RSS Feed for This Post

Sonunda iktidar muhalefeti dinledi

20080601_derindusunce_org_telekulak.jpg

 

 

Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?

Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor: Habercilik, savcılık, komiklik, amigoluk…  Gazeteci kendisine bilgi verebilecek herkesle iyi geçinmek için biraz politik davranmak daha doğrusu yalan söylemek zorunda. Ama aynı zamanda ondan gözü kara bir savcı gibi olayların üzerine gitmesi, iyi bir hâkim gibi dürüst olması da bekleniyor. Bir bilim adamı gibi konuları derinlemesine irdelemesi ama sıkıcı olmadan toplumun her kesimini eğlendirebilmesi… Gazetecilerden halkı aydınlatmaları isteniyor ama aynı zamanda da halka benzemeleri. Yoksa gazeteleri satılmıyor, TV kanalları izlenmiyor. Bu koşullarda “gazeteci gibi” gazetecilik yapılabilir mi? Derin Düşünce yazarları sorguluyor…

Buradan indirebilirsiniz.

 Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”

Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde Yobaz Laiklik Meselesini barındıran konuları ele alıyor.Buradan indirebilirsiniz.

 Derin Düşünce nedir?

Sitemizde siyasetten tarihe, kadın haklarından felsefeye, sanattan bilime kadar bir çok konudan bahsediyoruz. Ama zaman zaman da kendimizden söz ediyoruz. Derin Düşünce nedir?  Sitenin geçmişi, geleceği, ortak projeler, yazar olmak isteyenlere öneriler, okunma istatistikleri… Derin Düşünce’nin bir kimliği, tarihi ve kendine has “yaşam” tarzı var. Eğer aramıza yeni katıldıysanız bu kitap “yöre halkına” kaynaşmanızı kolaylaştıracaktır :)

 Liberalizmin Kara Kitabı

Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde liberalizmin tehlikeli yönleri hatta YIKICI UNSURLARI da var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor… Büyük bir kısmı bu gelenekten olan düşünürlerin fikirlerinden istifade ederek liberalizmin kusurlarını ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard ve Türkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan… Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur. Buradan indirebilirsiniz.

Maymunist imanla nereye kadar?

Evrim ve Big Bang gibi konular genellikle sağlıklı biçimde tartışılmaz. İdeoloji ve inançlar, felsefî tercihler bilim-SELLİK maskesiyle çıkar karşımıza. Özellikle evrim tartışmaları “filanca solucanın bölünmesi” veya falanca Amerikalı biyoloji uzmanının deneyleri etrafında döner ve bir türlü maskeler inmez. Madde ve o Madde’ye yüklenen Mânâ maskelenir… Oysa perde arkasında tartışılan başkadır. İnsan’a, Hayat’a dair temel kavramlardır. Sadece et ve kemikten mi ibaretiz? Yokluktan gelen ve ölümle yokluğa giden, çok zeki de olsa SADECE VE SADECE bir maymun türü müdür insan? BİLİM DIŞINDA bir insanlık yoksa Aşk yoksa, Sanat yoksa, Güzellik yoksa ve Adalet yoksa Hayat‘ın anlamı nedir? Aşık olmak hormonal bir abartıysa, iyilik enayilikse, neden birbirimizin gırtlağına sarılmıyoruz ekmeğini almak için? Neden bir çocuğa tecavüz edilmesi midemizi bulandırıyor ve neden fakir bir insana yardım etmek istiyoruz? Taj Mahal’in, Ayasofya’nın, Notre Dame de Paris’nin değeri bir arı kovanı veya termit yuvasına eşdeğer ise, Mesnevî boşuna yazıldı ise neden Hitler’i lanetliyoruz ve neden Filistin’de can veren bebeklere üzülüyoruz? Maymun olmanın (veya kendini öyle sanmanın) BİLİM DIŞINDA, psikolojik, siyasî, ahlâkî, hukukî öyle ağır sonuçları var ki…  Evrim senaryosunu kabul etmenin etik ve siyasî neticeleri ve evrimciliğin etimolojik değeri … Derin Düşünce’nin yorumcuları tarafından konuşuldu. Biz de bu sebeple söz konusu iki tartışmayı 116 sayfalık bu kitapta topladık. Buradan indirebilirsiniz.

Trackback URL

  1. 9 Yorum

  2. Yazan:nessrin Tarih: Haz 3, 2008 | Reply

    vayyyyy be salih memecana bak ne uğraşıyordur bu karikatürleri çizmek için eli zor varıyordur zavallımın

    daha önce tayyeap diye dalga geçtiği başbakan karısını milletvekili yapınca tabi adamın kalemi kayıverdi

    bunca yıllık kariyerini böylesi mahvetmesi üzüntü verici

    ancak adam da haklı duyduğuma göre bi kere başbakanı eleştirecek olmuş fırçayı yemiş

    vayyyy demekki erdoğan kendisine özalı örnek almış özalda aynen bu yöntemi denerdi kendisine muhalefet olanlara bir çeşit yem atar ya da partisine dahil eder sonsuza kadar sustururdu ancak salih memecana hala üzülmekteyim canı çıktı muhalefeti eleştirmekten ama bi taraftanda canı gidiyor keşke bizim hanım muhalefetten taraf olsaydı diye çünkü ne çok malzeme var iktidarda… ama iktidar yanlısı olduğu için hepsine göz yummak zorunda kalıyor

    yazık bu çarka onun da dahil olması çok üzücü

  3. Yazan:Aysun Altan Tarih: Haz 3, 2008 | Reply

    NESSRIN HANIM,

    Öfke bosaltmaniz bittiyse partinizin yeni maasini ezberleyin 🙂

    Batık CHP Marşı
    Kamera açıkmış, ben ne yapayım
    Çuvalladık halkım, unutma bizi!
    Cep telefonumu, nasıl kapayım
    Afalladık Halkım, unutma bizi !

    Kırk yıl geçti, olamadık iktidar
    Bu halk bize, niçin kulağın tıkar
    Hökümat seçimde ton balık tutar
    Kefalladık halkım, unutma bizi !

    Bankamız var, gastemiz var, hepsi var
    Kankamızsa, derinde çuval kadar
    Kaderim bu, her mevsimde yağar kar
    Ufalandık Halkım unutma bizi !

    Yüzerim, gezerim, her şey sezerim
    Kırk yıl geçse, ne bıkar ne bezerim
    Tahminlerde yanıldık, hep bîzarım
    Hep sallandık halkım unutma bizi !

    Koruma altında, benim herşeyim
    Dört nalı buldum da, yoktur eşeğim
    Dünyada yok, yatacak bir döşeğim
    Yuvarlandık halkım, unutma bizi !

    Ozan Baykalov

  4. Yazan:ucanbalik Tarih: Haz 3, 2008 | Reply

    nesrin hanım,

    salih memecan’a bu kadar yüklenmeyin, lütfen yani. Mesela karısı, ablası, amcası v.s. akp’den milletvekili olmayan ve/dahi akp’yi çok sert eleştiren mizah dergileri cehepe’yi hiç eksik etmiyorlar sayfalarından; çunku cehepe başlı başına bir mizah kaynağıdır.

    Yaramaz bir çocuk gibi. Tek parti döneminin yaramaz çocuğu. Ve bir türlü kabullenemiyor çok partili sistemi.

    Mesela penguen dergisinden bir karikatür;

  5. Yazan:snowqueen Tarih: Haz 4, 2008 | Reply

    CHP’nin tavrı karikatürize evet, zaten Denz Baykal başlı başına bir ilham kaynağı.
    Ama Salih Memecan biraz da iktidarı eleştirse de görsek.
    Kendisi AKP’nin neredeyse parti karikatür kolu.

  6. Yazan:nessrin Tarih: Haz 4, 2008 | Reply

    aysun hanım çok tatlısınız türk time haber sitesinde okudum bu aptal şiiri sanırım bu şiiri beğenen aptallarda vardır ama olsun bende orda bi cevap yazdım kendilerine. çok beğenildi
    çaldık çırptık halkım unutma bizi soyduk sattık halkım unutma bizi
    hortumculara sessiz kaldk halkım unutma bizi zaten horumcularda bizdik halkım unutma
    hiç utanmadık halkım unutma bizi

    yalanın bini bizde bir para
    bizde ne haysiyet ne de yüz ara
    herkese süreriz binbir kara
    halkım ne olur unutma bizi
    unutmaki bizim gibileri
    bir daha getirme iktidara
    CHP kadar dürüst olmak isterdik ama…….. biliriz oy vermezsiniz dürüst adamlara

    nasıl aysuncum beğendinmi hem kafiyeli hemde gerçekçi hadi cicim bayssss

  7. Yazan:nessrin Tarih: Haz 4, 2008 | Reply

    akp EZİK MARŞI

    çaldık çırptık halkım unutma bizi
    soyduk sattık halkım unutma bizi
    hortumculara sessiz kaldık halkım unutma bizi
    e hortumcularda zaten bizdik halkım unutma bizi
    senden hiç utanmadık halkım unutma bizi

    yalanın bini bizde bir para
    var sen bizde ne haysiyet ne de yüz ara
    herkese süreriz binbir kara
    halkım ne oluuuuuuuuur unutma bizi

    Unutmaki bizim gibileri
    bir daha ilelebet getirme iktidara
    CHP kadar dürüst olmak isterdik amma
    biz biliriz ki oy vermezsin dütüst adamlara

    bizde cevap çok aysun hanım siz hiç üzmeyin kendinizi

  8. Yazan:nessrin Tarih: Haz 4, 2008 | Reply

    KİMİLERİ

    Kimileri düşüncelerinde her daim dogmatik,
    Bir de öyle savunuyorlar ki durumları çok komik.

    Solmuş, sağmış neyin kavgası:) Kimin umurunda,
    Atı alan çoktan türban dağıtıyor Üsküdar da.
    (yakında cübbe de buna dâhil olacak)

    Türban takmayan kadın, türbanı savunuyor,
    Biri de yakışıklı bulduğum için ona oy verdim diyor.
    Kaşını gözünü oynatan adamı deli diye tımarhaneye atıyorlar,
    Böylesi okumuş ama boş kafalılara da oy verdiriyorlar.

    Neyi savunuyorsun, niye savunuyorsun bilmiyorsun,
    Onlar aleviydi, dinsizdi ondan yaktılar diyorsun.
    Bir kere tertemiz bir ruhla alnını secdeye koymuşsun gibi,
    Onlar namaz kılmıyor diyorsun.

    Ezan okunurken kıçını kaşıyanlar,
    Dini kendi çıkarları için siyasete taşıyanlar,
    SADECE CAHİLLERİ KANDIRABİLİYORLAR…

    Adamlar biliyor ki cahillik hiç bitmez,
    Onların oyları hiçbir zaman suyunu çekmez.

    KİMİLERİ nereye kapak atacağını iyi biliyor,
    Bir cümlede iki Allah kelimesi geçince,
    Benim zavallı cahilim her türlü yalanı yutuyor.

    Zamanında ‘din elden gidiyor’ diye yaymışlar bir politika,
    Oltaya gelen gelene boğmuşlar etrafı kana.

    Parayla imanın kimde olduğu belli olmaz,
    İbadetini gösterenin ibadeti zaten kabul olmaz.

    KİMİLERİne göre söylediklerimin hepsi yanlış,
    Onlara göre kendileri dışındaki herkes (zaten) yanlış.
    Nazım’ı da anlamayıp dışlamışlardı,
    Mezarını getirmek için de uğraşmışlardı.
    Belki sonumuz Nazım gibi olacak
    Ama gerçekler er geç ortaya çıkacak
    Sana değer vermeleri için ölmen gerekli
    YA DA BU ÜLKEYİ SOYUP SOĞANA ÇEVİRMEN YETERLİ

    NESRİN TOPRAK

  9. Yazan:Selami Tarih: Haz 4, 2008 | Reply

    Kolay, çok kolay
    İçlerinde zavallı küçük insanlar, çapsızlar, yeteneksizler, puştlar olduğu gibi, akıllı uslu, dürüst, en azından öyle olmaya çalışan adamlar da var…
    “Bir kısım medya” dan söz ediyorum. O kısım kendini tanır.
    Bunlar CHP’yi iktidara getirmeye “samimi” olarak çalışıyorlar, bazı yöneticileri gibi avanta koparma dertleri yok.
    Kendilerine CHP’nin “solcu” olduğu öğretilmiş, öyle bellemişler, hayat ve gerçekler bunu her fırsatta yalanlasa bile bu kuruntuya sıkı sıkı sarılmayı seviyorlar…
    Ve içtenlikle de üzülüyorlar: Niçin hiçbir seçimi kazanamıyoruz?
    CHP’NİN, KURULDUĞU GÜNDEN BERİ ASLINDA HİÇBİR SEÇİMİ KAZANAMAMIŞ OLDUĞUNU BİR HATIRLASALAR, GÖZLERİ FALTAŞI GİBİ AÇILACAK! Ama onlar kafalarını kuma gömmekte ısrar ediyorlar.
    Tövbe, CHP belki bir tek 1946 seçimini kazanmıştır, o da dalavereyle… “Gizli oy, açık sayım” yerine, tam tersine, bugün kimsenin aklının alamayacağı “açık oy, gizli sayım” uygulamasıyla… Yeni kuşakların tasavvur bile edemedikleri “sandık başına üniformalı jandarma dikmek” yoluyla… Ve de, sandık başkanının seçmene “hayrola, oyunu Celal Bayar denilen hırsıza mı veriyorsun” gibilerden rezilce müdahaleleriyle!.. Ayrıca, kurulalı daha altı ay olmuş ve birçok ilde örgütlenmesini tamamlayamamış, propagandasını yapamamış olan DP’yi “baskın seçime” de uğratarak…
    Eh, buna kazanmak denirse…
    Öte yandan, CHP’nin kazanamadığı seçimleri yeniden bir hatırlayalım: 1950, 1954, 1957, 1961, 1965, 1969, 1973, 1977, 1983, 1987, 1991, 1995, 1999, 2002, 2007…
    Ya 1946 öncesi mi? Onlar seçim değil ki! Tek partinin girdiği seçime seçim mi deniyor?
    Aranızdan bir kişi çıkıp da ha deyince bunların yıllarını söyleyebilir mi bana?
    Google’a bakmadan profesyonel siyasetçiler ve üniversite hocaları bile hatırlayamazlar. Sizi yormamak için ben söyleyeyim: 1927, 1931, 1935, 1939, 1943…
    Yaa, bu memlekette 1943 yılında seçim yapılmış da kimsenin haberi yok!
    Evet, şimdi çok pişman oldukları üzere “aculluk edip demokrasiye geçmeselerdi” diğer seçimler de çantada keklikti tabii! “Eğitilmiş halkın kendilerine oy verdiğini” yazacak da çıkardı elbette…
    Bu arkadaşlar, bir ara umutlarını “Deniz Baykal’ın gitmesine” bağlamışlardı. Şimdi beklenti düzeylerini “Önder Sav’ın gitmesi umuduna” kadar düşürdüler.
    Bir ara Mustafa Sarıgül’ü desteklediler, oysa Mahsun Kırmızıgül de gelse, Yılmaz Morgül de gelse CHP seçim kazanamaz.
    CHP, İsmet İnönü’yü mezarından çıkarıp başına geçirseler bile hiçbir seçimi kazanamaz. Sağa da kaysa kazanamaz, sola da kaysa kazanamaz, ortada da dursa kazanamaz.
    ÇÜNKÜ TOPLUMUN BÜNYESİNE TERSTİR.
    Bu arkadaşlar, seçimleri niçin DP-AP-ANAP-AKP “çizgisinin” kazandığını ve hep kazanacağını da anlayamıyorlar.
    Halkın OSMANLI REFLEKSİNİ göremiyorlar, çünkü görmek istemiyorlar.
    Halkın BÜROKRASİYLE OLAN ÇOK CİDDİ ÇATIŞMASINI idrak etmek de onlara uzak.
    İşin matrağı, bunlar halkçı olduklarını söylüyorlar, sonra da “tornacının oğlu” cumhurbaşkanı olunca bozuluyorlar!
    “Son aylarda yaşananlardan sonra AKP’nin oylarının niçin azalmadığını anlamak kolay değil” diyorlar… Oysa kolay, çok kolay…
    Anlamak için bütün mesele gözünü karartmamak… “Gönlünden geçeni” gerçek sanmamak… Ha, bir de küfür yemeyi, aşağılanmayı, kıskanılmayı, gammazlanmayı, “istiskale uğramayı” sineye çekmek tabii.
    Ben öyle yaptım. Onlarda bu büzük yok.

    Engin Ardiç

  10. Yazan:nessrin Tarih: Haz 4, 2008 | Reply

    selami,

    sen kendini zeki mi sanıyorsun yavrum ya???? biz solcu değiliz siz misiniz solcu haaaaaaa tabi siz hem muhafazakar hem milliyetçi hemde solcusunuz di mi eminim öyledir peki biz napsak seçim kazanamayız acaba şeriatı getireceğiz desek kazanır mıyız?? kazanacağımız muhakkak ama biliyor musun ki biz dini oyuncak görmüyoruz…. evet seçim süreçlerini biliyoruz ancak sizin gibi googleden bakmadan biliyoruz. haklısın ilk çok partili seçimde bir takım yanlışlıklar oldu ancak halk korkusundan inönüyü seçti zira inönünün en az yavuz kadar sert olduğunu çok ii biliriz ancak bir sonraki seçikde açık gizli oylama yapılmıştır demokrasiyi getirmeye kararlı ismet paşa sonuçlardan haberdae edilmiştir nitekim açılan sandıklarda dp açok ara öndedir ancak devlet İnönünün elindedir bütün donanımlarıyla ve ordu gelip İSMET PAŞA’ya paşam sandıkları değiştirelim der İSMET PAŞA Buna karşı çıkar demokrasiyi istiyorsak gitmeyi bilmeliyiz der

    VE

    bilmiyorum selami bey NEJDET SEZERden başka hiç bir cumhurbaşkanında gördünüz mü ya da duydunuzmu İSMET PAŞA ve hanımı sadece kıyafetlerini toplayarak iki bavulla köşkten ayrılırlar doğrusu demokrasiyi size veren adamın üstüne böylesi kusmanız affedilemez biraz tarih okuyun ama tarafsız yayınlardan okuyun tavsiyem

    CHPye gelince CHP belki iktidar olamayacaktır ama muhalefet bizim için daha hoş hiç merak etmeyin zaten ülkeyi satıp savan akpnin bozduklarını tamir etmek zordur onun için biz iktidarların ensesinde boza pişirmeyi daha çok seviyoruz ne olur bizi hep muhalefet yapın olurmu CHP hiç bitmez bunu böyle belleyin ama akp mhp dp ap sp bilmemneP bunların hepsi geliiiiiiiiiiip geçici

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin