<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Geldikleri gibi gitmediler I: Lozan&#8217;ı anlamak yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 11:52:19 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Duran tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-88487</link>
		<dc:creator>Duran</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Nov 2011 08:44:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-88487</guid>
		<description>Ya aşın bunları artık, Atatürk öldü gitti. Onun adına zulmederek adamın günahlarına günah ekliyorsunuz yapmayın, yazıktır, hem bize hem de Atatürk’e yazık.
&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;“Amerikan hukukunda "George Washington ilkeleri" diye bir kavram var mı?
Fransız dördüncü ve beşinci cumhuriyetlerinin anayasalarında "Büyük Kurtarıcı General De Gaulle"den sözediliyor mu?
Robespierre gibi kanlı bir diktatör bile 1793 Anayasası'na kendi adını eklememişti yahu...
Sovyetler Birliği anayasasında "Lenin ya da Stalin inkılapları" zikredilmiş miydi?
Hitler mi? Onun yeni bir anayasa yapmasına gerek yoktu ki, yürürlükteki anayasa ve seçim kanununa göre demokratik yoldan iktidara gelmiş, katıksız diktatörlük yetkilerini bile anayasaya dayanarak cumhurbaşkanından (Hindenburg) almıştı...
Kefereyi bir yana bırakın, bizim 1921 ve 1924 anayasalarımızda Atatürk adı geçiyor mu? Gazi Mustafa Kemal Paşa kendi adını koymamış, siz ondan da daha Atatürkçü olduğunuz için siz koyuyorsunuz...”&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;

Böyle yani bu mesele... Engin Ardıç &lt;a href="http://www.timeturk.com/tr/2011/11/06/ardic-anayasa-da-ozel-isim-gecmemelidir.html" rel="nofollow"&gt;burada &lt;/a&gt;ne güzel anlatmış değil mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ya aşın bunları artık, Atatürk öldü gitti. Onun adına zulmederek adamın günahlarına günah ekliyorsunuz yapmayın, yazıktır, hem bize hem de Atatürk’e yazık.</p>
<blockquote><p><em>“Amerikan hukukunda &#8220;George Washington ilkeleri&#8221; diye bir kavram var mı?<br />
Fransız dördüncü ve beşinci cumhuriyetlerinin anayasalarında &#8220;Büyük Kurtarıcı General De Gaulle&#8221;den sözediliyor mu?<br />
Robespierre gibi kanlı bir diktatör bile 1793 Anayasası&#8217;na kendi adını eklememişti yahu&#8230;<br />
Sovyetler Birliği anayasasında &#8220;Lenin ya da Stalin inkılapları&#8221; zikredilmiş miydi?<br />
Hitler mi? Onun yeni bir anayasa yapmasına gerek yoktu ki, yürürlükteki anayasa ve seçim kanununa göre demokratik yoldan iktidara gelmiş, katıksız diktatörlük yetkilerini bile anayasaya dayanarak cumhurbaşkanından (Hindenburg) almıştı&#8230;<br />
Kefereyi bir yana bırakın, bizim 1921 ve 1924 anayasalarımızda Atatürk adı geçiyor mu? Gazi Mustafa Kemal Paşa kendi adını koymamış, siz ondan da daha Atatürkçü olduğunuz için siz koyuyorsunuz&#8230;”</em></p></blockquote>
<p>Böyle yani bu mesele&#8230; Engin Ardıç <a href="http://www.timeturk.com/tr/2011/11/06/ardic-anayasa-da-ozel-isim-gecmemelidir.html" rel="nofollow">burada </a>ne güzel anlatmış değil mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ramazan Taşyenen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-88399</link>
		<dc:creator>Ramazan Taşyenen</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Nov 2011 22:46:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-88399</guid>
		<description>Sanki size Allah'tan vahiy geliyor tarih. Siz farklı yerden mi okuyorsunuz tarihi, siz de o yarım hikayelerden okuyorsunuz. Buna rağmen bizi haksız, kandırılmış, kendinizi bilinçli, gerçeklerden haberdar görmenizi sağlayan şey nedir merak ediyorum. Saplantılarınızı dallanmış ayrıntılarla, bizim bilmediğimiz saklı gerçek(!)lerle süslemeniz, kendi deyiminizle size mesafe aldırmıyor. Doğruyu bulma arayışlarının değil, haklı çıkma arzularının yarıştığı bi tartışmayı sürdürmeyi gerekli görmüyorum. Bu, bu tartışmadaki son mesajımdır. Herkesi kendi gerçekleriyle ve kendi tarihiyle başbaşa bırakıyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sanki size Allah&#8217;tan vahiy geliyor tarih. Siz farklı yerden mi okuyorsunuz tarihi, siz de o yarım hikayelerden okuyorsunuz. Buna rağmen bizi haksız, kandırılmış, kendinizi bilinçli, gerçeklerden haberdar görmenizi sağlayan şey nedir merak ediyorum. Saplantılarınızı dallanmış ayrıntılarla, bizim bilmediğimiz saklı gerçek(!)lerle süslemeniz, kendi deyiminizle size mesafe aldırmıyor. Doğruyu bulma arayışlarının değil, haklı çıkma arzularının yarıştığı bi tartışmayı sürdürmeyi gerekli görmüyorum. Bu, bu tartışmadaki son mesajımdır. Herkesi kendi gerçekleriyle ve kendi tarihiyle başbaşa bırakıyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Bahadır tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-87358</link>
		<dc:creator>Mehmet Bahadır</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2011 15:39:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-87358</guid>
		<description>Ramazan Bey

&lt;strong&gt;&lt;blockquote&gt;90 sene önceki olayların kimin ve niçin umrunda olduğunu şaşkınlıkla izliyorum.(RT)&lt;/blockquote&gt;&lt;/strong&gt;

En azından sizi şaşırtmayı başarmışım :)
Sizin için bu da bir mesafe sayılır.

Hakim güçlerin yazdığı hiçbir tarih ‘doğru’ değildir Ramazan Beyim.
 
Hadi bu kadar keskin hüküm vermeyelim ve diyelim ki; &lt;strong&gt;“Tarih, elde kalmış ve çoğu dönemin hâkim gücü tarafından biçimlendirilmiş belgeler ışığında yazılmış bir yarım hikâyedir”. Asılanın, yıkılanın, yenilenin görüşünün alınmadığı bir hikâye…" &lt;/strong&gt;  

Kafa konforunuzu bozduğum için özür dilemeyeceğim...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan Bey</p>
<p><strong><br />
<blockquote>90 sene önceki olayların kimin ve niçin umrunda olduğunu şaşkınlıkla izliyorum.(RT)</p></blockquote>
<p></strong></p>
<p>En azından sizi şaşırtmayı başarmışım <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Sizin için bu da bir mesafe sayılır.</p>
<p>Hakim güçlerin yazdığı hiçbir tarih ‘doğru’ değildir Ramazan Beyim.</p>
<p>Hadi bu kadar keskin hüküm vermeyelim ve diyelim ki; <strong>“Tarih, elde kalmış ve çoğu dönemin hâkim gücü tarafından biçimlendirilmiş belgeler ışığında yazılmış bir yarım hikâyedir”. Asılanın, yıkılanın, yenilenin görüşünün alınmadığı bir hikâye…&#8221; </strong>  </p>
<p>Kafa konforunuzu bozduğum için özür dilemeyeceğim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ramazan Taşyenen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-87135</link>
		<dc:creator>Ramazan Taşyenen</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Oct 2011 21:15:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-87135</guid>
		<description>Sevgili yorumcu arkadaşlar... xxxxx xxxxxx xxxxx xxxxx... Kurtuluş Savaşı ile kimlerin kaybettiği ortada. İngiltere Başbakanı istifa etti ve ne kendisi ne de partisi bi daha iktidarın i'sini göremediler. Bahsettiğin Lord Curzon da Lloyd George'un istifasında büyük rol oynamıştır yani Türkiye konusunda görüş ayrılığına düşmüştürler. Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç'ı Türkiye'ye vermiştir. Anadolu macerasını takip eden yıllarda Venizelos yönetimden düşmüştür, Yunanistan askeri darbeler içersinde sürüklenmiştir. Küresel güç odakları Türkiye üzerindeki amaçlarına ulaşamamıştır. İsmet İnönü, zamanında milli menfaatlerin gerektirdiği şekilde ülkenin yararına çalışmıştır, politikacıların kazanç sağlamak adına düşman ülkelerin politikacılarına söyledikleri sözleri olabilir, klavye başında yazmaktan biraz daha fazlasını gerektirir devlet meseleleri. İyi ki Lozan'da bizi sizin gibiler temsil etmedi. "One minute" heveslisi, hayalci söylemlerinizi kendinize saklasanız daha iyi olur bence. Sizin düşmanlığınız kime ve niye çok belli. Kelimelerle cümlelerle ne kadar oynasanız, her neyi olursa ne kadar çarpıtsanız, ne kadar çok propaganda da yapsanız gerçekler değişmeyecek. 90 sene önceki olayların kimin ve niçin umrunda olduğunu şaşkınlıkla izliyorum...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili yorumcu arkadaşlar&#8230; xxxxx xxxxxx xxxxx xxxxx&#8230; Kurtuluş Savaşı ile kimlerin kaybettiği ortada. İngiltere Başbakanı istifa etti ve ne kendisi ne de partisi bi daha iktidarın i&#8217;sini göremediler. Bahsettiğin Lord Curzon da Lloyd George&#8217;un istifasında büyük rol oynamıştır yani Türkiye konusunda görüş ayrılığına düşmüştürler. Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç&#8217;ı Türkiye&#8217;ye vermiştir. Anadolu macerasını takip eden yıllarda Venizelos yönetimden düşmüştür, Yunanistan askeri darbeler içersinde sürüklenmiştir. Küresel güç odakları Türkiye üzerindeki amaçlarına ulaşamamıştır. İsmet İnönü, zamanında milli menfaatlerin gerektirdiği şekilde ülkenin yararına çalışmıştır, politikacıların kazanç sağlamak adına düşman ülkelerin politikacılarına söyledikleri sözleri olabilir, klavye başında yazmaktan biraz daha fazlasını gerektirir devlet meseleleri. İyi ki Lozan&#8217;da bizi sizin gibiler temsil etmedi. &#8220;One minute&#8221; heveslisi, hayalci söylemlerinizi kendinize saklasanız daha iyi olur bence. Sizin düşmanlığınız kime ve niye çok belli. Kelimelerle cümlelerle ne kadar oynasanız, her neyi olursa ne kadar çarpıtsanız, ne kadar çok propaganda da yapsanız gerçekler değişmeyecek. 90 sene önceki olayların kimin ve niçin umrunda olduğunu şaşkınlıkla izliyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kemal aydin tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-85134</link>
		<dc:creator>kemal aydin</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2011 02:25:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-85134</guid>
		<description>filistin için caba sarfetmedik, haha. musul ve kerküğü almak istedik, referandum yapalım dedik, biliyorduk musul ve kerkuktekiler türkiye'yi seçecekti. ingilizler hava harekatı ile referanduma katılacak insan bırakmadı kerkükte.
her şeyi de çok bilirsiniz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>filistin için caba sarfetmedik, haha. musul ve kerküğü almak istedik, referandum yapalım dedik, biliyorduk musul ve kerkuktekiler türkiye&#8217;yi seçecekti. ingilizler hava harekatı ile referanduma katılacak insan bırakmadı kerkükte.<br />
her şeyi de çok bilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Bahadır tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-85110</link>
		<dc:creator>Mehmet Bahadır</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 15:36:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-85110</guid>
		<description>İyi de emmi, ortada bir zafer varsa, doğal olarak bir de kaybeden taraf olması gerekmez mi ? Peki kim kaybetmiştir o halde emmiciğim ? :)

"İngiltere mi? Lord Curzon'un Londra'da İngiltere'nin kaybettiği itibarı geri getiren adam olarak karşılandığını biliyoruz. Yunanistan mı? Venizelos'un tek kuruş tazminat ödemeden, üstelik adaları ve Batı Trakya'yı nasıl ustalıkla sınırları içinde tutabildiğini, savaşı kaybeden Yunanistan'ı en az zararla kurtardığını biliyoruz. Fransa mı? Belki Fransa kapitülasyonlar açısından kayıpları oynamış denilebilir ama o da geçici güney sınırlarını kalıcı hale getirip Sancak (İskenderun-Antakya) bölgesini elde tutabilmişti." 

Mesle şu ki emmi. Batı trakya ve on iki adalar misak-ı milli sınırları içindedir. 

&lt;img src="http://wowturkey.com/tr189/Nur_Ulusoy_Misaki_Milli_Haritasi_ve_Sinirlari.jpg" /&gt;



Neden alamadınız diye sorgulamayalım mı ?

Bir de inönünün şu laflarını hep beraber sorgulayalım mı emmi ?

Tutanaklara göre İsmet Paşa şöyle söylüyor: 

&lt;strong&gt;&lt;blockquote&gt;"Başka milletleri memnun etmek için savunma araçlarından vazgeçen Türkiye'yi tarihin nasıl yargılayacağını bilmiyorum. Askerden tecrit adı altında kabul ettiğimiz fedakârlıkların, hakiki dokunulmazlığımızı ağır surette baltaladığını görüyorum. Ümit ederim ki bu beyanat, Türk heyetinin yeni bir fedakârlığı olarak kabul edilecektir. İtilaf devletleri ne istiyor? (...) İşte biz onları tamamen kabul ediyoruz.....(8 Aralık 1922)

Eğer dünyada tek kimse çıkıp da bana 'Daha yapılacak fedakârlıklar vardı, şu kararı almalıydınız' diyebilirse onları yapmaya razı olurum. BEN FEDAKÂRLIĞI SON HADDİNE VARDIRDIM. Toprak meselelerinde kendi zararımıza ve müttefiklerin lehine kararlar aldık. Azınlıklar meselesini müttefiklerin dilediği gibi hallettik. Boğazların serbestliğini kabul ettik. Düyun-u Umumiye yönetiminin faaliyetinin devamına razı olduk. Bütün fedakârlıkları yaptım, her şeyi kabul ettim, fakat memleketin iktisadi esaretini reddettim." (4 Şubat 1923) (Bu sözler, İnönü tarafından zamanın parasıyla tam 5 bin liraya yazdırılan Ali Naci Karacan'ın "Lozan Konferansı ve İsmet Paşa" (1943, s. 151-2, 211-2) adlı kitabından alındı.) &lt;/blockquote&gt;&lt;/strong&gt;"  

Şimdi tekrar soruyorum kaybeden kimdi? Fedakarlık yapan geri adım atan kimdi ?

Saygılar emmiciğim...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İyi de emmi, ortada bir zafer varsa, doğal olarak bir de kaybeden taraf olması gerekmez mi ? Peki kim kaybetmiştir o halde emmiciğim ? <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>&#8220;İngiltere mi? Lord Curzon&#8217;un Londra&#8217;da İngiltere&#8217;nin kaybettiği itibarı geri getiren adam olarak karşılandığını biliyoruz. Yunanistan mı? Venizelos&#8217;un tek kuruş tazminat ödemeden, üstelik adaları ve Batı Trakya&#8217;yı nasıl ustalıkla sınırları içinde tutabildiğini, savaşı kaybeden Yunanistan&#8217;ı en az zararla kurtardığını biliyoruz. Fransa mı? Belki Fransa kapitülasyonlar açısından kayıpları oynamış denilebilir ama o da geçici güney sınırlarını kalıcı hale getirip Sancak (İskenderun-Antakya) bölgesini elde tutabilmişti.&#8221; </p>
<p>Mesle şu ki emmi. Batı trakya ve on iki adalar misak-ı milli sınırları içindedir. </p>
<p><img src="http://wowturkey.com/tr189/Nur_Ulusoy_Misaki_Milli_Haritasi_ve_Sinirlari.jpg" /></p>
<p>Neden alamadınız diye sorgulamayalım mı ?</p>
<p>Bir de inönünün şu laflarını hep beraber sorgulayalım mı emmi ?</p>
<p>Tutanaklara göre İsmet Paşa şöyle söylüyor: </p>
<p><strong><br />
<blockquote>&#8220;Başka milletleri memnun etmek için savunma araçlarından vazgeçen Türkiye&#8217;yi tarihin nasıl yargılayacağını bilmiyorum. Askerden tecrit adı altında kabul ettiğimiz fedakârlıkların, hakiki dokunulmazlığımızı ağır surette baltaladığını görüyorum. Ümit ederim ki bu beyanat, Türk heyetinin yeni bir fedakârlığı olarak kabul edilecektir. İtilaf devletleri ne istiyor? (&#8230;) İşte biz onları tamamen kabul ediyoruz&#8230;..(8 Aralık 1922)</p>
<p>Eğer dünyada tek kimse çıkıp da bana &#8216;Daha yapılacak fedakârlıklar vardı, şu kararı almalıydınız&#8217; diyebilirse onları yapmaya razı olurum. BEN FEDAKÂRLIĞI SON HADDİNE VARDIRDIM. Toprak meselelerinde kendi zararımıza ve müttefiklerin lehine kararlar aldık. Azınlıklar meselesini müttefiklerin dilediği gibi hallettik. Boğazların serbestliğini kabul ettik. Düyun-u Umumiye yönetiminin faaliyetinin devamına razı olduk. Bütün fedakârlıkları yaptım, her şeyi kabul ettim, fakat memleketin iktisadi esaretini reddettim.&#8221; (4 Şubat 1923) (Bu sözler, İnönü tarafından zamanın parasıyla tam 5 bin liraya yazdırılan Ali Naci Karacan&#8217;ın &#8220;Lozan Konferansı ve İsmet Paşa&#8221; (1943, s. 151-2, 211-2) adlı kitabından alındı.) </p></blockquote>
<p></strong>&#8221;  </p>
<p>Şimdi tekrar soruyorum kaybeden kimdi? Fedakarlık yapan geri adım atan kimdi ?</p>
<p>Saygılar emmiciğim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ramazan Taşyenen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-85100</link>
		<dc:creator>Ramazan Taşyenen</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 12:33:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-85100</guid>
		<description>Bu yazıyı her okuduğumda, birilerine karşı nefretle, kinle büyümüş ya da büyütülmüş, aklı sürekli yalan yanlış bilgilerle doldurulmuş bir insanın, olaylara objektif bakışını nasıl kaybettiğine şahit oluyorum. Sen bir kere Atatürk'e ve milli mücadele veren, cumhuriyeti kuran insanlara önyargını geliştirmişsin artık biz ne söylesek boş. Milletin zamanında verdiği varolma mücadelesini unutup filistinden, batı trakya dan oniki adadan bahsediyorsun. Deyim yerindeyse "Emmi sen ne diyosun ya?" Batı trakya on iki ada daha dünya savaşı başlamadan bizim değildi sen verilmesinden bahsediyorsun. Lozan'da o yerler bizim sınırımızda sayılsa bu sefer viyanayı falan isteyecektin heralde. Zamanında verilmiş bir mücadele var, yok olmama mücadelesi var, sen bugünkü düşmanlarını kötülemenin yolunu tarihe atıp tutarak bulmaya çalışıyorsun. Senin gibi bu böyle oldu bu şöyle oldu diye söylemekten kolay ne var? Aynı olayları inceden inceye süzsen onlarca senaryo uydurursun. Sen asıl niyetini söylesen de sen de rahat etsen bizdeetsek</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıyı her okuduğumda, birilerine karşı nefretle, kinle büyümüş ya da büyütülmüş, aklı sürekli yalan yanlış bilgilerle doldurulmuş bir insanın, olaylara objektif bakışını nasıl kaybettiğine şahit oluyorum. Sen bir kere Atatürk&#8217;e ve milli mücadele veren, cumhuriyeti kuran insanlara önyargını geliştirmişsin artık biz ne söylesek boş. Milletin zamanında verdiği varolma mücadelesini unutup filistinden, batı trakya dan oniki adadan bahsediyorsun. Deyim yerindeyse &#8220;Emmi sen ne diyosun ya?&#8221; Batı trakya on iki ada daha dünya savaşı başlamadan bizim değildi sen verilmesinden bahsediyorsun. Lozan&#8217;da o yerler bizim sınırımızda sayılsa bu sefer viyanayı falan isteyecektin heralde. Zamanında verilmiş bir mücadele var, yok olmama mücadelesi var, sen bugünkü düşmanlarını kötülemenin yolunu tarihe atıp tutarak bulmaya çalışıyorsun. Senin gibi bu böyle oldu bu şöyle oldu diye söylemekten kolay ne var? Aynı olayları inceden inceye süzsen onlarca senaryo uydurursun. Sen asıl niyetini söylesen de sen de rahat etsen bizdeetsek</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Golü yedin bal gibi :) tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-85099</link>
		<dc:creator>Golü yedin bal gibi :)</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 12:25:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-85099</guid>
		<description>

&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;"Bu yazıyı her okuduğumda, birilerine karşı nefretle, kinle büyümüş ya da büyütülmüş, aklı sürekli yalan yanlış bilgilerle doldurulmuş bir insanın, olaylara objektif bakışını nasıl kaybettiğine şahit oluyorum."&lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;


Ben de bu tür yorumlari onaylarken &lt;em&gt;"cik olmamis, sevmedim"&lt;/em&gt; demekten baska sözü olmayanlarin haline bakip üzülüyorum. Zeytin yagli yarpah dolmasi mi bu güzel kardesim? Makaleye dudak bükülmez ki. elestirebilecek fikrin yoksa yenilgiyi kabul et. golü yedin iste. </description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>&#8220;Bu yazıyı her okuduğumda, birilerine karşı nefretle, kinle büyümüş ya da büyütülmüş, aklı sürekli yalan yanlış bilgilerle doldurulmuş bir insanın, olaylara objektif bakışını nasıl kaybettiğine şahit oluyorum.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Ben de bu tür yorumlari onaylarken <em>&#8220;cik olmamis, sevmedim&#8221;</em> demekten baska sözü olmayanlarin haline bakip üzülüyorum. Zeytin yagli yarpah dolmasi mi bu güzel kardesim? Makaleye dudak bükülmez ki. elestirebilecek fikrin yoksa yenilgiyi kabul et. golü yedin iste.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ramazan Taşyenen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-85097</link>
		<dc:creator>Ramazan Taşyenen</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 12:17:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-85097</guid>
		<description>Bu yazıyı her okuduğumda, birilerine karşı nefretle, kinle büyümüş ya da büyütülmüş, aklı sürekli yalan yanlış bilgilerle doldurulmuş bir insanın, olaylara objektif bakışını nasıl kaybettiğine şahit oluyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıyı her okuduğumda, birilerine karşı nefretle, kinle büyümüş ya da büyütülmüş, aklı sürekli yalan yanlış bilgilerle doldurulmuş bir insanın, olaylara objektif bakışını nasıl kaybettiğine şahit oluyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Bahadır tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-80530</link>
		<dc:creator>Mehmet Bahadır</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Jul 2011 22:34:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-80530</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;Turkiyenin basina ne geldiyse islamci seyhler yuzunden gelmstir.(ub)&lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt; 

Yanlış... Asıl memeleketin başına ne geldiyse; asker kökenli olup kendini siyasetçi, diplomat, ekonomist zanneden, yetmedi, akılları pozitivizmle nurlanmış; kendilerini dahi, şaşmaz ve yanılmaz zanneden, hikmetinden sual olunmaz, beceriksiz ve basiretsiz ittihatçı kalıntılarının sayesinde gelmiştir.

Milli öğütüm ezberlerinden sıyrılın derim.

&lt;a href="http://www.mustafaarmagan.com.tr/lozan%E2%80%99da-kacirdigimiz-kuzey-irak-baliklari.html" rel="nofollow"&gt;Lozan’da kaçırdığımız Kuzey Irak balıkları&lt;/a&gt;

&lt;strong&gt;Ayrıca dinler arası diyalog ve her türlü diyalog insanlık için zorunlu gerekli bişeydir ve de farzdır müslüman kardeşim. (Bakınız diyalog ayetleri ve Norveç saldırısı)&lt;/strong&gt;

&lt;strong&gt;Diyalog ayetleri :&lt;/strong&gt;
1. "De ki: Ey Ehl-i Kitap, Sizinle Bizim Aramızda Aynı Olan Bir Kelimeye Gelin: Allah'tan Başkasına İbadet Etmeyelim ve O'na Hiçbir Şeyi Ortak Koşmayalım; Allah'ı Bırakıp da, Kimimiz Kimimizi Rabler de Edinmesin.. Eğer onlar yine de yüz çevirirlerse, işte o zaman: “Şahit olun ki biz müslümanlarız!” deyiniz.”(Âl-i İmran, 3/64)

2. “İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak, en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: 'Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur.' (Ankebut,46)

Hayırlı Ramazanlar...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>Turkiyenin basina ne geldiyse islamci seyhler yuzunden gelmstir.(ub)</strong></p></blockquote>
<p>Yanlış&#8230; Asıl memeleketin başına ne geldiyse; asker kökenli olup kendini siyasetçi, diplomat, ekonomist zanneden, yetmedi, akılları pozitivizmle nurlanmış; kendilerini dahi, şaşmaz ve yanılmaz zanneden, hikmetinden sual olunmaz, beceriksiz ve basiretsiz ittihatçı kalıntılarının sayesinde gelmiştir.</p>
<p>Milli öğütüm ezberlerinden sıyrılın derim.</p>
<p><a href="http://www.mustafaarmagan.com.tr/lozan%E2%80%99da-kacirdigimiz-kuzey-irak-baliklari.html" rel="nofollow">Lozan’da kaçırdığımız Kuzey Irak balıkları</a></p>
<p><strong>Ayrıca dinler arası diyalog ve her türlü diyalog insanlık için zorunlu gerekli bişeydir ve de farzdır müslüman kardeşim. (Bakınız diyalog ayetleri ve Norveç saldırısı)</strong></p>
<p><strong>Diyalog ayetleri :</strong><br />
1. &#8220;De ki: Ey Ehl-i Kitap, Sizinle Bizim Aramızda Aynı Olan Bir Kelimeye Gelin: Allah&#8217;tan Başkasına İbadet Etmeyelim ve O&#8217;na Hiçbir Şeyi Ortak Koşmayalım; Allah&#8217;ı Bırakıp da, Kimimiz Kimimizi Rabler de Edinmesin.. Eğer onlar yine de yüz çevirirlerse, işte o zaman: “Şahit olun ki biz müslümanlarız!” deyiniz.”(Âl-i İmran, 3/64)</p>
<p>2. “İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak, en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: &#8216;Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz O&#8217;na teslim olmuşuzdur.&#8217; (Ankebut,46)</p>
<p>Hayırlı Ramazanlar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>umit bodukcuoglu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-80429</link>
		<dc:creator>umit bodukcuoglu</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jul 2011 22:29:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-80429</guid>
		<description>bu makaleyi yazan arkadas tarihi o zamanki sartlarla degerlendirmiyor. devletin elinde parami var silahmi var onca emperyalist ulkeler ortadogudaki petrolu Turklere yedirirmi. Turkiyenin basina ne geldiyse islamci seyhler yuzunden gelmstir. tarihin o sayfallarinada yer verinde vatandas ogrensin.Ataturk musul ve kerkuk uzerinde plan yaparken hangi dini lider Gney doguda İslam Kurt devleti kurmaya calismistir ve ordu tum gucunu buraya harcayarak ingilizlerle anlasmaya mecbur edilmistir. İslam muslumanlik uzerinden emperyalistler Tum emellerine ulasiyor. bunun en guzel aciklamasini Dinler arasi diyalog, ilimli islam bunlara en guzel ornek. elhamdulillah muslimanim ama biz muslumanlari din elden gidiyor palavralariyla siyonistler cok guzel kullaniyorlar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bu makaleyi yazan arkadas tarihi o zamanki sartlarla degerlendirmiyor. devletin elinde parami var silahmi var onca emperyalist ulkeler ortadogudaki petrolu Turklere yedirirmi. Turkiyenin basina ne geldiyse islamci seyhler yuzunden gelmstir. tarihin o sayfallarinada yer verinde vatandas ogrensin.Ataturk musul ve kerkuk uzerinde plan yaparken hangi dini lider Gney doguda İslam Kurt devleti kurmaya calismistir ve ordu tum gucunu buraya harcayarak ingilizlerle anlasmaya mecbur edilmistir. İslam muslumanlik uzerinden emperyalistler Tum emellerine ulasiyor. bunun en guzel aciklamasini Dinler arasi diyalog, ilimli islam bunlara en guzel ornek. elhamdulillah muslimanim ama biz muslumanlari din elden gidiyor palavralariyla siyonistler cok guzel kullaniyorlar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Orhan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-43369</link>
		<dc:creator>Orhan</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 21:37:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-43369</guid>
		<description>İçimizde ki hainler var olduğu sürece asla yeni bir Osmanlı olamayız.  Bence Türkiye Cumhuriyetinin tarihi artık  1) Bunca yıl  Neden yer altı zenginliklerimizi aktif hale getiremedik?
2)Daha otomobil bile üretemezken Türk malı uçaklar üreten bir ülkeyken neden niçin bu üretimler son bulmuş ve fabrikalar kapattırılmıştır? 
Nud-36 eğitim uçağı ve avcı uçağıdır.

Fabrikası İstanbul Barbaros iskelesindedir. Nuri Demirağ bu uçağı üretmiştir ve ikinci yerli savaş uçağımızdır. 1936 yılında üretilmiştir. Çoğunlukla Gök okulunda eğitim uçağı olarak kullanılmıştır. N.U.D Fabrikasının bir sonraki uçak modeli 1938 yılında üretilecek olan yolcu uçağı Nud-38 dir.Bu uçak N.U.D. Uçak Fabrikası kapatılınca hava kuvvetlerinden emekli oluştur.Hizmet dışı olduğu yıl 1942 yılıdır. N.U.D. Avrupa'dan siparişler almaya başlar.Ancak Türkiye'de böyle bir başarının özel sektör marifeti ile yapılması bazı çevreleri rahatsız eder ve hükümet yurtdışına silah satışını yasaklar. Siparişler birer birer iptal olur. Nuri Demirağ bu uçak fabrikasının kapatılmaması için o dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'den yardım ister. Hatta gazetelerden "İnönü'ye açık mektup" başlığıyle ilanlar verir. Ancak bu çabalar sonuç getirmez. Ayrıca fabrika arazisi bugünkü Atatürk havalimanının yapımı için yok pahasına istimlak edilir. İtiraz edilsede mahkeme kararıyla fabrika kapatılır ve Nud-36'lar müzelik olur.Nud-36`lar gibi diğer Türk yapımı savaş uçakları gibi o zamanın en iyi ve en kaliteli uçaklardan biri olmuştur.

3) Neden kendi yerli otomobillerimizin seri üretimini engelledik? 

Türkiyenin kendi otomobilini üretebileceği konusunda ilk fikri Cemal Gürsel'in konuyu dikkate almasıyla, ordunun binek otomobil ihtiyacını karşılamak amacı da güden, ilk yerli ve seri üretim hedefiyle başlanan otomobil projesi, dönemin rakamlarıyla 1.400.000 TL ödenekle 4.5 ay gibi kısa bir süre içinde tamamlanmıştır.

Otomobil dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'i Cumhuriyet bayramına götürerek hem tanıtımını hem ilk vazifesini gerçekleştirecekken benzinin bitmesi nedeniyle sadece 200 metre gidebilmiştir. Cemal Gürsel tarafından "Garp kafasıyla araba yaptık, şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk" mizahi tabirine de konu olmuştur.

Otomobilin yolda kalmasının sebebi ise trende oluşabilecek bir tehlikede zarar görmemeleri düşüncesiyle Eskişehir'den Ankara'ya taşınan devrim otomobillerine benzin konulmamasıdır(O zaman hale Türkiye'de trenler kömürle çalıştığından lokomotiften sıçrayacak kıvılcamlar benzinin alev almasına neden olacağından benzin az konulmuştur.). Otomobillerin ihtiyacı olan benzinin de Ankara'da konvoy yolunun üzerinde bulunan bir benzin istasyonundan alınmasına karar verilmiştir. Ayrıca benzin istasyonuna kadar olan kısa mesafedeki gerekli benzinin mühendisler tarafından tren ile taşınması, mühendislerin hatayı en aza indirgemek için bütün detayları düşündüklerini gösterir.Ancak Cumhurbaşkanının Meclis önünde beklediği haberi alınınca yakıt ikmaline ,fırsat olmadan hemen meclise gidilir.Bu konvoyda iki Devrim otomobili vardır biri bej,diğeri siyah renklidir.(Trende gelirken siyah renkli Devrim lokomotife daha yakın konduğu için ona az benzin konulmuştur.) Cumhurbaşkanı siyah renkli arabayı daha çok beğenir ona biner ama araba 200 m sonra öksürerek durur,çünkü arabanın benzini bitmiştir.Cumhurbaşkanı gezisini benzini olan bej arabayla sürdürür. Anıtkabir'e ve tören alanına gider.Bu olaydan sonra basın sanki bilerek, bu olayı yanlış manşetlerle yalan haberlerle açıklamıştır.Manşetlerde devletin parasını boş yere gömdünüz,araç 200m gitti durdu ,bu muydu araba gibi bir sürü yalan haber yapılmıştır. Maalesef milli otomobil yapılmasını engelleyemeyen güç, seri üretime geçmesini engellemiştir. Bir zamanlar dünyada esamesi dahi okunmayan pek çok otomobil firmasından önce başlanan bir girişim de böylece doğmadan öldürülmüş oldu.

4) Neden ihtillaller yapılıp sürekli bu ülke geriye götürülmek istendi?

5) Neden hala beyin göçü veriyoruz ve buna devletimiz engel olmuyor?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İçimizde ki hainler var olduğu sürece asla yeni bir Osmanlı olamayız.  Bence Türkiye Cumhuriyetinin tarihi artık  1) Bunca yıl  Neden yer altı zenginliklerimizi aktif hale getiremedik?<br />
2)Daha otomobil bile üretemezken Türk malı uçaklar üreten bir ülkeyken neden niçin bu üretimler son bulmuş ve fabrikalar kapattırılmıştır?<br />
Nud-36 eğitim uçağı ve avcı uçağıdır.</p>
<p>Fabrikası İstanbul Barbaros iskelesindedir. Nuri Demirağ bu uçağı üretmiştir ve ikinci yerli savaş uçağımızdır. 1936 yılında üretilmiştir. Çoğunlukla Gök okulunda eğitim uçağı olarak kullanılmıştır. N.U.D Fabrikasının bir sonraki uçak modeli 1938 yılında üretilecek olan yolcu uçağı Nud-38 dir.Bu uçak N.U.D. Uçak Fabrikası kapatılınca hava kuvvetlerinden emekli oluştur.Hizmet dışı olduğu yıl 1942 yılıdır. N.U.D. Avrupa&#8217;dan siparişler almaya başlar.Ancak Türkiye&#8217;de böyle bir başarının özel sektör marifeti ile yapılması bazı çevreleri rahatsız eder ve hükümet yurtdışına silah satışını yasaklar. Siparişler birer birer iptal olur. Nuri Demirağ bu uçak fabrikasının kapatılmaması için o dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü&#8217;den yardım ister. Hatta gazetelerden &#8220;İnönü&#8217;ye açık mektup&#8221; başlığıyle ilanlar verir. Ancak bu çabalar sonuç getirmez. Ayrıca fabrika arazisi bugünkü Atatürk havalimanının yapımı için yok pahasına istimlak edilir. İtiraz edilsede mahkeme kararıyla fabrika kapatılır ve Nud-36&#8242;lar müzelik olur.Nud-36`lar gibi diğer Türk yapımı savaş uçakları gibi o zamanın en iyi ve en kaliteli uçaklardan biri olmuştur.</p>
<p>3) Neden kendi yerli otomobillerimizin seri üretimini engelledik? </p>
<p>Türkiyenin kendi otomobilini üretebileceği konusunda ilk fikri Cemal Gürsel&#8217;in konuyu dikkate almasıyla, ordunun binek otomobil ihtiyacını karşılamak amacı da güden, ilk yerli ve seri üretim hedefiyle başlanan otomobil projesi, dönemin rakamlarıyla 1.400.000 TL ödenekle 4.5 ay gibi kısa bir süre içinde tamamlanmıştır.</p>
<p>Otomobil dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel&#8217;i Cumhuriyet bayramına götürerek hem tanıtımını hem ilk vazifesini gerçekleştirecekken benzinin bitmesi nedeniyle sadece 200 metre gidebilmiştir. Cemal Gürsel tarafından &#8220;Garp kafasıyla araba yaptık, şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk&#8221; mizahi tabirine de konu olmuştur.</p>
<p>Otomobilin yolda kalmasının sebebi ise trende oluşabilecek bir tehlikede zarar görmemeleri düşüncesiyle Eskişehir&#8217;den Ankara&#8217;ya taşınan devrim otomobillerine benzin konulmamasıdır(O zaman hale Türkiye&#8217;de trenler kömürle çalıştığından lokomotiften sıçrayacak kıvılcamlar benzinin alev almasına neden olacağından benzin az konulmuştur.). Otomobillerin ihtiyacı olan benzinin de Ankara&#8217;da konvoy yolunun üzerinde bulunan bir benzin istasyonundan alınmasına karar verilmiştir. Ayrıca benzin istasyonuna kadar olan kısa mesafedeki gerekli benzinin mühendisler tarafından tren ile taşınması, mühendislerin hatayı en aza indirgemek için bütün detayları düşündüklerini gösterir.Ancak Cumhurbaşkanının Meclis önünde beklediği haberi alınınca yakıt ikmaline ,fırsat olmadan hemen meclise gidilir.Bu konvoyda iki Devrim otomobili vardır biri bej,diğeri siyah renklidir.(Trende gelirken siyah renkli Devrim lokomotife daha yakın konduğu için ona az benzin konulmuştur.) Cumhurbaşkanı siyah renkli arabayı daha çok beğenir ona biner ama araba 200 m sonra öksürerek durur,çünkü arabanın benzini bitmiştir.Cumhurbaşkanı gezisini benzini olan bej arabayla sürdürür. Anıtkabir&#8217;e ve tören alanına gider.Bu olaydan sonra basın sanki bilerek, bu olayı yanlış manşetlerle yalan haberlerle açıklamıştır.Manşetlerde devletin parasını boş yere gömdünüz,araç 200m gitti durdu ,bu muydu araba gibi bir sürü yalan haber yapılmıştır. Maalesef milli otomobil yapılmasını engelleyemeyen güç, seri üretime geçmesini engellemiştir. Bir zamanlar dünyada esamesi dahi okunmayan pek çok otomobil firmasından önce başlanan bir girişim de böylece doğmadan öldürülmüş oldu.</p>
<p>4) Neden ihtillaller yapılıp sürekli bu ülke geriye götürülmek istendi?</p>
<p>5) Neden hala beyin göçü veriyoruz ve buna devletimiz engel olmuyor?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kim bu sömürge valileri? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-34891</link>
		<dc:creator>Kim bu sömürge valileri? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 11:51:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-34891</guid>
		<description>[...] Geldikleri gibi gitmediler I: Lozan’ı anlamak  [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Geldikleri gibi gitmediler I: Lozan’ı anlamak  [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ergenekon&#8217;un kökeni ve Bediüzzaman&#8217;ın uyarısı : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-31429</link>
		<dc:creator>Ergenekon&#8217;un kökeni ve Bediüzzaman&#8217;ın uyarısı : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2009 11:44:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-31429</guid>
		<description>[...] Lozan yazı dizisinde bir kişiden bahsetmedim. Lozan&#8217;ın gizli mimarı &#8220;Haim Naum&#8221;. Bu örgütün Haim [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Lozan yazı dizisinde bir kişiden bahsetmedim. Lozan&#8217;ın gizli mimarı &#8220;Haim Naum&#8221;. Bu örgütün Haim [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali Duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-25057</link>
		<dc:creator>Ali Duman</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2009 19:03:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-25057</guid>
		<description>Ezberlerden sadece bir tanesidir LOZAN Antlaşmasının zafer olduğu.
O kadar çok tartışılması gereken doğmatik konu var ki, ancak o tartışmaları yapmak, “kurucu  unsurun” veya başka bir deyişle “resmi ideolojinin”  bünyesinin kaldırabileceği cinsten şeyler değildir.

Bilgi çağındayız ve korkunun ecele faydası yok, bu ezberleri muhafaza edebilmek için  youtube vs. yasakları da yetmeyecektir.

Tartışılması gereken önemli konulardan bir diğeri ise İNGİLİZLERİN  NEDEN ÇEKİLDİKLERİDİR.. Bu konuyla ilgili yeterli çalışmalar mevcut değildir ve bu çalışmalara/tartışmalara   ihtiyaç vardır.

İngilizlerin asıl çekilme nedeni, Kızılordu'nun, emperyal güçleri geri püskürtmek için Anadolu'ya gelme ihtimalidir. Zira bu konuda Anadolu'da büyük bir beklenti oluşmuş, Anadolu’da mandacılığı savunanlar haricinde kalan geniş halk yığınları için Lenin ve Kızılordu büyük bir umut haline gelmiştir.  Lenin’in İslamiyet hakkında olumlu düşünceleri Anadolu’da  Yeşilordu oluşturulması çalışmaları fikrini doğurmuştur. (Yeşilordu’nun kuruluş çalışmaları  Atatürk tarafından engellenmiştir.)

Kızılordu’nun Anadolu halkının yardımına koşması ihtimali İngilizlerin gözünü korkutmuştur. Yenilgiyi göze alamayan İngiltere, akılcı ve kazanımlı bir geri çekilme planını yürürlüğe koymuştur.  Ankara hükümetinin en büyük yanılgısı İngilizlerin korkularını teşhis edememesi olmuştur. Zira bu durum teşhis edilebilmiş olunsaydı “İngilizlerin çekilmek zorunda oldukları” doğru teşhis edilebilseydi çok daha başka bir LOZAN ile karşı karşıya olacaktık.

Ankara hükümetinin İngiliz korkusu, hiç çekinmeden müttefik olduğu SSCB’ye ihanet edebilme, İngilizlerin gözüne girme politikalarının uygulanmasına dahi yol açmıştır. Yanı başında kurulmuş  olan SSCB ve onun silahlı gücü Kızılordu’nun önemini İngilizler kadar algılanamamış olması tarihi bir  yanılgıdır.

1921 Yılında imzalanan İngiltere-SSCB Ticaret Antlaşması ile Türkiye; İngiltere ve SSCB çıkar bölgelerinin arasında tampon bölge olarak kabul edilmiştir.

İngiltere akılcı bir politika sonucu hem SSCB ile yaptığı tampon bölge antlaşmasına bağlı kalmış hem de Lozan’daki “gizli hükümler” ile kendi çıkarlarına ilişkin  tüm isteklerini kabul ettirmiştir.

Gizli hükümler SSCB’ye verilen sözü tutma açısından hem İngiltere’nin, hem de yeni bir ülke kurmakta olan T.C. ‘nin  işine yaramıştır. (özgüven kazandırması vs.)

Ankara hükümetinin İngiltere’ye çok önemli bir güç vehmetmesi olayına gelince de; Londra Konferansına çağrılmama ihtimaline karşı (İstanbul hükümeti resmen tanınmaktaydı)
Ankara hükümeti; Mustafa Suphi’lerin katli yanında, Anadolu’da tam bir komünist avı başlatmış, ele geçirebildiği tüm komünistleri bertaraf etmiştir. Bunun yanı sıra İngiltere’nin gözüne girebilmek adına SSCB toprağı olan Batum işgal edilmiş ve İngiltere’ye çok açık bir şekilde “Misak-ı Milli sınırlarımızı tanıyın, isterseniz SSCB’ye savaş dahi açarız” mesajları çok açık bir şekilde verilmiştir. Bu durum karşısında SSCB Türkiye’ye (Batum işgalinden dolayı) nota vermiş, Dışişleri Bakanı Çiçeron “Barış antlaşmasına sadık kalacağız, ancak sizinle dost olmayacağız” demiş, ulusal kurtuluş savaşını vermekte olan Atatürk’e Çanakkale’den dolayı olan gönül borcu nedeniyle Lenin  çok daha hoşgörü içinde olmuş ve  Atatürk’e hitaben “Bolşevik olmadığınızı biliyorum, yardım etmemiz için Bolşevik olmanıza gerek yok,  yardım etmeye  devam edeceğiz” demiştir. 

Kesin olan bir şey  var ki;  “İngilizlerin kesinlikle çekileceği”,  “SSCB’nin ise kesinlikle yardım edeceği” gerçeğidir. Bu durum iyi tespit edilememiş, doğru tespit ile daha  kazanımlı siyaset geliştirilememiştir. 

SSCB’nin yardımı bir gönül borcudur, zira İngilizler 1915 yılında Çanakkale’den geçebilmiş olsalardı, Çar’a yapılacak İngiliz yardımı sonucu Lenin’de devrimi gerçekleştiremeyecekti.

Tarihsel olarak Atatürk ve Çanakkale Zaferi Lenin’i ve SSCB’yi yaratmış, bunun bir sonucu olarak ise Lenin’in sınırsız yardımları sonucu da Kurtuluş Savaşı başarılmıştır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ezberlerden sadece bir tanesidir LOZAN Antlaşmasının zafer olduğu.<br />
O kadar çok tartışılması gereken doğmatik konu var ki, ancak o tartışmaları yapmak, “kurucu  unsurun” veya başka bir deyişle “resmi ideolojinin”  bünyesinin kaldırabileceği cinsten şeyler değildir.</p>
<p>Bilgi çağındayız ve korkunun ecele faydası yok, bu ezberleri muhafaza edebilmek için  youtube vs. yasakları da yetmeyecektir.</p>
<p>Tartışılması gereken önemli konulardan bir diğeri ise İNGİLİZLERİN  NEDEN ÇEKİLDİKLERİDİR.. Bu konuyla ilgili yeterli çalışmalar mevcut değildir ve bu çalışmalara/tartışmalara   ihtiyaç vardır.</p>
<p>İngilizlerin asıl çekilme nedeni, Kızılordu&#8217;nun, emperyal güçleri geri püskürtmek için Anadolu&#8217;ya gelme ihtimalidir. Zira bu konuda Anadolu&#8217;da büyük bir beklenti oluşmuş, Anadolu’da mandacılığı savunanlar haricinde kalan geniş halk yığınları için Lenin ve Kızılordu büyük bir umut haline gelmiştir.  Lenin’in İslamiyet hakkında olumlu düşünceleri Anadolu’da  Yeşilordu oluşturulması çalışmaları fikrini doğurmuştur. (Yeşilordu’nun kuruluş çalışmaları  Atatürk tarafından engellenmiştir.)</p>
<p>Kızılordu’nun Anadolu halkının yardımına koşması ihtimali İngilizlerin gözünü korkutmuştur. Yenilgiyi göze alamayan İngiltere, akılcı ve kazanımlı bir geri çekilme planını yürürlüğe koymuştur.  Ankara hükümetinin en büyük yanılgısı İngilizlerin korkularını teşhis edememesi olmuştur. Zira bu durum teşhis edilebilmiş olunsaydı “İngilizlerin çekilmek zorunda oldukları” doğru teşhis edilebilseydi çok daha başka bir LOZAN ile karşı karşıya olacaktık.</p>
<p>Ankara hükümetinin İngiliz korkusu, hiç çekinmeden müttefik olduğu SSCB’ye ihanet edebilme, İngilizlerin gözüne girme politikalarının uygulanmasına dahi yol açmıştır. Yanı başında kurulmuş  olan SSCB ve onun silahlı gücü Kızılordu’nun önemini İngilizler kadar algılanamamış olması tarihi bir  yanılgıdır.</p>
<p>1921 Yılında imzalanan İngiltere-SSCB Ticaret Antlaşması ile Türkiye; İngiltere ve SSCB çıkar bölgelerinin arasında tampon bölge olarak kabul edilmiştir.</p>
<p>İngiltere akılcı bir politika sonucu hem SSCB ile yaptığı tampon bölge antlaşmasına bağlı kalmış hem de Lozan’daki “gizli hükümler” ile kendi çıkarlarına ilişkin  tüm isteklerini kabul ettirmiştir.</p>
<p>Gizli hükümler SSCB’ye verilen sözü tutma açısından hem İngiltere’nin, hem de yeni bir ülke kurmakta olan T.C. ‘nin  işine yaramıştır. (özgüven kazandırması vs.)</p>
<p>Ankara hükümetinin İngiltere’ye çok önemli bir güç vehmetmesi olayına gelince de; Londra Konferansına çağrılmama ihtimaline karşı (İstanbul hükümeti resmen tanınmaktaydı)<br />
Ankara hükümeti; Mustafa Suphi’lerin katli yanında, Anadolu’da tam bir komünist avı başlatmış, ele geçirebildiği tüm komünistleri bertaraf etmiştir. Bunun yanı sıra İngiltere’nin gözüne girebilmek adına SSCB toprağı olan Batum işgal edilmiş ve İngiltere’ye çok açık bir şekilde “Misak-ı Milli sınırlarımızı tanıyın, isterseniz SSCB’ye savaş dahi açarız” mesajları çok açık bir şekilde verilmiştir. Bu durum karşısında SSCB Türkiye’ye (Batum işgalinden dolayı) nota vermiş, Dışişleri Bakanı Çiçeron “Barış antlaşmasına sadık kalacağız, ancak sizinle dost olmayacağız” demiş, ulusal kurtuluş savaşını vermekte olan Atatürk’e Çanakkale’den dolayı olan gönül borcu nedeniyle Lenin  çok daha hoşgörü içinde olmuş ve  Atatürk’e hitaben “Bolşevik olmadığınızı biliyorum, yardım etmemiz için Bolşevik olmanıza gerek yok,  yardım etmeye  devam edeceğiz” demiştir. </p>
<p>Kesin olan bir şey  var ki;  “İngilizlerin kesinlikle çekileceği”,  “SSCB’nin ise kesinlikle yardım edeceği” gerçeğidir. Bu durum iyi tespit edilememiş, doğru tespit ile daha  kazanımlı siyaset geliştirilememiştir. </p>
<p>SSCB’nin yardımı bir gönül borcudur, zira İngilizler 1915 yılında Çanakkale’den geçebilmiş olsalardı, Çar’a yapılacak İngiliz yardımı sonucu Lenin’de devrimi gerçekleştiremeyecekti.</p>
<p>Tarihsel olarak Atatürk ve Çanakkale Zaferi Lenin’i ve SSCB’yi yaratmış, bunun bir sonucu olarak ise Lenin’in sınırsız yardımları sonucu da Kurtuluş Savaşı başarılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ramazan taşyenen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-25053</link>
		<dc:creator>ramazan taşyenen</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2009 17:27:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-25053</guid>
		<description>İsmail arkadaşıma katılıyorum. 1. Dünya Savaşı sonunda bırak Filistin'i artık bir Türk Devleti kalmamıştı. O hallerden bu kadarını kazanabilmek bile mucize aslında. Ama bu demek değil ki Musul'u Filistin'i sallayalım unutalım. Zaten Lozan imzalandığında da gerek Atatürk gerek İnönü Lozan'ın eksik tarafları olduğunu vurgulamıştır ve öyledir de... Ama bu aşamalara gelirken verilen emekleri de anımsayınız lütfen.
       Musul konusuna gelelim. Aslına Lozan'dan sonra Musul ve çevresine bir harekat planlanmaktaydı ancak şeyh sait ve bunun gibi birçok isyan çıkarıldı, bu nedenle rafa kaldırıldı. Aslında Atatürk Musul'u ve diğer Türk topraklarını alın eninde sonunda demiştir gizliden gizliye ama 80 sene geçti Türk gençliği hep uyudu hala uyuyor, bırak oraları almamayı elindekileri tutmakta zorlanıyorlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İsmail arkadaşıma katılıyorum. 1. Dünya Savaşı sonunda bırak Filistin&#8217;i artık bir Türk Devleti kalmamıştı. O hallerden bu kadarını kazanabilmek bile mucize aslında. Ama bu demek değil ki Musul&#8217;u Filistin&#8217;i sallayalım unutalım. Zaten Lozan imzalandığında da gerek Atatürk gerek İnönü Lozan&#8217;ın eksik tarafları olduğunu vurgulamıştır ve öyledir de&#8230; Ama bu aşamalara gelirken verilen emekleri de anımsayınız lütfen.<br />
       Musul konusuna gelelim. Aslına Lozan&#8217;dan sonra Musul ve çevresine bir harekat planlanmaktaydı ancak şeyh sait ve bunun gibi birçok isyan çıkarıldı, bu nedenle rafa kaldırıldı. Aslında Atatürk Musul&#8217;u ve diğer Türk topraklarını alın eninde sonunda demiştir gizliden gizliye ama 80 sene geçti Türk gençliği hep uyudu hala uyuyor, bırak oraları almamayı elindekileri tutmakta zorlanıyorlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Bahadır tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-25030</link>
		<dc:creator>Mehmet Bahadır</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2009 08:55:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-25030</guid>
		<description>Sevgili makif

Gercekten size hak veriyorum. Guzel uyariniz icin tesekkur ederim.

Kurt ingiliz diplomatlari bazi ufak tefek tavizler disinda Lozan'da temel hedeflerine ulasmis daha &lt;strong&gt;1919&lt;/strong&gt; baslarinda Ingiliz Genelkurmayinin &lt;strong&gt;Osmanli topraklarinda hedefledikleri sartlari&lt;/strong&gt; Lozan'da bize kabul ettirmeyi basarmislardi.

KAYNAK: Bakiniz 19 Subat 1920 tarihli Genelkurmay Muhtirasi, Cab 24/116, CP 2275, ek D, s.7-8 

Aktaran: Marian Kent "Great Britain and the End of the Ottoman Empire" 

Editor : Marian Kent "The Great Powers and the End of the Ottoman Empire", Londra 1984 s.193, dipnot 180

sevgilerimle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili makif</p>
<p>Gercekten size hak veriyorum. Guzel uyariniz icin tesekkur ederim.</p>
<p>Kurt ingiliz diplomatlari bazi ufak tefek tavizler disinda Lozan&#8217;da temel hedeflerine ulasmis daha <strong>1919</strong> baslarinda Ingiliz Genelkurmayinin <strong>Osmanli topraklarinda hedefledikleri sartlari</strong> Lozan&#8217;da bize kabul ettirmeyi basarmislardi.</p>
<p>KAYNAK: Bakiniz 19 Subat 1920 tarihli Genelkurmay Muhtirasi, Cab 24/116, CP 2275, ek D, s.7-8 </p>
<p>Aktaran: Marian Kent &#8220;Great Britain and the End of the Ottoman Empire&#8221; </p>
<p>Editor : Marian Kent &#8220;The Great Powers and the End of the Ottoman Empire&#8221;, Londra 1984 s.193, dipnot 180</p>
<p>sevgilerimle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kemalizme göre Türk Kadını ve Cumhuriyet : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-25018</link>
		<dc:creator>Kemalizme göre Türk Kadını ve Cumhuriyet : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2009 23:15:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-25018</guid>
		<description>[...] bazı değişıkler olabilir&#8230;  Mehmet Bahadır&#8216;ın Lozan hakkında yazdığı &#8220;Geldikleri gibi gitmediler&#8221; makalesini bitirirken dediği gibi «Tarih [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] bazı değişıkler olabilir&#8230;  Mehmet Bahadır&#8216;ın Lozan hakkında yazdığı &#8220;Geldikleri gibi gitmediler&#8221; makalesini bitirirken dediği gibi «Tarih [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>makif tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-24115</link>
		<dc:creator>makif</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2009 23:12:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-24115</guid>
		<description>Yazı güzel, akıcı bir yazı fakat ne bir dipnot ne bir kaynak var bu kadar ciddi şeyler iddia edip hiç kaynak göstermemek ne kadar doğru bilmiyorum. Elinize sağlık...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yazı güzel, akıcı bir yazı fakat ne bir dipnot ne bir kaynak var bu kadar ciddi şeyler iddia edip hiç kaynak göstermemek ne kadar doğru bilmiyorum. Elinize sağlık&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Geldikleri gibi gitmediler II:Lozan tehdidi : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/01/07/geldikleri-gibi-gitmediler-i-lozani-anlamak/#comment-24102</link>
		<dc:creator>Geldikleri gibi gitmediler II:Lozan tehdidi : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2009 16:21:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2839#comment-24102</guid>
		<description>[...] Sunuş: Gazze&#8217;de ölen bebeklere ağladığımız şu günlerde her zamankinden fazla soğuk kanlı olmak gerekiyor. Filistin neyin parçasıdır? Büyük Oyun&#8217;a ışık tutan bu yazı dizisini dikkatinize sunuyoruz. (Birinci bölüm burada) [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Sunuş: Gazze&#8217;de ölen bebeklere ağladığımız şu günlerde her zamankinden fazla soğuk kanlı olmak gerekiyor. Filistin neyin parçasıdır? Büyük Oyun&#8217;a ışık tutan bu yazı dizisini dikkatinize sunuyoruz. (Birinci bölüm burada) [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

