<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Dürüst medya olur mu? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/11/13/durust-medya-olur-mu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/13/durust-medya-olur-mu/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 16:20:56 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Tehlikenin farkında mısınız? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/13/durust-medya-olur-mu/#comment-56464</link>
		<dc:creator>Tehlikenin farkında mısınız? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Sep 2010 08:09:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2222#comment-56464</guid>
		<description>[...] Dürüst medya olur mu? » [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Dürüst medya olur mu? » [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MÜSLÜMANIN AFYONU : YAHUDİ NEFRETİ ! &#171; Her şeyin kötü olduğu yerde en kötüyü bilmek iyi olmalı ! tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/13/durust-medya-olur-mu/#comment-24465</link>
		<dc:creator>MÜSLÜMANIN AFYONU : YAHUDİ NEFRETİ ! &#171; Her şeyin kötü olduğu yerde en kötüyü bilmek iyi olmalı !</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2009 08:40:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2222#comment-24465</guid>
		<description>[...] yerlerine oturup günlük hayatlarına devam ediyorlar. Lübnanlı Amin Maalouf’un deyimiyle Herşeye üzülüyorlar ama hiç bir şeyle kalıcı olarak ilgilenmiyorlar. Dalal Bizri’nin Al-Hayat’ta geçen sene yazdığı güzel bir yazıyı çevirmiştik [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] yerlerine oturup günlük hayatlarına devam ediyorlar. Lübnanlı Amin Maalouf’un deyimiyle Herşeye üzülüyorlar ama hiç bir şeyle kalıcı olarak ilgilenmiyorlar. Dalal Bizri’nin Al-Hayat’ta geçen sene yazdığı güzel bir yazıyı çevirmiştik [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Müslümanın afyonu: Yahudi nefreti - Bölüm III : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/13/durust-medya-olur-mu/#comment-24447</link>
		<dc:creator>Müslümanın afyonu: Yahudi nefreti - Bölüm III : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2009 15:48:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2222#comment-24447</guid>
		<description>[...] yerlerine oturup günlük hayatlarına devam ediyorlar. Lübnanlı Amin Maalouf&#8217;un deyimiyle Herşeye üzülüyorlar ama hiç bir şeyle kalıcı olarak ilgilenmiyorlar. Dalal Bizri&#8217;nin Al-Hayat&#8217;ta geçen sene yazdığı güzel bir yazıyı çevirmiştik [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] yerlerine oturup günlük hayatlarına devam ediyorlar. Lübnanlı Amin Maalouf&#8217;un deyimiyle Herşeye üzülüyorlar ama hiç bir şeyle kalıcı olarak ilgilenmiyorlar. Dalal Bizri&#8217;nin Al-Hayat&#8217;ta geçen sene yazdığı güzel bir yazıyı çevirmiştik [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/13/durust-medya-olur-mu/#comment-22235</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 10:07:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2222#comment-22235</guid>
		<description>Dürüst medya elbette olabilir.Ancak şartların izin vermesi durumunda bu mümkündür.Ülkemizde böyle bir zemin ne yazık ki yok.Ancak çalışarak ve gayret ederek alternatif bir medyanın kurulması tamamen imkansız değildir.

Şartlar nedir?Şartlardan kasıt,düşünce ve ifade özgürlüğüyle ilgili engel ve sınırlamalardan sözetmiyorum.Ki aynı zamanda bu da bir etkendir ancak temel belirleyici faktör değildir.

Asıl engelleyeci faktör,toplum ve medya arasında "kendiliğinden"oluşan etkileşim şeklidir.Zira hoşumuza gitmese de,medyanın toplumu yönlendirdiği kadar toplumun da medyaya şekil verdiğini kabul etmek durumundayız.Kabaca arz-talep şeklinde tanımlanmasa da netice de halkın istek ve beklentileriyle örtüşen bir mutabakat gibidir bu.

Mesela şöyle bir varsayımla konuya açıklık getirilebilir.Dürüstlüğü tartışılır mevcut medyaya alternatif bir gazete veya tv.kanalı kurulduğunu düşünelim.Halkın haber ve bilgi alma ihtiyacını yansız,tarafsız ve yönlendirici olmadan sunan bir medya acaba ne kadar ayakta kalabilir veya uzun yaşayabilir.Ben şahsen çokça yaşayabileceğine inanmıyorum.Zira reklam ve ilan alması gerekecek,fakat alamayacak.Zira basın yayın ilkilerine bağlı böylesi alternatif medyanın tiraj ve reytingi düşük olacak.Dolayıyla yayının kesintisiz sürebilmesi için diğerleriyle rekabet etmesi yani onların benimsediği yöntemleri kullanmak dışında bir şansı olmayacaktır.Düşünün bir kere üçüncü sayfa tecavüz haberleri yayımlamayan,işportada bir ürün satar gibi haber sunumu yapamayan,pespaye diziler yayınlamayan,sabah kuşağı programı adı altında dedikodu üretmeyen,içi boş yarışma programları düzenleyemeyen bir medya kuruluşunun ilan ve reklam alma şansı ne kadar olabilir?

Mesela haber ağırlıklı tv.kanalları peş peşe yayın hayatına başladı.Tamamen haber,sanat ve aktualite formatında başlamak istedilier ise de yukarıda sözünü ettiğim piyasa koşullarına direnemediler.İzlenme kaybı ve dolayısıyla reklam gelirleri düşmesin diye daha magazinel bir yayın anlayışına kaydılar.Bu bile ülkemizde bir BBC ayarında yayın anlayışının ne kadar zor olduğunun göstergesidir.Ha,elbette daha ilkeli çalışan dünyanın diğer medya kuruluşlarının da reklam aldığı söylenebilir.Ancak bu yayın ilkelerinden ödün vermeden ve izlenme kaygılarına düşmeden de olabiliyor,çünkü belli bir kitleleri var.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dürüst medya elbette olabilir.Ancak şartların izin vermesi durumunda bu mümkündür.Ülkemizde böyle bir zemin ne yazık ki yok.Ancak çalışarak ve gayret ederek alternatif bir medyanın kurulması tamamen imkansız değildir.</p>
<p>Şartlar nedir?Şartlardan kasıt,düşünce ve ifade özgürlüğüyle ilgili engel ve sınırlamalardan sözetmiyorum.Ki aynı zamanda bu da bir etkendir ancak temel belirleyici faktör değildir.</p>
<p>Asıl engelleyeci faktör,toplum ve medya arasında &#8220;kendiliğinden&#8221;oluşan etkileşim şeklidir.Zira hoşumuza gitmese de,medyanın toplumu yönlendirdiği kadar toplumun da medyaya şekil verdiğini kabul etmek durumundayız.Kabaca arz-talep şeklinde tanımlanmasa da netice de halkın istek ve beklentileriyle örtüşen bir mutabakat gibidir bu.</p>
<p>Mesela şöyle bir varsayımla konuya açıklık getirilebilir.Dürüstlüğü tartışılır mevcut medyaya alternatif bir gazete veya tv.kanalı kurulduğunu düşünelim.Halkın haber ve bilgi alma ihtiyacını yansız,tarafsız ve yönlendirici olmadan sunan bir medya acaba ne kadar ayakta kalabilir veya uzun yaşayabilir.Ben şahsen çokça yaşayabileceğine inanmıyorum.Zira reklam ve ilan alması gerekecek,fakat alamayacak.Zira basın yayın ilkilerine bağlı böylesi alternatif medyanın tiraj ve reytingi düşük olacak.Dolayıyla yayının kesintisiz sürebilmesi için diğerleriyle rekabet etmesi yani onların benimsediği yöntemleri kullanmak dışında bir şansı olmayacaktır.Düşünün bir kere üçüncü sayfa tecavüz haberleri yayımlamayan,işportada bir ürün satar gibi haber sunumu yapamayan,pespaye diziler yayınlamayan,sabah kuşağı programı adı altında dedikodu üretmeyen,içi boş yarışma programları düzenleyemeyen bir medya kuruluşunun ilan ve reklam alma şansı ne kadar olabilir?</p>
<p>Mesela haber ağırlıklı tv.kanalları peş peşe yayın hayatına başladı.Tamamen haber,sanat ve aktualite formatında başlamak istedilier ise de yukarıda sözünü ettiğim piyasa koşullarına direnemediler.İzlenme kaybı ve dolayısıyla reklam gelirleri düşmesin diye daha magazinel bir yayın anlayışına kaydılar.Bu bile ülkemizde bir BBC ayarında yayın anlayışının ne kadar zor olduğunun göstergesidir.Ha,elbette daha ilkeli çalışan dünyanın diğer medya kuruluşlarının da reklam aldığı söylenebilir.Ancak bu yayın ilkelerinden ödün vermeden ve izlenme kaygılarına düşmeden de olabiliyor,çünkü belli bir kitleleri var.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>bedr tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/13/durust-medya-olur-mu/#comment-22224</link>
		<dc:creator>bedr</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2008 20:29:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2222#comment-22224</guid>
		<description>Bence medya dürüst olamaz. Dünyanın hiç bir yerinde asla olamaz. mümkün değildir. Derin düşünce de bir medya kuruluşu ve dürüstlükle alakası yok. demek ki olmuyor ve olamıyor. buradaki yazarlar çarpıtılmış şeyler yazıyorlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bence medya dürüst olamaz. Dünyanın hiç bir yerinde asla olamaz. mümkün değildir. Derin düşünce de bir medya kuruluşu ve dürüstlükle alakası yok. demek ki olmuyor ve olamıyor. buradaki yazarlar çarpıtılmış şeyler yazıyorlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/13/durust-medya-olur-mu/#comment-22203</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2008 11:01:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2222#comment-22203</guid>
		<description>Öncelikle ifade edeyim ki çok çetrefilli bir konu. Gerçeğin doğru şeklini mi, duyurulmak istenen şeklini mi yoksa duymak istenilen şeklini mi verecek gazeteciler?
Birincisi genellikle halk hazır değil diyerek ve başka bahanelerle verilmez, ikincisi yayın politikaları ve gazete sahiplerinin doğrularına göre verilir, üçüncüsü de zaten duymak istenilmeyen doğru duymak istediğimiz şekilde algılanır ya da halk bunu istiyor denilerek o şekilde verilir.
Haber bir bilgi kaynağıdır ve bir iletişim şeklidir, gönderici ile alıcı arasında ama habere yorum eklendiği ve yorumun subjektif bir algıyla iletildiği habercilikte amaç iletişimden öte sadece etkilemek anlamına gelir ve alıcının vereceği tepki haberi yorunlayanın istediği tepki şekline dönüşür ve bir nevi programlanmış olursunuz. Tıpkı reklamlar gibi, görüntü ve müzik ile farkında olmadan iletiyi bilinçaltına gönderirsiniz ve etkilenmediğinizi zannedersiniz oysa etki altındasınızdır.
Gazete ve gazeteciler nereye kadar bilgi nereden sonra yorum ve hangi aşamada etkileme amaçlı yazılarına sınır koymalılar? Etik bir soru bu. Gazetecilik etiği olmalı ama aynı zamanda bunu bir kontrol mekanizmasıyla da işlevsel hale getirmeli. Bu kontrol devlette olursa malesef devlet etkisi zamanla güçlenir ve devlet haberciliği gerçekleşir; özel birimlerde olursa güç kimdeyse ona kayar; ya da her gazeteden bir sorumlu ile kurulan bir organ (gazeteciler birliği var bizde ama oradaki güç dengeleri de malum) bir anlaşma imzalar ve buna uyma taahhütü verir. 
Peki buna uyulur mu?
Gazetelerin yayın politikaları olmalıdır, hatta farklı gruplar kendilerini ifade eden bir gazete kurarak gerçeğin farklı yönlerini ve olayların insanlar üzerindeki farklı etkilerini vermek için bu gazeteyi kullanmalıdırlar. Bu kullanım silah gibi bir nefret-güç aletine dönmedikçe sağlıklı bir ortam oluşacak ama kartelleşme ile gücün bir alana kayması gerçeğin çarpıtılmasına neden olacaktır.
Ya okuyucu? En önemli etken aslında okuyucu. Gerçeklerin asla gösterilen yazılan gibi olmadığını bilecek, sorgulayacak ve analiz edecek bir okuyucu kesimi, gazeteler üzerindeki en önemli kontrol mekanizmasını oluşturacaktır. Derin Düşünce gibi, yazılan haberin gerçekliği, ne kadarının gerçek olduğu ne kadarının sator arası göndermelerle dolu olduğunu ifşa eden site ve çeşitli iletişim organlarıyla da sanırım bu kontrol mekanizması daha da güçlenecektir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle ifade edeyim ki çok çetrefilli bir konu. Gerçeğin doğru şeklini mi, duyurulmak istenen şeklini mi yoksa duymak istenilen şeklini mi verecek gazeteciler?<br />
Birincisi genellikle halk hazır değil diyerek ve başka bahanelerle verilmez, ikincisi yayın politikaları ve gazete sahiplerinin doğrularına göre verilir, üçüncüsü de zaten duymak istenilmeyen doğru duymak istediğimiz şekilde algılanır ya da halk bunu istiyor denilerek o şekilde verilir.<br />
Haber bir bilgi kaynağıdır ve bir iletişim şeklidir, gönderici ile alıcı arasında ama habere yorum eklendiği ve yorumun subjektif bir algıyla iletildiği habercilikte amaç iletişimden öte sadece etkilemek anlamına gelir ve alıcının vereceği tepki haberi yorunlayanın istediği tepki şekline dönüşür ve bir nevi programlanmış olursunuz. Tıpkı reklamlar gibi, görüntü ve müzik ile farkında olmadan iletiyi bilinçaltına gönderirsiniz ve etkilenmediğinizi zannedersiniz oysa etki altındasınızdır.<br />
Gazete ve gazeteciler nereye kadar bilgi nereden sonra yorum ve hangi aşamada etkileme amaçlı yazılarına sınır koymalılar? Etik bir soru bu. Gazetecilik etiği olmalı ama aynı zamanda bunu bir kontrol mekanizmasıyla da işlevsel hale getirmeli. Bu kontrol devlette olursa malesef devlet etkisi zamanla güçlenir ve devlet haberciliği gerçekleşir; özel birimlerde olursa güç kimdeyse ona kayar; ya da her gazeteden bir sorumlu ile kurulan bir organ (gazeteciler birliği var bizde ama oradaki güç dengeleri de malum) bir anlaşma imzalar ve buna uyma taahhütü verir.<br />
Peki buna uyulur mu?<br />
Gazetelerin yayın politikaları olmalıdır, hatta farklı gruplar kendilerini ifade eden bir gazete kurarak gerçeğin farklı yönlerini ve olayların insanlar üzerindeki farklı etkilerini vermek için bu gazeteyi kullanmalıdırlar. Bu kullanım silah gibi bir nefret-güç aletine dönmedikçe sağlıklı bir ortam oluşacak ama kartelleşme ile gücün bir alana kayması gerçeğin çarpıtılmasına neden olacaktır.<br />
Ya okuyucu? En önemli etken aslında okuyucu. Gerçeklerin asla gösterilen yazılan gibi olmadığını bilecek, sorgulayacak ve analiz edecek bir okuyucu kesimi, gazeteler üzerindeki en önemli kontrol mekanizmasını oluşturacaktır. Derin Düşünce gibi, yazılan haberin gerçekliği, ne kadarının gerçek olduğu ne kadarının sator arası göndermelerle dolu olduğunu ifşa eden site ve çeşitli iletişim organlarıyla da sanırım bu kontrol mekanizması daha da güçlenecektir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

