerdi. Allah, beni laik yarattı(da) sana veya devleti yönetenlere karışamıyorum. Yoksa ben ve benim gibiler kanun filan dinlemezdik. Bizler Allah’dan başka hiçbir şeyden korkmuyoruz.

  20. Yazan:cemile bayraktar Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    TroubleShooter0 ,

    İslam özgürlükçüdür şimdi bu özgürlüğü anlatmak için zorlama bir tanım kullanmayalım yani İslam laiktir demek doğru bir cümle değil,laisizm sekülerite gibi kavramlar
    İslam’ın özünde olmayan kavramlardır.Şöyle tanımlarsak sanırım daha doğru olur,İslam özgürlükçüdür,inanç özgürlüklerine müdahale etmez ama laik değildir.

  21. Yazan:meydiyak Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    TroubleShooter0, şimdi islam dini laik olamaz diyeceğim ama sonra senin de laik olamayacağını anlatmam gerekecek. Sonra sen bu gazla kanun falan dinlemeyeceksin neyse…

  22. Yazan:S.Sergerdan Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    TroubleShooter0,

    Takdir sizin! Ama siz katılmasanızda durum bu.

    ” İslâm’da lâiklik düşüncesi, kavramı ve uygulaması yoktur. Çünkü Batıda bu düşünce ve hareketin doğmasına sebep kilise ve din adamları (ruhbanlar)’dır. Kelimenin lûgat mânâsında bile bu sebebin izleri vardır; çünkü lâik, clergé’nin karşıtı olarak ruhban olmayan, kiliseye, dîne ait bulunmayan, din-dışı mânasına gelmektedir. İslâm’da ise din adamları sınıfı mevcut değildir.”
    (Yazının devamı için : http://www.hayrettinkaraman.net/kitap/meseleler/0875.htm)

  23. Yazan:TroubleShooter0 Tarih: Haz 8, 2009 | Reply

    Kavram karmaşaları…
    Laikliğin tanımı kişiden kişiye malesef değişiyor. S.Sergerdan’ında belittiği gibi laiklik, devletin din adamlarına para ödemekten bıktıkarı için icad ettikleri bir kuraldır. Türkiye’de kullanılan anlamı bu değil. Türkiye’de imamlara para ödeniyor. Yani, bu tanıma göre Türkiye laik değil!

    Doğru söylüyorsunuz insanların laiki olmaz. Laikliği destekleyeni olur. Buna göre bende laik olamam laikliği desteklerim.

    “İslam dinin laiktir” yanlış bir cümle olmuş.
    “Dinim ve ben laikliğe itiraz etmeyiz” dersem heralde kimsenin itiraz etmeyeceği bir açıklama olacak.

    Bahsettiğim laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Fakat, dini bir kavramın devlet yönetiminde kullanılmasının yasaklanması değildir. Fetva ile kanun çıkarılması veya kanunun yürürlükten kaldırılmasının mümkün olmaması ve din adamlarına maaş ödenmemesidir.

  24. Yazan:Onur Cobanoglu Tarih: Haz 9, 2009 | Reply

    Sayin TroubleShooter0,

    Tam uzun (cok da uzun degil gerci) bir karsi yazi yazacaktim kim, son iletinizde yaptiginiz duzeltmeler sonucunda tam olmasa da uc asagi bes yukari ayni noktada bulustugumuzu goruyorum. Kendi fikirlerimi aciga kavusturmak adina bir cumlenizi yanitlayacagim:

    Kemalizm bunları ve sayamadığımız bir çok hakkı, hukuk ve ideoloji adına sınırlar. Bunu laiklik sanıyorsanız, dünya ve insanlık vijdanı bunu kabul etmiyor, haberiniz olsun.

    Laiklikten ne anladigimi ve Turkiye Cumhuriyeti’nin laik olup olmadigi hakkindaki goruslerimi “Basin Aciklamasina Davet” basliginin altindaki yorumlarda yazdim. En sonlardaki iletilerime bakarsaniz gorebilirsiniz.

    Islam’in ozgurlukculuguyle ilgili de sunu soyleyecegim: Kemalizmin gayrimuslimlerle ilgili sicili epey kotudur ama, zaten cumhuriyet hicbir zaman laik olmadigi icin Islam devletlerini bu ornekle kiyaslayamayiz. Bu arada hep gayrimuslim ehl-i kitabin (yahudi ve hristiyanlar) haklarinin Osmanli’dan bu yana ne kadar gerilediginden bahsederiz de (hakli olarak), Osmanli’nin katliamlarindan ancak orman iclerine ve daglarin sivrilerine kacarak kurtulabilmis kimi Alevi topluluklarinin yuzyillar sonra ancak cumhuriyetin ilaniyla topluma karisabildiklerini gormezden geliriz. Tabii cumhuriyet doneminde Alevilere yonelik ayrimcilik ve saldirilar devam etti ama, en azindan devlet duzeyinde Osmanli’daki dusmanlik mevcut degil.

  25. Yazan:Onur Cobanoglu Tarih: Haz 9, 2009 | Reply

    S.Sergerdan’ında belittiği gibi laiklik, devletin din adamlarına para ödemekten bıktıkarı için icad ettikleri bir kuraldır.

    Evet bir de bunun hakkinda yazacaktim: Laikligin icat edildigi yerlerde devlet din adamlarina para odemezdi. Zira kiliselerin ciddi oranda ozel mulku vardi (prenslerin ve krallarin agzini sulandiraack olcude).

  26. Yazan:compos sui Tarih: Haz 9, 2009 | Reply

    ne demişler kış kışlığını puşt puştluğunu yapacak… hakim de puştluğunu yapmış.. acaba oraya gelen serpuşlu bir yahudi davacıya da aynı şekilde davranır mıydı? cevap soru da gizli..

  27. Yazan:Ali Yürekli Tarih: Haz 9, 2009 | Reply

    1. Türkiye de kimse islamla yönetilelim demiyor hatta bu diyecek bir yaşantıları da yok yaşantımız da yok. Ayrıca demokrasilerde bunu istemek dile getirmekte suç değil ki burası darbelerin savunulduğu Ergenekon terör örgütünün savunulduğu bir ülke. Buna bile fikir özgürlüğü denebiliyor. Bu şuna benzer ben günahların yasaklanmasını istiyorum ama benim günahlarıma karışılmasın istiyorum anlamına gelecektir. Her tarafımızdan günah fışkırıyor. Kimse de böyle bir şey istemiyor zaten herkes kendi inanç özgürlüğünde refah ve huzur içinde yaşamak istiyor. Ama din ile devlet birbirinden ayrı diyenler insanlara nasıl yaşaması gerektiğinin şıklarını önüne koyuyorlar zorla sistematik zulümle hatta çoğu zaman fiilen bunu size dayatıyor. Sonra gözü görmemesi gerekenler senin allahının kuralları burda geçmez diyor. Benim allahımın kuralları geçmezse hangi kurallara geçer. Benim allahımla senin allahın farklı mı niye senin allahın diyorsun. Ayrıca beni benim allahımın kuralları ile yargıla demedim ki nerden çıkarttın hakim misin medyum mu. Bir tas su getireyimde bir de falıma bak oldu olacak. Edebsizliğinde bu kadarı. Gözünü kapat işene bak. Burası hukuk yeri cumhuriyet mitingleri değil. İdeolojini, öfkeni burda kusamazsın. Burda artık sen sen değilsin burda hukuk neyse osun. Hukuk sana insanların inanç özgürlüğüne sahip olduğunu söylüyor isteyen istediğini giyer sanane. Sen işine bak

  28. Yazan:Ali yazar Tarih: Haz 10, 2009 | Reply

    Hakimin Hakemligine inanctaki zayifliginizi Hakime saldirarak ortaya koymussunuz..

    Eger Sistemle (Laik idare asagi yukari her modern demokrasilerde ayni)sorununuz yoksa Hakim karsisina Fiziki kimliginizi tam belli edecek ve Baskalariyla aranizda ayri bir sinif veya cemaat görüntüsü vermeyecek sekilde giyinilmesini son derece Mantikli buluyorum…

  29. Yazan:eg Tarih: Haz 10, 2009 | Reply

    “Eger Sistemle (Laik idare asagi yukari her modern demokrasilerde ayni)sorununuz yoksa Hakim karsisina Fiziki kimliginizi tam belli edecek ve Baskalariyla aranizda ayri bir sinif veya cemaat görüntüsü vermeyecek sekilde giyinilmesini son derece Mantikli buluyorum…”

    faşizm başka birşey değil zaten!

  30. Yazan:Ali Yürekli Tarih: Haz 10, 2009 | Reply

    Eger Sistemle (Laik idare asagi yukari her modern demokrasilerde ayni)sorununuz yoksa Hakim karsisina Fiziki kimliginizi tam belli edecek ve Baskalariyla aranizda ayri bir sinif veya cemaat görüntüsü vermeyecek sekilde giyinilmesini son derece Mantikli buluyorum…

    Bu faşistliğin dikine gidilmesidir. ABD, İngiltere laikliği ile Türkiye laikliği arasında fark var mı? Hiç yok sadece ABD ve İngiltere cennetini biz cehennemi yaşıyoruz. İngilterede başörtüyle yargılanmayı boşverin yer yer şeriat hukukunu uyguluyorlar. Bir gün gücü eline geçiren cemaat görüntüsü veriyor diye başını örtmeyenlere başını ört burda senin tanrının kuralları geçmez derse ne diyeceksin mantıklı mı bulacaksın. Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma yapana da müsamaha gösterme. Laiklik budur.

  31. Yazan:Ali yazar Tarih: Haz 10, 2009 | Reply

    Sn.Yürekli ye;

    Hukuk Güclünün dedigidir.

    Sorun da burda yatmaktadir..

    Iranda yasayan ermeni ,Vs. gibi Gayri müslimlerin de kilik kiyafetinin Sokakta Mollalarin Öngördügü tarzda olma mecburiyetinin
    mantigi da aynidir..

    Sizin aradiginiz iki yanlis arasinda dogruyu bulmak….

    M.kemalin arayisi da tam buydu bence..Tam becerememis ya da anlatamamis olsa da..

  32. Yazan:Onur Cobanoglu Tarih: Haz 10, 2009 | Reply

    İngilterede başörtüyle yargılanmayı boşverin yer yer şeriat hukukunu uyguluyorlar.

    Bildigim kadariyla uygulamiyorlar. Sadece Canterbury baspiskoposu vaktinde oyle bir sey onerdi.

  33. Yazan:medd Tarih: Haz 11, 2009 | Reply

    Mustafa islamoğlunun düşünce özgürlüğü genelinde kemalizmle ilgili 1993 yılında siyaset meydanında yaptığı bir konuşma;

    Her tarif bir tahriftir. bu bir. ikincisi sosyal bilimlerde mutlak kavram yoktur.bu da iki. yani sosyal bilimlerde herkesin üzerinde ittifak ettiği bir tanım olmaz.çünkü tanım zaten ihtilaftan doğar.tanım ihtiyacı da ihtilaftan doğar.
    bir şey ki mutlak tanım yaptınızsa o tabu olur postula olur yada aksiyom olur.o yuzden sosyal bilimlerde ki hukuk da bunun içine girer , tanımlar hiçbir zaman tartışılmaz değildir.onun için kişi adedince tarif yapılabilir.hukuk devleti..hukuk devletinin her uygulayıcıya göre bi tanımı yapılmıştır.hukuk devleti deyince ne anlaşılır? benim anladığım hukuk devleti adalet devletidir. Adalette zulmun karşıtıdır. Ama kanun devleti hukuk devleti değildir.o yuzden bugün kanun devleti hukuk devleti gibi tanıtılıyor.
    İslamın hukukunun temel referanslarının düşünce özgürlüğüne çizdiği sınırı şu ayetle ifadesini bulmuştur.
    “Onlar ki (iman edenler) her sözü dinlerler, iyisine uyarlar”.. Sorarım size bundan büyük bi düşünce ifade özgürlüğü olur mu?
    Bu hükme aykırı her davranış İslama aykırıdır.Hiçbir kimse inandığından ve düşündüğünden dolayı hiçbir zulme maruz bırakılmamalı.hangi düşünceden ideolojiden kesimden gelirse gelsin ..
    Ben laik değilim .beni laik hakimler yargılıyor. benim gibi düşünenlerin hakkını hakimlere karşı kim koruyacak..
    ben kemalist değilim beni kemalist bir hakimin şerriden kim koruyacak..

    sistemi savunanların hala mikrofonu bırakmak istemediklerini görüyorum.yani burdada baskılarını sürdürdüklerini görüyorum.sistemin totaliter

    yapısını savunanlara bir ahlak biçimi olarak geçtiğini görüyorum.
    buna engel olmanız gerekirken sizde sistemin bir ürünü oluşunuza bir minnet borcu ödüyor gibisiniz.(Ali kırca’ya hitaben)..25 gün önce

    cezaevinden çıktım. bir cümlemden dolayı 1.5 yıl yani bir köşe yazımda geçen “bir tek kelime”den dolayı…”Sistemi kuranlar sistemi kurdukları

    yıllarda “dikta” ile yönettiler” cümlesinde geçen dikta kelimesinden dolayı 1.5 yıl ceza yedim ve yattım.Yine kürt forumu diye bir insan hakları

    derneğinin düzenlediği bir forumda kürt sorununa islami bir çözüm başlıklı bilimsel bir tebliğ sundum.O tebliğimden dolayı da 1 yıl 159.

    maddeden ceza yedim.Bu noktada burda oturan arkadaşlardan daha fazla düşüncenin bedelini ödediğimi düşünüyorum.Öncelikle şunu vurgulamak

    istiyorum. Parmak ay’ı gösterirken ay’a bakarlar,parmağa değil.burda gördüğüm hep parmağa bakılıyor. Sorunun temeline özüne inilmiyor.Kabuk

    tartışılıyor, adeta gündem değiştiriliyor.Bu ülkenin sorunu susurluk sorunu değildir.Susurluk ne ilktir ne de son olacaktır.Bu ülkede

    suistimaller olmuştur ve olmaya devam edecektir.Bu ülkede sorun sistemdir.Sistemi tartışamayanlar susurluğu tartışmakla aslında sistemi

    tartışmayı gözardı etmek istiyorlar. Yani “suçu” örtüyorlar.Sistemi niye tartışmıyorlar..Çünkü sistemden beslenenler sistemi tartışamazlar.Çünkü

    onlar velinimetlerini tartışmazlar.onların sisteme bedel, diyet borcu vardır.Bu ülkenin sessiz çoğunluğunu oluşturan müslüman kesim evlatlarını

    okutmak için başörtüsü yasağı ile karşı karşıya kalıyorlar.Bir başka yerde kimse burda aczmendilerin uğradığı zulmü söz konusu etmiyor.çok garip

    değil mi? Gerçekten bir kıyafet yüzünden şu anda o insanlar eskişehir cezaevine reva görülüyorlar. Ve onları da savunmak burdaki demokratların

    boynunun borcu idi.Ben bu çifte standardın kaldırılmasını tüm demokrat arkadaşlardan rica ediyorum. Bu ülkede mazlumun dini, ideolojisi ,mezhebi

    ,hiçbirşeyi sorulmamalı. Mazlumsa eğer bu ülkede herkes onun arkasında olmalı, olmalıyız diyorum hepimiz hepberaber.Çünkü düşünceye yönelik,

    inanca yönelik her tür saldırı bir doğal afet gibidir ,bir zelzele gibidir.Ve düşünceyi yasaklayan her türlü yasak EŞKİYA yasağıdır.Çünkü

    düşünmek insanoğlunun en büyük erdemidir.Ama düşündüğünüz zaman düşüncenin bedelini fena halde ödüyorsunuz.Müslümanlar bu ülkenin kızılderilisi

    gibi…Ben öyle görüyorum.Ve adeta kovboyları var.Sistem bu ülkede düşünen insanı hasım ilan ediyor, hangi ideolojiye mensup olursa olsun..70

    yıldan beri yapılan budur.Sistem bir elbise dikmiş, bizden o elbiseyi giymemizi istiyor.Kimimize bol geliyor kimimize dar..Ama tek tip düşünceyi

    bize dayatmış.Böyle düşüneceksin, bunun dışında düşündüğün zaman hesabını sorarım diyor.Kedi yavrusunu yiyeceği zaman fareye benzetir. Sistemde

    birini yemeyi gözüne koyduğu zaman onu birşeye benzetiyor.Örneğin önce şeriatçı ilan ediyor, öyle yiyor. Kürtçü ilan ediyor öyle yiyor.Kominist

    ilan ediyor öyle yiyor,faşist ilan ediyor öyle yiyor.Evladını yemeyi gözüne aldığı zaman öncelikle onun adını değiştiriyor.4 kesim değişim

    istemiyor.
    1- Askerler değişim istemiyor.Niçinine girmiyorum .Çünkü bir sivil olarak askeri mahkemede yargılanmak istemiyorum.
    2-1930′ların devletçiliğinden saltanat koparan sivil bürokratlar değişim istemiyor.Çünkü onlar ekmeğini yiyiyor işin.Onların hepsi bir padişah şu

    anda.Değişim deyince çok korkunç vaveyla koparıyorlar.
    3- 18. ve 19 yıllarda yaşayan laik pozitivist aydınlar(!). Yani 20. yuzyılın sonunda 21. yüzyılın ilk çeyreğinde hala 18. yüzyılın aydınlanmacı

    felsefesi pozitivist ve rasyonalist mantıkla düşünen laik aydınlar istemiyorlar.Onlara hormonlu aydınlar diyorum..Onlarda hortumların

    kesilmesini istemiyorlar.
    4-Kapalı sistemin tüm nimetlerinden yararlanarak palazlanan hormonlu zenginler istemiyorlar.

    Kim istiyor değişimi; 4 kesimde değişim istiyor.
    1-Müslümanlar diyorum,kimse gocunmasın .Herkes kendini nasıl tanımlarsa ben onu da öyle kabul ediyorum.
    2-Üniter devlet olgusunu çok olumsuz bir biçimde yaşayan kürtler ve aleviler değişim istiyor.Onlarda bu ülkede artık sistemin kendilerine biçtiği

    elbiseye sığmıyor artık.
    3-Kente göç eden yoksullar yani varoşlar değişim istiyor bu ülkede.
    4-Devletin hormonu olmadan kendi bileğinin gücüyle, alnının teriyle küçük sanayici ve küçük esnaf değişim istiyor.

    Aslında bu ülkedeki kavga resmi toplumla sivil toplumun kavgası. Bu kavga üniforma ile sivil elbisenin kavgası.Bu kavga devletten beslenenlerle

    ,halkın kavgası. Daha doğrusu bu kavga zorla halka rağmen kurulan sistemle halkın arasındaki bir kavgadır.

    O yuzden de sistem düşünce yasağı koymak zorundadır.Çünkü halka yaslanmıyor. Halka dayanan bir sistem düşünceden niçin korksun.faşist, kominist

    dinci,kürtçü şucu bucu die yasaklayacaksınız..Biz salyangoz muyuz, hepimiz kabuğumuza mı çekileceğiz.Bu ülkede aydın kabuğuna çekilirse kim

    konuşacak.biz konuştuk bedelini ödedik belki bu konuşmada bir bedel gerektirecek
    –Ali kırca:Savcıya bakarak konuşuyorsunuz..:)

    Bir dgm savcısı hukuku sorguluyorsa, İsmail cem bey tek parti dönemini sorguluyorsa,Yüksek yalova bey TCK nın 1930 ların faşist mussolini

    italyasından alışını sorguluyorsa,bence güzel bir yere gidiliyor demektir.

    Gelecekte düşünceye yasak olmayan bir Türkiyede buluşmak dileğiyle diyorum…

    İlgili link: http://www.youtube.com/watch?v=j3pbPtzVekc

  34. Yazan:yasin Tarih: Haz 20, 2009 | Reply

    Sanirsin NAZI doneminde yasiyoruz. Bu ne nefrettir, ne zulumdur.

  35. Yazan:Ferdi Tarih: Ağu 9, 2010 | Reply

    Bu ne? Bu resimileri yapanin karsima cikmasin, yakarim tanri sahitdir. Ben kemalistciyim. Elhamdulllah muslumanim, Hollanda da yasiyorum. Ama Turkiyede yasamak isteyenler, musluman olmaya mecburlar mi?? Hayir, ozaman onlar cahil mi oliyorlar??? ( Erdoganin sozu). Ayip, basbaka yakistiramiyorum. Sonra oy kazanmak icin, fakirlere ev esalari dagitip, oyunuzu bana verin, yoksa hersey geri alirim. Bu mu Basbakanlik?? Atamizdan ornek alan yok. Turkiye bir democratik ulkedir, sayin millet. Atamizin yurudugu yoldan gidelim, yanlis yoldan gitmiyelim. Ha muslumansin, yada musluman degilsin. Turkiyede herkez icin yer vardir!!!!

  36. Yazan:MY Tarih: Ağu 9, 2010 | Reply

    “Bu ne? Bu resimileri yapanin karsima cikmasin, yakarim tanri sahitdir”(Ferdi)

    Ferdi Bey gidin kendinizi yakin çünkü bu fotograf atatürkistçi bir pagan ayininde çekildi!

  37. Yazan:Cengiz Cebi Tarih: Ağu 10, 2010 | Reply

    Ferdi Bey şöyle demiş :

    Atamizin yurudugu yoldan gidelim, yanlis yoldan gitmiyelim.

    Buna göre:

    “Atamizin yurudugu yol” = Dogru yol

    Niye doğru?

    Çünkü “Atamizin yolu”.

    Evet, oldukça açık.

    Tarikat da yol demekti galiba.

  38. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Ağu 10, 2010 | Reply

    Atamizin yürüdüğü yollar şoseydi, şimdi duble asfalt yollar var. Nedir bu ölü sevicilik anlamış değilim…

  39. Yazan:erkan Tarih: Ağu 10, 2010 | Reply

    ya arkadaşlar sizler kimsiniz?kimi yargılıyorsunuz?ben müslümanım..elhamdülillah…ve allahıma çok şükür türküm…vatanımı,bayrağımı,milletimi ve dinimi seviyorum…bunları bizim için sağlayan m.kemal paşa ve can yoldaşlarına layık olun…bu ölüsevicilik mi?evet ben ölüseviciyim…bu vatan uğrunda can veren herkesi ayrım yapmadan seviyorum…ben din uğrunda can verenleri seviyorum…ben ölüseviciyim…ve ben allah değilim insanların inançlarını,müslümanlıklarını ölçeyim…onların hesabını bırakın kendileri versin…ortalığı bulandırıp insanları birbirine düşürmekten başka bişey yapmayan israil,abd,avrupa uşaklarına hizmet etmeyin…biz şehitlerle,m.kemallerle,mevlanalarla,yunuslarla,hallacı mansuruyla,uğur mumcularla,kürdüyle türküyle,lazıyla çerkeziyle,alevisiyle sünnisiyle,sağcısıyla solcusuyla,muhafazakarıyla devrimcisiyle 7bin yıldır bu toprakların evlatlarıyız…ne mutlu türküm diyene…

  40. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Ağu 10, 2010 | Reply

    ölüseviciliğin ne menem bir şey olduğunu Türkan Başörgülü’nün Güzin ablaya yazdığı şu mektuptan anlayabilirsiniz:
    http://www.derindusunce.org/2008/06/12/sevilecek-sev/
    Şu vatan-millet-Sakarya edebiyatı da kabak tadı verdi. Kürdüyle, Türküyle, Çerkeziyle… klişesi artık ele ayağa düştü. Bugün Türkiye’nin hal-i pür melali ortada. Kimse tıraş yapmasın… Türkiye’de MHP’li ülkücüsü de “Türk’üyle, Kürdü’yle” diye başlıyor, BDP’lisi de, CHP’lisi de… Şehidleri, Mevlana’yı filan işin içine karıştırıp duygusala bağlamadan tartışamıyorsunuz değil mi?
    7 bin yıldır bu topraklardayız hikayesi yanlış bir kere. Türklerin Anadolu’ya gelişinin mazisi 1200 yıldır. Ayrıca hepimiz şunu kabul edelim ki artık Türk değiliz. Bunu anlamak için bir Uygur Türklerine, Moğolistan, Türkistan Türklerinin yüzlerine, bir de bize bakın. Daha çok Anadolu’ya gelmeden önce bu topraklarda yaşayan Yunanlılara, Kürtlere ve Ermenilere benziyoruz. Dünyanın en karışmış ırkıyız. Zaten yukarıda saydığınız isimlerden Hz.Mevlana (KS) Afganistan doğumludur. Hallacı Mansur’un (KS) zaten Anadoluyla hiçbir ilgisi olmamıştır. İran’da doğmuş, Bağdat’ta irtihal etmiştir. İnsan yazdığı kişinin kim olduğunu öğrenir önce! Bizde Hazret-i Mevlana ve Hazret-i Yunus Emre (KS) ise daha çok “Mevlanalar, Yunus Emreler…” diye sözcük içinde dolgu malzemesi olarak edepsizce kullanılır. O ulular sizin dolgu malzemeniz değildir. Zaten onların kim olduğunu bilen de isimlerini ulu orta kullanmaya hazar eder.
    Bu ülkede “ne mutlu Türk’üm diyene” diyenler de hiç bunu Türkiye’deki halklar anlamında almamış, en faşist anlamında insanlara baskı uygulamıştır. Bu yüzden bu sözün artık “yok efendim biz Türk derken herkesi kastediyoruz” deme şansı da kalmamıştır. Faşistle demokratı ayırt edici gayet güzel bir ölçüt haline gelmiştir. Birine “anan güzel” dediğinde bundan küfür anlıyorsa artık “yok ben analığın ne güzel bişi olduğunu bla bla” diye açıklaması olmaz. Türklüğümden ben de gurur duyuyorum, genlerimde hiçbir Türk kanı olmamasına karşın. Çünkü Sırplar soydaşlarımı öldürürken bize “Türk” diyorlardı. Ama ben ırken Slav’ım. Ve “kanında akan asil kan”dan bahseden ırkçılarla aynı memleketi paylaştığım için bu yüzden utanç duyuyorum. Çünkü daha çok akrabalarımı öldüren Sırplara benziyorlar.

  41. Yazan:Cengiz Cebi Tarih: Ağu 10, 2010 | Reply

    Saygıdeğer Erkan,

    vatanımı,bayrağımı,milletimi ve dinimi seviyorum…

    Ben de taze fasulyeyi seviyorum.

    bunları bizim için sağlayan m.kemal paşa ve can yoldaşlarına layık olun…

    Taze fasulyeyi de onlar mı sağlıyor?

    Sanmıyorum doğrusu.

    …na layık olun…

    Onlar bana layık olabilselerdi keşke.

    Yazıkki beni göremeden öldüler.

    bu vatan uğrunda can veren herkesi ayrım yapmadan seviyorum…

    Evet, çünkü bu vatanda iyi fasülye yetişiyor.

    ve ben allah değilim insanların inançlarını,müslümanlıklarını ölçeyim…

    Ben de Allah değilim ama yine de ölçebiliyorum.

    ortalığı bulandırıp insanları birbirine düşürmekten başka bişey yapmayan israil,abd,avrupa uşaklarına hizmet etmeyin…

    Hmm. Uşaklar da böyle söylüyor.

    biz şehitlerle,m.kemallerle,mevlanalarla,yunuslarla,hallacı mansuruyla,uğur mumcularla,kürdüyle türküyle,lazıyla çerkeziyle,alevisiyle sünnisiyle,sağcısıyla solcusuyla,muhafazakarıyla devrimcisiyle 7bin yıldır bu toprakların evlatlarıyız…

    Ergenekoncular da sizden mi?

  1. 2 Trackback(s)

  2. Haz 9, 2009: Kemalistlerdeki “ALLAH” korkusu - Zekirdek Forum
  3. Haz 19, 2009: Son 30 günde en çok okunan : Derin Düşünce

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin