<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Türk Sinemasında Tasavvufî Dil İmkânı ve &#8216;Yumurta&#8217; yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 16:53:52 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/#comment-41222</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 23:47:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3024#comment-41222</guid>
		<description>bakın ömer kardeşim;
bir insanın birisinin yorumlarını beğenmemesine diyecek birşey yoktur. biz, politikadaki keskin kavgacılığı sanat yorumlarında da uygularsak açıkçası sanat adına diyecek pek fazla birşeyimiz kalmaz diye düşünüyorum. evet ben kendi perspektifimden ve kendi gördüklerimden hareketle kendimce tutarlı gördüğüm bir sanat (ve dolayıaıyla sinema) anlayışına sahip olduğumu düşünüyorum. ve bu bakış her türlü sanat eserinde kendi teorisinden kaynaklı bir görüşten dolayı sizin belki görmediğiniz birşeyler çıkarır. bu mutlaka böyledir diye birşey yok elbette. ama benim gördüğüm budur. 

şimdi sizin benim yazılarımı ve semih beyin filmlerini beğenmeme, eleştirme,onları zorlama bulma hakkınız var elbette. ama sanırım bunu dile getirme biçiminiz sizin bizler tarafından ciddiye alınmanızı engelliyor. mesela eğer ciddiye alabileceğim bir yaklaşım içinde olsaydınız sizinle, benim hangi filmler veya yönetmener hakkındaki yorumlarımı (maneviyat ile ilgili yaklaşımlarımı ya da) zorlama bulduğunuzu sorardım. mesela tarkovsky'nin stalker'ı ile mantıku't tayr arasındaki ilişkiyi zorlama bulmuşsunuz.ama bence belki de stalker filmi ile kurulabilecek en direkt ilişkidir bu ilişki. 

sanat, benim sanat görüşüme göre, zaten tümüyle manevi bir alandır. bir sanatçı (eğer hakikisinden ise)zaten bu manevi alandan kaçmayı asla başaramaz. kaçtıkça o alanın direkt göbeğine düşüp durur bir pervane gibi. zira sanat zaten maneviyatın en az din kadar göbeğinde olan birşeydir. dolayısıyla her hakiki sanatçı zaten sizin manevi alan dediğiniz o alanla doğal olarak ilgilidir. 

gelelim benim kurduğum bağlara...sinema üzerine bilginiz, görgünüz, izlediğiniz filmler, yönetmenler vs. ne durumda bilemiyorum. ama kendiminkini biliyorum. en az 20 yıldır her festivalde deli gibi film izlerim. bunun dışında dvdlerinden izlediğim oldukça çok film vardır ve oldukça büyük de bir film arşivim... sinema literatürüne de - söylemesi ayıptır belki ama- bir dünya sinema tarihi kitabını, tamamen aklından, tarihler harici hiçbirşeye başka kaynaklardan bakma ihtiyacı duymayacak şekilde yazabilecek kadar hakim olduğumu düşünürüm. dolayısıyla karşılaştırmalı bakma ihtiyacı uzun yılların sinema ve sanat üzerine okuma, izleme birikiminden kaynaklanıyor. ve o birikim belirli bir süre sonra insanda süzgeç görevi de görüyor. artık filmlere o süzgeçlerin ardından bakıyorsunuz. mesela bir filmin - benim kriterlerime göre- iyi bir film olup olmadığını anlamam çoğunlukla birkaç dakikayı geçmez. yönetmenin yetenekli olup olmadığı, birkaç planından ve kesmelerinin şeklinden dahi anlaşılır. dolayısıyla sinema ile sinematografinin hayati bağını sinemanın öykülemesinden çok daha önemsiyorum ben. sizin aşağılayarak kullandığınız o "nesneler üzerinde ağır ağır devinme" bir yönetmenin, ya da sinema üzerine hayatını vererek düşünmüş olan bir insanın kendi şiirsel sinematografisinin yansıması olabilir. bir de böyle bakın derim size...

taraf tutan bir sinema anlayışınız var demişsiniz. açıkçası bundan daha komik bir yazı yorumu almamıştım şimdiye kadar. taraf tutmak da ne demek? biz takım mı tutuyoruz da sanat üzerine bir taraf tutma bahsi yapıyoruz. ben bir sanat eseri üzerine taraf tutsam ne olacak tutmasam ne?bir insan olarak, üstelik hayatla sanat arasındaki hayati bağı önemseyen bir insan olarak elbette ki bir sanat anlayışım var ve o perspektiften bakıyorum sanata. ama buna taraf tutmak demek hakikaten çok komik bir yorum. ben sadece sevdiğim beğendiğim filmleri, yönetmenleri - eğer okumak isteyen birilerini bulursam- paylaşıyorum. isteyen, bulabilen benim haklarında yazdığım filmleri izler. sonrasında benim yorumlarıma katılır ya da katılmaz. ancak sinema konusunda, ana akım hollywood sinemasından da, avrupa sinemasından da, uzakdoğu sinemasından da velakin tüm dünya sinemasından çok fazla film izlemiş, bu filmlerin yapıldığı ülkelerdeki sanat akımlarını ve sanatçıları da az çok bilen bir insan olarak bir perspektif sunmak niyetindeyim insanlara. ve bu perspektiften bir sinema anlayışı, bir sinematografi anlayışı çıkarılabilir mi diye de nacizane düşünüyorum hepsi budur. bu perspektif kabul görür ya da görmez. doğrusu illa ki kabul görsün diye bir amacım da yok. benim amacım bir insan olarak "hizmet etmek". balık bilmezse Hâlik bilir efendim. 

yorumlarınızı (ki suat hocamın feedinde de birkaç defa denk gelmiştim yanlış hatırlamıyorsam yorumlarınıza) fazla saldırgan buluyorum. dediğim gibi sinemadan ne kadar anlarsınız, sinema birikiminiz ne durumdadır bilemiyorum (ama size bir sır vereyim 'ayna' hakkındaki yazınızı beğenmiştim)ama dünya sinemasında birçok hakiki sanatçı ile "ezeli hikmet" ya da maneviyat arasında(ve buradan hareketle, farkında olsunlar ya da olmasınlar tasavvuf ile)çok sıkı ilişkiler vardır. bu konuda biraz düşünmenizi tavsiye ederim. ama düşünmek ancak önyargıları bitirerek olur. yoksa boksör gibi karşı tarafı nakavt etmek amacıyla yaklaşarak değil. 

not:bu kadar uzun bir cevabı, üstelik film festivalinde bir günde 5 film izledikten ve  gecenin 12sinde eve geldikten hemen sonra yazma sebebimin; özellikle bir potansiyeli olan, ama saldırganlığından o potansiyeline zemin açamayan bir insanı kazanmak için olduğunu söyleyebilirim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bakın ömer kardeşim;<br />
bir insanın birisinin yorumlarını beğenmemesine diyecek birşey yoktur. biz, politikadaki keskin kavgacılığı sanat yorumlarında da uygularsak açıkçası sanat adına diyecek pek fazla birşeyimiz kalmaz diye düşünüyorum. evet ben kendi perspektifimden ve kendi gördüklerimden hareketle kendimce tutarlı gördüğüm bir sanat (ve dolayıaıyla sinema) anlayışına sahip olduğumu düşünüyorum. ve bu bakış her türlü sanat eserinde kendi teorisinden kaynaklı bir görüşten dolayı sizin belki görmediğiniz birşeyler çıkarır. bu mutlaka böyledir diye birşey yok elbette. ama benim gördüğüm budur. </p>
<p>şimdi sizin benim yazılarımı ve semih beyin filmlerini beğenmeme, eleştirme,onları zorlama bulma hakkınız var elbette. ama sanırım bunu dile getirme biçiminiz sizin bizler tarafından ciddiye alınmanızı engelliyor. mesela eğer ciddiye alabileceğim bir yaklaşım içinde olsaydınız sizinle, benim hangi filmler veya yönetmener hakkındaki yorumlarımı (maneviyat ile ilgili yaklaşımlarımı ya da) zorlama bulduğunuzu sorardım. mesela tarkovsky&#8217;nin stalker&#8217;ı ile mantıku&#8217;t tayr arasındaki ilişkiyi zorlama bulmuşsunuz.ama bence belki de stalker filmi ile kurulabilecek en direkt ilişkidir bu ilişki. </p>
<p>sanat, benim sanat görüşüme göre, zaten tümüyle manevi bir alandır. bir sanatçı (eğer hakikisinden ise)zaten bu manevi alandan kaçmayı asla başaramaz. kaçtıkça o alanın direkt göbeğine düşüp durur bir pervane gibi. zira sanat zaten maneviyatın en az din kadar göbeğinde olan birşeydir. dolayısıyla her hakiki sanatçı zaten sizin manevi alan dediğiniz o alanla doğal olarak ilgilidir. </p>
<p>gelelim benim kurduğum bağlara&#8230;sinema üzerine bilginiz, görgünüz, izlediğiniz filmler, yönetmenler vs. ne durumda bilemiyorum. ama kendiminkini biliyorum. en az 20 yıldır her festivalde deli gibi film izlerim. bunun dışında dvdlerinden izlediğim oldukça çok film vardır ve oldukça büyük de bir film arşivim&#8230; sinema literatürüne de - söylemesi ayıptır belki ama- bir dünya sinema tarihi kitabını, tamamen aklından, tarihler harici hiçbirşeye başka kaynaklardan bakma ihtiyacı duymayacak şekilde yazabilecek kadar hakim olduğumu düşünürüm. dolayısıyla karşılaştırmalı bakma ihtiyacı uzun yılların sinema ve sanat üzerine okuma, izleme birikiminden kaynaklanıyor. ve o birikim belirli bir süre sonra insanda süzgeç görevi de görüyor. artık filmlere o süzgeçlerin ardından bakıyorsunuz. mesela bir filmin - benim kriterlerime göre- iyi bir film olup olmadığını anlamam çoğunlukla birkaç dakikayı geçmez. yönetmenin yetenekli olup olmadığı, birkaç planından ve kesmelerinin şeklinden dahi anlaşılır. dolayısıyla sinema ile sinematografinin hayati bağını sinemanın öykülemesinden çok daha önemsiyorum ben. sizin aşağılayarak kullandığınız o &#8220;nesneler üzerinde ağır ağır devinme&#8221; bir yönetmenin, ya da sinema üzerine hayatını vererek düşünmüş olan bir insanın kendi şiirsel sinematografisinin yansıması olabilir. bir de böyle bakın derim size&#8230;</p>
<p>taraf tutan bir sinema anlayışınız var demişsiniz. açıkçası bundan daha komik bir yazı yorumu almamıştım şimdiye kadar. taraf tutmak da ne demek? biz takım mı tutuyoruz da sanat üzerine bir taraf tutma bahsi yapıyoruz. ben bir sanat eseri üzerine taraf tutsam ne olacak tutmasam ne?bir insan olarak, üstelik hayatla sanat arasındaki hayati bağı önemseyen bir insan olarak elbette ki bir sanat anlayışım var ve o perspektiften bakıyorum sanata. ama buna taraf tutmak demek hakikaten çok komik bir yorum. ben sadece sevdiğim beğendiğim filmleri, yönetmenleri - eğer okumak isteyen birilerini bulursam- paylaşıyorum. isteyen, bulabilen benim haklarında yazdığım filmleri izler. sonrasında benim yorumlarıma katılır ya da katılmaz. ancak sinema konusunda, ana akım hollywood sinemasından da, avrupa sinemasından da, uzakdoğu sinemasından da velakin tüm dünya sinemasından çok fazla film izlemiş, bu filmlerin yapıldığı ülkelerdeki sanat akımlarını ve sanatçıları da az çok bilen bir insan olarak bir perspektif sunmak niyetindeyim insanlara. ve bu perspektiften bir sinema anlayışı, bir sinematografi anlayışı çıkarılabilir mi diye de nacizane düşünüyorum hepsi budur. bu perspektif kabul görür ya da görmez. doğrusu illa ki kabul görsün diye bir amacım da yok. benim amacım bir insan olarak &#8220;hizmet etmek&#8221;. balık bilmezse Hâlik bilir efendim. </p>
<p>yorumlarınızı (ki suat hocamın feedinde de birkaç defa denk gelmiştim yanlış hatırlamıyorsam yorumlarınıza) fazla saldırgan buluyorum. dediğim gibi sinemadan ne kadar anlarsınız, sinema birikiminiz ne durumdadır bilemiyorum (ama size bir sır vereyim &#8216;ayna&#8217; hakkındaki yazınızı beğenmiştim)ama dünya sinemasında birçok hakiki sanatçı ile &#8220;ezeli hikmet&#8221; ya da maneviyat arasında(ve buradan hareketle, farkında olsunlar ya da olmasınlar tasavvuf ile)çok sıkı ilişkiler vardır. bu konuda biraz düşünmenizi tavsiye ederim. ama düşünmek ancak önyargıları bitirerek olur. yoksa boksör gibi karşı tarafı nakavt etmek amacıyla yaklaşarak değil. </p>
<p>not:bu kadar uzun bir cevabı, üstelik film festivalinde bir günde 5 film izledikten ve  gecenin 12sinde eve geldikten hemen sonra yazma sebebimin; özellikle bir potansiyeli olan, ama saldırganlığından o potansiyeline zemin açamayan bir insanı kazanmak için olduğunu söyleyebilirim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/#comment-41218</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 22:36:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3024#comment-41218</guid>
		<description>ömer kardeşim bakın başkasına üslup dersleri vermişsiniz ama birisinin - sadece kendi perspektifinden bakarak yaptığı yorumlara- "numara çekmek", ya da "hakikat adamı kılıklarına girmek" gibi bence oldukça basit ve komplkes kokan yorumlar yapmışsınız. doğrusu ben, benimle sinema konuşabilecek kadar bilgili, düşünebilen, sanatın ne olduğundan en azından haberdar ve herşeyden önce edepli insanlarla sinema konuşmayı severim. ama bende öyle bir izlenim yaratmıyorsunuz üzgünüm!!!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ömer kardeşim bakın başkasına üslup dersleri vermişsiniz ama birisinin - sadece kendi perspektifinden bakarak yaptığı yorumlara- &#8220;numara çekmek&#8221;, ya da &#8220;hakikat adamı kılıklarına girmek&#8221; gibi bence oldukça basit ve komplkes kokan yorumlar yapmışsınız. doğrusu ben, benimle sinema konuşabilecek kadar bilgili, düşünebilen, sanatın ne olduğundan en azından haberdar ve herşeyden önce edepli insanlarla sinema konuşmayı severim. ama bende öyle bir izlenim yaratmıyorsunuz üzgünüm!!!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/#comment-41196</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 13:32:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3024#comment-41196</guid>
		<description>Ömer,
üslub kelimesinden bahsedebilecek durumda degilsiniz.

ALLAH akil fikir versin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ömer,<br />
üslub kelimesinden bahsedebilecek durumda degilsiniz.</p>
<p>ALLAH akil fikir versin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/#comment-41192</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 12:04:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3024#comment-41192</guid>
		<description>Ömer bey,

Ben de sizin üslubunuzu hiç beğenmedim. Son derece saygısız ve çirkin bir üslup. "Maneviyat numaraları çekerek, hakikat adamları pozlarına girerek..." ne demek? Siz kimsiniz? Öyle otorite numaraları çekerek, hakikat adamı pozlarına girerek eleştiri yapmak olmuyor maalesef.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ömer bey,</p>
<p>Ben de sizin üslubunuzu hiç beğenmedim. Son derece saygısız ve çirkin bir üslup. &#8220;Maneviyat numaraları çekerek, hakikat adamları pozlarına girerek&#8230;&#8221; ne demek? Siz kimsiniz? Öyle otorite numaraları çekerek, hakikat adamı pozlarına girerek eleştiri yapmak olmuyor maalesef.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ömer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/#comment-41186</link>
		<dc:creator>Ömer</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 09:17:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3024#comment-41186</guid>
		<description>Mehmet Yılmaz gerçek hayatta senin üslubunla kelam eden adamları muhatap almıyorum. Burda da almayacağım.

eg, Yumurta'da tasavvufu aramak bana zorlama geliyor. İsterseniz Kaplanoğlu'yla birlikte yapmış olun o filmi. Ne fark eder ki. Kirişi kırmış bir adam görüyorum ben filmde. Öyle uzaklara boş boş bakarak, zaman duygusunu kaybederek, nesnelerin üzerinde ağır çekim dolaşarak ne maneviyat oluyor, ne Tarkovsky ne de tasavvuf. Kaplanoğlu eğer filminde bunları amaçlamışsa başarısız olmuş, siz de benim gözümde şapkadan tavşan çıkarırmaya çalışan bir kritik yapmış oluyorsunuz.

Taraf tutan bir sinema anlayışınız var. Maneviyatçı, hakikatçı anlayışı göklere çıkarayım derken hem maneviyatın özüne hem de profan olana haksızlık ediyor gibi görünüyorsunuz. Batılı, doğulu yönetmenlerle kurduğunuz irtibatlar da aynı anlayışın ürünleri. Mesela Mantiku't-tayr ile Stalker arasında kurduğunuz ilişkiyi de çok zorlama ve yavan buluyorum ben. Ayrıca Kaplanoğlu'yla görüşüyor olmanız ne onun filmlerinin başarılı olduğunu gösterir ne de sizin yaptığınız yorumların isabetli olduğunu.. Açıkçası doğrudan söyleyeyim: Ben ikinizi de beğenmiyorum.. Çünkü maneviyat numaraları çekerek, hakikat adamı pozlarına girerek doğru ve başarılı işler ortaya konmuyor maalesef..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Yılmaz gerçek hayatta senin üslubunla kelam eden adamları muhatap almıyorum. Burda da almayacağım.</p>
<p>eg, Yumurta&#8217;da tasavvufu aramak bana zorlama geliyor. İsterseniz Kaplanoğlu&#8217;yla birlikte yapmış olun o filmi. Ne fark eder ki. Kirişi kırmış bir adam görüyorum ben filmde. Öyle uzaklara boş boş bakarak, zaman duygusunu kaybederek, nesnelerin üzerinde ağır çekim dolaşarak ne maneviyat oluyor, ne Tarkovsky ne de tasavvuf. Kaplanoğlu eğer filminde bunları amaçlamışsa başarısız olmuş, siz de benim gözümde şapkadan tavşan çıkarırmaya çalışan bir kritik yapmış oluyorsunuz.</p>
<p>Taraf tutan bir sinema anlayışınız var. Maneviyatçı, hakikatçı anlayışı göklere çıkarayım derken hem maneviyatın özüne hem de profan olana haksızlık ediyor gibi görünüyorsunuz. Batılı, doğulu yönetmenlerle kurduğunuz irtibatlar da aynı anlayışın ürünleri. Mesela Mantiku&#8217;t-tayr ile Stalker arasında kurduğunuz ilişkiyi de çok zorlama ve yavan buluyorum ben. Ayrıca Kaplanoğlu&#8217;yla görüşüyor olmanız ne onun filmlerinin başarılı olduğunu gösterir ne de sizin yaptığınız yorumların isabetli olduğunu.. Açıkçası doğrudan söyleyeyim: Ben ikinizi de beğenmiyorum.. Çünkü maneviyat numaraları çekerek, hakikat adamı pozlarına girerek doğru ve başarılı işler ortaya konmuyor maalesef..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/#comment-41155</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 19:53:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3024#comment-41155</guid>
		<description>ömer kardeşim fikirlerinize saygım var. ancak ben genelde yazılarımı (özellikle kendi filmleriyle ilgili olanları) semih beyle paylaşırım. ve kaplan film sitesinde benim semih beyin filmleriyle ilgili yazılarım da hala dururlar. özellikle son rüya-tasavvuf-din-sinema ilişkisi yazıma semih bey'den aldığım cevap kendisinin de kur'an'ın (lafzından tutun da anlam katmanlarına kadar) sinema ile muhtemel ilişkisi üzerine çokça düşündüğü ve o yazımın kendisine ilham verdiği olmuştu(tasavufun içinin boşaltıldığını söylemişse çok doğru söylemiş bence... ). sözünü ettiğiniz programda hangi bağlamda ne demiştir bilemiyorum ama ben semih beyle ilk elden fikir alışverişi yaptığım için ilk elden fikirleri daha fazla önemserim. 

ikincisi bir film çekildikten sonra o filmin yönetmeniyle ilgisi çok fazla kalmaz. ve artık o filmin yorumu yönetmenin yorum ve istek tekelinden çıkmıştır. mesela böyle bir kitap vardır yumurta üzerine. o kitap psikanalitik ve göstergebilimsel bir şekilde yumurtanın sahnelerini tek tek inceler. seçil büker'in yazdığı bu kitabı da semih bey önermişti(bu kitap benim yorum yaptığınız bu yazımdan sonra yazılmıştır bunu da belirtmem gerekli). 

üçüncüsü bazı filmlerde maneviyat aradığım doğrudur. ama içinde, ekseninde, hayatında hiç maneviyat olmayan, böyle bir arayış içinde hiç bulunmayan kişilerin filmlerinde aramıyorum bunları. tarkovsky gibi dünya sinemasının maneviyat üstadının, ya da paradjanov gibi açıkça hristiyan-ortodox estetikle doğu-iran estetiğini birleştirdiğini söyleyen birisinin; ya da bergman gibi hayatı maneviyatla -olumlu ya da olumsuz- ilişkiyle geçmiş ve kendisini bu ilişkiden asla soyutlamamış kişilerin filmlerini maneviyatla ilişkilendiriyorum. merak etmeyin mesela bedri baykam'ın resimleri ile maneviyat arasında ilişki kurduğum yok!!!

http://www.kaplanfilm.com/tr/milk_news_enver_gulsen2.asp

http://www.kaplanfilm.com/tr/egg_news_enver_gulsen.asp

http://www.kaplanfilm.com/tr/milk_news_enver_gulsen.asp</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ömer kardeşim fikirlerinize saygım var. ancak ben genelde yazılarımı (özellikle kendi filmleriyle ilgili olanları) semih beyle paylaşırım. ve kaplan film sitesinde benim semih beyin filmleriyle ilgili yazılarım da hala dururlar. özellikle son rüya-tasavvuf-din-sinema ilişkisi yazıma semih bey&#8217;den aldığım cevap kendisinin de kur&#8217;an&#8217;ın (lafzından tutun da anlam katmanlarına kadar) sinema ile muhtemel ilişkisi üzerine çokça düşündüğü ve o yazımın kendisine ilham verdiği olmuştu(tasavufun içinin boşaltıldığını söylemişse çok doğru söylemiş bence&#8230; ). sözünü ettiğiniz programda hangi bağlamda ne demiştir bilemiyorum ama ben semih beyle ilk elden fikir alışverişi yaptığım için ilk elden fikirleri daha fazla önemserim. </p>
<p>ikincisi bir film çekildikten sonra o filmin yönetmeniyle ilgisi çok fazla kalmaz. ve artık o filmin yorumu yönetmenin yorum ve istek tekelinden çıkmıştır. mesela böyle bir kitap vardır yumurta üzerine. o kitap psikanalitik ve göstergebilimsel bir şekilde yumurtanın sahnelerini tek tek inceler. seçil büker&#8217;in yazdığı bu kitabı da semih bey önermişti(bu kitap benim yorum yaptığınız bu yazımdan sonra yazılmıştır bunu da belirtmem gerekli). </p>
<p>üçüncüsü bazı filmlerde maneviyat aradığım doğrudur. ama içinde, ekseninde, hayatında hiç maneviyat olmayan, böyle bir arayış içinde hiç bulunmayan kişilerin filmlerinde aramıyorum bunları. tarkovsky gibi dünya sinemasının maneviyat üstadının, ya da paradjanov gibi açıkça hristiyan-ortodox estetikle doğu-iran estetiğini birleştirdiğini söyleyen birisinin; ya da bergman gibi hayatı maneviyatla -olumlu ya da olumsuz- ilişkiyle geçmiş ve kendisini bu ilişkiden asla soyutlamamış kişilerin filmlerini maneviyatla ilişkilendiriyorum. merak etmeyin mesela bedri baykam&#8217;ın resimleri ile maneviyat arasında ilişki kurduğum yok!!!</p>
<p><a href="http://www.kaplanfilm.com/tr/milk_news_enver_gulsen2.asp" rel="nofollow">http://www.kaplanfilm.com/tr/milk_news_enver_gulsen2.asp</a></p>
<p><a href="http://www.kaplanfilm.com/tr/egg_news_enver_gulsen.asp" rel="nofollow">http://www.kaplanfilm.com/tr/egg_news_enver_gulsen.asp</a></p>
<p><a href="http://www.kaplanfilm.com/tr/milk_news_enver_gulsen.asp" rel="nofollow">http://www.kaplanfilm.com/tr/milk_news_enver_gulsen.asp</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/#comment-41154</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 19:51:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3024#comment-41154</guid>
		<description>Ömer Bey,

Kaplanoglu'nun konusmasini dinliyorum su anda, kahve yaptigim için durdurmustum, kaydi geri alarak sizin dediginiz yeri de dinledim.

Sunlari söyledi:
1) Tasavvufun içi bosaltildi, bu olaybazi ikayelerle sinirlandirilmamali,
2) Tasavvuftan bize özgü bir sinema dili çikabilir,
3) Sadece simdiki zamanla sinirli kalmayip ilahî, manevî bir zamanin oldugunu, sinema ile o zamana yaklasabilecegimizi düsünüyorum,
4) Hakikat ve gerçek meselesine gelince... Gerçek ve dünyanin galiba 5 duyu ile sinirlandigini, Hakikat'in Ask'i barindirdigini, çevreledigini... manivayattan yoksun bir gerçekligin eksik kalabilecegini, bunu ancak Hakikat'in tamamlayabilecegini düsünüyorum,
5) Sanatin bizi Hakikat'e ulastiracak yolda ve kalplerimizle alakali oldugunu düsünüyorum;

Ömer Bey, ya programi seyretmediniz ya Türkçeniz zayif ya tasavvufun ne oldugunu bilmiyorsunuz ya da Enver Gülsen'in yazilarini okumadiniz ve anlamadiniz. YA DA BUNLARIN HEPSi BiRDEN DOGRU.

ALLAH Hepimizi islah etsin :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ömer Bey,</p>
<p>Kaplanoglu&#8217;nun konusmasini dinliyorum su anda, kahve yaptigim için durdurmustum, kaydi geri alarak sizin dediginiz yeri de dinledim.</p>
<p>Sunlari söyledi:<br />
1) Tasavvufun içi bosaltildi, bu olaybazi ikayelerle sinirlandirilmamali,<br />
2) Tasavvuftan bize özgü bir sinema dili çikabilir,<br />
3) Sadece simdiki zamanla sinirli kalmayip ilahî, manevî bir zamanin oldugunu, sinema ile o zamana yaklasabilecegimizi düsünüyorum,<br />
4) Hakikat ve gerçek meselesine gelince&#8230; Gerçek ve dünyanin galiba 5 duyu ile sinirlandigini, Hakikat&#8217;in Ask&#8217;i barindirdigini, çevreledigini&#8230; manivayattan yoksun bir gerçekligin eksik kalabilecegini, bunu ancak Hakikat&#8217;in tamamlayabilecegini düsünüyorum,<br />
5) Sanatin bizi Hakikat&#8217;e ulastiracak yolda ve kalplerimizle alakali oldugunu düsünüyorum;</p>
<p>Ömer Bey, ya programi seyretmediniz ya Türkçeniz zayif ya tasavvufun ne oldugunu bilmiyorsunuz ya da Enver Gülsen&#8217;in yazilarini okumadiniz ve anlamadiniz. YA DA BUNLARIN HEPSi BiRDEN DOGRU.</p>
<p>ALLAH Hepimizi islah etsin <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ömer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/#comment-41152</link>
		<dc:creator>Ömer</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 19:32:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3024#comment-41152</guid>
		<description>Kaplanoğlu, 19 Kasım 2009 tarihli Kanal 24'te katıldığı bir programda Yumurta ile tasavvuf ilişkisi hakkında yukarıdaki yazıda ileri sürülen tezlere mesafeli yaklaştığını ve tasavvufun içinin mütemadiyen fazlasıyla boşaltıldığını söyledi. Enver Gülşen'in bu zorlama yorumlarına bir dibace olarak bu bilgiyi paylaşmak istedim. Zira Gülşen, Türk ve dünya sinemasındaki bazı filmlerde ısrarla maneviyatı, tasavvufu, aşkın'ı görmeye çalışarak bu filmlere gerektiğinden fazla anlam yüklediğini düşünüyorum. İsmini andığı bir çok adamın filmlerinin İslam tasavvufuyla uzaktan yakından alakası olmadığını eklemek isterim. Selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kaplanoğlu, 19 Kasım 2009 tarihli Kanal 24&#8242;te katıldığı bir programda Yumurta ile tasavvuf ilişkisi hakkında yukarıdaki yazıda ileri sürülen tezlere mesafeli yaklaştığını ve tasavvufun içinin mütemadiyen fazlasıyla boşaltıldığını söyledi. Enver Gülşen&#8217;in bu zorlama yorumlarına bir dibace olarak bu bilgiyi paylaşmak istedim. Zira Gülşen, Türk ve dünya sinemasındaki bazı filmlerde ısrarla maneviyatı, tasavvufu, aşkın&#8217;ı görmeye çalışarak bu filmlere gerektiğinden fazla anlam yüklediğini düşünüyorum. İsmini andığı bir çok adamın filmlerinin İslam tasavvufuyla uzaktan yakından alakası olmadığını eklemek isterim. Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ayıp sanat olur mu? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/#comment-36470</link>
		<dc:creator>Ayıp sanat olur mu? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2009 09:37:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3024#comment-36470</guid>
		<description>[...] Türk Sinemasında Tasavvufî Dil İmkânı ve ‘Yumurta’  [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Türk Sinemasında Tasavvufî Dil İmkânı ve ‘Yumurta’  [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eg tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/#comment-27874</link>
		<dc:creator>eg</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2009 09:09:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3024#comment-27874</guid>
		<description>tarkovsky filmleri ve onun stalker adlı filmi üzerine bir yazı:

http://www.derindusunce.org/2008/11/22/tarkovsky-sinemasi-sanati-ve-stalker-filmi/</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>tarkovsky filmleri ve onun stalker adlı filmi üzerine bir yazı:</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/2008/11/22/tarkovsky-sinemasi-sanati-ve-stalker-filmi/" rel="nofollow">http://www.derindusunce.org/2008/11/22/tarkovsky-sinemasi-sanati-ve-stalker-filmi/</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>talha tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/#comment-27850</link>
		<dc:creator>talha</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2009 02:17:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=3024#comment-27850</guid>
		<description>Mrblar,
Bu yazıyı kim yazdı bilmiyorum ama yorumlarınızı çok beğendim. Tarkovsky ve Ayşe Şasa hakkında yazılarınız var mı merak ettim. bilgilendirilirsem çok sevinirim
teşekkürler</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mrblar,<br />
Bu yazıyı kim yazdı bilmiyorum ama yorumlarınızı çok beğendim. Tarkovsky ve Ayşe Şasa hakkında yazılarınız var mı merak ettim. bilgilendirilirsem çok sevinirim<br />
teşekkürler</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

