<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Tarkovsky&#8217;de Sanat ve İnsan Ruhu yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 24 May 2012 04:53:38 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Elif Sevinçgül tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/#comment-37819</link>
		<dc:creator>Elif Sevinçgül</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 00:07:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4427#comment-37819</guid>
		<description>Teşekkürler. Daha önce defalarca okumama rağmen yine okudum Tarkovski'ye ait bu sözleri. Tarkovski sanatı öylesine derinden kavramış ki, hayran kalmamak elde değil.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Teşekkürler. Daha önce defalarca okumama rağmen yine okudum Tarkovski&#8217;ye ait bu sözleri. Tarkovski sanatı öylesine derinden kavramış ki, hayran kalmamak elde değil.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ayıp sanat olur mu? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/#comment-36472</link>
		<dc:creator>Ayıp sanat olur mu? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2009 09:37:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4427#comment-36472</guid>
		<description>[...] Tarkovsky’de Sanat ve İnsan Ruhu  [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Tarkovsky’de Sanat ve İnsan Ruhu  [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>başar olgun tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/#comment-30561</link>
		<dc:creator>başar olgun</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2009 19:54:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4427#comment-30561</guid>
		<description>Ruhsuz sanat, kendi trajedisini içinde taşır. Kendi çağının ruhsuzluğu, bilgisi bile sanatçıdan belirli bir tinsellik talep eder; çünkü gerçek sanatçı, her zaman ölümsüzlüğün hizmetindedir. Bu, dünyayı ve üzerinde yaşayan insanları ölümsüz kılmayı amaçlar. Bunu yapmaz, mutlak gerçeğin peşine düşmez, nihai amaç yerine değersizliği tercih ederse yanmasıyla sönmesi bir olan bir böcek gibi yitip gider" diyor üstat Tarkovski "Mühürlenmiş Zaman"ında. Yazıyı okuyunca bunu paylaşmak istedim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ruhsuz sanat, kendi trajedisini içinde taşır. Kendi çağının ruhsuzluğu, bilgisi bile sanatçıdan belirli bir tinsellik talep eder; çünkü gerçek sanatçı, her zaman ölümsüzlüğün hizmetindedir. Bu, dünyayı ve üzerinde yaşayan insanları ölümsüz kılmayı amaçlar. Bunu yapmaz, mutlak gerçeğin peşine düşmez, nihai amaç yerine değersizliği tercih ederse yanmasıyla sönmesi bir olan bir böcek gibi yitip gider&#8221; diyor üstat Tarkovski &#8220;Mühürlenmiş Zaman&#8221;ında. Yazıyı okuyunca bunu paylaşmak istedim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/#comment-30497</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 20:14:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4427#comment-30497</guid>
		<description>"Bu anlamda dinden de bağımsız değildir sanat.Kopmaz bir bağ ve ilişkiyle bağlıdır.Ama her zaman değişkendir bu ilişki;kardeş de olabilir,sevgili de,düşman da."

çok güzel bir paragraf olmuş. üzerine çokça düşünülmeli bence. teşekkürler aziz bey.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Bu anlamda dinden de bağımsız değildir sanat.Kopmaz bir bağ ve ilişkiyle bağlıdır.Ama her zaman değişkendir bu ilişki;kardeş de olabilir,sevgili de,düşman da.&#8221;</p>
<p>çok güzel bir paragraf olmuş. üzerine çokça düşünülmeli bence. teşekkürler aziz bey.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/#comment-30485</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 18:11:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4427#comment-30485</guid>
		<description>Sanat,aslında insanın kendini gerçekleştirmesinin sadece bir yoludur.Zira sanat,bazan bir arayış,kendisini bulma,yeniden üretme ve yaşam ve hakikatı yeniden keşfetme çabasıdır...Bazen de bir tatmin aracına dönüşür;insan denen varlığın çelişki dolu karmaşık dünyasına tutulmuş bir ayna gibidir.Bu aynada olmak istediği süreti arar,mutluğun izlerini sürer.Dolayısıyla bu serüveni oluşturan hiçbir olgudan bağımsız gelişmez.Bu anlamda dinden de bağımsız değildir sanat.Kopmaz bir bağ ve ilişkiyle bağlıdır.Ama her zaman değişkendir bu ilişki;kardeş de olabilir,sevgili de,düşman da.
Asıl mesele bu ilişkinin nasıl geliştiğiyle ilgili değildir.Mesele,insanın bu serüvende nereye savrulduğuyla alakalıdır.İnsana dair olandan tamemen bir kopuş yaşanmamışsa zaten bir sorun yoktur;her şey kendi mecrasında akmaya devam edecektir.Ancak,kendi ürettiklerine esir olup bir makineye dönüştüğünde bütün bağlar kompmaya başlar ve yabancılaşma dediğimiz durum hasıl olur.
Sanırım çağımızda yaşadığımız temel paradoks budur.Maddi mükemelliğin(!)peşinde koştuturken kendi gerçeğimizden hızla uzaklaşarak denetimi kendi eserimiz olan nesnelere bırakıyoruz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sanat,aslında insanın kendini gerçekleştirmesinin sadece bir yoludur.Zira sanat,bazan bir arayış,kendisini bulma,yeniden üretme ve yaşam ve hakikatı yeniden keşfetme çabasıdır&#8230;Bazen de bir tatmin aracına dönüşür;insan denen varlığın çelişki dolu karmaşık dünyasına tutulmuş bir ayna gibidir.Bu aynada olmak istediği süreti arar,mutluğun izlerini sürer.Dolayısıyla bu serüveni oluşturan hiçbir olgudan bağımsız gelişmez.Bu anlamda dinden de bağımsız değildir sanat.Kopmaz bir bağ ve ilişkiyle bağlıdır.Ama her zaman değişkendir bu ilişki;kardeş de olabilir,sevgili de,düşman da.<br />
Asıl mesele bu ilişkinin nasıl geliştiğiyle ilgili değildir.Mesele,insanın bu serüvende nereye savrulduğuyla alakalıdır.İnsana dair olandan tamemen bir kopuş yaşanmamışsa zaten bir sorun yoktur;her şey kendi mecrasında akmaya devam edecektir.Ancak,kendi ürettiklerine esir olup bir makineye dönüştüğünde bütün bağlar kompmaya başlar ve yabancılaşma dediğimiz durum hasıl olur.<br />
Sanırım çağımızda yaşadığımız temel paradoks budur.Maddi mükemelliğin(!)peşinde koştuturken kendi gerçeğimizden hızla uzaklaşarak denetimi kendi eserimiz olan nesnelere bırakıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/#comment-30402</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 15:15:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4427#comment-30402</guid>
		<description>:))şöyle açayım...kardeşlik her ikisinin de aynı kaynaktan gelip aynı kaynağa dönmenin yolları olmasındandır. dindar olmayan bir insan dahi sanatta dine dair birşeyler bulur. aklıma ünlü deneysel film yönetmeni stan brakhage'ın tarkovsky'nin nostalghia filmini izledikten sonra söyledikleri geliyor. brakhage nostalghia için "ben dindar değilim; ama nostalghia izlerken bana adeta bir dini deneyim yaşıyorum hissiyatı verdi" gibilerinden birşey söylemişti. kardeşlik bu anlamda bir kardeşliktir tabii. ama akrabalığın diğer türlerine de eyvallah:))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>:))şöyle açayım&#8230;kardeşlik her ikisinin de aynı kaynaktan gelip aynı kaynağa dönmenin yolları olmasındandır. dindar olmayan bir insan dahi sanatta dine dair birşeyler bulur. aklıma ünlü deneysel film yönetmeni stan brakhage&#8217;ın tarkovsky&#8217;nin nostalghia filmini izledikten sonra söyledikleri geliyor. brakhage nostalghia için &#8220;ben dindar değilim; ama nostalghia izlerken bana adeta bir dini deneyim yaşıyorum hissiyatı verdi&#8221; gibilerinden birşey söylemişti. kardeşlik bu anlamda bir kardeşliktir tabii. ama akrabalığın diğer türlerine de eyvallah:))</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/#comment-30400</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 14:31:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4427#comment-30400</guid>
		<description>Sanatla din kardeş midir? Sanmam. 
Sanat doğurganlığıyla kadındır da din doğurgan olan kadını kalbinin altından ortaya çıkartan erkektir. Sanat dinin eksik kalan boşluğunu doldurur. Onu bütünler, birleştirir.
Ama kardeş midir bunlar ya da evli, hayır, sevgilidir sanatla din. Kimi kıskanç, kimi kuralcı, kimi inatçı...ama bence kardeş değildir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sanatla din kardeş midir? Sanmam.<br />
Sanat doğurganlığıyla kadındır da din doğurgan olan kadını kalbinin altından ortaya çıkartan erkektir. Sanat dinin eksik kalan boşluğunu doldurur. Onu bütünler, birleştirir.<br />
Ama kardeş midir bunlar ya da evli, hayır, sevgilidir sanatla din. Kimi kıskanç, kimi kuralcı, kimi inatçı&#8230;ama bence kardeş değildir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/#comment-30371</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 09:47:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4427#comment-30371</guid>
		<description>çok güzel anlatmışsınız suzan hanım. evet sanat insanın eksikliğini tamamlama arzusunun, yani tarkovsky'nin dediği gibi ideale duyulan özlemin bir dışavurumu. eksiksiz bir sanat eseri olmamıştır ve olamaz kesinlikle haklısınız. zaten sanat sizin dediğiniz gibi eksik olanın eksiksiz olana ulaşma isteğidir. bu yüzden de özlem hanım'ın izzetbegoviç'ten yaptığı alıntıda söylendiği gibi sanatla din kardeştirler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çok güzel anlatmışsınız suzan hanım. evet sanat insanın eksikliğini tamamlama arzusunun, yani tarkovsky&#8217;nin dediği gibi ideale duyulan özlemin bir dışavurumu. eksiksiz bir sanat eseri olmamıştır ve olamaz kesinlikle haklısınız. zaten sanat sizin dediğiniz gibi eksik olanın eksiksiz olana ulaşma isteğidir. bu yüzden de özlem hanım&#8217;ın izzetbegoviç&#8217;ten yaptığı alıntıda söylendiği gibi sanatla din kardeştirler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/#comment-30340</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 23:30:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4427#comment-30340</guid>
		<description>insan yarım doğar ve içindeki bu tamamlanamamışlık hissini bir türlü tamlayamaz, tamamlayamaz. madde tamlamaya yardım etmez aksine tamlıyormuş gibi görünürken uyuşturur ve eksikliğin büyüklüğünü arttırır ta ki fark edene değin. 
Sanat insanın eksiklik duygusunu dile getirir, olma halidir, eksikliği tamlama çabasıdır. eksiklik ortaya çıkarıldıkça/eser görünür olduğunda tama yakın olduğunu hissettirir insana.
Sanat yaratma ve yıkma eylemidir evet aşk gibidir yaratma ve yıkma işlemidir biteviye. Aslında bir hayal dünya inşa etmektir, eksikliğin ne olduğu düşünülüyorsa bu dünyada, yaratılan hayal dünyada eksiklik sergilenir, kimi tamlanarak kimi de bilinçli tamlanmayarak. 
Sanat bir gösterme halidir, kendini sergileme, kendinde ne varsa, onu ifşa etme, bazen kendinde olmayanı taklit etme. Her sergilemeye mutlaka taklit karışır, çünkü insan her şey olamaz,her şey olmaya çalıştığında hiçbir şeydir çünkü, Tanrı değildir çünkü.
Bu yüzden her sanat eseri biraz eksik'tir ve en başarılı olanlar bu eksikliğin en iyi ifade edildiği sanat eserleridir. Ve şu gerçek ki, mükemmel sanat eseri yoktur ve hiçbir zaman da olamayacaktır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>insan yarım doğar ve içindeki bu tamamlanamamışlık hissini bir türlü tamlayamaz, tamamlayamaz. madde tamlamaya yardım etmez aksine tamlıyormuş gibi görünürken uyuşturur ve eksikliğin büyüklüğünü arttırır ta ki fark edene değin.<br />
Sanat insanın eksiklik duygusunu dile getirir, olma halidir, eksikliği tamlama çabasıdır. eksiklik ortaya çıkarıldıkça/eser görünür olduğunda tama yakın olduğunu hissettirir insana.<br />
Sanat yaratma ve yıkma eylemidir evet aşk gibidir yaratma ve yıkma işlemidir biteviye. Aslında bir hayal dünya inşa etmektir, eksikliğin ne olduğu düşünülüyorsa bu dünyada, yaratılan hayal dünyada eksiklik sergilenir, kimi tamlanarak kimi de bilinçli tamlanmayarak.<br />
Sanat bir gösterme halidir, kendini sergileme, kendinde ne varsa, onu ifşa etme, bazen kendinde olmayanı taklit etme. Her sergilemeye mutlaka taklit karışır, çünkü insan her şey olamaz,her şey olmaya çalıştığında hiçbir şeydir çünkü, Tanrı değildir çünkü.<br />
Bu yüzden her sanat eseri biraz eksik&#8217;tir ve en başarılı olanlar bu eksikliğin en iyi ifade edildiği sanat eserleridir. Ve şu gerçek ki, mükemmel sanat eseri yoktur ve hiçbir zaman da olamayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

