<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Abdurrahman yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 03:48:30 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16811</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 11:33:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16811</guid>
		<description>@Snowqueen,
Sanırım bir konuda hemfikiriz,o da egemen güçlerin iktidar hırsı uğruna halkı,toplumu harcamaktan çekinmedikleri ve gerektiğinde her türlü kirli ittifakı yapabildikleridir.Ergenekon davasında "darbe günlükler"nin iddianemenin dışında tutulması da(söylediğiniz gibi)sanılanın aksine derinlere inmek,darbeleri sorgulamak gibi ciddi bir amacı taşımadığı kuşkusunu yaratıyor.Fakat bu,çetelerin,karanlık ilişkilerin sorgulanamayacağına gerekçe değildir ve olmamalıdır.Dolayısıyla bunu sorgularken,hemfikir olduğumuz bu gizli ittifakları,halkın üzerinde oynanan oyunları açığa çıkarmak her vatandaşın sorumluluğu olmalı.Fakat bu,siyasi ve ideolojik taraftarlıktan arınarak olmalı.Ben bunu anlatmak istiyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@Snowqueen,<br />
Sanırım bir konuda hemfikiriz,o da egemen güçlerin iktidar hırsı uğruna halkı,toplumu harcamaktan çekinmedikleri ve gerektiğinde her türlü kirli ittifakı yapabildikleridir.Ergenekon davasında &#8220;darbe günlükler&#8221;nin iddianemenin dışında tutulması da(söylediğiniz gibi)sanılanın aksine derinlere inmek,darbeleri sorgulamak gibi ciddi bir amacı taşımadığı kuşkusunu yaratıyor.Fakat bu,çetelerin,karanlık ilişkilerin sorgulanamayacağına gerekçe değildir ve olmamalıdır.Dolayısıyla bunu sorgularken,hemfikir olduğumuz bu gizli ittifakları,halkın üzerinde oynanan oyunları açığa çıkarmak her vatandaşın sorumluluğu olmalı.Fakat bu,siyasi ve ideolojik taraftarlıktan arınarak olmalı.Ben bunu anlatmak istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16803</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 07:00:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16803</guid>
		<description>@Aziz Yılmaz,

Evet CHP ve ulusalcılar Irak konusunda propaganda yaptı, onları bu konuda savunan kim? Ama Dolmabahçe Mutabakı olayına inanıyorum,
bence asker ve AKP anlaştı, yani kolkola girdiler iş çıkar hesaplarına gelince.
Ergenekon olayında da, 27 nisan e-muhtırasını verdiği halde niyeyse Büyükanıtın bu işin içine hiç çekilmemesi ve hatta hükümete yakın muhafazakar basında(bkz.Zaman) neredeyse kahramanlaştırılması bunun kanıtı değil mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@Aziz Yılmaz,</p>
<p>Evet CHP ve ulusalcılar Irak konusunda propaganda yaptı, onları bu konuda savunan kim? Ama Dolmabahçe Mutabakı olayına inanıyorum,<br />
bence asker ve AKP anlaştı, yani kolkola girdiler iş çıkar hesaplarına gelince.<br />
Ergenekon olayında da, 27 nisan e-muhtırasını verdiği halde niyeyse Büyükanıtın bu işin içine hiç çekilmemesi ve hatta hükümete yakın muhafazakar basında(bkz.Zaman) neredeyse kahramanlaştırılması bunun kanıtı değil mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16796</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 20:03:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16796</guid>
		<description>@Snowqueen,
AKP nin antimilitarist olmadığını kim süyledi?AKP yi savunduğum falan yok.Ben tutarlılıktan sözediyorum.Geçekleri tersyüz etmenin doğru olmadığını vurgulamak istedim.Bu görüşümün de arkasındayım.Demokratlık hiç bir detayı atlamaksızın olaylara dosdoğru yaklaşmayı gerektirir.Fakat maalesef bu konuda ciddi kuşkularım var.Gerçekler ısrarla saptırılıyor.Siz CHP yi,ulusalcıları,solcu ve aydın geçinen şövenistlerin savaş yanlısı tutumlarını ısrarla görmezden gelerek meseleye sadece AKP karşıtlığına indirgerseniz,bu çifte standart olur.Kusura bakmayın ama bugüne kadar okuduğum hiçbir yorumunuzda böyle bir eleştiriye rasltamadım.Acaba bazı kesimlerin bu eleştirinin dışında tutulmasının özel bir nedeni mi var.Yanılıyorsam lütfen düzeltin.Zira önceki yorumumda da belirttim.Irak'a girilmesi Kemalistlerin,ulusalcıların ve kendini sol diye tanımlayanların baskısıyla oldu.Bu elbette AKP yi aklamaz.Fakat siyasi dengeler açısından AKP hükümetinin bu harekata gönüllü olmadığını hepimiz biliyoruz.Zira hiçbir hükümet böylesi riskleri kolay kolay üstlenmez.Barışçıl ve hümanist olduğundan değil,iktidar hesaplarıyla bağdaşmadığı için buna girişmez.Adamlar bir an önce girmiyor diye vatan hainliğiyle suçlanıyorlardı.Açın bakın dönemin gazetelerini bana hak vereceksiniz.

Dolayısıyla savaş ve şiddete karşıysak bunları da görmemiz lazım.Baykal ve kendisiyle aynı zihniyette olan odakların nasıl savaş tamtamlarını çaldığını görmezden gelmek tutarlı bir davranış olamaz.Sınır ötesi harekatı kısa sürdü diye orduyla polemiğe giren CHP ve Baykal değil miydi?Bunları nasıl unutabiliriz.Bu bakımdan durum bu kadar net ve açıkken ikide bir "AKP askerle kol kola Irak'a girmedi mi?"şeklinedeki kolaycı mantık bana inandırıcı gelmiyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@Snowqueen,<br />
AKP nin antimilitarist olmadığını kim süyledi?AKP yi savunduğum falan yok.Ben tutarlılıktan sözediyorum.Geçekleri tersyüz etmenin doğru olmadığını vurgulamak istedim.Bu görüşümün de arkasındayım.Demokratlık hiç bir detayı atlamaksızın olaylara dosdoğru yaklaşmayı gerektirir.Fakat maalesef bu konuda ciddi kuşkularım var.Gerçekler ısrarla saptırılıyor.Siz CHP yi,ulusalcıları,solcu ve aydın geçinen şövenistlerin savaş yanlısı tutumlarını ısrarla görmezden gelerek meseleye sadece AKP karşıtlığına indirgerseniz,bu çifte standart olur.Kusura bakmayın ama bugüne kadar okuduğum hiçbir yorumunuzda böyle bir eleştiriye rasltamadım.Acaba bazı kesimlerin bu eleştirinin dışında tutulmasının özel bir nedeni mi var.Yanılıyorsam lütfen düzeltin.Zira önceki yorumumda da belirttim.Irak&#8217;a girilmesi Kemalistlerin,ulusalcıların ve kendini sol diye tanımlayanların baskısıyla oldu.Bu elbette AKP yi aklamaz.Fakat siyasi dengeler açısından AKP hükümetinin bu harekata gönüllü olmadığını hepimiz biliyoruz.Zira hiçbir hükümet böylesi riskleri kolay kolay üstlenmez.Barışçıl ve hümanist olduğundan değil,iktidar hesaplarıyla bağdaşmadığı için buna girişmez.Adamlar bir an önce girmiyor diye vatan hainliğiyle suçlanıyorlardı.Açın bakın dönemin gazetelerini bana hak vereceksiniz.</p>
<p>Dolayısıyla savaş ve şiddete karşıysak bunları da görmemiz lazım.Baykal ve kendisiyle aynı zihniyette olan odakların nasıl savaş tamtamlarını çaldığını görmezden gelmek tutarlı bir davranış olamaz.Sınır ötesi harekatı kısa sürdü diye orduyla polemiğe giren CHP ve Baykal değil miydi?Bunları nasıl unutabiliriz.Bu bakımdan durum bu kadar net ve açıkken ikide bir &#8220;AKP askerle kol kola Irak&#8217;a girmedi mi?&#8221;şeklinedeki kolaycı mantık bana inandırıcı gelmiyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16787</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 14:56:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16787</guid>
		<description>Fikir "babası" Ece Temelkuran değil. (Bu da bilim-adamı gibi seksist bir tanım sanırım:))

Mesela, &lt;strong&gt;Ertuğrul Kürkçü &lt;/strong&gt;var, hükümet ve asker hakkında bir "Dolmabahçe mutabakını" yazar durur. 
ve bunu şöyle adlandırır: &lt;strong&gt;Yeni Egemen Blok: Asker-İslamcı İttifak&lt;/strong&gt;

Şimdi bana kalkıh AKP'nin antimilitarist olduğunu söylerseniz çok gülerim. Ahlaki tavırlarınız başka ataerkil hegemonyaları hoş görüyorsa gayri-ahlaki olmak daha iyi.
Barış yanlısı demokratlar bunu nasıl yiyor onu bilemem.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fikir &#8220;babası&#8221; Ece Temelkuran değil. (Bu da bilim-adamı gibi seksist bir tanım sanırım:))</p>
<p>Mesela, <strong>Ertuğrul Kürkçü </strong>var, hükümet ve asker hakkında bir &#8220;Dolmabahçe mutabakını&#8221; yazar durur.<br />
ve bunu şöyle adlandırır: <strong>Yeni Egemen Blok: Asker-İslamcı İttifak</strong></p>
<p>Şimdi bana kalkıh AKP&#8217;nin antimilitarist olduğunu söylerseniz çok gülerim. Ahlaki tavırlarınız başka ataerkil hegemonyaları hoş görüyorsa gayri-ahlaki olmak daha iyi.<br />
Barış yanlısı demokratlar bunu nasıl yiyor onu bilemem.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16775</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 09:19:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16775</guid>
		<description>Ha,eklemeyi unuttum.Bir de şu meşhur"Askerle kolkola Irak'a girme"hadisesi var.Bir özdeyiş kıvamında ısıtılıp ısıtılıp tekrarlanıyor ya.Neyse bu veciz sözün kaynağını öğrenmiş olduk nihayet.Meğersem fikir babası(daha doğrusu anası)Ece Temelkuran'mış.Şaşırmadım doğrusu.

Ne samimiyet ama!Hani "riyakarlığın bu kadarına da pes!"dedirtiyor insana.Temelkuran ve onun zihniyetindekiler,kendileri dışında kalan her kesimi sanırım aptal yerine koyuyor,bu anlaşılmayacak bir şey değil.Fakat aptalsak herhalde balık hafızalı da değiliz.Irak'a CHP  ve saz arkadaşlarının hararetli savaş nutuklarıyla girildiğini,hükümet üzerinde nasıl bir baskı yaratıldığı ve tam da Temelkuran'ın şimdi savunmakta olduğu anlayış tarafından nasıl bir savaş coşkusunun  estirildiğini unutmuşa benziyor.

O unutabilir ama biz unutmadık ve unutmayacağız.Kimlerin kol kola girerek savaş naralarını attığını çok iyi biliyoruz.Kimse kalkıp bunun edebiyatını yapmasın ve timsah gözyaşları dökmesin.Zira barış yanlısı hiçbir demokrat bunu yemez,bu gayri ahlaki tavırda ısrar edenlere duyurulur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ha,eklemeyi unuttum.Bir de şu meşhur&#8221;Askerle kolkola Irak&#8217;a girme&#8221;hadisesi var.Bir özdeyiş kıvamında ısıtılıp ısıtılıp tekrarlanıyor ya.Neyse bu veciz sözün kaynağını öğrenmiş olduk nihayet.Meğersem fikir babası(daha doğrusu anası)Ece Temelkuran&#8217;mış.Şaşırmadım doğrusu.</p>
<p>Ne samimiyet ama!Hani &#8220;riyakarlığın bu kadarına da pes!&#8221;dedirtiyor insana.Temelkuran ve onun zihniyetindekiler,kendileri dışında kalan her kesimi sanırım aptal yerine koyuyor,bu anlaşılmayacak bir şey değil.Fakat aptalsak herhalde balık hafızalı da değiliz.Irak&#8217;a CHP  ve saz arkadaşlarının hararetli savaş nutuklarıyla girildiğini,hükümet üzerinde nasıl bir baskı yaratıldığı ve tam da Temelkuran&#8217;ın şimdi savunmakta olduğu anlayış tarafından nasıl bir savaş coşkusunun  estirildiğini unutmuşa benziyor.</p>
<p>O unutabilir ama biz unutmadık ve unutmayacağız.Kimlerin kol kola girerek savaş naralarını attığını çok iyi biliyoruz.Kimse kalkıp bunun edebiyatını yapmasın ve timsah gözyaşları dökmesin.Zira barış yanlısı hiçbir demokrat bunu yemez,bu gayri ahlaki tavırda ısrar edenlere duyurulur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16773</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 08:08:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-16773</guid>
		<description>Hazır yüzdelik hesaplar üzerinden zeka testleri yapılıyor iken bari ben de kendimi bir sınayayım.

Merak ediyorum çünkü:% 47 lik bidon kafalılar familyasına mı giriyorum,yoksa % 60 lık aptallar grubuna mı dahilim bilmiyorum.

Fakat benim ne düşündüğümün ya da kendimi nasıl hissettiğimin bir öneminin olmayacağını biliyorum.

Birileri sağolsun benim adımıa karar veriyor.Test notumu belirleyecek olan onlar olacak çünkü.

Muhtemelen korolarına katılmadığım anlaşıldığında eleneceğim,bu kesin.

Zira kendimi kanıtlamam için miadını doldurmuş ezberlerden ayrılmamam gerek.Alnımın akıyla düzgün(!)bir sertifikaya sahip olmak istiyorsam bunun yol ve yöntemi belli.

Amentülerine evet diyeceksin...Sloganlarını haykıracaksın...Onların konuştuğu dilden konuşacaksın...Müziklerini dinleyeceksin...Kendinden ve sahip olduğun bütün haklarından vazgeçeceksin...Ve sertifikanı alıp mutlu olacaksın.

Hem mutlu,hem akıllı!Risksiz ve zahmetsiz!

Aksini yapmaya kalkıştığında rahim ve rahman olan Abdurrahman haddini gösterecektir.O,en iyi bilendir.Her şeye kadirdir.Muktedirdir.Dilerse mükafatlandırır,dilerse cezalandırır.

Haşa sorgulamak ne haddimize!
Akıllı uslu durmak varken kudretinden sual mı sorulurmuş.Hem ondan daha mı iyi bileceğiz doğruları.

Sonuç:Sınıfımı geçemedim.Dersimi ezberleyememişim.Sanırım hem aptal hem de bidon kafalıyım ve galiba hepte öyle kalacağım.Abdurrahman efendiler böyle buyurdu çünkü...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hazır yüzdelik hesaplar üzerinden zeka testleri yapılıyor iken bari ben de kendimi bir sınayayım.</p>
<p>Merak ediyorum çünkü:% 47 lik bidon kafalılar familyasına mı giriyorum,yoksa % 60 lık aptallar grubuna mı dahilim bilmiyorum.</p>
<p>Fakat benim ne düşündüğümün ya da kendimi nasıl hissettiğimin bir öneminin olmayacağını biliyorum.</p>
<p>Birileri sağolsun benim adımıa karar veriyor.Test notumu belirleyecek olan onlar olacak çünkü.</p>
<p>Muhtemelen korolarına katılmadığım anlaşıldığında eleneceğim,bu kesin.</p>
<p>Zira kendimi kanıtlamam için miadını doldurmuş ezberlerden ayrılmamam gerek.Alnımın akıyla düzgün(!)bir sertifikaya sahip olmak istiyorsam bunun yol ve yöntemi belli.</p>
<p>Amentülerine evet diyeceksin&#8230;Sloganlarını haykıracaksın&#8230;Onların konuştuğu dilden konuşacaksın&#8230;Müziklerini dinleyeceksin&#8230;Kendinden ve sahip olduğun bütün haklarından vazgeçeceksin&#8230;Ve sertifikanı alıp mutlu olacaksın.</p>
<p>Hem mutlu,hem akıllı!Risksiz ve zahmetsiz!</p>
<p>Aksini yapmaya kalkıştığında rahim ve rahman olan Abdurrahman haddini gösterecektir.O,en iyi bilendir.Her şeye kadirdir.Muktedirdir.Dilerse mükafatlandırır,dilerse cezalandırır.</p>
<p>Haşa sorgulamak ne haddimize!<br />
Akıllı uslu durmak varken kudretinden sual mı sorulurmuş.Hem ondan daha mı iyi bileceğiz doğruları.</p>
<p>Sonuç:Sınıfımı geçemedim.Dersimi ezberleyememişim.Sanırım hem aptal hem de bidon kafalıyım ve galiba hepte öyle kalacağım.Abdurrahman efendiler böyle buyurdu çünkü&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>turgut helvacıoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-15795</link>
		<dc:creator>turgut helvacıoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 22:12:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-15795</guid>
		<description>
"İran'da örtü okula sinsice girdi; 3 yılda herkes örtündü"

Önceki gece NTV'de akademisyenlerle türbanı tartışıyorduk, ki internet
adresimize bir mektup düştü.
Tahran'da yaşamış, "adının açıklanmasını istemeyen" bir diplomat eşi,
İran'daki örtünme konusundaki deneyimini aktarıyor, Türk kadınlarını
uyanık olmaya çağırıyordu. İsmi kontrol ettik; doğruydu.
Mektup, 1991-94 yılları arasında Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği'ni
yapan Korkmaz Haktanır'ın eşi Handan Haktanır'dan geliyordu.Yayında isim
vermeden, mektuptan bölümler okudum.
Yayından sonra da kendisine ulaşıp mektubun tamamına bu köşede yer vermek
için iznini istedim.
İşte Handan Haktanır'ın "türban uyarısı": 

"Ruj süreni sopaladılar"
"Tahran'da görev yapmış bir diplomatın eşi olarak, türban konusunda
düşündüklerimi bir iki cümleyle ifade etmek isterim:
Tayin yerimiz olan Tahran'a uçağımız inerken 'hicab'ımı başıma
geçirdiğimde kendimi şöyle teselli ediyordum:
'Nasıl olsa burası benim ülkem değil. Birkaç yıl dişimi sıkar
katlanırım. Çok şükür ki biz Atatürk kızlarıyız ve böyle şeyler
bizim başımıza gelmez.' 
Tahran'daki görev süremiz boyunca (gayrimüslimler de dahil olmak üzere)
'hicab'sız dolaşan tek bir kadın görmedim. Bir yabancı diplomatın eşi,
şapka takarak bu yasağı delmeyi denedi, ancak devrim polisleri kendisini
derhal ikaz ettiler. 
Bir başkasının eşi ruj sürdüğü için karakola alındı ve ellerine
sopalarla vuruldu. Bu hanım bir keresinde 'Eğer Müslümanlık buysa,
Hıristiyan olduğum için çok şanslıyım' demişti.

"Süreç 3 yılda tamamlandı"
"Tayinimizin ilk günlerinde İranlı hanım dostlarım bana sürekli olarak
Türk kadınlarının dikkatli olmalarını ve erkeklerin bilinçaltındaki
güvensizlik duygularından ve endişelerden kaynaklanan bu uygulamanın,
sinsice ve adım adım geldiğini söylüyorlardı. 
Bir gün okullarına gittiklerinde kapıda 'Bundan böyle hicabsız derslere
giremeyeceklerine' dair bir kâğıt bulmuşlardı. 
Dedikleri kadarıyla, sürecin tamamlanması üç yıl almıştı. Ondan sonra
ise çok geç olmuştu. 
İtiraz edenlerin sayısı giderek azalmış, sonuçta yıllar sonra bu ortam
içine doğan kızlar için 'hicab'lı olmak son derece doğal ve yerine
getirilmesi gereken bir şart olarak algılanmaya başlanmıştı. 
Bu uyarıları ben o zaman masal dinler gibi dinlemiştim. Evet, ben de onlar
gibi giyiniyordum, ama bu benim değil onların sorunuydu. Bizim ülkemizde
böyle şeyler olmazdı. 

"Rüyamda korkuyordum"
Ancak, bir süre sonra vestiyerden 'hicab'ımı alıp taktığımı, ancak
sokağa çıktıktan sonra fark ettiğimin ayırdına vardım. 'Hicab', benim
için de artık bir refleks haline gelmişti. 
Öyle ki, bazen rüyalarımda bile kendimi başı açık olarak gördüğümde
korkuyla uyanıyor 'Devrim polisleri geliyor, ben ise hicabımı takmamışım'
diye paniğe kapılıyordum. İşte o zaman, 'hicab'ın aslında buzdağının
görünen parçası olduğunu; asıl amacın, kadının ezilmesi, kontrol
altına alınması ve korku altında yaşayan, ikinci sınıf insanlar
olduklarına inandırılması olduğunu anladım. 
O nedenle Türk kadınlarının çok dikkatli olması ve son derece masumane
bir şekilde, özgürlük adı altında gelen bazı uygulamaların, ileride
çok daha baskıcı bir rejimin ayak sesleri olabileceğini asla akıllarından
çıkarmamaları gerekmektedir. 
En içten saygılarımla..."
can dündarın yazısını aktaran ben olarak..saygılarımla..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;İran&#8217;da örtü okula sinsice girdi; 3 yılda herkes örtündü&#8221;</p>
<p>Önceki gece NTV&#8217;de akademisyenlerle türbanı tartışıyorduk, ki internet<br />
adresimize bir mektup düştü.<br />
Tahran&#8217;da yaşamış, &#8220;adının açıklanmasını istemeyen&#8221; bir diplomat eşi,<br />
İran&#8217;daki örtünme konusundaki deneyimini aktarıyor, Türk kadınlarını<br />
uyanık olmaya çağırıyordu. İsmi kontrol ettik; doğruydu.<br />
Mektup, 1991-94 yılları arasında Türkiye&#8217;nin Tahran Büyükelçiliği&#8217;ni<br />
yapan Korkmaz Haktanır&#8217;ın eşi Handan Haktanır&#8217;dan geliyordu.Yayında isim<br />
vermeden, mektuptan bölümler okudum.<br />
Yayından sonra da kendisine ulaşıp mektubun tamamına bu köşede yer vermek<br />
için iznini istedim.<br />
İşte Handan Haktanır&#8217;ın &#8220;türban uyarısı&#8221;: </p>
<p>&#8220;Ruj süreni sopaladılar&#8221;<br />
&#8220;Tahran&#8217;da görev yapmış bir diplomatın eşi olarak, türban konusunda<br />
düşündüklerimi bir iki cümleyle ifade etmek isterim:<br />
Tayin yerimiz olan Tahran&#8217;a uçağımız inerken &#8216;hicab&#8217;ımı başıma<br />
geçirdiğimde kendimi şöyle teselli ediyordum:<br />
&#8216;Nasıl olsa burası benim ülkem değil. Birkaç yıl dişimi sıkar<br />
katlanırım. Çok şükür ki biz Atatürk kızlarıyız ve böyle şeyler<br />
bizim başımıza gelmez.&#8217;<br />
Tahran&#8217;daki görev süremiz boyunca (gayrimüslimler de dahil olmak üzere)<br />
&#8216;hicab&#8217;sız dolaşan tek bir kadın görmedim. Bir yabancı diplomatın eşi,<br />
şapka takarak bu yasağı delmeyi denedi, ancak devrim polisleri kendisini<br />
derhal ikaz ettiler.<br />
Bir başkasının eşi ruj sürdüğü için karakola alındı ve ellerine<br />
sopalarla vuruldu. Bu hanım bir keresinde &#8216;Eğer Müslümanlık buysa,<br />
Hıristiyan olduğum için çok şanslıyım&#8217; demişti.</p>
<p>&#8220;Süreç 3 yılda tamamlandı&#8221;<br />
&#8220;Tayinimizin ilk günlerinde İranlı hanım dostlarım bana sürekli olarak<br />
Türk kadınlarının dikkatli olmalarını ve erkeklerin bilinçaltındaki<br />
güvensizlik duygularından ve endişelerden kaynaklanan bu uygulamanın,<br />
sinsice ve adım adım geldiğini söylüyorlardı.<br />
Bir gün okullarına gittiklerinde kapıda &#8216;Bundan böyle hicabsız derslere<br />
giremeyeceklerine&#8217; dair bir kâğıt bulmuşlardı.<br />
Dedikleri kadarıyla, sürecin tamamlanması üç yıl almıştı. Ondan sonra<br />
ise çok geç olmuştu.<br />
İtiraz edenlerin sayısı giderek azalmış, sonuçta yıllar sonra bu ortam<br />
içine doğan kızlar için &#8216;hicab&#8217;lı olmak son derece doğal ve yerine<br />
getirilmesi gereken bir şart olarak algılanmaya başlanmıştı.<br />
Bu uyarıları ben o zaman masal dinler gibi dinlemiştim. Evet, ben de onlar<br />
gibi giyiniyordum, ama bu benim değil onların sorunuydu. Bizim ülkemizde<br />
böyle şeyler olmazdı. </p>
<p>&#8220;Rüyamda korkuyordum&#8221;<br />
Ancak, bir süre sonra vestiyerden &#8216;hicab&#8217;ımı alıp taktığımı, ancak<br />
sokağa çıktıktan sonra fark ettiğimin ayırdına vardım. &#8216;Hicab&#8217;, benim<br />
için de artık bir refleks haline gelmişti.<br />
Öyle ki, bazen rüyalarımda bile kendimi başı açık olarak gördüğümde<br />
korkuyla uyanıyor &#8216;Devrim polisleri geliyor, ben ise hicabımı takmamışım&#8217;<br />
diye paniğe kapılıyordum. İşte o zaman, &#8216;hicab&#8217;ın aslında buzdağının<br />
görünen parçası olduğunu; asıl amacın, kadının ezilmesi, kontrol<br />
altına alınması ve korku altında yaşayan, ikinci sınıf insanlar<br />
olduklarına inandırılması olduğunu anladım.<br />
O nedenle Türk kadınlarının çok dikkatli olması ve son derece masumane<br />
bir şekilde, özgürlük adı altında gelen bazı uygulamaların, ileride<br />
çok daha baskıcı bir rejimin ayak sesleri olabileceğini asla akıllarından<br />
çıkarmamaları gerekmektedir.<br />
En içten saygılarımla&#8230;&#8221;<br />
can dündarın yazısını aktaran ben olarak..saygılarımla..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Zühre Meryem Kaya tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-15775</link>
		<dc:creator>Zühre Meryem Kaya</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 11:26:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-15775</guid>
		<description>Zühre Meryem Kaya şöyle diyor:
Başörtüsüne (B)ulaşır Eller
Uzak değil hemen yanıbaşımızda bir ülkenin –Irak- geleceği soluk bir
siluet gibi belli belirsiz silikleşirken… Rusya halen ütopik bir şekilde
dünyanın süper gücü olmak için çırpınırken… Amerika, İngiltere,
Fransa, Rusya, Çin, Pakistan, Hindistan, İsrail nükleer silah üreterek
dünyayı saatli bir bomba haline getirirken bu ülkelerle aynı gezegeni
paylaşmak durumunda bırakılmışken ve dünyanın çok değil 30-35 yıl
sonra nükleer atıkların çöplüğüne döneceğini umursamazken… İran
ile kurulamayan siyasi ilişkilerimiz her geçen gün biraz daha çıkmaza
girerken… AB'nin üzerimizdeki siyasi baskısını ensemizde bu kadar
hissederken… Teröre kurban giden canların kanı kurumamışken ve onların
ailelerinin yaraları halen sarılmamışken… Askeriyenin belli belirsiz
silah sanayisine çanak tutan operasyonları Irak üzerinde anlamsız bir
şekilde devam ederken… Bu kadar karışıklık başımı bu denli
döndürmüşken… Şuurları bulandıran, zekâ kırıntısından yoksun bir
tartışmanın yüzeye çekildiği bir serüvenin içinde buluyoruz kendimizi. 

Konu aynı, ne zaman bi şeyleri avutmak, unutturmak, karıştırmak,
kızıştırmak, kutuplaştırmak -bunlar gündeme göre değişir- istense
kadının başörtüsüne (b)ulaşır eller. "Başörtüsü sorunu!" sorun
dedikleri kıyafet tercihi ama siyasi bir simge olarak kabul ediliyor. Peki
nerden çıktı bu niyet okuma! O halde bıyık uzatılmasın, saçlar sakallar
kesilsin, döğmeler etten kazılsın, kot pantolon ve kumaş pantolon tercihi
olmasın, yekpare olalım hepimiz aynı renk ve aynı şekil giyinelim.
Başımızda bir diktatör olsun, orduları yönetir gibi yönetsin bizi.
Farklı olmaya çalışanı, ayrışmaya ve kendini ortaya koymaya çalışanı
tükürükle boğalım. Anlamamak için kalp zekâsını yok sayalım, uzatılan
ele yumruk, akla suçluluk duygusu ve korku yükleyelim. Farklı yaşam
biçimlerini görmeyelim, kör olalım. Tercih yapma hakkını belirli seçkin
bir zümrenin elleri arasına bırakalım onlara güvenelim. Sadece tek bir
ideolojiye tapınalım.  
Sür git denilen yasaklayıcı zihniyetin ezber bozma zamanı geldi de geçiyor
bile. Çünkü hak ve özgürlükleri salt belli bir kesime aitmiş gibi
düşünmek ve baskı ile huzur ortamı sağlamaya çalışmak toplumsal
barışı zedelenmektedir. Yurdum insanı aynı hanede, aynı iş yerinde,
aynı sokakta başı açık ve kapalı bir arda yaşıyor ve en iyi şekilde
yaşama sanatını icra ediyor. Hatta güneşli bir pazar günü birbirlerini
hiç tanımadıkları halde aynı havayı, aynı bankı ve aynı sohbeti
paylaşabiliyorlar. Halk başörtülü ya da başörtüsüz diye kendi
arasında bir ayrıma gerek duymazken 85 yıllık Cumhuriyet'in özgürlükten
yana olan tüm kazanımlarına hakaretten başka bi'şey değildir bu yasakçı
zihniyetin başörtülü kadın üzerinde yaptığı ideolojik baskı.    
Şimdi bi'şeyleri belirtelim ki bilmediklerimizin kölesi olmayalım. İlk
olarak Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı içinde, "kılık ve kıyafet kanunu"
diye bir kanun yoktur. İnkılâp Kanunları arasında, sadece erkeklerin
kıyafetiyle ilgili kanunlar vardır. Bunu da ilkokul sıralarında oturan
çocuklar dahi bilir, tekrarlatmayın şimdi. Yani başörtüsü yasağının
kaldırılmasını konuşurken –tartışırken- yıllardır çözülemeyen bu
yasağın hukuki bir temeli olmadığını bilmek tartışmanın sonucunu da
şimdiden belirliyor gibi. Hak ve özgürlüklerin bekçisi konumumda olan
Yargıtay Başsavcısı'nın, başörtüsü yasağının
kaldırılamayacağına ilişkin açıklaması ne yazık ki pusulayı yine
sessiz kanundan yana vuruyor.  En korkunç olanı ise, anne kodlaması ile
hayata şekil verenin "kadın" olduğunun unutulması. Kadını olabildiğince
yaşamın merkezine çekmek yerine, başörtüsü yasağı ile hayatın
dışına itmek tercih edildi(!) Eğitim hakkı elinden alınarak erkeğe
bağımlı hale getirilen kadının yaşam alanı olabildiğince daraltıldı.
İşte asıl tüm bunlar yaşanırken kadın karanlığa itildi ve terk
edildi… Ülkede özgürlüklerin savunucu olarak yer alan belirli bir kesimin
tüm bunlar yaşanırken lal kesilmesi ise ayrı bir konu... (!) 
Yıllardır başörtüsü, başı örtmek dışında birçok şeyi örttü.
Sırf bunun için dahi gündeme bir daha gelmemek üzere bu yasağın
kaldırılmasının vakti geldi de geçiyor bile.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Zühre Meryem Kaya şöyle diyor:<br />
Başörtüsüne (B)ulaşır Eller<br />
Uzak değil hemen yanıbaşımızda bir ülkenin –Irak- geleceği soluk bir<br />
siluet gibi belli belirsiz silikleşirken… Rusya halen ütopik bir şekilde<br />
dünyanın süper gücü olmak için çırpınırken… Amerika, İngiltere,<br />
Fransa, Rusya, Çin, Pakistan, Hindistan, İsrail nükleer silah üreterek<br />
dünyayı saatli bir bomba haline getirirken bu ülkelerle aynı gezegeni<br />
paylaşmak durumunda bırakılmışken ve dünyanın çok değil 30-35 yıl<br />
sonra nükleer atıkların çöplüğüne döneceğini umursamazken… İran<br />
ile kurulamayan siyasi ilişkilerimiz her geçen gün biraz daha çıkmaza<br />
girerken… AB&#8217;nin üzerimizdeki siyasi baskısını ensemizde bu kadar<br />
hissederken… Teröre kurban giden canların kanı kurumamışken ve onların<br />
ailelerinin yaraları halen sarılmamışken… Askeriyenin belli belirsiz<br />
silah sanayisine çanak tutan operasyonları Irak üzerinde anlamsız bir<br />
şekilde devam ederken… Bu kadar karışıklık başımı bu denli<br />
döndürmüşken… Şuurları bulandıran, zekâ kırıntısından yoksun bir<br />
tartışmanın yüzeye çekildiği bir serüvenin içinde buluyoruz kendimizi. </p>
<p>Konu aynı, ne zaman bi şeyleri avutmak, unutturmak, karıştırmak,<br />
kızıştırmak, kutuplaştırmak -bunlar gündeme göre değişir- istense<br />
kadının başörtüsüne (b)ulaşır eller. &#8220;Başörtüsü sorunu!&#8221; sorun<br />
dedikleri kıyafet tercihi ama siyasi bir simge olarak kabul ediliyor. Peki<br />
nerden çıktı bu niyet okuma! O halde bıyık uzatılmasın, saçlar sakallar<br />
kesilsin, döğmeler etten kazılsın, kot pantolon ve kumaş pantolon tercihi<br />
olmasın, yekpare olalım hepimiz aynı renk ve aynı şekil giyinelim.<br />
Başımızda bir diktatör olsun, orduları yönetir gibi yönetsin bizi.<br />
Farklı olmaya çalışanı, ayrışmaya ve kendini ortaya koymaya çalışanı<br />
tükürükle boğalım. Anlamamak için kalp zekâsını yok sayalım, uzatılan<br />
ele yumruk, akla suçluluk duygusu ve korku yükleyelim. Farklı yaşam<br />
biçimlerini görmeyelim, kör olalım. Tercih yapma hakkını belirli seçkin<br />
bir zümrenin elleri arasına bırakalım onlara güvenelim. Sadece tek bir<br />
ideolojiye tapınalım.<br />
Sür git denilen yasaklayıcı zihniyetin ezber bozma zamanı geldi de geçiyor<br />
bile. Çünkü hak ve özgürlükleri salt belli bir kesime aitmiş gibi<br />
düşünmek ve baskı ile huzur ortamı sağlamaya çalışmak toplumsal<br />
barışı zedelenmektedir. Yurdum insanı aynı hanede, aynı iş yerinde,<br />
aynı sokakta başı açık ve kapalı bir arda yaşıyor ve en iyi şekilde<br />
yaşama sanatını icra ediyor. Hatta güneşli bir pazar günü birbirlerini<br />
hiç tanımadıkları halde aynı havayı, aynı bankı ve aynı sohbeti<br />
paylaşabiliyorlar. Halk başörtülü ya da başörtüsüz diye kendi<br />
arasında bir ayrıma gerek duymazken 85 yıllık Cumhuriyet&#8217;in özgürlükten<br />
yana olan tüm kazanımlarına hakaretten başka bi&#8217;şey değildir bu yasakçı<br />
zihniyetin başörtülü kadın üzerinde yaptığı ideolojik baskı.<br />
Şimdi bi&#8217;şeyleri belirtelim ki bilmediklerimizin kölesi olmayalım. İlk<br />
olarak Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı içinde, &#8220;kılık ve kıyafet kanunu&#8221;<br />
diye bir kanun yoktur. İnkılâp Kanunları arasında, sadece erkeklerin<br />
kıyafetiyle ilgili kanunlar vardır. Bunu da ilkokul sıralarında oturan<br />
çocuklar dahi bilir, tekrarlatmayın şimdi. Yani başörtüsü yasağının<br />
kaldırılmasını konuşurken –tartışırken- yıllardır çözülemeyen bu<br />
yasağın hukuki bir temeli olmadığını bilmek tartışmanın sonucunu da<br />
şimdiden belirliyor gibi. Hak ve özgürlüklerin bekçisi konumumda olan<br />
Yargıtay Başsavcısı&#8217;nın, başörtüsü yasağının<br />
kaldırılamayacağına ilişkin açıklaması ne yazık ki pusulayı yine<br />
sessiz kanundan yana vuruyor.  En korkunç olanı ise, anne kodlaması ile<br />
hayata şekil verenin &#8220;kadın&#8221; olduğunun unutulması. Kadını olabildiğince<br />
yaşamın merkezine çekmek yerine, başörtüsü yasağı ile hayatın<br />
dışına itmek tercih edildi(!) Eğitim hakkı elinden alınarak erkeğe<br />
bağımlı hale getirilen kadının yaşam alanı olabildiğince daraltıldı.<br />
İşte asıl tüm bunlar yaşanırken kadın karanlığa itildi ve terk<br />
edildi… Ülkede özgürlüklerin savunucu olarak yer alan belirli bir kesimin<br />
tüm bunlar yaşanırken lal kesilmesi ise ayrı bir konu&#8230; (!)<br />
Yıllardır başörtüsü, başı örtmek dışında birçok şeyi örttü.<br />
Sırf bunun için dahi gündeme bir daha gelmemek üzere bu yasağın<br />
kaldırılmasının vakti geldi de geçiyor bile.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ç-Z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13323</link>
		<dc:creator>Ç-Z</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 18:38:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13323</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Ama AKP “özgürlükçü olmayan anayasa”yı değiştirirken “nalıncı keseri” pozisyonundaydı, 301 kalkmayacak, escinsellere istiyorlar diye hak veriyecek değil, din dersi gerekli vb.vb.vb.&lt;/blockquote&gt;

Yapma Snowqueen,başörtüsünün bir ucuna "laiklik" öbür ucuna da "irtica" dediler bağlayıverdiler "özgürlükçü olmayan anayasanın" çenesinin altına,indiriverdiler demokrasinin önüne de bariyeri.

İçinde "Türklük" geçen bir maddeyi değiştirmeye kalkıştıklarında sence o meydanlara atılan iple onu nereye bağlarlar?

Sadece anımsatma!
&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;böyle bir seçime zorlanmak istemiyorum çünkü daha iyisinin olabileceğine inanıyorum&lt;/strong&gt;&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Ama AKP “özgürlükçü olmayan anayasa”yı değiştirirken “nalıncı keseri” pozisyonundaydı, 301 kalkmayacak, escinsellere istiyorlar diye hak veriyecek değil, din dersi gerekli vb.vb.vb.</p></blockquote>
<p>Yapma Snowqueen,başörtüsünün bir ucuna &#8220;laiklik&#8221; öbür ucuna da &#8220;irtica&#8221; dediler bağlayıverdiler &#8220;özgürlükçü olmayan anayasanın&#8221; çenesinin altına,indiriverdiler demokrasinin önüne de bariyeri.</p>
<p>İçinde &#8220;Türklük&#8221; geçen bir maddeyi değiştirmeye kalkıştıklarında sence o meydanlara atılan iple onu nereye bağlarlar?</p>
<p>Sadece anımsatma!</p>
<blockquote><p><strong>böyle bir seçime zorlanmak istemiyorum çünkü daha iyisinin olabileceğine inanıyorum</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ç-Z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13319</link>
		<dc:creator>Ç-Z</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 13:05:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13319</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Sizin için değişen bir şey yok öyleyse… Yoksa mevcut diktatörlüğü mü tercih ederdiniz? Hangisi? :)&lt;/strong&gt;

&lt;blockquote&gt;Peki birini seçmeniz gerekirse?(TT)


yahu niye seçeyim birini:-)
&lt;strong&gt;böyle bir seçime zorlanmak istemiyorum çünkü daha iyisinin olabileceğine inanıyorum.&lt;/strong&gt;(Snowqueen)&lt;/blockquote&gt; 

Snowqueen'in bu cümlesine bayıldım.Türban adı altında başörtüsü konusunu anayasa mahkemesine taşıyanlar "başörtüsü kullananların" aynı böyle düşündüğünü hesaba katmış olabilirler mi;

ya başörtün ya üniversite!&lt;strong&gt;böyle bir seçime zorlanmak istemiyorum çünkü daha iyisinin olabileceğine inanıyorum&lt;/strong&gt;
 * * *
TT,o soruyu anayasaya uygun olacak şekilde yönlendirerek sormazsanız cevap alamazsınız.

&lt;blockquote&gt;ANAYASA MADDE 67. – Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.&lt;/blockquote&gt;

Bu katılım hakkınızı nasıl değerlendirmek istersiniz;seçtiğiniz biriyle mi yoksa atanan biriyle mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sizin için değişen bir şey yok öyleyse… Yoksa mevcut diktatörlüğü mü tercih ederdiniz? Hangisi? :)</strong></p>
<blockquote><p>Peki birini seçmeniz gerekirse?(TT)</p>
<p>yahu niye seçeyim birini:-)<br />
<strong>böyle bir seçime zorlanmak istemiyorum çünkü daha iyisinin olabileceğine inanıyorum.</strong>(Snowqueen)</p></blockquote>
<p>Snowqueen&#8217;in bu cümlesine bayıldım.Türban adı altında başörtüsü konusunu anayasa mahkemesine taşıyanlar &#8220;başörtüsü kullananların&#8221; aynı böyle düşündüğünü hesaba katmış olabilirler mi;</p>
<p>ya başörtün ya üniversite!<strong>böyle bir seçime zorlanmak istemiyorum çünkü daha iyisinin olabileceğine inanıyorum</strong><br />
 * * *<br />
TT,o soruyu anayasaya uygun olacak şekilde yönlendirerek sormazsanız cevap alamazsınız.</p>
<blockquote><p>ANAYASA MADDE 67. – Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.</p></blockquote>
<p>Bu katılım hakkınızı nasıl değerlendirmek istersiniz;seçtiğiniz biriyle mi yoksa atanan biriyle mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13318</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 13:00:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13318</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Acaba özgürlükçü olmayan “uyulan” anayasa mı?

İşin kötü tarafı “özgürlükçü” olmayan anayasayı değiştirmeye kalkıştığınızda,”özgürlükçü olmayan anayasaya” uyanlar tarafından “özgürlükleri ihlal etmekle” suçlanıyorsunuz!

Anayasa “Kutsal” mıdır,değiştirilemez,eleştirilemez m&lt;/strong&gt;i?

Elbette anayasa özgürlükçü değil. 

Ama AKP "özgürlükçü olmayan anayasa"yı değiştirirken "nalıncı keseri" pozisyonundaydı, 301 kalkmayacak,  escinsellere istiyorlar diye hak veriyecek değil, din dersi gerekli vb.vb.vb.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Acaba özgürlükçü olmayan “uyulan” anayasa mı?</p>
<p>İşin kötü tarafı “özgürlükçü” olmayan anayasayı değiştirmeye kalkıştığınızda,”özgürlükçü olmayan anayasaya” uyanlar tarafından “özgürlükleri ihlal etmekle” suçlanıyorsunuz!</p>
<p>Anayasa “Kutsal” mıdır,değiştirilemez,eleştirilemez m</strong>i?</p>
<p>Elbette anayasa özgürlükçü değil. </p>
<p>Ama AKP &#8220;özgürlükçü olmayan anayasa&#8221;yı değiştirirken &#8220;nalıncı keseri&#8221; pozisyonundaydı, 301 kalkmayacak,  escinsellere istiyorlar diye hak veriyecek değil, din dersi gerekli vb.vb.vb.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ç-Z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13316</link>
		<dc:creator>Ç-Z</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 12:49:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13316</guid>
		<description>Türban bireysel hak bile olsa(!)anayasanın laiklik ilkesine aykırıdır, tartışılamaz,anayasa bu doğrultuda(eşitlik)değiştirilemez.Kriz çıkar,kaos olur!

Şimdi başsavcının yetkilerinin düzenlemesi konuşuluyor,itirazlar aynı;anayasaya aykırı bir teşebbüs olur,kriz çıkar !(Bahçeli,Baykal!)

Maalese bu ülkede ne yapılmaya kalkışılırsa yapılan "kaosa,krize sebep olur" niteleneniyor.
Doğru düzgün vakti zamanı geldiğinde seçim bile yapamıyoruz,CB seçimi anaysa mahkemesine taşınıyor,türban deniyor anayasa mahkemesine taşınıyor.Ben kendimi mal sahibinin insafına terk edilmiş kiracı gibi hissediyorum,keyfi olmazsa "çık" kardeşim mal benim diyebiliyor!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Türban bireysel hak bile olsa(!)anayasanın laiklik ilkesine aykırıdır, tartışılamaz,anayasa bu doğrultuda(eşitlik)değiştirilemez.Kriz çıkar,kaos olur!</p>
<p>Şimdi başsavcının yetkilerinin düzenlemesi konuşuluyor,itirazlar aynı;anayasaya aykırı bir teşebbüs olur,kriz çıkar !(Bahçeli,Baykal!)</p>
<p>Maalese bu ülkede ne yapılmaya kalkışılırsa yapılan &#8220;kaosa,krize sebep olur&#8221; niteleneniyor.<br />
Doğru düzgün vakti zamanı geldiğinde seçim bile yapamıyoruz,CB seçimi anaysa mahkemesine taşınıyor,türban deniyor anayasa mahkemesine taşınıyor.Ben kendimi mal sahibinin insafına terk edilmiş kiracı gibi hissediyorum,keyfi olmazsa &#8220;çık&#8221; kardeşim mal benim diyebiliyor!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13314</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 12:36:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13314</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Peki birini seçmeniz gerekirse?&lt;/strong&gt;

yahu niye seçeyim birini:-)
böyle bir seçime zorlanmak istemiyorum çünkü daha iyisinin olabileceğine inanıyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Peki birini seçmeniz gerekirse?</strong></p>
<p>yahu niye seçeyim birini:-)<br />
böyle bir seçime zorlanmak istemiyorum çünkü daha iyisinin olabileceğine inanıyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ç-Z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13313</link>
		<dc:creator>Ç-Z</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 12:31:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13313</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Abdurrahman Yaçınkaya ve savundukları ne kadar özgürlükçüyse
AKP de o kadar özgürlükçü.&lt;/blockquote&gt;

Acaba özgürlükçü olmayan "uyulan" anayasa mı?

İşin kötü tarafı "özgürlükçü" olmayan anayasayı değiştirmeye kalkıştığınızda,"özgürlükçü olmayan anayasaya" uyanlar tarafından "özgürlükleri ihlal etmekle" suçlanıyorsunuz!

Anayasa "Kutsal" mıdır,değiştirilemez,eleştirilemez mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Abdurrahman Yaçınkaya ve savundukları ne kadar özgürlükçüyse<br />
AKP de o kadar özgürlükçü.</p></blockquote>
<p>Acaba özgürlükçü olmayan &#8220;uyulan&#8221; anayasa mı?</p>
<p>İşin kötü tarafı &#8220;özgürlükçü&#8221; olmayan anayasayı değiştirmeye kalkıştığınızda,&#8221;özgürlükçü olmayan anayasaya&#8221; uyanlar tarafından &#8220;özgürlükleri ihlal etmekle&#8221; suçlanıyorsunuz!</p>
<p>Anayasa &#8220;Kutsal&#8221; mıdır,değiştirilemez,eleştirilemez mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ç-Z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13312</link>
		<dc:creator>Ç-Z</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 12:24:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13312</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Fizikci biri icin biraz sacma bir hesap olmus, toplam %100′ü geciyor :o) Tabii hem aptal, hem bidon kafa olunamadigini farzediyoruz.&lt;/blockquote&gt;

Seçimlerde 70.milyon nüfüs üzerinden AKP % 47 aldı(aslında % 33 diyen) denmişti.Seçim sonrası nufüsun 74-75 milyon olduğu açıklanmıştı buna bağlı olarak 60+47(%33) ye göre nufüs 74,9 milyondur. 

O malum fazlalık/eksiklik de hem salak hem de bidon kafa olmayan ,bu tanımları yapabilen akıllılardır.EE mantıklı olan da bu değil mi? 

Hem salak hem bidon kafa olmayan birilerinin de var olduğunu hesap eden bir % olması gerekir .-)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Fizikci biri icin biraz sacma bir hesap olmus, toplam %100′ü geciyor :o) Tabii hem aptal, hem bidon kafa olunamadigini farzediyoruz.</p></blockquote>
<p>Seçimlerde 70.milyon nüfüs üzerinden AKP % 47 aldı(aslında % 33 diyen) denmişti.Seçim sonrası nufüsun 74-75 milyon olduğu açıklanmıştı buna bağlı olarak 60+47(%33) ye göre nufüs 74,9 milyondur. </p>
<p>O malum fazlalık/eksiklik de hem salak hem de bidon kafa olmayan ,bu tanımları yapabilen akıllılardır.EE mantıklı olan da bu değil mi? </p>
<p>Hem salak hem bidon kafa olmayan birilerinin de var olduğunu hesap eden bir % olması gerekir .-)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fizikci tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13311</link>
		<dc:creator>fizikci</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 12:24:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13311</guid>
		<description>Snowqueen,

&lt;blockquote&gt;Hiç bir diktatörlüğü.&lt;/blockquote&gt;

Peki birini seçmeniz gerekirse?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Snowqueen,</p>
<blockquote><p>Hiç bir diktatörlüğü.</p></blockquote>
<p>Peki birini seçmeniz gerekirse?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fizikci tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13310</link>
		<dc:creator>fizikci</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 12:21:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13310</guid>
		<description>Cüneyt Bey,

&lt;blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Gerçi bunlar sersem sanmıyor, %60′ı aptal, %47′yi bidon kafa falan sanıyorlar&lt;/blockquote&gt;

Fizikci biri icin biraz sacma bir hesap olmus, toplam %100′ü geciyor :o) Tabii hem aptal, hem bidon kafa olunamadigini farzediyoruz.&lt;/blockquote&gt;

Size ilkokulda elmalarla armutların toplanmayacağı öğretilmiştir. Bidon kafalarla aptallar da toplanmaz. %60'ı aptalı diyen Aziz Nesin idi, bidon kafa diyen senin bozuk saat.

Bozuk saat güzel yazmış. Takdir ettim. Ama  hukuk herkese lazım olacağı gibi özgürlükler de herkese lazım. Başörtüsü özgürlüğü konusunda yasakçı rektörlere doğru saati göstermekle işe başlayabilir mesela.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cüneyt Bey,</p>
<blockquote><blockquote>Gerçi bunlar sersem sanmıyor, %60′ı aptal, %47′yi bidon kafa falan sanıyorlar</p></blockquote>
<p>Fizikci biri icin biraz sacma bir hesap olmus, toplam %100′ü geciyor :o) Tabii hem aptal, hem bidon kafa olunamadigini farzediyoruz.</p></blockquote>
<p>Size ilkokulda elmalarla armutların toplanmayacağı öğretilmiştir. Bidon kafalarla aptallar da toplanmaz. %60&#8242;ı aptalı diyen Aziz Nesin idi, bidon kafa diyen senin bozuk saat.</p>
<p>Bozuk saat güzel yazmış. Takdir ettim. Ama  hukuk herkese lazım olacağı gibi özgürlükler de herkese lazım. Başörtüsü özgürlüğü konusunda yasakçı rektörlere doğru saati göstermekle işe başlayabilir mesela.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13307</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 12:01:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13307</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Sizin için değişen bir şey yok öyleyse… Yoksa mevcut diktatörlüğü mü tercih ederdiniz? Hangisi? :)&lt;/strong&gt;

Hiç bir diktatörlüğü.
Abdurrahman Yaçınkaya ve savundukları ne kadar özgürlükçüyse
AKP de o kadar özgürlükçü.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sizin için değişen bir şey yok öyleyse… Yoksa mevcut diktatörlüğü mü tercih ederdiniz? Hangisi? :)</strong></p>
<p>Hiç bir diktatörlüğü.<br />
Abdurrahman Yaçınkaya ve savundukları ne kadar özgürlükçüyse<br />
AKP de o kadar özgürlükçü.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Cüneyt tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13303</link>
		<dc:creator>Cüneyt</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 11:28:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13303</guid>
		<description>Yilmaz Özdil'i örnek verdigim icin "bana bir seyler mi oluyor?" diyecegim ama bugünkü yazisi iyi olmus (bozuk saatin günde 2 defa dogruyu göstermesi hesabi):

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8482228.asp?yazarid=249&#38;gid=61&#38;sz=98786

Beni en cok rahatsiz eden gercekten de AKP'nin özgürlük konusunu nalinci keseri gibi sadece kendine yontmasi. 

&lt;blockquote&gt;Gerçi bunlar sersem sanmıyor, %60′ı aptal, %47′yi bidon kafa falan sanıyorlar&lt;/blockquote&gt;

Fizikci biri icin biraz sacma bir hesap olmus, toplam %100'ü geciyor :o) Tabii hem aptal, hem bidon kafa olunamadigini farzediyoruz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yilmaz Özdil&#8217;i örnek verdigim icin &#8220;bana bir seyler mi oluyor?&#8221; diyecegim ama bugünkü yazisi iyi olmus (bozuk saatin günde 2 defa dogruyu göstermesi hesabi):</p>
<p><a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8482228.asp?yazarid=249&amp;gid=61&amp;sz=98786" rel="nofollow">http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8482228.asp?yazarid=249&amp;gid=61&amp;sz=98786</a></p>
<p>Beni en cok rahatsiz eden gercekten de AKP&#8217;nin özgürlük konusunu nalinci keseri gibi sadece kendine yontmasi. </p>
<blockquote><p>Gerçi bunlar sersem sanmıyor, %60′ı aptal, %47′yi bidon kafa falan sanıyorlar</p></blockquote>
<p>Fizikci biri icin biraz sacma bir hesap olmus, toplam %100&#8242;ü geciyor :o) Tabii hem aptal, hem bidon kafa olunamadigini farzediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fizikci tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13300</link>
		<dc:creator>fizikci</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 10:22:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/03/16/abdurrahman/#comment-13300</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Snowqueen,&lt;/strong&gt;

&lt;blockquote&gt;Bir diktatörlükten başka diktatörlüğe top atışları seyrediyoruz.&lt;/blockquote&gt;

Sizin için değişen bir şey yok öyleyse... Yoksa mevcut diktatörlüğü mü tercih ederdiniz? Hangisi? :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Snowqueen,</strong></p>
<blockquote><p>Bir diktatörlükten başka diktatörlüğe top atışları seyrediyoruz.</p></blockquote>
<p>Sizin için değişen bir şey yok öyleyse&#8230; Yoksa mevcut diktatörlüğü mü tercih ederdiniz? Hangisi? :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
