<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Çifte Cinayet: Tanrı’nın  Ölümünden İnsanın Ölümüne yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/11/04/cifte-cinayet-tanri%e2%80%99nin-olumunden-insanin-olumune/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/04/cifte-cinayet-tanri%e2%80%99nin-olumunden-insanin-olumune/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Wed, 23 May 2012 06:34:55 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Liberaller neden başarısız? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/04/cifte-cinayet-tanri%e2%80%99nin-olumunden-insanin-olumune/#comment-57559</link>
		<dc:creator>Liberaller neden başarısız? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2010 15:33:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2052#comment-57559</guid>
		<description>[...] Çifte Cinayet: Tanrı&#8217;nın Ölümünden İnsanın Ölümüne  [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Çifte Cinayet: Tanrı&#8217;nın Ölümünden İnsanın Ölümüne  [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Çocukların cinsel istismarı : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/04/cifte-cinayet-tanri%e2%80%99nin-olumunden-insanin-olumune/#comment-22643</link>
		<dc:creator>Çocukların cinsel istismarı : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 15:55:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2052#comment-22643</guid>
		<description>[...] erotik-ürünleşti, internetselleşti, içi boşaldı. Sanat? Pornolaştırdılar. İnsan? &#8220;Tanrı&#8221; ile beraber o da metalaşarak öldü. Doğanın geri kalan kısmı gibi üzerinde hakimiyet kurulması gereken bir varlık o [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] erotik-ürünleşti, internetselleşti, içi boşaldı. Sanat? Pornolaştırdılar. İnsan? &#8220;Tanrı&#8221; ile beraber o da metalaşarak öldü. Doğanın geri kalan kısmı gibi üzerinde hakimiyet kurulması gereken bir varlık o [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hasan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/04/cifte-cinayet-tanri%e2%80%99nin-olumunden-insanin-olumune/#comment-21880</link>
		<dc:creator>Hasan</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2008 09:14:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2052#comment-21880</guid>
		<description>Kesin olan şey Niçe'nin öldüğüdür. Tanrı unulmadığına göre ölmüş olamaz.Bu hastalıklı düşüncenin varlığın anlamsızlaşması ve vahşileşmesi ile sonlanması kaçınılmazdı.
Tanrı'nın inkarının aklın, insanın değersizleşmesi ve yok olması ile sonuçlanması  normal görünüyor.Bugün yaşanan acıların bununla doğrudan alakası var.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kesin olan şey Niçe&#8217;nin öldüğüdür. Tanrı unulmadığına göre ölmüş olamaz.Bu hastalıklı düşüncenin varlığın anlamsızlaşması ve vahşileşmesi ile sonlanması kaçınılmazdı.<br />
Tanrı&#8217;nın inkarının aklın, insanın değersizleşmesi ve yok olması ile sonuçlanması  normal görünüyor.Bugün yaşanan acıların bununla doğrudan alakası var.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>haki demir tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/04/cifte-cinayet-tanri%e2%80%99nin-olumunden-insanin-olumune/#comment-21867</link>
		<dc:creator>haki demir</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2008 21:43:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2052#comment-21867</guid>
		<description>okumaya ve yazmaya yeni intibak ediyorum, bu sebeple bütünlüğü olan bir kompozisyondan ziyade bazı notlar düşeyim.

*epistemolojinin evreni, genel manada insan iç alemidir. Batı insanının (filozoflar dahil) psikolojik evreni ise "psikanalitik" ile malul ve mahduttur. İnsanın psikolojik haritası doğru çıkarılamadığında ve bu haritanın yönleri ve hareketleri doğru tespit edilemediğinde epistemoloji, kendini dahi izah edemeyen bir muamma olarak kalacaktır. 

"İlim maluma tabidir" ölçüsü, "eşya ne ise odur" tespitinin devamında bir mana ifade eder. Ne var ki, malum (eşya) ile ilim (bilgi) arasında psikolojik evren vardır ki, bu evrende cereyan eden sınırsız sayıdaki vaka, bilginin eşyaya tabi olmasına manidir. Dolayısıyla epistemoloji, psikolojik evrendeki sayısız vehmi kutsamak mecburiyetinde kalmıştır. Psikolojik evrende malul hale gelen bilgi ile eşyanın "kendi haline" olduğu gibi ulaşmak kabil olmadığı için de zaten ontoloji yoktur. Ontoloji olmadığında "eşyanın kendi hali" görünemeyeceği için daire başa döner ve epistemeoloji kurulamaz. 

*Batının tanrı ile münasebetinin zıvanadan çıkmasının sebebi, "malum ilme tabidir" mertebesindeki tecellilerin gölgelerine rast gelmiş olmasıdır. Pozitivizmdeki küçük akıl hamlesinin (batının en büyük hamlesidir bu) neticesi olarak bilim ve teknolojideki gelişmelerle, küçük eşya terkipleri inşa edebilme maharetine kavuşmuştur. Küçük eşya terkipleri inşa edebildiğini görünce (eşyanın bilgiye tabi olduğuna dair tecellinin gölgesinin gölgesi) aklı ile ulaştığı noktada aklını kaybetti. Aklını kaybettiğini anlamak için akıl lazım ya... Aklını kaybedende de o yok ya... İşte tam bu noktada birşeylerin öldüğü (yokolduğu) doğru da... Aklın sarhoşluğu, tanrının öldüğü vehmini üretti. Evet, bu insanın ölümüydü. 

*Her varlık kendi gerçekliği içinde mevcudiyetini devam ettirebilir. Kendi gerçekliğinden çıktığında, meydana gelen varlık artık kendisi değildir. Öyleyse kendisi ölmüştür veya yok olmuştur. Eşyanın bilgiye tabi olduğuna dair büyük hakikatin küçük tecellilerine şahit olan felsefe, tanrıyı öldürüp kendini (insanı) onun yerine ikame edebileceğini zannetti. Bu mümkün olsa bile yani (MUHAL-FARZ)insan tanrı olabilse dahi, insan olmaktan çıkacaktı. Kendi olmaktan çıktığında ölmüş olacaktı. Bu kadarını dahi akledemedi. PARADOKSA BAK... Al sana akıl oyunları...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>okumaya ve yazmaya yeni intibak ediyorum, bu sebeple bütünlüğü olan bir kompozisyondan ziyade bazı notlar düşeyim.</p>
<p>*epistemolojinin evreni, genel manada insan iç alemidir. Batı insanının (filozoflar dahil) psikolojik evreni ise &#8220;psikanalitik&#8221; ile malul ve mahduttur. İnsanın psikolojik haritası doğru çıkarılamadığında ve bu haritanın yönleri ve hareketleri doğru tespit edilemediğinde epistemoloji, kendini dahi izah edemeyen bir muamma olarak kalacaktır. </p>
<p>&#8220;İlim maluma tabidir&#8221; ölçüsü, &#8220;eşya ne ise odur&#8221; tespitinin devamında bir mana ifade eder. Ne var ki, malum (eşya) ile ilim (bilgi) arasında psikolojik evren vardır ki, bu evrende cereyan eden sınırsız sayıdaki vaka, bilginin eşyaya tabi olmasına manidir. Dolayısıyla epistemoloji, psikolojik evrendeki sayısız vehmi kutsamak mecburiyetinde kalmıştır. Psikolojik evrende malul hale gelen bilgi ile eşyanın &#8220;kendi haline&#8221; olduğu gibi ulaşmak kabil olmadığı için de zaten ontoloji yoktur. Ontoloji olmadığında &#8220;eşyanın kendi hali&#8221; görünemeyeceği için daire başa döner ve epistemeoloji kurulamaz. </p>
<p>*Batının tanrı ile münasebetinin zıvanadan çıkmasının sebebi, &#8220;malum ilme tabidir&#8221; mertebesindeki tecellilerin gölgelerine rast gelmiş olmasıdır. Pozitivizmdeki küçük akıl hamlesinin (batının en büyük hamlesidir bu) neticesi olarak bilim ve teknolojideki gelişmelerle, küçük eşya terkipleri inşa edebilme maharetine kavuşmuştur. Küçük eşya terkipleri inşa edebildiğini görünce (eşyanın bilgiye tabi olduğuna dair tecellinin gölgesinin gölgesi) aklı ile ulaştığı noktada aklını kaybetti. Aklını kaybettiğini anlamak için akıl lazım ya&#8230; Aklını kaybedende de o yok ya&#8230; İşte tam bu noktada birşeylerin öldüğü (yokolduğu) doğru da&#8230; Aklın sarhoşluğu, tanrının öldüğü vehmini üretti. Evet, bu insanın ölümüydü. </p>
<p>*Her varlık kendi gerçekliği içinde mevcudiyetini devam ettirebilir. Kendi gerçekliğinden çıktığında, meydana gelen varlık artık kendisi değildir. Öyleyse kendisi ölmüştür veya yok olmuştur. Eşyanın bilgiye tabi olduğuna dair büyük hakikatin küçük tecellilerine şahit olan felsefe, tanrıyı öldürüp kendini (insanı) onun yerine ikame edebileceğini zannetti. Bu mümkün olsa bile yani (MUHAL-FARZ)insan tanrı olabilse dahi, insan olmaktan çıkacaktı. Kendi olmaktan çıktığında ölmüş olacaktı. Bu kadarını dahi akledemedi. PARADOKSA BAK&#8230; Al sana akıl oyunları&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/11/04/cifte-cinayet-tanri%e2%80%99nin-olumunden-insanin-olumune/#comment-21848</link>
		<dc:creator>Mustafa</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2008 10:37:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=2052#comment-21848</guid>
		<description>Descartes bir problemi  cözmek icin Allaha inanmamisti. O felsefesinde zarureten yani mutlak bicimde Allahin varligina vardi. Meditationes isimli kitabini iyi okumak lazim. Batida Descartes icin yaygin önyargilardan biri onun subje-obje-etkisinin "Cözümü" icin Tanriya inandigi iddiasi. Felsefe tarihinde insaat alanlari az degildir. Felsefe tarih kitablarini safca okumak uygun degil. Nietzsche Tanri öldü dediyse hem zamaninin subje olarak vasiflandiran insanin özü ve "hiristiyanca" tasavvur edilen Tanrinin "ölmesi".</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Descartes bir problemi  cözmek icin Allaha inanmamisti. O felsefesinde zarureten yani mutlak bicimde Allahin varligina vardi. Meditationes isimli kitabini iyi okumak lazim. Batida Descartes icin yaygin önyargilardan biri onun subje-obje-etkisinin &#8220;Cözümü&#8221; icin Tanriya inandigi iddiasi. Felsefe tarihinde insaat alanlari az degildir. Felsefe tarih kitablarini safca okumak uygun degil. Nietzsche Tanri öldü dediyse hem zamaninin subje olarak vasiflandiran insanin özü ve &#8220;hiristiyanca&#8221; tasavvur edilen Tanrinin &#8220;ölmesi&#8221;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

