Ben golf oynarken ölmeyin kardeşim!
By Aisha Benghazi on Eki 8, 2008 in Basın günlüğü, TSK, Terör
Hakkari’de çukur bir bölgede bulunan Aktütün Sınır Karakolu, 3 ekim günü öğle saatlerinde PKK tarafından ağır silahlarla saldırıya uğradı. Aynı saatlerde ise Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu ve Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Antalya Belek’te “Kempinski Hotel II. Bayram Golf Turnuvası”nda tanınmış birçok iş adamıyla birlikte golf oynuyordu.
Aktütün’de beş saat süren çatışma sırasında askerler hava desteği beklerken de Babaoğlu oyununa devam ediyordu. Belki de Babaoğlu kurallar gereği turnuva bölgesine cep telefonu ve korumalar sokulmadığı, telefon çalması durumunda oyunda ceza puanı alacağı için çatışmadan haberdar olmadı ve devam etti.
2 [?]
















26 Yorum
Yazan:Levent Cetin Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
Oradaki askerlerin olmesi hava kuvvetleri komutaninin olayi izlemesine veya bir emrine mi bagliymis? Hava destegini kuvvet komutani mi onayliyor sadece. Mesela oradaki bolge komutani hava destegi verecek insiyatife sahip degil mi?
Eger adam izinliyse, gorevde olmak zorunda degilse golf oynamak neden yanlis olsun?
Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
Eyy cok cok öcü,aksi,dinci,solcu ve hain takimi bizim kutsal ordumuza camur atmayi birakin artik.Subaylarimiz yanlis yapsa bile haklidirlar. Ordu demek Namus demektir. Tabi gözümüzün akindan daha fazla sevdigimiz Cici Kemalist subaylarimizin Golf oynama gidecek.Subaylarimiz ülkemizi azili düsmanlar korurken cok yoruluyor.Yüksek tahsilli ama ufku olmayan Subaylarimiz Laikligi ve Atatürkün Cumhuriyetini koruyor.Akillanmaz ve cok haylaz halkin görevi vergilerini ödemek ve oglanlarini kurban ettirmek icin sanli Ordumuza teslim etmektir.Uyuz Türk genci asker dogar ve asker olarak ölmelidir…tek görevleri gece kondudan bile beter karakol binasindan ülkeye savunmaktir.Türkü yönlendirmekten cok yorulan Subaylarimizin 5 yildizli Hotellerden bile konforlu olan Ordu evinde rakisini icecek ve Golf oynamaya gidecek. Bu arada 17 genc Türk sehit düsmüs cok mu yani? Ordusunu seven Türk kadini daha Ülkesine kurban etmek icin daha cok oglan doguracaktir. Asker ölmez, vatan bölünmez ve Golf sahasi hic bir zaman terk edilmez.
Yazan:MY Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
@Levent,
Mesela oradaki bolge komutani hava destegi verecek insiyatife sahip degil mi?(LEVENT)
Bence degildir. Tanidigim kadariyla TSK’da öyle “inisyatif neyin” bilmezler. 20 kademeli emir-komuta zincirinin en tepesine sormadan kafani bile kasiyamazsin, nerdeee uçak, helikopter göndermek. Hiç duymadiniz mi? Ne derler? “Analar baska memetçik dogurur ama skorsky helikopter doguramaz!”
Askerlik yapanlar bilir, bir sürü komik(!) olay vardir. Albay “gelecem” demistir, unutmustur, yüzlerce asker dagin basinda salak salak beklerler günes batana kadar. (Simdi bazi uyaniklar kizacak bize “memetçige nasil salak dersin” diye, bir çaksa onu salak yerine koyani…)
“Eger adam izinliyse, gorevde olmak zorunda degilse golf oynamak neden yanlis olsun?”(LEVENT)
TSK savasta mi? savasta. Bu kosullarda Hava kuvvetleri komutani helâda bile telefonunu kapatamaz. Kapatirsa böyle olur. Kaldi ki adama saldiri haberi eristiginde golf oynamaya devam etmis. (Eyvah “adam” dedik.)
Yazan:Levent Cetin Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
Eger “adam” bu haberi duydugunda da yaptigi sporu birakmamissa tabii ki onemsemediginin isaretidir haklisin.
Yanilmiyorsam bolge komutanlari “orgeneral” veya en kotu ihtimalle “korgeneral”, eger onlarda iki helikopter kaldiracak insiyatif yoksa durum sandigimdan kotu.
Askerligini Diyarbakir’da yapmis bir arkadasim, emrinde oldugu Albay’in istedigi zaman helikopterini alip “av”a cikabildigini anlatiyordu 90 li yillarda. (Havada sorgu yapip sonra da infaz yapabilecek insiyatife sahipti).
Turkiye’de subaylar imtiyazli bir tabakadir. Kendilerini bir cesit burjuva yapmislar. Turkiye totaliter, militarist, gayri-demokratik, hukukun belirli zumrelerce ezilebildigi esnetilebildigi bir ulkedir. Demokrasi? Hak getire!
Yazan:Levent Cetin Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
Asker-burjuva yakinlasmasi uzerine bilimsel calisma:
ODTU Ekonomi bolumunde ogretim uyesi Mehmet Akpinar, 90 li yillarda yaptigi bir calismayla Parlar Odulu’ne layik gorulmustu. Calima Turkiye’de lobicilik faaliyetleri uzerine.
Akpinar’in arastirmasina gore, buyuk sirketler Ankara’da uretim yapmadan harcanan paranin buyuk kismini ceplerine indiriyorlar. Nasil mi?
Lobicilik. Emekli orgeneralleri, milletvekillerini, bakanlari ise aliyorlar, ihalelerde isleri bagliyorlar.
Bu yuzden ilerideki patronlariyla golf oynamalarina sasirmamak gerekir.
Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
bu adam hava kuvvetleri komutanı,orgeneral.
hava gücümüzün en üzerindeki adam.
bu adam,sanki babasının çiftliğiymiş gibi hava kuvvet komutanlığı üslerine golf sahaları yaptırıyor.bu adam mehmetçik destek beklerken kılını bile kıpırdatmıyor.
bu adam milletin verdiği vergileri kendi kişisel zevkleri uğruna göstere göstere çar çur ediyor.
bu adam,dilim varmıyor,aş…lık bir adam.
eğer genelkurmay başkanımız bu adamı görevinden almazsa,yada bu adam adam gibi gidip istifasını vermesse.gayrı düşünsün gerisini.
denigir mir mehmet fırat,aydoğan babaoğlu.beyler onurlu olun.yazıklar olsun.
yazıklar olsun ki,babaoğlu gibi bir adam hava kuvvetleri komutanı olmuş.
söyleyecek hiçbir sey yok.
Yazan:Omer Kucuksakalli Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
Haberi Taraf’tan alintilayip, basligi farkli sekilde yazmak yanlis bir davranis.
Yazan:Aisha Benghazi Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
“Haberi Taraf’tan alintilayip, basligi farkli sekilde yazmak yanlis bir davranis.”
“Mantikli” Blog sahibi olmak kolay degil tabi Omer Kucuksakalli bey. Biz sizin kadar mantikli degiliz. 15 kisi ölünce insanda pardon bende mantik felan galmiyo. Hele bir de hava kuvvetleri komutani çifte telli oynarsa pardon golf oynarsa basliklarla filan ugrasamiyoz. ülkemizin insanlari birbirini vururken böyle kil tüy islere bakamiyoz.
Yazan:Levent Cetin Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
@Bigalioglu;
Askerlik yaptiysaniz bilirsiniz. Ordunun tamami generallerin ciftligidir. Balikesir-Cayirhisar tumenine sirf oraya yeni atanan general seviyor diye tavus kusu ciftligi kurulmustu.
Biz de hafta sonlari carsi izni beklerken oradaki yuzbasilarin, binbasilarin tasinmalarinda bedava hamal olarak kullanilirdik.
Gidin bakin memleketin en iyi denizkenarlari kimlere ait. Her guzel yere bir orduevi dikilmis. Kamuya ait olan denize giremezsiniz orada. Kapida silahli asker bekler.
Bu ulke militarist. Ordu egemen guctur. Demokrasi, laiklik, ivir zivir, sadece laf.
Yazan:Ozan Ekşioğlu Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
Bu haberin gereksiz yere orduya saldırma açısından kullanıldığını düşünüyorum, şöyleki. Aynı Karakolun basılması bununla alakalı önlem alınmaması ve ne yazıki ki dünya ordularının tamamında “0 zayiyat” mantığı variken, Türk ordusunun Türk gençlerinin birer piyon gibi kullanması sonuna kadar eleştirilebilir. Ama hemen hemen her gün bir saldırının yaşandığı bir şehidin verildiği son günler her zaman üst düzey bir generali tatiline rastlaması çok mümkün bunun bir kuvvet komutanına rast gelmesi ihtimali bile yılda 3-4 ay gibi bir süre…
Önemli olan şu söz konusu komutan orada tatildeyken sorumlu olduğu birlik, görevini yerine getirmedi mi? Asıl sorun budur…
Yazan:merve Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
ozan arkadasa katiliyorum. Alinmayan onlemler, savasin neden bitirilemedigi vs. elestirilebilir, ama sirf son aylarda 100 sehit verildigi dusunulurse, bunun bir generalin tatiline rastlamasini ben cok tali bir konu olarak goruyorum ve bence buradan bulvar gazeteciligi tarzinda elestiri yapilmasi gayet cirkin.
Ote yandan sivillerin emlak ranti oyle boyutlardaki ulkemizde, askeriye icin ayrilan bolgeler de olmasa istanbul’da ve izmir’de yesil alan kalmayacak. Bu acidan dusununce bence askeri alanlara gelene kadar sivillerin yaptigi talanlari denetlemek bence cok daha hayati. Hepimiz biliyoruz ki orasindan burasindan kirpilip daha sonra politik iliskilerle yasalar degistirilerek orman olmaktan cikarilan arazilerin haddi hesabi yok. Orduevlerinin azligi coklugu tartisilabilir ama ben sahsen varliklarindan hic de rahatsiz degilim. Orduda calisan birinin boyle bir sosyal hakki olmalidir diye dusunuyorum. Bugun Side’ye, Marmaris’e gidin oteller kendilerinin olmadiklari halde sizi kamu plajina sokmazlar bile, benim yerim diyerek. Halbuki, benzer alanlar ispanya’da kamu plajidir, arkasina otel yapilmis bile olsa. Bir yanlis varsa bence daha cok bizim sivillerin talan anlayisinda.
Yazan:çuvaldız Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
Aktütün Karakolu ve civarındaki tepelerde PKK terör örgütü ile güvenlik güçleri arasında çatışmalar 3 Ekim Cuma günü saat 13.00 sıralarında başladı. Babaoğlu cuma günü saat 09.00-12.30 arasında golf oynadı.
Şehit sayılarının belli olması üzerine Genelkurmay, cumartesi sabah saat 09.00′da açıklama yaptı. Aynı saatlerde Babaoğlu, golf turnuvası için yine otele gelmiş ve sahaya çıkmıştı. Şehitlerin haberi de bu sırada kendisine ulaştı. !!!
http://www.istegundem.com/news_detail.php?id=21476
Son cümleden önce yaptığı açıklamada söylediği şu cümleyi de buraya aktarmak gerekli;
Bu açıklamada yer alan “tam isabet” ve “nöbetçi kurmay organizeydi” cümleleri bana Igsız’ın basın açıklmasında söylediği “aynı karakola 38 saldırı gerçekleşti” lafından sonra pek ikna edici gelmedi.Genelhurmay başkanlığının bugün Babaoğlu’nu müdafaa etmek için sitesinde yaptığı açıklamayı görünce insan “organize olmak ne demek”daha da merak ediyor.
Bir orgeneralinin itibarını düşünerek sitesinde basın açıklaması yapan,ona ve dolayısı ile kurumun itibarına sahip çıkan TSK, 38 kez saldırıya uğramış karakolda daha 4 ay önce 6 askeri hayatını kaybetmişken şimdi 15 askerin yine hayatını kaybetmiş olması ile halk nazarında güven ve itibar kaybetmiş olmuyor mu?Bunun tedbirini nasıl almıştı?
Bir basın açıklması ile buna müdahil olmayı düşünecek kadar titiz olan TSK, Aktütün gibi bir karakolda Babaoğlu’nun dediği gibi acaba muhtemel bir saldırı için nasıl organize olmuştu?
Nöbetçi kurmay organizeydi!
Genelkurmayın sitesinden yapılan basın açıklamasından ve Hasan Iğsız’ın olay sonrası yaptığı basın açıklamalarını karşılaştırarak(yani hepimizin bikldiklerinden) devam edelim bakalım ne kadar organizelermiş?
1) Iğsız, PKK’nın karakola bugüne kadar toplam 38 saldırı girişiminde bulunduğunu söyledi. Geçen yıl taşınma kararı verilen karakolun yeri değiştirilecekti. Mali durum ve inşaat faaliyetleri yüzünden henüz gerçekleşmemişti.
2) Iğsız, alınan görüntüler üzerine saldırı olabileceği kuşkusuyla cuma sabahı saat 05.00’de bir jandarma özel harekât timinin karakolun güvenliğini sağlayan Bayraktepe’ye gönderildiğini belirtti. Teröristlerin ikisi Kuzey Irak’ta olmak üzere 6 noktadan saldırdıklarını ifade eden Iğsız, saldırıda makineli tüfek, havan ve doçka gibi ağır silahların kullanıldığını kaydetti.
3) Çatışma sırasında, Jandarma Özel Harekat Timi’ne mensup iki uzman erbaş ile irtibatın kesildiğini ve uzman erbaşlara halen ulaşılamadığını belirten Orgeneral Iğsız, ”Değerlendirmemize göre iki uzmanımız şehit olmuş olabilir. Aramalarımız aralıksız olarak devam etmektedir” dedi.
4)Iğsız, çatışma sırasında Bayraktepe’de lider konumundaki 6 personelden birinin şehit olduğunu, 4’ünün yaralandığını belirterek, takviye gücün bu noktaya gelmesiyle komuta sorununun çözüldüğünü söyledi. Iğsız, “13 şehidimiz şarapnel yarasıyla hayatını kaybetti” dedi.
5)Teröristlere karşı 2 F-16 uçağı ve 4 helikopter ile hava saldırısı yapıldığını belirten Iğsız, teröristlerin akşam saatlerinde planladıkları saldırıyı, alınan önlemler nedeniyle öğle saatlerinde yapmak zorunda kaldıklarını anlattı.
http://www.ozturkler.com/hasan-igsiz-genelkurmay-aktutun-karakolu-saldiri.html,095fc
http://www.moralhaber.net/48584_Orgeneral-Hasan-Igsiz-dan-Canakkale-gafi!.htm
Bu da Genelkurmay’ın sitesinde yapmış olduğu basın açıklaması;
Ayrıca, bölge gelişmelere bağlı olarak bir jandarma özel harekat bölüğü ve bir komando bölüğü ile de takviye edilmiştir. Çatışmanın başlamasından önce görüntü alınan bölgeler, topçu ve havanlarla ateş altına alınmış ve iki kol taarruz helikopterleri de bölgede görev almıştır.
http://www.tsk.mil.tr/10_ARSIV/10_1_Basin_Yayin_Faaliyetleri/10_1_Basin_Aciklamalari/2008/BA_42.html
Şimdi karşılaştırın;
Alınan görüntüler üzerine 38 kez saldırı görmüş bir karakola yapılması muhtemel bir saldırı kuşkusuyla güvenliği sağlasınlar diye cuma sabahı saat 05.00’de bir jandarma özel harekât timi gönderiliyor.Askerlerin çoğu şarapnel parçası ile ölüyor.
1)Bunca saldırı görmüş bir karakolun yeri neden değiştirilmez?Mali durum ve inşaat yeri!!!
Büyçeden savunmaya aktarılan miktar belli(açık yada örtülü nasıl belirilirse belirtilsin meblağ bir karakolun yerinin değiştitilmesine yetmeyecek kadar değil hepimiz biliyoruz değil mi?!)
2)Aktütün’deki tim Bayraktepe’ye yönlendiriliyor?Neden bir karakoldan diğerine takviye yapılıyor?Bayraktepe’de Aktütün karakolundaki personel ve teçhizetın aynısı yada fazlası yok mu, Bayraktepe takviyesiz mi?Hiçbir açıklamada Bayraktepe’deki asker ve silah mevcudiyeti ile ilgili açıklama yapılmadı.Aktütün ile ilgili tüm detaylar basına sunulmuşken üstelik!
Tüm açıklamalrda bu karakolların tek geçiş yolu üzerinde oldukları ve çok stratejik oldukları bilinmesine rağmen 6 noktadan bir saldırı ile karşılaşabilecekleri ihtimali hiç mi düşünülmemişti?
3)Çatışma öğlen başlıyor,6 noktadan saldırı altında olan 2 karakol var ve irtibat kesilen 2 uzman çavuş ..şimdi sormak gerek 2 F16 nın,4 helikopterin çatışmanın gerçekleştiği yere ulaşması kaç SAAT sürer?
Ağır silahlarını kuş gibi kaçırılarak yerleri değiştirilemeyeceğine(açıklamalardan anlaşılan) göre akşam saatlerine kadar süren bir çatışmada ,F16 ların onları imha etmesi çok mu zordur?
4) lider konumundaki 6 personleden 1’i ölüyor 4’ü yaralanıyor!
Bu lider konumundaki “ölen”personel 21 yaşındaki astsubay(!)ya diğerleri?Orada belki de ilk kez çatışmaya giren askerler kaç yaşlarında?
Takviye kuvvet nerden gidiyor,diğer bir savunulması gereken karakol olan Aktütün’den mi?
5) hava kuvvetleri komutanına bağlı 2 F16 havalanıyor ortada ciddi bir çatışma olduğu kesin ama komutan golf oynuyor ve nöbetçi kurmaylar organizeydi diyor.Saat 1 den akşama kadar süren bir çatışma var,6 noktadan ablukaya alınmış iki karakol,1 bölük hadi diyelim 2 bölük asker var 15 askerin ölümünden anlaşılan o ki bir o kadar da isabetsiz hava atışı var ama komutan golfe devam ediyor ve ardından ertesi gün (cumartesi dönüyor,Pazar cenazeye katılıyor ama o “sonrasında başlatılan her harekatın emrini Ankara ile koordine ederek bizzat ben verdim. Her aşamada her harekat detayını ilgili arkadaşlarımla koordine ettik. Son 4 günde gerçekleştirilen sınır ötesi ve içi harekatlarda da tam isabet kaydedildi.”diyebiliyor!!!Her şey olup bittikten sonra!Peki ondan öncekiler isabetsiz olduğu için mi bu saldırıda bunca asker öldü,o terörsitler mantar gibi yerden mi bitti?
6)Şarapnel parçaları ile hayatlarını kaybeden bu sık sık saldırıya uğrayan karakoldaki alt tarafı 2 bölük askerin üzerinde 2,5 kg lık çelik yelek de mi yoktu acaba diye insan sormadan edemiyor?
Buyurun açıklama;
Bunlar benim olmayan askeri bilgimle sorabildiklerim kimbilir bu işlerden az çok anlayanlar için daha ne kadar muamma vardır?
Ama Org.A.Babaoğlu haklı ne yani bu soruları soracağımızı düşünerek golf oynamaktan vazgeçip görevi başında mı olsaydı?
Yazan:ufuk Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
Yine TSK’ya yıpratmak adına” diye başlayan çok hayıflanma duyarsınız bu aralar… En çokta bu memleketin Mehmet Ağalarından gelir bu tür hayıflanmalar..Mehmetçik takma isimli zavallı gençler ihmalden dolayı şehit olsunlar,sorumlulara dokunulmasın buna rağmen biz yinede Mehmet ağalara bir şey demeyelim..Nede olsa bu ülkenin insanı oğlum “vatanı için şehit oldu” diyerek ölen çocukları için seslerini çıkartmıyor.Hatta şehitlik mertebesine ulaştığı için gurur bile duyuyorlar.Müslüman bir toplumun dini duygularından yararlanma değildir de nedir bu? Bu insanların önüne çocuklarının tabutları konulduğunda “vatan sağ olsun” diyorlar. Oğlum şehit oldu, cennete gidecek diyorlar. Allah bir tane de nasip etsin diyorlar… Ve sonu gelmiyor şehit haberlerinin. Laik değerler uğruna tüm gücünü ortaya koyan bir kurum için bu dini kavramlar ne anlama geliyor acaba?
Üstelik bu mertebeye ulaşanlar nedense hep fakir fukaranın çocukları, gariban köylülerin çocukları, şehirli esnafın,taksi şoförünün,memurun çocukları…Komutanlardan pek azı ulaşabiliyor bu mertebeye..Gelen baskın ihbarlarını iyi değerlendirdiklerinden olmasın bu!
Söz konusu laik değerler olduğunda dünyanın en kudretli silahlı gücü olmakla ahkâm kesen, topunu, tüfeğini, copunu, bombasını, tankını halkına doğrultan bir ordu, küçük bir karakol baskınında 17 şehit birden verebiliyor. 50 yıldır sivil hayatımıza burnunu sokarak hayatımızı burnumuzdan getiren her on yılda bir darbe yaparak cumhuriyetin temel değerlerini koruyan komutanlar, işte 17 tane çocuğu koruyamadı/koruyamıyor… Birde Golf turnuvasında dokuzuncu gelmenin stresiyle olsa gerek!“Ne yapsaydım acaba, bu eleştiride bulunanları mutlu etmek için o gün Aktütün’e mi gitseydim? Bütün bunlar bilerek TSK’yı yıpratmak amacı ile yazılıyor. Kimse TSK’ ya, Hava Kuvvetleri’ne haksızlık yapmasın.”gibi cümleler sarf edebiliyorlar.
Üstelerimiz emir vermediğinden dolayı terörist ve dolu katırlar gördüğümüz halde bir şey yapamadık, şerefsizler ellerini kollarını sallaya sallaya gittiler, yüklerini boşaltıp geri döndüler ve biz bir şey yapamadık. Ne kadar saçma bir şey. Çıldırdık çaresizlikten.”diye yazan subay günlüklerini okumaktayız bu aralar..Ne kadar acı ve vahim bir durumla karşı karşıya olduğumuzu bilmem söylememe gerek var mı?
Okuduğumuz günlüklerde yazılanlar ve ortaya atılan ihbar iddiaları doğruysa eğer bir şey sormak lazım; BU SAVAŞ KİMİN SAVAŞI? Evet bu çocuklar neden ölüyorlar..Bu komutanlar neden ortada yok.Nasıl bir savaş bu böyle.Sorumlular hesap vermeyecekler mi? Yoksa eleştirdiğimiz için bizler mi hesap vereceğiz. Hani yıprattık diye!?
Yazan:Suat Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
Tatile rastlamasında bir tuhaflık yok. Tuhaflık 17 fidan yere düşmüşken generalin golf oynamaya devam etmesinde. Asıl çirkinlik bu.
Bunu ortaya çıkartan haberi yapan Taraf gazetesi büyük bir habercilik başarısına imza atmış. İşine gelmeyenler bulvar gazeteciliği deyip geçebilir ama Ertuğrul Özkök’e bile “olmadı paşa”ya dedirten bir olaya sırf muhalefet edeceğiz ya da asker yanlısı olacağız diye vicdanı karartarak bakmak en hafif tabirle ayıp.
Aynı zihniyet sahipleri bu davranışı Erdoğan ya da Gül yapsa neler derdi? Böyle düşünerek bu ayıba, ikyizlülüğü de katabiliriz zannederim.
İnsan vicdanı önemli bir değerlendirme kıstasıdır. Generalin bu tavrı vicdanınızı gerçekten rahatsız etmiyorsa hiç uğraşmayın zaten vicdan gibi güzel bir hasletten mahrumsunuz demektir.
Yazan:Suat Tarih: Eki 8, 2008 | Reply
Genel Kurmay bu konu hakkında şöyle açıklama yapmış:
Hani özrü kabahatinden büyük derler ya aynen öyle.
Cuma günü öğle saatlerinde askerlerimize saldırı yapılıyor. 17 şehit, onlarca yaralı veriyoruz. Ama kuvvet komutanlarımızdan birisinin bundan ta ertesi gün, cumartesi akşam saatlerine kadar HABERİ BİLE OLMUYOR. (Ayrıca general eleştiriler üzerine anında haberdar olmasam da gerekli tüm emirleri verdim demişti. Bu açıdan da generalin savunmasıyla GK açıklaması arasında çelişki var.) Sebebi ne olursa olsun, ister turnuva kuralları isterse başka bir şey. Oyun sırasında cep telefonu kullanmak yasak da akşam otelde de mi yasak? Yanında emir subayı yok mu bu generalin telefon taşıyacak? Bu daha büyük bir rezalet değil mi? Kuvvet komutanı bir buçuk gün boyunca böyle bir olaydan -ölüm, kaza, ağır hastalık dışında- ne şartlar altında, dünyanın neresinde olursa olsun habersiz kalacak, kabul edilebilir birşey mi bu? Hangi devirde yaşıyoruz ya, dumanla mı haberleşiyoruz?
Bundan haberi olmayacak da başka neyden haberi olacak bir komutanın? Ne yani, cuma günü öğlen bir savaş çıksa c.tesi akşamına kadar kuvvet komutanına ulaşamayacak mıyız?
Durum gerçekten böyleyse yazık, çok yazık.
Böyle lakayıt bir durum olabilir mi?
Yatalım kalkalım ülkemiz herhangi bir savaşa girmesin diye dua edelim. Bu mantalite, bu yönetim anlayışıyla perişan oluruz, rezil rüsva oluruz Allah korusun.
Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Eki 9, 2008 | Reply
“Balikesir-Cayirhisar tumenine sirf oraya yeni atanan general seviyor diye tavus kusu ciftligi kurulmustu.
Biz de hafta sonlari carsi izni beklerken oradaki yuzbasilarin, binbasilarin tasinmalarinda bedava hamal olarak kullanilirdik.-Levent Çetin”
tavuskuşu çiftliği,
daha neler var kimbilir.iyiden iyiye generallerin arka bahçeleri olmuş buraları.
savunma bakanlığı ne yapıyor bu arada.bunlar neden denetlenmiyor?
kim denetleyecek dimi.
o yiyor susuyor,öteki yiyor susuyor.hep beraber milletin sırtından yiyip içip hoş geçiyorlar.
yazık…
Yazan:Omer Tarih: Eki 9, 2008 | Reply
Dogru bir sekilde alinti yapmak, “kil tuy” is degildir. Asil boyle hassas konularda alinti yapilirken dikkatli olmak lazimdir.
Eger mantiksiz davranmayi “boyle” durumlarda hosgoruyorsaniz, ayni sekilde hukuksuzlugu da hosgorebilirsiniz. Bu dogru bir davranis degildir.
Yazan:ahmet Tarih: Eki 9, 2008 | Reply
Omer, hic baska isin gucun yok mu senin de haberin basligina kafayi takmissin. bizim icimiz yaniyor senin ugrastigin seylere bak. dunyanin her yerinde haberlere kose yazilarina basligi yazar/muhabir degil editor atar, onun inisiyatifindedir. burada da oyle olmus muhtemelen. yanlis da olsa anlama mudahale yok bir sey yok. cuk diye oturmus bir baslik. ortada cok vahim bir haber var ona odaklansana bunlari dert edecegine. bloguna da baktim guya mantik derdine bir suru sey zirvalamissin. etrafindaki insanlarin senden cekecegi var ha. yemek yerken de gorgu kurallarina santim santim uyuyor (uc cesit catal, iki cesit bicak, bi suru tabak vs) saga sola bakarken de sadece kafani degil baston yutmus gibi tum vucudunu ceviriyorsundur sen. malum bunlari yapmazsan, hafife alip kuralsizligi hosgorursen dolayisi hukuksuzlugu da hosgormus oluyormussun!! mantiga bak hizaya gel. hasbunallah.
Yazan:TT Tarih: Eki 9, 2008 | Reply
Hava Kuvvetleri Komutanımızın Antalya’da bulunduğu sırada, 4 Ekim 2008 Cumartesi günü akşam saatlerine kadar olan sürede, Bayraktepe bölgesinde meydana gelen çatışma sonucunda verilen şehitler hakkında bir bilgisi olmamıştır.
Suat Bey’in dediği gibi vahim bir açıklama daha…Bu dil ne hikmetse 27 Nisan e-muhtırasından beri devam ediyor…İnsan aklıyla alay eden vatandaşa karşı pervasız,sorumsuz bir dil…
Cuma günü öğleden sonra bütün Türkiye’nin haberdar olduğu bir olaydan cumartesi akşamına kadar golf oynadığı için kuvvet komutanının haberi olmuyor…
Üstün hali buysa astlar kimbilir nelerle meşguldü o esnada..
Astlardan biri yine alay eder gibi karakolu taşıyacaktık ama paramız yoktu gibi saçma sapan savunmalara girişiyor….
Öte yanda basit bir kaza nedeniyle Fransa’da genelkurmay başkanı istifa etmek zorunda kaldığını okuyoruz…E tabii Paris sokaklarında tankla dolaşmak kimsenin aklına gelmeyecek bir şey olduğu için Fransa’da sorumlu mevkiidekilerin istifası da normal görülüyor olmalı…Bizde ise Dağlıca komutanına plaket veriliyor. Darbecilik suçlaması yapılanlar taltif edilircesine cezaevlerinde ziyaret ediliyor…Asker kaçağı olan üst düzey bir yargı mensubunun foyası gerekçesiz bir şekilde sümenaltı ediliyor…
Asker artık içindeki sorumsuzları ve gerçek çürükleri temizlemeli…
Yazan:Suat Tarih: Eki 9, 2008 | Reply
Bu komutanın c.tesi akşamüstü haberdar olması olayı gerçekten doğru galiba:
Cuma öğlen saldırı oluyor, c.tesi sabahı tüm Türkiye bununla uyanıyor kuvvet komutanının ta c.tesi akşamı ancak haberi oluyor. Bu ne hız yahu, gözleri yaşarıyor gurur duyuyor insan.
(Ve dikkat, komutan haberi alır almaz hemen destek talimatı verildi diyor. Eğer bundan kasıt kendisinin çatışmadan haberdar olmasıysa bunun ta c.tesi akşam olduğunu biliyoruz. Öyle ise verilen destek çatışma bittikten yaklaşık 20 saat sonra falan verilmiş oluyor.)
Neresinden tutsak elimizde kalıyor. Vah benim memleketim, vah..
Yazan:GÖZDE Tarih: Eki 9, 2008 | Reply
DERHAL GÖREVİNDEN ALINSIN.ALDIĞI ÜCRETTE KESİLSİN.İNŞALLAH SÜRÜNÜR 5 PARASIZ VE GOLF OYNAMAK NEYMİŞ GÖRÜR.
Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Eki 9, 2008 | Reply
Babaoğlu yalan söylüyor,sana şehit haberi soran mı var.Gidip niye müdahale etmedin.Babaoğlu da dahil olmak üzere bütün komuta kademesindekilerin ihmali var.
Bölüğün başına kıdemli üsteğemen vermeyen komutanda dahil olmak üzere,bölge komutanıda dahil olmak üzere.saçma sapan açıklamalarla karşımıza cıkıyorlar.en sinir olduğum şeyse genelkurmayın resmi ağızdan bu olayların üstünü örtbas etmeye çalışması.Sıra siyasilere de gelecek,önce ordunun içindeki pislikler temizlensin.
Yazan:TT Tarih: Eki 9, 2008 | Reply
Bir yanda golf keyfinden vazgeçmeyen ve “Ne yapsaydım Aktütüne’mi gitseydim” diye tuhaf bir açıklama yapan bir kuvvet komutanı var…
(Aslında haklı tabii Aktütün’de golf sahası mı var ki oraya gitsin sevgili komutanımız…)
…….
Bir yanda da emrinde bulunan ve şehit olmak için can atan vatan evlatları duruyor…
İşte bu Aktütün’ün ölümsüz kahramanlardan birisi:
Şehit Çavuş Aygör, rüyasında Hz. Muhammed’i (sav) görmüş
“Yaklaşık bir ay önce annesi Gülten Aygör’ün cenaze törenine katılan şehit Hasan Aygör’ün, yanında bulunan arkadaşlarına ”Cenazeye gelmeden bir gün önce Efendimizi (sav) rüyamda gördüm. Ben oturuyordum. Yanıma gelerek başımı ve saçlarımı okşadı. Ardından da bana tebessüm ederek ayrıldı. Uyandığım zaman içime bir huzur doğdu. Şehit olacağımı hissetmeye başladım.” dediği öğrenildi.
Şehit Aygör’ün, annesinin cenazesinde arkadaşlarına, görev yaptığı Aktütün Karakolu hakkında da şu bilgileri aktardığı kaydedildi:
“Karakol çok eski, arkadaşlarımla birlikte her çatışmada karakolun yıkılmasından korkuyoruz. Bazı arkadaşlarımız çadırlarda kalıyor. Buna rağmen hepimiz şehit olmak için can atıyoruz.”
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=747338&title=sehit-cavus-aygor-ruyasinda-hz-muhammedi-sav-gormus
Yazan:nilay Tarih: Eki 15, 2008 | Reply
Rusen Cakir-Vatan
“POLİS BELGELERİ NEDENSE SIZMIYOR?
Ama şimdi bir süredir bazı gazeteler, özellikle Taraf Gazetesi bu yönde ortaya çıktı. Bu konuda aktif bir yayın çizgisi izliyor. Ergenekon olayında da oldu, Genelkurmayla ilgili konularda da oldu, bir çok belge Taraf Gazetesi’ne sızdı. İlginç bir şekilde polisi zor durumda bırakacağı herhangi bir belge yayınladıklarını şu ana kadar görmedik Taraf Gazetesi’nde. Genellikle askere yönelik. Ama polisin de mesela Hrant Dink olayındaki bir takım belgeleri nedense sızmıyor. ”
Ordu elestirilsin, sonuna kadar tamam. Ancak Rusen Cakir Vatan Gazetesinde cok guzel yazmis. Neden benzer belgeler polisten de sizmiyor? Bu da polisteki ayyuka cikan F-tipi orgutlenmeyi ve Taraf gazetesinin cemaat basiniyla canim cicim iliskilerini akla getirmiyor degil dogrusu. Zaman degil miydi, Diyarbakir’daki polislere saldiri uzerine “karanlik gucler” babindan manset atip ertesi gun birden suclular yakalaninca polisi goklere cikarip karanlik gucleri bir kenara supuren.
Yazan:PirMuhammed Tarih: Eki 15, 2008 | Reply
@nilay
sana katılmakla birlikte aşağıda ahmet turan alkan’ın yazdığı mavi kuvvetler ne kadar mavi adlı yazıdan alıntıladığım ve koyu olarak vurguladığım kısma dikkat etmeni öneriyorum.tamam, körü körüne eleştiri yapılmasın ama şunlarda gözden kaçmasın:
Yazan:mecal Tarih: Eki 16, 2008 | Reply
bu yazıları okuyup temiz duyguları ile yorum yapanlara hiç bir lafım yok. ama bu derin düşünce denen sözde her fikre açık ama taraflınında taraflısı türk düşmanı asker düşmanı yazarların bir araya geldiği yerde yazı yazanların ben bu olaylarda bırakın üzülmeyi sevinçten göbek attıklarından eminim. o kadar mutlular ki aslında bu kadar şehidimizin olmasından. ve üzülmüş gibi yapıp insanların temiz duygularını kullanıp bizi birbirimize düşürmeye o kadar mereklılar ki! buraya yorum yazanlara da acıyorum! zavallısınız hepiniz. bu kişilerin tuzağına düşüyorsunuz. biz türkler, bütün hainlerin defterini düreceğiz yakında merak etmeyin. sadece son gülen iyi güler.