<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Kömür, yiyecek dağıtmak devletin en temel görevidir! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 12:35:09 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>“Omurgasız” Muhafazakârlık ile Nereye Kadar? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-57556</link>
		<dc:creator>“Omurgasız” Muhafazakârlık ile Nereye Kadar? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2010 15:32:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-57556</guid>
		<description>[...] komşu sitemiz liberal 3H Hareketi bizim eleştirilerimize ve yazarımız Emre Er&#8216;in sosyal adalet üzerine yazdıklarına cevaben bir makale yolladı. Site editörü ve değerli dostum Alper Akalın&#8217;ın bu [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] komşu sitemiz liberal 3H Hareketi bizim eleştirilerimize ve yazarımız Emre Er&#8216;in sosyal adalet üzerine yazdıklarına cevaben bir makale yolladı. Site editörü ve değerli dostum Alper Akalın&#8217;ın bu [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Popülizm ile sosyal devlet arasındaki nüans: kömür, yiyecek, yardımları : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-57555</link>
		<dc:creator>Popülizm ile sosyal devlet arasındaki nüans: kömür, yiyecek, yardımları : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2010 15:32:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-57555</guid>
		<description>[...] Kömür yiyecek dağıtmak devletin en temel görevidir [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Kömür yiyecek dağıtmak devletin en temel görevidir [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Liberalizm Tartışmaları &#171; harcıalem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-45109</link>
		<dc:creator>Liberalizm Tartışmaları &#171; harcıalem</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 16:22:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-45109</guid>
		<description>[...] makalelerin altında; popülizme yönelik eleştiri mahiyetindeki düşüncelerimi şurada ve şurada, liberalizme yönelik kaygılarımı şurada, genel anlamda kendimi yakın bulduğum [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] makalelerin altında; popülizme yönelik eleştiri mahiyetindeki düşüncelerimi şurada ve şurada, liberalizme yönelik kaygılarımı şurada, genel anlamda kendimi yakın bulduğum [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>DERİN DÜŞÜNCELER ÜZERİNE tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-42052</link>
		<dc:creator>DERİN DÜŞÜNCELER ÜZERİNE</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 02:50:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-42052</guid>
		<description>[...] isteyenlerle devam edelim. Dün, Emre Er, iki yazılık bir dizinin ikinci yazısını yazdı ve “derin düşünceler” sitesinde yayınladı. Yazıyı ilk yorumlayan (emre [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] isteyenlerle devam edelim. Dün, Emre Er, iki yazılık bir dizinin ikinci yazısını yazdı ve “derin düşünceler” sitesinde yayınladı. Yazıyı ilk yorumlayan (emre [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>DERİN DÜŞÜNCELER ÜZERİNE &#171; Borsa &#38; Ekonomi &#8211; Borsa-e.com tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-36416</link>
		<dc:creator>DERİN DÜŞÜNCELER ÜZERİNE &#171; Borsa &#38; Ekonomi &#8211; Borsa-e.com</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 00:52:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-36416</guid>
		<description>[...] isteyenlerle devam edelim. Dün, Emre Er, iki yazılık bir dizinin ikinci yazısını yazdı ve “derin düşünceler” sitesinde yayınladı. Yazıyı ilk yorumlayan (emre [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] isteyenlerle devam edelim. Dün, Emre Er, iki yazılık bir dizinin ikinci yazısını yazdı ve “derin düşünceler” sitesinde yayınladı. Yazıyı ilk yorumlayan (emre [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>herackles tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-26710</link>
		<dc:creator>herackles</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2009 11:41:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-26710</guid>
		<description>Emre Bey,

Yaziniz icin tesekkur ederim; emek vermis, zahmet etmissiniz.
Izninizle, eksik gordugum birkac noktayi sebepleri ile  birlikte izah etmek istiyorum:

Oncelikle, Maslow'a yaptiginiz atifin eksik oldugunu soylemeliyim. Hiyerarsinin ilk ayagini ki bu bir piramid seklindedir ve tabandan baslar bu siralama, birlikte ele alalim:

&lt;strong&gt;1. Fizyolojik Ihtiyaclar:&lt;/strong&gt;
&lt;em&gt;1.a. Nefes Alma:&lt;/em&gt; Komur dagitarak ve bazi bolgelerde ucuz komur dagitarak bu ihtiyac karsilaniyor mu sizce? Ya da TEMA'nin bas bas bagirdigi 2-B meselesinin sonuclari bu ihtiyaci karsilamaya mi yonelik?

&lt;em&gt;1.b. Gida:&lt;/em&gt; Evet, bu yardimlar fakirlerin karnini doyurmasini sagliyor. Yalniz mevcut yardimlarin surekliligi nedir? Ben bu konuda bilgi sahibi degilim. Fakat, ornegin iftar cadirlarinda eve gidemeyen her gelir grubundan insanin -"belesci"ler de dahil- yemek yedigini ve bunun fakirleri doyurmaktan ziyade populist bir yaklasim oldugunu tecrube ettim.

&lt;em&gt;1.c. Su:&lt;/em&gt; Sizce, ornegin Ankara'nin suyu temiz mi? Insanlarin guveni kaldi mi? Bakin; Ankara'ya yaptigim kisacik ziyarette insanlarin yemeklerini bile damacana su ile yaptigina uzulerek sahit oldum. Boylesine bir ulkede bu mudur bize reva gorulen?

&lt;em&gt;1.d. Seks:&lt;/em&gt; Insanlar, toplumsal baski ve kulturel/dini motiflerle bu ihtiyacin karsilanmasini mumkun kilamiyor; hatta Beyoglu'nda turistlere yapildigi gibi -affedin ama- "azgin" bir kalabalik, ahlaki cokuntunun de etkisiyle seks amacli taskinliklar yapiyor.

&lt;em&gt;1.e. Homeostasi (vucudun ic dengesini korumasi):&lt;/em&gt; Bilmiyorum, ayda 10lt sut icemeyen bir ulke vatandasi; hadi birakin onu, temiz su icemeyen insanlar hangi dengeyi koruyabilirler?

&lt;em&gt;1.f. Bosaltim:&lt;/em&gt; Altyapinin olmadigi onlarca yer hala vakia iken; metropollerde her yagmurda tasan kanalizasyonlar ana haber bultenlerinin gozdesi iken insanlar rahat olabilir mi?

Bakin, eger bilimsel seyler soyluyorsaniz eksik nokta birakmayacaksiniz; birakmamalisiniz. 

Butun bu sebeplerden dolayi yapilanin Maslow'un hiyerarsisindeki ilk basamagi doldurmak degil hukumetteki partinin reklamini yapmak oldugunu soyleyebilirim. Aci olan; kim olursa olsun ayni ucuz yontemi tercih etmistir, ediyordur da.

Sevgiler,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Emre Bey,</p>
<p>Yaziniz icin tesekkur ederim; emek vermis, zahmet etmissiniz.<br />
Izninizle, eksik gordugum birkac noktayi sebepleri ile  birlikte izah etmek istiyorum:</p>
<p>Oncelikle, Maslow&#8217;a yaptiginiz atifin eksik oldugunu soylemeliyim. Hiyerarsinin ilk ayagini ki bu bir piramid seklindedir ve tabandan baslar bu siralama, birlikte ele alalim:</p>
<p><strong>1. Fizyolojik Ihtiyaclar:</strong><br />
<em>1.a. Nefes Alma:</em> Komur dagitarak ve bazi bolgelerde ucuz komur dagitarak bu ihtiyac karsilaniyor mu sizce? Ya da TEMA&#8217;nin bas bas bagirdigi 2-B meselesinin sonuclari bu ihtiyaci karsilamaya mi yonelik?</p>
<p><em>1.b. Gida:</em> Evet, bu yardimlar fakirlerin karnini doyurmasini sagliyor. Yalniz mevcut yardimlarin surekliligi nedir? Ben bu konuda bilgi sahibi degilim. Fakat, ornegin iftar cadirlarinda eve gidemeyen her gelir grubundan insanin -&#8221;belesci&#8221;ler de dahil- yemek yedigini ve bunun fakirleri doyurmaktan ziyade populist bir yaklasim oldugunu tecrube ettim.</p>
<p><em>1.c. Su:</em> Sizce, ornegin Ankara&#8217;nin suyu temiz mi? Insanlarin guveni kaldi mi? Bakin; Ankara&#8217;ya yaptigim kisacik ziyarette insanlarin yemeklerini bile damacana su ile yaptigina uzulerek sahit oldum. Boylesine bir ulkede bu mudur bize reva gorulen?</p>
<p><em>1.d. Seks:</em> Insanlar, toplumsal baski ve kulturel/dini motiflerle bu ihtiyacin karsilanmasini mumkun kilamiyor; hatta Beyoglu&#8217;nda turistlere yapildigi gibi -affedin ama- &#8220;azgin&#8221; bir kalabalik, ahlaki cokuntunun de etkisiyle seks amacli taskinliklar yapiyor.</p>
<p><em>1.e. Homeostasi (vucudun ic dengesini korumasi):</em> Bilmiyorum, ayda 10lt sut icemeyen bir ulke vatandasi; hadi birakin onu, temiz su icemeyen insanlar hangi dengeyi koruyabilirler?</p>
<p><em>1.f. Bosaltim:</em> Altyapinin olmadigi onlarca yer hala vakia iken; metropollerde her yagmurda tasan kanalizasyonlar ana haber bultenlerinin gozdesi iken insanlar rahat olabilir mi?</p>
<p>Bakin, eger bilimsel seyler soyluyorsaniz eksik nokta birakmayacaksiniz; birakmamalisiniz. </p>
<p>Butun bu sebeplerden dolayi yapilanin Maslow&#8217;un hiyerarsisindeki ilk basamagi doldurmak degil hukumetteki partinin reklamini yapmak oldugunu soyleyebilirim. Aci olan; kim olursa olsun ayni ucuz yontemi tercih etmistir, ediyordur da.</p>
<p>Sevgiler,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Liberalizm Tartışmaları &#8212; düşünceler tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-26218</link>
		<dc:creator>Liberalizm Tartışmaları &#8212; düşünceler</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2009 10:43:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-26218</guid>
		<description>[...] -bana göre- popülizm sayılacak bir takım icraatleri savunan  bir seri yazısının (1 - 2 - 3)  altında başlayan tartışma, Mehmet Yılmaz&#8217;ın -çoğunluğuna benim de [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] -bana göre- popülizm sayılacak bir takım icraatleri savunan  bir seri yazısının (1 - 2 - 3)  altında başlayan tartışma, Mehmet Yılmaz&#8217;ın -çoğunluğuna benim de [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>emre er tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25848</link>
		<dc:creator>emre er</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2009 11:26:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25848</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt; Beni asıl düşündüren bu yaklaşım sahiplerinin demokrasi ile kapitalizmi bütünleşik olarak düşünmekten vazgeçmemeleri. &lt;/blockquote&gt;

Mehmet Bey;

Bakış açılarımız farklı olmakla birlikte ben de aynı bilgiler üzerinden hareket ettiğim için tartışmak mümkün.

Bu anlattıklarınız üzerine epey bir şey yazabilirim. Ama kısaca duruşum ile ilgili bir kaç cümle.

Kapitalizm sizin de dediğiniz gibi en iyi faşist yönetimlerde uygulanır. Aslında komünist yönetimlerde de çok iyi uygulanır. Onlar da bir bakıma faşisttir. En zor da demokrasi ile uygulanır. Bu konuda size katılıyorum. 

Komünizme yaklaşımım ile ilgili çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak 1 ve 2'yi okuyabilirsiniz.

Demokrasi ile kapitalizm çelişir. Ben de bu noktada bir dengenin tutturulması gerektiğini iddia ediyorum. Ne demokrasiden ne de kapitalist gelişmeden vazgeçemeyiz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p> Beni asıl düşündüren bu yaklaşım sahiplerinin demokrasi ile kapitalizmi bütünleşik olarak düşünmekten vazgeçmemeleri. </p></blockquote>
<p>Mehmet Bey;</p>
<p>Bakış açılarımız farklı olmakla birlikte ben de aynı bilgiler üzerinden hareket ettiğim için tartışmak mümkün.</p>
<p>Bu anlattıklarınız üzerine epey bir şey yazabilirim. Ama kısaca duruşum ile ilgili bir kaç cümle.</p>
<p>Kapitalizm sizin de dediğiniz gibi en iyi faşist yönetimlerde uygulanır. Aslında komünist yönetimlerde de çok iyi uygulanır. Onlar da bir bakıma faşisttir. En zor da demokrasi ile uygulanır. Bu konuda size katılıyorum. </p>
<p>Komünizme yaklaşımım ile ilgili çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak 1 ve 2&#8242;yi okuyabilirsiniz.</p>
<p>Demokrasi ile kapitalizm çelişir. Ben de bu noktada bir dengenin tutturulması gerektiğini iddia ediyorum. Ne demokrasiden ne de kapitalist gelişmeden vazgeçemeyiz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Gülgünsoy tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25833</link>
		<dc:creator>Mehmet Gülgünsoy</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2009 07:17:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25833</guid>
		<description>Bir tanımla başlayalım. Sosyalist "kimsenin kimseye minnet etmesini istemeyen kişidir" Öncelikle bir sosyalist olarak kişinin temel gereksinimlerinin kesinlikle kamusal bütçeden karşılanması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bunun yolu sadaka dağıtmak değil, minimum bir vatandaşlık gelirini toplumun her bireyine vermek; işsizliği önelemek için iş saatlerini düşürüp istihdamı genişletmektir.  Kapitalist arkadaşlarımıza göre, doğrudan gelir desteği insanları çalışmaktan alıkoyan bir yapı haline getirirmiş. İnsanları çalıştırmaya bu kadar meraklı olan sistem peki neden tam istihdam sağlamıyor. Sistemin bir defosu olarak değil elbette. Sistemin işleyişi işsizlik ve açlık korkusunu bünyelere salmak ve bunun yarattığı dinamizm (!) üzerinden sömürücülerin değirmenine su taşımak üzerine kurulu da ondan. Bunun ne kadar faydalı olduğunun Emre bey benzeri yazarlarca ifade edilmesi özgürlük kapsamında ele alınabilir tabi. Beni asıl düşündüren bu yaklaşım sahiplerinin demokrasi ile kapitalizmi bütünleşik olarak düşünmekten vazgeçmemeleri. Bu nasıl bir demokrasidir ki bazıları işsiz kalmadan, aç kalmadan ya da onurunu ayaklar altına alacak yardımları almadan yaşayamıyor. Bu nasıl bir demokrasidir ki Türk olmak, Kürt olmak, ateist olmak, İslamcı olmak, eşcinsel olmak (buraya kadar saygım var) hatta faşist olmak serbest; ama işsizliğe karşı minimum bir gelir sahibi olmak toplumun dinamiğini bozucu bir etken. 
Kapitalizm ile demokrasi arasındaki ilişkiye ya da ilişkisizliğe en güzel örnek burada ortaya çıkıyor. Yukarıda saydığım politik ya da insani duruşlar kapitalizmin özüne kesinlikle ilişmiyor. O nedenle birlikte yaşamaları yönünde bir engel söz konusu değil. Ama ne zaman karlar azalır, ne zaman sistem kendini yeniden üretemez hale gelir ve buna eş zamanlı olarak ne zaman halk yığınları sisteme isyan eder duruma gelirse, o zaman demokrasi tarihin derinliklerine karışır ve ortaya mahşerin dört atlısı sürülür. Din, milliyetçilik, faşizm ve gücün yetiyorsa ve uygun düşman tanımlayabiliyorsan savaş. 
Buradan bakarak 12 Eylül'ü değerlendirelim. Liberal arkadaşlar sanırım doğal olarak darbelere karşıdırlar. Zira Kemalist ordu gelmiş; halkın seçilmiş temsilcilerini (hazır AP iktidarda CHP muhalefette iken) alaşağı etmiş ve demokrasiyi kesintiye uğratmıştır. Durumun bu kadar basit olduğunu düşünürsek Kemalizmin bayağı evrensel bir nitelik taşıdığını ; Şili'de, Arjantin'de ya da Yunanistan'da da demokrasi düşmanı Kemalistlerin seçilmiş parlamentoları lağvettiklerini filan düşünebiliriz. Oysa gerçekleşen;(mekanizmaları ülkelere göre değişmekle beraber ) dünya çapında sıkışan kapitalizmin kendi çıkarına olmayan gelişmelerin ayırdına vararak ve arkadaşların bayıldığı sistemin sürekliğini sağlamak üzere kritik gördüğü süreçlere müdahale etmesi demokrasi içinde uygulanamayan neo liberal reçetelerin (Özal'ın 24 Ocak kararları için dediği üzere) yaşama geçirilmesini silah zoru ile sağlamalarıdır. Zaten TİSK başkanı Halit Narin'in 13 Eylül günü daha darbenin namluları soğumadan işçi temsilcilerine "şimdiye kadar siz güldünüz, artık biz güleceğiz" demesi de boşuna değildir, ilk bildiri ile grevlerin yasaklanması da, DİSK yöneticilerinin son sürat hapishanelere doldurulması da. Rejimin faşizanlaşması ilk elden doğrudan baskı ile gerçekleştirilirken, daha sonra bunun ideolojik altyapısını gerçekleştirmek ve sistemin çevrimini  sağlamak için de Türk-İslam sentezi politikaları devreye sokulmuştur.Zorunlu din dersleri, ordunun şimdi baş düşmanı olan Fettullah Gülen'in Sızıntı dergisinin okullara tavsiye edilerek bedava dağıtımı, bir rejim ve devlet propogandasına dönüştürülen Milli Güvenlik dersleri, Alevi köylerine yapılan camiler hep sola ve sosyalizme dönük ideolojik yönelimin engellenmesi amacını taşımaktadır. 

Politik planda bunlar yapılırken asıl amaç olan ve sermayenin çıkarları doğrultusunda şekillenen neoliberal politikalar bu dikensiz gül bahçesi ortamında son sürat uygulanarak  toplumun yoksullaşması ve birilerinin sermaye birikiminin yoğunlaşması hızlandırılmıştır. Din, iman, vatan, millet, komunizm düşmanlığı v.b. politik planda çok işe yaramakla beraber karın doyurmadığından önce Özal eliyle Fak-Fuk-Fon kurulmuş ve AKP kadar utanmazca olmamakla birlikte tüm iktidarlar bu sadaka sistemini başka biçimlerle sosyal devletin yerine ikame ettirerek sadaka toplumunu oluşturmuşlardır. Kimi durumlarda ise devletin oluşturduğu yapılar da yetersiz kalmakta, cemaat eliyle deniz feneri eliyle (isterse sütten çıkmış ak kaşık olsun konu bu değil) bu mekanizmalar başka aidiyetler ve başka kölelikler  yaratmak amacıyla kullanılmaktadır.   
 Yurttaşlık gelirinin kurumsal hale getirilmesi sadece bir verimlilik sorununa indirgenecek kadar basit bir olgu değildir. Eğer bırakın sosyalizmi anlamlı bir demokrasiyi samimiyetle benimsiyorsak; insanın özgürleşmesinin, bireyleşmenin önemine ister liberal ister sosyalist bakış açısı ile inanıyorsak yurttaşlık gelirinin ve tembellik hakkının  bunun en güzel aracı olduğunu görmeliyiz. Kaldı ki Bunların bir hak olduğunun bilincine varacak bireylerle oluşturulacak dünyanın ben çok daha yaşanabilir ve adil olacağını düşünüyorum. Ama  eğer muradımız kapitalizmin öngördüğü gibi  maksimum karlılıık ve sermaye birikimi  sağlayıp bu birikimlerden damlayacakları ana ve babalarının (belki de dede ve ninelerinin) hayatlarını yok ederek  gelecek kuşaklara aktarmak ise; bunun siyasal liberalizmden ve demokrasiden çok daha kolay ve etkin yolları var. Savaş ve faşizm gibi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir tanımla başlayalım. Sosyalist &#8220;kimsenin kimseye minnet etmesini istemeyen kişidir&#8221; Öncelikle bir sosyalist olarak kişinin temel gereksinimlerinin kesinlikle kamusal bütçeden karşılanması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bunun yolu sadaka dağıtmak değil, minimum bir vatandaşlık gelirini toplumun her bireyine vermek; işsizliği önelemek için iş saatlerini düşürüp istihdamı genişletmektir.  Kapitalist arkadaşlarımıza göre, doğrudan gelir desteği insanları çalışmaktan alıkoyan bir yapı haline getirirmiş. İnsanları çalıştırmaya bu kadar meraklı olan sistem peki neden tam istihdam sağlamıyor. Sistemin bir defosu olarak değil elbette. Sistemin işleyişi işsizlik ve açlık korkusunu bünyelere salmak ve bunun yarattığı dinamizm (!) üzerinden sömürücülerin değirmenine su taşımak üzerine kurulu da ondan. Bunun ne kadar faydalı olduğunun Emre bey benzeri yazarlarca ifade edilmesi özgürlük kapsamında ele alınabilir tabi. Beni asıl düşündüren bu yaklaşım sahiplerinin demokrasi ile kapitalizmi bütünleşik olarak düşünmekten vazgeçmemeleri. Bu nasıl bir demokrasidir ki bazıları işsiz kalmadan, aç kalmadan ya da onurunu ayaklar altına alacak yardımları almadan yaşayamıyor. Bu nasıl bir demokrasidir ki Türk olmak, Kürt olmak, ateist olmak, İslamcı olmak, eşcinsel olmak (buraya kadar saygım var) hatta faşist olmak serbest; ama işsizliğe karşı minimum bir gelir sahibi olmak toplumun dinamiğini bozucu bir etken.<br />
Kapitalizm ile demokrasi arasındaki ilişkiye ya da ilişkisizliğe en güzel örnek burada ortaya çıkıyor. Yukarıda saydığım politik ya da insani duruşlar kapitalizmin özüne kesinlikle ilişmiyor. O nedenle birlikte yaşamaları yönünde bir engel söz konusu değil. Ama ne zaman karlar azalır, ne zaman sistem kendini yeniden üretemez hale gelir ve buna eş zamanlı olarak ne zaman halk yığınları sisteme isyan eder duruma gelirse, o zaman demokrasi tarihin derinliklerine karışır ve ortaya mahşerin dört atlısı sürülür. Din, milliyetçilik, faşizm ve gücün yetiyorsa ve uygun düşman tanımlayabiliyorsan savaş.<br />
Buradan bakarak 12 Eylül&#8217;ü değerlendirelim. Liberal arkadaşlar sanırım doğal olarak darbelere karşıdırlar. Zira Kemalist ordu gelmiş; halkın seçilmiş temsilcilerini (hazır AP iktidarda CHP muhalefette iken) alaşağı etmiş ve demokrasiyi kesintiye uğratmıştır. Durumun bu kadar basit olduğunu düşünürsek Kemalizmin bayağı evrensel bir nitelik taşıdığını ; Şili&#8217;de, Arjantin&#8217;de ya da Yunanistan&#8217;da da demokrasi düşmanı Kemalistlerin seçilmiş parlamentoları lağvettiklerini filan düşünebiliriz. Oysa gerçekleşen;(mekanizmaları ülkelere göre değişmekle beraber ) dünya çapında sıkışan kapitalizmin kendi çıkarına olmayan gelişmelerin ayırdına vararak ve arkadaşların bayıldığı sistemin sürekliğini sağlamak üzere kritik gördüğü süreçlere müdahale etmesi demokrasi içinde uygulanamayan neo liberal reçetelerin (Özal&#8217;ın 24 Ocak kararları için dediği üzere) yaşama geçirilmesini silah zoru ile sağlamalarıdır. Zaten TİSK başkanı Halit Narin&#8217;in 13 Eylül günü daha darbenin namluları soğumadan işçi temsilcilerine &#8220;şimdiye kadar siz güldünüz, artık biz güleceğiz&#8221; demesi de boşuna değildir, ilk bildiri ile grevlerin yasaklanması da, DİSK yöneticilerinin son sürat hapishanelere doldurulması da. Rejimin faşizanlaşması ilk elden doğrudan baskı ile gerçekleştirilirken, daha sonra bunun ideolojik altyapısını gerçekleştirmek ve sistemin çevrimini  sağlamak için de Türk-İslam sentezi politikaları devreye sokulmuştur.Zorunlu din dersleri, ordunun şimdi baş düşmanı olan Fettullah Gülen&#8217;in Sızıntı dergisinin okullara tavsiye edilerek bedava dağıtımı, bir rejim ve devlet propogandasına dönüştürülen Milli Güvenlik dersleri, Alevi köylerine yapılan camiler hep sola ve sosyalizme dönük ideolojik yönelimin engellenmesi amacını taşımaktadır. </p>
<p>Politik planda bunlar yapılırken asıl amaç olan ve sermayenin çıkarları doğrultusunda şekillenen neoliberal politikalar bu dikensiz gül bahçesi ortamında son sürat uygulanarak  toplumun yoksullaşması ve birilerinin sermaye birikiminin yoğunlaşması hızlandırılmıştır. Din, iman, vatan, millet, komunizm düşmanlığı v.b. politik planda çok işe yaramakla beraber karın doyurmadığından önce Özal eliyle Fak-Fuk-Fon kurulmuş ve AKP kadar utanmazca olmamakla birlikte tüm iktidarlar bu sadaka sistemini başka biçimlerle sosyal devletin yerine ikame ettirerek sadaka toplumunu oluşturmuşlardır. Kimi durumlarda ise devletin oluşturduğu yapılar da yetersiz kalmakta, cemaat eliyle deniz feneri eliyle (isterse sütten çıkmış ak kaşık olsun konu bu değil) bu mekanizmalar başka aidiyetler ve başka kölelikler  yaratmak amacıyla kullanılmaktadır.<br />
 Yurttaşlık gelirinin kurumsal hale getirilmesi sadece bir verimlilik sorununa indirgenecek kadar basit bir olgu değildir. Eğer bırakın sosyalizmi anlamlı bir demokrasiyi samimiyetle benimsiyorsak; insanın özgürleşmesinin, bireyleşmenin önemine ister liberal ister sosyalist bakış açısı ile inanıyorsak yurttaşlık gelirinin ve tembellik hakkının  bunun en güzel aracı olduğunu görmeliyiz. Kaldı ki Bunların bir hak olduğunun bilincine varacak bireylerle oluşturulacak dünyanın ben çok daha yaşanabilir ve adil olacağını düşünüyorum. Ama  eğer muradımız kapitalizmin öngördüğü gibi  maksimum karlılıık ve sermaye birikimi  sağlayıp bu birikimlerden damlayacakları ana ve babalarının (belki de dede ve ninelerinin) hayatlarını yok ederek  gelecek kuşaklara aktarmak ise; bunun siyasal liberalizmden ve demokrasiden çok daha kolay ve etkin yolları var. Savaş ve faşizm gibi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Murat Aygen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25820</link>
		<dc:creator>Murat Aygen</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2009 18:20:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25820</guid>
		<description>Ağzı biraz lâf yapan bir seçmen hem (başka bir parti değil, fakat meşruiyetin yegâne kaynağı) C.H.P.’ye göstere göstere oy verir, hem de kömür, pirinç, makarna, beyaz eşya, sıhhi tesisat ürünleri, v.b. “yardım”ını alabilir. Evet yeter ki, hâfızası milli eğitim tarafından “tebdil, tağyir ve ilga” edil(e)memiş olsun ve ağzı biraz lâf yapsın! Mesela “yatırım, yatırım” diye öten Bahçeşehir Üniversitesi mezunu A.K.P. adayına (Sn. Aşkın N. Yengi’nin o “hit” şarkısını az rötuşlayıp) “bana mı sordunuz yatırırkeeen? imefenin kahrını çeeek recep çek” falan diyebilsin. Biraz da “kâide”yi ritme uygun olarak sallasa garanti alır :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ağzı biraz lâf yapan bir seçmen hem (başka bir parti değil, fakat meşruiyetin yegâne kaynağı) C.H.P.’ye göstere göstere oy verir, hem de kömür, pirinç, makarna, beyaz eşya, sıhhi tesisat ürünleri, v.b. “yardım”ını alabilir. Evet yeter ki, hâfızası milli eğitim tarafından “tebdil, tağyir ve ilga” edil(e)memiş olsun ve ağzı biraz lâf yapsın! Mesela “yatırım, yatırım” diye öten Bahçeşehir Üniversitesi mezunu A.K.P. adayına (Sn. Aşkın N. Yengi’nin o “hit” şarkısını az rötuşlayıp) “bana mı sordunuz yatırırkeeen? imefenin kahrını çeeek recep çek” falan diyebilsin. Biraz da “kâide”yi ritme uygun olarak sallasa garanti alır <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Sevket Duran tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25791</link>
		<dc:creator>Sevket Duran</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2009 05:11:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25791</guid>
		<description>Bu yazıda bir derinlik göremedim. Politikacı ağzıyla verilmiş bir miting konuşması olmuş. Ekonominin temel prensiplerini anlamadan yazılmış talihsiz bir yazı. 

Not: Saldırgan değil ve edebli bir yorumdur...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıda bir derinlik göremedim. Politikacı ağzıyla verilmiş bir miting konuşması olmuş. Ekonominin temel prensiplerini anlamadan yazılmış talihsiz bir yazı. </p>
<p>Not: Saldırgan değil ve edebli bir yorumdur&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cute girl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25693</link>
		<dc:creator>cute girl</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 23:52:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25693</guid>
		<description>HALKA  YADIM ADI  ALTINDA DAĞTILAN PARA KİMİN   PARASI? KİMİN PARASINI  KİME DAĞITIYOLAR?DAĞITIKLARIYLALA  TC VATANDAŞLRINA İŞ İMKANI SAĞLASIN. HALK BİLİR O PARAYLA NE ALACAĞINI. KRİAZ VAR  MILYONLARCA İNSAN İŞSİZ.BAŞBAKAN  DÜŞMÜŞ SEÇİMDERDİNE.BU  HALDEYKEN BİLE  BU ADAMLARI  SAVUNACAK  YÜZÜNÜZ  VARSAA  DİYECEK TEK  KELİME SÖZÜM YOK.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>HALKA  YADIM ADI  ALTINDA DAĞTILAN PARA KİMİN   PARASI? KİMİN PARASINI  KİME DAĞITIYOLAR?DAĞITIKLARIYLALA  TC VATANDAŞLRINA İŞ İMKANI SAĞLASIN. HALK BİLİR O PARAYLA NE ALACAĞINI. KRİAZ VAR  MILYONLARCA İNSAN İŞSİZ.BAŞBAKAN  DÜŞMÜŞ SEÇİMDERDİNE.BU  HALDEYKEN BİLE  BU ADAMLARI  SAVUNACAK  YÜZÜNÜZ  VARSAA  DİYECEK TEK  KELİME SÖZÜM YOK.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ezel KARA tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25689</link>
		<dc:creator>Ezel KARA</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 21:50:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25689</guid>
		<description>ezel hanım değil emre bey, ezel bey olacak</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ezel hanım değil emre bey, ezel bey olacak</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>emre er tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25686</link>
		<dc:creator>emre er</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 21:06:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25686</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Kapitalist süreçlerle alakalı olarak pekçok bilgi yanlışı da var. Devlet kapitalizmi ile kapitalist teori ayrımı da yapılmamış.&lt;/blockquote&gt;

Yazının devlet kapitalizmi ile bir ilgisi yok. "Türkiye'de devlet kapitalizmi nasıl uygulanmalıydı" sorusunun cevabını "Çağdaş Uygarlık Seviyesine Ulaşmak" yazı dizisinin 1.,2.,3. bölümlerinde bulabilirsiniz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Kapitalist süreçlerle alakalı olarak pekçok bilgi yanlışı da var. Devlet kapitalizmi ile kapitalist teori ayrımı da yapılmamış.</p></blockquote>
<p>Yazının devlet kapitalizmi ile bir ilgisi yok. &#8220;Türkiye&#8217;de devlet kapitalizmi nasıl uygulanmalıydı&#8221; sorusunun cevabını &#8220;Çağdaş Uygarlık Seviyesine Ulaşmak&#8221; yazı dizisinin 1.,2.,3. bölümlerinde bulabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>emre er tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25685</link>
		<dc:creator>emre er</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 20:50:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25685</guid>
		<description>Aziz Bey;

Sizi yanlış anladığımı belirtmek isterim. Kesinlikle diğer gruba dahil olmadığınız aşikar. 

İçerik üzerinden tartışmaya devam:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aziz Bey;</p>
<p>Sizi yanlış anladığımı belirtmek isterim. Kesinlikle diğer gruba dahil olmadığınız aşikar. </p>
<p>İçerik üzerinden tartışmaya devam:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25677</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 19:51:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25677</guid>
		<description>Emre bey,

Siz biz meselesi yok,amaç hep beraber doğruları bulmak.Ayrıca AKP'nin eleştirilmesi gibi bir derdim yok;yanlış yer ve yanlış zamanda yapılan(haksız)eleştiriye kesinlikle karşıyım bilesiniz.Anlayacağınız,gönlümü kazanmak adına haksız bir yargı ve eleştiride bulunmanız beni memnun etmez:)

Dolayısıyla söylemek istediğim şey çok daha farklı(idi).Beraber bir sonuca varmak ise amacımız;işçileri,yoksulları,toplumu,bireyi,devleti,sistemi,ideolojileri vs.yi nasıl birer özne olarak konuya dahil etmek durumundaysak,elbetteki bunun en önemli ayağı olan hükümeti konunun dışında tutamazdık.E,peki hepsini eleştiriken-ki eleştirdik ve eleşririlmeli-hükümetin eleştirisi niye garipsensin?

Sonuç olarak sizden,beni derdi AKP'yi eleştirmek olan zihniyetle karıştımamanızı beklerdim.Hem de onca yazdıklarıma karşın.Size bu konuda kırgın değilim,ama bu yanlış anlaşılmayı da düzelteceğinizi umuyor ve bekliyorum.

Sevgilerimle.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Emre bey,</p>
<p>Siz biz meselesi yok,amaç hep beraber doğruları bulmak.Ayrıca AKP&#8217;nin eleştirilmesi gibi bir derdim yok;yanlış yer ve yanlış zamanda yapılan(haksız)eleştiriye kesinlikle karşıyım bilesiniz.Anlayacağınız,gönlümü kazanmak adına haksız bir yargı ve eleştiride bulunmanız beni memnun etmez:)</p>
<p>Dolayısıyla söylemek istediğim şey çok daha farklı(idi).Beraber bir sonuca varmak ise amacımız;işçileri,yoksulları,toplumu,bireyi,devleti,sistemi,ideolojileri vs.yi nasıl birer özne olarak konuya dahil etmek durumundaysak,elbetteki bunun en önemli ayağı olan hükümeti konunun dışında tutamazdık.E,peki hepsini eleştiriken-ki eleştirdik ve eleşririlmeli-hükümetin eleştirisi niye garipsensin?</p>
<p>Sonuç olarak sizden,beni derdi AKP&#8217;yi eleştirmek olan zihniyetle karıştımamanızı beklerdim.Hem de onca yazdıklarıma karşın.Size bu konuda kırgın değilim,ama bu yanlış anlaşılmayı da düzelteceğinizi umuyor ve bekliyorum.</p>
<p>Sevgilerimle.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>dusunceler tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25666</link>
		<dc:creator>dusunceler</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 18:06:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25666</guid>
		<description>Başta yazarın kapitalizmden anladığı olmak üzere yazıya katılmadığımı belirtmek isterim. Kapitalist süreçlerle alakalı olarak pekçok bilgi yanlışı da var. Devlet kapitalizmi ile kapitalist teori ayrımı da yapılmamış.

Liberalliğe yakın duruşa sahip birisi olarak açlara yardım konusunda "olmasın" diyenlerden değilim. Bunun "ne kadar fakir olanlara" yapılacağı konusu önemli bir liberal tartışmadır. Sanırım burada, "çalışamayacak kadar düşkün olan muhtaçlara/hastalara" şeklinde bir kıstas konursa çoğu liberal buna hayır demez. Bundan fazlası, nakdi 600 TL yardımdan çok da farklı etki yaratmaz. Kömürü, kirası ve yiyeceği/evi  karşılanan dinç bir 'fakir'in çalışmak için çok fazla sebebi kalmayacaktır. Bu biçimde bir sosyal politika "yan gelip yatmayı" nakdi yardım kadar teşvik eder. Yiyecek ve kömür gibi yardımlar sadece ve sadece bahsettiğim kıstasa uygun kişilere yapılmalıdır. AKP bu noktada  ipin ucunu kaçırır nitelikte icraatler yapıyor görebildiğim kadarı ile.

Gerçek açlara yapılacak hayati yardımları minimal bir devlette ve liberal ilkelere ket vurmadan da yapmak mümkün iken yukarıdaki gibi işçinin ezilmesinden girip kapitalist teori ile alakalı yanıltıcı kıyaslardan çıkmaya gerek yok. Sulandırılmış sosyalizm olan bugünün "sosyal devleti", kapitalist teorinin meyvaları ile ayakta kaldığını unutmamalı. Ki bu hızla gider ise 20-25 yılda emekli maaşı ödeyemeyecek duruma gelecek pekçok AB ülkesi. Emeklilik yaşını sürekli yukarıya doğru çekilmeye çalışması 'keyfe keder' bir çaba değil. Tavuk kaz yumurtası yapamaz, yaparsa da Hakkın rahmetine doğru kanatlanır.

Kapitalizm fakirlik getirmemiştir, zaten varolan fakirliği devralmıştır. (Şu &lt;a href="http://www.sonerhoca.com/#/2008/03/05/kuresel-kapitalizmi-savunmak-johan-norberg" rel="nofollow"&gt;verilere bakalım&lt;/a&gt; bir zahmet. Açlık ve piyasa ile alakalı &lt;a href="http://www.sonerhoca.com/2008/04/15/cozumu-uzaklarda-aramamak-aclik-ve-piyasa/" rel="nofollow"&gt;şu yazı&lt;/a&gt; da okunmalı.) 

Ekonomik liberalizm işçiyi ezer lafı da tam bir safsatadır. Liberalizm o ezilen sömürülen işçiye "ezilmeme, sömürülmeme" özgürlüğünü de bahşeder. (Kapitalizmin sanayi devriminden sonraki ilk dönemi bizzat liberal teorinin kendisi ile çelişir. Devler kapitalizmi-kapitalist teori diye ayırma sebebim de budur.)

Gerçek manasıyla serbest piyasa (ekonomik ve siyasi) düzeninde ezilmek ve sömürülmek istemeyen bir işçi pekala bir dönüm arazi çevirerek medeniyetten ve kapitalizmden uzakta tamamen  natural biçimde özgürce yaşayabilir. Liberalizmden başka  hiçbir sistem insana bu özgürlüğü sunmaz.. (Zannederim hem nimetlerden yararlanmak hem de külfetine katlanmak istememek gibi bir sorunumuz dolayısı ile sıkıntı çekiliyor, başka birşeyden değil.)
&lt;strong&gt;
Not:&lt;/strong&gt; Bu arada ağzı ile poposu yer değiştirir tarzda yorumlar yazan ve fanatik bir din/dindar ve bu bağlamda da AKP düşmanı olduğu izleniminden başka dişe dokunur hiçbirşey yazamayanlara kızmak değil, acımak gerek. Galiba bu zihniyet nezdinde benim gibi hem muhafazakar hem liberal hem de AKP'ye oy verip yeri geldiğinde -bu yazıda olduğu gibi- AKP'yi eleştirmek anlaşılmaz bir şey olmalı. Bu zihniyet sahipleri tıpkı eleştirdikleri muhafazakarların tam tersi kutbunda hareket ederler ve özgürlükten sadece eşcinsel özgürlüğünü, içki özgürlüğünü anlarlar. Böylece de aynıyla sadece 'müslüman özgürlüğü' merkezinde hareket eden muhafazakarlarla ilkesel olarak aynı safta buluşurlar. Kimse kimseye tahammül  etmek kimse kimsenin yaşam tarzını sevmek, beğenmek zorunda değil. Eşcinselliği iğrenç bulma özgürlüğüm onların haklarıyla alakalı liberal bir duruş sergilememe engel olmaz, lakin  aynı tavrı, liberallikten din düşmanlığı ile eşcinsel haklarından başka birşey anlamayan fundamantalist sekülerlerde göremiyoruz. Gördüğümüz yegane şey, genellemeci ve sığ birkaç fikir kırıntısı sadece.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Başta yazarın kapitalizmden anladığı olmak üzere yazıya katılmadığımı belirtmek isterim. Kapitalist süreçlerle alakalı olarak pekçok bilgi yanlışı da var. Devlet kapitalizmi ile kapitalist teori ayrımı da yapılmamış.</p>
<p>Liberalliğe yakın duruşa sahip birisi olarak açlara yardım konusunda &#8220;olmasın&#8221; diyenlerden değilim. Bunun &#8220;ne kadar fakir olanlara&#8221; yapılacağı konusu önemli bir liberal tartışmadır. Sanırım burada, &#8220;çalışamayacak kadar düşkün olan muhtaçlara/hastalara&#8221; şeklinde bir kıstas konursa çoğu liberal buna hayır demez. Bundan fazlası, nakdi 600 TL yardımdan çok da farklı etki yaratmaz. Kömürü, kirası ve yiyeceği/evi  karşılanan dinç bir &#8216;fakir&#8217;in çalışmak için çok fazla sebebi kalmayacaktır. Bu biçimde bir sosyal politika &#8220;yan gelip yatmayı&#8221; nakdi yardım kadar teşvik eder. Yiyecek ve kömür gibi yardımlar sadece ve sadece bahsettiğim kıstasa uygun kişilere yapılmalıdır. AKP bu noktada  ipin ucunu kaçırır nitelikte icraatler yapıyor görebildiğim kadarı ile.</p>
<p>Gerçek açlara yapılacak hayati yardımları minimal bir devlette ve liberal ilkelere ket vurmadan da yapmak mümkün iken yukarıdaki gibi işçinin ezilmesinden girip kapitalist teori ile alakalı yanıltıcı kıyaslardan çıkmaya gerek yok. Sulandırılmış sosyalizm olan bugünün &#8220;sosyal devleti&#8221;, kapitalist teorinin meyvaları ile ayakta kaldığını unutmamalı. Ki bu hızla gider ise 20-25 yılda emekli maaşı ödeyemeyecek duruma gelecek pekçok AB ülkesi. Emeklilik yaşını sürekli yukarıya doğru çekilmeye çalışması &#8216;keyfe keder&#8217; bir çaba değil. Tavuk kaz yumurtası yapamaz, yaparsa da Hakkın rahmetine doğru kanatlanır.</p>
<p>Kapitalizm fakirlik getirmemiştir, zaten varolan fakirliği devralmıştır. (Şu <a href="http://www.sonerhoca.com/#/2008/03/05/kuresel-kapitalizmi-savunmak-johan-norberg" rel="nofollow">verilere bakalım</a> bir zahmet. Açlık ve piyasa ile alakalı <a href="http://www.sonerhoca.com/2008/04/15/cozumu-uzaklarda-aramamak-aclik-ve-piyasa/" rel="nofollow">şu yazı</a> da okunmalı.) </p>
<p>Ekonomik liberalizm işçiyi ezer lafı da tam bir safsatadır. Liberalizm o ezilen sömürülen işçiye &#8220;ezilmeme, sömürülmeme&#8221; özgürlüğünü de bahşeder. (Kapitalizmin sanayi devriminden sonraki ilk dönemi bizzat liberal teorinin kendisi ile çelişir. Devler kapitalizmi-kapitalist teori diye ayırma sebebim de budur.)</p>
<p>Gerçek manasıyla serbest piyasa (ekonomik ve siyasi) düzeninde ezilmek ve sömürülmek istemeyen bir işçi pekala bir dönüm arazi çevirerek medeniyetten ve kapitalizmden uzakta tamamen  natural biçimde özgürce yaşayabilir. Liberalizmden başka  hiçbir sistem insana bu özgürlüğü sunmaz.. (Zannederim hem nimetlerden yararlanmak hem de külfetine katlanmak istememek gibi bir sorunumuz dolayısı ile sıkıntı çekiliyor, başka birşeyden değil.)<br />
<strong><br />
Not:</strong> Bu arada ağzı ile poposu yer değiştirir tarzda yorumlar yazan ve fanatik bir din/dindar ve bu bağlamda da AKP düşmanı olduğu izleniminden başka dişe dokunur hiçbirşey yazamayanlara kızmak değil, acımak gerek. Galiba bu zihniyet nezdinde benim gibi hem muhafazakar hem liberal hem de AKP&#8217;ye oy verip yeri geldiğinde -bu yazıda olduğu gibi- AKP&#8217;yi eleştirmek anlaşılmaz bir şey olmalı. Bu zihniyet sahipleri tıpkı eleştirdikleri muhafazakarların tam tersi kutbunda hareket ederler ve özgürlükten sadece eşcinsel özgürlüğünü, içki özgürlüğünü anlarlar. Böylece de aynıyla sadece &#8216;müslüman özgürlüğü&#8217; merkezinde hareket eden muhafazakarlarla ilkesel olarak aynı safta buluşurlar. Kimse kimseye tahammül  etmek kimse kimsenin yaşam tarzını sevmek, beğenmek zorunda değil. Eşcinselliği iğrenç bulma özgürlüğüm onların haklarıyla alakalı liberal bir duruş sergilememe engel olmaz, lakin  aynı tavrı, liberallikten din düşmanlığı ile eşcinsel haklarından başka birşey anlamayan fundamantalist sekülerlerde göremiyoruz. Gördüğümüz yegane şey, genellemeci ve sığ birkaç fikir kırıntısı sadece.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>emre er tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25664</link>
		<dc:creator>emre er</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 17:50:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25664</guid>
		<description>Ezel hanım biraz açsanız?...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ezel hanım biraz açsanız?&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ezel KARA tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25658</link>
		<dc:creator>Ezel KARA</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 16:48:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25658</guid>
		<description>şimdi siz liberalsiniz değil mi emre bey?

siz liberalseniz ben de neil armstrongum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>şimdi siz liberalsiniz değil mi emre bey?</p>
<p>siz liberalseniz ben de neil armstrongum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/19/komur-yiyecek-dagitmak-devletin-en-temel-gorevidir/#comment-25655</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 16:15:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3548#comment-25655</guid>
		<description>&lt;strong&gt; “tarikatler olmadan demokrasi olamayacağı” gibi bir saçmalığı da yine burada okumuştum...Yok deve....AKP’yi yalamayan herkes...kasarsanız seks kasetlerim de çıkar... (denememeler)&lt;/strong&gt;

kafalar karismis, tarikat, develer, cinsellik, escinsellik, demokratlik, Islam, AKP ve derin dusunce ayni kefeye konmus.

Nickinize EkonomiTürk sitesinin linkini koymussunuz, orada yazanlardan biri misiniz bilmiyorum. Aslinda güzel bir sitedir bu ve iyi yazilara çok sik raslanir. O kadar begeniriz ki biz bu siteyi, linkini &lt;a href="http://www.derindusunce.org/dost-siteler/" rel="nofollow"&gt;DOST SiTELER &lt;/a&gt;sayfasina da koyduk.

Hatta bir keresinde site editörünüzün izniyle &lt;a href="http://www.derindusunce.org/2007/11/16/devlet-opera-ve-balesi-satilsin/" rel="nofollow"&gt;DEVLET OPERA VE BALESi SATILSIN &lt;/a&gt;adli yaziyi bizim sitede tartismaya açmistik.

Bu güzel yazi yüzünden de isitmedigimiz iftira kalmadi, altindaki yorumlara bir göz atin. 

Aslinda bu OPERA yazisiyla Emre'nin son Kömür-Ekmek yazilarini birlikte tekrar okuyup degerlendirmek gerekir.

Devlet nedir? Neye yarar? Gerekli midir? Olmasa olur mu?

Komsu ülkelerin ordulari olmasa bizim de orduya ihtiyacimiz kalmaz meselâ. Demek ki herkes ötekinin siddeti yüzünden siddete yöneliyor. 

Emre isabetle söyledi birinci yazisinda, eger savas korkusuyla devlete vergi veriyorsak açlik korkusu ile de verebiliriz. Neden olmasin? En azindan Opera ya da baleyi desteklemekten çok daha öncelikli bir görev olur açlari doyurmak.

Sayin Denememeler,

Rahmetli anneannemin bir lafi vardi, "ALLAH kimseyi açlikla terbiye etmesin" derdi. Umarim sizi de kimse açlikla terbiye etmesin. Anneannem Osmanli vatandasi olarak eski Yugoslavya'da dogdu. Ayaklanmalar, etnik temizlikler ve toprak kayiplari sebebiyle Yunanistan'a, oradan da Anadolu'ya kaçan balkan göçmenlerinden. Elleriyle masadan kirinti topladiklari, sofradan aç kalktiklari çok olmus.

Hamdolsun, benim karnim tok, ama bir insan aç ise onun tembelligi-çaliskanligi, müslümanligi-hristiyanligi umurumda olmaz. Destekledigim liberal ekonomi eger bana "birak açlar ölsün" diyorsa ben onu çöpe atarim, insanlari degil.

AKP'li olmak ayip degil. Türkiye'nin neredeyse yarisi bu partiye oy veriyor. &lt;strong&gt;"Bütün kadinlar aptaldir"&lt;/strong&gt; diyen bir maço ile ayni duruma düsüyorsunuz &lt;strong&gt;"bütün AKP'liler söyledir, böyledir" &lt;/strong&gt;derken. Bir avuç escinseli savunmaya çalisirken milyonlarca insani ayni kefeye koyarak düpedüz irkçilik yapiyorsunuz hem de demokratlik adina. 

AKP'ye çok degisik sebeplerle oy veren bir sürü insan var.

Bu güne kadar bir çok konuda açikça AKP'ye destek verdim. Elestirdigim yazilar da oldu. Okuyan bilir. Yazarlarimiz da istedikleri konuda istedikleri partiye destek olurlar, kendi bilecekleri is.

Kopya çeken ögrencisini yakalamis kompleksli ögretmen edasiyla yazdiklarinizin da hiç bir kiymeti yok. Zira Müslümanlar sizi beklemediler özelestiri yapmak için. 

Bu sitede kaç tane yazi yayinladik ALLAH bilir.

Eyvah, "ALLAH" dedim, denememeler'in krizi tutacak yine :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong> “tarikatler olmadan demokrasi olamayacağı” gibi bir saçmalığı da yine burada okumuştum&#8230;Yok deve&#8230;.AKP’yi yalamayan herkes&#8230;kasarsanız seks kasetlerim de çıkar&#8230; (denememeler)</strong></p>
<p>kafalar karismis, tarikat, develer, cinsellik, escinsellik, demokratlik, Islam, AKP ve derin dusunce ayni kefeye konmus.</p>
<p>Nickinize EkonomiTürk sitesinin linkini koymussunuz, orada yazanlardan biri misiniz bilmiyorum. Aslinda güzel bir sitedir bu ve iyi yazilara çok sik raslanir. O kadar begeniriz ki biz bu siteyi, linkini <a href="http://www.derindusunce.org/dost-siteler/" rel="nofollow">DOST SiTELER </a>sayfasina da koyduk.</p>
<p>Hatta bir keresinde site editörünüzün izniyle <a href="http://www.derindusunce.org/2007/11/16/devlet-opera-ve-balesi-satilsin/" rel="nofollow">DEVLET OPERA VE BALESi SATILSIN </a>adli yaziyi bizim sitede tartismaya açmistik.</p>
<p>Bu güzel yazi yüzünden de isitmedigimiz iftira kalmadi, altindaki yorumlara bir göz atin. </p>
<p>Aslinda bu OPERA yazisiyla Emre&#8217;nin son Kömür-Ekmek yazilarini birlikte tekrar okuyup degerlendirmek gerekir.</p>
<p>Devlet nedir? Neye yarar? Gerekli midir? Olmasa olur mu?</p>
<p>Komsu ülkelerin ordulari olmasa bizim de orduya ihtiyacimiz kalmaz meselâ. Demek ki herkes ötekinin siddeti yüzünden siddete yöneliyor. </p>
<p>Emre isabetle söyledi birinci yazisinda, eger savas korkusuyla devlete vergi veriyorsak açlik korkusu ile de verebiliriz. Neden olmasin? En azindan Opera ya da baleyi desteklemekten çok daha öncelikli bir görev olur açlari doyurmak.</p>
<p>Sayin Denememeler,</p>
<p>Rahmetli anneannemin bir lafi vardi, &#8220;ALLAH kimseyi açlikla terbiye etmesin&#8221; derdi. Umarim sizi de kimse açlikla terbiye etmesin. Anneannem Osmanli vatandasi olarak eski Yugoslavya&#8217;da dogdu. Ayaklanmalar, etnik temizlikler ve toprak kayiplari sebebiyle Yunanistan&#8217;a, oradan da Anadolu&#8217;ya kaçan balkan göçmenlerinden. Elleriyle masadan kirinti topladiklari, sofradan aç kalktiklari çok olmus.</p>
<p>Hamdolsun, benim karnim tok, ama bir insan aç ise onun tembelligi-çaliskanligi, müslümanligi-hristiyanligi umurumda olmaz. Destekledigim liberal ekonomi eger bana &#8220;birak açlar ölsün&#8221; diyorsa ben onu çöpe atarim, insanlari degil.</p>
<p>AKP&#8217;li olmak ayip degil. Türkiye&#8217;nin neredeyse yarisi bu partiye oy veriyor. <strong>&#8220;Bütün kadinlar aptaldir&#8221;</strong> diyen bir maço ile ayni duruma düsüyorsunuz <strong>&#8220;bütün AKP&#8217;liler söyledir, böyledir&#8221; </strong>derken. Bir avuç escinseli savunmaya çalisirken milyonlarca insani ayni kefeye koyarak düpedüz irkçilik yapiyorsunuz hem de demokratlik adina. </p>
<p>AKP&#8217;ye çok degisik sebeplerle oy veren bir sürü insan var.</p>
<p>Bu güne kadar bir çok konuda açikça AKP&#8217;ye destek verdim. Elestirdigim yazilar da oldu. Okuyan bilir. Yazarlarimiz da istedikleri konuda istedikleri partiye destek olurlar, kendi bilecekleri is.</p>
<p>Kopya çeken ögrencisini yakalamis kompleksli ögretmen edasiyla yazdiklarinizin da hiç bir kiymeti yok. Zira Müslümanlar sizi beklemediler özelestiri yapmak için. </p>
<p>Bu sitede kaç tane yazi yayinladik ALLAH bilir.</p>
<p>Eyvah, &#8220;ALLAH&#8221; dedim, denememeler&#8217;in krizi tutacak yine <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

