<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Efendim yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 14:53:00 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Güzellik Matkabı Zekâ Duvarını Deler mi? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-38455</link>
		<dc:creator>Güzellik Matkabı Zekâ Duvarını Deler mi? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 12:43:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-38455</guid>
		<description>[...] Efendim(T.Suat Demren) [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Efendim(T.Suat Demren) [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Efendimiz (S.A.V) : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-32870</link>
		<dc:creator>Efendimiz (S.A.V) : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 20:11:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-32870</guid>
		<description>[...] önce yine sitemizde 8 mart 2009&#8242;da [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] önce yine sitemizde 8 mart 2009&#8242;da [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>AR tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-27039</link>
		<dc:creator>AR</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2009 14:17:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-27039</guid>
		<description>Çok güzel bir yazı tebrik ederim.

Ne kadar güzel ki, koskoca peygemberin Zırhının Bir Yahudi'de rehin olmasına izin veren, Peygamberin torunlarının katledilmesine fırsat tanıyan bir Cemaatten, bugün peygamberinin değerini anlayabilen ve ona sahip çıkan bir Cemaate ulaşıldı.

Daha da güzeli, yazının Hz. Muhammed'in nihayet doğru anlaşılmaya başladığının göstermesi.

Bugün din adına yalan söyleyen, dolandıran, kandıran, çalan , öldüren insanlar, Hz. Muhammed'in yaşamını ve yaptıklarını iyi okumalı ve örnek almalıdır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok güzel bir yazı tebrik ederim.</p>
<p>Ne kadar güzel ki, koskoca peygemberin Zırhının Bir Yahudi&#8217;de rehin olmasına izin veren, Peygamberin torunlarının katledilmesine fırsat tanıyan bir Cemaatten, bugün peygamberinin değerini anlayabilen ve ona sahip çıkan bir Cemaate ulaşıldı.</p>
<p>Daha da güzeli, yazının Hz. Muhammed&#8217;in nihayet doğru anlaşılmaya başladığının göstermesi.</p>
<p>Bugün din adına yalan söyleyen, dolandıran, kandıran, çalan , öldüren insanlar, Hz. Muhammed&#8217;in yaşamını ve yaptıklarını iyi okumalı ve örnek almalıdır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26999</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2009 07:28:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26999</guid>
		<description>cemal bey,

&lt;blockquote&gt;Size sadece 1 soru; Peygamber efendimiz zamanında mezhep,tarikat,şıh,şeyh varmıydı da şimdi bu safsatalarla bizi din,mezhep,tarikat,aşiret bölüp parçaladınız?&lt;/blockquote&gt;
O güzel Türkiye'mizi o şeyhler kurdu. Biraz tarih okumak zahmetine girerseniz, Türkiye'yi kuranların horosan erenleri, Şeyh Edebaliler, Ahmet Yeseviler olduğunu; Balkanları, Avrupa'yı fetheden Bektaşileri, Anadolu'nun maneviyatını diri tutan Yunus'u, Celaleddin Rumi'yi, binlerce evliyayı görürsünüz. Kullandığınız dildeki deyimlerin, sözcüklerin içine kadar işlemiştir tasavvuf, tekke terimleri. Siz, isteseniz de bu mirası terkedemezsiniz.
Tarikatlar, cemaatlere gelene kadar ülkemizdeki laik/dindar çatışmasına, alevi/sünni çatışmasına, Türk/Kürt çatışmasına, Fenerbahçeli/Galatasaray'lı çatışmasına, yabancı düşmanlığına baksanıza. Çünkü bu çatışmaların hepsi kan dolu, ama ben hiç iki tarikat, cemaat arasında böyle bir niza olduğunu görmedim. "Aynı yolun yolcusu" olan insanlar neden kavga etsin? Hepsi aynı amaca farklı yollardan gidiyorlar. İnsanların yapısı farklı farklı olduğundan, Allah'a giden meşrepler de çeşitlidir. Bu bir zenginliktir. Ne yazık ki günümüzde tarikatlar yasaklandığı için, bu iş saray tebasından düşe düşe taşralara kadar indi. Cehalet insanlardan kaynaklıdır, yoksa edep, irfan yuvası olan tarikatlerden değil.
Bütün bunları da, bakışınızı belki bir nebze olsun değiştirir diye anlattım.
Yoksa yukarıdaki yazının tarikatle, tasavvufla bir ilişkisi yok. Peygamber aşkına sahip olmak için tarikat ehli olmanıza gerek yok. O'nun hayatını azıcık okumanız, hayran kalmanız için yeterlidir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>cemal bey,</p>
<blockquote><p>Size sadece 1 soru; Peygamber efendimiz zamanında mezhep,tarikat,şıh,şeyh varmıydı da şimdi bu safsatalarla bizi din,mezhep,tarikat,aşiret bölüp parçaladınız?</p></blockquote>
<p>O güzel Türkiye&#8217;mizi o şeyhler kurdu. Biraz tarih okumak zahmetine girerseniz, Türkiye&#8217;yi kuranların horosan erenleri, Şeyh Edebaliler, Ahmet Yeseviler olduğunu; Balkanları, Avrupa&#8217;yı fetheden Bektaşileri, Anadolu&#8217;nun maneviyatını diri tutan Yunus&#8217;u, Celaleddin Rumi&#8217;yi, binlerce evliyayı görürsünüz. Kullandığınız dildeki deyimlerin, sözcüklerin içine kadar işlemiştir tasavvuf, tekke terimleri. Siz, isteseniz de bu mirası terkedemezsiniz.<br />
Tarikatlar, cemaatlere gelene kadar ülkemizdeki laik/dindar çatışmasına, alevi/sünni çatışmasına, Türk/Kürt çatışmasına, Fenerbahçeli/Galatasaray&#8217;lı çatışmasına, yabancı düşmanlığına baksanıza. Çünkü bu çatışmaların hepsi kan dolu, ama ben hiç iki tarikat, cemaat arasında böyle bir niza olduğunu görmedim. &#8220;Aynı yolun yolcusu&#8221; olan insanlar neden kavga etsin? Hepsi aynı amaca farklı yollardan gidiyorlar. İnsanların yapısı farklı farklı olduğundan, Allah&#8217;a giden meşrepler de çeşitlidir. Bu bir zenginliktir. Ne yazık ki günümüzde tarikatlar yasaklandığı için, bu iş saray tebasından düşe düşe taşralara kadar indi. Cehalet insanlardan kaynaklıdır, yoksa edep, irfan yuvası olan tarikatlerden değil.<br />
Bütün bunları da, bakışınızı belki bir nebze olsun değiştirir diye anlattım.<br />
Yoksa yukarıdaki yazının tarikatle, tasavvufla bir ilişkisi yok. Peygamber aşkına sahip olmak için tarikat ehli olmanıza gerek yok. O&#8217;nun hayatını azıcık okumanız, hayran kalmanız için yeterlidir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TSD tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26949</link>
		<dc:creator>TSD</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2009 16:08:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26949</guid>
		<description>Cemal Bey,

Siz sorunuza cevap istemeden önce, bi yazıyı okuyun isterseniz. Burada mezhepten tarikatten bahseden yok. Mekan kayması oldu sanırım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cemal Bey,</p>
<p>Siz sorunuza cevap istemeden önce, bi yazıyı okuyun isterseniz. Burada mezhepten tarikatten bahseden yok. Mekan kayması oldu sanırım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cemal tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26945</link>
		<dc:creator>cemal</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2009 15:59:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26945</guid>
		<description>Bu safsatalarla böldünüz Güzelim Türkiye'mizi!Size sadece 1 soru; Peygamber efendimiz zamanında mezhep,tarikat,şıh,şeyh varmıydı da şimdi bu safsatalarla bizi din,mezhep,tarikat,aşiret bölüp parçaladınız?Kime hizmet ediyorsunuz? Aslında cevabı ben biliyorum ama saf inanan müslüman kardeşlerim de aydınlanır belki diye bu cevabı istiyorum sizden!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu safsatalarla böldünüz Güzelim Türkiye&#8217;mizi!Size sadece 1 soru; Peygamber efendimiz zamanında mezhep,tarikat,şıh,şeyh varmıydı da şimdi bu safsatalarla bizi din,mezhep,tarikat,aşiret bölüp parçaladınız?Kime hizmet ediyorsunuz? Aslında cevabı ben biliyorum ama saf inanan müslüman kardeşlerim de aydınlanır belki diye bu cevabı istiyorum sizden!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>agt tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26933</link>
		<dc:creator>agt</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2009 15:15:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26933</guid>
		<description>tek solukta okudum... gözyaşlarıma hakim olamadım... allah onun sünneti ile şekillenmeyi nasip etsin cümlemize...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>tek solukta okudum&#8230; gözyaşlarıma hakim olamadım&#8230; allah onun sünneti ile şekillenmeyi nasip etsin cümlemize&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26825</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2009 12:34:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26825</guid>
		<description>Ben de bu vesileyle Fuzuli'nin meşhur su kasidesini ekleyeyim. Meşhurdur ama ben yeniden keşfediyorum. Daha iyi anlaman için, İskender Pala'nın "Su Kasidesi Şerhi"ni okumak lazım, ki yine fayda etmeyebilir. Zira anlayacak fakülteler biraz içeride gizlenmiş durumda; onun önündeki engelleri yırtmak lazım.

Su Kasidesi

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su 
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su 

&lt;em&gt;(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateşlere göz yaşımdan 
su saçma ki, bu kadar (çok) tutuşan ateşlere su fayda 
vermez.) &lt;/em&gt;

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem 
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su 

&lt;em&gt;(Şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa 
gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök 
kubbeyi kaplamıştır, bilemem..)&lt;/em&gt; 

Zevk-ı tîğundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk 
Kim mürûr ilen bırağur rahneler dîvâra su 

&lt;em&gt;(Senin kılıca benzeyen keskin bakışlarının zevkinden benim gönlüm parça parça olsa buna şaşılmaz. Nitekim akarsu da zamanla duvarda, yarlarda yarıklar meydana getirir.) &lt;/em&gt;

Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin 
İhtiyât ilen içer her kimde olsa yara su 

&lt;em&gt;(Yarası olanın suyu ihtiyatla içmesi gibi, benim yaralı gönlüm de senin ok temrenine, ok ucuna benzeyen kirpiklerinin sözünü korka korka söyler.) &lt;/em&gt;

Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün 
Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su 

&lt;em&gt;(Bahçıvan gül bahçesini sele versin (su ile 
mahvetsin), boşuna yorulmasın; çünkü bin gül bahçesine su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz.) &lt;/em&gt;

Ohşadabilmez gubârını muharrir hattuna 
Hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su 

&lt;em&gt;(Hattatın beyaz kâğıda bakmaktan, kalem gibi, gözlerine kara su inse (kör olsa, kör oluncaya kadar uğraşsa yine de) gubârî (yazı)sını, senin yüzündeki tüylere benzetemez. )&lt;/em&gt; 

Ârızun yâdıyla nem-nâk olsa müjgânum n'ola 
Zayi olmaz gül temennâsıyla virmek hâra su 

&lt;em&gt;(Senin yanağının anılması sebebiyle kirpiklerim ıslansa ne olur, buna şaşılır mı? Zira gül elde etmek dileği ile dikene verilen su boşa gitmez.) &lt;/em&gt;

Gam güni itme dil-i bîmârdan tîgun dirîğ 
Hayrdur virmek karanu gicede bîmâra su 

&lt;em&gt;(Gamlı günümde hasta gönlümden kılıç gibi keskin olan bakışını esirgeme; zira karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.)&lt;/em&gt; 

İste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it 
Susuzam bir kez bu sahrâda menüm-çün ara su 

&lt;em&gt;(Gönül! Onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste ve onun ayrılığında duyduğum hararetimi yatıştır, söndür. Susuzum bu defa da benim için su ara.)&lt;/em&gt; 

Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi 
Nitekim meste mey içmek hoş gelür hûş-yâra su 

&lt;em&gt;(Nasıl sarhoşa şarap içmek, aklı başında olana da su içmek hoş geliyorsa, ben senin dudağını özlüyorum, sofular da kevser istiyorlar.) &lt;/em&gt;

Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr 
Âşık olmış galibâ ol serv-i hoş-reftâra su 

&lt;em&gt;(Su, her zaman senin Cennet misâli mahallenin bahçesine doğru akar. Galiba o hoş yürüyüşlü, hoş salınışlı; serviyi andıran sevgiliye aşık olmuş.) &lt;/em&gt;

Su yolın ol kûydan toprağ olup dutsam gerek 
Çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su 

&lt;em&gt;(Topraktan bir set olup su yolunu o mahalleden kesmeliyim, çünkü su benim rakibimdir, onu o yere bırakamam.)&lt;/em&gt; 

Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar 
Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su 

&lt;em&gt;(Dostlarım! Şayet onun elini öpme arzusuyla ölürsem, öldükten sonra toprağımı testi yapın ve onunla sevgiliye su sunun.) &lt;/em&gt;

Serv ser-keşlük kılur kumrî niyâzından meger 
Dâmenin duta ayağına düşe yalvara su 

&lt;em&gt;(Servi kumrunun yalvarmasından dolayı dikbaşlılık ediyor. Onu ancak suyun eteğini tutup ayağına düşmesi (yalvarıp aracı olması bu dikbaşlılığından) kurtarabilir.) &lt;/em&gt;

İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile 
Gül budağınun mizâcına gire kurtara su 

&lt;em&gt;(Gül fidanı bir hile ile (meşhur gül ve bülbül efsanesindeki gibi yine) bülbülün kanını içmek istiyor; bunu engelleyebilmek için suyun gül dallarının damarlarına girerek gül ağacının mizacını değiştirmesi gerekir.) &lt;/em&gt;

Tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme 
İktidâ kılmış târîk-i Ahmed-i Muhtâr'a su 

&lt;em&gt;(Su Hz. Muhammed'in (s.a.v) yoluna uymuş (ve bu hâli ile) dünya halkına temiz yaratılışını açıkça göstermiştir.) &lt;/em&gt;

Seyyid-i nev-i beşer deryâ-ı dürr-i ıstıfâ 
Kim sepüpdür mucizâtı âteş-i eşrâra su 

&lt;em&gt;(İnsanların efendisi, seçme inci denizi (olan Hz. Muhammed'in s.a.v) mucizeleri kötülerin ateşine su serpmiştir.&lt;/em&gt;) 

Kılmağ içün tâze gül-zârı nübüvvet revnakın 
Mu'cizinden eylemiş izhâr seng-i hâra su 

&lt;em&gt;(Katı taş, Peygamberlik gül bahçesinin parlaklığını tazelemek için (ve onun) mucizesinden dolayı su meydana çıkarmıştır.)&lt;/em&gt; 

Mu'cizi bir bahr-ı bî-pâyân imiş âlemde kim 
Yetmiş andan min min âteş-hâne-i küffara su 

&lt;em&gt;(Hz. Peygamberimiz'in mûcizeleri dünyada uçsuz bucaksız bir deniz gibi imiş ki, ondan (o 
mucizelerden), ateşe tapan kâfirlerin binlerce 
mâbedine su ulaşmış ve onları söndürmüştür.)&lt;/em&gt; 

Hayret ilen barmağın dişler kim itse istimâ 
Barmağından virdügin şiddet günü Ensâr'a su 

&lt;em&gt;(Mihnet günü Ensâr'a parmağından su verdiğini (bir mucize olarak parmağından su akıttığını) kim işitse hayret ile (şaşa kalarak) parmağını ısırır.) &lt;/em&gt;

Dostı ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayât 
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâra su 

&lt;em&gt;(Dostu yılan zehri içse (bu zehir onun dostu için) âb- ı hayat olur. Aksine düşmanı da su içse (o su, düşmanına) elbette yılan zehrine döner.) &lt;/em&gt;

Eylemiş her katreden min bahr-ı rahmet mevc-hîz 
El sunup urgaç vuzû içün gül-i ruhsâra su 

&lt;em&gt;(Abdest (almak) için el uzatıp gül (gibi olan) yanaklarına su vurunca (sıçrayan) her bir su damlasından binlerce rahmet denizi dalgalanmıştır.)&lt;/em&gt; 

Hâk-i pâyine yetem dir ömrlerdür muttasıl 
Başını daşdan daşa urup gezer âvâre su 

&lt;em&gt;(Su ayağının toprağına ulaşayım diye başını taştan taşa vurarak ömürler boyu, durmaksızın başıboş gezer.) &lt;/em&gt;

Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr 
Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su 

&lt;em&gt;(Su, onun eşiğinin toprağına zerrecikler halinde ışık salmak (orayı aydınlatmak) ister. Eğer parça parça da olsa o eşikten dönmez.) &lt;/em&gt;

Zikr-i na'tün virdini dermân bilür ehl-i hatâ 
Eyle kim def-i humâr içün içer mey-hâra su 

&lt;em&gt;(Sarhoşlar içkiden sonra gelen bat adrysını gidermek için nasıl su içerlerse, günahkârlar da senin na'tının zikrini dillerinde tekrarlamayı (dertlerine) derman bilirler.) &lt;/em&gt;

Yâ Habîballah yâ Hayre'l beşer müştakunam 
Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su 

&lt;em&gt;(Ey Allah'ın sevgilisi! Ey insanların en hayırlısı! Susamışların (susuzluktan dudağı kurumuşların) yanıp dâimâ su diledikleri gibi (ben de) seni özlüyorum.) &lt;/em&gt;

Sensen ol bahr-ı kerâmet kim şeb-i Mi'râc'da 
Şebnem-i feyzün yetürmiş sâbit ü seyyâra su 

&lt;em&gt;(Sen o kerâmet denizisin ki mi'râc gecesinde feyzinin çiyleri sabit yıldızlara ve gezegenlere su ulaştırmış.) &lt;/em&gt;

Çeşme-i hurşîdden her dem zülâl-i feyz iner 
Hâcet olsa merkadün tecdîd iden mimâra su 

&lt;em&gt;(Kabrini yenileyen (tamir eden) mimara su lazım olsa, güneş çeşmesinden her an bol bol saf, tatlı ve güzel su iner.) &lt;/em&gt;

Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânuma 
Var ümîdüm ebr-i ihsânun sepe ol nâra su 

&lt;em&gt;(Cehennem korkusu, yanık gönlüme gam ateşi salmış, (ama) o ateşe, senin ihsan bulutunun su serpeceğinden ümitliyim.) &lt;/em&gt;

Yümn-i na'tünden güher olmış Fuzûlî sözleri 
Ebr-i nîsândan dönen tek lü'lü şeh-vâra su 

&lt;em&gt;(Seni övmenin bereketinden dolayı Fuzûlî'nin (alelâde) sözleri, nisan bulutundan düşüp iri inciye dönen su (damlası) gibi birer inci olmuştur.) &lt;/em&gt;

Hâb-ı gafletden olan bîdâr olanda rûz-ı haşr 
Eşk-i hasretden tökende dîde-i bîdâra su 

&lt;em&gt;(Kıyamet günü olduğu zaman, gaflet uykusundan uyanan düşkün (yahut aşık) göz, (sana duyduğu) hasretten su (gözyaşı) döktüğü zaman,) &lt;/em&gt;

Umduğum oldur ki rûz-ı haşr mahrûm olmayam 
Çeşm-i vaslun vire men teşne-i dîdâra su 

&lt;em&gt;(O mahşer günü, güzel yüzüne susamış olan bana vuslat çeşmenin su vereceğini, beni mahrum bırakmayacağını ummaktayım.)&lt;/em&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben de bu vesileyle Fuzuli&#8217;nin meşhur su kasidesini ekleyeyim. Meşhurdur ama ben yeniden keşfediyorum. Daha iyi anlaman için, İskender Pala&#8217;nın &#8220;Su Kasidesi Şerhi&#8221;ni okumak lazım, ki yine fayda etmeyebilir. Zira anlayacak fakülteler biraz içeride gizlenmiş durumda; onun önündeki engelleri yırtmak lazım.</p>
<p>Su Kasidesi</p>
<p>Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su<br />
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su </p>
<p><em>(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateşlere göz yaşımdan<br />
su saçma ki, bu kadar (çok) tutuşan ateşlere su fayda<br />
vermez.) </em></p>
<p>Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem<br />
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su </p>
<p><em>(Şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa<br />
gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök<br />
kubbeyi kaplamıştır, bilemem..)</em> </p>
<p>Zevk-ı tîğundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk<br />
Kim mürûr ilen bırağur rahneler dîvâra su </p>
<p><em>(Senin kılıca benzeyen keskin bakışlarının zevkinden benim gönlüm parça parça olsa buna şaşılmaz. Nitekim akarsu da zamanla duvarda, yarlarda yarıklar meydana getirir.) </em></p>
<p>Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin<br />
İhtiyât ilen içer her kimde olsa yara su </p>
<p><em>(Yarası olanın suyu ihtiyatla içmesi gibi, benim yaralı gönlüm de senin ok temrenine, ok ucuna benzeyen kirpiklerinin sözünü korka korka söyler.) </em></p>
<p>Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün<br />
Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su </p>
<p><em>(Bahçıvan gül bahçesini sele versin (su ile<br />
mahvetsin), boşuna yorulmasın; çünkü bin gül bahçesine su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz.) </em></p>
<p>Ohşadabilmez gubârını muharrir hattuna<br />
Hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su </p>
<p><em>(Hattatın beyaz kâğıda bakmaktan, kalem gibi, gözlerine kara su inse (kör olsa, kör oluncaya kadar uğraşsa yine de) gubârî (yazı)sını, senin yüzündeki tüylere benzetemez. )</em> </p>
<p>Ârızun yâdıyla nem-nâk olsa müjgânum n&#8217;ola<br />
Zayi olmaz gül temennâsıyla virmek hâra su </p>
<p><em>(Senin yanağının anılması sebebiyle kirpiklerim ıslansa ne olur, buna şaşılır mı? Zira gül elde etmek dileği ile dikene verilen su boşa gitmez.) </em></p>
<p>Gam güni itme dil-i bîmârdan tîgun dirîğ<br />
Hayrdur virmek karanu gicede bîmâra su </p>
<p><em>(Gamlı günümde hasta gönlümden kılıç gibi keskin olan bakışını esirgeme; zira karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.)</em> </p>
<p>İste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it<br />
Susuzam bir kez bu sahrâda menüm-çün ara su </p>
<p><em>(Gönül! Onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste ve onun ayrılığında duyduğum hararetimi yatıştır, söndür. Susuzum bu defa da benim için su ara.)</em> </p>
<p>Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi<br />
Nitekim meste mey içmek hoş gelür hûş-yâra su </p>
<p><em>(Nasıl sarhoşa şarap içmek, aklı başında olana da su içmek hoş geliyorsa, ben senin dudağını özlüyorum, sofular da kevser istiyorlar.) </em></p>
<p>Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr<br />
Âşık olmış galibâ ol serv-i hoş-reftâra su </p>
<p><em>(Su, her zaman senin Cennet misâli mahallenin bahçesine doğru akar. Galiba o hoş yürüyüşlü, hoş salınışlı; serviyi andıran sevgiliye aşık olmuş.) </em></p>
<p>Su yolın ol kûydan toprağ olup dutsam gerek<br />
Çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su </p>
<p><em>(Topraktan bir set olup su yolunu o mahalleden kesmeliyim, çünkü su benim rakibimdir, onu o yere bırakamam.)</em> </p>
<p>Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar<br />
Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su </p>
<p><em>(Dostlarım! Şayet onun elini öpme arzusuyla ölürsem, öldükten sonra toprağımı testi yapın ve onunla sevgiliye su sunun.) </em></p>
<p>Serv ser-keşlük kılur kumrî niyâzından meger<br />
Dâmenin duta ayağına düşe yalvara su </p>
<p><em>(Servi kumrunun yalvarmasından dolayı dikbaşlılık ediyor. Onu ancak suyun eteğini tutup ayağına düşmesi (yalvarıp aracı olması bu dikbaşlılığından) kurtarabilir.) </em></p>
<p>İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile<br />
Gül budağınun mizâcına gire kurtara su </p>
<p><em>(Gül fidanı bir hile ile (meşhur gül ve bülbül efsanesindeki gibi yine) bülbülün kanını içmek istiyor; bunu engelleyebilmek için suyun gül dallarının damarlarına girerek gül ağacının mizacını değiştirmesi gerekir.) </em></p>
<p>Tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme<br />
İktidâ kılmış târîk-i Ahmed-i Muhtâr&#8217;a su </p>
<p><em>(Su Hz. Muhammed&#8217;in (s.a.v) yoluna uymuş (ve bu hâli ile) dünya halkına temiz yaratılışını açıkça göstermiştir.) </em></p>
<p>Seyyid-i nev-i beşer deryâ-ı dürr-i ıstıfâ<br />
Kim sepüpdür mucizâtı âteş-i eşrâra su </p>
<p><em>(İnsanların efendisi, seçme inci denizi (olan Hz. Muhammed&#8217;in s.a.v) mucizeleri kötülerin ateşine su serpmiştir.</em>) </p>
<p>Kılmağ içün tâze gül-zârı nübüvvet revnakın<br />
Mu&#8217;cizinden eylemiş izhâr seng-i hâra su </p>
<p><em>(Katı taş, Peygamberlik gül bahçesinin parlaklığını tazelemek için (ve onun) mucizesinden dolayı su meydana çıkarmıştır.)</em> </p>
<p>Mu&#8217;cizi bir bahr-ı bî-pâyân imiş âlemde kim<br />
Yetmiş andan min min âteş-hâne-i küffara su </p>
<p><em>(Hz. Peygamberimiz&#8217;in mûcizeleri dünyada uçsuz bucaksız bir deniz gibi imiş ki, ondan (o<br />
mucizelerden), ateşe tapan kâfirlerin binlerce<br />
mâbedine su ulaşmış ve onları söndürmüştür.)</em> </p>
<p>Hayret ilen barmağın dişler kim itse istimâ<br />
Barmağından virdügin şiddet günü Ensâr&#8217;a su </p>
<p><em>(Mihnet günü Ensâr&#8217;a parmağından su verdiğini (bir mucize olarak parmağından su akıttığını) kim işitse hayret ile (şaşa kalarak) parmağını ısırır.) </em></p>
<p>Dostı ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayât<br />
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâra su </p>
<p><em>(Dostu yılan zehri içse (bu zehir onun dostu için) âb- ı hayat olur. Aksine düşmanı da su içse (o su, düşmanına) elbette yılan zehrine döner.) </em></p>
<p>Eylemiş her katreden min bahr-ı rahmet mevc-hîz<br />
El sunup urgaç vuzû içün gül-i ruhsâra su </p>
<p><em>(Abdest (almak) için el uzatıp gül (gibi olan) yanaklarına su vurunca (sıçrayan) her bir su damlasından binlerce rahmet denizi dalgalanmıştır.)</em> </p>
<p>Hâk-i pâyine yetem dir ömrlerdür muttasıl<br />
Başını daşdan daşa urup gezer âvâre su </p>
<p><em>(Su ayağının toprağına ulaşayım diye başını taştan taşa vurarak ömürler boyu, durmaksızın başıboş gezer.) </em></p>
<p>Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr<br />
Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su </p>
<p><em>(Su, onun eşiğinin toprağına zerrecikler halinde ışık salmak (orayı aydınlatmak) ister. Eğer parça parça da olsa o eşikten dönmez.) </em></p>
<p>Zikr-i na&#8217;tün virdini dermân bilür ehl-i hatâ<br />
Eyle kim def-i humâr içün içer mey-hâra su </p>
<p><em>(Sarhoşlar içkiden sonra gelen bat adrysını gidermek için nasıl su içerlerse, günahkârlar da senin na&#8217;tının zikrini dillerinde tekrarlamayı (dertlerine) derman bilirler.) </em></p>
<p>Yâ Habîballah yâ Hayre&#8217;l beşer müştakunam<br />
Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su </p>
<p><em>(Ey Allah&#8217;ın sevgilisi! Ey insanların en hayırlısı! Susamışların (susuzluktan dudağı kurumuşların) yanıp dâimâ su diledikleri gibi (ben de) seni özlüyorum.) </em></p>
<p>Sensen ol bahr-ı kerâmet kim şeb-i Mi&#8217;râc&#8217;da<br />
Şebnem-i feyzün yetürmiş sâbit ü seyyâra su </p>
<p><em>(Sen o kerâmet denizisin ki mi&#8217;râc gecesinde feyzinin çiyleri sabit yıldızlara ve gezegenlere su ulaştırmış.) </em></p>
<p>Çeşme-i hurşîdden her dem zülâl-i feyz iner<br />
Hâcet olsa merkadün tecdîd iden mimâra su </p>
<p><em>(Kabrini yenileyen (tamir eden) mimara su lazım olsa, güneş çeşmesinden her an bol bol saf, tatlı ve güzel su iner.) </em></p>
<p>Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânuma<br />
Var ümîdüm ebr-i ihsânun sepe ol nâra su </p>
<p><em>(Cehennem korkusu, yanık gönlüme gam ateşi salmış, (ama) o ateşe, senin ihsan bulutunun su serpeceğinden ümitliyim.) </em></p>
<p>Yümn-i na&#8217;tünden güher olmış Fuzûlî sözleri<br />
Ebr-i nîsândan dönen tek lü&#8217;lü şeh-vâra su </p>
<p><em>(Seni övmenin bereketinden dolayı Fuzûlî&#8217;nin (alelâde) sözleri, nisan bulutundan düşüp iri inciye dönen su (damlası) gibi birer inci olmuştur.) </em></p>
<p>Hâb-ı gafletden olan bîdâr olanda rûz-ı haşr<br />
Eşk-i hasretden tökende dîde-i bîdâra su </p>
<p><em>(Kıyamet günü olduğu zaman, gaflet uykusundan uyanan düşkün (yahut aşık) göz, (sana duyduğu) hasretten su (gözyaşı) döktüğü zaman,) </em></p>
<p>Umduğum oldur ki rûz-ı haşr mahrûm olmayam<br />
Çeşm-i vaslun vire men teşne-i dîdâra su </p>
<p><em>(O mahşer günü, güzel yüzüne susamış olan bana vuslat çeşmenin su vereceğini, beni mahrum bırakmayacağını ummaktayım.)</em></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Taylan BAYRAKDAR tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26821</link>
		<dc:creator>Taylan BAYRAKDAR</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2009 11:03:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26821</guid>
		<description>Sn Suat Bey;
 Gerçekten okurken insanın içini titreden, İnsana(kendini bilenlere) iyiki Muhammed (S.A.V.) bizim Peygamberimiz olmuş dedirten güzellikte bir yazı olmuş.Geçmiş olan Mübarek Günün arefesinde yazılmış olmasıda ayrı bir güzellik vermiş elinize,düşüncelerinize sağlık.                                      Rabbim, bizleri O’na layık ümmet eylesin.
Sevdiği ile beraber kılsın inşallah…</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn Suat Bey;<br />
 Gerçekten okurken insanın içini titreden, İnsana(kendini bilenlere) iyiki Muhammed (S.A.V.) bizim Peygamberimiz olmuş dedirten güzellikte bir yazı olmuş.Geçmiş olan Mübarek Günün arefesinde yazılmış olmasıda ayrı bir güzellik vermiş elinize,düşüncelerinize sağlık.                                      Rabbim, bizleri O’na layık ümmet eylesin.<br />
Sevdiği ile beraber kılsın inşallah…</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TSD tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26793</link>
		<dc:creator>TSD</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 22:21:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26793</guid>
		<description>Tesekkur ederim arkadaslar.

Selam ve sevgiler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tesekkur ederim arkadaslar.</p>
<p>Selam ve sevgiler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çelişki-analiz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26776</link>
		<dc:creator>çelişki-analiz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 18:22:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26776</guid>
		<description>Bu sitede okuduğum en aklı başında yazı.Her kelimesi anlam içeriyor.Uzun tecrübeleri aktarıyor.Doğruya ulaşırken analitik düşüncenin gereklerini yerine getiriyor.Ancak bu yazının hakkını verebilmek için okuyanların üzerinde bir sorumluluk oluşuyor.O sorumluluk da övgü yağdırmaktan öte yazıdaki örnek davranışları gerçek hayatta tatbik edebilmek.Günümüzde çıkar savaşlarının din sömürüsü üzerine kurgulandığını düşünürsek dini yaşamanın kimsenin tekelinde olmadığını,dünyevi kazançlara ulaşmak için uhrevi duyguların sömürülemeyeceğini, bu tür davranışlara yeltenenleri en önce samimi inanca sahip olanların aralarından ayıklamaları gerektiğini unutmamak  dinimizin evrensellik boyutunu da geliştirecektir.Özellikle dünyada İslam'ı kötülemeye yönelik çabalarda din istismarcılarının kendi çıkarlarına hizmet eden radikal uygulamaları her zaman İslam'ın haksız yere eleştirilmesine neden olmuştur.Oysa biliyoruz ki Peygamber Efendimizin hayatından dahi, yazıda da bahsedildiği üzere dinimizin ne kadar sağlam insani-ahlaki-sosyal temellere dayandığını görebiliyoruz.Bir de günümüzde karşıt fikirlere tahammülsüzlüğün boyutunu düşünün.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sitede okuduğum en aklı başında yazı.Her kelimesi anlam içeriyor.Uzun tecrübeleri aktarıyor.Doğruya ulaşırken analitik düşüncenin gereklerini yerine getiriyor.Ancak bu yazının hakkını verebilmek için okuyanların üzerinde bir sorumluluk oluşuyor.O sorumluluk da övgü yağdırmaktan öte yazıdaki örnek davranışları gerçek hayatta tatbik edebilmek.Günümüzde çıkar savaşlarının din sömürüsü üzerine kurgulandığını düşünürsek dini yaşamanın kimsenin tekelinde olmadığını,dünyevi kazançlara ulaşmak için uhrevi duyguların sömürülemeyeceğini, bu tür davranışlara yeltenenleri en önce samimi inanca sahip olanların aralarından ayıklamaları gerektiğini unutmamak  dinimizin evrensellik boyutunu da geliştirecektir.Özellikle dünyada İslam&#8217;ı kötülemeye yönelik çabalarda din istismarcılarının kendi çıkarlarına hizmet eden radikal uygulamaları her zaman İslam&#8217;ın haksız yere eleştirilmesine neden olmuştur.Oysa biliyoruz ki Peygamber Efendimizin hayatından dahi, yazıda da bahsedildiği üzere dinimizin ne kadar sağlam insani-ahlaki-sosyal temellere dayandığını görebiliyoruz.Bir de günümüzde karşıt fikirlere tahammülsüzlüğün boyutunu düşünün.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Bahadır tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26765</link>
		<dc:creator>Mehmet Bahadır</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 15:01:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26765</guid>
		<description>İhlasli bu güzel yazı için Allah razı olsun Suat Bey.

Rabbim, bizleri O'na layık ümmet eylesin.
Sevdiği ile beraber kılsın inşallah...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İhlasli bu güzel yazı için Allah razı olsun Suat Bey.</p>
<p>Rabbim, bizleri O&#8217;na layık ümmet eylesin.<br />
Sevdiği ile beraber kılsın inşallah&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>arif tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26756</link>
		<dc:creator>arif</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 11:05:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26756</guid>
		<description>Eline gönlüne sağlık kardeşim...
Sen Ahmed u Mahmud u Muhammedsin efendim.
Hakdan bize Sultan-ı müeyyedsin efendim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eline gönlüne sağlık kardeşim&#8230;<br />
Sen Ahmed u Mahmud u Muhammedsin efendim.<br />
Hakdan bize Sultan-ı müeyyedsin efendim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26749</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2009 23:17:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26749</guid>
		<description>es-sükut...
dîlden dile yansıyan kelam, sonucu güzel,sebebi daha bir güzel...
muhabbet baki olsun.
el merü mea men ehabbe.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>es-sükut&#8230;<br />
dîlden dile yansıyan kelam, sonucu güzel,sebebi daha bir güzel&#8230;<br />
muhabbet baki olsun.<br />
el merü mea men ehabbe.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>rafet tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26747</link>
		<dc:creator>rafet</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2009 22:47:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26747</guid>
		<description>Ey Sevgili

Ey sevgili!

Ey insanlığın gönlündeki sümbül!

Mademki bağban sensin, bu bağ niye sensiz kalsın?

Bizi yalnız bırakma. Ruhlarımızı sensizlik ateşi ile yakma!

Ey sevgili, en sevgili,

Sevgin öyle doldurdu ki kalbimi!

Hasretin öyle acıtıyor ki benliğimi…

Ne kadar isterdim

Ne kadar isterdim ya Resulallah!

Sen nefes alırken

Yeryüzünde nefes alıp veren,

Bir incecik ot olmak

Bir incecik ot olmak

Ve sen

Sevr’e tırmanırken kademinin altında

Yan yatıp

Hakka secdeye varmak

Ne kadar isterdim

Ya Resulallah

Aşkın olmasa, kalbim sevmeyi öğrenir miydi?

Bu müthiş zamanın dehşeti özletiyor Asr-ı Saadet’i!

Gel demeye bilmem dilimin kudreti kâfi mi?

Özledik efendim seni,

Gel Sevgililer Sevgilisi!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ey Sevgili</p>
<p>Ey sevgili!</p>
<p>Ey insanlığın gönlündeki sümbül!</p>
<p>Mademki bağban sensin, bu bağ niye sensiz kalsın?</p>
<p>Bizi yalnız bırakma. Ruhlarımızı sensizlik ateşi ile yakma!</p>
<p>Ey sevgili, en sevgili,</p>
<p>Sevgin öyle doldurdu ki kalbimi!</p>
<p>Hasretin öyle acıtıyor ki benliğimi…</p>
<p>Ne kadar isterdim</p>
<p>Ne kadar isterdim ya Resulallah!</p>
<p>Sen nefes alırken</p>
<p>Yeryüzünde nefes alıp veren,</p>
<p>Bir incecik ot olmak</p>
<p>Bir incecik ot olmak</p>
<p>Ve sen</p>
<p>Sevr’e tırmanırken kademinin altında</p>
<p>Yan yatıp</p>
<p>Hakka secdeye varmak</p>
<p>Ne kadar isterdim</p>
<p>Ya Resulallah</p>
<p>Aşkın olmasa, kalbim sevmeyi öğrenir miydi?</p>
<p>Bu müthiş zamanın dehşeti özletiyor Asr-ı Saadet’i!</p>
<p>Gel demeye bilmem dilimin kudreti kâfi mi?</p>
<p>Özledik efendim seni,</p>
<p>Gel Sevgililer Sevgilisi!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tuncay Yılmazer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26743</link>
		<dc:creator>Tuncay Yılmazer</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2009 20:50:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26743</guid>
		<description>Suat kardeşimden şu mübarek günde gönülleri titreten çok güzel bir yazı... Allah razı olsun.
Tüm dostların mübarek kandilini de tebrik ederim. 
............

Yâ Nebî, şu hâlime bak! 
Nasıl ki bağrı yanar, gün kızınca, sahranın; 
Benim de ruhumu yaktıkça yaktı hicranın! 
Harîm-i pâkine can atmak istedim durdum; 
Gerildi karşıma yıllarca ailem, yurdum. 
“Tahammül et!" dediler... Hangi bir zamana kadar? 
Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var! 
Gözümde tüttü bu andıkça yandığım toprak; 
Önümde durmadı artık, ne hânümân, ne ocak...
Yıkıldı hepsi... Ben aştım diyâr-ı Sûdân'ı, 
Üç ay "Tihâme!" deyip çiğnedim beyabanı. 
Kemiklerim bile yanmıştı belki sahrada; 
Yetişmeseydin eğer, yâ Muhammed, imdada: 
Eserdi kumda yüzerken serin serin nefesin; 
Akar sular gibi çağlardı her tarafta sesin! 
İrâdem olduğu gündür senin irâdene ram, 
Bir ân için bana yollarda durmak oldu haram. 
Bütün heyâkil-i hilkatle hasbıhâl ettim; 
Leyâle derdimi döktüm, cibâli söylettim! 
Yanıp tutuşmadan aylarca yummadım gözümü... 
Nücûma sor ki bu kirpikler uyku görmüş mü? 
Azâb-ı hecrine katlandım elli üç senedir... 
Sonunda alnıma çarpan bu zâlim örtü nedir? 
Beş altı sineyi hicran içinde inleterek, 
Çıkan yüreklere hüsran mı, merhamet mi gerek? 
Demir nikaabını kaldır mezâr-ı pâkinden; 
Bu hasta ruhumu artık ayırma hâkinden! 
Nedir o meş'ale? Nûrun mu? Yâ Resûlallâh!...

Mehmet Akif ( Necid Çöllerinden Medine'ye adlı şiirinden..)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat kardeşimden şu mübarek günde gönülleri titreten çok güzel bir yazı&#8230; Allah razı olsun.<br />
Tüm dostların mübarek kandilini de tebrik ederim.<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Yâ Nebî, şu hâlime bak!<br />
Nasıl ki bağrı yanar, gün kızınca, sahranın;<br />
Benim de ruhumu yaktıkça yaktı hicranın!<br />
Harîm-i pâkine can atmak istedim durdum;<br />
Gerildi karşıma yıllarca ailem, yurdum.<br />
“Tahammül et!&#8221; dediler&#8230; Hangi bir zamana kadar?<br />
Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var!<br />
Gözümde tüttü bu andıkça yandığım toprak;<br />
Önümde durmadı artık, ne hânümân, ne ocak&#8230;<br />
Yıkıldı hepsi&#8230; Ben aştım diyâr-ı Sûdân&#8217;ı,<br />
Üç ay &#8220;Tihâme!&#8221; deyip çiğnedim beyabanı.<br />
Kemiklerim bile yanmıştı belki sahrada;<br />
Yetişmeseydin eğer, yâ Muhammed, imdada:<br />
Eserdi kumda yüzerken serin serin nefesin;<br />
Akar sular gibi çağlardı her tarafta sesin!<br />
İrâdem olduğu gündür senin irâdene ram,<br />
Bir ân için bana yollarda durmak oldu haram.<br />
Bütün heyâkil-i hilkatle hasbıhâl ettim;<br />
Leyâle derdimi döktüm, cibâli söylettim!<br />
Yanıp tutuşmadan aylarca yummadım gözümü&#8230;<br />
Nücûma sor ki bu kirpikler uyku görmüş mü?<br />
Azâb-ı hecrine katlandım elli üç senedir&#8230;<br />
Sonunda alnıma çarpan bu zâlim örtü nedir?<br />
Beş altı sineyi hicran içinde inleterek,<br />
Çıkan yüreklere hüsran mı, merhamet mi gerek?<br />
Demir nikaabını kaldır mezâr-ı pâkinden;<br />
Bu hasta ruhumu artık ayırma hâkinden!<br />
Nedir o meş&#8217;ale? Nûrun mu? Yâ Resûlallâh!&#8230;</p>
<p>Mehmet Akif ( Necid Çöllerinden Medine&#8217;ye adlı şiirinden..)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>emre er tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26739</link>
		<dc:creator>emre er</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2009 19:50:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26739</guid>
		<description>Allah razı olsun</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Allah razı olsun</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26724</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2009 16:26:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26724</guid>
		<description>suat hocam çok teşekkürler. çok güzel bir panorama olmuş. gönlüne, aklına sağlık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>suat hocam çok teşekkürler. çok güzel bir panorama olmuş. gönlüne, aklına sağlık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>İbrahim Yörük tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/03/08/efendim/#comment-26722</link>
		<dc:creator>İbrahim Yörük</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2009 16:19:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3747#comment-26722</guid>
		<description>Tüm İslam aleminin Kandili Mübarek olsun..

Çok güzel yazmış ve anlatmışsınız..

önünden geçen bir Yahudi cenazesini görünce ayağa kalkmasına şaşıran arkadaşlarına “O bir insan” diyen,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm İslam aleminin Kandili Mübarek olsun..</p>
<p>Çok güzel yazmış ve anlatmışsınız..</p>
<p>önünden geçen bir Yahudi cenazesini görünce ayağa kalkmasına şaşıran arkadaşlarına “O bir insan” diyen,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

