<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Denizlerin yolundan 21 Haziran yürüyüşüne&#8230; yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 13:29:52 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>yalçın yamaç tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-19401</link>
		<dc:creator>yalçın yamaç</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 21:15:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-19401</guid>
		<description>Rasim Ozan Kütahyalı ya göre "ne AKP  ne darbe" diyenlerin "saçlarına kan lekesi" bulaşmıştır. Ama "çok yaşa AKP"  diyenler özgürlükçüdür.
12 eylül darbesinin sistematik beslemesi partilerin uygulamaları; 
tarikat kadrolaşması,
zorunlu din dersleri,
mezarda emeklilik,
ayyuka çıkmış onca yolsuzluk, demokrasidir. Zaten bunlar da kemalistlerin uydurmasıdır.

  "Kenan Evren cennetliktir" diyen tarikat liderlerine sahip tarikatlar "sivil toplum örgütü"dür.
Darbe kötüdür ama 12 eylül darbesinin topluma dayattığı yoğun dinselleşme, tarikatlaşma "halkın demokratik tercihidir"


Anladık Deniz Gezmiş kötü, ittihatçı, ırkçı,Hrantın katillerinin esin kaynağı, tu kaka. Düzeldi mi ülkemiz?
Anladık tam bağımsızlık kötü, tam bağımlı olalım peki.

O "erdem ruhlu" demokrat AKP'ye karşı çıkan kim var sırada kötüleyeceğiniz?

Yahu hadi bunları yazıyorsunuz, olabilir eyvallah, Besim Tibuk perspektifinden böyle görünüyor olabilir dünya.

bir de muhalifmiş gibi bir tavır alıyorlar ya, işte dayanılmaz olan bu.

Dürüst olun lütfen.
ABD nin, AKP nin, serbest piyasa ekonomisinin , küresel kapitalizmin önündeki bütün engeller sizin için tu kaka, kötü, diktatör vsvs 
Peki sizin nereniz muhalif?
Bari o etiketi kullanmayın.
Sizin muhalefetiniz,  dünyada ve türkiyede egemen olanlara muhalefet edenlere muhalefet etmekten ibaret.

Egemenlerin önünde duran kimi görürseniz  çelme takmanın adı muhalefet değildir.
Yaptığınız şeyin literatürdeki adı "iktidar borazancılığı"dır.
Ne diyelim: 
Durmak yok, yola devam...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Rasim Ozan Kütahyalı ya göre &#8220;ne AKP  ne darbe&#8221; diyenlerin &#8220;saçlarına kan lekesi&#8221; bulaşmıştır. Ama &#8220;çok yaşa AKP&#8221;  diyenler özgürlükçüdür.<br />
12 eylül darbesinin sistematik beslemesi partilerin uygulamaları;<br />
tarikat kadrolaşması,<br />
zorunlu din dersleri,<br />
mezarda emeklilik,<br />
ayyuka çıkmış onca yolsuzluk, demokrasidir. Zaten bunlar da kemalistlerin uydurmasıdır.</p>
<p>  &#8220;Kenan Evren cennetliktir&#8221; diyen tarikat liderlerine sahip tarikatlar &#8220;sivil toplum örgütü&#8221;dür.<br />
Darbe kötüdür ama 12 eylül darbesinin topluma dayattığı yoğun dinselleşme, tarikatlaşma &#8220;halkın demokratik tercihidir&#8221;</p>
<p>Anladık Deniz Gezmiş kötü, ittihatçı, ırkçı,Hrantın katillerinin esin kaynağı, tu kaka. Düzeldi mi ülkemiz?<br />
Anladık tam bağımsızlık kötü, tam bağımlı olalım peki.</p>
<p>O &#8220;erdem ruhlu&#8221; demokrat AKP&#8217;ye karşı çıkan kim var sırada kötüleyeceğiniz?</p>
<p>Yahu hadi bunları yazıyorsunuz, olabilir eyvallah, Besim Tibuk perspektifinden böyle görünüyor olabilir dünya.</p>
<p>bir de muhalifmiş gibi bir tavır alıyorlar ya, işte dayanılmaz olan bu.</p>
<p>Dürüst olun lütfen.<br />
ABD nin, AKP nin, serbest piyasa ekonomisinin , küresel kapitalizmin önündeki bütün engeller sizin için tu kaka, kötü, diktatör vsvs<br />
Peki sizin nereniz muhalif?<br />
Bari o etiketi kullanmayın.<br />
Sizin muhalefetiniz,  dünyada ve türkiyede egemen olanlara muhalefet edenlere muhalefet etmekten ibaret.</p>
<p>Egemenlerin önünde duran kimi görürseniz  çelme takmanın adı muhalefet değildir.<br />
Yaptığınız şeyin literatürdeki adı &#8220;iktidar borazancılığı&#8221;dır.<br />
Ne diyelim:<br />
Durmak yok, yola devam&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Oktay Çaparoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-19381</link>
		<dc:creator>Oktay Çaparoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 17:53:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-19381</guid>
		<description>Resmi kurmaca söylem ile her alanda hesaplaşabilmek elbette önemli ama bir o kadar da muhalifi olduğumuz resmi ideolojinin çarpık algılama biçimlerinin terkedilmesi de önemlidir.

Savaştıkça düşmanına benzemek ve onun dilini kendi dilin olarak kullanmaya başlamak...
68 kuşağı ile ilgili çok farklı bir eksende, aslında ta başından beri merkeze alnması gereken bir tartışma yürütüyorsunuz.

anti-emperyalizm ile yabancı düşmanlığını birbirine karıştıran, cumhuriyet rejiminin ve kurtuluş savaşının temel dinamklerini, belirleyici unsurlarını, ana hatlarını doğru bir tarz yaklamla analiz etme durumuna gelememiş, halen 100 yıl önceki sorunları tartışan ve halen bir çıkmaz yaşayan ve nerede durması gerektiğini bilemeyen, yalpalayan, yönünü şaşıran, politikasız bir sol anlayış bize nereden miras kaldı diye sormayı başarmak gerekiyor. bu cesareti verdemi gösterebilirse, yeni bir açılımın sağlanması da kolaylaşacak.

yazılarınızı yeni yeni takip ediyorum.

deniz gezmiş in ittihatçı-kemalist eğilimleri ile ilgili yazılarınızı okudum.

idam sehpasında deniz gezmiş in neden

'YAŞASIN MARKSİZM-LENİNZMİN YÜCE İDEOLOJİSİ' diye haykırıdığı konusundaki düşünce ve tespitlerinizimerak ediyorum. Bu konuda yazmış olduğunuz bir makale  da br çalışmanız var mı? Kopuşun nere ve ne zaman başladığını ya da gerçek anlamda devrimci bir kopuş olup olmadığını sizin yorumunuzla okumak isterdim.

Link gönderirseniz yeterli olur çok sevinirim.

saygılar sunuyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Resmi kurmaca söylem ile her alanda hesaplaşabilmek elbette önemli ama bir o kadar da muhalifi olduğumuz resmi ideolojinin çarpık algılama biçimlerinin terkedilmesi de önemlidir.</p>
<p>Savaştıkça düşmanına benzemek ve onun dilini kendi dilin olarak kullanmaya başlamak&#8230;<br />
68 kuşağı ile ilgili çok farklı bir eksende, aslında ta başından beri merkeze alnması gereken bir tartışma yürütüyorsunuz.</p>
<p>anti-emperyalizm ile yabancı düşmanlığını birbirine karıştıran, cumhuriyet rejiminin ve kurtuluş savaşının temel dinamklerini, belirleyici unsurlarını, ana hatlarını doğru bir tarz yaklamla analiz etme durumuna gelememiş, halen 100 yıl önceki sorunları tartışan ve halen bir çıkmaz yaşayan ve nerede durması gerektiğini bilemeyen, yalpalayan, yönünü şaşıran, politikasız bir sol anlayış bize nereden miras kaldı diye sormayı başarmak gerekiyor. bu cesareti verdemi gösterebilirse, yeni bir açılımın sağlanması da kolaylaşacak.</p>
<p>yazılarınızı yeni yeni takip ediyorum.</p>
<p>deniz gezmiş in ittihatçı-kemalist eğilimleri ile ilgili yazılarınızı okudum.</p>
<p>idam sehpasında deniz gezmiş in neden</p>
<p>&#8216;YAŞASIN MARKSİZM-LENİNZMİN YÜCE İDEOLOJİSİ&#8217; diye haykırıdığı konusundaki düşünce ve tespitlerinizimerak ediyorum. Bu konuda yazmış olduğunuz bir makale  da br çalışmanız var mı? Kopuşun nere ve ne zaman başladığını ya da gerçek anlamda devrimci bir kopuş olup olmadığını sizin yorumunuzla okumak isterdim.</p>
<p>Link gönderirseniz yeterli olur çok sevinirim.</p>
<p>saygılar sunuyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Şu kamplaşmadan kurtulalım mı? &#124; SiyarGrup™ tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-17088</link>
		<dc:creator>Şu kamplaşmadan kurtulalım mı? &#124; SiyarGrup™</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 00:05:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-17088</guid>
		<description>[...] T&#252;rk solu ge&#231;mişini sorguluyor&#8230; T&#252;rk solu neden ayna sevmez? Denizlerin yolundan 21 Haziran y&#252;r&#252;y&#252;ş&#252;ne&#8230; Tam bağımsızlık, tam barbarlık demektir! Ulusalcı T&#252;rk Solu ve Deniz Gezmiş&#8217;in [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] T&uuml;rk solu ge&ccedil;mişini sorguluyor&hellip; T&uuml;rk solu neden ayna sevmez? Denizlerin yolundan 21 Haziran y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş&uuml;ne&hellip; Tam bağımsızlık, tam barbarlık demektir! Ulusalcı T&uuml;rk Solu ve Deniz Gezmiş&rsquo;in [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Şu kaplaşmadan kurtulalım mı? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-16830</link>
		<dc:creator>Şu kaplaşmadan kurtulalım mı? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 12:48:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-16830</guid>
		<description>[...] Denizlerin yolundan 21 Haziran yürüyüşüne&#8230; [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Denizlerin yolundan 21 Haziran yürüyüşüne&#8230; [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-15907</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2008 02:56:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-15907</guid>
		<description>Duman bey,
Yukarıda yazdıklarıma bir itirazınız yok sanırım!?

Murat Belgenin toplama yazılarından oluşan ilk kitalarından "tarihten güncelliğe" kitabını herhalde bi 20 yıl oldu okuyalı, bilinmeyen bir kişi değil. Kendisini takip ederim. Türkiye solunu toptan çöpe atacak birisi olmadığını biliyorum, kendisi de benim bildiğim kendisini solda tanımlayan birisi olmuştur her zaman. İletişimden çıkarttığı, daha doğrusu önayak olup katkıda bulunduğu Sosyalizm Ansiklopedisini de okumuştum, Türkiyeye geniş yer ayırıyor, Rasim beye tavsiye edecektim. Size de faşizm ve lümpenlik hakkındaki yazılarını tavsiye ederim. 
Murat Belge CHP/DSP ve onu sol olarak gören kitle konusunda haklıdır, bunu 10 değil 20 yıldır 30 yıldır yazan çizen insanları da biliyorum - bu yeni birşey değildir zaten!!! Ve kendini milliyetçilik içinde bulmak bunlar için doğru bir tespittir de, aynı şey Perinçek ekibi için geçerli değildir ama, ve zannedersem asıl olarak bunlardan bahsediyor kendisi iş ulusalcılığa gelince. Kendini birşeyin içinde buluvermek, o şey herneyse samimi bir olaydır en azından. Perinçek kendini ulusalcılık içinde bulmadı. Onun üzerine dayanmak için güç kuvvet hastası birisi olduğunu biliyorum. Güç nerede, nereye sırtımı yaslayabilirim diyen bir insan. Marxist-leninist olan, Maocu olan (konjonktüre bağlı olarak), daha sonra güçlü dönemlerinde birden "aslan kardeşim Apo" cu olan, sonra birden doksan başlarında harıl harıl kemalist devrim kitapları yazmaya başlayıp, 2000 civarlarında da vural savaş gibi sol ile ilgisiz (kendisi o sıralarda ÖDPye kapatma davası açıyordu kürtçe türkü söylenmiş diye), tonlarca emekli askeri partisine almış mevziyi oraya kurmuş ve varolma şansı bulmuş(!?) bir adam, ve son zamanlarda faşist kitleyle sinerjisi uyuşsun diye yeni yeni müslüman filan olacak kişi (allah solu korumadı, bari müslümanları korusun!). Üniversitelerde partisin gençlik kolları ülkücülerle bir olup öğrenci yurdu basıp kampüslerde "işbirlikçi" "karşı devrimci" kovalatmış birisi. Birisi bölücü diye kovalar, diğeride onun koluna girip emperyalizmin işbirlikçisi diye kovalattırır. Faşizm biraz böyle birşey.

Ahkam kesmek ve eleştiri yapmak arasında epeyce bir fark var, ben işin orasındayım. Ezber bozmak durduğun noktadan farklı bir yerden bakıp, "doğru" bilgilerle doğru bildiklerini tekrar gözden geçirme olayı olarak görüyorum. Rasim beyin derdi doğru bilgi vermek konusunda demagojiye saplanıyor, nereden geldiği önemsiz olan bir kin ile türkiye solunu entellektüel seviyesi erişilmez olan "kaypak","ahlaksız","bundan sonra bitmiştir" gibi şeylerle gözden düşürmek gibi duruyor açıkcası. Yoksa ben kendim de solu eleştiririm. Eleştiririm ama, ülkede gelişen faşizmden en çok canı yananlardan türkiye solu olduğunuda bilirim. Olgunlaşmamasına ve tüm eksikliğine rağmen, memlekette ileri taleplerin genelde o kesimlerden geldiğini de bilebilecek kadar memlekette ne olup bittiğini iyi biliyorum, saydırmayın şimdi. Liberal takılıp mesela vicdani-ret konusuna gelince kem küm eden, eşcinsel haklar, kadınların hakları denilince bunları "tali" gören çok liberal gördük. 
Neyse, türkiyedeki sağ faşizmin solun marifeti olmadığını da iyi biliyorum, rasim beyin asıl samimiyetsizliği asıl bu noktada bana göre, tamamen işi bulandırma çabasında. Ve Hrant Dink i öldüren dev-genç ten eski arkadaşları olmadığını, eski arkadaşlarının cenazesine katıldığını davasına takip ettiğini de iyi biliyorum. 

&lt;blockquote&gt;Ve aman haa, Chavez’den yeni birşeyler çıkartırken o çıkan şey sakın faşizm olmasın, dikkat edin :-)&lt;/blockquote&gt;
Teşekkürler dostum, tamam dikkat edeceğim. 
Ama yok öyle değil, faşizmin ne olduğunu az-çok biliyorum, ve her anti-demokratik olanın faşizm olmadığını hepimizin farkında olduğunu varsayıyorum - vakit tasarrufu olarak. Ve toplumsal hareketlerin bazı olayları, kişileri aşıp farklı bir yol izleyebileceğini de biliyorum. Örneğin bu yönetimden önce tamamen toplumun dışına itilmiş hiçbir hizmet almayan yoksul kitlelerin, sıradan halkın, yani soruna doğrudan muhatab insanların doğrudan yerinde yönetim ilkeleriyle kaynak dağıtımında katılıp yerellerde organize olması, daha çok insanın eğitim ve sağlık hizmetlerinde faydalanması ve planlanmasına katılması benim gibi tiplerde heyecan yaratabilir. Toplumsal pratiğin toplumsal bir biliç yarattığını biliyorum çünkü, katılımcı bir pratiğin de kaçınılmaz olarak demokratik bilinci geliştirdiğini biliyorum. Ben Chavez e değil, o ülkede ne olup bittiğine bakarım. Soldan evrensel yeni bir seçenek çıkacaksa bunun mutlaka katılımcı ve özgürlükçü olması gerektiğine inanıyorum, gelişmelerin bu yönde ilerlemesini umuyorum. Bundan umutlanmak ahlaksızlık değildir. Eğer Chavez liderlik hevesiyle yukarıdan aşağıya tepeden inmeci bir şekilde kendi kafasına göre bir rejim peşindeyse tüm dünya çapında karşılık bulabilecek bir dalgaya yazık eder, elindeki fırsatı harcar. Buradan bakıyorum, bu şekilde bakan çok insan olduğunu da biliyorum. Eşekten düşecek değiliz yani. Ahkam kestiği konu hakkında biraz bilgisi olan bir insanda taa 80 öncesinde, 80 ve doksanlarda sol içersinde bazı insanların özgürlükçü ve katılımcı demokrasi, ne nasıl, mümkün müdür tartışmaları yaptığını da bilir. Hatta bizim 80 darbesinin ilk kıvılcımı böyle bir girişimi yok etmeye yönelik olduğunu da bilir, birazcık merkaı varsa.
Yoksa aman aman, Chavez ne kadar diktatör, siyasi literatürü çöpe atıp faşist maşist blabla deyip komşusunu işgal eden amerikadan özgürlük, kendi ülkesinde coplatmaktan, sansüre kadar, parti içi demokrasi ve bilumum garabetleri görmezden gelip, tek seçenek demokrasi ve özgürlük olarak AKP yada herhangi bir başka partiyi göstermek benim midemi bulandıran şeyler. Elbette darbeye karşıyım bende, ama arkasında tutarlı bir demokrasi mücadelesi olmayan, tam tersine köstek olan kesimlerin tamamen konjonktürel bir takım mevzilenmesini özgürlükçü tek seçenek alacak kadar dar görüşlü ve aptal değilim. Başka seçeneğin olmadığını iddia edip kendi seçtiğini en has özgürlükçülük olarak dayatıp gerisini kaypaklık olarak damgalamak ahlaksızlıktır Rasim bey. Özgürlükçü/demokrat olmak da varolandan seçmek değildir her zaman(nasıl özgürlükse!), gerektiğinde kendi seçeneğini yaratmaktır.
Melih Pekdemir in dediği gibi "özgürlükçüyüz ama salak değiliz".</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Duman bey,<br />
Yukarıda yazdıklarıma bir itirazınız yok sanırım!?</p>
<p>Murat Belgenin toplama yazılarından oluşan ilk kitalarından &#8220;tarihten güncelliğe&#8221; kitabını herhalde bi 20 yıl oldu okuyalı, bilinmeyen bir kişi değil. Kendisini takip ederim. Türkiye solunu toptan çöpe atacak birisi olmadığını biliyorum, kendisi de benim bildiğim kendisini solda tanımlayan birisi olmuştur her zaman. İletişimden çıkarttığı, daha doğrusu önayak olup katkıda bulunduğu Sosyalizm Ansiklopedisini de okumuştum, Türkiyeye geniş yer ayırıyor, Rasim beye tavsiye edecektim. Size de faşizm ve lümpenlik hakkındaki yazılarını tavsiye ederim.<br />
Murat Belge CHP/DSP ve onu sol olarak gören kitle konusunda haklıdır, bunu 10 değil 20 yıldır 30 yıldır yazan çizen insanları da biliyorum - bu yeni birşey değildir zaten!!! Ve kendini milliyetçilik içinde bulmak bunlar için doğru bir tespittir de, aynı şey Perinçek ekibi için geçerli değildir ama, ve zannedersem asıl olarak bunlardan bahsediyor kendisi iş ulusalcılığa gelince. Kendini birşeyin içinde buluvermek, o şey herneyse samimi bir olaydır en azından. Perinçek kendini ulusalcılık içinde bulmadı. Onun üzerine dayanmak için güç kuvvet hastası birisi olduğunu biliyorum. Güç nerede, nereye sırtımı yaslayabilirim diyen bir insan. Marxist-leninist olan, Maocu olan (konjonktüre bağlı olarak), daha sonra güçlü dönemlerinde birden &#8220;aslan kardeşim Apo&#8221; cu olan, sonra birden doksan başlarında harıl harıl kemalist devrim kitapları yazmaya başlayıp, 2000 civarlarında da vural savaş gibi sol ile ilgisiz (kendisi o sıralarda ÖDPye kapatma davası açıyordu kürtçe türkü söylenmiş diye), tonlarca emekli askeri partisine almış mevziyi oraya kurmuş ve varolma şansı bulmuş(!?) bir adam, ve son zamanlarda faşist kitleyle sinerjisi uyuşsun diye yeni yeni müslüman filan olacak kişi (allah solu korumadı, bari müslümanları korusun!). Üniversitelerde partisin gençlik kolları ülkücülerle bir olup öğrenci yurdu basıp kampüslerde &#8220;işbirlikçi&#8221; &#8220;karşı devrimci&#8221; kovalatmış birisi. Birisi bölücü diye kovalar, diğeride onun koluna girip emperyalizmin işbirlikçisi diye kovalattırır. Faşizm biraz böyle birşey.</p>
<p>Ahkam kesmek ve eleştiri yapmak arasında epeyce bir fark var, ben işin orasındayım. Ezber bozmak durduğun noktadan farklı bir yerden bakıp, &#8220;doğru&#8221; bilgilerle doğru bildiklerini tekrar gözden geçirme olayı olarak görüyorum. Rasim beyin derdi doğru bilgi vermek konusunda demagojiye saplanıyor, nereden geldiği önemsiz olan bir kin ile türkiye solunu entellektüel seviyesi erişilmez olan &#8220;kaypak&#8221;,&#8221;ahlaksız&#8221;,&#8221;bundan sonra bitmiştir&#8221; gibi şeylerle gözden düşürmek gibi duruyor açıkcası. Yoksa ben kendim de solu eleştiririm. Eleştiririm ama, ülkede gelişen faşizmden en çok canı yananlardan türkiye solu olduğunuda bilirim. Olgunlaşmamasına ve tüm eksikliğine rağmen, memlekette ileri taleplerin genelde o kesimlerden geldiğini de bilebilecek kadar memlekette ne olup bittiğini iyi biliyorum, saydırmayın şimdi. Liberal takılıp mesela vicdani-ret konusuna gelince kem küm eden, eşcinsel haklar, kadınların hakları denilince bunları &#8220;tali&#8221; gören çok liberal gördük.<br />
Neyse, türkiyedeki sağ faşizmin solun marifeti olmadığını da iyi biliyorum, rasim beyin asıl samimiyetsizliği asıl bu noktada bana göre, tamamen işi bulandırma çabasında. Ve Hrant Dink i öldüren dev-genç ten eski arkadaşları olmadığını, eski arkadaşlarının cenazesine katıldığını davasına takip ettiğini de iyi biliyorum. </p>
<blockquote><p>Ve aman haa, Chavez’den yeni birşeyler çıkartırken o çıkan şey sakın faşizm olmasın, dikkat edin :-)</p></blockquote>
<p>Teşekkürler dostum, tamam dikkat edeceğim.<br />
Ama yok öyle değil, faşizmin ne olduğunu az-çok biliyorum, ve her anti-demokratik olanın faşizm olmadığını hepimizin farkında olduğunu varsayıyorum - vakit tasarrufu olarak. Ve toplumsal hareketlerin bazı olayları, kişileri aşıp farklı bir yol izleyebileceğini de biliyorum. Örneğin bu yönetimden önce tamamen toplumun dışına itilmiş hiçbir hizmet almayan yoksul kitlelerin, sıradan halkın, yani soruna doğrudan muhatab insanların doğrudan yerinde yönetim ilkeleriyle kaynak dağıtımında katılıp yerellerde organize olması, daha çok insanın eğitim ve sağlık hizmetlerinde faydalanması ve planlanmasına katılması benim gibi tiplerde heyecan yaratabilir. Toplumsal pratiğin toplumsal bir biliç yarattığını biliyorum çünkü, katılımcı bir pratiğin de kaçınılmaz olarak demokratik bilinci geliştirdiğini biliyorum. Ben Chavez e değil, o ülkede ne olup bittiğine bakarım. Soldan evrensel yeni bir seçenek çıkacaksa bunun mutlaka katılımcı ve özgürlükçü olması gerektiğine inanıyorum, gelişmelerin bu yönde ilerlemesini umuyorum. Bundan umutlanmak ahlaksızlık değildir. Eğer Chavez liderlik hevesiyle yukarıdan aşağıya tepeden inmeci bir şekilde kendi kafasına göre bir rejim peşindeyse tüm dünya çapında karşılık bulabilecek bir dalgaya yazık eder, elindeki fırsatı harcar. Buradan bakıyorum, bu şekilde bakan çok insan olduğunu da biliyorum. Eşekten düşecek değiliz yani. Ahkam kestiği konu hakkında biraz bilgisi olan bir insanda taa 80 öncesinde, 80 ve doksanlarda sol içersinde bazı insanların özgürlükçü ve katılımcı demokrasi, ne nasıl, mümkün müdür tartışmaları yaptığını da bilir. Hatta bizim 80 darbesinin ilk kıvılcımı böyle bir girişimi yok etmeye yönelik olduğunu da bilir, birazcık merkaı varsa.<br />
Yoksa aman aman, Chavez ne kadar diktatör, siyasi literatürü çöpe atıp faşist maşist blabla deyip komşusunu işgal eden amerikadan özgürlük, kendi ülkesinde coplatmaktan, sansüre kadar, parti içi demokrasi ve bilumum garabetleri görmezden gelip, tek seçenek demokrasi ve özgürlük olarak AKP yada herhangi bir başka partiyi göstermek benim midemi bulandıran şeyler. Elbette darbeye karşıyım bende, ama arkasında tutarlı bir demokrasi mücadelesi olmayan, tam tersine köstek olan kesimlerin tamamen konjonktürel bir takım mevzilenmesini özgürlükçü tek seçenek alacak kadar dar görüşlü ve aptal değilim. Başka seçeneğin olmadığını iddia edip kendi seçtiğini en has özgürlükçülük olarak dayatıp gerisini kaypaklık olarak damgalamak ahlaksızlıktır Rasim bey. Özgürlükçü/demokrat olmak da varolandan seçmek değildir her zaman(nasıl özgürlükse!), gerektiğinde kendi seçeneğini yaratmaktır.<br />
Melih Pekdemir in dediği gibi &#8220;özgürlükçüyüz ama salak değiliz&#8221;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-15900</link>
		<dc:creator>duman</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Jun 2008 22:13:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-15900</guid>
		<description>Fuat bey,

Ezberleriniz fena bozulmuş anlaşılan.

İyi de kuzum, keşke çıkıp birşeyler söyleseydiniz bari. Haliniz "Kral çıplak" diyen 'çocuğa' "hihhih, çocuk işte" deyip mahcubiyetini gizlemeye çalışan krala benziyor.

Rasim yeni yetme geldiyse, ağırsa, fazla ezberbozan ise M. Belge okuyun, Berktay okuyun, daha yumuşak düşülür belki eşekten..

Ve aman haa, Chavez'den  yeni birşeyler çıkartırken o çıkan şey sakın faşizm olmasın, dikkat edin :-)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fuat bey,</p>
<p>Ezberleriniz fena bozulmuş anlaşılan.</p>
<p>İyi de kuzum, keşke çıkıp birşeyler söyleseydiniz bari. Haliniz &#8220;Kral çıplak&#8221; diyen &#8216;çocuğa&#8217; &#8220;hihhih, çocuk işte&#8221; deyip mahcubiyetini gizlemeye çalışan krala benziyor.</p>
<p>Rasim yeni yetme geldiyse, ağırsa, fazla ezberbozan ise M. Belge okuyun, Berktay okuyun, daha yumuşak düşülür belki eşekten..</p>
<p>Ve aman haa, Chavez&#8217;den  yeni birşeyler çıkartırken o çıkan şey sakın faşizm olmasın, dikkat edin :-)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-15896</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Jun 2008 17:34:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-15896</guid>
		<description>Rasim bey her yazisinda "ahlaksiz" diyor. "derin analizleri" disinda asil orasi dikkatimi cekiyor nedense. Ornegin Chavezi uzaktan izleyip oradan "yeni" birseyin cikmasini bekleyenleri, bir umut besleyenleri ahlaksiz olmakla sucluyor. Ama tam bir lider sultasi zihniyetiyle isleyen AKP basta olmak uzere bizim partiler etrafinda "mevzi almak" demokratliga halel getirmiyor ahlaksizlik olmuyor? Nasil is bu, bilemiyorum. Ne darbe istiyoruz, nede bu zihniyetle ittifak kurmak istiyoruz, daha ozgurlukcu bir ucuncu yol olmali diyenleri kaypaklikla suclamasi ise bir baska ahlakli. Bu su anlama geliyor, ya AKP li olacaksiniz, yada ozgurlukcu demokrat vs. olamazsiniz! Liberalligi de kusa cevirmisler anlasilan.

Yada solculugunu basa basa vurguluyan ermeni vatandasimiz Hrant Dink gibi insanlarin kafasini kursulayip ardindan "turk islam gunesi, tey tey teyyy" diye turku ceken genis kitleleri gormeyip, beyaz bere takanlari nizamcilarin vs. ci hareketlerin bile artik kesmedigi kitleleri gormezden gelip ulkedeki fasist iklimi sola yikmak ahlaksizlik ve dezenformasyon olmuyor mu? Butun bunlari gormeyip, herhangi bir etkisi olmayan, hangi cevreden geldigi belli olan birisinin 10$a aldigi turksolu domainine bakip gercekte olup bitenleri gormemek, gormezden gelmek, ve zehirleyici diliyle tamda fasizme uygun bir demagojiyle ustunu ortmek cok ahlakli oluyor sanirim. Bu biraz nasyonal-"sosyalist" lere bakip sosyalizme kufur etmek kadar muthis zeki bir tavir. Yada yuzlerce lumpen fasist sitede olup bitenleri, kullandiklari ozumsedikleri dili gormeyip turksolu sitesinden buyuk anlamlar cikarmak entellektuellik oluyor sanirim.

10 dolarlik domain ile sekil verilebilen "kaypaklik"/"ahlaksizlik" ile bezeli derin analizleri basimi dondurdu gercekten. Sanirim bu senarist arkadasimiz son zamanlarda sol romantizm tuketen tv dizilerinden acaip rahatsizlanmis, bu dizilerin sinirlida olsa, tuka-ka olan bir donemi azda olsun mesrulastiran etkisinden liberal sinir sistemi bozulmus biraz. Olay zannedersem bu kadar basit. Konusdugu donem hakkinda fazlaca bir bilgisi olmayinca sanirim hazirliksiz yakalanmis, dolaysila bilgisi olmayinca da kaypaklik, ahlaksizlik, vicdansizlik gibi seylere basvurmak zorunda kalmis. Bu kafayla hem solculara hakaret eder, hemde bilmeden onlarin da katildigi bir mitinge davetiye cikartiriz. Bu arkadas, "sol toplumda bu kadar etkisizken bu mitingde neden toplumdaki oranlarindan daha fazla temsil ediliyorlar" gibi bir soruyu sormaktan acizdir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Rasim bey her yazisinda &#8220;ahlaksiz&#8221; diyor. &#8220;derin analizleri&#8221; disinda asil orasi dikkatimi cekiyor nedense. Ornegin Chavezi uzaktan izleyip oradan &#8220;yeni&#8221; birseyin cikmasini bekleyenleri, bir umut besleyenleri ahlaksiz olmakla sucluyor. Ama tam bir lider sultasi zihniyetiyle isleyen AKP basta olmak uzere bizim partiler etrafinda &#8220;mevzi almak&#8221; demokratliga halel getirmiyor ahlaksizlik olmuyor? Nasil is bu, bilemiyorum. Ne darbe istiyoruz, nede bu zihniyetle ittifak kurmak istiyoruz, daha ozgurlukcu bir ucuncu yol olmali diyenleri kaypaklikla suclamasi ise bir baska ahlakli. Bu su anlama geliyor, ya AKP li olacaksiniz, yada ozgurlukcu demokrat vs. olamazsiniz! Liberalligi de kusa cevirmisler anlasilan.</p>
<p>Yada solculugunu basa basa vurguluyan ermeni vatandasimiz Hrant Dink gibi insanlarin kafasini kursulayip ardindan &#8220;turk islam gunesi, tey tey teyyy&#8221; diye turku ceken genis kitleleri gormeyip, beyaz bere takanlari nizamcilarin vs. ci hareketlerin bile artik kesmedigi kitleleri gormezden gelip ulkedeki fasist iklimi sola yikmak ahlaksizlik ve dezenformasyon olmuyor mu? Butun bunlari gormeyip, herhangi bir etkisi olmayan, hangi cevreden geldigi belli olan birisinin 10$a aldigi turksolu domainine bakip gercekte olup bitenleri gormemek, gormezden gelmek, ve zehirleyici diliyle tamda fasizme uygun bir demagojiyle ustunu ortmek cok ahlakli oluyor sanirim. Bu biraz nasyonal-&#8221;sosyalist&#8221; lere bakip sosyalizme kufur etmek kadar muthis zeki bir tavir. Yada yuzlerce lumpen fasist sitede olup bitenleri, kullandiklari ozumsedikleri dili gormeyip turksolu sitesinden buyuk anlamlar cikarmak entellektuellik oluyor sanirim.</p>
<p>10 dolarlik domain ile sekil verilebilen &#8220;kaypaklik&#8221;/&#8221;ahlaksizlik&#8221; ile bezeli derin analizleri basimi dondurdu gercekten. Sanirim bu senarist arkadasimiz son zamanlarda sol romantizm tuketen tv dizilerinden acaip rahatsizlanmis, bu dizilerin sinirlida olsa, tuka-ka olan bir donemi azda olsun mesrulastiran etkisinden liberal sinir sistemi bozulmus biraz. Olay zannedersem bu kadar basit. Konusdugu donem hakkinda fazlaca bir bilgisi olmayinca sanirim hazirliksiz yakalanmis, dolaysila bilgisi olmayinca da kaypaklik, ahlaksizlik, vicdansizlik gibi seylere basvurmak zorunda kalmis. Bu kafayla hem solculara hakaret eder, hemde bilmeden onlarin da katildigi bir mitinge davetiye cikartiriz. Bu arkadas, &#8220;sol toplumda bu kadar etkisizken bu mitingde neden toplumdaki oranlarindan daha fazla temsil ediliyorlar&#8221; gibi bir soruyu sormaktan acizdir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Uwo tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-15884</link>
		<dc:creator>Uwo</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Jun 2008 10:53:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/06/21/denizlerin-yolundan-21-haziran-yuruyusune/#comment-15884</guid>
		<description>Bu tür eleştirileri solu AKP tekeline alma girişimlerine bir katkı olarak görüyorum. Öte yandan Türkiye solcularının ulusalcılıktan arınmamış oldukları yerinde bir tespit. 
 Türkiyedeki solcular AKP çevrelerinden ne kadar çok övgü alırlarsa o kadar çok yanlış yapıyorlar demektir. AKP yörüngesine girmemek lazım ki bu da antidemokrat olunmalı anlamına gelmez.
Ehveni şer şerlerin en muzırıdır. Ne darbe, ne AKP.
İyi pazarlar!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu tür eleştirileri solu AKP tekeline alma girişimlerine bir katkı olarak görüyorum. Öte yandan Türkiye solcularının ulusalcılıktan arınmamış oldukları yerinde bir tespit.<br />
 Türkiyedeki solcular AKP çevrelerinden ne kadar çok övgü alırlarsa o kadar çok yanlış yapıyorlar demektir. AKP yörüngesine girmemek lazım ki bu da antidemokrat olunmalı anlamına gelmez.<br />
Ehveni şer şerlerin en muzırıdır. Ne darbe, ne AKP.<br />
İyi pazarlar!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
