RSS Feed for This Post

Türk faşistlerine iki çift laf

Engin Ardıç 

ENGİN ARDIÇO temel hatayı yapmasaydınız, Amerika sizin tasfiye edilmenize bu kadar çabuk göz yumar mıydı?
“Kullanılıp atılmanın” ne kadar kolay olduğunu gördünüz işte…
Ne yani, NATO‘culara karşı” oynadığınız maçı kazanabileceğinizi sanacak kadar saf mısınız siz yahu? Nereye doğru gittiğinizi göremeyecek kadar kör müsünüz?
Size “komünistlere bulaşın” denilmişti, “kendi kafanıza göre jeostrateji oynayın” diyen oldu mu?
Defalarca yazdık yıllardır: Avrupa’yla köprüleri atacak, Amerikan ittifakından çıkmak isteyecek, Rusya-Çin-Hindistan, hatta utanmadan şeriatçı İran ittifakı arayacaksanız, Amerika bunu size çok pahalı ödetir, diye!..
Ama siz bizi dinlemediniz, gittiniz birtakım “karta kaçmış basın egzantriklerinin” aklına uydunuz (şimdi bunların gençleri de çıktı)…
Basında, kendini solcu sanan birçok ahmak da bilerek ya da bilmeyerek sizi destekledi.
Amerikan teçhizatını çöpe atacaksınız, Rusya size milyarlarca dolarlık silah yağdıracak, sizi kullanıp Körfez’e inecek, Çin sizin üzerinizden petrol bölgesine ortak çıkacak, Amerika da buna göz yumacak ha?
Yoksa siz, Amerika’nın fatura çıkarmasını “Ankara’nın bombalanması falan” mı sandınız, arslanlar gibi çarpışmak üzere?
Çok daha “ince” kalemle yazılıyor o faturalar.
Adnan Menderes’in bir tek cümlesi yetmişti yahu, bir tek “Moskova’ya resmi bir ziyarette bulunacağım” lafı yetmişti, okyanus ötesinde birtakım yeşil ışıkların yanmasına…
Süleyman Demirel’in bir tek “haşhaş ekimini yasaklayamam” lafı yetmişti o ışıkların pır pır etmesine…
Sen “Putin’le ittifak yapacağım” diyeceksin, o ışıkçının eli armut toplayacak!
“Bize Putin gibi eli sopalı bir önder lazım” ha? O sopanın ucunu böyle dokundururlar işte adamın bir tarafına…
Size “çılgın Türk” diye gaz verdiler, gerçekten çılgınlık etmeye kalktınız.
“Akıllı Türk olalım” dedik, aldırmadınız.
Mezar taşlarını koyun mu sandın, de bre Hasan, ittifak değiştirmeyi oyun mu sandın?
Savaş yıllarında da bunu yapmıştın, Sovyet ittifakını bozup Almanya‘ya yanaşmaya çalışmıştın da savaştan sonra Stalin sana ne pislikler yapmıştı, ne çabuk unuttun?
1974 yılında Amerikan ittifakının kurallarını çiğnemiş, dengelerini bozmuştun da başına neler gelmişti, ne çabuk unuttun?
Kendi kafana göre “fütuhat” yapmaya kalktın da ne sıkıntılara girdin, ne çabuk unuttun?
“Kullanılıp atılmanın” en acı örneğini 1980 yılında yaşamıştın, ne çabuk unuttun?
Şimdi sen de at martini de bre Hasan, dağlar inlesin, Silivri mahkemesinde yap savunmayı Hasan, yargıç dinlesin!
Adamların da az satışlı gazetelerin köşelerinde saçmalamayı sürdürsünler.
Söz konusu tasfiye olunca, gerisi teferruattır!

2 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 3 Yorum

  2. Yazan:ümit harmancı Tarih: Tem 13, 2008 | Reply

    Öyleyse bir şey yapmayalım; ‘ batı empeyalizmine’ göbeğimizden bağlı kalmayı kanıksayalım..karşı çıkanları;çılgın,densiz,faşist diye damgalayalım..çok kazanalım,çok tüketelim….
    Hatırlarmısınız,çok seneler önce bir adam ‘bağımsızlık benim karakterimdir’ demişti, bize bir şeyler anlatmıştı..O adamada tu kaka diyelim,son tortularını beyinlerden silelim (ki zaten siliyoruz)…Ama daha sonra kimliğinde TC yazan biriside çıkıp ‘başımı rahat örteceksem ingiliz mandasını tercih ederim’ derse şaşırmayalım….suçu kendimizde arayalım..O adam ölünce, Cumhuriyet trenini nasıl bağımsızlık rayından çıkarıp,tekrar emperyalizm katarına taktığımızı hatırlayalım….yenildik doğru,çünkü kalbi ve beyni Ankarada olan,vicdanı ve fikri hür yuttaşlar yetiştiremedik..bedeni bu topraklarda ,ama beyni kalbi Brükselde,Washingtonda,Riyadda.Tahranda olan kuklalar yetiştirdik..Daha sonra,bugün yaşadığımız onur kırıcı rezilliklerin tüm suçunu O insana ve yoldan çıkarılmış düzenine bulmayalım.O anıtkabirdeyken hepsini biz yaptık.SUÇLU BİZİZ….

  3. Yazan:TT Tarih: Tem 15, 2008 | Reply

    Ardıç kuşu olan biten her şeyin Amerika’nın elinde ve kontrolünde olduğunu ifade eden kahvedeki adam ağzıyla çıkmış bir yazı ortaya çıkarmış …Halbuki ne Amerika, her istediğini yaptırabilecek bir güce sahip ve yekparedir, ne de Türkiye tek bir politika çizgisinden oluşuyor.Amerika içinde Amerikalar olduğu gibi Türkiye içinde de Türkiyeler var.Amerika’yı neocon politikalarından Dick Chaney, ideolog Lewis’in yada Ergenekoncularımızın kankisi Michel Rubin’in Amerikasından ibaret görmek, veya Türkiye’yi savcı Abdurrahman Yalçınkaya’nın anlayışında olan bir ülke sanmak insanı sadece yanıltır. Ardıç kuşumuza göre rusyacı olan ulusalcı! larımızı, Amerika karşıtı görünenlerimizi,gerçekten Amerika karşıtı sanmak ve bir gün o karşıt dediklerimizin AKP yi devirmek için Amerika’dan destek istediklerini, Amerika’yı ikna için kulis yaptıklarını, gazete köşelerinden telkinde bulunduklarını görmek, onların heyet halinde Amerikan büyükelçiliklerinde yemeklere katıldıklarını okumak, bazılarının topal ördek iken bile Amerika’yı ikna uğruna kendi devletine kurşun sıkmayı göze alıp Amerikan konsolosluğuna saldırdı düzenlediklerini görmek insanın komplocu hayal dünyasını ciddi kırıklıklara uğratır…
    Ardıça katılmıyorum Amerika’ya karşı olanlar neden Amerika’nın desteğini almaya çalışsınlar ve neden ekmek yedikleri yere tükürsünler!..

  4. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Tem 15, 2008 | Reply

    Bu “Amerika aşağı Amerika yukarı”muhabeti de kabak tadı vermeye başladı.Sanki Başına”Amerika”koymadan başlayacağımız bir cümle meramımızı anlatmaya yetmeyecekmiş gibi tuhaf bir saplantıya dönüşmüş gibi.Eskiden yaygın olanı,kendi içimizde varolan tüm eksiği,gediği “Kahrolsun Amerika”,ya da “Kahrolsun Emperyalizm”sloganlarıyla kapatmaya çalışmaktı.Gerçi bu hâlâ da revaçta…Sözümüzün bittiği yerde neyseki yedekte hazır sloganlarımız var ve ihtiyaç duydukça haykırıp rahatlıyoruz.Ha,içerde adaletsizlikler olmuş,hukuk çiğnenmiş,insan hakları ihlal edilmiş,çeteler her yanımızı kuşatmış…Bunun ne önemi var?Sloganlarımız var ya,patlattık mıydı bir tane bizden ala devrimci de,vatansever de olmaz.Alın işte vaziyeti kurtarmanın en kolay ve ucuz yolu.

    Şimdi bu yetmiyormuş gibi Ardıç gibileri türedi başımıza.Kurtuluşu Amerikan yandaşlığında arayan,uluslararası kirli ilşkileri ilericik olarak gören bu garabet anlayışların işi gücü kendi varlıklarını,toplumlarını küçümsemek.Onlara göre tek çare güçlü bir ülkenin güdümünde olmak,onların sözünden çıkmamak.Bay Ardıç bunu öneriyor.Buna uymayanlara da ahmak ve faşist yaftası yapıştırıyor.

    Hayır sayın Ardıç!Bu ülkede ille de birinin faşisti olmamız gerekmiyor.Sizin gibi kafa yapısına ait kesimlerce bu ahmaklıksa olsun varsın,uşaklığı seçmekten yeğdir.

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Derin Düşünce Grubu üyelerinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin