<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Uluslaştırmak kültüre zararlıdır! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 24 May 2012 04:25:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Mustafa Akbas tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-29311</link>
		<dc:creator>Mustafa Akbas</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 17:07:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-29311</guid>
		<description>Merhaba *Hyper_Turk*,
Atatürk ümmetligi yapmaya kesinlikli bir niyetim yok. Sözde tepeden devrimci Harbiyeli Mustafa Kemal kendini Türklerin Babasi olmayi idaa etmesi kabul edilemez.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba *Hyper_Turk*,<br />
Atatürk ümmetligi yapmaya kesinlikli bir niyetim yok. Sözde tepeden devrimci Harbiyeli Mustafa Kemal kendini Türklerin Babasi olmayi idaa etmesi kabul edilemez.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hyper_Turk tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-29293</link>
		<dc:creator>Hyper_Turk</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 12:23:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-29293</guid>
		<description>Ulus olmayan olamayan devletlerin halinden bahsetsenize birazda .... görelim bakalım oradaki insanlar nasıl mutlu!!!müreffeh!!! yaşıyorlar. mesela iran olmasın mesela malezya olmasın..
   Ulus olmayalım biz ümmet olalım mı demek istiyorsun aklımızı kullanmamıza gerek yok nasılsa bizim için birileri binlerce yıl önce düşünmüş bizde onlara uyalım yetermi diyorsun...
   Demek kültürümüz ulus olmayınca zarar görmüyor yani senin vurgulamaya çalıştığın hani şu dili(türklerin dili hiçbir zaman değişmemiştir) değişmeden önceki arap kültürü olmasın sakın bu...
   Hiç bir devrim sebepsiz yapılmaz özellikle verdiğin örneklerde toplumları hangi olayların bu noktalara ittiğine dair fikrin bile yoktur sanırım.. 
   Sana göre Fransız devrimi de kötü peki o dönemdeki engizisyon mahkemeleri ve Kralların halkına yaptığı zulümler neden olmasın sakın bu devrime...
   Hiç kimse merak etmesin Türk Gençliği Atatürkü bıraktığı emanetleri unutmadı ve unutmayacak bunu herkes böyle bilsin...
   Atatürk devrimleri vatan millet sakarya edebiyatı değildir..
   Bu devrimler akılcılığın ışığında tam bağımsız bir Türkiyenin, bulunduğu çok özel coğrafyada  lider, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olmasını sağlamıştır. Yoksa diğer ümmetçi devletlerden hiçbir farkımız kalmazdı...
   Sizlerde fıkrada dediği gibi, bindiği dalı kesen adamdan farksızsınız maalesef Allah hepinize akıl vermiş kullanın biraz be kardeşim...
   Türkiyedeki şu son zamanlarda moda olan darbe hikayesinede değinmeden geçemeyeceğim..
O kadar darbe yapmaya meraklı olacaksınki iktidarı eline geçirdikten kısa bir süre sonra tekrar yönetimi başkalarına bırakacaksın bumu darbecilik güldürmeyin beni...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ulus olmayan olamayan devletlerin halinden bahsetsenize birazda &#8230;. görelim bakalım oradaki insanlar nasıl mutlu!!!müreffeh!!! yaşıyorlar. mesela iran olmasın mesela malezya olmasın..<br />
   Ulus olmayalım biz ümmet olalım mı demek istiyorsun aklımızı kullanmamıza gerek yok nasılsa bizim için birileri binlerce yıl önce düşünmüş bizde onlara uyalım yetermi diyorsun&#8230;<br />
   Demek kültürümüz ulus olmayınca zarar görmüyor yani senin vurgulamaya çalıştığın hani şu dili(türklerin dili hiçbir zaman değişmemiştir) değişmeden önceki arap kültürü olmasın sakın bu&#8230;<br />
   Hiç bir devrim sebepsiz yapılmaz özellikle verdiğin örneklerde toplumları hangi olayların bu noktalara ittiğine dair fikrin bile yoktur sanırım..<br />
   Sana göre Fransız devrimi de kötü peki o dönemdeki engizisyon mahkemeleri ve Kralların halkına yaptığı zulümler neden olmasın sakın bu devrime&#8230;<br />
   Hiç kimse merak etmesin Türk Gençliği Atatürkü bıraktığı emanetleri unutmadı ve unutmayacak bunu herkes böyle bilsin&#8230;<br />
   Atatürk devrimleri vatan millet sakarya edebiyatı değildir..<br />
   Bu devrimler akılcılığın ışığında tam bağımsız bir Türkiyenin, bulunduğu çok özel coğrafyada  lider, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olmasını sağlamıştır. Yoksa diğer ümmetçi devletlerden hiçbir farkımız kalmazdı&#8230;<br />
   Sizlerde fıkrada dediği gibi, bindiği dalı kesen adamdan farksızsınız maalesef Allah hepinize akıl vermiş kullanın biraz be kardeşim&#8230;<br />
   Türkiyedeki şu son zamanlarda moda olan darbe hikayesinede değinmeden geçemeyeceğim..<br />
O kadar darbe yapmaya meraklı olacaksınki iktidarı eline geçirdikten kısa bir süre sonra tekrar yönetimi başkalarına bırakacaksın bumu darbecilik güldürmeyin beni&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa Akbas tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-29172</link>
		<dc:creator>Mustafa Akbas</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 13:06:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-29172</guid>
		<description>Fransiz veya Rus devrimleri halk tarafindan yapilmiştir. Türkiyede devrim yapmak halkina zahmet olmasin deye Ulu Önderimiz yapivermiş.Anlamada zorluk çektigimiz nutuklar ve ne ifade ettiklerini bilmedigimiz heykellerini bize birakmiş.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fransiz veya Rus devrimleri halk tarafindan yapilmiştir. Türkiyede devrim yapmak halkina zahmet olmasin deye Ulu Önderimiz yapivermiş.Anlamada zorluk çektigimiz nutuklar ve ne ifade ettiklerini bilmedigimiz heykellerini bize birakmiş.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>mer'A-KIL tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-29012</link>
		<dc:creator>mer'A-KIL</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 17:34:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-29012</guid>
		<description>SnowQueen,
Pek çok din ve etnik kimliğe sahip insanın (Sümer ‘den,Bizans’tan,Araplar’dan  …vs.den de etkilenmiş yoksa nereden bileceklerdi …diyerek pek çok örnek sıralayabileceğiniz)  harmanlamış olduğu kültür yumağının orta yerine yerleşerek kültür politikalarını yönlendiren iktidar gücünü de eline aldıktan sonra damarlardaki asil ve asil olmayan kanların muhteviyatlarına ilişkin bir de bilimsel içerikli tarifler verirse ne olur?

Örn: İçeriği önceden belirlenmiş bir sınıfa ait yeni bir tasarım/marka/proje/? ortaya çıkardıysanız yada iddianız buysa, o ürünü pek çok gerekçeyle  “korumak(!)” için Türk Patent Ens. onaylatmak zorunda(mı)sınız! Neden?

Bu sorunun cevabını biri şu şekilde vermiş;&lt;a href="http://www.uludagsozluk.com/k/muhtac-oldugun-kudret-damarlarindaki-asil-kanda-mevcuttur/" rel="nofollow"&gt;bu her geçen gün değeri artan değerli söz türk gençliği'ne gerçekten aşılandığı zaman bazı kanı bozukların sonu olacaktır.&lt;/a&gt; 

Kanı bozuklar yada cümlede yer aldığı ifadeyle “asil” olmayan kanlar nasıl “aşılanabilir” de “bozukluklar”ı sona erdirilir?Bir yerlerden başlatılan tarih bilgisi ile dayatılan ideolojinin benimsediği kültür anlayışınının bu sona erdirmede fikrinde ne derece etksi vardır?

&lt;blockquote&gt;Ama eğer resmi tarihi, “Ortaasya’nın bağrından gelen Türkler” den başka, bugün olduğu gibi “fetihçi Sultanlar”dan başlatırsanız, başka bir “hastalıklı”forma dönüşürsünüz.&lt;/blockquote&gt;

Hastalıklı forma bir yerlerden başlatma arzusu taşıyanlar nedeniyle hep beraber dönüştük zaten.Bazılarımızın bu dönüşümün farkında bazılarımız ise halen daha kolunu bacağını oynatıp bedenine dokunarak onu keşfedemediği yada kapının kilidini açıp karşısındaki insanın hayretine yansıyan görüntüsüyle karşılaşamadığı için bunun farkında değil.

&lt;blockquote&gt;Yeni-osmanlıcılığın da böyle bir hastalıklı bir form olduğunu düşünüyorum.&lt;/blockquote&gt;

Elbette bildiklerimize inanır ve onların elverdiği ölçüde düşünürüz.Ben bu formun da bir parçası olarak yer aldığı büyük resmi görmek için düşünmeyi tercih ediyorum.

&lt;blockquote&gt;Cumhuriyet döneminin diğer kara lekesi ise hiç kuşkusuz bu toprakların yerlisi olan azınlıklara yapılanlar.&lt;/blockquote&gt;

Evet, peki bu kara leke kendiliğinden mi oluştu?
Bir dönemin üzerini çizmiyor aksine bir yaklaşımın altını çizerek biraz daha görünür kılmaya çalışıyorum. Böylelikle “yerel kültürden” ne anlaşıldığını sizinle beraber tespit edebiliriz belki!
 
&lt;blockquote&gt;Ama bu dönemde kurulan Hititoloji, Sümeroloji gibi bölümlerin üzerini böyle çizemezsiniz.&lt;/blockquote&gt;

Dediğiniz gibi “o dönemde” kurulmasının nedenlerini anlamaya çalışıyorum.(cumhuriyet döneminin ideolojisinin etkilediği insanların kültür üzerine düşen gölgelerini-kara leke denilebilir mi!- de elbette)Yakın tarihi Osmanlı dönemine ait kültür izlerini ve onu var eden araçları yok etmeye,bilinemez yada görünmez kılmaya çalışan o dönem insanları neden çok daha uzak bir geçmişi bu bölümleri kurarak görünür kılmak/göstermek istediler?

&lt;blockquote&gt;Kültürü tahrip eden “hastalıklı genler” her dönem farklı şekilde ortaya çıkıyor. Türk ırkı oluyor, Türk-İslam sentezi hatta “Ilımlı İslam” olabiliyor.&lt;/blockquote&gt;

Dediğiniz gibi “ortaya çıkabilmesi” için bazı kuluçka dönemlerinin olması gerekir.
Sizin sentez dedikleriniz ise damarlara zerk edilmiş bir “soy bulma/soya dayanma” hastalığının var olduğunun işaretleri.Büyük resim maalesef bu gibi görünüyor.

&lt;blockquote&gt;Kapitalizmle de birleşince başka bir tahribat biçimi ortaya çıkıyor.&lt;/blockquote&gt;

Dediğiniz gibi dünya değişiyor.(bu değişim de mi bir tahribat!)1930 larda esen Kemalizm rüzgarını birileri halen daha estirerek dünyanın değişiminin aksi yönünde hareket edebilecekmiş gibi ayak diremeye devam ediyor.Kapitalizm de değişen dünyanın bir gerçeği değil mi? 

Yerli kültürümüzü deforme etmeden restore edebileceğimiz,değişen dünyanın benimsenmesi gereken vizyonu nedir sizce?

Tek değişmeyen gerçek olduğu gerekçesi ile "Başına “neo” ya da “yeni” gelen şeylerden hep bozulma beklemek gerekiyor galiba." diyerek Kemalizm'e ve onun dayattığı ideoloji doğrultusunda bir kültür algısına iman etmek olabilir mi?!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>SnowQueen,<br />
Pek çok din ve etnik kimliğe sahip insanın (Sümer ‘den,Bizans’tan,Araplar’dan  …vs.den de etkilenmiş yoksa nereden bileceklerdi …diyerek pek çok örnek sıralayabileceğiniz)  harmanlamış olduğu kültür yumağının orta yerine yerleşerek kültür politikalarını yönlendiren iktidar gücünü de eline aldıktan sonra damarlardaki asil ve asil olmayan kanların muhteviyatlarına ilişkin bir de bilimsel içerikli tarifler verirse ne olur?</p>
<p>Örn: İçeriği önceden belirlenmiş bir sınıfa ait yeni bir tasarım/marka/proje/? ortaya çıkardıysanız yada iddianız buysa, o ürünü pek çok gerekçeyle  “korumak(!)” için Türk Patent Ens. onaylatmak zorunda(mı)sınız! Neden?</p>
<p>Bu sorunun cevabını biri şu şekilde vermiş;<a href="http://www.uludagsozluk.com/k/muhtac-oldugun-kudret-damarlarindaki-asil-kanda-mevcuttur/" rel="nofollow">bu her geçen gün değeri artan değerli söz türk gençliği&#8217;ne gerçekten aşılandığı zaman bazı kanı bozukların sonu olacaktır.</a> </p>
<p>Kanı bozuklar yada cümlede yer aldığı ifadeyle “asil” olmayan kanlar nasıl “aşılanabilir” de “bozukluklar”ı sona erdirilir?Bir yerlerden başlatılan tarih bilgisi ile dayatılan ideolojinin benimsediği kültür anlayışınının bu sona erdirmede fikrinde ne derece etksi vardır?</p>
<blockquote><p>Ama eğer resmi tarihi, “Ortaasya’nın bağrından gelen Türkler” den başka, bugün olduğu gibi “fetihçi Sultanlar”dan başlatırsanız, başka bir “hastalıklı”forma dönüşürsünüz.</p></blockquote>
<p>Hastalıklı forma bir yerlerden başlatma arzusu taşıyanlar nedeniyle hep beraber dönüştük zaten.Bazılarımızın bu dönüşümün farkında bazılarımız ise halen daha kolunu bacağını oynatıp bedenine dokunarak onu keşfedemediği yada kapının kilidini açıp karşısındaki insanın hayretine yansıyan görüntüsüyle karşılaşamadığı için bunun farkında değil.</p>
<blockquote><p>Yeni-osmanlıcılığın da böyle bir hastalıklı bir form olduğunu düşünüyorum.</p></blockquote>
<p>Elbette bildiklerimize inanır ve onların elverdiği ölçüde düşünürüz.Ben bu formun da bir parçası olarak yer aldığı büyük resmi görmek için düşünmeyi tercih ediyorum.</p>
<blockquote><p>Cumhuriyet döneminin diğer kara lekesi ise hiç kuşkusuz bu toprakların yerlisi olan azınlıklara yapılanlar.</p></blockquote>
<p>Evet, peki bu kara leke kendiliğinden mi oluştu?<br />
Bir dönemin üzerini çizmiyor aksine bir yaklaşımın altını çizerek biraz daha görünür kılmaya çalışıyorum. Böylelikle “yerel kültürden” ne anlaşıldığını sizinle beraber tespit edebiliriz belki!</p>
<blockquote><p>Ama bu dönemde kurulan Hititoloji, Sümeroloji gibi bölümlerin üzerini böyle çizemezsiniz.</p></blockquote>
<p>Dediğiniz gibi “o dönemde” kurulmasının nedenlerini anlamaya çalışıyorum.(cumhuriyet döneminin ideolojisinin etkilediği insanların kültür üzerine düşen gölgelerini-kara leke denilebilir mi!- de elbette)Yakın tarihi Osmanlı dönemine ait kültür izlerini ve onu var eden araçları yok etmeye,bilinemez yada görünmez kılmaya çalışan o dönem insanları neden çok daha uzak bir geçmişi bu bölümleri kurarak görünür kılmak/göstermek istediler?</p>
<blockquote><p>Kültürü tahrip eden “hastalıklı genler” her dönem farklı şekilde ortaya çıkıyor. Türk ırkı oluyor, Türk-İslam sentezi hatta “Ilımlı İslam” olabiliyor.</p></blockquote>
<p>Dediğiniz gibi “ortaya çıkabilmesi” için bazı kuluçka dönemlerinin olması gerekir.<br />
Sizin sentez dedikleriniz ise damarlara zerk edilmiş bir “soy bulma/soya dayanma” hastalığının var olduğunun işaretleri.Büyük resim maalesef bu gibi görünüyor.</p>
<blockquote><p>Kapitalizmle de birleşince başka bir tahribat biçimi ortaya çıkıyor.</p></blockquote>
<p>Dediğiniz gibi dünya değişiyor.(bu değişim de mi bir tahribat!)1930 larda esen Kemalizm rüzgarını birileri halen daha estirerek dünyanın değişiminin aksi yönünde hareket edebilecekmiş gibi ayak diremeye devam ediyor.Kapitalizm de değişen dünyanın bir gerçeği değil mi? </p>
<p>Yerli kültürümüzü deforme etmeden restore edebileceğimiz,değişen dünyanın benimsenmesi gereken vizyonu nedir sizce?</p>
<p>Tek değişmeyen gerçek olduğu gerekçesi ile &#8220;Başına “neo” ya da “yeni” gelen şeylerden hep bozulma beklemek gerekiyor galiba.&#8221; diyerek Kemalizm&#8217;e ve onun dayattığı ideoloji doğrultusunda bir kültür algısına iman etmek olabilir mi?!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28940</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 17:02:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28940</guid>
		<description>Rüzgar 1930'larda nasıl esiyorsa, bugün nasıl aynı esebilir, dünya değişiyor, hiç birşey sabit kalmıyor, Amerikanın yüzyıl başında Kemalizme verdiği destek sonra Fethullah Gülen vasıtasıyla başka yerlere kaydı, bunu inkar etmek bence gereksiz, rüzgar değişmese Ergenekon soruşturması diye birşey olur muydu? öyle görünüyor ki son seçim sonuçlarından sonra renk ve rüzgar gene değişiyor. Daha da değişecek. Belki de siz haklısınız , bilmiyorum, kısıtlı algımla anlamaya çalışıorum sadece ama gene de fazla katı olduğunuzu düşünüyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Rüzgar 1930&#8242;larda nasıl esiyorsa, bugün nasıl aynı esebilir, dünya değişiyor, hiç birşey sabit kalmıyor, Amerikanın yüzyıl başında Kemalizme verdiği destek sonra Fethullah Gülen vasıtasıyla başka yerlere kaydı, bunu inkar etmek bence gereksiz, rüzgar değişmese Ergenekon soruşturması diye birşey olur muydu? öyle görünüyor ki son seçim sonuçlarından sonra renk ve rüzgar gene değişiyor. Daha da değişecek. Belki de siz haklısınız , bilmiyorum, kısıtlı algımla anlamaya çalışıorum sadece ama gene de fazla katı olduğunuzu düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28934</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 15:48:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28934</guid>
		<description>@snowqueen,

Piyon olan ya da olmak zorunda bırakılan ordu ve Kemalist devlet düzeni değil,ona kendilerini uyarlamak dışında hiçbir fırsatı olmayan güdük sivil siyasettir.CHP ve muadili diğer partiler,devletin en üst tepesindeki kurumlar,zaten sözünü ettiğim Ordu-Kemalizm ortak(ve tek)iktidarının sivil(!)ayağı ve sözcüleri konumundadır.Bu rejimimin devamı için nasıl inançlı yılmaz bekçiler oldukları,engin gayretleri bilinmeyen bir sır değil.
işin bu kısmında zaten bir problem falan olduğu da yok.sağolsunlar laiklik söylemleriyle 1930 lardan kalma nutuk ve sloganlarla Cumhuriyet gemisi yürüyor.
asıl sorun,bu retoriğin dışında bir şeyler geveleyen oluşumların içine düştüğü perişanlıktır.Dolma Bahçe mutabakatı bu ezikliğin ve çaresizliğin bir sonucudur.Dengeleri karıştırmayalım lütfen.rüzgar bellidir;1930 larda nasıl esiyorsa öyle esiyor.lakin ikdidar(aslında göstermelik hükümet demek daha doğru olur)olmanın nimetlerinden faydalanmak için birileri bu rüzgarın etrafında çırpınıp duruyor.olay budur.
fakat nedense siz hala kim iktidar/efendi,kim figüran farkında değilsiniz ve bu karşılıklı rolleri bilerek ya da bilmeyerek birbiriyle karıştırmaktasınız.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@snowqueen,</p>
<p>Piyon olan ya da olmak zorunda bırakılan ordu ve Kemalist devlet düzeni değil,ona kendilerini uyarlamak dışında hiçbir fırsatı olmayan güdük sivil siyasettir.CHP ve muadili diğer partiler,devletin en üst tepesindeki kurumlar,zaten sözünü ettiğim Ordu-Kemalizm ortak(ve tek)iktidarının sivil(!)ayağı ve sözcüleri konumundadır.Bu rejimimin devamı için nasıl inançlı yılmaz bekçiler oldukları,engin gayretleri bilinmeyen bir sır değil.<br />
işin bu kısmında zaten bir problem falan olduğu da yok.sağolsunlar laiklik söylemleriyle 1930 lardan kalma nutuk ve sloganlarla Cumhuriyet gemisi yürüyor.<br />
asıl sorun,bu retoriğin dışında bir şeyler geveleyen oluşumların içine düştüğü perişanlıktır.Dolma Bahçe mutabakatı bu ezikliğin ve çaresizliğin bir sonucudur.Dengeleri karıştırmayalım lütfen.rüzgar bellidir;1930 larda nasıl esiyorsa öyle esiyor.lakin ikdidar(aslında göstermelik hükümet demek daha doğru olur)olmanın nimetlerinden faydalanmak için birileri bu rüzgarın etrafında çırpınıp duruyor.olay budur.<br />
fakat nedense siz hala kim iktidar/efendi,kim figüran farkında değilsiniz ve bu karşılıklı rolleri bilerek ya da bilmeyerek birbiriyle karıştırmaktasınız.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28919</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 12:21:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28919</guid>
		<description>@durhat
Belki de piyon olan ordudur amacı birilerinin bölge karakolluğundan ibarettir.Kemalist devlet rejimi dediğiniz bağımsız bir oluşum mudur?
Dolmabahçe mutabakatı dediğiniz olay da gösteriyor ki, esen rüzgara göre rengi dönmektedir. Ergenekon'a da eski sistem artıklarının temizlemesi gibi bakıyorum. Tazesine yer açmak için. Biraz karamsar bir tablo oldu ama partilere değil kişilere inanıyorum artık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@durhat<br />
Belki de piyon olan ordudur amacı birilerinin bölge karakolluğundan ibarettir.Kemalist devlet rejimi dediğiniz bağımsız bir oluşum mudur?<br />
Dolmabahçe mutabakatı dediğiniz olay da gösteriyor ki, esen rüzgara göre rengi dönmektedir. Ergenekon&#8217;a da eski sistem artıklarının temizlemesi gibi bakıyorum. Tazesine yer açmak için. Biraz karamsar bir tablo oldu ama partilere değil kişilere inanıyorum artık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28916</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 12:04:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28916</guid>
		<description>mer'A-KIL
Kültürü tahrip eden "hastalıklı genler" her dönem farklı şekilde ortaya çıkıyor. Türk ırkı oluyor, Türk-İslam sentezi hatta "Ilımlı İslam" olabiliyor. Bahsettiğiniz arkeolojik kazıların "ulus devlet için soy arama" temelinde hastalıklı ideolojisi zaten savunulamayacak kadar saçma. Ama bu dönemde kurulan Hititoloji, Sümeroloji gibi bölümlerin üzerini böyle çizemezsiniz. Çok önemli bulgular ortaya çıkmıştır. 

Cumhuriyet döneminin diğer kara lekesi ise hiç kuşkusuz bu toprakların yerlisi olan azınlıklara yapılanlar. Ama eğer resmi tarihi, "Ortaasya'nın bağrından gelen Türkler" den başka, bugün olduğu gibi "fetihçi Sultanlar"dan başlatırsanız, başka bir "hastalıklı"forma dönüşürsünüz. Yeni-osmanlıcılığın da böyle bir hastalıklı bir form olduğunu düşünüyorum. Kapitalizmle de birleşince  başka bir tahribat biçimi ortaya çıkıyor. 
Bir dönem, Doğu Roma imparatorluğunun topraklarımızdaki yerli vatandaşları, hiç alakaları olmadığı halde Yunanistan'a gönderilmişse,
bugün de aynı kültür gayet sistemli olarak rant uğruna yok ediliyor. 
Hala yerli kültürü sahiplenemedik çünkü.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>mer&#8217;A-KIL<br />
Kültürü tahrip eden &#8220;hastalıklı genler&#8221; her dönem farklı şekilde ortaya çıkıyor. Türk ırkı oluyor, Türk-İslam sentezi hatta &#8220;Ilımlı İslam&#8221; olabiliyor. Bahsettiğiniz arkeolojik kazıların &#8220;ulus devlet için soy arama&#8221; temelinde hastalıklı ideolojisi zaten savunulamayacak kadar saçma. Ama bu dönemde kurulan Hititoloji, Sümeroloji gibi bölümlerin üzerini böyle çizemezsiniz. Çok önemli bulgular ortaya çıkmıştır. </p>
<p>Cumhuriyet döneminin diğer kara lekesi ise hiç kuşkusuz bu toprakların yerlisi olan azınlıklara yapılanlar. Ama eğer resmi tarihi, &#8220;Ortaasya&#8217;nın bağrından gelen Türkler&#8221; den başka, bugün olduğu gibi &#8220;fetihçi Sultanlar&#8221;dan başlatırsanız, başka bir &#8220;hastalıklı&#8221;forma dönüşürsünüz. Yeni-osmanlıcılığın da böyle bir hastalıklı bir form olduğunu düşünüyorum. Kapitalizmle de birleşince  başka bir tahribat biçimi ortaya çıkıyor.<br />
Bir dönem, Doğu Roma imparatorluğunun topraklarımızdaki yerli vatandaşları, hiç alakaları olmadığı halde Yunanistan&#8217;a gönderilmişse,<br />
bugün de aynı kültür gayet sistemli olarak rant uğruna yok ediliyor.<br />
Hala yerli kültürü sahiplenemedik çünkü.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>mer'A-KIL tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28904</link>
		<dc:creator>mer'A-KIL</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 10:07:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28904</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Tarihin sadece küçük bir kısmına büyüteç tutulup, bu döngüsel alanın tekrarlayan yapısı gözden kaçırılıyormuş gibi geliyor. Tarih ulus-devlet öncesi ve sonrası diye ayrılıyor sanki. Kültür de doğu ve batı diye.

Bu toprakların “yerel kültürü”nden ne anlıyorsunuz onu tartışalım.
Geçmiş dediğiniz şey, m.s 1000′de başlamıyor.
Kayseri’de eski Ermeni evlerini “Osmanlı-Türk”evi diye restore eden neo-liberal AKP iktidarı da aynı ölçüde tarih tahribatçısıdır.

Yeni-osmanlıcılık dediğimiz şey de, kültürden, sultanlarla başlayan bir süreci anlıyor.

Bu yeni-Osmanlıcılık o kadar sığ bir şeyki, Osmanlı dönemi camilerini bile korkunç bir tahribatla restore ediyorlar, geleneksel diye bayıldıkları Osmanlı sanat eserlerinin içini boşaltıyorlar.
 
Yeni-osmanlıcılığın gözlemlediğim kadarıyla kültürden anladığı kapitalizmle de birleşince, bir Dubai estetiği.

Osmanlı kültür mirasının hakettiği şekilde değer kazanmasını sizden çok isterim. Ama bugün, üzülerek söyleyim ki,
bunu görmüyorum, hatta vizyonsuz kültür politikalarıyla beline kazma vurulduğunu söylemek pek abartı olmaz.

&lt;blockquote&gt;Çünkü benim düşünceme göre hemen her alanda görününen (özellikle sanat ve mimaride daha da belirginleşen) bu vizyonsuzluğun en büyük sebebi Kemalizmdir.&lt;/blockquote&gt;

Kısmen doğru. Ama tek açıklama böyle olamaz. Kemalizmin kültüre bakışını sadece Osmanlı’ya bakış olarak değerlendirmiyorum… İlk arkeolojik kazılar bu dönemde yapılmıştır. Osmanlı’da antikiteyi hiç görmemişti.

Yazdıklarımdan “aydınlanmacılık, çağdaşlık”dayatması çıkardıysanız, belki de herşeyi şablonlarla algılamaya alışmışsınız. Bir kesim 1930′ların iktidarına takıldıysa, siz de hala 1930′lu yılların muhalefetine takılıp kalmışsınız.

Ölçütünüz anca modernizmin getirisiyle kültürdeki köklü değişiklerin II.Mahmud’la ortaya çıktığını söylemenin “statürkocu gericiğili” ve Atatürk’ü tü kaka ilan etmenin “ilericiliği” olur.&lt;/blockquote&gt;

Snowqueen,
Belki kendi yazdıklarınızı bu şekilde alt alta okuduğunuzda nerede durduğunuzu, Kemalizm’den, kültürden,ilericilik veya gericilikten ne anlamış olduğunuzu,geçmiş m.s 1000 de başlamaz dediğiniz halde ısrarla tarihin sadece şahit olduğunuz yakın sürecine bakıp  “vizyonsuzluk” ya da “yozlaşma” dediğiniz şeyin köklerini/sebeplerini bugünde arayarak iktidar ile ilişkilendirme çabanızın gerçekten de taktire şayan bir “ikna” gayreti olarak göründüğünü siz de fark edebilirsiniz..

Ulus devlet oluşturma gayretiyle, neredeyse dünya var olduğu günden beri var olan bir “soy”un evlatları yani Türk olan/olması gereken anlayışı ile yapılan arkeolojik kazıları, sözüm ona tarih sınırı tanımaz ilerici bir “vizyonla” yapılmış kültürel girişim gibi takdim etmeye çalışıyorsunuz.Kültür değil de” Ulus devlet için soy aramanın” hastalıklı yanına hiç değinmiyorsunuz.Ulus devlet anlayışının temeline zerk edilen bu hastalıklı genlerin değişen iktidarlarla beraber yapısıyla oynanarak tedavi edildiğini söyleyebilir misiniz?Hoş DNA ile tanışmak yüzyılımızda oldu ama fark etmez fikirlerin DNS sını değiştirerek “bu toprakların yerel kültürü” ile oynamak için bilim ve teknoloji gerekmiyordu nasılsa!"Sığ tahribat" dediğiniz şey herhalde bu değildir?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Tarihin sadece küçük bir kısmına büyüteç tutulup, bu döngüsel alanın tekrarlayan yapısı gözden kaçırılıyormuş gibi geliyor. Tarih ulus-devlet öncesi ve sonrası diye ayrılıyor sanki. Kültür de doğu ve batı diye.</p>
<p>Bu toprakların “yerel kültürü”nden ne anlıyorsunuz onu tartışalım.<br />
Geçmiş dediğiniz şey, m.s 1000′de başlamıyor.<br />
Kayseri’de eski Ermeni evlerini “Osmanlı-Türk”evi diye restore eden neo-liberal AKP iktidarı da aynı ölçüde tarih tahribatçısıdır.</p>
<p>Yeni-osmanlıcılık dediğimiz şey de, kültürden, sultanlarla başlayan bir süreci anlıyor.</p>
<p>Bu yeni-Osmanlıcılık o kadar sığ bir şeyki, Osmanlı dönemi camilerini bile korkunç bir tahribatla restore ediyorlar, geleneksel diye bayıldıkları Osmanlı sanat eserlerinin içini boşaltıyorlar.</p>
<p>Yeni-osmanlıcılığın gözlemlediğim kadarıyla kültürden anladığı kapitalizmle de birleşince, bir Dubai estetiği.</p>
<p>Osmanlı kültür mirasının hakettiği şekilde değer kazanmasını sizden çok isterim. Ama bugün, üzülerek söyleyim ki,<br />
bunu görmüyorum, hatta vizyonsuz kültür politikalarıyla beline kazma vurulduğunu söylemek pek abartı olmaz.</p>
<blockquote><p>Çünkü benim düşünceme göre hemen her alanda görününen (özellikle sanat ve mimaride daha da belirginleşen) bu vizyonsuzluğun en büyük sebebi Kemalizmdir.</p></blockquote>
<p>Kısmen doğru. Ama tek açıklama böyle olamaz. Kemalizmin kültüre bakışını sadece Osmanlı’ya bakış olarak değerlendirmiyorum… İlk arkeolojik kazılar bu dönemde yapılmıştır. Osmanlı’da antikiteyi hiç görmemişti.</p>
<p>Yazdıklarımdan “aydınlanmacılık, çağdaşlık”dayatması çıkardıysanız, belki de herşeyi şablonlarla algılamaya alışmışsınız. Bir kesim 1930′ların iktidarına takıldıysa, siz de hala 1930′lu yılların muhalefetine takılıp kalmışsınız.</p>
<p>Ölçütünüz anca modernizmin getirisiyle kültürdeki köklü değişiklerin II.Mahmud’la ortaya çıktığını söylemenin “statürkocu gericiğili” ve Atatürk’ü tü kaka ilan etmenin “ilericiliği” olur.</p></blockquote>
<p>Snowqueen,<br />
Belki kendi yazdıklarınızı bu şekilde alt alta okuduğunuzda nerede durduğunuzu, Kemalizm’den, kültürden,ilericilik veya gericilikten ne anlamış olduğunuzu,geçmiş m.s 1000 de başlamaz dediğiniz halde ısrarla tarihin sadece şahit olduğunuz yakın sürecine bakıp  “vizyonsuzluk” ya da “yozlaşma” dediğiniz şeyin köklerini/sebeplerini bugünde arayarak iktidar ile ilişkilendirme çabanızın gerçekten de taktire şayan bir “ikna” gayreti olarak göründüğünü siz de fark edebilirsiniz..</p>
<p>Ulus devlet oluşturma gayretiyle, neredeyse dünya var olduğu günden beri var olan bir “soy”un evlatları yani Türk olan/olması gereken anlayışı ile yapılan arkeolojik kazıları, sözüm ona tarih sınırı tanımaz ilerici bir “vizyonla” yapılmış kültürel girişim gibi takdim etmeye çalışıyorsunuz.Kültür değil de” Ulus devlet için soy aramanın” hastalıklı yanına hiç değinmiyorsunuz.Ulus devlet anlayışının temeline zerk edilen bu hastalıklı genlerin değişen iktidarlarla beraber yapısıyla oynanarak tedavi edildiğini söyleyebilir misiniz?Hoş DNA ile tanışmak yüzyılımızda oldu ama fark etmez fikirlerin DNS sını değiştirerek “bu toprakların yerel kültürü” ile oynamak için bilim ve teknoloji gerekmiyordu nasılsa!&#8221;Sığ tahribat&#8221; dediğiniz şey herhalde bu değildir?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28895</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 09:03:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28895</guid>
		<description>@snowqueen,

bir konuda anlaşalım,85 yıllık Kemalist rejim/anlayış ile bu gün ikidarda olan AKP zihniyeti birbirinden çok farklıdır.

önce AKP'den başlayacak olursak,AKP ve onun tek şefi konumundaki Erdoğan,Türkiye'deki gelenekçi siyasetin yarattığı koşulları tıpkı diğer partiler gibi kullanmaktadır.ufak tefek nüans farklılıkları olsa da diğerlerinden ne çok eksik ne de fazladır.onlar da tıpkı diğer hükümet ve partiler gibi partizanlığı,adam kayırmayı,yandaşlarına nüfuz sağlamayı vs.yi,sahip oldukları "yetkiyi" kullanarak tatbik etmekteler.tıpkı klasik "düzen partisi" anlayışında olduğu gibi.diğer partilerden ayrılan nokta ise malum MG ve muhafazakar yapıdır.ki,iktidarda olsun,muhalefette olsun ya da bir tabela partisinden öteye geçememiş  olsun;Türkiye'de faaliyet gösteren tüm  partilerin bir ideolojik çizgi üzerinden kendilerini tanımlama geleneği var.örnek vermek gerekirse,kendisini solda tanımlayan ve kısmen varlık gösteren partiler(CHP,DSP vs),milliyetçili söylemleri esas alan partiler(MHP,BBP vs.),etnik kimlikler üzerinden siyaset yapan DTP ve ayrıca tabela partisinden öteye geçememiş irili ufaklı diğer partiler.
şimdi dikkatle hepsine bir göz atalım.bunlardan hiçbirinin devlet politikalarını değiştirmek,toplumu dönüştürmek ya da savundukları düşünülen çizgide güçlenip "emellerini"gerçekleştirmek gibi bir durum sözkonusu değil.sadece ülkedeki inanç,ideoloji ve kimlikler üzerinden yukarıda belirttiğim ayrıcalıkları kullanma sevdasındalar.bakın,CHP ve aynı çizgide görünen partiler bu güne değin "sol"la uzaktan yakından ilgisi olan hiçbir siyasi projeye imza atmamışlardır.mesela,NATO'ya,IMF'ye,ABD ile olan ortaklık ve ilişkilere değil son vermek sorgulama gereği bile duymamışlardır.laiklik söylem ve vurgusunu "sol"diye yutturarak vaziyeti idare etmeye çalışıyorlar ve bunu gayet güzel de başarıyorlar.MHP ona keza,aşırı milliyetçi söylemler ile sanki Türk Dünyası'nı birleştirmek,Turancılı'ğı hedeflemiş gibi görünme kılıfı altında makam,mevki ve çıkar sağlama peşindedir.dertleri budur.iktidara geldiklerinde gördük,deprem yardımları da dahil paraları nasıl iç ettiklerini,bankaların içini nasıl boşaltıp hortumladıklarına tarih tanıktır.ve DTP;kimlik,kültürel haklar vs.üzerinden siyaset yaparak kendi elitini kurmuştur...varolan yapısını sorunun çözümünde değil devamında arayan garabet bir tutum içerisindedir...statiktir,yeni açılımlara kapalıdır.
işte Türkiye'deki siyasi manzara bu.şark kurnazlığıyla herkes kendisine bir çizgi ve ideoloji seçerek ülkedeki din,inanç,mezhep, kimlik gibi farklılıkları kullanmaktalar.kısacası inanç ve duyguları sömürüp istismar ederek bunun üzerinden menfaat sağlamaya çalışılmaktadırlar.dolayısıyla bu mantalite ile siyaseti adeta bir arz-talep dengesine dönüştürerek dümenlerini çeviriyorlar.olay bu kadar basit ve nettir.
dolayısıyla AKP ve önceki versiyonları MSP,RP vs.de din ve inanç motiflerini kullanarak kendilerine,dönmekte olan bu çarkın içinde bir bir yer bulma derdindeler.aradıkları yer,beklenti ve hedefleri de diğerlerinden farklı değildir.hasbelkader rüzgar onlardan yana esmiş,onlar da bunu çok iyi kullmaktalar.sistem aynı sistem.rantçılık,kayırmacılık,yandaşlarına menfat sağlama,yani kısacası iktidar olmanın verdiği tüm avantajları kullanma.hem de çok daha sistemli ve kılıf uydurulmuş haliyle yapılıyor bu.amaç son derce belli;öyle sanıldığı gibi ülkeye şeriat düzeni getirmek,rejimi değiştirmek gibi bir dertleri yok.hem niye olsun ki,bu durumda istediklerini elde ederek,diledikleri gibi at koşturmaları çok daha kolay.
işte bu tablo AKP'yi diğer partilerle bir kılar ancak,Kemalizm ile aynı yapıya sahip oldukları anlamı çıkmaz. 
biz ne yapıyoruz?büyük resmi kaçırarak,üzerimizde oynanan oyunlara alet oluyoruz.iktidar olma uğruna ortaya attıkları sahte ideolojilerin kavgasına düşüyoruz.onlar,tabir yerinde ise malı götürürken biz kapıldığımız ideolojilerle kendimizi paralıyor...bir tarafın yandaşı veya sempatizanı oluveriyoruz.hadise budur.bir oyundan ibaret:toplum,birbirine girerken bundan birilerinin sepeplendiği bir oyun.varlık nedenleri bu oyunun sürmesine bağlı çünkü.bu zemin varoldukça onlar da varolacaktır.bu gün AKP olur,yarın rüzgar başka türlü eser yerini başka bir yapıya bırakır.
varolan zemin ise Kemalizm'dir.zira dokunulamayan,dimdik ayakta duran bir zihniyet olarak orta yerde duruyor.1930 larda falan kaldığı yoktur.tüm mirasıyla zihinlerimizi kuşatmaya devam etmektedir.siyasetteki çarpıklık ve kirlenmenin kaynağı da bu aşılamayan zihniyettir.olası bir kırılma yaşanmadığı sürece eski tas eski hamam sürüp gitmeye devam edecektir.
onun içindir ki,Erdoğan sadece bir figürdür diyorum.tıpkı diğerleri gibi o da bu sisteme tutunmuş,oyunu kurallarına göre oynamaktadır.ve tıpkı diğerleri gibi sisteme entegre olmauş,bütünleşmiştir.dolmabahçe mutabakatı,gizli pazarlıklar vs.bunun en iyi örneğidir.yani partisinin iktidarı ve kendisinin liderliği göstermeliktir,hiçbir iradeye de sahip değildir.Kemalist devlet rejiminin çizdiği kırmızı çizgilerin belirlediği sınırların dışına çıkmak gibi bir durum sözkonusu değildir.asıl güç ve iktidar ordudadır,devletin kemikleşmiş Kemalist kadro ve kurumlarındadır.biz ise hala bunu göremiyoruz.yaşamın her alanında bize müdehale eden,sınırlayan,yasaklayan zihniyeti anlayamıyor ve anlamadığımız için de içine düştüğümüz yangını görmeyerek tehdit ve tehlikeyi başka yerlerde arıyoruz.ilericilik-gericilik oyunu nerede durduğumuzu adeta unutturmuş bize.sorun burada sayın snowqueen.yoksa sizi anlamadığımdan ya da 1930 lara takılıp kaldığımdan değil.biz takıldığımızdan değil 1930 ların zihniyeti bizi bırakmış değil.bir gölge bizi takip ederek yaşamımıza müdahale etmeye,özgürlüğümüzü ipotek altına almaya devam ediyor,ama biz farkında değiliz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@snowqueen,</p>
<p>bir konuda anlaşalım,85 yıllık Kemalist rejim/anlayış ile bu gün ikidarda olan AKP zihniyeti birbirinden çok farklıdır.</p>
<p>önce AKP&#8217;den başlayacak olursak,AKP ve onun tek şefi konumundaki Erdoğan,Türkiye&#8217;deki gelenekçi siyasetin yarattığı koşulları tıpkı diğer partiler gibi kullanmaktadır.ufak tefek nüans farklılıkları olsa da diğerlerinden ne çok eksik ne de fazladır.onlar da tıpkı diğer hükümet ve partiler gibi partizanlığı,adam kayırmayı,yandaşlarına nüfuz sağlamayı vs.yi,sahip oldukları &#8220;yetkiyi&#8221; kullanarak tatbik etmekteler.tıpkı klasik &#8220;düzen partisi&#8221; anlayışında olduğu gibi.diğer partilerden ayrılan nokta ise malum MG ve muhafazakar yapıdır.ki,iktidarda olsun,muhalefette olsun ya da bir tabela partisinden öteye geçememiş  olsun;Türkiye&#8217;de faaliyet gösteren tüm  partilerin bir ideolojik çizgi üzerinden kendilerini tanımlama geleneği var.örnek vermek gerekirse,kendisini solda tanımlayan ve kısmen varlık gösteren partiler(CHP,DSP vs),milliyetçili söylemleri esas alan partiler(MHP,BBP vs.),etnik kimlikler üzerinden siyaset yapan DTP ve ayrıca tabela partisinden öteye geçememiş irili ufaklı diğer partiler.<br />
şimdi dikkatle hepsine bir göz atalım.bunlardan hiçbirinin devlet politikalarını değiştirmek,toplumu dönüştürmek ya da savundukları düşünülen çizgide güçlenip &#8220;emellerini&#8221;gerçekleştirmek gibi bir durum sözkonusu değil.sadece ülkedeki inanç,ideoloji ve kimlikler üzerinden yukarıda belirttiğim ayrıcalıkları kullanma sevdasındalar.bakın,CHP ve aynı çizgide görünen partiler bu güne değin &#8220;sol&#8221;la uzaktan yakından ilgisi olan hiçbir siyasi projeye imza atmamışlardır.mesela,NATO&#8217;ya,IMF&#8217;ye,ABD ile olan ortaklık ve ilişkilere değil son vermek sorgulama gereği bile duymamışlardır.laiklik söylem ve vurgusunu &#8220;sol&#8221;diye yutturarak vaziyeti idare etmeye çalışıyorlar ve bunu gayet güzel de başarıyorlar.MHP ona keza,aşırı milliyetçi söylemler ile sanki Türk Dünyası&#8217;nı birleştirmek,Turancılı&#8217;ğı hedeflemiş gibi görünme kılıfı altında makam,mevki ve çıkar sağlama peşindedir.dertleri budur.iktidara geldiklerinde gördük,deprem yardımları da dahil paraları nasıl iç ettiklerini,bankaların içini nasıl boşaltıp hortumladıklarına tarih tanıktır.ve DTP;kimlik,kültürel haklar vs.üzerinden siyaset yaparak kendi elitini kurmuştur&#8230;varolan yapısını sorunun çözümünde değil devamında arayan garabet bir tutum içerisindedir&#8230;statiktir,yeni açılımlara kapalıdır.<br />
işte Türkiye&#8217;deki siyasi manzara bu.şark kurnazlığıyla herkes kendisine bir çizgi ve ideoloji seçerek ülkedeki din,inanç,mezhep, kimlik gibi farklılıkları kullanmaktalar.kısacası inanç ve duyguları sömürüp istismar ederek bunun üzerinden menfaat sağlamaya çalışılmaktadırlar.dolayısıyla bu mantalite ile siyaseti adeta bir arz-talep dengesine dönüştürerek dümenlerini çeviriyorlar.olay bu kadar basit ve nettir.<br />
dolayısıyla AKP ve önceki versiyonları MSP,RP vs.de din ve inanç motiflerini kullanarak kendilerine,dönmekte olan bu çarkın içinde bir bir yer bulma derdindeler.aradıkları yer,beklenti ve hedefleri de diğerlerinden farklı değildir.hasbelkader rüzgar onlardan yana esmiş,onlar da bunu çok iyi kullmaktalar.sistem aynı sistem.rantçılık,kayırmacılık,yandaşlarına menfat sağlama,yani kısacası iktidar olmanın verdiği tüm avantajları kullanma.hem de çok daha sistemli ve kılıf uydurulmuş haliyle yapılıyor bu.amaç son derce belli;öyle sanıldığı gibi ülkeye şeriat düzeni getirmek,rejimi değiştirmek gibi bir dertleri yok.hem niye olsun ki,bu durumda istediklerini elde ederek,diledikleri gibi at koşturmaları çok daha kolay.<br />
işte bu tablo AKP&#8217;yi diğer partilerle bir kılar ancak,Kemalizm ile aynı yapıya sahip oldukları anlamı çıkmaz.<br />
biz ne yapıyoruz?büyük resmi kaçırarak,üzerimizde oynanan oyunlara alet oluyoruz.iktidar olma uğruna ortaya attıkları sahte ideolojilerin kavgasına düşüyoruz.onlar,tabir yerinde ise malı götürürken biz kapıldığımız ideolojilerle kendimizi paralıyor&#8230;bir tarafın yandaşı veya sempatizanı oluveriyoruz.hadise budur.bir oyundan ibaret:toplum,birbirine girerken bundan birilerinin sepeplendiği bir oyun.varlık nedenleri bu oyunun sürmesine bağlı çünkü.bu zemin varoldukça onlar da varolacaktır.bu gün AKP olur,yarın rüzgar başka türlü eser yerini başka bir yapıya bırakır.<br />
varolan zemin ise Kemalizm&#8217;dir.zira dokunulamayan,dimdik ayakta duran bir zihniyet olarak orta yerde duruyor.1930 larda falan kaldığı yoktur.tüm mirasıyla zihinlerimizi kuşatmaya devam etmektedir.siyasetteki çarpıklık ve kirlenmenin kaynağı da bu aşılamayan zihniyettir.olası bir kırılma yaşanmadığı sürece eski tas eski hamam sürüp gitmeye devam edecektir.<br />
onun içindir ki,Erdoğan sadece bir figürdür diyorum.tıpkı diğerleri gibi o da bu sisteme tutunmuş,oyunu kurallarına göre oynamaktadır.ve tıpkı diğerleri gibi sisteme entegre olmauş,bütünleşmiştir.dolmabahçe mutabakatı,gizli pazarlıklar vs.bunun en iyi örneğidir.yani partisinin iktidarı ve kendisinin liderliği göstermeliktir,hiçbir iradeye de sahip değildir.Kemalist devlet rejiminin çizdiği kırmızı çizgilerin belirlediği sınırların dışına çıkmak gibi bir durum sözkonusu değildir.asıl güç ve iktidar ordudadır,devletin kemikleşmiş Kemalist kadro ve kurumlarındadır.biz ise hala bunu göremiyoruz.yaşamın her alanında bize müdehale eden,sınırlayan,yasaklayan zihniyeti anlayamıyor ve anlamadığımız için de içine düştüğümüz yangını görmeyerek tehdit ve tehlikeyi başka yerlerde arıyoruz.ilericilik-gericilik oyunu nerede durduğumuzu adeta unutturmuş bize.sorun burada sayın snowqueen.yoksa sizi anlamadığımdan ya da 1930 lara takılıp kaldığımdan değil.biz takıldığımızdan değil 1930 ların zihniyeti bizi bırakmış değil.bir gölge bizi takip ederek yaşamımıza müdahale etmeye,özgürlüğümüzü ipotek altına almaya devam ediyor,ama biz farkında değiliz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28870</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 21:51:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28870</guid>
		<description>Türkiye'de güç hangi odakların tekelinde, benim bu konuda ciddi şüphelerim var, Türkiye'de bir dönüşüm yaşanırken, güç odağının cumhuriyet döneminin ideolojisi olduğunu hiç sanmıyorum.   Afganistan'a asker göndermenin bile "Kemalizmin"sonucu olduğunu söyleceksiniz bu gidişle  ama kusura bakmayın pek inanmıyorum.  Erdoğan bir figür evet ama sandığınız gibi Kemalizmin bir figürü değil bence.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de güç hangi odakların tekelinde, benim bu konuda ciddi şüphelerim var, Türkiye&#8217;de bir dönüşüm yaşanırken, güç odağının cumhuriyet döneminin ideolojisi olduğunu hiç sanmıyorum.   Afganistan&#8217;a asker göndermenin bile &#8220;Kemalizmin&#8221;sonucu olduğunu söyleceksiniz bu gidişle  ama kusura bakmayın pek inanmıyorum.  Erdoğan bir figür evet ama sandığınız gibi Kemalizmin bir figürü değil bence.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28869</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 21:39:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28869</guid>
		<description>&lt;strong&gt;aradaki fark,Erdoğan’nın henüz bu zihniyeti bir devlet aracılığıyla kurumsallaştırma gibi bir güç ve otoriteye sahip olmayışıdır&lt;/strong&gt;

Nasıl sahip değil ben de bunu anlamıyorum, devletin artık AKP Devleti olduğu ve kendi derin devletini yarattığı gerçeğini de görmek lazım. 
Bunu sadece Kemalizm gibi miadını doldurmaya başlamış bir ideolojiye eklemlenmekle açıklayamazsınız, özellikle yeni dünya düzeninde. İşte bunun yüzünden "1930'ların muhalefetine takılmaktan" bahsetmiştim. Umarım siz de beni anlarsınız.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>aradaki fark,Erdoğan’nın henüz bu zihniyeti bir devlet aracılığıyla kurumsallaştırma gibi bir güç ve otoriteye sahip olmayışıdır</strong></p>
<p>Nasıl sahip değil ben de bunu anlamıyorum, devletin artık AKP Devleti olduğu ve kendi derin devletini yarattığı gerçeğini de görmek lazım.<br />
Bunu sadece Kemalizm gibi miadını doldurmaya başlamış bir ideolojiye eklemlenmekle açıklayamazsınız, özellikle yeni dünya düzeninde. İşte bunun yüzünden &#8220;1930&#8242;ların muhalefetine takılmaktan&#8221; bahsetmiştim. Umarım siz de beni anlarsınız.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28834</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 11:01:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28834</guid>
		<description>@snowqueen,
hangi maddeleri sıralamamı bekliyorsunuz bilmiyorum.oysa yeterince açık ve sade bir dille yazdığımı düşünüyorum.
birincisi "kör ideoloji penceresi" eleştirisini,RTE'nin agresif ve olumsuz vücut diline ve bunun sonucu olarak yöneldiği yanlış tutumları yorumlama biçiminize değil.bu gerçeğin ben de farkındayım ve yeri geldiğinde elbette konuşulup tartışılmalıdır.

benim ısrarla altını çizmeye çalıştığım şey çok daha farklıdır.bugün bizi tehdit eden asıl tehlikenin farkında olmamız gerektiğini savunuyorum.bu da 85 yıllık Kemalist rejimin bugün bizi getirdiği noktadır.ve bana göre RTE ve benzerlerinin takındığı tutum da bu rejim ve ideolojinin bir sonucu ve farklı bir versiyonudur.

aradaki fark,Erdoğan'nın henüz bu zihniyeti bir devlet aracılığıyla kurumsallaştırma gibi bir güç ve otoriteye sahip olmayışıdır.dolayısyla kemikleşmiş bu yapı içerisinde Erdoğan sadece bir figürdür,daha ötesi değildir.

bu bakımdan sorgulamaya,baskıcı otoritelere zemin oluşturan sistemden başlamalı diye düşünüyorum.yani halıhazırda varolan tehlikenin kaynağı ve istikameti çok nettir.tabiatıyla köklü bir zihniyet sorgulaması ve bu anlamda bir değişim yaşanmadığı sürece Erdoğan'nın temsil ettiği siyasi geleneğin de bu yöne evrilmesi ve ayrı bir diktatoryaya dönüşme riski var.ancak,güç başka odakların tekelinde iken ve bu anlamda henüz bir alarm zili çalmamışken,statukoya sessiz kalıp tehlikeyi başka yerlerde aramak yanıltıcıdır.

sonuç itibariyle amacım,o ideoloji,bu ideoloji diyerek yandaşlık/karşıtlık çıkmazına saplanıp kalmak değil.şu an hangisi benim geleceğimi,haklarımı,özgürlüklerimi kısıtlıyorsa,çözümü bunun kaynağına inmekte ve sorgulamakta bulurum.yoksa kötü olanı başka bir kötü ile kıyaslamak,birinden birine taraf olup savunmaya geçmek değil.ben bunu anlatmaya çalışıyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@snowqueen,<br />
hangi maddeleri sıralamamı bekliyorsunuz bilmiyorum.oysa yeterince açık ve sade bir dille yazdığımı düşünüyorum.<br />
birincisi &#8220;kör ideoloji penceresi&#8221; eleştirisini,RTE&#8217;nin agresif ve olumsuz vücut diline ve bunun sonucu olarak yöneldiği yanlış tutumları yorumlama biçiminize değil.bu gerçeğin ben de farkındayım ve yeri geldiğinde elbette konuşulup tartışılmalıdır.</p>
<p>benim ısrarla altını çizmeye çalıştığım şey çok daha farklıdır.bugün bizi tehdit eden asıl tehlikenin farkında olmamız gerektiğini savunuyorum.bu da 85 yıllık Kemalist rejimin bugün bizi getirdiği noktadır.ve bana göre RTE ve benzerlerinin takındığı tutum da bu rejim ve ideolojinin bir sonucu ve farklı bir versiyonudur.</p>
<p>aradaki fark,Erdoğan&#8217;nın henüz bu zihniyeti bir devlet aracılığıyla kurumsallaştırma gibi bir güç ve otoriteye sahip olmayışıdır.dolayısyla kemikleşmiş bu yapı içerisinde Erdoğan sadece bir figürdür,daha ötesi değildir.</p>
<p>bu bakımdan sorgulamaya,baskıcı otoritelere zemin oluşturan sistemden başlamalı diye düşünüyorum.yani halıhazırda varolan tehlikenin kaynağı ve istikameti çok nettir.tabiatıyla köklü bir zihniyet sorgulaması ve bu anlamda bir değişim yaşanmadığı sürece Erdoğan&#8217;nın temsil ettiği siyasi geleneğin de bu yöne evrilmesi ve ayrı bir diktatoryaya dönüşme riski var.ancak,güç başka odakların tekelinde iken ve bu anlamda henüz bir alarm zili çalmamışken,statukoya sessiz kalıp tehlikeyi başka yerlerde aramak yanıltıcıdır.</p>
<p>sonuç itibariyle amacım,o ideoloji,bu ideoloji diyerek yandaşlık/karşıtlık çıkmazına saplanıp kalmak değil.şu an hangisi benim geleceğimi,haklarımı,özgürlüklerimi kısıtlıyorsa,çözümü bunun kaynağına inmekte ve sorgulamakta bulurum.yoksa kötü olanı başka bir kötü ile kıyaslamak,birinden birine taraf olup savunmaya geçmek değil.ben bunu anlatmaya çalışıyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28825</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 09:30:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28825</guid>
		<description>Tahmin ettiğim gibi üç tane madde alt alta saymadınız. 
RTE'nin öfkeli yapısı ve buna bağlı olarak attığı yanlış adımlar "ideolojinin kör penceresinden"bakılarak yapılmış yorumlar değildir. Ortada duran bir gerçektir. Sonuçları da ortadadır.

Fethullah  Gülen'i eleştiren "katı kemalist" oluyor demek.Çok yanlış bir yerdesiniz.

Benim için de Atatürk hatası ve sevabıyla ölümlü bir insandır, tarihi önemli bir figürdür ve hiç bir insanın, yerden göğe taşınarak "idolleştirilmesini" desteklemiyorum. Bu dini figürlere yapılan idolleştirmede de geçerli.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tahmin ettiğim gibi üç tane madde alt alta saymadınız.<br />
RTE&#8217;nin öfkeli yapısı ve buna bağlı olarak attığı yanlış adımlar &#8220;ideolojinin kör penceresinden&#8221;bakılarak yapılmış yorumlar değildir. Ortada duran bir gerçektir. Sonuçları da ortadadır.</p>
<p>Fethullah  Gülen&#8217;i eleştiren &#8220;katı kemalist&#8221; oluyor demek.Çok yanlış bir yerdesiniz.</p>
<p>Benim için de Atatürk hatası ve sevabıyla ölümlü bir insandır, tarihi önemli bir figürdür ve hiç bir insanın, yerden göğe taşınarak &#8220;idolleştirilmesini&#8221; desteklemiyorum. Bu dini figürlere yapılan idolleştirmede de geçerli.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28824</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 08:25:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28824</guid>
		<description>sorun da bu ya:hayatımızın her alanını kuşatmış bir yapıyı hala anlamışsınız.belki de anlamak istemiyorsunuz.çünkü tehlikeyi hep başka yerde görme hastalığınız var.RTE'nin kimlik çözümlemelerine girişmek,her yorumunuzda konuya fettulah Gülen sosu katmak daha öncelikli bir sorumluluk gibi geliyor size.bir nevi ideolojik hastalık.
ayrıca Atatürk'ü tü kaka göstermenin "ilericiliği"savı,sizin içine düştüğünüz tutarsızlığın ve entelektüel yoksunluğun gstergesidir.benim Atatürk'le bir sorunum yok ve olmadı.hataları ve sevaplarıyla bir insandı ve olaya hep böyle yaklaşmışımdır.ben,sizin gibi Atatürk'ün arkasına gizlenerek kemalizme iman eden,kör ideolojilere yaslanmayı devrimcilik taslayan zihniyeti eleştiriyorum.
ancak gördüğüm kadarıyla sizin Fetullah Gülen'i hedef alma anlayışıyla "ilericilik"taslamadaki marifetinizde her kesi kendiniz gibi düşünüyorsunuz.
ayrıca benim "doğru yola"çekme gibi bir gayretim yok.sadece ortada dönen sözüm ona ilericiliği eleştirip sorguluyorum.siz kendiniz bazı gerçekleri idrak etmekten yoksunsanız ben ne yapabilirim?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sorun da bu ya:hayatımızın her alanını kuşatmış bir yapıyı hala anlamışsınız.belki de anlamak istemiyorsunuz.çünkü tehlikeyi hep başka yerde görme hastalığınız var.RTE&#8217;nin kimlik çözümlemelerine girişmek,her yorumunuzda konuya fettulah Gülen sosu katmak daha öncelikli bir sorumluluk gibi geliyor size.bir nevi ideolojik hastalık.<br />
ayrıca Atatürk&#8217;ü tü kaka göstermenin &#8220;ilericiliği&#8221;savı,sizin içine düştüğünüz tutarsızlığın ve entelektüel yoksunluğun gstergesidir.benim Atatürk&#8217;le bir sorunum yok ve olmadı.hataları ve sevaplarıyla bir insandı ve olaya hep böyle yaklaşmışımdır.ben,sizin gibi Atatürk&#8217;ün arkasına gizlenerek kemalizme iman eden,kör ideolojilere yaslanmayı devrimcilik taslayan zihniyeti eleştiriyorum.<br />
ancak gördüğüm kadarıyla sizin Fetullah Gülen&#8217;i hedef alma anlayışıyla &#8220;ilericilik&#8221;taslamadaki marifetinizde her kesi kendiniz gibi düşünüyorsunuz.<br />
ayrıca benim &#8220;doğru yola&#8221;çekme gibi bir gayretim yok.sadece ortada dönen sözüm ona ilericiliği eleştirip sorguluyorum.siz kendiniz bazı gerçekleri idrak etmekten yoksunsanız ben ne yapabilirim?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28764</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2009 12:44:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28764</guid>
		<description>Kusura bakmayın ama  "gönlümda yatan aslanın" ne menem bir "çağdaşı ve gerici yapı"olduğunu hala anlamış değilim. CHP'nin ne kürt politikasından haz  ederim ne katı laikçi bakışından. ne sivil anayasaya bakışından. hangi gericilikten bahsediyoruz, Üç tane alt alta madde sayamazsınız buraya. Ölçütünüz anca modernizmin getirisiyle kültürdeki köklü değişiklerin II.Mahmud'la ortaya çıktığını söylemenin "statürkocu gericiğili" ve Atatürk'ü tü kaka ilan etmenin "ilericiliği" olur.

Lafı uzatıp getirip karşısınızdakini sanki darbe, faili meçhullar vb. göndermelerle Ergenekon sempatizanı gibi gösterip didaktik bir tavırla  kendi ölçütlerinize göre bir tutarlılık anlayışıyla "doğru yola çekme" girişiminize de açıkcası şaşırmıyorum. 
1930'ların muhalefetine bu kadar saplanıp kalınca, o döngüsel tarihin sayfalarında, iktidar el değiştirdikçe başka "gizli örgütler, çeteler" oluştuğu, iktidarın kendi derin devletini ve rantını yarattığı gerçeği,  karşınızdakine "ergenekoncu"demenin hafifliğinde ne güzel örtbas oluyor ve daha ilginci sonra bu "tutarlı' olabiliyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kusura bakmayın ama  &#8220;gönlümda yatan aslanın&#8221; ne menem bir &#8220;çağdaşı ve gerici yapı&#8221;olduğunu hala anlamış değilim. CHP&#8217;nin ne kürt politikasından haz  ederim ne katı laikçi bakışından. ne sivil anayasaya bakışından. hangi gericilikten bahsediyoruz, Üç tane alt alta madde sayamazsınız buraya. Ölçütünüz anca modernizmin getirisiyle kültürdeki köklü değişiklerin II.Mahmud&#8217;la ortaya çıktığını söylemenin &#8220;statürkocu gericiğili&#8221; ve Atatürk&#8217;ü tü kaka ilan etmenin &#8220;ilericiliği&#8221; olur.</p>
<p>Lafı uzatıp getirip karşısınızdakini sanki darbe, faili meçhullar vb. göndermelerle Ergenekon sempatizanı gibi gösterip didaktik bir tavırla  kendi ölçütlerinize göre bir tutarlılık anlayışıyla &#8220;doğru yola çekme&#8221; girişiminize de açıkcası şaşırmıyorum.<br />
1930&#8242;ların muhalefetine bu kadar saplanıp kalınca, o döngüsel tarihin sayfalarında, iktidar el değiştirdikçe başka &#8220;gizli örgütler, çeteler&#8221; oluştuğu, iktidarın kendi derin devletini ve rantını yarattığı gerçeği,  karşınızdakine &#8220;ergenekoncu&#8221;demenin hafifliğinde ne güzel örtbas oluyor ve daha ilginci sonra bu &#8220;tutarlı&#8217; olabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28710</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2009 16:10:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28710</guid>
		<description>@snowqueen,
belli şablonlarla algılama anlayışı o kadar çok yaygın ki,muhtemelen ben de bundan nasibimi almış olabilirim.fakat birşey var:birileri 1930 ların mantığıyla topluma yön verip hizaya getirmeye çalışırsa elbette ki bundan zarar gören ve hakları kısıtlanan kesimlerin de muhalefeti doğal olarak böyle şekillenecektir.
yani bir kere sözünü ettiğniz 1930 ların iktidarı tarihte kalmamaış ki,bu yönde bir tepki ve muhalefet gelişmesin.
daha doğrusu tarihin sayfalarında kalmak şöyle dursun,1930 lardın mirasıyla iktidarı ellerinde tutan derin güçler var.ki,bu güçler,halkın üzerinde kurdukları tahakümü sürdürmek adına yasa dışı silahlı çeteler de dahil devletin her kademesini ellerine tutma gayreti içerisindeler.bu öyle bir siyasi güç ve otorite kavgasıdır ki,işlerine gelmeyen bir hükümeti tasfiye etmek ve işlevsiz bırakmak adına her türlü hukuksuzluğa,karanlık ve şaibeli yapılanmalara itibar ediyorlar.işte her on yılda bir yaşanan askeri darbeler...e-mıhtıralar,yargı ve sivil darbeler,pravakativ ve kışkırtıcı eylemler...faili meçhul cinayetler ve daha sayamadığım bir sürü komplo,entrika ve oyunlar.
peki kim örgütlüyor bütün bu yasa dışı yapılanmaları?
kim toplumu birbirine karşı kışkırtarak kaplaşmalar yaratıyor?
bütün bunlar ne için,ne uğruna yapılıyor?
ve ayrıca bütün bu kirli ve kanlı oyunlar bize "cumhuriyetin kazanımları","anayasal değerler","çağdaşlık","aydınlanmacılık"şeklinde sunulmuyor mu?
işte topluma bu sloganlar benimsetilerek adeta dokunulamaz birer kutsal gibi empoze ediliyor.
bu yolla her türlü yolsuzluk ve gayrimeşru iş çeviriliyor.vatan,bayrak,bağımsızlık vs.diye diye insanlar birbirine kırdırılıyor.
peki sormak lazım,bütün bunlar 1930 ların eseri ve mirası değil mi?ve kitleler üzerinde bu yolla hakimiyet kurmaya çalışılır iken bu zihniyeti sorgulamak ve buna  muhalefet etmek neden şablonlarla algılama sayılsın?
dolayısıyla başta chp zihniyeti olmak üzere bu memleketin kaos ve kargaşa ortamından beslenen,bunun üzerinden iktidar devşiren,rant elde eden kemikleşmiş odaklar var.iktidarlarının varlığını ve sürdürülebilirliğini buna bağlamışlar çünkü.
ben de diyorum ki,bu ülkede demokrasi ve özgürlüklerden yana olan kesimlerin bu oyunlara karşı uyanık olması gerekiyor.daha ne kadar bunlara alet olup,onlar tarafından yönetileceğiz.
işte gönlünüzdeki "aslan"derken kastettiğim bu gerici ve çağdışı yapıdır.chp kuyrukçuluğu ve kemelizme duyulan sarsılmaz imandır.ve dikkat ediyorum siz her koşulda bu yapının en hararetli savunucusu ve destekçisisiniz.bunu görebilmek için öyle siyaset ve toplumbilim uzmanı olmak da gerekmiyor.
bir tek yorumunuzda bu yapıya eleştiri getiren tek bir düşüncenize rastlamadım.eğer yanılıyorsam düzeltin ve bana hatırlatın.
hal ve vaziyet bu kadar açık ve net iken,üstüne üstlük feminist geçinmeniz,özgürlük ve eşitlik yanlısı söylemlere sarılmanız boşta ve askıda kalıyor.
dolayısıyla bu zihniyet aşılmadan,bu ülkeye ne demokrasi gelir,ne özgürlük ne de kadın hakları.
son olarak,çok net bir biçimde bu tür yapılara duyduğunuz sempatiye karşılık egemen güçlere muhalifmiş gibi bir siyasi duruş çelişkili ve tutarsızdır.
bilmiyorum yeterince deşifre ettim mi?
yalnız şunu bilmenizi isterim ki amacım siyasi duruşunuzu deşifre etmek falan değil.elbette istediğiniz siyasi ve felsefi düşünceye yatkınlık duyabilir,itediğiniz şekilde kendinizi tanımlayabilirsiniz.ama unutmayın ki bunun da biraz kendi içerisinde tutarlı olması gerekir.yani hem kemalizmin inançlı bir neferi olacak hem aydın,sosyalist,özgürlükçü geçineceksiniz,bu pek akla ve mantığa uymuyor ve inandırıcı olmuyor.mevlanın bir sözü var"ya olduğun gibi görün,ya ds göründüğün gibi ol"bu özdeyiş sizin anlayışınıza yeterince uyuyor kanımca.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@snowqueen,<br />
belli şablonlarla algılama anlayışı o kadar çok yaygın ki,muhtemelen ben de bundan nasibimi almış olabilirim.fakat birşey var:birileri 1930 ların mantığıyla topluma yön verip hizaya getirmeye çalışırsa elbette ki bundan zarar gören ve hakları kısıtlanan kesimlerin de muhalefeti doğal olarak böyle şekillenecektir.<br />
yani bir kere sözünü ettiğniz 1930 ların iktidarı tarihte kalmamaış ki,bu yönde bir tepki ve muhalefet gelişmesin.<br />
daha doğrusu tarihin sayfalarında kalmak şöyle dursun,1930 lardın mirasıyla iktidarı ellerinde tutan derin güçler var.ki,bu güçler,halkın üzerinde kurdukları tahakümü sürdürmek adına yasa dışı silahlı çeteler de dahil devletin her kademesini ellerine tutma gayreti içerisindeler.bu öyle bir siyasi güç ve otorite kavgasıdır ki,işlerine gelmeyen bir hükümeti tasfiye etmek ve işlevsiz bırakmak adına her türlü hukuksuzluğa,karanlık ve şaibeli yapılanmalara itibar ediyorlar.işte her on yılda bir yaşanan askeri darbeler&#8230;e-mıhtıralar,yargı ve sivil darbeler,pravakativ ve kışkırtıcı eylemler&#8230;faili meçhul cinayetler ve daha sayamadığım bir sürü komplo,entrika ve oyunlar.<br />
peki kim örgütlüyor bütün bu yasa dışı yapılanmaları?<br />
kim toplumu birbirine karşı kışkırtarak kaplaşmalar yaratıyor?<br />
bütün bunlar ne için,ne uğruna yapılıyor?<br />
ve ayrıca bütün bu kirli ve kanlı oyunlar bize &#8220;cumhuriyetin kazanımları&#8221;,&#8221;anayasal değerler&#8221;,&#8221;çağdaşlık&#8221;,&#8221;aydınlanmacılık&#8221;şeklinde sunulmuyor mu?<br />
işte topluma bu sloganlar benimsetilerek adeta dokunulamaz birer kutsal gibi empoze ediliyor.<br />
bu yolla her türlü yolsuzluk ve gayrimeşru iş çeviriliyor.vatan,bayrak,bağımsızlık vs.diye diye insanlar birbirine kırdırılıyor.<br />
peki sormak lazım,bütün bunlar 1930 ların eseri ve mirası değil mi?ve kitleler üzerinde bu yolla hakimiyet kurmaya çalışılır iken bu zihniyeti sorgulamak ve buna  muhalefet etmek neden şablonlarla algılama sayılsın?<br />
dolayısıyla başta chp zihniyeti olmak üzere bu memleketin kaos ve kargaşa ortamından beslenen,bunun üzerinden iktidar devşiren,rant elde eden kemikleşmiş odaklar var.iktidarlarının varlığını ve sürdürülebilirliğini buna bağlamışlar çünkü.<br />
ben de diyorum ki,bu ülkede demokrasi ve özgürlüklerden yana olan kesimlerin bu oyunlara karşı uyanık olması gerekiyor.daha ne kadar bunlara alet olup,onlar tarafından yönetileceğiz.<br />
işte gönlünüzdeki &#8220;aslan&#8221;derken kastettiğim bu gerici ve çağdışı yapıdır.chp kuyrukçuluğu ve kemelizme duyulan sarsılmaz imandır.ve dikkat ediyorum siz her koşulda bu yapının en hararetli savunucusu ve destekçisisiniz.bunu görebilmek için öyle siyaset ve toplumbilim uzmanı olmak da gerekmiyor.<br />
bir tek yorumunuzda bu yapıya eleştiri getiren tek bir düşüncenize rastlamadım.eğer yanılıyorsam düzeltin ve bana hatırlatın.<br />
hal ve vaziyet bu kadar açık ve net iken,üstüne üstlük feminist geçinmeniz,özgürlük ve eşitlik yanlısı söylemlere sarılmanız boşta ve askıda kalıyor.<br />
dolayısıyla bu zihniyet aşılmadan,bu ülkeye ne demokrasi gelir,ne özgürlük ne de kadın hakları.<br />
son olarak,çok net bir biçimde bu tür yapılara duyduğunuz sempatiye karşılık egemen güçlere muhalifmiş gibi bir siyasi duruş çelişkili ve tutarsızdır.<br />
bilmiyorum yeterince deşifre ettim mi?<br />
yalnız şunu bilmenizi isterim ki amacım siyasi duruşunuzu deşifre etmek falan değil.elbette istediğiniz siyasi ve felsefi düşünceye yatkınlık duyabilir,itediğiniz şekilde kendinizi tanımlayabilirsiniz.ama unutmayın ki bunun da biraz kendi içerisinde tutarlı olması gerekir.yani hem kemalizmin inançlı bir neferi olacak hem aydın,sosyalist,özgürlükçü geçineceksiniz,bu pek akla ve mantığa uymuyor ve inandırıcı olmuyor.mevlanın bir sözü var&#8221;ya olduğun gibi görün,ya ds göründüğün gibi ol&#8221;bu özdeyiş sizin anlayışınıza yeterince uyuyor kanımca.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28700</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2009 12:19:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28700</guid>
		<description>Tarihin sadece küçük bir kısmına büyüteç tutulup, bu döngüsel alanın tekrarlayan yapısı gözden kaçırılıyormuş gibi geliyor. Tarih ulus-devlet öncesi ve sonrası diye ayrılıyor sanki. Kültür de doğu ve batı diye.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihin sadece küçük bir kısmına büyüteç tutulup, bu döngüsel alanın tekrarlayan yapısı gözden kaçırılıyormuş gibi geliyor. Tarih ulus-devlet öncesi ve sonrası diye ayrılıyor sanki. Kültür de doğu ve batı diye.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28699</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2009 11:29:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28699</guid>
		<description>@durhat
Yazdıklarımdan "aydınlanmacılık, çağdaşlık"dayatması çıkardıysanız, belki de herşeyi şablonlarla algılamaya alışmışsınız. Bir kesim 1930'ların iktidarına takıldıysa, siz de hala 1930'lu yılların muhalefetine takılıp kalmışsınız. 

"gönlümdeki aslan" neymiş, açıklayıp, deşifre etmenizi bekliyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@durhat<br />
Yazdıklarımdan &#8220;aydınlanmacılık, çağdaşlık&#8221;dayatması çıkardıysanız, belki de herşeyi şablonlarla algılamaya alışmışsınız. Bir kesim 1930&#8242;ların iktidarına takıldıysa, siz de hala 1930&#8242;lu yılların muhalefetine takılıp kalmışsınız. </p>
<p>&#8220;gönlümdeki aslan&#8221; neymiş, açıklayıp, deşifre etmenizi bekliyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TSD tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/04/02/uluslastirmak-kulture-zararlidir/#comment-28691</link>
		<dc:creator>TSD</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2009 09:08:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=4119#comment-28691</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Diger taraflarda da Osmanlı kültürünün “sistemli”şekilde yokeden Arap coğrafyası var, Ecyad Kalesinin yıkımını hatırlayın.islami unsurları (Kabe dahil) herşeyi ranta çeviren bir Arap coğrafyası. Bir acaip, içi boşaltılmış, sadece paraya odaklı bir kültür. &lt;/blockquote&gt;

Bu da doğru elbette. 

Konu Türkiye olduğu için buradan sözettim ben.  Buradaki havzayı hemen her alanda kurutan Kemalizmdir. Birkaç spesifik noktada yapılmayan şeyleri ilk yapmış olması genel tabloya etki etmez. Kaldı ki o 'ilkler'in amacı da malum, mesela Mimar Sinan'ın kafatasının mezarından çıkartılıp ölçülmesi gibi. Hörgüçten uydurulan ilginç teoriler vs.

Hatta Baas partisine ilham olması açısından Kemalizmin Ortadoğuya bile negatif etkisi çoktur.

**

Geçenlerde yaşadığım şehirde 500 yıllık canım bir camiiyi  güya aslına uygun diye restore ettiler içim acıdı. Haydarpaşa garı meselesi vardı yakınlarda, ne oldu bilmiyorum. AKP'ye bu yönlerden acayip kızgınım. Ne var ki vizyonsuzluk öyle kolayca, birkaç yılda  ortadan kalkacak birşey değil. Kemalizmin kuruttuğu havzaların tekrar yeşermesi için önce 'devlet'in ve hakim algının bu ideolojiden soyutlanması sonra da  bir kaç neslin yetişmesi gerekiyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Diger taraflarda da Osmanlı kültürünün “sistemli”şekilde yokeden Arap coğrafyası var, Ecyad Kalesinin yıkımını hatırlayın.islami unsurları (Kabe dahil) herşeyi ranta çeviren bir Arap coğrafyası. Bir acaip, içi boşaltılmış, sadece paraya odaklı bir kültür. </p></blockquote>
<p>Bu da doğru elbette. </p>
<p>Konu Türkiye olduğu için buradan sözettim ben.  Buradaki havzayı hemen her alanda kurutan Kemalizmdir. Birkaç spesifik noktada yapılmayan şeyleri ilk yapmış olması genel tabloya etki etmez. Kaldı ki o &#8216;ilkler&#8217;in amacı da malum, mesela Mimar Sinan&#8217;ın kafatasının mezarından çıkartılıp ölçülmesi gibi. Hörgüçten uydurulan ilginç teoriler vs.</p>
<p>Hatta Baas partisine ilham olması açısından Kemalizmin Ortadoğuya bile negatif etkisi çoktur.</p>
<p>**</p>
<p>Geçenlerde yaşadığım şehirde 500 yıllık canım bir camiiyi  güya aslına uygun diye restore ettiler içim acıdı. Haydarpaşa garı meselesi vardı yakınlarda, ne oldu bilmiyorum. AKP&#8217;ye bu yönlerden acayip kızgınım. Ne var ki vizyonsuzluk öyle kolayca, birkaç yılda  ortadan kalkacak birşey değil. Kemalizmin kuruttuğu havzaların tekrar yeşermesi için önce &#8216;devlet&#8217;in ve hakim algının bu ideolojiden soyutlanması sonra da  bir kaç neslin yetişmesi gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

