<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Dil bir oyuncak mıdır? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 16:29:40 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Baran tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-62225</link>
		<dc:creator>Baran</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 18:07:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-62225</guid>
		<description>Kürtçü kesimin internette yaydığı ve Türkçe diye bir dilin olmadığı iddialarının dillendirildiği safsatanâme'ye rastlamışsınızdır. Bu yazı, Kürtçü kesime anlayacakları dilden bir cevaptır. Kürtçü kesim, Farsça'dan Kürtçe'ye geçmiş olan sözcüklere de Kürtçe demekte “onlar ortak sözcükler” diyerek alıntı olan bu sözcükleri gizlemeye çalışmaktadır. Tabii ki Farsça ile Kürtçe'nin ortak kelimeleri de bulunmaktadır ancak Kürtçe'ye Farsça'dan alınan kelimeler de vardır. Söz gelimi Kürtçü iddiaya göre “nâme” Kürtçe'dir. Oysa bu yalanı, biraz lisâniyat bilen biri hemen görebilir. Çünkü Farsça olan nâme sözcüğü yine Farsça olan nâm “isim, ad”dan gelir. Kürtçe'de ise nav “isim, ad” demektir. Yâni nâme'nin Farsça'dan alıntı olduğu âşikârdır. Eğer bu ortak bir kelime olsaydı bunun navî olması gerekirdi.

Kürtçü kesim, Türkçe'den ve Arapça'dan gelen kelimeleri de öz Kürtçe ilân etmekte ve lisâniyat ilmine ideoloji, milliyetçilikle yaklaşmaktadır. Bir nevî “Kürt Güneş Dil Teorisi” inşâ etmektedirler. Söz gelimi Kürtçe qerax “kıyı, sâhil” sözcüğü ilk bakışta öz Kürtçe sanılabilir oysa Türkçe'dir. Türkiye Türkçesi halk ağızlarında kırak “kenar 2) kıyı”, Azerbaycan Türkçesi'nde qırax “kenar 2) kıyı” demektir. Çoğu dilde “kıyı” anlamına gelen sözcük “kesmek, kırmak” kökünden gelir ki Türkçe “kıyı” sözüğü de kı- kökünden gelmektedir. (kıy- “kıymak” da aynı köktendir) Arapça sâhil  Kürtçe qerax olmuştur. 

Bir başka örnek, Kürtçe erd “yer” sözcüğü. Kürtçü kesim bu sözcüğe de “öz Kürtçe” deyip bu sözcüğün Almanca erde “yer 2) dünya” = İngilizce earth “yer 2) dünya” ile “kökteş” oluğunu iddia eder. Oysa sözcük Arapça ard'dan gelir. Bu Arapça kökenli sözcük Türkçe'de ise arz “yer” olmuştur. Arapçadaki “dat” harfi, Türkçe'ye geçen kelimelerde “z”, Kürtçe ve Farsça'ya geçen kelimelerde “d” olur. Arapça arD (dat) &#62; Türkçe “arz” &#62; Kürtçe “erd”...

Kürtçe'nin kapsamlı bir etimolojik sözlüğü yoktur ve bu “Kürt Güneş Dil Teorisi” bakışıyla da hazırlanamaz. Kürtçe'deki koç “göç”, koçer “göçer”, isot “issi ot” gibi öz be öz Türkçe kelimeleri dahi “öz Kürtçe“ sanan ve ilân eden bakış açısı sahipleri elbette ilmî gerçekleri bırakıp uydurma teoriler ortaya atacaktır.

Kürtçü safsatanâmeciler gibi yapıp Kürtçe'deki yabancı kökenli kelimeleri bölüm bölüm verelim. Mâdem bir dildeki yabancı kökenli kelimeler, o dilin “olmadığının” kanıtıdır, aynı bakış açısıyla bakalım Kürtçe var mıymış yok muymuş? Tabii bu çalışmadaki kelimeler “ufak” bir örnektir. Kürtçe'deki yabancı kökenli kelimelerin (Ermenice, Fransızca, İngilizce, Süryanice, Urartuca, Hurrice, Gürcüce, Lazca, Lezgice, Yunanca, Almanca, İtalyanca, Latince, Rusça vb. hâriç tutuldu) tümü değil, sadece Türkçe, Arapça ve Farsça'dan geçenlerin cüz'i bir kısmına yer verilmiştir. 

Örneğin, pamidor “domates” &#60; Rusça, kartol “patates” &#60; Rusça, pirpirim “semizotu” &#60; Ermenice, bacanê sor “al patlıcan”  Kü bacanê, Kü gêras &#60; Yun kerasos gibi diğer dillerden yapılan alıntılara değinilmemiştir.

Ev, Mutfak, Bitki adları, Hayvan adları ve Günlük Hayatla ilgili kelimelerden bazı örnekler


oda, ode &#60; Tü oda

îsot &#60; Tü issi ot &#60; ıssı ot “sıcak ot, acı ot”

qawin &#60; Tü kavun

gizêr, gêzer &#60; Tü kezer “havuç” (halk ağzıları)

yarkok &#60; Tü yerkök “havuç” (halk ağzıları)

arpalix &#60; Tü arpalık

tor &#60; Tü tor “sık gözlü ağ”

torbe &#60; Tü torba

dorpî &#60; Tü törpü

dorpî kirin &#60; Tü törpü'den “törpüleme”

dorpîkirî &#60; Tü törpü'den “törpülü”

turm, torm &#60; Tü torum “deve yavrusu”

dol &#60; Tü döl “torun anlamında”

torîn &#60; Tü torun

pisîk, pişîng, pişîk &#60; Tü pisik “kedi” (halk ağızları)

gogercîn &#60; Tü güvercin

çelik &#60; Tü çelik

çorek &#60; Tü çörek

qewan &#60; Tü kovan

qerekol &#60; Tü karakol

ordî &#60; Tü ordu

qertel &#60; Tü kartal

boz &#60; Tü boz “kır, gri”

qir &#60; Tü kır “gri”

qeraç &#60; Tü kıraç

hespê boz &#60; Tü boz'dan “boz at, kır at”

boz bûn &#60; Tü boz'dan “bozlaşma, kırarma, grileşme”

çakûç &#60; Tü çekiç &#60; çakıç (çak- “çakmak” kökünden)

bitov &#60; Tü bit- kökünden “bitiv” (tohum) (halk ağızları bitiv, bider “tohum”)

çax &#60; Tü çağ  “zaman, vakit, çağ”

biçax, bêçax &#60; Tü çağ'dan “bîçağ, zamansız, çağsız”

kasok &#60; Tü kesek'ten “orak, kesme aracı”

belge &#60; Tü belge

belge kirin &#60; Tü belge'den “belgelemek”

bibelge &#60; Tü belge'den “belgesiz”

belgedar &#60; Tü belge'den “belgeli”

belgedan &#60; Tü belge'den “belgelik, arşiv 2) dosya”

belgewar &#60; Tü belge'den “belgesel”

belgename &#60; Tür belge'den “senet”

belgeyî &#60; Tü belge'den “dokümanter”

gemî &#60; Tü gemi

gemîvan &#60; Tü gemi'den “gemici, armatör”

gemîvanî &#60; Tü gemi'den “gemicilik, armatörlük”

gûz &#60; Tü koz “ceviz”

gûzik &#60; Tü kozak “kozalak”

gûzikî &#60; Tü kozak'tan “kozaksı, kozalaksı”

qarqarok &#60; Tü karga

telik &#60; Tü terlik

çîçek &#60; Tü çiçek

çemçik &#60; Tü “çömçük” (kepçe) çömçe “kepçe” (halk ağızları) (Farsça'ya da “çumça” olarak geçmiştir.)

aş &#60; Tü aş “yemek” (Kazakça as, Kırgızca/Özbek/Türkmen/Azeri/Uygur/Tatar/Başkırt aş, Yakutça aas)

aşpêj &#60; Tü aş'tan “aşçı”

aşpêjî &#60; Tü aş'tan “aşçılık”

aşxane &#60; Tü aş'tan “aşevi, aşhâne”

çetel &#60; Tü çatal

biçetel &#60; Tü çatal'da “çatallı”

çeteldank &#60; Tü çatal'dan “çatallık”



kap &#60; Tü kap “tas, kâse”

qalpax &#60; Tü kalpak “kapak, kapatan”

kepeng &#60; Tü kapanak/kepenek (Farsça'ya da kepenk/kepeng olarak geçmiştir. Türkçe kapanak ile kepenek aynı kelimedir “kapanan/kapatılan şey”)

kepenek &#60; Tü kepenek

kapek, kapik, kepik, kepek &#60; Tü kepek “tahıl kepeği”

boza &#60; Tü boza

bozafiroş &#60; Tü boza'dan “bozacı”

bozafiroşî &#60; Tü boza'dan “bozacılık”

bozaker &#60; Tü boza'dan “bozacı”

bozakerî &#60; Tü boza'dan “bozacılık”

kulek &#60; Tü külek “kova, tahta kova” (halk ağızları)

mantî &#60; Tü mantı

ocax &#60; Tü ocak

don &#60; Tü don (don yağı, katı yağ)

qatix &#60; Tü katık

biqatix &#60; Tü katık'tan “katıklı”

bêqatix &#60; Tü katık'tan “katıksız”

qatix kirin &#60; Tü katık'tan “katıklamak”

meyan &#60; Tü meyan “glycirrhiza”

ordek &#60; Tü ördek

balaban &#60; Tü balaban

beyreq &#60; Tü bayrak

çelik &#60; Tü çelik

temîrkere &#60; demircilik

çakmaq &#60; Tü çakmak

çakmaqfiroş &#60; Tü çakmak'tan “çakmakçı”

çakmaqdar &#60; Tü çakmak'tan “çakmaklı”

bêçakmaq &#60; Tü çakmak'tan “bîçakmak, çakmaksız”

qiço &#60; Tü küçük

at &#60; Tü at

doner &#60; Tü döner

donervan &#60; Tü döner'den “dönerci”

çelik &#60; Tü çelik

çorek &#60; Tü çörek






Dillerde çokça kullanılan kavramlardan, kelimelerden bir kısım örnekler


dîrek &#60; Tü direk

dûz &#60; Tü düz

dûz bûn &#60; düzleşmek

dûzbûnî &#60; düzlük

dûzekî &#60; düzce

dûz kirin &#60; düzletme, düzleme

çapik &#60; Tü çabuk (çap- “hızlı gitmek, hızlı olmak” kökünden. Çapkın ve “at çapmak” bu kökten gelir. Farsça'ya ve Ermenice'ye de geçmiştir.)

çalim &#60; Tü çalım

çalim kirin &#60; çalımlanma

çalak &#60; Tü çalak “hızlı, çabuk 2) yapan çal-ış-mak ile aynı kökten)

çalak bûn &#60; Tü çalıştırmak

çalakî &#60; Tü çalaklık, etkinlik

çalakîker &#60; Tü çalak'tan “eylemci”

çalakîkerî &#60; Tü çalak'tan “eylemcilik”

çalaktî &#60; Tü çalak'tan “atılgan”

çalakîsaz &#60; Tü çalak'tan “eylemci”

çalakîsazî &#60; Tü çalak'tan “eylemcilik”

çalakane &#60; Tü çalak'tan “çalakâne, etkince”

tore &#60; Tü töre
torenenas &#60; Tü töre'den “töre tanımaz”
torenenasî &#60; Tü töre'den “töre tanımazlık”
toreyî &#60; Tü töre'den “törevî, töresel”
torî &#60; Tü tor “genç”ten “torluk”

koç &#60; Tü köç “göç”

koçer &#60; Tü köçer “göçer, göçebe”

koçerî &#60; Tü köçer'den “göçerî, göçerlik, göçebelik”

koç kirin &#60; Tü köç “göç”ten “göçmek”

koç bûn &#60; Tü köç “göç”ten “göçme”

koçber &#60; Tü köç'ten “göçmen”

koçberî &#60; Tü köç'ten “göçmenlik”

koçbûyîn &#60; Tü köç'ten “göçüş”

qerqeşûn &#60; Tü kargaşa

biqerqeşûn &#60; Tü kargaşa'dan “kargaşalı”

qerqeşûnî &#60; Tü kargaşa'dan “kargaşalık”

çol &#60; Tü çöl 

çolax &#60; Tü çolak 

çolistan &#60; Tü çöl'den “çölistan, sahra”

çolkarî &#60; Tü çöl'den “kırsal, çölsel”

çolter &#60; Tü çöl'den “kırsal, kır, kırlık, step”

çolterî &#60; Tü çöl'den “kırsal, kırlık”

çokterî bûn &#60; Tü çöl'den “kırlaşmak, kırsallaşmak”

çolwar &#60; Tü çöl'den “kır, kırsal”

çewlik &#60; Tü çevlik “etrafı çevrilmiş yer, bahçe 2) büklük”

çawîş &#60; Tü çavuş

çawîşî &#60; Tü çavuş'tan “çavuşluk”

qedexe kirin  “yasaklama” (Azerbaycan/Oğuz Türkçesi qadağan, Özbekçe katäğan “yasak”)

qadexe bûn &#60; Tü kadağan'dan “yasaklanma”

qedexeker &#60; Tü kadağan'dan “yasaklayıcı”

çapan &#60; Tü çapan “bez 2) pamuk” &#60; Eski Türkçe çapğan (çaput “eski dokuma bez” ile aynı kökten &#60; çap- “çapmak, vurmak 2) dokumak”)

çap  “basım, vurum” &#60; Eski Türkçe çap- “çapmak, çarpmak, vurmak 2) basmak 3) dokumak” (çaput “dokuma bez”, çapğan “çapan, bez” aynı kökten çak- “çakmak, vurmak”, çal- “çalmak, vurmak” (kaşık çalmak, saz çalmak, çala kaşık, çala kalem vb.)

demxe &#60; Tü damga

demxe kirin &#60; Tü damga'dan “damgalama”

bidemxe &#60; Tü damga'dan “damgalı”

bêdemxe &#60; Tü damga'dan “bîdamga, damgasız”

kole &#60; Tü köle “esir”

kolekî &#60; Tü köle'den “kölece”

kolewari &#60; Tü köle'den “kölevârî, kölece”

koledar, kolewar &#60; Tü köle'den “köleci”

koledarî, kolewarîtî &#60; Tü köle'den “kölecilik”

kole bûn &#60; Tü köle'den “köleleşme”

kole kirin &#60; Tü köle'den “köleleştirme”

koledar &#60; Tü köle'den “köleli”

koletî &#60; Tü köle'den “kölelik”

dîlek &#60; Tü dilek “temennî”

top &#60; Tü top (oyun topu)

top &#60; Tü top (savaş topu)

topik &#60; Tü top, topak'tan “toparlak” (Sözcük Ermenice'ye de bir yemek adı olarak geçmiştir. Topik “nohut ezmesi”)

topikî &#60; Tü top, topak'tan “toparlakça”

topavêj &#60; Tü top'tan “topçu”

topavêjî &#60; Tü top'tan “topçuluk”

top kirin &#60; Tü top (toplu'dan) “toplama”

top bûn &#60; Tü top'tan “toplanma”

qame &#60; Tü kama “hançer”

gerek &#60; Tü gerek “lûzum, lâzım”

gerekî &#60; Tü gerek'tan “gerekçe”

gerek kirin &#60; Tü gerek'ten “gerektirmek”

gerek bûn &#60; Tü gerek'ten “gerekmek”

bey &#60; Tü bay “zengin, varsıl” (Eski Türkçe bay “zengin”)

bey &#60; Tü bey “efendi”

xanim &#60; Tü hanım

xanimtî &#60; Tü hanım'dan “hanımlık”

qîz &#60; Tü kız

Qizilbaş &#60; Tü Kızılbaş

Qizilbaşî &#60; Tü Kızılbaş'tan “Kızılbaşlık”

gizir &#60; Tü kızar- “kızarmak, kızıl olmak”

gizirî &#60; Tü kızar'dan “kızılca”

ocaxvanî &#60; Tü ocak'tan “ocakçılık”

qelq &#60; Tü kalk- “hareket etmek”

xan &#60; Tü han (kağan, bey)

qat &#60; Tü kat “tabaka”

qat bûn &#60; Tü kat'tan “katlanmak”

qat kirin &#60; Tü kat'tan “katlamak”

qata jor &#60; Tü kat'tan “çekme kat”

qat bûyin &#60; Tü kat'tan “katlanış”

qat jimar &#60; Tü kat'tan “kat sayı”

qatkirî &#60; Tü kat'tan “katlı”

qatmer &#60; Tü katmer 

qatqat &#60; Tü kat'tan “katkat, katmer”

qatqatî &#60; Tü kat'tan “katkat, katman”

qatqatî bûn &#60; Tü kat'tan “katmerleşmek, katmanlaşmak”

êl &#60; Tü el “halk 2) devlet” (Eski Türkçe él “halk 2) devlet”) Kürtçe “aşiret, oymak” anlamında.

ela &#60; Tü elâ, ala

alav &#60; Tü alav (Eski Türkçe yalav. Aynı kökten yalaz “ateş”, yalım “kıvılcım”) Sözcük, Farsça'ya “alev” olarak geçmiştir.

qerax  qerax “kıyı, sâhil” anlamıyla geçmiştir.

gol &#60; Tü göl

golik &#60; Tü gölek “küçük göl” (Eski Türkçe kölek “gölcük”)

gorî &#60; Tü göre

îsîn &#60; Tü ışımak, ışın “parlaklık”

kirt kirin &#60; Tü kertmek

sax &#60; Tü sağ

saxlem &#60; Tü sağlam

bi saxlemî &#60; Tü sağlam'dan “sağlamca”

saxlem kirin &#60; Tü sağlam'dan “sağlamlama”

saxlem bûn &#60; Tü sağlam'dan “sağlamlaşma”

saxlembûnî &#60; Tü sağlam'dan “sağlamlık

saxlemî &#60; Tü sağlam'dan “saplamlık”

saxberî &#60; Tü sağ'dan “sağlık”

koz &#60; Tü köz

sozdan &#60; Tü söz'den “sözlenme”

sozdanî &#60; Tü söz'den “sözleşme”

bisozdanî &#60; Tü söz'den “sözleşmeli”

bêsozdanî &#60; Tü söz'den “sözleşmesiz”

sozdar &#60; Tü söz'den “sözdar, söz tutan, sadık 2) sözlü”

laqirdî &#60; Tü lakırtı


Kürtçe'deki yabancı kökenli edatlardan, bağlaçlardan bir kısım örnekler


gorî &#60; Tü göre

hema &#60; Arapça ammâ “gelgelelim”

lakîn &#60; Ar lâkin

û &#60; Farsça û “ve”

eger &#60; Fa eger &#60; Eski Farsça agar &#60; hakar, hakaram &#60; ha-karam “bir kez”

gêrçî &#60; Fa agar çi &#60; gar çi “eğer ki”

belkî &#60; Fa bal ki “hatta”

belkiyî &#60; Fa bal ki'den

belkîtiyî &#60; Fa bal ki'den

heta &#60; At hattâ “ta ki”

qey &#60; Tü kay, ka “ne?” (Eski Anadolu Türkçesi kay “ne, nasıl?”, Kazakça kanday “nasıl?”, kayda “nerede?” Türkçe/Kazaka/Kırgızca/Azerice vb. Kaç “ne kadar?”, kangı “hangi?” kanı “hani?”vb.)

ne &#60; Tü ne

meger &#60; Fa magar &#60; Eski Farsça ma agar

madem &#60; Ar mâ dâma “dâim oldukça”

şayed &#60; Fa şâyad &#60; Eski Farsça şâyistan “uymak, mümkün olmak”

her &#60; Fa har “tüm”

hîç &#60; Fa hêç “hiç”

hîç kes &#60; Fa hêç kes “hiç kimse”

her kes &#60; Fa har kas “tüm kişiler”


Çeşitli kelime örnekleri

qanûn &#60; Ar qânun &#60; Yunanca kanon

yasadan &#60; Tü yasa'dan “kanun koyma, yasama”

yasayî bûn &#60; Tü yasa'dan “yasalaşma”

yasayî kirin &#60; Tü yasa'dan “yasalaştırma”

xêr &#60; Ar xayr “iyilik”

bixêr &#60; Ar xayr'dan “hayırlı”

xêrdar &#60; Ar xary + Fa dâr “tutan, -lı”dan “hayırlı”

xêrxax &#60; Ar xayr + Fa xâh “isteyen”den “hayır isteyen”

xêrkar &#60; Ar xary + Fa kâr “yapan, eden”den “hayır yapan, hayır sever”

kitêb &#60; Ar kitâb

pirtûk &#60; Tü pırtık “kitap, yazma” (Yırtık pırtık)

pirtûk çapker &#60; Tü pırtık + Tü çap- “vurmak 2) basmak” + Fa kâr “eden”den “kitap basan, kitapçı”

pirtûkgeh &#60; Tü pırtık + Fa gâh “yer”den “kitap yeri, kitaplık”

pirtûkxane &#60; Tü pırtık + Fa hâne “ev”den “kitap evi, kütüphâne”

pirtûkxanevan &#60; Tü pırtık + Fa hâne + Fa bân “tutan, -cı”dan “kütüphâneci”

defter &#60; Yun diphthéra “tabaklanmış deri”

defterdar &#60; Yun defter + Fa dar “tutan”

name &#60; Fa nâme “mektup, nâme”

welat &#60; Ar wilâyat “vilâyet, egemenlik bölgesi, ülke, vatan”

welatî &#60; Ar welâyatî “vatandaş”
welatperwer &#60; Ar welâyat + Fa perver “tapan, seven”  perest “tapan 2) hizmet eden”

... devam edecek ...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kürtçü kesimin internette yaydığı ve Türkçe diye bir dilin olmadığı iddialarının dillendirildiği safsatanâme&#8217;ye rastlamışsınızdır. Bu yazı, Kürtçü kesime anlayacakları dilden bir cevaptır. Kürtçü kesim, Farsça&#8217;dan Kürtçe&#8217;ye geçmiş olan sözcüklere de Kürtçe demekte “onlar ortak sözcükler” diyerek alıntı olan bu sözcükleri gizlemeye çalışmaktadır. Tabii ki Farsça ile Kürtçe&#8217;nin ortak kelimeleri de bulunmaktadır ancak Kürtçe&#8217;ye Farsça&#8217;dan alınan kelimeler de vardır. Söz gelimi Kürtçü iddiaya göre “nâme” Kürtçe&#8217;dir. Oysa bu yalanı, biraz lisâniyat bilen biri hemen görebilir. Çünkü Farsça olan nâme sözcüğü yine Farsça olan nâm “isim, ad”dan gelir. Kürtçe&#8217;de ise nav “isim, ad” demektir. Yâni nâme&#8217;nin Farsça&#8217;dan alıntı olduğu âşikârdır. Eğer bu ortak bir kelime olsaydı bunun navî olması gerekirdi.</p>
<p>Kürtçü kesim, Türkçe&#8217;den ve Arapça&#8217;dan gelen kelimeleri de öz Kürtçe ilân etmekte ve lisâniyat ilmine ideoloji, milliyetçilikle yaklaşmaktadır. Bir nevî “Kürt Güneş Dil Teorisi” inşâ etmektedirler. Söz gelimi Kürtçe qerax “kıyı, sâhil” sözcüğü ilk bakışta öz Kürtçe sanılabilir oysa Türkçe&#8217;dir. Türkiye Türkçesi halk ağızlarında kırak “kenar 2) kıyı”, Azerbaycan Türkçesi&#8217;nde qırax “kenar 2) kıyı” demektir. Çoğu dilde “kıyı” anlamına gelen sözcük “kesmek, kırmak” kökünden gelir ki Türkçe “kıyı” sözüğü de kı- kökünden gelmektedir. (kıy- “kıymak” da aynı köktendir) Arapça sâhil  Kürtçe qerax olmuştur. </p>
<p>Bir başka örnek, Kürtçe erd “yer” sözcüğü. Kürtçü kesim bu sözcüğe de “öz Kürtçe” deyip bu sözcüğün Almanca erde “yer 2) dünya” = İngilizce earth “yer 2) dünya” ile “kökteş” oluğunu iddia eder. Oysa sözcük Arapça ard&#8217;dan gelir. Bu Arapça kökenli sözcük Türkçe&#8217;de ise arz “yer” olmuştur. Arapçadaki “dat” harfi, Türkçe&#8217;ye geçen kelimelerde “z”, Kürtçe ve Farsça&#8217;ya geçen kelimelerde “d” olur. Arapça arD (dat) &gt; Türkçe “arz” &gt; Kürtçe “erd”&#8230;</p>
<p>Kürtçe&#8217;nin kapsamlı bir etimolojik sözlüğü yoktur ve bu “Kürt Güneş Dil Teorisi” bakışıyla da hazırlanamaz. Kürtçe&#8217;deki koç “göç”, koçer “göçer”, isot “issi ot” gibi öz be öz Türkçe kelimeleri dahi “öz Kürtçe“ sanan ve ilân eden bakış açısı sahipleri elbette ilmî gerçekleri bırakıp uydurma teoriler ortaya atacaktır.</p>
<p>Kürtçü safsatanâmeciler gibi yapıp Kürtçe&#8217;deki yabancı kökenli kelimeleri bölüm bölüm verelim. Mâdem bir dildeki yabancı kökenli kelimeler, o dilin “olmadığının” kanıtıdır, aynı bakış açısıyla bakalım Kürtçe var mıymış yok muymuş? Tabii bu çalışmadaki kelimeler “ufak” bir örnektir. Kürtçe&#8217;deki yabancı kökenli kelimelerin (Ermenice, Fransızca, İngilizce, Süryanice, Urartuca, Hurrice, Gürcüce, Lazca, Lezgice, Yunanca, Almanca, İtalyanca, Latince, Rusça vb. hâriç tutuldu) tümü değil, sadece Türkçe, Arapça ve Farsça&#8217;dan geçenlerin cüz&#8217;i bir kısmına yer verilmiştir. </p>
<p>Örneğin, pamidor “domates” &lt; Rusça, kartol “patates” &lt; Rusça, pirpirim “semizotu” &lt; Ermenice, bacanê sor “al patlıcan”  Kü bacanê, Kü gêras &lt; Yun kerasos gibi diğer dillerden yapılan alıntılara değinilmemiştir.</p>
<p>Ev, Mutfak, Bitki adları, Hayvan adları ve Günlük Hayatla ilgili kelimelerden bazı örnekler</p>
<p>oda, ode &lt; Tü oda</p>
<p>îsot &lt; Tü issi ot &lt; ıssı ot “sıcak ot, acı ot”</p>
<p>qawin &lt; Tü kavun</p>
<p>gizêr, gêzer &lt; Tü kezer “havuç” (halk ağzıları)</p>
<p>yarkok &lt; Tü yerkök “havuç” (halk ağzıları)</p>
<p>arpalix &lt; Tü arpalık</p>
<p>tor &lt; Tü tor “sık gözlü ağ”</p>
<p>torbe &lt; Tü torba</p>
<p>dorpî &lt; Tü törpü</p>
<p>dorpî kirin &lt; Tü törpü&#8217;den “törpüleme”</p>
<p>dorpîkirî &lt; Tü törpü&#8217;den “törpülü”</p>
<p>turm, torm &lt; Tü torum “deve yavrusu”</p>
<p>dol &lt; Tü döl “torun anlamında”</p>
<p>torîn &lt; Tü torun</p>
<p>pisîk, pişîng, pişîk &lt; Tü pisik “kedi” (halk ağızları)</p>
<p>gogercîn &lt; Tü güvercin</p>
<p>çelik &lt; Tü çelik</p>
<p>çorek &lt; Tü çörek</p>
<p>qewan &lt; Tü kovan</p>
<p>qerekol &lt; Tü karakol</p>
<p>ordî &lt; Tü ordu</p>
<p>qertel &lt; Tü kartal</p>
<p>boz &lt; Tü boz “kır, gri”</p>
<p>qir &lt; Tü kır “gri”</p>
<p>qeraç &lt; Tü kıraç</p>
<p>hespê boz &lt; Tü boz&#8217;dan “boz at, kır at”</p>
<p>boz bûn &lt; Tü boz&#8217;dan “bozlaşma, kırarma, grileşme”</p>
<p>çakûç &lt; Tü çekiç &lt; çakıç (çak- “çakmak” kökünden)</p>
<p>bitov &lt; Tü bit- kökünden “bitiv” (tohum) (halk ağızları bitiv, bider “tohum”)</p>
<p>çax &lt; Tü çağ  “zaman, vakit, çağ”</p>
<p>biçax, bêçax &lt; Tü çağ&#8217;dan “bîçağ, zamansız, çağsız”</p>
<p>kasok &lt; Tü kesek&#8217;ten “orak, kesme aracı”</p>
<p>belge &lt; Tü belge</p>
<p>belge kirin &lt; Tü belge&#8217;den “belgelemek”</p>
<p>bibelge &lt; Tü belge&#8217;den “belgesiz”</p>
<p>belgedar &lt; Tü belge&#8217;den “belgeli”</p>
<p>belgedan &lt; Tü belge&#8217;den “belgelik, arşiv 2) dosya”</p>
<p>belgewar &lt; Tü belge&#8217;den “belgesel”</p>
<p>belgename &lt; Tür belge&#8217;den “senet”</p>
<p>belgeyî &lt; Tü belge&#8217;den “dokümanter”</p>
<p>gemî &lt; Tü gemi</p>
<p>gemîvan &lt; Tü gemi&#8217;den “gemici, armatör”</p>
<p>gemîvanî &lt; Tü gemi&#8217;den “gemicilik, armatörlük”</p>
<p>gûz &lt; Tü koz “ceviz”</p>
<p>gûzik &lt; Tü kozak “kozalak”</p>
<p>gûzikî &lt; Tü kozak&#8217;tan “kozaksı, kozalaksı”</p>
<p>qarqarok &lt; Tü karga</p>
<p>telik &lt; Tü terlik</p>
<p>çîçek &lt; Tü çiçek</p>
<p>çemçik &lt; Tü “çömçük” (kepçe) çömçe “kepçe” (halk ağızları) (Farsça&#8217;ya da “çumça” olarak geçmiştir.)</p>
<p>aş &lt; Tü aş “yemek” (Kazakça as, Kırgızca/Özbek/Türkmen/Azeri/Uygur/Tatar/Başkırt aş, Yakutça aas)</p>
<p>aşpêj &lt; Tü aş&#8217;tan “aşçı”</p>
<p>aşpêjî &lt; Tü aş&#8217;tan “aşçılık”</p>
<p>aşxane &lt; Tü aş&#8217;tan “aşevi, aşhâne”</p>
<p>çetel &lt; Tü çatal</p>
<p>biçetel &lt; Tü çatal&#8217;da “çatallı”</p>
<p>çeteldank &lt; Tü çatal&#8217;dan “çatallık”</p>
<p>kap &lt; Tü kap “tas, kâse”</p>
<p>qalpax &lt; Tü kalpak “kapak, kapatan”</p>
<p>kepeng &lt; Tü kapanak/kepenek (Farsça&#8217;ya da kepenk/kepeng olarak geçmiştir. Türkçe kapanak ile kepenek aynı kelimedir “kapanan/kapatılan şey”)</p>
<p>kepenek &lt; Tü kepenek</p>
<p>kapek, kapik, kepik, kepek &lt; Tü kepek “tahıl kepeği”</p>
<p>boza &lt; Tü boza</p>
<p>bozafiroş &lt; Tü boza&#8217;dan “bozacı”</p>
<p>bozafiroşî &lt; Tü boza&#8217;dan “bozacılık”</p>
<p>bozaker &lt; Tü boza&#8217;dan “bozacı”</p>
<p>bozakerî &lt; Tü boza&#8217;dan “bozacılık”</p>
<p>kulek &lt; Tü külek “kova, tahta kova” (halk ağızları)</p>
<p>mantî &lt; Tü mantı</p>
<p>ocax &lt; Tü ocak</p>
<p>don &lt; Tü don (don yağı, katı yağ)</p>
<p>qatix &lt; Tü katık</p>
<p>biqatix &lt; Tü katık&#8217;tan “katıklı”</p>
<p>bêqatix &lt; Tü katık&#8217;tan “katıksız”</p>
<p>qatix kirin &lt; Tü katık&#8217;tan “katıklamak”</p>
<p>meyan &lt; Tü meyan “glycirrhiza”</p>
<p>ordek &lt; Tü ördek</p>
<p>balaban &lt; Tü balaban</p>
<p>beyreq &lt; Tü bayrak</p>
<p>çelik &lt; Tü çelik</p>
<p>temîrkere &lt; demircilik</p>
<p>çakmaq &lt; Tü çakmak</p>
<p>çakmaqfiroş &lt; Tü çakmak&#8217;tan “çakmakçı”</p>
<p>çakmaqdar &lt; Tü çakmak&#8217;tan “çakmaklı”</p>
<p>bêçakmaq &lt; Tü çakmak&#8217;tan “bîçakmak, çakmaksız”</p>
<p>qiço &lt; Tü küçük</p>
<p>at &lt; Tü at</p>
<p>doner &lt; Tü döner</p>
<p>donervan &lt; Tü döner&#8217;den “dönerci”</p>
<p>çelik &lt; Tü çelik</p>
<p>çorek &lt; Tü çörek</p>
<p>Dillerde çokça kullanılan kavramlardan, kelimelerden bir kısım örnekler</p>
<p>dîrek &lt; Tü direk</p>
<p>dûz &lt; Tü düz</p>
<p>dûz bûn &lt; düzleşmek</p>
<p>dûzbûnî &lt; düzlük</p>
<p>dûzekî &lt; düzce</p>
<p>dûz kirin &lt; düzletme, düzleme</p>
<p>çapik &lt; Tü çabuk (çap- “hızlı gitmek, hızlı olmak” kökünden. Çapkın ve “at çapmak” bu kökten gelir. Farsça&#8217;ya ve Ermenice&#8217;ye de geçmiştir.)</p>
<p>çalim &lt; Tü çalım</p>
<p>çalim kirin &lt; çalımlanma</p>
<p>çalak &lt; Tü çalak “hızlı, çabuk 2) yapan çal-ış-mak ile aynı kökten)</p>
<p>çalak bûn &lt; Tü çalıştırmak</p>
<p>çalakî &lt; Tü çalaklık, etkinlik</p>
<p>çalakîker &lt; Tü çalak&#8217;tan “eylemci”</p>
<p>çalakîkerî &lt; Tü çalak&#8217;tan “eylemcilik”</p>
<p>çalaktî &lt; Tü çalak&#8217;tan “atılgan”</p>
<p>çalakîsaz &lt; Tü çalak&#8217;tan “eylemci”</p>
<p>çalakîsazî &lt; Tü çalak&#8217;tan “eylemcilik”</p>
<p>çalakane &lt; Tü çalak&#8217;tan “çalakâne, etkince”</p>
<p>tore &lt; Tü töre<br />
torenenas &lt; Tü töre&#8217;den “töre tanımaz”<br />
torenenasî &lt; Tü töre&#8217;den “töre tanımazlık”<br />
toreyî &lt; Tü töre&#8217;den “törevî, töresel”<br />
torî &lt; Tü tor “genç”ten “torluk”</p>
<p>koç &lt; Tü köç “göç”</p>
<p>koçer &lt; Tü köçer “göçer, göçebe”</p>
<p>koçerî &lt; Tü köçer&#8217;den “göçerî, göçerlik, göçebelik”</p>
<p>koç kirin &lt; Tü köç “göç”ten “göçmek”</p>
<p>koç bûn &lt; Tü köç “göç”ten “göçme”</p>
<p>koçber &lt; Tü köç&#8217;ten “göçmen”</p>
<p>koçberî &lt; Tü köç&#8217;ten “göçmenlik”</p>
<p>koçbûyîn &lt; Tü köç&#8217;ten “göçüş”</p>
<p>qerqeşûn &lt; Tü kargaşa</p>
<p>biqerqeşûn &lt; Tü kargaşa&#8217;dan “kargaşalı”</p>
<p>qerqeşûnî &lt; Tü kargaşa&#8217;dan “kargaşalık”</p>
<p>çol &lt; Tü çöl </p>
<p>çolax &lt; Tü çolak </p>
<p>çolistan &lt; Tü çöl&#8217;den “çölistan, sahra”</p>
<p>çolkarî &lt; Tü çöl&#8217;den “kırsal, çölsel”</p>
<p>çolter &lt; Tü çöl&#8217;den “kırsal, kır, kırlık, step”</p>
<p>çolterî &lt; Tü çöl&#8217;den “kırsal, kırlık”</p>
<p>çokterî bûn &lt; Tü çöl&#8217;den “kırlaşmak, kırsallaşmak”</p>
<p>çolwar &lt; Tü çöl&#8217;den “kır, kırsal”</p>
<p>çewlik &lt; Tü çevlik “etrafı çevrilmiş yer, bahçe 2) büklük”</p>
<p>çawîş &lt; Tü çavuş</p>
<p>çawîşî &lt; Tü çavuş&#8217;tan “çavuşluk”</p>
<p>qedexe kirin  “yasaklama” (Azerbaycan/Oğuz Türkçesi qadağan, Özbekçe katäğan “yasak”)</p>
<p>qadexe bûn &lt; Tü kadağan&#8217;dan “yasaklanma”</p>
<p>qedexeker &lt; Tü kadağan&#8217;dan “yasaklayıcı”</p>
<p>çapan &lt; Tü çapan “bez 2) pamuk” &lt; Eski Türkçe çapğan (çaput “eski dokuma bez” ile aynı kökten &lt; çap- “çapmak, vurmak 2) dokumak”)</p>
<p>çap  “basım, vurum” &lt; Eski Türkçe çap- “çapmak, çarpmak, vurmak 2) basmak 3) dokumak” (çaput “dokuma bez”, çapğan “çapan, bez” aynı kökten çak- “çakmak, vurmak”, çal- “çalmak, vurmak” (kaşık çalmak, saz çalmak, çala kaşık, çala kalem vb.)</p>
<p>demxe &lt; Tü damga</p>
<p>demxe kirin &lt; Tü damga&#8217;dan “damgalama”</p>
<p>bidemxe &lt; Tü damga&#8217;dan “damgalı”</p>
<p>bêdemxe &lt; Tü damga&#8217;dan “bîdamga, damgasız”</p>
<p>kole &lt; Tü köle “esir”</p>
<p>kolekî &lt; Tü köle&#8217;den “kölece”</p>
<p>kolewari &lt; Tü köle&#8217;den “kölevârî, kölece”</p>
<p>koledar, kolewar &lt; Tü köle&#8217;den “köleci”</p>
<p>koledarî, kolewarîtî &lt; Tü köle&#8217;den “kölecilik”</p>
<p>kole bûn &lt; Tü köle&#8217;den “köleleşme”</p>
<p>kole kirin &lt; Tü köle&#8217;den “köleleştirme”</p>
<p>koledar &lt; Tü köle&#8217;den “köleli”</p>
<p>koletî &lt; Tü köle&#8217;den “kölelik”</p>
<p>dîlek &lt; Tü dilek “temennî”</p>
<p>top &lt; Tü top (oyun topu)</p>
<p>top &lt; Tü top (savaş topu)</p>
<p>topik &lt; Tü top, topak&#8217;tan “toparlak” (Sözcük Ermenice&#8217;ye de bir yemek adı olarak geçmiştir. Topik “nohut ezmesi”)</p>
<p>topikî &lt; Tü top, topak&#8217;tan “toparlakça”</p>
<p>topavêj &lt; Tü top&#8217;tan “topçu”</p>
<p>topavêjî &lt; Tü top&#8217;tan “topçuluk”</p>
<p>top kirin &lt; Tü top (toplu&#8217;dan) “toplama”</p>
<p>top bûn &lt; Tü top&#8217;tan “toplanma”</p>
<p>qame &lt; Tü kama “hançer”</p>
<p>gerek &lt; Tü gerek “lûzum, lâzım”</p>
<p>gerekî &lt; Tü gerek&#8217;tan “gerekçe”</p>
<p>gerek kirin &lt; Tü gerek&#8217;ten “gerektirmek”</p>
<p>gerek bûn &lt; Tü gerek&#8217;ten “gerekmek”</p>
<p>bey &lt; Tü bay “zengin, varsıl” (Eski Türkçe bay “zengin”)</p>
<p>bey &lt; Tü bey “efendi”</p>
<p>xanim &lt; Tü hanım</p>
<p>xanimtî &lt; Tü hanım&#8217;dan “hanımlık”</p>
<p>qîz &lt; Tü kız</p>
<p>Qizilbaş &lt; Tü Kızılbaş</p>
<p>Qizilbaşî &lt; Tü Kızılbaş&#8217;tan “Kızılbaşlık”</p>
<p>gizir &lt; Tü kızar- “kızarmak, kızıl olmak”</p>
<p>gizirî &lt; Tü kızar&#8217;dan “kızılca”</p>
<p>ocaxvanî &lt; Tü ocak&#8217;tan “ocakçılık”</p>
<p>qelq &lt; Tü kalk- “hareket etmek”</p>
<p>xan &lt; Tü han (kağan, bey)</p>
<p>qat &lt; Tü kat “tabaka”</p>
<p>qat bûn &lt; Tü kat&#8217;tan “katlanmak”</p>
<p>qat kirin &lt; Tü kat&#8217;tan “katlamak”</p>
<p>qata jor &lt; Tü kat&#8217;tan “çekme kat”</p>
<p>qat bûyin &lt; Tü kat&#8217;tan “katlanış”</p>
<p>qat jimar &lt; Tü kat&#8217;tan “kat sayı”</p>
<p>qatkirî &lt; Tü kat&#8217;tan “katlı”</p>
<p>qatmer &lt; Tü katmer </p>
<p>qatqat &lt; Tü kat&#8217;tan “katkat, katmer”</p>
<p>qatqatî &lt; Tü kat&#8217;tan “katkat, katman”</p>
<p>qatqatî bûn &lt; Tü kat&#8217;tan “katmerleşmek, katmanlaşmak”</p>
<p>êl &lt; Tü el “halk 2) devlet” (Eski Türkçe él “halk 2) devlet”) Kürtçe “aşiret, oymak” anlamında.</p>
<p>ela &lt; Tü elâ, ala</p>
<p>alav &lt; Tü alav (Eski Türkçe yalav. Aynı kökten yalaz “ateş”, yalım “kıvılcım”) Sözcük, Farsça&#8217;ya “alev” olarak geçmiştir.</p>
<p>qerax  qerax “kıyı, sâhil” anlamıyla geçmiştir.</p>
<p>gol &lt; Tü göl</p>
<p>golik &lt; Tü gölek “küçük göl” (Eski Türkçe kölek “gölcük”)</p>
<p>gorî &lt; Tü göre</p>
<p>îsîn &lt; Tü ışımak, ışın “parlaklık”</p>
<p>kirt kirin &lt; Tü kertmek</p>
<p>sax &lt; Tü sağ</p>
<p>saxlem &lt; Tü sağlam</p>
<p>bi saxlemî &lt; Tü sağlam&#8217;dan “sağlamca”</p>
<p>saxlem kirin &lt; Tü sağlam&#8217;dan “sağlamlama”</p>
<p>saxlem bûn &lt; Tü sağlam&#8217;dan “sağlamlaşma”</p>
<p>saxlembûnî &lt; Tü sağlam&#8217;dan “sağlamlık</p>
<p>saxlemî &lt; Tü sağlam&#8217;dan “saplamlık”</p>
<p>saxberî &lt; Tü sağ&#8217;dan “sağlık”</p>
<p>koz &lt; Tü köz</p>
<p>sozdan &lt; Tü söz&#8217;den “sözlenme”</p>
<p>sozdanî &lt; Tü söz&#8217;den “sözleşme”</p>
<p>bisozdanî &lt; Tü söz&#8217;den “sözleşmeli”</p>
<p>bêsozdanî &lt; Tü söz&#8217;den “sözleşmesiz”</p>
<p>sozdar &lt; Tü söz&#8217;den “sözdar, söz tutan, sadık 2) sözlü”</p>
<p>laqirdî &lt; Tü lakırtı</p>
<p>Kürtçe&#8217;deki yabancı kökenli edatlardan, bağlaçlardan bir kısım örnekler</p>
<p>gorî &lt; Tü göre</p>
<p>hema &lt; Arapça ammâ “gelgelelim”</p>
<p>lakîn &lt; Ar lâkin</p>
<p>û &lt; Farsça û “ve”</p>
<p>eger &lt; Fa eger &lt; Eski Farsça agar &lt; hakar, hakaram &lt; ha-karam “bir kez”</p>
<p>gêrçî &lt; Fa agar çi &lt; gar çi “eğer ki”</p>
<p>belkî &lt; Fa bal ki “hatta”</p>
<p>belkiyî &lt; Fa bal ki&#8217;den</p>
<p>belkîtiyî &lt; Fa bal ki&#8217;den</p>
<p>heta &lt; At hattâ “ta ki”</p>
<p>qey &lt; Tü kay, ka “ne?” (Eski Anadolu Türkçesi kay “ne, nasıl?”, Kazakça kanday “nasıl?”, kayda “nerede?” Türkçe/Kazaka/Kırgızca/Azerice vb. Kaç “ne kadar?”, kangı “hangi?” kanı “hani?”vb.)</p>
<p>ne &lt; Tü ne</p>
<p>meger &lt; Fa magar &lt; Eski Farsça ma agar</p>
<p>madem &lt; Ar mâ dâma “dâim oldukça”</p>
<p>şayed &lt; Fa şâyad &lt; Eski Farsça şâyistan “uymak, mümkün olmak”</p>
<p>her &lt; Fa har “tüm”</p>
<p>hîç &lt; Fa hêç “hiç”</p>
<p>hîç kes &lt; Fa hêç kes “hiç kimse”</p>
<p>her kes &lt; Fa har kas “tüm kişiler”</p>
<p>Çeşitli kelime örnekleri</p>
<p>qanûn &lt; Ar qânun &lt; Yunanca kanon</p>
<p>yasadan &lt; Tü yasa&#8217;dan “kanun koyma, yasama”</p>
<p>yasayî bûn &lt; Tü yasa&#8217;dan “yasalaşma”</p>
<p>yasayî kirin &lt; Tü yasa&#8217;dan “yasalaştırma”</p>
<p>xêr &lt; Ar xayr “iyilik”</p>
<p>bixêr &lt; Ar xayr&#8217;dan “hayırlı”</p>
<p>xêrdar &lt; Ar xary + Fa dâr “tutan, -lı”dan “hayırlı”</p>
<p>xêrxax &lt; Ar xayr + Fa xâh “isteyen”den “hayır isteyen”</p>
<p>xêrkar &lt; Ar xary + Fa kâr “yapan, eden”den “hayır yapan, hayır sever”</p>
<p>kitêb &lt; Ar kitâb</p>
<p>pirtûk &lt; Tü pırtık “kitap, yazma” (Yırtık pırtık)</p>
<p>pirtûk çapker &lt; Tü pırtık + Tü çap- “vurmak 2) basmak” + Fa kâr “eden”den “kitap basan, kitapçı”</p>
<p>pirtûkgeh &lt; Tü pırtık + Fa gâh “yer”den “kitap yeri, kitaplık”</p>
<p>pirtûkxane &lt; Tü pırtık + Fa hâne “ev”den “kitap evi, kütüphâne”</p>
<p>pirtûkxanevan &lt; Tü pırtık + Fa hâne + Fa bân “tutan, -cı”dan “kütüphâneci”</p>
<p>defter &lt; Yun diphthéra “tabaklanmış deri”</p>
<p>defterdar &lt; Yun defter + Fa dar “tutan”</p>
<p>name &lt; Fa nâme “mektup, nâme”</p>
<p>welat &lt; Ar wilâyat “vilâyet, egemenlik bölgesi, ülke, vatan”</p>
<p>welatî &lt; Ar welâyatî “vatandaş”<br />
welatperwer &lt; Ar welâyat + Fa perver “tapan, seven”  perest “tapan 2) hizmet eden”</p>
<p>&#8230; devam edecek &#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>gamze çevik tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18784</link>
		<dc:creator>gamze çevik</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Sep 2008 18:48:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18784</guid>
		<description>ahh şu dil yok mu? ne cektik be senden teorilerimizi yıkmadın mı kaldı modernlesmedihin mi cağdaslasıp bizden kopmadın mı kaldı yaslandıhın mı yoksa öldühün mü.gerekirse bizi terketmedin mi byby ok thnks bide kısaltılmısı artık sende türkcesin the ingilizce artık sende the yozlastın  gelişmek için ileri tamam da yeni  hazneyede tamam sonucta türetken bi dilimiz var ama sadece türkce kalsa...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ahh şu dil yok mu? ne cektik be senden teorilerimizi yıkmadın mı kaldı modernlesmedihin mi cağdaslasıp bizden kopmadın mı kaldı yaslandıhın mı yoksa öldühün mü.gerekirse bizi terketmedin mi byby ok thnks bide kısaltılmısı artık sende türkcesin the ingilizce artık sende the yozlastın  gelişmek için ileri tamam da yeni  hazneyede tamam sonucta türetken bi dilimiz var ama sadece türkce kalsa&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18348</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 16:04:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18348</guid>
		<description>Aziz Bey,aslında cevabı bulmuşsunuz. Çekoslavakya'da, (Kundera anlatır) Rus işgalinden sonra önce eski anıtları yıkmışlar, fakültelerdeki tarihçileri sürmüşler(şanslı olanlar tabii bunlar) akabinde de(oh my God, akabinde dedim) popüler bir popçuyla konserler düzenlemişler. 
Dil politikalarının amacı vardır her dönemde, olmaması zaten düşünülemez, ancak bunun doğrultusu eskiyi tamamen söküp atmak olunca, marjinal kararlar verilerek dil anlaşılmaz bir hale gelebilir. 1930 sonrası metinleri (abartılı Türkçeleştirme denemeleri) anlaşılamayan bir hale getirilebilir ki bu noktada Suat Bey'in verdiği örneğe bakabilirsiniz.
Shakespeare'ine sahip çıkmayan bir İngiliz edebiyatı düşünülebilir mi, ya bizim Shakespeare'lerimiz?
Fuzuli(ki Fuzuli okurken bir beyiti ile Shakespeare'in dizelerinin(elinde kafatası, dünyanın geçiciliğini anlattığı sahne) aynı şeyi söylediğini fark etmiş(16.yy. ikisi de)inanın şok olmuştum. Birbirinden öyle uzaklar ama ikisi de aynı şeyi farklı bir formda söylemiş. Baki, Nefi, Nedim, Şeyh Galip(ateş denizinde mumdan gemiler yürütmek demiş, metaforun güzelliğine bakınız), Fikret, Hamit...
Uzayıp giden bu listenin anlaşıldığını ve bizim bu kültürü derslerle değil de kültürel arka planda taşıyıp aktardığımızı düşünün. Estetik ve medeniyet, medeniyet ve dil...
O kadar eksiğiz ki...
Not: Oğlunuza başarılar dilerim, meslektaş olacağız onunla. Tabii o büyüyüp de bana yetiştiğinde :))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aziz Bey,aslında cevabı bulmuşsunuz. Çekoslavakya&#8217;da, (Kundera anlatır) Rus işgalinden sonra önce eski anıtları yıkmışlar, fakültelerdeki tarihçileri sürmüşler(şanslı olanlar tabii bunlar) akabinde de(oh my God, akabinde dedim) popüler bir popçuyla konserler düzenlemişler.<br />
Dil politikalarının amacı vardır her dönemde, olmaması zaten düşünülemez, ancak bunun doğrultusu eskiyi tamamen söküp atmak olunca, marjinal kararlar verilerek dil anlaşılmaz bir hale gelebilir. 1930 sonrası metinleri (abartılı Türkçeleştirme denemeleri) anlaşılamayan bir hale getirilebilir ki bu noktada Suat Bey&#8217;in verdiği örneğe bakabilirsiniz.<br />
Shakespeare&#8217;ine sahip çıkmayan bir İngiliz edebiyatı düşünülebilir mi, ya bizim Shakespeare&#8217;lerimiz?<br />
Fuzuli(ki Fuzuli okurken bir beyiti ile Shakespeare&#8217;in dizelerinin(elinde kafatası, dünyanın geçiciliğini anlattığı sahne) aynı şeyi söylediğini fark etmiş(16.yy. ikisi de)inanın şok olmuştum. Birbirinden öyle uzaklar ama ikisi de aynı şeyi farklı bir formda söylemiş. Baki, Nefi, Nedim, Şeyh Galip(ateş denizinde mumdan gemiler yürütmek demiş, metaforun güzelliğine bakınız), Fikret, Hamit&#8230;<br />
Uzayıp giden bu listenin anlaşıldığını ve bizim bu kültürü derslerle değil de kültürel arka planda taşıyıp aktardığımızı düşünün. Estetik ve medeniyet, medeniyet ve dil&#8230;<br />
O kadar eksiğiz ki&#8230;<br />
Not: Oğlunuza başarılar dilerim, meslektaş olacağız onunla. Tabii o büyüyüp de bana yetiştiğinde :))</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18341</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 10:03:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18341</guid>
		<description>Suzannur Hanım,
Aslında ben de ne tür bir halt ettiğimin farkındayım ya,bakmayın:)Uslu uslu"sıkıntıya düşmek"demek yerine sen kalk "müşkülat"falan de,olacak iş mi bu?:)Hemi de ortalıkta kelime avcıları,sözcük yasakçıları kol gezerken!
Şaka bir yana,hakatten nedir bu kelime kaprisi?Yoksa virüs türü zararlı bir şey mi sanılıyor da bu denli bir allerji yaratıyor.
Oysa dil kadar insanı tarihsel kökleriyle buluşturan,bilgi ve birikim dağarcığını geliştiren,insanlık serüveninin adeta izlerini süren daha zengin bir materyal olabileceğini düşünmüyorum;tabii birer birer ayıklanan özgün kelimeler olmadığı takdirde.Sağolsun Ege Üniversitesi'Türk Dili ve Edebiyatı'nı okuyan oğlum sayesinde bu hazineyi keşfettim.Fırsattan istifade akedemik tarzda olmasa da bir hayli yararlanıyorum.Bu yolla Türklerin Orta Asyadan başlayan kültür ve dil serüveninden,Selçuklu'ya,Osmanlıya,Halk ve Divan Edebiyatı'na uzanan yolculuğa tanıklık edilebiliyor.Ayrıca Balkanlar,Kafkasya ve Ortadoğu halklarının birleriyle olan kültür ve inanç etkileşimlerine,kaynaşma ve içiçeliklerine,gelenek ve göreneklerine (sınırlandırılmasına karşın)yine de bu kaynaklarla ulaşılabiliyor.Peki durum bu kadar açıkken,zararlı addedilerek kelimelerin değiştirilmesine dört elle sarılması acaba hangi amaca hizmet ediyor ve bundan nasıl bir yarar bekleniyor?
Ben bu sorunun yanıtını bulamadım.Amaç,insanı geçmişinden koparıp bilgiden yoksun kalmasını sağlamak mı yoksa...Aklıma başka da mantıklı bir gerekçe gelmedi doğrusu.Peki sizce farklı bir nedeni olabilir mi?
Saygı ve selamlar...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suzannur Hanım,<br />
Aslında ben de ne tür bir halt ettiğimin farkındayım ya,bakmayın:)Uslu uslu&#8221;sıkıntıya düşmek&#8221;demek yerine sen kalk &#8220;müşkülat&#8221;falan de,olacak iş mi bu?:)Hemi de ortalıkta kelime avcıları,sözcük yasakçıları kol gezerken!<br />
Şaka bir yana,hakatten nedir bu kelime kaprisi?Yoksa virüs türü zararlı bir şey mi sanılıyor da bu denli bir allerji yaratıyor.<br />
Oysa dil kadar insanı tarihsel kökleriyle buluşturan,bilgi ve birikim dağarcığını geliştiren,insanlık serüveninin adeta izlerini süren daha zengin bir materyal olabileceğini düşünmüyorum;tabii birer birer ayıklanan özgün kelimeler olmadığı takdirde.Sağolsun Ege Üniversitesi&#8217;Türk Dili ve Edebiyatı&#8217;nı okuyan oğlum sayesinde bu hazineyi keşfettim.Fırsattan istifade akedemik tarzda olmasa da bir hayli yararlanıyorum.Bu yolla Türklerin Orta Asyadan başlayan kültür ve dil serüveninden,Selçuklu&#8217;ya,Osmanlıya,Halk ve Divan Edebiyatı&#8217;na uzanan yolculuğa tanıklık edilebiliyor.Ayrıca Balkanlar,Kafkasya ve Ortadoğu halklarının birleriyle olan kültür ve inanç etkileşimlerine,kaynaşma ve içiçeliklerine,gelenek ve göreneklerine (sınırlandırılmasına karşın)yine de bu kaynaklarla ulaşılabiliyor.Peki durum bu kadar açıkken,zararlı addedilerek kelimelerin değiştirilmesine dört elle sarılması acaba hangi amaca hizmet ediyor ve bundan nasıl bir yarar bekleniyor?<br />
Ben bu sorunun yanıtını bulamadım.Amaç,insanı geçmişinden koparıp bilgiden yoksun kalmasını sağlamak mı yoksa&#8230;Aklıma başka da mantıklı bir gerekçe gelmedi doğrusu.Peki sizce farklı bir nedeni olabilir mi?<br />
Saygı ve selamlar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18335</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Aug 2008 22:36:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18335</guid>
		<description>Aziz Bey, müşkülat mı dediniz, aşk olsun, o da ne demek :))
Siz, bir Türk evladı olarak yabancı dilden gelme bir kelimeyi nasıl kullanıyorsunuz?! Oldu mu şimdi :)
Suat Bey, o kadar şahane bir cevap ki, yanıt mı deseydim acaba, geriye söylenmesi gereken bir şey bırakmamışsınız.Ama sizde mihval felan demişsiniz, cık cık cık!!!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aziz Bey, müşkülat mı dediniz, aşk olsun, o da ne demek :))<br />
Siz, bir Türk evladı olarak yabancı dilden gelme bir kelimeyi nasıl kullanıyorsunuz?! Oldu mu şimdi <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Suat Bey, o kadar şahane bir cevap ki, yanıt mı deseydim acaba, geriye söylenmesi gereken bir şey bırakmamışsınız.Ama sizde mihval felan demişsiniz, cık cık cık!!!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18328</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Aug 2008 20:15:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18328</guid>
		<description>"Dil bir oyuncak mıdır?"sorusuyla başlıyor yazı.Elbette değil ve olmamalı.Ancak vaziyete bakıldığında sadece "oyuncak"muamelesi görmediği anlaşılacaktır.Sadece ve sadece bir iletişim aracı olması gerekirken,görüyoruz ki kimi zaman bir çatışma aracına,kimileyin bir düşmana dönüşebiliyor...Bazan da savaş nedeni sayılarak uğrunda nice koçyiğitler ölebiliyor...Bir tehlike ve tehdit gibi algılandığı,konuşulduğunda anlaşılmaz bir antipati yarattığı durumlar da yok değil...Ve elbette "yasaklar"arasında yerini aldığı tuhaf durumları da unutmamak gerekir.Baksanıza birileri gayet pişkince "ya benim dilimi öğreneceksin ya da sana yaşam hakkı yok bu topraklarda"diyebiliyor.Bereket yaşlı anam hakkın rahmetine kavuştu da ağzından öfke saçan beyefendinin hışmından kurtuldu,yoksa alimallah kimbilir hangi diyarlara sürülecekmiş.Yazık!Zatialileri bu incileri dökerken o kuşak insanlar döneminde bir okulun bile olmadığından bihaber olacak kadar cehalette battığının farkında değil.Fakat ne farkeder ki?Beyfendinin mantalitesine göre bu da gerekçe olamazmış yani ilahi bir vahiyle öğrenseymiş.
İşte böyle Suat Bey;dil,birileri için bu denli bir komplekse,paranoyaya dönüşmüşken siz de kalkmış neden yabancı sözcükler ayıklanıyor diye yakınıyorsunuz.Bu zihniyet değişmediği sürece daha çoook kırpılacak ve korkarım gelecekte torunlarımız bugün yazdıklarımızı anlamakta bir hayli müşkülata düşeceklerdir.
Saygılarımla...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Dil bir oyuncak mıdır?&#8221;sorusuyla başlıyor yazı.Elbette değil ve olmamalı.Ancak vaziyete bakıldığında sadece &#8220;oyuncak&#8221;muamelesi görmediği anlaşılacaktır.Sadece ve sadece bir iletişim aracı olması gerekirken,görüyoruz ki kimi zaman bir çatışma aracına,kimileyin bir düşmana dönüşebiliyor&#8230;Bazan da savaş nedeni sayılarak uğrunda nice koçyiğitler ölebiliyor&#8230;Bir tehlike ve tehdit gibi algılandığı,konuşulduğunda anlaşılmaz bir antipati yarattığı durumlar da yok değil&#8230;Ve elbette &#8220;yasaklar&#8221;arasında yerini aldığı tuhaf durumları da unutmamak gerekir.Baksanıza birileri gayet pişkince &#8220;ya benim dilimi öğreneceksin ya da sana yaşam hakkı yok bu topraklarda&#8221;diyebiliyor.Bereket yaşlı anam hakkın rahmetine kavuştu da ağzından öfke saçan beyefendinin hışmından kurtuldu,yoksa alimallah kimbilir hangi diyarlara sürülecekmiş.Yazık!Zatialileri bu incileri dökerken o kuşak insanlar döneminde bir okulun bile olmadığından bihaber olacak kadar cehalette battığının farkında değil.Fakat ne farkeder ki?Beyfendinin mantalitesine göre bu da gerekçe olamazmış yani ilahi bir vahiyle öğrenseymiş.<br />
İşte böyle Suat Bey;dil,birileri için bu denli bir komplekse,paranoyaya dönüşmüşken siz de kalkmış neden yabancı sözcükler ayıklanıyor diye yakınıyorsunuz.Bu zihniyet değişmediği sürece daha çoook kırpılacak ve korkarım gelecekte torunlarımız bugün yazdıklarımızı anlamakta bir hayli müşkülata düşeceklerdir.<br />
Saygılarımla&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Deveye Hendek Atlatici tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18307</link>
		<dc:creator>Deveye Hendek Atlatici</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Aug 2008 00:36:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18307</guid>
		<description>Kemal ve Fasiste katiliyorum.

Elbette Kurt diye bir irk yoktur. Onlar yururken kart kurt sesleri cikartan dag Turkleridir. Ancak kandirilmislar ve kendilerini Kurt sanmaktadirlar. Kurt olmadigina gore Kurtce diye bir dil de yoktur. Kurtce, Turkcenin kaba bir lehcesidir. (Dagda yasadiklarindan olmali) Dunyadaki tum irklarin ve dillerin Turklerden/Turkceden ciktigi da cok dogru bir tespittir.

Bakin biraz dunya yasam tarihi dersi vereyim musadenizle. Ilk insanlar henuz magaralarda yasarken konusma bilmiyorlar, birbirlerini yiyiyorlardi. Daha sonra disari cikan ilk akli basinda insan gunesi gordu ve "aaa" dedi.  Iste bu ilk harftir, konusmadir Ve bu konusmayi yapan da Turktur. Ve butun harflerin, dillerin kaynagi Turkcedir.

Turkler ilk insandan itibaren Turktur.  Kizilderililer aborjinler neandertaller vs. Hepsi Turktur.  Turkler buyuk bir selaleden akan suyun cikardigi gurultuyu duyunca bilge bir tavırla "ne yaygara" demisler ve o selalenin adi Niagara olmustur.  Ayni bicimde cok uzun bir nehrin fark edilmesi uzerine (burada dönemin ilkel sayilabilecek kosullarina ragmen Turklerdeki ongoruyu ve gozlem yetenegini goruyorsunuz, ayrica belirtmeye gerek yok) Turklerin "amma uzun" demeleri sonucunda o nehrin adi Amazon kalmistir. Tum bunlar Turklerin insanligin atasi oldugunu ve tum dillerin turkceden turedigine sarsilmaz bir kanittir.

Ayrica Turkler hicbir savasta yenilmemislerdir. Birinci dunya savasinda Almanlar yenildigi icin  yenik sayilmislar, ikincisini ise Milli Sefin dogaustu zekasi ile kursun atmadan ezici bir galibiyetle kazanmislardir. Bir koyup 50 almislardir.

Burada ve baska sitelerde bu tip yazilar goruyorum uzuluyorum. Bakin mesela nasil da alay ediyorlar surada:

http://www.izlenimler.net/2008/08/23/turkun-gucu/

Ne cahillik! Ne aymazlik! Titreyin ve kendinize gelin asil Turk evlatlari. Hepiniz Turksunuz. Muhtac oldunuz kudret damarlarinizdaki asil kanda mevcuttur.

Tum dunyaya barisi ancak Turkler getirebilir Bu mihvalde sozlerimi Ataturk'un  1934'de tarihinde Turkiye’yi ziyaret eden Isvec veliahdi Gustav Adolf serefine verdigi yemekte yaptigi kulturler arasi iliskilere (aslinda tek kulturun, Turk kulturunun cesitlenmesidir bu) onem veren konusmasi ile bitiriyorum:

&lt;blockquote&gt;“Altes Ruayal; bu gece, ulu konuklarimiza, turkiye’ye ugur getirdiklerini soylerken, duydugum, tukel ozgu bir kivanctir. burada kaldiginiz uzca, sizi sarmaktan hic durmayacak ilik sevgi icinde, bu yurtta, yurdunuz icin beslenmis duygularin bir yankusunu bulacaksiniz. isvec-turk uluslarinin kazanmis olduklari utukularin silinmez damgalarini tarih tasimaktadir. suerdemligi, onu, bu iki ulus, unlu sanli sozlerinin derinliginde sonsuz tutmaktadir. ancak, daha baska alanda da onlar erdemlerini o denlu yaltirikli yondemle gostermislerdir. bu yolda kazandiklari utkular, gercekten daha az ozence deger degildir. avrupa’nin iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarimiz, atac ozluklerinin tum issilari olarak baysak, onurme, uygunluk kildacilari olmus bulunuyorlar; onlar bugun en guzel utkuyu kazanmaya aniklaniyorlar: baysal utkusu..”&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kemal ve Fasiste katiliyorum.</p>
<p>Elbette Kurt diye bir irk yoktur. Onlar yururken kart kurt sesleri cikartan dag Turkleridir. Ancak kandirilmislar ve kendilerini Kurt sanmaktadirlar. Kurt olmadigina gore Kurtce diye bir dil de yoktur. Kurtce, Turkcenin kaba bir lehcesidir. (Dagda yasadiklarindan olmali) Dunyadaki tum irklarin ve dillerin Turklerden/Turkceden ciktigi da cok dogru bir tespittir.</p>
<p>Bakin biraz dunya yasam tarihi dersi vereyim musadenizle. Ilk insanlar henuz magaralarda yasarken konusma bilmiyorlar, birbirlerini yiyiyorlardi. Daha sonra disari cikan ilk akli basinda insan gunesi gordu ve &#8220;aaa&#8221; dedi.  Iste bu ilk harftir, konusmadir Ve bu konusmayi yapan da Turktur. Ve butun harflerin, dillerin kaynagi Turkcedir.</p>
<p>Turkler ilk insandan itibaren Turktur.  Kizilderililer aborjinler neandertaller vs. Hepsi Turktur.  Turkler buyuk bir selaleden akan suyun cikardigi gurultuyu duyunca bilge bir tavırla &#8220;ne yaygara&#8221; demisler ve o selalenin adi Niagara olmustur.  Ayni bicimde cok uzun bir nehrin fark edilmesi uzerine (burada dönemin ilkel sayilabilecek kosullarina ragmen Turklerdeki ongoruyu ve gozlem yetenegini goruyorsunuz, ayrica belirtmeye gerek yok) Turklerin &#8220;amma uzun&#8221; demeleri sonucunda o nehrin adi Amazon kalmistir. Tum bunlar Turklerin insanligin atasi oldugunu ve tum dillerin turkceden turedigine sarsilmaz bir kanittir.</p>
<p>Ayrica Turkler hicbir savasta yenilmemislerdir. Birinci dunya savasinda Almanlar yenildigi icin  yenik sayilmislar, ikincisini ise Milli Sefin dogaustu zekasi ile kursun atmadan ezici bir galibiyetle kazanmislardir. Bir koyup 50 almislardir.</p>
<p>Burada ve baska sitelerde bu tip yazilar goruyorum uzuluyorum. Bakin mesela nasil da alay ediyorlar surada:</p>
<p><a href="http://www.izlenimler.net/2008/08/23/turkun-gucu/" rel="nofollow">http://www.izlenimler.net/2008/08/23/turkun-gucu/</a></p>
<p>Ne cahillik! Ne aymazlik! Titreyin ve kendinize gelin asil Turk evlatlari. Hepiniz Turksunuz. Muhtac oldunuz kudret damarlarinizdaki asil kanda mevcuttur.</p>
<p>Tum dunyaya barisi ancak Turkler getirebilir Bu mihvalde sozlerimi Ataturk&#8217;un  1934&#8242;de tarihinde Turkiye’yi ziyaret eden Isvec veliahdi Gustav Adolf serefine verdigi yemekte yaptigi kulturler arasi iliskilere (aslinda tek kulturun, Turk kulturunun cesitlenmesidir bu) onem veren konusmasi ile bitiriyorum:</p>
<blockquote><p>“Altes Ruayal; bu gece, ulu konuklarimiza, turkiye’ye ugur getirdiklerini soylerken, duydugum, tukel ozgu bir kivanctir. burada kaldiginiz uzca, sizi sarmaktan hic durmayacak ilik sevgi icinde, bu yurtta, yurdunuz icin beslenmis duygularin bir yankusunu bulacaksiniz. isvec-turk uluslarinin kazanmis olduklari utukularin silinmez damgalarini tarih tasimaktadir. suerdemligi, onu, bu iki ulus, unlu sanli sozlerinin derinliginde sonsuz tutmaktadir. ancak, daha baska alanda da onlar erdemlerini o denlu yaltirikli yondemle gostermislerdir. bu yolda kazandiklari utkular, gercekten daha az ozence deger degildir. avrupa’nin iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarimiz, atac ozluklerinin tum issilari olarak baysak, onurme, uygunluk kildacilari olmus bulunuyorlar; onlar bugun en guzel utkuyu kazanmaya aniklaniyorlar: baysal utkusu..”</p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fasist tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18306</link>
		<dc:creator>fasist</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 23:47:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18306</guid>
		<description>Ayni fikirdeyiz Kemal Bey; Turk irki ari bir irktir, tum diger irklar Turk'lerden turemistir. Dilimiz irkimizin bir semboludur. Dilin purlugunu bozmak, konusmamak, TURK milletini reddetmek demektir. Ingilizler, Amerikalilar, Fransizlar eskiden Turktu, su anda konustugu diller Turkce'den turemistir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ayni fikirdeyiz Kemal Bey; Turk irki ari bir irktir, tum diger irklar Turk&#8217;lerden turemistir. Dilimiz irkimizin bir semboludur. Dilin purlugunu bozmak, konusmamak, TURK milletini reddetmek demektir. Ingilizler, Amerikalilar, Fransizlar eskiden Turktu, su anda konustugu diller Turkce&#8217;den turemistir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18302</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 23:02:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18302</guid>
		<description>Kemal Bey'in yazdıklarını okurken (ilk başta inanamadım ve ironik dil sandım),kendimi bir anda Mussolini İtalyasına ait bir gazete metninde, bir propaganda yazısı okuyor sandım.

Bu arada Türkçe bilmeyen hangi Kürt bu ülkede baş tacı yapıldı acaba? (Meraktan soruyorum, bu ülke gerçekleri değişti de ben iki haftalık tatilde mi fark edemedim diye.) 

Vatan evlatlığı(Devletin BABA olduğu bilinçaltı mevcut burada)tanımı da yapılmış; bir de, Türkçe bilmeyenlere zorla dil öğretip, olmazsa sürdürmeyi benimseyen insanlıkdışı zihniyet.

Yok artık, hala bu tarz düşünceleri savunanlar var, hem de sırtını Atatürk'e dayayarak. Fransızca bilen Atatürk ve diller yasaklansın diyen birinin, tezini desteklemek için burası Atatürk Cumhuriyeti demesi. İronik. 
Yazmak bile abes...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kemal Bey&#8217;in yazdıklarını okurken (ilk başta inanamadım ve ironik dil sandım),kendimi bir anda Mussolini İtalyasına ait bir gazete metninde, bir propaganda yazısı okuyor sandım.</p>
<p>Bu arada Türkçe bilmeyen hangi Kürt bu ülkede baş tacı yapıldı acaba? (Meraktan soruyorum, bu ülke gerçekleri değişti de ben iki haftalık tatilde mi fark edemedim diye.) </p>
<p>Vatan evlatlığı(Devletin BABA olduğu bilinçaltı mevcut burada)tanımı da yapılmış; bir de, Türkçe bilmeyenlere zorla dil öğretip, olmazsa sürdürmeyi benimseyen insanlıkdışı zihniyet.</p>
<p>Yok artık, hala bu tarz düşünceleri savunanlar var, hem de sırtını Atatürk&#8217;e dayayarak. Fransızca bilen Atatürk ve diller yasaklansın diyen birinin, tezini desteklemek için burası Atatürk Cumhuriyeti demesi. İronik.<br />
Yazmak bile abes&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>KEMAL ÖZTÜRK tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18297</link>
		<dc:creator>KEMAL ÖZTÜRK</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 21:16:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18297</guid>
		<description>Türkiye'nin anadili, resmi dili Türkçe'dir. Diğer etnik diller asla tanınmamalıdır. Kürtçe eğitim gibi talepler Türkiyeyi böler. Kürt diye bir ulus yok zaten. Türkiyenin tek sahibi var. O da Türklerdir. 

Türkçe dışında konuşulan diğer bütün diller yasaklanmalıdır. İngilizce, Almanca gibi diller asla öğretilmemeli. Mühim olan Türkçedir. Türkçe bilmeyenlere de zorla da olsa Türkçe öğretilmelidir. 

Kürtçe, Arapça, Ermenice, Rumca gibi etnik dillerin konuşulmasına izin verilmemeli.

Almanya artık Almanca bilmeyeni ülkesine almıyor. Biz ise Türkçe bilmeyen Kürtleri baştacı ediyoruz. Ne kadar saçma bir durum. Türkçe herkese öğretilmeli. Öğrenmek istemeyenler ise derhal sınırdışı edilmelidir. 

Burası Atatürk Cumhuriyeti. Bölücü istekleri kabul etmez bu vatanın evlatları...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin anadili, resmi dili Türkçe&#8217;dir. Diğer etnik diller asla tanınmamalıdır. Kürtçe eğitim gibi talepler Türkiyeyi böler. Kürt diye bir ulus yok zaten. Türkiyenin tek sahibi var. O da Türklerdir. </p>
<p>Türkçe dışında konuşulan diğer bütün diller yasaklanmalıdır. İngilizce, Almanca gibi diller asla öğretilmemeli. Mühim olan Türkçedir. Türkçe bilmeyenlere de zorla da olsa Türkçe öğretilmelidir. </p>
<p>Kürtçe, Arapça, Ermenice, Rumca gibi etnik dillerin konuşulmasına izin verilmemeli.</p>
<p>Almanya artık Almanca bilmeyeni ülkesine almıyor. Biz ise Türkçe bilmeyen Kürtleri baştacı ediyoruz. Ne kadar saçma bir durum. Türkçe herkese öğretilmeli. Öğrenmek istemeyenler ise derhal sınırdışı edilmelidir. </p>
<p>Burası Atatürk Cumhuriyeti. Bölücü istekleri kabul etmez bu vatanın evlatları&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18290</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 14:38:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18290</guid>
		<description>Dil konusu o kadar çetrefilli bir konu ki neresinden tutsanız elinizde kalıyor. 1911 Yeni Lisan'dan Cumhuriyet'e oradan da günümüze gelinceye değin dilimizden kelime ata ata onun zenginliğini kaybetmemiz bir yana, yirmi yılda bir sadeleştirilmesi gereken eserlerle karşılaşmak zorundayız. Bu kadar fazla devinimin olduğu bir dilde, okuduğunuzu anlamamak, düşüncenin evi olan dili köreltmek sadece kelimeleri almıyor bizden, onun yüklendiği kültür taşıyıcılığını, ortak kültür oluşumunu da sekteye uğratıyor. Günümüzdeki kavram karmaşasının kökeninde de bu dil anlayışının sonuçları yaşanıyor. Kaos ve ortak dil oluşturamama ki ben üstdil oluşturmaktan dahi bahsetmiyorum. Günlük dilin yoksulluğu, gazetelerin üç yüz kelimelik yorumları, alıştırılan üç-beş kelimeyle idame ettirilen hayat... tüm bunlar bir kısırdöngüyü beraberinde taşıyor. 
Cumhuriyet, demokrasi, laik... kelimelerinin içini dolduramadık daha :) 
İnanç, iman deyince insanlar bunu İslam dini zannediyorlar.
İşin tuhaf tarafı da bir ara, 1960'larda, Nutuk öyle bir sadeleştirilmiş ki, tek kelime anlayamıyorsunuz Gençliğe Hitabe'den. Tam trajedi. Atatürk de sadeleştirilmedeki ölçü kaçtığında bunu fark etmiş ve bu hatasından vazgeçmişti. Şimdi önemli olan şey, kelimelere sahip çıkacak insanlar. Yoksa aynı şekilde devam edecektir her şey.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dil konusu o kadar çetrefilli bir konu ki neresinden tutsanız elinizde kalıyor. 1911 Yeni Lisan&#8217;dan Cumhuriyet&#8217;e oradan da günümüze gelinceye değin dilimizden kelime ata ata onun zenginliğini kaybetmemiz bir yana, yirmi yılda bir sadeleştirilmesi gereken eserlerle karşılaşmak zorundayız. Bu kadar fazla devinimin olduğu bir dilde, okuduğunuzu anlamamak, düşüncenin evi olan dili köreltmek sadece kelimeleri almıyor bizden, onun yüklendiği kültür taşıyıcılığını, ortak kültür oluşumunu da sekteye uğratıyor. Günümüzdeki kavram karmaşasının kökeninde de bu dil anlayışının sonuçları yaşanıyor. Kaos ve ortak dil oluşturamama ki ben üstdil oluşturmaktan dahi bahsetmiyorum. Günlük dilin yoksulluğu, gazetelerin üç yüz kelimelik yorumları, alıştırılan üç-beş kelimeyle idame ettirilen hayat&#8230; tüm bunlar bir kısırdöngüyü beraberinde taşıyor.<br />
Cumhuriyet, demokrasi, laik&#8230; kelimelerinin içini dolduramadık daha <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
İnanç, iman deyince insanlar bunu İslam dini zannediyorlar.<br />
İşin tuhaf tarafı da bir ara, 1960&#8242;larda, Nutuk öyle bir sadeleştirilmiş ki, tek kelime anlayamıyorsunuz Gençliğe Hitabe&#8217;den. Tam trajedi. Atatürk de sadeleştirilmedeki ölçü kaçtığında bunu fark etmiş ve bu hatasından vazgeçmişti. Şimdi önemli olan şey, kelimelere sahip çıkacak insanlar. Yoksa aynı şekilde devam edecektir her şey.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kenan S. tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18287</link>
		<dc:creator>Kenan S.</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 12:31:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/29/dil-bir-oyuncak-midir/#comment-18287</guid>
		<description>Yunus Emreyi okuyabilecegimzden o kadar emin olmayin, herkes hece olcusunde yazilmis siirlerini hatirliyor ama aruz vezninde yazilmis divanini anlayabilecek edebiyatcilar bence 10u gecmez. Ama bu dil devrimi denen kepazeligin en komik(?) kismi ne biliyor musunuz? 
su anda ataturkun yazdigi nutuku anlayacak kimse yok. bir kere eski harflerle yazilmis, latin harfleriyle dizilmis baskilarini da anlayamazsiniz. Neden? ataturkun kullandigi kelimeler dilden "atilmis" 

hakiki mesele turk dil kurumu ve turk tarih kurumu gibi ucubelerin yansittigi zihniyet. Devlet kendini herseyin sahibi saniyor ya, insanlarin, topraklarin, dilin ve tarihin. mesele bu yani.

saygilar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yunus Emreyi okuyabilecegimzden o kadar emin olmayin, herkes hece olcusunde yazilmis siirlerini hatirliyor ama aruz vezninde yazilmis divanini anlayabilecek edebiyatcilar bence 10u gecmez. Ama bu dil devrimi denen kepazeligin en komik(?) kismi ne biliyor musunuz?<br />
su anda ataturkun yazdigi nutuku anlayacak kimse yok. bir kere eski harflerle yazilmis, latin harfleriyle dizilmis baskilarini da anlayamazsiniz. Neden? ataturkun kullandigi kelimeler dilden &#8220;atilmis&#8221; </p>
<p>hakiki mesele turk dil kurumu ve turk tarih kurumu gibi ucubelerin yansittigi zihniyet. Devlet kendini herseyin sahibi saniyor ya, insanlarin, topraklarin, dilin ve tarihin. mesele bu yani.</p>
<p>saygilar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

