<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Kemalizm, demokratlik ve liberallik yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/12/08/kemalizm-demokratlik-ve-liberallik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/12/08/kemalizm-demokratlik-ve-liberallik/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Wed, 23 May 2012 07:36:59 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Fahişelik, şehitlik ve özgürlük : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/12/08/kemalizm-demokratlik-ve-liberallik/#comment-35625</link>
		<dc:creator>Fahişelik, şehitlik ve özgürlük : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 08:01:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2522#comment-35625</guid>
		<description>[...] ek olarak söylemek istediklerimizi zaten dile getirmiş ve çok güzel bir makale yazmıştı: Kemalizm, Demokratlık ve Liberallik [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] ek olarak söylemek istediklerimizi zaten dile getirmiş ve çok güzel bir makale yazmıştı: Kemalizm, Demokratlık ve Liberallik [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Liberaller neden başarısız? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/12/08/kemalizm-demokratlik-ve-liberallik/#comment-25670</link>
		<dc:creator>Liberaller neden başarısız? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 18:09:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2522#comment-25670</guid>
		<description>[...] ek olarak söylemek istediklerimizi zaten dile getirmiş ve çok güzel bir makale yazmıştı: Kemalizm, Demokratlık ve Liberallik [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] ek olarak söylemek istediklerimizi zaten dile getirmiş ve çok güzel bir makale yazmıştı: Kemalizm, Demokratlık ve Liberallik [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Alper Akalin tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/12/08/kemalizm-demokratlik-ve-liberallik/#comment-23034</link>
		<dc:creator>Alper Akalin</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2008 18:53:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2522#comment-23034</guid>
		<description>İlk eleştirim yazının diline olsun; yazı hafif havada kalmış argumanlarla karmaşık bir dille yazılmış olduğu için, verilen mesajların %50'sini bile kaptım mı emin değilim? Literatür ve epistemoloji okumadığımdan değil, yazarın hafif "karmaşık" yazmak istemesinden dolayı bu karışıklığın ortaya çıktığı kanaatindeyim.

Neyse, liberalizme yöneltilen eleştirileri; bu yazıda cevaplamaya çalışayım.

Yazar demiş ki;  

&lt;blockquote&gt;Liberalizmin “eşitlikçi” görünen yapısına sosyalist cenahtan yapılan eleştiriler liberalizmin görünen eşitlikçi yapısının aslında güç dengelerini göz ardı etmesi sonucu haksızlıkları, adaletsizliği meşrulaştırması temeline dayanıyordu&lt;/blockquote&gt;

Liberalizm (eğer iskoç aydınlanmasının şekil verdiği liberalizmden bahsediyorsak) eşitliğe vurgu yapmaz. Ya da kanun önündeki eşitliği vaad ederken, mutlak eşitlik gibi bir sosyalist olgudan oldukça uzak durur. 

Ama yazarın şu sözü, bana ne tür bir liberalizmden bahsettiği konusunda oldukça net bir fikir verdi.

&lt;blockquote&gt;Liberalizmin kaynaklandığı aydınlanma düşüncesinin varsaydığı insan modelinin en belirgin özelliği bireysel akılla doğrunun bulunabileceğine inançtır. Ancak bu aklın da elbette şemsiyesi konumunda bir “laik akıl” vardır.&lt;/blockquote&gt;

Yazı boyunca liberalizme atfedilen, "eşitlik", "laik akıl" ve "doğruyu akılla bulma" kavramları, yazıda eleştirilen liberalizmin, fransız aydınlanmasından etkilenen, kurucu aklın ideolojik inşasını oluşturduğu, "bağımsızlık" hedefi ile reel politiğe oturtulmaya çalışılan &lt;strong&gt;"kıta avrupası" liberalizmidir&lt;/strong&gt;. Yani, o dönemde jakoben akımın kendisini kralcılardan ayırmak için kullandığı "biz liberaliz" argumanı çevresinde şekillenen liberalizm.

Yalnız, birey ekseninde hareket eden ve akıldan çok duyuları (rasyonalizm yerine ampirizim) öne çıkaran &lt;strong&gt;anglo-saxon liberalizmi&lt;/strong&gt; (&lt;strong&gt;ki öncüleri locke, hume ve smith&lt;/strong&gt;)', fransız tipi "liberalizm"den mutlak surette ayırmak gerekir. Zaten şu an "liberalizm" olarak bilinen ve &lt;strong&gt;"özgürlüğü"&lt;/strong&gt; öne çıkaran &lt;em&gt;(özgürlük ile bağımsızlık arasındaki farka dikkat çekmek isterim)&lt;/em&gt; ve bütün dünyayı etkisi altına alan ideoloji, anglo-saxon akımın bir ürünüdür.

Bu yüzdendir ki, yazının liberalizm krizde çünkü sırtını "kurucu akla" yaslıyor argumanını epistemolojik bakımdan hatalı buluyorum. Kaldı ki, rasyonalist liberaller (mises, rand) gibi kişiler bile, herhangi bir dayatma ve kuruculuğa soyulmaz; sadece kişinin kendi bildiği doğruları kendi hayatlarında sonuna kadar uygulama özgürlüğünü savunur. 

Ve demokrasinin, bu doğruları uygulamayı engelleyecek şekilde genişlemesinden de rahatsızlık duyması, liberaller ile demokratların esas çekişmesini oluşturur. Evet doğru, liberaller ortak karar almaktan çok hoşlanmazlar ama ortak karar almayı dayatanlar, yazıda bahsedildiği gibi liberal ideolojiye mensup olanlar değil, &lt;strong&gt;radikal demokrat&lt;/strong&gt; olarak kendini adlandıranlardır desem, mübala etmiş olmam sanırım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İlk eleştirim yazının diline olsun; yazı hafif havada kalmış argumanlarla karmaşık bir dille yazılmış olduğu için, verilen mesajların %50&#8217;sini bile kaptım mı emin değilim? Literatür ve epistemoloji okumadığımdan değil, yazarın hafif &#8220;karmaşık&#8221; yazmak istemesinden dolayı bu karışıklığın ortaya çıktığı kanaatindeyim.</p>
<p>Neyse, liberalizme yöneltilen eleştirileri; bu yazıda cevaplamaya çalışayım.</p>
<p>Yazar demiş ki;  </p>
<blockquote><p>Liberalizmin “eşitlikçi” görünen yapısına sosyalist cenahtan yapılan eleştiriler liberalizmin görünen eşitlikçi yapısının aslında güç dengelerini göz ardı etmesi sonucu haksızlıkları, adaletsizliği meşrulaştırması temeline dayanıyordu</p></blockquote>
<p>Liberalizm (eğer iskoç aydınlanmasının şekil verdiği liberalizmden bahsediyorsak) eşitliğe vurgu yapmaz. Ya da kanun önündeki eşitliği vaad ederken, mutlak eşitlik gibi bir sosyalist olgudan oldukça uzak durur. </p>
<p>Ama yazarın şu sözü, bana ne tür bir liberalizmden bahsettiği konusunda oldukça net bir fikir verdi.</p>
<blockquote><p>Liberalizmin kaynaklandığı aydınlanma düşüncesinin varsaydığı insan modelinin en belirgin özelliği bireysel akılla doğrunun bulunabileceğine inançtır. Ancak bu aklın da elbette şemsiyesi konumunda bir “laik akıl” vardır.</p></blockquote>
<p>Yazı boyunca liberalizme atfedilen, &#8220;eşitlik&#8221;, &#8220;laik akıl&#8221; ve &#8220;doğruyu akılla bulma&#8221; kavramları, yazıda eleştirilen liberalizmin, fransız aydınlanmasından etkilenen, kurucu aklın ideolojik inşasını oluşturduğu, &#8220;bağımsızlık&#8221; hedefi ile reel politiğe oturtulmaya çalışılan <strong>&#8220;kıta avrupası&#8221; liberalizmidir</strong>. Yani, o dönemde jakoben akımın kendisini kralcılardan ayırmak için kullandığı &#8220;biz liberaliz&#8221; argumanı çevresinde şekillenen liberalizm.</p>
<p>Yalnız, birey ekseninde hareket eden ve akıldan çok duyuları (rasyonalizm yerine ampirizim) öne çıkaran <strong>anglo-saxon liberalizmi</strong> (<strong>ki öncüleri locke, hume ve smith</strong>)&#8217;, fransız tipi &#8220;liberalizm&#8221;den mutlak surette ayırmak gerekir. Zaten şu an &#8220;liberalizm&#8221; olarak bilinen ve <strong>&#8220;özgürlüğü&#8221;</strong> öne çıkaran <em>(özgürlük ile bağımsızlık arasındaki farka dikkat çekmek isterim)</em> ve bütün dünyayı etkisi altına alan ideoloji, anglo-saxon akımın bir ürünüdür.</p>
<p>Bu yüzdendir ki, yazının liberalizm krizde çünkü sırtını &#8220;kurucu akla&#8221; yaslıyor argumanını epistemolojik bakımdan hatalı buluyorum. Kaldı ki, rasyonalist liberaller (mises, rand) gibi kişiler bile, herhangi bir dayatma ve kuruculuğa soyulmaz; sadece kişinin kendi bildiği doğruları kendi hayatlarında sonuna kadar uygulama özgürlüğünü savunur. </p>
<p>Ve demokrasinin, bu doğruları uygulamayı engelleyecek şekilde genişlemesinden de rahatsızlık duyması, liberaller ile demokratların esas çekişmesini oluşturur. Evet doğru, liberaller ortak karar almaktan çok hoşlanmazlar ama ortak karar almayı dayatanlar, yazıda bahsedildiği gibi liberal ideolojiye mensup olanlar değil, <strong>radikal demokrat</strong> olarak kendini adlandıranlardır desem, mübala etmiş olmam sanırım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serkan Çekiç tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/12/08/kemalizm-demokratlik-ve-liberallik/#comment-23004</link>
		<dc:creator>Serkan Çekiç</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 21:09:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2522#comment-23004</guid>
		<description>Şu baştaki demokrasinin her kılıfa uyması bana faşizmin asla sahiplenilmemesini hatırlattı.Faşizmde tam tersi bütün ülkelerde vardır ancak asla faşism olarak geçmez</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Şu baştaki demokrasinin her kılıfa uyması bana faşizmin asla sahiplenilmemesini hatırlattı.Faşizmde tam tersi bütün ülkelerde vardır ancak asla faşism olarak geçmez</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>metedro tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/12/08/kemalizm-demokratlik-ve-liberallik/#comment-22977</link>
		<dc:creator>metedro</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2008 18:52:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2522#comment-22977</guid>
		<description>doğru yada yanlış insan ürünü tüm izimler eksiktir ve uygulama aşamasında da faydadan çok zarar getirmektedir. neden mi? işte tamda çözüm bu sorunun cevabında yatıyor. çünkü mutlaklık diye bir şey vardır ve insan denen unsur bu mutlaklığı reddettikçe yanlış devam edecektir. İnsanı yaratan ALLAH onun hayatını düzenlemeyi tabiki bilir ve kurallarınıda söylemiş ama insan bunları reddeder sonra sorunlar çıukınca bu kez çeşitli yasalar, kurumlar, izimler ile işi onarmaya hayatı güzelleştirmeye çalışır. hey haatt... olmazki. olmaz kardeşim. bunu herkes bilir belki ama...yorum yooohh</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>doğru yada yanlış insan ürünü tüm izimler eksiktir ve uygulama aşamasında da faydadan çok zarar getirmektedir. neden mi? işte tamda çözüm bu sorunun cevabında yatıyor. çünkü mutlaklık diye bir şey vardır ve insan denen unsur bu mutlaklığı reddettikçe yanlış devam edecektir. İnsanı yaratan ALLAH onun hayatını düzenlemeyi tabiki bilir ve kurallarınıda söylemiş ama insan bunları reddeder sonra sorunlar çıukınca bu kez çeşitli yasalar, kurumlar, izimler ile işi onarmaya hayatı güzelleştirmeye çalışır. hey haatt&#8230; olmazki. olmaz kardeşim. bunu herkes bilir belki ama&#8230;yorum yooohh</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

