Derin Düşünce’nin Geleceği
By Mehmet Yılmaz on Haz 12, 2008 in Site Hayatı
Sunuş: Galatasaray Üniversitesi’nden Tolga Çevikel uzun zamandır politika blogları üzerine bir araştırma yapıyor. Daha önce Pakvizyon ve Çağatayca ile yaptığı gibi bizimle de net üzerinden bir söyleşi yaptı. Derin Düşünce’nin dünü, bugünü ve geleceği üzerine faydalı bilgiler bulabileceğiniz bu röportajı ilginize sunuyoruz.
TÇ: Suat Bey, kendisiyle yaptığım görüşmede, Derin Düşünce’nin “Mustafa Akyol’un blogunun yorumcularının oluşturduğu bir site” olduğunu söylemişti. DD fikri nasıl ortaya çıktı, nasıl gelişti? Biraz anlatır mısınız ilk süreci?
MY: İnsanlar çok önemli kararları alırken bazen rastlantıların belirlediği yollardan giderler. Bizde de öyle oldu. Yani “mutlaka şunu yapmalıyız” diye çıkmadık yola. Türkiye’yi ve insanları sevmekten başka da bir ortak yanımız yoktu sanırım. İyi, güzel ve doğru adına bir şeyler yapmak istiyorduk.
TÇ: Sitenin felsefesinde ya da işleyişinde, bir buçuk yıllık sürede bir değişiklik ya da bir evrilme oldu mu? Gelecekte bu fikir platformu nerelere evrilebilir, nasıl açılımlar olabilir sizce?
MY:
TÇ: Başlangıçta sanırım Derin Demokrasi adlı bir e-dergi projeniz vardı, o projeye ne oldu? Gelecekte Derin Düşünce, çevrimdışı ortamlarda da dergi vs. gibi ürünler verebilir mi?
MY:
TÇ:
MY:
Grafik 1: Şubat 2007’den Mayıs 2008’e kadar uzun süreli ziyaretler
Şimdi ayda 5-6 bin ziyaretçi geliyor. Bunların yarısı 30 dakika -1 saat kalıyor sitede. Ortalama bir dergi kadar okunuyoruz sanırım. Ayrıntılı istatistikler
Grafik 2: Yurtdışından gelen ziyaretlerin dağılımı (Toplam okurların %12’si)
Grafik 3: Türkiye’den gelen ziyaretlerin dağılımı (Toplam okurların %88’i)
TÇ:
MY:
TÇ:
MY:
TÇ:
TÇ:
MY: Birincisi gazetecilerin genel olarak eğitimsiz olması. Gerek muhabirlerin gerekse köşe yazarlarının Türkçeleri çok bozuk. Çok kitap okumadıklarını tahmin ediyorum. Ayrıca verdikleri bilgilerin büyük kısmı yanlış. Meselâ Fransa üzerine yazılan hemen her haberde 2-3 tane temel yanlış buluyorum. Demek ki bilmediğim ülkeler hakkında neler yazıyorlar. Kitap okusalar ve yabancı dil öğrenseler böyle olmaz.
Dördüncü sorun korkaklık. Resmi ideolojinin dışına çıkabilecek bir şeyler yazmaktan ödü kopuyor çoğu Türk gazetecinin. Oysa Rusya ve Çin’de öyle kelle koltukta gazeteciler var ki. Ölümü dahi göze alarak mesleklerini hakkıyla yerine getiriyorlar. Nitekim ölenler de oldu son zamanlarda. Tabi bizde de iyi örnekler var. Hatta istisna kelimesini kullanmak zor gibi görünüyor. Bence Alper Görmüş, Yasemin Çongar ve Neşe Düzel gibi isimler bu mesleği hakkıyla yerine getirenler arasında. Bir de tabi r
TÇ: Bloglar (özelinde de Derin Düşünce gibi platformlar) bu sorunlarla ilgili birtakım açılımlar sağlayabilir mi sizce?
MY:
Yüksek gelir grubundaki alevi kökenli kadınlar, - Sakaryalı bekâr mühendisler,
- Türk mutfağına meraklı Newyorklular,
- Vs.
Oysa DD gibi bir blogu okurken arkadaşlarıyla tartışmakta. Bizim fikirlerimizi daha kolay kabul edebilir. Zaten biz de onunkileri daha kolay kabul edebiliriz, ediyoruz da.
2 [?]















3 Yorum
Yazan:burak Tarih: Haz 19, 2008 | Reply
merhabalar;
sitenizi nette gezerken şans eseri buldum. ve böyle bir siteyle
karşılaştığıma gerçekten çok mutlu oldum. Marmara Üniversitesi
öğrencisiyim. sizinle görüşlerimi paylaşmak istedim.
gerçekten bireysel haklar, kişilerin özgürlüğü, düşünce
özgürlüğü herşeyden önce ama herşeyden önce İNSAN olmanın gerekleri.
en yakın arkadaşım yanımda saçı uzunsa, türban takıyorsa ya da
hristiyansa vs. herneyse ne olursa olsun birbirimize zarar vermeden,
birbirimize saygılı olarak düşüncelerimizi paylaşabiliyorsak bundan daha
insancıl bundan daha güzel ne olabilir. bana insanların düşüncelerine,
dinine, kıyafetine karışma hakkını kim verebilir? Ben Tanrı mıyım
diğer insanları yöneteyim. Ya da bunları zorlayanlar Tanrı mı benim
kıyafetime inancıma karışsın. Ama bunun aksini düşünenleri sadece
kendileri gibi olmayanları gördükçe gerçekten üzülüyorum. Acıyorum
hallerine. İnsanlarda farklı düşüncelere, farklı dinlere saygı diye
birşey yok….
Aslında yazmak istediğim çok şey var. Hepsi ortak olduğumuz şeyler
biliyorum. Bu mesajı atmamdaki amaç sizlerin yalnız olmadığını
hissettirmek. Sayın Atilla Yayla’ya verdiğiniz destek için de ayrıca
teşekkür ederim. Her ne olursanız olun, ister yahudi olun, ister
atatürkçü olun, ister dinsiz olun, isterseniz türbanlı olun, isterseniz
saçınız uzun olsun, isterseniz akp ye oy verin isterseniz chpye oy verin,
isterseniz türk olun, isterseniz başka bir ırktan olun…. her ne olursanız
olun insana insan olarak değer verdiğiniz için, düşünceleri ya da başka
herhangi bir sebepten ötürü önyargılı ya da dışlarcasına
bakmadığınız için önünüzde saygıyla eğiliyorum.
İyi yayınlar.
“En büyük çağdaşlık özgürlüktür”
Yazan:meral ünsaz Tarih: Tem 14, 2008 | Reply
böyle bir site için çok çok teşekkür ederim.
Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Tem 15, 2008 | Reply
Mehmet Bey,
Bu güzel söyleşiyi nasıl atladığımı bilmiyorum.Sanırım iş güç,günlük koşuşturma arasında dikkatimden kaçmış olacak.Burak kardeşimize teşekkür ediyorum.Son yorumları okurken sağolsun o samimi ve incelikli yorumu sayesinde geç de olsa farkına vardım.
Derin Düşüncenin geleceğine dair mütevazı değerlendirmeniz de ayrıca takdire değer.Size ve Derin Düşünce ailesine yakışır üslubunuzu bir kez daha konuşturmuşsunuz.Yürekten kutluyorum.
Bir manifesto okur gibi keyif aldım.Aslında manifesto demek biraz kuru ve yavan kalıyor.Evet,belki DD nin misyonunu (ne eksik ne fazla)özetlemesi açısından böyle de tanımlanabilir.Fakat daha çok elbirliğiyle dikilmiş bir ağacın artık meyvelerini topluyor olmanın mutluluk ve kıvancını tattırıyor.
Ben henüz yeniyim.Fakat bu topluluğun bir üyesi olmaktan onur duyuyorum.Bir okul,bir üniversite gibi görüyorum.Her geçen gün yeni fikirlerle aydınlanmak,yeni dostlarla tanışmak gerçekten güzel bir duygu.Sıcak dostluklar paylaşıldıkça insan kendini daha bir zenginleşmiş,daha bir çoğalmış hissediyor.
Zaman zaman üzüldüğümüz,duygu ve heyecanlarımıza yenik düştüğümüz,düşe kalka yorulup umutlarımızı tükettiğimiz anlarımız da oluyor kuşkusuz.Fakat bütün bunlar insanı olgunlaştırıyor.Daha iyiye,doğru ve güzele ulaşmanın yolu elbet zor ve zahmetlidir;acı duymamızı,bedel ödememizi gerektirebilir.Fakat daha güzel bir Türkiye düşü her şeye bedel.
Dilerim umutlarımız boşa çıkmaz.
Dilerim düşünü kurduğumuz barış ve kardeşlik dolu güzel günler gerçeğe dönüşür.
Sizlere ve tüm Derin Düşünce ailesine sevgi ve saygılarımı iletir,başarılarınızın devamını dilerim.