<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Bu PKK&#8217;ya adam yazmaktır yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 17:13:33 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Özel Harekât mı yoksa PKK Kayıt Bürosu mu ? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-30441</link>
		<dc:creator>Özel Harekât mı yoksa PKK Kayıt Bürosu mu ? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 08:13:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-30441</guid>
		<description>[...] önünde, göstere göstere kol kırıyordu. Biz de bunun istisnai bir durum olmadığını Tayfun Talipoğlu&#8217;nun kitabından örnek vererek anlatmıştık. Çünkü 1993&#8242;te de devletin güvenlik görevlileri evlere, sivillere saldırmıştı, yine [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] önünde, göstere göstere kol kırıyordu. Biz de bunun istisnai bir durum olmadığını Tayfun Talipoğlu&#8217;nun kitabından örnek vererek anlatmıştık. Çünkü 1993&#8242;te de devletin güvenlik görevlileri evlere, sivillere saldırmıştı, yine [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-22915</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Dec 2008 11:31:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-22915</guid>
		<description>Sayın Ç-Z,

Mustafa Akyol'un "algı uçurumu" tesbiti, konuyu tamamlaması açısından kuşkusuz ki önem arzediyor.Ayrıca Kürt sorunun barındırdığı handikaplar konusunda önemli ipuçları içeriyor yazı.

Ancak,dikkate değer bir diğer nokta,bu algı farklılığının aynı zamanda bereberinde birebir benzeşen bir başka algıyı getirmesidir.Başka bir deyişle aradaki tek fark tarafların konumudur yani aidiyet duygularını farklı kutuplarda hissetmeleridir.Dolayısıyla farklı kutuplardan hasıl olan refleksler olarak tezahhür etseler de,aynı kaynaktan beslenen bir duygusal bakış açısından sözedilebilir.

Biraz açmak gerekirse;batıda şehit cenazeleri şeklinde gelişen manzaralar,güneydoğuda dağda ölenler için hazırlanan "merasimler"den farklı değildir.Her ikisi de de benzer motifleri içerir;.aynı milliyetçi dil kullanılır... birbirinin aynısı birer ritüele dönüşür bu cenaze "matemleri".

Tabii bu sadece bir örnek.Bu benzeşmenin toplumun farklı düşünce katmanları için de geçerli olduğunu gözlemlemek hiç de zor olmasa gerek.Kendilerini biraz olsun bu milliyetçi bakışın dışında tutan kesimlerde de bile bu algının izleri vardır.Zira dediğim gibi,üzerimize boca edilen ideolojik zehir bir şekilde üzerimize sinip yapışıyor.İstesek de etkisinden kurtulmamız zorlaşıyor.Gayri iradi bir durum vesselam.

Ha,bunun düzelmesinin yani normalleşmemizin bir yolu var mıdır bilmiyorum.Ancak inanıyorum ki eleştirmek kadar özeleştiriye de açık olmaya adım adıp cesaretle gerçeklerimizle yüzleştikçe eminim bir şeyler değişecektir.

Saygıyla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ç-Z,</p>
<p>Mustafa Akyol&#8217;un &#8220;algı uçurumu&#8221; tesbiti, konuyu tamamlaması açısından kuşkusuz ki önem arzediyor.Ayrıca Kürt sorunun barındırdığı handikaplar konusunda önemli ipuçları içeriyor yazı.</p>
<p>Ancak,dikkate değer bir diğer nokta,bu algı farklılığının aynı zamanda bereberinde birebir benzeşen bir başka algıyı getirmesidir.Başka bir deyişle aradaki tek fark tarafların konumudur yani aidiyet duygularını farklı kutuplarda hissetmeleridir.Dolayısıyla farklı kutuplardan hasıl olan refleksler olarak tezahhür etseler de,aynı kaynaktan beslenen bir duygusal bakış açısından sözedilebilir.</p>
<p>Biraz açmak gerekirse;batıda şehit cenazeleri şeklinde gelişen manzaralar,güneydoğuda dağda ölenler için hazırlanan &#8220;merasimler&#8221;den farklı değildir.Her ikisi de de benzer motifleri içerir;.aynı milliyetçi dil kullanılır&#8230; birbirinin aynısı birer ritüele dönüşür bu cenaze &#8220;matemleri&#8221;.</p>
<p>Tabii bu sadece bir örnek.Bu benzeşmenin toplumun farklı düşünce katmanları için de geçerli olduğunu gözlemlemek hiç de zor olmasa gerek.Kendilerini biraz olsun bu milliyetçi bakışın dışında tutan kesimlerde de bile bu algının izleri vardır.Zira dediğim gibi,üzerimize boca edilen ideolojik zehir bir şekilde üzerimize sinip yapışıyor.İstesek de etkisinden kurtulmamız zorlaşıyor.Gayri iradi bir durum vesselam.</p>
<p>Ha,bunun düzelmesinin yani normalleşmemizin bir yolu var mıdır bilmiyorum.Ancak inanıyorum ki eleştirmek kadar özeleştiriye de açık olmaya adım adıp cesaretle gerçeklerimizle yüzleştikçe eminim bir şeyler değişecektir.</p>
<p>Saygıyla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ç-z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-22907</link>
		<dc:creator>ç-z</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 20:56:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-22907</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Ak Parti ve Kürt Sorunu (II)&lt;/strong&gt;

Türkiye’de son yıllarda sık sık yaşadığımız garip bir şey var: Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki hücresinde bir şekilde rahatının bozulduğuna dair haberler yayılıyor. Örneğin saçları fazla kesilmiş, havalandırmaya çıkarılmamış veya yavaşça zehirleniyormuş gibi söylentiler… Bunun üzerine de onbinlerce kişi sokağa çıkıp gösteri yapıyor, “Öcalan’a özgürlük” sloganları atarak “önder”lerinin başına geldiğini düşündükleri bu işlere isyan ediyorlar.

Bu tablo karşısında biraz oturup düşünmek lazım. Abdullah Öcalan kim? Türkiye’nin yüzde 90’ının gözünde bir “terör örgütü lideri”. (Benim gözümde de öyle.) Hatta “bebek katili.” Öldüresiye nefret edilen, bir kaşık suda boğuverilmek istenen birisi. Ama işte Türkiye’nin bir kısmı da var ki, onların gözünde Öcalan büyük bir kahraman, bir “halk lideri”. 

Bu muazzam &lt;strong&gt;“algı uçurumu”&lt;/strong&gt;nu görmezden gelerek bir yere varamayız. Oturup biraz düşünmemiz ve bazı sonuçlar çıkarmamız lazım.

İlk görmemiz gereken, PKK’nın, Dev-Sol veya İBDA-C gibi bir kaç yüz kişilik bir militan kadrosundan oluşan dar bir örgüt olmadığı. Arkasında kitle desteği var. Onun için de sadece silahla ortadan kaldırılması mümkün değil. 

PKK’ya sempati duyan kitlelere “vay hainler” diye köpürmenin ve “ya sev, ya terk et” diye üzerlerine gitmenin ise faydası yok. Çünkü her seçimde yaklaşık yüzde 5’lik bir oy dilimi oluşturan bu insanlar, “bebek katlini” takdir ettikleri için değil, ama apayrı bir algı dünyasında yaşadıkları için PKK’yı seviyor. Bejan Matur bunu birkaç kez ve çok ustaca yazdı Zaman’da. &lt;strong&gt;PKK sempatizanları, olaylara apayrı bir kanaldan bakıyor, asıl “terör”ün devlet tarafından yapıldığına, “gerilla”nın onurlu bir “direniş” yürüttüğüne inanıyor.&lt;/strong&gt; İçinde bulundukları çevre, okudukları gazete, seyrettikleri televizyon onlara bunu söylüyor. Türkiye’nin yüzde 90’ının bağrını şehit düşmüş askerlerimizin acısı dağlıyor. &lt;strong&gt;Bu yüzde 5’lik kesimin kalbini ise, boşaltılan köyler, jandarma dipçiği ve “seksen yıllık inkâr ve aşağılama” yakıyor. Bir de etnik milliyetçilik ateşi…&lt;/strong&gt;

Bu tabloda çok önemli bir unsur daha var. Araştırmalar, Türkiye’deki Kürt nüfusun yüzde 13-15 civarında olduğunu gösteriyor. PKK tabanı ise yüzde 5’in altında. Yani neredeyse her üç Kürt vatandaştan ikisi PKK’ya soğuk duruyor. İşte son seçimde bu oyların hemen hepsini AK Parti topladı. AK Parti’nin arkasındaki bu “Kürt seçmen” çok önemli, çünkü PKK’nın “Kürt halkının temsilcisi” olma iddiasını boşa çıkarıyor. 

Ama &lt;strong&gt;AK Parti’nin tüm Kürt oylarını kazanması, “PKK tabanını fethetmesi” imkansız. Hatta AK Parti’nin bölgeyi “silip süpürmesi”, PKK tarafını daha da öfkelendirip şiddeti iyice tırmandırabilir.&lt;/strong&gt; Zaten öyle de oldu, son bir kaç yılda. 

Peki ne yapmalı?.. &lt;strong&gt;Yapılması gereken, bir taraftan “Kürt kimliğine saygı ve özgürlük” adımları atmak, bu konuda tam bir serbestlik ortamı sağlamak. Bu, PKK’ya taban oluşturan tepki ve öfkeyi azaltacaktır.&lt;/strong&gt; Yapılması gereken diğer şey ise, PKK tabanının siyasi temsilcileri, yani DTP’liler ile “siz nasıl bir ülke istiyorsunuz” diye oturup konuşmak. Bırakalım anlatsınlar “demokratik özerklik” derken ne kastediyor, ne talep ediyorlar. Bunların hangisi olabilir, hangisi olamaz. Bu, bizim onların dünyasını daha iyi tanımamızı, onların da kendi dar çevrelerinden çıkıp Türkiye gerçeklerini daha iyi anlamalarını sağlayabilir.

Bu açıdan DTP’nin kapatılması yanlış olacağı gibi, DTP’lilerin susturulması da fevkâlede hatalıdır. Hükümetin takındığı “PKK’ya terör örgütü demedikçe sizle konuşmayız” tavrının da, Türkiye genelinde olumlu yankılanması dışında, meseleye getirdiği bir fayda yoktur. &lt;strong&gt;Adamlar PKK’ya niye terör örgütü desinler ki; PKK’yı temsil ediyorlar zaten.&lt;/strong&gt; Ve zaten bu yüzden onlarla bir şekilde konuşmak lazım ki bu işe kansız bir çözüm bulunsun.

http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/12/ak_parti_ve_kurt_sorunu_ii.php</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ak Parti ve Kürt Sorunu (II)</strong></p>
<p>Türkiye’de son yıllarda sık sık yaşadığımız garip bir şey var: Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki hücresinde bir şekilde rahatının bozulduğuna dair haberler yayılıyor. Örneğin saçları fazla kesilmiş, havalandırmaya çıkarılmamış veya yavaşça zehirleniyormuş gibi söylentiler… Bunun üzerine de onbinlerce kişi sokağa çıkıp gösteri yapıyor, “Öcalan’a özgürlük” sloganları atarak “önder”lerinin başına geldiğini düşündükleri bu işlere isyan ediyorlar.</p>
<p>Bu tablo karşısında biraz oturup düşünmek lazım. Abdullah Öcalan kim? Türkiye’nin yüzde 90’ının gözünde bir “terör örgütü lideri”. (Benim gözümde de öyle.) Hatta “bebek katili.” Öldüresiye nefret edilen, bir kaşık suda boğuverilmek istenen birisi. Ama işte Türkiye’nin bir kısmı da var ki, onların gözünde Öcalan büyük bir kahraman, bir “halk lideri”. </p>
<p>Bu muazzam <strong>“algı uçurumu”</strong>nu görmezden gelerek bir yere varamayız. Oturup biraz düşünmemiz ve bazı sonuçlar çıkarmamız lazım.</p>
<p>İlk görmemiz gereken, PKK’nın, Dev-Sol veya İBDA-C gibi bir kaç yüz kişilik bir militan kadrosundan oluşan dar bir örgüt olmadığı. Arkasında kitle desteği var. Onun için de sadece silahla ortadan kaldırılması mümkün değil. </p>
<p>PKK’ya sempati duyan kitlelere “vay hainler” diye köpürmenin ve “ya sev, ya terk et” diye üzerlerine gitmenin ise faydası yok. Çünkü her seçimde yaklaşık yüzde 5’lik bir oy dilimi oluşturan bu insanlar, “bebek katlini” takdir ettikleri için değil, ama apayrı bir algı dünyasında yaşadıkları için PKK’yı seviyor. Bejan Matur bunu birkaç kez ve çok ustaca yazdı Zaman’da. <strong>PKK sempatizanları, olaylara apayrı bir kanaldan bakıyor, asıl “terör”ün devlet tarafından yapıldığına, “gerilla”nın onurlu bir “direniş” yürüttüğüne inanıyor.</strong> İçinde bulundukları çevre, okudukları gazete, seyrettikleri televizyon onlara bunu söylüyor. Türkiye’nin yüzde 90’ının bağrını şehit düşmüş askerlerimizin acısı dağlıyor. <strong>Bu yüzde 5’lik kesimin kalbini ise, boşaltılan köyler, jandarma dipçiği ve “seksen yıllık inkâr ve aşağılama” yakıyor. Bir de etnik milliyetçilik ateşi…</strong></p>
<p>Bu tabloda çok önemli bir unsur daha var. Araştırmalar, Türkiye’deki Kürt nüfusun yüzde 13-15 civarında olduğunu gösteriyor. PKK tabanı ise yüzde 5’in altında. Yani neredeyse her üç Kürt vatandaştan ikisi PKK’ya soğuk duruyor. İşte son seçimde bu oyların hemen hepsini AK Parti topladı. AK Parti’nin arkasındaki bu “Kürt seçmen” çok önemli, çünkü PKK’nın “Kürt halkının temsilcisi” olma iddiasını boşa çıkarıyor. </p>
<p>Ama <strong>AK Parti’nin tüm Kürt oylarını kazanması, “PKK tabanını fethetmesi” imkansız. Hatta AK Parti’nin bölgeyi “silip süpürmesi”, PKK tarafını daha da öfkelendirip şiddeti iyice tırmandırabilir.</strong> Zaten öyle de oldu, son bir kaç yılda. </p>
<p>Peki ne yapmalı?.. <strong>Yapılması gereken, bir taraftan “Kürt kimliğine saygı ve özgürlük” adımları atmak, bu konuda tam bir serbestlik ortamı sağlamak. Bu, PKK’ya taban oluşturan tepki ve öfkeyi azaltacaktır.</strong> Yapılması gereken diğer şey ise, PKK tabanının siyasi temsilcileri, yani DTP’liler ile “siz nasıl bir ülke istiyorsunuz” diye oturup konuşmak. Bırakalım anlatsınlar “demokratik özerklik” derken ne kastediyor, ne talep ediyorlar. Bunların hangisi olabilir, hangisi olamaz. Bu, bizim onların dünyasını daha iyi tanımamızı, onların da kendi dar çevrelerinden çıkıp Türkiye gerçeklerini daha iyi anlamalarını sağlayabilir.</p>
<p>Bu açıdan DTP’nin kapatılması yanlış olacağı gibi, DTP’lilerin susturulması da fevkâlede hatalıdır. Hükümetin takındığı “PKK’ya terör örgütü demedikçe sizle konuşmayız” tavrının da, Türkiye genelinde olumlu yankılanması dışında, meseleye getirdiği bir fayda yoktur. <strong>Adamlar PKK’ya niye terör örgütü desinler ki; PKK’yı temsil ediyorlar zaten.</strong> Ve zaten bu yüzden onlarla bir şekilde konuşmak lazım ki bu işe kansız bir çözüm bulunsun.</p>
<p><a href="http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/12/ak_parti_ve_kurt_sorunu_ii.php" rel="nofollow">http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2008/12/ak_parti_ve_kurt_sorunu_ii.php</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-22889</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 10:14:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-22889</guid>
		<description>Yine her zaman olduğu gibi,"yeni yorumlar"sayesinde üzerinden bir hayli zaman geçmiş bir yazıya yorum yazmış olacağım.Bu yazıyı farketmemi sayın İshak Aydın Bey'e borçluyum,kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum.

Evet,zamana direnerek güncelliğini koruyan bir konu.O günden bu güne iyiye işaret eden  umutlu bir gelişme ne yazık ki yok.Olmadığı gibi varolan umut kırıntılarımız da tükendi,barışa olan özlem ve heyecanımız ha söndü ha sönecek.Yine acı ve gözyaşı,yine yüreği evlat acısıyla dağlanan analar-babalar...geride kalan dul eşler,öksüz ve yetim çocuklar,sönen ocaklar.Ölüm haberleri neredeyse sıradanlaşmış gibi.Alıştık mı ne?Ölümler artık hayatımızdan bir parça,basit bir detay.Ve güzel ülkemin güzel insanları karanlıkta boğazlaşmaya devam ediyor.

Ve ne hazindir ki hâlâ birbirimizi suçlamakla meşgulüz.Kim bilir belki de çaresizce sarıldığımız bir tesellidir bu.Yaralanan yüreğimize,bir başkasının yüreğini acıtarak kanatarak merhem arıyor,avuntularımıza sığınıyoruz.Suçlu arıyoruz;başka yerde,"öteki"nde,bizden çok uzaklarda.Oysa suçlu çok yakınımızda,belki de içimizde.
Suçlu biziz,hepimiziz!Dışına çıkmayı bir türlü başaramadığımız öfke sarmalına kapıldığımız için suçluyuz...Çözüm yerine bitip tükenmeyen suçlu arama psikolojisene saplandığımız ve meseleyi adeta bir kan davasına dönüştürdüğümüz için,evet hepimiz suçluyuz ve sorumluyuz.

Kendimizi kandırsak da bu bizim gerçeğimiz.Çünkü her birimiz, duygularımızı istismar edenlerin bizde yarattığı ruh halinin esiriyiz.Kendi irademizle düşünebilme yeteneğinden uzağız;gerçeklere gözümüz kapalı,kulağımız sağır,vicdanlarımız nasır tutmuş.Farkında bile değiliz;zehirleniyoruz çünkü.Beyinlerimize düşmanlık zehiri akıtılıyor ha bire...vicdanlarımız kin ve öfkeyle kirletiliyor,ruhlarımıza şiddet tohumları ekiliyor.Ama biz görmüyoruz,duymuyoruz!Yaptığımız tek şey kendimizi hapsettiğimiz pencerelerden dünyaya bakmak.Bunu yapıyoruz.Hangi tarafta olduğumuzun bir önemi yok,orada,burada ya da başka yerde.Ve hep beraber bu anlamsız kavgayı sürdüren birer nefere dönüşüyoruz.En masum anımızda bile işte biz buyuz ve birbirbirimize benzeriz ne eksik ne fazla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yine her zaman olduğu gibi,&#8221;yeni yorumlar&#8221;sayesinde üzerinden bir hayli zaman geçmiş bir yazıya yorum yazmış olacağım.Bu yazıyı farketmemi sayın İshak Aydın Bey&#8217;e borçluyum,kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum.</p>
<p>Evet,zamana direnerek güncelliğini koruyan bir konu.O günden bu güne iyiye işaret eden  umutlu bir gelişme ne yazık ki yok.Olmadığı gibi varolan umut kırıntılarımız da tükendi,barışa olan özlem ve heyecanımız ha söndü ha sönecek.Yine acı ve gözyaşı,yine yüreği evlat acısıyla dağlanan analar-babalar&#8230;geride kalan dul eşler,öksüz ve yetim çocuklar,sönen ocaklar.Ölüm haberleri neredeyse sıradanlaşmış gibi.Alıştık mı ne?Ölümler artık hayatımızdan bir parça,basit bir detay.Ve güzel ülkemin güzel insanları karanlıkta boğazlaşmaya devam ediyor.</p>
<p>Ve ne hazindir ki hâlâ birbirimizi suçlamakla meşgulüz.Kim bilir belki de çaresizce sarıldığımız bir tesellidir bu.Yaralanan yüreğimize,bir başkasının yüreğini acıtarak kanatarak merhem arıyor,avuntularımıza sığınıyoruz.Suçlu arıyoruz;başka yerde,&#8221;öteki&#8221;nde,bizden çok uzaklarda.Oysa suçlu çok yakınımızda,belki de içimizde.<br />
Suçlu biziz,hepimiziz!Dışına çıkmayı bir türlü başaramadığımız öfke sarmalına kapıldığımız için suçluyuz&#8230;Çözüm yerine bitip tükenmeyen suçlu arama psikolojisene saplandığımız ve meseleyi adeta bir kan davasına dönüştürdüğümüz için,evet hepimiz suçluyuz ve sorumluyuz.</p>
<p>Kendimizi kandırsak da bu bizim gerçeğimiz.Çünkü her birimiz, duygularımızı istismar edenlerin bizde yarattığı ruh halinin esiriyiz.Kendi irademizle düşünebilme yeteneğinden uzağız;gerçeklere gözümüz kapalı,kulağımız sağır,vicdanlarımız nasır tutmuş.Farkında bile değiliz;zehirleniyoruz çünkü.Beyinlerimize düşmanlık zehiri akıtılıyor ha bire&#8230;vicdanlarımız kin ve öfkeyle kirletiliyor,ruhlarımıza şiddet tohumları ekiliyor.Ama biz görmüyoruz,duymuyoruz!Yaptığımız tek şey kendimizi hapsettiğimiz pencerelerden dünyaya bakmak.Bunu yapıyoruz.Hangi tarafta olduğumuzun bir önemi yok,orada,burada ya da başka yerde.Ve hep beraber bu anlamsız kavgayı sürdüren birer nefere dönüşüyoruz.En masum anımızda bile işte biz buyuz ve birbirbirimize benzeriz ne eksik ne fazla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ishak aydın tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-22883</link>
		<dc:creator>ishak aydın</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2008 20:41:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-22883</guid>
		<description>devlet tarih boyu üzerine duşen gurevi laikiyle yerine getiriyor yani kendine yakışanı yapıyor başbakan bunu keyifle teyid ediyor ya sev ya terk et demekle 
acaba iskenderun beledye başkanınıda partisine almayı duşunmuyormu</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>devlet tarih boyu üzerine duşen gurevi laikiyle yerine getiriyor yani kendine yakışanı yapıyor başbakan bunu keyifle teyid ediyor ya sev ya terk et demekle<br />
acaba iskenderun beledye başkanınıda partisine almayı duşunmuyormu</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Terörist evlatlarımız ve Anzak leşlerimiz(!) : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-16307</link>
		<dc:creator>Terörist evlatlarımız ve Anzak leşlerimiz(!) : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:42:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-16307</guid>
		<description>[...] Newroz kutlamaları ve hata ısrar : Bu PKK&#8217;ya adam yazmaktır [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Newroz kutlamaları ve hata ısrar : Bu PKK&#8217;ya adam yazmaktır [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Derin Cumhuriyet iş başında&#8230;. : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-14983</link>
		<dc:creator>Derin Cumhuriyet iş başında&#8230;. : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2008 22:26:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-14983</guid>
		<description>[...] bizim vergilerimizle ödenen bir polis Newroz bayramında kol kırarken veya askeri hapishanelerde din kardeşlerimiz işkence görmüşken hesap sormak, en azından [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] bizim vergilerimizle ödenen bir polis Newroz bayramında kol kırarken veya askeri hapishanelerde din kardeşlerimiz işkence görmüşken hesap sormak, en azından [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Deliye 301 vermişler önce babasını asmış : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-14354</link>
		<dc:creator>Deliye 301 vermişler önce babasını asmış : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Apr 2008 07:34:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-14354</guid>
		<description>[...] yaşayan Ermenilere veya Kürtlere hakaret edilmesi (ki ediliyor, kolları bile kırılabiliyor) neden serbest? Belki de Almanlara, Amerikalılara ve Arjantinlilere de hakaret edilmesi de [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] yaşayan Ermenilere veya Kürtlere hakaret edilmesi (ki ediliyor, kolları bile kırılabiliyor) neden serbest? Belki de Almanlara, Amerikalılara ve Arjantinlilere de hakaret edilmesi de [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Anadolulu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-14234</link>
		<dc:creator>Anadolulu</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 05:27:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-14234</guid>
		<description>Kardeşim uyanın! Siz zannediyrosunuz ki Pkk ile direniş yapıyorum. Bizim millet zannediyor pkk ile savaşarak Kahramanlık yapıyorum. İkimizde kazanmıyoruz kazanan kimdir biliyor musunuz?
Hem Selçuklardan hemde Anadolu yerlisinden kurtulan Militarist-sabetay yapıdır! niye? çünkü sizin şehire kadar inip eylem yapmanızı istiyor ki, Halk korksun! halk korkarsa ne olur? Daha çok askere sarılır! Sarılırsa ne olur? militaristler eylemlerini ve ağabeyinin verdiği görevleri de daha rahat icra eder? bu olursa ne olur:
a-AB'nin Hedefinin Demokrasiyi zorunlu kılması bu yapıların işine gelmediği için AB Hedefi Askıya alınır!
b-Ekonomik sıkıntılar artar
c-Sosyal sıkıntılar artar
d-Diğer dünya ülkelerinden soyutlanmışlık ayyuka çıkar
e-Siyaset tamamiyle İsrail  odaklı olur!

Yani,eğer biz anadolular bu 16. yy'dan beri osmanlının da içini oymuş kene benzeri yapıları tasfiye etmezsek başımız çok yanacak!Yapacaksanız eylemleri onlara karşı yapın!
Esaslı birşeyler yapmak istiyorsanız! inadlarına okuyun derim, Onlar bizim içimize nasıl yerleştilerse bizde onların içine onlardan gibiymiş gibi gözüküp yerleşelim.

Onlar kim?
1-Sabetay diye tabir ettiğimiz Yahudi soylu israil yapıları
2-Crypto-hıristiyan dediğimiz kısmen ılımlı yapılar
3-Bunlarla işbirliği yapan vatan haini yerliler

Crypto-hıristiyanlarla KISMİ işbirliği yapılabilir onun dışındakiler şerefsizin tekidierler!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kardeşim uyanın! Siz zannediyrosunuz ki Pkk ile direniş yapıyorum. Bizim millet zannediyor pkk ile savaşarak Kahramanlık yapıyorum. İkimizde kazanmıyoruz kazanan kimdir biliyor musunuz?<br />
Hem Selçuklardan hemde Anadolu yerlisinden kurtulan Militarist-sabetay yapıdır! niye? çünkü sizin şehire kadar inip eylem yapmanızı istiyor ki, Halk korksun! halk korkarsa ne olur? Daha çok askere sarılır! Sarılırsa ne olur? militaristler eylemlerini ve ağabeyinin verdiği görevleri de daha rahat icra eder? bu olursa ne olur:<br />
a-AB&#8217;nin Hedefinin Demokrasiyi zorunlu kılması bu yapıların işine gelmediği için AB Hedefi Askıya alınır!<br />
b-Ekonomik sıkıntılar artar<br />
c-Sosyal sıkıntılar artar<br />
d-Diğer dünya ülkelerinden soyutlanmışlık ayyuka çıkar<br />
e-Siyaset tamamiyle İsrail  odaklı olur!</p>
<p>Yani,eğer biz anadolular bu 16. yy&#8217;dan beri osmanlının da içini oymuş kene benzeri yapıları tasfiye etmezsek başımız çok yanacak!Yapacaksanız eylemleri onlara karşı yapın!<br />
Esaslı birşeyler yapmak istiyorsanız! inadlarına okuyun derim, Onlar bizim içimize nasıl yerleştilerse bizde onların içine onlardan gibiymiş gibi gözüküp yerleşelim.</p>
<p>Onlar kim?<br />
1-Sabetay diye tabir ettiğimiz Yahudi soylu israil yapıları<br />
2-Crypto-hıristiyan dediğimiz kısmen ılımlı yapılar<br />
3-Bunlarla işbirliği yapan vatan haini yerliler</p>
<p>Crypto-hıristiyanlarla KISMİ işbirliği yapılabilir onun dışındakiler şerefsizin tekidierler!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Salim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13941</link>
		<dc:creator>Salim</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2008 21:35:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13941</guid>
		<description>Sayın Çuvaldız,

Devlete karşı çıkamamanın ezikliğini benden çıkarmayınız. Size çok önce PKK'li olmadığımı ve onun en sert eleştirmenlerinden biri olduğumu ve şiddet eylemlerine yersiz ve gereksiz kullandıkları için de kızdığımı ve örgütün bir lider kültüne tutulduğunu birkaç defa söylediğimi net hatırlıyorum. Ajitasyonunuzu size bırakıyorum.. 

Haber kaynaklarınızın bir kısmı açık yalandır zaten. Ancak PKK'nin kürtler arasından "hain ilan ettikleri" tabii ki doğrudur ve bu konuda sizinle hemfikirim. Bu sizin demokrat tarafınızı oluşturur ve ben de katılırım. Ammaaa....

Sorun bu değil. Siz bir tarafa terörist diyerek bir terörist-şehit dili kullanıyorsunuz. Yani bir tarafın ölüsü kutsal sayılırken diğeri "böcekmiş" muamelesi görmüş oluyor otomatikman. Ayrıca PKK ne yaparsa yapsın siyasal bir örgüttür son kertede ve bu insanlara söz hakkı vererek, katılmasak da bu haklarını savunarak militarize olmalarına engel olmalıyız. Ben bunu söyledim hep. Kitleselleşmiş bir kürt unsurunu masaya çağırmadan barış mı arıyorsunuz, e avucunuzu yalama ihtimaliniz epey yüksektir o zaman. PKK eylemlerinin altını çize çize ne gösterirseniz gösterin. TSK'nın eylemleri hakkında yazılarımı "siyahlamanıza" rağmen ağzınızdan tek söz alamadık ne hikmetse.

Şimdi terör edebiyatına devam edip iki tarafın da analarının ağladığını söylemek çelişki olmuyor mu? Bu ötekileştirmeniz de faşist tarafınızdır hanımefendi.

Benim itirazımın odağını kaçırmadan tartışalım. Ben PKK'yi savunmadığımı, PKK'li olmadığımı zaten söyledim. Ben sizin dıştalayıcılığınızın demokrasi ile bağdaşmamanızın yanı sıra iktidarın kullandığı ötekileştirici dilinizi eleştirdim, zira iktidarın dilini kullanmak iktidarı yeniden üretmekle maluldur. 

İki tarafta ölen de insandır ve terörist-şehit diye kategorize edemez. PKK kabul edelim etmeyelim son kertede kitlesel siyasal bir kürt unsurudur ve sorunda söz hakkı olması gereken bir taraftır. 

Şimdi sanki ben PKK'liyim de siz de barışı savunan ayaklarını bırakalım. Ben sizin gibi bir tarafı yok sayan bir "demokrasi"ye inanmam. Gerçi bir AKP'liden burjuva demokrasisinden öte bişey beklemek de safdillik olur.

Eğer resmi ağızların kavramları dışına çıkacaksanız ve değişik bikaç kelam edecekseniz devam ederim. Yoksa hiç kendimi yoramicam daha fazla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Çuvaldız,</p>
<p>Devlete karşı çıkamamanın ezikliğini benden çıkarmayınız. Size çok önce PKK&#8217;li olmadığımı ve onun en sert eleştirmenlerinden biri olduğumu ve şiddet eylemlerine yersiz ve gereksiz kullandıkları için de kızdığımı ve örgütün bir lider kültüne tutulduğunu birkaç defa söylediğimi net hatırlıyorum. Ajitasyonunuzu size bırakıyorum.. </p>
<p>Haber kaynaklarınızın bir kısmı açık yalandır zaten. Ancak PKK&#8217;nin kürtler arasından &#8220;hain ilan ettikleri&#8221; tabii ki doğrudur ve bu konuda sizinle hemfikirim. Bu sizin demokrat tarafınızı oluşturur ve ben de katılırım. Ammaaa&#8230;.</p>
<p>Sorun bu değil. Siz bir tarafa terörist diyerek bir terörist-şehit dili kullanıyorsunuz. Yani bir tarafın ölüsü kutsal sayılırken diğeri &#8220;böcekmiş&#8221; muamelesi görmüş oluyor otomatikman. Ayrıca PKK ne yaparsa yapsın siyasal bir örgüttür son kertede ve bu insanlara söz hakkı vererek, katılmasak da bu haklarını savunarak militarize olmalarına engel olmalıyız. Ben bunu söyledim hep. Kitleselleşmiş bir kürt unsurunu masaya çağırmadan barış mı arıyorsunuz, e avucunuzu yalama ihtimaliniz epey yüksektir o zaman. PKK eylemlerinin altını çize çize ne gösterirseniz gösterin. TSK&#8217;nın eylemleri hakkında yazılarımı &#8220;siyahlamanıza&#8221; rağmen ağzınızdan tek söz alamadık ne hikmetse.</p>
<p>Şimdi terör edebiyatına devam edip iki tarafın da analarının ağladığını söylemek çelişki olmuyor mu? Bu ötekileştirmeniz de faşist tarafınızdır hanımefendi.</p>
<p>Benim itirazımın odağını kaçırmadan tartışalım. Ben PKK&#8217;yi savunmadığımı, PKK&#8217;li olmadığımı zaten söyledim. Ben sizin dıştalayıcılığınızın demokrasi ile bağdaşmamanızın yanı sıra iktidarın kullandığı ötekileştirici dilinizi eleştirdim, zira iktidarın dilini kullanmak iktidarı yeniden üretmekle maluldur. </p>
<p>İki tarafta ölen de insandır ve terörist-şehit diye kategorize edemez. PKK kabul edelim etmeyelim son kertede kitlesel siyasal bir kürt unsurudur ve sorunda söz hakkı olması gereken bir taraftır. </p>
<p>Şimdi sanki ben PKK&#8217;liyim de siz de barışı savunan ayaklarını bırakalım. Ben sizin gibi bir tarafı yok sayan bir &#8220;demokrasi&#8221;ye inanmam. Gerçi bir AKP&#8217;liden burjuva demokrasisinden öte bişey beklemek de safdillik olur.</p>
<p>Eğer resmi ağızların kavramları dışına çıkacaksanız ve değişik bikaç kelam edecekseniz devam ederim. Yoksa hiç kendimi yoramicam daha fazla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13940</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2008 20:46:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13940</guid>
		<description>Salim bey,

&lt;strong&gt;PKK kürtleri temsil etmez tamam.&lt;/strong&gt;(6.04 tarihli yorumunuz)

&lt;strong&gt;Örnek verdiğiniz olayların tarihini yerini zamanını vermeniz gerekiyor. Çok afaki kaçmış. Bir siyasal hareketin tarihini böyle mi açıklıyorsunuz. Bir kere yıl bile yok ortada. TSK ile ilgili hem de ispatlı-kayıtlı-mahkemeli gerçekler var ortada.&lt;/strong&gt; 

Telofon açıp,yer zaman ve tarihi sizin için öğrenmeye çalışırım ama yazılı imzalı bir şey beklemeyin.Ama aşağıdaki alıntıyı yaptığım linkteki bilgiler kayıtlı olduğu için belki delil kabul edilir tarafınızdan.

&lt;blockquote&gt;Çıplak kanunsuzluğa başvurma jandarmanın kırsal alandaki yöntemlerine de yansıyordu. Mao Zedung'un deyimiyle, silahlı PKK üyeleri "halk denizinde yüzen balıklar" gibi silahlı gerilla taktikleri kullanıyordu. Güvenlik güçleri, "denizi kurutmak" şeklindeki anti-gerilla taktikleri kullanmaya başladı. Köy koruculuğu sistemine katılmayı reddeden köy ve yerleşim birimlerini basitçe tehdit edip korkutmak yerine, yola girmeyen yerleşim birimlerini sistemli bir şekilde imha etmeye başladılar.

Buna yanıt olarak PKK köy koruculuğu sistemine katılan Kürtleri hain ilan etti. Yakaladığı köy korucularını "idam" etti. PKK ayrıca köy korucularının çatışmada taraf olmayan aile üyelerini - kadın ve çocuklar dahil - katletti. Bu tür eylemlerden sonra PKK dağlara çekilip ortadan kaybolunca, devletin karşıt operasyonları genellikle korucu olmayan köylülerin yaşadığı köyleri basmak ve sakinlerini toplamak biçimini alıyordu. Amaç, PKK'nın hareketleri hakkında bilgi toplamaktı.

1991'deki seçimle başa geçen Doğru Yol Partisi (DYP) hükümeti Başbakan Süleyman Demirel'in başbakanlığında güneydoğudaki gerilimi yapıcı yöntemlerle çözme doğrultusunda bazı adımlar attı. "Kürt gerçeğini" kabul edeceklerini belirtti. O yılın sonlarına doğru, Lice'de ve Kulp'ta yer alan iki sivil gösterideki katliamlar ve PKK'nın aynı derecede kanlı saldırıları makul bir politikaya doğru atılan adımlara son verdi.


http://eski.bianet.org/2002/11/08/14482.htm&lt;/blockquote&gt;

&lt;strong&gt;Üstelik gerilla rolünde köy basmışlıklarına dahi şahit olduk!!&lt;/strong&gt;

Yine aynı linkte yer alan bilgilerden bir alıntı;

&lt;blockquote&gt;Çıplak kanunsuzluğa başvurma jandarmanın kırsal alandaki yöntemlerine de yansıyordu. Mao Zedung'un deyimiyle, silahlı PKK üyeleri "halk denizinde yüzen balıklar" gibi silahlı gerilla taktikleri kullanıyordu. Güvenlik güçleri, "denizi kurutmak" şeklindeki anti-gerilla taktikleri kullanmaya başladı. Köy koruculuğu sistemine katılmayı reddeden köy ve yerleşim birimlerini basitçe tehdit edip korkutmak yerine, yola girmeyen yerleşim birimlerini sistemli bir şekilde imha etmeye başladılar.&lt;/blockquote&gt;

&lt;strong&gt;Spekülasyonu bırakalım… Serhildan birşey duydunuz mu derken bunu kastetmiştim. 1990lardaki büyük halk isyanlarında o büyük kitleler hiç de silah zoruyla falan isyana kalkışmadılar. Bilip bilmeden konuşuyorsunuz.&lt;/strong&gt;

&lt;strong&gt;PKK’nin uyuşturucu ticareti yaptığına dair hiçbir kanıt yok ortada. Bunlar da söylentide.&lt;/strong&gt;

Öyle mi?O halde bir de bunu şuradan okuyun o zaman;

&lt;blockquote&gt;http://www.rizgari.com/modules.php?name=News&#38;file=article&#38;sid=7214&lt;/blockquote&gt;


&lt;strong&gt;Ama ben size bisürü ordu mensubunun yaptığı uyuşturucu kaçakçılığı hikayesini resmi kayıtlardan gösteririm. Kuzum sahi siz neden hiç PKK konusunda bu kadar önyargılı ve bilgisiz olmanıza rağmen bu kadar cesurken, devletin ve TSK’nın (mensubunun!) çok daha beter icraatları kayıtlı kuyutlu ortadayken adeta kuyruğunu kıstırıyorsunuz.&lt;/strong&gt; 

Esas anlamayan sizsiniz.Şiddet şiddeti doğuruyor,1 askere karşılık 10 Kürt öldürülüyor.Her iki taraf da şiddetin dozunu arttırmak için diğerine "gerekçe" yaratıyor!

&lt;blockquote&gt;Genelkurmay Başkanı Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, 22 Haziran 1993 günü Kurmay Albay Osman Pamukoğlu’nu çağırdı. Güreş Paşa sıkıntılıydı. Içeride başkaları da vardı. Mayıs ayında Bingöl’de 33 askerin otobüsten alınıp şehit edilmesiyle ilgili ve tabii bilinemeyen başka sebepler, komutanın gergin olduğunu açıkça gösteriyordu.

Emekli Jandarma Albay Sarızeybek’e göre bir komutanın iki seçeneği vardır: Ya iki sene boyunca risk almayıp tayininizi bekler oturursunuz. Ya da terörle mücadele edersiniz
“Birinci seçenek şudur; işte ben birlik Komutanıyım, emrime verilmiş askerler var, bunların hiçbirisi şehit olmasın, kışlasından dışarı çıkmasın, üstler de ne yapıyorsa yapsın, ben hiç şehit vermeden iki senemi doldurayım, buradan gideyim. Birinci seçeneğin şahsi olarak bir ikbal duygusu içerisinde iseniz size riski yoktur. İki sene orada kalırsınız, iki sene sonra tayininiz çıkar batıya gelirsiniz, batıdaki arkadaşlarınızı da övünçle anlatırsınız. Dersiniz ki ben iki sene çok tehlikeli bölgelerde kaldım, hiç şehit vermedim ve döndüm.

İkinci seçenek(a) çok risklidir. Eğer ki siz gelecek düşünüyorsanız gerek sivil makam gerek askeri makam hep terfi edeyim, bir koltuk sahibi olayım diyorsanız bu sizin için büyük bir risktir. Neden? Birliklerinizle araziye çıkabilirisiniz, terörü yok etmek için. Olur ya bir gün pusuya düşebilirsiniz. Olur ya dışarı çıkardığınız bir tim çok güçlü bir terörist grubu ile karşı karşıya kalabilir, siz şehit verebilirsiniz. O zaman üzerinizdeki amir size neden şehit verdiğinin hesabını sorarsa...

İkinci seçenek şudur(b); PKK terör örgütü TC’nin varlığına ve bekasına gerçekten bir tehdittir, bu tehdit yok edilmeden halkımız huzur içerisinde yaşayamaz. O halde elimdeki mevcut tüm kuvvetlerle bu teröristler neredeyse onları arayıp bulacağım ve yok edeceğim.

http://www.1923turk.org/bu-vatan-icin-kan-uykusuna-yatanlar-t39286.html?t=39286&lt;/blockquote&gt;

ve,

&lt;blockquote&gt;1.08.1993

5- Batman'ýn Sason ve Hakkari'nin Çukurca ilçelerinde PKK militanlarýnýn iki jandarma karakoluna saldýrmalarý sonucu 1 astsubay, 2 çavuþ ve 14 er þehit oldu, 16 er de yaralandý. PKK'nýn Elazýð'da düzenlediði saldýrýda da 3 kiþi öldü, 8 kiþi yaralandý. 
 
Diðer taraftan PKK'nýn askeri kanadý ARGK tarafndan yapýlan açýklamada, Türkiye'nin askeri harcamalarýnýn bir kýsmýnýn turizm gelirinden karþýlandýðýna dikkat çekilerek, Türkiye'ye gelen turistlerin buna mali kaynak saðladýklarý ve bu nedenle de taraf olduklarý görüþü savunuldu. 

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/AyinTarihi/1993/agustos1993.htm&lt;/blockquote&gt;

ve de bu, ama "Rizgari" de okuduklarınızı hatırlayarak okuyun,

&lt;blockquote&gt;Terör örgütü PKK’nın askeri kanat sorumlusu ‘Dr. Bahoz Erdal' kod adlı Hüseyin Feyman ile örgütün sözde Dersim Eyalet Komutanı ‘Baver' kod adlı Süleyman Şahin ile yaptığı telsiz konuşmasında saldırı talimatı vedi. Terörist Feyman, telsiz talimatında, “Artık her birim istediği eylemi yapabilir. Bu konuda bütün arkadaşları uyarın. Başkan Apo'ya yapılan saldırılar asla karşılıksız kalmayacak. Başkanımız zehirlenerek öldürülmek isteniyor. Bu durumda herkes üstüne düşen görevi yapacak” dedi. Buna karşılık olarak terörist Şahin, “Başkanımızı zehirlemek bizi zehirlemek anlamına geliyor, gereken cevap verilecek. Dersim'i başlarına yıkacağız. Hepsi görsen şimdi neler olacak, her türlü eylemi yapacağız” dedi. 

Şifreli yapılan bu görüşmenin güvenlik güçleri tarafından deşifre edildiği belirtilen konuşmalarında örgüt sorumluları arasında da, “Artık her birim kendi inisiyatifi ile istediği eylemi yapabilir, eylem yapmak için grupları serbest bırakın. Eylem yapmak için onay almalarına gerek yok, askerle karşılaştığınız yerde eyleminizi anında yapın. Uzaktan kumandalı bombalı saldırılar arttırılsın ve fedai eylemleri için bütün birimler harekete geçsin” konuşmalarının geçtiği tespit edildi.

http://www.menacam.com/pkk-telsizinden-saldirin-emri-t29083.html?s=f889a3edf1f7d32fdd065be8bece87d2&#38;p=93379&lt;/blockquote&gt;


&lt;strong&gt;Bu ne tutarsızlıktır açıklayabilir misiniz acaba? Terörse sizin yolunuzdan bile gitsek terörist. Uyuşturucu vs. sizin yolunuzdan bile gitsek herşey ortada. E iyi de o zaman size resmi ideolojinin diliyle konuşuyorsunuz diyince beni “önyargılı” olmakla suçluyorsunuz. Bence bir aynaya bakın.
Buyurun ,aynaya bakma sırası sizde. 
Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz! Bunun için varlığı olan kitlesel bir siyasal oluşumu reddetmeyi aklınızın-vicdanınızın neresine sığdırıyorsunuz? PKK’yi eleştirmeyin demiyorum (hatta yerden yere vurun Fikret Başkaya gibi) ama unsur olarak da dikkate almak zorundasınız.. Mücadele yönteminde sorun olabilir vs.&lt;/strong&gt; 

Ne yapmaya çalıştığım çok açık; belki yazdıklarımla PKK ve eylemlerine farklı açıdan bakarsınız da “şiddet”in ölçüsü ve haklılığı konusunda oturur,şiddet konusunda vicdanınızı önünüze koyar bir kez daha düşünürsünüz diye umut ediyorum.

Şiddet kandan başka bir şey kazandırmıyor.Bir PKK’lı da öldüğünde,bir askerde öldüğünde “ana” ağlıyor.

Bu arada ben bayanım. Size göre “devlet ideolojisini” benimseyerek yorum yazan cahil,sizin argümanınızın öznelerin değiştirip soru olarak size yönelttiğimde demagoji yapmakla itham edilen,devlet memuru gibi elinde kayıt altına alınmış “resmi belgeleri” olmayan,babası tarafından “yaşayabilsin”diye Ankara’ya gönderilen bir Kürt evladının anlattıklarından şüphe etmeyecek kadar dünyayı kendi dar penceresinden duyup gördükleri ile değerlendiren ki bu esnada dediğiniz gibi saçma,mantıksız fikirler üreten,sosyoloji konusunda karacahil alelade “alt sınıftan” bir insanım.
 
Sizin bana yazdığınız tüm ithamları bir araya getirdim hadi şimdi bunca aşağılamadan sonra “alt sınıftan” olan benim kimliğimi savunabileceğiniz konusunda beni ikna edin.İnsan olmanın hak korumanın ön koşulu kimlik değil demiştiniz değil mi?

 Ve maalesef tüm donanımınıza rağmen şiddete,haksızlığa kendine göre karşı çıkmaya çalışan benim gibi “beyni yıkanabilecek” konu hakkında karacahil ,saf birini bile,aşağılayarak sözüm ona PKK’nın şiddet içeren eylemlerinin halklığına “ikna” etmeye çalıştınız.

Bu kadar düşmanlığın,nefretin kimseye hiçbir faydası olmaz.(nacizane)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Salim bey,</p>
<p><strong>PKK kürtleri temsil etmez tamam.</strong>(6.04 tarihli yorumunuz)</p>
<p><strong>Örnek verdiğiniz olayların tarihini yerini zamanını vermeniz gerekiyor. Çok afaki kaçmış. Bir siyasal hareketin tarihini böyle mi açıklıyorsunuz. Bir kere yıl bile yok ortada. TSK ile ilgili hem de ispatlı-kayıtlı-mahkemeli gerçekler var ortada.</strong> </p>
<p>Telofon açıp,yer zaman ve tarihi sizin için öğrenmeye çalışırım ama yazılı imzalı bir şey beklemeyin.Ama aşağıdaki alıntıyı yaptığım linkteki bilgiler kayıtlı olduğu için belki delil kabul edilir tarafınızdan.</p>
<blockquote><p>Çıplak kanunsuzluğa başvurma jandarmanın kırsal alandaki yöntemlerine de yansıyordu. Mao Zedung&#8217;un deyimiyle, silahlı PKK üyeleri &#8220;halk denizinde yüzen balıklar&#8221; gibi silahlı gerilla taktikleri kullanıyordu. Güvenlik güçleri, &#8220;denizi kurutmak&#8221; şeklindeki anti-gerilla taktikleri kullanmaya başladı. Köy koruculuğu sistemine katılmayı reddeden köy ve yerleşim birimlerini basitçe tehdit edip korkutmak yerine, yola girmeyen yerleşim birimlerini sistemli bir şekilde imha etmeye başladılar.</p>
<p>Buna yanıt olarak PKK köy koruculuğu sistemine katılan Kürtleri hain ilan etti. Yakaladığı köy korucularını &#8220;idam&#8221; etti. PKK ayrıca köy korucularının çatışmada taraf olmayan aile üyelerini - kadın ve çocuklar dahil - katletti. Bu tür eylemlerden sonra PKK dağlara çekilip ortadan kaybolunca, devletin karşıt operasyonları genellikle korucu olmayan köylülerin yaşadığı köyleri basmak ve sakinlerini toplamak biçimini alıyordu. Amaç, PKK&#8217;nın hareketleri hakkında bilgi toplamaktı.</p>
<p>1991&#8242;deki seçimle başa geçen Doğru Yol Partisi (DYP) hükümeti Başbakan Süleyman Demirel&#8217;in başbakanlığında güneydoğudaki gerilimi yapıcı yöntemlerle çözme doğrultusunda bazı adımlar attı. &#8220;Kürt gerçeğini&#8221; kabul edeceklerini belirtti. O yılın sonlarına doğru, Lice&#8217;de ve Kulp&#8217;ta yer alan iki sivil gösterideki katliamlar ve PKK&#8217;nın aynı derecede kanlı saldırıları makul bir politikaya doğru atılan adımlara son verdi.</p>
<p><a href="http://eski.bianet.org/2002/11/08/14482.htm" rel="nofollow">http://eski.bianet.org/2002/11/08/14482.htm</a></p></blockquote>
<p><strong>Üstelik gerilla rolünde köy basmışlıklarına dahi şahit olduk!!</strong></p>
<p>Yine aynı linkte yer alan bilgilerden bir alıntı;</p>
<blockquote><p>Çıplak kanunsuzluğa başvurma jandarmanın kırsal alandaki yöntemlerine de yansıyordu. Mao Zedung&#8217;un deyimiyle, silahlı PKK üyeleri &#8220;halk denizinde yüzen balıklar&#8221; gibi silahlı gerilla taktikleri kullanıyordu. Güvenlik güçleri, &#8220;denizi kurutmak&#8221; şeklindeki anti-gerilla taktikleri kullanmaya başladı. Köy koruculuğu sistemine katılmayı reddeden köy ve yerleşim birimlerini basitçe tehdit edip korkutmak yerine, yola girmeyen yerleşim birimlerini sistemli bir şekilde imha etmeye başladılar.</p></blockquote>
<p><strong>Spekülasyonu bırakalım… Serhildan birşey duydunuz mu derken bunu kastetmiştim. 1990lardaki büyük halk isyanlarında o büyük kitleler hiç de silah zoruyla falan isyana kalkışmadılar. Bilip bilmeden konuşuyorsunuz.</strong></p>
<p><strong>PKK’nin uyuşturucu ticareti yaptığına dair hiçbir kanıt yok ortada. Bunlar da söylentide.</strong></p>
<p>Öyle mi?O halde bir de bunu şuradan okuyun o zaman;</p>
<blockquote><p><a href="http://www.rizgari.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=7214" rel="nofollow">http://www.rizgari.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=7214</a></p></blockquote>
<p><strong>Ama ben size bisürü ordu mensubunun yaptığı uyuşturucu kaçakçılığı hikayesini resmi kayıtlardan gösteririm. Kuzum sahi siz neden hiç PKK konusunda bu kadar önyargılı ve bilgisiz olmanıza rağmen bu kadar cesurken, devletin ve TSK’nın (mensubunun!) çok daha beter icraatları kayıtlı kuyutlu ortadayken adeta kuyruğunu kıstırıyorsunuz.</strong> </p>
<p>Esas anlamayan sizsiniz.Şiddet şiddeti doğuruyor,1 askere karşılık 10 Kürt öldürülüyor.Her iki taraf da şiddetin dozunu arttırmak için diğerine &#8220;gerekçe&#8221; yaratıyor!</p>
<blockquote><p>Genelkurmay Başkanı Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, 22 Haziran 1993 günü Kurmay Albay Osman Pamukoğlu’nu çağırdı. Güreş Paşa sıkıntılıydı. Içeride başkaları da vardı. Mayıs ayında Bingöl’de 33 askerin otobüsten alınıp şehit edilmesiyle ilgili ve tabii bilinemeyen başka sebepler, komutanın gergin olduğunu açıkça gösteriyordu.</p>
<p>Emekli Jandarma Albay Sarızeybek’e göre bir komutanın iki seçeneği vardır: Ya iki sene boyunca risk almayıp tayininizi bekler oturursunuz. Ya da terörle mücadele edersiniz<br />
“Birinci seçenek şudur; işte ben birlik Komutanıyım, emrime verilmiş askerler var, bunların hiçbirisi şehit olmasın, kışlasından dışarı çıkmasın, üstler de ne yapıyorsa yapsın, ben hiç şehit vermeden iki senemi doldurayım, buradan gideyim. Birinci seçeneğin şahsi olarak bir ikbal duygusu içerisinde iseniz size riski yoktur. İki sene orada kalırsınız, iki sene sonra tayininiz çıkar batıya gelirsiniz, batıdaki arkadaşlarınızı da övünçle anlatırsınız. Dersiniz ki ben iki sene çok tehlikeli bölgelerde kaldım, hiç şehit vermedim ve döndüm.</p>
<p>İkinci seçenek(a) çok risklidir. Eğer ki siz gelecek düşünüyorsanız gerek sivil makam gerek askeri makam hep terfi edeyim, bir koltuk sahibi olayım diyorsanız bu sizin için büyük bir risktir. Neden? Birliklerinizle araziye çıkabilirisiniz, terörü yok etmek için. Olur ya bir gün pusuya düşebilirsiniz. Olur ya dışarı çıkardığınız bir tim çok güçlü bir terörist grubu ile karşı karşıya kalabilir, siz şehit verebilirsiniz. O zaman üzerinizdeki amir size neden şehit verdiğinin hesabını sorarsa&#8230;</p>
<p>İkinci seçenek şudur(b); PKK terör örgütü TC’nin varlığına ve bekasına gerçekten bir tehdittir, bu tehdit yok edilmeden halkımız huzur içerisinde yaşayamaz. O halde elimdeki mevcut tüm kuvvetlerle bu teröristler neredeyse onları arayıp bulacağım ve yok edeceğim.</p>
<p><a href="http://www.1923turk.org/bu-vatan-icin-kan-uykusuna-yatanlar-t39286.html?t=39286" rel="nofollow">http://www.1923turk.org/bu-vatan-icin-kan-uykusuna-yatanlar-t39286.html?t=39286</a></p></blockquote>
<p>ve,</p>
<blockquote><p>1.08.1993</p>
<p>5- Batman&#8217;ýn Sason ve Hakkari&#8217;nin Çukurca ilçelerinde PKK militanlarýnýn iki jandarma karakoluna saldýrmalarý sonucu 1 astsubay, 2 çavuþ ve 14 er þehit oldu, 16 er de yaralandý. PKK&#8217;nýn Elazýð&#8217;da düzenlediði saldýrýda da 3 kiþi öldü, 8 kiþi yaralandý. </p>
<p>Diðer taraftan PKK&#8217;nýn askeri kanadý ARGK tarafndan yapýlan açýklamada, Türkiye&#8217;nin askeri harcamalarýnýn bir kýsmýnýn turizm gelirinden karþýlandýðýna dikkat çekilerek, Türkiye&#8217;ye gelen turistlerin buna mali kaynak saðladýklarý ve bu nedenle de taraf olduklarý görüþü savunuldu. </p>
<p><a href="http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/AyinTarihi/1993/agustos1993.htm" rel="nofollow">http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/AyinTarihi/1993/agustos1993.htm</a></p></blockquote>
<p>ve de bu, ama &#8220;Rizgari&#8221; de okuduklarınızı hatırlayarak okuyun,</p>
<blockquote><p>Terör örgütü PKK’nın askeri kanat sorumlusu ‘Dr. Bahoz Erdal&#8217; kod adlı Hüseyin Feyman ile örgütün sözde Dersim Eyalet Komutanı ‘Baver&#8217; kod adlı Süleyman Şahin ile yaptığı telsiz konuşmasında saldırı talimatı vedi. Terörist Feyman, telsiz talimatında, “Artık her birim istediği eylemi yapabilir. Bu konuda bütün arkadaşları uyarın. Başkan Apo&#8217;ya yapılan saldırılar asla karşılıksız kalmayacak. Başkanımız zehirlenerek öldürülmek isteniyor. Bu durumda herkes üstüne düşen görevi yapacak” dedi. Buna karşılık olarak terörist Şahin, “Başkanımızı zehirlemek bizi zehirlemek anlamına geliyor, gereken cevap verilecek. Dersim&#8217;i başlarına yıkacağız. Hepsi görsen şimdi neler olacak, her türlü eylemi yapacağız” dedi. </p>
<p>Şifreli yapılan bu görüşmenin güvenlik güçleri tarafından deşifre edildiği belirtilen konuşmalarında örgüt sorumluları arasında da, “Artık her birim kendi inisiyatifi ile istediği eylemi yapabilir, eylem yapmak için grupları serbest bırakın. Eylem yapmak için onay almalarına gerek yok, askerle karşılaştığınız yerde eyleminizi anında yapın. Uzaktan kumandalı bombalı saldırılar arttırılsın ve fedai eylemleri için bütün birimler harekete geçsin” konuşmalarının geçtiği tespit edildi.</p>
<p><a href="http://www.menacam.com/pkk-telsizinden-saldirin-emri-t29083.html?s=f889a3edf1f7d32fdd065be8bece87d2&amp;p=93379" rel="nofollow">http://www.menacam.com/pkk-telsizinden-saldirin-emri-t29083.html?s=f889a3edf1f7d32fdd065be8bece87d2&amp;p=93379</a></p></blockquote>
<p><strong>Bu ne tutarsızlıktır açıklayabilir misiniz acaba? Terörse sizin yolunuzdan bile gitsek terörist. Uyuşturucu vs. sizin yolunuzdan bile gitsek herşey ortada. E iyi de o zaman size resmi ideolojinin diliyle konuşuyorsunuz diyince beni “önyargılı” olmakla suçluyorsunuz. Bence bir aynaya bakın.<br />
Buyurun ,aynaya bakma sırası sizde.<br />
Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz! Bunun için varlığı olan kitlesel bir siyasal oluşumu reddetmeyi aklınızın-vicdanınızın neresine sığdırıyorsunuz? PKK’yi eleştirmeyin demiyorum (hatta yerden yere vurun Fikret Başkaya gibi) ama unsur olarak da dikkate almak zorundasınız.. Mücadele yönteminde sorun olabilir vs.</strong> </p>
<p>Ne yapmaya çalıştığım çok açık; belki yazdıklarımla PKK ve eylemlerine farklı açıdan bakarsınız da “şiddet”in ölçüsü ve haklılığı konusunda oturur,şiddet konusunda vicdanınızı önünüze koyar bir kez daha düşünürsünüz diye umut ediyorum.</p>
<p>Şiddet kandan başka bir şey kazandırmıyor.Bir PKK’lı da öldüğünde,bir askerde öldüğünde “ana” ağlıyor.</p>
<p>Bu arada ben bayanım. Size göre “devlet ideolojisini” benimseyerek yorum yazan cahil,sizin argümanınızın öznelerin değiştirip soru olarak size yönelttiğimde demagoji yapmakla itham edilen,devlet memuru gibi elinde kayıt altına alınmış “resmi belgeleri” olmayan,babası tarafından “yaşayabilsin”diye Ankara’ya gönderilen bir Kürt evladının anlattıklarından şüphe etmeyecek kadar dünyayı kendi dar penceresinden duyup gördükleri ile değerlendiren ki bu esnada dediğiniz gibi saçma,mantıksız fikirler üreten,sosyoloji konusunda karacahil alelade “alt sınıftan” bir insanım.</p>
<p>Sizin bana yazdığınız tüm ithamları bir araya getirdim hadi şimdi bunca aşağılamadan sonra “alt sınıftan” olan benim kimliğimi savunabileceğiniz konusunda beni ikna edin.İnsan olmanın hak korumanın ön koşulu kimlik değil demiştiniz değil mi?</p>
<p> Ve maalesef tüm donanımınıza rağmen şiddete,haksızlığa kendine göre karşı çıkmaya çalışan benim gibi “beyni yıkanabilecek” konu hakkında karacahil ,saf birini bile,aşağılayarak sözüm ona PKK’nın şiddet içeren eylemlerinin halklığına “ikna” etmeye çalıştınız.</p>
<p>Bu kadar düşmanlığın,nefretin kimseye hiçbir faydası olmaz.(nacizane)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Salim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13935</link>
		<dc:creator>Salim</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2008 11:03:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13935</guid>
		<description>Sayın Ç-Z,

Örnek verdiğiniz olayların tarihini yerini zamanını vermeniz gerekiyor. Çok afaki kaçmış. Bir siyasal hareketin tarihini böyle mi açıklıyorsunuz. Bir kere yıl bile yok ortada. TSK ile ilgili hem de ispatlı-kayıtlı-mahkemeli gerçekler var ortada. Üstelik gerilla rolünde köy basmışlıklarına dahi şahit olduk!! 

Spekülasyonu bırakalım... Serhildan birşey duydunuz mu derken bunu kastetmiştim. 1990lardaki büyük halk isyanlarında o büyük kitleler hiç de silah zoruyla falan isyana kalkışmadılar. Bilip bilmeden konuşuyorsunuz.

&lt;blockquote&gt;Bugün PKK, uyuşturucu,haraç vb.gibi yollardan edindiği oldukça yüklü kapital ile elinde silah tutan,yönetim kadrosu olan,yönettiklerini de bir dava uğruna olduğuna inandırarak şiddete,ölüme sürükleyen oldukça evrilmiş(!) bir örgüt.&lt;/blockquote&gt;

PKK'nin uyuşturucu ticareti yaptığına dair hiçbir kanıt yok ortada. Bunlar da söylentide. Fakat bu konuda görülen çokça dava var. Bana spekülasyondan ziyade isim-yer-zaman gerekiyor. Ama ben size bisürü ordu mensubunun yaptığı uyuşturucu kaçakçılığı hikayesini resmi kayıtlardan gösteririm. Kuzum sahi siz neden hiç PKK konusunda bu kadar önyargılı ve bilgisiz olmanıza rağmen bu kadar cesurken, devletin ve TSK'nın (mensubunun!) çok daha beter icraatları kayıtlı kuyutlu ortadayken adeta kuyruğunu kıstırıyorsunuz. Bu ne tutarsızlıktır açıklayabilir misiniz acaba? Terörse sizin yolunuzdan bile gitsek terörist. Uyuşturucu vs. sizin yolunuzdan bile gitsek herşey ortada. E iyi de o zaman size resmi ideolojinin diliyle konuşuyorsunuz diyince beni "önyargılı" olmakla suçluyorsunuz. Bence bir aynaya bakın.

&lt;blockquote&gt;Yazdığınız cümlenin anlamını “Kürtler asla sermaye sınıfı olmak istemiyorlar yoksul ama anayasal olarak kimliklerinin tanınmış olması onlara yeter” diye okunabilir mi?&lt;/blockquote&gt;

Kuzum herhalde sosyal bilimle de pek alakanız yok. "Kürtler sermaye sınıfı olmak istemiyorlar herhalde" gibi cehaletle malul bir cümle çok az görmüşümdür. Biri halk, biri de halkın içerisindeki sınıfı ifade eder. Yani biri daha genel bir ifadedir. Kapitalist bir toplumda halk homojen değildir ve çıkarları ayrı olan sınıflardan meydana gelir. Dolayısıyla çalışan emekçi sınıflar ile birtakım burjuva unsurların çıkarları tabii ki çelişecektir. Bucak aşiretinin devletle girdiği ortaklıklar yolsuzluklar ne çabuk unutuldu... Benim cümlelerim sizin okuduğunuz gibi okunmaz yani. Fazlasıyla zorluyorsunuz. Komik cümleler çıkıyor ortaya.

&lt;blockquote&gt;PKK,kürt halkının kendi haklarını demokratik yollarla talep edebilecek olan sermaye sınıfına evrilmesini istemiyor ve bunu da engellemeye çalışıyor olabilir mi?&lt;/blockquote&gt;

Alın işte bir tane daha:) "Bir halkın sermaye sınıfına evrilmesi":) Efendim sosyal bilim fakiri bir cümle. Bütün halkın burjuvazi olması gibi bişey. Yahu kuzum bir daha okuyun, ya anlatmak istediklerinizi ifade edemiyorsunuz ya da gerçekten acaip saçma bi düşünceniz var.

&lt;blockquote&gt;PKK,kürt halkının kendi haklarını demokratik yollarla talep edebilecek olan sermaye sınıfına evrilmesini istemiyor ve bunu da engellemeye çalışıyor olabilir mi?&lt;/blockquote&gt;

Beyefendi sermaye sınıfı tarihte ne zaman demokrasi istemiş acaba? Paris Komününün veya uzağa gitmeyelim 80lerin başında Fatsa'nın başına gelenler ne kadar çabuk unutuldu! Onların demokrasi dediği 5 yılda bir oy vermek, halkın çalışan-emekçi geniş kesimlerini mümkün olduğunca siyasal müdahalede bulunacakları süreçten ve zeminden uzak tutmaktır. İnsanlar bu haklarını talep ettikleri zaman da zor yoluyla(silahla) onlara zulmetmekten hiçbir zaman geri durmamışlardır. İngiliz işçi sınıfın, Fransız halkının, hatta Türkiye'deki emek mücadelesinin tarihi bunlarla örülüdür efendim. İngiltere'de genel oy hakkı için kaç yüzyıl mücadele etti halk hiç haberiniz var mı? Kürtler neden isyan ettiler acaba? Devlet-ağa baskısı yok muydu acaba? Nalıncı keseri gibi yontun kendinize bakalım...

&lt;blockquote&gt;Pekii,AKP’nin siyasi bir parti olarak bölgedeki oy oranını arttırması(dediğiniz gibi AKP martavalı değil,sandıktan çıkan sayısal veri!)&lt;/blockquote&gt;

Takdir edersiniz ki "sayısal veriler" veya istatistik iktidarların en kolayca kullandıkları silahlardır. Kaldı ki demokrasi 5 yılda bir sandığa ağalarının dediklerini oylamakla olmuyor. Bidahaki seçimlerde buralarda olursam bağlantıya geçelim size o oyların nasıl atıldığını bir göstereyim isterseniz. İnsanlar iplerle oy attı beyefendi! Demokrasi 5 yılda bir oy vermek değil, mahallene evinin önündeki süreçlere müdahale etmektir dedim, bunu görmezden gelmeyin ama! Burjuva demokrasisi diktatörlüğün dik alasıdır.

&lt;blockquote&gt;Bölgeyi hakimiyetini devam ettirebileceği tecrit edilmiş bölge,Kürt halkını da kendine bağımlı kılabilmek için “aşırı şiddet”e başvuruyor olabilir mi?&lt;/blockquote&gt;

Bunu bir eleştiri kabul ederim ve PKK'ye atarım. Neticede PKK'li değilim. Ama ben sizin konuyu ele alınışınızdaki devlet zihniyetini ve taraf olarak angaje olmanıza ve faşizan damarınıza takılıyorum. Açıkça kitleselleşmiş bir kürt örgütü yoksaymanın alameti farikasi neymiş onu araştırıyorum. 

&lt;blockquote&gt;Kürt halkının düşüncelerinin,devlet ideolojilerinin iktidara taşınan siyasi partiler aracılığı ile şiddete başvurmadan da değiştirilebileceğine dair bir inanca “evrilmiş” olduğunun bir göstergesi olabilir mi?&lt;/blockquote&gt;

Dediğim gibi hiç alakası yok. Kaldı ki AKP son operasyonlardaki savaş çığırtkanlığı, Cemil Çiçek'in 11 asker hakkındaki keşke ölselerdi demesi ve militarist-faşist damarının açıkça sergilenmesi barışa ve demokrasiye vurduğu darbeyi net bir şekilde gösterdi. Bu mu demokratik açılımınız?

AKP Kürt bujuvazisini yanına çekmeye çalışmaktadır. Ve burjuvazinin kapitalist ve "kar için olan" mantığı (dikkatli okuyalım) son kertede "KARA ODAKLI" kapitalist mantıktır. Her gömleği gerekirse giyer(bkz. TÜSİAD). 

&lt;blockquote&gt;Dediğiniz gibi PKK nın sırtını dayadığı “alt sınıf”da böyle bir düşünce evriminin gerçeklemiş olma ihtimali hiç mi yok?Eşyanın tabiatı gereği!&lt;/blockquote&gt;

Olabilir de böyle bir emare henüz net gözükmüyor. Gözümüzle şahit olduk, ellerinde iplerle ağalarla anlaşmayla köylü gitti birşekilde oyunu verdi tamam ama sonra gitti DTP meydanlarını da hınca hınç doldurdu:) Neyse bunlar çok önemli değil. Bunları kabul etsek bile sizin DTP ve PKK gibi unsurları ne hakla dışladığınıza anlam vermek güç (değil aslında faşizan tarafınız dedim ya). Neticede Türkiye'deki sosyalistlerin de kürt sorununa kendilerince bir bakışı var, onları da mı dinleyemeyeceğiz? Dinlemeliyiz. Bu soruna taraf olan ülkedeki tüm siyasal unsurlar fikilerini belirtmeli ve onlara siyasal alan açılmalı, aksi takdirde siyasal hareketle militanlaşma doğru gider tabii ki. Eşyanın tabiatı gereği!

Bunun içinde bu siyasal alanı daraltan egemenleri sıkıştıran bir çalışan sınıflar-emekçi mücadelesi şarttır efendim. 

&lt;blockquote&gt;Lider kültü ve anayasal kimlik arayışı !Oldukça çelişik.&lt;/blockquote&gt;

Bu demagojilerinizi ne zaman sonlandıracaksınız merak ediyorum. Niye ikisi çelişsin ki... Mustafa Kemal de savaş dönemi ve iktidarı boyunca lider kültü olarak kaldı (Yakup Kadri ve Kadro dergisi çevresi bu konuda ilginçtir), fakat bu (homojenize fakat yine de) anayasal vatandaşlığın savunulmasına mani oluşturmadı. Hem lider kültü yaratıldı hem de Fransız devriminin üstyapı kurumları aynen burada uygulandı.

PKK kürt kimliği istiyor talep ediyor. Fakat lider kültünün yaratılması ile çelişik bir durum yok burda. Kimliği talep etmesinin haklılığını verir arkalarında dururum ama lider kültü yaratılmasının önüne geçmeye eleştirmeye de çalışırım. 

Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz! Bunun için varlığı olan kitlesel bir siyasal oluşumu reddetmeyi aklınızın-vicdanınızın neresine sığdırıyorsunuz? PKK'yi eleştirmeyin demiyorum (hatta yerden yere vurun Fikret Başkaya gibi) ama unsur olarak da dikkate almak zorundasınız.. Mücadele yönteminde sorun olabilir vs. 

&lt;blockquote&gt;Kesinlikle!&lt;/blockquote&gt;

Hayret!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ç-Z,</p>
<p>Örnek verdiğiniz olayların tarihini yerini zamanını vermeniz gerekiyor. Çok afaki kaçmış. Bir siyasal hareketin tarihini böyle mi açıklıyorsunuz. Bir kere yıl bile yok ortada. TSK ile ilgili hem de ispatlı-kayıtlı-mahkemeli gerçekler var ortada. Üstelik gerilla rolünde köy basmışlıklarına dahi şahit olduk!! </p>
<p>Spekülasyonu bırakalım&#8230; Serhildan birşey duydunuz mu derken bunu kastetmiştim. 1990lardaki büyük halk isyanlarında o büyük kitleler hiç de silah zoruyla falan isyana kalkışmadılar. Bilip bilmeden konuşuyorsunuz.</p>
<blockquote><p>Bugün PKK, uyuşturucu,haraç vb.gibi yollardan edindiği oldukça yüklü kapital ile elinde silah tutan,yönetim kadrosu olan,yönettiklerini de bir dava uğruna olduğuna inandırarak şiddete,ölüme sürükleyen oldukça evrilmiş(!) bir örgüt.</p></blockquote>
<p>PKK&#8217;nin uyuşturucu ticareti yaptığına dair hiçbir kanıt yok ortada. Bunlar da söylentide. Fakat bu konuda görülen çokça dava var. Bana spekülasyondan ziyade isim-yer-zaman gerekiyor. Ama ben size bisürü ordu mensubunun yaptığı uyuşturucu kaçakçılığı hikayesini resmi kayıtlardan gösteririm. Kuzum sahi siz neden hiç PKK konusunda bu kadar önyargılı ve bilgisiz olmanıza rağmen bu kadar cesurken, devletin ve TSK&#8217;nın (mensubunun!) çok daha beter icraatları kayıtlı kuyutlu ortadayken adeta kuyruğunu kıstırıyorsunuz. Bu ne tutarsızlıktır açıklayabilir misiniz acaba? Terörse sizin yolunuzdan bile gitsek terörist. Uyuşturucu vs. sizin yolunuzdan bile gitsek herşey ortada. E iyi de o zaman size resmi ideolojinin diliyle konuşuyorsunuz diyince beni &#8220;önyargılı&#8221; olmakla suçluyorsunuz. Bence bir aynaya bakın.</p>
<blockquote><p>Yazdığınız cümlenin anlamını “Kürtler asla sermaye sınıfı olmak istemiyorlar yoksul ama anayasal olarak kimliklerinin tanınmış olması onlara yeter” diye okunabilir mi?</p></blockquote>
<p>Kuzum herhalde sosyal bilimle de pek alakanız yok. &#8220;Kürtler sermaye sınıfı olmak istemiyorlar herhalde&#8221; gibi cehaletle malul bir cümle çok az görmüşümdür. Biri halk, biri de halkın içerisindeki sınıfı ifade eder. Yani biri daha genel bir ifadedir. Kapitalist bir toplumda halk homojen değildir ve çıkarları ayrı olan sınıflardan meydana gelir. Dolayısıyla çalışan emekçi sınıflar ile birtakım burjuva unsurların çıkarları tabii ki çelişecektir. Bucak aşiretinin devletle girdiği ortaklıklar yolsuzluklar ne çabuk unutuldu&#8230; Benim cümlelerim sizin okuduğunuz gibi okunmaz yani. Fazlasıyla zorluyorsunuz. Komik cümleler çıkıyor ortaya.</p>
<blockquote><p>PKK,kürt halkının kendi haklarını demokratik yollarla talep edebilecek olan sermaye sınıfına evrilmesini istemiyor ve bunu da engellemeye çalışıyor olabilir mi?</p></blockquote>
<p>Alın işte bir tane daha:) &#8220;Bir halkın sermaye sınıfına evrilmesi&#8221;:) Efendim sosyal bilim fakiri bir cümle. Bütün halkın burjuvazi olması gibi bişey. Yahu kuzum bir daha okuyun, ya anlatmak istediklerinizi ifade edemiyorsunuz ya da gerçekten acaip saçma bi düşünceniz var.</p>
<blockquote><p>PKK,kürt halkının kendi haklarını demokratik yollarla talep edebilecek olan sermaye sınıfına evrilmesini istemiyor ve bunu da engellemeye çalışıyor olabilir mi?</p></blockquote>
<p>Beyefendi sermaye sınıfı tarihte ne zaman demokrasi istemiş acaba? Paris Komününün veya uzağa gitmeyelim 80lerin başında Fatsa&#8217;nın başına gelenler ne kadar çabuk unutuldu! Onların demokrasi dediği 5 yılda bir oy vermek, halkın çalışan-emekçi geniş kesimlerini mümkün olduğunca siyasal müdahalede bulunacakları süreçten ve zeminden uzak tutmaktır. İnsanlar bu haklarını talep ettikleri zaman da zor yoluyla(silahla) onlara zulmetmekten hiçbir zaman geri durmamışlardır. İngiliz işçi sınıfın, Fransız halkının, hatta Türkiye&#8217;deki emek mücadelesinin tarihi bunlarla örülüdür efendim. İngiltere&#8217;de genel oy hakkı için kaç yüzyıl mücadele etti halk hiç haberiniz var mı? Kürtler neden isyan ettiler acaba? Devlet-ağa baskısı yok muydu acaba? Nalıncı keseri gibi yontun kendinize bakalım&#8230;</p>
<blockquote><p>Pekii,AKP’nin siyasi bir parti olarak bölgedeki oy oranını arttırması(dediğiniz gibi AKP martavalı değil,sandıktan çıkan sayısal veri!)</p></blockquote>
<p>Takdir edersiniz ki &#8220;sayısal veriler&#8221; veya istatistik iktidarların en kolayca kullandıkları silahlardır. Kaldı ki demokrasi 5 yılda bir sandığa ağalarının dediklerini oylamakla olmuyor. Bidahaki seçimlerde buralarda olursam bağlantıya geçelim size o oyların nasıl atıldığını bir göstereyim isterseniz. İnsanlar iplerle oy attı beyefendi! Demokrasi 5 yılda bir oy vermek değil, mahallene evinin önündeki süreçlere müdahale etmektir dedim, bunu görmezden gelmeyin ama! Burjuva demokrasisi diktatörlüğün dik alasıdır.</p>
<blockquote><p>Bölgeyi hakimiyetini devam ettirebileceği tecrit edilmiş bölge,Kürt halkını da kendine bağımlı kılabilmek için “aşırı şiddet”e başvuruyor olabilir mi?</p></blockquote>
<p>Bunu bir eleştiri kabul ederim ve PKK&#8217;ye atarım. Neticede PKK&#8217;li değilim. Ama ben sizin konuyu ele alınışınızdaki devlet zihniyetini ve taraf olarak angaje olmanıza ve faşizan damarınıza takılıyorum. Açıkça kitleselleşmiş bir kürt örgütü yoksaymanın alameti farikasi neymiş onu araştırıyorum. </p>
<blockquote><p>Kürt halkının düşüncelerinin,devlet ideolojilerinin iktidara taşınan siyasi partiler aracılığı ile şiddete başvurmadan da değiştirilebileceğine dair bir inanca “evrilmiş” olduğunun bir göstergesi olabilir mi?</p></blockquote>
<p>Dediğim gibi hiç alakası yok. Kaldı ki AKP son operasyonlardaki savaş çığırtkanlığı, Cemil Çiçek&#8217;in 11 asker hakkındaki keşke ölselerdi demesi ve militarist-faşist damarının açıkça sergilenmesi barışa ve demokrasiye vurduğu darbeyi net bir şekilde gösterdi. Bu mu demokratik açılımınız?</p>
<p>AKP Kürt bujuvazisini yanına çekmeye çalışmaktadır. Ve burjuvazinin kapitalist ve &#8220;kar için olan&#8221; mantığı (dikkatli okuyalım) son kertede &#8220;KARA ODAKLI&#8221; kapitalist mantıktır. Her gömleği gerekirse giyer(bkz. TÜSİAD). </p>
<blockquote><p>Dediğiniz gibi PKK nın sırtını dayadığı “alt sınıf”da böyle bir düşünce evriminin gerçeklemiş olma ihtimali hiç mi yok?Eşyanın tabiatı gereği!</p></blockquote>
<p>Olabilir de böyle bir emare henüz net gözükmüyor. Gözümüzle şahit olduk, ellerinde iplerle ağalarla anlaşmayla köylü gitti birşekilde oyunu verdi tamam ama sonra gitti DTP meydanlarını da hınca hınç doldurdu:) Neyse bunlar çok önemli değil. Bunları kabul etsek bile sizin DTP ve PKK gibi unsurları ne hakla dışladığınıza anlam vermek güç (değil aslında faşizan tarafınız dedim ya). Neticede Türkiye&#8217;deki sosyalistlerin de kürt sorununa kendilerince bir bakışı var, onları da mı dinleyemeyeceğiz? Dinlemeliyiz. Bu soruna taraf olan ülkedeki tüm siyasal unsurlar fikilerini belirtmeli ve onlara siyasal alan açılmalı, aksi takdirde siyasal hareketle militanlaşma doğru gider tabii ki. Eşyanın tabiatı gereği!</p>
<p>Bunun içinde bu siyasal alanı daraltan egemenleri sıkıştıran bir çalışan sınıflar-emekçi mücadelesi şarttır efendim. </p>
<blockquote><p>Lider kültü ve anayasal kimlik arayışı !Oldukça çelişik.</p></blockquote>
<p>Bu demagojilerinizi ne zaman sonlandıracaksınız merak ediyorum. Niye ikisi çelişsin ki&#8230; Mustafa Kemal de savaş dönemi ve iktidarı boyunca lider kültü olarak kaldı (Yakup Kadri ve Kadro dergisi çevresi bu konuda ilginçtir), fakat bu (homojenize fakat yine de) anayasal vatandaşlığın savunulmasına mani oluşturmadı. Hem lider kültü yaratıldı hem de Fransız devriminin üstyapı kurumları aynen burada uygulandı.</p>
<p>PKK kürt kimliği istiyor talep ediyor. Fakat lider kültünün yaratılması ile çelişik bir durum yok burda. Kimliği talep etmesinin haklılığını verir arkalarında dururum ama lider kültü yaratılmasının önüne geçmeye eleştirmeye de çalışırım. </p>
<p>Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz! Bunun için varlığı olan kitlesel bir siyasal oluşumu reddetmeyi aklınızın-vicdanınızın neresine sığdırıyorsunuz? PKK&#8217;yi eleştirmeyin demiyorum (hatta yerden yere vurun Fikret Başkaya gibi) ama unsur olarak da dikkate almak zorundasınız.. Mücadele yönteminde sorun olabilir vs. </p>
<blockquote><p>Kesinlikle!</p></blockquote>
<p>Hayret!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ç-Z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13934</link>
		<dc:creator>Ç-Z</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2008 09:22:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13934</guid>
		<description>Salim bey,

&lt;strong&gt;İşte buradan tartışma özüne gider ki burada PKK’nin 20 yıllık evrilişinin tarihine girmemiz gerekir.&lt;/strong&gt; 
Şu evrilmeye bir bakalım isterseniz;
Kürt bir tanıdığım, omuzlarında silahı,boyunlarında poşuları ile ilk kez köylerine gelip,köy ahalisini meydanda toplayıp ellerindeki ürünlerini,paralarını tehditle isteyen 3-5 kişinin,ülkenin savaşa girdiği sınır ülkelerden eşkiyalık yapmaya gelen askerler olduklarını sanmışlar.

&lt;strong&gt;PKK kürt kimliği için mücadele ediyor bunu uzun zamandır açıkça da deklere ediyor zaten. AKP’nin yanına çekmeye yırtındığı kürt burjuvazisi onu tabii ki ilgilendirmemektedir.Zira 1980lerin başında (hatta 70lerin sonları) bizatihi feodal unsurlara karşı mücadele yürüttüler. Sadece devletle savaşmıyorlardı ki…&lt;/strong&gt;

İkinci gelişlerinde ise muhtar hariç muhtarın tüm akrabalarını köylüye gözdağı vermek için öldürmüşler.Öldürenin de öldürülenin de kimliği Kürt!

Bugün PKK, uyuşturucu,haraç vb.gibi yollardan edindiği oldukça yüklü kapital ile elinde silah tutan,yönetim kadrosu olan,yönettiklerini de bir dava uğruna olduğuna inandırarak şiddete,ölüme sürükleyen oldukça evrilmiş(!) bir örgüt .

&lt;strong&gt;PKK zaten AKPnin yedekliğine soyunan kürt burjuvazisiyle tabii ki aynı safta olamayacaktır zira amaçları anayasal bir kürt kimliğidir ki değişik projelerle de dile getiriliyor bu durum. Daha çok alt sınıflara yaslandıklarından dolayı da çok doğal.&lt;/strong&gt;

Bu cümlenizi,doğunun yoksulluğu ve yaşadığı şiddet nedeniyle “sürgün “yeri kabul edildiği bilgisi ile tekrar okuyun.Yazdığınız cümlenin anlamını “Kürtler asla sermaye sınıfı olmak istemiyorlar yoksul ama anayasal olarak kimliklerinin tanınmış olması onlara yeter” diye okunabilir mi?

PKK,kürt halkının kendi haklarını demokratik yollarla talep edebilecek olan sermaye sınıfına evrilmesini istemiyor ve bunu da engellemeye çalışıyor olabilir mi?

Bölgeyi hakimiyetini devam ettirebileceği tecrit edilmiş bölge,Kürt halkını da kendine bağımlı kılabilmek için "aşırı şiddet"e başvuruyor olabilir mi?

&lt;strong&gt;PKK zaman zaman birtakım kürt burjuva unsurlarıyla birleşti ama kendi belli çizgisini de korudu. Üstelik her örgüt-parti vs. gibi de kendi içerisinde de belli mücadelelere sahne oldu. Bu eşyanın tabiatı gereğidir zaten.&lt;/strong&gt;

Pekii,AKP'nin siyasi bir parti olarak bölgedeki oy oranını arttırması(dediğiniz gibi AKP martavalı değil,sandıktan çıkan sayısal veri!)Kürt halkının düşüncelerinin,devlet ideolojilerinin iktidara taşınan siyasi partiler aracılığı ile şiddete başvurmadan da değiştirilebileceğine dair bir inanca “evrilmiş” olduğunun bir göstergesi olabilir mi?Dediğiniz gibi PKK nın sırtını dayadığı “alt sınıf”da böyle bir düşünce evriminin gerçeklemiş olma ihtimali hiç mi yok?Eşyanın tabiatı gereği!

&lt;strong&gt;Ha bir de Abdullah Öcalan’a endeksli bir siyasal hareket söz konusu da tam bir lider kültüne saplanmış durumdalar. Fevkalade de angajeler bu duruma.&lt;/strong&gt; 

Lider kültü ve anayasal kimlik arayışı !Oldukça çelişik.

&lt;strong&gt;Ama bu halkın hak ettiği hakları özgürlükleri reddetmek anlamına gelmiyor tabii ki…&lt;/strong&gt;

Kesinlikle!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Salim bey,</p>
<p><strong>İşte buradan tartışma özüne gider ki burada PKK’nin 20 yıllık evrilişinin tarihine girmemiz gerekir.</strong><br />
Şu evrilmeye bir bakalım isterseniz;<br />
Kürt bir tanıdığım, omuzlarında silahı,boyunlarında poşuları ile ilk kez köylerine gelip,köy ahalisini meydanda toplayıp ellerindeki ürünlerini,paralarını tehditle isteyen 3-5 kişinin,ülkenin savaşa girdiği sınır ülkelerden eşkiyalık yapmaya gelen askerler olduklarını sanmışlar.</p>
<p><strong>PKK kürt kimliği için mücadele ediyor bunu uzun zamandır açıkça da deklere ediyor zaten. AKP’nin yanına çekmeye yırtındığı kürt burjuvazisi onu tabii ki ilgilendirmemektedir.Zira 1980lerin başında (hatta 70lerin sonları) bizatihi feodal unsurlara karşı mücadele yürüttüler. Sadece devletle savaşmıyorlardı ki…</strong></p>
<p>İkinci gelişlerinde ise muhtar hariç muhtarın tüm akrabalarını köylüye gözdağı vermek için öldürmüşler.Öldürenin de öldürülenin de kimliği Kürt!</p>
<p>Bugün PKK, uyuşturucu,haraç vb.gibi yollardan edindiği oldukça yüklü kapital ile elinde silah tutan,yönetim kadrosu olan,yönettiklerini de bir dava uğruna olduğuna inandırarak şiddete,ölüme sürükleyen oldukça evrilmiş(!) bir örgüt .</p>
<p><strong>PKK zaten AKPnin yedekliğine soyunan kürt burjuvazisiyle tabii ki aynı safta olamayacaktır zira amaçları anayasal bir kürt kimliğidir ki değişik projelerle de dile getiriliyor bu durum. Daha çok alt sınıflara yaslandıklarından dolayı da çok doğal.</strong></p>
<p>Bu cümlenizi,doğunun yoksulluğu ve yaşadığı şiddet nedeniyle “sürgün “yeri kabul edildiği bilgisi ile tekrar okuyun.Yazdığınız cümlenin anlamını “Kürtler asla sermaye sınıfı olmak istemiyorlar yoksul ama anayasal olarak kimliklerinin tanınmış olması onlara yeter” diye okunabilir mi?</p>
<p>PKK,kürt halkının kendi haklarını demokratik yollarla talep edebilecek olan sermaye sınıfına evrilmesini istemiyor ve bunu da engellemeye çalışıyor olabilir mi?</p>
<p>Bölgeyi hakimiyetini devam ettirebileceği tecrit edilmiş bölge,Kürt halkını da kendine bağımlı kılabilmek için &#8220;aşırı şiddet&#8221;e başvuruyor olabilir mi?</p>
<p><strong>PKK zaman zaman birtakım kürt burjuva unsurlarıyla birleşti ama kendi belli çizgisini de korudu. Üstelik her örgüt-parti vs. gibi de kendi içerisinde de belli mücadelelere sahne oldu. Bu eşyanın tabiatı gereğidir zaten.</strong></p>
<p>Pekii,AKP&#8217;nin siyasi bir parti olarak bölgedeki oy oranını arttırması(dediğiniz gibi AKP martavalı değil,sandıktan çıkan sayısal veri!)Kürt halkının düşüncelerinin,devlet ideolojilerinin iktidara taşınan siyasi partiler aracılığı ile şiddete başvurmadan da değiştirilebileceğine dair bir inanca “evrilmiş” olduğunun bir göstergesi olabilir mi?Dediğiniz gibi PKK nın sırtını dayadığı “alt sınıf”da böyle bir düşünce evriminin gerçeklemiş olma ihtimali hiç mi yok?Eşyanın tabiatı gereği!</p>
<p><strong>Ha bir de Abdullah Öcalan’a endeksli bir siyasal hareket söz konusu da tam bir lider kültüne saplanmış durumdalar. Fevkalade de angajeler bu duruma.</strong> </p>
<p>Lider kültü ve anayasal kimlik arayışı !Oldukça çelişik.</p>
<p><strong>Ama bu halkın hak ettiği hakları özgürlükleri reddetmek anlamına gelmiyor tabii ki…</strong></p>
<p>Kesinlikle!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Salim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13929</link>
		<dc:creator>Salim</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 22:26:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13929</guid>
		<description>Sayın Ç-Z,

&lt;blockquote&gt;Hani PKK Kürt kimliği için mücadele ediyordu?Kürt,burjuva olduğunda kimliğini yada ideolojisini yitiriyor olabilir mi?&lt;/blockquote&gt;

İşte buradan tartışma özüne gider ki burada PKK'nin 20 yıllık evrilişinin tarihine girmemiz gerekir. Hepimiz de biliriz ki burjuvazinin tek gerçek sahip çıktığı kimliği sermaye sınıfı olmasından mütevellit kapitalist kimliğidir. PKK zaman zaman birtakım kürt burjuva unsurlarıyla birleşti ama kendi belli çizgisini de korudu. Üstelik her örgüt-parti vs. gibi de kendi içerisinde de belli mücadelelere sahne oldu. Bu eşyanın tabiatı gereğidir zaten.

PKK kürt kimliği için mücadele ediyor bunu uzun zamandır açıkça da deklere ediyor zaten. AKP'nin yanına çekmeye yırtındığı kürt burjuvazisi onu tabii ki ilgilendirmemektedir. Zira 1980lerin başında (hatta 70lerin sonları) bizatihi feodal unsurlara karşı mücadele yürüttüler. Sadece devletle savaşmıyorlardı ki... Neyse..

PKK zaten AKPnin yedekliğine soyunan kürt burjuvazisiyle tabii ki aynı safta olamayacaktır zira amaçları anayasal bir kürt kimliğidir ki değişik projelerle de dile getiriliyor bu durum. Daha çok alt sınıflara yaslandıklarından dolayı da çok doğal. Ha bir de Abdullah Öcalan'a endeksli bir siyasal hareket söz konusu da tam bir lider kültüne saplanmış durumdalar. Fevkalade de angajeler bu duruma. 

Evet dediğiniz çok doğrudur, sadece kürt değil burjuvazinin kimliği hep bellidir. O yeri gelir her gömleği giyer.

Ama bu halkın hakettiği hakları özgürlükleri reddetmek anlamına gelmiyor tabii ki...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ç-Z,</p>
<blockquote><p>Hani PKK Kürt kimliği için mücadele ediyordu?Kürt,burjuva olduğunda kimliğini yada ideolojisini yitiriyor olabilir mi?</p></blockquote>
<p>İşte buradan tartışma özüne gider ki burada PKK&#8217;nin 20 yıllık evrilişinin tarihine girmemiz gerekir. Hepimiz de biliriz ki burjuvazinin tek gerçek sahip çıktığı kimliği sermaye sınıfı olmasından mütevellit kapitalist kimliğidir. PKK zaman zaman birtakım kürt burjuva unsurlarıyla birleşti ama kendi belli çizgisini de korudu. Üstelik her örgüt-parti vs. gibi de kendi içerisinde de belli mücadelelere sahne oldu. Bu eşyanın tabiatı gereğidir zaten.</p>
<p>PKK kürt kimliği için mücadele ediyor bunu uzun zamandır açıkça da deklere ediyor zaten. AKP&#8217;nin yanına çekmeye yırtındığı kürt burjuvazisi onu tabii ki ilgilendirmemektedir. Zira 1980lerin başında (hatta 70lerin sonları) bizatihi feodal unsurlara karşı mücadele yürüttüler. Sadece devletle savaşmıyorlardı ki&#8230; Neyse..</p>
<p>PKK zaten AKPnin yedekliğine soyunan kürt burjuvazisiyle tabii ki aynı safta olamayacaktır zira amaçları anayasal bir kürt kimliğidir ki değişik projelerle de dile getiriliyor bu durum. Daha çok alt sınıflara yaslandıklarından dolayı da çok doğal. Ha bir de Abdullah Öcalan&#8217;a endeksli bir siyasal hareket söz konusu da tam bir lider kültüne saplanmış durumdalar. Fevkalade de angajeler bu duruma. </p>
<p>Evet dediğiniz çok doğrudur, sadece kürt değil burjuvazinin kimliği hep bellidir. O yeri gelir her gömleği giyer.</p>
<p>Ama bu halkın hakettiği hakları özgürlükleri reddetmek anlamına gelmiyor tabii ki&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13927</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 20:47:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13927</guid>
		<description>Selami bey,
&lt;blockquote&gt;AKP daha önce de bahsettiğim belirli feodal unsurlar ve yeni kürt burjuvazisiyle anlaşarak sorunu hafifleteceğini zannediyor ama bölgedeki &lt;strong&gt;sınıf mücadelesi&lt;/strong&gt;nin şeklini değiştiriyor sadece.&lt;/blockquote&gt;

&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;Burjuva demokrasi&lt;/strong&gt;lerinin nasıl demokrasiler oldukları malum. Demokrasi insanların 5 yılda bir oy vermesi değildir. Veya ağaların laflarına uyup toplu oy vermek de değildir. Bizzat sürece müdahale etmektir. Mahallesine müdahale etmektir, yaşamına müdahale etmektir. Bölgeyi bilen biri olarak bana anlatmayın isterseniz… &lt;/blockquote&gt;

&lt;blockquote&gt;Yanlış biliyorsunuz PKK davaya ihanet falan dememiştir. AKP bizzat bölgedeki birtakım feodal unsurları kendisine çekmeye ve yeni oluşan Kürt burjuvazisiyle ittifak arayışındadır… &lt;strong&gt;PKK de bu mücadelede kendisine yer bulmaya çalışacaktır tabii ki&lt;/strong&gt; zira halkı takan halen yoktur. AKP martavallarına inanmayalım…&lt;/blockquote&gt;

Hani PKK &lt;strong&gt;Kürt kimliği&lt;/strong&gt; için mücadele ediyordu?Kürt,burjuva olduğunda kimliğini yada ideolojisini yitiriyor olabilir mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selami bey,</p>
<blockquote><p>AKP daha önce de bahsettiğim belirli feodal unsurlar ve yeni kürt burjuvazisiyle anlaşarak sorunu hafifleteceğini zannediyor ama bölgedeki <strong>sınıf mücadelesi</strong>nin şeklini değiştiriyor sadece.</p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Burjuva demokrasi</strong>lerinin nasıl demokrasiler oldukları malum. Demokrasi insanların 5 yılda bir oy vermesi değildir. Veya ağaların laflarına uyup toplu oy vermek de değildir. Bizzat sürece müdahale etmektir. Mahallesine müdahale etmektir, yaşamına müdahale etmektir. Bölgeyi bilen biri olarak bana anlatmayın isterseniz… </p></blockquote>
<blockquote><p>Yanlış biliyorsunuz PKK davaya ihanet falan dememiştir. AKP bizzat bölgedeki birtakım feodal unsurları kendisine çekmeye ve yeni oluşan Kürt burjuvazisiyle ittifak arayışındadır… <strong>PKK de bu mücadelede kendisine yer bulmaya çalışacaktır tabii ki</strong> zira halkı takan halen yoktur. AKP martavallarına inanmayalım…</p></blockquote>
<p>Hani PKK <strong>Kürt kimliği</strong> için mücadele ediyordu?Kürt,burjuva olduğunda kimliğini yada ideolojisini yitiriyor olabilir mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Salim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13921</link>
		<dc:creator>Salim</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 16:28:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13921</guid>
		<description>Sayın Ç-Z,

&lt;blockquote&gt;Güvenlik güçlerinin silahsız halka reva gördüğü bu davranış “ölçülü şiddet” midir yoksa “aşırı şiddet”mi?
Bu güvenlik gücü elemanlarının size göre uyguladıkları şiddetteki “ölçü” ne olmalı ki “aşırı” olarak tanımlanmasın?&lt;/blockquote&gt;

Neyse siz demagojide ısrar edin ben yine de açıklicam. Ulus-devlet, varoluşu gereği zaten şiddeti kullanır beyefendi, kendi resmi ideolojisi, silahlı güçleri vardır, egemen sınıfları vardır, emekçi sınıfları vardır vs. Bir güç mücadelesinin dolayımıdır. Devlet tartışmasına gider işi bu tarafı. Size sadece Giddens'ın "Ulus-Devlet ve Şiddet" kitabını önererek geçiştiriyorum. Zaten elimizde verili sistem halkın içerisindeki farklılıkları tekleştirmek üzerinden hareket ettiğinden halka silahlı veya ideolojik baskıda bulunur, bulunmak zorundadır varoluşu gereği. Bu şiddetin ölçüsü olmaz, nerden bakarsanız bakın haksızlıktır, zulümdür. Nokta.

&lt;blockquote&gt;PKK ve eylemlerini “onu yaratan” unsurlar nedeniyle “haklı” ama “ölçüsüz” olarak değerlendirmekte ısrar ettiğinize göre bu videodaki güvenlik elemanlarının eylemlerini “onu yaratan” unsurlar nedeniyle “haklı” ama ölçüsüz olarak mı değerlendirirsiniz yoksa devlet ve ideolojisinin uzantıları olarak mı?&lt;/blockquote&gt;

Beni iyi okumamışsınız. PKK kürt sorununun yarattığı bir unsur değil, bu mücadeleyi yürüten unsurlardan biridir. Arada fark var. Ulus-Devletin uyguladığı şiddet ile ona "gerilla mücadelesi"ni benimseyerek karşı çıkan arasında ciddi fark vardır efendim. Bu kafayla Che Guevara, Iraktaki direnişciler, hatta Mustafa Kemal vs. terörist olarak nitendirilebilirler. Ama terörist değildir. Terör de "ölçüsüz şiddet" demek değildir. Kaldı ki bunun ölçüsünü nesnel koşullar belirler, benim fikrim de subjektif kaçar. Neyse gelicem oraya.

&lt;blockquote&gt;PKK içinde “aşırı şiddete” başvuranların olduğunu kabul ettiğinize göre aynı durum bu emniyet elemanları için devletten bağımsız olarak da düşünülebilir mi?Nasıl cezalandırılabilirler?Gerekçeleri,konumları,sıfatları ne olursa olsun sadece “aşırı şiddete” başvurdukları için bile ceza almaları gerekmez mi yoksa bu şiddet, görev ve sorumluluklarının bir gereği olarak mı kabul edilmeli? &lt;/blockquote&gt;

Ha şunu bileydiniz. Devletin şiddetinden yukarıda bahsettim. Devlet görevlerinin şiddeti tabii ki resmi ideolojiden ve ulus-devletin yapısından gayrı düşünelemez. PKK'nin de "kürt hareketi"nden bağımsız düşülemez. Buradaki mücadelenin haklılığı haksızlığı tartışması da kimin yanında olduğunuzu gösterir. PKK "sevmek zorunda olmadığımız" fakat kürt hareketinde mücadeleyi yürüten odaklardan biridir. Kıvırtmayalım. Silahlı bir Sosyalist mücadele yürütenlere de bugün "terörist" mi dicez? Bence zulme karşı mücadele etmektir. Buyrun buradan yakalım isterseniz...

&lt;blockquote&gt;Doğu neden “sürgün” yeri olarak kalmıştır?PKK’nın ve ona karşılık verilen “aşırı şiddet” olaylarının bunda bir payı var mıdır?&lt;/blockquote&gt;

Hayatımda bundan saçma şey duymadım... Ne yani zulme karşı silahlı mücadeleyi savunsam, mücadelenin coğrafyasının "sürgün yeri" olması beni mücadeleden ayrı mı koymalı! E peki 1920'de Anadoluda bir mücadele yürütülürken buradaki karışıklığın sebebi olarak burada mücadeleyi örgütleyenleri mi suçlayacağız? Nasıl mantığınız var anlamak mümkün değil...
 
&lt;blockquote&gt;Yazdığımı tekrar okuyun;”ötekileşmek” isteyen de “öteki” olarak kendine kimlik arayan da PKK!&lt;/blockquote&gt;

İşte bu bir eleştiridir, bunu yapmanızda bir mani yoktur. Fakat PKK'nin (sizce) karşısındaki unsurları ötekileştirmesi, sizin de aynı şeyi yapmanız gerektiği anlamına gelmez. Ötekileştirmenizi haklı çıkarmaz...

&lt;blockquote&gt;Amacı haksızlaştıran ,yersiz,zamansız,ölçüsüz şiddet “terör” olarak tanımlanıyor öyle değil mi?&lt;/blockquote&gt;

Hayır. Literatürde de böyle bir tanım yoktur. Kaldı ki yersiz ve zamansız oluşunu bizler değerlendiririz. Onu da nesnel koşulları göz önüne alarak subjektif olarak ideolojimizle bağlantılı yaparsınız. Terör kavramının objektivitesi yoktur. Aynı mantıkla gidersek TSK'nın ölçüsüz, yersiz zamansız şiddet kullanmasından hareket ederek ona da terörist bir kurum mu diyeceğiz, varsa buna cesaretiniz tutarlı olmak adına söyleyiniz. Daha ne olduki şurda operasyonlar olalı... Çözücek mi sorunu bunlar...Alın işte yersiz ölçüsüz ve zamansız.

Dolayısıyla "terörist" egemenlerin kullandığı ötekileştirici bir kavramdır. Atın lugatınızdan tez zamanda. Ha sivilleri öldürmek derseniz, devletin bu konuda da sicili bayı bozuktur söyleyeyim.

&lt;blockquote&gt;PKK,adresi ve yönü belirsiz şiddet kullandığı için muhattap alınması gereken bir “egemen” midir?&lt;/blockquote&gt;

Beyefendi kavramları çarpıtmazsak daha iyi olur. Toplumsal sistemden dışlanan gruplara egemen tanımı kullanılmaz. Egemenlerden kasıt, ülkedeki geleneksel iktidar kesimleri (ordu ve istanbul sermayesi) ve yeni yükselen anadolu sermayesidir. Bunların arasındaki açık mücadeleyi seyrediyoruz şu aralar. Burada sorun bu iki kesimin de kürt sorunu ve sol konusunda açıkça birleşmeleridir. Devlet zihniyetinde bu noktalarda uzlaşmalarıdır. Kürt sorununa ciddi demokratik açılımı baltalama girişimleri buradan gelmektedir. AKP daha önce de bahsettiğim belirli feodal unsurlar ve yeni kürt burjuvazisiyle anlaşarak sorunu hafifleteceğini zannediyor ama bölgedeki sınıf mücadelesinin şeklini değiştiriyor sadece. Neyse tartışma uzundur. Kavramları da doğru kullanalım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ç-Z,</p>
<blockquote><p>Güvenlik güçlerinin silahsız halka reva gördüğü bu davranış “ölçülü şiddet” midir yoksa “aşırı şiddet”mi?<br />
Bu güvenlik gücü elemanlarının size göre uyguladıkları şiddetteki “ölçü” ne olmalı ki “aşırı” olarak tanımlanmasın?</p></blockquote>
<p>Neyse siz demagojide ısrar edin ben yine de açıklicam. Ulus-devlet, varoluşu gereği zaten şiddeti kullanır beyefendi, kendi resmi ideolojisi, silahlı güçleri vardır, egemen sınıfları vardır, emekçi sınıfları vardır vs. Bir güç mücadelesinin dolayımıdır. Devlet tartışmasına gider işi bu tarafı. Size sadece Giddens&#8217;ın &#8220;Ulus-Devlet ve Şiddet&#8221; kitabını önererek geçiştiriyorum. Zaten elimizde verili sistem halkın içerisindeki farklılıkları tekleştirmek üzerinden hareket ettiğinden halka silahlı veya ideolojik baskıda bulunur, bulunmak zorundadır varoluşu gereği. Bu şiddetin ölçüsü olmaz, nerden bakarsanız bakın haksızlıktır, zulümdür. Nokta.</p>
<blockquote><p>PKK ve eylemlerini “onu yaratan” unsurlar nedeniyle “haklı” ama “ölçüsüz” olarak değerlendirmekte ısrar ettiğinize göre bu videodaki güvenlik elemanlarının eylemlerini “onu yaratan” unsurlar nedeniyle “haklı” ama ölçüsüz olarak mı değerlendirirsiniz yoksa devlet ve ideolojisinin uzantıları olarak mı?</p></blockquote>
<p>Beni iyi okumamışsınız. PKK kürt sorununun yarattığı bir unsur değil, bu mücadeleyi yürüten unsurlardan biridir. Arada fark var. Ulus-Devletin uyguladığı şiddet ile ona &#8220;gerilla mücadelesi&#8221;ni benimseyerek karşı çıkan arasında ciddi fark vardır efendim. Bu kafayla Che Guevara, Iraktaki direnişciler, hatta Mustafa Kemal vs. terörist olarak nitendirilebilirler. Ama terörist değildir. Terör de &#8220;ölçüsüz şiddet&#8221; demek değildir. Kaldı ki bunun ölçüsünü nesnel koşullar belirler, benim fikrim de subjektif kaçar. Neyse gelicem oraya.</p>
<blockquote><p>PKK içinde “aşırı şiddete” başvuranların olduğunu kabul ettiğinize göre aynı durum bu emniyet elemanları için devletten bağımsız olarak da düşünülebilir mi?Nasıl cezalandırılabilirler?Gerekçeleri,konumları,sıfatları ne olursa olsun sadece “aşırı şiddete” başvurdukları için bile ceza almaları gerekmez mi yoksa bu şiddet, görev ve sorumluluklarının bir gereği olarak mı kabul edilmeli? </p></blockquote>
<p>Ha şunu bileydiniz. Devletin şiddetinden yukarıda bahsettim. Devlet görevlerinin şiddeti tabii ki resmi ideolojiden ve ulus-devletin yapısından gayrı düşünelemez. PKK&#8217;nin de &#8220;kürt hareketi&#8221;nden bağımsız düşülemez. Buradaki mücadelenin haklılığı haksızlığı tartışması da kimin yanında olduğunuzu gösterir. PKK &#8220;sevmek zorunda olmadığımız&#8221; fakat kürt hareketinde mücadeleyi yürüten odaklardan biridir. Kıvırtmayalım. Silahlı bir Sosyalist mücadele yürütenlere de bugün &#8220;terörist&#8221; mi dicez? Bence zulme karşı mücadele etmektir. Buyrun buradan yakalım isterseniz&#8230;</p>
<blockquote><p>Doğu neden “sürgün” yeri olarak kalmıştır?PKK’nın ve ona karşılık verilen “aşırı şiddet” olaylarının bunda bir payı var mıdır?</p></blockquote>
<p>Hayatımda bundan saçma şey duymadım&#8230; Ne yani zulme karşı silahlı mücadeleyi savunsam, mücadelenin coğrafyasının &#8220;sürgün yeri&#8221; olması beni mücadeleden ayrı mı koymalı! E peki 1920&#8242;de Anadoluda bir mücadele yürütülürken buradaki karışıklığın sebebi olarak burada mücadeleyi örgütleyenleri mi suçlayacağız? Nasıl mantığınız var anlamak mümkün değil&#8230;</p>
<blockquote><p>Yazdığımı tekrar okuyun;”ötekileşmek” isteyen de “öteki” olarak kendine kimlik arayan da PKK!</p></blockquote>
<p>İşte bu bir eleştiridir, bunu yapmanızda bir mani yoktur. Fakat PKK&#8217;nin (sizce) karşısındaki unsurları ötekileştirmesi, sizin de aynı şeyi yapmanız gerektiği anlamına gelmez. Ötekileştirmenizi haklı çıkarmaz&#8230;</p>
<blockquote><p>Amacı haksızlaştıran ,yersiz,zamansız,ölçüsüz şiddet “terör” olarak tanımlanıyor öyle değil mi?</p></blockquote>
<p>Hayır. Literatürde de böyle bir tanım yoktur. Kaldı ki yersiz ve zamansız oluşunu bizler değerlendiririz. Onu da nesnel koşulları göz önüne alarak subjektif olarak ideolojimizle bağlantılı yaparsınız. Terör kavramının objektivitesi yoktur. Aynı mantıkla gidersek TSK&#8217;nın ölçüsüz, yersiz zamansız şiddet kullanmasından hareket ederek ona da terörist bir kurum mu diyeceğiz, varsa buna cesaretiniz tutarlı olmak adına söyleyiniz. Daha ne olduki şurda operasyonlar olalı&#8230; Çözücek mi sorunu bunlar&#8230;Alın işte yersiz ölçüsüz ve zamansız.</p>
<p>Dolayısıyla &#8220;terörist&#8221; egemenlerin kullandığı ötekileştirici bir kavramdır. Atın lugatınızdan tez zamanda. Ha sivilleri öldürmek derseniz, devletin bu konuda da sicili bayı bozuktur söyleyeyim.</p>
<blockquote><p>PKK,adresi ve yönü belirsiz şiddet kullandığı için muhattap alınması gereken bir “egemen” midir?</p></blockquote>
<p>Beyefendi kavramları çarpıtmazsak daha iyi olur. Toplumsal sistemden dışlanan gruplara egemen tanımı kullanılmaz. Egemenlerden kasıt, ülkedeki geleneksel iktidar kesimleri (ordu ve istanbul sermayesi) ve yeni yükselen anadolu sermayesidir. Bunların arasındaki açık mücadeleyi seyrediyoruz şu aralar. Burada sorun bu iki kesimin de kürt sorunu ve sol konusunda açıkça birleşmeleridir. Devlet zihniyetinde bu noktalarda uzlaşmalarıdır. Kürt sorununa ciddi demokratik açılımı baltalama girişimleri buradan gelmektedir. AKP daha önce de bahsettiğim belirli feodal unsurlar ve yeni kürt burjuvazisiyle anlaşarak sorunu hafifleteceğini zannediyor ama bölgedeki sınıf mücadelesinin şeklini değiştiriyor sadece. Neyse tartışma uzundur. Kavramları da doğru kullanalım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ç-Z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13918</link>
		<dc:creator>Ç-Z</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 14:25:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13918</guid>
		<description>Salim bey,

Yukarıdaki yazı konusu olan olay üzerinden konuşursak ,orada polisin başvurduğu yöntemi bir sorunun“çözüm” yolu olarak değerlendirebilir misiniz?

Sebepleri, gerekçeleri ne olursa olsun oradaki insanlara bu şekilde davranmaya hakları var mı?
Güvenlik güçlerinin silahsız halka reva gördüğü bu davranış “ölçülü şiddet” midir yoksa “aşırı şiddet”mi?
Bu güvenlik gücü elemanlarının size göre uyguladıkları şiddetteki “ölçü” ne olmalı ki “aşırı” olarak tanımlanmasın?

PKK ve eylemlerini “onu yaratan” unsurlar nedeniyle “haklı” ama “ölçüsüz” olarak değerlendirmekte ısrar ettiğinize göre bu videodaki güvenlik elemanlarının eylemlerini “onu yaratan”  unsurlar nedeniyle “haklı” ama ölçüsüz olarak mı değerlendirirsiniz yoksa devlet ve ideolojisinin uzantıları olarak mı?

PKK içinde “aşırı şiddete” başvuranların olduğunu kabul ettiğinize göre aynı durum bu emniyet elemanları için devletten bağımsız olarak da düşünülebilir mi?Nasıl cezalandırılabilirler?Gerekçeleri,konumları,sıfatları ne olursa olsun sadece “aşırı şiddete” başvurdukları için bile ceza almaları gerekmez mi yoksa bu şiddet, görev ve sorumluluklarının bir gereği olarak mı kabul edilmeli? 

Bu ülkenin kuzeyinde,güneyinde yada batısında  görevini yapan herhangi bir memur doğuya atandığında yada görevlendirildiğinde neden “sürüldü” kabul edilir? 
Doğu neden “sürgün” yeri olarak kalmıştır?PKK’nın ve ona karşılık verilen “aşırı şiddet”  olaylarının bunda bir payı var mıdır?

* * *
Yazdığınız son paragraf,sizinle benim aramızdaki tartışmanın özünü oluşturuyor.Diğer şahsıma da  yönelterek yapmış olduğunuz eleştirilerinse, yazdıklarımı devlet ve ideolojisi ile ilişkilendirerek savunduğunuz görüşü haklı çıkarma çabası olduğuna düşünüyorum. 
&lt;strong&gt;Terörizm kavramı ile belli bir kürt unsurunu ötekileştirmeniz ve hiçe saymanız dışında söylediklerinize “kısmen” katılıyorum. PKK gerçekten şiddetin dozajını kaçırmış durumdadır.&lt;/strong&gt; 

Yazdığımı tekrar okuyun;”ötekileşmek” isteyen de “öteki” olarak kendine kimlik arayan da PKK!

&lt;strong&gt;Ancak bu durumdan sadece kendileri sorumlu değildir. TSK ve devlet siyasal alanı inanılaz bir şekilde tıkamakta. PKK şiddet dışında bir politika üretmek durumda. 
Bu açılımı umarım yaparlar. Sorun yeni siyaset üretememeleri.&lt;/strong&gt;

Eh be Salim bey nihayet,ben ne diyorum zaten!

&lt;strong&gt;Yoksa şiddet kullanmak değil, yersiz zamansız ve ölçüsüz kullanmak… &lt;/strong&gt;

Amacı haksızlaştıran ,yersiz,zamansız,ölçüsüz şiddet “terör” olarak tanımlanıyor öyle değil mi?
&lt;strong&gt;Bu da çözümü zorlaştırıyor zaten.&lt;/strong&gt;
 
Eeeee ben ne diye o kadar yazdım sanıyordunuz?

&lt;strong&gt;Fakat burada bir numaralı sorumlu egemenlerdir, onun altını net olarak bi çizelim.&lt;/strong&gt;

PKK,adresi ve yönü belirsiz şiddet kullandığı için muhattap alınması gereken bir “egemen” midir?

&lt;strong&gt;PKK kürtleri temsil etmez tamam.&lt;/strong&gt;(6.04 tarihli yorumunuz)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Salim bey,</p>
<p>Yukarıdaki yazı konusu olan olay üzerinden konuşursak ,orada polisin başvurduğu yöntemi bir sorunun“çözüm” yolu olarak değerlendirebilir misiniz?</p>
<p>Sebepleri, gerekçeleri ne olursa olsun oradaki insanlara bu şekilde davranmaya hakları var mı?<br />
Güvenlik güçlerinin silahsız halka reva gördüğü bu davranış “ölçülü şiddet” midir yoksa “aşırı şiddet”mi?<br />
Bu güvenlik gücü elemanlarının size göre uyguladıkları şiddetteki “ölçü” ne olmalı ki “aşırı” olarak tanımlanmasın?</p>
<p>PKK ve eylemlerini “onu yaratan” unsurlar nedeniyle “haklı” ama “ölçüsüz” olarak değerlendirmekte ısrar ettiğinize göre bu videodaki güvenlik elemanlarının eylemlerini “onu yaratan”  unsurlar nedeniyle “haklı” ama ölçüsüz olarak mı değerlendirirsiniz yoksa devlet ve ideolojisinin uzantıları olarak mı?</p>
<p>PKK içinde “aşırı şiddete” başvuranların olduğunu kabul ettiğinize göre aynı durum bu emniyet elemanları için devletten bağımsız olarak da düşünülebilir mi?Nasıl cezalandırılabilirler?Gerekçeleri,konumları,sıfatları ne olursa olsun sadece “aşırı şiddete” başvurdukları için bile ceza almaları gerekmez mi yoksa bu şiddet, görev ve sorumluluklarının bir gereği olarak mı kabul edilmeli? </p>
<p>Bu ülkenin kuzeyinde,güneyinde yada batısında  görevini yapan herhangi bir memur doğuya atandığında yada görevlendirildiğinde neden “sürüldü” kabul edilir?<br />
Doğu neden “sürgün” yeri olarak kalmıştır?PKK’nın ve ona karşılık verilen “aşırı şiddet”  olaylarının bunda bir payı var mıdır?</p>
<p>* * *<br />
Yazdığınız son paragraf,sizinle benim aramızdaki tartışmanın özünü oluşturuyor.Diğer şahsıma da  yönelterek yapmış olduğunuz eleştirilerinse, yazdıklarımı devlet ve ideolojisi ile ilişkilendirerek savunduğunuz görüşü haklı çıkarma çabası olduğuna düşünüyorum.<br />
<strong>Terörizm kavramı ile belli bir kürt unsurunu ötekileştirmeniz ve hiçe saymanız dışında söylediklerinize “kısmen” katılıyorum. PKK gerçekten şiddetin dozajını kaçırmış durumdadır.</strong> </p>
<p>Yazdığımı tekrar okuyun;”ötekileşmek” isteyen de “öteki” olarak kendine kimlik arayan da PKK!</p>
<p><strong>Ancak bu durumdan sadece kendileri sorumlu değildir. TSK ve devlet siyasal alanı inanılaz bir şekilde tıkamakta. PKK şiddet dışında bir politika üretmek durumda.<br />
Bu açılımı umarım yaparlar. Sorun yeni siyaset üretememeleri.</strong></p>
<p>Eh be Salim bey nihayet,ben ne diyorum zaten!</p>
<p><strong>Yoksa şiddet kullanmak değil, yersiz zamansız ve ölçüsüz kullanmak… </strong></p>
<p>Amacı haksızlaştıran ,yersiz,zamansız,ölçüsüz şiddet “terör” olarak tanımlanıyor öyle değil mi?<br />
<strong>Bu da çözümü zorlaştırıyor zaten.</strong></p>
<p>Eeeee ben ne diye o kadar yazdım sanıyordunuz?</p>
<p><strong>Fakat burada bir numaralı sorumlu egemenlerdir, onun altını net olarak bi çizelim.</strong></p>
<p>PKK,adresi ve yönü belirsiz şiddet kullandığı için muhattap alınması gereken bir “egemen” midir?</p>
<p><strong>PKK kürtleri temsil etmez tamam.</strong>(6.04 tarihli yorumunuz)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Salim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13909</link>
		<dc:creator>Salim</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Apr 2008 22:26:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13909</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Çözüme adım atacak kürtlerin tüm unsurlarını kabul etmek zorundayız! Siz beğenmiyorsunuz diye dışarıda bırakamayız. &lt;/blockquote&gt;

değil

&lt;blockquote&gt;Çözüme adım atacaksak eğer, kürtlerin tüm unsurlarını kabul etmek zorundayız! Siz beğenmiyorsunuz diye dışarıda bırakamayız.&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Çözüme adım atacak kürtlerin tüm unsurlarını kabul etmek zorundayız! Siz beğenmiyorsunuz diye dışarıda bırakamayız. </p></blockquote>
<p>değil</p>
<blockquote><p>Çözüme adım atacaksak eğer, kürtlerin tüm unsurlarını kabul etmek zorundayız! Siz beğenmiyorsunuz diye dışarıda bırakamayız.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Salim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13908</link>
		<dc:creator>Salim</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Apr 2008 22:22:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13908</guid>
		<description>Sayın Ç-Z,

&lt;blockquote&gt;“Çarpıtılmış ve resmi görüşe bulanmış tez” olduğu önyargısından sıyrılarak baktığınızda şiddet içeren faaliyetleri ile Kürtleri temsil ettiğine inanmadığım bir terör örgütünü eleştirdiğimi görebileceğinizden eminim.&lt;/blockquote&gt;

Bu önyargı değil. "Terörist" ifadesini kullanmanız bizatihi iktidarların tanımını veri kabul ettiğiniz (zira objektivite kayboluyor) anlaşılıyor. Bu da apaçık resmi görüşe bulandığından gerçekliği fevkalade çarpıtıyor... Devam edelim.

&lt;blockquote&gt;Siz atın ama gerçek ortada;Kürt sorununu,mümkün olan en şiddetli yollara başvurarak “ötekileşmek”,kendi varlığını meşrulaştırmak için basamak olarak kullanan bir terör örgütünden bahsediyoruz.&lt;/blockquote&gt;

Anlamamak istememe gibi bir sorununuz var. Ben ölçüsüz şiddetini eleştirmeyelim demiyorum, terörist diyemeyiz diyorum. Gerçekler tabii ki ortada. Ölçüsüz şiddet ise bunu 80 yıllık Ulus-devlet (cumhuriyet!) tarihinde bir arayalım isterseniz, o zaman devlete terörist demek zorunda kalırsak ne olacak peki! PKK için gösterdiğiniz cesareti buna da gösterebilecek misiniz? Terörizm kavram olarak "öteki"ler. PKK'nin kürtleri temsil etmediğini söylemek başka, terörist demek bambaşka şeydir. Sapına kadar eleştirmek başka, teröristler demek bambaşka şeylerdir. Biri ötekiler, öbürü anlamaya çalışır, eleştirir, meşru bir zemin atfeder.

Bugün kürt sorunu konuşulur hale geldiyse bu PKK'nin de mücadelesi sayesinde olmuştur. Kabul edin etmeyin. İçinde bulunun bulunmayın. Kürtleri temsil etmez ama kürt sorununda bir taraftır, kitleseldir, soruna muhatab olan taraflardan biridir. İkisi ayrı şeyler. PKK ve kürt sorunu birbirlerinden ayrı şeyler değildirler. Çözüme adım atacak kürtlerin tüm unsurlarını kabul etmek zorundayız! Siz beğenmiyorsunuz diye dışarıda bırakamayız. 

Şunu da söyleyeyim mücadelelerde zaman zaman şiddet kullanılabilir tabii ki! Bu sadece devletlerin tekelinde değildir. Sizin mantığınızla Deniz Gezmiş, hatta ironik olacak ama Mustafa Kemal dahi terörist sıfatına haiz olur. İktidarlar tabii kendilerine karşı mücadele edenleri terörist ilan edeceklerdir. Bu normal.

&lt;blockquote&gt;Yazımın hiçbir yerinde “böcek” kelimesini kullanmadım(aklımdan bile geçmemişti üstelik).&lt;/blockquote&gt;

İlahi beyefendi :) Terörist ifadesinin ötekileştirmesi ile böcek demek arasında bir fark yoktur ki! Terörist dediğiniz anda karşı tarafa düşüverir sizden gayrı olur zaten, böcekten farksız yani.

&lt;blockquote&gt;PKK nın davası ile Kürtlerin davaları aynı olmadığı için haklılığı bahis konusu dahi edilemez.&lt;/blockquote&gt;

Faşizminiz tam da burada işte. PKK bir kimlik peşindedir ve kürtlerin davasını kendi yolunda savunmaktadır. Kürt hareketinin parçalarından biridir. Ne hakla ayrı yerlere koyarsınız. Ne biliyorsunuz ki? Birsürü yayın organları örgütleri var fikirleri var yayınları var efendim. Bunu deme hakkını kimse size vermez. Oradakiler en az sizin kadar belli bir davayı savunmaktadırlar (ama yanlış ama doğru) ve insandırlar...

&lt;blockquote&gt;İspatı ne derseniz DTP’nin mevcudiyetine rağmen AKP nin bölgeden alabildiği oy derim.Çözüm için alternatif bir yol denemek isteyen halkın önü “davaya ihanet” olarak kabul edilerek terörle kesilmeye çalışılmamalı.&lt;/blockquote&gt;

Bu ispat sayılmaz. Burjuva demokrasilerinin nasıl demokrasiler oldukları malum. Demokrasi insanların 5 yılda bir oy vermesi değildir. Veya ağaların laflarına uyup toplu oy vermek de değildir. Bizzat sürece müdahale etmektir. Mahallesine müdahale etmektir, yaşamına müdahale etmektir. Bölgeyi bilen biri olarak bana anlatmayın isterseniz... 

Yanlış biliyorsunuz PKK davaya ihanet falan dememiştir. AKP bizzat bölgedeki birtakım feodal unsurları kendisine çekmeye ve yeni oluşan Kürt burjuvazisiyle ittifak arayışındadır... PKK de bu mücadelede kendisine yer bulmaya çalışacaktır tabii ki zira halkı takan halen yoktur. AKP martavallarına inanmayalım...

&lt;blockquote&gt;Terörizm ile aşırı şiddeti ayrı potalara koyma çabanızı anlıyorum ama maalesef sizin de kabul ettiğiniz gibi PKK’nın içinde iş çığrından çıkmış amaç aracın çoktan gerisinde kalmış görünüyor!&lt;/blockquote&gt;

Terörizm kavramı ile belli bir kürt unsurunu ötekileştirmeniz ve hiçe saymanız dışında söylediklerinize "kısmen" katılıyorum. PKK gerçekten şiddetin dozajını kaçırmış durumdadır. Ancak bu durumdan sadece kendileri sorumlu değildir. TSK ve devlet siyasal alanı inanılaz bir şekilde tıkamakta. PKK şiddet dışında bir politika üretmek durumda. Bu açılımı umarım yaparlar. Sorun yeni siyaset üretememeleri. Yoksa şiddet kullanmak değil, yersiz zamansız ve ölçüsüz kullanmak... Bu da çözümü zorlaştırıyor zaten. Fakat burada bir numaralı sorumlu egemenlerdir, onun altını net olarak bi çizelim...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ç-Z,</p>
<blockquote><p>“Çarpıtılmış ve resmi görüşe bulanmış tez” olduğu önyargısından sıyrılarak baktığınızda şiddet içeren faaliyetleri ile Kürtleri temsil ettiğine inanmadığım bir terör örgütünü eleştirdiğimi görebileceğinizden eminim.</p></blockquote>
<p>Bu önyargı değil. &#8220;Terörist&#8221; ifadesini kullanmanız bizatihi iktidarların tanımını veri kabul ettiğiniz (zira objektivite kayboluyor) anlaşılıyor. Bu da apaçık resmi görüşe bulandığından gerçekliği fevkalade çarpıtıyor&#8230; Devam edelim.</p>
<blockquote><p>Siz atın ama gerçek ortada;Kürt sorununu,mümkün olan en şiddetli yollara başvurarak “ötekileşmek”,kendi varlığını meşrulaştırmak için basamak olarak kullanan bir terör örgütünden bahsediyoruz.</p></blockquote>
<p>Anlamamak istememe gibi bir sorununuz var. Ben ölçüsüz şiddetini eleştirmeyelim demiyorum, terörist diyemeyiz diyorum. Gerçekler tabii ki ortada. Ölçüsüz şiddet ise bunu 80 yıllık Ulus-devlet (cumhuriyet!) tarihinde bir arayalım isterseniz, o zaman devlete terörist demek zorunda kalırsak ne olacak peki! PKK için gösterdiğiniz cesareti buna da gösterebilecek misiniz? Terörizm kavram olarak &#8220;öteki&#8221;ler. PKK&#8217;nin kürtleri temsil etmediğini söylemek başka, terörist demek bambaşka şeydir. Sapına kadar eleştirmek başka, teröristler demek bambaşka şeylerdir. Biri ötekiler, öbürü anlamaya çalışır, eleştirir, meşru bir zemin atfeder.</p>
<p>Bugün kürt sorunu konuşulur hale geldiyse bu PKK&#8217;nin de mücadelesi sayesinde olmuştur. Kabul edin etmeyin. İçinde bulunun bulunmayın. Kürtleri temsil etmez ama kürt sorununda bir taraftır, kitleseldir, soruna muhatab olan taraflardan biridir. İkisi ayrı şeyler. PKK ve kürt sorunu birbirlerinden ayrı şeyler değildirler. Çözüme adım atacak kürtlerin tüm unsurlarını kabul etmek zorundayız! Siz beğenmiyorsunuz diye dışarıda bırakamayız. </p>
<p>Şunu da söyleyeyim mücadelelerde zaman zaman şiddet kullanılabilir tabii ki! Bu sadece devletlerin tekelinde değildir. Sizin mantığınızla Deniz Gezmiş, hatta ironik olacak ama Mustafa Kemal dahi terörist sıfatına haiz olur. İktidarlar tabii kendilerine karşı mücadele edenleri terörist ilan edeceklerdir. Bu normal.</p>
<blockquote><p>Yazımın hiçbir yerinde “böcek” kelimesini kullanmadım(aklımdan bile geçmemişti üstelik).</p></blockquote>
<p>İlahi beyefendi :) Terörist ifadesinin ötekileştirmesi ile böcek demek arasında bir fark yoktur ki! Terörist dediğiniz anda karşı tarafa düşüverir sizden gayrı olur zaten, böcekten farksız yani.</p>
<blockquote><p>PKK nın davası ile Kürtlerin davaları aynı olmadığı için haklılığı bahis konusu dahi edilemez.</p></blockquote>
<p>Faşizminiz tam da burada işte. PKK bir kimlik peşindedir ve kürtlerin davasını kendi yolunda savunmaktadır. Kürt hareketinin parçalarından biridir. Ne hakla ayrı yerlere koyarsınız. Ne biliyorsunuz ki? Birsürü yayın organları örgütleri var fikirleri var yayınları var efendim. Bunu deme hakkını kimse size vermez. Oradakiler en az sizin kadar belli bir davayı savunmaktadırlar (ama yanlış ama doğru) ve insandırlar&#8230;</p>
<blockquote><p>İspatı ne derseniz DTP’nin mevcudiyetine rağmen AKP nin bölgeden alabildiği oy derim.Çözüm için alternatif bir yol denemek isteyen halkın önü “davaya ihanet” olarak kabul edilerek terörle kesilmeye çalışılmamalı.</p></blockquote>
<p>Bu ispat sayılmaz. Burjuva demokrasilerinin nasıl demokrasiler oldukları malum. Demokrasi insanların 5 yılda bir oy vermesi değildir. Veya ağaların laflarına uyup toplu oy vermek de değildir. Bizzat sürece müdahale etmektir. Mahallesine müdahale etmektir, yaşamına müdahale etmektir. Bölgeyi bilen biri olarak bana anlatmayın isterseniz&#8230; </p>
<p>Yanlış biliyorsunuz PKK davaya ihanet falan dememiştir. AKP bizzat bölgedeki birtakım feodal unsurları kendisine çekmeye ve yeni oluşan Kürt burjuvazisiyle ittifak arayışındadır&#8230; PKK de bu mücadelede kendisine yer bulmaya çalışacaktır tabii ki zira halkı takan halen yoktur. AKP martavallarına inanmayalım&#8230;</p>
<blockquote><p>Terörizm ile aşırı şiddeti ayrı potalara koyma çabanızı anlıyorum ama maalesef sizin de kabul ettiğiniz gibi PKK’nın içinde iş çığrından çıkmış amaç aracın çoktan gerisinde kalmış görünüyor!</p></blockquote>
<p>Terörizm kavramı ile belli bir kürt unsurunu ötekileştirmeniz ve hiçe saymanız dışında söylediklerinize &#8220;kısmen&#8221; katılıyorum. PKK gerçekten şiddetin dozajını kaçırmış durumdadır. Ancak bu durumdan sadece kendileri sorumlu değildir. TSK ve devlet siyasal alanı inanılaz bir şekilde tıkamakta. PKK şiddet dışında bir politika üretmek durumda. Bu açılımı umarım yaparlar. Sorun yeni siyaset üretememeleri. Yoksa şiddet kullanmak değil, yersiz zamansız ve ölçüsüz kullanmak&#8230; Bu da çözümü zorlaştırıyor zaten. Fakat burada bir numaralı sorumlu egemenlerdir, onun altını net olarak bi çizelim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ç-Z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13902</link>
		<dc:creator>Ç-Z</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Apr 2008 17:24:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/04/02/bu-pkkya-adam-yazmaktir/#comment-13902</guid>
		<description>salim bey,
&lt;em&gt;Nasıl olacak?Kendinizi temsil edecek insanların seçilmesine engel olacak,seçilmiş olanları başkaları yada “ötekiler”kabul edip aldığı kararları yaşadığınız hayatın zorluklarına sebep olarak gösterecek sonra da muhatap kabul edilmek için “ölçüsüz şiddete” başvuracaksınız!&lt;/em&gt;

&lt;strong&gt;Bu söylem devlet zihniyetinin kürtlere yaptığı zulümleri hasır altı etme amacı taşımıyorsa&lt;/strong&gt;(hayır kesinlikle taşımıyor)&lt;strong&gt; haklılığını ben de veriyorum zaten. Evet haklısınız. Fakat burada mücadelenin kendisi haksız değildir, biçimi sorunludur.
PKK, kürtleri temsil etmez tamam.

sorunun çözümü PKK’yi eleştirmekten geçer,&lt;/strong&gt;

&lt;strong&gt;“Çarpıtılmış ve resmi görüşe bulanmış tez” &lt;/strong&gt;olduğu önyargısından sıyrılarak baktığınızda  şiddet içeren faaliyetleri ile Kürtleri temsil ettiğine inanmadığım bir terör örgütünü eleştirdiğimi görebileceğinizden eminim.

&lt;strong&gt;Terörist lafını ötekileştirme barındırdığından dolayı atıyorum zaten.&lt;/strong&gt;

Siz atın ama gerçek ortada;Kürt sorununu,mümkün olan en şiddetli yollara başvurarak “ötekileşmek”,kendi varlığını meşrulaştırmak için basamak olarak kullanan bir terör örgütünden bahsediyoruz.Ve eğer Kürtler ile PKK yı ayrı potalara koymazsanız çözümün ucundan da tutamazsınız.Onu doğuran koşulları kendisinin var olabilmesi için devam ettirmeye çalışan bir terörist grup haline gelmiş olduğunu kabul etmeniz gerekir!

&lt;strong&gt;Onlar da kabul edin etmeyin “böcek” falan değil, insandırlar ve emin olun en az sizin kadar insandırlar hem de! Kendileri eleştirilebilir ama davaları haklıdır.&lt;/strong&gt;

Yazımın hiçbir yerinde “böcek” kelimesini kullanmadım(aklımdan bile geçmemişti üstelik).PKK nın davası ile Kürtlerin davaları aynı olmadığı için haklılığı bahis konusu dahi edilemez.İspatı ne derseniz DTP’nin mevcudiyetine rağmen AKP nin bölgeden alabildiği oy derim.Çözüm için alternatif bir yol denemek isteyen halkın önü "davaya ihanet" olarak kabul edilerek terörle kesilmeye çalışılmamalı.
Terörizm ile aşırı şiddeti ayrı potalara koyma çabanızı anlıyorum ama maalesef sizin de kabul ettiğiniz gibi PKK'nın içinde iş çığrından çıkmış amaç aracın çoktan gerisinde kalmış görünüyor!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>salim bey,<br />
<em>Nasıl olacak?Kendinizi temsil edecek insanların seçilmesine engel olacak,seçilmiş olanları başkaları yada “ötekiler”kabul edip aldığı kararları yaşadığınız hayatın zorluklarına sebep olarak gösterecek sonra da muhatap kabul edilmek için “ölçüsüz şiddete” başvuracaksınız!</em></p>
<p><strong>Bu söylem devlet zihniyetinin kürtlere yaptığı zulümleri hasır altı etme amacı taşımıyorsa</strong>(hayır kesinlikle taşımıyor)<strong> haklılığını ben de veriyorum zaten. Evet haklısınız. Fakat burada mücadelenin kendisi haksız değildir, biçimi sorunludur.<br />
PKK, kürtleri temsil etmez tamam.</p>
<p>sorunun çözümü PKK’yi eleştirmekten geçer,</strong></p>
<p><strong>“Çarpıtılmış ve resmi görüşe bulanmış tez” </strong>olduğu önyargısından sıyrılarak baktığınızda  şiddet içeren faaliyetleri ile Kürtleri temsil ettiğine inanmadığım bir terör örgütünü eleştirdiğimi görebileceğinizden eminim.</p>
<p><strong>Terörist lafını ötekileştirme barındırdığından dolayı atıyorum zaten.</strong></p>
<p>Siz atın ama gerçek ortada;Kürt sorununu,mümkün olan en şiddetli yollara başvurarak “ötekileşmek”,kendi varlığını meşrulaştırmak için basamak olarak kullanan bir terör örgütünden bahsediyoruz.Ve eğer Kürtler ile PKK yı ayrı potalara koymazsanız çözümün ucundan da tutamazsınız.Onu doğuran koşulları kendisinin var olabilmesi için devam ettirmeye çalışan bir terörist grup haline gelmiş olduğunu kabul etmeniz gerekir!</p>
<p><strong>Onlar da kabul edin etmeyin “böcek” falan değil, insandırlar ve emin olun en az sizin kadar insandırlar hem de! Kendileri eleştirilebilir ama davaları haklıdır.</strong></p>
<p>Yazımın hiçbir yerinde “böcek” kelimesini kullanmadım(aklımdan bile geçmemişti üstelik).PKK nın davası ile Kürtlerin davaları aynı olmadığı için haklılığı bahis konusu dahi edilemez.İspatı ne derseniz DTP’nin mevcudiyetine rağmen AKP nin bölgeden alabildiği oy derim.Çözüm için alternatif bir yol denemek isteyen halkın önü &#8220;davaya ihanet&#8221; olarak kabul edilerek terörle kesilmeye çalışılmamalı.<br />
Terörizm ile aşırı şiddeti ayrı potalara koyma çabanızı anlıyorum ama maalesef sizin de kabul ettiğiniz gibi PKK&#8217;nın içinde iş çığrından çıkmış amaç aracın çoktan gerisinde kalmış görünüyor!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
