RSS Feed for This Post

Ergenekon iddianamesi hukuka uygun mu?

20080714_derindusunce_org_iddianame.jpg Oyların %47’sini AKP’nin aldığı 22 Temmuz seçimlerinin yıldönümüne sadece bir kaç gün kaldı. 2007 Eylül’ünde “AKP eleştirilebilir mi?” adlı bir yazı kaleme almış ve “AKP kalkınmanın K’sından geçer not aldı ama adaletin A’sından ikmale kaldı” demiştik. Çünkü adaletsiz kalkınma hırsızların iştahını kabartmaktan başka bir işe yaramıyor. “Vatan kurtarmak” için eline silahını alan “Atatürkçü” örgütler işe koyuluyor.

Çetelerle mücadele konusunda ağır eleştirilere maruz kalan AKP şubat 2008′de Ergenekon konusunda iyimser olmamıza yetecek bazı işaretler vermeye başlamıştı:

22 Temmuz’daki %47 geride kalan döneme yönelik bir takdirden çok geleceğe yönelik bir umuttur. Türkiye’nin normalleşmesi yolunda AKP’ye büyük bir yetki verdik. Hatta gönülden AKP’li olmayan bir çok insan AKP’ye “ödünç” verdi oylarını. Bu borcun geriye hizmet olarak ödenmesi gerekiyor.

[…]

Yakın tarihimizi inceleyen arkadaşlar da takdir edeceklerdir ki çetecilik ve askerî vesayet İttihat ve Terakkî ile vücut bulmuş bir iç hastalıktır. Bu hastalık Osmanlı’yı yıkmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin de güçlenmesine mani olmuş 200 yıllık bir millî felakettir.

Eğer Ergenekon’un üzerine sonuna kadar gidilebilirse AKP tarihe geçecek, okul kitaplarında okutulacak bir iş başarmış olacak.”

Ergenekon’a sponsorluk yaptığı gerekçesiyle adı lekelenen eski cumhurbaşkanı Necdet Sezer de generallerin, ticaret odası başkanları, gazete patronlarının arasına katılacak mı?

Gerek Ergenekon gerekse kapatma davası öyle boyutlara ulaştı ki olay hukukun üzerinde bir noktada, gelinen yerin adı “Türk milletinin vicdanı!”. Türk milleti kendini ve devletini sorguluyor:

“Nasıl bir devlet istiyorum? Nasıl bir hukuk istiyorum? Nasıl bir ordu istiyorum? “

Kansız bir devrim olmakta. Ama sokaklarda, mecliste değil. Kafalarımızın içinde.

Türkiye’nin geldiği bu dönüm noktasını Taraf Gazetesi’nden Gökhan Özgün çok güzel ifade etmiş:

“Batı medeniyetlerinin en büyük demokrasi virajlarında büyük hukuk davaları vardır. Dreyfus davası gibi. Rosenbergler gibi. Bu davaların sonuçları değil, varlığı önemlidir. Bu davalar mahkemede değil, halkın vicdanında görülür. Türkiye nihayet böyle davalara sahip. Kapatma davaları ve Ergenekon davası. Bu davaları hukuk üzerinden, devlet üzerinden tartışma tuzağına sakın düşmeyin. Bu en büyük tuzaktır.

ÇÜNKÜ BU DAVALAR HALKIN HUKUKTAN DAVACI OLDUĞU, YA DA HUKUKUN HALKTAN DAVACI OLDUĞU DAVALARDIR.” (Vurgu bize ait)

Türkiye uyurken yılan yutan adamın hikâyesinde (Mesnevî) olduğu gibi kurtulacak bu beladan. Sancılı olacak, bıktıracak, bezdirecek ama bittiği zaman büyük bir OH! çekeceğiz. PKK terörü ve diğer “büyük” sorunlarımızın bir bir çözümlendiğine şahitlik edeceğiz. Türkiye kendini büyük devletlerin arasına taşıyacak köprüye adım adım yaklaşıyor.

Not: Taraf Gazetesi’nde çok güzel yazı ve röportajlar okumak mümkün. Ergenekon sürecinde mutlaka okunması gerekenlerden biri de “Darbe toplantılarına gazeteciler katıldı” (Neşe Düzel - Ali Bayramoğlu)

2 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 5 Yorum

  2. Yazan:alperen Tarih: Tem 15, 2008 | Reply

    BU DERİN ANALİZİN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ, GERÇEKTENDE AKP bu meselenin üzerine giderse tarihe geçecektir, aksi takdirde susurluk fasafiso diyenlerin akibetine düşebilir.

  3. Yazan:TT Tarih: Tem 15, 2008 | Reply

    Aklımın bir köşesinde duran bir komplo teorisi olarak şöyle düşünüyorum…

    Ak partiyi kapatma davası hukuki değil, siyasi bir davaydı.Dolayısıyla sonuçları itibariyle de siyasi olan bir davanın sonucu da siyasi olacak…

    Amaçsız siyasi gelişme olmayacağına göre, peki bu siyasi dava nasıl bir siyasi sonuçla bitebilir?

    Ben özellikle ergenekon operasyonu süreci sırasında T.Erdoğan’ın: sonuna kadar gidilecek. gerekirse bedel öderiz sözü üzerinde durmak istiyorum.

    Günümüzde yaşanan ergenekon davası ile sonuna kadar gitme kararlılığının kısmen de olsa gerçekleştiğini görüyoruz…

    Sözün diğer kısımda ise “bedel ödeme” faslı duruyor…

    AK Parti’nin ödeyeceği bedel, kapatılma mı olacak ?

    not: yazdıklarımı bir pazarlık olarak değil, karşılıklı hamle olarak ifade ediyorum.

  4. Yazan:Darbeli Matkap Tarih: Tem 15, 2008 | Reply

    GERÇEKTENDE AKP bu meselenin üzerine giderse tarihe geçecektir, aksi takdirde susurluk fasafiso diyenlerin akibetine düşebilir.
    Bu süreçte AKP’nin hiç de meselenin üstüne gider bir tavırda olduğunu düşünmüyorum. Yıllarca derin itidarın gözünden kaçmış ve hep odun kalacağı düşünülen emniyetin zihinsel modernizasyonu ve hukukun üstünlüğü ile yaptığı icraatlar ve şükür konjünktür haline gelmiş bir kaç namuslu medya organı… Bu kadar… AKP kendi pisliklerini temizlesin önce… Amatör video kayıtlarını bilmiyor bu millet, öğrenmemeleri için de kaptırmışlar paçayı… Aaaa, daha düne kadar başbakan yardımıcısı olan zat n’oldu da muhalefet sesini yükseltiyor? AKP’nin soruşturmanın arkasında durduğu falan yok! Kendi derdiyle meşgul… Tutulmuşlar kapatma davasına, usül bilmez Milli Görüşçülük, sözde değişmişler, külahıma anlatsınlar, aynı usül bilmezliğe son gaz devam, dengesizlik hat saf’a… Al, temmuz ayında bitiyordu rektörlerin vakti, meselen varsa toz kaldırmadan, hukuka uygun işlet… Ne var MHP’nin gazına gelecek, al patlar böyle kapatma davası… Bana göre sürecin en büyük sorumlusu akp nin ta kendisi… Sonra ergenokon soruşturmasının arkasına sığın, külahıma anlat, n’oldu, darbe günlüklerinin meclise gelmesinde CHP’den farklı çizgi sergileyebildi mi? Meseleye tek destek veren bürokrat Vali Güler, buraya yazıyorum işte… Yok başka bir tane kodoman… O bıyıklı emniyet müdürü de dahil, alayı fos bunların…

  5. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Tem 16, 2008 | Reply

    Neyimiz hukuka uygun ki bu olsun?Kör topal yürüyor işte.Adına da hukuk devleti,anayasal değerler,demokrasi vs.diyerek teselli olmayı seçip kendi kendimizi kandırıyoruz.Zira demokrasinin içselleşebileceği bir toplumsal altyapı yerine,çıkar dengeleri üzerine kurulan yapay,günü kurtarmaktan öteye gidemeyen sağlıksız bir yığın ilşkiler ağı kabul görmüş.Sistem böyle işliyor çünkü.Bugün kısmi ve güdük bazı(sözde)reformlar bile dünyaya şirin görünmek,ne bileyim AB ye girebilmek için yapılıyor.Oysa bu kaygılardan uzak;her türlü demokratik reformun,insana,yaşama hakkına,adil ve eşit bir paylaşıma olan inançla olması gerekirdi.Bizde maalesef henüz böyle bir gelenek yerleşmemiş.Her şey göstermelik ve taklit.

    Dolayısıyla böyle bir hengamenin içinde her şeyin dört dörtlük hukuka uygun yapıldığını iddia etmek zor.Bunun zemini henüz yaratılmış değil.Tabi hal ve vaziyet böyle olunca da sapla saman birbirine karışıyor.

    Peki hukuk doğru işliyor mu?Bana göre hayır.Fakat bunu tartışırken bile,mahkum olduğumuz aidiyet duygusuyla hareket ediyoruz.Mesela ben tutukluluk süresi içinde yaşamını yitirmiş olan zanlının insan hakları bağlamında gündeme taşınmasını isterdim.Evet,sonuna kadar çetelerin üzerine gidilmeli ama her şey hukuka uygun ve insan yaşamına verilen önem çerçevesinde olmalıydı.Malesef beklediğim,yani insan yaşamını savunması gereken çevrelerden ses getirebilecek itirazlar olmamıştır ve bu son derece üzücüdür.Aynı şekilde bu coğrafya da 12 yaşındaki çocukların bedenleri kurşunlarla delik deşik edilirken,kolları vahşice kırılırken dut yemiş bülbül misali sus pus olanların şimdi aynı olay karşısında feryat figan etmesini de ahlaki bulmuyorum.

    Sonuç olarak kendimize demokrat,kendimize müslüman,kendimize özgürlükçü bir egoist tutumla insanlığın evrensel değerlerine,temel hak ve hürriyetlere katkı sunmamız mümkün değil.

  6. Yazan:kamil Tarih: Tem 18, 2008 | Reply

    italyadaki gerçek gladio (ergenekon) örgütünü açığa çıkarma operasyonu olsa can kurban(ordaki ergenekoncuların hangi görevleri ifşa ettiği araştırılmalı) bizde ergenekon operasyonu gerçek ERGENEKONU(GLADİOYU ) sanki perdeleme olayı ve türkiyede kumandalı değişik pencereler açma olayı gibi geliyor
    basındaki AMERİKAN UŞAKLARI milleti aptallaştıran silahları ile kanımca gladionun EN ÖLDÜRÜCÜ acımasız elemanlarıdır

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Derin Düşünce Grubu üyelerinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin