<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Türk Solu Yine Yolu Kaybetti! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 16:33:15 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Son 90 günün en çok okunan makaleleri : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-21490</link>
		<dc:creator>Son 90 günün en çok okunan makaleleri : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2008 22:06:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-21490</guid>
		<description>[...] Türk Solu Yine Yolu Kaybetti! [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Türk Solu Yine Yolu Kaybetti! [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-20059</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 15:39:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-20059</guid>
		<description>TT bey, meseleyi hala ıskalıyorsunuz ve temelsiz bir yasakcılığa gidiyorsunuz. Şimdi fikri iktidarda olanların yasakcılığını biliyoruz. Ben Pekdemirin geldiği siyaseti iyi biliyorum, açıkcası göremedim öyle bir yasakcılık.

Şu şekilde okursanız tartışılan şeyin özünü daha iyi anlarsınız paranoya kurmaktansa:
&lt;blockquote&gt;Sorunu &lt;strong&gt;sadece&lt;/strong&gt; onların “inanç özgürlüğü” çerçevesinde ele almak, özgürlüklerin imha edilmesini baştan kabul etmektir.[...]&lt;/blockquote&gt;

"Laiklerin gerekçeleri" nedir bilmiyorum. Ben laikliği savunuyorum, hayati bir mesele olarak görüyorum ama türbanın yasaklanması gibi bir absürdlüğü savunacak değilim. Bir hak ihlalidir açık bir şekilde. Ama genel bir özgürlük meselesinin "merkezi" olarak görmüyorum, bir "özgürlük mücadelesi" değil bana göre! Bir emri(öyle algılanıyor) yerine getirmek özgürlüğün içini dolduramaz. Ve özgürlüklerin her alanda kısıtlandığı bir ortamda, türbanın merkezi bir özgürlük meselesi olarak alınması, gerektiğinde dayatılması hiçbir şekilde özgürlük kaygısı taşıyan birisi için ciddiye alınamaz. Bu özgürlüğün içini boşaltmak anlamına gelir, kaldı ki birçok kişinin aile abi çevre baskısıyla türban taktığını, türbanı bahane edip kızları üniversiteye yollamayan ailelerin olduğunu biliyoruz, bu bunları da görmezden gelmek anlamına gelir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>TT bey, meseleyi hala ıskalıyorsunuz ve temelsiz bir yasakcılığa gidiyorsunuz. Şimdi fikri iktidarda olanların yasakcılığını biliyoruz. Ben Pekdemirin geldiği siyaseti iyi biliyorum, açıkcası göremedim öyle bir yasakcılık.</p>
<p>Şu şekilde okursanız tartışılan şeyin özünü daha iyi anlarsınız paranoya kurmaktansa:</p>
<blockquote><p>Sorunu <strong>sadece</strong> onların “inanç özgürlüğü” çerçevesinde ele almak, özgürlüklerin imha edilmesini baştan kabul etmektir.[...]</p></blockquote>
<p>&#8220;Laiklerin gerekçeleri&#8221; nedir bilmiyorum. Ben laikliği savunuyorum, hayati bir mesele olarak görüyorum ama türbanın yasaklanması gibi bir absürdlüğü savunacak değilim. Bir hak ihlalidir açık bir şekilde. Ama genel bir özgürlük meselesinin &#8220;merkezi&#8221; olarak görmüyorum, bir &#8220;özgürlük mücadelesi&#8221; değil bana göre! Bir emri(öyle algılanıyor) yerine getirmek özgürlüğün içini dolduramaz. Ve özgürlüklerin her alanda kısıtlandığı bir ortamda, türbanın merkezi bir özgürlük meselesi olarak alınması, gerektiğinde dayatılması hiçbir şekilde özgürlük kaygısı taşıyan birisi için ciddiye alınamaz. Bu özgürlüğün içini boşaltmak anlamına gelir, kaldı ki birçok kişinin aile abi çevre baskısıyla türban taktığını, türbanı bahane edip kızları üniversiteye yollamayan ailelerin olduğunu biliyoruz, bu bunları da görmezden gelmek anlamına gelir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TT tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-20054</link>
		<dc:creator>TT</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 09:50:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-20054</guid>
		<description>Fuat Bey Melih Pekdemir'in bahane kısımlarıyla(siyasi nedenler AKP vs.) ilgili link vermişsiniz...Asıl yazısına dayanak yaptığı fikirleri çok daha farklı...Yani ortada AKP olmasa da kendi fikriyatı iktidarda olsa O, yasakçıkafalı laiklerden hiç farklı biri değil...

Alıntısını verdiğim yazının dayanak noktalarından birini şu satırlar oluşturuyor...

&lt;strong&gt;Sorunu sadece onların "inanç özgürlüğü" çerçevesinde ele almak, özgürlüklerin imha edilmesini baştan kabul etmektir. Unutulmamalı ki, türban özgürlüğünü savunan kesimlerin fıtratında, kadınların başının açık gezmesi günahtır. Onların fıtratında türban özgürlüğünü savunmak, başı açık gezmeyi yasaklamakla eş anlamlıdır. Kadınların inançlarının gereğini yerine getirmek yanı sıra, erkeklerin de inançlarının gereğini yerine getirmek "özgürlüğü" adına, bu kez, "başı açık gezen kadınlar bizi günaha sokuyor" denilmeyecek midir? Zinhar günah işleyenin de günaha sokanın da İslam inancında katli vaciptir. Katli vacip bulmak ya da cinayet özgürlüğünü savunmak, yaşama özgürlüğü yerine ölüm özgürlüğünü savunmak anlamına gelmeyecek midir?&lt;/strong&gt;

Bu kafa yapısıyla ve gerekçelerle sadece başörtüsü değil,her türlü dini hayat rahatlıkla yasaklanabilir. Zaten laiklerin gerekçeleri de aynı değil mi? 
O halde aynı kafanın "komünizm tehlikesi" varsayarak işkencelerden geçirdiği solcuların durumunu da mazur görebilirsiniz. Onlara yapılanlar da özgürlük adına yapıldı denilebilir netekim!..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fuat Bey Melih Pekdemir&#8217;in bahane kısımlarıyla(siyasi nedenler AKP vs.) ilgili link vermişsiniz&#8230;Asıl yazısına dayanak yaptığı fikirleri çok daha farklı&#8230;Yani ortada AKP olmasa da kendi fikriyatı iktidarda olsa O, yasakçıkafalı laiklerden hiç farklı biri değil&#8230;</p>
<p>Alıntısını verdiğim yazının dayanak noktalarından birini şu satırlar oluşturuyor&#8230;</p>
<p><strong>Sorunu sadece onların &#8220;inanç özgürlüğü&#8221; çerçevesinde ele almak, özgürlüklerin imha edilmesini baştan kabul etmektir. Unutulmamalı ki, türban özgürlüğünü savunan kesimlerin fıtratında, kadınların başının açık gezmesi günahtır. Onların fıtratında türban özgürlüğünü savunmak, başı açık gezmeyi yasaklamakla eş anlamlıdır. Kadınların inançlarının gereğini yerine getirmek yanı sıra, erkeklerin de inançlarının gereğini yerine getirmek &#8220;özgürlüğü&#8221; adına, bu kez, &#8220;başı açık gezen kadınlar bizi günaha sokuyor&#8221; denilmeyecek midir? Zinhar günah işleyenin de günaha sokanın da İslam inancında katli vaciptir. Katli vacip bulmak ya da cinayet özgürlüğünü savunmak, yaşama özgürlüğü yerine ölüm özgürlüğünü savunmak anlamına gelmeyecek midir?</strong></p>
<p>Bu kafa yapısıyla ve gerekçelerle sadece başörtüsü değil,her türlü dini hayat rahatlıkla yasaklanabilir. Zaten laiklerin gerekçeleri de aynı değil mi?<br />
O halde aynı kafanın &#8220;komünizm tehlikesi&#8221; varsayarak işkencelerden geçirdiği solcuların durumunu da mazur görebilirsiniz. Onlara yapılanlar da özgürlük adına yapıldı denilebilir netekim!..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-20052</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 09:11:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-20052</guid>
		<description>TT,
Okumazsiniz belki diye, aradan bir parca veriyorum:
&lt;blockquote&gt;[...]Her neyse, gündemdeki türban sorunu karşısında, kamusal alanda "hizmet alanlar ve hizmet verenler" ayrımının yapılması (yani önkoşulsuz bir özgürlük savunusu yerine sınırlı bir özgürlük tanımı!) özgürlükçü solcular tarafından genel kabul görmüştür. Üniversitelerdeki türban sorunu, kuşkusuz, dayatmaların olmadığı bir ortamda ve genel özgürlükler mücadelesinin doğal bir parçası olarak ele alınabilirdi; bunun yüksek öğrenimle sınırlı olduğunun altı çizilir, hizmet alanlarla sınırlı olduğu belirtilir ve bu kadar patırtıya da mahal verilmezdi. Ancak AKP hükümeti, türban sorununu, böyle bir önkabulün bütünüyle dışında bir dayatma olarak gündeme getirmiştir. Üstelik hizmet alan konumundaki türbanlı öğrenciler, bu taleplerini derhal bir adım öteye götürmüşler, onların "tanımı da biz yaparız fetvayı da biz veririz" diye çığırtamaya başladıkları bir ortamda, devrimcilerin bağımsız siyasetlerinin önemi bir kat daha artmıştır. Haliyle bu memleketin özgürlükçü solcuları da, mesela ODTÜ‘lü öğrencilerin "özgürlükçüyüz ama salak değiliz" tepkisinde simgeleşen bir tavrı almayı tercih etmişlerdir. Mevcut hükümete payanda olmayı reddetmişler ve kendi bağımsız siyasetlerini dile getirmişlerdir. Çünkü özgürlükçü solculuk, kesinlikle ve her şeyden önce zalimlerden bağımsız siyaset üretebilmek mesleğidir. Bu tavırlarını da önyargılı olmayan herkesin kolayca anlayabileceği bir şekilde sergilemişlerdir. Nitekim Tarhan Erdem şöyle demiştir: "Gençler hem üniversiteye istedikleri giysiyle gelinmesini ilan ediyor hem de iki aydan beri oynanan oyuna itiraz ediyor ve kolayca aldatılabilen, ne yapılmak istendiğini anlamayan insanlar olmadıklarını söylüyorlardı."[...]&lt;em&gt;Melih Pekdemir&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>TT,<br />
Okumazsiniz belki diye, aradan bir parca veriyorum:</p>
<blockquote><p>[...]Her neyse, gündemdeki türban sorunu karşısında, kamusal alanda &#8220;hizmet alanlar ve hizmet verenler&#8221; ayrımının yapılması (yani önkoşulsuz bir özgürlük savunusu yerine sınırlı bir özgürlük tanımı!) özgürlükçü solcular tarafından genel kabul görmüştür. Üniversitelerdeki türban sorunu, kuşkusuz, dayatmaların olmadığı bir ortamda ve genel özgürlükler mücadelesinin doğal bir parçası olarak ele alınabilirdi; bunun yüksek öğrenimle sınırlı olduğunun altı çizilir, hizmet alanlarla sınırlı olduğu belirtilir ve bu kadar patırtıya da mahal verilmezdi. Ancak AKP hükümeti, türban sorununu, böyle bir önkabulün bütünüyle dışında bir dayatma olarak gündeme getirmiştir. Üstelik hizmet alan konumundaki türbanlı öğrenciler, bu taleplerini derhal bir adım öteye götürmüşler, onların &#8220;tanımı da biz yaparız fetvayı da biz veririz&#8221; diye çığırtamaya başladıkları bir ortamda, devrimcilerin bağımsız siyasetlerinin önemi bir kat daha artmıştır. Haliyle bu memleketin özgürlükçü solcuları da, mesela ODTÜ‘lü öğrencilerin &#8220;özgürlükçüyüz ama salak değiliz&#8221; tepkisinde simgeleşen bir tavrı almayı tercih etmişlerdir. Mevcut hükümete payanda olmayı reddetmişler ve kendi bağımsız siyasetlerini dile getirmişlerdir. Çünkü özgürlükçü solculuk, kesinlikle ve her şeyden önce zalimlerden bağımsız siyaset üretebilmek mesleğidir. Bu tavırlarını da önyargılı olmayan herkesin kolayca anlayabileceği bir şekilde sergilemişlerdir. Nitekim Tarhan Erdem şöyle demiştir: &#8220;Gençler hem üniversiteye istedikleri giysiyle gelinmesini ilan ediyor hem de iki aydan beri oynanan oyuna itiraz ediyor ve kolayca aldatılabilen, ne yapılmak istendiğini anlamayan insanlar olmadıklarını söylüyorlardı.&#8221;[...]<em>Melih Pekdemir</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-20050</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 09:02:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-20050</guid>
		<description>TT, yazilanlari anlayamiyormusunuz? 
tek bir "ozgurluk" 10 ozgurlugu oldurecekse karsiyiz diyor adam. Bunun neresinden fasistlik cikardiniz anlamadim. Aslinda Pekdemir in o konudaki ozgurlukcu tavri dogru ve tutarli olan tavirdir, palavra yemeyen bir tavirdir. Bende turbana karsiyim, fasist mi oluyorum simdi?

Sunu demek istiyor, ozgurlukculugu ermirleri yerine getirme ozgurlugu olarak gorup ve tum diger ozgurlukleri dislayan bir ozgurluk soylemi gelistirirseniz ben bunu yemem arkadas, turban benim icin bir ozgurluk meselesi olamaz diyor. Takan taksin, ama ozgurluk kavraminin icinin bosaltilmasina izin vermemek lazim diyor.

Melihin sloganini alip gosteri yapan ODTU lu ogrencilerin basinda fes de vardi, dikkat ettiyseniz...

Ikincisi, mesela Ankara SBF gibi yerler zaman zaman sol goruslu insanlarin agirlikta oldugu yerler olmustur. 100 Metre uzaginda evim var, gider gelirim memleketteyken. Girildigi zamanlarda daha tek bir turbanlinin burnunun kanadigini gormedim, gorende yoktur - yok oyle birsey. Demagoji yapmayalim o yuzden. Demagoji yapmadan, anlatilmak istenen seyi anlamaya calisalim.

Pekdemir aydan gelmis bir insan degil, fikirlerini de benimseyen birisi olarak, ve ayni dergi icin emek vermis birisi olarak asagi yukari ayni cizgide fikirlere sahip oldugumu soyleyebilirim. Eger sizin icin turban meselesine karsi tavir takiniyor olmak fasistlikle esdeger ise, bence biraz fasizm okumasi yapmakta fayda var - yoksa fasizm tarafindan 25 yil boyunca yargilanmis insanlara fasist demek gibi absurdluklere gireriz. 
Dikkat ederseniz kilik kiyafet yasaklarini savunmak degil, ozgurluk kavraminin icini tamamiyle bosaltan soylemlere prim vermemek gibi bir kaygi var. Sahsen icinde bir "direnis" olmasindan hep sempatiyle bakmisimdir insanlarin zihnini acabilme potansiyeli acisindan, acikcasi artik oyle dusunmuyorum. Hatta onu birakin, genel ozgurlukler meselesi acisindan zararli oldugunu bile dusunuyorum artik. Foucault muco hikaye yani.

Size biraz daha uzun bir Pekdemir yazisi, ne demek istedigi aciktir herhalde:
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=17485

Hayat fikirlerimiz icin cok guzel bir laboratuvar. Maalesef hergun dogrulaniyor kaygilarimiz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>TT, yazilanlari anlayamiyormusunuz?<br />
tek bir &#8220;ozgurluk&#8221; 10 ozgurlugu oldurecekse karsiyiz diyor adam. Bunun neresinden fasistlik cikardiniz anlamadim. Aslinda Pekdemir in o konudaki ozgurlukcu tavri dogru ve tutarli olan tavirdir, palavra yemeyen bir tavirdir. Bende turbana karsiyim, fasist mi oluyorum simdi?</p>
<p>Sunu demek istiyor, ozgurlukculugu ermirleri yerine getirme ozgurlugu olarak gorup ve tum diger ozgurlukleri dislayan bir ozgurluk soylemi gelistirirseniz ben bunu yemem arkadas, turban benim icin bir ozgurluk meselesi olamaz diyor. Takan taksin, ama ozgurluk kavraminin icinin bosaltilmasina izin vermemek lazim diyor.</p>
<p>Melihin sloganini alip gosteri yapan ODTU lu ogrencilerin basinda fes de vardi, dikkat ettiyseniz&#8230;</p>
<p>Ikincisi, mesela Ankara SBF gibi yerler zaman zaman sol goruslu insanlarin agirlikta oldugu yerler olmustur. 100 Metre uzaginda evim var, gider gelirim memleketteyken. Girildigi zamanlarda daha tek bir turbanlinin burnunun kanadigini gormedim, gorende yoktur - yok oyle birsey. Demagoji yapmayalim o yuzden. Demagoji yapmadan, anlatilmak istenen seyi anlamaya calisalim.</p>
<p>Pekdemir aydan gelmis bir insan degil, fikirlerini de benimseyen birisi olarak, ve ayni dergi icin emek vermis birisi olarak asagi yukari ayni cizgide fikirlere sahip oldugumu soyleyebilirim. Eger sizin icin turban meselesine karsi tavir takiniyor olmak fasistlikle esdeger ise, bence biraz fasizm okumasi yapmakta fayda var - yoksa fasizm tarafindan 25 yil boyunca yargilanmis insanlara fasist demek gibi absurdluklere gireriz.<br />
Dikkat ederseniz kilik kiyafet yasaklarini savunmak degil, ozgurluk kavraminin icini tamamiyle bosaltan soylemlere prim vermemek gibi bir kaygi var. Sahsen icinde bir &#8220;direnis&#8221; olmasindan hep sempatiyle bakmisimdir insanlarin zihnini acabilme potansiyeli acisindan, acikcasi artik oyle dusunmuyorum. Hatta onu birakin, genel ozgurlukler meselesi acisindan zararli oldugunu bile dusunuyorum artik. Foucault muco hikaye yani.</p>
<p>Size biraz daha uzun bir Pekdemir yazisi, ne demek istedigi aciktir herhalde:<br />
<a href="http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=17485" rel="nofollow">http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=17485</a></p>
<p>Hayat fikirlerimiz icin cok guzel bir laboratuvar. Maalesef hergun dogrulaniyor kaygilarimiz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TT tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-20044</link>
		<dc:creator>TT</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 06:33:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-20044</guid>
		<description>Fuatogl &lt;strong&gt;Melih Pekdemir‘in yazisinda irkci fasistlerin yazdiklarina benzer ne gordunuz? Merak ettigimden soruyorum.&lt;/strong&gt;

Bir başka Melih Pekdemir yazısı: “Elbette türban takmak da bir hakikat ama şimdi özgürlük filan değil. Velev ki öyle sayılsın. Ama tek bir özgürlük on özgürlüğün canına okuyacaksa, on hayati yasak getirecekse; bizden bu kadar, sayımız suyumuz yok: Türbana karşıyız arkadaş! Çünkü özgürlükçüyüz ama salak değiliz...” 

....

Özgürlükçüyüz ve faşistlerden şikayetçiyiz ama tüm bunları bir avuç sol için istiyoruz. Gücü elimize geçirince faşistlerden daha faşist olmasını da iyi biliriz...
İmza:Salak Olmayan Özgürlük Savaşçısı Melih PekDEMİR!
...

Sanıyorum yukarıda sayın snibe'nin belki on kez ısrarla sorduğu sorunun cevabı açık edilmiştir..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fuatogl <strong>Melih Pekdemir‘in yazisinda irkci fasistlerin yazdiklarina benzer ne gordunuz? Merak ettigimden soruyorum.</strong></p>
<p>Bir başka Melih Pekdemir yazısı: “Elbette türban takmak da bir hakikat ama şimdi özgürlük filan değil. Velev ki öyle sayılsın. Ama tek bir özgürlük on özgürlüğün canına okuyacaksa, on hayati yasak getirecekse; bizden bu kadar, sayımız suyumuz yok: Türbana karşıyız arkadaş! Çünkü özgürlükçüyüz ama salak değiliz&#8230;” </p>
<p>&#8230;.</p>
<p>Özgürlükçüyüz ve faşistlerden şikayetçiyiz ama tüm bunları bir avuç sol için istiyoruz. Gücü elimize geçirince faşistlerden daha faşist olmasını da iyi biliriz&#8230;<br />
İmza:Salak Olmayan Özgürlük Savaşçısı Melih PekDEMİR!<br />
&#8230;</p>
<p>Sanıyorum yukarıda sayın snibe&#8217;nin belki on kez ısrarla sorduğu sorunun cevabı açık edilmiştir..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19684</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 14:46:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19684</guid>
		<description>@Kerem bey, aynen katiliyorum dediklerinize, yorumum sanki sizin aktardiklariniza yonelikmis gibi durmus, oyle demek istemedim. Gunumuzdeki carpikligi vurgulayip verdiginiz kaynaktaki dogru tavra vurgu yapmak istedim.

@Suat bey is cikisindayim, daha sonra deginirim ayrintili olarak. Ama kisa kisa ifade etmek isterim hemen.

&lt;blockquote&gt;Bakın yine aynı hatayı yapıyorsunuz. Herşeyi güllük gülistanlık almanıza gerek yok. Mevcut sistemin olumsuzluklarıyla solu aklamaya çalışıyorsunuz. Sağın hataları solu otomatikman haklı yapmaz. Burada solu konuşuyoruz, sağın çok matah bir şey olduğunu değil.&lt;/blockquote&gt;
Babanizin vites esprisini anlatinca baska birsey demek dusmuyor ama. Tartismak ayri, gericidir demek ayri. Hele bizim memleketimizde sol geri gitmek icindir denirse, bu memleketin iliklerine kadar sag oldugunu, carpikliklikla dogrudan baglantili oldugunu hatirlatmam gerekir.

&lt;blockquote&gt;Evet, sinif farklarini kaldirma utopysi baski olmadan olmaz. Elbette bu hos bir ruyadir, bundan oz baskicilik cikartmiyorum sadece bunun yonteminin baskıcı bir rejim olmadan olmayacağını söylüyorum. Kapitalizm=sömürü meselesine ise tabii ki katılmıyorum. Vahşi olan kapitalizm değil devlettir. ABD’deki son krizde bile bu görüldü. (Bkz bir yazı)&lt;/blockquote&gt;
Sordum ama yukarida, sinif farkliliklarini korumak baskisiz mi oluyor, once bir onu anlatin hele!

&lt;blockquote&gt;Evet, sinif farklarini kaldirma utopysi baski olmadan olmaz. Elbette bu hos bir ruyadir, bundan oz baskicilik cikartmiyorum sadece bunun yonteminin baskıcı bir rejim olmadan olmayacağını söylüyorum. Kapitalizm=sömürü meselesine ise tabii ki katılmıyorum. Vahşi olan kapitalizm değil devlettir. ABD’deki son krizde bile bu görüldü. (Bkz bir yazı)&lt;/blockquote&gt;
Suat bey bunu iddia etmek komik ama, biliyor olmalisiniz!? Kapitalizmin temelinde somuru vardir, degere el koyma vardir. Siz atiyorum 4 saat kendi maliyetini karsilamak icin calisirsiniz, geri kalan 4 saat isverenin cebine kar olarak gider. Somuru taaa buralarda, isin temelinde, mantiginda, kapitalizme ickin birsey. Devlet ister fasizm olsun ister ultra liberal olsun hic fark etmez. 

Somuru edebiyat degil, sakiz da hic degil. Somuru icinde yasadigimiz duzenin temel niteliklerinden bir tanesi, solu buralardan tartismamalarinin sebebini de iyi anliyorum aslinda. Cok acik ve net cunku.

&lt;blockquote&gt;Dediğim gibi hiçbir projeniz yok. Nükleere ölü taklidi yaparak karşı çıkan ama alternatiflerinin neye malolduğundan habersiz çevreciler gibisiniz.&lt;/blockquote&gt;
Ben buyuk oranda nukleere alternatif yaratmaya calisan yenilenebilir enerjilere yonelmis bir ulkede yasiyorum...Nelere mal oldugu ortadadir, 15 yil once savunduklarimiz yapilsaydi genclerimiz buralarda degisik yabanci ulkelerde yabanci firmalarin isleri icin egitim almiyor olurdu. Is as ve teknoloji yaratamadik adim atmadigimiz icin, simdi yabanci firmalar yiyecek kaymagini. Acilan yol bu olmustur maalesef. 5-10 yil sonra memleketin bircok yerinde Vestas turbinleri olacak, "geri kafali solcu Fuat demisti" diyeceksiniz.

Proje kismina gelince. Ne projesi? IMF politikalarini uygulamak proje mi oluyor? Ne projesi?
Sayayim isterseniz, YOK u kaldiralim, diyaneti kapatalim onun yerine egitime 10 kat para ayirip demokratik parasiz egitim verelim, sifirdan bir anayasa yapalim, mevcut baskici tum yasalari ortadan kaldiralim, Darbecilerinin hepsini birden yargilayalim, say say bitmez...proje mi yok, turkiye proje mezarligi! Geri vites olarak gordugunuz solun talepleri ise 20-30 yillik aralarla gerceklesiyor. Nasil geri vites ise.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@Kerem bey, aynen katiliyorum dediklerinize, yorumum sanki sizin aktardiklariniza yonelikmis gibi durmus, oyle demek istemedim. Gunumuzdeki carpikligi vurgulayip verdiginiz kaynaktaki dogru tavra vurgu yapmak istedim.</p>
<p>@Suat bey is cikisindayim, daha sonra deginirim ayrintili olarak. Ama kisa kisa ifade etmek isterim hemen.</p>
<blockquote><p>Bakın yine aynı hatayı yapıyorsunuz. Herşeyi güllük gülistanlık almanıza gerek yok. Mevcut sistemin olumsuzluklarıyla solu aklamaya çalışıyorsunuz. Sağın hataları solu otomatikman haklı yapmaz. Burada solu konuşuyoruz, sağın çok matah bir şey olduğunu değil.</p></blockquote>
<p>Babanizin vites esprisini anlatinca baska birsey demek dusmuyor ama. Tartismak ayri, gericidir demek ayri. Hele bizim memleketimizde sol geri gitmek icindir denirse, bu memleketin iliklerine kadar sag oldugunu, carpikliklikla dogrudan baglantili oldugunu hatirlatmam gerekir.</p>
<blockquote><p>Evet, sinif farklarini kaldirma utopysi baski olmadan olmaz. Elbette bu hos bir ruyadir, bundan oz baskicilik cikartmiyorum sadece bunun yonteminin baskıcı bir rejim olmadan olmayacağını söylüyorum. Kapitalizm=sömürü meselesine ise tabii ki katılmıyorum. Vahşi olan kapitalizm değil devlettir. ABD’deki son krizde bile bu görüldü. (Bkz bir yazı)</p></blockquote>
<p>Sordum ama yukarida, sinif farkliliklarini korumak baskisiz mi oluyor, once bir onu anlatin hele!</p>
<blockquote><p>Evet, sinif farklarini kaldirma utopysi baski olmadan olmaz. Elbette bu hos bir ruyadir, bundan oz baskicilik cikartmiyorum sadece bunun yonteminin baskıcı bir rejim olmadan olmayacağını söylüyorum. Kapitalizm=sömürü meselesine ise tabii ki katılmıyorum. Vahşi olan kapitalizm değil devlettir. ABD’deki son krizde bile bu görüldü. (Bkz bir yazı)</p></blockquote>
<p>Suat bey bunu iddia etmek komik ama, biliyor olmalisiniz!? Kapitalizmin temelinde somuru vardir, degere el koyma vardir. Siz atiyorum 4 saat kendi maliyetini karsilamak icin calisirsiniz, geri kalan 4 saat isverenin cebine kar olarak gider. Somuru taaa buralarda, isin temelinde, mantiginda, kapitalizme ickin birsey. Devlet ister fasizm olsun ister ultra liberal olsun hic fark etmez. </p>
<p>Somuru edebiyat degil, sakiz da hic degil. Somuru icinde yasadigimiz duzenin temel niteliklerinden bir tanesi, solu buralardan tartismamalarinin sebebini de iyi anliyorum aslinda. Cok acik ve net cunku.</p>
<blockquote><p>Dediğim gibi hiçbir projeniz yok. Nükleere ölü taklidi yaparak karşı çıkan ama alternatiflerinin neye malolduğundan habersiz çevreciler gibisiniz.</p></blockquote>
<p>Ben buyuk oranda nukleere alternatif yaratmaya calisan yenilenebilir enerjilere yonelmis bir ulkede yasiyorum&#8230;Nelere mal oldugu ortadadir, 15 yil once savunduklarimiz yapilsaydi genclerimiz buralarda degisik yabanci ulkelerde yabanci firmalarin isleri icin egitim almiyor olurdu. Is as ve teknoloji yaratamadik adim atmadigimiz icin, simdi yabanci firmalar yiyecek kaymagini. Acilan yol bu olmustur maalesef. 5-10 yil sonra memleketin bircok yerinde Vestas turbinleri olacak, &#8220;geri kafali solcu Fuat demisti&#8221; diyeceksiniz.</p>
<p>Proje kismina gelince. Ne projesi? IMF politikalarini uygulamak proje mi oluyor? Ne projesi?<br />
Sayayim isterseniz, YOK u kaldiralim, diyaneti kapatalim onun yerine egitime 10 kat para ayirip demokratik parasiz egitim verelim, sifirdan bir anayasa yapalim, mevcut baskici tum yasalari ortadan kaldiralim, Darbecilerinin hepsini birden yargilayalim, say say bitmez&#8230;proje mi yok, turkiye proje mezarligi! Geri vites olarak gordugunuz solun talepleri ise 20-30 yillik aralarla gerceklesiyor. Nasil geri vites ise.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Suat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19663</link>
		<dc:creator>Suat</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 03:47:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19663</guid>
		<description>Kerem bey,

Okuduğunuzu mu anlamıyorsunuz yoksa istihza mı yapıyorsunuz anlamadım. Ben "Dünya solu devletin sekülerliği ve inançlara olan eşit mesafe laikliği konusunda hassastır (biz de öyleyiz) ancak toplumların inançları noktasında son derece özgürlükçüdür." dedim. bana örnek diye verdiğiniz link de beni doğruluyor. Laik devlette dini törenle karşılamayı eleştiriyor. Tam da bunu dedim. Niye o örneği verdiniz?

Ve devam ettim; "Türk solu daha başörtüsü konusunda bile “ama” demeden ortak tavır almasını beceremedi." dedim. Yanlış mı? Batı solunun ezici çoğunluğunda bunu görebilir misiniz? Komik olmayın, karşılayan örnekler verin. (Altan vs gibi afaroz edilenler dışında tabi. Onlar sol değil üçüncü yolculara göre, onlar münafık, mürted. Tam da bu yüzden değil mi zaten, işe de bakın:)

Altan konusunda hala niyet okumaya devam ediyorsunuz. Buna gerek yok Taraf'ın politikalarına, yazar profiline ve Taraf'ın üçüncü yolcular tarafından niçin sevilmediğine bakmak yeterli.  Murat Belge yazılarını da okudum, son derece haklı. Dünyanın heryerinde bu işlerin halkın 'hassasiyetine' bırakılması yanlış karşılanır. Halk tarihi eserden sanattan anlamak zorunda değildir.  Neden baltayı sürekli taşa vuran örnekler beriyorsunuz kuzum? Siz sanırım elitizm ile elit kitlenin varlığı ile ödevleri kısmını fena halde karıştırıyorsunuz.

&lt;em&gt;““Laikliğin, pozitifi, negatifi, açığı, kapalısı ve hoşgörülüsü, hoşgörüsüzü olamaz. Laiklik cumhuriyetin en temel ilkesidir””&lt;/em&gt;

Bu lafı edene kim saldırmış onu da anlamadım. Siz kim ile konuşuyorsunuz bana hitaben mi yazdınız? Ben bu söze katılıyorum, laiklik temel bir prensip olmalı. Devlet mevcut ideolojisi pozitivizm de dahil tüm inanç ve felsefelere eşit mesafede olmalı, yani ideolojisiz olmalı. "Laikçilik" de bir ideolojidir, sekülerizmi dayatır, (bkz başörtüsü ve kuran kursu yasakları, tevhidi tedrisat)  laikçilik de yapmamalı, laik olmalı. Buna itirazınız var mı?

Bizimkisi aslında laikçilik bile sayılmaz. Devlet tarafından finanse edilen bir sünni diyanetimiz var. Laik bir devlette bu kurumun ne işi var. Ama yook camileri cemaatlere bırakamayız değil mi, o zaman olmaz. Din devletin kontrolünde olmalı. Yerim ben böyle anlkayışı. Hayır bir de insanı aptal yerine koymuyorlar mı laiklik diye ben onu anlamıyorum.. (Laikliğe bakışım için mesela zorunlu din dersine ilişkin bir zaman önce yazıdığım &lt;a href="http://www.derindusunce.org/2008/03/09/zorunlu-din-dersi-uzerine/" rel="nofollow"&gt;şu yazıma&lt;/a&gt; bakılabilir.)

Jakobenliği üstünüze alınmaya gerek yok, olaylara verdiğiniz tepkiler onu zaten size yapıştıracaktır.

Bir diğer örnek oruç baskısına gelince. Bu toplumun çok büyük çoğunluğu müslüman. Bu çoğunluğun da büyük bir çoğunluğu oruç tutuyor. Dolayısı işe demografik olarak bir baskı unsuru ve buna dair örnek verilmek istendiğinde elbette adetler çoğunlukla doğru orantılı olactır. Yani illa temel olarak, istatistiğe giriş dersi mi verceğiz, anlamıyorum. (Tabii bir de her sene servis ediken oruç tutmadığı için babası dövdü, içki içtiği için saldırdılar vs gibi yalan haberlere de dikkat etmek lazım. Çünkü bunlar çok yapılıyor. Bir ara çetelesini tutmuş, kapattığım sitemde yayınlamıştım. Konu dağılmasın diye buraya eklemedim, dilerseniz eklerim.)

Siz nasıl olduysa aksi yönde hiç karşılaşmamışsınız ama ben aksi yönüyle de bu baskıdan sözedeyim biraz.

Mahalle baskısı heryerde olur, hatırlayın, seçimden önce CHP’ye oy verecek olup da AKP’nin iktidarda kalmasını isteyen finans çevrelerini. Siz onların gerçekten CHP’ye mi oy verdilerini sanıyorsunuz? Tabii ki hayır, onlara bunu söyleten “mahalle baskısı” idi. Bulundukları sosyal çevre açısndan AKP’ye oy vereceklerini beyan etmeleri imkansızdı.

Doğan Medya Center’da gazetecilik yapan, köşe yazan bir dostum, akşam yemeği davetinde içki ikramını reddettiği için acayip tavırlarla karşılaştığını anlatmıştı geçen yıl. Özellikle de reddetme sebebi olarak herhangi bir fiziksel rahatsızlık ya da çekinceyi değil de “haram”lığını ileri sürdükten sonra. (Baştan sağlık nedeni ile reddettiğini sanmışlar, modern ya bunlar, diğer ihtimal hiç akıllarına gelmemiş.) “O kadar farklı ve aşağılayıcı davrandılar ki artık yemeklere katılmıyorum” demişti.

Bu da bir “mahalle baskısı” değil mi?

Bir restoran sahibi, hem yağlı müşterileri kaçırmamak için gelen talepler doğrultusunda mekanının üst katını mescide çevirmiş, hem de “aslında hiç istemiyorum ama mecbur kaldım..” gibi bir serzenişte bulunmuş. Necip medyamızın köşe yazarları da bunu mahalle baskısı olarak yorumluyor. Yuh artık.. Bu uyanık işletmeciyi “kardeşim ilkeli ol madem, çevirme, silah mı dayadılar mescit yapman için?” diye silkeleyeceğine, “vah vah geliyor islamcılarrr..” diye hayıflanmak ve bunu “piyasa”nın gücüne değil de “mahalle baskısı”na dayandırmak düpedüz ahmaklıktır.

Mahalle baskısı salt belli bir kültürün etkisinden kaynaklanmaz, tabii ki baskın kültürün baskı tezahürü görece olarak daha belirgin, daha yaygın olacak. Ama eğer bir kavramdan ve sosyolojik analizden sözediyorsanız bütünü gözlemlemeli ve çarpıtma yapmamalısınız.

Öyle birkaç muhafazakar yöreyi örnek verip sopa göstermek ve kendi sosyal çevresinin “mahalle baskısı”nı görmezden gelmek eğer cehalet değilse şarlatanlıktır.

A. Turan Alkan’ın dediği gibi; bedava yaşıyor, bedavadan geçiniyor, ülkesini kavanozdan seyrediyor Türk aydını…

Liberallik ve neoliberallik konusundaki yaklaşımıza ise Fuat beye verdiğim cevaplarda değindim. Geri vites yazsını yazabilirsem orada da değinrim.  Bu sığ bakış Türk'ünden Avrupalısına tüm solun sorunu. Kolayca değişecek gibi de görünmüyor. Diyakektik bari işe yarar da biraz demokrasi, özgürlük ve serbest piyasa tarafına çekeriz diye ümit etmekten başka yolumuz yok.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kerem bey,</p>
<p>Okuduğunuzu mu anlamıyorsunuz yoksa istihza mı yapıyorsunuz anlamadım. Ben &#8220;Dünya solu devletin sekülerliği ve inançlara olan eşit mesafe laikliği konusunda hassastır (biz de öyleyiz) ancak toplumların inançları noktasında son derece özgürlükçüdür.&#8221; dedim. bana örnek diye verdiğiniz link de beni doğruluyor. Laik devlette dini törenle karşılamayı eleştiriyor. Tam da bunu dedim. Niye o örneği verdiniz?</p>
<p>Ve devam ettim; &#8220;Türk solu daha başörtüsü konusunda bile “ama” demeden ortak tavır almasını beceremedi.&#8221; dedim. Yanlış mı? Batı solunun ezici çoğunluğunda bunu görebilir misiniz? Komik olmayın, karşılayan örnekler verin. (Altan vs gibi afaroz edilenler dışında tabi. Onlar sol değil üçüncü yolculara göre, onlar münafık, mürted. Tam da bu yüzden değil mi zaten, işe de bakın:)</p>
<p>Altan konusunda hala niyet okumaya devam ediyorsunuz. Buna gerek yok Taraf&#8217;ın politikalarına, yazar profiline ve Taraf&#8217;ın üçüncü yolcular tarafından niçin sevilmediğine bakmak yeterli.  Murat Belge yazılarını da okudum, son derece haklı. Dünyanın heryerinde bu işlerin halkın &#8216;hassasiyetine&#8217; bırakılması yanlış karşılanır. Halk tarihi eserden sanattan anlamak zorunda değildir.  Neden baltayı sürekli taşa vuran örnekler beriyorsunuz kuzum? Siz sanırım elitizm ile elit kitlenin varlığı ile ödevleri kısmını fena halde karıştırıyorsunuz.</p>
<p><em>““Laikliğin, pozitifi, negatifi, açığı, kapalısı ve hoşgörülüsü, hoşgörüsüzü olamaz. Laiklik cumhuriyetin en temel ilkesidir””</em></p>
<p>Bu lafı edene kim saldırmış onu da anlamadım. Siz kim ile konuşuyorsunuz bana hitaben mi yazdınız? Ben bu söze katılıyorum, laiklik temel bir prensip olmalı. Devlet mevcut ideolojisi pozitivizm de dahil tüm inanç ve felsefelere eşit mesafede olmalı, yani ideolojisiz olmalı. &#8220;Laikçilik&#8221; de bir ideolojidir, sekülerizmi dayatır, (bkz başörtüsü ve kuran kursu yasakları, tevhidi tedrisat)  laikçilik de yapmamalı, laik olmalı. Buna itirazınız var mı?</p>
<p>Bizimkisi aslında laikçilik bile sayılmaz. Devlet tarafından finanse edilen bir sünni diyanetimiz var. Laik bir devlette bu kurumun ne işi var. Ama yook camileri cemaatlere bırakamayız değil mi, o zaman olmaz. Din devletin kontrolünde olmalı. Yerim ben böyle anlkayışı. Hayır bir de insanı aptal yerine koymuyorlar mı laiklik diye ben onu anlamıyorum.. (Laikliğe bakışım için mesela zorunlu din dersine ilişkin bir zaman önce yazıdığım <a href="http://www.derindusunce.org/2008/03/09/zorunlu-din-dersi-uzerine/" rel="nofollow">şu yazıma</a> bakılabilir.)</p>
<p>Jakobenliği üstünüze alınmaya gerek yok, olaylara verdiğiniz tepkiler onu zaten size yapıştıracaktır.</p>
<p>Bir diğer örnek oruç baskısına gelince. Bu toplumun çok büyük çoğunluğu müslüman. Bu çoğunluğun da büyük bir çoğunluğu oruç tutuyor. Dolayısı işe demografik olarak bir baskı unsuru ve buna dair örnek verilmek istendiğinde elbette adetler çoğunlukla doğru orantılı olactır. Yani illa temel olarak, istatistiğe giriş dersi mi verceğiz, anlamıyorum. (Tabii bir de her sene servis ediken oruç tutmadığı için babası dövdü, içki içtiği için saldırdılar vs gibi yalan haberlere de dikkat etmek lazım. Çünkü bunlar çok yapılıyor. Bir ara çetelesini tutmuş, kapattığım sitemde yayınlamıştım. Konu dağılmasın diye buraya eklemedim, dilerseniz eklerim.)</p>
<p>Siz nasıl olduysa aksi yönde hiç karşılaşmamışsınız ama ben aksi yönüyle de bu baskıdan sözedeyim biraz.</p>
<p>Mahalle baskısı heryerde olur, hatırlayın, seçimden önce CHP’ye oy verecek olup da AKP’nin iktidarda kalmasını isteyen finans çevrelerini. Siz onların gerçekten CHP’ye mi oy verdilerini sanıyorsunuz? Tabii ki hayır, onlara bunu söyleten “mahalle baskısı” idi. Bulundukları sosyal çevre açısndan AKP’ye oy vereceklerini beyan etmeleri imkansızdı.</p>
<p>Doğan Medya Center’da gazetecilik yapan, köşe yazan bir dostum, akşam yemeği davetinde içki ikramını reddettiği için acayip tavırlarla karşılaştığını anlatmıştı geçen yıl. Özellikle de reddetme sebebi olarak herhangi bir fiziksel rahatsızlık ya da çekinceyi değil de “haram”lığını ileri sürdükten sonra. (Baştan sağlık nedeni ile reddettiğini sanmışlar, modern ya bunlar, diğer ihtimal hiç akıllarına gelmemiş.) “O kadar farklı ve aşağılayıcı davrandılar ki artık yemeklere katılmıyorum” demişti.</p>
<p>Bu da bir “mahalle baskısı” değil mi?</p>
<p>Bir restoran sahibi, hem yağlı müşterileri kaçırmamak için gelen talepler doğrultusunda mekanının üst katını mescide çevirmiş, hem de “aslında hiç istemiyorum ama mecbur kaldım..” gibi bir serzenişte bulunmuş. Necip medyamızın köşe yazarları da bunu mahalle baskısı olarak yorumluyor. Yuh artık.. Bu uyanık işletmeciyi “kardeşim ilkeli ol madem, çevirme, silah mı dayadılar mescit yapman için?” diye silkeleyeceğine, “vah vah geliyor islamcılarrr..” diye hayıflanmak ve bunu “piyasa”nın gücüne değil de “mahalle baskısı”na dayandırmak düpedüz ahmaklıktır.</p>
<p>Mahalle baskısı salt belli bir kültürün etkisinden kaynaklanmaz, tabii ki baskın kültürün baskı tezahürü görece olarak daha belirgin, daha yaygın olacak. Ama eğer bir kavramdan ve sosyolojik analizden sözediyorsanız bütünü gözlemlemeli ve çarpıtma yapmamalısınız.</p>
<p>Öyle birkaç muhafazakar yöreyi örnek verip sopa göstermek ve kendi sosyal çevresinin “mahalle baskısı”nı görmezden gelmek eğer cehalet değilse şarlatanlıktır.</p>
<p>A. Turan Alkan’ın dediği gibi; bedava yaşıyor, bedavadan geçiniyor, ülkesini kavanozdan seyrediyor Türk aydını…</p>
<p>Liberallik ve neoliberallik konusundaki yaklaşımıza ise Fuat beye verdiğim cevaplarda değindim. Geri vites yazsını yazabilirsem orada da değinrim.  Bu sığ bakış Türk&#8217;ünden Avrupalısına tüm solun sorunu. Kolayca değişecek gibi de görünmüyor. Diyakektik bari işe yarar da biraz demokrasi, özgürlük ve serbest piyasa tarafına çekeriz diye ümit etmekten başka yolumuz yok.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Suat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19662</link>
		<dc:creator>Suat</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 03:05:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19662</guid>
		<description>Fuat bey,

Bakın yine aynı hatayı yapıyorsunuz. Herşeyi güllük gülistanlık almanıza gerek yok. Mevcut sistemin olumsuzluklarıyla solu aklamaya çalışıyorsunuz. Sağın hataları solu otomatikman haklı yapmaz. Burada solu konuşuyoruz, sağın çok matah bir şey olduğunu değil. Bu çalım atma gayretini bırakın artık, bakın işte top bende kalıyor hep, geçemiyorsunuz, niye bu ısrar kuzum? Sağın  sorunlarını başka başlıkta konuşuruz konumuz sol şimdi. Ufuk Uras'i da tebrik ediyorum. Ona fikren verse de siyaseten destek veremeyenleri gorunce de uzuluyorum. Ufuk Uras sizler gibi ucuncu yolcu degil yalniz ergenekon operasyonuna tam destek vermisti. Yanlış örnek vermişsiniz. 

Bakın burada spesifik olayları değil bir zihniyeti konuşuyoruz. Siyaset felsefesi yapmakla siyaset yapmak arasindaki farkı görmüyorsunuz. Siyaset felsefesi aklın tüm sınırlarını zorlayarak mükemmelin peşine düşer. Siyasetçi ise her zaman gerçeklerle karşı karşıyadır, kötü ile daha az kötü arasında seçim yapar. Biz burada siyaset felsefesi yapıyoruz. Bu yüzden AKP'nin yapamadıkları falan bunları geçin. İşin felsefesini konuşalım.

Sizin bu siyaset felsefesi noktasında temel hatalarınız var.

Bir projeniz yok, öneriniz yok.  Antitezden tez olmaz. Liberalizmle barışık değilsiniz. Dünyanın gittiği yönü bilmiyorsunuz. 

Evet, sinif farklarini kaldirma utopysi baski olmadan olmaz. Elbette bu hos bir ruyadir, bundan oz baskicilik cikartmiyorum sadece bunun yonteminin baskıcı bir rejim olmadan olmayacağını söylüyorum. Kapitalizm=sömürü meselesine ise tabii ki katılmıyorum. &lt;a href="http://www.derindusunce.org/author/pascalsalin/" rel="nofollow"&gt;Vahşi olan kapitalizm değil devlettir&lt;/a&gt;. ABD'deki son krizde bile bu görüldü. (Bkz bir &lt;a href="http://ucuncudalgageliyor.blogspot.com/2008/09/sistem-batiyor-mu.html" rel="nofollow"&gt;yazı&lt;/a&gt;)

Sizler mevcut sistemi müdahalesiz klasik liberal sanıyorsunuz. Sorunlarının da liberalizmden kaynaklanıyor sanıyorsunuz. Hayır, aslında sorunlar tam da yapılmaması gereken müdahalelerden, izin verilmemsi gereken tekelleşmelerden çıkıyor. Bilin bakalım planlamacılık kimin hevesidir? Bildiniz, tabii ki sosyalizmin.

Sömürü edebiyatı da bitmeyen sakız.

Müdahalesiz liberalizm sömürü falan getirmez,  vahşi devletlerin politikalarını kapitalizme, serbest piyasaya  yamamayalım. Kapitalizm fakirlik yaratmamış varolan fakirliği devralmıştır. Bu kadar gerçeklerden kopuk olmanızı anlayamıyorum. (Size Liberal düşünce dergisi aboneliği önersem?)

Dediğim gibi hiçbir projeniz yok. Nükleere ölü taklidi yaparak karşı çıkan ama alternatiflerinin &lt;a href="http://ucuncudalgageliyor.blogspot.com/2008/09/yesilcilerin-hurafeleri.html" rel="nofollow"&gt;neye malolduğundan&lt;/a&gt; habersiz çevreciler gibisiniz.

Neyse, boşa enerji harcıyoruz.  Aklımda "Bir geri vites olarak Türk Solu" başlıklı yazı var. Elim değerse yazarım, altında konuşuruz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fuat bey,</p>
<p>Bakın yine aynı hatayı yapıyorsunuz. Herşeyi güllük gülistanlık almanıza gerek yok. Mevcut sistemin olumsuzluklarıyla solu aklamaya çalışıyorsunuz. Sağın hataları solu otomatikman haklı yapmaz. Burada solu konuşuyoruz, sağın çok matah bir şey olduğunu değil. Bu çalım atma gayretini bırakın artık, bakın işte top bende kalıyor hep, geçemiyorsunuz, niye bu ısrar kuzum? Sağın  sorunlarını başka başlıkta konuşuruz konumuz sol şimdi. Ufuk Uras&#8217;i da tebrik ediyorum. Ona fikren verse de siyaseten destek veremeyenleri gorunce de uzuluyorum. Ufuk Uras sizler gibi ucuncu yolcu degil yalniz ergenekon operasyonuna tam destek vermisti. Yanlış örnek vermişsiniz. </p>
<p>Bakın burada spesifik olayları değil bir zihniyeti konuşuyoruz. Siyaset felsefesi yapmakla siyaset yapmak arasindaki farkı görmüyorsunuz. Siyaset felsefesi aklın tüm sınırlarını zorlayarak mükemmelin peşine düşer. Siyasetçi ise her zaman gerçeklerle karşı karşıyadır, kötü ile daha az kötü arasında seçim yapar. Biz burada siyaset felsefesi yapıyoruz. Bu yüzden AKP&#8217;nin yapamadıkları falan bunları geçin. İşin felsefesini konuşalım.</p>
<p>Sizin bu siyaset felsefesi noktasında temel hatalarınız var.</p>
<p>Bir projeniz yok, öneriniz yok.  Antitezden tez olmaz. Liberalizmle barışık değilsiniz. Dünyanın gittiği yönü bilmiyorsunuz. </p>
<p>Evet, sinif farklarini kaldirma utopysi baski olmadan olmaz. Elbette bu hos bir ruyadir, bundan oz baskicilik cikartmiyorum sadece bunun yonteminin baskıcı bir rejim olmadan olmayacağını söylüyorum. Kapitalizm=sömürü meselesine ise tabii ki katılmıyorum. <a href="http://www.derindusunce.org/author/pascalsalin/" rel="nofollow">Vahşi olan kapitalizm değil devlettir</a>. ABD&#8217;deki son krizde bile bu görüldü. (Bkz bir <a href="http://ucuncudalgageliyor.blogspot.com/2008/09/sistem-batiyor-mu.html" rel="nofollow">yazı</a>)</p>
<p>Sizler mevcut sistemi müdahalesiz klasik liberal sanıyorsunuz. Sorunlarının da liberalizmden kaynaklanıyor sanıyorsunuz. Hayır, aslında sorunlar tam da yapılmaması gereken müdahalelerden, izin verilmemsi gereken tekelleşmelerden çıkıyor. Bilin bakalım planlamacılık kimin hevesidir? Bildiniz, tabii ki sosyalizmin.</p>
<p>Sömürü edebiyatı da bitmeyen sakız.</p>
<p>Müdahalesiz liberalizm sömürü falan getirmez,  vahşi devletlerin politikalarını kapitalizme, serbest piyasaya  yamamayalım. Kapitalizm fakirlik yaratmamış varolan fakirliği devralmıştır. Bu kadar gerçeklerden kopuk olmanızı anlayamıyorum. (Size Liberal düşünce dergisi aboneliği önersem?)</p>
<p>Dediğim gibi hiçbir projeniz yok. Nükleere ölü taklidi yaparak karşı çıkan ama alternatiflerinin <a href="http://ucuncudalgageliyor.blogspot.com/2008/09/yesilcilerin-hurafeleri.html" rel="nofollow">neye malolduğundan</a> habersiz çevreciler gibisiniz.</p>
<p>Neyse, boşa enerji harcıyoruz.  Aklımda &#8220;Bir geri vites olarak Türk Solu&#8221; başlıklı yazı var. Elim değerse yazarım, altında konuşuruz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kerem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19660</link>
		<dc:creator>kerem</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 00:56:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19660</guid>
		<description>"Öyle vatan millet, kimlik, hepimiz kardeşiz blabla ile olmaz bu işler. Birisi iftar kuyruğunda (adını koyalım: ‘Yemek Kuyrugu’) bekler kardeş olur, diğeri ‘çoluk çocuğunun geleceği için’ milyon dolarlık hisselerle oynayıp birde ek iş olarak politikacılık yapar kardeş olur."

AKP'nin de politikasi bu degil mi zaten: sosyal devleti yokedelim yerine cemaat yardimlasmasi verelim nasilsa isci-patron hepimiz "sunni" muslumaniz, aman kurtlerin ekonomik sorunlari oldugunu unutalim onu da din bagiyla cozeriz vs. vs. AKP 12 Eylul fasizminin urunu neoliberal politikalari turkiyede basariyla sonuna kadar uygulamakta.
Bu rapor neoliberalizm ve piyasa fetisizminin turkiye ekonomisine nelere maloldugunu cok acikca ortaya koyuyor, gormek isteyene.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Öyle vatan millet, kimlik, hepimiz kardeşiz blabla ile olmaz bu işler. Birisi iftar kuyruğunda (adını koyalım: ‘Yemek Kuyrugu’) bekler kardeş olur, diğeri ‘çoluk çocuğunun geleceği için’ milyon dolarlık hisselerle oynayıp birde ek iş olarak politikacılık yapar kardeş olur.&#8221;</p>
<p>AKP&#8217;nin de politikasi bu degil mi zaten: sosyal devleti yokedelim yerine cemaat yardimlasmasi verelim nasilsa isci-patron hepimiz &#8220;sunni&#8221; muslumaniz, aman kurtlerin ekonomik sorunlari oldugunu unutalim onu da din bagiyla cozeriz vs. vs. AKP 12 Eylul fasizminin urunu neoliberal politikalari turkiyede basariyla sonuna kadar uygulamakta.<br />
Bu rapor neoliberalizm ve piyasa fetisizminin turkiye ekonomisine nelere maloldugunu cok acikca ortaya koyuyor, gormek isteyene.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19657</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 23:32:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19657</guid>
		<description>Kerem bey kusura bakmayın, yorum yazma isi biraz hizli olunca arada oluyor boyle şeyler. Fransızın lafından Turkiyeye bakmisim :) Neyse, saklayayim o zaman bende, ne zaman Türkiyeden birisi söyledi, hemen kopi-peyst eder yapıştırırım ;D

Bilemiyorum ne kadar soldayım, ama kendimce, mumkun oldugunca esitlik, ozgurluk ve adalet pencerelerinden bakmaya calisirim, yalnız başına anlamsız, hepsi birarada olması gereken anlamında.

Verdiğiniz kapsamlı yazı için teşekkür ederim, tam bu zamanlarda bol bol tüketilmesi gereken türden.
&lt;blockquote&gt;Türkiye ekonomisinin ve toplumsal dokunun çözülmesine sebebiyet veren neoliberal politikalara karşı toplumu bilinçlendirmek ortak düşüncesiyle Kasım 2000’de bir araya gelen sosyal bilimciler tarafından oluşturulmuştur. BSB’nin amacı günümüzde uygulanan neoliberal politikalar için öne sürülen gerekçelerin zaaflarını ve bu politikaların sonuçlarını bilimsel tahlillerle tespit etmek, toplumun çoğunluğunun –yani emekçilerin– ihtiyaçlarına uygun politika önermeleri geliştirmek ve emek örgütlerinin toplumumuz için yaşamsal önem taşır hale gelen mücadelesini bilgi ve bilimle desteklemektir.&lt;/blockquote&gt;
diye yola çıkmışlar.

Böyle zamanlarda elzem sorunlara değil, eften püften meselelere çok yoğunlaşmak istenir. Gerçek sorunlar değil, tali meseleler etrafında gürültü kopartılır, meseleler, olaylar, tarih anlaşılmaz derece saçmalaştırılır. Mesela birilerinin sol tartışmalarına bakın, ne emek var, ne sömürü nede buna benzer temel meseleler. 

Gerçek sorunlar bile birilerinin mevcut çıkarları açısından ele alınıyor - ve bunda da garip birşey yok aslında. Önemli olan altta ezilen büyük kalabalıkların da çıkarlarını iyi bilmesi, bulanık suda akıntıya kapılmaması. Öyle vatan millet, kimlik, hepimiz kardeşiz blabla ile olmaz bu işler. Birisi iftar kuyruğunda (adını koyalım: 'Yemek Kuyrugu') bekler kardeş olur, diğeri 'çoluk çocuğunun geleceği için' milyon dolarlık hisselerle oynayıp birde ek iş olarak politikacılık yapar kardeş olur.

O yüzden meselelere verdiğiniz kaynaktaki gibi "sol ile alakasız" bir perspektiften bakmak gerekiyor, ısrarla oralara çekmek gerekiyor. Bakalım bu kardeş düzende, "müthiş gelişme" çağında kimlere neler oluyor.

Kapsamlı birşeye benziyor, tekrar teşekkürler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kerem bey kusura bakmayın, yorum yazma isi biraz hizli olunca arada oluyor boyle şeyler. Fransızın lafından Turkiyeye bakmisim <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Neyse, saklayayim o zaman bende, ne zaman Türkiyeden birisi söyledi, hemen kopi-peyst eder yapıştırırım ;D</p>
<p>Bilemiyorum ne kadar soldayım, ama kendimce, mumkun oldugunca esitlik, ozgurluk ve adalet pencerelerinden bakmaya calisirim, yalnız başına anlamsız, hepsi birarada olması gereken anlamında.</p>
<p>Verdiğiniz kapsamlı yazı için teşekkür ederim, tam bu zamanlarda bol bol tüketilmesi gereken türden.</p>
<blockquote><p>Türkiye ekonomisinin ve toplumsal dokunun çözülmesine sebebiyet veren neoliberal politikalara karşı toplumu bilinçlendirmek ortak düşüncesiyle Kasım 2000’de bir araya gelen sosyal bilimciler tarafından oluşturulmuştur. BSB’nin amacı günümüzde uygulanan neoliberal politikalar için öne sürülen gerekçelerin zaaflarını ve bu politikaların sonuçlarını bilimsel tahlillerle tespit etmek, toplumun çoğunluğunun –yani emekçilerin– ihtiyaçlarına uygun politika önermeleri geliştirmek ve emek örgütlerinin toplumumuz için yaşamsal önem taşır hale gelen mücadelesini bilgi ve bilimle desteklemektir.</p></blockquote>
<p>diye yola çıkmışlar.</p>
<p>Böyle zamanlarda elzem sorunlara değil, eften püften meselelere çok yoğunlaşmak istenir. Gerçek sorunlar değil, tali meseleler etrafında gürültü kopartılır, meseleler, olaylar, tarih anlaşılmaz derece saçmalaştırılır. Mesela birilerinin sol tartışmalarına bakın, ne emek var, ne sömürü nede buna benzer temel meseleler. </p>
<p>Gerçek sorunlar bile birilerinin mevcut çıkarları açısından ele alınıyor - ve bunda da garip birşey yok aslında. Önemli olan altta ezilen büyük kalabalıkların da çıkarlarını iyi bilmesi, bulanık suda akıntıya kapılmaması. Öyle vatan millet, kimlik, hepimiz kardeşiz blabla ile olmaz bu işler. Birisi iftar kuyruğunda (adını koyalım: &#8216;Yemek Kuyrugu&#8217;) bekler kardeş olur, diğeri &#8216;çoluk çocuğunun geleceği için&#8217; milyon dolarlık hisselerle oynayıp birde ek iş olarak politikacılık yapar kardeş olur.</p>
<p>O yüzden meselelere verdiğiniz kaynaktaki gibi &#8220;sol ile alakasız&#8221; bir perspektiften bakmak gerekiyor, ısrarla oralara çekmek gerekiyor. Bakalım bu kardeş düzende, &#8220;müthiş gelişme&#8221; çağında kimlere neler oluyor.</p>
<p>Kapsamlı birşeye benziyor, tekrar teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kerem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19629</link>
		<dc:creator>kerem</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 18:54:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19629</guid>
		<description>Fuatogl'na

Bu arada eposta adresiniz olsa oraya atardim, ama buradan diger tartismacilardan rahatsizlik verme ihtimalimden dolayi ozur dileyerek paylasiyim. 

Bagimsiz Sosyal Bilimciler'in hazirladigi son raporu sizinle paylasmak isterim:
http://www.bagimsizsosyalbilimciler.org/Yazilar_BSB/BSB2008.pdf

Gerci siz kendinizi solda goruyorsunuz anladigim kadariyla, bu rapor da 
-AKP siyaseti ile gunumuz neo-liberal politikalarin etkilesimi,
-sinif temelli siyaset anlayisindan kimlik temelli siyasete gecisin perde arkasi, 
-Sosyal devletin zayiflatilmasi ve etkileri (egitim, saglik, sosyal guvence)
gibi sol dusunceyle hic alakasi olmayan konulari tartisiyor dolayisiyla size uymaz:)

kerem.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fuatogl&#8217;na</p>
<p>Bu arada eposta adresiniz olsa oraya atardim, ama buradan diger tartismacilardan rahatsizlik verme ihtimalimden dolayi ozur dileyerek paylasiyim. </p>
<p>Bagimsiz Sosyal Bilimciler&#8217;in hazirladigi son raporu sizinle paylasmak isterim:<br />
<a href="http://www.bagimsizsosyalbilimciler.org/Yazilar_BSB/BSB2008.pdf" rel="nofollow">http://www.bagimsizsosyalbilimciler.org/Yazilar_BSB/BSB2008.pdf</a></p>
<p>Gerci siz kendinizi solda goruyorsunuz anladigim kadariyla, bu rapor da<br />
-AKP siyaseti ile gunumuz neo-liberal politikalarin etkilesimi,<br />
-sinif temelli siyaset anlayisindan kimlik temelli siyasete gecisin perde arkasi,<br />
-Sosyal devletin zayiflatilmasi ve etkileri (egitim, saglik, sosyal guvence)<br />
gibi sol dusunceyle hic alakasi olmayan konulari tartisiyor dolayisiyla size uymaz:)</p>
<p>kerem.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kerem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19625</link>
		<dc:creator>kerem</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 17:15:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19625</guid>
		<description>Fuatogl,
"Laiklik laikliktir. Fakat bizde aslında laiklik filan pek yok. Ancak yarım yamalak bir laiklik var. Buna da negatif yada pozitif laiklik değil, eksik yada tam olarak geçerli kılınamamış bir laiklik denebilir ancak."

Tamamen katiliyorum. 

Bir kucuk not: Bana atfettiginiz Ifade benim ifadem degil Fransiz Sosyalist Partisi Baskani Francois Hollande'in konusmasindan. 

Ayrica Hollande'in 2003 yilinda kurulan Stasi Komisyonunda kapsaminda yaptigi konusma da okumaya deger. Stasi raporu Turkce olarak da yayinlandi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fuatogl,<br />
&#8220;Laiklik laikliktir. Fakat bizde aslında laiklik filan pek yok. Ancak yarım yamalak bir laiklik var. Buna da negatif yada pozitif laiklik değil, eksik yada tam olarak geçerli kılınamamış bir laiklik denebilir ancak.&#8221;</p>
<p>Tamamen katiliyorum. </p>
<p>Bir kucuk not: Bana atfettiginiz Ifade benim ifadem degil Fransiz Sosyalist Partisi Baskani Francois Hollande&#8217;in konusmasindan. </p>
<p>Ayrica Hollande&#8217;in 2003 yilinda kurulan Stasi Komisyonunda kapsaminda yaptigi konusma da okumaya deger. Stasi raporu Turkce olarak da yayinlandi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19622</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 16:33:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19622</guid>
		<description>Fuat bey, değil Suat bey olacaktı, düzeltirim.

Birde hazır gelmişken kerem beyin ifadesine bir katkıda bulunmak istiyorum.
&lt;blockquote&gt;““Laikliğin, pozitifi, negatifi, açığı, kapalısı ve hoşgörülüsü, hoşgörüsüzü olamaz. Laiklik cumhuriyetin en temel ilkesidir””&lt;/blockquote&gt;
Haklısınız, laikliğin pozitifi negatifi ,sağı solu olmaz. Bu daha çok laiklikten hazetmeyenlerin onu sulandırma niyetleri olarak görülmelidir. Sulandırdıkça pozitifliği artar bu bakışa göre, laiklik azaldıkça Limit artı sonsuza gider. 
Laiklik laikliktir. Fakat bizde aslında laiklik filan pek yok. Ancak yarım yamalak bir laiklik var. Buna da negatif yada pozitif laiklik değil, eksik yada tam olarak geçerli kılınamamış bir laiklik denebilir ancak.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fuat bey, değil Suat bey olacaktı, düzeltirim.</p>
<p>Birde hazır gelmişken kerem beyin ifadesine bir katkıda bulunmak istiyorum.</p>
<blockquote><p>““Laikliğin, pozitifi, negatifi, açığı, kapalısı ve hoşgörülüsü, hoşgörüsüzü olamaz. Laiklik cumhuriyetin en temel ilkesidir””</p></blockquote>
<p>Haklısınız, laikliğin pozitifi negatifi ,sağı solu olmaz. Bu daha çok laiklikten hazetmeyenlerin onu sulandırma niyetleri olarak görülmelidir. Sulandırdıkça pozitifliği artar bu bakışa göre, laiklik azaldıkça Limit artı sonsuza gider.<br />
Laiklik laikliktir. Fakat bizde aslında laiklik filan pek yok. Ancak yarım yamalak bir laiklik var. Buna da negatif yada pozitif laiklik değil, eksik yada tam olarak geçerli kılınamamış bir laiklik denebilir ancak.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19614</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 13:15:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19614</guid>
		<description>Fuat bey, demokrasi nerde nasildir nasil uygulanir biliyorum. Simdi bu kadar coplanma, sansur, dinsel bagnazlik ve polis aygiti kullanimi arasinda herseyi gulluk gulistanlik olarak almami beklemeyin lutfen. Oyle birsey yok.

&lt;blockquote&gt;Kimsenin inançlarına karışacak değiliz ama 9 Mart cuntası başarılı olsaydı bunun nasıl olacağını çok iyi görürdük gibime geliyor. Sosyalizm tabiatı itibarı ile baskıcı bir yönetimi öngörür. Sınıf farklarını kaldırmak gibi bir ütopyanın gönüllere su serpmekle olabileceğini düşünmüyorsunuz herhalde, değil mi?&lt;/blockquote&gt;
9 Mart cuntasi diye birsey olmadi, o yuzden ne olmus olacagini da bilemeyiz, sol mol da isin hikayesidir orada, bizim sol dedigimiz o islerdeki tavri bellidir. Ve hayir, oyle birseyi ongormez, yanlis biliyorsunuz. Oyle olsaydi bugunun gelismeye calisan solu da acik acik oyle birseyi ongorurdu degil mi ama? Meselemiz olmadigi icin acikcasi uzun uzun bunlari tartisacak degilim. Ama mantik hataniz var ona bir deginmek isterim. Sinif farklarini kaldirmaktan nasil bir "oz" baskicilik cikarttiniz bilimiyorum. Asil soyle sormak lazim. Siz temeli somuruye dayanan sinif farklarinin baskisiz korunacagini dusunuyor olabilirmisiniz gercekten!? Hic zannetmiyorum, bu baskinin nasil yogun olabilecegini hepimiz biliyoruz.

Solun temel derdi siniflari ortadan kaldirmak degildir, somuruyu ortadan kaldirmaktir! Siniflarin kalkmasi durumu just follows from there, onun sonucudur yani. Isin ozune bu sekilde bakinca neden yanildiginizi anlarsiniz. Kapitalizmin ozunde ahlaksiz ve immoral bir durum vardir, bu durumu kaldirmaktan dogan sonuc kotu olamaz! Somuru, degere el koyma turlu mesrulastirici yontem ile. Bu moral yozluk sayilara bile dokulebiliyor. Ha bunu kaldirmayi beceremezsin ve baski bir somuru aygiti kurarsan orasi ayri...Fakat bu durum isin mahiyetini degistirmiyor maalesef.

Ayrica gunumuzde gorduklerimiz dediklerinizle de uymuyor. Biraz sizin gibi yapalim. Solcu Ufuk Uras darbeler icin onemli bir giris yapmis durumda, "ordu degil, meclis goreve" diyor ve destek istiyor tum partilerden, cok da yapici bir uslupla. Olay ortada, kem kum yapacak bir durum yok. Bundan cikacak sonuc nedir? CHP, de AKP de darbecidir 12 eylulu farkli noktalardan sahipleniyorlar, onun verdiklerini surdurme konusunda cok kararlilar. Daha iyi bir test olamaz herhalde.
Sizde buna bir cevap verin please! Darbelerin hesabini sorma girisimlerini desteklememek, bizzat darbe destekciligi degilmidir efendim? Evet oyledir. O halde cikan sonuc bellidir!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fuat bey, demokrasi nerde nasildir nasil uygulanir biliyorum. Simdi bu kadar coplanma, sansur, dinsel bagnazlik ve polis aygiti kullanimi arasinda herseyi gulluk gulistanlik olarak almami beklemeyin lutfen. Oyle birsey yok.</p>
<blockquote><p>Kimsenin inançlarına karışacak değiliz ama 9 Mart cuntası başarılı olsaydı bunun nasıl olacağını çok iyi görürdük gibime geliyor. Sosyalizm tabiatı itibarı ile baskıcı bir yönetimi öngörür. Sınıf farklarını kaldırmak gibi bir ütopyanın gönüllere su serpmekle olabileceğini düşünmüyorsunuz herhalde, değil mi?</p></blockquote>
<p>9 Mart cuntasi diye birsey olmadi, o yuzden ne olmus olacagini da bilemeyiz, sol mol da isin hikayesidir orada, bizim sol dedigimiz o islerdeki tavri bellidir. Ve hayir, oyle birseyi ongormez, yanlis biliyorsunuz. Oyle olsaydi bugunun gelismeye calisan solu da acik acik oyle birseyi ongorurdu degil mi ama? Meselemiz olmadigi icin acikcasi uzun uzun bunlari tartisacak degilim. Ama mantik hataniz var ona bir deginmek isterim. Sinif farklarini kaldirmaktan nasil bir &#8220;oz&#8221; baskicilik cikarttiniz bilimiyorum. Asil soyle sormak lazim. Siz temeli somuruye dayanan sinif farklarinin baskisiz korunacagini dusunuyor olabilirmisiniz gercekten!? Hic zannetmiyorum, bu baskinin nasil yogun olabilecegini hepimiz biliyoruz.</p>
<p>Solun temel derdi siniflari ortadan kaldirmak degildir, somuruyu ortadan kaldirmaktir! Siniflarin kalkmasi durumu just follows from there, onun sonucudur yani. Isin ozune bu sekilde bakinca neden yanildiginizi anlarsiniz. Kapitalizmin ozunde ahlaksiz ve immoral bir durum vardir, bu durumu kaldirmaktan dogan sonuc kotu olamaz! Somuru, degere el koyma turlu mesrulastirici yontem ile. Bu moral yozluk sayilara bile dokulebiliyor. Ha bunu kaldirmayi beceremezsin ve baski bir somuru aygiti kurarsan orasi ayri&#8230;Fakat bu durum isin mahiyetini degistirmiyor maalesef.</p>
<p>Ayrica gunumuzde gorduklerimiz dediklerinizle de uymuyor. Biraz sizin gibi yapalim. Solcu Ufuk Uras darbeler icin onemli bir giris yapmis durumda, &#8220;ordu degil, meclis goreve&#8221; diyor ve destek istiyor tum partilerden, cok da yapici bir uslupla. Olay ortada, kem kum yapacak bir durum yok. Bundan cikacak sonuc nedir? CHP, de AKP de darbecidir 12 eylulu farkli noktalardan sahipleniyorlar, onun verdiklerini surdurme konusunda cok kararlilar. Daha iyi bir test olamaz herhalde.<br />
Sizde buna bir cevap verin please! Darbelerin hesabini sorma girisimlerini desteklememek, bizzat darbe destekciligi degilmidir efendim? Evet oyledir. O halde cikan sonuc bellidir!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kerem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19599</link>
		<dc:creator>kerem</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 04:01:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19599</guid>
		<description>Bahsettigim tam da Altan'in dunku yazisiydi. Vicik vicik, bence hic de samimi olmayan bir yazi, bir kisim insanlara mesaj gondermek kaygisiyla yazilmis. Bence Altan'in ya da Belge'nin sizin jakobenlik acisindan bence Ilhan Selcuk'dan hic de bir farki yok. Siz Belge'nin Istanbul ile ilgili yazilarini bir okuyun bakalim, "halki etrafi batirmakla, Istanbul'in icine etmekle nasil da suclayip asagiliyor". Cok da iyi yapiyor bir aydin olarak . Valla aaa pis jakoben deyip uste cikabilirsiniz hic umrumda degil. Aydinlanmaya referans verene jakoben diye cingar cingar suclayani avrupada anca gulerler kusura bakmayin.
Madem oradan buradan link verip uste cikmayi cok seviyorsunuz, buyrun size fransiz sosyalistlerinin laiklik konusunda ne kadar hassas olduklari hakkinda bir haber:
http://www.ntvmsnbc.com/news/459248.asp
"“Laikliğin, pozitifi, negatifi, açığı, kapalısı ve hoşgörülüsü, hoşgörüsüzü olamaz. Laiklik cumhuriyetin en temel ilkesidir”"

Bu sozlerin Turkiye'de edenin tarikatci koro tarafindan aaa jakoben seni gidi pis millet dusmani sigligiyla suclanmadigini 'taahhul bile edemezsiniz'. Aydin olmanin sizin sozlukteki adi jakobenlikse ben kokune kadar jakobenim.


Bu ulkede her ama her alanda dinsizlere dindarlardan cok daha fazla baski olmustur. Ben oruc tuttugu icin baski goren kimseyi tanimiyorum ama tutmadigi icin baski goren cok tanidigim var yasadigim sehir olan Denizli'de. Ben de Yalcin bey gibi "Sol 80 yıldır ülkeyi yönetmiş, ha bire darbe yapmış, topluma baskı yapmış…(12 eylül dindarlara karşı yapıldı zaten, ateizm dersleri zorla kondu, bütün her yerde Das Kapital kurslarına gitti çocuklar, komünizm hatip liselerini her ile açtı, vali-kaymakam seçerken hep komünistleri aldı, 1402 ile üniversitelerden uzaylılar kovuldu). Yahu arkadaşlar biz aynı galakside mi yaşıyoruz?" diyorum ve tartismayi kesiyorum. Buyrun istediginiz alayi ediniz kendi hayallerinizdeki solla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bahsettigim tam da Altan&#8217;in dunku yazisiydi. Vicik vicik, bence hic de samimi olmayan bir yazi, bir kisim insanlara mesaj gondermek kaygisiyla yazilmis. Bence Altan&#8217;in ya da Belge&#8217;nin sizin jakobenlik acisindan bence Ilhan Selcuk&#8217;dan hic de bir farki yok. Siz Belge&#8217;nin Istanbul ile ilgili yazilarini bir okuyun bakalim, &#8220;halki etrafi batirmakla, Istanbul&#8217;in icine etmekle nasil da suclayip asagiliyor&#8221;. Cok da iyi yapiyor bir aydin olarak . Valla aaa pis jakoben deyip uste cikabilirsiniz hic umrumda degil. Aydinlanmaya referans verene jakoben diye cingar cingar suclayani avrupada anca gulerler kusura bakmayin.<br />
Madem oradan buradan link verip uste cikmayi cok seviyorsunuz, buyrun size fransiz sosyalistlerinin laiklik konusunda ne kadar hassas olduklari hakkinda bir haber:<br />
<a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/459248.asp" rel="nofollow">http://www.ntvmsnbc.com/news/459248.asp</a><br />
&#8220;“Laikliğin, pozitifi, negatifi, açığı, kapalısı ve hoşgörülüsü, hoşgörüsüzü olamaz. Laiklik cumhuriyetin en temel ilkesidir”&#8221;</p>
<p>Bu sozlerin Turkiye&#8217;de edenin tarikatci koro tarafindan aaa jakoben seni gidi pis millet dusmani sigligiyla suclanmadigini &#8216;taahhul bile edemezsiniz&#8217;. Aydin olmanin sizin sozlukteki adi jakobenlikse ben kokune kadar jakobenim.</p>
<p>Bu ulkede her ama her alanda dinsizlere dindarlardan cok daha fazla baski olmustur. Ben oruc tuttugu icin baski goren kimseyi tanimiyorum ama tutmadigi icin baski goren cok tanidigim var yasadigim sehir olan Denizli&#8217;de. Ben de Yalcin bey gibi &#8220;Sol 80 yıldır ülkeyi yönetmiş, ha bire darbe yapmış, topluma baskı yapmış…(12 eylül dindarlara karşı yapıldı zaten, ateizm dersleri zorla kondu, bütün her yerde Das Kapital kurslarına gitti çocuklar, komünizm hatip liselerini her ile açtı, vali-kaymakam seçerken hep komünistleri aldı, 1402 ile üniversitelerden uzaylılar kovuldu). Yahu arkadaşlar biz aynı galakside mi yaşıyoruz?&#8221; diyorum ve tartismayi kesiyorum. Buyrun istediginiz alayi ediniz kendi hayallerinizdeki solla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>T.Suat Demren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19598</link>
		<dc:creator>T.Suat Demren</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 02:47:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19598</guid>
		<description>@Kerem,

Teşekkürler düşüncelerimi teyid ettiğiniz için. Kendisini solcu gören birisi tarafından -mealen "zaten hepimiz jakobeniz, otoriterizm yanlısıyız, toplum düşmanıyız(kibarcası mesafeliyiz), ne var bunda?"  lafızlarını duymak güzel bir destek oldu açıklamak istediklerimize.Göbeğimiz düşüyor anlatacağız diye başka zaman yavu.

Belge, Altan vb isimlerin kalbine sızıp müneccimlik yapmayı bırakın da söylemlerine bakın. Altan'ın dünkü &lt;a href="http://www.taraf.com.tr/yazar.asp?id=6" rel="nofollow"&gt;yazısına&lt;/a&gt; bakın mesela. Toplumla barışık olmak onların inançlarının herşeyini kabullenmek değil, kültürlerinde kendinden birşey görmek, tepeden inme ve kendinden menkul 'aydınlanmış olmanın(snmanın) büyüsü' ile onları da aydınlatmaya, üzerlerine bir güneş gibi doğmaya kalkmamak demektir.

Dünyadaki sol düşünceden de bihaber olduğunuzu düşünüyorum. Dünya solu devletin sekülerliği ve inançlara olan eşit mesafe laikliği konusunda hassastır (biz de öyleyiz) ancak toplumların inançları noktasında son derece özgürlükçüdür. Daha birkaç gün önce Almanyada'ki ırkçı konfrensa yönelik tepkilerde en ön safları sol örgütler almıştı. Türkiye'de -son birkaç yıl hariç- böyle bir şeyi tahayyül bile edemezsiniz. Türk solu daha başörtüsü konusunda bile "ama" demeden ortak tavır almasını beceremedi. Türk solunun uluslararası sol ile bırakın organik bağını düşünsel bağı bile yok.  Batı solu liberalizmden çok şey öğrendi, değişti, yenilendi, bizimkiler ise hala -afaroz edilen Berktay'ın değimi ile- Marksın bıyıklarında debelenmekte. Darbe karşıtılığını bile "ama.." larla piç eden bir anlayış. AKP'ye olan kinlerinden üçüncü yol yumurtlamasıyla  ergenekoncularla aynı kaba pisleyen arkaik bir zihniyet. Bu solu Batı solu kapısından içeri almaz. (Batı solunun da kadim sorunları var ama konu bu değil şimdi. Mesela &lt;a href="http://ucuncudalgageliyor.blogspot.com/2008/09/solmus-silik-bir-sol.html" rel="nofollow"&gt;bakınız&lt;/a&gt;)

@Yalçın,

Yazdıklarımı aynen tekrar etmişsiniz kuzum. Varsa cevap alalım, tekrara gerek yok.  Kafamızdan uydurduğumuz sol değil bu, an be an tezahürlerini gördüğümüz bir zihniyet. Örneklerini verip duruyoruz.  "Hele bir devrim olsun da.." diye bekleyen romantik sosyalistlerin sayısı epeyce azalsa da kültür kodlarına sızmış jakobenizm, otoriterizm, elitizm kolayca gitmiyor. Muhafazakarların antidemokratik uygulamaları solu aklamaz hala bunu bile anlayamadınız. Solun demokratik olduğunu, özgürlükçü olduğunu iddia eden sizsiniz,  biz de bunu çürütüyoruz. Muhafazakarlar çok değişti, Türk solu bu değişimi kavrayamadığı gibi (çünkü 30 yıl geriden geliyorlar) dünyanın değiştiğinin de farkında değil.  Bakın klasik "bilmeden sallamak" jargonu da devam ediyor. Tırnak içine alıp da aktardığınız  "Kenan Evren 12 eylülü yaptığı için cennetliktir" sözü açık bir yalan mesela.  12 Eylül için değil din dersi için söylenmiş bir söz. (Katılmıyorum ben bu söze kesinlikle, ayrı ama böyle çarpıtmalar yapmak da sola yakışmıyor diyemeyeceğim. Bugün muhafazakarlardan o sözü söyleyecek aydın bulamazsınız, onlardaki değişim aşikar  ama darbeleri seçmece ayıran solcu çok,  "27 mayıs iyi, 12 mart kötü, 9 mart (ah olsaydı ne güzeldi değil mi) iyi, 12 eylül kötü, 28 şubat iyi" gibi.  Dediğim gibi hala ne akp ne darbe diyen, daha sivil siyaseti sindirememiş, ergenekon gibi -kısmen de olsa- derin devlet operasyonundan bile üçüncü yok peydahlamayı başarmış, Kemalizmin kucağında oturan bir zihniyet. Bu da solun debelendiği ekseni gösteriyor.)

Kızacak alınacak birşey yok. Slogan atmadan fikirlerinizin altını doldurabilecekseniz konuşuruz aksi için benim de harcayacak çok vaktim yok.

@Fuatogl Bey,

Kimsenin inançlarına karışacak değiliz ama 9 Mart cuntası başarılı olsaydı bunun nasıl olacağını çok iyi görürdük gibime geliyor. Sosyalizm tabiatı itibarı ile baskıcı bir yönetimi öngörür.  Sınıf farklarını kaldırmak gibi bir ütopyanın gönüllere su serpmekle olabileceğini düşünmüyorsunuz herhalde, değil mi?

Ülke için ümitsiz olmayın Fuat bey, değişimi görün ve doğru yerden bakın. Ülke değişiyor ve iyiye gidiyor. Sorunlar çok ama değişimin ekseni liberal demokrasi. Beğenmediğiniz muhafazakarlar bile değişti siz aynı kaldınız. Kendinizi bu üçüncü yolculara kaptırmayın. Dünya solunu bari takip edin yavu, çok mu zor.

Selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@Kerem,</p>
<p>Teşekkürler düşüncelerimi teyid ettiğiniz için. Kendisini solcu gören birisi tarafından -mealen &#8220;zaten hepimiz jakobeniz, otoriterizm yanlısıyız, toplum düşmanıyız(kibarcası mesafeliyiz), ne var bunda?&#8221;  lafızlarını duymak güzel bir destek oldu açıklamak istediklerimize.Göbeğimiz düşüyor anlatacağız diye başka zaman yavu.</p>
<p>Belge, Altan vb isimlerin kalbine sızıp müneccimlik yapmayı bırakın da söylemlerine bakın. Altan&#8217;ın dünkü <a href="http://www.taraf.com.tr/yazar.asp?id=6" rel="nofollow">yazısına</a> bakın mesela. Toplumla barışık olmak onların inançlarının herşeyini kabullenmek değil, kültürlerinde kendinden birşey görmek, tepeden inme ve kendinden menkul &#8216;aydınlanmış olmanın(snmanın) büyüsü&#8217; ile onları da aydınlatmaya, üzerlerine bir güneş gibi doğmaya kalkmamak demektir.</p>
<p>Dünyadaki sol düşünceden de bihaber olduğunuzu düşünüyorum. Dünya solu devletin sekülerliği ve inançlara olan eşit mesafe laikliği konusunda hassastır (biz de öyleyiz) ancak toplumların inançları noktasında son derece özgürlükçüdür. Daha birkaç gün önce Almanyada&#8217;ki ırkçı konfrensa yönelik tepkilerde en ön safları sol örgütler almıştı. Türkiye&#8217;de -son birkaç yıl hariç- böyle bir şeyi tahayyül bile edemezsiniz. Türk solu daha başörtüsü konusunda bile &#8220;ama&#8221; demeden ortak tavır almasını beceremedi. Türk solunun uluslararası sol ile bırakın organik bağını düşünsel bağı bile yok.  Batı solu liberalizmden çok şey öğrendi, değişti, yenilendi, bizimkiler ise hala -afaroz edilen Berktay&#8217;ın değimi ile- Marksın bıyıklarında debelenmekte. Darbe karşıtılığını bile &#8220;ama..&#8221; larla piç eden bir anlayış. AKP&#8217;ye olan kinlerinden üçüncü yol yumurtlamasıyla  ergenekoncularla aynı kaba pisleyen arkaik bir zihniyet. Bu solu Batı solu kapısından içeri almaz. (Batı solunun da kadim sorunları var ama konu bu değil şimdi. Mesela <a href="http://ucuncudalgageliyor.blogspot.com/2008/09/solmus-silik-bir-sol.html" rel="nofollow">bakınız</a>)</p>
<p>@Yalçın,</p>
<p>Yazdıklarımı aynen tekrar etmişsiniz kuzum. Varsa cevap alalım, tekrara gerek yok.  Kafamızdan uydurduğumuz sol değil bu, an be an tezahürlerini gördüğümüz bir zihniyet. Örneklerini verip duruyoruz.  &#8220;Hele bir devrim olsun da..&#8221; diye bekleyen romantik sosyalistlerin sayısı epeyce azalsa da kültür kodlarına sızmış jakobenizm, otoriterizm, elitizm kolayca gitmiyor. Muhafazakarların antidemokratik uygulamaları solu aklamaz hala bunu bile anlayamadınız. Solun demokratik olduğunu, özgürlükçü olduğunu iddia eden sizsiniz,  biz de bunu çürütüyoruz. Muhafazakarlar çok değişti, Türk solu bu değişimi kavrayamadığı gibi (çünkü 30 yıl geriden geliyorlar) dünyanın değiştiğinin de farkında değil.  Bakın klasik &#8220;bilmeden sallamak&#8221; jargonu da devam ediyor. Tırnak içine alıp da aktardığınız  &#8220;Kenan Evren 12 eylülü yaptığı için cennetliktir&#8221; sözü açık bir yalan mesela.  12 Eylül için değil din dersi için söylenmiş bir söz. (Katılmıyorum ben bu söze kesinlikle, ayrı ama böyle çarpıtmalar yapmak da sola yakışmıyor diyemeyeceğim. Bugün muhafazakarlardan o sözü söyleyecek aydın bulamazsınız, onlardaki değişim aşikar  ama darbeleri seçmece ayıran solcu çok,  &#8220;27 mayıs iyi, 12 mart kötü, 9 mart (ah olsaydı ne güzeldi değil mi) iyi, 12 eylül kötü, 28 şubat iyi&#8221; gibi.  Dediğim gibi hala ne akp ne darbe diyen, daha sivil siyaseti sindirememiş, ergenekon gibi -kısmen de olsa- derin devlet operasyonundan bile üçüncü yok peydahlamayı başarmış, Kemalizmin kucağında oturan bir zihniyet. Bu da solun debelendiği ekseni gösteriyor.)</p>
<p>Kızacak alınacak birşey yok. Slogan atmadan fikirlerinizin altını doldurabilecekseniz konuşuruz aksi için benim de harcayacak çok vaktim yok.</p>
<p>@Fuatogl Bey,</p>
<p>Kimsenin inançlarına karışacak değiliz ama 9 Mart cuntası başarılı olsaydı bunun nasıl olacağını çok iyi görürdük gibime geliyor. Sosyalizm tabiatı itibarı ile baskıcı bir yönetimi öngörür.  Sınıf farklarını kaldırmak gibi bir ütopyanın gönüllere su serpmekle olabileceğini düşünmüyorsunuz herhalde, değil mi?</p>
<p>Ülke için ümitsiz olmayın Fuat bey, değişimi görün ve doğru yerden bakın. Ülke değişiyor ve iyiye gidiyor. Sorunlar çok ama değişimin ekseni liberal demokrasi. Beğenmediğiniz muhafazakarlar bile değişti siz aynı kaldınız. Kendinizi bu üçüncü yolculara kaptırmayın. Dünya solunu bari takip edin yavu, çok mu zor.</p>
<p>Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19587</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 23:36:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19587</guid>
		<description>Suat bey, Murat Belgeden bu sürekli tekrarladığınız alıntıdan, ima ettiğiniz şeyin bu ülke gerçekleriyle hiç uyuşmadığını biliyorsunuz değil mi? Kim inanır buna? Kendiniz içten bir buna inanıyormusunuz, sizde biliyorsunuz bende. Türkiyeden bahsediyoruz...

Geri vitese gelince. Babanız belli ki çok şakacı bir insanmış, siz küçükken herhalde direksiyonu arabanın arka kısmına takıp size şaka yapmış ama anlamamışsınız. Biz şimdi "ileriye" gitmiş sayılıyor isek, başka sonuç çıkartamıyorum. 
Tam tersine, ülkemizin çarpıklığı ile sağa boğulmuş olması arasında çok güçlü bir bağ var. 
Günümüz Türkiyesine bakıp, solun zayıf olduğunu görmek insanları hiç mi hiç şaşırtmıyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat bey, Murat Belgeden bu sürekli tekrarladığınız alıntıdan, ima ettiğiniz şeyin bu ülke gerçekleriyle hiç uyuşmadığını biliyorsunuz değil mi? Kim inanır buna? Kendiniz içten bir buna inanıyormusunuz, sizde biliyorsunuz bende. Türkiyeden bahsediyoruz&#8230;</p>
<p>Geri vitese gelince. Babanız belli ki çok şakacı bir insanmış, siz küçükken herhalde direksiyonu arabanın arka kısmına takıp size şaka yapmış ama anlamamışsınız. Biz şimdi &#8220;ileriye&#8221; gitmiş sayılıyor isek, başka sonuç çıkartamıyorum.<br />
Tam tersine, ülkemizin çarpıklığı ile sağa boğulmuş olması arasında çok güçlü bir bağ var.<br />
Günümüz Türkiyesine bakıp, solun zayıf olduğunu görmek insanları hiç mi hiç şaşırtmıyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>yalçın yamaç tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19582</link>
		<dc:creator>yalçın yamaç</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 21:49:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19582</guid>
		<description>Artık herşey anlaşıldı, daha fazla yazmak gereksiz...
Bu arkadaşların kafasında uydurdukları bir sol var:
-Dindarları kesmeyi planlayan.(M.Belgenin yazsından verilen örnek)
-Ezanı Türkçeleştirip dindarlara baskı yapan, camiyi ahır yapan(Tek parti döneminde yıllarca hapis yatan solcu aydınlar,Aziz Nesinler, Sabahattin Aliler, N.Hikmetler dindar tabii, ya da solcu değiller; zaten camileri de bunlar ahır yaptı...)
-Sol 80 yıldır ülkeyi yönetmiş, ha bire darbe yapmış, topluma baskı yapmış...(12 eylül dindarlara karşı yapıldı zaten, ateizm dersleri zorla kondu, bütün her yerde Das Kapital kurslarına gitti çocuklar, komünizm hatip liselerini her ile açtı, vali-kaymakam seçerken hep komünistleri aldı,  1402 ile üniversitelerden uzaylılar kovuldu)

Yahu arkadaşlar biz aynı galakside mi yaşıyoruz?
-Cumhuriyet tarihini aç, bütün pislikleri sırala, sonra da sol bunları yaptı de.
NE KADAR KOLAY YAZIYORSUNUZ BUNLARI?
Türkiye'de Sol Jakobenist de kim değil, İslamcılık çok mu demokratik? milliyetçilik, muhafazakarlık,
Öve öve bitiremediğiniz "sivil toplum örgütü!" tarikatlar onlarca cemaat çok mu demokratik...


"KENAN EVREN 12 EYLÜLÜ YAPTIĞI İÇİN CENNETLİKTİR" DİYEN BİR CEMAATİN LİDERİNİN GAZETESİ DARBE KARŞITLIĞI YAPIYOR.
Siz burada yüzde sıfır.nokta sıfır sıfır.bilmem kaç oy almış diye alay ettiğiniz bir fikre  saydırıyorsunuz.

"Mutlak zafer kazanmış bir kedi gibi önünüzdeki fareyle oynuyorsunuz."

Muro vs gibi sığ figürlerle karikatürize ediyorsunuz. Bu karikatürleştirmeyi her fikre yapabilir, sonra da "ne komiğim ben" diye gülebilirsiniz. BU CÜRETİ VEREN 12 EYLÜLDÜR.
Niye bu kadar ÇOKSUNUZ?
O kadar çoksunuz ki, SOLCULARIN YERİNE BİLE SOLCULUĞU SİZ YAPIYORSUNUZ!
(Bu ülkede Solculuk yapılacaksa ABD ile, Büyük ortadoğu Projesiyle, Serbest Piyasa ile, tarikatlarla  uyumlu olmalı değil mi...)
 NASIL  BU KADAR KOMİK ESPRİLER YAPABİLİYORSUNUZ ,düşündünüz mü?
Nasıl bu kadar tarihten ve insaftan uzak bir bakışla;
"SOL TÜM KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR"  ilkesine sadık kalmak için ZORLUYOR DA zorluyor, kastıkça kasıyorsunuz?
Ülkedeki her pisliği, sanki 80 yıldır ülkeyi sol yönetiyormuş gibi solun hanesine yazabiliyorsunuz?
NE KADAR KOLAY YAZI ÜRETEBİLİYORSUNUZ.
-Jakoben, elitist, darbeci, ırkçı,otoriter bla bla bla... sOLU BİR YOK ETSENİZ BÜTÜN BUNLAR DÜZELECEK!
Yurdumun sağcısı, milliyetçisi, islamcısı demokratik, kendi halinde, antiotoriter ama işte bi şu aşağılık solcular camileri ahır yapıyor.
Ülkeyi 0.0003 oy aldığını söylediğiniz sol mu bu hale getirdi?

Sol örnekleriniz bile karikatür:
-Dindarları topluca öldürecek Marxistler!
Toplu katliam arıyorsanız yapılmışı var; Sivasta, Maraşta(Pardon onları ergenekon yapmıştı özür)
-"Türk solu" denen ırkçı, bölücü,şovenist paçavra...
İyi ki var bu dergi, yoksa nereden bulacaktınız malzemeyi; orada Hrant'a ya da kürtlere küfür eden bir makale mi çıktı, hemen sarılın klavyelere "elitist, jakoben, ırkçı ermenofobik, hemofilik bla bla bla sol 
zihniyet"

BU KARİKATÜRLER SOLUN NE KADARINI TEMSİL EDİYOR; BU SİZİN DERDİNİZ DEĞİL...umrunuzda değil, bulmuşsunuz malzemeyi yazın...

Sevgili sol-tukakacı kardeşlerim,
Niye bu kadar kasıyorsunuz, %0.0003 oy alan bir güruh için?
Sol halkla bütünleşmedi diye niye bu kadar üzülüyorsunuz?
Ülkeye bu kadar zarar vermiş olan sol şöyle olsun, böyle olmasın diye niye tavsiyelerde bulunuyorsunuz?
BU KADAR KÖTÜ OLAN ŞEYİ KURTARMA ÇABANIZ NİYE?
Sayın Suat Bey'in söylediklerini yapmış ise sol, "İYİ OLMUŞ OH OLSUN" deyip geçin, NİYE DÜZELTMEYE ÇABALIYORSUNUZ?
Bakın bir eleştiriyi bile kaldıramayacak kadar kazma, iğrenç adamlar bu solcular; NİYE DERT EDİYORSUNUZ?
ÇOK MU ÜZÜYOR SİZİ SOLUN BU HALİ...

Bu konu ne kadar hoş bir konu; herkes ne yazsa olur; ki zaten aşağı yukarı öyle de oluyor...
"Sol ve Mohaç Savaşı", 
"Muro ve sol kimlik", 
"Tecavüzcü Coşkun ve Sol eylemsellik"
"Sol ve şizofreni" 
"Sol ve mide ekşimesi etyolojisi"
Bakın size radikal 2 de ve Taraf Gazetesinde yazabileceğiniz yeni başlıklar verdim, yazın yayınlayın; size kim cevap verebilir üç beş dinazor fosil kazma solcu dışında...

Böyle 100bin yazı yazsam da birşey değişmeyecek... ÇOKSUNUZ, YENDİNİZ, BAŞARDINIZ...
Bizler ayrı galaksilerde olsak da AYNI DARBENİN ÇOCUKLARIYIZ: ve siz başardınız!

Bu benim buraya son mesajımdır; yanlış anlaşılmasın, sadece yorulduğumdan, birşeyin değişmeyeceğini anladığımdan... en çok da farklı galaksilerde yaşadığımızdan...
Herkese başarılar dilerim.
Sevgiler</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Artık herşey anlaşıldı, daha fazla yazmak gereksiz&#8230;<br />
Bu arkadaşların kafasında uydurdukları bir sol var:<br />
-Dindarları kesmeyi planlayan.(M.Belgenin yazsından verilen örnek)<br />
-Ezanı Türkçeleştirip dindarlara baskı yapan, camiyi ahır yapan(Tek parti döneminde yıllarca hapis yatan solcu aydınlar,Aziz Nesinler, Sabahattin Aliler, N.Hikmetler dindar tabii, ya da solcu değiller; zaten camileri de bunlar ahır yaptı&#8230;)<br />
-Sol 80 yıldır ülkeyi yönetmiş, ha bire darbe yapmış, topluma baskı yapmış&#8230;(12 eylül dindarlara karşı yapıldı zaten, ateizm dersleri zorla kondu, bütün her yerde Das Kapital kurslarına gitti çocuklar, komünizm hatip liselerini her ile açtı, vali-kaymakam seçerken hep komünistleri aldı,  1402 ile üniversitelerden uzaylılar kovuldu)</p>
<p>Yahu arkadaşlar biz aynı galakside mi yaşıyoruz?<br />
-Cumhuriyet tarihini aç, bütün pislikleri sırala, sonra da sol bunları yaptı de.<br />
NE KADAR KOLAY YAZIYORSUNUZ BUNLARI?<br />
Türkiye&#8217;de Sol Jakobenist de kim değil, İslamcılık çok mu demokratik? milliyetçilik, muhafazakarlık,<br />
Öve öve bitiremediğiniz &#8220;sivil toplum örgütü!&#8221; tarikatlar onlarca cemaat çok mu demokratik&#8230;</p>
<p>&#8220;KENAN EVREN 12 EYLÜLÜ YAPTIĞI İÇİN CENNETLİKTİR&#8221; DİYEN BİR CEMAATİN LİDERİNİN GAZETESİ DARBE KARŞITLIĞI YAPIYOR.<br />
Siz burada yüzde sıfır.nokta sıfır sıfır.bilmem kaç oy almış diye alay ettiğiniz bir fikre  saydırıyorsunuz.</p>
<p>&#8220;Mutlak zafer kazanmış bir kedi gibi önünüzdeki fareyle oynuyorsunuz.&#8221;</p>
<p>Muro vs gibi sığ figürlerle karikatürize ediyorsunuz. Bu karikatürleştirmeyi her fikre yapabilir, sonra da &#8220;ne komiğim ben&#8221; diye gülebilirsiniz. BU CÜRETİ VEREN 12 EYLÜLDÜR.<br />
Niye bu kadar ÇOKSUNUZ?<br />
O kadar çoksunuz ki, SOLCULARIN YERİNE BİLE SOLCULUĞU SİZ YAPIYORSUNUZ!<br />
(Bu ülkede Solculuk yapılacaksa ABD ile, Büyük ortadoğu Projesiyle, Serbest Piyasa ile, tarikatlarla  uyumlu olmalı değil mi&#8230;)<br />
 NASIL  BU KADAR KOMİK ESPRİLER YAPABİLİYORSUNUZ ,düşündünüz mü?<br />
Nasıl bu kadar tarihten ve insaftan uzak bir bakışla;<br />
&#8220;SOL TÜM KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR&#8221;  ilkesine sadık kalmak için ZORLUYOR DA zorluyor, kastıkça kasıyorsunuz?<br />
Ülkedeki her pisliği, sanki 80 yıldır ülkeyi sol yönetiyormuş gibi solun hanesine yazabiliyorsunuz?<br />
NE KADAR KOLAY YAZI ÜRETEBİLİYORSUNUZ.<br />
-Jakoben, elitist, darbeci, ırkçı,otoriter bla bla bla&#8230; sOLU BİR YOK ETSENİZ BÜTÜN BUNLAR DÜZELECEK!<br />
Yurdumun sağcısı, milliyetçisi, islamcısı demokratik, kendi halinde, antiotoriter ama işte bi şu aşağılık solcular camileri ahır yapıyor.<br />
Ülkeyi 0.0003 oy aldığını söylediğiniz sol mu bu hale getirdi?</p>
<p>Sol örnekleriniz bile karikatür:<br />
-Dindarları topluca öldürecek Marxistler!<br />
Toplu katliam arıyorsanız yapılmışı var; Sivasta, Maraşta(Pardon onları ergenekon yapmıştı özür)<br />
-&#8221;Türk solu&#8221; denen ırkçı, bölücü,şovenist paçavra&#8230;<br />
İyi ki var bu dergi, yoksa nereden bulacaktınız malzemeyi; orada Hrant&#8217;a ya da kürtlere küfür eden bir makale mi çıktı, hemen sarılın klavyelere &#8220;elitist, jakoben, ırkçı ermenofobik, hemofilik bla bla bla sol<br />
zihniyet&#8221;</p>
<p>BU KARİKATÜRLER SOLUN NE KADARINI TEMSİL EDİYOR; BU SİZİN DERDİNİZ DEĞİL&#8230;umrunuzda değil, bulmuşsunuz malzemeyi yazın&#8230;</p>
<p>Sevgili sol-tukakacı kardeşlerim,<br />
Niye bu kadar kasıyorsunuz, %0.0003 oy alan bir güruh için?<br />
Sol halkla bütünleşmedi diye niye bu kadar üzülüyorsunuz?<br />
Ülkeye bu kadar zarar vermiş olan sol şöyle olsun, böyle olmasın diye niye tavsiyelerde bulunuyorsunuz?<br />
BU KADAR KÖTÜ OLAN ŞEYİ KURTARMA ÇABANIZ NİYE?<br />
Sayın Suat Bey&#8217;in söylediklerini yapmış ise sol, &#8220;İYİ OLMUŞ OH OLSUN&#8221; deyip geçin, NİYE DÜZELTMEYE ÇABALIYORSUNUZ?<br />
Bakın bir eleştiriyi bile kaldıramayacak kadar kazma, iğrenç adamlar bu solcular; NİYE DERT EDİYORSUNUZ?<br />
ÇOK MU ÜZÜYOR SİZİ SOLUN BU HALİ&#8230;</p>
<p>Bu konu ne kadar hoş bir konu; herkes ne yazsa olur; ki zaten aşağı yukarı öyle de oluyor&#8230;<br />
&#8220;Sol ve Mohaç Savaşı&#8221;,<br />
&#8220;Muro ve sol kimlik&#8221;,<br />
&#8220;Tecavüzcü Coşkun ve Sol eylemsellik&#8221;<br />
&#8220;Sol ve şizofreni&#8221;<br />
&#8220;Sol ve mide ekşimesi etyolojisi&#8221;<br />
Bakın size radikal 2 de ve Taraf Gazetesinde yazabileceğiniz yeni başlıklar verdim, yazın yayınlayın; size kim cevap verebilir üç beş dinazor fosil kazma solcu dışında&#8230;</p>
<p>Böyle 100bin yazı yazsam da birşey değişmeyecek&#8230; ÇOKSUNUZ, YENDİNİZ, BAŞARDINIZ&#8230;<br />
Bizler ayrı galaksilerde olsak da AYNI DARBENİN ÇOCUKLARIYIZ: ve siz başardınız!</p>
<p>Bu benim buraya son mesajımdır; yanlış anlaşılmasın, sadece yorulduğumdan, birşeyin değişmeyeceğini anladığımdan&#8230; en çok da farklı galaksilerde yaşadığımızdan&#8230;<br />
Herkese başarılar dilerim.<br />
Sevgiler</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snibe tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19577</link>
		<dc:creator>snibe</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 20:47:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/09/16/turk-solu-yolu-kaybetti/#comment-19577</guid>
		<description>@YALÇIN,
Kütahyalı kendisini liberal demokrat diyorsa bakın kendi rengini göstermiş işte, daha hangi rengi aruyorsunuz da neyi çürütmeye çalışıyorsunuz.(Solcu değil, olamaz'ı mı, iyi değilmiş bakın, artık rahat edebilirsiniz)
 Ali Bulaç solu eleştirebilir ve yeri belliyse ve kızmazsanız, bakın Kütahyalı da belirtmiş işte, ona niye kızıyorsunuz? 
Ben bu kızgınlığı sol aile yapısı ve sol gelenekle yetişip solu eleştirmesine bağlamıştım oysa, en önemlisi ise solu eleştiriyor olmasına bağlamıştım.
Daha önce de sormuştum, yeniden soruyorum, eleştirilemeyen bir fikri yapı nereye gider, görülmedi mi acaba?
"Ulus devlet, Kemalizm, tam bağımsızlık gibi kategorilere karşı olan
kendini “LİBERAL DEMOKRAT” diye tanımlayan bir yazar var karşımızda…" Bunlara karşı çıkamayan/eleştiremeyen bir sol söylemi mi savunuyorsunuz? Burada şaşırdığımı ifade edeyim. Lütfen yanlış anladığımı söyleyin de şaşkınlığım geçsin.Bunlar solun olmazsa olmazları mı yoksa? Merakımdan soruyorum, anlatırsanız bilgilendirilmiş olacağım.

Demek terminolojiyi açıklamak zahmetini zull kabul ediyorsunuz, iyi de anlatmadığınız fikre karşı kulaktan dolma bir şeylerle eleştiri alacağınıza bunları açıklayarak sizin sol anlayışınızı anlatmanız doğru tutum değil mi? Anlatmadan uyulmasını mı bekliyorsunuz yoksa?

Bu arada sizin eşiğinizi atlayamayan ama ben solcuyum diyen garipler ne yapacak, Almanlar gibi sınav mı düşünülür buna mesela, yoksa tümden reddeder ve bizden değilsin, hainsin edebiyatına devam mı edilir?
Bir de isterseniz tartışalım dediğiniz mevzuları artık tartışabilir miyiz, bakınız Kütahyalı mevzusunu çözdük, liberal demokrat. Artık şu beş bin kere sorduğum sorulara gelebilir miyiz? Yeniden yazmama gerek var mı, yoksa bir yorumu daha Kütahyalı'ya harcayıp yine es mi geçilecek sorularım? Şu dindar olarak kendini adlandıran solculara tavrınız ne olacak?
Dindar olan ama solcu olamayanlara tavrınız ne olacak?
Fikir ve inanç özgürlüğünü verecek misiniz, eğitim, sosyal alan, kamu... yerlerde?
Her dindarı tarikatçı belleyip imanını mı gevreteceksiniz ve size ne kadar samimi müslüman olduğunu mu ispatlamak zorunda bırakılacak yoksa insanları olduğu gibi her türlü yapısıyla hak ve özgürlükler alanı içinde mi değerlendireceksiniz? Yoksa sen yanlış inanıyorsun, doğrusu bu baskısını mı uygulayacaksınız?
Hatta tarikatçı olana da tıpkı bir ataistin inanmama özgürlüğü gibi özgürlük tanıyacak mısınız? Yoksa, gene, dur bakalım orada bu kadarı da fazla diyerek insanları kendi kriterlerinize göre mi biçimlendirmeye çalışacaksınız?
Bu soruları kaç kez sordum bilemiyorum ama biri cevap verse de ben artık ha, bu solcular hakikaten özgürlüklere saygılı ve söyledikleri de kesinlikle her bireyin hakkını almaya/kollamaya yönelik diyerek rahat ve huzur içinde ne zaman yazmaktan çekileceğim? sakın burada bana şunlar da bunu yapıyor edebiyatına girmeyin, onları zaten biliyorum, ben sizin görüşlerinizi soruyorum, hata yapılıyor olması başka bir hatayı doğru kılmaya yetmez çünkü. Aynı hataları yapacaksa, ha sağ ha sol, ne farkı var? Ben varsa bu farkı alayım lütfen, yoksa zahmet etmeyin de ben de artık alamadığım cevapları sormaktan yorulduğum için tekrar yazmayayım.
Saygıyla efendim, bilmukabele.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@YALÇIN,<br />
Kütahyalı kendisini liberal demokrat diyorsa bakın kendi rengini göstermiş işte, daha hangi rengi aruyorsunuz da neyi çürütmeye çalışıyorsunuz.(Solcu değil, olamaz&#8217;ı mı, iyi değilmiş bakın, artık rahat edebilirsiniz)<br />
 Ali Bulaç solu eleştirebilir ve yeri belliyse ve kızmazsanız, bakın Kütahyalı da belirtmiş işte, ona niye kızıyorsunuz?<br />
Ben bu kızgınlığı sol aile yapısı ve sol gelenekle yetişip solu eleştirmesine bağlamıştım oysa, en önemlisi ise solu eleştiriyor olmasına bağlamıştım.<br />
Daha önce de sormuştum, yeniden soruyorum, eleştirilemeyen bir fikri yapı nereye gider, görülmedi mi acaba?<br />
&#8220;Ulus devlet, Kemalizm, tam bağımsızlık gibi kategorilere karşı olan<br />
kendini “LİBERAL DEMOKRAT” diye tanımlayan bir yazar var karşımızda…&#8221; Bunlara karşı çıkamayan/eleştiremeyen bir sol söylemi mi savunuyorsunuz? Burada şaşırdığımı ifade edeyim. Lütfen yanlış anladığımı söyleyin de şaşkınlığım geçsin.Bunlar solun olmazsa olmazları mı yoksa? Merakımdan soruyorum, anlatırsanız bilgilendirilmiş olacağım.</p>
<p>Demek terminolojiyi açıklamak zahmetini zull kabul ediyorsunuz, iyi de anlatmadığınız fikre karşı kulaktan dolma bir şeylerle eleştiri alacağınıza bunları açıklayarak sizin sol anlayışınızı anlatmanız doğru tutum değil mi? Anlatmadan uyulmasını mı bekliyorsunuz yoksa?</p>
<p>Bu arada sizin eşiğinizi atlayamayan ama ben solcuyum diyen garipler ne yapacak, Almanlar gibi sınav mı düşünülür buna mesela, yoksa tümden reddeder ve bizden değilsin, hainsin edebiyatına devam mı edilir?<br />
Bir de isterseniz tartışalım dediğiniz mevzuları artık tartışabilir miyiz, bakınız Kütahyalı mevzusunu çözdük, liberal demokrat. Artık şu beş bin kere sorduğum sorulara gelebilir miyiz? Yeniden yazmama gerek var mı, yoksa bir yorumu daha Kütahyalı&#8217;ya harcayıp yine es mi geçilecek sorularım? Şu dindar olarak kendini adlandıran solculara tavrınız ne olacak?<br />
Dindar olan ama solcu olamayanlara tavrınız ne olacak?<br />
Fikir ve inanç özgürlüğünü verecek misiniz, eğitim, sosyal alan, kamu&#8230; yerlerde?<br />
Her dindarı tarikatçı belleyip imanını mı gevreteceksiniz ve size ne kadar samimi müslüman olduğunu mu ispatlamak zorunda bırakılacak yoksa insanları olduğu gibi her türlü yapısıyla hak ve özgürlükler alanı içinde mi değerlendireceksiniz? Yoksa sen yanlış inanıyorsun, doğrusu bu baskısını mı uygulayacaksınız?<br />
Hatta tarikatçı olana da tıpkı bir ataistin inanmama özgürlüğü gibi özgürlük tanıyacak mısınız? Yoksa, gene, dur bakalım orada bu kadarı da fazla diyerek insanları kendi kriterlerinize göre mi biçimlendirmeye çalışacaksınız?<br />
Bu soruları kaç kez sordum bilemiyorum ama biri cevap verse de ben artık ha, bu solcular hakikaten özgürlüklere saygılı ve söyledikleri de kesinlikle her bireyin hakkını almaya/kollamaya yönelik diyerek rahat ve huzur içinde ne zaman yazmaktan çekileceğim? sakın burada bana şunlar da bunu yapıyor edebiyatına girmeyin, onları zaten biliyorum, ben sizin görüşlerinizi soruyorum, hata yapılıyor olması başka bir hatayı doğru kılmaya yetmez çünkü. Aynı hataları yapacaksa, ha sağ ha sol, ne farkı var? Ben varsa bu farkı alayım lütfen, yoksa zahmet etmeyin de ben de artık alamadığım cevapları sormaktan yorulduğum için tekrar yazmayayım.<br />
Saygıyla efendim, bilmukabele.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

