<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>ALLAH akıl yoluyla keşfedilebilir mi? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 07:51:31 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Ayy bu yazınız çok uzun, hiç vaktim yok! : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-33964</link>
		<dc:creator>Ayy bu yazınız çok uzun, hiç vaktim yok! : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 23:11:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-33964</guid>
		<description>[...] her gün yüzlerce Türk vatandaşının hayatını tehlikeye atabiliyorlar yollarda? Geçenlerde çöken bir Kur&#8217;an kursu binasının altında kalan çocuklar, dinî bir bayram olan Ramazan&#8217;ı kutlarken yollarda can verenler, düğünlerde kurşun [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] her gün yüzlerce Türk vatandaşının hayatını tehlikeye atabiliyorlar yollarda? Geçenlerde çöken bir Kur&#8217;an kursu binasının altında kalan çocuklar, dinî bir bayram olan Ramazan&#8217;ı kutlarken yollarda can verenler, düğünlerde kurşun [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aynur B. tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-32481</link>
		<dc:creator>Aynur B.</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2009 09:54:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-32481</guid>
		<description>elbette kesfedilebilir.ama hani akil? pozitivistlerin deney ve gozleme dayali akli mi? yoksa Gazali'nin deyimiyle gerçegi zahiriden ayirmaya yarayan nur mu?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>elbette kesfedilebilir.ama hani akil? pozitivistlerin deney ve gozleme dayali akli mi? yoksa Gazali&#8217;nin deyimiyle gerçegi zahiriden ayirmaya yarayan nur mu?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-23200</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 21:49:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-23200</guid>
		<description>Mustafa Bey siz bildiklerinizi paylasin, her yorum makalenin izinden gidecek diye bir sartimiz yok. Tersine konularin hele bu gibi konularin açilmasi, dallanip budaklanmasi normal ve geklidir.

Muhabbetle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Bey siz bildiklerinizi paylasin, her yorum makalenin izinden gidecek diye bir sartimiz yok. Tersine konularin hele bu gibi konularin açilmasi, dallanip budaklanmasi normal ve geklidir.</p>
<p>Muhabbetle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-23196</link>
		<dc:creator>Mustafa</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 20:47:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-23196</guid>
		<description>yahu ne kadar bol yorumlar..kim nasil ne zaman okuyacak ? Her ne ise...

BAsligi okuyunca icimden bir ses : Tamam begendigin konulardan. Mutlaka Imam MAturididen, Imam Esariden, Imam Azamdan, Descartesden sonra Kantdan ve digerlerinden bahs edecek dedim icimden ve hemen akil ile Allu tealanin varliginin isbati akil ile mümkün oldugunu maturidi bir müslüman olarak savunacaktim :-) 

Yazinizi tebrik ederim güzel. Sayin Altaninda bir güzel yazisidir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yahu ne kadar bol yorumlar..kim nasil ne zaman okuyacak ? Her ne ise&#8230;</p>
<p>BAsligi okuyunca icimden bir ses : Tamam begendigin konulardan. Mutlaka Imam MAturididen, Imam Esariden, Imam Azamdan, Descartesden sonra Kantdan ve digerlerinden bahs edecek dedim icimden ve hemen akil ile Allu tealanin varliginin isbati akil ile mümkün oldugunu maturidi bir müslüman olarak savunacaktim <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Yazinizi tebrik ederim güzel. Sayin Altaninda bir güzel yazisidir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>EMRAH tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-23190</link>
		<dc:creator>EMRAH</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 17:52:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-23190</guid>
		<description>tek bi açıklamam var oda provaker e..güzel kardeşim tanrı değil Allah neden biliyomusun ?tanrı ifadesi şamanizme ait yani türklerin ilk inanışı gök tengri den geliyor..haa ama sen ben dinsizim yada şamanistim diyorsan eyvallah</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>tek bi açıklamam var oda provaker e..güzel kardeşim tanrı değil Allah neden biliyomusun ?tanrı ifadesi şamanizme ait yani türklerin ilk inanışı gök tengri den geliyor..haa ama sen ben dinsizim yada şamanistim diyorsan eyvallah</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hemoglobin aşkı: Tuzla&#8217;dan Aktütün&#8217;e : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-20544</link>
		<dc:creator>Hemoglobin aşkı: Tuzla&#8217;dan Aktütün&#8217;e : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2008 13:14:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-20544</guid>
		<description>[...] her gün yüzlerce Türk vatandaşının hayatını tehlikeye atabiliyorlar yollarda? Geçenlerde çöken bir Kur&#8217;an kursu binasının altında kalan çocuklar, dinî bir bayram olan Ramazan&#8217;ı kutlarken yollarda can verenler, düğünlerde kurşun [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] her gün yüzlerce Türk vatandaşının hayatını tehlikeye atabiliyorlar yollarda? Geçenlerde çöken bir Kur&#8217;an kursu binasının altında kalan çocuklar, dinî bir bayram olan Ramazan&#8217;ı kutlarken yollarda can verenler, düğünlerde kurşun [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Uluğ tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19666</link>
		<dc:creator>Uluğ</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 05:30:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19666</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Fizik de OLMAYAN “imaginary time” diye bir kavram UYDURUYOR. Bøyle birsey iddia ediyorsunuz. &lt;/blockquote&gt;
Ben fizikte olmayan bir kavram demiyorum. Fiziksel bir gerçeklik değil diyorum. Bu kavramı ilk defa Hawking'in çıkardığını iddia etmiyorum. Sadece Hawking'in bunu fiziksel gerçeklişmiş gibi kullanmasının uyanıklık olduğunu söyledim(Bunu-uyanıklığı- olumsuz bir manada kullanmadığımı da izah ettim). Araştırmacı gazeteciliğinizi başka türlü yürütseniz belki de konuyu anlayacaksınız ama hiç ümidim yok. Başkalarının açığını ararken kendi APAÇIK yanlış yönlendirmenizi düzeltmeyi UNUTMUŞSUNUZ:-) 

Farzedelim ki ben mevzuyu yanlış anladım. Bu neyi değiştirecek? Ben anladığımı yazdım siz de anladığınızı yazdınız. Okuyan da okudu. İşin doğrusunu merak eden zaten bulur. Önemli olan bu modelin öngörülerinin başarısız olması, Ve SİZİN BUNU YANLIŞ AKSETTİRMENİZ. APAÇIK YANLIŞ YÖNLENDİRMENİZİ DÜZELTECEK MİSİNİZ?

&lt;blockquote&gt;Da-vinci ye yazdıklarınızı ona saklayın isterseniz, güzel güzel cevaplıyor sizi, vaktim olduğunda orada da görüşürüz.&lt;/blockquote&gt;
İçerik olarak güzel güzel cevaplıyor kısmına katılamayacağım. Oraya ne yazsa zaten sizin için güzel olacak:-) Tabiki fikrimi burda söylemeyeceğim. Fakat, tartışma üslubunun kalitesi ve hatta içerik açısından sizinle karşılaştırmam bile:-)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Fizik de OLMAYAN “imaginary time” diye bir kavram UYDURUYOR. Bøyle birsey iddia ediyorsunuz. </p></blockquote>
<p>Ben fizikte olmayan bir kavram demiyorum. Fiziksel bir gerçeklik değil diyorum. Bu kavramı ilk defa Hawking&#8217;in çıkardığını iddia etmiyorum. Sadece Hawking&#8217;in bunu fiziksel gerçeklişmiş gibi kullanmasının uyanıklık olduğunu söyledim(Bunu-uyanıklığı- olumsuz bir manada kullanmadığımı da izah ettim). Araştırmacı gazeteciliğinizi başka türlü yürütseniz belki de konuyu anlayacaksınız ama hiç ümidim yok. Başkalarının açığını ararken kendi APAÇIK yanlış yönlendirmenizi düzeltmeyi UNUTMUŞSUNUZ:-) </p>
<p>Farzedelim ki ben mevzuyu yanlış anladım. Bu neyi değiştirecek? Ben anladığımı yazdım siz de anladığınızı yazdınız. Okuyan da okudu. İşin doğrusunu merak eden zaten bulur. Önemli olan bu modelin öngörülerinin başarısız olması, Ve SİZİN BUNU YANLIŞ AKSETTİRMENİZ. APAÇIK YANLIŞ YÖNLENDİRMENİZİ DÜZELTECEK MİSİNİZ?</p>
<blockquote><p>Da-vinci ye yazdıklarınızı ona saklayın isterseniz, güzel güzel cevaplıyor sizi, vaktim olduğunda orada da görüşürüz.</p></blockquote>
<p>İçerik olarak güzel güzel cevaplıyor kısmına katılamayacağım. Oraya ne yazsa zaten sizin için güzel olacak:-) Tabiki fikrimi burda söylemeyeceğim. Fakat, tartışma üslubunun kalitesi ve hatta içerik açısından sizinle karşılaştırmam bile:-)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19651</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 21:52:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19651</guid>
		<description>Ulug, sizin yanilgi dolu yeni alintilariniza devam edemiyecegim kusura bakma. Once gercekleri dogru verelim, konuyu oraya buraya gereksiz yere cekmeyin. Siz diyorsunuz ki: Fizik de OLMAYAN "imaginary time" diye bir kavram UYDURUYOR. Bøyle birsey iddia ediyorsunuz. Bu tamamiyle yanlis ve gercekleri oldugundan farkli gostermektir. Ve bunu 20 defa hem burada hemde mustafa akyol un sitesinde israrla tekrarladim. Israrla kesin bir "no-boundary" ci olmadigimi, meselenin sizin gercekleri dogru sunmayisiniz oldugunu yazdim. Ve hayrete dusurecek bir sekilde, acikca yazmama ragmen tikandiginiz yerde ayni seye basvuruyorsunuz. Heryerde sanki inadina bilerek yapiyormussunuz izlenimine kapildim acikcasi. Ben hem sizin yanlislarinizi duzeltip, hemde sizin duzeltme zahmetine girmeden yeni yeni alintilariniza vakit ayiramam acikcasi. Dedigim gibi, once gercekleri dogru sunalim. &lt;blockquote&gt;Hans Grassmann'ın Fizik ve Ötesi isimli kitabındaki Zavallı Fizik bölümünden bir alıntı(Mevzu Hawking'in meşhur hayali zaman önerisi üzerinde işleniyor):&lt;/blockquote&gt; Burada da ayni sey. Sanki hayali zaman kavramini ilk hawkings onermis gibi... Once bir gercekleri/"hard-facts" leri ortaya koyalim, zeminimizi bilelim: 

&lt;strong&gt;1 -&lt;/strong&gt; "Imaginary Time"/"Hayali Zaman" kavrami uzun yillardir Kuantum fizigi teorisinde olan, hawkings den bagimsiz bir kavramdir. Yani, bu kavram sizin &lt;strong&gt;yanlis&lt;/strong&gt; iddianizin aksine fizik de OLAN bir kavramdir, ve Hawkings in UYDURDUGU birsey degildir! Bu bir. 

&lt;strong&gt;2 -&lt;/strong&gt; "Imaginary Time" denilen kavram gercek fiziksel bir durumu tanimlamaktadir, gercek degildir anlaminda hayali DEGILDIR. Fizigin geneli de bunu boyle kabul etmektedir! Buda iki! 

&lt;strong&gt;3 -&lt;/strong&gt; Hawkings, big bang meselesinde artik tum fizik dunyasinin da kabul ettigi gibi Kuantum Fizigini hesaba katmadan anlayamayacagimizdan yola cikarak, Kuantum Fizigini kozmolojisine dahil eder, buradan ozellikle "Imaginary Time" i kullanir, kozmolojinin o noktasindan birsekilde bunlari hesaba katmak zorundasinizdir. Bunun sonucunda "No-Boundary" diye gelistirdigi bir kozmolojisi vardir. Buda uc!

Simdi siz buradan "imaginary time fizikte olmayan bir kavramdir, hawkings kendisi uydurmustur" diyebiliyorsaniz bana da PES DOGRUSU demek dusuyor. Ikincisi, fizik dunyasi kalabalik bir cemiyet. Buradan "promoting christianity" ile bol bol mesgul olan bir filozofun ve bir fizikcinin hic ses getirememis makalelerinin "sonuc" bolumundeki "refuted"(anlamını açıp bakın) kismini alip, bak "fizik" ne diyor sonucuna varamazsiniz, bir modelin aksi isbatlandigini iddia edip "siz nasil daha test edilmemistir diyebiliyorsunuz" gibi bir soruya dayanak yapamazsiniz. Hem bunu yapip, hemde "bak yukarida anlattim" ile onunuze gelen fizik onerilerini hemencicik curutuveriyorsunuz, muthis!

Fikrini soylersin, makale yayinlarsin tartismaya acarsin... Makale yazmis olmak, hakemli dergide yayinlanmis olmak iddialarinin dogrulugunu gostermiyor. Bilimsel kriterlere uygunluk gözetilir, içeriğinin/iddianin doğruluğunu tescil etmez. Evet, no-boundary ne test edilmistir, nede yanlisligi gosterilmistir su asamada. Eger oyle sizin gibi bir yönteme basvurup tek tek fizikcilerin ne soyledigine bakacak olsaydik, herhalde yazdiklarinizin hepsi silmeniz gerekirdir - en kolay duzeltme o olurdu cunku! 

Bu arada aktardiginiz makale 96 yilindan, cok aradiniz sanirim, bakiyorumda google un TR hitleri baya artmis. Ayni mantiktan yola cikip "quantum tunneling" i iskarta etmeye calismislar, ve bugün biz neyi biliyoruz? "Quantum Tunneling" degil iskartaya, kuantum fizigine dahil edilmis ve dogrulanmis bir fenomen.
(eve gidilir yemek su bu nasilsiniz ev ahalisi derken, tekrar oturulup yorum bitirilir...)
Adam gibi yöntemleri takip eden makalelere başvurmanızın sevindirici olduğunu belirtmek isterim. Evrim tartışmalarında göremiyorduk öyle birşeyi, iyi bir adım elbette. Fakat hemen yanlış anlamayın durumu, "aha bak peer-review de almış ben haklıyım,bana-ne bana-ne" diye birşey olmuyor otomatikman. Dediğim gibi bir makale yayınlanmış diye hemencicik birşeyleri "ilan" etmeye kalkıp, üstelik birde bende düzeltme yapmamı beklemeyin. Bu işler öyle olmuyor. Makaleniz yayınlanacak, yani adam akıllı yöntemlerle bilim dünyasına sunulacak. Sonrasını ise bilemezsin, belki çöpe gider, belkide alanında devrim yaratır. Fakat sizinkiler pek devrim yaratamamış gibi görünüyor, 6 tane "citation" almış, öylece kalmış. 
En önemli referanslardan birisi 60 civarında citation a sahip. Oturmuşler 50-60 sayfalık güzel bir makale yazmışlar(bu arada birisi inançlı sayılır, içiniz rahat olsun). Sayenizde okumaya koyuldum, ama bitirebilmiş değilim, o yüzden sizin yaptığınız gibi özet kısmında ne dediklerine bir bakalım isterseniz:

&lt;blockquote&gt;This proposal for a quantum cosmological wave-function that avoids boundary conditions (in the traditional sense) in a theoretically motivated way, is certainly very remarkable. And we ourselves find it aesthetically pleasing.
But we needs must recall that it is not the only such proposal for a ‘wavefunction of the universe’: Vilenkin’s is the best-known, and indeed contemporaneous, proposal [32]. 
Of course, we cannot ask the no-boundary proposal to itself rule out other such proposals, and in that very strong sense ‘secure uniqueness’. &lt;strong&gt;But we should note that at present, both these proposals and indeed others are not ruled out; and in that sense, the science of quantum cosmology as a whole has not avoided the ‘regress of happenstance’.&lt;/strong&gt; To do so would of course be a very tall order: we do not mean this point as a criticism. Indeed, in our opinion what matters is not the prospects for eventually doing so, but rather the role of the no-boundary proposal, and similar proposals, in understanding that alluring idea—the nature, and emergence, of time.&lt;/blockquote&gt;
&lt;a href="http://philsci-archive.pitt.edu/archive/00001914/01/EmergTimeQG=9901024.pdf" rel="nofollow"&gt;[On the Emergence of Time in Quantum Gravity]&lt;/a&gt;


Da-vinci ye yazdıklarınızı ona saklayın isterseniz, güzel güzel cevaplıyor sizi, vaktim olduğunda orada da görüşürüz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ulug, sizin yanilgi dolu yeni alintilariniza devam edemiyecegim kusura bakma. Once gercekleri dogru verelim, konuyu oraya buraya gereksiz yere cekmeyin. Siz diyorsunuz ki: Fizik de OLMAYAN &#8220;imaginary time&#8221; diye bir kavram UYDURUYOR. Bøyle birsey iddia ediyorsunuz. Bu tamamiyle yanlis ve gercekleri oldugundan farkli gostermektir. Ve bunu 20 defa hem burada hemde mustafa akyol un sitesinde israrla tekrarladim. Israrla kesin bir &#8220;no-boundary&#8221; ci olmadigimi, meselenin sizin gercekleri dogru sunmayisiniz oldugunu yazdim. Ve hayrete dusurecek bir sekilde, acikca yazmama ragmen tikandiginiz yerde ayni seye basvuruyorsunuz. Heryerde sanki inadina bilerek yapiyormussunuz izlenimine kapildim acikcasi. Ben hem sizin yanlislarinizi duzeltip, hemde sizin duzeltme zahmetine girmeden yeni yeni alintilariniza vakit ayiramam acikcasi. Dedigim gibi, once gercekleri dogru sunalim.<br />
<blockquote>Hans Grassmann&#8217;ın Fizik ve Ötesi isimli kitabındaki Zavallı Fizik bölümünden bir alıntı(Mevzu Hawking&#8217;in meşhur hayali zaman önerisi üzerinde işleniyor):</p></blockquote>
<p> Burada da ayni sey. Sanki hayali zaman kavramini ilk hawkings onermis gibi&#8230; Once bir gercekleri/&#8221;hard-facts&#8221; leri ortaya koyalim, zeminimizi bilelim: </p>
<p><strong>1 -</strong> &#8220;Imaginary Time&#8221;/&#8221;Hayali Zaman&#8221; kavrami uzun yillardir Kuantum fizigi teorisinde olan, hawkings den bagimsiz bir kavramdir. Yani, bu kavram sizin <strong>yanlis</strong> iddianizin aksine fizik de OLAN bir kavramdir, ve Hawkings in UYDURDUGU birsey degildir! Bu bir. </p>
<p><strong>2 -</strong> &#8220;Imaginary Time&#8221; denilen kavram gercek fiziksel bir durumu tanimlamaktadir, gercek degildir anlaminda hayali DEGILDIR. Fizigin geneli de bunu boyle kabul etmektedir! Buda iki! </p>
<p><strong>3 -</strong> Hawkings, big bang meselesinde artik tum fizik dunyasinin da kabul ettigi gibi Kuantum Fizigini hesaba katmadan anlayamayacagimizdan yola cikarak, Kuantum Fizigini kozmolojisine dahil eder, buradan ozellikle &#8220;Imaginary Time&#8221; i kullanir, kozmolojinin o noktasindan birsekilde bunlari hesaba katmak zorundasinizdir. Bunun sonucunda &#8220;No-Boundary&#8221; diye gelistirdigi bir kozmolojisi vardir. Buda uc!</p>
<p>Simdi siz buradan &#8220;imaginary time fizikte olmayan bir kavramdir, hawkings kendisi uydurmustur&#8221; diyebiliyorsaniz bana da PES DOGRUSU demek dusuyor. Ikincisi, fizik dunyasi kalabalik bir cemiyet. Buradan &#8220;promoting christianity&#8221; ile bol bol mesgul olan bir filozofun ve bir fizikcinin hic ses getirememis makalelerinin &#8220;sonuc&#8221; bolumundeki &#8220;refuted&#8221;(anlamını açıp bakın) kismini alip, bak &#8220;fizik&#8221; ne diyor sonucuna varamazsiniz, bir modelin aksi isbatlandigini iddia edip &#8220;siz nasil daha test edilmemistir diyebiliyorsunuz&#8221; gibi bir soruya dayanak yapamazsiniz. Hem bunu yapip, hemde &#8220;bak yukarida anlattim&#8221; ile onunuze gelen fizik onerilerini hemencicik curutuveriyorsunuz, muthis!</p>
<p>Fikrini soylersin, makale yayinlarsin tartismaya acarsin&#8230; Makale yazmis olmak, hakemli dergide yayinlanmis olmak iddialarinin dogrulugunu gostermiyor. Bilimsel kriterlere uygunluk gözetilir, içeriğinin/iddianin doğruluğunu tescil etmez. Evet, no-boundary ne test edilmistir, nede yanlisligi gosterilmistir su asamada. Eger oyle sizin gibi bir yönteme basvurup tek tek fizikcilerin ne soyledigine bakacak olsaydik, herhalde yazdiklarinizin hepsi silmeniz gerekirdir - en kolay duzeltme o olurdu cunku! </p>
<p>Bu arada aktardiginiz makale 96 yilindan, cok aradiniz sanirim, bakiyorumda google un TR hitleri baya artmis. Ayni mantiktan yola cikip &#8220;quantum tunneling&#8221; i iskarta etmeye calismislar, ve bugün biz neyi biliyoruz? &#8220;Quantum Tunneling&#8221; degil iskartaya, kuantum fizigine dahil edilmis ve dogrulanmis bir fenomen.<br />
(eve gidilir yemek su bu nasilsiniz ev ahalisi derken, tekrar oturulup yorum bitirilir&#8230;)<br />
Adam gibi yöntemleri takip eden makalelere başvurmanızın sevindirici olduğunu belirtmek isterim. Evrim tartışmalarında göremiyorduk öyle birşeyi, iyi bir adım elbette. Fakat hemen yanlış anlamayın durumu, &#8220;aha bak peer-review de almış ben haklıyım,bana-ne bana-ne&#8221; diye birşey olmuyor otomatikman. Dediğim gibi bir makale yayınlanmış diye hemencicik birşeyleri &#8220;ilan&#8221; etmeye kalkıp, üstelik birde bende düzeltme yapmamı beklemeyin. Bu işler öyle olmuyor. Makaleniz yayınlanacak, yani adam akıllı yöntemlerle bilim dünyasına sunulacak. Sonrasını ise bilemezsin, belki çöpe gider, belkide alanında devrim yaratır. Fakat sizinkiler pek devrim yaratamamış gibi görünüyor, 6 tane &#8220;citation&#8221; almış, öylece kalmış.<br />
En önemli referanslardan birisi 60 civarında citation a sahip. Oturmuşler 50-60 sayfalık güzel bir makale yazmışlar(bu arada birisi inançlı sayılır, içiniz rahat olsun). Sayenizde okumaya koyuldum, ama bitirebilmiş değilim, o yüzden sizin yaptığınız gibi özet kısmında ne dediklerine bir bakalım isterseniz:</p>
<blockquote><p>This proposal for a quantum cosmological wave-function that avoids boundary conditions (in the traditional sense) in a theoretically motivated way, is certainly very remarkable. And we ourselves find it aesthetically pleasing.<br />
But we needs must recall that it is not the only such proposal for a ‘wavefunction of the universe’: Vilenkin’s is the best-known, and indeed contemporaneous, proposal [32].<br />
Of course, we cannot ask the no-boundary proposal to itself rule out other such proposals, and in that very strong sense ‘secure uniqueness’. <strong>But we should note that at present, both these proposals and indeed others are not ruled out; and in that sense, the science of quantum cosmology as a whole has not avoided the ‘regress of happenstance’.</strong> To do so would of course be a very tall order: we do not mean this point as a criticism. Indeed, in our opinion what matters is not the prospects for eventually doing so, but rather the role of the no-boundary proposal, and similar proposals, in understanding that alluring idea—the nature, and emergence, of time.</p></blockquote>
<p><a href="http://philsci-archive.pitt.edu/archive/00001914/01/EmergTimeQG=9901024.pdf" rel="nofollow">[On the Emergence of Time in Quantum Gravity]</a></p>
<p>Da-vinci ye yazdıklarınızı ona saklayın isterseniz, güzel güzel cevaplıyor sizi, vaktim olduğunda orada da görüşürüz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Uluğ tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19532</link>
		<dc:creator>Uluğ</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 10:14:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19532</guid>
		<description>Sayın Fuatogl,
&lt;blockquote&gt;time is a concept derived from quantum mechanics and is essential in connecting quantum mechanics with statistical mechanics.&lt;/blockquote&gt;

Verdiğiniz linkteki sözkonusu ifadeler benim digital signal processing'den imaginery time veya frequency gibi bir kavram aldığımı söylememden farksız. Bir şeyleri birbirine bağlayan, bir şeyleri daha anlaşılır kılan, işlem kolaylığı sunan yani bu amaçla kullanılan matematiksel kavramlar(concept) fiziksel gerçeklik anlamına gelmez.

Yukarda Grassmann durumun ne olduğunu açıkca söylüyor. Hala neyin kavgasını yapıyorsunuz? imaginery time kavramının, gerçek fiziksellik anlamında, ne kadar zorlama ve tutarsız bir kavram olduğunu gösteren araştırmaları bulmanız zor değil. Bir tanesini ben vereyim:

&lt;blockquote&gt;Robert J. Deltete1 and Reed A. Guy1
(1) 	Department of Philosophy Department of Physics, Seattle University, 98122 Seattle, WA, USA
Abstract : Recent models in quantum cosmology make use of the concept of imaginary time. These models all conjecture a join between regions of imaginary time and regions of real time. We examine the model of James Hartle and Stephen Hawking to argue that the various 'no-boundary' attempts to interpret the transition from imaginary to real time in a logically consistent and physically significant way all fail. We believe this conclusion also applies to 'quantum tunneling' models, such as that proposed by Alexander Vilenkin. &lt;strong&gt;We conclude, therefore, that the notion of emerging from imaginary time is incoherent. A consequence of this conclusion seems to be that the whole class of cosmological models appealing to imaginary time is thereby refuted.&lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;

Burda bence gözden kaçmaması gereken konu aslında şu:

&lt;blockquote&gt;fakat henüz ne öngörüleri sınanmıştır, nede başka türlü test e tabi tutulmuştur,&lt;/blockquote&gt; 

Hartle-Hawking evren modelinin öngörülerinin başarısız olduğunu, gözlemlerle uyuşmadığını açıkca gösterdiğim halde neden hala test edilmedi, sınanmadı gibi ifadelerle gerçek durumu yanlış aksettiriyorsunuz. Bir düzeltme yapmanız gerekir düşüncesindeyim.


***************************************************
Da Vinci'ye yazdığım yorum burası için de uygun görünüyor:

&lt;blockquote&gt;Kuantum olayların temel niteliği öngörülemiyor olmalarıdır. Kuantum davranışlar olasılık teori kapsamında değerlendirilir. Nedensiz olmak ve öngörülebilir olmamak farklı 2 kavramdır. Eğer kuantum olayların nedensiz olduğu konusunda ısrarlı iseniz ordan devam edelim:

Eğer kuantum olayların nedensiz olduğunu kabul edersek bu deistlerin “Nedensiz ilk neden” argümanını güçlendiren bir netice olur. Demek ki nedenlerin bir yerde sonu olması gerekiyormuş. Nedensiz bir neden(Tanrı) olabiliyormuş:-) O’nu başka birisinin yaratması gerekmiyormuş. Meşhur vagon-lokomotif benzetmesi ne kadar da doğruymuş.

Kuantum olayların nedensiz olduğunu kabul etmeye devam edelim. Nedensellik zamanla ilişkili bir kavramdır. Ortada nedensiz ışıyan bir nesnenin olması bizim nedensellik sorgulamamızı durdurmuyor. Bu nesnenin orda bulunmasının öncesi olduğu sürece nedensellik devam ediyor. Evet, nedensellik devam ediyor ki bütün bilim adamları big bang öncesi ile ilgili argümanlar geliştirmeye devam ediyorlar.

Ayrıca, nedensiz olayların olduğu ortamın(uzay-zaman) kendisinin de nedensiz olduğunu iddia edebileceğimiz bir gerekçemiz mevcut değil. Bilim uzay-zaman’da tanımlı ve geçerli olduğu için uzay-zamanın kökeni ile ilgili bir şey söyleyemez. Bilim sadece var olanın özelliklerini keşfedebilir. Lokomotifin hareketini sağlayan kendi iç özellikleriyse bu hiç bir şekilde lokomotifin dışındaki nedenselliği durdurmaz. Zaman işlediği sürece nedensellik devam eder. Netice de bizim için önemli olan konu şu: uzay-zaman ezeli mi yoksa bir başlangıcı var mı? Bilim vasıtasıyla ulaşabileceğimiz tek cevap bu sorunun cevabı olabilir.

Eğer uzay-zamanın bir başlangıcı varsa bunun anlamı nedir?
Mutlak hiçlikten kendi kendine başlayamayacağına göre, bu başlangıç başka bir varlıktan kaynaklanmalıdır. Nedenler sonsuza kadar gidemeyeceğine göre bu varlık nedensiz olmalıdır. Kısaca biz bu varlığa Tanrı diyoruz.

Uzay-zaman ezeli mi yoksa bir başlangıcı var mı?
Bunun için big bang öncesi evren(ler) veya ebeveyn evren kavramına bakmamız gerekecek. Bu evren(ler) bizi ezeli olmaya götürebilir mi? Cevap: Gerekçesini N kere tekrar ettiğim gibi, Hayır! Ezeli bir evrende bütün olaylar çoktan olup biteceği için bu şekildeki önceki evren veya ebeveyn evren 15 milyar yıl önce gerçekleşen bir bigbange yol açmış olamaz. Böyle bir olay gerçekleştiği için sözkonusu evrenler ezeli olamaz.

Seri olarak devam eden(birbirine yol açan) evrenler(basitce
oscillating universe) kavramının niye mümkün olmadığını sanırım izah etmeye gerek yok. Paralel çok sayıda sonlu evren de çok açık bir şekilde bizi sonsuzluğa taşımaz, herbiri paralel olarak sonludur.&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Fuatogl,</p>
<blockquote><p>time is a concept derived from quantum mechanics and is essential in connecting quantum mechanics with statistical mechanics.</p></blockquote>
<p>Verdiğiniz linkteki sözkonusu ifadeler benim digital signal processing&#8217;den imaginery time veya frequency gibi bir kavram aldığımı söylememden farksız. Bir şeyleri birbirine bağlayan, bir şeyleri daha anlaşılır kılan, işlem kolaylığı sunan yani bu amaçla kullanılan matematiksel kavramlar(concept) fiziksel gerçeklik anlamına gelmez.</p>
<p>Yukarda Grassmann durumun ne olduğunu açıkca söylüyor. Hala neyin kavgasını yapıyorsunuz? imaginery time kavramının, gerçek fiziksellik anlamında, ne kadar zorlama ve tutarsız bir kavram olduğunu gösteren araştırmaları bulmanız zor değil. Bir tanesini ben vereyim:</p>
<blockquote><p>Robert J. Deltete1 and Reed A. Guy1<br />
(1) 	Department of Philosophy Department of Physics, Seattle University, 98122 Seattle, WA, USA<br />
Abstract : Recent models in quantum cosmology make use of the concept of imaginary time. These models all conjecture a join between regions of imaginary time and regions of real time. We examine the model of James Hartle and Stephen Hawking to argue that the various &#8216;no-boundary&#8217; attempts to interpret the transition from imaginary to real time in a logically consistent and physically significant way all fail. We believe this conclusion also applies to &#8216;quantum tunneling&#8217; models, such as that proposed by Alexander Vilenkin. <strong>We conclude, therefore, that the notion of emerging from imaginary time is incoherent. A consequence of this conclusion seems to be that the whole class of cosmological models appealing to imaginary time is thereby refuted.</strong></p></blockquote>
<p>Burda bence gözden kaçmaması gereken konu aslında şu:</p>
<blockquote><p>fakat henüz ne öngörüleri sınanmıştır, nede başka türlü test e tabi tutulmuştur,</p></blockquote>
<p>Hartle-Hawking evren modelinin öngörülerinin başarısız olduğunu, gözlemlerle uyuşmadığını açıkca gösterdiğim halde neden hala test edilmedi, sınanmadı gibi ifadelerle gerçek durumu yanlış aksettiriyorsunuz. Bir düzeltme yapmanız gerekir düşüncesindeyim.</p>
<p>***************************************************<br />
Da Vinci&#8217;ye yazdığım yorum burası için de uygun görünüyor:</p>
<blockquote><p>Kuantum olayların temel niteliği öngörülemiyor olmalarıdır. Kuantum davranışlar olasılık teori kapsamında değerlendirilir. Nedensiz olmak ve öngörülebilir olmamak farklı 2 kavramdır. Eğer kuantum olayların nedensiz olduğu konusunda ısrarlı iseniz ordan devam edelim:</p>
<p>Eğer kuantum olayların nedensiz olduğunu kabul edersek bu deistlerin “Nedensiz ilk neden” argümanını güçlendiren bir netice olur. Demek ki nedenlerin bir yerde sonu olması gerekiyormuş. Nedensiz bir neden(Tanrı) olabiliyormuş:-) O’nu başka birisinin yaratması gerekmiyormuş. Meşhur vagon-lokomotif benzetmesi ne kadar da doğruymuş.</p>
<p>Kuantum olayların nedensiz olduğunu kabul etmeye devam edelim. Nedensellik zamanla ilişkili bir kavramdır. Ortada nedensiz ışıyan bir nesnenin olması bizim nedensellik sorgulamamızı durdurmuyor. Bu nesnenin orda bulunmasının öncesi olduğu sürece nedensellik devam ediyor. Evet, nedensellik devam ediyor ki bütün bilim adamları big bang öncesi ile ilgili argümanlar geliştirmeye devam ediyorlar.</p>
<p>Ayrıca, nedensiz olayların olduğu ortamın(uzay-zaman) kendisinin de nedensiz olduğunu iddia edebileceğimiz bir gerekçemiz mevcut değil. Bilim uzay-zaman’da tanımlı ve geçerli olduğu için uzay-zamanın kökeni ile ilgili bir şey söyleyemez. Bilim sadece var olanın özelliklerini keşfedebilir. Lokomotifin hareketini sağlayan kendi iç özellikleriyse bu hiç bir şekilde lokomotifin dışındaki nedenselliği durdurmaz. Zaman işlediği sürece nedensellik devam eder. Netice de bizim için önemli olan konu şu: uzay-zaman ezeli mi yoksa bir başlangıcı var mı? Bilim vasıtasıyla ulaşabileceğimiz tek cevap bu sorunun cevabı olabilir.</p>
<p>Eğer uzay-zamanın bir başlangıcı varsa bunun anlamı nedir?<br />
Mutlak hiçlikten kendi kendine başlayamayacağına göre, bu başlangıç başka bir varlıktan kaynaklanmalıdır. Nedenler sonsuza kadar gidemeyeceğine göre bu varlık nedensiz olmalıdır. Kısaca biz bu varlığa Tanrı diyoruz.</p>
<p>Uzay-zaman ezeli mi yoksa bir başlangıcı var mı?<br />
Bunun için big bang öncesi evren(ler) veya ebeveyn evren kavramına bakmamız gerekecek. Bu evren(ler) bizi ezeli olmaya götürebilir mi? Cevap: Gerekçesini N kere tekrar ettiğim gibi, Hayır! Ezeli bir evrende bütün olaylar çoktan olup biteceği için bu şekildeki önceki evren veya ebeveyn evren 15 milyar yıl önce gerçekleşen bir bigbange yol açmış olamaz. Böyle bir olay gerçekleştiği için sözkonusu evrenler ezeli olamaz.</p>
<p>Seri olarak devam eden(birbirine yol açan) evrenler(basitce<br />
oscillating universe) kavramının niye mümkün olmadığını sanırım izah etmeye gerek yok. Paralel çok sayıda sonlu evren de çok açık bir şekilde bizi sonsuzluğa taşımaz, herbiri paralel olarak sonludur.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19398</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 20:27:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19398</guid>
		<description>eeee "imaginary time" konusundaki açık hatanızı düzeltmeyecekmisiniz? Öylesine not düştüğüm loop konusuna dokunuyorsunuz da asıl meselemiz de geçen önemli hata ve "uydurmadır" iddiasına neden dokunmuyorsunuz? Hawkings uydurmuşmudur, yoksa fizik OLAN bir durumu mu kullanıyor kozmolojisinde? Gerisine sonra bakalım...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>eeee &#8220;imaginary time&#8221; konusundaki açık hatanızı düzeltmeyecekmisiniz? Öylesine not düştüğüm loop konusuna dokunuyorsunuz da asıl meselemiz de geçen önemli hata ve &#8220;uydurmadır&#8221; iddiasına neden dokunmuyorsunuz? Hawkings uydurmuşmudur, yoksa fizik OLAN bir durumu mu kullanıyor kozmolojisinde? Gerisine sonra bakalım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Uluğ tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19382</link>
		<dc:creator>Uluğ</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 17:55:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19382</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Fantezi değil, bunu gösteriyorlar Uluğ! Hem deneysel, hemde matematiksel olarak bu fenomenleri tespit edebiliyorlar. Biraz güncelleyin bilgilerinizi.&lt;/blockquote&gt;
Klasik F tarzı, uzmanlığını kanıtlatma. Ben hiç bir Bizarre tabir edilen kuantum olayın olmadığını iddia etmiyorum ki. İşte sizin anlama seviyeniz tam da bu kadar. Ne dediğimi size bir kere daha anlatacak değilim tabiki. 

&lt;blockquote&gt;"Nedenselliğin yıkıldığı yerde birşeye klasik anlamda neden biçemezsiniz."&lt;/blockquote&gt;
Yıkılan determinizmdir. Öngörülemeyen olaylar klasik nedenselliği yıkmıştır. Ben başka şeylerden bahsediyorum. Karşınızdakinin ortaçağ fiziği seviyesinde kaldığını sanmanız da sizin ne kadar büyük bir uzman(!) olduğunuzu gösteriyor zaten:-)

&lt;blockquote&gt;Sonsuz loop ciddi bir programcılık hatası değildir Uluğ&lt;/blockquote&gt;
Aceleyle eksik olmuş cümlem. Doğrusu, "Farkında olunmayan(istenmeyen) sonsuz loop ciddi bir programcılık hatasıdır" olacaktı. Biz hatamızı düzeltmeyi de biliriz. Gerçi anlayan ne kastettiğimi zaten anlamıştır.

&lt;blockquote&gt;
Diğerleri de(fizik bilgisi açısından bizi donatanlar), böyle birşeye gerek olmadığını bu “özelliğin” evrenin öz özelliği olabileceğini söylüyor, ve bunu makul kılan bilimsel verilerden bahsediyor&lt;/blockquote&gt;

Yorumsuz bir şekilde finali yine Hawking ile yapıyorum:

&lt;strong&gt;“Sadece bir tek birleşik kuramın varlığı mümkün olsa bile, bu kuram denklemler ve kurallar sisteminden başka bir şey olmayacaktır. Bu denklemlere yaşam ateşini üfleyen ve onlara tanımlayabilecekleri bir evren yaratan şey nedir? Bilimin matematiksel modeller oluşturan alışılmış yaklaşımı, neden bir modelin açıklaması gereken bir evren olduğu sorusunu yanıtlayamaz. Evren niçin var olmanın bütün sıkıntılarını yaşıyor? Birleşik kuram çok zorlayıcı olduğu için mi kendi varlığının nedeni oluyor? Ya da bir yaratıcıya mı ihtiyaç var? Öyleyse, yaratıcının evren üzerinde başka bir etkisi var mı? Ya O’nu kim yarattı?
Şimdiye kadar çoğu bilimci, evrenin ne olduğunu açıklayan yeni kuramlarla, niçin sorusunu soramayacak kadar fazla meşgul oldular….”(Hawking) &lt;/strong&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Fantezi değil, bunu gösteriyorlar Uluğ! Hem deneysel, hemde matematiksel olarak bu fenomenleri tespit edebiliyorlar. Biraz güncelleyin bilgilerinizi.</p></blockquote>
<p>Klasik F tarzı, uzmanlığını kanıtlatma. Ben hiç bir Bizarre tabir edilen kuantum olayın olmadığını iddia etmiyorum ki. İşte sizin anlama seviyeniz tam da bu kadar. Ne dediğimi size bir kere daha anlatacak değilim tabiki. </p>
<blockquote><p>&#8220;Nedenselliğin yıkıldığı yerde birşeye klasik anlamda neden biçemezsiniz.&#8221;</p></blockquote>
<p>Yıkılan determinizmdir. Öngörülemeyen olaylar klasik nedenselliği yıkmıştır. Ben başka şeylerden bahsediyorum. Karşınızdakinin ortaçağ fiziği seviyesinde kaldığını sanmanız da sizin ne kadar büyük bir uzman(!) olduğunuzu gösteriyor zaten:-)</p>
<blockquote><p>Sonsuz loop ciddi bir programcılık hatası değildir Uluğ</p></blockquote>
<p>Aceleyle eksik olmuş cümlem. Doğrusu, &#8220;Farkında olunmayan(istenmeyen) sonsuz loop ciddi bir programcılık hatasıdır&#8221; olacaktı. Biz hatamızı düzeltmeyi de biliriz. Gerçi anlayan ne kastettiğimi zaten anlamıştır.</p>
<blockquote><p>
Diğerleri de(fizik bilgisi açısından bizi donatanlar), böyle birşeye gerek olmadığını bu “özelliğin” evrenin öz özelliği olabileceğini söylüyor, ve bunu makul kılan bilimsel verilerden bahsediyor</p></blockquote>
<p>Yorumsuz bir şekilde finali yine Hawking ile yapıyorum:</p>
<p><strong>“Sadece bir tek birleşik kuramın varlığı mümkün olsa bile, bu kuram denklemler ve kurallar sisteminden başka bir şey olmayacaktır. Bu denklemlere yaşam ateşini üfleyen ve onlara tanımlayabilecekleri bir evren yaratan şey nedir? Bilimin matematiksel modeller oluşturan alışılmış yaklaşımı, neden bir modelin açıklaması gereken bir evren olduğu sorusunu yanıtlayamaz. Evren niçin var olmanın bütün sıkıntılarını yaşıyor? Birleşik kuram çok zorlayıcı olduğu için mi kendi varlığının nedeni oluyor? Ya da bir yaratıcıya mı ihtiyaç var? Öyleyse, yaratıcının evren üzerinde başka bir etkisi var mı? Ya O’nu kim yarattı?<br />
Şimdiye kadar çoğu bilimci, evrenin ne olduğunu açıklayan yeni kuramlarla, niçin sorusunu soramayacak kadar fazla meşgul oldular….”(Hawking) </strong></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19355</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 12:44:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19355</guid>
		<description>Bütün tekrarlarınızı ele alacak değilim.
Ama açıkca yanlışlarınız var. Hawkings için "fizikte olmayan bir varlık uydurdu" deyip kendiniz birşeyler uydurup önerilerinin yanlış olduğunu söyleyiveriyorsunuz. Bir defa, birşeyi hemen yanlış ilan etmeden önce, onun ne olduğunu, ne anlama geldiğini , nereden geldiğini bilmelisiniz Uluğ. Birşeyin daha ne olduğunu bilmeden onun yanlış ilan edemezsiniz. &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Imaginary_time" rel="nofollow"&gt;"Imaginary Time"&lt;/a&gt; Hawkings in uydurduğu bir kavram değildir, Kuantum Fiziğinden doğrudan aldığı ve modellerinde kullandığı bir kavramdır. Fizikte olduğu bilinen gayet yerli yerinde bir kavram, fizikte olmayan birşey değil yani. Hawkings in kullanımı da matematiksel olarak doğrudur, fakat henüz ne öngörüleri sınanmıştır, nede başka türlü test e tabi tutulmuştur, ama şu haliyle bile sizin iddianızdan daha makul bu modelin konumu! 
Ben bilmediğim şeyler hakkında, bilgi sahibi olmadığım bir konuda o şekilde cüretli laflar etmiyorum. O yüzden şu ifadenizi aynen iade ederim:
&lt;blockquote&gt;Siz fizikçi değilsiniz. Problem bu değil elbette. Problem anlamadığınızı anlamamanız ve anlıyormuş gibi ahkam kesmeniz. Neyin gerçekten fiziksel bir gerçek olduğunu neyin spekülasyon olduğunu anlamaktan acizsiniz. 
&lt;/blockquote&gt;

&lt;blockquote&gt;Diğer bir takım fizikçiler de kuantumdaki bizarre olaylardan medet umuyorlar.&lt;/blockquote&gt;
Medet ummak da ne demek? CERN dekiler de dahil olmak üzere fizikçlerin büyük bölümü benzer görüşlere sahip. Bence fizikçilerin öneri ve modellerini açıkca yanlış kullanmakla birşeylerden medet uman sizsiniz. Örneğin yukarıdaki yanıltıcı ifadeleriniz gibi. Bize tüm bu bilgileri veren fizikçilerin geneli için durum bellidir, uçuşa geçtiler diyecek konumda da değilsiniz maalesef.

&lt;blockquote&gt;Öyleyse belki de bir niçin sorusu yoktur diyor. Ne müthiş bir mantık ama:-) &lt;/blockquote&gt;
A-a neden? Aynı "loop-hole" u siz kullanıyorsunuz ya hiçbir veri olmadan? Fizikçilerin en azından elinde verileri var, matematikleri var. 

&lt;blockquote&gt;Diğer bir takım fizikçiler de kuantumdaki bizarre olaylardan medet umuyorlar. Bunlar nedensiz(!) oluyor. Acaba bir nedene ihtiyacımız olmayabilir mi diye bir fantazi yapıyorlar.&lt;/blockquote&gt;
Fantezi değil, bunu gösteriyorlar Uluğ! Hem deneysel, hemde matematiksel olarak bu fenomenleri tespit edebiliyorlar. Biraz güncelleyin bilgilerinizi. Nedenselliğin yıkıldığı yerde birşeye klasik anlamda neden biçemezsiniz. Feynman ın "kuantum fiziğini anladığınızı düşünüyorsanız, kuantum fiziğini anlamamışsınızdır." demesi boş değil. Maaşallah, siz iki dakikada hepsini yanlış falan filan ilan edip amacınıza hemencicik ulaşıveriyorsunuz. Benim lokal versiyonum: "Uluğ bu işi sökmüşse, bilin ki bu işi sökememiştir"

Mesele şu, eğer tutaralı bir resim için verilecek özellik/açıklama "nedeni kendinde" gibi bir özellik ise(ben farklı olabileceğini de düşünüyorum o ayrı), bu özelliğin nerede olduğu önemli. Birileri, yanlış mantık yürütmelerle bunun "dışarıdaki" tanrı olması gerektiğini iddia ediyor ve evrende olamıyacağını varsayıyor. Diğerleri de(fizik bilgisi açısından bizi donatanlar), böyle birşeye gerek olmadığını bu "özelliğin" evrenin öz özelliği olabileceğini söylüyor, ve bunu makul kılan bilimsel verilerden bahsediyor. Uzatmaya gerek yok, durum bellidir...

NOT: Sonsuz loop ciddi bir programcılık hatası değildir Uluğ, bol bol kullanılır. Loop un içersinde olanlar yada CPU çekirdek sayısıdır önemli olan...Sizin döngünüz ele geçirdiği her CPU yu göçertir orası ayrı.


@Polar;
Şaşırmadım dostum, sadece hayırlı olsun diyorum :)
Evet tam bir kemalist pozitivist despotluk örneği :) Ve internet yasasını da derin-kemalist zihniyet tezgahlayıp piyasaya yürürlüğe koymuştu, hukuçu kemalistler ise bol bol istifade ediyor. Ortama bakarmısınız, "a nation down the drain" der yabancılar, bizde de vardır bir karşılığı.
Bu tarz meseleleri açıkca tartışmaya açmanın, tartışılacak rahat bir ortamı geliştirmeye çalışmanın önemi bence buradan geliyor. Birileri pozisyonlarını ve güçlerini kullanarak tartışma dışından sıyrılıp bunları "bilgi" imiş gibi versin, sonra bunları tartışanlar boş işlerin boş kalfası olarak görünsün. Olmaz öle şey.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün tekrarlarınızı ele alacak değilim.<br />
Ama açıkca yanlışlarınız var. Hawkings için &#8220;fizikte olmayan bir varlık uydurdu&#8221; deyip kendiniz birşeyler uydurup önerilerinin yanlış olduğunu söyleyiveriyorsunuz. Bir defa, birşeyi hemen yanlış ilan etmeden önce, onun ne olduğunu, ne anlama geldiğini , nereden geldiğini bilmelisiniz Uluğ. Birşeyin daha ne olduğunu bilmeden onun yanlış ilan edemezsiniz. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Imaginary_time" rel="nofollow">&#8220;Imaginary Time&#8221;</a> Hawkings in uydurduğu bir kavram değildir, Kuantum Fiziğinden doğrudan aldığı ve modellerinde kullandığı bir kavramdır. Fizikte olduğu bilinen gayet yerli yerinde bir kavram, fizikte olmayan birşey değil yani. Hawkings in kullanımı da matematiksel olarak doğrudur, fakat henüz ne öngörüleri sınanmıştır, nede başka türlü test e tabi tutulmuştur, ama şu haliyle bile sizin iddianızdan daha makul bu modelin konumu!<br />
Ben bilmediğim şeyler hakkında, bilgi sahibi olmadığım bir konuda o şekilde cüretli laflar etmiyorum. O yüzden şu ifadenizi aynen iade ederim:</p>
<blockquote><p>Siz fizikçi değilsiniz. Problem bu değil elbette. Problem anlamadığınızı anlamamanız ve anlıyormuş gibi ahkam kesmeniz. Neyin gerçekten fiziksel bir gerçek olduğunu neyin spekülasyon olduğunu anlamaktan acizsiniz.
</p></blockquote>
<blockquote><p>Diğer bir takım fizikçiler de kuantumdaki bizarre olaylardan medet umuyorlar.</p></blockquote>
<p>Medet ummak da ne demek? CERN dekiler de dahil olmak üzere fizikçlerin büyük bölümü benzer görüşlere sahip. Bence fizikçilerin öneri ve modellerini açıkca yanlış kullanmakla birşeylerden medet uman sizsiniz. Örneğin yukarıdaki yanıltıcı ifadeleriniz gibi. Bize tüm bu bilgileri veren fizikçilerin geneli için durum bellidir, uçuşa geçtiler diyecek konumda da değilsiniz maalesef.</p>
<blockquote><p>Öyleyse belki de bir niçin sorusu yoktur diyor. Ne müthiş bir mantık ama:-) </p></blockquote>
<p>A-a neden? Aynı &#8220;loop-hole&#8221; u siz kullanıyorsunuz ya hiçbir veri olmadan? Fizikçilerin en azından elinde verileri var, matematikleri var. </p>
<blockquote><p>Diğer bir takım fizikçiler de kuantumdaki bizarre olaylardan medet umuyorlar. Bunlar nedensiz(!) oluyor. Acaba bir nedene ihtiyacımız olmayabilir mi diye bir fantazi yapıyorlar.</p></blockquote>
<p>Fantezi değil, bunu gösteriyorlar Uluğ! Hem deneysel, hemde matematiksel olarak bu fenomenleri tespit edebiliyorlar. Biraz güncelleyin bilgilerinizi. Nedenselliğin yıkıldığı yerde birşeye klasik anlamda neden biçemezsiniz. Feynman ın &#8220;kuantum fiziğini anladığınızı düşünüyorsanız, kuantum fiziğini anlamamışsınızdır.&#8221; demesi boş değil. Maaşallah, siz iki dakikada hepsini yanlış falan filan ilan edip amacınıza hemencicik ulaşıveriyorsunuz. Benim lokal versiyonum: &#8220;Uluğ bu işi sökmüşse, bilin ki bu işi sökememiştir&#8221;</p>
<p>Mesele şu, eğer tutaralı bir resim için verilecek özellik/açıklama &#8220;nedeni kendinde&#8221; gibi bir özellik ise(ben farklı olabileceğini de düşünüyorum o ayrı), bu özelliğin nerede olduğu önemli. Birileri, yanlış mantık yürütmelerle bunun &#8220;dışarıdaki&#8221; tanrı olması gerektiğini iddia ediyor ve evrende olamıyacağını varsayıyor. Diğerleri de(fizik bilgisi açısından bizi donatanlar), böyle birşeye gerek olmadığını bu &#8220;özelliğin&#8221; evrenin öz özelliği olabileceğini söylüyor, ve bunu makul kılan bilimsel verilerden bahsediyor. Uzatmaya gerek yok, durum bellidir&#8230;</p>
<p>NOT: Sonsuz loop ciddi bir programcılık hatası değildir Uluğ, bol bol kullanılır. Loop un içersinde olanlar yada CPU çekirdek sayısıdır önemli olan&#8230;Sizin döngünüz ele geçirdiği her CPU yu göçertir orası ayrı.</p>
<p>@Polar;<br />
Şaşırmadım dostum, sadece hayırlı olsun diyorum <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Evet tam bir kemalist pozitivist despotluk örneği <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Ve internet yasasını da derin-kemalist zihniyet tezgahlayıp piyasaya yürürlüğe koymuştu, hukuçu kemalistler ise bol bol istifade ediyor. Ortama bakarmısınız, &#8220;a nation down the drain&#8221; der yabancılar, bizde de vardır bir karşılığı.<br />
Bu tarz meseleleri açıkca tartışmaya açmanın, tartışılacak rahat bir ortamı geliştirmeye çalışmanın önemi bence buradan geliyor. Birileri pozisyonlarını ve güçlerini kullanarak tartışma dışından sıyrılıp bunları &#8220;bilgi&#8221; imiş gibi versin, sonra bunları tartışanlar boş işlerin boş kalfası olarak görünsün. Olmaz öle şey.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Uluğ tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19340</link>
		<dc:creator>Uluğ</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 08:10:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19340</guid>
		<description>Sanırım bir cevap vermem gerekiyor. Umarım bu son olur bu konuda.

1-) Kuantum-varlık problemi ilişkisi(Yeniden):
Daha önce de kuantum ve varlık problemi ilişkisine değindiğimi belirttim. Bizarre(Tuhaf, alışılmamış) olayların olması bu tür olayların gerçekleştiği varlığın(uzay-zaman) bizarre olmasını gerektirmez. Ya da diğer bir tabirle içinde tuhaf olayların olduğu bir varlık(uzay-zaman) kendisi sebepsiz olarak var olmuştur/vardır/varlık sebebi kendindendir diyemeyiz. Böyle bir mantık geliştirilmedi! 

Bir başlangıç olmasından veya olmamasından bağımsız olarak, bu konuyu daha önce çoğunlukla şu şekilde gündeme getirdim:

Kuantum da dahil olmak üzere bütün bilim uzay-zamanda tanımlıdır, geçerlidir. Bilimin aktiviteleri geçerli olduğu varlık içindeki hadiseleri açıklayabilir, bilim geçerli olduğu varlığın kökenine ilişkin bir şey söyleyemez( başlangıç olup olmadığı konusu hariç). 

2-) Şimdi başlangıç meselesine gelelim:
&lt;blockquote&gt;sadece büyük patlamadan sonra olanları biliyor olsak da, patlama öncesinden neler olduğu saptayamayız. Kanımızca büyük patlamadan önce olanların bir sonucu yoktur ve bu nedenle evrenin bilimsel modelinin bir parçası olamazlar. Bu nedenle patlama öncesini model dışında bırakıp, zamanın başlangıcının büyük patlama olduğunu söyleyebiliriz.(Hawking)
&lt;/blockquote&gt;

Hawking burda big bang öncesini bilmediğimiz için zamanın big bang ile başladığını kabul ediyoruz diyor. Bunun anlamı şu: zaman kuantum durumun dahil olduğu ortam da dahil olmak üzere kesintisiz geçmişe doğru ilerleyen bir mefhumdur. Aslında big bang öncesine de gitmesi gereken fiziksel bir kavramdır. t=0 anı sadece bir tanımdır. Gerçek bir başlangıcı göstermez. Öncesi olabilir. O yüzden fizikçiler bir sürü modeller geliştiriyorlar, önceki evren, ebeveyn evren filan. Buralardan bir sonuç çıkmadığı ve çıkamayacağı için(sadece sorunu öteliyoruz) Hawking farklı bir öneri sundu: Hayali zaman. Hawking'in burda big bang öncesine gerek bırakmayan bir evren modeli geliştirmek istedi. Ama basitce tutturamadı. Fizikte olmayan bir kavram tanımladı. Bir model geliştirdi ve olmadı. Bu yüzden yine bigbangin öncesine mecbur kaldık. Çünkü şu anda bilim dünyasında bizi big bang öncesinden kurtaracak başka bir model yok. Öncesi de varlığın ezeli olmasına imkan vermediği için ben de şu anda bilim bize bir başlangıç olduğunu gösteriyor diyorum. Birileri bu kadar basit bir çıkarımı anlamıyor ve kafalarından sirkülasyon diyalogları üretiyor.

Öncesini de bilmiyoruz ki şimdi. Ya öncesinde bir Tanrı varsa:) Ezeli olmadığımız sürece bu bir zorunluluktur. Ezeli olmamız durumunda ise kişisel inanç olurdu.

Diğer bir takım fizikçiler de kuantumdaki bizarre olaylardan medet umuyorlar. Bunlar nedensiz(!) oluyor. Acaba bir nedene ihtiyacımız olmayabilir mi diye bir fantazi yapıyorlar. Birincisi, önceden belirlenemeyen, indeterministik olayların olması bunların nedensiz olduğu anlamına gelmez. Belirlenememek ve nedensiz olmak 2 farklı kavramdır. İkincisi de, madde 1'de belirtildiği gibi tuhaf olayların olması bu olayların olduğu varlığın nedensiz olmasını gerektirmez. Fizikçilerin şöyle bir huyları vardır:
&lt;strong&gt;Başta bir varsayımda bulunurlar, ordan uçuşa geçerler, sonra başta yaptıklarının varsayım olduğunu unutup(!) her şeyi gerçek gibi algılamaya ve sunmaya başlarlar. &lt;/strong&gt;
Fuatogl gibi bazı "Out of Fizik karakter"ler de burdan hareketle uçuşa geçerler:-)

Yine Hans Grassmannın tabiriyle: &lt;strong&gt;Hawking'in evren modeli rastlantısal olarak tutsaydı bile Hawking'e bu uzay-zaman küresinin nerden geldiğini sorardım.&lt;/strong&gt; İşin ilginç tarafı Hawking de soruyor bu soruyu:-)

3-) Gelelim sirkülasyon meselesine:
Öncelikle Fuatogl'nın diyaloğuna değinelim. Burda F arkadaş, Uluğ'un bariz bir şekilde yanlış olduğu açık olan bir iddiayı savunduğunu varsaymış. Ondan sonra kendince kısır döngüye girmiş. Sonsuz loop ciddi bir progrmacılık hatasıdır Fuatogl:-) Umarım kafanızı kumdan çıkarıp da gerçekte ne olup bittiğini anlamaya çalışırsınız.

Uluğ böyle fiziksel olarak yanlış bir iddia da hiç bir zaman bulunmadı. Bu yüzden F'nin diyaloğu, zihninin kendini rahatlatmak için uydurduğu zırva (ahlaksız mı desem acaba?) bir diyalogdur. Ne içerik olarak ne de mantık olarak doğru bir diyalog değildir. Mantıksal olarak doğru olması için Uluğ'un apaçık bir yanlışı savunması, kuantumu, görecelilik kuramını inkar etmesi gerekirdi. Uluğ, geçmiş yorumlarında bilgiye değil. Bilginin yanlış yorumlanmasına itiraz etmiştir. Böyle yanlış yorumlayan kişinin de kim olduğu bellidir: Fuatogl. Bu yüzden Fuatogl'nın uydurduğu diyalog en güzel kendisine uymaktadır(F ve U'lar yer değiştirmelidir).

Uluğ böyle yanlış bir iddia da bulunmadı ama böyle bir iddiayı Fuatogl yaptı. Sayesinde sık sık kısır döngüye girdik. Örneğin:

U: Hayali zaman fiziksel olarak olmayan bir kavram.
F: Sen Kuantum biliyon mu? Kuantum seni döver. Bütün fizikçiler onun gerçek olduğunu biliyor ve kabul ediyor.
U: Yok güzel kardeşim, bak şöyledir böyledir.
F: Halt etmişsin sen. Bak Suskins var, kravatlı kravatsız, nobelli, nobelsiz bir sürü fizikçi var. Hayali zaman fiziksel bir gerçekliktir.
U: Bak F, iyice baymaya başladın. Şöyledir, böyledir diyorum neden anlamıyorsun? (Bu arada U, F'nin başının kumda olduğunu farketmiştir. Ne yapacağını bilememektedir. Çaresizlik içinde kıvranmaktadır.)
F: Bak senin apaçık bir yanlışını gösterdim. Herkesin gözü önünde başını sahra çölünün kumlarına gömdün:-)
U: Hayır yanılmadım.
F: Yanıldın. Oha hemde ...
...
U, en azından üçüncü sahısları bu kısır döngüden çıkarmak için, dışardan(Grassmann'dan) yardım almak zorunda kalmıştır.

4-)Sirkülasyon konusuna devam edelim:
&lt;blockquote&gt;Tanrının tartışma konusu edildiği bir tartışmaya yöntem itibariyle “tanrısal vasıf” diye girerseniz, birisi cirkulasyon yapıyorsunuz der sayın Uluğ, komik olmayın.(FUATOGL)&lt;/blockquote&gt;

Hiç kısır döngüye girmek istemiyorum. O yüzden olayın özüne gireceğim. Yorumların öncesinde ne olduğunu bu noktaya nasıl geldiğimizi incelemeyeceğim. Varsayımsal olarak kabul edelim ki ben tartışmaya böyle başldım. Yani bir Tanrısal vasıf tanımladım ve böyle başladım. Bu durumda karşımıza ne çıkıyor bakalım:

Sözkonusu "Tanrısal vasıf" = Bir varlığın varlık sebebinin kendiliğinden olması. Yani bir varlığın başka bir varlığa bağlı olup olmaması. 

Amaç ne? Tanrı var mı yok mu bunu belirlemek. Elimizde ne var? Bir varlık(evrenimiz). Şimdi bu evrenin bir varlığa muhtaç olduğunu gösterdiğimizde Tanrı'nın varlığı(kendisine ihtiyaç duyulan, fakat kendisi başka bir varlığa ihtiyaç duymayan gizemli, kozmik varlık) yönünde ciddi bir adım atmış olur muyuz? Evet. Demek ki baştan yaptığımız tanımla Tanrı'nın varlığına ulaşabilme imkanımız var. Kısır döngü yok! 

Burdaki Tanrısal vasıf sadece bir niteleme, önemli olan nitelediği şeyin niteliğidir. Yani burda "Tanrısal Vasıf" yerine "kozmik vasıf", "gizemli vasıf" gibi bir ifade kullansak da tartışmanın seyri bozulmazdı. Ama birileri cin(!) olduğunu gösterecek ya!

Canım bir tanecik Allah'ım, şu güzel ramazan gününde kimlerle uğraşıyorum!

5-) Davies meselesi:

&lt;blockquote&gt;FAKAT, bu kişinin yazısından alıntı yapıp, hemen sonra giriştiği açıklamayı görmemezlikten gelen sizsiniz Uluğ bey, ben değil! &lt;/blockquote&gt;
Bu kadar şey içinde anlayabildiğiniz bir şey olduğunu görmek çok sevindirici.:-) Evet gerçekten de ben Davies'den bir alıntı yaptım. Tartışılmayacak kadar basit bir olasılık hesabının sözel ifadesini aldım. Ama bir şeyleri atladığımı iddia etmeniz, tek tek madde madde üzerinden gittiğim halde, basitce size iade edilmesi gereken boş bir iddia.

&lt;blockquote&gt;Ve orada Davies e ait özgün fikirler değil, basit ABC düzeyinde bilgiler veriliyor, Böyle bir tartışmada elbette bunu aktaracağım, ya ne yapsaydım?&lt;/blockquote&gt;
Verdiği bilgiler(!) kısmında sorun yok.
Burda 2 sorun var:
1-) Siz fizikçi değilsiniz. Problem bu değil elbette. Problem anlamadığınızı anlamamanız ve anlıyormuş gibi ahkam kesmeniz. Neyin gerçekten fiziksel bir gerçek olduğunu neyin spekülasyon olduğunu anlamaktan acizsiniz. Ve sizin uzmanlığınızı ispatlama çalışmalarınız bıktırıcı.
2-)Davies ile ilgili problem, verdiği bilgilerde değil(bilgi olarak verdiklerinde değil). Problem, yaptığı yorumlarda. 

Siz bilgiyi değil itibar edilemez bulduğunuz kişinin yorumlarını bizim gözümüzün içine sokuyorsunuz. Ben kuantumdaki gözlemlenen hiç bir şeyi inkar etmedim. Ne diye savunma yapıyorsam?

&lt;blockquote&gt;
Referans verdiğiniz kişi bir satır boşluk sonrasında yanıldığınızı söylüyor, ve ben bunu görmemezlikten geleceğim öyle mi?&lt;/blockquote&gt;
Yanıldığımı söylemiyor. Kuantumda şöyle olaylar oluyor. Nedensiz(!) de bir şeyler olabiliyormuş diyor. Zaten Hawking de süper(!) bir şey icat etti diyor. Öyleyse belki de bir niçin sorusu yoktur diyor. Ne müthiş bir mantık ama:-) Neden saçma olduğunu izah ettim ama anlamadınız. Hala Hawking'in imaginery time'ına sarılmanız da ultra komik, doğru bilgi dediğiniz bu oluyor herhalde, TEMEL ABC bilgisiymiş:-). Peh. Tabiki ben bütün bu gerçek dışı yorumlara itiraz ediyorum. Bütün bunları tartışan ben nasıl görmezden gelmiş olabilirim? 

Davies'den alıntı yapmamda bir beis yok. Çünkü bir yerde yanılan bir insan her zaman yanılacak diye bir şey yok. Ben yeri geliyor Hawking'den de alıntı yapıyorum. Yeri gelince Hawking'e de itirazımı belirtiyorum. Ben ne Hawking ne de Davies’in bilimsel literatürdeki konumları hakkında olumlu/olumsuz hiç bir yorum yapmadım. Ben sadece fikirler düzeyinde hareket ediyorum. Basit bir matematiksel gerçeği güzel izah ettiği için yaptığım alıntı sonrası itibar edilemez bir kişi ilan ettikten sonra işinize gelen yorumlarını kullanmanız komik. Ben bir bilgiyi kullanıyorum siz itibar edilmez olduğunu düşündüğünüz kişinin yorumlarını. Acaba neyin komik olduğunu anlamış olabilir misiniz? Hiç sanmıyorum. Öyle başını kumdan çıkarıp da gerçeklerle yüzleşmek zor zanaattir.

&lt;blockquote&gt;Yazılanlar dediğim gibi ABC düzeyindedir, itirazınız varsa seçin beğenin başka bir fizikçiden verelim.&lt;/blockquote&gt;
Yapılan saçma yorumlara itiraz ediyorum zaten. 

6-) Extra:

&lt;blockquote&gt;Uluğ şiir tartışıyor, ben ise dil tartışıyorum. O şiir yazmaya çalışıyor, bende kullandığı dil ile o şiirin gramerini sorguluyorum.&lt;/blockquote&gt;
Burdaki sıkıntı gramer bilginizin yanlışlıklar içermesi, eksik olması ve daha kötüsü şiirin içeriğini yorumlarken oturmamış gramer bilginizi kullanmaya çalışmanız.

&lt;strong&gt;Not:&lt;/strong&gt; Sayın Meraklı'nın soruları çok güzeldi. Çok ince noktaları yakalamış. İyi oturmuş gramer bilgisi böyle bir şey olsa gerek:-)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sanırım bir cevap vermem gerekiyor. Umarım bu son olur bu konuda.</p>
<p>1-) Kuantum-varlık problemi ilişkisi(Yeniden):<br />
Daha önce de kuantum ve varlık problemi ilişkisine değindiğimi belirttim. Bizarre(Tuhaf, alışılmamış) olayların olması bu tür olayların gerçekleştiği varlığın(uzay-zaman) bizarre olmasını gerektirmez. Ya da diğer bir tabirle içinde tuhaf olayların olduğu bir varlık(uzay-zaman) kendisi sebepsiz olarak var olmuştur/vardır/varlık sebebi kendindendir diyemeyiz. Böyle bir mantık geliştirilmedi! </p>
<p>Bir başlangıç olmasından veya olmamasından bağımsız olarak, bu konuyu daha önce çoğunlukla şu şekilde gündeme getirdim:</p>
<p>Kuantum da dahil olmak üzere bütün bilim uzay-zamanda tanımlıdır, geçerlidir. Bilimin aktiviteleri geçerli olduğu varlık içindeki hadiseleri açıklayabilir, bilim geçerli olduğu varlığın kökenine ilişkin bir şey söyleyemez( başlangıç olup olmadığı konusu hariç). </p>
<p>2-) Şimdi başlangıç meselesine gelelim:</p>
<blockquote><p>sadece büyük patlamadan sonra olanları biliyor olsak da, patlama öncesinden neler olduğu saptayamayız. Kanımızca büyük patlamadan önce olanların bir sonucu yoktur ve bu nedenle evrenin bilimsel modelinin bir parçası olamazlar. Bu nedenle patlama öncesini model dışında bırakıp, zamanın başlangıcının büyük patlama olduğunu söyleyebiliriz.(Hawking)
</p></blockquote>
<p>Hawking burda big bang öncesini bilmediğimiz için zamanın big bang ile başladığını kabul ediyoruz diyor. Bunun anlamı şu: zaman kuantum durumun dahil olduğu ortam da dahil olmak üzere kesintisiz geçmişe doğru ilerleyen bir mefhumdur. Aslında big bang öncesine de gitmesi gereken fiziksel bir kavramdır. t=0 anı sadece bir tanımdır. Gerçek bir başlangıcı göstermez. Öncesi olabilir. O yüzden fizikçiler bir sürü modeller geliştiriyorlar, önceki evren, ebeveyn evren filan. Buralardan bir sonuç çıkmadığı ve çıkamayacağı için(sadece sorunu öteliyoruz) Hawking farklı bir öneri sundu: Hayali zaman. Hawking&#8217;in burda big bang öncesine gerek bırakmayan bir evren modeli geliştirmek istedi. Ama basitce tutturamadı. Fizikte olmayan bir kavram tanımladı. Bir model geliştirdi ve olmadı. Bu yüzden yine bigbangin öncesine mecbur kaldık. Çünkü şu anda bilim dünyasında bizi big bang öncesinden kurtaracak başka bir model yok. Öncesi de varlığın ezeli olmasına imkan vermediği için ben de şu anda bilim bize bir başlangıç olduğunu gösteriyor diyorum. Birileri bu kadar basit bir çıkarımı anlamıyor ve kafalarından sirkülasyon diyalogları üretiyor.</p>
<p>Öncesini de bilmiyoruz ki şimdi. Ya öncesinde bir Tanrı varsa:) Ezeli olmadığımız sürece bu bir zorunluluktur. Ezeli olmamız durumunda ise kişisel inanç olurdu.</p>
<p>Diğer bir takım fizikçiler de kuantumdaki bizarre olaylardan medet umuyorlar. Bunlar nedensiz(!) oluyor. Acaba bir nedene ihtiyacımız olmayabilir mi diye bir fantazi yapıyorlar. Birincisi, önceden belirlenemeyen, indeterministik olayların olması bunların nedensiz olduğu anlamına gelmez. Belirlenememek ve nedensiz olmak 2 farklı kavramdır. İkincisi de, madde 1&#8242;de belirtildiği gibi tuhaf olayların olması bu olayların olduğu varlığın nedensiz olmasını gerektirmez. Fizikçilerin şöyle bir huyları vardır:<br />
<strong>Başta bir varsayımda bulunurlar, ordan uçuşa geçerler, sonra başta yaptıklarının varsayım olduğunu unutup(!) her şeyi gerçek gibi algılamaya ve sunmaya başlarlar. </strong><br />
Fuatogl gibi bazı &#8220;Out of Fizik karakter&#8221;ler de burdan hareketle uçuşa geçerler:-)</p>
<p>Yine Hans Grassmannın tabiriyle: <strong>Hawking&#8217;in evren modeli rastlantısal olarak tutsaydı bile Hawking&#8217;e bu uzay-zaman küresinin nerden geldiğini sorardım.</strong> İşin ilginç tarafı Hawking de soruyor bu soruyu:-)</p>
<p>3-) Gelelim sirkülasyon meselesine:<br />
Öncelikle Fuatogl&#8217;nın diyaloğuna değinelim. Burda F arkadaş, Uluğ&#8217;un bariz bir şekilde yanlış olduğu açık olan bir iddiayı savunduğunu varsaymış. Ondan sonra kendince kısır döngüye girmiş. Sonsuz loop ciddi bir progrmacılık hatasıdır Fuatogl:-) Umarım kafanızı kumdan çıkarıp da gerçekte ne olup bittiğini anlamaya çalışırsınız.</p>
<p>Uluğ böyle fiziksel olarak yanlış bir iddia da hiç bir zaman bulunmadı. Bu yüzden F&#8217;nin diyaloğu, zihninin kendini rahatlatmak için uydurduğu zırva (ahlaksız mı desem acaba?) bir diyalogdur. Ne içerik olarak ne de mantık olarak doğru bir diyalog değildir. Mantıksal olarak doğru olması için Uluğ&#8217;un apaçık bir yanlışı savunması, kuantumu, görecelilik kuramını inkar etmesi gerekirdi. Uluğ, geçmiş yorumlarında bilgiye değil. Bilginin yanlış yorumlanmasına itiraz etmiştir. Böyle yanlış yorumlayan kişinin de kim olduğu bellidir: Fuatogl. Bu yüzden Fuatogl&#8217;nın uydurduğu diyalog en güzel kendisine uymaktadır(F ve U&#8217;lar yer değiştirmelidir).</p>
<p>Uluğ böyle yanlış bir iddia da bulunmadı ama böyle bir iddiayı Fuatogl yaptı. Sayesinde sık sık kısır döngüye girdik. Örneğin:</p>
<p>U: Hayali zaman fiziksel olarak olmayan bir kavram.<br />
F: Sen Kuantum biliyon mu? Kuantum seni döver. Bütün fizikçiler onun gerçek olduğunu biliyor ve kabul ediyor.<br />
U: Yok güzel kardeşim, bak şöyledir böyledir.<br />
F: Halt etmişsin sen. Bak Suskins var, kravatlı kravatsız, nobelli, nobelsiz bir sürü fizikçi var. Hayali zaman fiziksel bir gerçekliktir.<br />
U: Bak F, iyice baymaya başladın. Şöyledir, böyledir diyorum neden anlamıyorsun? (Bu arada U, F&#8217;nin başının kumda olduğunu farketmiştir. Ne yapacağını bilememektedir. Çaresizlik içinde kıvranmaktadır.)<br />
F: Bak senin apaçık bir yanlışını gösterdim. Herkesin gözü önünde başını sahra çölünün kumlarına gömdün:-)<br />
U: Hayır yanılmadım.<br />
F: Yanıldın. Oha hemde &#8230;<br />
&#8230;<br />
U, en azından üçüncü sahısları bu kısır döngüden çıkarmak için, dışardan(Grassmann&#8217;dan) yardım almak zorunda kalmıştır.</p>
<p>4-)Sirkülasyon konusuna devam edelim:</p>
<blockquote><p>Tanrının tartışma konusu edildiği bir tartışmaya yöntem itibariyle “tanrısal vasıf” diye girerseniz, birisi cirkulasyon yapıyorsunuz der sayın Uluğ, komik olmayın.(FUATOGL)</p></blockquote>
<p>Hiç kısır döngüye girmek istemiyorum. O yüzden olayın özüne gireceğim. Yorumların öncesinde ne olduğunu bu noktaya nasıl geldiğimizi incelemeyeceğim. Varsayımsal olarak kabul edelim ki ben tartışmaya böyle başldım. Yani bir Tanrısal vasıf tanımladım ve böyle başladım. Bu durumda karşımıza ne çıkıyor bakalım:</p>
<p>Sözkonusu &#8220;Tanrısal vasıf&#8221; = Bir varlığın varlık sebebinin kendiliğinden olması. Yani bir varlığın başka bir varlığa bağlı olup olmaması. </p>
<p>Amaç ne? Tanrı var mı yok mu bunu belirlemek. Elimizde ne var? Bir varlık(evrenimiz). Şimdi bu evrenin bir varlığa muhtaç olduğunu gösterdiğimizde Tanrı&#8217;nın varlığı(kendisine ihtiyaç duyulan, fakat kendisi başka bir varlığa ihtiyaç duymayan gizemli, kozmik varlık) yönünde ciddi bir adım atmış olur muyuz? Evet. Demek ki baştan yaptığımız tanımla Tanrı&#8217;nın varlığına ulaşabilme imkanımız var. Kısır döngü yok! </p>
<p>Burdaki Tanrısal vasıf sadece bir niteleme, önemli olan nitelediği şeyin niteliğidir. Yani burda &#8220;Tanrısal Vasıf&#8221; yerine &#8220;kozmik vasıf&#8221;, &#8220;gizemli vasıf&#8221; gibi bir ifade kullansak da tartışmanın seyri bozulmazdı. Ama birileri cin(!) olduğunu gösterecek ya!</p>
<p>Canım bir tanecik Allah&#8217;ım, şu güzel ramazan gününde kimlerle uğraşıyorum!</p>
<p>5-) Davies meselesi:</p>
<blockquote><p>FAKAT, bu kişinin yazısından alıntı yapıp, hemen sonra giriştiği açıklamayı görmemezlikten gelen sizsiniz Uluğ bey, ben değil! </p></blockquote>
<p>Bu kadar şey içinde anlayabildiğiniz bir şey olduğunu görmek çok sevindirici.:-) Evet gerçekten de ben Davies&#8217;den bir alıntı yaptım. Tartışılmayacak kadar basit bir olasılık hesabının sözel ifadesini aldım. Ama bir şeyleri atladığımı iddia etmeniz, tek tek madde madde üzerinden gittiğim halde, basitce size iade edilmesi gereken boş bir iddia.</p>
<blockquote><p>Ve orada Davies e ait özgün fikirler değil, basit ABC düzeyinde bilgiler veriliyor, Böyle bir tartışmada elbette bunu aktaracağım, ya ne yapsaydım?</p></blockquote>
<p>Verdiği bilgiler(!) kısmında sorun yok.<br />
Burda 2 sorun var:<br />
1-) Siz fizikçi değilsiniz. Problem bu değil elbette. Problem anlamadığınızı anlamamanız ve anlıyormuş gibi ahkam kesmeniz. Neyin gerçekten fiziksel bir gerçek olduğunu neyin spekülasyon olduğunu anlamaktan acizsiniz. Ve sizin uzmanlığınızı ispatlama çalışmalarınız bıktırıcı.<br />
2-)Davies ile ilgili problem, verdiği bilgilerde değil(bilgi olarak verdiklerinde değil). Problem, yaptığı yorumlarda. </p>
<p>Siz bilgiyi değil itibar edilemez bulduğunuz kişinin yorumlarını bizim gözümüzün içine sokuyorsunuz. Ben kuantumdaki gözlemlenen hiç bir şeyi inkar etmedim. Ne diye savunma yapıyorsam?</p>
<blockquote><p>
Referans verdiğiniz kişi bir satır boşluk sonrasında yanıldığınızı söylüyor, ve ben bunu görmemezlikten geleceğim öyle mi?</p></blockquote>
<p>Yanıldığımı söylemiyor. Kuantumda şöyle olaylar oluyor. Nedensiz(!) de bir şeyler olabiliyormuş diyor. Zaten Hawking de süper(!) bir şey icat etti diyor. Öyleyse belki de bir niçin sorusu yoktur diyor. Ne müthiş bir mantık ama:-) Neden saçma olduğunu izah ettim ama anlamadınız. Hala Hawking&#8217;in imaginery time&#8217;ına sarılmanız da ultra komik, doğru bilgi dediğiniz bu oluyor herhalde, TEMEL ABC bilgisiymiş:-). Peh. Tabiki ben bütün bu gerçek dışı yorumlara itiraz ediyorum. Bütün bunları tartışan ben nasıl görmezden gelmiş olabilirim? </p>
<p>Davies&#8217;den alıntı yapmamda bir beis yok. Çünkü bir yerde yanılan bir insan her zaman yanılacak diye bir şey yok. Ben yeri geliyor Hawking&#8217;den de alıntı yapıyorum. Yeri gelince Hawking&#8217;e de itirazımı belirtiyorum. Ben ne Hawking ne de Davies’in bilimsel literatürdeki konumları hakkında olumlu/olumsuz hiç bir yorum yapmadım. Ben sadece fikirler düzeyinde hareket ediyorum. Basit bir matematiksel gerçeği güzel izah ettiği için yaptığım alıntı sonrası itibar edilemez bir kişi ilan ettikten sonra işinize gelen yorumlarını kullanmanız komik. Ben bir bilgiyi kullanıyorum siz itibar edilmez olduğunu düşündüğünüz kişinin yorumlarını. Acaba neyin komik olduğunu anlamış olabilir misiniz? Hiç sanmıyorum. Öyle başını kumdan çıkarıp da gerçeklerle yüzleşmek zor zanaattir.</p>
<blockquote><p>Yazılanlar dediğim gibi ABC düzeyindedir, itirazınız varsa seçin beğenin başka bir fizikçiden verelim.</p></blockquote>
<p>Yapılan saçma yorumlara itiraz ediyorum zaten. </p>
<p>6-) Extra:</p>
<blockquote><p>Uluğ şiir tartışıyor, ben ise dil tartışıyorum. O şiir yazmaya çalışıyor, bende kullandığı dil ile o şiirin gramerini sorguluyorum.</p></blockquote>
<p>Burdaki sıkıntı gramer bilginizin yanlışlıklar içermesi, eksik olması ve daha kötüsü şiirin içeriğini yorumlarken oturmamış gramer bilginizi kullanmaya çalışmanız.</p>
<p><strong>Not:</strong> Sayın Meraklı&#8217;nın soruları çok güzeldi. Çok ince noktaları yakalamış. İyi oturmuş gramer bilgisi böyle bir şey olsa gerek:-)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>polar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19332</link>
		<dc:creator>polar</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 01:20:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19332</guid>
		<description>"Bu arada Richard Dawkins in richardawkins.net sitesi de sansüre uğramış. Memleketimize hayırlı uğurlu olsun!"
Neden sasiriyorsunuz ki, biliyorsunuz bu ulkenin eynnn buyuk sorunu kemalistlerin zihniyeti, onu da bi hallettik mi cok demokrat ozgur ultra liberal bi ulke olacaz, bakin milli egitim kemalist baskilarla inim inim inlemekte senelerdir(!). Buyrun asagida yeni bir kemalist baski haberi.

MAHMUT LICALI-Cumhuriyet-Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 2009-2010 eğitim-öğretim yılında okutulacak felsefe dersleri için hazırladığı “öğretim programı taslağı” felsefenin evrensel amaçlarından uzak, dini yönlendirmeye dayalı bir anlayışla derslerin anlatılmasını öngörüyor. Programa göre, derslerde öğrencilerden Tanrı’nın varlığının kanıtlamaları ve her varlığın meydana gelişinde bir amacın olduğunu bulmaları isteniyor.

MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 2009-2010 eğitim-öğretim yılında uygulanacak “Ortaöğretim Felsefe Dersi Öğretim Programı ve Kılavuzu” taslağında felsefe derslerinin sanki din kültürü ve ahlak bilgisi dersiymiş gibi okutulması öngörülüyor.

Dine dayalı öğeler

Felsefi bilgiden yoksun olarak anlatılan dersler, filozof ve felsefi metinler yerine dine dayalı öğelerle anlatılıyor. Felsefe derslerini din ve ahlak derslerine dönüştüren program taslağında yer alan felsefi bakış açısı olmayan birçok etkinlikte öğrencilerin Tanrı’nın varlığına ilişkin kanıtlara ulaşmaları isteniyor.

Program taslağında, “Felsefe nedir?” konusuyla ilgili olarak sınıfta yapılması öngörülen etkinlikte “Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e nasihati”nin sınıfta okunarak, öğrencilerin söz konusu parçayı yorumlamaları isteniyor. “Varlık Felsefesi” konusunda ise etkinlik önerisi olarak öğrencilerin evrende fark ettikleri düzene ilişkin örnekler vermelerinin istendiği taslakta, “Her varlığın meydana gelişinde bir amacın olduğu öğrencilere buldurulur” ifadesi yer alıyor. Taslakta “Siyaset ve Felsefe” konusunda ise öğrencilerden “Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır” hadisi üzerine bir komposizyon yazmaları isteniyor.

‘Yazar olmadan olur mu?’

Program taslağına göre din felsefesi konusu anlatılırken, “Tanrı Var ki...” adlı etkinlik önerisinde dersi işleyen öğretmenin öğrencilere bir kitap göstererek, “Yazar olmadan bu kitabın var olması mümkün mü” diye soru sorması öngörülüyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Bu arada Richard Dawkins in richardawkins.net sitesi de sansüre uğramış. Memleketimize hayırlı uğurlu olsun!&#8221;<br />
Neden sasiriyorsunuz ki, biliyorsunuz bu ulkenin eynnn buyuk sorunu kemalistlerin zihniyeti, onu da bi hallettik mi cok demokrat ozgur ultra liberal bi ulke olacaz, bakin milli egitim kemalist baskilarla inim inim inlemekte senelerdir(!). Buyrun asagida yeni bir kemalist baski haberi.</p>
<p>MAHMUT LICALI-Cumhuriyet-Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 2009-2010 eğitim-öğretim yılında okutulacak felsefe dersleri için hazırladığı “öğretim programı taslağı” felsefenin evrensel amaçlarından uzak, dini yönlendirmeye dayalı bir anlayışla derslerin anlatılmasını öngörüyor. Programa göre, derslerde öğrencilerden Tanrı’nın varlığının kanıtlamaları ve her varlığın meydana gelişinde bir amacın olduğunu bulmaları isteniyor.</p>
<p>MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 2009-2010 eğitim-öğretim yılında uygulanacak “Ortaöğretim Felsefe Dersi Öğretim Programı ve Kılavuzu” taslağında felsefe derslerinin sanki din kültürü ve ahlak bilgisi dersiymiş gibi okutulması öngörülüyor.</p>
<p>Dine dayalı öğeler</p>
<p>Felsefi bilgiden yoksun olarak anlatılan dersler, filozof ve felsefi metinler yerine dine dayalı öğelerle anlatılıyor. Felsefe derslerini din ve ahlak derslerine dönüştüren program taslağında yer alan felsefi bakış açısı olmayan birçok etkinlikte öğrencilerin Tanrı’nın varlığına ilişkin kanıtlara ulaşmaları isteniyor.</p>
<p>Program taslağında, “Felsefe nedir?” konusuyla ilgili olarak sınıfta yapılması öngörülen etkinlikte “Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e nasihati”nin sınıfta okunarak, öğrencilerin söz konusu parçayı yorumlamaları isteniyor. “Varlık Felsefesi” konusunda ise etkinlik önerisi olarak öğrencilerin evrende fark ettikleri düzene ilişkin örnekler vermelerinin istendiği taslakta, “Her varlığın meydana gelişinde bir amacın olduğu öğrencilere buldurulur” ifadesi yer alıyor. Taslakta “Siyaset ve Felsefe” konusunda ise öğrencilerden “Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır” hadisi üzerine bir komposizyon yazmaları isteniyor.</p>
<p>‘Yazar olmadan olur mu?’</p>
<p>Program taslağına göre din felsefesi konusu anlatılırken, “Tanrı Var ki&#8230;” adlı etkinlik önerisinde dersi işleyen öğretmenin öğrencilere bir kitap göstererek, “Yazar olmadan bu kitabın var olması mümkün mü” diye soru sorması öngörülüyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19304</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Sep 2008 16:48:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19304</guid>
		<description>Bu arada Richard Dawkins in richardawkins.net sitesi de sansüre uğramış. Memleketimize hayırlı uğurlu olsun!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu arada Richard Dawkins in richardawkins.net sitesi de sansüre uğramış. Memleketimize hayırlı uğurlu olsun!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19303</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Sep 2008 16:33:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19303</guid>
		<description>&lt;strong&gt;@Arkadaş,&lt;/strong&gt;
Sayın Uluğ un arkadaşı. Nasıl giriş yapıldığı önemli değil. Biz neyi tartışıyoruz Uluğ ile? Tanrı iddiası için sunulan argümanları tartışıyoruz genel olarak değil mi? Demek ki, bu iddianın temelsiz olduğunu savunan birisi var ortamda(Ben). Öyle ise, sizce benim için "tanrısal vasıf" ın bir anlamı olabilir mi? Tanrı iddiası için yapılan argümanlarda "tanrısal vasıf" demek biraz peşin konuşmak olmuyor mu? Birşeyi destekleyecek bir argüman, destekleyeceği şeyi peşinen kabul ederse orada yanlış olan birşey vardır, itibar edilmez öyle sirkulatif mantık yürütmelere. En azından ben etmeyenlerdenim.

&lt;strong&gt;@Meraklı arkadaş;&lt;/strong&gt;
Benim asıl üzerinde durduğum mesele, mutlak yokluktan herşeyin varolduğu değildir. Üzerinde durduğum şey şu: Biz dünyalı küçük insanlar olarak, bu evrenin tüm özelliklerini bilmiyoruz. Evrenin zamanda "kesin" bir başlangıcı vardır, yani mecburen başka birşey yaratmıştır, o yaratan şey de "zorunlu" olarak zamanın dışındadır, ve önceden yaratılmamış birşey olmak zorundadır(!?) gibi sonuçlara, bildiklerimizden de yola çıkarak mantıklı bir şekilde varamıyoruz. Kaldı ki, yukarıdaki sıralanan iddia doğru bile olsa! Bunun evrene içkin birşey olmadığını kesin olarak söyleyebilecek durumda değiliz. "Ama evren zamanın içinde" argümanı burada sökmüyor çünkü zaman denilen şey bu evrenin üzerinde oynanan bir oyun değil, bizzat evrenin özelliklerinin belirli bir sonucudur! Ve ayrıca bildiğimiz zaman algımıza tamamen uyumsuz bir biçimde, önce ve sonranın birbirine karıştığı tamamen "bizzare" denilen durumlar mevcuttur. Sözün özü, klasik algımızın pratik faydası dışında, pek de gerçeği yansıtmayan bir yönü var ve bunu göz önünde bulundurmadan bizzat bu algılama ve kavramlar ile (zaman,"baş","son") o şekilde "zamanın başı var, o halde blabla" gibi birşeye varamıyoruz. Örneğin Quantum fluctuation, yani enerji miktarının belirsizlikten dolayı, "fazla" enerjinin parçacık olarak ortaya çıkması bizim algılamamıza, genel fizik yasalarımıza aykırı bir durum. Ve zaman maddeye,enerjiye içkin birşeydir, elde X miktarda enerjiden belirsizlik sonucu x+1 (x=0 da olabiliyor) miktarda enerji çıkması. Yani üzerinde mantık yürüttüğümüz zemin(bildiklerimiz) bir sürü istisna/exceptions içeriyor. "perfect vakuum" da olabiliyor bu istisnalar, ve zamanın madde/enerjiye içkin birşey olduğunu hatırlayınca... Dolaysıyla, "nothing" denen birşeyin olup olmadığını sorgulayan cinsten bir durum!!!, "nothing" den birşeyin çıkması değil aslen. Yani nothing mümkün değilmiş gibi görünüyor('nereden geldi' sorusunun anlamı nedir yani!)... Bunlara ve daha fazlasına verilecek cevap şu değildir: "zamanın başlangıcı var, o halde birde başlatıcı olmalıdır, onuda öncesiz sonrasız yapıveririz". Yada "var olan bir zamanlar var edilmiş" mantığının temel varsayımlarını sorgulayan bir durum.
Yukarıda Uluğ beyin çekip getirdiği Davies in ve başka birçok fizikçinin "need not be a supernatural explanation" demesi bundandır.

Genel olarak söylüyorum, tanrı iddiası ile elde edilen "trick" herneyse, bu trick in evrenin şurasındadır, "dışındadır" diyebilecek konumda değiliz. Pekala bu kadar bilinmeyen içinde bu evrenin(en geniş anlamıyla herşeyin) içinde bu trick ler olabilir. Burada "zamanın başlangıcı var, o halde birde başlatıcı olmalıdır" yı tekrar edip durmanın gerçekten hiç anlamı yoktur. 

Yani ilk sorduğum sorunun cevabı şu: "Herşeyi açıklayan" çözüm her ne ise(ve var ise) bu açıklamayı bir "tanrı" olarak gösterecek sağlam gereçelerden yoksunuz. Bu kadar belirsiz ve istisnaların olduğu yerde de olabilir bu özellikler... Kaldı ki, bu iddia edilen "tanrı" yı bilinç, insan ilgisi vs. ile donatmak gibi sonradan ortaya çıkan durumlar büsbütün havada hiçbir makul desteği olmayan şeyler...

Tanrısal vasıf meselesi ise çok eften püften birşey gerçekten, ciddiye bile alamıyorum. Siz tanrıyı aslında kabul ediyorsunuz ama evrenin içinde diyorsunuz gibi saçma bir sonuca varanlarda oluyor söylediklerimden. Bu biraz eski insanların tek tek hastalıkları tanrıdan bilmesine, sonradan mikrob açıklaması yapan insanlara "hahaaa sen mikroba tanrısal vasıf veriyorsun" demek gibi absürd birşeye benziyor.

&lt;strong&gt;Uluğ ve benim tartışmam şuna benziyor mantık yürütme bakımından:&lt;/strong&gt;
&lt;code&gt;&lt;strong&gt;U:&lt;/strong&gt; abi ışığın hızı 300.. ise ve sen ışık doğrultusunda 100..ile gidersen ışığı 200 olarak görürsün, saçmalamayı bırak.
&lt;strong&gt;F:&lt;/strong&gt; U bey, öyle birşey diyemezsin, şöle şöle rölatif bir durum vardır, senin klasik fizik ve algılaman yanıltıcı, öyle kesin bir sonuca varamazsın.
&lt;strong&gt;U:&lt;/strong&gt; Saçmalama manyak ateist seni, 300..-.100... = 200 herşey meydanda, bitti.
&lt;strong&gt;F:&lt;/strong&gt; lan olum bitmedi işte, sen zamanı fixed birşey olarak alıyorsun, kulağa mantıklı gibi geliyor ama şu şu şekilde aklımızın algılamakta zorlandığı bir durum var, yani mantıksal zaminin yanlış!
&lt;strong&gt;U:&lt;/strong&gt; Ne garip durumu lan, hokus pokus a başvurma şimdi, 300 ve 100, al sana 200. 300 var birde 100 var elimizde. Sonuç olarak ya 200, yada 400 ile olacak, hangisi sen seç. 200 olursa nanaaa, 400 olursa dadaaa, her iki durumda ben haklıyım. Bitti ben gidiyom.
&lt;strong&gt;F:&lt;/strong&gt; Zamanın göreceli olduğu yerde öyle birşey diyemezsin..blablabla...
&lt;strong&gt;U:&lt;/strong&gt; 300 - 100 = 200.
&lt;strong&gt;F:&lt;/strong&gt; Bak sirkulsyona girdin Uluğ, başın dönecek!
&lt;strong&gt;U:&lt;/strong&gt; Kaldır başını kumdan, 300 - 100= 200
&lt;strong&gt;F:&lt;/strong&gt; Dön baba dönelim...
&lt;strong&gt;U:&lt;/strong&gt; 300 - 100 = 200....
&lt;strong&gt;F:&lt;/strong&gt; ooofffffff....
&lt;strong&gt;U:&lt;/strong&gt; Ben gidiyorum, al sen şununla idare et: 
for(i=0;i&#62;=0,i++){print "300 - 100 = 200\n";}&lt;/code&gt;

Uluğ şiir tartışıyor, ben ise dil tartışıyorum. O şiir yazmaya çalışıyor, bende kullandığı dil ile o şiirin gramerini sorguluyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>@Arkadaş,</strong><br />
Sayın Uluğ un arkadaşı. Nasıl giriş yapıldığı önemli değil. Biz neyi tartışıyoruz Uluğ ile? Tanrı iddiası için sunulan argümanları tartışıyoruz genel olarak değil mi? Demek ki, bu iddianın temelsiz olduğunu savunan birisi var ortamda(Ben). Öyle ise, sizce benim için &#8220;tanrısal vasıf&#8221; ın bir anlamı olabilir mi? Tanrı iddiası için yapılan argümanlarda &#8220;tanrısal vasıf&#8221; demek biraz peşin konuşmak olmuyor mu? Birşeyi destekleyecek bir argüman, destekleyeceği şeyi peşinen kabul ederse orada yanlış olan birşey vardır, itibar edilmez öyle sirkulatif mantık yürütmelere. En azından ben etmeyenlerdenim.</p>
<p><strong>@Meraklı arkadaş;</strong><br />
Benim asıl üzerinde durduğum mesele, mutlak yokluktan herşeyin varolduğu değildir. Üzerinde durduğum şey şu: Biz dünyalı küçük insanlar olarak, bu evrenin tüm özelliklerini bilmiyoruz. Evrenin zamanda &#8220;kesin&#8221; bir başlangıcı vardır, yani mecburen başka birşey yaratmıştır, o yaratan şey de &#8220;zorunlu&#8221; olarak zamanın dışındadır, ve önceden yaratılmamış birşey olmak zorundadır(!?) gibi sonuçlara, bildiklerimizden de yola çıkarak mantıklı bir şekilde varamıyoruz. Kaldı ki, yukarıdaki sıralanan iddia doğru bile olsa! Bunun evrene içkin birşey olmadığını kesin olarak söyleyebilecek durumda değiliz. &#8220;Ama evren zamanın içinde&#8221; argümanı burada sökmüyor çünkü zaman denilen şey bu evrenin üzerinde oynanan bir oyun değil, bizzat evrenin özelliklerinin belirli bir sonucudur! Ve ayrıca bildiğimiz zaman algımıza tamamen uyumsuz bir biçimde, önce ve sonranın birbirine karıştığı tamamen &#8220;bizzare&#8221; denilen durumlar mevcuttur. Sözün özü, klasik algımızın pratik faydası dışında, pek de gerçeği yansıtmayan bir yönü var ve bunu göz önünde bulundurmadan bizzat bu algılama ve kavramlar ile (zaman,&#8221;baş&#8221;,&#8221;son&#8221;) o şekilde &#8220;zamanın başı var, o halde blabla&#8221; gibi birşeye varamıyoruz. Örneğin Quantum fluctuation, yani enerji miktarının belirsizlikten dolayı, &#8220;fazla&#8221; enerjinin parçacık olarak ortaya çıkması bizim algılamamıza, genel fizik yasalarımıza aykırı bir durum. Ve zaman maddeye,enerjiye içkin birşeydir, elde X miktarda enerjiden belirsizlik sonucu x+1 (x=0 da olabiliyor) miktarda enerji çıkması. Yani üzerinde mantık yürüttüğümüz zemin(bildiklerimiz) bir sürü istisna/exceptions içeriyor. &#8220;perfect vakuum&#8221; da olabiliyor bu istisnalar, ve zamanın madde/enerjiye içkin birşey olduğunu hatırlayınca&#8230; Dolaysıyla, &#8220;nothing&#8221; denen birşeyin olup olmadığını sorgulayan cinsten bir durum!!!, &#8220;nothing&#8221; den birşeyin çıkması değil aslen. Yani nothing mümkün değilmiş gibi görünüyor(&#8217;nereden geldi&#8217; sorusunun anlamı nedir yani!)&#8230; Bunlara ve daha fazlasına verilecek cevap şu değildir: &#8220;zamanın başlangıcı var, o halde birde başlatıcı olmalıdır, onuda öncesiz sonrasız yapıveririz&#8221;. Yada &#8220;var olan bir zamanlar var edilmiş&#8221; mantığının temel varsayımlarını sorgulayan bir durum.<br />
Yukarıda Uluğ beyin çekip getirdiği Davies in ve başka birçok fizikçinin &#8220;need not be a supernatural explanation&#8221; demesi bundandır.</p>
<p>Genel olarak söylüyorum, tanrı iddiası ile elde edilen &#8220;trick&#8221; herneyse, bu trick in evrenin şurasındadır, &#8220;dışındadır&#8221; diyebilecek konumda değiliz. Pekala bu kadar bilinmeyen içinde bu evrenin(en geniş anlamıyla herşeyin) içinde bu trick ler olabilir. Burada &#8220;zamanın başlangıcı var, o halde birde başlatıcı olmalıdır&#8221; yı tekrar edip durmanın gerçekten hiç anlamı yoktur. </p>
<p>Yani ilk sorduğum sorunun cevabı şu: &#8220;Herşeyi açıklayan&#8221; çözüm her ne ise(ve var ise) bu açıklamayı bir &#8220;tanrı&#8221; olarak gösterecek sağlam gereçelerden yoksunuz. Bu kadar belirsiz ve istisnaların olduğu yerde de olabilir bu özellikler&#8230; Kaldı ki, bu iddia edilen &#8220;tanrı&#8221; yı bilinç, insan ilgisi vs. ile donatmak gibi sonradan ortaya çıkan durumlar büsbütün havada hiçbir makul desteği olmayan şeyler&#8230;</p>
<p>Tanrısal vasıf meselesi ise çok eften püften birşey gerçekten, ciddiye bile alamıyorum. Siz tanrıyı aslında kabul ediyorsunuz ama evrenin içinde diyorsunuz gibi saçma bir sonuca varanlarda oluyor söylediklerimden. Bu biraz eski insanların tek tek hastalıkları tanrıdan bilmesine, sonradan mikrob açıklaması yapan insanlara &#8220;hahaaa sen mikroba tanrısal vasıf veriyorsun&#8221; demek gibi absürd birşeye benziyor.</p>
<p><strong>Uluğ ve benim tartışmam şuna benziyor mantık yürütme bakımından:</strong><br />
<code><strong>U:</strong> abi ışığın hızı 300.. ise ve sen ışık doğrultusunda 100..ile gidersen ışığı 200 olarak görürsün, saçmalamayı bırak.<br />
<strong>F:</strong> U bey, öyle birşey diyemezsin, şöle şöle rölatif bir durum vardır, senin klasik fizik ve algılaman yanıltıcı, öyle kesin bir sonuca varamazsın.<br />
<strong>U:</strong> Saçmalama manyak ateist seni, 300..-.100&#8230; = 200 herşey meydanda, bitti.<br />
<strong>F:</strong> lan olum bitmedi işte, sen zamanı fixed birşey olarak alıyorsun, kulağa mantıklı gibi geliyor ama şu şu şekilde aklımızın algılamakta zorlandığı bir durum var, yani mantıksal zaminin yanlış!<br />
<strong>U:</strong> Ne garip durumu lan, hokus pokus a başvurma şimdi, 300 ve 100, al sana 200. 300 var birde 100 var elimizde. Sonuç olarak ya 200, yada 400 ile olacak, hangisi sen seç. 200 olursa nanaaa, 400 olursa dadaaa, her iki durumda ben haklıyım. Bitti ben gidiyom.<br />
<strong>F:</strong> Zamanın göreceli olduğu yerde öyle birşey diyemezsin..blablabla&#8230;<br />
<strong>U:</strong> 300 - 100 = 200.<br />
<strong>F:</strong> Bak sirkulsyona girdin Uluğ, başın dönecek!<br />
<strong>U:</strong> Kaldır başını kumdan, 300 - 100= 200<br />
<strong>F:</strong> Dön baba dönelim&#8230;<br />
<strong>U:</strong> 300 - 100 = 200&#8230;.<br />
<strong>F:</strong> ooofffffff&#8230;.<br />
<strong>U:</strong> Ben gidiyorum, al sen şununla idare et:<br />
for(i=0;i&gt;=0,i++){print &#8220;300 - 100 = 200\n&#8221;;}</code></p>
<p>Uluğ şiir tartışıyor, ben ise dil tartışıyorum. O şiir yazmaya çalışıyor, bende kullandığı dil ile o şiirin gramerini sorguluyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>abdullah tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19292</link>
		<dc:creator>abdullah</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Sep 2008 13:01:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19292</guid>
		<description>Dindardan sadır olduğu düşünülen hatalar karşısında kuzu postunda kurtların ne yaman din muhalifi olduklarını görmek acı veriyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dindardan sadır olduğu düşünülen hatalar karşısında kuzu postunda kurtların ne yaman din muhalifi olduklarını görmek acı veriyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Meraklı tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19288</link>
		<dc:creator>Meraklı</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Sep 2008 11:46:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19288</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Quantum fluctuation (Quantum fluctuation is the temporary appearance of energetic particles out of nothing, as allowed by the Uncertainty Principle.) birşeyin atom altı dünyada kendiliğinden ortaya çıkabileceğini ifade eder, ve bu deneysel olarak gösterilebiliyor.&lt;/blockquote&gt;
Sayın Fuatogl, belirsizlik prensibi uzaydaki konum ve zaman ile ilişkili bir bağıntıdır. Nothing sözün gelişi bir tabir değil mi? Gerçekten hiç bir şey anlamında değil yani. Vakum dediğimiz durumu göstermiyor mu? Kuantum kıvılcımlar(fluctuations)'ın olması için bir ortama ihtiyaç var. Çünkü bağıntının kendisi zaten böyle olduğunu gösteriyor. Bu ortamın nerden geldiğini düşünüyorsunuz? Hiçlikten mi geldiğini düşünüyorsunuz?

Ayrıca nedensiz olduğunu iddia ettiğiniz olaylar adı üstünde bir olay. Yani bir iş yapıyor, ortada bir aktivite var. Zaman içinde olan olayların(mesela çok kısa sürede olup biten fluctuation) nasıl nedensiz olduğunu düşünüyorsunuz? Öncesinde buna sebep olan bir işlemin gerçekleşmediğini nerden biliyorsunuz? Biz bir olayı görüyoruz, bizim işimiz, bilim olarak, burda bitiyor mu yani? Nedensiz oluyor, bitti. Öyle mi? Ayrıca nedensiz olduğunu düşündüğünüz olayların bu olaylara imkan veren ortamın kökeniyle ne gibi bir ilgisi var? Bir şeylerin kendiliğinden ortaya çıkabileceğini söylüyorsunuz, kuantumda kendiliğinden bir şeylerin olduğunu söylüyorsunuz. Zamanın sıfır olduğu anda kendiliğinden ne olduğunu düşünüyorsunuz? Ne oldu? Nerde oldu? ve neticesinde bizim kuantum olayların olduğu ortam meydana geldi? 

Kuantumda olan bu olaylar nedensiz ise belki de bu nedenlerin bittiği yerde dış bir müdahele devreye giriyor olamaz mı? Belki de herbir zerreye müdahele eden biri var.

Neden bütün fizikçiler bir şekilde ezeli olabilecek bir  evren modeli geliştirmeye çalışıyorlar? Bir başlangıcın bir yaratıcıyı göstermediğini mi düşünüyorsunuz? Siz neden bir başlangıç olmadığını düşünüyorsunuz modern fiziğe göre? Bize bahsettiğiniz fizikçilerden de alıntı yaparak düşüncelerinizin arkasındaki mantığı izah etmek ister misiniz? Uluğ'u anladığımı sanıyorum ama sizin ne düşündüğünüzü anlayamadım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Quantum fluctuation (Quantum fluctuation is the temporary appearance of energetic particles out of nothing, as allowed by the Uncertainty Principle.) birşeyin atom altı dünyada kendiliğinden ortaya çıkabileceğini ifade eder, ve bu deneysel olarak gösterilebiliyor.</p></blockquote>
<p>Sayın Fuatogl, belirsizlik prensibi uzaydaki konum ve zaman ile ilişkili bir bağıntıdır. Nothing sözün gelişi bir tabir değil mi? Gerçekten hiç bir şey anlamında değil yani. Vakum dediğimiz durumu göstermiyor mu? Kuantum kıvılcımlar(fluctuations)&#8217;ın olması için bir ortama ihtiyaç var. Çünkü bağıntının kendisi zaten böyle olduğunu gösteriyor. Bu ortamın nerden geldiğini düşünüyorsunuz? Hiçlikten mi geldiğini düşünüyorsunuz?</p>
<p>Ayrıca nedensiz olduğunu iddia ettiğiniz olaylar adı üstünde bir olay. Yani bir iş yapıyor, ortada bir aktivite var. Zaman içinde olan olayların(mesela çok kısa sürede olup biten fluctuation) nasıl nedensiz olduğunu düşünüyorsunuz? Öncesinde buna sebep olan bir işlemin gerçekleşmediğini nerden biliyorsunuz? Biz bir olayı görüyoruz, bizim işimiz, bilim olarak, burda bitiyor mu yani? Nedensiz oluyor, bitti. Öyle mi? Ayrıca nedensiz olduğunu düşündüğünüz olayların bu olaylara imkan veren ortamın kökeniyle ne gibi bir ilgisi var? Bir şeylerin kendiliğinden ortaya çıkabileceğini söylüyorsunuz, kuantumda kendiliğinden bir şeylerin olduğunu söylüyorsunuz. Zamanın sıfır olduğu anda kendiliğinden ne olduğunu düşünüyorsunuz? Ne oldu? Nerde oldu? ve neticesinde bizim kuantum olayların olduğu ortam meydana geldi? </p>
<p>Kuantumda olan bu olaylar nedensiz ise belki de bu nedenlerin bittiği yerde dış bir müdahele devreye giriyor olamaz mı? Belki de herbir zerreye müdahele eden biri var.</p>
<p>Neden bütün fizikçiler bir şekilde ezeli olabilecek bir  evren modeli geliştirmeye çalışıyorlar? Bir başlangıcın bir yaratıcıyı göstermediğini mi düşünüyorsunuz? Siz neden bir başlangıç olmadığını düşünüyorsunuz modern fiziğe göre? Bize bahsettiğiniz fizikçilerden de alıntı yaparak düşüncelerinizin arkasındaki mantığı izah etmek ister misiniz? Uluğ&#8217;u anladığımı sanıyorum ama sizin ne düşündüğünüzü anlayamadım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Arkadaş tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19199</link>
		<dc:creator>Arkadaş</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2008 05:22:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19199</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Tanrının tartışma konusu edildiği bir tartışmaya yöntem itibariyle “tanrısal vasıf” diye girerseniz, birisi cirkulasyon yapıyorsunuz der sayın Uluğ, komik olmayın.&lt;/blockquote&gt;
Uluğ tartışmaya öyle girmedi ki! Sizin sorunuza(aradığınız her neyse şeklindeki sorunuza) bu şekilde giriş yaptı. Lütfen safi zihinleri bulandırmayın. Bunu bile ayırdedemeyen birisiyle diğer kısımları tartışmak sadece ve sadece zaman kaybı imiş. Elbette diğer yazdıklarınıza da cevap verebilirmiş. Ama gerçekten çok sıkılmış kendisi. Bir yerde bırakmak gerekiyormuş. 

Saygılarımla,
Ulug'un bir arkadaşı:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Tanrının tartışma konusu edildiği bir tartışmaya yöntem itibariyle “tanrısal vasıf” diye girerseniz, birisi cirkulasyon yapıyorsunuz der sayın Uluğ, komik olmayın.</p></blockquote>
<p>Uluğ tartışmaya öyle girmedi ki! Sizin sorunuza(aradığınız her neyse şeklindeki sorunuza) bu şekilde giriş yaptı. Lütfen safi zihinleri bulandırmayın. Bunu bile ayırdedemeyen birisiyle diğer kısımları tartışmak sadece ve sadece zaman kaybı imiş. Elbette diğer yazdıklarınıza da cevap verebilirmiş. Ama gerçekten çok sıkılmış kendisi. Bir yerde bırakmak gerekiyormuş. </p>
<p>Saygılarımla,<br />
Ulug&#8217;un bir arkadaşı:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19189</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2008 00:48:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/03/allah-akil-yoluyla-kesfedilebilir-mi/#comment-19189</guid>
		<description>Uluğ,
Aynı şeyi tekrar edemiyeceğim, "gösterdim" deyip aynı şeyi tekrar ediyorsunuz, alıntı yaptığınız adamın ne yazdığını bile anlamaya çalışmıyorsunuz. Daha fazla vaktimi harcayamam.
Fakat şunu bir düzeltelim lütfen:
&lt;blockquote&gt;Daha dün(3-5 yorum önce) Davies’in ne kadar itibar edilmez birisi olduğunu iddia eden kişinin(bu kişi =Fuatogl), Davies’in sözde otoritesine sığınması kadar ironik bir durum olamaz herhalde. İlahi adalet böyle bir şey olmalı. Allah’ın sopası yoktur derler. Ne kadar doğru. Davies’in, Fuatogl’nın ve imaginery time’ın(Hawking’in) durumuna biraz da başka birisinin gözüyle bakalım:&lt;/blockquote&gt;
Fazla yetkin birisi olmadığını ifade ettim. Bu kişinin genel olarak savunduğu şeylere de katılmıyorum, çok zaman önce de bu kişinin fizik alanındaki çalışmalarının belirli bir klasmanda olduğunu ifade etmiştim. &lt;strong&gt;FAKAT&lt;/strong&gt;, bu kişinin yazısından alıntı yapıp, hemen sonra giriştiği açıklamayı görmemezlikten gelen sizsiniz Uluğ bey, ben değil! Ve orada Davies e ait özgün fikirler değil, basit ABC düzeyinde bilgiler veriliyor,. Böyle bir tartışmada elbette bunu aktaracağım, ya ne yapsaydım? Referans verdiğiniz kişi bir satır boşluk sonrasında yanıldığınızı söylüyor, ve ben bunu görmemezlikten geleceğim öyle mi?
Yazılanlar dediğim gibi ABC düzeyindedir, itirazınız varsa seçin beğenin başka bir fizikçiden verelim. Orada ifade edilen basit gerçekler, sizin tüm argümanınızı tekrarlamanızı boşlukta bırakıyor.

Ki ILK kendim referans alacak olsam fizikçi mi yok ortada? Sizin tekrarlayıp durduğunuz tekerleme düzeyindeki şeyleri hiç ciddiye almayan bi ton fizikçi var(neredeyse hepsi). İsterseniz Weinberg den Susskins den gidin kendiniz araştırıp okuyun. Olmadı H indexin ilk sırasından Witten den kendiniz başlayıp ilk 10 fizikçinin bu meselelerde ne dediğine bir göz atın, modern fizikte savunduklarınızın karşılığı bile yok. Benim yazdıklarım ise fiziğin son durumu itibariyle doğru, doğru çünkü oradan alıyorum, yanlış mantıkla akıl oyunları oynamıyorum.

&lt;blockquote&gt;Tanrısal vasıf yok diyorsunuz. Halbuki en önemli “Tanrısal vasıf” bir şeyin varlığının kendiliğinden olmasıdır. Evrenimizin varlığının kendiliğinden olduğuna dair ikna edici tek bir önerme söyleyebilir misiniz?&lt;/blockquote&gt;
Tanrının tartışma konusu edildiği bir tartışmaya yöntem itibariyle "tanrısal vasıf" diye girerseniz, birisi cirkulasyon yapıyorsunuz der sayın Uluğ, komik olmayın. İkincisi, Quantum fluctuation (Quantum fluctuation is the temporary appearance of energetic particles &lt;strong&gt;out of nothing&lt;/strong&gt;, as allowed by the Uncertainty Principle.) birşeyin atom altı dünyada kendiliğinden ortaya çıkabileceğini ifade eder, ve bu deneysel olarak gösterilebiliyor. Evrenin ilk hali tamda bu etkilerin göz önünde tutulmasını zorunlu kılıyor. Doğrudur yanlıştır, bunu "rule out" yapmadan hiçbir sonuca varamazsınız o şekilde. Siz klasik nedensellik ve klasik mantıkla çözüm bulmaya çalışıp, bulduğunuz ilk keyfi çözümde birde bu mantık ve nedenselliği keyfi olarak uygulamadan kaldırıyorsunuz. Ciddiye alınacak, makul kılacak hiçbir desteği yok....
&lt;blockquote&gt;Bilimsel veriler bir dış müdaheleyi zorunlu kılan bir başlangıcı gösterirken oturup da varsayımsal konulara girmek istemedim/istemiyorum.&lt;/blockquote&gt;
Bilimsel veriyi ortaya çıkartanlar neden buna saçmalık diyor Uluğ? Seç beğen, nobelli nobelsiz, kravatlı kravatsız bi ton fizikçi bulalım?....

Diye devam edebilirdim ama, aynı şeye tekrar tekrar doğru düzgün cevap alamadan cevaplamaya çalışacak değilim. İşin özü şu, var olan evrenin(en geniş anlamıyla)sırrına sunulacak çözümün mahiyeti ve konumu hakkında kestirmeden şuradadır buradadır içindedir dışındadır(bu anlamlı bile değil) gibi birşey diyemezsiniz, ki bu evrenin hangi tür özellikleri olduğunu, daha ne içerip ne içermediğini bilmiyorsunuz! Bilimsel veri de böyle birşeye işaret etmiyor kesinlikle.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Uluğ,<br />
Aynı şeyi tekrar edemiyeceğim, &#8220;gösterdim&#8221; deyip aynı şeyi tekrar ediyorsunuz, alıntı yaptığınız adamın ne yazdığını bile anlamaya çalışmıyorsunuz. Daha fazla vaktimi harcayamam.<br />
Fakat şunu bir düzeltelim lütfen:</p>
<blockquote><p>Daha dün(3-5 yorum önce) Davies’in ne kadar itibar edilmez birisi olduğunu iddia eden kişinin(bu kişi =Fuatogl), Davies’in sözde otoritesine sığınması kadar ironik bir durum olamaz herhalde. İlahi adalet böyle bir şey olmalı. Allah’ın sopası yoktur derler. Ne kadar doğru. Davies’in, Fuatogl’nın ve imaginery time’ın(Hawking’in) durumuna biraz da başka birisinin gözüyle bakalım:</p></blockquote>
<p>Fazla yetkin birisi olmadığını ifade ettim. Bu kişinin genel olarak savunduğu şeylere de katılmıyorum, çok zaman önce de bu kişinin fizik alanındaki çalışmalarının belirli bir klasmanda olduğunu ifade etmiştim. <strong>FAKAT</strong>, bu kişinin yazısından alıntı yapıp, hemen sonra giriştiği açıklamayı görmemezlikten gelen sizsiniz Uluğ bey, ben değil! Ve orada Davies e ait özgün fikirler değil, basit ABC düzeyinde bilgiler veriliyor,. Böyle bir tartışmada elbette bunu aktaracağım, ya ne yapsaydım? Referans verdiğiniz kişi bir satır boşluk sonrasında yanıldığınızı söylüyor, ve ben bunu görmemezlikten geleceğim öyle mi?<br />
Yazılanlar dediğim gibi ABC düzeyindedir, itirazınız varsa seçin beğenin başka bir fizikçiden verelim. Orada ifade edilen basit gerçekler, sizin tüm argümanınızı tekrarlamanızı boşlukta bırakıyor.</p>
<p>Ki ILK kendim referans alacak olsam fizikçi mi yok ortada? Sizin tekrarlayıp durduğunuz tekerleme düzeyindeki şeyleri hiç ciddiye almayan bi ton fizikçi var(neredeyse hepsi). İsterseniz Weinberg den Susskins den gidin kendiniz araştırıp okuyun. Olmadı H indexin ilk sırasından Witten den kendiniz başlayıp ilk 10 fizikçinin bu meselelerde ne dediğine bir göz atın, modern fizikte savunduklarınızın karşılığı bile yok. Benim yazdıklarım ise fiziğin son durumu itibariyle doğru, doğru çünkü oradan alıyorum, yanlış mantıkla akıl oyunları oynamıyorum.</p>
<blockquote><p>Tanrısal vasıf yok diyorsunuz. Halbuki en önemli “Tanrısal vasıf” bir şeyin varlığının kendiliğinden olmasıdır. Evrenimizin varlığının kendiliğinden olduğuna dair ikna edici tek bir önerme söyleyebilir misiniz?</p></blockquote>
<p>Tanrının tartışma konusu edildiği bir tartışmaya yöntem itibariyle &#8220;tanrısal vasıf&#8221; diye girerseniz, birisi cirkulasyon yapıyorsunuz der sayın Uluğ, komik olmayın. İkincisi, Quantum fluctuation (Quantum fluctuation is the temporary appearance of energetic particles <strong>out of nothing</strong>, as allowed by the Uncertainty Principle.) birşeyin atom altı dünyada kendiliğinden ortaya çıkabileceğini ifade eder, ve bu deneysel olarak gösterilebiliyor. Evrenin ilk hali tamda bu etkilerin göz önünde tutulmasını zorunlu kılıyor. Doğrudur yanlıştır, bunu &#8220;rule out&#8221; yapmadan hiçbir sonuca varamazsınız o şekilde. Siz klasik nedensellik ve klasik mantıkla çözüm bulmaya çalışıp, bulduğunuz ilk keyfi çözümde birde bu mantık ve nedenselliği keyfi olarak uygulamadan kaldırıyorsunuz. Ciddiye alınacak, makul kılacak hiçbir desteği yok&#8230;.</p>
<blockquote><p>Bilimsel veriler bir dış müdaheleyi zorunlu kılan bir başlangıcı gösterirken oturup da varsayımsal konulara girmek istemedim/istemiyorum.</p></blockquote>
<p>Bilimsel veriyi ortaya çıkartanlar neden buna saçmalık diyor Uluğ? Seç beğen, nobelli nobelsiz, kravatlı kravatsız bi ton fizikçi bulalım?&#8230;.</p>
<p>Diye devam edebilirdim ama, aynı şeye tekrar tekrar doğru düzgün cevap alamadan cevaplamaya çalışacak değilim. İşin özü şu, var olan evrenin(en geniş anlamıyla)sırrına sunulacak çözümün mahiyeti ve konumu hakkında kestirmeden şuradadır buradadır içindedir dışındadır(bu anlamlı bile değil) gibi birşey diyemezsiniz, ki bu evrenin hangi tür özellikleri olduğunu, daha ne içerip ne içermediğini bilmiyorsunuz! Bilimsel veri de böyle birşeye işaret etmiyor kesinlikle.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

