<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Güz Sancısı ve 6-7 Eylül Olayları yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 09 Sep 2010 14:37:08 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Kim bu sömürge valileri? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/#comment-34898</link>
		<dc:creator>Kim bu sömürge valileri? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 11:53:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3405#comment-34898</guid>
		<description>[...] Güz Sancısı ve 6-7 Eylül Olayları  [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Güz Sancısı ve 6-7 Eylül Olayları  [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/#comment-25034</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2009 10:52:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3405#comment-25034</guid>
		<description>güz sancısı filmi de bayağı bir izlendi bildiğim kadarıyla. yani böyle bir filmin bir maddi getirisinin olacağı da tahmin edilmiş olmalı. elbette filmi iyi bulmak hakkınız var, buna kim itiraz edebilir. ama benim de bu filme ve yönetmenine sanatçı değillerdir deme hakkım olmalı öyle değil mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>güz sancısı filmi de bayağı bir izlendi bildiğim kadarıyla. yani böyle bir filmin bir maddi getirisinin olacağı da tahmin edilmiş olmalı. elbette filmi iyi bulmak hakkınız var, buna kim itiraz edebilir. ama benim de bu filme ve yönetmenine sanatçı değillerdir deme hakkım olmalı öyle değil mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali Duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/#comment-25019</link>
		<dc:creator>Ali Duman</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2009 23:31:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3405#comment-25019</guid>
		<description>Sn.eg

siz nasıl ki film hakkında görüşlerinizi belirtmiş iseniz, bende kendi görüşlerimi belirttim, film ile ilgili görüşlerim ayrı, verilen emeğe saygım ayrı ayrı şeylerdir, emeğini ticarete ve paraya havale edenlerle, sanata havale edenlerin de bir farkı olması gerekirdi, en azından benim böyle bir  ayrımım var ve buna vurgu yaptım.
Herkesin kendince özgür görüşleri olacaktır ve bunlar   örtüşmek durumunda da değil, zira ortada bir eser var. Filmi iyi bulmam, sizin kötü bulmanız kadar haktır sanırım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn.eg</p>
<p>siz nasıl ki film hakkında görüşlerinizi belirtmiş iseniz, bende kendi görüşlerimi belirttim, film ile ilgili görüşlerim ayrı, verilen emeğe saygım ayrı ayrı şeylerdir, emeğini ticarete ve paraya havale edenlerle, sanata havale edenlerin de bir farkı olması gerekirdi, en azından benim böyle bir  ayrımım var ve buna vurgu yaptım.<br />
Herkesin kendince özgür görüşleri olacaktır ve bunlar   örtüşmek durumunda da değil, zira ortada bir eser var. Filmi iyi bulmam, sizin kötü bulmanız kadar haktır sanırım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/#comment-25007</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2009 19:39:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3405#comment-25007</guid>
		<description>ali duman bey,
bir filmin yapım çalışmasındaki emeğe saygı duymak başkadır, o filmi iyi film bulmak farkldırı. bu film "kötü" bir film. ben bir emeğe saygı yazısı yazmadım. film eleştirisi yazısı yazdım, bunu bilmenizi isterim. film eleştirilerimde de ilk kriterim filmin sanatsal niteliğidir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ali duman bey,<br />
bir filmin yapım çalışmasındaki emeğe saygı duymak başkadır, o filmi iyi film bulmak farkldırı. bu film &#8220;kötü&#8221; bir film. ben bir emeğe saygı yazısı yazmadım. film eleştirisi yazısı yazdım, bunu bilmenizi isterim. film eleştirilerimde de ilk kriterim filmin sanatsal niteliğidir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali Duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/#comment-25003</link>
		<dc:creator>Ali Duman</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2009 19:11:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3405#comment-25003</guid>
		<description>Acı bir olaydan  nasıl bir "aksiyon" filmi çekilebilirdi? ya da acı bir olaydan "sıkıcı" olmayan bir film nasıl yapılabilirdi? ne bileyim belki de post-modern  bir sinema dönemi başlamıştır, acı bir  olay, komedi tarzında da çekilebiliyordur. 

Her film; Nobel'e, Oscar'a, Cannes'e aday olacak, ödül alacak diye bir kural yok. Zira bu tarz filmleri yapmak bir SANATÇI duruştur. Yoksa attırırsın bir iki Gora-Arog, ya da Recep İvedik filmleri, götürürsün paraları. Bu bir duruş meselesi, sanatçı'nın topluma karşı duyduğu sorumluluğun bir sonucudur.

Özetle; tarihsel ve acı bir gerçeğin başarılı şekilde  gündeme taşınması için yapılan özverili çalışmaya saygı duymak gerekir. 

Başta Tomris Giritlioğlu olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Acı bir olaydan  nasıl bir &#8220;aksiyon&#8221; filmi çekilebilirdi? ya da acı bir olaydan &#8220;sıkıcı&#8221; olmayan bir film nasıl yapılabilirdi? ne bileyim belki de post-modern  bir sinema dönemi başlamıştır, acı bir  olay, komedi tarzında da çekilebiliyordur. </p>
<p>Her film; Nobel&#8217;e, Oscar&#8217;a, Cannes&#8217;e aday olacak, ödül alacak diye bir kural yok. Zira bu tarz filmleri yapmak bir SANATÇI duruştur. Yoksa attırırsın bir iki Gora-Arog, ya da Recep İvedik filmleri, götürürsün paraları. Bu bir duruş meselesi, sanatçı&#8217;nın topluma karşı duyduğu sorumluluğun bir sonucudur.</p>
<p>Özetle; tarihsel ve acı bir gerçeğin başarılı şekilde  gündeme taşınması için yapılan özverili çalışmaya saygı duymak gerekir. </p>
<p>Başta Tomris Giritlioğlu olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>h.y.t tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/#comment-24977</link>
		<dc:creator>h.y.t</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2009 12:35:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3405#comment-24977</guid>
		<description>Film çok kasvetli ve sıkıcıydı. Daha aksiyonel bir film çekilebilirdi. Rum fahişe herşeyin önünde hatta olayların da önündeydi. Keşke Can Dündar  çekseydi dedim oflayıp puflarken.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Film çok kasvetli ve sıkıcıydı. Daha aksiyonel bir film çekilebilirdi. Rum fahişe herşeyin önünde hatta olayların da önündeydi. Keşke Can Dündar  çekseydi dedim oflayıp puflarken.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>özlem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/#comment-24969</link>
		<dc:creator>özlem</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2009 10:19:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3405#comment-24969</guid>
		<description>Hatırla sevgiliyi bir gün bile izlemeyi başaramamış bir insan olarak niyet ve çabalarını çok taktir etsem de Tomris Giritlioğlu'nun yapımcılığını çok beğendiğimi söyleyemem. Yine de ben sinemadan bir seyirci olmanın ötesinde anlayan bir insan değilim. Bence politik filmler çok güzel de olabilir. Tabi sizinde belirttiğiniz gibi klişelerin dışında bir anlayışla ele alındığı zaman.
Filmi görmedim ama fragmanları dahi görsel olarak beni itti. Yine de ilk fırsatta seyretmek isterim. Çünkü aynı kadronun çektiği salkım hanımın tanelerini Hülya Avşar dışında başarılı bulmuştum. 
Ali Bayramoğlu'nun çıkışlarını ben de izledim:) Birazcık demokratlıktan aydın despotizmine kaçıyordu sanki durumlar:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hatırla sevgiliyi bir gün bile izlemeyi başaramamış bir insan olarak niyet ve çabalarını çok taktir etsem de Tomris Giritlioğlu&#8217;nun yapımcılığını çok beğendiğimi söyleyemem. Yine de ben sinemadan bir seyirci olmanın ötesinde anlayan bir insan değilim. Bence politik filmler çok güzel de olabilir. Tabi sizinde belirttiğiniz gibi klişelerin dışında bir anlayışla ele alındığı zaman.<br />
Filmi görmedim ama fragmanları dahi görsel olarak beni itti. Yine de ilk fırsatta seyretmek isterim. Çünkü aynı kadronun çektiği salkım hanımın tanelerini Hülya Avşar dışında başarılı bulmuştum.<br />
Ali Bayramoğlu&#8217;nun çıkışlarını ben de izledim:) Birazcık demokratlıktan aydın despotizmine kaçıyordu sanki durumlar:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/#comment-24929</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 11:42:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3405#comment-24929</guid>
		<description>ölü sayısı resmi rakamlarda 3'tür. ama tabii bu resmi rakamın çok üstünde de olabilir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ölü sayısı resmi rakamlarda 3&#8242;tür. ama tabii bu resmi rakamın çok üstünde de olabilir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hasan Demiroğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/#comment-24923</link>
		<dc:creator>Hasan Demiroğlu</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 10:01:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3405#comment-24923</guid>
		<description>Sen sadece bir seyircisin bu hayatta!”

Elena’nın babaannesi “Kıbrıs Türk’ündür Cemiyeti” üyesi Behçet’in arkasından böyle bağırdı.Bu söz belki de onun hayatının bir özeti olduğu için vurdu Behçet’i. Behçet hep seyretti. Birlikte büyüdüğü Suat’ı bile cellatların eline verirken sadece seyretmişti. Şimdi de sevdiği fahişe Rum kızının cemiyetin önde gelenlerinden biriyle birlikte olmasının kapının deliğinden seyrediyordu. Terleyerek..


Cemiyet, millet, cemaat gibi kavramlar en çok böyle silik kişilikleri etkiler. Bir düşünür, milliyetçilerin küçükken annesinin etkisinde çok kalmış çocuklardan çıktığını söylerken haksız değil belki de. Ancak bu insanların da vicdanı vardır. Çıkarlar, menfaatler, vesaireler uğruna suç işlerken, vicdan duvarlarını yıkarlarken yastığa hiçbir zaman başlarını rahat koymazlar. Bir topluluğa ait olmanın verdiği duygu vicdan azabını bastırmaz. Behçet; işte böyle bir kişilikti.

Bu yüzden en büyük dostu ve bir komünist olan Suat’ın öldürüldüğünü polise ihbar etti. Bu yüzden yetiştirildiği değerlere ve “babasının onunla ilgili hayallerine” karşı durdu; bir Rum kızının elinden tuttu. İranlı Müslüman Sosyalist yazar Ali Şeriati, “insan topraktan olmak ile ruh olmak arasında gidip gelir” derken bunu kastetmişti. İnsan vicdanından hiç kaçamaz. İnsan gerçeklerden hiç kaçamaz. İnsan; ruhun ona kattığı kavramlardan topraktan olmanın verdiği yavanlığa, acımasızlığa sığınarak kaçamaz.

Filmdeki emekli albayın Rum komşularını onlarca kişiden oluşan milliyetçi gruba karşı küçük tüfeğiyle savunması da bu yüzdendir. İnsan olmak; insanın gelmekten kurtulamayacağı bir duraktır..

Büyük siyasi olaylar en iyi insanların gözünden bakarak anlaşılır. Kitaplar iyidir, belgeler önemlidir, reddetmiyorum. Herhangi bir vicdan sahibi insan binlerce gayr-i müslim vatandaşımızın göç etmek zorunda kaldığı, bir gece öncesinden işaretlenen evlerin yağmalandığı, yüzlerce kadına tecavüz edildiği ve bir o kadarının da öldüğü 6-7 Eylül olaylarıyla ilgili bu bilgileri bir kitaptan okuduğunda da sarsılır zaten..

Ama bir felaket, en berrak haliyle onu yaşayanların gözünden görülmez mi? En çok o zaman anlaşılmaz mı? En çok o zaman lanet edilmez mi bunları yapanlara? Kalbi en taş bağlayanları bile yıkmaz mı bir hayatın yıkılışını seyretmesi?

Güz Sancısı, işte böyle bir film. Kimseyi suçlamadan, hiçbir topluma hakaret etmeden, hiç kimseden yana olmadan sadece gerçekleri ve bu acımasız gerçekler arasında özünde çatışan kimliklerle doğmuş iki insanın hikayesini anlatıyor.. O utanç günlerini..

Güz Sancısı, Yılmaz Karakoyunlu’nun romanından daha önce “Salkım Hanım’ın Taneleri” isimli filmi de yöneten Tomris Giritlioğlu tarafından sinemaya aktarıldı. Filmi senaryoya Nilgün Öneş ve Taraf yazarı Etyen Mahçupyan çevirdi. Tomris Giritlioğlu Varlık Vergisi dönemini anlattığı “Salkım Hanım’ın Taneleri” isimli filminden sonra ikinci yüzleşme filminin altına imza attı bu filmle.

Yüzleşmek için, mutlaka izleyin..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sen sadece bir seyircisin bu hayatta!”</p>
<p>Elena’nın babaannesi “Kıbrıs Türk’ündür Cemiyeti” üyesi Behçet’in arkasından böyle bağırdı.Bu söz belki de onun hayatının bir özeti olduğu için vurdu Behçet’i. Behçet hep seyretti. Birlikte büyüdüğü Suat’ı bile cellatların eline verirken sadece seyretmişti. Şimdi de sevdiği fahişe Rum kızının cemiyetin önde gelenlerinden biriyle birlikte olmasının kapının deliğinden seyrediyordu. Terleyerek..</p>
<p>Cemiyet, millet, cemaat gibi kavramlar en çok böyle silik kişilikleri etkiler. Bir düşünür, milliyetçilerin küçükken annesinin etkisinde çok kalmış çocuklardan çıktığını söylerken haksız değil belki de. Ancak bu insanların da vicdanı vardır. Çıkarlar, menfaatler, vesaireler uğruna suç işlerken, vicdan duvarlarını yıkarlarken yastığa hiçbir zaman başlarını rahat koymazlar. Bir topluluğa ait olmanın verdiği duygu vicdan azabını bastırmaz. Behçet; işte böyle bir kişilikti.</p>
<p>Bu yüzden en büyük dostu ve bir komünist olan Suat’ın öldürüldüğünü polise ihbar etti. Bu yüzden yetiştirildiği değerlere ve “babasının onunla ilgili hayallerine” karşı durdu; bir Rum kızının elinden tuttu. İranlı Müslüman Sosyalist yazar Ali Şeriati, “insan topraktan olmak ile ruh olmak arasında gidip gelir” derken bunu kastetmişti. İnsan vicdanından hiç kaçamaz. İnsan gerçeklerden hiç kaçamaz. İnsan; ruhun ona kattığı kavramlardan topraktan olmanın verdiği yavanlığa, acımasızlığa sığınarak kaçamaz.</p>
<p>Filmdeki emekli albayın Rum komşularını onlarca kişiden oluşan milliyetçi gruba karşı küçük tüfeğiyle savunması da bu yüzdendir. İnsan olmak; insanın gelmekten kurtulamayacağı bir duraktır..</p>
<p>Büyük siyasi olaylar en iyi insanların gözünden bakarak anlaşılır. Kitaplar iyidir, belgeler önemlidir, reddetmiyorum. Herhangi bir vicdan sahibi insan binlerce gayr-i müslim vatandaşımızın göç etmek zorunda kaldığı, bir gece öncesinden işaretlenen evlerin yağmalandığı, yüzlerce kadına tecavüz edildiği ve bir o kadarının da öldüğü 6-7 Eylül olaylarıyla ilgili bu bilgileri bir kitaptan okuduğunda da sarsılır zaten..</p>
<p>Ama bir felaket, en berrak haliyle onu yaşayanların gözünden görülmez mi? En çok o zaman anlaşılmaz mı? En çok o zaman lanet edilmez mi bunları yapanlara? Kalbi en taş bağlayanları bile yıkmaz mı bir hayatın yıkılışını seyretmesi?</p>
<p>Güz Sancısı, işte böyle bir film. Kimseyi suçlamadan, hiçbir topluma hakaret etmeden, hiç kimseden yana olmadan sadece gerçekleri ve bu acımasız gerçekler arasında özünde çatışan kimliklerle doğmuş iki insanın hikayesini anlatıyor.. O utanç günlerini..</p>
<p>Güz Sancısı, Yılmaz Karakoyunlu’nun romanından daha önce “Salkım Hanım’ın Taneleri” isimli filmi de yöneten Tomris Giritlioğlu tarafından sinemaya aktarıldı. Filmi senaryoya Nilgün Öneş ve Taraf yazarı Etyen Mahçupyan çevirdi. Tomris Giritlioğlu Varlık Vergisi dönemini anlattığı “Salkım Hanım’ın Taneleri” isimli filminden sonra ikinci yüzleşme filminin altına imza attı bu filmle.</p>
<p>Yüzleşmek için, mutlaka izleyin..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
