MHP ve Kürtler
By Mustafa Akyol on May 22, 2009 in DTP, Kürtler ve Türkler, MHP, PKK, Terör, Türk Silahlı Kuvvetleri
[18 Mayıs 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
MHP lideri Devlet Bahçeli geçen hafta Meclis grubunda çok sert bir konuşma yaptı. Tepkisinin sebebi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Kürt sorununda “tarihi fırsat”tan söz etmesi ve hükümetin de bazı reform sinyalleri vermesiydi. Pek çok kimseye “Kürt sorununun çözümü” adına ümit veren bu gibi gelişmeler, Bahçeli’ye göre bir dizi “ihanet”ten ibaretti.
Bu konuşmayı yanlış ve haksız buldum. Sebebi, Sayın Bahçeli’nin bu konuda Cumhurbaşkanı’ndan, hükümetten (ve benden) farklı düşünmesi değil. Yanlış ve haksız olan, kendisinden farklı düşünenlere “hain” damgası vurmaya kalkması. MHP lideri böylesine suçlayıcı ve tahrikkâr bir dil kullanmaktansa “biz şu politikalara karşıyız, bu açılardan sakıncalı görüyoruz” gibi bir değerlendirme yapsaydı, hem daha insaflı davranmış, hem de tartışmaya katkı sağlamış olurdu.
Ama ne yazık ki ülkemizde sadece milliyetçi sağın değil başta Kemalizm olmak üzere daha pek çok siyasi akımın dilinden bu “hainlik” suçlaması düşmüyor. Bunun altında da kendini “mutlak doğru” sanan bir kibir ve “benden farklı düşüneni sustururum” diyen bir otoriterlik yatıyor. Bu dili kullandığımız sürece birbirimize haksızlık etmekten başka hiç bir yere varamayız.
Peki kullandığı dilin ölçüsüzlüğü bir yana, Bahçeli ne dedi?
Hükümetin gündeminde olan veya olduğunu düşündüğü bir dizi senaryoyu sıraladı ve yerden yere vurdu: “Koruculuğun kaldırılması, eğitim dilinin çeşitlenmesi, milli kimliğin tartışılması, Barzani devletinin tanınması” gibi şeyler. Tüm bunlara şiddetle karşı çıktıktan sonra, “bin yıllık kardeşlik hukukunun çiğnenmesi”ne izin vermeyeceklerini ilan etti.
Bu son laf, enteresan. Çünkü gerçekten de Türkler ile Kürtler arasında bin yıllık “kardeşlik hukuku” vardır. Osmanlı asırları boyunca kesintisiz sürmüştür. 1920′de Ankara’daki Büyük Millet Meclisi’nde konuşan Mustafa Kemal Paşa da bunu teyid etmiş, Meclis’te Türk, Kürt, Çerkes, Laz gibi “anasır-ı İslamiye”nin (İslam unsurlarının) bulunduğu hatırlattıktan sonra, bunların “yekdiğerinin her türlü ırki, içtimai, coğrafi hukukuna daima riayetkâr” olduğunu vurgulamıştır.
Ama kardeşlik hukuku karşılıklı saygıyı gerektir, öyle değil mi? Karşılıklı saygı da, kardeşinin kültürüne, tarihine, diline hürmet etmeyi icab ettirmez mi?
O zaman Sayın Bahçeli neden “eğitim dilinin çeşitlenmesi”ne bu kadar tepki gösteriyor? Türkiye’nin Kürt çocuklarının okullarda seçmeli ders olarak kendi anadillerini de öğrenip geliştirmelerinin ne sakıncası var?
Ya da farklı bir soru soralım: Bulgaristan devleti, kendi vatandaşı olan Bulgar Türkleri’nin Türkçe kullanma ve öğrenme haklarını elinden asla, Sayın Bahçeli buna nasıl tepki gösterecek? “Bulgaristan’ın üniter yapısı” ve “bölünmez bütünlüğü” adına oradaki Türk kimliğinin bastırılmasına alkış mı tutacak?
Peki Bulgaristan Türkleri birinci sınıf insan da, Türkiye Kürtleri değil mi? Eğer hepsi “kardeşlerimiz” ise, tüm kardeşlerimiz için aynı iyi şeyleri istememiz gerekmez mi?
Sorular çoğaltılabilir. Demek istediğim MHPlilerin sık sık tekrar ettikleri “Türk-Kürt kardeştir” lafı üzerinde biraz düşünmeleri gerektiği. Bu çok güzel bir laf tabi, ama “kardeşiz dedik ya, sus artık, kendine Kürt deyip durma, fazla da Kürtçe konuşma” gibisinden bir yaklaşımla devam ediyorsa, fazla bir değer ifade etmiyor.
Zaten eğer Kürtler bu ülkücü tipi “kardeşliği” hissedebiliyor olsalardı, MHP güneydoğudaki seçimlerde sürekli nal topluyor olmazdı.
Bahçeli’nin karşı çıktığı “federasyon” ve hele de “bölünme” gibi başka senaryolar da var ki bunlara ben de karşıyım. Ama zaten devletin gündeminde böyle bir şey yok. Korucu sisteminin ise birden kaldırılması yerine reforme ve disipline edilmesinden yanayım.
MHP liderinin tepki gösterdiği bir diğer konu olan “PKK affı”na gelince … Af demeyelim, ama daha kapsamlı bir “eve dönüş” sağlanmadan akan kan nasıl duracak, Sayın Bahçeli biliyorsa lütfen bize anlatsın.
2 [?]



9 Yorum
Yazan:cemile bayraktar Tarih: May 22, 2009 | Reply
Tr’de herkes ile masaya oturulabilir,Pkk’da buna dahil.
Tr’de masaya oturamayacağınız insanlar’faşist,şöven,Mhp’ci,Chp’ci,ulusalcı-kemalist’ ekiptendir.Zira masaya oturmak demek bir anlamda çözüm bulmaya çalışmak anlamına gelir.Saydığım ekol,çözümsüzlükten var olduğunu için yani çözümüsüzlük ile beslendiği için masaya oturmak mümkün değildir aynı zamanda masaya oturmamak demek ben çözüm istemiyorum demektir.Çözüm istemediklerini biliyoruz.Tuhaf olan ise bu ekol masaya oturmadığı gibi sürekli bir ‘masa devirme’ hevesi ile de yanıp tutuşuyor yani sizin dialog ve çözüm çalışmalarınızı da baltalıyor.
Öyle ise…
Tr’nin mevcut sorunlarına çözüm bulmak için yapacağı ilk şey ‘PKK,Kürtler,Ermeniler,Aleviler,dindarlar’ gibi azınlıklara çözüm ararken bu azınlıkların haklarına dair iyileştirmelere geçmeden önce yukarıda saydığım ekolün temsilcileri ile masaya oturup önce onları iyileştirmek.Yoksa o oturulacak masalar daha çok devrilecek,daha çok hain,hain olmayanalara hain demek için o masaya gelecek.Üşüşme de diyebiliriz.
İkinci olarak bu malum ekol dialogdan anlamıyor ise önce kendi anladıkları dilden bir çözüm ile susturmak gerekiyor.Zira bu ülkede sorun çıkartan ve hain olanlar bence Kürtler değil maalesef kendinin olmadığı halde ülke kendinin sanan ‘faşist’ kafalar.Onlardan kurtulmadıkça,ne Bilge köyünün isminin değiştirilmesi,ne af,ne Gülsüm İnek sürgünü,Ne Sivil Anayasa,ne Madımak Oteli,ne TRT ŞEŞ,ne Ergenekon davası,ne Ermenistan sınırının açılması v.s. v.s. gibi çalışmalar çözüm için yeterli olmayacak.
Evet,bence de Tr iyi bir avantaja sahip ya şimdi konuşup çözüme en aykın noktada iken yapıcı eylemlerde bulunacak ya da ya dasını düşünmek bile istemiyorum.
Mustafa Akyol,sanmıyorum ama eğer Bahçeli’den yanıt gelirse lütfen bizimle paylaşın…
Yazan:Ali Yürekli Tarih: May 22, 2009 | Reply
MHP ve tabanı MHP tabanı kafayı tarihle bozmuş bir tabandır. Her tarafı düşmanla çevrili bir ülke var ve onu MHP tabanı kurtaracak nasıl mı sokakta orda burda adam öldürerek. Böyle ülke kurtulmaz böyle ülke bölünür. Bir kesimin ülke olabilmesi için olmazsa olmazı ordudur. Ordun olacak iki kendi içinde tam bir mutabakat sağlaman lazım ki kürt kardeşlerimizin yapısı buna uygun değildir. AKP ve DTP’ye bölünmeleri ve AKP’ye sıcak bakan DTP tabanındaki kesim buna örnektir. Ki farzedelim bu ikisi vardı Alevi kürtlerle, şafi, sünni kürtlerin bir arada hukuk oluşturacak bir alt yapıları gelenekleri yok. MHP tabanının korkusu tamamen şişirme korkudur. Bu ülkeyi 100 yıla yakın ittihatçıların yaptığı bölmediyse hiç bir şey bölmez. Ama ittihatçılar öyle yalnış politikalar izlediler ki bir 3. Dünya savaşı çıksa bu yaptıkları yalnışların faturası Türkiye’ye çok pahalıya çıkar. Umalım ki iç barışı sağlamadan demokrasiyi getirmeden 3. dünya savaşı çıkmasın. Kürtçe seçmeli ders olsa ne olacak Bunu vermekte almakta sizin insiyatifinizde ayrıca bunun kötü sonucu ne olabilir ki. Kürtçe seçmeli ders alan biri ile kürtçe seçmeli ders almıyan biri arasında ki tek fark kürt kimliğin saygınlığı verilmiş olacak o kadar başka hiç bir tehlikesi yoktur. Bir şeye yasak getirdiniz mi o tatlanır. Kürtçe kurslar için gazete televizyon içinde aynı yaygara kopmuştu ne oldu. Hiç bir şey. MHP li kardeşlerimizden Kürt kardeşlerimize kardeş gibi saygı duymalarını bekliyoruz. Özellikle Devlet Bahçeliden bu toplumsal barış için çok büyük önemli görevler düşüyor. Bir çok konuda çok basiretli, cesur tavır ortaya koydu umarım bunda da koyar. Devletin Devlet bahçeli ve MHP’li kardeşlerin cesur vakur kardeşliğine şu an ihtiyaç var yarın çok geç olabilir. Lütfen bizim geleceğimizi mahvettiniz bari bizden sonrakiler adam gibi onurlu huzurlu bir ülkede yaşasın. Çocuklarınıza ve çocuklara bunu çok görmeyin. Kan daha çok kan isteyerek delikanlılık yüreklilik olmaz. En büyük güç cesaret kızgınlık ve öfke anında doğru olan kararı verebilmektir. Umarım doğru kararı verirsiniz.
Yazan:cemal yaşar Tarih: May 22, 2009 | Reply
Ne kadar daha…
Vurup yumruğumu, göğsümü parçalamak istiyorum, yüreğimi içinden koparıp almak için. Artık dayanacak durumda değil bu yürekler çünkü. Bu acıya yürek mi dayanır. Allah’ım sabır ver! Yine bayraklara sarılı tabutlar sıra sıra yol alıyor sonsuz yolculuğa doğru, arkalarında canlar cananlar bırakarak. Gözü yaşlı anneler, eşler , bebeler! Daha nereye kadar? Ne kadar tabut daha? Kaya diplerinde daha ne kadar ceset,yırtık şalvarlı.Yankılanıyor ağıtlar yine kayaları çatlatırcasına.
Ciğerlerim patlarcasına haykırmak istiyorum! Kime?
Artık yeter diye size mi haykırmalıyım şık kravatlı, tabutları yolcu eden beyler! Yoksa size mi tabutlara selam çakan bol yıldızlı baş ağalar? Önce, demir parmaklıklar ardından sırıtan maşa sana mı yoksa! Ya da size mi millet çatısını maskeli balo salonu sanan suç ortakları! Mutlu musunuz şimdi? Benim ciğerlerim yanıyor! Sizler ne durumdasınız?
Kimi şehit, kimi ölmüş, etkisiz hale gelmiş/getirilmiş kimi de!
Değişmeyen tek gerçek; kimimizin kardeşi, babası, eşi, kimimizin dostu, komşusu olması bu cansız bedenlerin. Değişmeyen tek gerçek cansız bedenlerin düzlerden, yamaçlardan toplanması. Daha ne kadar? Nereye kadar?
Ne önemi var kimin kimin canını aldığı, canları alan Yaratan değilse!
Soralım başta Bahçeli olmak üzere, ‘vatan haini’ yaftasına kolayca vurabilenlere; Daha ne kadar ceset görmek istiyorlar çözümlerini
paylaşmak için bu Ülke insanıyla. Önerileri var mı akan kanı durdurmak için?.
Yazan:ali duman Tarih: May 22, 2009 | Reply
Binlerce yıllık insanlık tarihinde değişmeyen nadir şeydir;
KİMİNLE SAVAŞIYORSAN, ONUNLA BARIŞIRSIN.
Türkiye 30 yıldır kiminle savaşıyor, barışı ABD veya başka bir yerde aramak Türkiye’yi gülünç duruma düşürmekten başka bir işe yaramaz. İngiltere IRA, İspanya BASK, İtalya ETA sorunlarını için çözümü ülke dışında aramadılar, bir şekilde karşı tarafla ama açık, ama gizli görüşmeler/antlaşmalar ile çözdüler, büyük devlet olmanın gereğini yaptılar.
50 Yıl önce kürt sorununa dikkat çekmek için DOĞU MİTİNGLERİ düzenleyen, genel kurullarını DİYARBAKIR’da yapan, ana dilde eğitim hakkı, anayasal ve eşit vatandaşlık hakkı gibi hakların verilmesini parti programına koyan Türkiye İşçi Partisini kapatmak yerine, bu sorunlara gereken önem verilseydi, bu anlamsız kirli savaş olmayacak, 1 trilyon dolar savaş rantcılarına gitmeyecekti. Demek ki çözüm; TİP’i kapatmak değil, kapatmamakmış, sorunları örtbaş etmek değil, tartışmakmış.
Osmanlı İmparatorluğu; esasen ordunun siyasallaşmandan dolayı çökmüştür. İçinde yaşamakta olduğumuz Türkiye’de ise sadece ordu değil, yargı’da, bilim yuvaları olan Üniversitelerde gırtlağına kadar siyasete bulaşmıştır. 1900 küsur davanın 1670 adedi AİHM’ce hatalı bulunmuş olan Türk yargısı, dönüp kendine bakmak yerine Ergenekon’a örtülü destek verme demeçleri yayımlamakta, hükümeti nasıl zor duruma sokarız siyaseti yürütmektedir.
Bugünün en önemli mücadelesi ordu’yu, yargıyı, üniversiteleri asli görevlerini yapacak noktaya taşımak, siyaset dışına, olması gereken yere getirmek olmalıdır, zira “bozuk düzende sağlam dişli olmaz” ve bozuk düzen ise ayakta kalmaz.
MHP ve CHP gibi ortak paydası ULUSALCILIK olan zihniyet, kürt sorunu gibi kronikleşmiş sorunlardan beslendikleri için bu sorunun çözülmesini istemeyeceklerdir, tarihinde bir kez iktidar ortağı olmuş olan MHP, bu güce “şehit kanı” üzerinden yürüttüğü siyaset sonucu ulaşmıştır.
Kardeş kavgasına çanak tutmaktan daha aşağılık bir siyaset tarzı olamaz, bu ülke için yapılmış en büyük ihanet bu sorunun çözümüne engel olmaktır.
Sorunun çözümü için atılacak her adımı desteklemek insanlık görevidir.
Karanlığı özleyen yarasalara inat şimdi haykırmanın tam zamanıdır;
Yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşliği, yaşasın Türkiye’nin aydınlık geleceği.
Yazan:Onur Cobanoglu Tarih: May 23, 2009 | Reply
Sayin Bayraktar,
Dindarlarin haklarinda (burada dindar ile Sunni kesimden dindarlari kastettiginizi dusunuyorum) ne gibi gelismeler olmasini talep ediyorsunuz?
Benim de bu konuda fikirlerim var ama, neticede sikayet sahibinin listesidir esas alinacak olan. Onun icin bu soruyu, cevabin kayitlara gecmesi acisindan soruyorum.
Yazan:cemile bayraktar Tarih: May 23, 2009 | Reply
Onur bey,
bu dindarları müslüman sünni diye ayırt etmedim.Alevi dindarlar olarak Alevilerin çözümsüzlüğü,misal Diyanet yaklaşımı sorunu olabilir.Yahudi,Hristiyan dindarlar için misal kilise,sinagog açılması olabilir.Antisemitik yaklaşımlar olabilir.Bunların sorun olması çözüm bulunması açısından dinini yaşamak isteyen her bireye,kendini baskı altında gören her din için kendileri ne tür özgürlük istiyorsa o özgürlüklerin verilmesi taraftarıyım.Aynen kendime olmasını istediğim gibi.
Ben İslam dindarıyım.Aynı şeyleri söylemekten haya eder oldum.Öncelikle toplum içindeki psikoljik baskının,3. sınıf insan muamelesinin son bulması,sonra kamusal alan başörtüsü yasağının ortadan kaldırılması,meslek liseleri kat sayı haksızlığının son bulması,İslam’ın baskıcı,yasakçı,zorba,şiddet yanlısı görüntüsünden temizlenmesi -zira asla ve asla öyle bir din değil- vs. gibi konuları kapsıyor.Burada sorun adına tek başına çözüm için ‘yasakçıları’ görmüyorum.Aynı görev İslam dindarlarına da düşüyor.Dini olumsuz anlam taşıyan her gelenekten kurtarmak,uydurma rivayetlerden sıyrılmak,dialoğa önem vermek,ötekileştirmeye karşı olup ötekileştirmenin alasını yapmamak gibi konularda İslam dindarlarının yapması gereken başlıca iyileştirmeler.
Mesela Türkan Saylan’ın ölümünden sonra Vakit gibi bir başlık atmak yerine üst paragrafın son cümlelerinde önem verdiğim unsurlar için ‘Şimdi Ölümü Dilemek Olur Mu?’başlıklı bir yazı yazdım,sonuç alamayacağımı bilsem bile yazdım,içimden gelmese dahi yazdım,bir çok İslam dindarı arkadaşımdan tepki almak pahasına yazdım.Bu yaptığım riya yada simüle değil,sadece ‘iyileştirmeler’ içinde kendi adıma yapıcı adımlar.Siz de takdir edersiniz ki muhatablar arası sorun varsa çözüm tek tarafın sağlayacağı bir gelişme değil.Mesela o yazı ile ilgili bana ÇYDD’nin kurucularından Aysel Ekşi hanım talep ettiğim şeyler doğrultusunda bir görüşme yapabiliriz diye bir mail atmış.İçeriği ve sonucu ne olur bilemiyorum ama atması güzel,şimdilik.
Analatabildim mi?
Yazan:Serbilind@msn.com Tarih: May 23, 2009 | Reply
Öncelikle MHP cilerin Kürtlere karsi bu kadar Nefret yok etme duygusunu tasimalari Yazili ve Görsel medyada acik acik kürt yoktur demeleri asilda bir kürt olarak hosuma gidiyor.
Cunku farkina varmadan Kürtlüge kürtlük asiliyorlar..
O programlari yazilari okuyan Kürt daha da Kürt meselesiyle ilginiyor.
Bir korucu bile kendisini Sorgulamasina bile yol aciyor.
MHP ve Ülkücüler Farkina varmadan Kürtlere destek verdiklerinin farkinda degiler.
Bahceliyi dinleyince.. Daha da Kürt Sorunun Ve kürt partilerine yakin olma ihtiyaci duyuyorum..
En cahil kürt bile bu sahede kimin düsman kimin dost oldugunu anliyor..
Ateslemeye devam MHP ciler..
Ilkez Kürtler adina is yapiyorsunuz onuda basarili oldu…
Her kürt MHP ve Ülkücüleri okumasini temeli ederim.
Yazan:faruk alperen Tarih: May 24, 2009 | Reply
ülkücüyüm mhp den başka bir partiyede kolay kolay oy vermem milliyetçi liberel bir görüşe sahibim dile, dine,kültüre karışmayacaksın sorunu devlet yarattı devlet çözecek diyarbakır cezaevinde yapılanlar insanlık dışıdır 12 eylül denen amereika tarafından yapılmış darbe bu ülkeye çok büyük zararlar vermiştir sen ozan arifi,şiwan perveri, kaçırtsan insanların dilini, kültürünü yasaklarsan , devlet 80 öncesi siverekte aşiretlerle pkk çatışırken kenara çekilip seyrettive daha onlarca hataları var isteyen şivan perver dinlesin isteyen rençber azizi dinlesin karışmayacaksın sen diyarbakırda kürt enstitüsünü açarsan dili geliştirirsen fransa karışamaz,bingölde zaza enstitüsünü açarsan almanya karışamaz.hazır hasat zamanıyken iyi şeyler olmalı.
Yazan:necip Tarih: May 1, 2010 | Reply
12 eylül 1980 den evvel bu ülkede ülkücü devlet yanlısı politika izledigini düşünen Kanımız aksada zafer islamın,tek yol islam, kominizme set milliyetçi hareket sloganları atan millici muhafazakar maneviyatçı sagcı kominizm karşıtı mhp li gençlerle,devrimci solcu rus yanlısı leninci,çin yanlısı mao cu, tek yol devrim sloganları atan chp li gençler vardı.yıllarca birbirleriyle çatıştılar yada şimdilerde anlıyoruz ki çatıştırıldılar 12 eylül sonrasında sanıyorum kurucu kadrosu yönetim kadrosu ateist kişilerden ve ermenilerden oluşan pkk terör örgütünün çıkış tarihi 1984 yanılmıyorsam bu tarihten sonra terör olayları arttıkça şehit cenazeleri geldikçe mhp li gençler cenaze törenlerinde topluca şehitler ölmez vatan bölünmez,ya Allah bismillah Allahu ekber sloganları atarak pkk törör örgütünü haklı olarak lanetlemişlerdir,protesto etmişlerdir.ama zamanla neredeyse tüm kürt vatandaşlar potansiyel pkk lı gibi görülmeye başlanmıştır ki bu çok tehlikeli bir şeydir eger bu ülkede tüm kürt vatandaşları pkk lı imiş gibi görmek yada göstermek kürt vatandaşları ötekileştirir ve terör örgütü pkk nın bu işine yarar.çılgın türkler pohpohlamalarından sonra hükümetin kürt açılımı bahane edilerek güya açılımı protesto etmek için samsunda ve kayseride atılan yunruklara dikkat ediniz yumrugu yiyenlere dikkat ediniz biri ahmet türk dtp nin en ılımlı güvercin isimlerinin başında gelen biri yumruk yanında bulunan şahin kanattan sırrı sakık a atılmıyor ahmet türk e atılıyor.kayseri şehit cenazesinde bulunan açılımınım sorumlusu içişleri bakanı varken enerji bakanına yumruk atılıyor acaba neden bu yumruk açılım milliyetçilik paravanı gerisinden enerji bakanına atıldı diye düşündük mü?acaba bu yumrugun gerisinde açılım bahanesi degilde nabucco ülkemizi dünya enerji sektöründe küresel enerji oyununda türkiyemizi en kritik aktörlerden biri yapan bu ülkemizin gelecegi için çok mühim antlaşmaya imza atan enerji bakanı sayın taner yıldız a atılmıştır bu yumruk