<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Geldikleri gibi gitmediler II:Lozan tehdidi yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2009/01/15/geldikleri-gibi-gitmediler-ii-lozan-tehdidi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/15/geldikleri-gibi-gitmediler-ii-lozan-tehdidi/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 11:51:10 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>ali yardım tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/15/geldikleri-gibi-gitmediler-ii-lozan-tehdidi/#comment-75601</link>
		<dc:creator>ali yardım</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jun 2011 06:55:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2960#comment-75601</guid>
		<description>Lozan konusunda hep zafer-hezimet gel gitleri arasında kalırız. tarihe duygusal yaklaşmanın bir sonucu bunlar. milli mücadele Türk devletini Sevr'den Lozan'a taşımıştır. Lozan'da Türk tarafı ile itilaf devletleri arasında da ciddi müzakereler cereyan etmiştir. lord curzon'un Clemencau'un Venezilos'un hem Lozanda konuştukları hem de lozan öncesi verdikleri demeçler bence dikkatle okunmalı.kemalizme muhalefet edelim diye milli mücadeleyi küçümsemek, hamasi bir söylem takınmak kadar akıl dışıdır. Türkiye'de anti-kemalist bir söyleme yaslanan "milli" alerjisine giriftar zatları bu konuda nazar-ı itibara almıyorum. 
Mehmet beyin dediği gibi bir kimlik bunalımına batılılaşmayla itildik. yalnız herkesin özeleştiri yapması lazım. Türkiye'deki kimlik bunalımından batıcılar kadar İslamcılar ve Milliyetçiler de sorumludur. Ahmet Naim bey Türklerin kendilerini Türk olarak tanımlamalarını mahzurlu görüp, "İslamda davayı Kavmiyet" kitabını yazıyordu, Mustafa Sabri efendi yurt dışında kaçıp Türkiye'yi darul Harp ilan etmişti. Türkçüler Cengiz ve Timur'dan vecd ile bahsedip, romantik-mitolojik anlatıların peşinde reel-dengeleri okuma zaafına düşmüştü. bunun yanında elbette Akif gibi, Sait Halim paşa gibi İslamcılar ve Ziya Gökalp gibi milliyetçi mütefekkirler vardı.
sonuç olarak her türlü şerrin müsebbibi kemalizmdir anlayışını duygusal buluyorum. bugün kemalizmin kolayca yerden yere vurulduğu bir zeminde hala kim olduğumuzu soruyoruz. hala kafalarımız büyük ölçüde karışık. milli kimlik meselesinde mutabık değiliz. büyük ölçüde mutabık olmayı bırakalım, asgari müştereklerimiz bile gitgide azalıyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Lozan konusunda hep zafer-hezimet gel gitleri arasında kalırız. tarihe duygusal yaklaşmanın bir sonucu bunlar. milli mücadele Türk devletini Sevr&#8217;den Lozan&#8217;a taşımıştır. Lozan&#8217;da Türk tarafı ile itilaf devletleri arasında da ciddi müzakereler cereyan etmiştir. lord curzon&#8217;un Clemencau&#8217;un Venezilos&#8217;un hem Lozanda konuştukları hem de lozan öncesi verdikleri demeçler bence dikkatle okunmalı.kemalizme muhalefet edelim diye milli mücadeleyi küçümsemek, hamasi bir söylem takınmak kadar akıl dışıdır. Türkiye&#8217;de anti-kemalist bir söyleme yaslanan &#8220;milli&#8221; alerjisine giriftar zatları bu konuda nazar-ı itibara almıyorum.<br />
Mehmet beyin dediği gibi bir kimlik bunalımına batılılaşmayla itildik. yalnız herkesin özeleştiri yapması lazım. Türkiye&#8217;deki kimlik bunalımından batıcılar kadar İslamcılar ve Milliyetçiler de sorumludur. Ahmet Naim bey Türklerin kendilerini Türk olarak tanımlamalarını mahzurlu görüp, &#8220;İslamda davayı Kavmiyet&#8221; kitabını yazıyordu, Mustafa Sabri efendi yurt dışında kaçıp Türkiye&#8217;yi darul Harp ilan etmişti. Türkçüler Cengiz ve Timur&#8217;dan vecd ile bahsedip, romantik-mitolojik anlatıların peşinde reel-dengeleri okuma zaafına düşmüştü. bunun yanında elbette Akif gibi, Sait Halim paşa gibi İslamcılar ve Ziya Gökalp gibi milliyetçi mütefekkirler vardı.<br />
sonuç olarak her türlü şerrin müsebbibi kemalizmdir anlayışını duygusal buluyorum. bugün kemalizmin kolayca yerden yere vurulduğu bir zeminde hala kim olduğumuzu soruyoruz. hala kafalarımız büyük ölçüde karışık. milli kimlik meselesinde mutabık değiliz. büyük ölçüde mutabık olmayı bırakalım, asgari müştereklerimiz bile gitgide azalıyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Bahadır tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/15/geldikleri-gibi-gitmediler-ii-lozan-tehdidi/#comment-75519</link>
		<dc:creator>Mehmet Bahadır</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jun 2011 15:08:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2960#comment-75519</guid>
		<description>Selam Haki Yusuf

Yakın Tarih ve cumhuriyet tarihinde referansım Mustafa Armağan'dır. Mevcut kitaplarında bu konularla ilgili yeterince belge ve kaynak bulacaksınızdır. Mustafa Armağan, bu gibi ciddi iddialarına canlı şahitler de göstermektedir. Yakın tarihin canlı şahitleri aslında yaşayan tarihimizdir. Onların yaşadıklarını, gördükleri ezaları birebir aktaran araştırmacı bir tarihçimizdir Mustafa Armağan. Bunun yanında Taraf gazetesi yazarı Ayşe Hür gibi yazarları da takip ediyorum. Ve tabii ki de siyaset tarihi olarak Serdar Kaya vazgeçilmezimdir. Yabancı tarihçilerden Erik J. Zurcher de tavsiyemdir.

Sanki şunu oku, bunu oku der gibi oldu kusura bakma. 

İlgini çekeceğini umduğum bir iki bişey daha var :) Camilerimize neler yapıldığına dair yakın zamanda sitemizde bir de yazı yayınlandı.

&lt;a href="http://www.derindusunce.org/2011/05/22/ataturkun-partisi-ne-yaptin-bize/" rel="nofollow"&gt;Atatürk’ün partisi! Ne yaptın bize?&lt;/a&gt;

ve Osmanlı arşivlerinin başına gelenlerle ilgili bir video paylaşım : 50- 56 dakikalar arası konuyla ilgili kısa bir pasaj var.

&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=6PUgddzvgJk" rel="nofollow"&gt;Osmanlının satılan/yakılan arşivi &lt;/a&gt;

Şimdilik bu kadarla iktifa edeyim...

saygı ve sevgilerimle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam Haki Yusuf</p>
<p>Yakın Tarih ve cumhuriyet tarihinde referansım Mustafa Armağan&#8217;dır. Mevcut kitaplarında bu konularla ilgili yeterince belge ve kaynak bulacaksınızdır. Mustafa Armağan, bu gibi ciddi iddialarına canlı şahitler de göstermektedir. Yakın tarihin canlı şahitleri aslında yaşayan tarihimizdir. Onların yaşadıklarını, gördükleri ezaları birebir aktaran araştırmacı bir tarihçimizdir Mustafa Armağan. Bunun yanında Taraf gazetesi yazarı Ayşe Hür gibi yazarları da takip ediyorum. Ve tabii ki de siyaset tarihi olarak Serdar Kaya vazgeçilmezimdir. Yabancı tarihçilerden Erik J. Zurcher de tavsiyemdir.</p>
<p>Sanki şunu oku, bunu oku der gibi oldu kusura bakma. </p>
<p>İlgini çekeceğini umduğum bir iki bişey daha var <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Camilerimize neler yapıldığına dair yakın zamanda sitemizde bir de yazı yayınlandı.</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/2011/05/22/ataturkun-partisi-ne-yaptin-bize/" rel="nofollow">Atatürk’ün partisi! Ne yaptın bize?</a></p>
<p>ve Osmanlı arşivlerinin başına gelenlerle ilgili bir video paylaşım : 50- 56 dakikalar arası konuyla ilgili kısa bir pasaj var.</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=6PUgddzvgJk" rel="nofollow">Osmanlının satılan/yakılan arşivi </a></p>
<p>Şimdilik bu kadarla iktifa edeyim&#8230;</p>
<p>saygı ve sevgilerimle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>haki yusuf tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/15/geldikleri-gibi-gitmediler-ii-lozan-tehdidi/#comment-75475</link>
		<dc:creator>haki yusuf</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jun 2011 04:25:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2960#comment-75475</guid>
		<description>Mehmet Bey, yazınızda geçen arşivlerin yok edilmesi, camilerin maruz kaldığı uygulamalar vb. için  okuyabileceğim kaynakları söylerseniz sevinirim...  İyi çalışmalar...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Bey, yazınızda geçen arşivlerin yok edilmesi, camilerin maruz kaldığı uygulamalar vb. için  okuyabileceğim kaynakları söylerseniz sevinirim&#8230;  İyi çalışmalar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Osmanlının Yıkılışında Tekke ve Zaviyelerin Rolü Var mıydı ? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/15/geldikleri-gibi-gitmediler-ii-lozan-tehdidi/#comment-25526</link>
		<dc:creator>Osmanlının Yıkılışında Tekke ve Zaviyelerin Rolü Var mıydı ? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2009 18:01:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2960#comment-25526</guid>
		<description>[...] rolü var mıydı? Hakikaten bir sorun varsa Medrese ve zaviyeler neden ıslah yoluna gidilmedi de (Geldikleri gibi gitmediler konulu yazımızda belirttiğimiz ve cevabını verdiğimiz gibi) bir çoğu dükkana, meyhane ve [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] rolü var mıydı? Hakikaten bir sorun varsa Medrese ve zaviyeler neden ıslah yoluna gidilmedi de (Geldikleri gibi gitmediler konulu yazımızda belirttiğimiz ve cevabını verdiğimiz gibi) bir çoğu dükkana, meyhane ve [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>soner tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/15/geldikleri-gibi-gitmediler-ii-lozan-tehdidi/#comment-24149</link>
		<dc:creator>soner</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 16:32:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2960#comment-24149</guid>
		<description>Uzun insanlık tarihi içinde M.Ö.IV ve M.S.II binli yıllara kadar Türk tarihi izlenebilmiştir.


  Türk'ler tarihleri boyunca birçok harf kullanmış ve bir çok inanışa mensup olmuşlardır. Türk kültür ve medeniyetine sadece Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti perspektifinden bakmak son derece yanlıştır.

 En önemli kültür miraslarımızdan biride "Türk" dilidir. Harf devrimi ile birlikte 'medeniyetimizin ihmal edildiği' yorumu, gerçeklerle örtüşmemektedir. 
  Hali hazırda Türkçe yerine İngilizce, Almanca vs. dilleri kullanıyor olsaydık işte o zaman medeniyetimizi ihmal hatta ortadan kaldırmış olmaz mıydık? Eski Fransız ve ingiliz sömürgelerinin kullandığı gibi. 

Tarihi kaynaklarımızı harfler değişsede okuyabiliriz; ancak dilimiz değiştiği anda kültür mirasımızı kaybetmiş oluruz.  

                                         Geçmişimizle bağlarımız sımsıkı şekilde devam etmektedir, günümüzde de tarihimizin bir parçası olan Osmanlı arşivleri rahatlıkla okunup incelenmektedirler.


  Osmanlı'yı sadece (osmanlı=İslam+hilafet) yaklaşımıyla formülüze etmek, travmadan kurtulamamazın en büyük etkenlerinden biridir.

  Bu yüzdendir ki; Türk tarih ve medeniyetini bilmeden dar çerçeve içerisinde, basit formüller oluşturup "STRATEJİK GÜVENLİK ve POTANSİYEL TEHDİT UNSURU OLARAK LOZAN" demek fikir, medeniyet ve kültür dünyamıza katkıda bulunmaz.
  Kaldıki nerede bunun stratejisi, güvenliği, tehditi?
Gelecek bölümlerde devam edeceğiz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun insanlık tarihi içinde M.Ö.IV ve M.S.II binli yıllara kadar Türk tarihi izlenebilmiştir.</p>
<p>  Türk&#8217;ler tarihleri boyunca birçok harf kullanmış ve bir çok inanışa mensup olmuşlardır. Türk kültür ve medeniyetine sadece Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti perspektifinden bakmak son derece yanlıştır.</p>
<p> En önemli kültür miraslarımızdan biride &#8220;Türk&#8221; dilidir. Harf devrimi ile birlikte &#8216;medeniyetimizin ihmal edildiği&#8217; yorumu, gerçeklerle örtüşmemektedir.<br />
  Hali hazırda Türkçe yerine İngilizce, Almanca vs. dilleri kullanıyor olsaydık işte o zaman medeniyetimizi ihmal hatta ortadan kaldırmış olmaz mıydık? Eski Fransız ve ingiliz sömürgelerinin kullandığı gibi. </p>
<p>Tarihi kaynaklarımızı harfler değişsede okuyabiliriz; ancak dilimiz değiştiği anda kültür mirasımızı kaybetmiş oluruz.  </p>
<p>                                         Geçmişimizle bağlarımız sımsıkı şekilde devam etmektedir, günümüzde de tarihimizin bir parçası olan Osmanlı arşivleri rahatlıkla okunup incelenmektedirler.</p>
<p>  Osmanlı&#8217;yı sadece (osmanlı=İslam+hilafet) yaklaşımıyla formülüze etmek, travmadan kurtulamamazın en büyük etkenlerinden biridir.</p>
<p>  Bu yüzdendir ki; Türk tarih ve medeniyetini bilmeden dar çerçeve içerisinde, basit formüller oluşturup &#8220;STRATEJİK GÜVENLİK ve POTANSİYEL TEHDİT UNSURU OLARAK LOZAN&#8221; demek fikir, medeniyet ve kültür dünyamıza katkıda bulunmaz.<br />
  Kaldıki nerede bunun stratejisi, güvenliği, tehditi?<br />
Gelecek bölümlerde devam edeceğiz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hasan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/15/geldikleri-gibi-gitmediler-ii-lozan-tehdidi/#comment-24135</link>
		<dc:creator>Hasan</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 10:48:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2960#comment-24135</guid>
		<description>Wilson, yenilen devletlerle imzaladığı barış anlaşmaları için "a peace to end all war" demişti..

Ama kimse kendilerine dayatılan enayi barışını kabul etmedi..

Almanya'da Nazizmi, İtalya'da faşizmi doğuran bir nebze bu anlaşmaların ağır şartlarıydı.

Yani aslında "a peace to end all peace" demek gerekir..

Peki bizimkisi neydi?

İlber Ortaylı'nın dediği gibi: uzlaşı.

Türkiye, emperyalizme karşı verilecek bir savaşın parçası olmamak ve İslam ülkeleri arasında bir tevhid oluşturmaya çalışmamak gibi şartlara karşılık  "özgürlük(!)" aldı..

Devletler kuruluş dönemlerini kendi hegemonyalarını daha işler kılmak adına mitolojik bir dille anlatır..

Oysa ortada 9 bin kişinin öldüğü üç savaştan ibaret bir savaş ve uzlaşma içerikli bir anlaşma var..

Resmiyete sorsanız dünyanın en büyük özgürlük mücadelesi, emperyalizme karşı savaş vesaire..

Gerçek ise her zaman olduğu gibi bu konuda da oldukça sade.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Wilson, yenilen devletlerle imzaladığı barış anlaşmaları için &#8220;a peace to end all war&#8221; demişti..</p>
<p>Ama kimse kendilerine dayatılan enayi barışını kabul etmedi..</p>
<p>Almanya&#8217;da Nazizmi, İtalya&#8217;da faşizmi doğuran bir nebze bu anlaşmaların ağır şartlarıydı.</p>
<p>Yani aslında &#8220;a peace to end all peace&#8221; demek gerekir..</p>
<p>Peki bizimkisi neydi?</p>
<p>İlber Ortaylı&#8217;nın dediği gibi: uzlaşı.</p>
<p>Türkiye, emperyalizme karşı verilecek bir savaşın parçası olmamak ve İslam ülkeleri arasında bir tevhid oluşturmaya çalışmamak gibi şartlara karşılık  &#8220;özgürlük(!)&#8221; aldı..</p>
<p>Devletler kuruluş dönemlerini kendi hegemonyalarını daha işler kılmak adına mitolojik bir dille anlatır..</p>
<p>Oysa ortada 9 bin kişinin öldüğü üç savaştan ibaret bir savaş ve uzlaşma içerikli bir anlaşma var..</p>
<p>Resmiyete sorsanız dünyanın en büyük özgürlük mücadelesi, emperyalizme karşı savaş vesaire..</p>
<p>Gerçek ise her zaman olduğu gibi bu konuda da oldukça sade.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

