<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Yassı Tavuklar ve ordu yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Tue, 22 May 2012 04:03:28 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Güçlü bir orduya hâlâ lüzum yok! : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-83531</link>
		<dc:creator>Güçlü bir orduya hâlâ lüzum yok! : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 10:23:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-83531</guid>
		<description>[...] Yassı Tavuklar ve ordu [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Yassı Tavuklar ve ordu [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Dürüst medya olur mu? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-22196</link>
		<dc:creator>Dürüst medya olur mu? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2008 09:26:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-22196</guid>
		<description>[...] Bizim aramızda çürük incir, yassı tavuk yoktur mesajıyla dindar Zaman okurlarına göz kırpmak [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Bizim aramızda çürük incir, yassı tavuk yoktur mesajıyla dindar Zaman okurlarına göz kırpmak [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17785</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 22:28:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17785</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;Terör ve Teröre Yöneltici Kimyasal Maddeler&lt;/strong&gt;

Asker Hastalığı

Amerikan iç savaşında (1861-1865) ve Alman-Fransız savaşında (1870-1871) morfin, ağrı kesici olarak deri altına enjekte edilmek suretiyle askerler arasında yaygın biçimde kullanıldı. Kırık, yara ve yanık ağrılarını gidermesi, askerde rahatlama duygusu uyandırması üzerine de gittikçe yaygınlaştı. Fakat aynı askerler, cephe gerisine alındıklarında baş ağrısı, titreme, bulantı, kusma, kasılma göstermeye başlıyorlardı. Bu klinik tabloya " Soldiers Disease (Asker hastalığı)" adı verildi. Daha sonra, bu klinik tablonun, ağrılarına morfin tedavisi uygulanan yaralı askerlerin morfin bulamadıklarında maruz kaldıkları kriz olduğu anlaşıldı.
http://www.yeniumit.com.tr/yazdir.php?konu_id=273&lt;/blockquote&gt;

Oldukça ilginç bir yazı olarak gördüğüm ve okuduğumda da Mehmet bey’in bu yazısında işaret ettiği bazı hususları hatırlattığı için buraya eklemek istedim.
Bağımlılık yapan ve bulunamadığı zamanlarda krize sebep olan şeyin sadece bu tip maddeler olmadığı muhakkak.İnsanda bağımlılık yapan bir takım düşünceler de olabilir.Ömrünün neredeyse tamamını her an savaşacakmış gibi hazırlık yaparak geçiren, düşman profili ve onun saldırı projelerini bizzat bir “düşman” psikolojisi ile düşünmeye koşullanmış biri bu düşünce tarzından emeklilik döneminde nasıl kurtulabilir ki;balık tutarak,çiçek besleyerek ya da resim yaparak mı?Hiç sanmıyorum,bu tip düşünceleri terk edebilmenin(bırakabilmenin)ön koşulu kayıtsız şartsız "şiddetin ve onun her çeşidinin insan sağlığı için zararlı"olduğunu kabul etmektir.Sivil olmanın anlamını bile bilmiyorken bu mümkün olabilir mi? 
K.Irak operasyonu gündemde olduğu dönemde neredeyse tüm tv kanallarının kadrolu elemanı olan ve görüşlerine başvurulan emekli askerlerin tavırları bu yazıda bahsedilen “asker hastalığı”a sahip olduklarının emarelerini açık seçik gösteriyordu..Yine aynı hastalığa tutulmuş olma ihtimali oldukça yüksek görünen bazı emekli askerlerin adlarının, Ergenekon”gibi faaliyet alanı oldukça geniş kapsamlı düşünülmüş bir örgütün içinde geçiyor olması hiç de akıl almaz olmuyor bu durumda.

&lt;blockquote&gt;Militarizm hastalığı adeta genlerimize işlemiş. Zorunlu askerlik yüzünden oğlunu askere gönderen her aile kendini “ordu mensubu” hissediyor bir parça.(M.Y)&lt;/blockquote&gt;

Kesinlikle, alıntı yaptığım yazıda bahsedilen ‘Beyin Yıkama Hapı LCD’ yada ‘Cesaret Veren veya Ölüm korkusunu Gideren haplar’ın etkisine sahip,genlere kadar nüfuz etmiş korkular yada kahramanlık öyküleri gibi.
Siayasetle,ekonomiyle yada herhangi bir başka konuyla ilintili bir sorunda sokaktaki bir vatandaşa fikri sorulduğunda “endişeye gerek yok,ordumuz var,müdahale eder” demesi ne kadar makul kabul edilebilir?Damarlarda dolaşan kırmızı sıvıyı hatırlatmaya başvurmak neden hep öncelikli çaredir?
Bir başka konuda yorumculardan biri şiddetin siyah beyaz olmadığını ara renklerinin de olduğunu yazmıştı.Çürüyen tenin morluğu yada akan kanın kırmızılığına sebep olan "siyah"şiddetin yolu;kendi kanlarını akıtarak bayrak boyayan çocukların takdir gören vatan sevgilerinin şiddetinin rengi olan "beyaz"dan geçiyor olabilir mi?

Yine,sıkı bir hak ve özgürlük savunucusu olan ve bu kez şiddetin “cinsiyetini” keşfeden bir yorumcu,K.Irak’a yapılan saldırının çözüm olamayacağının altını çizen bir yazının altına yaptığı yorumda “operasyon hakkında henüz karar veremediğini" yazmıştı.Karar verilememiş olanın ne olduğunu anlamak zordu;ölen yada öldürülenlerin nedenleri,haklılığı mı yoksa sayısı mıydı?
“Her savaşta zaiyat olur!”anlayışı ile yola çıkılan bir eylemin şiddet rengine karar veremezken “en kutsal olan insan hayatı” diyebilmek nasıl mümkün olabilir?Genlere nüfuz ettiğinin farkına bile varılamayan bir hastalığın etkisi ile olabilir mi?

Deklare edilerek meşrulaştırılmış planlı programlı şiddet ile beklenmedik bir zamanda aniden gerçekleştirilen,sayısal niteliği nedeniyle katliam olarak tanımlanan şiddet eylemleri arasında hiçbir renk farkı olamaz.Kan,tüm siyah beyaz fotoğraflarda "siyah" çıkar,hangi sebeple akmış olursa olsun.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>Terör ve Teröre Yöneltici Kimyasal Maddeler</strong></p>
<p>Asker Hastalığı</p>
<p>Amerikan iç savaşında (1861-1865) ve Alman-Fransız savaşında (1870-1871) morfin, ağrı kesici olarak deri altına enjekte edilmek suretiyle askerler arasında yaygın biçimde kullanıldı. Kırık, yara ve yanık ağrılarını gidermesi, askerde rahatlama duygusu uyandırması üzerine de gittikçe yaygınlaştı. Fakat aynı askerler, cephe gerisine alındıklarında baş ağrısı, titreme, bulantı, kusma, kasılma göstermeye başlıyorlardı. Bu klinik tabloya &#8221; Soldiers Disease (Asker hastalığı)&#8221; adı verildi. Daha sonra, bu klinik tablonun, ağrılarına morfin tedavisi uygulanan yaralı askerlerin morfin bulamadıklarında maruz kaldıkları kriz olduğu anlaşıldı.<br />
<a href="http://www.yeniumit.com.tr/yazdir.php?konu_id=273" rel="nofollow">http://www.yeniumit.com.tr/yazdir.php?konu_id=273</a></p></blockquote>
<p>Oldukça ilginç bir yazı olarak gördüğüm ve okuduğumda da Mehmet bey’in bu yazısında işaret ettiği bazı hususları hatırlattığı için buraya eklemek istedim.<br />
Bağımlılık yapan ve bulunamadığı zamanlarda krize sebep olan şeyin sadece bu tip maddeler olmadığı muhakkak.İnsanda bağımlılık yapan bir takım düşünceler de olabilir.Ömrünün neredeyse tamamını her an savaşacakmış gibi hazırlık yaparak geçiren, düşman profili ve onun saldırı projelerini bizzat bir “düşman” psikolojisi ile düşünmeye koşullanmış biri bu düşünce tarzından emeklilik döneminde nasıl kurtulabilir ki;balık tutarak,çiçek besleyerek ya da resim yaparak mı?Hiç sanmıyorum,bu tip düşünceleri terk edebilmenin(bırakabilmenin)ön koşulu kayıtsız şartsız &#8220;şiddetin ve onun her çeşidinin insan sağlığı için zararlı&#8221;olduğunu kabul etmektir.Sivil olmanın anlamını bile bilmiyorken bu mümkün olabilir mi?<br />
K.Irak operasyonu gündemde olduğu dönemde neredeyse tüm tv kanallarının kadrolu elemanı olan ve görüşlerine başvurulan emekli askerlerin tavırları bu yazıda bahsedilen “asker hastalığı”a sahip olduklarının emarelerini açık seçik gösteriyordu..Yine aynı hastalığa tutulmuş olma ihtimali oldukça yüksek görünen bazı emekli askerlerin adlarının, Ergenekon”gibi faaliyet alanı oldukça geniş kapsamlı düşünülmüş bir örgütün içinde geçiyor olması hiç de akıl almaz olmuyor bu durumda.</p>
<blockquote><p>Militarizm hastalığı adeta genlerimize işlemiş. Zorunlu askerlik yüzünden oğlunu askere gönderen her aile kendini “ordu mensubu” hissediyor bir parça.(M.Y)</p></blockquote>
<p>Kesinlikle, alıntı yaptığım yazıda bahsedilen ‘Beyin Yıkama Hapı LCD’ yada ‘Cesaret Veren veya Ölüm korkusunu Gideren haplar’ın etkisine sahip,genlere kadar nüfuz etmiş korkular yada kahramanlık öyküleri gibi.<br />
Siayasetle,ekonomiyle yada herhangi bir başka konuyla ilintili bir sorunda sokaktaki bir vatandaşa fikri sorulduğunda “endişeye gerek yok,ordumuz var,müdahale eder” demesi ne kadar makul kabul edilebilir?Damarlarda dolaşan kırmızı sıvıyı hatırlatmaya başvurmak neden hep öncelikli çaredir?<br />
Bir başka konuda yorumculardan biri şiddetin siyah beyaz olmadığını ara renklerinin de olduğunu yazmıştı.Çürüyen tenin morluğu yada akan kanın kırmızılığına sebep olan &#8220;siyah&#8221;şiddetin yolu;kendi kanlarını akıtarak bayrak boyayan çocukların takdir gören vatan sevgilerinin şiddetinin rengi olan &#8220;beyaz&#8221;dan geçiyor olabilir mi?</p>
<p>Yine,sıkı bir hak ve özgürlük savunucusu olan ve bu kez şiddetin “cinsiyetini” keşfeden bir yorumcu,K.Irak’a yapılan saldırının çözüm olamayacağının altını çizen bir yazının altına yaptığı yorumda “operasyon hakkında henüz karar veremediğini&#8221; yazmıştı.Karar verilememiş olanın ne olduğunu anlamak zordu;ölen yada öldürülenlerin nedenleri,haklılığı mı yoksa sayısı mıydı?<br />
“Her savaşta zaiyat olur!”anlayışı ile yola çıkılan bir eylemin şiddet rengine karar veremezken “en kutsal olan insan hayatı” diyebilmek nasıl mümkün olabilir?Genlere nüfuz ettiğinin farkına bile varılamayan bir hastalığın etkisi ile olabilir mi?</p>
<p>Deklare edilerek meşrulaştırılmış planlı programlı şiddet ile beklenmedik bir zamanda aniden gerçekleştirilen,sayısal niteliği nedeniyle katliam olarak tanımlanan şiddet eylemleri arasında hiçbir renk farkı olamaz.Kan,tüm siyah beyaz fotoğraflarda &#8220;siyah&#8221; çıkar,hangi sebeple akmış olursa olsun.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>blue tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17717</link>
		<dc:creator>blue</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2008 20:01:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17717</guid>
		<description>snowqueen,

Savaşın ataerkillikle bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Hitit savaşçı kadınlarını düşünün. Lombardi düşesi, Amazon savaşçı kadınlarını düşünün. Katerina'yı, hatta Tansu Çiller'i :)... Pek imkan geçmedi ellerine kadınların, imkan geçenler de erkeklerden beter oldu. Savaşların çıkma sebebi büyük ölçüde insanın içindeki kötülük dürtüsüdür bence. John Milton'ın, Bertrand Russell'ın, Aristophanes'in, William James'in  yalancısıyım. Aynı dürtü kadında da var, imkan verilmemiş...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>snowqueen,</p>
<p>Savaşın ataerkillikle bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Hitit savaşçı kadınlarını düşünün. Lombardi düşesi, Amazon savaşçı kadınlarını düşünün. Katerina&#8217;yı, hatta Tansu Çiller&#8217;i :)&#8230; Pek imkan geçmedi ellerine kadınların, imkan geçenler de erkeklerden beter oldu. Savaşların çıkma sebebi büyük ölçüde insanın içindeki kötülük dürtüsüdür bence. John Milton&#8217;ın, Bertrand Russell&#8217;ın, Aristophanes&#8217;in, William James&#8217;in  yalancısıyım. Aynı dürtü kadında da var, imkan verilmemiş&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa Akbas tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17636</link>
		<dc:creator>Mustafa Akbas</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2008 14:54:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17636</guid>
		<description>Sistem korku üzerine kurulmus ve herzaman bir korunma ihtiyaci yaratilmak isteniyor. Cogu sorunun askeri bir cözum yolu yok. Ordunun devlet icinde devlet olmasi derhal son verilmeni. Kendisine hür iradenin disinda görev veren ordununu faydasi yok.Egitilmis askerlerin yanlisi görmeleri lazim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sistem korku üzerine kurulmus ve herzaman bir korunma ihtiyaci yaratilmak isteniyor. Cogu sorunun askeri bir cözum yolu yok. Ordunun devlet icinde devlet olmasi derhal son verilmeni. Kendisine hür iradenin disinda görev veren ordununu faydasi yok.Egitilmis askerlerin yanlisi görmeleri lazim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17571</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2008 07:26:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17571</guid>
		<description>@MY

"ne darbe ne AKP" sloganından ben darbelere karşı olunduğu kadar dini gericiliğe ve hatta neoliberal politikalara da karşı olunduğunu anlıyorum.

"Gülenofobi" diyerek Fethullah Gülen cemaatini eleştirmenin paranoyakça bir tavrı olduğu ve bunun "yersiz korku" anlamına gelen 
"fobi" olduğunu söylemek ve bunların dehlizlerinde kaybolmak tanımı biraz yanlı olmuyor mu?  
Sizi rahatsız etmeyen beni rahatsız ediyorsa ve bunu tehdit olarak algılıyorsam ortada bir sorun var demektir. 

AKP Türk milletinin aynası mı gerçekten? AKP'li olmayan o milletten değil mi? 

Savaşsız bir dünya temenni ediyorsak daha da ileri götürüp nükleer silahlara zemin hazırlayan nükleer enerjiye de karşı oldğumu yazmıştım daha önce. Savaşları hazırlayan zeminleri ve onların teknolojilerini eleştirmeden antı-militarist olmak bana pek yararlı gelmiyor. Silah sanayine de karşı çıkalım ama bu Amerika'nın pek hoşuna gitmeyecektir. Amerikafobi yapmayın demekle olmuyor. 

Militarizmin diğer bir özelliği de ataerkil bir zihnin ürünü olması.
Buna da karşı çıkmadan anti-militarist olunmaz. 
Nİye silah taşır insan? Bunun altında yatan arkaik savaşçı imaj
ataerkil zihinden başka neyle açıklanabilir?
Şehitlik kavramını ortaya atan din adamları da sapına kadar militarist aynı zamanda bir o kadar ataerkildi. 
Bedir savaşını yapanı özlemle anıp Kemalist diye TC ordusunu "anti-militarizm" adına eleştirmek bence tutarlı olmaz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@MY</p>
<p>&#8220;ne darbe ne AKP&#8221; sloganından ben darbelere karşı olunduğu kadar dini gericiliğe ve hatta neoliberal politikalara da karşı olunduğunu anlıyorum.</p>
<p>&#8220;Gülenofobi&#8221; diyerek Fethullah Gülen cemaatini eleştirmenin paranoyakça bir tavrı olduğu ve bunun &#8220;yersiz korku&#8221; anlamına gelen<br />
&#8220;fobi&#8221; olduğunu söylemek ve bunların dehlizlerinde kaybolmak tanımı biraz yanlı olmuyor mu?<br />
Sizi rahatsız etmeyen beni rahatsız ediyorsa ve bunu tehdit olarak algılıyorsam ortada bir sorun var demektir. </p>
<p>AKP Türk milletinin aynası mı gerçekten? AKP&#8217;li olmayan o milletten değil mi? </p>
<p>Savaşsız bir dünya temenni ediyorsak daha da ileri götürüp nükleer silahlara zemin hazırlayan nükleer enerjiye de karşı oldğumu yazmıştım daha önce. Savaşları hazırlayan zeminleri ve onların teknolojilerini eleştirmeden antı-militarist olmak bana pek yararlı gelmiyor. Silah sanayine de karşı çıkalım ama bu Amerika&#8217;nın pek hoşuna gitmeyecektir. Amerikafobi yapmayın demekle olmuyor. </p>
<p>Militarizmin diğer bir özelliği de ataerkil bir zihnin ürünü olması.<br />
Buna da karşı çıkmadan anti-militarist olunmaz.<br />
Nİye silah taşır insan? Bunun altında yatan arkaik savaşçı imaj<br />
ataerkil zihinden başka neyle açıklanabilir?<br />
Şehitlik kavramını ortaya atan din adamları da sapına kadar militarist aynı zamanda bir o kadar ataerkildi.<br />
Bedir savaşını yapanı özlemle anıp Kemalist diye TC ordusunu &#8220;anti-militarizm&#8221; adına eleştirmek bence tutarlı olmaz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>elif dedim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17556</link>
		<dc:creator>elif dedim</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 21:17:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17556</guid>
		<description>Orduda ki guc, sayisal cokluga degil, orduyu olusturan her bir ferdin icindeki derin manevi dunyasiyla ilgili olduguna inanirim. Kisaca bunu iman gucu olarak adledeyim.

Aksi takdirde Bedir savasini, Mute savasini, Canakkale savasini vs... aciklayamazsiniz.

Tabi ki teknolojik gelismelerin takibi, ve dusmanlarin silahlariyla silahlanma tedbir amaclidir ve bir nevi fiili duadir.

Durum boyle oldugu halde, her nedense ordumuzda dine karsi bir alerji oldugunun hissi var bende...

Mesela namaz kilan subay istenmez, esi ortulu subay da makul gorulmez. ve hatta imam hatipli bir subay mensubu dusunulemez bile...

Sevgili yazarim keske bu konuya da deginseydiniz...

Sanki ordu, en buyuk silahindan bile bile mahrum kaliyor gibi geliyor bana...  

Evet Mehmet Bey "ama en dogrusu silahsiz bir dunyadir, mumkundur ve gereklidir" size katiliyorum...

Cunku en buyuk silah imandir.

Hakiki imani elde eden kainata dahi meydan okuyabilir...

saygilarimla...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Orduda ki guc, sayisal cokluga degil, orduyu olusturan her bir ferdin icindeki derin manevi dunyasiyla ilgili olduguna inanirim. Kisaca bunu iman gucu olarak adledeyim.</p>
<p>Aksi takdirde Bedir savasini, Mute savasini, Canakkale savasini vs&#8230; aciklayamazsiniz.</p>
<p>Tabi ki teknolojik gelismelerin takibi, ve dusmanlarin silahlariyla silahlanma tedbir amaclidir ve bir nevi fiili duadir.</p>
<p>Durum boyle oldugu halde, her nedense ordumuzda dine karsi bir alerji oldugunun hissi var bende&#8230;</p>
<p>Mesela namaz kilan subay istenmez, esi ortulu subay da makul gorulmez. ve hatta imam hatipli bir subay mensubu dusunulemez bile&#8230;</p>
<p>Sevgili yazarim keske bu konuya da deginseydiniz&#8230;</p>
<p>Sanki ordu, en buyuk silahindan bile bile mahrum kaliyor gibi geliyor bana&#8230;  </p>
<p>Evet Mehmet Bey &#8220;ama en dogrusu silahsiz bir dunyadir, mumkundur ve gereklidir&#8221; size katiliyorum&#8230;</p>
<p>Cunku en buyuk silah imandir.</p>
<p>Hakiki imani elde eden kainata dahi meydan okuyabilir&#8230;</p>
<p>saygilarimla&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17554</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 20:57:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17554</guid>
		<description>@snowqueen,

&lt;strong&gt;"Mehmet Bey sizce AKP anti-militarist mi?
Yoksa sadece ordu onun arzu ettiği ideolojide olmadığı için mi sorun teşkil ediyor? "&lt;/strong&gt;

akp ne militarist ne de anti-militarist. AKP Türk milletinin aynasi. Onun için bu kadar çok oy aliyor. &lt;strong&gt;iyi &lt;/strong&gt;ve &lt;strong&gt;iyilestirilmesi gereken &lt;/strong&gt;taraflariyla halka çok benziyor AKP.

Türkiye'de yasayan insanlarin önemli bir kisminda ordu hayranligi, üniforma ve silah fetisizmi var. 

Simdi AKP bu "bozukluklarin" bir saptamasini yapsa ve "EY TÜRK MiLLETi, Biz sizi oldugunuzdan daha demokrat yapacagiz... Tabiki devlet Gücüyle" demis olsa ne olur?

AKP'nin dogrularinin bütün halka dayatilmasi eninde sonunda kemalizm, stalinizm veya Humeyni'nin Iran'ina döner ki bunlarin birbirinden bir farki yok. &lt;strong&gt;Yani demokratlik veya ANTI-MILITARIZM gibi bir sey bile ZORLA DAYATILMAMALI.&lt;/strong&gt;

cünkü biz bu degerlerin iyi olduguna inansak bile herkese dayatamayiz. Tartisma kanallari açik olmali. Ama bu bir hükümetin yapabilecegi bir sey degil. Biz siradan insanlarin görevi.

"Ne Darbe Ne AKP" slogani yanlis. Dogrusu
"ne AKP ne CHP, üçüncü bir yol istiyorum" olmaliydi. Hala ne isteMEdiginizi söylüyorsunuz, istediklerinizi ve onlara ulasma
yollarini projelestiremediginiz için AKP
yoluna dosdogru devam edecek. Siz ise
Gülenofobi ve Amerikanofobinin dehlizlerinde
kaybolacaksiniz.

Bu konuda mutlaka okumaniz gereken bir yazi var:

http://www.derindusunce.org/2007/02/27/nehemyadan-selam-getirmisem-deeermisiiim/

Degerli yazarimiz Metin Bey'in yazdigi gibi bir tür düsünce tuzagi içindesiniz. Bu durum sizin saglikli düsünmenize MUTLAK bir engel teskil ediyor:

&lt;em&gt;"Ne Arabım, ne Ermeni; İttihatçıyım İttihatçı.

2. Ne sağcıyım, ne solcu; futbolcuyum futbolcu.

3. Ne Doğuluyum, ne Batılı; köprüyüm köprü.

4. Ne gelişmişim, ne gerikalmış; azgelişmişim azgelişmiş.

5. Ne emperyalistim, ne sömürge; arada kalmışım arada.

6. Ne mozayiğim, ne ebru; McBurgerim McBurger.

7. Ne laikim ne seküler; laikçiyim laikçi.

8. Ne demokratım, ne liberal; cumhuriyetçiyim cumhuriyetçi.&lt;/em&gt;"</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@snowqueen,</p>
<p><strong>&#8220;Mehmet Bey sizce AKP anti-militarist mi?<br />
Yoksa sadece ordu onun arzu ettiği ideolojide olmadığı için mi sorun teşkil ediyor? &#8220;</strong></p>
<p>akp ne militarist ne de anti-militarist. AKP Türk milletinin aynasi. Onun için bu kadar çok oy aliyor. <strong>iyi </strong>ve <strong>iyilestirilmesi gereken </strong>taraflariyla halka çok benziyor AKP.</p>
<p>Türkiye&#8217;de yasayan insanlarin önemli bir kisminda ordu hayranligi, üniforma ve silah fetisizmi var. </p>
<p>Simdi AKP bu &#8220;bozukluklarin&#8221; bir saptamasini yapsa ve &#8220;EY TÜRK MiLLETi, Biz sizi oldugunuzdan daha demokrat yapacagiz&#8230; Tabiki devlet Gücüyle&#8221; demis olsa ne olur?</p>
<p>AKP&#8217;nin dogrularinin bütün halka dayatilmasi eninde sonunda kemalizm, stalinizm veya Humeyni&#8217;nin Iran&#8217;ina döner ki bunlarin birbirinden bir farki yok. <strong>Yani demokratlik veya ANTI-MILITARIZM gibi bir sey bile ZORLA DAYATILMAMALI.</strong></p>
<p>cünkü biz bu degerlerin iyi olduguna inansak bile herkese dayatamayiz. Tartisma kanallari açik olmali. Ama bu bir hükümetin yapabilecegi bir sey degil. Biz siradan insanlarin görevi.</p>
<p>&#8220;Ne Darbe Ne AKP&#8221; slogani yanlis. Dogrusu<br />
&#8220;ne AKP ne CHP, üçüncü bir yol istiyorum&#8221; olmaliydi. Hala ne isteMEdiginizi söylüyorsunuz, istediklerinizi ve onlara ulasma<br />
yollarini projelestiremediginiz için AKP<br />
yoluna dosdogru devam edecek. Siz ise<br />
Gülenofobi ve Amerikanofobinin dehlizlerinde<br />
kaybolacaksiniz.</p>
<p>Bu konuda mutlaka okumaniz gereken bir yazi var:</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/2007/02/27/nehemyadan-selam-getirmisem-deeermisiiim/" rel="nofollow">http://www.derindusunce.org/2007/02/27/nehemyadan-selam-getirmisem-deeermisiiim/</a></p>
<p>Degerli yazarimiz Metin Bey&#8217;in yazdigi gibi bir tür düsünce tuzagi içindesiniz. Bu durum sizin saglikli düsünmenize MUTLAK bir engel teskil ediyor:</p>
<p><em>&#8220;Ne Arabım, ne Ermeni; İttihatçıyım İttihatçı.</p>
<p>2. Ne sağcıyım, ne solcu; futbolcuyum futbolcu.</p>
<p>3. Ne Doğuluyum, ne Batılı; köprüyüm köprü.</p>
<p>4. Ne gelişmişim, ne gerikalmış; azgelişmişim azgelişmiş.</p>
<p>5. Ne emperyalistim, ne sömürge; arada kalmışım arada.</p>
<p>6. Ne mozayiğim, ne ebru; McBurgerim McBurger.</p>
<p>7. Ne laikim ne seküler; laikçiyim laikçi.</p>
<p>8. Ne demokratım, ne liberal; cumhuriyetçiyim cumhuriyetçi.</em>&#8220;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fizikci tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17551</link>
		<dc:creator>fizikci</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 19:47:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17551</guid>
		<description>Konuyla ilgili güzel bir yazı:
http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=30869

Genlerimize işleyen militarizmle ilgili güzel bir tesbit var bu yazıda. Hepsini okumaya vakti olmayanlar için o kısmı alıntılayayım:
&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;14 yüzyıllık İslam dünyası, bunun 10 yüzyılında dünyaya hâkim olmuş. Bu sizin de görüşünüz aynı zamanda. Bugün ne oldu da İslam dünyası bu noktaya geriledi?&lt;/strong&gt;

Doğru, İslam medeniyeti, dediğiniz şekilde 10 asır birinci derecede İslam dünyasını temsil etti. Medeniyet dediğiniz olgu kompleks bir olgu. Bir anda ortaya çıkmaz. Aşama aşama ortaya çıkar. Gerileme dediğimiz şey de aynı şekilde kompleks bir olaydır; yine aşama aşama gerçekleşir. Tabii bu geri kalmanın pek çok sebebi var. Ama öncelikle dışarıdan gelen saldırılar, ki bunlar bizleri zayıflattı belli bir zaman sonra. Mesela Haçlı Seferleri, ilk başladığında 200 yıl aralıksız devam etti. Daha sonra Moğol istilası Haçlı Seferleri ile beraber gelmeye başladı İslam dünyasının üzerine. Tabii sürekli saldırıya maruz kalma ya da o tehlike içinde yaşama, ister istemez yönetimi askerlere vermenize neden oluyor. Dolayısıyla varlığınızı koruyabilmeniz için gücü temsil eden insanlara veriyorsunuz yönetiminizi.

İdare pazılara verilince yani kafaya, beyne, akla verilmeyince o zaman tabii gerileme meydana geliyor kaçınılmaz olarak. Benzer durumu bu çağda da yaşadık. Mesela İsrail kurulunca, İsrail tehdidi ortaya çıkınca değişik Arap ülkelerinde askerî devrimler yaşandığını gördük. Bu tabii bir refleks olarak, ümmet böyle bir tehlike ile karşılaştığında yönetimi akla ve mantığa değil de gücü ve pazıları temsil eden kaynaklara veriyor. Yani askerî idarenin yönetimlere vaziyet etmesi toplumun da askerleşmesine, her şeyin o boyayla boyanmasına sebep oluyor. Bu da içtihadın, üretimin, yeni şeyler ortaya koymanın durması anlamına geliyor. Dolayısıyla o fikrî hareket durunca, nasa yani metinlerin zahirine takılıp kalıyorsunuz. Çünkü onlardan bir şey üretecek kafa, akıl kalmıyor.&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Konuyla ilgili güzel bir yazı:<br />
<a href="http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=30869" rel="nofollow">http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=30869</a></p>
<p>Genlerimize işleyen militarizmle ilgili güzel bir tesbit var bu yazıda. Hepsini okumaya vakti olmayanlar için o kısmı alıntılayayım:</p>
<blockquote><p><strong>14 yüzyıllık İslam dünyası, bunun 10 yüzyılında dünyaya hâkim olmuş. Bu sizin de görüşünüz aynı zamanda. Bugün ne oldu da İslam dünyası bu noktaya geriledi?</strong></p>
<p>Doğru, İslam medeniyeti, dediğiniz şekilde 10 asır birinci derecede İslam dünyasını temsil etti. Medeniyet dediğiniz olgu kompleks bir olgu. Bir anda ortaya çıkmaz. Aşama aşama ortaya çıkar. Gerileme dediğimiz şey de aynı şekilde kompleks bir olaydır; yine aşama aşama gerçekleşir. Tabii bu geri kalmanın pek çok sebebi var. Ama öncelikle dışarıdan gelen saldırılar, ki bunlar bizleri zayıflattı belli bir zaman sonra. Mesela Haçlı Seferleri, ilk başladığında 200 yıl aralıksız devam etti. Daha sonra Moğol istilası Haçlı Seferleri ile beraber gelmeye başladı İslam dünyasının üzerine. Tabii sürekli saldırıya maruz kalma ya da o tehlike içinde yaşama, ister istemez yönetimi askerlere vermenize neden oluyor. Dolayısıyla varlığınızı koruyabilmeniz için gücü temsil eden insanlara veriyorsunuz yönetiminizi.</p>
<p>İdare pazılara verilince yani kafaya, beyne, akla verilmeyince o zaman tabii gerileme meydana geliyor kaçınılmaz olarak. Benzer durumu bu çağda da yaşadık. Mesela İsrail kurulunca, İsrail tehdidi ortaya çıkınca değişik Arap ülkelerinde askerî devrimler yaşandığını gördük. Bu tabii bir refleks olarak, ümmet böyle bir tehlike ile karşılaştığında yönetimi akla ve mantığa değil de gücü ve pazıları temsil eden kaynaklara veriyor. Yani askerî idarenin yönetimlere vaziyet etmesi toplumun da askerleşmesine, her şeyin o boyayla boyanmasına sebep oluyor. Bu da içtihadın, üretimin, yeni şeyler ortaya koymanın durması anlamına geliyor. Dolayısıyla o fikrî hareket durunca, nasa yani metinlerin zahirine takılıp kalıyorsunuz. Çünkü onlardan bir şey üretecek kafa, akıl kalmıyor.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>selim Ayhan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17538</link>
		<dc:creator>selim Ayhan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 15:27:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17538</guid>
		<description>Bir Belgeselde İzlanda yı izledim. Tarih yapacak bir karış toprağa sahip değiller. Hiç bir maden zenginliği yok. Ülkenin tamamı kar ve buzlarla kaplı. Fakat ekonomisi çok güçlü, kişi başı milli geliri bizden yüz kat iyi, konut, altyapı, işsizlik sorunu yok. Çünkü askeri harcamaları yok..
Ülkemizin stratejik konumu, üç tarafımızın düşmanlarla çevrili olduğu, Ülkemize göz dikenlerin aç gözlülüğü gibi bahanelere saygı duyarım ama Ben  de İnsani değerlerime saygı duyarak yaşamak isterim. çok mu şey istedim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Belgeselde İzlanda yı izledim. Tarih yapacak bir karış toprağa sahip değiller. Hiç bir maden zenginliği yok. Ülkenin tamamı kar ve buzlarla kaplı. Fakat ekonomisi çok güçlü, kişi başı milli geliri bizden yüz kat iyi, konut, altyapı, işsizlik sorunu yok. Çünkü askeri harcamaları yok..<br />
Ülkemizin stratejik konumu, üç tarafımızın düşmanlarla çevrili olduğu, Ülkemize göz dikenlerin aç gözlülüğü gibi bahanelere saygı duyarım ama Ben  de İnsani değerlerime saygı duyarak yaşamak isterim. çok mu şey istedim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17533</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 14:05:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17533</guid>
		<description>Silahsız bir dünya temennisiyle yazılmış yassı tavuk ironisi. hakikaten ilginç olmuş. 
Profesyonel askerliğe geçmenin hala suç gibi algılandığı ve en küçük birime kadar askerliğin olmazsa olmaz şart görüldüğü bu ülkede hala sayıyla savaşı yenebileceğimiz sanısı var. Kemiyet olsun da nasıl olursa olsun anlayışı. Ha, bir de askere gitmek istemeyenleri de doğduğuna pişman eden bir askeri yapılanmamız var.
Sen misin Fransız doğmayan hesabı.
Avrupa'nın (dünyanın mıydı?) 3.büyük ordusuyuz ya, Avrupa Avrupa duy sesimizi'yi boşuna demiyoruz biz! 
Bilinçaltı korkularımız, iştahlarımız, kolektif hafızamız neler istiyor neler? 
Çanakkale'yi tam bir zafer olarak görürken orada şehit olan insanların, dönemin en iyi zekaları olduğu hiç dile getirilmiyor. Ya o insanlar yaşasaydı, nasıl bir ülkede yaşıyor olurduk acaba? Beni en çok burası düşündürür. Salt zafer değil.Düşünmesi bile abes aslında, sonunda her şey farazi ham hayal olarak kalmak zorunda artık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Silahsız bir dünya temennisiyle yazılmış yassı tavuk ironisi. hakikaten ilginç olmuş.<br />
Profesyonel askerliğe geçmenin hala suç gibi algılandığı ve en küçük birime kadar askerliğin olmazsa olmaz şart görüldüğü bu ülkede hala sayıyla savaşı yenebileceğimiz sanısı var. Kemiyet olsun da nasıl olursa olsun anlayışı. Ha, bir de askere gitmek istemeyenleri de doğduğuna pişman eden bir askeri yapılanmamız var.<br />
Sen misin Fransız doğmayan hesabı.<br />
Avrupa&#8217;nın (dünyanın mıydı?) 3.büyük ordusuyuz ya, Avrupa Avrupa duy sesimizi&#8217;yi boşuna demiyoruz biz!<br />
Bilinçaltı korkularımız, iştahlarımız, kolektif hafızamız neler istiyor neler?<br />
Çanakkale&#8217;yi tam bir zafer olarak görürken orada şehit olan insanların, dönemin en iyi zekaları olduğu hiç dile getirilmiyor. Ya o insanlar yaşasaydı, nasıl bir ülkede yaşıyor olurduk acaba? Beni en çok burası düşündürür. Salt zafer değil.Düşünmesi bile abes aslında, sonunda her şey farazi ham hayal olarak kalmak zorunda artık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>elif dedim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17526</link>
		<dc:creator>elif dedim</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 11:50:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17526</guid>
		<description>Sevgili Yazarim

"böylece biraz daha “gören” bir ordumuz olacak yakinda, kör bir devden iyidir."

ilginc tespitleriniz var...
Tesekkurler...

Not :Elif dedim rumuzu; "yolun basindayim, alinacak cok yol var" manasinda bir rumuzdur. Cinsiyetle alakasi yoktur.

selam ve dua ile...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Yazarim</p>
<p>&#8220;böylece biraz daha “gören” bir ordumuz olacak yakinda, kör bir devden iyidir.&#8221;</p>
<p>ilginc tespitleriniz var&#8230;<br />
Tesekkurler&#8230;</p>
<p>Not :Elif dedim rumuzu; &#8220;yolun basindayim, alinacak cok yol var&#8221; manasinda bir rumuzdur. Cinsiyetle alakasi yoktur.</p>
<p>selam ve dua ile&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Cüneyt tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17525</link>
		<dc:creator>Cüneyt</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 11:38:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17525</guid>
		<description>Bu tür yazilar son dönemlerde cok yaziliyor, fakat bu da hakikaten iyi olmus. Bilhassa PKK anli sanli Türk ordusunu -kismen sonradan ögrendigimiz mide bulandirici planlar cercevesinde- madara edince özel kuvvetler, meslekî askerlik vs. konulari da tartismaya acildi.

Etten duvar prensibi hakkinda birkac rakam vereyim, sirf meraktan baktim:

1000 kisi basina düsen asker sayisi:
Amerika: 3,4
Fransa: 2
Ingiltere: 1,86
Cin: 1.7
Türkiye: 8,6

Rakamlari görünce resmen dudagim ucukladi. Üstüne üstlük "Nato'nun en büyük 2. ordusu" diye sisindigimiz orduyla yukaridaki diger ülkelerin ordu mevcutlari karsilastirilinca saka gibi geliyor insana. Fransiz ordusu hepi topu 134.000 askere sahip, Ingilizler daha da acinasi durumda, adamcagizlarin 108.000 askeri var.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu tür yazilar son dönemlerde cok yaziliyor, fakat bu da hakikaten iyi olmus. Bilhassa PKK anli sanli Türk ordusunu -kismen sonradan ögrendigimiz mide bulandirici planlar cercevesinde- madara edince özel kuvvetler, meslekî askerlik vs. konulari da tartismaya acildi.</p>
<p>Etten duvar prensibi hakkinda birkac rakam vereyim, sirf meraktan baktim:</p>
<p>1000 kisi basina düsen asker sayisi:<br />
Amerika: 3,4<br />
Fransa: 2<br />
Ingiltere: 1,86<br />
Cin: 1.7<br />
Türkiye: 8,6</p>
<p>Rakamlari görünce resmen dudagim ucukladi. Üstüne üstlük &#8220;Nato&#8217;nun en büyük 2. ordusu&#8221; diye sisindigimiz orduyla yukaridaki diger ülkelerin ordu mevcutlari karsilastirilinca saka gibi geliyor insana. Fransiz ordusu hepi topu 134.000 askere sahip, Ingilizler daha da acinasi durumda, adamcagizlarin 108.000 askeri var.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17516</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 07:43:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17516</guid>
		<description>Mehmet Bey sizce AKP anti-militarist mi?
Yoksa sadece ordu onun arzu ettiği ideolojide olmadığı için mi sorun teşkil ediyor? 

Bu sorunun cevabı bile "ne darbe ne AKP" sloganını açıklayabilir.
Kaldi ki insanların böyle bir hakkı var. Kırk katır ve kırk satır arasında seçim yapmak önümüzdeki tek seçenek gibi sunulamaz.
"radar, uydu, güze, nükleer silah" teknolojililerine karşıysa insan
"ne darbe ne AKP" demekten başka bir yol göremiyorum.

Militarizm hastalığından bahsediyorsak, "şehit" diye bir kavram neden var? Peygamber ocağı diye kutsallaşıyorsa altında militarizmi besleyen dini nedenler de var. "ulus"un karşıtı "ümmet" bilinci anti-militarizm mi getiriyor?

Asker ne kadar Mars'ın oğluysa, AKP de Mars'ın oğlu. 
Aynı ölçüde erkek egemen bir zihniyetin timsalleri ve dünya üzerindeki tecavüzcüleri.
Mars'ın oğulları egemenlik için çatışırken başkaları Venüs'ün 
oğlu/kızı olmak istiyor:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Bey sizce AKP anti-militarist mi?<br />
Yoksa sadece ordu onun arzu ettiği ideolojide olmadığı için mi sorun teşkil ediyor? </p>
<p>Bu sorunun cevabı bile &#8220;ne darbe ne AKP&#8221; sloganını açıklayabilir.<br />
Kaldi ki insanların böyle bir hakkı var. Kırk katır ve kırk satır arasında seçim yapmak önümüzdeki tek seçenek gibi sunulamaz.<br />
&#8220;radar, uydu, güze, nükleer silah&#8221; teknolojililerine karşıysa insan<br />
&#8220;ne darbe ne AKP&#8221; demekten başka bir yol göremiyorum.</p>
<p>Militarizm hastalığından bahsediyorsak, &#8220;şehit&#8221; diye bir kavram neden var? Peygamber ocağı diye kutsallaşıyorsa altında militarizmi besleyen dini nedenler de var. &#8220;ulus&#8221;un karşıtı &#8220;ümmet&#8221; bilinci anti-militarizm mi getiriyor?</p>
<p>Asker ne kadar Mars&#8217;ın oğluysa, AKP de Mars&#8217;ın oğlu.<br />
Aynı ölçüde erkek egemen bir zihniyetin timsalleri ve dünya üzerindeki tecavüzcüleri.<br />
Mars&#8217;ın oğulları egemenlik için çatışırken başkaları Venüs&#8217;ün<br />
oğlu/kızı olmak istiyor:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17513</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 06:58:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17513</guid>
		<description>elif hanim elbette iyi gelismeler var
son yillarda, radar, uydu ve füze teknolojisine
egildi savunma bakanligi, böylece biraz daha
"gören" bir ordumuz olacak yakinda, kör bir devden iyidir.

ama en dogrusu silahsiz bir dunyadir, mumkundur ve gereklidir.

muhabbetle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>elif hanim elbette iyi gelismeler var<br />
son yillarda, radar, uydu ve füze teknolojisine<br />
egildi savunma bakanligi, böylece biraz daha<br />
&#8220;gören&#8221; bir ordumuz olacak yakinda, kör bir devden iyidir.</p>
<p>ama en dogrusu silahsiz bir dunyadir, mumkundur ve gereklidir.</p>
<p>muhabbetle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>elif dedim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17495</link>
		<dc:creator>elif dedim</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2008 21:28:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/#comment-17495</guid>
		<description>Hic boyle bir yazi okumamistim.
Cok cesur bir yazi tebrik ederim...
Sayin yazar sadece sunu sormak isterim...
Etten duvar stratejisine ben de katilmamakla beraber, bu mantalitenin devam ediyor olusu, ordumuzun teknolojiyi takip etmiyor oldugunun gostergesi midir?

saygilarimla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hic boyle bir yazi okumamistim.<br />
Cok cesur bir yazi tebrik ederim&#8230;<br />
Sayin yazar sadece sunu sormak isterim&#8230;<br />
Etten duvar stratejisine ben de katilmamakla beraber, bu mantalitenin devam ediyor olusu, ordumuzun teknolojiyi takip etmiyor oldugunun gostergesi midir?</p>
<p>saygilarimla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

