<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Nabi Yağcı: “Türkiye kriz değil devrim yaşıyor” yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 13:10:05 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>zafer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49385</link>
		<dc:creator>zafer</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 May 2010 12:50:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49385</guid>
		<description>sayın ali duman...

inanın çok verimli oldu, sizden çok şey öğrendim, teşekkür ederim... bazen hissiyatım bana önceden "bak şurayı kurcala, hazine var burada der", kurcalarım ve bulurum... 1-2 nokta haricinde "tamamen" hemfikiriz... o 1-2 noktayı yazmıyorum, yazarsam açıklamanız gerekecek, açıklarsanız ben size yine yazmak zorunda kalacağım... özellikle son paragrafınızda buluştuk sizinle... ve siz nabi yağcı gibilerden oldukça farklısınız, bunu da bilin derim...

ben size ilk karşı çıkışımda hatalıymışım, sizi anlayamamışım... çok teşekkürler size ve sayın durhat a...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sayın ali duman&#8230;</p>
<p>inanın çok verimli oldu, sizden çok şey öğrendim, teşekkür ederim&#8230; bazen hissiyatım bana önceden &#8220;bak şurayı kurcala, hazine var burada der&#8221;, kurcalarım ve bulurum&#8230; 1-2 nokta haricinde &#8220;tamamen&#8221; hemfikiriz&#8230; o 1-2 noktayı yazmıyorum, yazarsam açıklamanız gerekecek, açıklarsanız ben size yine yazmak zorunda kalacağım&#8230; özellikle son paragrafınızda buluştuk sizinle&#8230; ve siz nabi yağcı gibilerden oldukça farklısınız, bunu da bilin derim&#8230;</p>
<p>ben size ilk karşı çıkışımda hatalıymışım, sizi anlayamamışım&#8230; çok teşekkürler size ve sayın durhat a&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ali duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49260</link>
		<dc:creator>ali duman</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 May 2010 20:33:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49260</guid>
		<description>sn. zafer bey,

malum toplumsal gelişmelerin tarihsel bir dinamiği vardır, kaçınılmaz olarak toplumlar değişir ve dönüşürler, ilk ilkel toplumdan beri bu böyle olmuştur, olmaya da devam edecektir.

mesala derebeylik sistemi, ticaretin gelişmesi nedeniyle kapitalizme dar geldiğinden çökmüş ve ulus devlet modeline geçilmiştir, bu döngü kapitalizmin yarattığı bir döngüdür.

dün derebeylik sistemi kapitalizmin önünde engeldi, bugünde ulus devlet modeli bu gelişimin önünde engel.

bu bir realite iken ulus devlet modelinde diretmenin  anlamı nedir? esasında bana göre gericiliğin dik alalığıdır.

bugün ulus devlet modelinde direnmekle dün ki derebeylik sisteminde direnmek arasında hiç bir fark yoktur.

küreselleşme kaçınılmaz ve bu döngüyü kapitalizm yapıyor, ancak ne varki derebeylikten ulus devlet modeline geçişi de kapitalizm yapmıştı.

esasında ulus devlet modeliyle konulmuş olan kısıtlamalar ve yasakların kapitalizmi ilgilendirmediğini anlayamıyorsunuz, ulus devletin sınırları zaten kapitalizm için YOK HÜKMÜNDE. Mevcut sınırların kısıtlamaları emek ve emekçiler içindir, şimdi bu sınırları kaldırmak isteyen kapitalizme karşı çıkmak da neyin nesi, anlamak zor.

küreselleşmeye geçilmemiş olsa, ulus devlet modelinde kalsak, emperyalizme engel mi olunacak? başka bir irade mi söz konusu? KAPİTALİZM için zaten var olmayan sınırlar, kısıtlamalar, diğerleri için de kalkacak, bunun neresi kötü? şayet kötü bir şey ise o halde derebeylikte te direnmek gerekirdi, bence unutmamak gerekir ki, insanlığın tarihsel yürüyüşü hep ileriye doğru olmuştur.
Ulusalcıların yalanlarına ve dolduruşlarına gelmemek gerekir, köşe başlarını tutmuş hortumcuların çıkarlarının bozuluyor olması, her türlü komplo teorilerini onlar için mübah kılıyor, güzel bir atasözü var, "boğulacaksan büyük denizde boğul"

şayet gelişmeye kapalı kalsaydık, bol "nayırlı" yeşilçam filmlerine talim ediyor olmamız gerekirdi. Özal'ı günahım kadar sevmezdim, oysa türkiyeyi dünyaya entegre eden adımları atmış ve türkiye bugün bir iran, bir suriye, bir kuzey kore gibi kalmadı. Madem ki bu ülke İzmir İktisat Kongresinde kapitalizmi seçtiğini dünyaya deklere etti, o halde olacaksa adam gibi kapitalist olsun, dünya pisayalarına açık, şeffaf ve rekabetçi bir sisteme entegre olsun, olmayacaksa da hiç olmasın, kuzey kore gibi, suriye gibi kendi içine kapalı kalsın. (sizin tercihiniz hangisi olurdu?)

marx fikirleriyle 150 yıl dünyayı etkiledi, hala etkilemeye devam ediyor, ancak ne varki kapitalizm boş durmadı, reel sosyalizmde olmayan katılımcı ve çoğulcu demokraside, insan haklarında, hukukun üstünlüğünde ileri hamleler yaptı ve reel sosyalizmi yumuşak karnından vurdu, tamda sosyalizmin geliştirmesi gereken bu projeleri tersine kapitalizm   geliştirdi, aslında son krizle kapitalizmde çökmüş oldu, ancak ne varki bu oyunun kahramanı, çünkü reel sosyalizm ondan önce çöktü.

elbetteki kapitalizmin kendi dinamiği içerisinde gerçekleştirdiği dönüşümlere karşılık verecek bir marxsist hamle de   olacaktır ve inanıyorum ki bu hamleler bu kez devletçiliği savunan değil, özel ve sivilleşmeyi savunan yeni bir marxsizmden gelecektir, her iki ideolojik gelişimden ise insanlık kazançlı çıkacaktır. zira marxsist ideolojiyi ulus devlet(ler)e uygulamanın ne demek olduğunu stanlizm ile tüm dünya gördü. 

bence yeni sol anti-militarizm ve sivilleşme hareketinde güç ve hayat bulabilecektir. diğer türlü yer yönüyle kapı faşizme çıkmaktadır. marxizmin istikbali anti-militarizm ve  sivilleşmededir. (pek tabiki buna çevreciliği, yeşil hareketi de ekleyebiliriz, bunları sivilleşme içerisinde düşünüyorum)

selam ve sevgilerimle.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sn. zafer bey,</p>
<p>malum toplumsal gelişmelerin tarihsel bir dinamiği vardır, kaçınılmaz olarak toplumlar değişir ve dönüşürler, ilk ilkel toplumdan beri bu böyle olmuştur, olmaya da devam edecektir.</p>
<p>mesala derebeylik sistemi, ticaretin gelişmesi nedeniyle kapitalizme dar geldiğinden çökmüş ve ulus devlet modeline geçilmiştir, bu döngü kapitalizmin yarattığı bir döngüdür.</p>
<p>dün derebeylik sistemi kapitalizmin önünde engeldi, bugünde ulus devlet modeli bu gelişimin önünde engel.</p>
<p>bu bir realite iken ulus devlet modelinde diretmenin  anlamı nedir? esasında bana göre gericiliğin dik alalığıdır.</p>
<p>bugün ulus devlet modelinde direnmekle dün ki derebeylik sisteminde direnmek arasında hiç bir fark yoktur.</p>
<p>küreselleşme kaçınılmaz ve bu döngüyü kapitalizm yapıyor, ancak ne varki derebeylikten ulus devlet modeline geçişi de kapitalizm yapmıştı.</p>
<p>esasında ulus devlet modeliyle konulmuş olan kısıtlamalar ve yasakların kapitalizmi ilgilendirmediğini anlayamıyorsunuz, ulus devletin sınırları zaten kapitalizm için YOK HÜKMÜNDE. Mevcut sınırların kısıtlamaları emek ve emekçiler içindir, şimdi bu sınırları kaldırmak isteyen kapitalizme karşı çıkmak da neyin nesi, anlamak zor.</p>
<p>küreselleşmeye geçilmemiş olsa, ulus devlet modelinde kalsak, emperyalizme engel mi olunacak? başka bir irade mi söz konusu? KAPİTALİZM için zaten var olmayan sınırlar, kısıtlamalar, diğerleri için de kalkacak, bunun neresi kötü? şayet kötü bir şey ise o halde derebeylikte te direnmek gerekirdi, bence unutmamak gerekir ki, insanlığın tarihsel yürüyüşü hep ileriye doğru olmuştur.<br />
Ulusalcıların yalanlarına ve dolduruşlarına gelmemek gerekir, köşe başlarını tutmuş hortumcuların çıkarlarının bozuluyor olması, her türlü komplo teorilerini onlar için mübah kılıyor, güzel bir atasözü var, &#8220;boğulacaksan büyük denizde boğul&#8221;</p>
<p>şayet gelişmeye kapalı kalsaydık, bol &#8220;nayırlı&#8221; yeşilçam filmlerine talim ediyor olmamız gerekirdi. Özal&#8217;ı günahım kadar sevmezdim, oysa türkiyeyi dünyaya entegre eden adımları atmış ve türkiye bugün bir iran, bir suriye, bir kuzey kore gibi kalmadı. Madem ki bu ülke İzmir İktisat Kongresinde kapitalizmi seçtiğini dünyaya deklere etti, o halde olacaksa adam gibi kapitalist olsun, dünya pisayalarına açık, şeffaf ve rekabetçi bir sisteme entegre olsun, olmayacaksa da hiç olmasın, kuzey kore gibi, suriye gibi kendi içine kapalı kalsın. (sizin tercihiniz hangisi olurdu?)</p>
<p>marx fikirleriyle 150 yıl dünyayı etkiledi, hala etkilemeye devam ediyor, ancak ne varki kapitalizm boş durmadı, reel sosyalizmde olmayan katılımcı ve çoğulcu demokraside, insan haklarında, hukukun üstünlüğünde ileri hamleler yaptı ve reel sosyalizmi yumuşak karnından vurdu, tamda sosyalizmin geliştirmesi gereken bu projeleri tersine kapitalizm   geliştirdi, aslında son krizle kapitalizmde çökmüş oldu, ancak ne varki bu oyunun kahramanı, çünkü reel sosyalizm ondan önce çöktü.</p>
<p>elbetteki kapitalizmin kendi dinamiği içerisinde gerçekleştirdiği dönüşümlere karşılık verecek bir marxsist hamle de   olacaktır ve inanıyorum ki bu hamleler bu kez devletçiliği savunan değil, özel ve sivilleşmeyi savunan yeni bir marxsizmden gelecektir, her iki ideolojik gelişimden ise insanlık kazançlı çıkacaktır. zira marxsist ideolojiyi ulus devlet(ler)e uygulamanın ne demek olduğunu stanlizm ile tüm dünya gördü. </p>
<p>bence yeni sol anti-militarizm ve sivilleşme hareketinde güç ve hayat bulabilecektir. diğer türlü yer yönüyle kapı faşizme çıkmaktadır. marxizmin istikbali anti-militarizm ve  sivilleşmededir. (pek tabiki buna çevreciliği, yeşil hareketi de ekleyebiliriz, bunları sivilleşme içerisinde düşünüyorum)</p>
<p>selam ve sevgilerimle.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zafer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49159</link>
		<dc:creator>zafer</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 09:26:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49159</guid>
		<description>&lt;em&gt;zafer bey, küreselleşmeyi çok kafasına takmış, bence küreselleşmeyi kafaya takmak yerine, “küreselleşmeyi kafasına takanların” yani solcu geçinenlerin, neden lügatlarında “çoğulcu/katılımcı demokrasi”, “hukukun üstünlüğü”, “kişi hak ve hürriyetlerinin geliştirilmesi” gibi argümanlar yok, bunu sorgulamak gerekiyor.&lt;/em&gt;

evet gerçekten çok taktım... takıntılı bile diyebilirsiniz:)... çünkü bir çok konuyu ben direk ona bağlıyorum... çok da inanarak bağlıyorum ama çok da uzun konu... zaman oldukça yazabilirsem yazarım... ama evet saptamanız doğru küreselleşme takıntım var...

küreselleşmeye karşı alternatif sistemler teorik olarak geliştiriliyor... ama PARA ÇOK TATLI sayın duman... paranın tadı kadar tatlı bir alternatif sistem lazım... kolay değil tabii... ama karşı hamle yapılamayan her şeyi kabul etmek durumunda da değiliz...

küreselleşme o kadar tatlı ki... medya bedavaya ayağınıza her şeyi getiriyor... en kuytu köşelere internet yolu ile her şey ayağa geliyor... çok güçlü... küreselleşme karşıtlığı bir ölü doğumdur... eller kollar bağlıdır... belki şimdilik belki ilelebet...

bugün bir çocuğun ortadan 1 saat kaybolup saati sadece 1 tl ye 1 saat internette insan doğrayıp game over olana kadar beyin yıkımından geçmesi çok çok çok kolay sayın duman...

küreselleşme 1 saat içinde 1 er tl gibi fiyata yada dünyanın çoğu yerinde bedavaya, aynı anda, sadece 1 saat içinde 900 milyon çocuğa öldürdüğü adam karşılığında 1 er bonus verme lüksüne sahip...

bu kadar büyük bir lükse kim sahip... karşı hamleyi kolay kolay atabilirmisiniz? ortadan 1 saatliğine kaybolan çocuğun annesine kızabilirmisiniz... 1 ssatte o kadar büyük bir eğitim (beyin durdurma) verebiliyor ki küreselleşme milyonlarca çocuğa birden... ve bu o kadar da tatlı bir eğitim ki!!!

40 tane marx gelse buna hamle yapamaz:)...

güncel olsun diye bu örneği verdim...

antiglobalizm ölü doğumdur, benim takıntılı yanımdır... bence haklıyımdır... üstesinden gelmek neredeyse mümkün değildir... sadece yavaşlatılabilir... biraz daha akıllı olmak lazım sadece...

daha ne diyeyim sayın duman? kendi takıntıma ölü doğum diyorum... ne diyebilirim... 

yazdıklarınız oldukça uzun ve oldukça konsantre... benim de vaktim sınırlı... her cümlesinde ayrı bir şey var... zaman buldukça sizi okumayı arzu ederim...

saygılar...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><em>zafer bey, küreselleşmeyi çok kafasına takmış, bence küreselleşmeyi kafaya takmak yerine, “küreselleşmeyi kafasına takanların” yani solcu geçinenlerin, neden lügatlarında “çoğulcu/katılımcı demokrasi”, “hukukun üstünlüğü”, “kişi hak ve hürriyetlerinin geliştirilmesi” gibi argümanlar yok, bunu sorgulamak gerekiyor.</em></p>
<p>evet gerçekten çok taktım&#8230; takıntılı bile diyebilirsiniz:)&#8230; çünkü bir çok konuyu ben direk ona bağlıyorum&#8230; çok da inanarak bağlıyorum ama çok da uzun konu&#8230; zaman oldukça yazabilirsem yazarım&#8230; ama evet saptamanız doğru küreselleşme takıntım var&#8230;</p>
<p>küreselleşmeye karşı alternatif sistemler teorik olarak geliştiriliyor&#8230; ama PARA ÇOK TATLI sayın duman&#8230; paranın tadı kadar tatlı bir alternatif sistem lazım&#8230; kolay değil tabii&#8230; ama karşı hamle yapılamayan her şeyi kabul etmek durumunda da değiliz&#8230;</p>
<p>küreselleşme o kadar tatlı ki&#8230; medya bedavaya ayağınıza her şeyi getiriyor&#8230; en kuytu köşelere internet yolu ile her şey ayağa geliyor&#8230; çok güçlü&#8230; küreselleşme karşıtlığı bir ölü doğumdur&#8230; eller kollar bağlıdır&#8230; belki şimdilik belki ilelebet&#8230;</p>
<p>bugün bir çocuğun ortadan 1 saat kaybolup saati sadece 1 tl ye 1 saat internette insan doğrayıp game over olana kadar beyin yıkımından geçmesi çok çok çok kolay sayın duman&#8230;</p>
<p>küreselleşme 1 saat içinde 1 er tl gibi fiyata yada dünyanın çoğu yerinde bedavaya, aynı anda, sadece 1 saat içinde 900 milyon çocuğa öldürdüğü adam karşılığında 1 er bonus verme lüksüne sahip&#8230;</p>
<p>bu kadar büyük bir lükse kim sahip&#8230; karşı hamleyi kolay kolay atabilirmisiniz? ortadan 1 saatliğine kaybolan çocuğun annesine kızabilirmisiniz&#8230; 1 ssatte o kadar büyük bir eğitim (beyin durdurma) verebiliyor ki küreselleşme milyonlarca çocuğa birden&#8230; ve bu o kadar da tatlı bir eğitim ki!!!</p>
<p>40 tane marx gelse buna hamle yapamaz:)&#8230;</p>
<p>güncel olsun diye bu örneği verdim&#8230;</p>
<p>antiglobalizm ölü doğumdur, benim takıntılı yanımdır&#8230; bence haklıyımdır&#8230; üstesinden gelmek neredeyse mümkün değildir&#8230; sadece yavaşlatılabilir&#8230; biraz daha akıllı olmak lazım sadece&#8230;</p>
<p>daha ne diyeyim sayın duman? kendi takıntıma ölü doğum diyorum&#8230; ne diyebilirim&#8230; </p>
<p>yazdıklarınız oldukça uzun ve oldukça konsantre&#8230; benim de vaktim sınırlı&#8230; her cümlesinde ayrı bir şey var&#8230; zaman buldukça sizi okumayı arzu ederim&#8230;</p>
<p>saygılar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zafer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49158</link>
		<dc:creator>zafer</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 09:05:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49158</guid>
		<description>&lt;em&gt;en yakıcı olanından başlamak isterim, öncelikle ergenekona denen garabete benim tahammülüm yok, ben hukuk, mahkeme, yok mahkeme kararı zart zurt ile ilgili değilim, ben; mustafa suphiler dahil olmak üzere bugüne kadar işlenmiş cinayetlerin faillerini istiyorum, ben kanlı pazarların, kanlı 1 mayısların, 6-7 eylül olaylarının, kahramanmaraşın, çorumun, sivasın, gazi mahallesinin, dersim kırımının, 17.500 faili meçhullun aydınlatılmasını istiyorum. kim yapmışsa yapmış, katiller kimse kim, ortaya çıkarılsın, bunları yapanlar hesap versin, sorgulansın, yüzleşilsin. bunu sağlamayan bir devletin dünyada onurlu bir yerinin olamayacağı da zaten aşikardır.&lt;/em&gt;

sayın duman aslında neredeyse her konuda (globalizm takıntım hariç) oldukça da paralelmişiz... şu yazdıklarınıza harfiyen katıldığımı belirtemek istedim...

belki siz de şuna katılırsınız bilmiyorum ama ben bu mahkeme sürecinden tatmin olamıyorum... bu yüzden bekleyelim bakalım demekten başka bir şey de çıkmıyor... çünkü yazdıklarınızın bir kısmına el atan bu süreç sonucunda acaba gerçekten taleplerimiz karşılanmış olacak mı? güvenmek istiyorum...

güvenli ellerde olduğumu hissetmek istiyorum sadece... şimdiye kadarki süreçte ben bunu hissedemedim...

masum değiliz yazısı altında sayın çuvaldızın bir paragrafı var... çok hoşuma gitti o paragraf...

ben bu süreç sonunda şimdiye kadar alışık olduğum şekilde, devin cüce doğurmasını istemiyorum ve bilemem ama sanki öyle olacakmış gibi geliyor...

sağ sol konusunda ise evet:
“türkiyenin solu sağdır, sağı ise zaten ölüdür”

sakallı celalin de benzer saptamalarını çok severim...

selam ve saygılarımla...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><em>en yakıcı olanından başlamak isterim, öncelikle ergenekona denen garabete benim tahammülüm yok, ben hukuk, mahkeme, yok mahkeme kararı zart zurt ile ilgili değilim, ben; mustafa suphiler dahil olmak üzere bugüne kadar işlenmiş cinayetlerin faillerini istiyorum, ben kanlı pazarların, kanlı 1 mayısların, 6-7 eylül olaylarının, kahramanmaraşın, çorumun, sivasın, gazi mahallesinin, dersim kırımının, 17.500 faili meçhullun aydınlatılmasını istiyorum. kim yapmışsa yapmış, katiller kimse kim, ortaya çıkarılsın, bunları yapanlar hesap versin, sorgulansın, yüzleşilsin. bunu sağlamayan bir devletin dünyada onurlu bir yerinin olamayacağı da zaten aşikardır.</em></p>
<p>sayın duman aslında neredeyse her konuda (globalizm takıntım hariç) oldukça da paralelmişiz&#8230; şu yazdıklarınıza harfiyen katıldığımı belirtemek istedim&#8230;</p>
<p>belki siz de şuna katılırsınız bilmiyorum ama ben bu mahkeme sürecinden tatmin olamıyorum&#8230; bu yüzden bekleyelim bakalım demekten başka bir şey de çıkmıyor&#8230; çünkü yazdıklarınızın bir kısmına el atan bu süreç sonucunda acaba gerçekten taleplerimiz karşılanmış olacak mı? güvenmek istiyorum&#8230;</p>
<p>güvenli ellerde olduğumu hissetmek istiyorum sadece&#8230; şimdiye kadarki süreçte ben bunu hissedemedim&#8230;</p>
<p>masum değiliz yazısı altında sayın çuvaldızın bir paragrafı var&#8230; çok hoşuma gitti o paragraf&#8230;</p>
<p>ben bu süreç sonunda şimdiye kadar alışık olduğum şekilde, devin cüce doğurmasını istemiyorum ve bilemem ama sanki öyle olacakmış gibi geliyor&#8230;</p>
<p>sağ sol konusunda ise evet:<br />
“türkiyenin solu sağdır, sağı ise zaten ölüdür”</p>
<p>sakallı celalin de benzer saptamalarını çok severim&#8230;</p>
<p>selam ve saygılarımla&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ali duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49144</link>
		<dc:creator>ali duman</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 May 2010 21:48:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49144</guid>
		<description>Sn. Durhat ve Zafer Bey,

iştişareleriniz çok verimli,benim eklemek istediğim fazla bir şey yok, ancak yine de bir şeyleri söylemeden geçemeyeceğim.

burada oluşan hukukumuzdan dolayı niyet okumaya ihtiyaç duymadan, düşünsel yapımı bilmesi, bu bağlamda (ve fırsat bulup yazamadığım süre içinde) ve aynı zamanda benim görüşlerimi de tamamlayıcı fikri katkıları için durhat beye teşekkür ediyorum.

zafer bey için ise söyleyeceklerimi sonraya sakladım, ancak yine de alçak gönüllülük gösterip özür dilemiş olması nedeniyle kendisine teşekkür ediyorum, özür dilenecek bir şey yok, zira fikirlerimizi tartıyor, birbirimizi tanımaya çalışıyoruz, bunun yansıması -en azından- bana göre böyle.

en yakıcı olanından başlamak isterim, öncelikle ergenekona denen garabete benim tahammülüm yok, ben hukuk, mahkeme, yok mahkeme kararı zart zurt ile ilgili değilim, ben; mustafa suphiler dahil olmak üzere bugüne kadar işlenmiş cinayetlerin faillerini istiyorum, ben kanlı pazarların, kanlı 1 mayısların, 6-7 eylül olaylarının, kahramanmaraşın, çorumun, sivasın, gazi mahallesinin, dersim kırımının, 17.500 faili meçhullun aydınlatılmasını istiyorum. kim yapmışsa yapmış, katiller kimse kim, ortaya çıkarılsın, bunları yapanlar hesap versin, sorgulansın, yüzleşilsin. bunu sağlamayan bir devletin dünyada onurlu bir yerinin olamayacağı da zaten aşikardır. 

yok efendim mahkemeyi bekleyelim  falan filan bana hiçte tatminkar gelmiyor. örneklerini susurluktata gördük, şemdinlide gördük, gazi olaylarının mahkemesinde gördük, gördük ki, kemalist yargı sistemi kemalist katilleri yargılamıyor, yargılayamıyor, sadece katiller değil, bu ülkede kemalist hırsızlarda, hortumcularda, soyguncularda yargılanmadılar, 16 banka hortumlandı, 100milyardolarımız çalındı, siyasi hırsızlıkta ve yolsuzlukta yargılama değil, bu yolla yargıya düşenlerin yargıda aklamaları yapıldı. (zamanında deveyi hamuduyla götürenler, kemalistliğinden şüphe duydukları şimdiki hükümete ise devenin kıllarını saydırmakla meşguller, ancak ne varki deveyi hamuduyla götürenlerin inandırıcılıkları olmadığı için türk halkı bu numaraları yemiyor, ha bu arada iktidarın üzerinde demoklesin kılıcı gibi yolsuzluk kontrolü bir yerde iyi de olyor, halk kazançlı çıkıyor, kaynaklar yolsuzluk yerine yatırıma gidiyor, en azından bankalar hortumlanmıyor) 

zafer bey, küreselleşmeyi çok kafasına takmış, bence küreselleşmeyi kafaya takmak yerine, "küreselleşmeyi kafasına takanların" yani solcu geçinenlerin, neden lügatlarında "çoğulcu/katılımcı demokrasi", "hukukun üstünlüğü", "kişi hak ve hürriyetlerinin geliştirilmesi" gibi argümanlar yok, bunu sorgulamak gerekiyor.

küreselleşmeyi gerçekleştiren glabol kapitalizmin geliştirmiş olduğu "burjuva demokrasisi" düzleminde ve ona alternatif "sosyalist demokrasi" kültürü geliştirlememiş, geliştirilemiyor. bunu sorgulamak gerekiyor. yani kısaca kapitalizm kendi hedeflerine doğru istikrarlı adımlarla ilerlerken, sosyalistlerin buna yanıt verecek bir alternatiflerinin niye olmadığı sorgulanmalıdır, bunu sorgulayanları ise pek tabiki "solculuk sınavı"ndan geçirmemek kaydı şartıyla, zira solculuğun en önemli özelliği sorgulamaya ve özeleştire açık olmasıdır. zaten böyle bir sınava girişen varsa bilin ki onun solculukla uzaktan yakından ilişkisi yoktur. 

küreselleşmeye karşı durmak, ona karşı hamle yapmak ile mümkündür, küreselleşmeye sadece muhalif olmak, don kişot misali yel değirmenlerine saldırmak ile aynı anlama gelmektedir.

birçok sol örgüt ve parti var, ancak ne varki hepsinin ortak özelliği, hiçbirinin gelişen ve kendini sürekli tekamül ettiren kapitalizme karşı alternatif fikir ve çözümlerinin olmamasıdır, bu yapılanmaların geneli birbirini yiyen ve durmadan birbiriyle didişen, enerjisini bu yolda harcayan kof ve sahte yapılanmalardan ibarettir, esasında bu tarz yapılanlar faydadan çok zarar vermekterir, onların bu halleri "soldan hiç bir halt olmaz" kanaatını geçerli kılmaktadır.

bu yapılanmaların birçoğu 12 eylül öncesinde illegal yapılanmalardı ve TİP gibi meşru yapılanmalara, faşistlerden bile daha yakıcı ve yıkıcı bir saldırı içerisinde idiler, sırf legal mücadeleye karşı olmaları nedeniyle, şimdi bu legal mücadele düşmanları, kendileri legal örgüt ve partiler haline geldiler,  bunun neresinde bir tutarlılık var? şimdi bu tutarsızlığın sahiplerinden, sürekli yenilenen dinamik bir kapitalizme karşı alternatif geliştirmelerini nasıl bekleyebiliriz? (isterseniz rica edelim, kapitalizm biraz mola versin, kendi yolundaki ilerlemesini durdursun, sosyalizmin gelişmesini ve kendisine yetişmesini beklesin, dimi ne güzel olurdu dimi! durdurun dünyayı inecek var! siz hiç bir yarışta geride kalan rakibini bekleyen atlet gördünüz mü?:)

-aslında kendini solcu sayan bu zavallılar- solcu saymadıkları nabi yağcının yazılarını okusalar nabi yağcının "kapitalizme ve küreselleşmeye karşı nasıl bir alternatif yaratılabilinire" kafa yormakta olduğunu görecekler, daha bugünkü yazısında dahi marx'ın yazmadığı, ya da vakit bulamadığı için yazamadığı  "kapitalizmin analizi" konusunun eksikliğine dikkat çekmekte, kapitalizmin analizinin yapılamadığını yazarken bile alternatif bir marxizmin peşinde olduğunu, marxizmin eksik kalan yanlarının nasıl  tamamlanabileceğinin kaygısını yaşadığını göreceklerdir, peki kendini solcu sanan ulusalcı besleme solcular ne yapıyorlar? küreselleşmenin nasıl kötü olduğu konusunda birbirileriyle yarış halindeler, peki! çözümleri ne, alternatifleri ne, pek tabiki öyle bir dertleri YOKKKKK, sırf dertleri içi boş muhaliflik.

sosyalizmin geliştireceği bir "sosyalist demokrasi kültürü" ol(a)mayacaksa, içerisinde insan haklarının, hukukun üstünlüğünün, çoğulculuğun, katılımcılığın v.d. olduğu bir burjuva demokrasini yaşamak daha evladır, zira içeresinde bunları barındırmayan, hatta kapitalizmin demokrasi kültüründen daha  ileri seviyede barındırmayan bir sosyalizm geri kalmış bir sosyalizmdir, daha da ötesi bir diktatörlüktür, alın size örnek çin'de sosyalist, ama demokrasisi olmayan bir sosyalist, işçilerinin kölelik yaptığı bir sosyalist, siz böyle bir ülkede mi, yoksa demokrasi kültürünü oturtmuş kapitalist bir ülkede mi yaşamak istersiniz. (libya da sosyalist, venezualla da, kuzey kore de, bu ülkelerde yaşamayı göze alır mısınız? bu ülkeleri -yaşamak açısından- küreselleşmiş kapitalist ülkelere tercih eder misiniz? daha ileride olduklarını söyleyebilir misiniz?

peki, bugün türkiyede hangi sol  var, sosyalist demokrasi kültürünü oluşturmak için kafa yoran, demokratik sosyalizm yaratıp, bunu burjuva demokrasine alternatif  haline getirmeye kafa yoran. kim var? kim? kim? (kimse olmadığı gibi, esasen halkın nabzını elinde tutabilmeyi başarmış sağcılar dahi bu konuda solculardan ileridedirler, menderesin dp'si de, özalın anap'ıda, en son akp'de chp'den daha ileridedir) (bu gerçek şunu göstermektedir ki, devleti savunan, devletçi bir sol, liberalizme açık bir sağdan bile daha gericidir, geridedir, bu bile gösteriyor ki, gerçek sol alternatif devletçiliğe en uzak kalınan noktada doğacaktır,  zira hertürlü devletçilik, içinde diktatörlüğü, militarizmi ve faşizmi taşır, tarih bunun örnekleriyle doludur, en önemli örnek ise hitler almanyasıdır)

dünyada kim var diye sormayacağım, inanıyorum ki mutlaka birileri vardır ya da en kısa zamanda olacaktır. 

zafer bey, "türkiyede kim sağ" diye soruyorsunuz, gerçekten güzel bir soru, evet gerçekten SAĞ kim, sadece sağ değil, SOL kim?

türkiyenin en saygın sosyologlarından olan idris küçükömer'de, şerif mardin de aslında  bu sorunuzun cevabını vermektedirler.

her ikisi içinde; "türkiyenin solu sağdır, sağı ise zaten ölüdür" demektedirler, zira kemalizmin döllediği sol, sol değil, sağ da sağ değildir, her ikisininde dünya soluna, ya da sağına entegrasyonu mümkün değildir. zira bu ülke topraklarına hastır, kemalizm "bu ülkeye komünizm gerekiyorsa onu da biz getiririz" demiş ya, iş sadece bununla sınırlı kalmamış, kemalizm solu da, sağı da, laikliği de, dini de (resmi din sünnilik) kendi yorumlamış, kendi tariflemiş ve dayatmıştır, bunu yaparkende hukuki alt yapıyı hep hazır tutmuş, hukuksal, ekonomik her türlü baskı aracını uygulamaktan, halkını ezmekten geri durmamıştır. 

mesala geçirmiş olduğumuz 90 yıl öyle sinsice planlanmış ve uygulanmışki, 1960 darbesiyle yaptığı anayasada önce türk olmayanları dışlamış, vatandaş ve insan yerine koymamış, daha sonra bunu daha öteye taşıdığı 1980 darbesiyle yaptığı anayasada ise bu kez  atatürkçü olmayanları dışlamış ve vatandaş yerine koymamıştır, bu devletin anayasasına göre atatürkçülük zorunluluktur, zira bunu ben demiyorum,  "atatürk milliyetçiliğine bağlı...." mülahazalarını içeren devletin anayasası diyor.

şimdi 90 yıllık bu konjektörde kime solcu, kime sağcı diyeceğiz, pek tabiki kemalizmin kuyrukçuluğunda yapılan solda, sağda sahtedir, müesses nizama payanda olmaktır, ip'te, sahte tkp'de ve diğerleri de bunu yapmaktadırlar. sağdakilerde böyledir. ilk kez bu paradigmayı zorlar gibi yapan iktidar   akp iktidarı olmuştur, işte bu yüzdendir ki tkpsi de dahil tüm statükocuların akp üzerine çullanmaları da işte bu yüzdendir. akp üzerine çullananlar, gerici, dinci akp'den daha mı ilericiler, öyle iseler akp'ye daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük, daha fazla insan hakları, daha demokratik bir hukuk sistemi istiyoruz düzleminden niye   çullanmıyorlar??? bunların bir karşıtını ise kürtlerde pkk ve dtp'yi bulabiliriz, al birini vur birine,  chp nin değişikliklere karşı direnmek için ila bir bahanesi varsa, bdp nin de illaki bir bahanesi var, her ikisi de statükodan geçiniyor, biri türk oligarşik yapısını beslemekte iken, diğeri kürt burjuvasinin, toprak ağalarının statükosunu beslemekten geçiniyor. 

paradigma yıkılırken bile gerçeklere göz yummak ancak bu ülkeye has olabilirdi, ancak ne varki üniversite bitirene kadar bile atatürkçülük dersinin okutulduğu, resmi ideolojik yalanların bu denli beyinlere kazındığı bu ülkede bunun böyle olması normal. her şeyin bir sonu var, yalanların da bir bitimi var, zira o sona doğru gidiyoruz, çünkü bilgi çağındayız ve bilgi bir tuş kadar uzağımızda ve elimizin altında.

bugün, marxsist olduğunu iddia eden, elinde cumhuriyet gazetesi bulunan bir emekli öğretmen ile tanıştım ve sohbet ettim, "bir marksist olarak okuyacak başka bir gazete bulumadığı için cumhuriyet okuduğunu" söyledi, cumhuriyeti 15 yıl okudum, hasan cemal kovulduğunda bıraktım, zira bu arkadaşa da söyledim, "evet 15 yıl cumhuriyet okumuştum, ancak benim okuduğum zamanlarda cumhuriyet okuyanlar özellikle  ordu içinde fişleniyor, ya da en azından ikaz ediliyorlardı, ne traji-komik, bugün ise neredeyse ordu içinde terfi sebebi sayılıyor, cumhuriyet okumak" dedim.

son derece ırkçı ve ulusalcı bir gazete okunarak hemde marxist olunabilecek yegane ülkedir bu ülke.

mesala bende yeni öğrendim, nazım hikmetin resmine tükürten gazete olduğunu, kurucusu yunus nadi'ye hitlere olan hayranlığından dolayı yunus nazi dendiğini, yazdığı makalelerin bir çoğunun atatürke ve hitlere hayranlık yazısı olduğunu öğreneli çok  fazla olmadı, peki bir gazete bukelemun gibi şekil değiştiriyorsa, birbirine kurşun sıkan chp ve  mhp gibi partiler bugün omuz omuza getiriliyorsa, insan hiç mi düşünmez, sorgulamaz, tüm bunları yapan gizli güç kim? bu gizli   iktidar kim?
düşünmek söyle dursun, bu komploloranı oyuncakları olanlar, olmayanları suçluyorlar "beyni yıkanmış" diye.

dedim ya, halkımızın kafası çok karışık, hemde çok fazlasıyla, zira olağandır, dünya tarihinde üstünde TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ uygulamalarının her türlüsünün oynandığı bir halkın olabileceğini sanmıyorum, ancak ne varki tarihsel konjektör de bunu zorunlu kılıyor, şimdi arınma zamanıdır, ZİHNİ ARINMANIN VAKTİDİR. 


evet durdulamı dünyayı, kapitalizmde beklesin, kendi yolunda istikrarlı ilerlemesini durdursun, dünya küreselleşmesin, ülkeler doğalgaz, petrol vs. antlaşmalar ile birbirine karşılıklı bağımlı hale gelmesinler, insanlık  gelişimi olduğu yerde durdurulsun, görüntü dondurulsun, hayat beklesin, beklesin ki, geride kalan sol, sosyalizm yetişebilsin, dimi yani, bu pür-meali ile nasıl yetişecekse, artık mao mu kalkar mezardan, lenin mi, stalin mi kalkar, yetişir imdada bilemem, genelde böyle durumda kalana bizim memlekette "geçti borun pazarı, sür eşeğini niğdeye" denir, malum biliyoruz, kimse kendini aldatmasın tarih beklemez, kapitalizm kendi gelişimini sürdürür, sürdürsün ki, ona yetişmeyi ve onu geçmeyi dert edinen bir sosyalist demokrasi kültürü de vucut bulsun, kendine bir yol bulsun, kapitalizmin gelişmişliğini kendine dert edinsin, geride kaldığı burjuva demokrasi kültürünü, içine doldurarak geliştireceği sosyalist demokrasi ya da demokratik sosyalizm ile yakalasın ve hatta onu geçsin, böyle "bu küreselleşme var ya bu küreselleşme, tu kaka" diyerek değil, fikir ve çözüm üreterek, 

ya da söyle yapalım ne dersiniz, şark uyanklğı olacak ama kapitalizm dursun, gelişmesin, zaten bizde durmuş bekliyoruz, böylece kalakalalım, durduralım zamanı, peki o zaman marx'a nasıl anlatabileceğiz, "değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu".

zafer bey size ve bu küreselleşmeye takılıp kalanlara söylüyorum, küreselleşmenin aslında işçi ve emekçiler için iyi bir şey olduğunu, ya da olabileceğini dahi anlayamıyorsunuz, şöyle ki sınırlarla bölünmüş ülkelerin sınırları ne işe yarıyor? o sınırlar kime karşı konulmuş? o sınırlar sermayeye/kapitalizme bir engel teşkil ediyor mu? O SINIRLAR SAHTEDİR, O SINIRLAR SADECE İŞÇİ VE EMEKÇİLERİN ÖNÜNE ENGEL OLARAK KONULMUŞTUR. Şimdi kapitalizm diyor ki, bu sınırlar benim gelişmeme engel, zaten esasen sahte olan, kapitalizme engel teşkil etmeyen bu sınırları herkes için kaldırıyorum, emekçiler için de kaldırıyorum diyor, bunu bile algılamaktan uzak olana ne diyeyim bilmiyorum, ya da diyelim ki böyle demiyor öyle ise burada gerçek sol'a düşen görev "EY KAPİTALİZM, KENDİNE TANIDIĞIN SERBESTLİĞİ EMEKÇİYE DE TANIMAK ZORUNDASIN, KENDİN İÇİN KALDIRDIĞIN SINIRLARI EMEKÇİLER İÇİN DE KALDIRMALISIN, KENDİNE TANIDIĞIN TÜM   ÖZGÜRLÜKLERİ EMEKÇİLER İÇİNDE SAĞLAMALISIN" demelidir, bunu demek yerine, yasaklarda eşitliği savunmak sol siyaset de, solculuk ta değildir, isterseniz birde bu noktadan bakın bakalım, nasıl görünecek size, belki ben yanlış bakıyordurum.  (somut durumun somut tahlili yöntemiyle tartışabilirsek daha verimli olabileceğini düşünmekteyim, tartışmaya açık, bende de henüz netleşmemiş bu fikri de bu yüzden paylaşıyorum, yetkinleştirebilmek maksadıyla) 

 
(kusura bakmayın, çok dağınık oldu, vakit darlığından kurgu yapmadan yazdım, elbet toparlarız da, vakit oldukça) 

selam ve sevgiler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn. Durhat ve Zafer Bey,</p>
<p>iştişareleriniz çok verimli,benim eklemek istediğim fazla bir şey yok, ancak yine de bir şeyleri söylemeden geçemeyeceğim.</p>
<p>burada oluşan hukukumuzdan dolayı niyet okumaya ihtiyaç duymadan, düşünsel yapımı bilmesi, bu bağlamda (ve fırsat bulup yazamadığım süre içinde) ve aynı zamanda benim görüşlerimi de tamamlayıcı fikri katkıları için durhat beye teşekkür ediyorum.</p>
<p>zafer bey için ise söyleyeceklerimi sonraya sakladım, ancak yine de alçak gönüllülük gösterip özür dilemiş olması nedeniyle kendisine teşekkür ediyorum, özür dilenecek bir şey yok, zira fikirlerimizi tartıyor, birbirimizi tanımaya çalışıyoruz, bunun yansıması -en azından- bana göre böyle.</p>
<p>en yakıcı olanından başlamak isterim, öncelikle ergenekona denen garabete benim tahammülüm yok, ben hukuk, mahkeme, yok mahkeme kararı zart zurt ile ilgili değilim, ben; mustafa suphiler dahil olmak üzere bugüne kadar işlenmiş cinayetlerin faillerini istiyorum, ben kanlı pazarların, kanlı 1 mayısların, 6-7 eylül olaylarının, kahramanmaraşın, çorumun, sivasın, gazi mahallesinin, dersim kırımının, 17.500 faili meçhullun aydınlatılmasını istiyorum. kim yapmışsa yapmış, katiller kimse kim, ortaya çıkarılsın, bunları yapanlar hesap versin, sorgulansın, yüzleşilsin. bunu sağlamayan bir devletin dünyada onurlu bir yerinin olamayacağı da zaten aşikardır. </p>
<p>yok efendim mahkemeyi bekleyelim  falan filan bana hiçte tatminkar gelmiyor. örneklerini susurluktata gördük, şemdinlide gördük, gazi olaylarının mahkemesinde gördük, gördük ki, kemalist yargı sistemi kemalist katilleri yargılamıyor, yargılayamıyor, sadece katiller değil, bu ülkede kemalist hırsızlarda, hortumcularda, soyguncularda yargılanmadılar, 16 banka hortumlandı, 100milyardolarımız çalındı, siyasi hırsızlıkta ve yolsuzlukta yargılama değil, bu yolla yargıya düşenlerin yargıda aklamaları yapıldı. (zamanında deveyi hamuduyla götürenler, kemalistliğinden şüphe duydukları şimdiki hükümete ise devenin kıllarını saydırmakla meşguller, ancak ne varki deveyi hamuduyla götürenlerin inandırıcılıkları olmadığı için türk halkı bu numaraları yemiyor, ha bu arada iktidarın üzerinde demoklesin kılıcı gibi yolsuzluk kontrolü bir yerde iyi de olyor, halk kazançlı çıkıyor, kaynaklar yolsuzluk yerine yatırıma gidiyor, en azından bankalar hortumlanmıyor) </p>
<p>zafer bey, küreselleşmeyi çok kafasına takmış, bence küreselleşmeyi kafaya takmak yerine, &#8220;küreselleşmeyi kafasına takanların&#8221; yani solcu geçinenlerin, neden lügatlarında &#8220;çoğulcu/katılımcı demokrasi&#8221;, &#8220;hukukun üstünlüğü&#8221;, &#8220;kişi hak ve hürriyetlerinin geliştirilmesi&#8221; gibi argümanlar yok, bunu sorgulamak gerekiyor.</p>
<p>küreselleşmeyi gerçekleştiren glabol kapitalizmin geliştirmiş olduğu &#8220;burjuva demokrasisi&#8221; düzleminde ve ona alternatif &#8220;sosyalist demokrasi&#8221; kültürü geliştirlememiş, geliştirilemiyor. bunu sorgulamak gerekiyor. yani kısaca kapitalizm kendi hedeflerine doğru istikrarlı adımlarla ilerlerken, sosyalistlerin buna yanıt verecek bir alternatiflerinin niye olmadığı sorgulanmalıdır, bunu sorgulayanları ise pek tabiki &#8220;solculuk sınavı&#8221;ndan geçirmemek kaydı şartıyla, zira solculuğun en önemli özelliği sorgulamaya ve özeleştire açık olmasıdır. zaten böyle bir sınava girişen varsa bilin ki onun solculukla uzaktan yakından ilişkisi yoktur. </p>
<p>küreselleşmeye karşı durmak, ona karşı hamle yapmak ile mümkündür, küreselleşmeye sadece muhalif olmak, don kişot misali yel değirmenlerine saldırmak ile aynı anlama gelmektedir.</p>
<p>birçok sol örgüt ve parti var, ancak ne varki hepsinin ortak özelliği, hiçbirinin gelişen ve kendini sürekli tekamül ettiren kapitalizme karşı alternatif fikir ve çözümlerinin olmamasıdır, bu yapılanmaların geneli birbirini yiyen ve durmadan birbiriyle didişen, enerjisini bu yolda harcayan kof ve sahte yapılanmalardan ibarettir, esasında bu tarz yapılanlar faydadan çok zarar vermekterir, onların bu halleri &#8220;soldan hiç bir halt olmaz&#8221; kanaatını geçerli kılmaktadır.</p>
<p>bu yapılanmaların birçoğu 12 eylül öncesinde illegal yapılanmalardı ve TİP gibi meşru yapılanmalara, faşistlerden bile daha yakıcı ve yıkıcı bir saldırı içerisinde idiler, sırf legal mücadeleye karşı olmaları nedeniyle, şimdi bu legal mücadele düşmanları, kendileri legal örgüt ve partiler haline geldiler,  bunun neresinde bir tutarlılık var? şimdi bu tutarsızlığın sahiplerinden, sürekli yenilenen dinamik bir kapitalizme karşı alternatif geliştirmelerini nasıl bekleyebiliriz? (isterseniz rica edelim, kapitalizm biraz mola versin, kendi yolundaki ilerlemesini durdursun, sosyalizmin gelişmesini ve kendisine yetişmesini beklesin, dimi ne güzel olurdu dimi! durdurun dünyayı inecek var! siz hiç bir yarışta geride kalan rakibini bekleyen atlet gördünüz mü?:)</p>
<p>-aslında kendini solcu sayan bu zavallılar- solcu saymadıkları nabi yağcının yazılarını okusalar nabi yağcının &#8220;kapitalizme ve küreselleşmeye karşı nasıl bir alternatif yaratılabilinire&#8221; kafa yormakta olduğunu görecekler, daha bugünkü yazısında dahi marx&#8217;ın yazmadığı, ya da vakit bulamadığı için yazamadığı  &#8220;kapitalizmin analizi&#8221; konusunun eksikliğine dikkat çekmekte, kapitalizmin analizinin yapılamadığını yazarken bile alternatif bir marxizmin peşinde olduğunu, marxizmin eksik kalan yanlarının nasıl  tamamlanabileceğinin kaygısını yaşadığını göreceklerdir, peki kendini solcu sanan ulusalcı besleme solcular ne yapıyorlar? küreselleşmenin nasıl kötü olduğu konusunda birbirileriyle yarış halindeler, peki! çözümleri ne, alternatifleri ne, pek tabiki öyle bir dertleri YOKKKKK, sırf dertleri içi boş muhaliflik.</p>
<p>sosyalizmin geliştireceği bir &#8220;sosyalist demokrasi kültürü&#8221; ol(a)mayacaksa, içerisinde insan haklarının, hukukun üstünlüğünün, çoğulculuğun, katılımcılığın v.d. olduğu bir burjuva demokrasini yaşamak daha evladır, zira içeresinde bunları barındırmayan, hatta kapitalizmin demokrasi kültüründen daha  ileri seviyede barındırmayan bir sosyalizm geri kalmış bir sosyalizmdir, daha da ötesi bir diktatörlüktür, alın size örnek çin&#8217;de sosyalist, ama demokrasisi olmayan bir sosyalist, işçilerinin kölelik yaptığı bir sosyalist, siz böyle bir ülkede mi, yoksa demokrasi kültürünü oturtmuş kapitalist bir ülkede mi yaşamak istersiniz. (libya da sosyalist, venezualla da, kuzey kore de, bu ülkelerde yaşamayı göze alır mısınız? bu ülkeleri -yaşamak açısından- küreselleşmiş kapitalist ülkelere tercih eder misiniz? daha ileride olduklarını söyleyebilir misiniz?</p>
<p>peki, bugün türkiyede hangi sol  var, sosyalist demokrasi kültürünü oluşturmak için kafa yoran, demokratik sosyalizm yaratıp, bunu burjuva demokrasine alternatif  haline getirmeye kafa yoran. kim var? kim? kim? (kimse olmadığı gibi, esasen halkın nabzını elinde tutabilmeyi başarmış sağcılar dahi bu konuda solculardan ileridedirler, menderesin dp&#8217;si de, özalın anap&#8217;ıda, en son akp&#8217;de chp&#8217;den daha ileridedir) (bu gerçek şunu göstermektedir ki, devleti savunan, devletçi bir sol, liberalizme açık bir sağdan bile daha gericidir, geridedir, bu bile gösteriyor ki, gerçek sol alternatif devletçiliğe en uzak kalınan noktada doğacaktır,  zira hertürlü devletçilik, içinde diktatörlüğü, militarizmi ve faşizmi taşır, tarih bunun örnekleriyle doludur, en önemli örnek ise hitler almanyasıdır)</p>
<p>dünyada kim var diye sormayacağım, inanıyorum ki mutlaka birileri vardır ya da en kısa zamanda olacaktır. </p>
<p>zafer bey, &#8220;türkiyede kim sağ&#8221; diye soruyorsunuz, gerçekten güzel bir soru, evet gerçekten SAĞ kim, sadece sağ değil, SOL kim?</p>
<p>türkiyenin en saygın sosyologlarından olan idris küçükömer&#8217;de, şerif mardin de aslında  bu sorunuzun cevabını vermektedirler.</p>
<p>her ikisi içinde; &#8220;türkiyenin solu sağdır, sağı ise zaten ölüdür&#8221; demektedirler, zira kemalizmin döllediği sol, sol değil, sağ da sağ değildir, her ikisininde dünya soluna, ya da sağına entegrasyonu mümkün değildir. zira bu ülke topraklarına hastır, kemalizm &#8220;bu ülkeye komünizm gerekiyorsa onu da biz getiririz&#8221; demiş ya, iş sadece bununla sınırlı kalmamış, kemalizm solu da, sağı da, laikliği de, dini de (resmi din sünnilik) kendi yorumlamış, kendi tariflemiş ve dayatmıştır, bunu yaparkende hukuki alt yapıyı hep hazır tutmuş, hukuksal, ekonomik her türlü baskı aracını uygulamaktan, halkını ezmekten geri durmamıştır. </p>
<p>mesala geçirmiş olduğumuz 90 yıl öyle sinsice planlanmış ve uygulanmışki, 1960 darbesiyle yaptığı anayasada önce türk olmayanları dışlamış, vatandaş ve insan yerine koymamış, daha sonra bunu daha öteye taşıdığı 1980 darbesiyle yaptığı anayasada ise bu kez  atatürkçü olmayanları dışlamış ve vatandaş yerine koymamıştır, bu devletin anayasasına göre atatürkçülük zorunluluktur, zira bunu ben demiyorum,  &#8220;atatürk milliyetçiliğine bağlı&#8230;.&#8221; mülahazalarını içeren devletin anayasası diyor.</p>
<p>şimdi 90 yıllık bu konjektörde kime solcu, kime sağcı diyeceğiz, pek tabiki kemalizmin kuyrukçuluğunda yapılan solda, sağda sahtedir, müesses nizama payanda olmaktır, ip&#8217;te, sahte tkp&#8217;de ve diğerleri de bunu yapmaktadırlar. sağdakilerde böyledir. ilk kez bu paradigmayı zorlar gibi yapan iktidar   akp iktidarı olmuştur, işte bu yüzdendir ki tkpsi de dahil tüm statükocuların akp üzerine çullanmaları da işte bu yüzdendir. akp üzerine çullananlar, gerici, dinci akp&#8217;den daha mı ilericiler, öyle iseler akp&#8217;ye daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük, daha fazla insan hakları, daha demokratik bir hukuk sistemi istiyoruz düzleminden niye   çullanmıyorlar??? bunların bir karşıtını ise kürtlerde pkk ve dtp&#8217;yi bulabiliriz, al birini vur birine,  chp nin değişikliklere karşı direnmek için ila bir bahanesi varsa, bdp nin de illaki bir bahanesi var, her ikisi de statükodan geçiniyor, biri türk oligarşik yapısını beslemekte iken, diğeri kürt burjuvasinin, toprak ağalarının statükosunu beslemekten geçiniyor. </p>
<p>paradigma yıkılırken bile gerçeklere göz yummak ancak bu ülkeye has olabilirdi, ancak ne varki üniversite bitirene kadar bile atatürkçülük dersinin okutulduğu, resmi ideolojik yalanların bu denli beyinlere kazındığı bu ülkede bunun böyle olması normal. her şeyin bir sonu var, yalanların da bir bitimi var, zira o sona doğru gidiyoruz, çünkü bilgi çağındayız ve bilgi bir tuş kadar uzağımızda ve elimizin altında.</p>
<p>bugün, marxsist olduğunu iddia eden, elinde cumhuriyet gazetesi bulunan bir emekli öğretmen ile tanıştım ve sohbet ettim, &#8220;bir marksist olarak okuyacak başka bir gazete bulumadığı için cumhuriyet okuduğunu&#8221; söyledi, cumhuriyeti 15 yıl okudum, hasan cemal kovulduğunda bıraktım, zira bu arkadaşa da söyledim, &#8220;evet 15 yıl cumhuriyet okumuştum, ancak benim okuduğum zamanlarda cumhuriyet okuyanlar özellikle  ordu içinde fişleniyor, ya da en azından ikaz ediliyorlardı, ne traji-komik, bugün ise neredeyse ordu içinde terfi sebebi sayılıyor, cumhuriyet okumak&#8221; dedim.</p>
<p>son derece ırkçı ve ulusalcı bir gazete okunarak hemde marxist olunabilecek yegane ülkedir bu ülke.</p>
<p>mesala bende yeni öğrendim, nazım hikmetin resmine tükürten gazete olduğunu, kurucusu yunus nadi&#8217;ye hitlere olan hayranlığından dolayı yunus nazi dendiğini, yazdığı makalelerin bir çoğunun atatürke ve hitlere hayranlık yazısı olduğunu öğreneli çok  fazla olmadı, peki bir gazete bukelemun gibi şekil değiştiriyorsa, birbirine kurşun sıkan chp ve  mhp gibi partiler bugün omuz omuza getiriliyorsa, insan hiç mi düşünmez, sorgulamaz, tüm bunları yapan gizli güç kim? bu gizli   iktidar kim?<br />
düşünmek söyle dursun, bu komploloranı oyuncakları olanlar, olmayanları suçluyorlar &#8220;beyni yıkanmış&#8221; diye.</p>
<p>dedim ya, halkımızın kafası çok karışık, hemde çok fazlasıyla, zira olağandır, dünya tarihinde üstünde TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ uygulamalarının her türlüsünün oynandığı bir halkın olabileceğini sanmıyorum, ancak ne varki tarihsel konjektör de bunu zorunlu kılıyor, şimdi arınma zamanıdır, ZİHNİ ARINMANIN VAKTİDİR. </p>
<p>evet durdulamı dünyayı, kapitalizmde beklesin, kendi yolunda istikrarlı ilerlemesini durdursun, dünya küreselleşmesin, ülkeler doğalgaz, petrol vs. antlaşmalar ile birbirine karşılıklı bağımlı hale gelmesinler, insanlık  gelişimi olduğu yerde durdurulsun, görüntü dondurulsun, hayat beklesin, beklesin ki, geride kalan sol, sosyalizm yetişebilsin, dimi yani, bu pür-meali ile nasıl yetişecekse, artık mao mu kalkar mezardan, lenin mi, stalin mi kalkar, yetişir imdada bilemem, genelde böyle durumda kalana bizim memlekette &#8220;geçti borun pazarı, sür eşeğini niğdeye&#8221; denir, malum biliyoruz, kimse kendini aldatmasın tarih beklemez, kapitalizm kendi gelişimini sürdürür, sürdürsün ki, ona yetişmeyi ve onu geçmeyi dert edinen bir sosyalist demokrasi kültürü de vucut bulsun, kendine bir yol bulsun, kapitalizmin gelişmişliğini kendine dert edinsin, geride kaldığı burjuva demokrasi kültürünü, içine doldurarak geliştireceği sosyalist demokrasi ya da demokratik sosyalizm ile yakalasın ve hatta onu geçsin, böyle &#8220;bu küreselleşme var ya bu küreselleşme, tu kaka&#8221; diyerek değil, fikir ve çözüm üreterek, </p>
<p>ya da söyle yapalım ne dersiniz, şark uyanklğı olacak ama kapitalizm dursun, gelişmesin, zaten bizde durmuş bekliyoruz, böylece kalakalalım, durduralım zamanı, peki o zaman marx&#8217;a nasıl anlatabileceğiz, &#8220;değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu&#8221;.</p>
<p>zafer bey size ve bu küreselleşmeye takılıp kalanlara söylüyorum, küreselleşmenin aslında işçi ve emekçiler için iyi bir şey olduğunu, ya da olabileceğini dahi anlayamıyorsunuz, şöyle ki sınırlarla bölünmüş ülkelerin sınırları ne işe yarıyor? o sınırlar kime karşı konulmuş? o sınırlar sermayeye/kapitalizme bir engel teşkil ediyor mu? O SINIRLAR SAHTEDİR, O SINIRLAR SADECE İŞÇİ VE EMEKÇİLERİN ÖNÜNE ENGEL OLARAK KONULMUŞTUR. Şimdi kapitalizm diyor ki, bu sınırlar benim gelişmeme engel, zaten esasen sahte olan, kapitalizme engel teşkil etmeyen bu sınırları herkes için kaldırıyorum, emekçiler için de kaldırıyorum diyor, bunu bile algılamaktan uzak olana ne diyeyim bilmiyorum, ya da diyelim ki böyle demiyor öyle ise burada gerçek sol&#8217;a düşen görev &#8220;EY KAPİTALİZM, KENDİNE TANIDIĞIN SERBESTLİĞİ EMEKÇİYE DE TANIMAK ZORUNDASIN, KENDİN İÇİN KALDIRDIĞIN SINIRLARI EMEKÇİLER İÇİN DE KALDIRMALISIN, KENDİNE TANIDIĞIN TÜM   ÖZGÜRLÜKLERİ EMEKÇİLER İÇİNDE SAĞLAMALISIN&#8221; demelidir, bunu demek yerine, yasaklarda eşitliği savunmak sol siyaset de, solculuk ta değildir, isterseniz birde bu noktadan bakın bakalım, nasıl görünecek size, belki ben yanlış bakıyordurum.  (somut durumun somut tahlili yöntemiyle tartışabilirsek daha verimli olabileceğini düşünmekteyim, tartışmaya açık, bende de henüz netleşmemiş bu fikri de bu yüzden paylaşıyorum, yetkinleştirebilmek maksadıyla) </p>
<p>(kusura bakmayın, çok dağınık oldu, vakit darlığından kurgu yapmadan yazdım, elbet toparlarız da, vakit oldukça) </p>
<p>selam ve sevgiler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49042</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 23:14:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49042</guid>
		<description>zafer bey,
isterseniz yorumunuzun sonundan başlayalım.tabi ki ille bir kalıba bürünmek şart değil.her şeyden önce insanız.şayet kalıptan kastınız kişinin dünya görüşü ise,istesek de istemesek de her birimizin gönlünde bir aslan vardır-inandığımız "doğrular"ı kasdediyorum.kısacası kendimizi bilinen siyasi tanımlamaların dışında görsek de her birimizin kendince bir yöntemi vardır.kimimiz ideoloji üstü bir sadeliği seçeriz.dediğiniz gibi farkı düşünceleri kategorize ederek birine yaslanmak şart değil.ancak insan ideoloji sahibi de olabilir ve dolayısıyla ideallerini bir fikir üzerine kurarak bunu hayata uyarlayabilir.yeter ki işin içine şiddet,insanın insan eliyle yokedilmesi girmesin...çözüm, savaş ve şiddette aranmasın.

bundan hareketle benim değer verdiğim ve makul bulduğum yegane kimlik:önce insandır.rengi,dini,dili,cinsiyeti,tercihleri vs bu yaklaşımımı zerre kadar değiştirmez.

benim için de öncelikle bunu ifade edersiniz.yani benim için son bir iki gün içerisinde sohbet etmekten keyif aldığım birisiniz öncelikle.bence nasıl anıldığınızın bir önemi yok,önemli olan nasıl hissettiğinizdir.

bu nedenle bir doğasever olursunuz,belki bir aktivist...inançlı olursunuz ya da ateist...Atatürk'çü,liberal,muhafazakar,solcu,sağcı,dindar ya da milliyetçi veya vatansever,hiç farketmez.kim olduğunuza bakmam.yaşadığınız toplum içinde,sadece ne kadar zararlı ya da ne kadar faydalı bir birey olduğunuz benim için temel kriterdir.

ha,bizler bu platformlarda bir nebze soluklanıp fikir paylaşımında bulunurken,ya da okulda,sokakta,işyerinde,kahvede sohbet ederken bazen amaç ve niyetlerimizden çok daha farklı anlaşılabiliriz.bazen eylem ve davranışlarımız da aynı yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilir;faşistlikle veya haketmediğimizi düşündüğümüz bir sıfatla anılabiliriz.size faşist derler,bana terörist veya komünist:))

eğer bu tür yanlış algılamaları sanal ortamlarda yapılan tartışmalara bağlıyorsanız.bence bombardımanı altında olduğumuz ideolojilerden kaynaklı bir durum bu.maalesef birbirimizi hiç tanımadığımız halde muatabımızı bir yere koymak gibi yerel bir geleneğimiz var.bizi çepe çevre saran,kuşatan yaygın önyargılardan bahsediyorum.bir de toplumumuz insanı arasında bir güvensizlik hakim.fakat bunun kadar bir de yazı ile iletişim kurarken farklı okuma ve algılar da benzer olumsuz etkileşim yaratabiliyor.eminim Kadifekale'nin bir çay bahçesinde günbatımını izlerken ya da Balçova termal tesilerinde çayları yudumlarken yapacağımız bir sohbet,bu forumlarda karşılaştığımız iletişim problemleri yaşanmayacaktı.

sevgili zafer kardeşim,bu tür yanlış anlaşılmalar,toptancı genellemeler,önyargılar vs sadece kişilere yapılmakla kalmıyor.bundan bir şehir,bir bölge de nasibini alabiliyor.gavur izmir,faşist izmir vb ithamlar elbette son derece üzücüdür.bir halkı topyekün karalamak elbette doğru değil.bu sitede bunun üzerine yazı yazıldı.içimde yorumlamak gelmedi,sadece sesizce okumakla yetindim.oysa izmirde ne denli pırlanta gibi insanlar var,tatsız bir olay yaşandı diye bunu tüm insanlara mal etmek nasıl bir anlayıştır anlamak kolay değil.bakınız aynı mantık siirtte yaşanan skandal için de geçerli.hangi hakla,hangi vicdanla koca bir şehir sapıklıkla itham edilebilir?fakat sırf magazin malzemesi olsun diye maalesef günlerce medyada en iğrenç şekilde işlenip durdu.yazık memleketin içine düştüğü çürümüşlüğe bakın!

işte böyle.sizi anladığımı,anlayabildiğimi düşünüyorum.güzel bir sohbet oldu,zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum.empati kuran,insana dair güzellikleri,sevgiyi,paylaşmayı içselleştirebilen bir toplum dileğiyle sevgilerimi iletiyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>zafer bey,<br />
isterseniz yorumunuzun sonundan başlayalım.tabi ki ille bir kalıba bürünmek şart değil.her şeyden önce insanız.şayet kalıptan kastınız kişinin dünya görüşü ise,istesek de istemesek de her birimizin gönlünde bir aslan vardır-inandığımız &#8220;doğrular&#8221;ı kasdediyorum.kısacası kendimizi bilinen siyasi tanımlamaların dışında görsek de her birimizin kendince bir yöntemi vardır.kimimiz ideoloji üstü bir sadeliği seçeriz.dediğiniz gibi farkı düşünceleri kategorize ederek birine yaslanmak şart değil.ancak insan ideoloji sahibi de olabilir ve dolayısıyla ideallerini bir fikir üzerine kurarak bunu hayata uyarlayabilir.yeter ki işin içine şiddet,insanın insan eliyle yokedilmesi girmesin&#8230;çözüm, savaş ve şiddette aranmasın.</p>
<p>bundan hareketle benim değer verdiğim ve makul bulduğum yegane kimlik:önce insandır.rengi,dini,dili,cinsiyeti,tercihleri vs bu yaklaşımımı zerre kadar değiştirmez.</p>
<p>benim için de öncelikle bunu ifade edersiniz.yani benim için son bir iki gün içerisinde sohbet etmekten keyif aldığım birisiniz öncelikle.bence nasıl anıldığınızın bir önemi yok,önemli olan nasıl hissettiğinizdir.</p>
<p>bu nedenle bir doğasever olursunuz,belki bir aktivist&#8230;inançlı olursunuz ya da ateist&#8230;Atatürk&#8217;çü,liberal,muhafazakar,solcu,sağcı,dindar ya da milliyetçi veya vatansever,hiç farketmez.kim olduğunuza bakmam.yaşadığınız toplum içinde,sadece ne kadar zararlı ya da ne kadar faydalı bir birey olduğunuz benim için temel kriterdir.</p>
<p>ha,bizler bu platformlarda bir nebze soluklanıp fikir paylaşımında bulunurken,ya da okulda,sokakta,işyerinde,kahvede sohbet ederken bazen amaç ve niyetlerimizden çok daha farklı anlaşılabiliriz.bazen eylem ve davranışlarımız da aynı yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilir;faşistlikle veya haketmediğimizi düşündüğümüz bir sıfatla anılabiliriz.size faşist derler,bana terörist veya komünist:))</p>
<p>eğer bu tür yanlış algılamaları sanal ortamlarda yapılan tartışmalara bağlıyorsanız.bence bombardımanı altında olduğumuz ideolojilerden kaynaklı bir durum bu.maalesef birbirimizi hiç tanımadığımız halde muatabımızı bir yere koymak gibi yerel bir geleneğimiz var.bizi çepe çevre saran,kuşatan yaygın önyargılardan bahsediyorum.bir de toplumumuz insanı arasında bir güvensizlik hakim.fakat bunun kadar bir de yazı ile iletişim kurarken farklı okuma ve algılar da benzer olumsuz etkileşim yaratabiliyor.eminim Kadifekale&#8217;nin bir çay bahçesinde günbatımını izlerken ya da Balçova termal tesilerinde çayları yudumlarken yapacağımız bir sohbet,bu forumlarda karşılaştığımız iletişim problemleri yaşanmayacaktı.</p>
<p>sevgili zafer kardeşim,bu tür yanlış anlaşılmalar,toptancı genellemeler,önyargılar vs sadece kişilere yapılmakla kalmıyor.bundan bir şehir,bir bölge de nasibini alabiliyor.gavur izmir,faşist izmir vb ithamlar elbette son derece üzücüdür.bir halkı topyekün karalamak elbette doğru değil.bu sitede bunun üzerine yazı yazıldı.içimde yorumlamak gelmedi,sadece sesizce okumakla yetindim.oysa izmirde ne denli pırlanta gibi insanlar var,tatsız bir olay yaşandı diye bunu tüm insanlara mal etmek nasıl bir anlayıştır anlamak kolay değil.bakınız aynı mantık siirtte yaşanan skandal için de geçerli.hangi hakla,hangi vicdanla koca bir şehir sapıklıkla itham edilebilir?fakat sırf magazin malzemesi olsun diye maalesef günlerce medyada en iğrenç şekilde işlenip durdu.yazık memleketin içine düştüğü çürümüşlüğe bakın!</p>
<p>işte böyle.sizi anladığımı,anlayabildiğimi düşünüyorum.güzel bir sohbet oldu,zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum.empati kuran,insana dair güzellikleri,sevgiyi,paylaşmayı içselleştirebilen bir toplum dileğiyle sevgilerimi iletiyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zafer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49021</link>
		<dc:creator>zafer</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 15:07:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-49021</guid>
		<description>sayın durhat...

olumlu yaklaşımınız için çok teşekkür ederim... kendisi ile aslında çok da uzak konumlarda olmadığımız, sadece tek bir noktada yakın olamadığımız sayın ali duman ile ilgili konuyu kendisi eğer gerek görürse ali dumana bırakıyorum... çünkü şunun bilincindeyim, yazı yazan herhangi biri, her zaman derdini tam olarak ifade edemeyebilir, bu mesleği yazarlık olan biri de olabilir, sayın ali duman da olabilir, ben yada siz de olabilirsiniz... bu hoşgörü kapısı her zaman açık olmak zorundadır... ben sayın ali dumanı anlamamışımdır, hatalıysam özür diliyorum...

gelelim sizin yazdıklarınıza... yazdıklarınızın çok büyük kısmına tamamen katılıyorum... izninizle bir kez daha yazdıklarınızı cümle cümle okuyup bir şeyler yazmak isterim...

öncelikle şunu yazmak istiyorum, belki ben genel ortalamanın biraz dışındayım!!... ve hepimiz aslında her an öğrenme aşamasındayız... çok uzak olduğum avrupa birliğinin temel yaklaşımlarından biri olan "hayat boyu eğitim" kavramına da sıkı sıkı bağlıyım bu sebeple...

buradan şunu kendi adıma çıkarabiliyorum, ben ve benim gibi bir çok kişi "bir şeyi tümüyle kabul edemediğimiz gibi, bir şeyi tümden de reddedemiyoruz" alışık olunamayan durum bu...

başka isimler vermek yerine, kendimi yazıyorum, lütfen herif gelmiş buraya kendisini anlatıyor yada reklam yapıyor diye düşünmeyin:)... mesela küreselleşme korkusu 2 konusunda bir yorumcu "marksizim sonraki uygulayacılarının hataları sebebi ile geri plana kaldı" diyor... ama bu ifade kemalizm üzerine yapılan yorumlarda mustafa kemal için kullanılmıyor... kemalizm tartışılırken "türkiye yönetimlerinin uygulama sorunları yüzünden bugün bu haldeyiz" gibi bir ifade aslında her şeyi çözecek... bu sayfalarda değişik kişilerce bu gerçek bir iki yerde hafifçe -bence zorunlu kalınarak- ifade edilmiş... ben yaşanan her şeyi bir aşama olarak kabul ediyorum... mesela sol yıllarca evrim-devrim; devrim-evrim sorununu tartıştı... ben her aşamayı evrim olarak kabul ediyorum, bakış açım o... türkiyede yaşanan hiç bir şeyi olumsuz kabul etmiyorum... tepeden inme hiç bir sistemin yaşayamayacağını düşünüyorum... hatalı uygulamaları yapanlardan nefret ediyorum... kemalizm adı altında yapılan hiç bir şeyi tabii ki beğenmiyorum... netekim paşanın golf pantolonlu bastonlu hali gözümün önünden gitmiyor... idam edilen, işkence gören çocuklar da gözümün önünden gidemiyor, mümkün değil... ama netekim paşa yada benzerlerinin yüzünden mustafa kemal atatürkten nefret etmiyorum... atatürk benim için çok önemli... özellikle mustafa kemal benim için çok önemli... sonrasındaki yöneticilerin/yönetimlerin/bürokratların/paşaların tümünü reddediyorum... belki de tümden reddettiğin tek şey de bu!!! sağını solunu altını üstünü tamamen red ediyorum... çok yakın tarihimizin tamamını yani ve askeriyle politikacısıyla... tümüyle reddetmek durumundayım çünkü birbirleri arasında önemli fark görmüyorum ama bu türkiyede olumlu hiç bir şey olmadı bu süreçte anlamına da gelmiyor...

ben dediğimde rica ediyorum bir kitle olarak düşünün... ben milliyetçi kesinlikle değilim... herhangi bir en küçük ayrım bile aklımın ucundan geçmiyor... benim için kadın-erkek bile yoktur... sadece polikliniklerde ve tuvaletkerde bu ayrım olabilir... benim için önemli olan tek şey insandır... ben kanadalı ve japon pisliklerin fokları çekiçle katletmelerine karşı çok hassasım... giyim kuşam benim için önemli değil, önemli olan tek şey "beyin"... türkiyedeki renkler her anlamda eşit olmalıdır... şudur budur... çok bilinen klişeleri yazıp okumayı sevmeyen kitleye baygınlık vermeyeyim...

milliyetçi olmamakla beraber ben vatanımı seviyorum... vatanını sevmek ulusalcılık değilidir... ben çok sevimli şekillerde insanları köleleşmeye götüren, daha doğrusu insanı yok sayan her türlü harekete de karşıyım... imf imiş birleşmiş milletlermiş şuymuş buymuş tümü emperyalist oluşumlardır... avrupa ülkesi yunanistan imf nin kucağına mı oturacak??? nasıl getirildi yunanistan bu duruma??? ben almayayım bu vitrini şahane olan avrupa birliğini!!!... amerika avrupa israil ve asıl önemlisi dünyadaki "aileler" dünyadaki bütün renkleri yok etmeye uğraşırken ben ülkemin renklerini bundan kotumak istiyorsam bu ulusalcılk mı oluyor diye sorarım... eğer öyle oluyorsa, sorun değil, ben ulusalcıyım der geçerim...

kürt sorunu! kadın-erkek ayrımını yapmayan biri olarak ben (bizler) nasıl olur da türk-kürt ayrımı yapabiliriz? ... tabii ki adına kemalizm deyip geçiliveren ama benim "yönetmeyi bilmeyen sistem" dediğim sistem yüzünden yaşanan sorunlar nedeni ile ortaya çıkan pkk bir terör örgütüdür bence... ben pkk yı kesinlikle ve kesinlikle kürt halkının haklarının gözeticisi olarak göremem... bir çok defalar kapatılan partilerin de kesinlikle kapatılmamaış olmaları gerekirdi... türkiyede "parti" kavramına uyan tek parti belki de dtp idi... ama dtp siyasi parti olabilmeyi kendisi beceremedi ki! derim... kürt halkının temsilcisi benim demeyi bile beceremediler!!! topu aldılar pkk ya attılar... dtp ne yaptı mesela? güneydoğuda ki kanayan herhangi bir tarihsel boyutu olan soruna el attı mı? meclise getirdi mi??? hayır... ne yaptılar? "öcalana gidin" dediler... ben mesela buna nasıl "tamam" diyebilirim? ... o zaman dtp ye ne gerek var? kapatılsın gitsin deme hakkım yok mu?... gerek olmayan, üstüne vazife almayan parti ne işe yarar arkadaşım... BECEREMEDİLER!... dtp ye olumlu bakamadığım zaman da ben "milliyetçi, hatta ırkçı faşist" yada "ulusalcı" damgası yiyorsam bunun sorumlusu olarak kendimi göremiyorum... izmirli olmam da cabası:)))...

başı örtülü kişi benim için yobaz değildir... poşulu kişi de terörist değildir... ama ben nedense onlar için "izmirli ulusalcı militarist darbeci faşistim"...:)))... tabii gülüp geçiyorum... bu sıfatlarım da her gün artıyor:) ... bir tek gevurluk vardı ama şimdi faşist de oldum:)...

umarım benim gibi olan aslında büyük bir sessiz kitlenin derdini anlatabiliyorumdur...

KAPİTALİZM:

inanın hiç bir fikrim yok:))... fikrim olmaması normal değil bu konuda tabii ama, ütopyalar üzerinde yazmayı es kaza okuyacak kişiler için bir işkence olarak görüyorum... ne yazık ki vahşi kapitalizmin en azından vahşiliğinin gitmesinin bile çok uzun zaman alacağından eminim... fikirlerimiz çok fazla ütopik... milyarlarca emekçi bir araya gelse 1 adet para babasını alt edemez... tabii şimdilik... sadece neyapılabilinir? bence şu:

olabildiğince globalizmden uzak durarak...

bu yapılabilir mi pratikte? çok zor... ama en az ütopik olan bu bence...

marksizm küreselleşmeye asla bağdaşamaz... ama bağdaştırılmaya çalışılıyor...

ama gelin birlikte şu iş için kafa patlatalım... elden geleni yapalım en azından... "küreselleşme farklı renkleri korumak için hatta zenginleştirmek için çaba sarfetsin ben de daha sıcak bakmaya başlayayım, belki gelecekte ortak bir şekillenme yakalayabiliriz"... yada ben türkiye olarak mesela yada araplar olarak, hintliler, çinliler vs vs vs olarak daha küresel olayım ama "o çok demokratik olan büyük büyük büyük abilem zırt pırt beni aşağılamasın" "minareme karışmamayı öğrensin" mesela... yada imf bana al sana para ama şu vergileri koy demesin... birleşmiş milletleri gerçekten birleşmiş bir milletlere çevirsin...

özetle kapitalizm "insana" değer versin... ama bu değer verme emekçiye al sana 2 kat maaş şeklinde değil de, sosyal boyutlarda olsun... ben köle olmayacağımdan emin olayım yeter bana...

ben (biz) bugünkü hali ile oldukça vahşi olan ve gittikçe daha sevimli gösterilerek daha da vahşileşen bir küreselleşmeyi kabul edemiyorum diye bir takım cahiller beni ulusalcı, milliyetçi, ırkçı yapmasınlar yeter aslında bana... bir takım cahiller bana bu sebeplerden dolayı seni kemalizm bu hale getirdi, sen kemalistsin demesinler! ne alaka? derim daha da kemalist olurum... ben aslında kemalistim... ama cahillerin anladığı anlamda değil... bu anlaşılsın yeter... ama eminim anlaşılmayacak çünkü çoğu kişi için asıl amaç zaten mustafa kemal atatürkü karalamak...

şu yukarıdakileri yazmış olmam bile yazdıklarımın tamamını yok etmeye yeter:))... yani hiç biri görülmeyecek, sadece o 2 cümle görülecek... önemli değil...

bence dünya şu anda da 2 kutuplu ve soğuk savaş döneminin geri kaldığı filan yok... neden? çünkü bir kutup varsa eğer kutup dediğimiz anda zıttı da olmak zorunda... bir kutup var mı? evet var... eğer diğer kutup şekillenememişse hemen şekillendirilip kutup zaten yaratılır... rusya yok mu? eyvah insanları korkutacak bir şey kalmadı!!! hooop hemen çin var... olmadı mı? hooop iran!!!... islami terör!!! aslında yok islami terör filan... ama lazım idi ve yaratıldı... 

dolayısı ile, marksizmin değişim karşısında yenilenmesi de gerekmiyor çünkü aslında değişim filan yok... teknoloji çok ileri zannedilir hep... bir karikatür vardı, mağara adamı tekerleği bulmuş ve "vayyy be icat edilecek ne kaldı ki" diye seviniyordu karikatürde:)))... durum hep böyledir... teknolojinin sınırı yok ki... değişen ne oldu? emekçi kesim önemini yitirdi!!!... yada emekçi kesim değişti diyelim... mesela şimdi 1 mayıs... 1 mayıs artık türkiyede sadece işçinin bayramı değil!!!... teknoloji ile emekçi önemini yitirdi ama emekçinin yeri doldu mu?

bir kere şu siyasi kategorizasyondan bir kurtulmamız lazım... çok güncel bir örnek: ben ithal ete karşı çıktığımda neler neler söylendi bana... (mesleğim gereği)... bir yanda ithal et!!! konu bu!!! ama en sonunda bana söylenen şey "ulusalcı darbecimisin sen!" oldu:)))... bu nedir? KOMEDİ...

ne alaka?

küresel dayatmalar benim üretimimi neredeyse sıfırladı!!! ... türkiyedeki yönetimler doğu anadolyu resmen bitirdiler... GAP bir kenara itildi... üretici yapayalnız kaldı (beter olsunlar diyorum, çünkü onlar sayesinde böyleyiz!)... kızıyor herkes bana ama evet, gerçekleri görene kadar beter olsunlar diyecek kadar kızgınım çünkü... el birliği ile ve küresel dayatmalar sonucunda et üretemez boyuta geldiysek ve çözüm olarak et ithalatı benim önüme getiriliyorsa!!! ben buna şiddetle karşı çıkarım arkadaş... doğu anadoludaki insanları savunduğum için bana milliyetçi deniyorsa da densin... umrumda değil... ama ben neden hans ın cebine para koyayım ki? o para alinin velinin memo nun cebine girsin... dediğim anda ulusalcı oluyorsam... evet ulusalcıyım...

bu çok ince çizgiler üzerinden marksizm yada enternasyonalizm kavgaları yapmaya işi büyütmeye ne gerek var... milliyet önemli değildir, insanlar kardeştir vs vs vs ile bunun alakası yok... insanlar kardeştir ama hans neden memodan daha önemli olsun ki? önce memo diyorum... 

&lt;em&gt;son tahlilde,teoriye saplanıp kalan bir marksizm ile teselli bulmamız çözüm değil.geniş bir kitle tabanı oluşmadığı sürece de Türk Solu Dergisi,İP,olmayan lakliğin savunucusu chp ve diğer muadilleri tarafından savunulagelen kof bir söylem olarak kalacak.sloganlar eşliğinde içi boşaltılmaya devam edecektir.
&lt;/em&gt;

şu sizin yazdığınız italik kısma aynen katılıyorum!!!... farkındaysanız pek teorik laflar etmem... bu saydıklarınız ip türk solu vs, gündemimde yok... ben basit biriyim... artık ben değil de biz diyeyim, bizler adı ve sesi olmayanlar, partimiz yok! derneğimiz de yok... saplantımız, takıntımız da yok... bize genelde sen solcusun derler! bizler de "hadi yaa!" eh iyi bari deriz!!!... daha doğrusu derlerdi... şimdi genelde sen faşistsin diyorlar:)... halbuki alakası yok!!!

destek olmak için türk solu dergisine abone oldum... bilirsiniz türk solu dergisi her hafta gelir, 2-3 ayda bir de ileri dergisi gelir... bir gün ileri dergisinin içinden bir cd çıktı!!! cd "kürtlerden alışveriş yapmayın!!!" diyordu... ne ala!!!... anında aboneliğimi iptal ettim... çünkü ben "gevrek" satın alırken satıcının kafatasını ölçmüyorum... peki ben nasıl bir faşistim böyle??? 

bizler aslında türkiyedeki bütün renkleri kendilerinden daha da çok düşünen ve gereken yerde yüksek sesle bağıran kişileriz...

bizim türkiyenin daha çok doğusundan birer kardeşi vardır... benim 5 tane var... 

biz greenpeace için mesela eylem yaparız... 

bizim gibi olan binlerce kişi geçen sene istanbula bizim için gelip esnaftan dayak yiyip gittiler...!!! yine gelecekler...

ben mesela maddi kaygılar yaşamayan, ömrünü rahat rahat tamamlayıp, zevk sefa ve refah içinde yaşayacak kişiyim ama "memo nun karnı doysun diye" faşist damgası bile yiyorum, önemli değil...

bizim dünyanın her yanından kardeşlerimiz de vardır... kanadalı pislik fok öldürmesin diye çalışırız... aslında bana ne kanadadan!!!

sayın başbakanımız bize kızar... der ki kanadadaki fokla ilgilenenler filistindeki çocukla neden ilgilenmezler! der... hiç üzülmesin, onunla da ilgileniriz bizler... lafla peynir gemisi yürümüyor...

biz aslında karşı olmamıza rağmen, savunanlardan çok daha fazla küreseliz!!! sadece renlere saygılıyız o kadar... aynı saygıyı emperyalist enternasyonalcilerden beklemek ütopya olacak, biliyorum...

gdo ya karşı çıkıyoruz!!! tokat yiyoruz... akp düşmanı diyorlar... desinler...

kişisel olarak ben, mesela nükleer santrale karşı değilim!!! bu sefer de diğerlerinden tokat yiyoruz...

son paragrafınız en can alıcı nokta... ergenekon... insan yazarken bile sağına soluna bakıyor::)))... geçen üniversite sınavında ergenekon ilköğretim okulunda görev gelmişti bana... giderken bile çok korkmuştum:)... şaka bir yana, ergenekon davalarının sonucunu beklemek durumundayız... devam eden bir dava hakkında konuşmak, yazı yazmak gerçekten suçtur aslında... ama çok büyük bir iş gerçekten... karanlık oluşumların "tamamen" ve "tam isabet" aydınlığa kavuşturulmasını bekliyoruz... türkiyedeki herkes gerektiğinde hesap vermelidir diyorum... "herkes" in de altını kalın kalın çiziyorum...

ama bu davaların olması gereken ciddiyette devam etmediğini düşünüyorum... çok ciddi ve çok hızlı olmalı... bir de bilgi kıtlığı var... evet bir şeyler oluyor ama ne oluyor? ben bilmiyorum... aslında kimse de bilmiyor!!!... bütün süreci canlı olarak trt nin bir kanalı sürekli yayınlasa iyi olur...

evet, solcu geçinenler ergenekon a gözlerini kapatamazlar... kapatıyorlarsa solcu değillerdir... solculuğu kullanıyorlardır... 

&lt;em&gt;ama maalesef medyanın zihinlerimizi bulandırması karşısında bocalıyor,birbirimize düşüyoruz.ve bazen farkında olmayarak karayı ak,akı kara görüyoruz.çünkü sistematik bir biçimde bu şekilde görmemiz sağlanıyor.ve bunda da başarılı olunuyor maalesef.&lt;/em&gt;

aynen dediğiniz gibi... bilinçli olarak yapılıyor ama yapan sadece tek bir taraf değil!!! her taraf yapıyor!!!... 

ben kendi adıma şunu rahatlıkla yazabiliyorum, ben her tarafa objektif olarak vurabiliyorum!!! ... vuruyorum derken, aslında çok şiddetli vurmamaya özellikle burada gayret gösteriyorum... çünkü bu sayfalar bence tek taraflı vurma konusunda ısrarlı... araya eleştiri sıkıştırmadan geçemeyeceğim... herkes kendi adına mümkün olduğunca objektif olabilirse eğer, istedikleri kadar uğraşsınlar, kafalar bulanmaz!!!... bir çuval pirinç içinden taşları ayırmayı beceremeyenlerle hiç birimizin yakınlaşması olmamalı!!!... 

bütün bu yazdıklarımdan sonra sayın durhat, sizce ben neciyim??? yada ben ve benim gibi olanlar bir şeyci olup ille de bir kalıbın adamı mı olursak daha iyi olur? yoksa kalıpsız olursak mı daha iyi olur...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sayın durhat&#8230;</p>
<p>olumlu yaklaşımınız için çok teşekkür ederim&#8230; kendisi ile aslında çok da uzak konumlarda olmadığımız, sadece tek bir noktada yakın olamadığımız sayın ali duman ile ilgili konuyu kendisi eğer gerek görürse ali dumana bırakıyorum&#8230; çünkü şunun bilincindeyim, yazı yazan herhangi biri, her zaman derdini tam olarak ifade edemeyebilir, bu mesleği yazarlık olan biri de olabilir, sayın ali duman da olabilir, ben yada siz de olabilirsiniz&#8230; bu hoşgörü kapısı her zaman açık olmak zorundadır&#8230; ben sayın ali dumanı anlamamışımdır, hatalıysam özür diliyorum&#8230;</p>
<p>gelelim sizin yazdıklarınıza&#8230; yazdıklarınızın çok büyük kısmına tamamen katılıyorum&#8230; izninizle bir kez daha yazdıklarınızı cümle cümle okuyup bir şeyler yazmak isterim&#8230;</p>
<p>öncelikle şunu yazmak istiyorum, belki ben genel ortalamanın biraz dışındayım!!&#8230; ve hepimiz aslında her an öğrenme aşamasındayız&#8230; çok uzak olduğum avrupa birliğinin temel yaklaşımlarından biri olan &#8220;hayat boyu eğitim&#8221; kavramına da sıkı sıkı bağlıyım bu sebeple&#8230;</p>
<p>buradan şunu kendi adıma çıkarabiliyorum, ben ve benim gibi bir çok kişi &#8220;bir şeyi tümüyle kabul edemediğimiz gibi, bir şeyi tümden de reddedemiyoruz&#8221; alışık olunamayan durum bu&#8230;</p>
<p>başka isimler vermek yerine, kendimi yazıyorum, lütfen herif gelmiş buraya kendisini anlatıyor yada reklam yapıyor diye düşünmeyin:)&#8230; mesela küreselleşme korkusu 2 konusunda bir yorumcu &#8220;marksizim sonraki uygulayacılarının hataları sebebi ile geri plana kaldı&#8221; diyor&#8230; ama bu ifade kemalizm üzerine yapılan yorumlarda mustafa kemal için kullanılmıyor&#8230; kemalizm tartışılırken &#8220;türkiye yönetimlerinin uygulama sorunları yüzünden bugün bu haldeyiz&#8221; gibi bir ifade aslında her şeyi çözecek&#8230; bu sayfalarda değişik kişilerce bu gerçek bir iki yerde hafifçe -bence zorunlu kalınarak- ifade edilmiş&#8230; ben yaşanan her şeyi bir aşama olarak kabul ediyorum&#8230; mesela sol yıllarca evrim-devrim; devrim-evrim sorununu tartıştı&#8230; ben her aşamayı evrim olarak kabul ediyorum, bakış açım o&#8230; türkiyede yaşanan hiç bir şeyi olumsuz kabul etmiyorum&#8230; tepeden inme hiç bir sistemin yaşayamayacağını düşünüyorum&#8230; hatalı uygulamaları yapanlardan nefret ediyorum&#8230; kemalizm adı altında yapılan hiç bir şeyi tabii ki beğenmiyorum&#8230; netekim paşanın golf pantolonlu bastonlu hali gözümün önünden gitmiyor&#8230; idam edilen, işkence gören çocuklar da gözümün önünden gidemiyor, mümkün değil&#8230; ama netekim paşa yada benzerlerinin yüzünden mustafa kemal atatürkten nefret etmiyorum&#8230; atatürk benim için çok önemli&#8230; özellikle mustafa kemal benim için çok önemli&#8230; sonrasındaki yöneticilerin/yönetimlerin/bürokratların/paşaların tümünü reddediyorum&#8230; belki de tümden reddettiğin tek şey de bu!!! sağını solunu altını üstünü tamamen red ediyorum&#8230; çok yakın tarihimizin tamamını yani ve askeriyle politikacısıyla&#8230; tümüyle reddetmek durumundayım çünkü birbirleri arasında önemli fark görmüyorum ama bu türkiyede olumlu hiç bir şey olmadı bu süreçte anlamına da gelmiyor&#8230;</p>
<p>ben dediğimde rica ediyorum bir kitle olarak düşünün&#8230; ben milliyetçi kesinlikle değilim&#8230; herhangi bir en küçük ayrım bile aklımın ucundan geçmiyor&#8230; benim için kadın-erkek bile yoktur&#8230; sadece polikliniklerde ve tuvaletkerde bu ayrım olabilir&#8230; benim için önemli olan tek şey insandır&#8230; ben kanadalı ve japon pisliklerin fokları çekiçle katletmelerine karşı çok hassasım&#8230; giyim kuşam benim için önemli değil, önemli olan tek şey &#8220;beyin&#8221;&#8230; türkiyedeki renkler her anlamda eşit olmalıdır&#8230; şudur budur&#8230; çok bilinen klişeleri yazıp okumayı sevmeyen kitleye baygınlık vermeyeyim&#8230;</p>
<p>milliyetçi olmamakla beraber ben vatanımı seviyorum&#8230; vatanını sevmek ulusalcılık değilidir&#8230; ben çok sevimli şekillerde insanları köleleşmeye götüren, daha doğrusu insanı yok sayan her türlü harekete de karşıyım&#8230; imf imiş birleşmiş milletlermiş şuymuş buymuş tümü emperyalist oluşumlardır&#8230; avrupa ülkesi yunanistan imf nin kucağına mı oturacak??? nasıl getirildi yunanistan bu duruma??? ben almayayım bu vitrini şahane olan avrupa birliğini!!!&#8230; amerika avrupa israil ve asıl önemlisi dünyadaki &#8220;aileler&#8221; dünyadaki bütün renkleri yok etmeye uğraşırken ben ülkemin renklerini bundan kotumak istiyorsam bu ulusalcılk mı oluyor diye sorarım&#8230; eğer öyle oluyorsa, sorun değil, ben ulusalcıyım der geçerim&#8230;</p>
<p>kürt sorunu! kadın-erkek ayrımını yapmayan biri olarak ben (bizler) nasıl olur da türk-kürt ayrımı yapabiliriz? &#8230; tabii ki adına kemalizm deyip geçiliveren ama benim &#8220;yönetmeyi bilmeyen sistem&#8221; dediğim sistem yüzünden yaşanan sorunlar nedeni ile ortaya çıkan pkk bir terör örgütüdür bence&#8230; ben pkk yı kesinlikle ve kesinlikle kürt halkının haklarının gözeticisi olarak göremem&#8230; bir çok defalar kapatılan partilerin de kesinlikle kapatılmamaış olmaları gerekirdi&#8230; türkiyede &#8220;parti&#8221; kavramına uyan tek parti belki de dtp idi&#8230; ama dtp siyasi parti olabilmeyi kendisi beceremedi ki! derim&#8230; kürt halkının temsilcisi benim demeyi bile beceremediler!!! topu aldılar pkk ya attılar&#8230; dtp ne yaptı mesela? güneydoğuda ki kanayan herhangi bir tarihsel boyutu olan soruna el attı mı? meclise getirdi mi??? hayır&#8230; ne yaptılar? &#8220;öcalana gidin&#8221; dediler&#8230; ben mesela buna nasıl &#8220;tamam&#8221; diyebilirim? &#8230; o zaman dtp ye ne gerek var? kapatılsın gitsin deme hakkım yok mu?&#8230; gerek olmayan, üstüne vazife almayan parti ne işe yarar arkadaşım&#8230; BECEREMEDİLER!&#8230; dtp ye olumlu bakamadığım zaman da ben &#8220;milliyetçi, hatta ırkçı faşist&#8221; yada &#8220;ulusalcı&#8221; damgası yiyorsam bunun sorumlusu olarak kendimi göremiyorum&#8230; izmirli olmam da cabası:)))&#8230;</p>
<p>başı örtülü kişi benim için yobaz değildir&#8230; poşulu kişi de terörist değildir&#8230; ama ben nedense onlar için &#8220;izmirli ulusalcı militarist darbeci faşistim&#8221;&#8230;:)))&#8230; tabii gülüp geçiyorum&#8230; bu sıfatlarım da her gün artıyor:) &#8230; bir tek gevurluk vardı ama şimdi faşist de oldum:)&#8230;</p>
<p>umarım benim gibi olan aslında büyük bir sessiz kitlenin derdini anlatabiliyorumdur&#8230;</p>
<p>KAPİTALİZM:</p>
<p>inanın hiç bir fikrim yok:))&#8230; fikrim olmaması normal değil bu konuda tabii ama, ütopyalar üzerinde yazmayı es kaza okuyacak kişiler için bir işkence olarak görüyorum&#8230; ne yazık ki vahşi kapitalizmin en azından vahşiliğinin gitmesinin bile çok uzun zaman alacağından eminim&#8230; fikirlerimiz çok fazla ütopik&#8230; milyarlarca emekçi bir araya gelse 1 adet para babasını alt edemez&#8230; tabii şimdilik&#8230; sadece neyapılabilinir? bence şu:</p>
<p>olabildiğince globalizmden uzak durarak&#8230;</p>
<p>bu yapılabilir mi pratikte? çok zor&#8230; ama en az ütopik olan bu bence&#8230;</p>
<p>marksizm küreselleşmeye asla bağdaşamaz&#8230; ama bağdaştırılmaya çalışılıyor&#8230;</p>
<p>ama gelin birlikte şu iş için kafa patlatalım&#8230; elden geleni yapalım en azından&#8230; &#8220;küreselleşme farklı renkleri korumak için hatta zenginleştirmek için çaba sarfetsin ben de daha sıcak bakmaya başlayayım, belki gelecekte ortak bir şekillenme yakalayabiliriz&#8221;&#8230; yada ben türkiye olarak mesela yada araplar olarak, hintliler, çinliler vs vs vs olarak daha küresel olayım ama &#8220;o çok demokratik olan büyük büyük büyük abilem zırt pırt beni aşağılamasın&#8221; &#8220;minareme karışmamayı öğrensin&#8221; mesela&#8230; yada imf bana al sana para ama şu vergileri koy demesin&#8230; birleşmiş milletleri gerçekten birleşmiş bir milletlere çevirsin&#8230;</p>
<p>özetle kapitalizm &#8220;insana&#8221; değer versin&#8230; ama bu değer verme emekçiye al sana 2 kat maaş şeklinde değil de, sosyal boyutlarda olsun&#8230; ben köle olmayacağımdan emin olayım yeter bana&#8230;</p>
<p>ben (biz) bugünkü hali ile oldukça vahşi olan ve gittikçe daha sevimli gösterilerek daha da vahşileşen bir küreselleşmeyi kabul edemiyorum diye bir takım cahiller beni ulusalcı, milliyetçi, ırkçı yapmasınlar yeter aslında bana&#8230; bir takım cahiller bana bu sebeplerden dolayı seni kemalizm bu hale getirdi, sen kemalistsin demesinler! ne alaka? derim daha da kemalist olurum&#8230; ben aslında kemalistim&#8230; ama cahillerin anladığı anlamda değil&#8230; bu anlaşılsın yeter&#8230; ama eminim anlaşılmayacak çünkü çoğu kişi için asıl amaç zaten mustafa kemal atatürkü karalamak&#8230;</p>
<p>şu yukarıdakileri yazmış olmam bile yazdıklarımın tamamını yok etmeye yeter:))&#8230; yani hiç biri görülmeyecek, sadece o 2 cümle görülecek&#8230; önemli değil&#8230;</p>
<p>bence dünya şu anda da 2 kutuplu ve soğuk savaş döneminin geri kaldığı filan yok&#8230; neden? çünkü bir kutup varsa eğer kutup dediğimiz anda zıttı da olmak zorunda&#8230; bir kutup var mı? evet var&#8230; eğer diğer kutup şekillenememişse hemen şekillendirilip kutup zaten yaratılır&#8230; rusya yok mu? eyvah insanları korkutacak bir şey kalmadı!!! hooop hemen çin var&#8230; olmadı mı? hooop iran!!!&#8230; islami terör!!! aslında yok islami terör filan&#8230; ama lazım idi ve yaratıldı&#8230; </p>
<p>dolayısı ile, marksizmin değişim karşısında yenilenmesi de gerekmiyor çünkü aslında değişim filan yok&#8230; teknoloji çok ileri zannedilir hep&#8230; bir karikatür vardı, mağara adamı tekerleği bulmuş ve &#8220;vayyy be icat edilecek ne kaldı ki&#8221; diye seviniyordu karikatürde:)))&#8230; durum hep böyledir&#8230; teknolojinin sınırı yok ki&#8230; değişen ne oldu? emekçi kesim önemini yitirdi!!!&#8230; yada emekçi kesim değişti diyelim&#8230; mesela şimdi 1 mayıs&#8230; 1 mayıs artık türkiyede sadece işçinin bayramı değil!!!&#8230; teknoloji ile emekçi önemini yitirdi ama emekçinin yeri doldu mu?</p>
<p>bir kere şu siyasi kategorizasyondan bir kurtulmamız lazım&#8230; çok güncel bir örnek: ben ithal ete karşı çıktığımda neler neler söylendi bana&#8230; (mesleğim gereği)&#8230; bir yanda ithal et!!! konu bu!!! ama en sonunda bana söylenen şey &#8220;ulusalcı darbecimisin sen!&#8221; oldu:)))&#8230; bu nedir? KOMEDİ&#8230;</p>
<p>ne alaka?</p>
<p>küresel dayatmalar benim üretimimi neredeyse sıfırladı!!! &#8230; türkiyedeki yönetimler doğu anadolyu resmen bitirdiler&#8230; GAP bir kenara itildi&#8230; üretici yapayalnız kaldı (beter olsunlar diyorum, çünkü onlar sayesinde böyleyiz!)&#8230; kızıyor herkes bana ama evet, gerçekleri görene kadar beter olsunlar diyecek kadar kızgınım çünkü&#8230; el birliği ile ve küresel dayatmalar sonucunda et üretemez boyuta geldiysek ve çözüm olarak et ithalatı benim önüme getiriliyorsa!!! ben buna şiddetle karşı çıkarım arkadaş&#8230; doğu anadoludaki insanları savunduğum için bana milliyetçi deniyorsa da densin&#8230; umrumda değil&#8230; ama ben neden hans ın cebine para koyayım ki? o para alinin velinin memo nun cebine girsin&#8230; dediğim anda ulusalcı oluyorsam&#8230; evet ulusalcıyım&#8230;</p>
<p>bu çok ince çizgiler üzerinden marksizm yada enternasyonalizm kavgaları yapmaya işi büyütmeye ne gerek var&#8230; milliyet önemli değildir, insanlar kardeştir vs vs vs ile bunun alakası yok&#8230; insanlar kardeştir ama hans neden memodan daha önemli olsun ki? önce memo diyorum&#8230; </p>
<p><em>son tahlilde,teoriye saplanıp kalan bir marksizm ile teselli bulmamız çözüm değil.geniş bir kitle tabanı oluşmadığı sürece de Türk Solu Dergisi,İP,olmayan lakliğin savunucusu chp ve diğer muadilleri tarafından savunulagelen kof bir söylem olarak kalacak.sloganlar eşliğinde içi boşaltılmaya devam edecektir.<br />
</em></p>
<p>şu sizin yazdığınız italik kısma aynen katılıyorum!!!&#8230; farkındaysanız pek teorik laflar etmem&#8230; bu saydıklarınız ip türk solu vs, gündemimde yok&#8230; ben basit biriyim&#8230; artık ben değil de biz diyeyim, bizler adı ve sesi olmayanlar, partimiz yok! derneğimiz de yok&#8230; saplantımız, takıntımız da yok&#8230; bize genelde sen solcusun derler! bizler de &#8220;hadi yaa!&#8221; eh iyi bari deriz!!!&#8230; daha doğrusu derlerdi&#8230; şimdi genelde sen faşistsin diyorlar:)&#8230; halbuki alakası yok!!!</p>
<p>destek olmak için türk solu dergisine abone oldum&#8230; bilirsiniz türk solu dergisi her hafta gelir, 2-3 ayda bir de ileri dergisi gelir&#8230; bir gün ileri dergisinin içinden bir cd çıktı!!! cd &#8220;kürtlerden alışveriş yapmayın!!!&#8221; diyordu&#8230; ne ala!!!&#8230; anında aboneliğimi iptal ettim&#8230; çünkü ben &#8220;gevrek&#8221; satın alırken satıcının kafatasını ölçmüyorum&#8230; peki ben nasıl bir faşistim böyle??? </p>
<p>bizler aslında türkiyedeki bütün renkleri kendilerinden daha da çok düşünen ve gereken yerde yüksek sesle bağıran kişileriz&#8230;</p>
<p>bizim türkiyenin daha çok doğusundan birer kardeşi vardır&#8230; benim 5 tane var&#8230; </p>
<p>biz greenpeace için mesela eylem yaparız&#8230; </p>
<p>bizim gibi olan binlerce kişi geçen sene istanbula bizim için gelip esnaftan dayak yiyip gittiler&#8230;!!! yine gelecekler&#8230;</p>
<p>ben mesela maddi kaygılar yaşamayan, ömrünü rahat rahat tamamlayıp, zevk sefa ve refah içinde yaşayacak kişiyim ama &#8220;memo nun karnı doysun diye&#8221; faşist damgası bile yiyorum, önemli değil&#8230;</p>
<p>bizim dünyanın her yanından kardeşlerimiz de vardır&#8230; kanadalı pislik fok öldürmesin diye çalışırız&#8230; aslında bana ne kanadadan!!!</p>
<p>sayın başbakanımız bize kızar&#8230; der ki kanadadaki fokla ilgilenenler filistindeki çocukla neden ilgilenmezler! der&#8230; hiç üzülmesin, onunla da ilgileniriz bizler&#8230; lafla peynir gemisi yürümüyor&#8230;</p>
<p>biz aslında karşı olmamıza rağmen, savunanlardan çok daha fazla küreseliz!!! sadece renlere saygılıyız o kadar&#8230; aynı saygıyı emperyalist enternasyonalcilerden beklemek ütopya olacak, biliyorum&#8230;</p>
<p>gdo ya karşı çıkıyoruz!!! tokat yiyoruz&#8230; akp düşmanı diyorlar&#8230; desinler&#8230;</p>
<p>kişisel olarak ben, mesela nükleer santrale karşı değilim!!! bu sefer de diğerlerinden tokat yiyoruz&#8230;</p>
<p>son paragrafınız en can alıcı nokta&#8230; ergenekon&#8230; insan yazarken bile sağına soluna bakıyor::)))&#8230; geçen üniversite sınavında ergenekon ilköğretim okulunda görev gelmişti bana&#8230; giderken bile çok korkmuştum:)&#8230; şaka bir yana, ergenekon davalarının sonucunu beklemek durumundayız&#8230; devam eden bir dava hakkında konuşmak, yazı yazmak gerçekten suçtur aslında&#8230; ama çok büyük bir iş gerçekten&#8230; karanlık oluşumların &#8220;tamamen&#8221; ve &#8220;tam isabet&#8221; aydınlığa kavuşturulmasını bekliyoruz&#8230; türkiyedeki herkes gerektiğinde hesap vermelidir diyorum&#8230; &#8220;herkes&#8221; in de altını kalın kalın çiziyorum&#8230;</p>
<p>ama bu davaların olması gereken ciddiyette devam etmediğini düşünüyorum&#8230; çok ciddi ve çok hızlı olmalı&#8230; bir de bilgi kıtlığı var&#8230; evet bir şeyler oluyor ama ne oluyor? ben bilmiyorum&#8230; aslında kimse de bilmiyor!!!&#8230; bütün süreci canlı olarak trt nin bir kanalı sürekli yayınlasa iyi olur&#8230;</p>
<p>evet, solcu geçinenler ergenekon a gözlerini kapatamazlar&#8230; kapatıyorlarsa solcu değillerdir&#8230; solculuğu kullanıyorlardır&#8230; </p>
<p><em>ama maalesef medyanın zihinlerimizi bulandırması karşısında bocalıyor,birbirimize düşüyoruz.ve bazen farkında olmayarak karayı ak,akı kara görüyoruz.çünkü sistematik bir biçimde bu şekilde görmemiz sağlanıyor.ve bunda da başarılı olunuyor maalesef.</em></p>
<p>aynen dediğiniz gibi&#8230; bilinçli olarak yapılıyor ama yapan sadece tek bir taraf değil!!! her taraf yapıyor!!!&#8230; </p>
<p>ben kendi adıma şunu rahatlıkla yazabiliyorum, ben her tarafa objektif olarak vurabiliyorum!!! &#8230; vuruyorum derken, aslında çok şiddetli vurmamaya özellikle burada gayret gösteriyorum&#8230; çünkü bu sayfalar bence tek taraflı vurma konusunda ısrarlı&#8230; araya eleştiri sıkıştırmadan geçemeyeceğim&#8230; herkes kendi adına mümkün olduğunca objektif olabilirse eğer, istedikleri kadar uğraşsınlar, kafalar bulanmaz!!!&#8230; bir çuval pirinç içinden taşları ayırmayı beceremeyenlerle hiç birimizin yakınlaşması olmamalı!!!&#8230; </p>
<p>bütün bu yazdıklarımdan sonra sayın durhat, sizce ben neciyim??? yada ben ve benim gibi olanlar bir şeyci olup ille de bir kalıbın adamı mı olursak daha iyi olur? yoksa kalıpsız olursak mı daha iyi olur&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48997</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 01:09:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48997</guid>
		<description>zafer bey,önce bir noktayı düzeltelim.

yanlış okumadıysam itirazınız ali beyin ideoljik(burada sol)sapmalara yönelik sert eleştirilerine değil;birbiriyle bağdaşmayan globalizmle(ya da küreselleşmeyle)marksizmi aynı potada buluşturuyor olmasına...

peki,ben de düzeltiyorum,çıkış noktanızı bu analoji üzerine kurarak eleştirimi yöneltebelir,bu yönde bir gözlemde bulunabilirdim.

dürüst olmak gerekirse,evet,tam da düşündüğünüz gibi bir okuma yapmışım.

ancak yine de kendimce belirlediğim çelişkiye karşın-bu algı doğru veya yanlış olur,ayrıca tartışılır-kesinlikle politik duruşunuzu bir yere koymak gibi önyargılarım olmadı.

sadece size karşı değil,kesin kanıtları olmadan her hangi birini etiketlemeyi demokratik tartışma etiğine uygun bulmuyorum.

dolayısıyla sizi chp'li,militarist ya da darbe yanlısı gibi düşünmem mümkün değil.ayrıca katılmadığım bir görüşten ötürü doğrudan yaftalama hakkı da bulmuyorum kendimde.

şimdi izninizle yanlış okuma içinde olduğumu düşünerek baştan alayım.

birincisi,ali bey bir kere marksist olma iddiasında bulunmadı.böyle bir iddia olmadan sizce muhatabın "ne kadar merksist olduğunu"sorgulamak ne kadar doğru?

ikinci bir husus,marksizm,karşıtları kadar kendilerini marksist olarak tanımlayanlarca da eleştirlebilir.yeniden tarihsel eleştirisi, bilimsel tahlili yapılabilir.zira her türlü yeniliğe,farklı bakış açılarına açık felsefi bir görüştür marksizm.sosyal adeletin ve evrensel değerlerin hayata geçmesi adına kitlelerce bir umut olarak görülmesi bu karekteristik özelliğinden gelir.dolayısıyla marksizm statik değildir,bir dogma ise hiç değil.bu anlamda elbette çağın koşullarına göre yeniden uyarlanma ve yeniden yorumlanmaya açıktır.bu nedenle-temel ilke ve prensiplerden ödün verilmediği sürece-marksizmi farklı persfektiflerden ele almak revizyonizm,oportünizm olarak kestirip atılmamalı.

gelelim marksizmin küreselleşmeyle ne kadar bağdaşır(!)olduğuna.evet,burada önemli bir handikap var.kuşkusuz marksizmin iktisadi temelleriyle bugün yaşamakta olduğumuz liberal ekonominin birbiriyle uyuşan yanları pek bulunmuyor.zira liberalizm=kapitalizm.elbette toplumun veya bireylerin birinden birini tercih etme hakkı ve bu tercihin dayandığı nedenler,koşullar olacaktır.olmaktadır.ve ayrıca bir gerçek vardır ki bu iki sistem asla bir arada yürüyemez ve birbirleriyle uyum sağlayamaz.her ikisinin karşıtları veya yanlıları da birinden birini tercih edebilir ya da benimseyebilir.daha açık bir ifadeyle ya bundansınız ya da ötekinden;"ortası"yoktur bunun!

belki şu yapılabilir:liberalizm ya da kapitalizm yanlıları ancak kapitalizmin ehlileştirilmesini savunabilirler.burjuva aydınları elbette sınıfsal çıkarları gereği kapitalizmi vahşi yapısından kurtararak daha ılımlı,daha sevimli göstermeye çalışırlar.bugün kapitalizm yanlıları ekonomistlerin,teorisyenlerin de yaptığı budur.oysa liberalizmin varacağı yer en nihayetinde kapitalizmdir.ki kapitalist sistem işleyegörsün varacağı nokta yine "vahşilik"düzeyinde sömürüdür,talandır,tüketim çılgınlığıdır.buna hep beraber tanık oluyoruz.bireyin kendine yabancılaşmasından tutun,kültür erozyonuna,toplumsal yozlaşmaya kadar maalesef tümdünya topluluklarının tehdit eder duruma gelmiştir.kapitalist cephede görünen manzara budur.

ancak diğer yandan değişim dediğimiz bir gerçek var.dünya artık iki kutuplu bir dünya değil.soğuk savaş günleri geride kaldı.dünya emekçi yığınlarının beklentilerini karşılamaktan çok uzak olsa da bir entegrasyon sözkonusu.teknoloji alabildiğne gelişmiş,geliştikçe de küçülüyor dünya.

dolayısıyla marksizmin bu değişim karşısında başedecek düzeye,geniş kitleleri özendirecek açılımlara yönelmesi gerekir.bu dinamizmi yakalamdığı takdirde akedemik kürsülerde dillendirilen ve sadece teoride kalan bir öğreti olmaktan öteye geçemeyecek.nitekim de ülkemizde menzili bu sınırlayıcı yapıdan öteye geçemiyor.

son tahlilde,teoriye saplanıp kalan bir marksizm ile teselli bulmamız çözüm değil.geniş bir kitle tabanı oluşmadığı sürece de Türk Solu Dergisi,İP,olmayan lakliğin savunucusu chp ve diğer muadilleri tarafından savunulagelen kof bir söylem olarak kalacak.sloganlar eşliğinde içi boşaltılmaya devam edecektir.

ben de diyorum ki gelin bu zihniyetlere itibar etmeyelim.gırtlağına kadar karanlık işlere bulaşmış gizli yapılanmalarla marksizmi,sosyalizmi,solu bir yere taşıyamayız.mustafa suphileri karadenizde boğduranlar kimdir?nazımı sürgünlere gönderen kimdir?araştırın.eminim sıkı bir araştırma yaparsanız faillerin bugün en çok sol adına konuşanlardan olduğunu öğrenmeniz zor olmayacaktır.bakın solculuğuyla ünlenmiş,solculuğu kimselere kaptırmayan Cumhuriyet gazetesi bir zamanlar nazımın bir resmini koymuştu gazateye "yayınladık ki bol bol üstüne tüküresiniz"diye not geçmişti.peki daha ne kadar bu dinazorları solcu,demokrat diye baş tacı edeceğiz?mustafa balbay'lar,ümit zileli'ler,nihat genç'ler...bu anlayışın,bu zihniyetin temsilcileri,mirasçılarıdır.şövenizmi yayın ilkesi edinmiş iletişim kurumlarında arzı endam eden bu zatlar ne yazık propagandalarını sol söylem üzerinden yapmaktadırlar.hangi ırkçı yayın kuruluşuna baksanız kalpağı ve kırmızı atkısıyla yalçın küçük'ü bulursunuz,boyun damarları çatlarcasına ergenekon borazanlığı yapan nihat genç'i bulursunuz.peki solcuyum diye ortalıkta gezinenlerin günün 24 saati ergenekon yandaşlığı yapan yayın kuruluşlarında ne işi vardır?bunların üzerinde kafa yormak gerekmez mi?
artık timsah gözyaşlarıyla kimsenin düşüncelerimizi ipotek altına almasına izin vermeyelim.benim samimiyetinizden bir kuşkum yok.emekten yanasınız,eşitlikten yanasınız ama maalesef medyanın zihinlerimizi bulandırması karşısında bocalıyor,birbirimize düşüyoruz.ve bazen farkında olmayarak karayı ak,akı kara görüyoruz.çünkü sistematik bir biçimde bu şekilde görmemiz sağlanıyor.ve bunda da başarılı olunuyor maalesef.

dostlukla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>zafer bey,önce bir noktayı düzeltelim.</p>
<p>yanlış okumadıysam itirazınız ali beyin ideoljik(burada sol)sapmalara yönelik sert eleştirilerine değil;birbiriyle bağdaşmayan globalizmle(ya da küreselleşmeyle)marksizmi aynı potada buluşturuyor olmasına&#8230;</p>
<p>peki,ben de düzeltiyorum,çıkış noktanızı bu analoji üzerine kurarak eleştirimi yöneltebelir,bu yönde bir gözlemde bulunabilirdim.</p>
<p>dürüst olmak gerekirse,evet,tam da düşündüğünüz gibi bir okuma yapmışım.</p>
<p>ancak yine de kendimce belirlediğim çelişkiye karşın-bu algı doğru veya yanlış olur,ayrıca tartışılır-kesinlikle politik duruşunuzu bir yere koymak gibi önyargılarım olmadı.</p>
<p>sadece size karşı değil,kesin kanıtları olmadan her hangi birini etiketlemeyi demokratik tartışma etiğine uygun bulmuyorum.</p>
<p>dolayısıyla sizi chp&#8217;li,militarist ya da darbe yanlısı gibi düşünmem mümkün değil.ayrıca katılmadığım bir görüşten ötürü doğrudan yaftalama hakkı da bulmuyorum kendimde.</p>
<p>şimdi izninizle yanlış okuma içinde olduğumu düşünerek baştan alayım.</p>
<p>birincisi,ali bey bir kere marksist olma iddiasında bulunmadı.böyle bir iddia olmadan sizce muhatabın &#8220;ne kadar merksist olduğunu&#8221;sorgulamak ne kadar doğru?</p>
<p>ikinci bir husus,marksizm,karşıtları kadar kendilerini marksist olarak tanımlayanlarca da eleştirlebilir.yeniden tarihsel eleştirisi, bilimsel tahlili yapılabilir.zira her türlü yeniliğe,farklı bakış açılarına açık felsefi bir görüştür marksizm.sosyal adeletin ve evrensel değerlerin hayata geçmesi adına kitlelerce bir umut olarak görülmesi bu karekteristik özelliğinden gelir.dolayısıyla marksizm statik değildir,bir dogma ise hiç değil.bu anlamda elbette çağın koşullarına göre yeniden uyarlanma ve yeniden yorumlanmaya açıktır.bu nedenle-temel ilke ve prensiplerden ödün verilmediği sürece-marksizmi farklı persfektiflerden ele almak revizyonizm,oportünizm olarak kestirip atılmamalı.</p>
<p>gelelim marksizmin küreselleşmeyle ne kadar bağdaşır(!)olduğuna.evet,burada önemli bir handikap var.kuşkusuz marksizmin iktisadi temelleriyle bugün yaşamakta olduğumuz liberal ekonominin birbiriyle uyuşan yanları pek bulunmuyor.zira liberalizm=kapitalizm.elbette toplumun veya bireylerin birinden birini tercih etme hakkı ve bu tercihin dayandığı nedenler,koşullar olacaktır.olmaktadır.ve ayrıca bir gerçek vardır ki bu iki sistem asla bir arada yürüyemez ve birbirleriyle uyum sağlayamaz.her ikisinin karşıtları veya yanlıları da birinden birini tercih edebilir ya da benimseyebilir.daha açık bir ifadeyle ya bundansınız ya da ötekinden;&#8221;ortası&#8221;yoktur bunun!</p>
<p>belki şu yapılabilir:liberalizm ya da kapitalizm yanlıları ancak kapitalizmin ehlileştirilmesini savunabilirler.burjuva aydınları elbette sınıfsal çıkarları gereği kapitalizmi vahşi yapısından kurtararak daha ılımlı,daha sevimli göstermeye çalışırlar.bugün kapitalizm yanlıları ekonomistlerin,teorisyenlerin de yaptığı budur.oysa liberalizmin varacağı yer en nihayetinde kapitalizmdir.ki kapitalist sistem işleyegörsün varacağı nokta yine &#8220;vahşilik&#8221;düzeyinde sömürüdür,talandır,tüketim çılgınlığıdır.buna hep beraber tanık oluyoruz.bireyin kendine yabancılaşmasından tutun,kültür erozyonuna,toplumsal yozlaşmaya kadar maalesef tümdünya topluluklarının tehdit eder duruma gelmiştir.kapitalist cephede görünen manzara budur.</p>
<p>ancak diğer yandan değişim dediğimiz bir gerçek var.dünya artık iki kutuplu bir dünya değil.soğuk savaş günleri geride kaldı.dünya emekçi yığınlarının beklentilerini karşılamaktan çok uzak olsa da bir entegrasyon sözkonusu.teknoloji alabildiğne gelişmiş,geliştikçe de küçülüyor dünya.</p>
<p>dolayısıyla marksizmin bu değişim karşısında başedecek düzeye,geniş kitleleri özendirecek açılımlara yönelmesi gerekir.bu dinamizmi yakalamdığı takdirde akedemik kürsülerde dillendirilen ve sadece teoride kalan bir öğreti olmaktan öteye geçemeyecek.nitekim de ülkemizde menzili bu sınırlayıcı yapıdan öteye geçemiyor.</p>
<p>son tahlilde,teoriye saplanıp kalan bir marksizm ile teselli bulmamız çözüm değil.geniş bir kitle tabanı oluşmadığı sürece de Türk Solu Dergisi,İP,olmayan lakliğin savunucusu chp ve diğer muadilleri tarafından savunulagelen kof bir söylem olarak kalacak.sloganlar eşliğinde içi boşaltılmaya devam edecektir.</p>
<p>ben de diyorum ki gelin bu zihniyetlere itibar etmeyelim.gırtlağına kadar karanlık işlere bulaşmış gizli yapılanmalarla marksizmi,sosyalizmi,solu bir yere taşıyamayız.mustafa suphileri karadenizde boğduranlar kimdir?nazımı sürgünlere gönderen kimdir?araştırın.eminim sıkı bir araştırma yaparsanız faillerin bugün en çok sol adına konuşanlardan olduğunu öğrenmeniz zor olmayacaktır.bakın solculuğuyla ünlenmiş,solculuğu kimselere kaptırmayan Cumhuriyet gazetesi bir zamanlar nazımın bir resmini koymuştu gazateye &#8220;yayınladık ki bol bol üstüne tüküresiniz&#8221;diye not geçmişti.peki daha ne kadar bu dinazorları solcu,demokrat diye baş tacı edeceğiz?mustafa balbay&#8217;lar,ümit zileli&#8217;ler,nihat genç&#8217;ler&#8230;bu anlayışın,bu zihniyetin temsilcileri,mirasçılarıdır.şövenizmi yayın ilkesi edinmiş iletişim kurumlarında arzı endam eden bu zatlar ne yazık propagandalarını sol söylem üzerinden yapmaktadırlar.hangi ırkçı yayın kuruluşuna baksanız kalpağı ve kırmızı atkısıyla yalçın küçük&#8217;ü bulursunuz,boyun damarları çatlarcasına ergenekon borazanlığı yapan nihat genç&#8217;i bulursunuz.peki solcuyum diye ortalıkta gezinenlerin günün 24 saati ergenekon yandaşlığı yapan yayın kuruluşlarında ne işi vardır?bunların üzerinde kafa yormak gerekmez mi?<br />
artık timsah gözyaşlarıyla kimsenin düşüncelerimizi ipotek altına almasına izin vermeyelim.benim samimiyetinizden bir kuşkum yok.emekten yanasınız,eşitlikten yanasınız ama maalesef medyanın zihinlerimizi bulandırması karşısında bocalıyor,birbirimize düşüyoruz.ve bazen farkında olmayarak karayı ak,akı kara görüyoruz.çünkü sistematik bir biçimde bu şekilde görmemiz sağlanıyor.ve bunda da başarılı olunuyor maalesef.</p>
<p>dostlukla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zafer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48974</link>
		<dc:creator>zafer</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 14:10:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48974</guid>
		<description>&lt;em&gt;durup dururken “siz solcu değilsiniz,marksist hiç değilsiniz”diyerek ali bey’in “solcu”luğunu sorgulayan yorumcu ilginçtir son yorumunda elştirdiği ideolojik duruşa kaptırıyor kendisini.
dolayısıyla burada derin bir çelişki var.
ya bir tavır,duruş veya ideolojik/politik çizgi “eleştirilemez”diyerek kestirip atacaksınız,ki bu zafer beyin dünya görüşüyle örtüşüyor.ya da yeri geldiğinde her olgu,politik akım,ideoloji,inanç vs eleştirlebilir diyecek ve o zaman da elştiriye açık olunacak.
fakat sn.zafer bey sol adına ulusalcılık(hatta milliyetçilik)kıskacına takılan sözüm ona sol zihniyetleri ifşa etti diye ali beye kişiselleşen bir tavırla tepki gösteriyor.&lt;/em&gt;

sayın durhat...

tam tersi, bence 2 kişinin tartışmasındansa araya birilerinin girip fikir belirtmesi çok daha yapıcı ve olumlu...

aslında şu yukarıda yazdıklarınız için öncelikle teşekkür etmek istiyorum... çünkü gerçekten neden öyle bir tavır takınmış olduğumu açıklamam iyi olacak... "siz solcu değilsiniz, marksist hiç değilsiniz" demiş olmamın -ki zannedersem başka bir konu altında idi- sebebi, o yazıda ali beyin özellikle marksizmle hiç ama hiç uyuşmayan söylemleri olması idi... benim bilebildiğim kadarı ile, yanlışsam düzeltin, bilinen globalizme marksizm evet diyemez... diyen bence marksist olamaz... şiddetle bu görüşü savunan kişi ya biri, yada diğeri olabilir... mantık bunu emrediyor...

sayın durhat, "eleştiri" ile "yanlışa tepki gösterme" bir değildir... her görüş elastiktir... ama bu elastikiyet asla belli sınırların da dışına çıkamaz... bu da bir gerçektir... benim görüşüme göre globalizm ile marksizm kavramları aynı cümlede birbirlerini tamamlar nitelikte "marksistler globalizmi savunmalıdırlar" şeklinde kullanılamazlar... hatalı olabilirim, bilgisiz de olabilirim ama bence öyle... elastikiyet nereye kadar sayın durhat...

okurken çok dikkatli okumak lazım... yazan kişi neden o yazıda öyle yazmış, neden bu yazıda böyle yazmış dacaba diye iyice irdelemek lazım... aslında bana yönelttiğiniz eleştirinin bir kısmını da kendinize yöneltmeniz lazım... neden mi? şundan: siz bu zafer burada böyle yazdığına göre kesinlikle böyledir deyip yazılan 1 kelimeye büyük ihtimalle 10 kelime de kendiniz ekliyorsunuz... çok fazla karşılaşılan bir durum bu... direk tek bir anahtar kelimeden tüm kişiliği, politik düşünceyi vs vs vs yi tamamlama olayı bu... mesela ali bey de aynısını yapıyor... zafer atatürkü savundu! demek ki bu adam solcu geçinen bir chp li, chp li ise kesin militaristtir de!! militarist olduğuna göre darbe savucusudur!!! ergenekoncudur... izmirden de bahsetmiştim bir yerlerde!!! amanın bu zafer aynı zamanda faşisttir de!!!... bu böyle devam edip gidiyor ve ben CHP Lİ DEĞİLİM ARKADAŞ diye bağırsam da bir şey değişmiyor...

özetle, bu derin düşünce gibi siteler web sayfaları kategorilerinde "padişah siteler" olarak adlandırılıyorlar... % 80 ağırlıklı benzer görüşe sahip yazar ve takipçinin arasında % 20 lik daha değişik takipçi derdini kolay kolay anlatamıyor... ben yorumlarımı yazarken aşırı bir titizlik göstermek durumundayım aynı zamanda çünkü silinebilir korkusu var... sürekli yazdığım bir başka benzeri sitede ise durum buranın tam tersi!!! bu sayfayı eleştirmek değil bu, mecburen bu tip sayfalar böyle oluyor... bir başka platformda ben 2 cümle ile derdimi anlatabilirken burada 8 paragraf yazmam gerekiyor... 

sayın durhat şurada yazdığım topu topu bir kaç yorumumla benim dünya görüşümü analiz edip de dünya görüşümle örtüşen kısmı bulabildiğiniz için taktir ettim sizi... enternasyonalizm ile globalizmi karşılaştıran kişiye ne yazmamı beklerdiniz? marksist enternasyonalizm ile halkları köleleştirmeyi hedefleyen globalizmi aynı kefeye yerleştiren sayın ali beye evet siz solcusunuz mu deseydim!!!

ali bey gibi söylemleri olan kişiler globalizmin adını değiştirip sofraya koyuyorlar, "emperyalist enternasyonalizm" dendiğinde daha bi sevimli duruyor ve yutturulması ve bazı çevrelere kabul ettirilmesi daha kolay oluyor...

türkiyede son yıllarda bütün kavramlar bilinçli olarak karıştırılarak kafalar bulandırılıyor... şu anda her şey birbirine girmiş durumda... cümlenize durup dururken ifadesi ile başlamışsınız, umarım durup dururken olmadığını iyi ifade edebilmişimdir...

şunu unutmuşum, belki de en önemlisi bu:

&lt;em&gt;fakat sn.zafer bey sol adına ulusalcılık(hatta milliyetçilik)kıskacına takılan sözüm ona sol zihniyetleri ifşa etti diye ali beye kişiselleşen bir tavırla tepki gösteriyor.&lt;/em&gt;

öncelikle, tepki tabii ki kişiselleşen bir tavırla olur! ... benim milliyetçilik kıskacına takılan sol zihniyetleri ifşa etti diye tavır takınmış olduğumu düşünmeniz bile pek normal değil... yukarıda bahsettiğim sorundan kaynaklanıyor bu durum!... zafer olsa olsa bu sebepten tavır takınmıştır!! diye düşünmüş olmalısınız... üstelik ifşa etme deyimi genelde bir şeyleri ilk kez açık açık ortaya döken, bilinmeyeni aydınlığa çıkaran kişiler için kullanılır... ali beyin o yönde herhangi bir şey ifşa ettiğini düşünmüyorum...

saygı ve sevgilerimi yolluyorum...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><em>durup dururken “siz solcu değilsiniz,marksist hiç değilsiniz”diyerek ali bey’in “solcu”luğunu sorgulayan yorumcu ilginçtir son yorumunda elştirdiği ideolojik duruşa kaptırıyor kendisini.<br />
dolayısıyla burada derin bir çelişki var.<br />
ya bir tavır,duruş veya ideolojik/politik çizgi “eleştirilemez”diyerek kestirip atacaksınız,ki bu zafer beyin dünya görüşüyle örtüşüyor.ya da yeri geldiğinde her olgu,politik akım,ideoloji,inanç vs eleştirlebilir diyecek ve o zaman da elştiriye açık olunacak.<br />
fakat sn.zafer bey sol adına ulusalcılık(hatta milliyetçilik)kıskacına takılan sözüm ona sol zihniyetleri ifşa etti diye ali beye kişiselleşen bir tavırla tepki gösteriyor.</em></p>
<p>sayın durhat&#8230;</p>
<p>tam tersi, bence 2 kişinin tartışmasındansa araya birilerinin girip fikir belirtmesi çok daha yapıcı ve olumlu&#8230;</p>
<p>aslında şu yukarıda yazdıklarınız için öncelikle teşekkür etmek istiyorum&#8230; çünkü gerçekten neden öyle bir tavır takınmış olduğumu açıklamam iyi olacak&#8230; &#8220;siz solcu değilsiniz, marksist hiç değilsiniz&#8221; demiş olmamın -ki zannedersem başka bir konu altında idi- sebebi, o yazıda ali beyin özellikle marksizmle hiç ama hiç uyuşmayan söylemleri olması idi&#8230; benim bilebildiğim kadarı ile, yanlışsam düzeltin, bilinen globalizme marksizm evet diyemez&#8230; diyen bence marksist olamaz&#8230; şiddetle bu görüşü savunan kişi ya biri, yada diğeri olabilir&#8230; mantık bunu emrediyor&#8230;</p>
<p>sayın durhat, &#8220;eleştiri&#8221; ile &#8220;yanlışa tepki gösterme&#8221; bir değildir&#8230; her görüş elastiktir&#8230; ama bu elastikiyet asla belli sınırların da dışına çıkamaz&#8230; bu da bir gerçektir&#8230; benim görüşüme göre globalizm ile marksizm kavramları aynı cümlede birbirlerini tamamlar nitelikte &#8220;marksistler globalizmi savunmalıdırlar&#8221; şeklinde kullanılamazlar&#8230; hatalı olabilirim, bilgisiz de olabilirim ama bence öyle&#8230; elastikiyet nereye kadar sayın durhat&#8230;</p>
<p>okurken çok dikkatli okumak lazım&#8230; yazan kişi neden o yazıda öyle yazmış, neden bu yazıda böyle yazmış dacaba diye iyice irdelemek lazım&#8230; aslında bana yönelttiğiniz eleştirinin bir kısmını da kendinize yöneltmeniz lazım&#8230; neden mi? şundan: siz bu zafer burada böyle yazdığına göre kesinlikle böyledir deyip yazılan 1 kelimeye büyük ihtimalle 10 kelime de kendiniz ekliyorsunuz&#8230; çok fazla karşılaşılan bir durum bu&#8230; direk tek bir anahtar kelimeden tüm kişiliği, politik düşünceyi vs vs vs yi tamamlama olayı bu&#8230; mesela ali bey de aynısını yapıyor&#8230; zafer atatürkü savundu! demek ki bu adam solcu geçinen bir chp li, chp li ise kesin militaristtir de!! militarist olduğuna göre darbe savucusudur!!! ergenekoncudur&#8230; izmirden de bahsetmiştim bir yerlerde!!! amanın bu zafer aynı zamanda faşisttir de!!!&#8230; bu böyle devam edip gidiyor ve ben CHP Lİ DEĞİLİM ARKADAŞ diye bağırsam da bir şey değişmiyor&#8230;</p>
<p>özetle, bu derin düşünce gibi siteler web sayfaları kategorilerinde &#8220;padişah siteler&#8221; olarak adlandırılıyorlar&#8230; % 80 ağırlıklı benzer görüşe sahip yazar ve takipçinin arasında % 20 lik daha değişik takipçi derdini kolay kolay anlatamıyor&#8230; ben yorumlarımı yazarken aşırı bir titizlik göstermek durumundayım aynı zamanda çünkü silinebilir korkusu var&#8230; sürekli yazdığım bir başka benzeri sitede ise durum buranın tam tersi!!! bu sayfayı eleştirmek değil bu, mecburen bu tip sayfalar böyle oluyor&#8230; bir başka platformda ben 2 cümle ile derdimi anlatabilirken burada 8 paragraf yazmam gerekiyor&#8230; </p>
<p>sayın durhat şurada yazdığım topu topu bir kaç yorumumla benim dünya görüşümü analiz edip de dünya görüşümle örtüşen kısmı bulabildiğiniz için taktir ettim sizi&#8230; enternasyonalizm ile globalizmi karşılaştıran kişiye ne yazmamı beklerdiniz? marksist enternasyonalizm ile halkları köleleştirmeyi hedefleyen globalizmi aynı kefeye yerleştiren sayın ali beye evet siz solcusunuz mu deseydim!!!</p>
<p>ali bey gibi söylemleri olan kişiler globalizmin adını değiştirip sofraya koyuyorlar, &#8220;emperyalist enternasyonalizm&#8221; dendiğinde daha bi sevimli duruyor ve yutturulması ve bazı çevrelere kabul ettirilmesi daha kolay oluyor&#8230;</p>
<p>türkiyede son yıllarda bütün kavramlar bilinçli olarak karıştırılarak kafalar bulandırılıyor&#8230; şu anda her şey birbirine girmiş durumda&#8230; cümlenize durup dururken ifadesi ile başlamışsınız, umarım durup dururken olmadığını iyi ifade edebilmişimdir&#8230;</p>
<p>şunu unutmuşum, belki de en önemlisi bu:</p>
<p><em>fakat sn.zafer bey sol adına ulusalcılık(hatta milliyetçilik)kıskacına takılan sözüm ona sol zihniyetleri ifşa etti diye ali beye kişiselleşen bir tavırla tepki gösteriyor.</em></p>
<p>öncelikle, tepki tabii ki kişiselleşen bir tavırla olur! &#8230; benim milliyetçilik kıskacına takılan sol zihniyetleri ifşa etti diye tavır takınmış olduğumu düşünmeniz bile pek normal değil&#8230; yukarıda bahsettiğim sorundan kaynaklanıyor bu durum!&#8230; zafer olsa olsa bu sebepten tavır takınmıştır!! diye düşünmüş olmalısınız&#8230; üstelik ifşa etme deyimi genelde bir şeyleri ilk kez açık açık ortaya döken, bilinmeyeni aydınlığa çıkaran kişiler için kullanılır&#8230; ali beyin o yönde herhangi bir şey ifşa ettiğini düşünmüyorum&#8230;</p>
<p>saygı ve sevgilerimi yolluyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>durhat tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48971</link>
		<dc:creator>durhat</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 11:11:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48971</guid>
		<description>katılımcıların birebir yorumlaşmasında araya girmek doğru değil belki.ama bir şey dikkatimi çekti ve belirtmeden geçemiyeceğim.
durup dururken "siz solcu değilsiniz,marksist hiç değilsiniz"diyerek ali bey'in "solcu"luğunu sorgulayan yorumcu ilginçtir son yorumunda elştirdiği ideolojik duruşa kaptırıyor kendisini.
dolayısıyla burada derin bir çelişki var.
ya bir tavır,duruş veya ideolojik/politik çizgi "eleştirilemez"diyerek kestirip atacaksınız,ki bu zafer beyin dünya görüşüyle örtüşüyor.ya da yeri geldiğinde her olgu,politik akım,ideoloji,inanç vs eleştirlebilir diyecek ve  o zaman da elştiriye açık olunacak.
fakat sn.zafer bey sol adına ulusalcılık(hatta milliyetçilik)kıskacına takılan sözüm ona sol zihniyetleri ifşa etti diye ali beye kişiselleşen bir tavırla tepki gösteriyor.çoğulcu düşünceyi,görüş farklılıklarını,sol veya sağ politik akım ya da froksiyonel çeşitliliği vs dem vurarak yapıyor bunu.peki,sağı geçtik sol'un bu denli farklı görüş barındırdığını iddia eden biri acaba bugün ayyuka çıkan sapmalar karşısında eleştiri yapıldığında neden tahammülsüzlüğe varan bir üslupla karşı çıkıyor?öyle ya,madem sol ana akımın içerisinde her türlü görüş ve derinlemesine eleştiri geleneği olduğu varsayılıyor,o halde pekala ali bey'in eleştirleri de anlaşılır bulunmalı.
neden anlaşılr bulunmalı?çünkü meydanlara çıkıp ermeni olayını ırkçı bir mantıkla şövenizme alet eden İP gibi fraksyonlar da solcu geçiniyor.olmayan laikliği bir söylem aracı haline getiren chp de solcu geçiniyor.Türk Solu adı altında faaliyet gösteren aşırı milliyetçi akım da solcu geçiniyor.ergenekona sempati duyduğu halde neoliberalizm,antiemperyalizm sloganlarıyla "antiamerikancı"lık taslayan garabet zihniyetler de kendilerine solcu diyor.
daha sayayım mı bilmiyorum.
dolayısıyla her yanı dökülen,değil marksizmle,solla,sosyal demokrasiyle bağdaşmayan milliyetçi takıntıları sol diye yutturmaya çalışan zihniyetler elbette eleştirelecektir.bundan gocunmanın da manası yok.ha çıkar böyle bir zihniyet yoktur denir ve bu iddia sağlam argümanlarla kanıtlanır amenna.lakin yok şapka kanunu,harf kanunu beğenmedin,lozan'ı sevr'i başarılı bulmadın,perincek'e,aydemir güler'e laf söyledin o halde solculuğun şüpheli diye kimse solu tahlil etmeye kalkışmasın.gerçekler meydanda çünkü.bu adamların solculuğu da sağcılığı da belli.piri yalçın küçük olan,kaynağı Türk Solu Dergisi olanlar solcu geçinse ne yazar sağcı olsa ne değişir?dün abd yanlısıyken moskova düşmanı olan,bugün ergenekon yapılanmasına  duyduğu hayranlık ve yandaşlıkla antiamerikancı geçinenlere solcu denemez kimse kusura bakmasın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>katılımcıların birebir yorumlaşmasında araya girmek doğru değil belki.ama bir şey dikkatimi çekti ve belirtmeden geçemiyeceğim.<br />
durup dururken &#8220;siz solcu değilsiniz,marksist hiç değilsiniz&#8221;diyerek ali bey&#8217;in &#8220;solcu&#8221;luğunu sorgulayan yorumcu ilginçtir son yorumunda elştirdiği ideolojik duruşa kaptırıyor kendisini.<br />
dolayısıyla burada derin bir çelişki var.<br />
ya bir tavır,duruş veya ideolojik/politik çizgi &#8220;eleştirilemez&#8221;diyerek kestirip atacaksınız,ki bu zafer beyin dünya görüşüyle örtüşüyor.ya da yeri geldiğinde her olgu,politik akım,ideoloji,inanç vs eleştirlebilir diyecek ve  o zaman da elştiriye açık olunacak.<br />
fakat sn.zafer bey sol adına ulusalcılık(hatta milliyetçilik)kıskacına takılan sözüm ona sol zihniyetleri ifşa etti diye ali beye kişiselleşen bir tavırla tepki gösteriyor.çoğulcu düşünceyi,görüş farklılıklarını,sol veya sağ politik akım ya da froksiyonel çeşitliliği vs dem vurarak yapıyor bunu.peki,sağı geçtik sol&#8217;un bu denli farklı görüş barındırdığını iddia eden biri acaba bugün ayyuka çıkan sapmalar karşısında eleştiri yapıldığında neden tahammülsüzlüğe varan bir üslupla karşı çıkıyor?öyle ya,madem sol ana akımın içerisinde her türlü görüş ve derinlemesine eleştiri geleneği olduğu varsayılıyor,o halde pekala ali bey&#8217;in eleştirleri de anlaşılır bulunmalı.<br />
neden anlaşılr bulunmalı?çünkü meydanlara çıkıp ermeni olayını ırkçı bir mantıkla şövenizme alet eden İP gibi fraksyonlar da solcu geçiniyor.olmayan laikliği bir söylem aracı haline getiren chp de solcu geçiniyor.Türk Solu adı altında faaliyet gösteren aşırı milliyetçi akım da solcu geçiniyor.ergenekona sempati duyduğu halde neoliberalizm,antiemperyalizm sloganlarıyla &#8220;antiamerikancı&#8221;lık taslayan garabet zihniyetler de kendilerine solcu diyor.<br />
daha sayayım mı bilmiyorum.<br />
dolayısıyla her yanı dökülen,değil marksizmle,solla,sosyal demokrasiyle bağdaşmayan milliyetçi takıntıları sol diye yutturmaya çalışan zihniyetler elbette eleştirelecektir.bundan gocunmanın da manası yok.ha çıkar böyle bir zihniyet yoktur denir ve bu iddia sağlam argümanlarla kanıtlanır amenna.lakin yok şapka kanunu,harf kanunu beğenmedin,lozan&#8217;ı sevr&#8217;i başarılı bulmadın,perincek&#8217;e,aydemir güler&#8217;e laf söyledin o halde solculuğun şüpheli diye kimse solu tahlil etmeye kalkışmasın.gerçekler meydanda çünkü.bu adamların solculuğu da sağcılığı da belli.piri yalçın küçük olan,kaynağı Türk Solu Dergisi olanlar solcu geçinse ne yazar sağcı olsa ne değişir?dün abd yanlısıyken moskova düşmanı olan,bugün ergenekon yapılanmasına  duyduğu hayranlık ve yandaşlıkla antiamerikancı geçinenlere solcu denemez kimse kusura bakmasın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zafer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48966</link>
		<dc:creator>zafer</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 08:36:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48966</guid>
		<description>&lt;em&gt;öncelikle bana yöneltmiş olduğunuz sorular gerçekten güzel sorular, ancak size tavsiyem bana yönelttiğiniz soruları öncelikle kendinize yöneltin ve cevaplamaya çalışın.

chp’yi sol’cu saymıyorsunuz evet ne kadar doğru bir adım bu, özellikle de başlangıç olarak. peki chp sol’cu ise tkp ismini çalan, şu anki tkp mahlaslı parti solcu mudur?&lt;/em&gt;

sayın duman,

sorduğum soruları beğenmişsiniz!! ama ben size soru sormadım ki! neyse, önemli değil...

karşılıklı uzun uzun yorumlaşmayı sevmiyorum çünkü söylenecek her söze söylenecek çok şey her zaman vardır... ben başkaları uzun uzun tartıştığında kızıyorum, aynı konuma düşmekten de hoşlanmıyorum... asıl yazının önemi kayboluyor, konu başka yönlere kayıyor... ama kısacık şunu belirtmek durumundayım, sizin bütün derdiniz solla!!!... bütün yorumlarınız "o sol mu? bu sol mu? şu sol mu? vs vs vs"... çok ilginç... sol içinde o kadar çok fraksiyon var ki... üstelik fikir önemlidir... fikir nereye giriyorsa odur... yazılanlar söylenenler önemli...

ben chp yi sol bulmuyorum, akp bile daha sol diyorum ama siz bana yukarıdaki gibi yanıt veriyorsunuz!!!... ders verir nitelikte yanıtlar!!! ... "başlangıç için iyi bir adım!" ... at gözlüğü takmış gibi takıntılısınız... burada birileri size uymayan bir şeyler yazmışsa kesinlikle "chp li faşit militarist vs vs vs" dir!! kendinizi içine düşmüş olduğunuz bu durumdan en kısa sürede kurtarırsanız iyilik yapmış olursunuz kendinize zira ciddiye alınmıyorsunuz...

bu durumunuzu en iyi gösteren cümleniz ise "peki chp solcu ise......" şeklindeki cümleniz!!!...

kurtarın kendinizi bu chp takıntısından... 

sevr resmi olmayabilir... önemli olan resmi olmayan bir taslak olması değildir... önemli olan canlı canlı yaşanmış olmasıdır... umarım 4 bir yandan yapılan işgale de yalan demezsiniz...

bir çok fraksiyonu olan solun hangisi "sizin için uygunsa" bir zahmet söyleyin, bizler de o kalıba girelim... sizin vereceğiniz eğitim için iyi bir başlangıç olacaktır bu adım...

sizin yaptığınızın aynısını ben yapsam nasıl bir cevap verirsiniz merak ettim... sizce hangisi sağdır? akp? anap? mhp? saadet partisi? alperenler?... ben sosyal demokrasiyi de bu saydıklarıma ilave edip tamamı sağdır diyorum... ama sizin takıntılı durumunuzu takınıp, size soruyorum: bunlardan hangisi sağ?

sağ cenap pek teori üretemediği için olsa gerek, oldukça kısır... ama sol öğle değildir... üşenmesem aşağıya en azından 50 tane sol yazarım... sol kendisi içinde zıtlıkları barındırdığı için fraksiyonlar arasında sürekli zaten kavgalar yaşanır... sola yön veren çok fazla teori mevcuttur... zaten aslında sağ diye bir şey yoktur... sol olmayan sağ olarak kabul edilir zıttı da bulunsun diye!!!... ama yine de merak ettim, hangisi sizce sağ?

hasta adam evet zayen yıkılacaktı!! yıkılmaya yüz tuttuğu yüzlerce sene öncesinden bile belli idi... zaten yıkılmıştı!!... o yüzden işin o kısmı bence hikaye... osmanlıyı osmanlı yapan "mükemmel devlet yönetimi ve anlayışı" idi... o anlayış ne zaman sulandı? işte o zaman hasta adam yıkıldı zaten... sadece devlerin yıkılması biraz zaman alıyor... sizin yazdığınız hikaye hoşuma gitmedi değil aslında ama ne yazık ki öyle olmadı...

dünyanın kalbur üstü tarihçileri bile hiç bir konuda bu kadar kesin konuşamazlar... hiç bir bilim insanı zaten hiç bir konuda kesin ve net konuşamaz... sürekli bir miktar şüphe olmalıdır... ama siz dahil bir çok kişi, her konuda kendi değişmez doğrularınıza -ki buna saplantı deniyor- anormal derecede bağlısınız... ben bir kişi çok kesin konuşuyor ise herhangi bir konuda, o anda üzerini çizer geçerim... çizdim de zaten...

size katılmayan herkesi anında takılı kaldığınız kalıplara sokma mantıksızlığından bir gün kurtulursanız, kendiniz için iyi bir şey yapmış olursunuz...

saygı ve sevgilerimle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><em>öncelikle bana yöneltmiş olduğunuz sorular gerçekten güzel sorular, ancak size tavsiyem bana yönelttiğiniz soruları öncelikle kendinize yöneltin ve cevaplamaya çalışın.</p>
<p>chp’yi sol’cu saymıyorsunuz evet ne kadar doğru bir adım bu, özellikle de başlangıç olarak. peki chp sol’cu ise tkp ismini çalan, şu anki tkp mahlaslı parti solcu mudur?</em></p>
<p>sayın duman,</p>
<p>sorduğum soruları beğenmişsiniz!! ama ben size soru sormadım ki! neyse, önemli değil&#8230;</p>
<p>karşılıklı uzun uzun yorumlaşmayı sevmiyorum çünkü söylenecek her söze söylenecek çok şey her zaman vardır&#8230; ben başkaları uzun uzun tartıştığında kızıyorum, aynı konuma düşmekten de hoşlanmıyorum&#8230; asıl yazının önemi kayboluyor, konu başka yönlere kayıyor&#8230; ama kısacık şunu belirtmek durumundayım, sizin bütün derdiniz solla!!!&#8230; bütün yorumlarınız &#8220;o sol mu? bu sol mu? şu sol mu? vs vs vs&#8221;&#8230; çok ilginç&#8230; sol içinde o kadar çok fraksiyon var ki&#8230; üstelik fikir önemlidir&#8230; fikir nereye giriyorsa odur&#8230; yazılanlar söylenenler önemli&#8230;</p>
<p>ben chp yi sol bulmuyorum, akp bile daha sol diyorum ama siz bana yukarıdaki gibi yanıt veriyorsunuz!!!&#8230; ders verir nitelikte yanıtlar!!! &#8230; &#8220;başlangıç için iyi bir adım!&#8221; &#8230; at gözlüğü takmış gibi takıntılısınız&#8230; burada birileri size uymayan bir şeyler yazmışsa kesinlikle &#8220;chp li faşit militarist vs vs vs&#8221; dir!! kendinizi içine düşmüş olduğunuz bu durumdan en kısa sürede kurtarırsanız iyilik yapmış olursunuz kendinize zira ciddiye alınmıyorsunuz&#8230;</p>
<p>bu durumunuzu en iyi gösteren cümleniz ise &#8220;peki chp solcu ise&#8230;&#8230;&#8221; şeklindeki cümleniz!!!&#8230;</p>
<p>kurtarın kendinizi bu chp takıntısından&#8230; </p>
<p>sevr resmi olmayabilir&#8230; önemli olan resmi olmayan bir taslak olması değildir&#8230; önemli olan canlı canlı yaşanmış olmasıdır&#8230; umarım 4 bir yandan yapılan işgale de yalan demezsiniz&#8230;</p>
<p>bir çok fraksiyonu olan solun hangisi &#8220;sizin için uygunsa&#8221; bir zahmet söyleyin, bizler de o kalıba girelim&#8230; sizin vereceğiniz eğitim için iyi bir başlangıç olacaktır bu adım&#8230;</p>
<p>sizin yaptığınızın aynısını ben yapsam nasıl bir cevap verirsiniz merak ettim&#8230; sizce hangisi sağdır? akp? anap? mhp? saadet partisi? alperenler?&#8230; ben sosyal demokrasiyi de bu saydıklarıma ilave edip tamamı sağdır diyorum&#8230; ama sizin takıntılı durumunuzu takınıp, size soruyorum: bunlardan hangisi sağ?</p>
<p>sağ cenap pek teori üretemediği için olsa gerek, oldukça kısır&#8230; ama sol öğle değildir&#8230; üşenmesem aşağıya en azından 50 tane sol yazarım&#8230; sol kendisi içinde zıtlıkları barındırdığı için fraksiyonlar arasında sürekli zaten kavgalar yaşanır&#8230; sola yön veren çok fazla teori mevcuttur&#8230; zaten aslında sağ diye bir şey yoktur&#8230; sol olmayan sağ olarak kabul edilir zıttı da bulunsun diye!!!&#8230; ama yine de merak ettim, hangisi sizce sağ?</p>
<p>hasta adam evet zayen yıkılacaktı!! yıkılmaya yüz tuttuğu yüzlerce sene öncesinden bile belli idi&#8230; zaten yıkılmıştı!!&#8230; o yüzden işin o kısmı bence hikaye&#8230; osmanlıyı osmanlı yapan &#8220;mükemmel devlet yönetimi ve anlayışı&#8221; idi&#8230; o anlayış ne zaman sulandı? işte o zaman hasta adam yıkıldı zaten&#8230; sadece devlerin yıkılması biraz zaman alıyor&#8230; sizin yazdığınız hikaye hoşuma gitmedi değil aslında ama ne yazık ki öyle olmadı&#8230;</p>
<p>dünyanın kalbur üstü tarihçileri bile hiç bir konuda bu kadar kesin konuşamazlar&#8230; hiç bir bilim insanı zaten hiç bir konuda kesin ve net konuşamaz&#8230; sürekli bir miktar şüphe olmalıdır&#8230; ama siz dahil bir çok kişi, her konuda kendi değişmez doğrularınıza -ki buna saplantı deniyor- anormal derecede bağlısınız&#8230; ben bir kişi çok kesin konuşuyor ise herhangi bir konuda, o anda üzerini çizer geçerim&#8230; çizdim de zaten&#8230;</p>
<p>size katılmayan herkesi anında takılı kaldığınız kalıplara sokma mantıksızlığından bir gün kurtulursanız, kendiniz için iyi bir şey yapmış olursunuz&#8230;</p>
<p>saygı ve sevgilerimle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ali duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48942</link>
		<dc:creator>ali duman</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2010 16:59:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48942</guid>
		<description>sn. zafer bey,

öncelikle bana yöneltmiş olduğunuz sorular gerçekten güzel sorular, ancak size tavsiyem bana yönelttiğiniz soruları öncelikle kendinize yöneltin ve cevaplamaya çalışın.

chp'yi sol'cu saymıyorsunuz evet ne kadar doğru bir adım bu, özellikle de başlangıç olarak. peki chp sol'cu ise tkp ismini çalan, şu anki tkp mahlaslı parti solcu mudur?

ya da müesses nizamın sol kılıklı beslemelerinden olan oğuzhan müftüoğlu partisi ödp de solcu mudur? yoksa ergenekoncu mu?

elbette ben küreselleşmeyi savunmuyorum, küreselleşmenin geç kalmış bir yanıt olduğunu söylüyorum, ancak küreselleşmeyi "tu kaka" ilan edip, varolan statükonun savunulmasının da solculuk olmadığını söylüyorum, hiç bir şey üretmeden, herşeye muhalefet edilmesinin solculuk olmadığını söylüyorum, teze, karşı tezle yanıt verilmesini söylüyorum. 

size burada uzun uzun anlatacak değilim, ancak ne varki kemalizm kuyrukçuluğunda kalarak ne solcu olabilirsiniz, ne de sağcı, hatta bu dünyaya ait olabilmeniz bile zor. acizane tavsiyem öncelikle yaptığı tespitlerin cezasını kemalizmin zindanlarında yıllarca yatarak ödeyen fikret başkaya'nın "paradigmanın iflası"nı okumanızı tavsiye ediyorum, gerci biraz eski yani bir 15 yıl kadar oldu, paradigmanın iflasının yazılması, ancak en azından hala yalanlar silsilesi olan paradigmanın iflasını anlayamayanlar için iyi  bir kaynaktır.

mesala bu "sevr" de paradigmaya ait bir yalandır, zira sevr diye bir antlaşma hiç bir zaman resmen olmadı,o bir taslaktı ve yerini lozan aldı, lozan bu yüzden imparatorluğun yağma edilme belgesidir, sadece imparatoruğun maddi olarak yağma edilmesi değildir, aynı zamanda kültürel olarakta yağma edilmesidir, zira bugün arkamıza baktığımızda 1923 cumhuriyet ilanından başka bir şey görememekteyiz, sanki o imparatoruğu biz hiç yaşamamış gibiyiz, bunun nedenini ise lozanın gizli hükümlerinde aramak gerekir, aynen petrolumüzü niye çıkaramadığımızın nedeninde olduğu gibi.

kaldıki "hasta adam", "zatan yıkılacaktı" gibi teraneler sadece birer zügürt tesellisidir, osmanlı yıkılmıştır, ancak osmanlının yıkılması için düşmana ihtayaç olmamıştır, osmanlı bizzat ittihat teraki zırvası yüzünden yıkılmıştır. o ittihatçı zırvası sırf kabineyi istediği gibi değiştirebimek için orduyu balkan harbinde savaştırmamış, çapulcudan kurulu bulgar ordusu çatalcaya kadar gelmiş, bunun üzerine kabine değiştirilerek, ittihatçı kukla kabine işbaşına getirilmiştir. bu örnekleri sıralamakta yersiz, zira kemalizmin beyin yıkama merkezlerinde 90 yıldır beyni yıkananları ikna etmek gibi  bir derdim yok, nasıl olsa tarih bunu önümüze koyuyor, ayrıca devletçiliği savunan bir solculuğun sonunu yaşadık biliyoruz, o solculuk ya nazizme dönüşüyor, ya da stanilinzme dönüşüyor, bunu defalarca yaşamak insanlık adına kayıptır, işte bunu algılayan ve küllerinden yeni bir sol yaratmaya çalışan neferlerden biri olan nabi yağcıyı sahte solcuların veya kendini solcu sananların anlamalarını beklemiyorum. zira bu kurşun asker, devlet beslemesi solcular, çekoslavakya işgalinde sscb'ye karşı çıkan tip başkanı mehmet ali aybarı anlamamışlardı, o gün mehmet ali aybarı anlamamakla,bugün nabi  yağcıyı anlamamak arasında  hiç bir fark yok. 

bunu algılamaktan aciz olan solculuğun geldiği noktanın bir ergenekon siyaseti olan "akp düşmanlığı" temelinde, 12 eylül anayasasını bile savunuyor olmalarına şaşmamak gerekir.

bu nasıl bir solculuk ise en nihayet ergenekonu da savunuyor, 27 mayısı da, 28 şubatı ta, 82 anayasasını da, lozanı da, ittihatçı enveri de, ermeni tehcirini de, kart-kurt seslerinden kürt türetmeyi de yani kısaca resmi ideoloji adına tüm yalanları da...

solculuk buysa, siz solcu olun, bu solculuk size kalsın, ben almayayım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sn. zafer bey,</p>
<p>öncelikle bana yöneltmiş olduğunuz sorular gerçekten güzel sorular, ancak size tavsiyem bana yönelttiğiniz soruları öncelikle kendinize yöneltin ve cevaplamaya çalışın.</p>
<p>chp&#8217;yi sol&#8217;cu saymıyorsunuz evet ne kadar doğru bir adım bu, özellikle de başlangıç olarak. peki chp sol&#8217;cu ise tkp ismini çalan, şu anki tkp mahlaslı parti solcu mudur?</p>
<p>ya da müesses nizamın sol kılıklı beslemelerinden olan oğuzhan müftüoğlu partisi ödp de solcu mudur? yoksa ergenekoncu mu?</p>
<p>elbette ben küreselleşmeyi savunmuyorum, küreselleşmenin geç kalmış bir yanıt olduğunu söylüyorum, ancak küreselleşmeyi &#8220;tu kaka&#8221; ilan edip, varolan statükonun savunulmasının da solculuk olmadığını söylüyorum, hiç bir şey üretmeden, herşeye muhalefet edilmesinin solculuk olmadığını söylüyorum, teze, karşı tezle yanıt verilmesini söylüyorum. </p>
<p>size burada uzun uzun anlatacak değilim, ancak ne varki kemalizm kuyrukçuluğunda kalarak ne solcu olabilirsiniz, ne de sağcı, hatta bu dünyaya ait olabilmeniz bile zor. acizane tavsiyem öncelikle yaptığı tespitlerin cezasını kemalizmin zindanlarında yıllarca yatarak ödeyen fikret başkaya&#8217;nın &#8220;paradigmanın iflası&#8221;nı okumanızı tavsiye ediyorum, gerci biraz eski yani bir 15 yıl kadar oldu, paradigmanın iflasının yazılması, ancak en azından hala yalanlar silsilesi olan paradigmanın iflasını anlayamayanlar için iyi  bir kaynaktır.</p>
<p>mesala bu &#8220;sevr&#8221; de paradigmaya ait bir yalandır, zira sevr diye bir antlaşma hiç bir zaman resmen olmadı,o bir taslaktı ve yerini lozan aldı, lozan bu yüzden imparatorluğun yağma edilme belgesidir, sadece imparatoruğun maddi olarak yağma edilmesi değildir, aynı zamanda kültürel olarakta yağma edilmesidir, zira bugün arkamıza baktığımızda 1923 cumhuriyet ilanından başka bir şey görememekteyiz, sanki o imparatoruğu biz hiç yaşamamış gibiyiz, bunun nedenini ise lozanın gizli hükümlerinde aramak gerekir, aynen petrolumüzü niye çıkaramadığımızın nedeninde olduğu gibi.</p>
<p>kaldıki &#8220;hasta adam&#8221;, &#8220;zatan yıkılacaktı&#8221; gibi teraneler sadece birer zügürt tesellisidir, osmanlı yıkılmıştır, ancak osmanlının yıkılması için düşmana ihtayaç olmamıştır, osmanlı bizzat ittihat teraki zırvası yüzünden yıkılmıştır. o ittihatçı zırvası sırf kabineyi istediği gibi değiştirebimek için orduyu balkan harbinde savaştırmamış, çapulcudan kurulu bulgar ordusu çatalcaya kadar gelmiş, bunun üzerine kabine değiştirilerek, ittihatçı kukla kabine işbaşına getirilmiştir. bu örnekleri sıralamakta yersiz, zira kemalizmin beyin yıkama merkezlerinde 90 yıldır beyni yıkananları ikna etmek gibi  bir derdim yok, nasıl olsa tarih bunu önümüze koyuyor, ayrıca devletçiliği savunan bir solculuğun sonunu yaşadık biliyoruz, o solculuk ya nazizme dönüşüyor, ya da stanilinzme dönüşüyor, bunu defalarca yaşamak insanlık adına kayıptır, işte bunu algılayan ve küllerinden yeni bir sol yaratmaya çalışan neferlerden biri olan nabi yağcıyı sahte solcuların veya kendini solcu sananların anlamalarını beklemiyorum. zira bu kurşun asker, devlet beslemesi solcular, çekoslavakya işgalinde sscb&#8217;ye karşı çıkan tip başkanı mehmet ali aybarı anlamamışlardı, o gün mehmet ali aybarı anlamamakla,bugün nabi  yağcıyı anlamamak arasında  hiç bir fark yok. </p>
<p>bunu algılamaktan aciz olan solculuğun geldiği noktanın bir ergenekon siyaseti olan &#8220;akp düşmanlığı&#8221; temelinde, 12 eylül anayasasını bile savunuyor olmalarına şaşmamak gerekir.</p>
<p>bu nasıl bir solculuk ise en nihayet ergenekonu da savunuyor, 27 mayısı da, 28 şubatı ta, 82 anayasasını da, lozanı da, ittihatçı enveri de, ermeni tehcirini de, kart-kurt seslerinden kürt türetmeyi de yani kısaca resmi ideoloji adına tüm yalanları da&#8230;</p>
<p>solculuk buysa, siz solcu olun, bu solculuk size kalsın, ben almayayım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zafer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48875</link>
		<dc:creator>zafer</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 21:56:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48875</guid>
		<description>sayın ali duman... sizi okudukça şaşırıyorum!!!... hiç bir zaman bu kadar kesin konuşmam... ama şimdi çok emin ve çok kesin olarak yazıyorum ki siz solcu filan değilsiniz... taklit yapıyorsunuz... çok da kötü bir taklit... dünyanın herhangi bir yerinden herhangi bir marksisti, enternasyonalisti, globalisti ve antiglobalisti getirin, sizin bu derin düşünce sayfalarında yazdığınız konu ile ilgili yorumlarınızı okutun, kesinlikle tamamı size güler... son günlerde okuduğum tüm yorumlarınızı birlikte göz önüne alarak bunu yazıyorum... birincisi sizin amacınız solculuk filan değil, sadece tek bir derdiniz var, o da kemalizm... gördüğüm kadarıyla yazdıklarınızın tamamı sonuçta tek bir noktaya çıkıyor...

sizi yargılamak haddim olmamakla birlikte, ciddi biçimde hatalı bilgiler sunan yorumlar gördüğümde de fikrimi belirtmek zorundayım...

genel konjonktür içerisinde cımbızla tek bir olguyu çekip ayırıp sadece o olguyu yorumlamak en başta bilimsel bakış açısına terstir... tüm bilim dallarında incelenen konu zamansal ve çevresel koşullar baz alınarak irdelenebilir... eğer öyle değilse anında üzeri çizilip atılır...

lozan başarı değildir tabii ki... ama sevr sonrasında lozan kesinlikle başarıdır... hiç bir imparatorluk sonsuza kadar devam edemez gerçeği göz önüne alındığında sıfırı tüketmiş bir imparatorluktan yeni bir cumhuriyet çıkarılmasının neresi başarısızlıktır ki?... ama amaç en baştan karalamak ise, tabii ki lozan başarısızlıktır... bu şekilde kısır bakış açısı ile yola devam edersek dünyada başarı örneği kalmaz... üzerinde güneş batmayan imparatorlukların üzerinde bugün güneş artık batıyorsa bu da başarı değildir... sizinki nasıl bir mantıktır anlamadım...

şapka!!! gına geldi şapka örneğinden artık... şapka tabii ki devrim olamaz... sadece bir semboldür... alfabe örneği hiç verilmez nedense, sadece şapkaya takılır kafalar... alfabenin değişmesi devrim midir? bence evet... ve sizin sıkı sıkıya bağlı olduğunuz "küreselleşme" konusunda atılmış ilk büyük adımdır!!! ... ölçü birimlerinin değiştirilmesi de öyledir... eğitimin birleştirilmesi de öyle... o zaman koşullarında bunlar atılmış çok büyük adımlardır... doğrudur yada yanlıştır, o kişiden kişiye değişir, bir şey diyemem ama çok büyük "açılımlar" oldukları kesindir en azından...

chp sol filan değildir... akp daha sol bir partidir bence... türkiyede chp ye oy verenlerin neden verdiklerini anlıyor olmalısınız... sol parti olduğu için değil... çok fazla klişe laflar ve yaklaşımlar bunlar... baykalı sevmeyenlerdir chp ye oy verenler... chp ye oy vermeyenlerin de aslında baykalı çok sevmeleri lazım!!!

siz eğer nabi yağcının şu yaklaşımlarını doğruluyorsanız, üzgünüm siz solcu filan değilsiniz... enternasyonalist hiç değilsiniz... ben inanmıyorum, inanan inanır sizin solculuğunuza benim sorunum değil...

siz marksizmi ve enternasyonalizmi kesinlikle hiç bilmiyorsunuz... yada yukarıda yazdığım gibi, biliyormuş gibi davranıyorsunuz...

7 milyon km karelik imparatorluğu tarumar eden lozan mı? nasıl bir mantıktır bu... bu durumda istanbulu osmanlıya veren de bizanslılar mı oluyor!!! 2 sene sonra istanbulun bir yakasını osmanlıdan geri alsalardı bu başarı olmayacakmıydı???... bence dünya tarihini tamamen değiştiren bir başarı olacaktı!!! ama sizin mantığınıza göre başarısızlık olacaktı...

anadolu topraklarının bugünkü hali ile bile olsa kalmış olması da dünya tarihini çok fazla ve önemli ölçüde etkileyen bir başarı olmuştur bence... ama tabii bakış açısına göre değişir... bence olağanüstü bir başarı ama sizce çok büyük başarısızlık olabilir... beni ilgilendirmez...

objektif olmak şarttır... bence objektiflik en büyük ahlaki değerlerden birisidir... ben yenilgiye uğrasam bile, beni yenen kişinin çok başarılı olduğunu söyleyerek yenilirim... bunu söyleyemiyorsam kendimi ahlaksız olarak görürüm... 

devlet faşizminin adının solculuk olduğunu söyleyen sizsiniz!!! tabii solculuk anlayışınızın tersliğinden kaynaklanıyor bu... o kadar ters bir anlayışınız var ki! dünya solunun savaşmakta olduğu globalizm size göre enternasyonalizm!!! çok ilginç... bütün bunları üşenmeden yazıyor olmamın sebebi, gerçekten neyin ne olduğunu bilmeyen birilerinin sizi okuyup sizin gibi olmalarını bir parça engellemek...

siz nasyonalizmi, gericiliği, sosyal demokrasiyi, marksizmi, enternasyonalizmi ve küreselciliği iyice çorba yapmışsınız...

dünya marksistlerinin izledikleri yolu yöntemi iyi takip edin... küreselleşme karşıtları kimlerdir bir ilgilenin... enternasyonalizm tam olarak ne söyler öğrenin... siz koyu marksist gibi yazıyorsunuz ama marksizim karşıtları bile sizin yazdıklarınızı okuyup eminim sıkı marksist olmayı bile düşünmeye başlıyorlardır...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sayın ali duman&#8230; sizi okudukça şaşırıyorum!!!&#8230; hiç bir zaman bu kadar kesin konuşmam&#8230; ama şimdi çok emin ve çok kesin olarak yazıyorum ki siz solcu filan değilsiniz&#8230; taklit yapıyorsunuz&#8230; çok da kötü bir taklit&#8230; dünyanın herhangi bir yerinden herhangi bir marksisti, enternasyonalisti, globalisti ve antiglobalisti getirin, sizin bu derin düşünce sayfalarında yazdığınız konu ile ilgili yorumlarınızı okutun, kesinlikle tamamı size güler&#8230; son günlerde okuduğum tüm yorumlarınızı birlikte göz önüne alarak bunu yazıyorum&#8230; birincisi sizin amacınız solculuk filan değil, sadece tek bir derdiniz var, o da kemalizm&#8230; gördüğüm kadarıyla yazdıklarınızın tamamı sonuçta tek bir noktaya çıkıyor&#8230;</p>
<p>sizi yargılamak haddim olmamakla birlikte, ciddi biçimde hatalı bilgiler sunan yorumlar gördüğümde de fikrimi belirtmek zorundayım&#8230;</p>
<p>genel konjonktür içerisinde cımbızla tek bir olguyu çekip ayırıp sadece o olguyu yorumlamak en başta bilimsel bakış açısına terstir&#8230; tüm bilim dallarında incelenen konu zamansal ve çevresel koşullar baz alınarak irdelenebilir&#8230; eğer öyle değilse anında üzeri çizilip atılır&#8230;</p>
<p>lozan başarı değildir tabii ki&#8230; ama sevr sonrasında lozan kesinlikle başarıdır&#8230; hiç bir imparatorluk sonsuza kadar devam edemez gerçeği göz önüne alındığında sıfırı tüketmiş bir imparatorluktan yeni bir cumhuriyet çıkarılmasının neresi başarısızlıktır ki?&#8230; ama amaç en baştan karalamak ise, tabii ki lozan başarısızlıktır&#8230; bu şekilde kısır bakış açısı ile yola devam edersek dünyada başarı örneği kalmaz&#8230; üzerinde güneş batmayan imparatorlukların üzerinde bugün güneş artık batıyorsa bu da başarı değildir&#8230; sizinki nasıl bir mantıktır anlamadım&#8230;</p>
<p>şapka!!! gına geldi şapka örneğinden artık&#8230; şapka tabii ki devrim olamaz&#8230; sadece bir semboldür&#8230; alfabe örneği hiç verilmez nedense, sadece şapkaya takılır kafalar&#8230; alfabenin değişmesi devrim midir? bence evet&#8230; ve sizin sıkı sıkıya bağlı olduğunuz &#8220;küreselleşme&#8221; konusunda atılmış ilk büyük adımdır!!! &#8230; ölçü birimlerinin değiştirilmesi de öyledir&#8230; eğitimin birleştirilmesi de öyle&#8230; o zaman koşullarında bunlar atılmış çok büyük adımlardır&#8230; doğrudur yada yanlıştır, o kişiden kişiye değişir, bir şey diyemem ama çok büyük &#8220;açılımlar&#8221; oldukları kesindir en azından&#8230;</p>
<p>chp sol filan değildir&#8230; akp daha sol bir partidir bence&#8230; türkiyede chp ye oy verenlerin neden verdiklerini anlıyor olmalısınız&#8230; sol parti olduğu için değil&#8230; çok fazla klişe laflar ve yaklaşımlar bunlar&#8230; baykalı sevmeyenlerdir chp ye oy verenler&#8230; chp ye oy vermeyenlerin de aslında baykalı çok sevmeleri lazım!!!</p>
<p>siz eğer nabi yağcının şu yaklaşımlarını doğruluyorsanız, üzgünüm siz solcu filan değilsiniz&#8230; enternasyonalist hiç değilsiniz&#8230; ben inanmıyorum, inanan inanır sizin solculuğunuza benim sorunum değil&#8230;</p>
<p>siz marksizmi ve enternasyonalizmi kesinlikle hiç bilmiyorsunuz&#8230; yada yukarıda yazdığım gibi, biliyormuş gibi davranıyorsunuz&#8230;</p>
<p>7 milyon km karelik imparatorluğu tarumar eden lozan mı? nasıl bir mantıktır bu&#8230; bu durumda istanbulu osmanlıya veren de bizanslılar mı oluyor!!! 2 sene sonra istanbulun bir yakasını osmanlıdan geri alsalardı bu başarı olmayacakmıydı???&#8230; bence dünya tarihini tamamen değiştiren bir başarı olacaktı!!! ama sizin mantığınıza göre başarısızlık olacaktı&#8230;</p>
<p>anadolu topraklarının bugünkü hali ile bile olsa kalmış olması da dünya tarihini çok fazla ve önemli ölçüde etkileyen bir başarı olmuştur bence&#8230; ama tabii bakış açısına göre değişir&#8230; bence olağanüstü bir başarı ama sizce çok büyük başarısızlık olabilir&#8230; beni ilgilendirmez&#8230;</p>
<p>objektif olmak şarttır&#8230; bence objektiflik en büyük ahlaki değerlerden birisidir&#8230; ben yenilgiye uğrasam bile, beni yenen kişinin çok başarılı olduğunu söyleyerek yenilirim&#8230; bunu söyleyemiyorsam kendimi ahlaksız olarak görürüm&#8230; </p>
<p>devlet faşizminin adının solculuk olduğunu söyleyen sizsiniz!!! tabii solculuk anlayışınızın tersliğinden kaynaklanıyor bu&#8230; o kadar ters bir anlayışınız var ki! dünya solunun savaşmakta olduğu globalizm size göre enternasyonalizm!!! çok ilginç&#8230; bütün bunları üşenmeden yazıyor olmamın sebebi, gerçekten neyin ne olduğunu bilmeyen birilerinin sizi okuyup sizin gibi olmalarını bir parça engellemek&#8230;</p>
<p>siz nasyonalizmi, gericiliği, sosyal demokrasiyi, marksizmi, enternasyonalizmi ve küreselciliği iyice çorba yapmışsınız&#8230;</p>
<p>dünya marksistlerinin izledikleri yolu yöntemi iyi takip edin&#8230; küreselleşme karşıtları kimlerdir bir ilgilenin&#8230; enternasyonalizm tam olarak ne söyler öğrenin&#8230; siz koyu marksist gibi yazıyorsunuz ama marksizim karşıtları bile sizin yazdıklarınızı okuyup eminim sıkı marksist olmayı bile düşünmeye başlıyorlardır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ali duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48819</link>
		<dc:creator>ali duman</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2010 20:48:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48819</guid>
		<description>sosyal faşist chp yi dahi sol sayanlarla, nasyonal kemalizm kuyrukçuluğunda solculuğu sol sayanların nabi yağcıyı anlamalarını bekleyemeyiz.

onların solcu saydığı kemalizmi musollini'den kanunlar kopyalar ve bu çağda bile uygular (örnek askeri ceza kanunu) dünya yüzünde barış döneminde asker kişiye mahkeme kararı olmadan, hatta mahkeme dahi  edilmeden HAPİS CEZASI verilebilen dünya yüzündeki tek  ülke KEMALİST türkiye'dir. 

dünya alem faşizmin ne demek olduğunu öğrensin, hitlere kadar uzanmadan, zaman tüneline girmeden, canlı canlı, sayısız darbeleri ve halen dumanı tüten darbe planlarıyla kanlı kanlı.

bu devlet faşizminin adı  solculuk ve devrimciliktir, bu ülke topraklarında.

bir imparatorluğu tarumar edip, 7milyon km.lik vatan toprağını 700binlere düşüren, bir imparatorluğun yağma belgesi olan lozan dahi zafer sayılıyorsa, solculuğun bu denli çarpıtılıyor olmasına şaşmamak gerekir. sevrle yatıp kalkarlar, lozanı zafer sanırlar, ancak bu resmi ideolojinin sahte sol ve sahte devrimci papağanları halen "sevr lozan ilişkisinin",  "ölümü gösterip sıtmaya razı etme ilişkisi" olduğunu dahi anlayamadılar, solculuğu nereden anlasınlar, gerici ulusalcılığın panzehiri olan enternasyanolizmi nereden anlasınlar, kemalizme ve onun cuntacılığına karşı mücadele eden behice boranı nereden anlasınlar, çekoslavakya işgaline karşı sscb'ye karşı çıkan mehmet ali aybarı nereden anlasınlar, TBKP'nin şanlı neferi nabi yağcıyı nereden anlasınlar. "ey atam sen kalk ben yatam" zekası yeterde artar onlara, hemde 1000 yıl kadar idare ederler bununla.

birde onlara şapka devrimi yeterde artar bile, devrim nelerine, devrimcilik nelerine.

şapka şapka olalı böyle zulum, devrim devrim olalı böyle kof'luk görmedi.

ergenekoncu kemalist oligarşi işini bilir, misal ergenekoncu sahte komünist aydemir gülerin sahte TKP'sine izin verir, nabi yağcı ve haydar kutlu yoldaşın hakiki TBKP'sine izin vermez, vermiyorda zaten, bu yüzdendir ki kemalist yargının kapattığı parti TKP değil, TBKP'dir, zira sömürücüler beslemelerini de düşmanlarını da iyi tanıyorlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sosyal faşist chp yi dahi sol sayanlarla, nasyonal kemalizm kuyrukçuluğunda solculuğu sol sayanların nabi yağcıyı anlamalarını bekleyemeyiz.</p>
<p>onların solcu saydığı kemalizmi musollini&#8217;den kanunlar kopyalar ve bu çağda bile uygular (örnek askeri ceza kanunu) dünya yüzünde barış döneminde asker kişiye mahkeme kararı olmadan, hatta mahkeme dahi  edilmeden HAPİS CEZASI verilebilen dünya yüzündeki tek  ülke KEMALİST türkiye&#8217;dir. </p>
<p>dünya alem faşizmin ne demek olduğunu öğrensin, hitlere kadar uzanmadan, zaman tüneline girmeden, canlı canlı, sayısız darbeleri ve halen dumanı tüten darbe planlarıyla kanlı kanlı.</p>
<p>bu devlet faşizminin adı  solculuk ve devrimciliktir, bu ülke topraklarında.</p>
<p>bir imparatorluğu tarumar edip, 7milyon km.lik vatan toprağını 700binlere düşüren, bir imparatorluğun yağma belgesi olan lozan dahi zafer sayılıyorsa, solculuğun bu denli çarpıtılıyor olmasına şaşmamak gerekir. sevrle yatıp kalkarlar, lozanı zafer sanırlar, ancak bu resmi ideolojinin sahte sol ve sahte devrimci papağanları halen &#8220;sevr lozan ilişkisinin&#8221;,  &#8220;ölümü gösterip sıtmaya razı etme ilişkisi&#8221; olduğunu dahi anlayamadılar, solculuğu nereden anlasınlar, gerici ulusalcılığın panzehiri olan enternasyanolizmi nereden anlasınlar, kemalizme ve onun cuntacılığına karşı mücadele eden behice boranı nereden anlasınlar, çekoslavakya işgaline karşı sscb&#8217;ye karşı çıkan mehmet ali aybarı nereden anlasınlar, TBKP&#8217;nin şanlı neferi nabi yağcıyı nereden anlasınlar. &#8220;ey atam sen kalk ben yatam&#8221; zekası yeterde artar onlara, hemde 1000 yıl kadar idare ederler bununla.</p>
<p>birde onlara şapka devrimi yeterde artar bile, devrim nelerine, devrimcilik nelerine.</p>
<p>şapka şapka olalı böyle zulum, devrim devrim olalı böyle kof&#8217;luk görmedi.</p>
<p>ergenekoncu kemalist oligarşi işini bilir, misal ergenekoncu sahte komünist aydemir gülerin sahte TKP&#8217;sine izin verir, nabi yağcı ve haydar kutlu yoldaşın hakiki TBKP&#8217;sine izin vermez, vermiyorda zaten, bu yüzdendir ki kemalist yargının kapattığı parti TKP değil, TBKP&#8217;dir, zira sömürücüler beslemelerini de düşmanlarını da iyi tanıyorlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>mustafa tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48801</link>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2010 08:31:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-48801</guid>
		<description>tkp sürecinde sizi ve tüm yoldaşları sevmiştim onlar için yaşamımızı feda edebiliyorduk!!!
        sizi tarafta görünce üzüldüm!!!
        sanırım üzüntülerimiz de artık sizi ilgilendirmeyip BURUN KIVIRIRSINIZ!!!!!!!
        TKP BİR ABİDEDİR.
        Burun kıvırma yazınız sürece entegrede çok başarılı  olduğunuzun bir abidesi olarak kalacak ve çocuklarnız bile size saygı konusunda  tereddüt edecek çünkü süreç gerici bir yönde ilerlerken çocuklarnızı da öğütecek...katkınızla gururlanabilirsiniz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>tkp sürecinde sizi ve tüm yoldaşları sevmiştim onlar için yaşamımızı feda edebiliyorduk!!!<br />
        sizi tarafta görünce üzüldüm!!!<br />
        sanırım üzüntülerimiz de artık sizi ilgilendirmeyip BURUN KIVIRIRSINIZ!!!!!!!<br />
        TKP BİR ABİDEDİR.<br />
        Burun kıvırma yazınız sürece entegrede çok başarılı  olduğunuzun bir abidesi olarak kalacak ve çocuklarnız bile size saygı konusunda  tereddüt edecek çünkü süreç gerici bir yönde ilerlerken çocuklarnızı da öğütecek&#8230;katkınızla gururlanabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sevim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-41599</link>
		<dc:creator>sevim</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 08:52:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-41599</guid>
		<description>emperyalist işgal.ne kadar iddalı bir slogan gibi duruyor değil mi?herhalde "emperyalist işgal"den kasıt şu an varolan ekonomik dünya düzeni olsa gerek.ki alıp giden işsizlik oranı,geniş halk kitlelerinin içine düştüğü gelecek kaygısı,sosyal adaletin olmayışı,gelir adaletsizliği,yoksulluk ve yolsuzluk vs bakıldığında,bu,düzeninin hiç de adil işlemediğini yeterince kanıtlıyordur.kısacası çokuluslu şirketler,özelleştirme adı altında yapılan vurgunlar,kartelleşme,tröstler...hakimiyetin güçlünün eline geçtiği bir zorba düzen haline dönüştürülmüş.itiraz bunlaraysa hepsine eyvallah.
yalnız bu,fiili işgalden çok bir entegrasyondur.yani yerli kapitalistlerin/burjuvların-yani hakim sınıfların sözkonusu dünya düzenine kendi sınıfsal çıkarları doğrultusunda gönüllü entgrasyonudur söz konusu olan.dolayısıyla "emperyalist işgal"tanımlaması varolan durumun karşılığı gibi görünmüyor.bildiğim kadarıyla yabancı bir devletin ablukası altında değiliz...başka orduların askeri güçleri tarafından işgal edilmiş bir durum da yok.ayrıca,hadi bu çarkın işleyişine de işgal dedik-buna da okey-peki kendi işgalcilerimizi nereye koyacağız?silahlarını halkına çevirmiş bir orduyu,onun yandaş medyasını(kartel medya mı demeliydim),askeri vesayeti,yargıçlar devletini,YÖK imparatorluğunu,ergenekon çetelerini ve daha nicesini nereye koyacağız.yoksa "yerel"olduğunda sorun teşkil etmiyor mu bütün bunlar.doğan holdingler,sabancılar,koçlar tarafından sömürü ve talan gerçekleştiğinde,baskı ve zulüm kendi kurumlarımız tarafından uygulandığında bu, emperyalizm diye dilimize dolanan sistemden daha meşru ve katlanabilir hale geliyor.
demekki her türlü keyfilik,zulüm,baskı,çürümüşlük,yozlaşmışlık...kaynağı "içeride" olunca sorgulanmaya pek değer bulunmuyor.herkes istediği gibi at koştursun,birileri memleketi kendi çiftliği gibi yönetsin biz "emperyalist işgal"diye sloganlar atıp devrimcilik oynamaya devam edelim,gerisini de boş verelim.e valla ne ala devrimcilik,ne güzel anti-emreyalistlikmiş bu.slogan kolaycılığı...sanki slogan attıkça her şey yoluna girecek,tüm çarpıklıkları bu sihirli sözcüklerle düzelteceğiz-kim bilir tekrarladıkça belki de işe yarar(mı acaba?).nabi yağcı gibi "günah keçileri"miz de var nasılsa habire "döneklik"lerinden dem vurarak bütün kirlilikleri halının altına süpürelim,sonra ohh gelsin neoliberalizm/antiemperyalizm/bağımsızlık vs sloganları.ne kadar da kolay değil mi?hadi bakalım aslan devrimciler gazanız mübarek olsun!eminim bu mantaliteyle memleketi "emparyalist işgal"den kurtarmanız fazla zaman almayacaktır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>emperyalist işgal.ne kadar iddalı bir slogan gibi duruyor değil mi?herhalde &#8220;emperyalist işgal&#8221;den kasıt şu an varolan ekonomik dünya düzeni olsa gerek.ki alıp giden işsizlik oranı,geniş halk kitlelerinin içine düştüğü gelecek kaygısı,sosyal adaletin olmayışı,gelir adaletsizliği,yoksulluk ve yolsuzluk vs bakıldığında,bu,düzeninin hiç de adil işlemediğini yeterince kanıtlıyordur.kısacası çokuluslu şirketler,özelleştirme adı altında yapılan vurgunlar,kartelleşme,tröstler&#8230;hakimiyetin güçlünün eline geçtiği bir zorba düzen haline dönüştürülmüş.itiraz bunlaraysa hepsine eyvallah.<br />
yalnız bu,fiili işgalden çok bir entegrasyondur.yani yerli kapitalistlerin/burjuvların-yani hakim sınıfların sözkonusu dünya düzenine kendi sınıfsal çıkarları doğrultusunda gönüllü entgrasyonudur söz konusu olan.dolayısıyla &#8220;emperyalist işgal&#8221;tanımlaması varolan durumun karşılığı gibi görünmüyor.bildiğim kadarıyla yabancı bir devletin ablukası altında değiliz&#8230;başka orduların askeri güçleri tarafından işgal edilmiş bir durum da yok.ayrıca,hadi bu çarkın işleyişine de işgal dedik-buna da okey-peki kendi işgalcilerimizi nereye koyacağız?silahlarını halkına çevirmiş bir orduyu,onun yandaş medyasını(kartel medya mı demeliydim),askeri vesayeti,yargıçlar devletini,YÖK imparatorluğunu,ergenekon çetelerini ve daha nicesini nereye koyacağız.yoksa &#8220;yerel&#8221;olduğunda sorun teşkil etmiyor mu bütün bunlar.doğan holdingler,sabancılar,koçlar tarafından sömürü ve talan gerçekleştiğinde,baskı ve zulüm kendi kurumlarımız tarafından uygulandığında bu, emperyalizm diye dilimize dolanan sistemden daha meşru ve katlanabilir hale geliyor.<br />
demekki her türlü keyfilik,zulüm,baskı,çürümüşlük,yozlaşmışlık&#8230;kaynağı &#8220;içeride&#8221; olunca sorgulanmaya pek değer bulunmuyor.herkes istediği gibi at koştursun,birileri memleketi kendi çiftliği gibi yönetsin biz &#8220;emperyalist işgal&#8221;diye sloganlar atıp devrimcilik oynamaya devam edelim,gerisini de boş verelim.e valla ne ala devrimcilik,ne güzel anti-emreyalistlikmiş bu.slogan kolaycılığı&#8230;sanki slogan attıkça her şey yoluna girecek,tüm çarpıklıkları bu sihirli sözcüklerle düzelteceğiz-kim bilir tekrarladıkça belki de işe yarar(mı acaba?).nabi yağcı gibi &#8220;günah keçileri&#8221;miz de var nasılsa habire &#8220;döneklik&#8221;lerinden dem vurarak bütün kirlilikleri halının altına süpürelim,sonra ohh gelsin neoliberalizm/antiemperyalizm/bağımsızlık vs sloganları.ne kadar da kolay değil mi?hadi bakalım aslan devrimciler gazanız mübarek olsun!eminim bu mantaliteyle memleketi &#8220;emparyalist işgal&#8221;den kurtarmanız fazla zaman almayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ozgur Sayın tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-41574</link>
		<dc:creator>Ozgur Sayın</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 16:37:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-41574</guid>
		<description>Nabi efendi döne döne pervaneye dönmüşsün. Memleket emperyalistlerin işgali altında sen demokrasiden değişimden bahsediyon. Maria Antuanet  e benzemişsin iyice. Millete Ekmek yok, sen pasta yesinler diyosun! Kısaca ÇÜŞ diyorum!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Nabi efendi döne döne pervaneye dönmüşsün. Memleket emperyalistlerin işgali altında sen demokrasiden değişimden bahsediyon. Maria Antuanet  e benzemişsin iyice. Millete Ekmek yok, sen pasta yesinler diyosun! Kısaca ÇÜŞ diyorum!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa Demircioğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-34369</link>
		<dc:creator>Mustafa Demircioğlu</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 09:25:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-34369</guid>
		<description>Türkiye'de "devrim"kavramı,tıpkı diğer pek çok kavram gibi anlam değişimine uğradı.Bir zamanlar "devrim" sözcüğü,sosyalist rejimleri model alan ya da Marksist-Leninist ideolojileri temel alan siyasal akımların, düzeni bu anlamda değiştirme çabası olarak bilinirdi.Uzun zaman da toplumsal belleğimizde böyle yer etti.Ancak,tarih ve zaman gösterdi ki devrim olgusu,toplumsal iç dinamiklerin henüz olgunlaşmadığı,buna karşın "dünyayı değiştirme"ye sevdalı bir avuç gözü pek insanın,dünyada esen devrim rüzgarından etkilenerek öykündüğü ağır bedelli bir maceradan öteye gidemedi.Elbette canı pahasına kendilerini bu yola adayan insanlar,bunu asil duygularla ve inandıkları "dava"ya kararlıca sarılarak yaptılar.Ne var ki hayatlarını ortaya koyarak bu soylu göreve kendilerini adarken Türkiye gerçeğini ve mevcut toplumsal koşulları ciddiye almayarak harcandılar.En nihayetinde de O dönemin atmosferi bir daha yakalanmayacak şekilde tasfiye edildi tüm devrimci dinamikler.

Günümüze gelindiğinde ise,devrim sözcüğünün içi tamamen boşaltılarak,ideolojilere alet edilen basit bir kavrama dönüştürüldü.Oysa başarısız kalınmasının en büyük nedeni o gün için de bugüne benzer ideolojik handikaplardı.Zira Türkiye'nin siyasal dinamizmi tarihin hiç bir kesitinde zıt kutuplardan ve ideolojik savaşlardan arınamamıştı.Başta Osmanlı-yeni Cumhuriyet,devamında ise CHP-DP karşıtlığı üzerine bina edilen iktidar hesaplaşmaları hiç bitmedi.Bugün de ülkenin siyasi gündemi ve varolan siyasi atmosfer bu gelenekten beslenmekte ve bu anlayışın izlerini taşımaktadır.

Ne tuhaftır ki,bizler bu karmaşanın sisli havasında boğulurken kavganın bir tarafı için "devrimci"diyebiliyoruz.Sayın Nebi Yağcı AKP iktidarının icraat ve uygulamalarını devrim olarak nitelerken,Aydemir Güler gibi ulusalcıların rüzgarına kapılmış olanlar da derin devletin safında yer alarak farklı bir devrimcilik anlayışıyla sahnededir.

İşte bizim "devrim"i getirdiğimiz nokta bu.Basit ideolojik çatışmalarımıza bir slogan gibi kullanarak,deyim yerindeyse madara ettik bu sözcüğü.Ve biz bunu hâlâ yapıyoruz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de &#8220;devrim&#8221;kavramı,tıpkı diğer pek çok kavram gibi anlam değişimine uğradı.Bir zamanlar &#8220;devrim&#8221; sözcüğü,sosyalist rejimleri model alan ya da Marksist-Leninist ideolojileri temel alan siyasal akımların, düzeni bu anlamda değiştirme çabası olarak bilinirdi.Uzun zaman da toplumsal belleğimizde böyle yer etti.Ancak,tarih ve zaman gösterdi ki devrim olgusu,toplumsal iç dinamiklerin henüz olgunlaşmadığı,buna karşın &#8220;dünyayı değiştirme&#8221;ye sevdalı bir avuç gözü pek insanın,dünyada esen devrim rüzgarından etkilenerek öykündüğü ağır bedelli bir maceradan öteye gidemedi.Elbette canı pahasına kendilerini bu yola adayan insanlar,bunu asil duygularla ve inandıkları &#8220;dava&#8221;ya kararlıca sarılarak yaptılar.Ne var ki hayatlarını ortaya koyarak bu soylu göreve kendilerini adarken Türkiye gerçeğini ve mevcut toplumsal koşulları ciddiye almayarak harcandılar.En nihayetinde de O dönemin atmosferi bir daha yakalanmayacak şekilde tasfiye edildi tüm devrimci dinamikler.</p>
<p>Günümüze gelindiğinde ise,devrim sözcüğünün içi tamamen boşaltılarak,ideolojilere alet edilen basit bir kavrama dönüştürüldü.Oysa başarısız kalınmasının en büyük nedeni o gün için de bugüne benzer ideolojik handikaplardı.Zira Türkiye&#8217;nin siyasal dinamizmi tarihin hiç bir kesitinde zıt kutuplardan ve ideolojik savaşlardan arınamamıştı.Başta Osmanlı-yeni Cumhuriyet,devamında ise CHP-DP karşıtlığı üzerine bina edilen iktidar hesaplaşmaları hiç bitmedi.Bugün de ülkenin siyasi gündemi ve varolan siyasi atmosfer bu gelenekten beslenmekte ve bu anlayışın izlerini taşımaktadır.</p>
<p>Ne tuhaftır ki,bizler bu karmaşanın sisli havasında boğulurken kavganın bir tarafı için &#8220;devrimci&#8221;diyebiliyoruz.Sayın Nebi Yağcı AKP iktidarının icraat ve uygulamalarını devrim olarak nitelerken,Aydemir Güler gibi ulusalcıların rüzgarına kapılmış olanlar da derin devletin safında yer alarak farklı bir devrimcilik anlayışıyla sahnededir.</p>
<p>İşte bizim &#8220;devrim&#8221;i getirdiğimiz nokta bu.Basit ideolojik çatışmalarımıza bir slogan gibi kullanarak,deyim yerindeyse madara ettik bu sözcüğü.Ve biz bunu hâlâ yapıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali Duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-34348</link>
		<dc:creator>Ali Duman</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 16:31:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-34348</guid>
		<description>Çekoslavakya'yı işgal eden SSCB'ye kafa tutan  Mehmet Ali Aybar'ı,

"KÜRT" kelimesini kimsenin ağzına alamadığı bir ortamda 45 yıl önce "kürtlere eşit anayasal vatandaşlık hakkını", "anadilde eğitimk hakkını" programına koyan, kurultaylarını Diyarbakır'da yapan TİP'i, 

en radikal sol'cunun dahi kemalizm kuyrukçuluğu yaptığı dönemde, kemalizme karşı mücadele bayrağını yükselten Behice Boran'ı 

anlayamayanların,

Nabi Yağcı'yı anlayacaklarını sanmıyorum. 
içinde insan olmayan ideolojik mevzilere sıkı sıkı sarılanlar değil, insanların etine, kemiğine bürünecek düşünce kuracaktır,  YENİ SOL'u. 

devrim yaptığını sanıp, yaptıkları sözümona devrime, "devrim" bile diyemeyip, "inkılap" diyenler ise tarihin çöplüğüne atıldıklarının farkında bile değiller.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çekoslavakya&#8217;yı işgal eden SSCB&#8217;ye kafa tutan  Mehmet Ali Aybar&#8217;ı,</p>
<p>&#8220;KÜRT&#8221; kelimesini kimsenin ağzına alamadığı bir ortamda 45 yıl önce &#8220;kürtlere eşit anayasal vatandaşlık hakkını&#8221;, &#8220;anadilde eğitimk hakkını&#8221; programına koyan, kurultaylarını Diyarbakır&#8217;da yapan TİP&#8217;i, </p>
<p>en radikal sol&#8217;cunun dahi kemalizm kuyrukçuluğu yaptığı dönemde, kemalizme karşı mücadele bayrağını yükselten Behice Boran&#8217;ı </p>
<p>anlayamayanların,</p>
<p>Nabi Yağcı&#8217;yı anlayacaklarını sanmıyorum.<br />
içinde insan olmayan ideolojik mevzilere sıkı sıkı sarılanlar değil, insanların etine, kemiğine bürünecek düşünce kuracaktır,  YENİ SOL&#8217;u. </p>
<p>devrim yaptığını sanıp, yaptıkları sözümona devrime, &#8220;devrim&#8221; bile diyemeyip, &#8220;inkılap&#8221; diyenler ise tarihin çöplüğüne atıldıklarının farkında bile değiller.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Rahmi Aydın tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-34328</link>
		<dc:creator>Rahmi Aydın</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 08:30:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/07/05/nabi-yagci-%e2%80%9cturkiye-kriz-degil-devrim-yasiyor%e2%80%9d/#comment-34328</guid>
		<description>Nabi YAĞCI açıkça ben döndüm diyor. Hem dönüp.sağ görüşleri ve kapitalizmi, sömürgeci küreselleşmeyi savunmak, hem de solcu olduğunu söylemek komik kalıyor. Nabi yağcı artık dönmüştür ve bal gibi de sağcı ve gerici fikirleri savunmaktadır. Güney Amerika halkları da Nabi Yağcı gibi döneklere tokat gibi cevaplar vermekte... 
Nabi Yağcı gibiler Chaves gibi devrimcilerin yaptıklarından çok korkuyorlar...Kemalist devrimden korktukları gibi...
Nabi Yağcı ise artık AKP zihniyetini savunan bir sağcıdır...Yolu açık olsun.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Nabi YAĞCI açıkça ben döndüm diyor. Hem dönüp.sağ görüşleri ve kapitalizmi, sömürgeci küreselleşmeyi savunmak, hem de solcu olduğunu söylemek komik kalıyor. Nabi yağcı artık dönmüştür ve bal gibi de sağcı ve gerici fikirleri savunmaktadır. Güney Amerika halkları da Nabi Yağcı gibi döneklere tokat gibi cevaplar vermekte&#8230;<br />
Nabi Yağcı gibiler Chaves gibi devrimcilerin yaptıklarından çok korkuyorlar&#8230;Kemalist devrimden korktukları gibi&#8230;<br />
Nabi Yağcı ise artık AKP zihniyetini savunan bir sağcıdır&#8230;Yolu açık olsun.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

