Vicdan mı üstündür yoksa itaat mi?
By Mehmet Yılmaz on Eki 10, 2008 in Militarizm, TSK
Askerî bir organizasyona dahil olan bir asker nereye kadar itaat etmelidir ? Sayesinde ekmeğinizi kazandığınız şirketinize ne kadar bağlısınız ? Ordunuz, şirketiniz veya öz babanız yasaları çiğnerse veya sizin vicdanınıza aykırı bir iş yaparsa susabilir misiniz?
Bir SS subayı olan Kurt Gerstein (Fr. İng. Alm.)1942 ağustosunda böyle bir ikilem ile karşılaştı. Bir Nazi fakat aynı zamanda dindar bir Hıristiyan olan Gerstein bugün Polonya’da bulunan Belzec toplama kampında Yahudilerin zehirli gazlarla öldürüldüğüne tanık oldu.
Dünya kamuoyunu harekete geçirmek için Papa 12ci Pie (Fr. İng.) ve İsveçli bir diplomat ile temasa geçti. Yazdıkları Nuremberg duruşmasında silah arkadaşlarına karşı kullanıldı. Katolik kilisesi’nin Yahudi soykırımı konusundaki eylemsizliğinin de ispatı sayılan raporlar yazdı Gerstein. Bu anlamda vicdanını sadece ordusunun üzerinde tutmakla kalmadı. İnsanlığını çok güvendiği Papalık makamının da üzerinde tuttuğunu ispatlamış oldu.
Türkiye’de benzeri bir durumla karşılaşsak ne yapmamız gerekir?
2 [?]


















21 Yorum
Yazan:hasan Tarih: Eki 10, 2008 | Reply
Üstad, sanırım bir daha en yumuşak yerimizden vurulmayız, bizde de aynısı olursa.. Ama, pek kolay değil bizde..Hala ölümlerin kutsandığı, yaşamla dalga geçildiği-es geçildiği bir toprak burası.Yaşamı gereği gibi içimize sindirebildiğimiz gün, kavga yerine adil paylaşımı tartışabildiğim gün, eyvallah
Yazan:özgür Tarih: Eki 10, 2008 | Reply
aslında bakarsak bizde cüzdan üstündür.
cüzdan herşeyin üstündedir bu nedenle bizleri sürekli askeri bir disiplin altına sokmak istiyorlar itaat etmemizi istiyorlar. itaat edersek neden sorusunu sormayacağımız için onlar cüzdanlarını doldurmuş olacaklar.
ne yazık ki bu ülke de herşey yozlaştığı bozulduğu gibi vicdan da yozlaştı.
korkum o ki demokrasi de daha ülkeye gelmeden yozlaştırılacak.
geçen gün bir haber sitesinde yorum okudum yorumu yazan vatandaş kendine demokrat demiş ama yazdıkları faşist milliyetçilik şimdi bu demokrasimidir. demokrasi onun fikrini hür bir şekilde beyan etmesidir ama demokrasi ona başkalarını yani onun gibi olmayanları asıp kesme hakkını vermez.
bizde cüzdan herşeyin üstündedir.
Yazan:burak Tarih: Eki 10, 2008 | Reply
Askerlik ve vicdan karşıtlığı hususunda ilk Hocaali katliamının fotoğraflarını ve videolarını izlediğimde, askerliği bir kenara bırakıp vicdan sahibi unsurların nasıl böyle bir katliamı yapılabileceği üzerine düşünmüştüm. Türkiye için de aynı şeyi 80′lı yıllar için düşünebiliriz. Şu an ise bu duruma teşkil olabilecek bir mahal ben göremiyorum. Bu yüzden Türkiye’de benzeri bir durumla karşılaşmaktan tam olarak kastınız nedir anlayamıyorum.
Yazan:Ozan Tarih: Eki 10, 2008 | Reply
BBC kanalının yayınlamış olduğu bir belgeselde tamda bu yazıya örnek teşkil eden, bir olay yer almıştı.2. Dünya savaşı öncesi ve savaş sırasında Almanyada yer alan Nazi öncü birlikleri SA’ların topladığı istihbaratlar la ilgili olay ilginçtir.
Söz konusu, istihbarat belgeleri vatandaşlar tarafından kominist,yahudi, eşcinsel ve benzeri suçlamalar söz konusu birimlere raporlanıyordu.
BBC bu raporlardan birini ele geçirir ve raporu yazan o zamanlar genç bir nazi hayranı olan şu aralar oldukça yaşlanmış (belki şu anda ölmüş)bir bayanın yazdığı raporu bayana teyit eder.
Bayan raporu doğrular.
Raporda komşusunu eşcinsel, kominist ve yasak yayınlar okuyan biri olarak raporlamıştır. Bir süre sonra kadınının nutku tutulur gözleri dolar, BBC muhabiri söz konusu komşularına ne olduğunu sorduğunda yanlız yaşayan bayanın kaybolduğunu anlatır Kadın…
O zamanlarda doğru yağtığını düşünmüştü belki, ama vicdan insanların içinden söküp atamyacağı bir gerçektir
Yazan:Levent Cetin Tarih: Eki 10, 2008 | Reply
Eger vicdan insanlarin cogunu yoneten bir guc olsayda bu gun savaslar olmazdi. Ne Malazgirt olurdu, ne Uhud, ne Dunya ne de Kurtulus savasi.
Savas durumunda sonu idam da olsa askere gitmeyi reddetmeli diyorum.
Yazan:MY Tarih: Eki 10, 2008 | Reply
“Şu an ise bu duruma teşkil olabilecek bir mahal ben göremiyorum. Bu yüzden Türkiye’de benzeri bir durumla karşılaşmaktan tam olarak kastınız nedir anlayamıyorum.”(BURAK)
SORU 1/2: Meselâ Güney Dogu’ya askere gittik beraber, komutanimiz bir köyü bosaltmamizi, teröristlerin siginmasini engellemek için evleri yakmamizi istedi. Ne yapmaliyiz?
Köylüler tarlalarini sirtlarina alip götüremeyecekleri için nereye gitseler aç kalacaklar.
Komutana itiraz etmeli miyiz yoksa köyü yakmali miyiz?
Bu ikilemle karsilasmis kuzenlerim var da ondan soruyorum.
SORU 2/2: PKK’ya bilgi verdigini tahmin ettigimiz 2 genç yakaladik. Helikopterle sorguya götürüyoruz. Komutan gençlerden birine göz dagi vermek için digerini helikopterden asagi atmamizi istedi. Ne yapmaliyiz?
a) 32 metre kare,
b) inek süt içmez,
c) Hepsi,
d) Hiçbiri.
Yazan:elif dedim Tarih: Eki 11, 2008 | Reply
Bu konuda acizane fikirlerimi belirtmek isterim
Vicdani huzura erdirmenin yolu; insanlara ya da kurumlara itaat etmek degil, yalniz ve yalniz Allah’a itaat etmekten gecer.
Kula ya da bir kuruma kul olmak degil, Allaha kul olabilmek en buyuk saadet, en buyuk ozgurluk, en buyuk hak, en buyuk makam ve de en buyuk sereftir.
Dunya ve ahiret saadetini hedef alan kuran ve sunnet, hayatin ve insanligin kullanim kilavuzudur…Bu kilavuzdan ayrilan mutlu olamaz.
Mutlulugun formulu cok acik bir kuran bir sunnet bir de amel.
Rabbim bizlere mutluluklar ihsan eylesin…
Bu guzel yazi ve nokta tesbitleriniz icin tesekkurler…
muhabbetle…
Yazan:bercem Tarih: Eki 11, 2008 | Reply
Muslumanlara gore “Vicdani huzura erdirmenin yolu; insanlara ya da kurumlara itaat etmek degil, yalniz ve yalniz Allah’a itaat etmekten gecer.”
demek istemissiniz herhalde. Yoksa bu tanimla geriye kalan Allah’in varligina inanmayan insanlari dogrudan vicdansiz, mutsuz, gereksiz insanlar olarak tanimlamis oluyorsunuz ki bu da aslinda bu sitede hakim bir zihniyeti ifsa etmesi acisindan gercekten manidar bence.
Yazan:blue Tarih: Eki 11, 2008 | Reply
Zor bir karar. Herhalde Gerstein’ın yaptığını yapardım ama bunu endoktrinasyon dizisiyle birlikte okumak lazım. İnsanın kendini rolüne kaptırması ve vicdanını devre dışı bırakması mümkün. Seni, gözdağı için helikopterden adam attıracak mood’a sokabilirler. İş bir intikam duygusunu, öfkeyi tahrik etmeye bakar.
Askerde itaat duygusu öyle işlenir ki, hareketlerin otomatikleşir. Refleks halini alır. At der, atarsın. Vur der, vurursun. Vicdanı bir kere askıya aldıysan ondan sonrası çok daha kolaydır. Psikologlar, bir adam öldüren insanın, bu eşiği aştıktan sonra çok daha kolay öldürdüğünü söylüyor.
Yazan:falay Tarih: Eki 11, 2008 | Reply
Türk ordusu vicdanınızı sızlatan bir eylemde mi bulunmuş ki bu soruyu gündeme taşıyorsunuz? Türk ordusu vatanı bir bütün olarak bir arada tutmak adına kendisine yasa ile yüklenmiş olan görevi yerine getiriyor. Türkiye’de siyasi iradenin hiç vicdanı yok ki, siyasi ve sosyal tedbirlerle giderebileceği sorunları ordunun savaş alanına terk ediyor.
Yazan:elif dedim Tarih: Eki 11, 2008 | Reply
Sayın Bercem
Söylediklerim tüm insanlığı kapsar ve ilgilendirir. Sadece müslümanları değil.
En başta da belirttiğim üzere bunlar benim acızane fikirlerim. Yoksa siz rahatsız oluyorsunuz diye fikirlerimi beyan etmem yasak mı?
Böyle bir sonuç çıkmaz.
Böyle bir sonuca nasıl vardınız? Zira vicdansız olmakla, vicdanı huzura erdirmek farklı ve bambaşka şeylerdir.
Söz konusu insanların (Allahın varlığına inanmayan) gereksizliğine gelince (ki bu sizin iddianız), tam aksine gereklidirler… Onlar da varolmalı ki elmasla kömür biribirinden ayırt edilebilsin. Elmasın değeri anlaşılabilsin.
İkisi de yapı olarak aynı (karbon) yapıdadır ama biri kömürdür biri de elmas.
Söz konusu insanların mutsuz olmalarına gelince, bak burda haklısın… Evet onlar mutsuzdur. Anlık mutlu ve alabildiğince rahat ve özgür görünebilirler. Fakat hayatın elem ve musibetleri, ihtiyarlık ve ölüm, onların mutsuz olmasına kafidir. Ölüm onlar için YOKOLUŞTUR. Bundan büyük ızdırap ve mutsuzluk mu olur ?
Sevgili kardeşim bunlar benim fikirlerim.
Derin Düşünce sitesini bağlamaz.
Kendinizce manidar sonuçlar çıkarmışsınız ama yanılıyorsunuz.
Sayın Bercem eleştirmekten ziyade, fikirlerinizi belirtseniz. Ya da ne biliyim sizinle diyaloğa geçsek. Ya da karşılıklı empatiye geçsek. İçinizde varsa kaygılarınız ya da sorularınız belki faydam olur…
(Korkmayın kendi halinde mülayim bir adamımdır. Kimseye zararım dokunmaz)
Saygılarımla
Yazan:falay Tarih: Eki 11, 2008 | Reply
Arkadaşlar vicdanı dine ve dinsizliğe bağlamakla hata ediyorlar. Vicdanı toplumun ahlak kuralları belirler ve dinle ilgisi kısmi olup paylaşılan dinin yasalarına bağlıdır. Örneğin bir müslüman toplulukta şarap içerken günaha girdiğinizi düşünüp vicdani rahatsızlık duyarsınız ancak bir hıristiyan toplumda şarapla kutsanırsınız. Dinsizlik yalnızca doğa-üstüne inançsızlığı içerir, buna karşılık evrensel değerlere saygı ve bağlılık sonsuzdur. Vicdani açıdan dinsiz Allah’a ve farklı dinlerin çok çeşitli Tanrı’larına değil kendisine, ailesine, yaşadığı çevreye karşı büyük bir sorumluluk altındadır çünkü ‘kaderde bu yanlışı yapmak ta varmış’ gibi bir teselliye hayatında yer yoktur. Dinsizi aşağılamak bir derin düşünce gurubunda pek te derin düşünmeyenlerin bulunduğunu gösteriyor.
Yazan:elif dedim Tarih: Eki 12, 2008 | Reply
Sayin Falay
Vazifemiz ve amacimiz dinsizi asagilamak ya da kucultmek degil, gercekleri teblig edip onlari elmas seviyesine cikarmaktir.
Hakiki bir musluman dinsiz kardesi icin sadece uzuntu ve hicap duyar ve onun icin dua eder…
Cunku Allahi inkar (hasa), herseyi inkardir. Mahluk aleminin, yaradilis vazifesini kabul etmemektir ve korkunc bir seydir.
Boyle bir durumdan hicbir mumin razi gelmez ve onlari asagilayarak kibre girmez.
Onlari bu durumdan kurtarmak icin cirpinir ve dua eder…
Sozlerimden dolayi dinsiz arkadaslari kirdiysam ozur dilerim…
Amacim kimseyi kirmak, kucultmek ve asagilamak degildi.
Kirik dokuk sozlerimle ve kirik mizrabimla derdimi dokemedigimi dusunuyorum.
saygilarimla
Yazan:falay Tarih: Eki 12, 2008 | Reply
Sayın elif dedim,
Tebliğ etmek istediğiniz ‘gerçeklerinizin’ nakli bilgi ve bireysel hissiyatınız dışında evrensel boyutlarda kabul görmüş kriterlere dayanan kaynaklarını lütfen açıklayabilirseniz biz de faydalanmış oluruz. …Çünkü dünyada nakli bilgi ve bireysel hissiyat enflasyonu var.
Yazan:elif dedim Tarih: Eki 12, 2008 | Reply
Sayın Falay ve Güzel Arkadaşım
Evrensel boyutlarda kabul görmüş kriterleri; kim, nasıl ve ne şartlarda belirliyor? Ve bu kriterler hikmetinden sual olunmaz mutlak doğrular mıdır?
Yoktan varedilmiş, her yönüyle sınırlı, görmesi, duyması, aklı ve ilmi sınırlı ve her yönüyle aciz insanlar ne zamandan beri hüküm koyabiliyor?
Hüküm yalnızca Allaha aittir.
Dedikten sonra sormak istediğiniz sual varsa lütfen buyrunuz…
Sual cevap şeklinde gidersek kanımca daha iyi olur.
Çünkü şu an muhatabım sizsiniz. Ve sizin içinizdeki kaygıları dindirmek ve şüpheleri gidermek suretiyle yol alabiliriz.
Tabi bu muhabbette samimi iseniz.
yok değilseniz lütfen beni meşgul etmeyiniz.
saygılarımla…
Yazan:SOSYAL DEMOKRAT Tarih: Eki 12, 2008 | Reply
@ Mehmet Yılmaz;
Askerliği kimse yapmasa da biz yine yaparız. Vatanseverler ona buna zengin çocuğuna, paşa çocuğuna, BAŞBAKAN ve milletvekili çocuğuna bakarak askerlikten mi vazgeçer? Can bizim, kime ne? Tek başıma kalsam yine yaparım askerliğimi. Nedir sizin derdiniz? Halkı askerlikten soğutmak mı? Kendi çapınızda piskoloji harekat mı yapıyorsunuz?
Ne pkk sempatizanları ne CIA’nın adamı mehdi bozuntularının kulları köleleri ne sübyancı din istismarcıları ne Soros vakıflarının beslemeleri bizi askerlikten soğutamaz.
Beyhude çabalar içine girmeyin.
Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: Eki 12, 2008 | Reply
@SOSYAL DEMOKRAT,
niyet okuyorsunuz, düsünmeyi reddediyorsunuz. Bizim hakkimizda olur olmaz iddialarda bulunmaktan vazgeçin.
Yazan:falay Tarih: Eki 13, 2008 | Reply
Sayın Elif dedim,
‘Aklı ve ilmi sınırlı insanlar’ fen bilimleri, arkeoloji, dinler tarihi ve metin incelemeleri sayesinde nakli bilgi içeren kutsal kitapları çürüttüler. Bir-iki örnek: Kuran’da mucize yok denir ancak Tevrat ve İncil’deki mucizeleri sahiplenmiştir. Dolayısı ile mucize vardır. 1. Bakire Meryem mucizesinin bir çeviri hatası olduğu Batı’da kanıtlanmıştır. Ayrıca dinler tarihinde pekçok başka dini liderin de bakire anadan doğduğu kutsal metinlerinden çıkarılmıştır. (Buda için de aynı iddia vardır/Biblical Criticism Ansiklopedisi)Bu yakıştırma öhemerizm şeklinde Türkçe’ye çevrilmiş olan kahramanlaştırmak, saygınlık atfetmenin bir biçimidir. 2. Firavun meselesi hiçbir Mısır kaynağında yoktur. 3. Miraç, 2-3.yy.dan itibaren bölgede uygulanan ve Yahudi ezoterik literatüründe (Büyük ve Küçük Hekhalot) Merkabah mistisizmi şeklinde adı geçen olaydır. Mistik, kızgın melekler ve dalgalar arasından yükselerek yedigökleri geçer ve girdiği saray içinde tahtın üstünde oturan muazzam ölçülerdeki Tanrı’yı algılar. Bu noktada Tahtta oturanın Tanrı mı yoksa Adem prototipi mi olduğu tartışmalıdır. (Scholem/Major Trends in Jewish Mysticism) O dönem için dini tecrübe yalnızca bu görüntüyü elde etmektir. Ruhun yüceltilmesi v.s. anlamlar sonradan yüklenmiştir. Hz. Muhammed’in miraç tecrübesinin yalnızca bu mistik uygulama olması son derecede ihtimal dahilindedir…bunlar ve daha nice örnek nakli bilginin güvenilir ‘bilgi’ sayılmaması gerektiğini gösteriyor. Tabii değişik dinlerde karşıt bilgilerin bulunması da bu iddiayı güçlendiriyor. Saygılarımla,
Yazan:aysel Tarih: Eki 13, 2008 | Reply
sayın Yılmaz;
Buram buram ÇİĞLİK kokan bir faraziye..
Ama sizde haklısınız..
Önünüzde bir makale apartıp sitede yayınlayacak kitap olmayınca;insan böyle ÇİĞLİKLERE başvuruyor..
ülkene yabancılaş.
Halıkına yabancılaş.
Tarihini bilme,tek yanlı yalapşap oku.
İşte sonuç böyle yazı olur…
saygıyla(Nazizecesini bilemediğim için Türkçesini yazdım!!)
Yazan:bilal yaşik Tarih: Eki 14, 2008 | Reply
iki türde evrimleşiyor 1 vicdanlılar 2 itaat edenler
Yazan:bilal yaşik Tarih: Eki 14, 2008 | Reply
dünyayayı yaşanmaz hala getirenler savaşçı hiyarerşik güçlerdir karşılarında ise vicdancılar var