Hitamuhu Misk’in Ardından – Mustafa İslamoğlu’nu Anlamak
By Tuncay Yılmazer on Tem 2, 2008 in İslam
29 Haziran günü, İstanbul Gösteri Merkezi’nde mahşeri kalabalık Mustafa İslamoğlu Hoca’nın 525. son tefsir dersini dinlemek için toplandı. 1992 nin Ekim ayında İstanbul Fatih’te Fatiha suresinin tefsiriyle son derece mütevazı bir mekanda çok az sayıda kişiyle başlayan tefsir dersleri , onbeş yıl sonra binlerce kişinin katılımıyla (Televizyonları başındakileri de katarsak bu sayı çok daha fazla kuşkusuz) sona erdi.
Böyle bir töreni neredeyse dört saat boyunca bir merdivenin başında izleyebildim, not almaya çalıştım. Ara koridorların bile Kur’an dostlarınca doldurulduğu, inanılmaz derecede duygu yüklü geçen bu son derste Mustafa İslamoğlu’nun Kur’an-ı Mübin-i okumaya , anlamaya ve çok daha önemlisi yaşamaya çağıran derslerinin sonuncusunu dinlemeye nail oldum. Amerika’dan Azerbeycan’a kadar dünyanın dört bir yanından gelmiş binlerce insanla birlikte…
İtiraf edeyim Mustafa Hoca’nın hemen hemen tüm kitaplarını okusam da çok istememe rağmen tefsir derslerinin müdavimi olamadım, çok az derse katılabildim. Eminim bu derslere daha sık gidenler, dikkatle takip edenler yüreklerinde heyecanları çok daha fazla hissetmişlerdir. O derslerin lezzetini alanların , Allah’u Teala’nın kendileriyle konuşmaya tenezzül buyurduğu o yüce kitaba bakış açıları değişiyor. Mustafa Hoca’nın da ifadeleriyle söylersek, vahyin kendilerini inşa ettiği dönemde Müslümanlar dünyanın öznesiydiler. Ancak Kur’an’dan uzaklaşma beraberinde nesneleşmeyi getirdi. Müslümanlar vahyi kılavuz edip kendilerini yükselteceklerine zaten yüce olan Kur’an’ı mübini daha da yüceltmeye kalktılar. Ayetlerin maksadı göz ardı edildi, manaları değiştirildi. İlah-i kelam lafza indirgendi.
Mustafa İslamoğlu’na göre vahiy önce insanın tasavvurunu, daha sonra aklını sonra da şahsiyetini inşa eder. Bu aşamaların sonuncusu da “Hayatın yeniden inşasıdır.” Vahyin inşa ettiği en güzel örnek insan Hz. Peygamber (S.A.V ) dir. O bizler için en güzel örnektir. ( Bu önemli, çünkü söz konusu törenle ilgili bazı internet sitelerindeki okuyucu yorumlarını okuduğumda , hocanın sünneti reddettiğini, hadislere önem vermediği gibi bir takım yorumlarla karşılaşmak gerçekten üzücüydü. Kötü niyetli olanları bir taraf bırakırsak , eleştirenlerin Mustafa İslamoğlu’nu hiç okumadıkları, dinlemedikleri anlaşılıyor. Gittiğim sadece birkaç derste bile Hz. Peygamber’den örnek verdiğinde sesinin titrediğini, gözlerinin dolu dolu olduğunu gördüğüm bir alim hakkında nasıl böyle yorumlarda bulunulur? Anlamak güç doğrusu…Keza mezhebsiz yorumları da vardı. Oysa hocanın vurgusu bellidir. Hangi mezhebin, cemaatin, partinin üyesi olursanız olun, dikkat edin bu kurumlar dininizin yerine geçmesin ! ) Sahi bakın şöyle etrafınıza… Kendi mezhebini dini haline getirmiş, kendi cemaatinin tüm görüşlerine tereddütsüz iman etmiş kişiler yok mu?
Son derse katılanlar da Mustafa Hoca’nın artık kalplere nakşetmiş bazı vurgularını yeniden dinleme imkanı buldular.
Şeytan Allah’ın rakibi değildir. Allah’ın kuludur. Adem’den tek farkı ise günah işlemesi değil, günahında ısrar etmesidir…. Batının şeytan tasavvuru yanlıştır… Hayatta hiçbir şey Allah’tan bağımsız değildir…. İman en büyük imkandır…. Müşrikler ilah’a karşı değil rab olmasına karşıydılar… İsti’aze akla aldırılan abdesttir. Aklınız abdestli değilse bedeniniz abdestli olsa ne yazar?…. vs. vs.
Ve Kur’anın ebedi mesajlarından biri kabul ettiği , en sık tekrar ettiği ayetlerden biri tabi ki;
” Eğer biz bu Kur’an-ı bir dağa indirmiş olsaydık, o’nun Allah’a saygıdan kendini yerlere atıp şerha şerha dağıldığını görürdün. İşte bu türden temsili anlatımları , insanların önüne belki düşünürler diye koyuyoruz” ( Haşr Suresi , 21. Ayet )
Yukarıdaki satırları, Mustafa İslamoğlu’nun düzenli derslerine katılanlar belki de çok daha iyi ifade edebilirlerdi. Tembel bir izleyicinin yazdığı ancak bu kadar olur. Hitamuhu Misk adı verilen tören “son ders” gibi nitelense de aslında her şeyin daha yeni başladığının işaretiydi. Çoğumuz “Allah’ın kendileriyle konuştuğu” o ilahi kelamı, vahyi daha iyi anlama, yaşama, Hz. Muhammed (S.A.V )’ de tanıma arzusunda. Buna eminim. Bunu başarabilecek miyiz? İmanı olanlar için imkân çok kuşkusuz…
6 [?]




17 Yorum
Yazan:arif Tarih: Tem 2, 2008 | Reply
Abdullah Bin Ebu Talib; Aleksander Sergeyeviç Puşkin üzerine yaptığı çalışmasına, O’nun; ”Latif Kur’an’ı okudum sözleriyle başlıyor”
Yetimleri ve benim Kur’an’ımı sev,
Mahlukatı yaratana ibadet ve dua et.
Puşkin’in, Yevgeniy Onegin adlı eserinin el yazma nüshasında; Kur’an’da çok sayıda hikmetli kelamlar vardır. Birçok derin hakikatler, kuvvetli ve şairane bir dille ifade olunmuştur ibareleri görülür. Çar 1.Nikolayın, Puşkin’e ait pekçok eseri ateşte yaktırdığını, birçok Puşkin araştırmacısının dile getirdiği bilinmektedir.
Mısırlı Puşkin araştırmacısı Abdullah Bin Ebu Talip’in bu ifadeleri içeren söyleşisi, Dünya Bülteni adlı sitede yayınlandı.
Yaşadığımız gelişmeler içinizi mi sıkıyor. Kur’an’a sarılın. Latif bir sesin sizi bungunluğunuzdan alıp götürdüğünü göreceksiniz. Tıpkı Puşkin’in Kırım’a, Mihaylovskiye sürüldüğünde yaşadığı sıkıntıyı, oradaki Kırımlı Türklerden edindiği Kur’an dan aldığı latif esinti ile dağıtması gibi, dağıtın sıkıntınızı. Bunun için illede müslüman olmanız gerekmiyor. Puşkin Kur’an’ı okuduğunda muhtemelen müslüman değildi. Okuduktan sonra ihtimal sünnet de olmamıştır. Ancak Hakk’tan ulaşan latif mesajı yüreğinin derinliklerinde hissettiğinden hiç kuşku duymayalım. Allah ile dostluğu, Kur’an yoluyla sağlamak şerefinden mahrum kalmayalım…
Yazan:TT Tarih: Tem 2, 2008 | Reply
pazar günü Hilaltv ve (kısmen) Dosttv’den yayınlanan programı televizyondan izledim…
Mustafa hoca önemli bir alim ve güzel bir kitlesi var…
Geçen yıl bayram namazı esnasında cemaatine hitap ettiği vakfın camiinde kendisini dinleme fırsatım olmuştu. Kuran’a vukufiyeti ve güzel hitabeti olan naif bir insan..
Yazan:Bedestan Tarih: Tem 3, 2008 | Reply
İslamoğlu deyince aklıma en çok “kimseyi abartmayın, ne olur, beni dahi abartmayın..!” cümlesi geliyor ve hakkındaki güzel zannlarımı ifade ederken abartıya / yanlışa düşeceğimden korkuyorum.
Hocamızın vurgularını, yöntemlerini, bakışını, duruşunu kendime çok yakın buluyorum. Çok yönlülük ve denge… Bu iki parolaya insanın bu devirde ne kadar ihtiyacı var, bu hakikat İslamoğlu’nu dinlerken / okurken kafama ve gönlüme tak tak vuruyor.
Çok şey bilirken, bildiklerini çok iyi yaşamak; bildiklerini çok iyi yaşarken başkalarının da çok iyi yaşamasına gayret etmek, bunun için gayret ederken gayretini baltalayan zalime karşı celadet göstermek…
Peygamberi çok severken, peygamberi çok anlamak, çok iyi anlarken çok iyi anlatmak, çok iyi anlatırken gerekirse onun yolunda kalemle, yürekle yeri geldiğininde kılıçla savaşmak…
Tüm bunları yaparken Kur’anla sohbet etmek. “Ne yapayım ey Kur’an”ın cevabını en parlak olarak alabilmek…
Allah yolunu açık etsin, ilmini artısın.
Yazan:ebuzer Tarih: Tem 4, 2008 | Reply
Yasadıgımız zamanda kuranı anlama dolayısla dogru yolu bulma ve ilerleme cabasında olan herkes için Allah ın bize lutfetiği cok buyuk bir nimet sevgili mustafa islamoğlu hocam.
Onun vesilesiyle kuran ı anlamaya hayatımın özensi kılmaya basladım. Benim gibi üzerinde cok derin,hayırlı etkisi olan bir çok insan olduğunu düşünüyrum. Cevrenizde ilgili fakat habersiz kişiler varsa islamoğlu hocanın eserleriyle ve yukardaki yazıda da gecen dersleriyle tanıştırın. Benim tanıştırdığım birçok insan, namaz gibi hayati öneme sahip ibadete başladılar. DAha birçok güzeliklere vesile oldu.
kuran dostlarına ve islamoğlu hocama selamlar olsun..
Yazan:Esranur Tarih: Tem 6, 2008 | Reply
Hıtamuhu Misk,
“Gerçekten misk gibi bir hitam oldu.
Tadı damağımızdan, kokusu üzerimizden hiç gitmeyecek bir misk,
Ve o günden benim kalemime takılanlar:
“Kur’an’ın gölgesinde 15 yıl…
Vahiy ilahi bir inşa projesi, Kur’an ölüm döşeğindeki insanın son reçetesi…Tercihimiz cihana sultan olmaktansa Kur’an’a kurban olmaktır.
Allah’ın gökten indirdiği iptir Kur’an.
Nazil olmuş fiili ayete (insan) nazil olan kavli ayettir.
Secde, bir şeyin yaratılış amacı uğruna hareket edeceğinin bedeni üzerine atılmış imzasıdır.
Kur’an bizi yüceltsin diye indi, biz Kur’an’ı yüceltmeye kalktık!
Bilgi ahlaksızların eline geçti; zira ahlakı temsil etmesi gerekenler cehaleti seçti.
Eğer Allah katında makamını merak ediyorsan seni dünyada nerede kullandığına bak!
Evrendeki her şey kainat korosuna ve ilahi sese ahenkle katılır, çatlak ses çıkaracak sen misin ey insan?”
Aynı Kur’an hepimizin elinde lakin onun ayrıca gönlünde ve hayatında olduğu için; o kendini Kur’an’a açtıkça Kur’an da kendini ona açmış. Çağımızın eşsiz önderlerinden, ayak izlerine basarak ilerlediğimiz islam mütefekkiri Mustafa İslamoğlu.Gerçekten islam-oğlu islamnın yetiştirdiği bir mustafa.
Rabbim aynı yolda ilerlemeyi ve aynı hedefte buluşmayı nasib etsin!
Yazan:Korcan Ünal Tarih: Tem 8, 2008 | Reply
Keşke o güzel esere sahip olabilsem.Gerçekten çok bilgili dinlenesi bir o kadar güzel bu insanın eserine sahip olmak o eseri okumak her mumine nasip olmasını istediğim bir olay.Allah herkese nasip etsin.
Yazan:gökçen İmamoğlu Tarih: Ağu 23, 2008 | Reply
Selamün Aleyküm Mustafa Hocam ben hilal tv deki programlarınızı takip ediyor ve çok beğeniyorum özellikle Engin Noyan abimizle yaptığınız program gündeme tam oturuyor Rabbim yolunuzu açık etsin.Ben 25 yaşındayım ve malesef dinimizle 2 sene önce tanıştım ailem bu konuda çok zayıf ve söylemek bile zor ama inkara kadar gidiyorlar 2006 da ilk orucumu tuttum ve namaza başladım 2007 19 nisanda tesettüre girdim ailem reddetmeye kadar götürdü işi fakat eşimden Allah razı olsun kendisininde ailesinde hiç dindar olmadığı halde bana destek verdi ama kendisihala namaza başlamadı cumalara gidiyor çok şükür.şimdi ailem alıştı onaylamadıkları halde en azından karşıçıkmıyorlar ama açılsam bayram ederler:)(Allah korusun)ben Ankarada oturuyorum size bunları yazmamın sebebi bağlı bulunduğunuz cemaat varsa ismini istiyorum Peygamberimiz H.Z.MUHAMMED s.a.v efendimizin hadisi şerifi beni çok korkutuyor ümmetim ahirzamanda 73 fırkaya ayrılacak içlerinden bir fırka kurtulacak kalanı cehenneme gidecek ben nur cemaatinin sohbetlerine gidiyorum risaliye okuyoruz hocam bana bir yol gösterin dalalete düşenlerden olmayayım inşaallah Allah a emanet olun.
Yazan:BÜLENT Tarih: Eyl 22, 2008 | Reply
SELAMUN ALEYKÜM BEN MUSTAFA İSLAMOĞLU HOCAYLA 1 YIL EVVEL HİLAL TV DE TANIŞTIM İBADETİMİ YAPAN BİRİYDİM ANCAK DİNİMİ ANLAMA NOKTASINDA ÇOK ZORLANDIM DİYEBİLİRİM AMA MUSTAFA HOCA BAKIŞ AÇIMI OYLE GELİŞTİRDİ Kİ( TABİ HOCA VESİLEDİR) ÖYLE GÜZEL AÇIYORKI AYETLERİ ŞİMDİ ELHAMDÜLİLLAH İÇ ALEMİMDE BÜTÜMLÜĞÜ YAKALADIM HAYATA VAHYİN PENCERESİNDEN BAKIYORUM ALLAHcc İLMİNİ ARTIRSIN KENDİ YOLUNDA GÜÇ VERSİN İNŞALLAH.
Yazan:metin şenturk Tarih: Eki 2, 2008 | Reply
selamun aleykum.kıymetli buyuklerim kardeşlerim.bende acizane mustafa.(hocama)derin saygı ve muhabbetlerimi arz etmek istiyorum.rabbim kendisinden ve tum emek verenleren razı olsun fevkalede faydalanıyoruz.rabbim cumle inananları resule guzel komşu rahmanada mu.min kul eylesin inş.selam ve dua ile.
Yazan:su1977 Tarih: Eki 22, 2008 | Reply
Hayırlı Günler,
Hitamuhu misk 15 yılın ardından meyvelerin toplanması demekti. Merdivenlerde bile zar zor yer bulup oturduğum, ve hala lezzetini unutamadığım bir program yaşadım. Şuna inanıyorum ki; ben çok fazla tefsir derslerini takip edemedim, ama bunu yıllarını veren insanları tanıdım. Üstelik 70 yaşında her pazar Adapazarından kalkıp tefsir derslerine katılan yaşlı amcayı gördüğümde bu nasıl bir aşktır diye düşünmeden edemedim. Düşünün her pazarınızı Kuran için ipotek ediyorsunuz. Var mı ötesi…
Mustafa Hocamdan Allah razı olsun. Hayata bakış açım değişti, Kuranı anlayıp, hayatımıza nakşetme yolunda adımlarımızı sıklaştırmamıza vesile oldu. Bana göre o bir derya…..
Yazan:mustafa Tarih: Kas 30, 2008 | Reply
selam .. arkadaşlar bir insanın kitabını okumak ve iyi olup olmadığiını tartmak için ilk önce iman konusunu bilmemiz lazım iman konusunuda 4 mezhebin sayılı alimlerinden yani eşari, maturidi ve bunların şerhini yani açoıklamasını yazan alimlerden öğrenebiliriz bu alimler isi taftazani hmed ziyauddin gümüşhanevi. şerhul akaid gibi kitaplardır daha sonra bu cumhuriyet ve diyanet alimlerini bu süzgeçten geçirip bir tartmamız lazım acaba bunlar gerçekten sünnet ehlimidir diye yoksa öyle her önümüze gelene alimdir cahildir diye yorum yapmayın ve peşinden gitmeyin kitaplarını okumayın bu sünneti kaderi recmi kabuletmeyen insanlara inanmak ve onların söylediği şeyler doğrudur çok hoştur gibi sözler söylemek insanı dininden eder lütfen son 75 yıllık kitapları yazanların ilkönce imani görüşüne bakalım sonra kitaplarını okuyalım aksi halde imandanoluruz vesselam yazacaklarım çok fazla lakin burada pek faydalı olmaz… soru ve cevaplarınız için mst.temiz@hotmail.com
Yazan:abdulKadir Tarih: Ara 1, 2008 | Reply
Selamun aleykum kardeşler.
Sayın Mustafa kardeşim, yazılan yorumlara dikkat edersek kardeşlerin çoğunlukla, uyardığın konuda ufuklarının yeterince açık oldukları görülüyor. Kime alim kime zalim diyeceklerini bilecek seviyede oldukları anlaşılıyor. Bu bilinci de sevgili Mustafa hocadan aldıklarını belirtiyorlar. Sen de Mustafa hocayı bizzat kendinden ve eserlerinden tanısan bu kardeslerle aynı duygu ve düşünceleri taşıyacağından eminim. Sana Mustafa hocanın özellikle ”iman” kitabını tavsiye ederim. Okumazsın diye :) ben o kitabın özetini şöyle ifade edeyim: İman marifet işidir ve tahkik ister, imanda taklid olmaz. Ayrıca iman ve kelam farklı kulvarlardır, karıştırmamak gerekir. Sevgiler…
Sayın Gökçen İmamoğlu kardeş, yorumunuzun muhatabı ben değilim ama cevap yazmak gereği duydum. Şöyle ki; yorumunuzu direk Mustafa hocayı muhatap alır gibi yazmışsınız ama onun bu yorumunuzu okuyup size bu konuda yardımcı olması çok uzak bir ihtimal. Kendi web sayfasında kendine yöneltilen sorulara verdiği cevaplardan anlaşıldığına göre kendisi çok meşgul ve her soruyu/sorunu cevapla(ya)mıyor. Diğer yandan haddim olmayarak gördüğüm kadarıyla sizin durumunuzdaki bir kardeşin pek yardıma ihtiyacı olduğu da söylenemez. Allah yardımcınız olsun, maşallah, islami bilinçlenmede ve yaşamada büyük yol katetmişsiniz. Bu konuda olması gereken en büyük desteğe de (eşinizin) sahipsiniz. (Rabbim onu da en kısa zamande kur’an talebesi yapsın). Daha da önemlisi, bir cemaat çalışması içindesiniz. Devam edin, diğer kaynaklara da açık olduktan sonra risaleler size çok şey öğretecektir.
Ayrıca içinizi rahat tutun. Bahsettiğiniz hadis sizi yersiz korkulara sevketmesin. Ordaki kurtulan fırka(fırka-i naciye) bir, grup, bir cemaat, bir tarikat veya bir mezhep değildir. İsimlere takılmayın. La ilahe illallah … deyip bunu gereği gibi yaşayan tüm müslümanlardır.
Allah hepimizin Yar ve Yardımcısı olsun.(amin)
Yazan:elzem kanbur Tarih: Oca 24, 2009 | Reply
ben elzem kanbur imam hatip lisesinde okuyorum sizin bu düşnceleriniz sayesinde bizde bilgileniyoruz allah sizden binlerce kez razı olsn 9.sınıftayım allah sizden razı olsun
Yazan:BİLAL Tarih: Mar 5, 2009 | Reply
SELAMÜN ALEYKÜM HOCAM.21 YAŞINDAYIM,SON DERSİNİZE KATILMA İMKANINI BULDUM COK ŞÜKÜR.ALLAH U TEALA İLMİNİZİ ARTTIRSIN HOCAM.ALLAH A EMANET OLUN…SELAM VE DUA İLE
Yazan:Özgün irade Tarih: Kas 26, 2009 | Reply
İslami ilimler sahasındaki derin fıkhi alanı futbol stadyumuna çevirmek isteyen aşırı saldırgan tutumlu bazı çevrelere tavsiyemiz sadece; İslam Ahlakı.. olacaktır.
MESELE ŞUDUR:
Mustafa islamoğlu’na karşı cihada kalkanların; bizi hakikatın ışığı olan Allah’ın dini İslam üzere sabit kılan Allah’a değil de bir mezhep üzere sabit kılan Allah’a hamd ederek söze başlamalarının mezhepçilik takıntılarının ne kadar açık bir örneği olduğunu görmek üzüntü verici. İslam için değil mezhepleri için şükredenler, sözlerine önyargılarını deşifre eden bu tutkulu mezhebi ifadeyle başlayanlar ne kadar reddiyeler dizerlese dizsinler Mustafa islamoğlu gibi hakiki ufka vakıf alimler oldukça İslam’ı mezhepçiliğe hapsedemeyecekler.
Rasülüllah’ın kutlu yolunu bir mezhebe bir itikada mahkum etmek O’na ve getirdiği dine hakkını verememektir. Daha baştan Peygamberimizin getirdiği din yerine Peygamberimizden uzun zaman sonra İmam Azam tarafından vücuda getirilmiş olan fıkhi bütünlüğe din diye sarılmak ve bunun dışındaki tüm fıkıh açılımlarını ezmek üzere kendini proglamak Rasüllullahın hiç de hoşuna gitmeyecek bir yol olsa gerek.
İşte meselenin bu boyutunda tabi ki yorum uyuşmazlıkları basgösterecektir. Çünkü daha baştan bir itikad adeta Din diye sahiplenilmiş ve bunun dışındaki herşey cadı avı misali ezilmeye mahkum edilmiştir. İtikadı korumak isterken bazıları dini atlamıştır.. Ehli sünnet imamlarının fıkıh açılımlarının oluşturduğu mezheplere Mustafa İslamoğlu büyük saygı duymaktadır.
Mustafa islamoğlu’nun cümleleri ile devam edelim
“Fıkıh hukuktur, Fıkıhsızlık hukuksuzluktur. İmam Şafi’ye, İmam Ahmed bin Hanbel’e, İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye, İmam Malik’e, İmam Cafer’e, İmam Zeyd’e, İmam İbni Hazm’a ve daha burada sayamadığım, haklarını helal etsin merhum imamlar, diğer imamlara nasıl küçümseyici bakarım, ben bu kadar edepsiz miyim.. Hiç benim ağzımdan bunlar için tahkir cümlesi duyduğunuz oldu mu?”
Ve bütün konuyu özetleyen sözler:
“Fakat benim yaptığım bir tek şey oldu, o da kendimi bir mezheple tanımlamadım. kendimi müslüman olarak tanımlamakla iktifa ettim niye, çünkü: Huvesemmakümül müslimin.. Rabbim bizi müslümanlar olarak tanımladı. Ben müslümanların kendileri mezhepleriyle tanımlamak yerine müslüman olarak tanımlamalarının Rabbimizim bir arzusu olduğunu Kur’an’dan yola çıkarak bildim ve inandım. Onun için de kendimi mezhebimle tanımlamadım. Yoksa ben de Hanefi mezhebindenim. Ama taklit etmem, tahkik ederim, delillere uyarım. Çünkü bana böyle emrolonuyor.. Mezhep imamı da böyle emrediyor, işin garibi.. Ve dahasıİmam-ı Azam Ebu Hanife hakkında ilk yazdığım eserlerden biri İmamlar ve Sultanlar isimli İmam Azam’ın hayatını ele alan bir eserdir. Dolayısıyla mezhepleri ve onların mübarek imamlarını tahkir, tezyif, tahfif etmek hiçbirimize yakışmaz, yakışık almaz. Bizlere böyle bir düşüklük yakışmaz. Buna rağmen böyle birşey söyleyen iftira etmiş olur. Ben sadece Allah’tan korkmasını söylerim, ahiret var derim, ne kadar cesur olduğunu söylerim, ne kadar cesursunuz derim. Böyle birşeyi söyleyene.. Sizinle huzuru ilahiye çıkmayacak mıyız derim, çıkarsak ne olacak.. Dolayısıyla, ölüm zor, hesap zor, hesabını veremeyeceğimiz şeyler söylemeyelim.”
Cübbeli Ahmed Hoca’nın, Mustafa İslamoğlu’nun görüşlerini benimseyememesi buraya bahsettiğimiz iki farklı bakış açısının tezahürüdür. Cübbeli Ahmet Hoca, Mustafa islamoğlu’nun iyi niyetinden şüphe edeceğine gidip kendisiyle bir müzakerede bulunsaydı da kendi iyi niyetini gösterseydi İslam alemine zenginlik katmış olurdu.. Ama o bunun yerine reddiyeler dizerek milleti birbirine düşürme yolunu seçti, kendi tercihidir, sevabı de ona vebali de ona.
Bu iki farklı bakış açısına dayalı olarak kalıplaşmış kültüre sahip bazı cemaat ve tarikatlar Mustafa İslamoğlu’ndan hazzetmeyeceklerdir çünkü zihinlerini kilitlemişlerdir… Bunun normal bir vakıa olarak karşılanması gerekiyor artık, yalnızca ilmi tenkit ile tahkir arasında dengeyi tutturmayanlara ve mürtetçilere söylecek bir çift lafımız var:
Aynen Mustafa İslamoğlu şuuru ve olgunluğuyla sadece “ne kadar cesursunuz” diyoruz “ne kadar cesursunuz”…
***
GERÇEKLERİ İZLEYİN
Bu İki Video da İftiracıların Yüzünü Kızartsın, Bu kadarına pes denecek türden:
1- http://www.youtube.com/watch?v=96whkeuW-E4&feature=related
2- http://www.youtube.com/watch?v=IkitfqGEoLQ&feature=related
Yazan:izzet Tarih: Oca 22, 2010 | Reply
bu adam raydan çıkmış islama hizmet etmediği ortadayken ne diye dinleniyor.birisini anlamak için önce okuyup sonra birkaç kişiyi dinlemek gerekir,körü körüne izlemek ve beğenmekle değil,sahabeye ve kurana olan inancı bu kadar zayıfken dinlenmez dinleyende zarar görür,çünkü sonunda herkes kendi bacağından asılır ,başkaları yüzünden ayağınızdan asılmayın…
Yazan:Tuncay Tarih: Oca 22, 2010 | Reply
Mustafa İslamoğlu Hoca aleyhinde yorum yazanlara “özgün irade” çok güzel bir yanıt vermiş. Allah razı olsun.
Bir müslümana iftira atmanın Allah katında vebali çok büyüktür. İnsan yazarken biraz utanır. Mustafa Hoca’ya Sahabeye ve Kur’an’a olan inancı zayıf demek en basitinden iftiradır! Ne diyeyim. Allah akıl fikir versin!